Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Endokrinoloji

Kapsül Haber Ajansı - Endokrinoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Endokrinoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aşırı Terleme Pek Çok Hastalığın Belirtisi Olabilir Haber

Aşırı Terleme Pek Çok Hastalığın Belirtisi Olabilir

Ancak bazı kişilerde ter bezleri, herhangi bir fiziksel aktivite, sıcak ortam veya belirgin bir neden olmaksızın da aşırı çalışabilmekte. Bu durumda ortaya çıkan terleme, günlük yaşamı ve sosyal hayatı olumsuz etkileyebilecek düzeylere ulaşabiliyor. Öyle ki, sorun bazı bireylerde kıyafet değiştirmeyi gerektirecek veya günlük aktiviteleri zorlaştıracak kadar yoğun oluyor. Hastalığın en sık görüldüğü yerler ise; avuç içleri, ayak tabanları, koltuk altları ve yüz bölgesi şeklinde sıralanıyor. Neden Aşırı Terliyoruz? Aşırı terleme; genetik yatkınlık, enfeksiyonlar, diyabet, tiroit hastalıkları, obezite ve kalp yetmezliği gibi sağlık sorunlarının yanı sıra menopoz ve hamilelik gibi hormonal değişimlere bağlı olarak ortaya çıkabilen bir durum. Hastalıktan bağımsız görülen primer bölgesel aşırı terleme genellikle ısı artışı, egzersiz, stres ve genetik faktörler nedeniyle tetiklenebiliyor. Bir hastalığa bağlı oluşan sekonder aşırı terleme ise; obezite, diyabet, tiroit hastalıkları, menopoz, hamilelik, gut hastalığı, sinir sistemi bozuklukları, alkol kullanımı veya alkolizm, solunum ve kalp yetmezliği gibi nedenlerle ortaya çıkıyor. Belirtiler Çocuk ve Yetişkinlerde Farklı Aşırı terlemenin belirtileri, hastalığın primer veya sekonder olmasına, hatta yaş gruplarına göre farklılık gösterebiliyor. Ciltte belirgin ıslaklık ve sürekli nem hissi, kıyafetlerde sık sık oluşan ter kaynaklı nemlenme, vücut kokusunda artış, zamanla ciltte tahriş, kaşıntı veya enfeksiyon eğilimi ve terlemenin genellikle çift taraflı ve benzer şiddette olması genellikle sıkça görülen belirtilerdir. Çocukluk dönemindeki aşırı terleme, yazı yazarken kâğıdın ıslanması, bilgisayar klavyesi kullanımında zorlanma veya piyano gibi enstrümanları çalarken elin kayması gibi işlevsel sorunlara yol açabilirken, erişkinlerde daha çok sosyal etkiler ön plandadır. Bu dönemde kişiler el sıkışmaktan kaçınma, sosyal ortamlarda rahatsızlık hissetme gibi durumlar yaşayabiliyor. İleri düzey vakalarda, ellerin silinmesine rağmen saniyeler içinde yeniden terleme oluşabilirken, nadiren de olsa el bileklerinden itibaren renk değişiklikleri ve ciltte pullanma gibi dermatolojik bulgular da aşırı terlemeyle ilişkili olabiliyor. Aşırı terleyen kişilerin öncelikli başvuracağı tıbbi alanlar dahiliye ve dermatolojidir. Ancak altta yatan nedenlerden şüphe duyulması halinde endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları, nöroloji veya ilgili branşlara yönlendirme yapılabilir. Hastalığın tanısı çoğu zaman hastanın öyküsü ve fizik muayenesi ile konabilirken; tanı sürecinde kan testleri, tiroit fonksiyon değerlendirmeleri, kan şekeri ölçümleri ve hormonal incelemeler gibi laboratuvar tetkikleri yapılabilir. Böylece sekonder aşırı terlemeye neden olabilecek diyabet, tiroit hastalıkları veya hormonal bozukluklar gibi durumlar dışlanarak tanı daha net hale getirilebilir. Aşırı Terlemenin Tedavisinde Botoks da Kullanılıyor İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Meral Maralcan, aşırı terleme tedavisinin hastalığın tipine, şiddetine, etkilenen bölgeye ve altta yatan nedene göre kişiye özel planlandığını söylüyor. Buna göre sekonder aşırı terlemede öncelik, terlemeye neden olan diyabet, tiroit hastalıkları gibi temel sağlık sorunlarının tedavi edilmesidir. Primer bölgesel aşırı terleme vakalarında ise hastanın ihtiyacına göre farklı tedavi seçenekleri değerlendirilmekte. Tedavinin ilk basamağında genellikle terlemeyi azaltmaya yönelik krem ve deodorant gibi ürünler tercih edilir. Bu ürünler ter bezlerinin çıkış noktalarını geçici olarak etkileyerek terleme miktarını azaltmayı destekler. Özellikle hafif ve orta şiddetteki vakalarda etkili sonuçlar sağlayabilir. Bir diğer yaygın yöntem ise botoks tedavisidir. Botulinum toksini, terlemeye neden olan sinir iletimini geçici olarak bloke ederek ter bezlerinin aktivitesini azaltır. Özellikle koltuk altı bölgesinde daha uzun süreli etki sağlarken el bölgesinde etkisi genellikle birkaç ay sürebilir. Bu yöntemlerden yeterli fayda sağlanamadığında, özellikle el ve ayak terlemelerinde düşük seviyeli elektrik akımı ile uygulanan tedavi yöntemlerinden yararlanılabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Diyabet Alarmı: 2045’te Hasta Sayısı 700 Milyona Ulaşabilir Haber

Diyabet Alarmı: 2045’te Hasta Sayısı 700 Milyona Ulaşabilir

İnsülin direnci, insülin eksikliği ya da her iki durumun birlikte görülmesiyle ortaya çıkan ve yüksek kan şekeriyle seyreden diyabet, dünya genelinde ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Diyabetli birey sayısının 2045’te 700 milyon olacağının öngörüldüğünü belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Fulya Akın, “Ülkemizde 20 yaş üzeri her 100 kişiden yaklaşık 15’inin diyabetli olduğu tahmin ediliyor. Şu anda Avrupa’da en fazla diyabetli bireye sahip üçüncü ülke olan Türkiye’nin 2045’te de dünyada en yüksek diyabetli nüfusa sahip ilk 10 ülke arasında yer alması bekleniyor” dedi. Tip 1’de insülin tedavisi şart Diyabetin temel olarak Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere iki farklı türü bulunduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Fulya Akın, “Tip 1 diyabette genetik yatkınlığa ek olarak bazı çevresel tetikleyiciler hastalığın ortaya çıkmasına neden olur ve vücut insülin üretemez hale gelir. Dolayısıyla Tip 1 diyabette insülin tedavisi yaşam için zorunludur. Tip 2 ise daha çok yaşam tarzı, obezite ve hareketsizlikle ilişkilidir ve vücut insülini yeterince kullanamaz. Bu nedenle sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve kilo kontrolü gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle Tip 2 diyabetin önüne geçmek ve hastalığı kontrol altında tutmak mümkün” dedi. Kazalardan sonra en sık amputasyon nedeni diyabet Diyabetin, trafik kazalarından sonra en sık görülen ayak kesilme nedeni olduğunu vurgulayan Akın, “Bu durum, diyabetin ciddiyetinin asla göz ardı edilmemesi gerektiğini en çarpıcı şekilde gösteriyor. Böbrek yetmezliğinin en önemli nedenlerinden biri olan diyabetin yaygın belirtileri arasında sık idrara çıkma, aşırı susama, iştah artışı, halsizlik ve ağız kuruluğu yer alıyor. Tedavi edilmediğinde böbrekler, damarlar ve kalp başta olmak üzere birçok organı etkileyen hastalık, kalp-damar hastalığı riskini üç kata kadar artırıyor. Ayrıca erişkinlerde körlüğe ve ciddi dolaşım bozukluklarına da yol açabiliyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.