Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elektronik Harp

Kapsül Haber Ajansı - Elektronik Harp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektronik Harp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ASELSAN ve NATO: Yarım Asırlık Ortaklıktan Stratejik Çözüm Ortaklığına Haber

ASELSAN ve NATO: Yarım Asırlık Ortaklıktan Stratejik Çözüm Ortaklığına

Ankara’da merkezi noktalara yerleştirilen ASELSAN ürünü ROADGUARD, yapay zeka teknolojileri ile desteklenen sensörleri ile hareket halindeki araç içerisinden yüz tanıma özelliği ve aynı platform üzerinden plaka tespiti yapabilme özelliği ile öne çıktı. Elde ettiği verileri yapay zeka desteği ile anlık olarak araç-şahıs eşleştirmesi ile anlamlı veri haline getiren ROADGUARD, bu verileri yine anlık olarak Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) veritabanından sorguladı. İlk Temas: Stinger ile Başlayan Yolculuk ASELSAN'ın NATO serüveni 1990'larda Stinger Projesi ile başladı. Stinger hava savunma füzelerinin elektronik bileşenlerinin üretimiyle başlayan iş birliği, bugün denizaltı haberleşme istasyonlarının modernizasyonundan Dost Düşman Tanıma (IFF) sistemlerine ve hava savunma konsept çalışmalarına uzanan geniş bir alana yayıldı. NATO'nun tedarik ajansları NSPA ve NCIA'in ihalelerinde ASELSAN uzun yıllardır çözüm sağlıyor. Uluslararası savunma standartlarını yöneten NCIA ile imzalanan ilk haberleşme sözleşmesi, milli teknolojilerin küresel rekabet gücünü en üst düzeyde tescilledi. Somut Katkılar: İhale Zaferleri ve Çerçeve Anlaşmalar ASELSAN, IFF ihalesinde dünyanın önde gelen firmasına karşı ipi göğüsledi. Ürünü daha önce tek kaynak olarak sağlayan küresel devi geride bırakan ASELSAN, Portatif IFF Sorgulayıcı IDENTA 4000I çözümü ile ilgili olarak çerçeve anlaşma imzaladı ve birkaç ay içinde bu çözümün NATO ülkelerine teslimatları başlayacak. Bu zafer, İttifak üyelerinin gelecekteki IFF ihtiyaçlarının da ASELSAN'dan karşılanmasının önünü açtı. NATO, hava savunma mimarisini emanet ettiği beş firmadan biri olarak ASELSAN'ı seçti NSPA, Modüler Hava Savunma (GBAD) Konsept Aşaması için aralarında ASELSAN'ın da bulunduğu beş firma ile çerçeve anlaşma imzaladı. Böylece ASELSAN, NATO için tek seferlik tedarikçi değil, uzun vadeli çözüm ortağı konumuna geldi. ASELSAN NATO için Neden Önemli? ASELSAN, küresel savunma devleriyle aynı masada oturuyor. GBAD çalışmasında Airbus, Lockheed Martin UK, Raytheon ve Thales LAS ile birlikte yer alması, Türkiye'nin hava savunma teknolojisinin uluslararası tescili anlamına geliyor. 410 milyon dolarlık Polonya sözleşmesi, artan etkinin son örneği Polonya ve Romanya'da şirketleri bulunan ASELSAN, son yıllarda elektronik harp, radar ve haberleşme alanlarında yüksek tutarlı ihracat sözleşmeleri imzaladı; yakın zamanda bir NATO ajansıyla da haberleşme sistemleri sözleşmesi yapıldı. ASELSAN sistemleri birlikte çalışabilirliğini NATO tatbikatlarında kanıtladı. NATO CWIX 2025'e Hava Komuta Kontrol sistemleriyle katılan ASELSAN, müttefik sistemlerle uyumluluk testlerini başarıyla tamamladı; KOCATEPE 100 ürünü FMN Spiral 4 uyumluluğunu geçti. Bugünkü İlişkiler: Tedarikin Ötesinde ASELSAN bünyesinde NATO'ya özel birimler bulunuyor. İttifak ile ilişkilerini kurumsallaştıran ASELSAN'ın NATO nezdinde demoları, faaliyetleri ve sözleşmeleri geniş bir alanda devam ediyor. Son 3 yılda 50'yi aşkın NATO çalışma grubunda görev alındı. Standardizasyondan yeni tehditlere karşı önlemlere kadar birçok alanda İttifak'a değer katan ASELSAN; CWIX'in yanı sıra REPMUS gibi deniz tatbikatlarına da katılarak NATO'yu çok boyutlu harp sahasında destekliyor. Gelecek: Rutte'nin Ziyareti ve ÇELİKKUBBE NATO Genel Sekreteri Mark Rutte: "ASELSAN, Türkiye'nin savunma sanayii devrimine öncülük ediyor." Rutte'nin ASELSAN ziyaretinin ardından yaptığı bu değerlendirme, ilişkilerin gelecekte daha parlak bir seviyeye taşınacağının işareti olarak okunuyor. İş birliğinin haberleşme, komuta kontrol ve anti-drone alanlarında büyümesi bekleniyor. NATO tedarik makamlarının pazar araştırmalarına ASELSAN'ın verdiği cevaplar doğrultusunda iş birliği hacminin artması; daha ileri vadede ÇELİKKUBBE bileşenleri ve İHA faydalı yüklerinde derinleşmesi öngörülüyor. Tamamen milli imkanlarla geliştirilen teknolojiler, ASELSAN'ın en güçlü kartları. Radar, elektronik harp, haberleşme, IFF ve ÇELİKKUBBE bileşenleri hem NATO'nun bölgesel caydırıcılık hedeflerine güç katıyor hem de Türkiye'nin İttifak'a sunduğu askeri ve politik katkıyı büyütüyor. Finansal Anlamda Rekorlar Kırılıyor ASELSAN, finansal sonuçlarıyla cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırıyor. ASELSAN, aselsaneXt programının başladığı 2024’ten itibaren çok güçlü finansal performansa imza attı. İhracat odaklı büyüme stratejisinin çıktılarını günden güne geliştiren ASELSAN’ın 2026 yılında imzaladığı yeni ihracat sözleşmeleri rekor kırdı. ASELSAN, Borsa İstanbul’da piyasa değeri 2 trilyon lirayı aşan ilk şirket oldu. İhracat odaklı büyüme stratejisini benimseyen ASELSAN, bu süreçte uluslararası rakiplerinden pozitif ayrışarak yatırımcıya güven sundu. ASELSAN, Ar-Ge faaliyetlerinde Türkiye lideri konumunda bulunuyor. İnovatif bakış açısıyla ileri teknolojilere yön veren ASELSAN’ın Ar-Ge alanında yakaladığı başarıda oyun değiştirici teknolojilerin payı bulunuyor. ASELSAN’ın bu performansı sadece teknoloji üreten bir şirket değil, aynı zamanda teknoloji standardı belirleyen bir aktöre dönüşümünün göstergesi olduğunu gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Milli Savaş Yönetim Sisteminden İlk NATO İhracat Başarısı Haber

Milli Savaş Yönetim Sisteminden İlk NATO İhracat Başarısı

HAVELSAN, CAm.ROMAN korvetinin Romanya'ya satışı kapsamında ihracat başarılarına bir yenisini ekledi. Romanya'ya ihracatı kapsayan sözleşme çerçevesinde gemiyle birlikte ADVENT de Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı kullanımına sunuldu. Böylece bugüne kadar Pakistan, Endonezya, Ukrayna, Katar, Umman, Nijerya, Malezya ve Şili gibi farklı kıtalardan ülkelere ihraç edilen ADVENT, ilk kez bir NATO müttefikinin envanterine girdi. Romanya'ya teslim edilen ADVENT, Türk donanmasında kullanılan ADVENT SYS’nin Romanya harekat ihtiyaçları için uyarlanmış versiyonu. ADVENT'in modüler mimarisi HAVELSAN'ın farklı müşteri profillerine uyarlanabilir çözüm üretme kapasitesini mümkün kılıyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile yakın işbirliği içinde geliştirilen ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, tek bir gemiyi değil, birden fazla platformu aynı harekat resmi etrafında birleştiren kuvvet odaklı bir yaklaşımla tasarlandı. Sistem, tehdit değerlendirme, karar destek, hedef tespiti, silah ve sensör kontrolü gibi tüm operasyonel süreçleri kapsayarak komuta kademesine üst düzey farkındalık ve etkinlik sağlıyor. Çeşitli protokoller üzerinden müttefik kuvvetlerle birlikte çalışabilirlik sunan ADVENT, küçük botlardan büyük muharip gemilere, kara konuşlu komuta merkezlerinden insansız sistemlere kadar farklı ölçekteki platformlara uyarlanabiliyor. Su üstü, su altı ve hava harekat ortamlarındaki çok sayıda platformda kullanılıyor. İnsansız deniz araçları için özelleştirilen ADVENT ROTA görev yönetim sistemiyle bu kapsam daha da genişliyor. Türk mühensler tarafından milyonlarca satır koddan oluşan bir altyapı üzerine inşa edilen ADVENT, ilk olarak 2019 yılında Ada sınıfı korvet TCG Kınalıada'da hizmete girdi, sonrasında TCG Ufuk, TCG Anadolu ve CAm.ROMAN dahil olmak üzere giderek artan sayıda platforma entegre edildi. HAVELSAN, ADVENT'i son yıllarda yapay zeka entegrasyonuyla güçlendirilen "ADVENT AI" sürümüyle de geliştirmeye devam ediyor. Şirket sistemin farklı sürümlerini yeni ülkelere de sunmaya hazırlanıyor. Bu doğrultuda Romanya'ya yapılan ihracatın, ADVENT'in NATO coğrafyasındaki ilk adımı olarak gelecek dönemde benzer işbirliklerinin önünü açması bekleniyor. Romanya’ya teslim edilen gemi ile HAVELSAN, TÜBİTAK ile birlikte geliştirilen ve Türk Deniz Kuvvetlerinde ilk kez kullanılan YELKOVAN Elektronik Harp Sistemi, UNIROBOTICS firmasıyla geliştirilen TARGAN 12.7 mm otomatik, stabilize silah sistemi gibi pek çok yerli ve milli imkanlar ile üretilen sistemlerin de ihracının önünü açtı. Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz'da düzenlenecek Ankara Zirvesi'nde de Türk savunma sanayisi yeteneklerinin anlatılacağı toplantı ve etkinliklerde ADVENT'e yoğun ilgi gösterilmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Polonya Cumhurbaşkanı Aselsan’da Haber

Polonya Cumhurbaşkanı Aselsan’da

Ziyarette konuk Cumhurbaşkanına, Savunma Sanayii Başkanı Prof.Dr. Haluk Görgün ile ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol eşlik etti. Heyet, ASELSAN’ın başta elektronik harp olmak üzere radar, hava savunma, haberleşme ve elektro-optik alanlarında geliştirdiği milli teknolojiler hakkında kapsamlı bilgi aldı. Konuk Cumhurbaşkanı Nawrocki ziyaret sırasında yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Türkiye ve Polonya’nın savunma sanayii sektörleri arasındaki iş birliği vazgeçilmezdir. İş birliği, Türkiye ve Polonya için çok önemlidir. On yıllardır stratejik ortaklar olarak birbirimize bağlıyız. Türkiye ile 2025 yılında imzaladığımız sözleşme sonrasında Türkiye ile daha güçlü bir ittifak kurmaya hazırız. Türk Silahlı Kuvvetlerinin desteği ile kurulmuş ASELSAN köklü bir şirkettir. Sizinle her zaman görüşmeye hazırız. Deneyimlerimizi paylaşmalıyız.” Cumhurbaşkanı Nawrocki ayrıca ASELSAN’ın Polonya’da gerçekleştirdiği çalışmaları ve yerel iş birliklerini takdir ettiklerini de ifade etti. Türkiye ile Polonya arasında son dönemde hız kazanan savunma sanayii iş birlikleri kapsamında ASELSAN’ın özellikle elektronik harp ve ileri savunma sistemleri alanındaki çözümleri öne çıkıyor. İki NATO müttefiki ülke arasında savunma alanındaki stratejik iş birliğinin derinleştiği, ortak üretim, teknoloji paylaşımı ve operasyonel kabiliyetlerin artırılmasına yönelik yeni projelerin değerlendiriliyor. ASELSAN’ın Polonya ile yürüttüğü iş birliklerinin son halkalarından biri olarak, elektronik harp sistemlerine yönelik 2025 Aralık ayında imzalanan yaklaşık 410 milyon dolarlık ihracat sözleşmesi dikkat çekiyor. Söz konusu anlaşma, Türk savunma sanayiinin Avrupa ve NATO coğrafyasının güvenliği konusundaki etkinliğini artırırken, ASELSAN’ın NATO standartlarındaki yüksek teknoloji çözümlerine duyulan güveni de ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Savunma Sanayi Haberleri Neden Önemlidir? Haber

Savunma Sanayi Haberleri Neden Önemlidir?

Bir ülkenin savunma kapasitesi yalnızca envanterdeki platformlarla ölçülmez. O kapasitenin nasıl geliştiği, hangi teknolojilere yöneldiği, hangi şirketlerin hangi kabiliyetleri kazandığı ve hangi ihracat hamlelerinin devreye alındığı da en az sonuçlar kadar belirleyicidir. Tam da bu yüzden savunma sanayi haberleri neden önemlidir sorusu, sadece askeri çevrelerin değil; yatırımcıların, tedarik zinciri aktörlerinin, medya profesyonellerinin ve kamuoyu yöneticilerinin de gündeminde yer alır. Savunma sanayi, ekonomi, teknoloji ve dış politika arasında duran özel bir alandır. Bir yeni üretim hattı haberi, sıradan bir şirket duyurusu gibi görünse de arka planında yerlileşme, ithalat bağımlılığı, istihdam, ihracat geliri ve stratejik özerklik gibi başlıklar bulunur. Bu nedenle savunma alanındaki haber akışı, yalnızca bilgi vermekle kalmaz; piyasanın ve kurumların karar alma çerçevesini de etkiler. Savunma sanayi haberleri neden önemlidir? Bu sorunun ilk yanıtı, savunma sanayinin artık dar bir uzmanlık alanı olmamasıdır. Günümüzde insansız sistemlerden yapay zekaya, elektronik harpten siber güvenliğe kadar uzanan geniş bir ekosistem söz konusudur. Bu ekosistemde yaşanan her gelişme, birden fazla sektörü aynı anda etkiler. Örneğin bir motor geliştirme programındaki ilerleme, sadece savunma tarafında bir teknik başarı anlamına gelmez. Aynı zamanda metalürji, hassas üretim, yazılım, test altyapısı ve nitelikli insan kaynağı açısından da kapasite artışı demektir. Haberin değeri burada başlar. Çünkü doğru okunan savunma sanayi haberleri, ekonomide hangi alanların büyüdüğünü ve hangi alanlarda yeni fırsatların oluştuğunu gösterir. İkinci önemli nokta, haberin stratejik farkındalık üretmesidir. Savunma projeleri çoğu zaman uzun solukludur ve kamuoyunda etkisi ancak yıllar sonra görünür hale gelir. Oysa düzenli ve nitelikli haber takibi, bu projelerin sadece nihai teslimat anında değil, geliştirme ve olgunlaşma aşamalarında da anlaşılmasını sağlar. Bu da özellikle karar verici pozisyondaki profesyoneller için kritik bir avantajdır. Güvenlikten ekonomiye uzanan etkisi Savunma sanayine ilişkin haberler çoğu zaman güvenlik boyutuyla ele alınır. Bu doğal bir yaklaşım, ancak eksiktir. Çünkü savunma projeleri aynı zamanda ciddi bir ekonomik ölçek üretir. Yüksek katma değerli üretim, ihracat sözleşmeleri, alt yüklenici ağları ve Ar-Ge yatırımları doğrudan ekonomik etki yaratır. Bir hava platformunun teslimatı ya da bir mühimmat sisteminin seri üretime geçmesi, kamuoyunda çoğu zaman teknik bir gelişme olarak yer bulur. Oysa iş dünyası açısından asıl soru şudur: Bu gelişme hangi tedarik zincirini harekete geçirdi, hangi yerli üreticiye yeni kabiliyet kazandırdı, hangi pazarlarda rekabet gücü oluşturdu? Savunma haberlerinin önemi, tam da bu dönüşümü görünür kılmasından gelir. Bu noktada ihracat haberleri ayrıca öne çıkar. Bir ülkeye yapılan satış, yalnızca gelir kalemi değildir. Diplomatik ilişki, bakım-idame kapasitesi, eğitim hizmeti, teknoloji güveni ve uzun vadeli iş ortaklığı anlamına da gelir. Dolayısıyla savunma sanayi haberleri, dış ticaret ve jeoekonomi perspektifinden de okunmalıdır. Yatırımcılar ve iş dünyası için neden kritik? Profesyonel okur açısından savunma haberi, yalnızca sektör merakıyla takip edilen bir içerik değildir. Birçok şirket için bu haberler, yeni iş alanlarının habercisidir. Kompozit malzeme, elektronik bileşen, yazılım, sensör teknolojisi, batarya sistemleri veya test altyapısı gibi alanlarda faaliyet gösteren firmalar için savunma projeleri yeni pazar kapıları açabilir. Burada önemli olan, haberin başlığından öte içeriğindeki sinyalleri görebilmektir. Hangi platformun yerlilik oranı artıyor, hangi alt sistemde dışa bağımlılık azaltılmak isteniyor, hangi program seri üretim eşiğine geldi? Bu sorulara verilen yanıtlar, tedarikçi firmalar için somut iş geliştirme verisi sunar. Aynı şekilde yatırım çevreleri de savunma haberlerini yakından izler. Ancak bu alanda tek bir olumlu haberle büyük çıkarımlar yapmak çoğu zaman yanıltıcı olabilir. Savunma sanayi, yüksek potansiyel kadar yüksek zaman maliyeti ve regülasyon yoğunluğu da taşır. Bu nedenle haberlerin bağlam içinde okunması gerekir. Teknoloji yönünü anlamanın en hızlı yollarından biri Savunma sektörü, yeni teknolojilerin erken kullanım alanlarından biridir. Otonom sistemler, görüntü işleme, karar destek yazılımları, siber savunma, mikroelektronik ve haberleşme altyapıları gibi başlıklar önce savunma ihtiyaçlarıyla ivme kazanabilir. Sonrasında ise sivil kullanıma yayılabilir. Bu yüzden savunma alanındaki haber akışı, teknoloji trendlerini anlamak için güçlü bir göstergedir. Bir radar modernizasyonu haberi ya da bir elektronik harp çözümüne ilişkin açıklama, aslında veri işleme kapasitesinden yarı iletken ihtiyacına kadar uzanan daha geniş bir resim sunar. Kurumlar açısından bu, sadece savunma teknolojisini değil, geleceğin sanayi yönünü de okumak anlamına gelir. Savunma haberlerinin değerli olmasının bir başka nedeni de teknolojik olgunluk düzeyini göstermesidir. Prototip ile seri üretim aynı şey değildir. Tanıtım ile operasyonel kabiliyet de aynı anlama gelmez. Bu ayrımı ortaya koyan haberler, sektörde gerçek ilerleme ile iletişim başarısını birbirinden ayırmaya yardımcı olur. Kamuoyu, itibar ve kurumsal iletişim boyutu Savunma sanayi haberleri, kurumsal itibar yönetimi açısından da önem taşır. Özellikle halka açık şirketler, büyük sanayi kuruluşları, kamu kurumları ve sektör birlikleri için savunma alanındaki görünürlük sadece prestij unsuru değildir. Güven, kapasite ve sürdürülebilirlik algısını etkileyen bir faktördür. Ancak bu alanda iletişimin dengeli kurulması gerekir. Fazla abartılı söylem, kısa vadede dikkat çekse de profesyonel okur nezdinde güven kaybına yol açabilir. Buna karşılık doğrulanmış veriye, teslimat takvimine, teknik yetkinliğe ve ihracat performansına dayanan haberler kalıcı etki yaratır. Savunma sektöründe itibarı besleyen unsur, gürültü değil tutarlılıktır. Bu nedenle yayıncılık tarafında da savunma haberleri özel bir editoryal dikkat ister. Teknik doğruluk, kavramsal netlik ve stratejik bağlam bir arada kurulmadığında içerik ya fazla yüzeysel kalır ya da dar bir uzman çevresine sıkışır. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel odağı güçlü yayın modellerinde bu dengenin değerli görülmesinin nedeni de budur. Haber takibinde en sık yapılan hata Savunma sanayi gündemini izlerken en yaygın hata, sadece büyük platformlara odaklanmaktır. Elbette savaş uçağı, deniz platformu, hava savunma sistemi ya da insansız hava aracı haberleri yüksek ilgi görür. Fakat asıl dönüşüm çoğu zaman alt sistemlerde yaşanır. Bir aktarıcı sistem, bir elektro-optik çözüm, bir güç yönetim modülü ya da bir görev yazılımı güncellemesi dışarıdan küçük görünebilir. Oysa bu tür gelişmeler, yerlileşme oranını ve operasyonel bağımsızlığı doğrudan etkileyebilir. Nitelikli savunma haberciliği, büyük başlığın yanında bu görünmeyen katmanı da okuyucuya taşır. Bir diğer hata ise her haberi kesin başarı göstergesi gibi yorumlamaktır. Test aşaması, niyet beyanı, ön protokol, seri üretim ve operasyonel kullanım farklı evrelerdir. Profesyonel okur için değerli olan, bu evrelerin net biçimde ayrıştırılmasıdır. Aksi halde beklenti yönetimi bozulur ve haberin güvenilirliği zedelenir. Editörler ve yayıncılar için neden yüksek değer taşır? Savunma sanayi içerikleri, dijital yayıncılık açısından yüksek etkileşim üreten fakat aynı zamanda dikkatli işlenmesi gereken içeriklerdir. Çünkü bu başlıkta okur kitlesi yalnızca meraklı kullanıcıdan oluşmaz. Sektör temsilcileri, kamu profesyonelleri, yatırım çevreleri ve uluslararası gözlemciler de aynı içeriği takip eder. Bu durum, savunma haberini yeniden kullanılabilir ve referans niteliği taşıyan bir içerik türüne dönüştürür. Özellikle telifsiz ve ücretsiz haber akışına ihtiyaç duyan dijital yayınlar için savunma başlığı, hem trafik hem de kurumsal güven açısından önemli bir kategoridir. Fakat burada hız kadar doğrulama da belirleyicidir. İlk veren olmakla doğru veren olmak her zaman aynı sonuçları üretmez. Savunma sanayi haberleri neden önemlidir sorusunun asıl yanıtı Asıl yanıt şu: Çünkü savunma sanayi haberleri, bir ülkenin sadece askeri hazırlığını değil, sanayi derinliğini, teknoloji yönünü, ihracat kapasitesini ve stratejik özgüvenini görünür hale getirir. Bu haberler sayesinde hangi alanlarda ilerleme kaydedildiği, hangi darboğazların sürdüğü ve hangi fırsatların doğduğu daha net anlaşılır. Karar vericiler için bu içerikler bir erken uyarı ve yön tayini aracıdır. Medya kuruluşları için yüksek değerli, kalıcı ve uzmanlık gerektiren bir yayın alanıdır. Şirketler için pazar sinyali, yatırımcılar için stratejik gösterge, kamuoyu için ise daha bilinçli bir değerlendirme zeminidir. Savunma sanayini sadece manşet anlarında değil, sürekli ve bağlamlı biçimde izlemek gerekir. Çünkü çoğu zaman geleceğin ekonomik ve teknolojik ağırlık merkezleri, önce bu haberlerin satır aralarında görünür hale gelir.

ASELSAN’dan EFES Tatbikatı’nda Yüksek Teknoloji Vurgusu Haber

ASELSAN’dan EFES Tatbikatı’nda Yüksek Teknoloji Vurgusu

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin koordinasyonunda gerçekleştirilen ve uluslararası ölçekte yoğun ilgi gören EFES Tatbikatında savunma sanayiinin yerli ve milli gücünü bir kez daha gözler önüne serildi. İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesinde gerçekleştirilen tatbikatın Seçkin Gözlemci Gününü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da izledi. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a tatbikatta kullanılan ASELSAN sistemleriyle ilgili bilgi arzı gerçekleştirdi. Tatbikatın son gününde faaliyetleri Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, beraberindeki dost ve müttefik ülkelerin savunma bakanları, genelkurmay başkanları ile TSK komuta kademesi de takip etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tatbikatta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Türk Ordusu barışın ordusudur” “Bu yılki tatbikatımıza da kendi askerlerimizin yanı sıra elli farklı ülkeden 1300'ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personel katılıyor. Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız ve kuvvet komutanlarımız başta olmak üzere ordumuzun her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarımızın temsilcilerini canı gönülden tebrik ediyorum. Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı, İstiklal Marşı’mızdır. ‘Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal’ mısrasında olduğu gibi Türk Ordusu, istiklalin ordusudur. Türk Ordusu, tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş, aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz; en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş, aksine ima edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir. EFES-2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum. SAHA EXPO 2026’da 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın sergilediği ürünler savunma sanayiimizin ulaştığı seviyeyi bir kez daha ortaya koydu. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma kabiliyetlerimizi güçlendirerek ve savunma sanayiindeki atılım hamlemizi hızlandırarak Türkiye’yi bu fırtınalı süreçten güvenle çıkarmakta kararlıyız. EFES 2026 Tatbikatında sahne alan milli savunma sanayii ürünlerimizin tamamı bu hedef doğrultusunda geliştirildi. Dünyanın en güçlü ordularından biri olan Türk Silahlı Kuvvetleri, bu mücadelenin en önemli gücüdür.” “Bugün, gurur verici seviyeye ulaştık” Milli Savunma Bakanı Güler de tatbikatta yaptığı konuşmada, “Savunma sanayiinde ortaya konan güçlü vizyon, kararlı irade ve stratejik yatırımlar sayesinde bugün gurur verici bir seviyeye ulaştık. Bir dönem dışa bağımlı olduğumuz birçok kritik sistem artık milli imkanlarla ve kendi mühendislerimiz tarafından geliştiriliyor. Milli silah, mühimmat, insansız platform ve teknolojik kabiliyetlerimiz güvenlik politikamızın en önemli dayanaklarından biri haline geldi. Tam bağımsızlık hedefiyle kendi kendine yeterli savunma sanayii altyapısını güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu. ‘Üstün kabiliyetlerini ortaya koymuştur” Tatbikata kapsamında birçok yeni faaliyetin icra edildiğini belirten Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu da konuşmasında, "HİSAR-A, HİSAR-O ve SiPER hava savunma sistemleri, tatbikat alanında bulunan hava savunma silah mevziinde çelik kubbe mimarisi içerisinde sergilenmektedir. Tatbikatta, yapay zeka destekli programlar, komuta kontrol süreçlerinde etkin olarak kullanılmıştır” dedi. Bakan Güler, ASELSAN standını ziyaret etti Tatbikatta ASELSAN standını Milli Savunma Bakanı Güler, Genelkurmay Başkanı Org. Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün yanı sıra yerli ve yabancı askeri heyetler ziyaret etti. Ahmet Akyol, başta Milli Savunma Bakanı ve Savunma Sanayii Başkanı olmak üzere, üst düzey ziyaretçilere ASELSAN sistemleriyle ilgili bilgi sundu. Tatbikat ile eş zamanlı olarak Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen Savunma Sanayii Sergisinin en büyük katılımcıları arasında yer alan ASELSAN, geliştirdiği ileri teknoloji çözümlerle hem ziyaretçilerin hem de askeri heyetlerin odağında yer aldı. Sahada etkinliği kanıtlanan sistemler ASELSAN, tatbikat alanında açtığı stantta yeni nesil savunma sistemlerini sergilerken, Türk Silahllı Kuvvetleri tarafından etkin olarak kullanılan ürünleriyle de dikkat çekici performans sergiledi. Gerçek harekât koşullarını içeren senaryolarda görev alan sistemlerin gösterdiği başarı, ASELSAN’ın operasyonel güvenilirliğini ve sahadaki etkinliğini bir kez daha kanıtladı. ASELSAN’ın yüksek dayanıklılık, hızlı reaksiyon kabiliyeti ve entegre görev performansıyla öne çıkan sistemleri, modern harp ortamının ihtiyaçlarına cevap veren çözümler arasında yer aldı. Tatbikat boyunca farklı birliklerle koordineli şekilde çalışan oyun değiştirici teknolojilerin performansı, milli savunma sanayiinin ulaştığı seviyeyi gözler önüne serdi. KOCATEPE, tatbikatta ilk kez kullanıldı ASELSAN, geniş ürün yelpazesinde bulunan elektronik harpten haberleşme sistemlerine, elektro-optik sistemlerden komuta kontrol ekipmanlarına kadar onlarca milli sistemle yer aldığı Savunma Sanayi Sergisinde büyük ilgi çekti. Tüm dünyanın yakından takip ettiği nefes kesen tatbikatta ASELSAN’ın geliştirdiği KOCATEPE Muharebe Sahası Yönetim Sistemi ilk kez kullanıldı. KOCATEPE, komutanlar ve komuta yeri personelleri için her seviyede harekât alanının kapsamlı bir resmini sundu. Stantta KORKUT 25 Hava Savunma Sistemi, KILIÇ OSA, TUFAN Kamikaze İDA, elektro-optik sistemler ve ÇELİKKUBBE unsurlarının da yer aldığı çok sayıda sistem sergilendi. ÇELİKKUBBE bileşenleri de sahada Türkiye’nin katmanlı hava savunma mimarisi ÇELİKKUBBE’nin temel unsurları, tatbikat kapsamında ilk kez aynı senaryo içerisinde birlikte görev yaptı. ÇELİKKUBBE, farklı irtifa ve menzillerde görev yapan sensörler, komuta kontrol sistemleri ve önleyici unsurları tek bir ağ merkezli yapıda birleştirmeyi amaçlıyor. EFES-2026’da bu mimarinin önemli unsurları aynı anda görev alarak, Türkiye’nin entegre hava ve füze savunma kabiliyetinin sahadaki işleyişini gözler önüne serdi. Bu kapsamda ASELSAN’ın geliştirdiği SİPER, HİSAR-A ve HİSAR-O, KORKUT ve İHTAR tatbikatın dikkat çekici sistemleri olarak görev yaptı. ASELSAN tarafından geliştirilen KORKUT 35 Alçak İrtifa Hava Savunma Sistemi, tatbikatın en dikkat çekici yerli unsurlarından biri olarak öne çıktı. KORKUT, parçacıklı mühimmat atma yeteneğiyle İHA'lar ve füzeler dahil modern hava tehditlerine karşı gece-gündüz etkili savunma sağladı. ALTAY Tankı da EFES’te boy gösterdi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) envanterine katılan yeni nesil Ana Muharebe Tankı ALTAY da EFES’te boy gösterdi. ALTAY, ASELSAN’ın kritik teknolojileriyle donatıldı. Bu sistemler, ALTAY Tankının etkinliğini, beka kabiliyetini ve durumsal farkındalığını en üst düzeye taşıdı. Milli sistemlerden yüksek performans EFES’te ASELSAN’ın elektronik harp koşullarına dayanıklı, yüksek güvenliğe sahip bir mesajlaşma, dosya aktarımı ve canlı görüntülü görüşme yazılımı olan ARTSoft MAESTRO da kullanıldı. ASELSAN’ın tatbikatta ACAR İHA Tespit Radarı, Kara Konuşlu Elektronik Destek Sistemi MİLKED, Modernize Çekili Top, KALKAN Hava Savunma, SERHAT Havan Tespit Radarı, Elektro-Optik Hedefleme Podu ASELPOD olmak üzere otuzdan fazla sistemi görev aldı. ASELSAN’ın sahada kullanılan çözümleri, birçok yabancı askeri heyet ve sektör temsilcisi tarafından yakından incelendi. ASELSAN’ın sahada kendini kanıtlayan teknolojileri, Türk savunma sanayiinin küresel rekabetteki yükselişinin somut örneklerinden biri olarak dikkat çekti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk İHA Teknolojisi Tarih Yazdı: KARGU Sürüsü Hedefleri Başarıyla İmha Etti Haber

Türk İHA Teknolojisi Tarih Yazdı: KARGU Sürüsü Hedefleri Başarıyla İmha Etti

T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde çalışmalarını sürdüren, Türkiye’nin milli mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., otonom sistemler ve sürü İHA teknolojilerindeki kabiliyetlerini EFES-2026 Tatbikatı’nda sahaya taşıdı. İzmir Seferihisar Doğanbey Tatbikat Bölgesinde gerçekleştirilen; 50 ülkeden 10 binden fazla personelin katılım sağladığı EFES-2026’nın Seçkin Gözlemci Günü, önemli bir faaliyete sahne oldu. 20 Mayıs akşam saatlerinde gerçekleştirilen tatbikatın gece safhası kapsamında, STM tarafından geliştirilen ve 15 ülke tarafından aktif şekilde kullanılan KARGU vurucu İHA’ları, sürü zekâsı altyapısıyla koordineli şekilde görev icra ederek belirlenen hedeflere eş zamanlı taarruz gerçekleştirdi. Dünyada Bir İlk Tamamen milli algoritmalar ve dağıtık mimariye sahip sürü zekâsı ile donatılan 20 adet KARGU, tek bir operatörün kontrolünde havalanarak hedef bölgeye otonom intikal gerçekleştirdi. Tatbikatın fiili atışlı safhasında, gerçek muharebe koşullarını aratmayan bir senaryoda görev yapan KARGU sürüsü, hedefleri otonom olarak tespit ve sınıflandırma yeteneğiyle koordine oldu. Sürü zekâsı sayesinde birbirleriyle gerçek zamanlı haberleşen ve hedef paylaşımı yapan İHA’lar, eş zamanlı (satürasyon) saldırı gerçekleştirerek anti-personel harp başlıklarını hedefler üzerinde başarıyla infilak ettirdi. Bu operasyon, dünya askeri literatüründe bir tatbikat sırasında canlı mühimmatlı bulutaltı İHA’lar ile sürü harekatı icra edilen ilk faaliyet olarak kayıtlara geçti. Üst Düzey Heyetten Tam Not EFES-2026’nın seçkin gözlemci gününde gerçekleştirilen bu tarihi operasyonu, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kuvvet Komutanları ve farklı ülkelerden gelen üst düzey askeri delegasyonlar yerinde takip etti. STM’nin sergilediği bu oyun değiştirici kabiliyet, uluslararası askeri heyetler ve komuta kademesi tarafından tam not aldı. Gerçekleştirilen faaliyet, sürü sistemlerinin modern harp sahasında ulaştığı operasyonel seviyeyi ortaya koyarken, Türkiye’nin otonom harp teknolojilerindeki yetkinliğini de gözler önüne serdi. Güleryüz: Dünya Savunma Literatürüne Yeni Bir Sayfa Açtık STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, EFES-2026’da elde edilen bu küresel başarının Türkiye’nin teknolojik liderliğini perçinlediğini belirterek şunları kaydetti: “Ocak 2026’da Ankara’da gerçekleştirdiğimiz başarılı saha testlerinin ardından, bugün Türkiye’nin en prestijli tatbikatı EFES-2026’da bu kabiliyeti bir adım öteye taşıyarak dünya savunma tarihinde bir ilki gerçekleştirdik. 20 adet KARGU’dan oluşan sürümüzün, tam otonom şekilde hedeflerini imha etmesi, sadece STM için değil Türk savunma sanayii için bir gurur vesilesidir. Dünyada ilk kez bu ölçekte bir sürü drone saldırısının tatbikat ortamında başarıyla icra edilmesi, ülkemizin savunma teknolojilerindeki öncü konumunu daha da güçlendirmiştir. Bu operasyonla, sürü zekâsı ve otonom sistemler alanında dünyada takip eden değil, standart belirleyen ve ilki gerçekleştiren bir ülke olduğumuzu kanıtladık. Oyun değiştirici teknolojilerimizle dünyada ilkleri başarmaya, kahraman Ordumuzun gücüne güç katmaya devam edeceğiz!” STM Sürü İHA Kabiliyetleri STM’nin sahip olduğu özgün algoritmalar ve yazılımlar sayesinde STM sürü sisteminde bulunan taktik İHA’lar, gerçek zamanlı olarak birbirileri arasında haberleşebiliyor, hedef tespiti, paylaşımı ve önceliklendirmesi yaparak, sürü saldırısı icra edebiliyor. STM’nin sürü zekâsı mimarisi, merkezi bir kontrol birimine bağımlı olmadan, her bir İHA’nın görev kararlarını kendi almasına imkân tanıyor. Bu dağıtık kontrol mimarisi, sistemin bir parçası devre dışı kalsa bile sürünün görevi sürdürebilmesini sağlıyor ve görev başarısını artırıyor. Sürü sistemleri, satürasyon saldırısı konsepti çerçevesinde, aynı anda çok sayıda İHA’nın koordineli biçimde hedef bölgeye seyrüseferini sağlayarak, düşman savunma sistemlerinin satürasyona uğratılmasını ve etkisiz bırakılmasını hedefliyor. STM algoritmaları sayesinde sürü içindeki İHA’lar, taşıdıkları mühimmat türüne uygun hedeflerle angaje oluyor. Örneğin; insan veya araç hedeflerini ayırt edebilen, anti-personel veya zırh delici mühimmat taşıyan İHA’lar, hedef tipine göre otonom angajman yapabilmektedir. Geliştirilen sistemlerde, sürüye gerçek zamanlı olarak yeni İHA’lar eklenip çıkarılabiliyor, görevler güncellenebiliyor ve görev bölgesi içinde sürü bölünerek farklı alt görevler icra edebiliyor. STM, sürü İHA alanındaki kabiliyetlerini, Ankara Polatlı’da Ocak 2026’da icra edilen saha testinde kanıtlamıştı. 20 adet KARGU’dan oluşan sürü; tamamen milli algoritmalarla, tek operatör kontrolünde otonom şekilde gerçek mühimmatla hedeflerini tam isabetle vurmuş, bir ilke daha imza atmıştı. Özellikler Sürü Zekâsı AlgoritmalarıSatürasyon Saldırısı KonseptiDağıtık Kontrol MimarisiİHA’lar Arası İletişim AltyapısıOtonom Formasyon Oluşturma ve SürdürmeÇarpışma Önleme SistemiGerçek Zamanlı Hedef Tespiti ve SınıflandırmasıSürü İçi Görev PaylaşımıHedef Önceliklendirme ve Görev AtamaCRPA Destekli Anti-jam SeyrüseferKERKES Entegrasyonu ile KKS Bağımsız SeyrüseferSürü Bölünmesi ve BirleşmesiGerçek Zamanlı Sürüye Katılma ve Sürüden Ayrılma Sürü Zekâsı Algoritmaları Satürasyon Saldırısı Konsepti Dağıtık Kontrol Mimarisi İHA’lar Arası İletişim Altyapısı Otonom Formasyon Oluşturma ve Sürdürme Çarpışma Önleme Sistemi Gerçek Zamanlı Hedef Tespiti ve Sınıflandırması Sürü İçi Görev Paylaşımı Hedef Önceliklendirme ve Görev Atama CRPA Destekli Anti-jam Seyrüsefer KERKES Entegrasyonu ile KKS Bağımsız Seyrüsefer Sürü Bölünmesi ve Birleşmesi Gerçek Zamanlı Sürüye Katılma ve Sürüden Ayrılma Dünyanın Ordularının Tercihi: KARGU Kamuoyunda “kamikaze İHA” olarak da bilinen vurucu KARGU, STM tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterine 2018 yılında giren KARGU, TSK başta olmak üzere Türkiye’de çeşitli güvenlik güçleri tarafından terörle mücadele, özel operasyonlar ve sınır ötesi operasyonlarda etkin şekilde kullanılıyor. Farklı coğrafi ve arazi koşullarında kendini başarıyla kanıtlayan KARGU, bugüne kadar dört farklı kıtada 15 ülkeye ihraç edildi. Kullanıcı personel sahadaki anlık duruma göre, KARGU’dan anti personel mühimmat başlığını çıkarıp, zırh delici başlığı hızlıca değiştirebiliyor. Düşük radar kesit alanı özelliği ile düşman bölgesinde tespit edilmesi zor olan KARGU, tek bir asker tarafından kolayca taşınıp görev alanında 1 dakika içinde kurulabiliyor. KARGU, üzerindeki yapay zeka ve görüntü işleme kabiliyetleri, sessizliği, taşıdığı patlayıcıyı hedefe tam ulaştırma yetenekleriyle önemli bir sürpriz etki ve operasyonel üstünlük sağlıyor. KARGU, sahip olduğu gelişmiş elektro optik ve kızılötesi kameralar ile gece-gündüz etkin operasyon yapabiliyor. 30 dakikadan fazla havada kalabilen KARGU, 10 km menzile sahip. KARGU’lar sürü halde de görev yapabiliyor. Ayrıca KARGU, STM’nin geliştirdiği yazılımlarla, elektronik harp ortamından etkilenmeden, GNSS’ten bağımsız görev yapabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM VTOL İHA “TURUL” Test Uçuşlarına Başarıyla Devam Ediyor Haber

STM VTOL İHA “TURUL” Test Uçuşlarına Başarıyla Devam Ediyor

Türkiye’nin önde gelen savunma ve teknoloji şirketlerinden STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., milli imkanlarla geliştirdiği insansız hava araçlarının test faaliyetlerini sürdürüyor. STM’nin IDEF-2025 Fuarı'nda ilk kez görücüye çıkardığı, dikey iniş-kalkış kabiliyetine sahip STM VTOL İHA TURUL, saha testleri aşamasında kritik aşamaları geride bıraktı. Bulutaltı operasyonlarda fark yaratan ve istihbarat, keşif ve gözetleme (ISR) görevleri için optimize edilen TURUL, gerçekleştirilen test uçuşlarında otonom yeteneklerinden tam not aldı. Sahadan paylaşılan son görüntülerde TURUL, otonom kalkış ve seyrüseferinin ardından, sabit ve hareketli hedeflerin takibini tamamladıktan sonra başarıyla iniş yapıyor. Kalifikasyon testleri devam ederken STM bünyesinde seri üretime hazırlık çalışmaları da paralel olarak devam ediyor. İsmini Türk mitolojisinde gücü, asaleti ve gökyüzündeki mutlak hakimiyeti temsil eden efsanevi avcı kuştan alan TURUL, dikey iniş-kalkış yeteneğiyle operasyonel sahanın yeni koruyucusu olmaya hazırlanıyor. “Bulutaltı Operasyon Kabiliyetiyle Kesintisiz Gözetleme Sunuyoruz” TURUL’un başarıyla devam eden test süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, platformun modern muharebe doktrinindeki yerine dikkat çekerek şunları kaydetti: “Günümüz savunma ekosisteminde, platformların sadece uçması değil, sahadaki veriyi ne kadar hızlı ve güvenli işlediği kritik önem taşıyor. Sabit kanatlı İHA’larımızın operasyonel menzil avantajını, dikey iniş-kalkış esnekliğiyle birleştirerek pist altyapısı zorunluluğunu ortadan kaldıran bir çözüm ortaya koyduk. Deniz platformlarından veya herhangi bir kara noktasından kalkış ve iniş yapabilen TURUL, özellikle bulutaltı operasyon kabiliyeti sayesinde, zorlu hava şartlarında ve yüksek irtifa gerektiren görevlerde dahi görüntüden kopmadan kesintisiz istihbarat sağlıyor. Elektronik harp direnci yüksek, milli yazılımlarla donatılmış bu sistemimizle; sınır güvenliğinden stratejik tesis korunmasına kadar her alanda tam bağımsızlık vizyonumuza bir tuğla daha ekliyoruz. QR Kod ile Milimetrik İniş Test faaliyetlerinde başarıyla uygulanan QR kod işaretleyici tabanlı iniş ve mmWave radar desteği, sistemin otonom olarak belirlenen noktaya milimetrik hassasiyetle dönmesini sağlıyor. 2 saati aşan havada kalış süresi ve 200 kilometrelik uçuş menziliyle TURUL; taktik keşif, alan gözetleme ve hedef tespiti görevlerinde uçtan uca çözüm sunuyor. TURUL ile Uzun Operasyon Süresi STM tarafından geliştirilen Sabit Kanatlı VTOL İHA Sistemi TURUL, pist ihtiyacını ortadan kaldıran yapısı ve otonom görev kabiliyetiyle hem askeri hem de sivil operasyonlarda çok yönlü bir imkan sunuyor. Uzun havada kalış süresi ve yüksek faydalı yük kapasitesiyle öne çıkan sistem, keşif, gözetleme (ISR), mühimmat bırakma, suüstü mayın tarama görevlerinde otonom olarak görevini icra edebiliyor. Entegre EO/IR görüntüleme sistemleri sayesinde gece ve gündüz görev yapabilen TURUL, tek personel ile kısa sürede kullanıma hazır hale gelebilir. Kabiliyetler Keşif, Gözetleme, İstihbaratDikey Kalkış İniş KabiliyetiQR İşaretleyici Tabanlı Hassas İniş KabiliyetimmWave Radar Destekli Hassas Otonom İniş KabiliyetiEO/IR Görüntüleme Sistemi ile Gerçek Zamanlı Görüntü AktarımıUzun Havada Kalış ve Geniş Görev YarıçapıGNSS Karıştırma Dayanımlı SeyrüseferGörev Planlama ve Otonom Uçuş YeteneğiGece/Gündüz Operasyon Kabiliyeti Teknik Özellikler Uçuş Menzili: 200 kmHaberleşme Menzili: 60 km (LOS)Operasyonel Uçuş İrtifası: 2000 m (MSL)Uçuş Süresi: 2 saatKalkış Ağırlığı: 35 kgKanat Açıklığı: 3.6 mÇalışma Sıcaklığı: -20 / +50 °C Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN’dan SAHA 2026 Çıkarması Haber

ASELSAN’dan SAHA 2026 Çıkarması

ASELSAN, 5-9 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezinde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarında, güncel harp sahasını, geleceğin milli teknolojilerini küresel savunma ekosistemi ile bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı Kapanış Programında açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı parlayan ülkeler arasına adını gururla yazdırdığını belirten Cumhurbaşkanımız “Bu başarı tablosunun gerisinde şüphesiz on yılların emeği, gecesini gündüzüne katarak adanmış bir ruhla çalışan 100 bini aşkın vatan evladının gayreti, milletimizin desteği ve devletimizin iradesi vardır, inşallah daha iyi yerlerde olacak. Daha büyük başarı hikâyelerini birlikte yazacak, savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağız” dedi. SAHA’nın en büyük stant alanına ve en geniş ürün yelpazesine sahip firması olan ASELSAN; fuarda başta ÇELİKKUBBE bileşenleri olmak üzere denizlerin altından uzayın derinliklerine uzanan her alanda geliştirdiği milli çözümleri uluslararası delegasyonların beğenisine sundu. ASELSAN standını başta Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, Sanayii ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Alparslan Bayraktar, Ticaret Bakanımız Ömer Bolat, Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek, Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanlarımız, MİT Başkanımız İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanımız Prof. Dr. Haluk Görgün, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ile Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar olmak üzere çok sayıda yerli ve yabancı delegasyon ziyaret etti. Havada, karada, denizde mutlak hakimiyet ASELSAN, fuar boyunca Mavi Vatan’ın Yeni Vurucu Güçleri, ÇELİKKUBBE'ye Yeni Yetenekler ve Hava Taarruzunda Oyun Değiştirecek Sistemler Lansmanı yaptı. Bu kapsamda Türkiye’nin ilk Kamikaze OSA’sı KILIÇ ile TUFAN Kamikaze İDA, ILGAR 3-LT Muhabere Elektronik Harp Sistemi, KORAL AD Hava Savunma Elektronik Harp Sistemi, MİĞFER Öz Savunma FPV Önleme Sistemi, GÖKALP Otonom Kinetik Dron İmha Sistemi, GÖKBERK 10 Lazer Silah Sistemi, EJDERHA 210 Yüksek Güçlü Mikrodalga Silah Sistemi, FULMAR 500A ile TOLUN’un üç farklı varyasyonu SAHA’da yer aldı. ASELSAN, Türkiye’nin savunma ve ileri teknoloji alanındaki en önemli buluşmalarından biri olan SAHA 2026’da ÇELİKKUBBE’nin bileşenlerinden ALP Alçak İrtifa Radarını, GÜRZ Hibrit Hava Savunma Sistemini, KORKUT Hava Savunma Sistemini, EJDERHA Anti İHA Sistemini, GÖKBERK Mobil Lazer Silah Sistemini ve PUHU’yu sergiledi. Küresel savunma aktörleriyle yeni iş birlikleri ASELSAN, SAHA’da oyun değiştirici teknolojilerin gücüyle savunma sanayiinin küresel aktörleriyle yeni iş birliklerine kapı araladı. ASELSAN ile Endonezyalı PT REPUBLIK arasında İnsansız Deniz Araçları Faydalı Yükleri ve Görev Kritik Haberleşme Sistemleri Sözleşmeleri imzalandı. ASELSAN ile Umman savunma sanayi şirketi Sinan Advanced Industries arasında da ortak girişim kurulmasına yönelik sözleşme imza töreni gerçekleşti. SAHA 2026'da Savunma Sanayii Başkanlığı ile ülkemizin gücüne güç katacak yeni sözleşmelere de imza atıldı. Bu kapsamda Hava Savunma Sistemleri İlave Seri Üretim, İnsansız Savaş Uçağı Alt Sistemler Tedarik, Elektro Optik Sistemleri İlave Tedarik, Erken İhbar Radarları, Yakın Yörünge Uyduları ve Askeri 5G, Kriptolu Emniyet Telsiz Muhabere Sistemi Yaygınlaştırma ve Yapay Zeka Destekli Jandarma KGYS Sözleşmeleri imzalandı. ASELSAN Nanotech Eskişehir kuruluyor SAHA 2026'da imzalanan sözleşme ile; ASELSAN Nanotech, Eskişehir'de faaliyetlerine başlayacak. Böylece ÇELİKKUBBE kapsamındaki füze sistemlerinde kullanılan seramik radomların yerli ve milli imkânlarla, daha yüksek kapasite ve kalite standartlarında üretilmesi sağlanacak. ASELSAN, tedarik ekosistemiyle birlikte modern harp sahasının ve geleceğin teknolojilerini bugünden şekillendiriyor. ASELSAN, SAHA’da millileştirme yolculuğunda başarıyla ilerleyen tedarik ekosistemindeki firmalara 1000 Ürünle Millileştirme Yolculuğu Töreninde ödüllerini takdim etti. Fuar kapsamında ASELSAN standında TRT 1’in sevilen dizisi Teşkilat oyuncuları ile imza günü düzenlendi. SAHA’nın halk gününde fuara akın eden vatandaşlar, imza gününe yoğun ilgi gösterdi. Vatandaşlar, dizinin oyuncularıyla sohbet ederek, hatıra fotoğrafı çektirdi. Dünyaya yön veren küresel teknoloji markası ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol, SAHA 2026’nın şirketin küresel marka yolculuğunun en önemli yapıtaşı olduğuna dikkat çekti. SAHA’da ASELSAN’ın ihracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında önemli ortaklıklara imza atıldığını belirten Akyol, sözlerini şöyle sürdürdü: “SAHA, Türkiye’nin savunma sanayiinde ve ileri teknolojide geldiği noktanın dünyaya ilan edildiği önemli bir platform oldu. Burada gerçekleştirdiğimiz lansmanlarla milli mühendisliğin gücünün küresel rekabetteki iddiasını ortaya koyduk. ASELSAN olarak hedefimiz artık seri üretim kabiliyetimizle küresel ligde oyun kurucu olarak standartları belirlemek. SAHA, bu açıdan ASELSAN’ın küresel teknoloji markası olma yolculuğunda sıçrama tahtası niteliğini taşıdı. Fuar, aynı zamanda ASELSAN’ın gittikçe güçlenen seri üretim kaslarıyla dünyaya yön veren bir marka haline gelmesini hızlandırıyor. Gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri ve lansmanlar ihracatta yeni pazarların kapısını araladı. Fuar, ASELSAN mühendisliğinin gücünü küresel vitrine taşımak ve rekabet gücünü üst lige çıkarmak için stratejik bir fırsat yarattı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM Sualtındaki Yeni Amiral Gemisi “TENGİZ”i Gün Yüzüne Çıkardı Haber

STM Sualtındaki Yeni Amiral Gemisi “TENGİZ”i Gün Yüzüne Çıkardı

Türk savunma sanayiinin milli projelerinde kritik roller üstlenen STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., sualtı platformlarındaki tecrübesini insansız sistemlerle bir üst seviyeye taşıyor. STM’nin kendi öz kaynaklarıyla geliştirdiği Büyük Otonom İnsansız Sualtı Aracı TENGİZ, 400 metreyi aşan görev derinliği ve 20 günü geçen operasyon süresiyle denizlerdeki yeni güç çarpanı olarak ilk kez SAHA 2026’da kamuoyuna tanıtıldı. Güleryüz: STM’nin İnsansız Sualtı Ailesi Büyüyor STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, STM’nin askeri denizcilik tecrübesini otonom teknolojileri ile birleştirerek, Mavi Vatan savunmasında oyun değiştirici platformlar geliştirdiğini belirterek şunları kaydetti: “İnsansız otonom sualtı araçları yolculuğumuza, yüksek yerlilik oranıyla geliştirdiğimiz STM NETA 300 ile başlamıştık. NETA 300’ün deniz testlerini başarıyla tamamlamış olmanın verdiği gururla, şimdi bu aileyi orta ve büyük sınıftaki yeni üyelerimizle genişletiyoruz. TENGİZ bu ailemizin en büyük ve en yetkin üyesi olarak öne çıkıyor. TENGİZ, konvansiyonel bir denizaltının icra edebileceği hemen hemen tüm kritik görevleri, personelimizi riske atmadan, insansız ve yüksek otonomiyle gerçekleştirebilecek bir platformdur. İstihbarattan mayın harbine, torpido atışından 'ana gemi' konseptine kadar sunduğu bu devasa kapasite, Türkiye’nin sualtındaki teknolojik egemenliğini perçinleyecektir.” Derinliklerin Görünmez Muhafızı Adını Eski Türkçe’de 'deniz' ve 'sonsuz su' anlamına gelen kelimeden alan TENGİZ, sualtı harbinin temel gereksinimlerini karşılamak üzere çok amaçlı bir operasyonel yapı sunuyor. Platform; istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) faaliyetlerinin yanı sıra denizaltı savunma harbi kapsamında hedef takibi ve bariyer kurma görevlerini yerine getiriyor. Elektronik harp, sinyal istihbaratı ve deniz tabanı haritalama gibi teknik görevlerde de kullanılan TENGİZ, kritik altyapıların denetiminde rol alırken aynı zamanda taarruzi mayın harbi kapsamında belirlenen alanlara mayın dökme kabiliyetine sahip bulunuyor. Ağır ve çok hafif torpido fırlatma yeteneğine sahip olan TENGİZ, bünyesinde STM NETA 300 otonom sualtı aracını ve ALPAGUT akıllı dolanan mühimmat sistemini taşıyıp sualtından fırlatabilen bir "ana gemi" (mothership) yapısıyla çalışıyor. ADVENT Komuta Kontrol mimarisi sayesinde ağ merkezli harp konseptine dahil olan platform, uydu haberleşmesi üzerinden veri aktarımı gerçekleştiriyor. 40 feet ISO konteyner boyutlarıyla uyumlu olan TENGİZ, limanların yanı sıra lojistik destek gemileri ve TCG ANADOLU (LHD) gibi havuzlu gemilerden otonom olarak göreve başlayabiliyor. 400 metre Derinlerde 20 Günden Fazla Görev Süresi Ekstra Büyük Sınıf İnsansız Sualtı Aracı (XLUUV) kategorisinde yer alan TENGİZ; 11,2 metre uzunluğa, 1,6 metre çapa ve 17,8 ton deplasman ağırlığına sahip. 400 metreyi aşan derinliklerde görev icra edebilen platform, sualtında 8 knotun üzerinde hıza ulaşabiliyor. Sistem mimarisi ve enerji kapasitesi, aracın herhangi bir dış desteğe ihtiyaç duymadan 20 günü aşkın süre boyunca kesintisiz operasyon sürdürmesine olanak tanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.