Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Endüstriyel Tasarım

Kapsül Haber Ajansı - Endüstriyel Tasarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Endüstriyel Tasarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İSO ile YTÜ Sanayinin Test ve Analiz Erişimi için Protokol İmzaladı Haber

İSO ile YTÜ Sanayinin Test ve Analiz Erişimi için Protokol İmzaladı

İSO üyesi işletmeler, YTÜ Merkezi Araştırma Laboratuvarı’nın aktif cihaz ve ekipmanlarıyla sunulan test ve analiz hizmetlerinden yüzde 15 indirimli yararlanabilecek.İSO genel merkezi Odakule binasında gerçekleşen törende YTÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Vatan Karakaya ve Prof. Dr. Güleda Engin, YTÜ Merkez Laboratuvar Müdürü Prof. Dr. Rabia Çakır, Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Yiğit Arabul ve YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip de bulundu. 7 Temmuz 2025 tarihinde imzalanan Üniversite-Sanayi İş Birliği Protokolü’nün devamı niteliğindeki yeni iş birliğiyle birlikte İSO üyesi işletmeler, YTÜ Merkezi Araştırma Laboratuvarı’nın yetkinlikleri kapsamında sunduğu test ve analiz hizmetlerine yüzde 15 indirimle başvurabilecek. Başvurular; laboratuvarın teknik yeterliliği, cihaz ve personel kapasitesi, ilgili mevzuat ve merkez prosedürleri çerçevesinde değerlendirilecek. İmza töreninde konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, şunları söyledi: “Üniversitelerimiz, iş dünyamızın ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmesinin yanı sıra bilginin üretilmesi, yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve bu bilginin ekonomik değere dönüştürülmesinde kritik bir rol üstlenmektedir. Yıldız Teknik Üniversitesi de köklü geçmişi, güçlü akademik birikimi, araştırma altyapısı ve uygulama odaklı yaklaşımıyla ülkemizin bilim ve teknoloji ekosistemine önemli katkılar sunan seçkin yükseköğretim kurumlarımızdan biridir. Bizler, bu potansiyelin sanayimizle daha güçlü şekilde buluşmasını son derece kıymetli buluyoruz. Bugün atacağımız imzayı, sadece finansal bir kolaylaştırma olarak görmemek gerekir. Bu protokol, üniversite-sanayi iş birliğini sahaya, üretim bantlarına ve laboratuvarlara indiren somut bir adımdır. Böylece firmalarımızın ürün geliştirme, kalite kontrol, belgelendirme, AR-GE ve yenilikçilik çalışmalarına daha etkin destek sağlanırken, üniversitenin bilgi birikimi ve teknolojik kapasitesi daha kolay bir şekilde sanayiye aktarılacaktır. Ayrıca, önemli hedeflerimizden biri olan, ülkemizin ve kurumlarımızın kaynaklarını verimli şekilde kullanmak da bu protokol ile büyük ölçüde hayata geçmiş olacktır.” YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik, iş birliği imza protokolünde şunları söyledi: “Merkezi araştırma laboratuvarını beraber kullanalım istiyoruz. Üniversitelerde merkezi laboratuvarlar daha çok akademiye hizmet eder ancak akademinin tek başına yaptığı araştırmalar sahaya inmediğinde ne yazık ki kâğıt üstünde, raflarda kalabiliyor; uygulamaya dönük olmayabiliyor. Sizler ürün tarafını biliyorsunuz, bizler ise AR-GE tarafını biliyoruz. Laboratuvarlarımızı ve akademik bilgi birikimimizi sanayicimizin ürün geliştirme süreçleriyle birleştirdiğimizde, ülkemiz adına çok daha faydalı ve katma değerli işler üretmiş olacağız. Bu merkezi araştırma laboratuvarını ortak kullanıyor olmamız, hem mevcut atıl kapasiteyi daha verimli hale getirmek hem de sanayimizin AR-GE potansiyelini çok daha yukarılara taşımak için önemli bir adım olacak. Ben her zaman ifade ediyorum; 'işleyen demir ışıldar' anlayışıyla bir cihaz yatarak değil, çalışarak eskisin. İmzaladığımız bu protokolün hem üniversitemize hem de sanayicilerimize büyük katkılar sunacağına ve ilerleyen süreçte hayata geçecek yeni ortak projelere güçlü bir zemin hazırlayacağına yürekten inanıyorum.” İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz da protokol töreninde şöyle konuştu: “Böyle önemli bir protokole ortak olunduğu için sanayicilerimiz adına çok teşekkür ediyorum. Tabii sanayicilerimizin yüksek teknolojiyi, laboratuvarları kullanabilme şansını bize açıyorsunuz. Bu bizim için çok kıymetli ve çok değerli. Aynı zamanda AR-GE ve inovasyon odaklı bir adımla teoriyi pratikle buluşturma noktasında çok kıymetli bir adım olduğunu düşünüyorum. Bu şekilde hem dünya pazarlarındaki rekabet gücümüz artacaktır hem insan kaynaklarımızın kalitesi yukarı çekilecektir. Orada da bir eğitim olacak sonuçta, az evvel konuştuğumuz gibi öğrenmeyle beraber. Ben 70 yıllık bir sanayi ailesinin içerisinden geliyorum ve endüstriyel alanda bizim için çok kıymetli bir çalışma olacak bu. Üniversitelerle hep sözde kalan, hep konuşulan üniversite-sanayi iş birliğinde bu somut bir adım olacak. Zaten başlatılmış olan bu süreç sizin kıymetli katkılarınızla ilerleyecek. Hem sanayicilerimiz hem üniversitemiz hem de ülkemiz açısından çok kıymetli bir çalışma. Çok teşekkür ediyorum.” Yapılan konuşmaların ardından protokol İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in imzalarıyla hayata geçirildi. Laboratuvar altyapısı doğrudan üretimin hizmetinde Protokol kapsamında YTÜ, otomasyon sistemine gerekli üyelik belgeleriyle kaydolan İSO üyesi firmaları tanımlayacak; analiz taleplerine ilişkin bilgilendirme ve yönlendirme sağlayacak. Merkezde aktif olarak hizmet veren cihaz ve ekipmanlarla, mevcut yetkinlikler dâhilindeki test ve analizler gerçekleştirilecek; uygun bulunan sonuçlar otomasyon sistemi üzerinden firmalarla paylaşılacak. İSO ise üyelerini laboratuvarın imkânları hakkında bilgilendirecek, üyelik için gerekli İSO kayıt belgelerinin sunulmasını sağlayacak ve firmaların analiz taleplerini YTÜ Merkezi Araştırma Laboratuvarı’na yönlendirecek. Taraflar ayrıca ilgili sektörlerle olası iş birliklerini geliştirecek etkinlik ve buluşmalar için koordinasyon yürütecek. Köklü iş birliğinde yeni halka İSO ile YTÜ; eğitim ve öğretim, AR-GE ve inovasyon, etkileşim ve iş birliği geliştirme başlıklarında uzun süredir ortak çalışmalar yürütüyor. Yıldız Teknopark’a taşınarak akademi, sanayi ve girişimcilik ekosisteminin kullanımına sunulan Endüstriyel Tasarım ve Prototipleme Merkezi, bu ortaklıın somut örnekleri arasında yer alıyor. İSO Genç Araştırmacılar Programı kapsamında da 2023’ten bu yana sanayinin ihtiyaçlarına yönelik lisans ve lisansüstü tez iş birlikleri geliştiriliyor; bugüne kadar YTÜ ile İSO üyeleri arasında 30 öğrenci-firma eşleşmesi gerçekleştirildi. Bir yıl süreyle geçerli olacak protokol, taraflardan biri sürenin bitiminden en az bir ay önce yazılı fesih bildiriminde bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemler hâlinde uzayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin Tasarım Hafızası Dijital Arşive Dönüşüyor Haber

Türkiye'nin Tasarım Hafızası Dijital Arşive Dönüşüyor

Tercüman ve Haliç Üniversitesi’nin iş birliğinde, sunuculuğunu Tercüman Yazı İşleri Müdürü Olcay Can Kaplan'ın üstlendiği seri, Türkiye'nin tasarım tarihine yalnızca akademik bir perspektiften değil; bizzat dönemin içinde yer almış bir ismin anlatımıyla ışık tutuyor. YouTube üzerinden yayınlanan beş bölümlük ilk seri, mimarlıktan endüstriyel tasarıma, Anadolu'nun üretim kültüründen Osmanlı sanayileşmesine ve Türkiye'nin otomotiv serüvenine uzanan geniş bir tarihsel yolculuk sunuyor. Yedi bölüm olarak planlanan podcast her Cuma günü tercüman.com ve Tercüman dijital kanallarında yayınlanıyor. Türkiye'nin Tasarım Belleği Kayıt Altına Alınıyor "Tasarımın Hafızası", yalnızca bir podcast değil; Türkiye'nin tasarım kültürünü gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen sözlü tarih ve kültürel miras projesi niteliği taşıyor. Serinin ilk beş bölümünde; Türkiye'de endüstriyel tasarım eğitiminin kuruluş süreci,Anadolu'nun binlerce yıllık üretim ve tasarım kültürü,Osmanlı'nın sanayileşme vizyonu ve tasarım anlayışı,Türkiye otomotiv sanayisinin gelişim süreci ve Tofaş deneyimi,Camın Büyüsü ve Paşabahçe Serüveni Prof. Dr. Önder Küçükerman'ın birebir tanıklıklarıyla ele alınıyor. Her bölüm, yalnızca tarih anlatmıyor; tasarımın toplumsal hafıza, üretim kültürü ve medeniyet inşasındaki rolünü görünür kılıyor. Endüstriyel Tasarımın Kurucu Kuşağından Bir Tanıklık Prof. Dr. Önder Küçükerman, Türkiye'de endüstriyel tasarım disiplininin oluşumunda doğrudan rol üstlenmiş en önemli akademisyen ve araştırmacılar arasında yer alıyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde Sedad Hakkı Eldem'in öğrencisi ve asistanı olarak yetişen Küçükerman, 1971 yılında Türkiye'nin ilk Endüstri Tasarımı Bölümü'nün kuruluşunda görev aldı. Akademik yaşamı boyunca endüstriyel tasarım eğitiminin gelişmesine öncülük ederken; otomotiv, cam, seramik, mobilya ve sanayi üretimi üzerine yürüttüğü çalışmalarla tasarımın yalnızca estetik değil, kültürel ve ekonomik bir kalkınma aracı olduğunu ortaya koydu. Türkiye otomotiv sanayisinin gelişim süreçlerinde, özellikle Tofaş'ın tasarım ve ürün geliştirme çalışmalarında aktif görev alan Küçükerman; aynı zamanda Osmanlı sanayi tarihi, Beykoz Camları, Anadolu üretim kültürü ve geleneksel tasarım mirası üzerine yayımladığı çok sayıdaki kitap ve araştırmayla alanının en önemli referans isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bugün yarım asrı aşan akademik birikimiyle, Türkiye'nin tasarım tarihini ilk elden anlatabilecek sayılı isimlerden biri olma özelliğini taşıyor. İlk Beş Bölüm Yayında Haliç Üniversitesi’nin destekleriyle hazırlanan ve beş bölümü yayınlanan serinin kalan iki bölümünde ise; Evimizin İçindeki Tarih: Türk Evi ve MobilyaGeleceği Tasarlamak: Yaratıcılığın Yeni Sınırları konuşulacak. "Tasarımın Hafızası", yalnızca tasarım profesyonellerine değil; mimarlık, sanat tarihi, kültürel miras, mühendislik, sanayi tarihi ve Türkiye'nin modernleşme süreciyle ilgilenen herkes için önemli bir başvuru kaynağı olmayı hedefliyor. Kültürel Bir Miras Projesi Günümüzde hızla dijitalleşen bilgi çağında, yaşayan hafızaların kayıt altına alınması her geçen gün daha büyük önem kazanıyor. "Tasarımın Hafızası", Prof. Dr. Önder Küçükerman'ın altmış yılı aşan bilgi birikimini gelecek kuşaklara aktarırken; Türkiye'nin tasarım kültürünü, üretim hafızasını ve sanayi tarihini belgelendiren kalıcı bir dijital arşiv oluşturmayı amaçlıyor. İlk beş bölümü tercüman.com ‘da yayınlanan seri, ilerleyen dönemlerde Türkiye'nin tasarım geçmişine ışık tutacak yeni söyleşiler ve tanıklıklarla büyümeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ORKA Banyo, Tasarım Eğitimini Sürdürülebilir Üretim Yaklaşımıyla Destekledi Haber

ORKA Banyo, Tasarım Eğitimini Sürdürülebilir Üretim Yaklaşımıyla Destekledi

Sürdürülebilirlik odağında gerçekleşen çalışma, genç tasarımcı adaylarını gerçek üretim deneyimiyle buluşturmayı amaçlıyor. ORKA Banyo, tasarım odaklı akademik paydaşlıklarını sürdürülebilirlik vizyonuyla geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda marka, İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü üçüncü sınıf öğrencileriyle özel bir projeye imza attı. “Endüstriyel Tasarım Stüdyosu IV- Mobilya Tasarımı” dersi kapsamında yürütülen çalışmada öğrenciler, fabrikanın seri üretim süreçlerinden ortaya çıkan atıkları yeniden değerlendirerek yenilikçi ürün tasarımları geliştirdi. Proje kapsamında ORKA Banyo fabrikasında düzenli olarak ortaya çıkan üretim artıkları; tasarım sürecinin temel malzeme girdisi olarak değerlendirildi. Böylece öğrenciler, üretimden çıkan bu malzemeleri yalnızca teknik bir artık olarak değil, yeniden işlenebilecek ve tasarıma değer katabilecek alternatif bir kaynak olarak ele alma fırsatı buldu. Tasarım Eğitimi ile Gerçek Üretim Süreçlerinin Buluşması Bu çalışma, atık malzemelerin yeniden değerlendirilmesinin ötesinde, tasarım eğitiminin gerçek üretim süreçleriyle buluşmasına da önemli bir zemin hazırladı. Proje süresince öğrencilere ORKA Banyo’nun üretim yapısı, seri üretim atıklarının oluşum süreci ve kullanılan malzemelerin özellikleri hakkında kapsamlı bilgi aktarımı yapıldı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Santralİstanbul Kampüsü’nde gerçekleştirilen sunum ve paylaşım süreci; ORKA Banyo Marka ve Tasarım Müdürü Esra Tatlıdil Uşar, Kalite Kontrol Direktörü Yasin Kosova ve Tasarımcı Yusuf Öztürk’ün katılımıyla gerçekleşti. Gerçekleştirilen sunumlarda kurumsal yapı, üretim süreçleri ve malzeme detaylarının yanı sıra, atığın tasarım içindeki potansiyeli de farklı yönleriyle ele alındı. Böylece öğrenciler, yalnızca yeni ürün fikirleri geliştirmekle kalmadı; üretim, malzeme, sürdürülebilirlik ve tasarım arasındaki ilişkiyi de daha yakından deneyimleme imkânı buldu. Proje kapsamında öğrenciler tarafından geliştirilen çalışmalar, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin yıl sonu sergisinde de yer aldı. ORKA Banyo, bu iş birliğiyle genç tasarımcı adaylarının yaratıcı bakış açılarını gerçek sektör deneyimiyle buluştururken, üretim atıklarının yeniden değerlendirilmesine yönelik farkındalığın güçlenmesine de katkı sundu. Üniversite ile sanayi arasında kurulan bu iş birliği tasarım eğitimi, bilgi paylaşımı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımı açısından somut ve ilham verici bir örnek ortaya koydu. Marka, önümüzdeki dönemde de üretim süreçlerinden doğan bilgi ve deneyimi akademiyle paylaşmayı, genç yetenekleri destekleyen iş birliklerini artırmayı ve sürdürülebilirlik odağında tasarım kültürünü besleyen projeler geliştirmeyi sürdürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

13. Zeki Yurtbay Tasarım Ödülleri’nde Kazananlar Belli Oldu Haber

13. Zeki Yurtbay Tasarım Ödülleri’nde Kazananlar Belli Oldu

“Doğadan Sanata Sen Tasarla” sloganıyla hayata geçirilen yarışma, bu yıl “X” kavramını merkeze alarak katılımcılara keşfe açık yaratıcı bir alan sundu. Geçmişin izleriyle geleceğin tasarım anlayışını bir araya getiren yarışmada, 88’in üzerinde farklı üniversiteden 166 öğrencinin projesi değerlendirmeye alındı. Kurulduğu günden bu yana tasarımı ve üretimi kültürel bir değer olarak gören Yurtbay Seramik, Zeki Yurtbay Tasarım Ödülleri ile gençlerin hayallerini desteklemeyi sürdürüyor. Yurtbay Şirketler Grubu Kurucusu Zeki Yurtbay’ın yıllar önce dile getirdiği “Gençler hayal etsinler…” yaklaşımından ilham alan yarışma, her yıl farklı bir tema etrafında genç tasarımcıların üretimlerine alan açıyor. Bu yıl yarışmanın jüri üyeleri arasında; Prof. Dr. Sevim Çizer, Ahmet Burçin Gürbüz, Gül Düşüm Madendere, Doç. Dr. Asena Kumsal Şen Bayram ve Aydan Volkan yer aldı. Jüri üyeleri, “30X” teması kapsamında geçmiş ile geleceği yaratıcı biçimde buluşturan projeleri; özgünlük, estetik yaklaşım ve teknik yeterlilik kriterleri doğrultusunda değerlendirdi. Ayrıca bu yıl bir proje de “Jüri Özel Ödülü”ne layık görüldü. Yapı Medya İletişim organizasyonuyla gerçekleştirilen ve Yurtbay Seramik’in sürdürülebilir sosyal sorumluluk projeleri arasında yer alan yarışmada birincilik ödülünü kazanan proje, Unicera Fuarı’nda sergilenecek. 13. Zeki Yurtbay Tasarım Ödülleri Kazananları Birincilik Ödülü Arda Ateş — Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Pelin İşbuyuran — Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Mahir Enes Algök — Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü İkincilik Ödülü Ilgın Merve Tekin — İstanbul Ticaret Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Üçüncülük Ödülü Alptuğ Çetinyol — Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Hatice Paldun — İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri Programı Damla Karahan — İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Kültürel Miras ve Turizm Programı Eş Değer Mansiyonlar Selin Şirem — Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Aleyna Köse — Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık Bölümü Zeynep Bozyayla — Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık Bölümü Serkan Pehlivan — İstanbul Teknik Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Endüstriyel Tasarım Bölümü Selin Melis Aktürk — İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Kültürel Miras ve Turizm Programı Jüri Özel Ödülü Can Berk Telören — Sakarya Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü Yurtbay Seramik Hakkında 1995 yılında Eskişehir’de kurulan Yurtbay Seramik, ulusal çapta büyümesini sürdürerek bugün dünya çapında faaliyet gösteren bir marka haline gelmiştir. 700 bin m² açık, 130.000 m² kapalı alanı kapsayan, toplam 830.000 m²’lik üretim tesislerinde faaliyet göstermektedir. Yıllık kurulu üretim kapasitesi 24.000.000 m²’dir. Yurtbay Seramik, üretiminin %50’ye yakınını 56’dan fazla ülkeye ihraç ederek global pazardaki gücünü artırmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NG Kütahya Seramik, New York’ta Tasarım Dünyasıyla Bir Araya Geldi    Haber

NG Kütahya Seramik, New York’ta Tasarım Dünyasıyla Bir Araya Geldi  

17–19 Mayıs 2026 tarihleri arasında New York Javits Center’da gerçekleştirilen; modern mimarinin, iç mimarlık dünyasının ve endüstriyel tasarım profesyonellerinin en önemli buluşma noktası olan ICFF 2026 Fuarında (Uluslararası Çağdaş Mobilya ve İç Mekân Tasarımı Fuarı) NG Kütahya Seramik rüzgârı esti. Marka; en büyük ebatlı porselen seramik çözümleri, yaşam alanlarına kimlik kazandıran tasarım dili ve yüzey teknolojisindeki son inovasyonlarıyla fuarın en çok ziyaret edilen duraklarından biri oldu. Sergilenen benzersiz koleksiyonlar, yalnızca NG Kütahya Seramik’in vizyonunu değil, aynı zamanda Türk seramik sektörünün ulaştığı üstün tasarım ve üretim kalitesini de uluslararası arenada taçlandırdı. NG STONE: Mutfak ve Yaşam Alanlarında NSF Onaylı Hijyen ve Estetik Mimaride bütünsel yüzey anlayışını bir üst seviyeye taşıyan NG Stone, fuarda özellikle mimarlar ve sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gördü. 160x320 cm boyutlarında sergilenen koleksiyon, mutfak tezgâhlarından geniş zemin uygulamalarına kadar mukavemet ve zarafeti tek bir gövdede buluşturuyor. Türkiye’nin ABD menşeili NSF International gıda temas sertifikasına sahip ilk porselen seramik markası olma unvanını elinde bulunduran NG Stone, doğrudan gıda ile temas eden yüzeylerde maksimum hijyen güvenliği sunuyor. Genişleyen ürün gamındaki yeni doğal taş, mermer ve modern beton efektli yüzey alternatifleri; çizilmeye, lekelenmeye ve ani sıcaklık değişimlerine karşı gösterdiği yüksek dirençle fonksiyonelliği ve lüks tasarımı bir araya getiriyor. NG SLIM: Mimari Özgürlük Sunan 3 mm Ultra İnce Teknoloji Fuarın inovasyon odaklı koleksiyonları arasında öne çıkan NG Slim, 3 mm’lik ultra ince yapısı ve bu inceliğe tezat oluşturan yüksek dayanıklılığı ile modern mimaride ezber bozuyor. İki farklı ebat seçeneği ile tasarımcılara sunulan koleksiyon; yapıların dış cephe kaplamalarından mobilya yüzeylerine, kapılardan özel tasarım bölmelere kadar son derece geniş ve yaratıcı bir uygulama alanı sağlıyor. Hafifliği sayesinde binaların statik yükünü azaltan NG Slim; yüksek UV dayanımı, sıfıra yakın su emme oranı ve agresif kimyasallara karşı gösterdiği direnç gibi üstün teknik özellikleriyle geleceğin sürdürülebilir mimari projelerine kapı aralıyor. Küresel Pazarda Stratejik Genişleme ve Sürdürülebilir Liderlik Dünyanın farklı coğrafyalarından binlerce seçkin markayı ve sektör profesyonelini ağırlayarak çağdaş tasarımın gelecekteki yönünü belirleyen ICFF 2026 Fuarı, NG Kütahya Seramik’in küresel arenadaki gücünü bir kez daha tescilledi. Marka, New York’ta gerçekleştirdiği bu gövde gösterisiyle uluslararası pazarlardaki ihracat hacmini ve marka algısını pekiştirecek stratejik adımlara imza attı. İnovasyon odaklı AR-GE yatırımları ve yüksek üretim kapasitesiyle fark yaratan NG Kütahya Seramik; ileri teknoloji vizyonunu yansıtan NG Slim ve NG Stone koleksiyonları ile dünya porselen seramik pazarındaki liderlik hedeflerine emin adımlarla ilerlemeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Arçelik’ten Öğrencilere Yönelik Tasarım İş Birliği Haber

İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Arçelik’ten Öğrencilere Yönelik Tasarım İş Birliği

İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü, üçüncü sınıf öğrencilerine yönelik ID 302 endüstriyel tasarım stüdyosu dersi kapsamında Arçelik ile bir eğitim iş birliğini hayata geçirdi. Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Soylu, Rana İmam Esirger, Umut Pulat ve Özgür Mutlu Öz yürütücülüğünde gerçekleştirilen stüdyo çalışması, öğrencilere küçük ev aletleri tasarımının kuramsal ve pratik temellerini deneyimleme olanağı sundu. Ders kapsamında ele alınan “Ev Temizliği” teması doğrultusunda öğrenciler, Arçelik markası için yeni nesil temizlik çözümleri geliştirdi. Tasarımlarda fiziksel ürünlerin yanı sıra akıllı dijital kullanıcı deneyimine de odaklanıldı. Proje süreci, Arçelik’in tasarım ve mühendislik ekiplerinde görev yapan uzmanların mentorluğuyla yürütüldü. Sektör profesyonelleri dönem boyunca öğrencilere endüstriyel standartlar, sürdürülebilirlik ve pazar beklentileri konularında bütüncül bir bakış açısı kazandırdı. Malzeme seçiminden ileri üretim tekniklerine, kullanıcı deneyiminden çevresel sürdürülebilirlik ilkelerine kadar endüstriyel tasarımın tüm bileşenlerini kapsayan çalışmalar santralistanbul Kampüsü’nde düzenlenen sergide ziyaretçilerle buluştu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Soylu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Lisans eğitiminde kurduğumuz sektörel iş birlikleri, öğrencilerimizin iş dünyasının beklentilerini ve güncel pratikleri erkenden öğrenmesini sağlıyor. Öğrencilerimiz, üniversite-sanayi iş birlikleri sayesinde portfolyolarını güçlendirme; networking, zaman yönetimi ve takım çalışması yetkinliklerini geliştirme imkânı buluyor. 2025-2026 Güz döneminde Arçelik ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğinin, öğrencilerimizin üniversiteden iş hayatına daha donanımlı ve özgüvenli bir şekilde geçiş yapmalarına katkı sağladığına inanıyoruz.” Arçelik Beyaz Eşya Tasarımı Direktörü Özgür Mutlu Öz ise şunları dile getirdi: “Arçelik Tasarım Ekibi olarak bu iş birliğinden büyük heyecan duyduk. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen tasarım eğitimi kapsamında, genç meslektaşlarımızın gelişimine katkı sağlarken onların farklı bakış açılarını birlikte tartışma ve değerlendirme fırsatı bulduk. Öğrencilerimizi, profesyonel hayatta karşılaşacakları tasarım problemleriyle tanıştırma imkânı yakaladık. Hem süreç hem de ortaya çıkan çalışmalar açısından oldukça verimli bir dönem geçirdiğimize inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Estap, Veri Merkezi Standartlarını Yükseltiyor Haber

 Estap, Veri Merkezi Standartlarını Yükseltiyor

Türkiye’de kabinet sektörüne endüstriyel tasarım ve inovatif dizayn anlayışı kazandıran Estap, DCMax ve Cloudmax kabinetleriyle performans, estetik ve işlevselliği aynı çizgide buluşturuyor. %63 ve %80 perfore ön ve arka kapı seçenekleri sayesinde hava akışını maksimum seviyede yöneten bu çözümler, yüksek yoğunluklu veri merkezi ortamlarında dahi istikrarlı bir soğutma performansı sunuyor. Geniş açılabilen kapı yapıları, kurulum, bakım ve operasyon süreçlerini kolaylaştırarak zaman ve iş gücü tasarrufu sağlıyor. Sıcak ve soğuk koridor uygulamalarına uyumlu tasarlanan kabinetler, pasif soğutma avantajıyla enerji tüketiminin azaltılmasına katkıda bulunurken, işletme maliyetlerini de aşağı çekiyor. Estetik detaylarla desteklenen endüstriyel tasarım yaklaşımı, teknik gereksinimlerin yanı sıra mekânsal bütünlüğü de gözetiyor. DCMax ve Cloudmax kabinetler tüm bu özellikleriyle, sürdürülebilir, verimli ve geleceğe hazır veri merkezi altyapıları için güçlü bir çözüm alternatifi sunuyor. DCMax ve Cloudmax ile Güçlü Veri Merkezi Altyapıları Estap’ın DCMax ve Cloudmax kabinet serileri, veri merkezi altyapılarında operasyonel verimliliği artırmak üzere geliştirilen kapsamlı çözümler sunuyor. Kullanıcı odaklı tasarımlarıyla öne çıkan bu kabinetler; fan sistemleri, dikey kablo düzenleyiciler ve kablo tavaları, tekerlekli ya da sabit ayak seçenekleri, sabit ve hareketli raflar, aydınlatma modülleri, dengeleme barası, topraklama sürekliliği ve zemine sabitleme kiti gibi donanımlarla esnek ve güvenli bir kullanım sağlıyor. Büyük ölçekli veri merkezlerinin ihtiyaçları gözetilerek tasarlanan DCMax, sağlam gövde yapısı ve gelişmiş güvenlik özellikleriyle dikkat çekiyor. 1500 kg’a kadar taşıma kapasitesi, geniş iç hacmi ve fonksiyonel tasarımı sayesinde yoğun sistem yüklerinde dahi yüksek performans sunuyor. Genişletilmiş kablo giriş alanları kablo yönetimini kolaylaştırırken, IP20 koruma seviyesi ve %80 perfore ön ve arka kapıları etkin soğutma ve dengeli hava sirkülasyonu sağlıyor. Ayrıca 1000 kg sismik testten başarıyla geçen DCMax, dayanıklılığını uluslararası standartlarda kanıtlıyor. Modüler ve kurulumsuz (flat-pack) yapısıyla öne çıkan Cloudmax ise taşıma ve depolama süreçlerinde %50’ye varan alan tasarrufu sunuyor. Profesyonel kablo yönetim çözümleri sayesinde düzenli bir altyapı oluşturan Cloudmax, kablo karmaşasını ortadan kaldırarak kurulum ve bakım süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Enerji Verimliliğini Destekleyen Kabinet Çözümleri 47U’ya kadar uzanan farklı boyut alternatifleriyle tasarlanan DCMax ve Cloudmax kabinetler, değişen altyapı gereksinimlerine esnek çözümler sunuyor. Kilitlenebilir çelik sac panelleriyle güvenliği üst seviyeye taşıyan bu sistemler, ön ve arka profillerde yer alan kablo düzenleyici halkalar sayesinde düzenli ve kontrollü bir kablo yönetimi sağlıyor. Fan ünitesi açma-kapama butonu, sigorta sistemi ile dijital ve analog termostat seçenekleri ise kullanım konforunu ve operasyonel kontrolü artırıyor. Estap’ın ileri teknolojiyle geliştirdiği DCMax serisi, kritik öneme sahip veri merkezi altyapıları için yüksek güvenilirlik ve ölçeklenebilirlik vadediyor. Tüm sunucu markalarıyla uyumlu yapısı, ekipmanlar yüklüyken dahi hareket kabiliyeti sunan 19" dikmeleri ve pratik şekilde monte edilebilen kablo düzenleyici aksesuarları sayesinde kurulum ve bakım süreçlerinde zaman ve maliyet avantajı sağlıyor. DCMax ve Cloudmax kabinetler, yalnızca güvenli ve dayanıklı bir altyapı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda enerji verimliliğini destekleyen çözümleriyle de öne çıkıyor. Projeye özel olarak kurgulanan sıcak-soğuk koridor uygulamalarıyla hava akışı optimize edilirken, Estap yerli üretim gücü ve mühendislik yaklaşımıyla veri merkezleri için yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mobilya Eko-Tasarım Çalıştayı’nda Bir Taşla 4 Kuş Vurdular Haber

Mobilya Eko-Tasarım Çalıştayı’nda Bir Taşla 4 Kuş Vurdular

Design2Prototype: Mobilya Eko-Tasarım Çalıştayı, ilk olarak mobilya sektöründe fikirlerin prototipe dönüşmesini sağlarken, ikinci kazanımı farklı disiplinlerin birlikte çalışmasına zemin hazırladı. Üçüncü çıktı olarak ambalaj sektöründe ThinkPack Ambalaj Tasarım Çalıştayı Projesi’nin doğması için kuluçka merkezi olan Design2Prototype: Mobilya Eko-Tasarım Çalıştayı, sonraki aşamada Ege İhracatçı Birlikleri’yle Yaşar Üniversitesi öncülüğünde genç tasarımcılar ve sektör profesyonellerinin doğrudan buluşmasına aracılık etti. Gürle: “Tasarım ekosistemini güçlendiriyoruz” Bu sürecin, yenilikçi ürünlerin ortaya çıkmasıyla sınırla kalmadığının altını çizen Ege Mobilya Kağıt ve Ormar Ürünleri İhracatçıları Birliği (EMKOÜİB) Başkanı Ali Fuat Gürle, üniversite–sektör–tasarımcı ekosistemini güçlendiren yeni iş birliklerini de beraberinde getirdiğini dile getirdi. Sürdürülebilir bir iş birliği modeli oluştu Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürle; “Design2Prototype, sektör ile akademiyi sürdürülebilir bir iş birliği modeli içinde buluşturdu. Bu temas yalnızca mobilya alanında değil, ambalaj gibi farklı sektörlerde de yeni projelerin ortaya çıkmasını sağladı. ThinkPack bu sürecin bir meyvesi olarak ortaya çıktı. Tasarımın stratejik bir değer olarak farklı alanlara taşınması açısından bu tür çalışmaların çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuştu. Kemer: “Tüm taraflar aynı masada buluştu” EMKOÜİB Mobilya Çalışma Komitesi Başkanı Müjdat Kemer ise çalıştayın yarattığı etki alanına dikkat çekerek şunları söyledi: “Tasarımcılar, öğrenciler, akademi ve üreticiler aynı masa etrafında buluştu. Bu temas sektörümüzün ihtiyaç duyduğu tasarım kültürünün gelişmesi açısından son derece değerli. Serginin farklı mekânlarda sürmesi bu emeğin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor. ThinkPack gibi yeni çalışmalar ise bu modelin sürdürülebilirliğini ve çoğaltılabilirliğini açıkça ortaya koyuyor.” Gençtürk: “Akademi–Sektör İş Birliğinin Güçlenmesi ThinkPack’i Doğurdu” Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Selin Gençtürk, akademi–sektör iş birliklerinin önemine dikkat çekerek şunları ifade etti: “Farklı disiplinlerin iş birliği ThinkPack Ambalaj Tasarım Çalıştayı’nın doğmasına zemin hazırladı. ThinkPack gibi uygulamalı çalışmalar, öğrencilerin eğitim sürecindeyken sektörle doğrudan temas kurmasını sağlıyor. Öğrenciler gerçek tasarım problemleriyle ve üretim süreçleriyle erken aşamada karşılaşıyor, profesyonel beklentileri yakından tanıma fırsatı buluyor. Bu deneyimler, mezuniyet sonrasında sektöre çok daha donanımlı ve bilinçli adım atmalarını sağlıyor. ThinkPack, tasarım, sanayi ve akademiyi ortak bir üretim kültürü etrafında buluşturarak ambalaj sektöründe sürdürülebilir, yenilikçi ve katma değerli çözümler geliştirmeyi hedefliyor.” ETMK Başkan Yardımcısı Onur: “Karşılıklı önyargıların kırılmasına katkı sağladık” ETMK Başkan Yardımcısı ve İzmir Şube Başkanı Ezgi Ezdar Onur, ETMK olarak temel hedeflerinden birinin, tasarımcı ile sektör arasındaki iş birliğini sürdürülebilir biçimde güçlendirmek olduğuna temas etti. Onur, “Ege İhracatçı Birlikleri’yle birlikte hayata geçirdiğimiz Design2Prototype, zamanla bir çalıştay serisinden öte, tasarım ve sanayiyi bir araya getiren yapılandırılmış bir platforma dönüştü. Sanayi temsilcileriyle yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde hem somut tasarım çıktıları elde ettik hem de karşılıklı önyargıların kırılmasına katkı sağladık. Bugün sanayici tasarımcıyla birlikte üretmenin yollarını daha net görürken, tasarımcı da sanayi içinde kendi rolünü doğrudan deneyimliyor” ifadelerini kullandı. Çetinkaya; “Tasarımcı fikrini üretimin gerçekleriyle sınıyor” ETMK İzmir Şube Başkan Yardımcısı ve 4.12 Design Hub kurucusu Didem Durmaz Çetinkaya ise süreci şöyle özetliyor: “Design2Prototype, tasarımcı ile sanayiciyi aynı masada buluşturan bir çalıştaydan çok daha fazlası. Tasarımcı fikrini üretimin gerçekleriyle sınarken, sanayici de tasarımın yalnızca görsel değil stratejik bir güç olduğunu doğrudan deneyimliyor. ThinkPack ise bu karşılaşmayı ambalaj sektörü için somut prototiplere dönüştüren güçlü bir köprü kuruyor. Rekabet artık yalnızca hız ya da maliyetle değil, iyi tasarlanmış ve anlamlı ürünlerle mümkün. Hedefimiz, sanayinin tasarımın dönüştürücü gücünü fark ettiği ve tasarımcının sanayiyle birlikte büyüdüğü yeni iş birliği kültürleri oluşturmak.” ThinkPack — Design2Prototype Sonrası Gelişen Yeni Bir Çalışma Alanı Design2Prototype sonrasında kurulan güçlü iletişim ağı, tasarım temelli yeni projelerin de önünü açtı. Bu sürecin somut çıktılarından biri olan ThinkPack, çalıştayda edinilen deneyimin ve kurulan ilişkilerin farklı bir sektöre taşındığı yeni bir çalışma alanı olarak öne çıkıyor. Tasarım, sürdürülebilirlik ve üretim odaklı yaklaşımıyla şekillenen ThinkPack; kâğıt ve karton ambalaj sektörünü merkezine alan, proje bazlı ve çok paydaşlı bir yapı sunuyor. Design2Prototype sürecinde geliştirilen iş birliği kültürü sayesinde ortaya çıkan bu çalışma, tasarımcılar ile sektör temsilcilerini bu kez ambalaj ve paketleme çözümleri odağında bir araya getiriyor. Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü ile Ege İhracatçı Birlikleri iş birliğinde yürütülen ThinkPack, öğrencileri ve genç tasarımcıları sektör profesyonelleriyle doğrudan buluşturuyor. Katılımcılar, profesyonel tasarımcılar ve sektör firmalarıyla birlikte yenilikçi ve sürdürülebilir ambalaj çözümleri geliştirme fırsatı elde ediyor. ThinkPack’e; endüstriyel tasarım öğrencileri, genç tasarımcılar, sektör temsilcileri ve firmalar açık çağrı ve davet yöntemiyle dâhil oluyor. Başvurular, sürdürülebilir ambalaj çözümleri, yenilikçi malzeme kullanımı ve endüstriyel uygulanabilirlik odağındaki kısa proje önerileri üzerinden alınıyor. Değerlendirme sürecinde sektör ihtiyaçlarına uyum, üretilebilirlik ve çevresel etki kriterleri öncelikli olarak ele alınıyor. Seçilen katılımcılar, firma beklentileri doğrultusunda mentörlük desteğiyle çalışıyor; tasarım süreci revizyon, prototipleme ve uygulama adımlarıyla ilerliyor. ThinkPack bu yönüyle yalnızca fikir üretimine değil, tasarımın doğrudan üretim süreçlerine entegre edilmesine odaklanan bir çalışma modeli sunuyor. Program süreci belirli aşamalar halinde ilerliyor. Buna göre: * 1–15 Şubat 2026 tarihleri arasında başvurular çevrim içi olarak alınacak. * 28 Şubat – 1 Mart 2026 tarihlerinde Ege İhracatçı Birlikleri ev sahipliğinde Tasarım Atölyesi gerçekleştirilecek. * Süreç sonunda geliştirilen çalışmalar, 27 Nisan 2026 tarihinde Yaşar Üniversitesi’nde düzenlenecek sergi ve panel etkinliğiyle kamuoyuyla paylaşılacak. Program için son başvuru tarihi 15 Şubat 2026 olarak açıklandı. Bu yapı, Design2Prototype’ın tek seferlik bir çalıştay olmadığını; yeni projeler üreten, sektörler arası geçişkenliği mümkün kılan ve sürdürülebilir bir etki alanı yaratan bir model olduğunu ortaya koyuyor. Tasarımın yalnızca ürüne değil, farklı üretim alanlarına da değer kattığını gösteren ThinkPack, önümüzdeki dönemde benzer çalışmalar için de yol gösterici bir örnek olarak değerlendiriliyor. Design2Prototype: Mobilya Eko-Tasarım Çalıştayı kapsamında geliştirilen prototipler; ilk olarak Tarihi Bıçakçı Han’da, ardından Karabağlar Mobilya Akademi’de sergilendi; Protoplerin üçüncü durağı Yaşar Üniversitesi oldu. Yaşar Üniversitesi’ndeki sergi, 15 Şubat’a kadar ziyaretçilerini bekleyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.