Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elektronik Harp

Kapsül Haber Ajansı - Elektronik Harp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektronik Harp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ASELSAN’ın İlk Dokuz Aylık Hasılatı 151,5 Milyar TL Oldu Haber

ASELSAN’ın İlk Dokuz Aylık Hasılatı 151,5 Milyar TL Oldu

Şirketin 2026 yılının ilk dokuz ayında hasılatı geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak %28 büyüyerek 151,5 milyar TL’ye ulaştı. Yılın ilk dokuz ayında elde edilen hasılatta Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp Sistemleri, Sualtı Sistemleri, Yapay Zekâ Destekli Kent Güvenliği Sistemleri, Güdümlü Mühimmat Sistemleri, Elektro-Optik ve Haberleşme teknolojileri belirleyici rol oynadı. Söz konusu büyümeyi ASELSAN’ın yüksek teknolojiye sahip ürünlerine yönelik artan talep destekledi. Şirketin bakiye siparişleri bir önceki çeyreğe göre 7,5 milyar dolar artarak 30,7 milyar dolara yükseldi. Yeni ihracat sözleşmeleri bu dönemde %34 artış ile 1,9 milyar dolar oldu. Yeni sözleşmelerde ve bakiye siparişlerde tarihi zirveler görüldü. Kişi Başı Hasılatta Dolar Bazında %4 Artış Güçlü büyümesini operasyonel mükemmellik, yüksek teknoloji ve kurumsal dönüşüm odağıyla destekleyen ASELSAN, verimlilik göstergelerinde de güçlü bir performans sergiledi. Şirketin FAVÖK marjı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 190 baz puan artarak %26,8 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde ASELSAN’ın FAVÖK tutarı da %38 artarak 40,6 milyar TL’ye ulaştı. Verimlilik artışı sağlayan uygulamaların kararlılıkla yürütülmesi, ürün portföyü içerisindeki kritik ve giriş bariyeri yüksek teknolojilere yönelik dönüşüm, ASELSAN’ın büyümesine ve operasyonel marjlarının korunmasına önemli katkı sağladı. Aynı dönemde ASELSAN’ın kişi başı hasılatında dolar bazında %4 oranında artış görüldü. Seri Üretim ve AR-GE’ye Yönelik Yatırımlarda İvme Artıyor Artan bakiye siparişlerle beraber yılın ilk dokuz ayında ASELSAN’a ilave üretim kabiliyeti ve ölçek kazandıracak yatırımlar kesintisiz bir şekilde devam etti. Oğulbey Teknoloji Üssü ve mevcut yerleşkelerde gerçekleştirilen yatırımlar bu dönemde %228 artarak 684 milyon dolar seviyesine yükseldi. Söz konusu yatırımlar ASELSAN’ın büyüyen sipariş hacmini karşılamasına ve sürdürülebilir büyümesine destek oluyor. 2025 yılında temeli atılan ve Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü’nün ilk fazı bu dönemde faaliyetlerine başladı. Benzer şekilde Güdümlü Mühimmat Sistemleri Üretim Merkezi gibi birçok yeni yatırım bu dönemde devreye alındı. Hava, deniz ve kara savunma sistemlerinin üretiminde robotik ve otomasyon altyapısı önemli ölçüde güçlendirildi. Devreye alınan ve devam eden yatırımlar ile birlikte, ASELSAN'ın teslimat kapasitesi, hız ve kalite kabiliyeti artırıldı. Türkiye’de yürüttüğü Ar-Ge proje sayısında ve mühendis istihdamında lider olan ASELSAN’ın gerçekleştirdiği Ar-Ge harcamaları ilgili dönemde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %36 artarak 1,3 milyar dolar seviyesine yükseldi. Özellikle Uydu Teknolojileri, Kuantum Hesaplama Teknolojileri, Su Altı Teknolojileri, Yüksek Güçlü Mikrodalga Teknolojileri, Mikroelektronik Sistem Teknolojileri, Akıllı Mühimmat ve İtki Sistem Teknolojileri gibi giriş bariyeri yüksek alanlara yönelik yatırımlar hız kazandı. Söz konusu geleceğe yönelik devam eden yatırımlar ASELSAN’ın global savunma sanayii alanındaki görünümünü güçlendirmeye devam edecektir. Yatırım Döneminde Finansal Disiplin ASELSAN, hızlı bir şekilde büyüdüğü ve yatırım harcamalarını artırdığı bir dönemde, finansal sürdürülebilirliğini ve bilanço disiplinini korumayı da sürdürdü. Şirketin operasyonel nakit akışı 2026 yılının ilk 9 ayında 23 milyar TL olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde ASELSAN’ın finansal borçlarının aktifleri içerisindeki payı %14 oldu. Etkin finans yönetimi ve geliştirilen yeni stratejiler ile ASELSAN’ın finansman giderleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %10,3 azaldı. Özkaynak oranı %55 seviyesinde olan ASELSAN, bu alanda sektör ortalamalarının üzerindeki konumunu sürdürdü. ASELSAN’ın bilanço büyüklüğü 2025 yıl sonuna göre %15 arttı. Güçlü bilanço yönetimi, verimlilik artışı sağlayan uygulamalar ve sürdürülen finansal disiplin ile yılın ilk 9 ayında ASELSAN’ın özkaynak kârlılığı 400 baz puan artarak %16,6’ya yükseldi. Aktif kârlılığı ise %9’a yükselerek, sermaye ve varlık verimliliğinde önemli bir iyileşme kaydedildi. ASELSAN’ın FAVÖK marjında da bu dönem 190 baz puan iyileşme görülerek %26,8 seviyesine ulaşıldı. 2025 yıl sonuna göre Şirketin ticari alacakları %11 azaldı. Söz konusu alanlardaki iyileşmeler ASELSAN’ın güçlü bilanço yapısını destekledi. Seri üretime yönelik yüksek tutarlı yatırımların sürdüğü bir dönemde elde edilen güçlü finansal sonuçlar, ASELSAN’ın büyüyen ölçeğini, ihracat hedeflerini ve yüksek teknoloji yatırımlarını sağlıklı bir finansal yapı içinde yönetme kapasitesini destekliyor. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol 2026 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Değerlendirdi: “Daha hızlı, daha çevik ve daha rekabetçi bir ASELSAN inşa ediyoruz” “2026, ASELSAN için yalnızca büyüdüğümüz değil, büyümenin ölçeğini değiştirdiğimiz bir yıl oluyor. aselsaneXt ile ortaya koyduğumuz dönüşüm; siparişlerimizden yatırımlarımıza, üretim kapasitemizden teknolojik derinliğimize kadar şirketimizin tamamında karşılık buluyor. Bugünün ihtiyaçlarını karşılamanın ötesine geçtik. Yarının taleplerine cevap verecek kapasiteyi, bugünden oluşturuyoruz. Daha hızlı, daha verimli ve küresel rekabette daha güçlü bir ASELSAN hedefiyle ilerliyoruz. İstikrarlı büyümenin yanı sıra büyüme hızımız da artıyor. Dolar bazında 3. Çeyrek büyüme rakamlarına baktığımızda, 2024’te %18, 2025’te %29 ve bu yıl %42 büyüdük. Büyümede ve birçok iş hacmi göstergesinde sektörümüzün global ortalamalarının çok çok üstünde performans gösteriyoruz. Nitekim Ağustos ayında açıklanan Defense News Top 100 listesinde üç basamak yükselerek 40’ıncı sıraya yerleştik. Forbes Global 2000 listesine giren ilk Türk savunma sanayi şirketi olduk. Benzer şekilde, global yatırım kuruluşlarının raporlarında da şirketimizin başarılarına dikkat çekiliyor. “Büyümenin yalnızca hacmine değil, niteliğine de bakıyoruz” Hasılatımızı geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 28 artırarak 151,5 milyar TL’ye ulaştırdık. FAVÖK marjımızı 190 baz puan iyileştirdik. Bu iyileşmede, Yapay Zekanın süreçlerimizde etkin kullanımı, dijital dönüşümün katkıları ve ürün portföyümüzde daha yüksek katma değerli ürünlerin payının artması etkili oldu. Ölçeğimiz büyürken operasyonel marjlarımızın gelişmesi bizim için özellikle kıymetli. Bu sonuçlar, daha fazla işi başarmanın yanında, yüksek katma değerli işleri daha verimli şekilde gerçekleştirdiğimizi de ortaya koyuyor. Biz büyümenin yalnızca hacmine değil, niteliğine de bakıyoruz. Daha büyük bir şirket olurken daha verimli bir yapıya ulaşmak, aselsaneXt ile hedeflediğimiz dönüşümün en önemli göstergelerinden biri. “Siparişi kapasiteye, kapasiteyi geleceğe dönüştürüyoruz” Sipariş tarafında ASELSAN tarihinde yeni rekorlara imza attık. Bakiye siparişlerimiz tarihimizde ilk defa 30 milyar dolar seviyesini geçti. Yeni ihracat sözleşmelerimizi de yüzde 34 artışla 1,9 milyar dolara taşıdık. Alınan İş/Satışlar oranımızın 4,4’e yükselmesi, önümüzdeki yıllara uzanan iş hacmimizin önemli göstergelerinden biri. Bu oran bize yalnızca bugünkü talebin gücünü değil, önümüzdeki dönemin büyüme potansiyelini de gösteriyor. Satışlarımızın çok üzerinde yeni iş alıyor olmamız, önümüzde uzun ve güçlü bir iş yükü bulunduğuna işaret ediyor. Bundan sonraki temel sorumluluğumuz, bu portföyü zamanında teslimata, yeni kapasiteye ve teknolojik üstünlüğe dönüştürmek. “Oğulbey’de ilk üretim başladı” Kapasite artışı ve yüksek teknolojiye yönelik yatırımlarımızı yüzde 228 artırarak 684 milyon dolara çıkardık. Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü’nün ilk fazını faaliyete aldık. Güdümlü Mühimmat Sistemleri Üretim Merkezi gibi yeni tesislerimizi devreye sokarken robotik ve otomasyon altyapımızı da geliştiriyoruz. Buradaki yaklaşımımız çok net: Siparişlerin, kapasitemizin önüne geçmesini beklemiyoruz. Talebin geleceği noktayı öngörerek altyapımızı bugünden hazırlıyoruz. Siparişi kapasiteye, kapasiteyi geleceğe dönüştürüyoruz. “Yeni teknoloji alanlarına odaklanmayı sürdüreceğiz” Uydu teknolojilerinden kuantum hesaplama teknolojilerine, su altı sistemlerinden yüksek güçlü mikrodalga ve mikroelektronik teknolojilerine kadar giriş bariyeri yüksek alanlara yatırım yapıyoruz. Antalya’da düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresinde alçak yörünge uydu konseptimizi ilk defa tanıttık. Kuruluşundan bu yana TSK’nın karada, denizde ve havada haberleşmesini sağlayan ASELSAN, bundan sonra uydu haberleşme hizmetini de sağlayacak. ASTRALINK adını verdiğimiz projemiz uluslararası camianın da yoğun ilgisini çekti. Teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirecek, ihracatta bizi daha yukarı taşıyacak ve yeni kabiliyet alanları açacak bu tür yeni teknoloji alanlarına odaklanmayı sürdüreceğiz. “Finansal istikrarımızı sürdürüyoruz” Yatırımlarımızı gerçekleştirirken finansal disiplinden taviz vermemek temel önceliklerimizden biri. Geçen yıl gerçekleştirdiğimiz yatırımın neredeyse iki katını bu yılın ilk üç çeyreğinde gerçekleştirmiş olduk. Yatırım temposunun bu ölçüde yükseldiği bir ortamda finansal istikrarımızı başarıyla sürdürüyoruz. Finansal borçlarımızın aktifler içindeki oranını yüzde 14 seviyesinde tutarken finansman giderimizi yüzde 10,3 azalttık. Özkaynak karlılığımızı yüzde 16,6’ya, aktif karlılığımızı yüzde 9’a çıkardık. Biz kapasitemizi hızla artırırken finansal esnekliğimizi de koruyoruz. Bu denge, önümüzdeki dönemde yeni yatırım kararlarını daha sağlam bir zeminde almamıza imkân verecek. “Küresel ilgiyi stratejik bir gelişme olarak görüyoruz” Bugün ASELSAN’a ve geliştirdiğimiz sistemlere hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda giderek artan bir ilgi var. Bu ilgiyi stratejik bir gelişme olarak görüyoruz. Savunma bütçelerinin arttığı, ülkelerin tedarik güvenliğini ve teknolojik egemenliği daha fazla önemsediği bir dönemde ASELSAN’ın geniş ürün portföyü önemli bir avantaj sağlıyor. Kurumsal yönetim anlayışımız ve özveriyle çalışan nitelikli personellerimizle ASELSAN’ı bugünlere getirdik. Hedefimiz açık: ASELSAN’ı dünyanın önde gelen savunma teknolojisi şirketlerinden ve güçlü küresel teknoloji markalarından biri haline getirmek.” İmzalanan Sözleşmeler ve Bakiye Siparişler Global pazarlardaki etkinliğini önemli ölçüde artırarak uluslararası savunma ekosistemindeki konumunu her geçen gün güçlendiren ASELSAN, 2026 yılının ilk 9 ayında toplam 14 milyar dolar tutarında yeni sözleşme imzaladı. Söz konusu dönemde ulaşılan hacim ASELSAN tarihinde görülen en yüksek seviye olarak kaydedildi. Özellikle ilave Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp, Güdüm ve Yapay Zeka Destekli Kent Güvenliği sistemlerine yönelik önemli yeni siparişler alındı. ASELSAN’ın bakiye siparişleri de kesintisiz bir şekilde artmaya devam etti. ASELSAN’ın bakiye siparişleri yılın ilk 9 ayında 30,7 milyar dolar seviyesine yükseldi. 2025 sonunda ulaşılan 20 milyar dolar seviyesinin ardından ASELSAN tarihinde bakiye siparişlerde ilk defa 30 milyar dolar seviyesi görülmüş oldu. Alınan İş/Satışlar oranını bir önceki yılın aynı döneminde gerçekleşen 2,5 seviyesinin üzerine taşıyan ASELSAN, 2026 yılının ilk 9 ayında bu oranı 4,4’e yükselterek sektör ortalamaları üzerindeki seyrini korudu. Söz konusu alanlarda yakalanan büyümeler ASELSAN’ın ürün ve sistemlerine yönelik talebin istikrarlı şekilde arttığını ortaya koydu. İmzalanan Önemli Sözleşmeler 2026 Yılının 1. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan Haberleşme Sistemlerinin ve İnsansız Deniz Araçlarına yönelik faydalı yüklerin ihracatına ilişkin sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Hava Savunma ve Aviyonik Sistemlerin ihracatına yönelik sözleşmeYurt içi bir platform üreticisi ile yurt dışındaki kullanıcılara teslim edilmek üzere imzalanan Elektro-Optik Sistemlerin ihracatına ilişkin sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Güdüm Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, 2026 Yılının 2. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp, Elektro-Optik, Aviyonik ve Haberleşme sistemlerinin ihracatına ilişkin sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Radar, Hava Savunma, Elektro-Optik ve Haberleşme Sistemleri ile İHA ve İDA faydalı yüklerinin ihracatına ilişkin sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin ilave üretimlerine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Kamu Güvenliği Haberleşme ile Uydu ve Uzay Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan yapay zekâ destekli Kent Güvenliği Yönetim Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. 2026 Yılının 3. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin ihracatına yönelik sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Elektronik Harp, Elektro-Optik, Arayıcı Başlık, Keşif ve Gözetleme, Haberleşme ve Silah Sistemlerinin ihracatına yönelik sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Silah ve Elektronik Harp Sistemlerinin ihracatına yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hibrit Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,ROKETSAN ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin alt bileşenlerine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Radar Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN’ın ANTIDOT ve FULMAR Sistemlerinden Bayraktar TB2 ile Güç Birliği  Haber

ASELSAN’ın ANTIDOT ve FULMAR Sistemlerinden Bayraktar TB2 ile Güç Birliği 

BAYRAKTAR TB2’lere entegre edilen ANTIDOT Elektronik Destek ve Harp Podu ile FULMAR 200 Sentetik Açıklıklı Radar Podu, 18 farklı ülkenin katıldığı uluslararası demo faaliyetinde başarıyla görev yaptı. Bayraktar TB2’lere entegre edilen ANTIDOT 2ES 100 Elektronik Destek (ED) Podu, ANTIDOT 2EA 200 Elektronik Harp (EH) Podu ve FULMAR 200 Sentetik Açıklıklı Radar (SAR) Podu başarıyla görev yaptı. Konya’da düzenlenen demo gösterimi, 18 farklı ülkeden uluslararası savunma heyetinin katılımıyla icra edildi. Faaliyet kapsamında Bayraktar TB2’lerde görev yapan ANTIDOT ve FULMAR podları koordineli şekilde çalışarak elektronik destek, elektronik taarruz, keşif ve gözetleme kabiliyetlerini aynı operasyonel senaryoda sergiledi. Milli sistemlere tam not Demo gösteriminde, bir TB2’ye ANTIDOT 2ES 100 ve ANTIDOT 2EA 200 podları, diğer TB2’ye ise FULMAR 200 podu entegre edildi. İlk testte, ANTIDOT, uçuş sırasında hedef radar sistemini tespit ederek konumunu başarıyla belirledi. ED podunun elde ettiği hedef verilerini aktarmasının ardından, ANTIDOT ile hedefe elektronik taarruz gerçekleştirildi. Böylece ANTIDOT sistemleriyle donatılan TB2’nin tespit edilmeden hedefe yaklaşması sağlandı. İki farklı test iki başarı İkinci aşamada ANTIDOT Sistemi, bu kez farklı bir hedefi tespit ederek konumunu belirledi. FULMAR 200 ile hedef konum bilgisinin paylaşılmasının ardından, sistem, yüksek çözünürlüklü SAR görüntüsü oluşturarak, hedefin konumunu yüksek hassasiyetle elde etti. Testler, iki TB2 üzerinde tespit ve konum belirleme, elektronik taarruz ve yüksek çözünürlüklü görüntüleme kabiliyetlerini tek bir operasyonel döngüde bir araya getirdi. Faaliyet kapsamında ANTIDOT, TB2 üzerinde gerçek radar sistemlerine karşı ilk kez test edilirken, ANTIDOT ve FULMAR’ın birlikte çalışabilirliği de başarıyla gösterildi. ANTIDOT 2ES 100: Tehdit hava savunma sistemi radarlarının sinyallerini algılama, kimliklendirme, sayısal olarak sinyal kaydı alma, tehdidin yönünü hassas olarak bulma ve konum bulma yeteneklerine sahip ANTIDOT 2ES 100 elektronik destek sistemi, kullanıcı açısından gerekli görülen tüm verileri anlık olarak hava aracı haberleşme bandı üzerinden yer kontrol istasyonuna aktarabiliyor. ANTIDOT 2EA 200: Kompakt boyutu, düşük ağırlığı ve optimize edilmiş güç tüketimi ile insansız hava araçlarına kolayca entegre edilebilen, elektronik destek ve elektronik taarruz yetenekleri olan ANTIDOT 2EA 200, hasım hava savunma sistemlerini ve bulunduğu yönü tespit ediyor. Sistemlerin arama ve takip radarlarının sinyal özelliklerini detaylı olarak ölçer ve bu bilgiyi tehditleri teşhis etmek için kullanılıyor. Tam otonom olarak çalışan sistem, yüklenen elektronik taarruz teknikleri ile hava savunma sisteminin radarlarına taarruz ediyor. FULMAR 200: FULMAR 200, insanlı ve insansız hava araçlarında keşif gözetleme amacıyla kullanılmak üzere geliştirilen hafif, kompakt ve güç tüketimi düşük yeni nesil bir sentetik açıklıklı radar (SAR) sistemi olarak dikkat çekiyor. FULMAR 200, her türlü hava koşulunda gece ve gündüz, Spotlight ve Stripmap SAR ana işlevlerini gerçekleştirebilecek AESA yapıda bir Keşif Gözetleme Radar Sistemi olarak öne çıkıyor. kanat altına ya da hava platformu gövdesine entegre edilebilir pod yapısında olan FULMAR 200, böylece EO/IR kameralar ile birlikte kullanılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEKNOFEST 2026 Heyecanı Diyarbakır’da Başladı Haber

TEKNOFEST 2026 Heyecanı Diyarbakır’da Başladı

Diyarbakır’da finalleri düzenlenecek yarışmalara toplam 571 bin 586 takım ve 1 milyon 326 bin 322 takım üyesi başvurdu. Değerlendirme aşamalarının ardından 677 takım ve 2 bin 925 yarışmacı finalist olmaya hak kazandı. Finaller, Türkiye’nin yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kosova, Afganistan, Pakistan, Bangladeş, Azerbaycan, İtalya, İngiltere, Gürcistan, Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan ve Endonezya’dan yarışmacıları Diyarbakır’da buluşturacak. Böylece 13 farklı ülkeden finalist takımlar, geliştirdikleri teknoloji ve projelerle dereceye girmek için mücadele edecek. Dicle Üniversitesinde Teknoloji Heyecanı Diyarbakır’daki TEKNOFEST yarışmalarının ilk adresi Dicle Üniversitesi olacak. 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında üniversitede üç yarışmanın finalleri düzenlenecek. İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması Ortaokul Seviyesi, SANKO yürütücülüğünde gerçekleştirilecek. Toplam 189 bin 701 takımın başvurduğu yarışmada 101 takım finalist olarak mücadele edecek. Gençler; astronomi ve uzay teknolojilerinden doğa bilimleri ve çevresel farkındalığa, sağlık ve iyi yaşam teknolojilerinden eğitim teknolojilerine kadar farklı alanlarda geliştirdikleri projeleri sergileyecek. İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması Lise Seviyesi ise AFAD, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İGA yürütücülüğünde düzenlenecek. 250 bin 637 takımın başvurduğu yarışmada Türkiye, Afganistan, Bangladeş, Kosova ve Pakistan’dan toplam 78 finalist takım yer alacak. Dicle Üniversitesindeki bir diğer önemli mücadele Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması olacak. T.C. Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB yürütücülüğünde gerçekleştirilecek yarışmada 4 bin 127 başvuru arasından seçilen 63 takım finale çıkacak. Lise seviyesinde kardiyoloji, üniversite ve üzeri seviyede ise genetik alanlarında yapay zeka temelli yenilikçi çözümler yarışacak. Mezopotamya Fuar Alanı 8 Yarışmaya Ev Sahipliği Yapacak Diyarbakır’daki TEKNOFEST yarışmalarının bir diğer adresi de 18-20 Eylül tarihlerinde Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi olacak. Burada teknoloji ve mühendisliğin farklı alanlarından toplam sekiz yarışmanın finalleri gerçekleştirilecek. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğündeki Sanayide Robotik Uygulamalar Yarışması, TEI yürütücülüğündeki Jet Motor Tasarım Yarışması, TÜBİTAK yürütücülüğündeki İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması İlkokul Seviyesi ile Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması Diyarbakır’da finalistlerini buluşturacak. Ayrıca ASELSAN, TÜBİTAK ve CEZERİ yürütücülüğündeki Havacılıkta Yapay Zeka Yarışması, TÜBİTAK ve YONGATEK yürütücülüğündeki Çip Tasarım Yarışması, ASELSAN yürütücülüğündeki Elektronik Harp Yarışması ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğündeki TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması da Mezopotamya Fuar Alanında gerçekleştirilecek. Özellikle Elektronik Harp Yarışması, 500 bin TL’lik birincilik, 400 bin TL’lik ikincilik ve 300 bin TL’lik üçüncülük ödülüyle dikkat çekiyor. Yarışmada derece ödüllerinin yanı sıra En İyi Takım Ruhu, En İyi Sistem Mimarisi, En İyi Yapay Zeka Teknoloji Uygulamaları ve En İyi Kullanıcı Arayüz Yazılımı gibi prestij ödülleri de verilecek. TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışmasında ise kaynakçılıktan marangozluğa, elektrik tesisatından PCB montajına, mekatronikten orta gerilim teknolojilerine ve akıllı fabrika sistemleri programlamaya kadar geniş bir yelpazede gençlerin mesleki becerileri yarışacak. Yarışmanın üniversite seviyesinde birinci olan takım 500 bin TL ödülün sahibi olacak. 571 Binden Fazla Takımın Başvurduğu Yarışmaların Finali Diyarbakır’da Diyarbakır’da gerçekleştirilecek 11 yarışma, ilkokuldan üniversite ve üzeri seviyeye kadar farklı yaş ve eğitim gruplarından gençleri aynı teknoloji ekosisteminde buluşturacak. Yapay zeka, sağlık, biyoteknoloji, çip tasarımı, elektronik harp, jet motorları, robotik sistemler ve mesleki teknolojiler gibi stratejik alanlarda geliştirilen projeler Diyarbakır’da sergilenecek. TEKNOFEST 2026 teknoloji yarışmaları genelinde ise 62 ana kategori ve 145 alt kategoride Türkiye’nin 81 ilinden ve 97 farklı ülkeden yoğun katılım sağlandı. Yarışmalara 730 binin üzerinde takım ve 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Yarışmacılara 100 milyon TL’nin üzerinde maddi destek sağlanırken, 75 milyon TL’nin üzerinde ödül veriliyor. TEKNOFEST Güneydoğu, 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanında gerçekleştirilecek. Diyarbakır’da 16 Eylül’de başlayacak teknoloji yarışmaları ise TEKNOFEST Güneydoğu yolunda bölgenin gençlerini bilim, teknoloji, mühendislik ve inovasyon ekseninde bir araya getirerek büyük festival heyecanının önemli duraklarından biri olacak. TEKNOFEST 2026 DİYARBAKIR YARIŞMA TAKVİMİ 16-18 Eylül 2026 - Dicle Üniversitesi İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Ortaokul Seviyesiİnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Lise SeviyesiSağlıkta Yapay Zeka Yarışması 18-20 Eylül 2026 - Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi Sanayide Robotik Uygulamalar YarışmasıJet Motor Tasarım Yarışmasıİnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – İlkokul SeviyesiHavacılıkta Yapay Zeka YarışmasıBiyoteknoloji İnovasyon YarışmasıÇip Tasarım YarışmasıElektronik Harp YarışmasıTEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

FNSS’den Amfibi Harekâtlara İnsansız Çözüm: İ-ZAHA Haber

FNSS’den Amfibi Harekâtlara İnsansız Çözüm: İ-ZAHA

FNSS, amfibi hücum harekâtının en yüksek riskli evresini insansız hâle getiren Çok Maksatlı Modüler İnsansız Amfibi Aracı İ-ZAHA'yı, 20-23 Ağustos 2026 tarihleri arasında Kocaeli Gölcük Tersanesi Komutanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan 2026’da tanıttı. FNSS tarafından tasarlanan, üretilen ve hali hazırda Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan ZAHA'larla insanlı-insansız takım (MUM-T) konseptinde görev yapmak üzere tasarlanan İ-ZAHA, karşı kuvvetlerin kıyı savunmasıyla ilk teması insanlı araçlardan önce kuruyor ve operatörlerin tüm görev süresince güvenli bir alanda kalmasını sağlıyor. Denizden kıyıya kesintisiz intikal edebilen 8 tonluk platform, suda 7 knot, karada 70 km/s hıza ulaşıyor. Sahada yaklaşık 40 dakikada değiştirilebilen faydalı yük modülleri sayesinde Ateş Destek'ten Mayın Temizleme'ye, Elektronik Harp'ten Yaralı Tahliye'ye kadar on farklı görev konfigürasyonunda kullanılabiliyor. FNSS CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Selim Baybaş, İ-ZAHA ile ilgili şunları söyledi: “FNSS, insansız ve otonom araç teknolojilerinde çalışmalarını, Ar-Ge yatırımlarını büyütüyor. İ-ZAHA, FNSS'nin mühendislik kabiliyetlerini, Zırhlı Amfibi Hücum Aracı ZAHA'nın sahada kanıtlanmış başarısını ve sürdürülen Ar-Ge çalışmalarını bir araya getiren yeni nesil ağır sınıf insansız amfibi araç olarak öne çıkıyor. Bu ölçekte ve bu yetenek kapsamında amfibi insansız kara aracı üretebilen firma sayısı dünya genelinde son derece sınırlı; FNSS sektördeki 35 yılı aşkın tecrübesi ve aktif üretim hattıyla farklı platformları aynı anda üretebilen az sayıda NATO tedarikçisinden biri. FNSS’nin, İ-ZAHA ile yeni bir dönemin kapısını açtığını gururla söyleyebilirim.” Çok Maksatlı Modüler İnsansız Amfibi Araç Amfibi hücum harekâtı, en zorlu ve en yüksek zayiat riskini barındıran harekât türlerinden biridir. Karşı kuvvet, kıyı şeridini mayınlar, sabit istihkam engelleriyle kapatır; makineli tüfek ve anti-tank güdümlü füze mevzilerini kıyıyı gözetleyecek biçimde konuşlandırır. İstihkâm engelleri birlikleri yavaşlatır, dar çıkış hatlarına kanalize eder ve düşman ateşinin etkinliğini artırır. İlk çıkış dalgasının geciktiği her saniye, savunan tarafın lehinedir. Düşman sahile yaklaşırken geçen bu kritik zaman dilimi, harekâtın tamamı açısından belirleyici niteliktedir; karşı kuvvet bu evrede hücum momentumunu kırmayı ve taarruz başlamadan harekâtı çökertmeyi hedefler. FNSS tarafından geliştirilen, İ-ZAHA Çok Maksatlı Modüler İnsansız Amfibi Araç, ZAHA kullanan deniz piyade birlikleriyle koordineli görev yapacak şekilde tasarlanmış; yeni nesil bir insansız öncü harekât unsurudur. İ-ZAHA’nın temel görevi, ZAHA’lardan önce düşman kıyı savunmasıyla ilk teması kurmak, görev yüküne bağlı olarak mayın ve engelleri etkisiz hâle getirip kıyıyı ZAHA’ların yaklaşma ve çıkışına hazırlamak ve müteakip evreleri desteklemektir. Otonom, uzaktan kumandalı veya karma kontrol modları operatörlerin çatışma hattının dışında güvenli bir yerde kalmasını sağlarken; modüler faydalı yük mimarisi farklı görev sistemleriyle yapılandırılarak sadece ilk temas değil, çıkışın desteklenmesi, kıyıbaşının ele geçirilmesi ve emniyete alınması dâhil tüm evrelerde aktif rol alır. GÖREVE ÖZGÜ YETENEKLERModüler Görev Mimarisi İ-ZAHA'nın en güçlü özelliklerinden biri, farklı görev profillerine uygun faydalı yük modüllerinin aynı temel platform üzerinde değiştirilebilmesidir. Sahada yaklaşık 40 dakikada gerçekleştirilebilen bu modül değişimi, Ateş Destek, Mayın Temizleme, İstihkam İş Makinası, Elektronik Harp, Keşif, Taktik Aldatma, Dronsavar, Seyrüsefer ve İşaretleme, Lojistik Destek ile Yaralı Tahliye olmak üzere on farklı görev konfigürasyonunu mümkün kılar. Birden fazla varyant aynı harekâtta koordineli biçimde görev yapabilir. Varyantlar arasında ortak platform ve ikmal altyapısı, lojistik yükü en aza indirirken operasyonel hazırlık düzeyini yüksek tutar. Denizde ve Karada İntikal Yeteneği İ-ZAHA, 7 knot yüzme hızı ve 70 km/s kara hızıyla denizden kıyıya kesintisiz intikal yeteneği sunar. 300 beygirlik güç paketi kombinasyonu, 8 tonluk amfibi muharebe ağırlığında güçlü ve güvenilir tahrik sağlar. 37,5 BG/ton güç-ağırlık oranı ile platform, ıslak kum hattından sert araziye geçişte performansını korur. Bağımsız süspansiyon sistemi yüksek manevra kabiliyeti sunarken, seçilebilir lastik seçenekleri farklı zemin koşullarına uyum imkânı verir. Düşük siluet, düşük termal iz ve düşük gürültü seviyesiyle tespit edilebilirliği asgari düzeyde tutan platform, düşman gözetlemesine yakalanmadan kıyıya intikal ederken yaralı personel ve görev ekipmanı için geniş bir yükleme hacmi sunar. Uzaktan Kontrol ve Atalet Yeteneği İ-ZAHA; otonom, uzaktan kumandalı veya karma modda çalışacak şekilde tasarlanmıştır. Şifreli mesh ağ altyapısı, GNSS/INS seyrüsefer sistemi ve IFF kimlik doğrulama modülü bir arada çalışarak harekât boyunca platformun komuta-kontrol sürekliliğini korur; atalet seyrüsefer birimi, uydu sinyalinin kesildiği veya bozulduğu ortamlarda konum kestirimini sürdürür. İletişim menzili doğrudan görüş hattında 3 km olup, tüm varyantlarda İHA röle desteğiyle bu mesafe artırılmaktadır. Operatörlerin tüm görev süresince gemide kalması, geleneksel ön kuvvet harekâtı unsurlarına kıyasla kayıp riskini sıfıra indirger. Veri bağı kesintisinde platform önce emniyetli duruş durumuna geçer; ardından konfigürasyona bağlı olarak kayıtlı rota üzerinden yuvaya otomatik döner veya seyrüsefer görevine devam eder. Hızlı ve Etkin Konuşlandırma Kabiliyeti İ-ZAHA karayolu, demiryolu ve denizde tüm nakliye vasıtalarında taşınabildiği gibi, uzak noktalara havadan hızlı nakil ihtiyacı halinde, ağır nakliye helikopterleri ve uçaklarıyla da taşınabilmektedir. CH-47F Chinook, Mil Mi-26, C-130 Hercules, A400M, C-17 Globemaster, C-5 Galaxy, An-124 ve Il-76 gibi ağır nakliye helikopterleri ve stratejik nakliye uçaklarıyla taşınabilir olması nedeniyle modern askerî lojistiğe son derece uygundur. Yapay Zekâ Desteği İ-ZAHA'nın yapay zekâ destekli görüntü işleme mimarisi, kamera akışlarını gerçek zamanlı olarak analiz eder. Veriyi radyo bağlantısı üzerinden ileterek bant genişliğinin kısıtlı olduğu ve iletişimin bozucu etkiye maruz kaldığı ortamlarda düşük gecikmeli hedef farkındalığını korur. Tespit edilen unsurları tehdit puanı, türü ve durumuna göre renkli görseller ve detaylı istihbarat kartlarıyla işaretler. Otomatik hedef tespit ve atış kontrol sistemleri, önceliklendirilmiş hedefleri operatöre sunarak angajman sürecini hızlandırır ve operatörün tarama yükünü azaltır. Tespit edilen hedefler izlenir ve zaman damgalı olarak kaydedilir. Sahada yeni tanımlanan bir hedef veya kural, anında canlı görüntü akışında uygulanmaya başlar. ‘Armor Integrity’ Entegre Edilen İlk İnsansız Araç İ-ZAHA, Nurol Teknoloji'nin geliştirdiği ‘Armor Integrity’ yapısal bütünlük izleme sisteminin entegre edildiği ilk insansız araçtır. Araçta mürettebat bulunmadığı için araç isabet aldığında bunu değerlendirecek insan muhakemesinin yerini, platformun dijital omurgasına entegre edilen sistem alır. Sistem, etkinin konumunu, yönünü ve şiddetini sensörleriyle gerçek zamanlı tespit eder, etkilenen bölgenin kalan yapısal kapasitesini hesaplar, darbenin etkisi ile zaman içinde birikebilecek gizli hasarları izler ve bilgiyi operatör ve komuta zincirine iletir. Sistem anlık veriye ve sistematik taktik analize dayanarak komutana zayıflayan bölgeyi taktik manevrayla koruma, örtü gerisine mevzilenme, göreve devam veya pasif görev seçenekleri sunar. Bağlantı kesilirse veriler yerel olarak depolanır, bağlantı kurulunca iletilir. Bu sayede sistem operatörden taktik planlama unsurlarına ve lojistik destek zincirine uzanan karar döngüsünü kesintisiz besler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN’dan Rekor Sipariş Hacmi: Kasadaki İş 23,2 Milyar Dolara Ulaştı Haber

ASELSAN’dan Rekor Sipariş Hacmi: Kasadaki İş 23,2 Milyar Dolara Ulaştı

ASELSAN, 2026 yılının ilk yarısında gelirini reel olarak yüzde 25 artırırken yeni sözleşmelerde tarihî bir seviyeye ulaştı. Şirketin bakiye siparişleri 23,2 milyar dolara, ilk altı ayda imzaladığı yeni sözleşmeler ise 4,9 milyar dolara yükseldi. Üretim yatırımlarındaki yüzde 195’lik artış ve Oğulbey Teknoloji Üssü’nde üretimin yaklaşması dikkat çekti. Türkiye’nin savunma elektroniği alanındaki önde gelen şirketlerinden ASELSAN, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Enflasyon muhasebesi uygulanarak hazırlanan sonuçlara göre şirket; satışlar, yeni sözleşmeler, bakiye siparişler ve teknoloji yatırımlarında güçlü büyüme kaydetti. ASELSAN’ın yılın ilk altı ayındaki hasılatı, geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 25 artarak 88,5 milyar TL’ye ulaştı. Şirketin dolar bazındaki gelir büyümesi ise yüzde 37 olarak gerçekleşti. Büyümenin arkasında hava savunma, radar, elektronik harp, deniz sistemleri, elektro-optik, güdümlü mühimmat ve yapay zekâ destekli kent güvenliği çözümlerine yönelik talep etkili oldu. ASELSAN’ın bakiye siparişleri 23,2 milyar dolar oldu Finansal sonuçların en dikkat çekici kalemlerinden biri, şirketin gelecekte teslim edilmek üzere aldığı siparişlerin toplamını gösteren bakiye sipariş büyüklüğü oldu. ASELSAN’ın bakiye siparişleri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 45 artarak 23,2 milyar dolara çıktı. Şirket böylece 2025 yılında ilk kez aştığı 20 milyar dolarlık eşiğin üzerine yeni bir büyüme katmanı ekledi. Yılın ilk yarısında imzalanan yeni sözleşmelerin toplam değeri de yüzde 72 artışla 4,9 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, ASELSAN tarihindeki ilk altı aylık dönemler açısından en yüksek sözleşme hacmi olarak kayıtlara geçti. Şirketin alınan işlerin satışlara oranını gösteren göstergesi 2,5 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, ASELSAN’ın teslim ettiği işlerin üzerinde yeni sipariş aldığına ve mevcut sipariş havuzunu büyütmeye devam ettiğine işaret ediyor. Gelirde hava savunma ve elektronik harp etkisi ASELSAN’ın 2026’nın ilk yarısındaki gelir artışında yüksek teknoloji içeren savunma sistemleri belirleyici rol oynadı. Şirketin açıkladığı verilere göre gelir büyümesini destekleyen başlıca faaliyet alanları şöyle sıralandı: Hava savunma sistemleri Radar teknolojileri Elektronik harp çözümleri Yapay zekâ destekli kent güvenliği sistemleri Deniz sistemleri Elektro-optik sistemler Güdümlü mühimmat teknolojileri Özellikle NATO ülkelerinin entegre hava savunma, radar ve elektronik harp yatırımlarına daha fazla ağırlık vermesi, ASELSAN’ın ürün portföyü açısından yeni ihracat fırsatları oluşturabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. Üretim yatırımları yüzde 195 arttı ASELSAN, artan sipariş hacmini karşılayabilmek amacıyla üretim kapasitesine yönelik yatırımlarını hızlandırdı. Şirketin seri üretim, kapasite genişlemesi ve yüksek teknoloji altyapısına ayırdığı kaynak, yılın ilk yarısında yüzde 195 artarak 323 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde 40 milyon dolarlık yatırımla tamamlanan ve toplam 17 bin 360 metrekare kapalı alana sahip yeni üretim ve test merkezleri faaliyete geçti. Tesislerde akıllı mühimmat, hava savunma ve su altı sistemlerine yönelik çalışmalar yürütülecek. Hava ve deniz savunma sistemlerinin üretiminde kullanılan otomasyon altyapısı da genişletildi. ASELSAN, yalnızca altı ay içinde 19 yeni robotik otomasyon hattını üretim süreçlerine dahil etti. Yeni tesis ve hatlarla şirketin teslimat kapasitesinin artırılması, üretim sürelerinin kısaltılması ve kalite süreçlerinin daha ileri seviyeye taşınması hedefleniyor. Oğulbey Teknoloji Üssü’nde üretim başlıyor ASELSAN’ın büyüme planındaki en önemli projelerden biri olan Oğulbey Teknoloji Üssü yatırımında da kritik aşamaya gelindi. 2025 yılında temeli atılan ve Cumhuriyet tarihinin tek seferde gerçekleştirilen en büyük savunma sanayisi yatırımı olarak açıklanan teknoloji üssünün ilk fazının, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde faaliyete geçmesi planlanıyor. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Oğulbey’de ilk üretim faaliyetlerinin yakın zamanda başlayacağını belirterek projenin şirket açısından yılın en önemli gelişmelerinden biri olacağını ifade etti. Tesisin tam kapasiteye ulaşmasıyla ASELSAN’ın özellikle hava savunma, radar, elektronik harp ve gelişmiş mühimmat sistemlerindeki üretim kabiliyetinin güçlenmesi bekleniyor. AR-GE harcamaları 804 milyon dolara çıktı ASELSAN, yalnızca mevcut siparişleri karşılayacak üretim yatırımlarına değil, geleceğin teknolojilerine yönelik araştırma ve geliştirme çalışmalarına da kaynak ayırdı. Şirketin AR-GE harcamaları, 2026 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 artarak 804 milyon dolara ulaştı. Yatırımların yoğunlaştığı teknoloji alanları arasında alçak yörünge uydu sistemleri, kuantum hesaplama, su altı teknolojileri, itki sistemleri, mikroelektronik, lazer çözümleri ve uzun menzilli güdümlü mühimmat sistemleri bulunuyor. Bu alanların yüksek giriş maliyeti ve ileri mühendislik yetkinliği gerektirmesi, yapılan harcamaların şirketin uzun vadeli küresel rekabet gücü açısından taşıdığı önemi artırıyor. Kârlılık marjında iyileşme sağlandı ASELSAN, yüksek yatırım harcamalarına rağmen operasyonel kârlılığını da artırdı. Şirketin faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı yüzde 31 büyüyerek 23,2 milyar TL’ye çıktı. FAVÖK marjı ise 120 baz puanlık artışla yüzde 25,1’den yüzde 26,3’e yükseldi. Net borcun FAVÖK’e oranı, yoğun yatırım dönemine rağmen 0,57’den 0,55’e geriledi. Şirketin yılın ilk yarısındaki operasyonel nakit akışı 15,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Finansal borçların aktifler içindeki payı yüzde 13,3 olurken öz kaynak oranı yüzde 56 seviyesinde korundu. Aynı dönemde öz kaynak kârlılığı yüzde 11,9’dan yüzde 15,5’e yükseldi. Ticari borçlar ise 2025 yıl sonuna göre yüzde 17 azaldı. Bin kişiye yeni istihdam sağlandı ASELSAN, üretim kapasitesindeki artışa paralel olarak insan kaynağını da genişletti. Şirket, 2026 yılının ilk altı ayında 1.000’den fazla kişiyi istihdam etti. Yeni çalışanların yaklaşık yüzde 15’inin yurt dışından Türkiye’ye gelen uzmanlardan oluşması dikkat çekti. Bu gelişme, savunma sanayisinde tersine beyin göçü açısından önemli bir gösterge olarak değerlendirildi. Savunmanın yanında sivil teknolojiler de büyüyor Şirket, savunma teknolojilerinin yanı sıra ulaşım ve sağlık alanındaki projelerini de sürdürüyor. ASELSAN’ın sinyalizasyon teknolojilerinin kullanıldığı Halkalı–İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın yeni etabı hizmete alınırken şirketin geliştirdiği Lifeline Kalp-Akciğer Makinesi de ilk kez bir açık kalp ameliyatında kullanıldı. Bu projeler, ASELSAN’ın savunma teknolojilerinde kazandığı mühendislik yetkinliğini sivil alanlara taşıma stratejisinin yeni örnekleri olarak öne çıktı. ASELSAN’ın yeni hedefi 30 milyar dolarlık sipariş ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, 2025 yılında yakalanan güçlü finansal performansın 2026’nın ilk yarısında daha ileri taşındığını belirtti. Yeni sözleşmeler, artan üretim kapasitesi ve teknoloji yatırımlarının şirketin uzun vadeli büyümesini desteklediğini ifade eden Akyol, bakiye siparişlerde gelecek yıldan itibaren 30 milyar dolar seviyelerinin görülebileceğini söyledi. ASELSAN’ın Forbes Global 2000 listesine ilk kez girmesi de şirketin yılın ilk yarısındaki önemli gelişmeleri arasında yer aldı. ASELSAN, açıklamaya göre listeye girmeyi başaran tek Türk savunma sanayisi şirketi oldu. Açıklanan rakamlar, şirketin büyümesinin yalnızca dönemsel satış artışından kaynaklanmadığını; yeni siparişler, üretim kapasitesi, AR-GE harcamaları ve ihracat potansiyeliyle desteklenen daha geniş bir dönüşüm sürecine dayandığını gösterdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Savunma Haber Sitesi İçerikleri Nasıl Güçlenir? Haber

Savunma Haber Sitesi İçerikleri Nasıl Güçlenir?

Savunma sanayiinde bir teslimat takviminin güncellenmesi, yeni bir ihracat sözleşmesi ya da test faaliyetinin duyurulması tek başına haber değildir. Bu gelişmenin hangi kabiliyeti etkilediği, tedarik zincirine ne söylediği ve karar alıcılar açısından hangi sonucu doğurduğu haberi değerli kılar. Savunma haber sitesi içerikleri, bu nedenle yalnızca hızlı yayınlanan duyurular değil; teknik doğruluk, kurumsal itibar ve stratejik bağlam arasında kurulan dikkatli bir yayıncılık modelidir. Savunma alanını izleyen profesyonel okur, ürün adı ve tören fotoğrafından daha fazlasını bekler. Editörler yeniden yayımlanabilir, anlaşılır ve teyit edilmiş içerik arar; yatırımcılar kapasite, sipariş görünürlüğü ve pazar fırsatlarını izler; kamu ve sektör temsilcileri ise gelişmenin ulusal yetkinliklere etkisini görmek ister. Etkili içerik üretimi, bu farklı beklentileri aynı metinde gereksiz teknik ayrıntıya veya tanıtım diline teslim olmadan karşılayabilmelidir. Savunma haber sitesi içerikleri neden ayrı bir editoryal yaklaşım ister? Savunma haberleri, yüksek teknoloji ile kamu politikası, uluslararası ilişkiler ve sanayi ekonomisinin kesişiminde bulunur. Bir insansız sistemin yeni konfigürasyonu, bir mühimmatın seri üretime geçmesi veya bir bakım merkezinin açılması; yalnızca teknik bir yenilik değil, istihdamdan ihracata kadar uzanan bir ekosistem gelişmesi olabilir. Bu çok katmanlı yapı, tek kaynaklı ve yüzeysel metinlerin kısa sürede etkisini kaybetmesine yol açar. Ayrıca bu alanda güvenlik hassasiyetleri vardır. Bir haberin kamuya açık bilgiye dayanması, her ayrıntının yayımlanabileceği anlamına gelmez. Operasyonel kabiliyet, tesis güvenliği, personel bilgileri ve teyitsiz performans iddiaları konusunda editoryal sınır net olmalıdır. Hız baskısı altında yapılan abartılı bir yayın, hem okuyucu güvenini hem de kurumlarla kurulan uzun vadeli iletişimi zedeleyebilir. Bu nedenle güçlü savunma yayıncılığı iki soruya aynı anda cevap verir: Gelişme nedir ve neden önemlidir? İlk soru haberi kurar, ikinci soru ise onu sektör profesyoneli için kullanılabilir bilgiye dönüştürür. Haber değeri, kurum duyurusunun ötesinde kurulur Kurumsal açıklamalar savunma haberciliğinin önemli kaynaklarıdır; ancak metnin nihai biçimi olmamalıdır. Basın bültenindeki iddiayı aynen tekrar etmek yerine, gelişmenin somut unsurlarını ayırmak gerekir. Sözleşmenin kapsamı, takvimi, tarafları, programın hangi aşamada olduğu, üretim veya entegrasyon etkisi ve açıklanan rakamların niteliği açık biçimde verilmelidir. Örneğin yeni bir platform tanıtımında, sadece teknik özellikler sıralanmakla yetinilirse içerik katalog metnine yaklaşır. Platformun mevcut envanter, ihracat pazarı, alt yüklenici ağı veya ilgili kuvvet ihtiyacı içindeki yerini anlatmak ise haberi derinleştirir. Buna karşılık her habere jeopolitik yorum eklemek de doğru değildir. Bir alt sistem tedarik anlaşmasının etkisi, büyük bir savunma doktrini değişikliği kadar geniş olmayabilir. Ölçek duygusu, editoryal güvenilirliğin temelidir. Başlık da bu dengeyi taşımalıdır. Kesinleşmemiş sonuçları kesin hüküm gibi sunan başlıklar kısa vadede tıklanma getirebilir; fakat uzman okur nezdinde güven kaybı yaratır. Haber başlığı gelişmeyi net tarif etmeli, metin ise iddianın dayandığı kaynak ve bağlamı göstermelidir. Doğrulama zinciri yayın kalitesini belirler Savunma haberciliğinde doğrulama, yalnızca kurum açıklamasını kontrol etmek değildir. Aynı gelişme için resmi açıklama, sözleşme veya düzenleyici kayıt, şirket beyanı, kamuya açık teknik dokümanlar ve gerektiğinde sektör uzmanı değerlendirmesi birlikte okunmalıdır. Kaynakların birbirini doğrulamadığı durumlarda belirsizlik açıkça yazılmalıdır. Editoryal ekiplerin yayın öncesinde şu dört kontrolü uygulaması fayda sağlar: Bilginin ilk kaynağı ve açıklamanın tarihi nedir? Açıklanan kabiliyet test edilmiş, teslim edilmiş ya da henüz geliştirme aşamasında mıdır? Rakamlar sözleşme bedeli, yatırım tutarı, kapasite hedefi veya tahmini pazar büyüklüğü mü ifade etmektedir? Metinde teyitsiz performans, ihracat veya operasyon bilgisi var mıdır? Bu kontrol, haberin hızını gereksiz yere düşürmez. Aksine, ilk yayında doğru çerçeveyi kurarak sonradan düzeltme ihtiyacını ve içerik ortaklarının taşıdığı itibari riski azaltır. Teknik dili karar vericinin diline çevirmek Savunma teknolojilerinde teknik kavramlar içeriğin omurgasıdır, fakat metnin tamamını teknik terimlerle kurmak erişilebilirliği düşürür. Okur bir radarın frekans bandını veya bir motorun itki değerini bilmek isteyebilir; ancak önce bu bilginin görev kabiliyetini nasıl etkilediğini anlamalıdır. Teknik ayrıntı, sonuçla ilişkilendirildiğinde değer kazanır. Bunun için her haberde üç katmanlı anlatım kurulabilir. İlk katmanda gelişmenin özeti yer alır. İkinci katmanda sistemin veya projenin teknik işlevi açıklanır. Son katmanda ise üretim, bakım, ihracat, yerlileşme, sertifikasyon ya da tedarik zinciri etkisi değerlendirilir. Bu yapı, hem konuya yeni giren okuyucuyu metinde tutar hem de uzman okuyucunun aradığı bağlamı sağlar. Özellikle yapay zeka, otonom sistemler, elektronik harp, uzay teknolojileri ve siber güvenlik gibi alanlarda kavram disiplini kritik önem taşır. Pazarlama dilinde birbirinin yerine kullanılan otonom, insansız, akıllı ve yapay zeka destekli ifadeleri teknik olarak ayırmak gerekir. Her insansız platform otonom değildir; her veri analitiği uygulaması da yapay zeka kabiliyeti anlamına gelmez. İçerik formatı gelişmenin niteliğine göre seçilmeli Her savunma gelişmesini aynı haber şablonuna yerleştirmek, hem okuyucu deneyimini hem de yeniden kullanım potansiyelini sınırlar. Acil teslimat, sözleşme ve resmi karar haberleri kısa, net ve kaynak merkezli bir format gerektirir. Büyük programlar, ihracat pazarları veya teknoloji dönüşümü ise analiz dosyalarıyla daha iyi anlatılır. Yönetici röportajları da yalnızca kurumsal görünürlük aracı olarak ele alınmamalıdır. İyi kurgulanmış bir röportaj; kapasite planı, nitelikli iş gücü, Ar-Ge öncelikleri, uluslararası iş birlikleri ve sürdürülebilirlik hedefleri hakkında haber metninde bulunmayan içgörüler üretebilir. Soruların reklam dili yerine ölçülebilir hedeflere, takvime ve uygulama risklerine yönelmesi gerekir. Fotoğraf, video ve infografik kullanımı da haberin anlaşılmasını desteklemelidir. Kamuya açık ve kullanım hakkı net görsellerle hazırlanan paketler, dijital yayıncılar için önemli bir avantajdır. Kapsül Haber Ajansı gibi telifsiz ve ücretsiz içerik sunan dağıtım modellerinde bu yaklaşım, içerik ortaklarının yayına alma süresini kısaltırken görsel kullanımındaki belirsizliği de azaltır. Savunma içeriklerinde ölçülmesi gereken gerçek performans Tıklanma sayısı, savunma haberinin etkisini tek başına göstermez. Özellikle B2B niteliği yüksek konularda daha sınırlı fakat nitelikli bir okuyucu kitlesi, geniş erişimden daha güçlü bir sonuç üretebilir. İçeriğin yeniden yayımlanması, sektörel bültenlerde kullanılması, karar vericiler tarafından paylaşılması ve ilgili sayfalarda geçirilen süre daha anlamlı göstergeler olabilir. Bu noktada içerik performansı konu bazında da değerlendirilmelidir. İhracat ve sözleşme haberleri farklı, teknoloji açıklayıcıları farklı, yönetici görüşleri ise başka bir okuma davranışı yaratır. Hangi formatın hangi profesyonel kitlede karşılık bulduğunu düzenli izleyen yayın ekipleri, editoryal takvimlerini sezgiyle değil veriyle güçlendirebilir. Editoryal bağımsızlık uzun vadeli değerdir Savunma sektörü kurumsal iletişimin yoğun olduğu bir alandır. Şirketler, kamu kurumları, fuarlar ve sektörel organizasyonlar sürekli içerik akışı üretir. Ancak medya markasının değeri, bu akışı seçme, doğrulama ve bağlama oturtma yeteneğinden gelir. Her duyurunun yayımlanması değil, okuyucu için anlamlı hale getirilmesi gerekir. Bu yaklaşım eleştirel olmak ile olumsuz olmak arasındaki farkı da korur. Gecikme, maliyet, sertifikasyon süreci veya tedarik riski haberin parçasıysa bunlar somut verilerle aktarılmalıdır. Başarılar da aynı ölçüde titizlikle, doğrulanabilir çıktılar üzerinden anlatılmalıdır. Kurumların itibarı için en sağlıklı zemin, gerçeği saklayan değil, gelişmeyi doğru ölçeğiyle anlatan yayıncılıktır. Savunma alanında kalıcı okuyucu ilişkisi, en hızlı başlığı atan yayınla değil; kritik bir gelişme olduğunda hangi bilgiyi güvenle okuyabileceğini bilen kitleyle kurulur. Bu güveni büyüten her doğru haber, sektörün daha sağlıklı konuşmasına da katkı sağlar.

ASELSAN ve NATO: Yarım Asırlık Ortaklıktan Stratejik Çözüm Ortaklığına Haber

ASELSAN ve NATO: Yarım Asırlık Ortaklıktan Stratejik Çözüm Ortaklığına

Ankara’da merkezi noktalara yerleştirilen ASELSAN ürünü ROADGUARD, yapay zeka teknolojileri ile desteklenen sensörleri ile hareket halindeki araç içerisinden yüz tanıma özelliği ve aynı platform üzerinden plaka tespiti yapabilme özelliği ile öne çıktı. Elde ettiği verileri yapay zeka desteği ile anlık olarak araç-şahıs eşleştirmesi ile anlamlı veri haline getiren ROADGUARD, bu verileri yine anlık olarak Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) veritabanından sorguladı. İlk Temas: Stinger ile Başlayan Yolculuk ASELSAN'ın NATO serüveni 1990'larda Stinger Projesi ile başladı. Stinger hava savunma füzelerinin elektronik bileşenlerinin üretimiyle başlayan iş birliği, bugün denizaltı haberleşme istasyonlarının modernizasyonundan Dost Düşman Tanıma (IFF) sistemlerine ve hava savunma konsept çalışmalarına uzanan geniş bir alana yayıldı. NATO'nun tedarik ajansları NSPA ve NCIA'in ihalelerinde ASELSAN uzun yıllardır çözüm sağlıyor. Uluslararası savunma standartlarını yöneten NCIA ile imzalanan ilk haberleşme sözleşmesi, milli teknolojilerin küresel rekabet gücünü en üst düzeyde tescilledi. Somut Katkılar: İhale Zaferleri ve Çerçeve Anlaşmalar ASELSAN, IFF ihalesinde dünyanın önde gelen firmasına karşı ipi göğüsledi. Ürünü daha önce tek kaynak olarak sağlayan küresel devi geride bırakan ASELSAN, Portatif IFF Sorgulayıcı IDENTA 4000I çözümü ile ilgili olarak çerçeve anlaşma imzaladı ve birkaç ay içinde bu çözümün NATO ülkelerine teslimatları başlayacak. Bu zafer, İttifak üyelerinin gelecekteki IFF ihtiyaçlarının da ASELSAN'dan karşılanmasının önünü açtı. NATO, hava savunma mimarisini emanet ettiği beş firmadan biri olarak ASELSAN'ı seçti NSPA, Modüler Hava Savunma (GBAD) Konsept Aşaması için aralarında ASELSAN'ın da bulunduğu beş firma ile çerçeve anlaşma imzaladı. Böylece ASELSAN, NATO için tek seferlik tedarikçi değil, uzun vadeli çözüm ortağı konumuna geldi. ASELSAN NATO için Neden Önemli? ASELSAN, küresel savunma devleriyle aynı masada oturuyor. GBAD çalışmasında Airbus, Lockheed Martin UK, Raytheon ve Thales LAS ile birlikte yer alması, Türkiye'nin hava savunma teknolojisinin uluslararası tescili anlamına geliyor. 410 milyon dolarlık Polonya sözleşmesi, artan etkinin son örneği Polonya ve Romanya'da şirketleri bulunan ASELSAN, son yıllarda elektronik harp, radar ve haberleşme alanlarında yüksek tutarlı ihracat sözleşmeleri imzaladı; yakın zamanda bir NATO ajansıyla da haberleşme sistemleri sözleşmesi yapıldı. ASELSAN sistemleri birlikte çalışabilirliğini NATO tatbikatlarında kanıtladı. NATO CWIX 2025'e Hava Komuta Kontrol sistemleriyle katılan ASELSAN, müttefik sistemlerle uyumluluk testlerini başarıyla tamamladı; KOCATEPE 100 ürünü FMN Spiral 4 uyumluluğunu geçti. Bugünkü İlişkiler: Tedarikin Ötesinde ASELSAN bünyesinde NATO'ya özel birimler bulunuyor. İttifak ile ilişkilerini kurumsallaştıran ASELSAN'ın NATO nezdinde demoları, faaliyetleri ve sözleşmeleri geniş bir alanda devam ediyor. Son 3 yılda 50'yi aşkın NATO çalışma grubunda görev alındı. Standardizasyondan yeni tehditlere karşı önlemlere kadar birçok alanda İttifak'a değer katan ASELSAN; CWIX'in yanı sıra REPMUS gibi deniz tatbikatlarına da katılarak NATO'yu çok boyutlu harp sahasında destekliyor. Gelecek: Rutte'nin Ziyareti ve ÇELİKKUBBE NATO Genel Sekreteri Mark Rutte: "ASELSAN, Türkiye'nin savunma sanayii devrimine öncülük ediyor." Rutte'nin ASELSAN ziyaretinin ardından yaptığı bu değerlendirme, ilişkilerin gelecekte daha parlak bir seviyeye taşınacağının işareti olarak okunuyor. İş birliğinin haberleşme, komuta kontrol ve anti-drone alanlarında büyümesi bekleniyor. NATO tedarik makamlarının pazar araştırmalarına ASELSAN'ın verdiği cevaplar doğrultusunda iş birliği hacminin artması; daha ileri vadede ÇELİKKUBBE bileşenleri ve İHA faydalı yüklerinde derinleşmesi öngörülüyor. Tamamen milli imkanlarla geliştirilen teknolojiler, ASELSAN'ın en güçlü kartları. Radar, elektronik harp, haberleşme, IFF ve ÇELİKKUBBE bileşenleri hem NATO'nun bölgesel caydırıcılık hedeflerine güç katıyor hem de Türkiye'nin İttifak'a sunduğu askeri ve politik katkıyı büyütüyor. Finansal Anlamda Rekorlar Kırılıyor ASELSAN, finansal sonuçlarıyla cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırıyor. ASELSAN, aselsaneXt programının başladığı 2024’ten itibaren çok güçlü finansal performansa imza attı. İhracat odaklı büyüme stratejisinin çıktılarını günden güne geliştiren ASELSAN’ın 2026 yılında imzaladığı yeni ihracat sözleşmeleri rekor kırdı. ASELSAN, Borsa İstanbul’da piyasa değeri 2 trilyon lirayı aşan ilk şirket oldu. İhracat odaklı büyüme stratejisini benimseyen ASELSAN, bu süreçte uluslararası rakiplerinden pozitif ayrışarak yatırımcıya güven sundu. ASELSAN, Ar-Ge faaliyetlerinde Türkiye lideri konumunda bulunuyor. İnovatif bakış açısıyla ileri teknolojilere yön veren ASELSAN’ın Ar-Ge alanında yakaladığı başarıda oyun değiştirici teknolojilerin payı bulunuyor. ASELSAN’ın bu performansı sadece teknoloji üreten bir şirket değil, aynı zamanda teknoloji standardı belirleyen bir aktöre dönüşümünün göstergesi olduğunu gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Milli Savaş Yönetim Sisteminden İlk NATO İhracat Başarısı Haber

Milli Savaş Yönetim Sisteminden İlk NATO İhracat Başarısı

HAVELSAN, CAm.ROMAN korvetinin Romanya'ya satışı kapsamında ihracat başarılarına bir yenisini ekledi. Romanya'ya ihracatı kapsayan sözleşme çerçevesinde gemiyle birlikte ADVENT de Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı kullanımına sunuldu. Böylece bugüne kadar Pakistan, Endonezya, Ukrayna, Katar, Umman, Nijerya, Malezya ve Şili gibi farklı kıtalardan ülkelere ihraç edilen ADVENT, ilk kez bir NATO müttefikinin envanterine girdi. Romanya'ya teslim edilen ADVENT, Türk donanmasında kullanılan ADVENT SYS’nin Romanya harekat ihtiyaçları için uyarlanmış versiyonu. ADVENT'in modüler mimarisi HAVELSAN'ın farklı müşteri profillerine uyarlanabilir çözüm üretme kapasitesini mümkün kılıyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile yakın işbirliği içinde geliştirilen ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, tek bir gemiyi değil, birden fazla platformu aynı harekat resmi etrafında birleştiren kuvvet odaklı bir yaklaşımla tasarlandı. Sistem, tehdit değerlendirme, karar destek, hedef tespiti, silah ve sensör kontrolü gibi tüm operasyonel süreçleri kapsayarak komuta kademesine üst düzey farkındalık ve etkinlik sağlıyor. Çeşitli protokoller üzerinden müttefik kuvvetlerle birlikte çalışabilirlik sunan ADVENT, küçük botlardan büyük muharip gemilere, kara konuşlu komuta merkezlerinden insansız sistemlere kadar farklı ölçekteki platformlara uyarlanabiliyor. Su üstü, su altı ve hava harekat ortamlarındaki çok sayıda platformda kullanılıyor. İnsansız deniz araçları için özelleştirilen ADVENT ROTA görev yönetim sistemiyle bu kapsam daha da genişliyor. Türk mühensler tarafından milyonlarca satır koddan oluşan bir altyapı üzerine inşa edilen ADVENT, ilk olarak 2019 yılında Ada sınıfı korvet TCG Kınalıada'da hizmete girdi, sonrasında TCG Ufuk, TCG Anadolu ve CAm.ROMAN dahil olmak üzere giderek artan sayıda platforma entegre edildi. HAVELSAN, ADVENT'i son yıllarda yapay zeka entegrasyonuyla güçlendirilen "ADVENT AI" sürümüyle de geliştirmeye devam ediyor. Şirket sistemin farklı sürümlerini yeni ülkelere de sunmaya hazırlanıyor. Bu doğrultuda Romanya'ya yapılan ihracatın, ADVENT'in NATO coğrafyasındaki ilk adımı olarak gelecek dönemde benzer işbirliklerinin önünü açması bekleniyor. Romanya’ya teslim edilen gemi ile HAVELSAN, TÜBİTAK ile birlikte geliştirilen ve Türk Deniz Kuvvetlerinde ilk kez kullanılan YELKOVAN Elektronik Harp Sistemi, UNIROBOTICS firmasıyla geliştirilen TARGAN 12.7 mm otomatik, stabilize silah sistemi gibi pek çok yerli ve milli imkanlar ile üretilen sistemlerin de ihracının önünü açtı. Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz'da düzenlenecek Ankara Zirvesi'nde de Türk savunma sanayisi yeteneklerinin anlatılacağı toplantı ve etkinliklerde ADVENT'e yoğun ilgi gösterilmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Polonya Cumhurbaşkanı Aselsan’da Haber

Polonya Cumhurbaşkanı Aselsan’da

Ziyarette konuk Cumhurbaşkanına, Savunma Sanayii Başkanı Prof.Dr. Haluk Görgün ile ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol eşlik etti. Heyet, ASELSAN’ın başta elektronik harp olmak üzere radar, hava savunma, haberleşme ve elektro-optik alanlarında geliştirdiği milli teknolojiler hakkında kapsamlı bilgi aldı. Konuk Cumhurbaşkanı Nawrocki ziyaret sırasında yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Türkiye ve Polonya’nın savunma sanayii sektörleri arasındaki iş birliği vazgeçilmezdir. İş birliği, Türkiye ve Polonya için çok önemlidir. On yıllardır stratejik ortaklar olarak birbirimize bağlıyız. Türkiye ile 2025 yılında imzaladığımız sözleşme sonrasında Türkiye ile daha güçlü bir ittifak kurmaya hazırız. Türk Silahlı Kuvvetlerinin desteği ile kurulmuş ASELSAN köklü bir şirkettir. Sizinle her zaman görüşmeye hazırız. Deneyimlerimizi paylaşmalıyız.” Cumhurbaşkanı Nawrocki ayrıca ASELSAN’ın Polonya’da gerçekleştirdiği çalışmaları ve yerel iş birliklerini takdir ettiklerini de ifade etti. Türkiye ile Polonya arasında son dönemde hız kazanan savunma sanayii iş birlikleri kapsamında ASELSAN’ın özellikle elektronik harp ve ileri savunma sistemleri alanındaki çözümleri öne çıkıyor. İki NATO müttefiki ülke arasında savunma alanındaki stratejik iş birliğinin derinleştiği, ortak üretim, teknoloji paylaşımı ve operasyonel kabiliyetlerin artırılmasına yönelik yeni projelerin değerlendiriliyor. ASELSAN’ın Polonya ile yürüttüğü iş birliklerinin son halkalarından biri olarak, elektronik harp sistemlerine yönelik 2025 Aralık ayında imzalanan yaklaşık 410 milyon dolarlık ihracat sözleşmesi dikkat çekiyor. Söz konusu anlaşma, Türk savunma sanayiinin Avrupa ve NATO coğrafyasının güvenliği konusundaki etkinliğini artırırken, ASELSAN’ın NATO standartlarındaki yüksek teknoloji çözümlerine duyulan güveni de ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.