Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Endüstriyel Zekâ

Kapsül Haber Ajansı - Endüstriyel Zekâ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Endüstriyel Zekâ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Su Riski Sanayi İçin Kritik Bir Tehdide Dönüşüyor Haber

Su Riski Sanayi İçin Kritik Bir Tehdide Dönüşüyor

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, suyun Birleşik Krallık ve Avrupa’da sanayi kuruluşlarının iş sürekliliği açısından en büyük risklerden biri haline geldiğini ortaya koyan “The Water Crunch Report” (Su Darboğazı Raporu) adlı yeni araştırmasını yayımladı. Araştırmaya göre su kaynaklı riskler, siber saldırılar ve tedarik zinciri kesintileriyle aynı düzeyde önem taşıyor. Bulgular, Schneider Electric’in geçen yıl ABD’de gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarıyla da örtüşüyor. O araştırmada iş dünyası liderlerinin %56’sı, önümüzdeki yıllarda su kaynaklı risklerin diğer altyapı risklerinden daha hızlı artacağını belirtmişti. Su Darboğazı Raporu kapsamında Avrupa’daki sanayi şirketlerinin üst düzey yöneticileri ile su hizmeti sağlayan kuruluşların ve belediyelerin karar vericileriyle anket yapıldı. Sanayi liderlerinin %44’ü, son iki yılda su stresinin işletme maliyetlerini artırdığını belirtiyor. %38’i altyapı ve bakım bütçelerinin baskı altında kaldığını, %30’u ise tedarik zincirlerinde aksama yaşandığını ifade ediyor. İşletmelerin %44’ü, su tedarikinde ciddi bir kesinti yaşanması halinde faaliyetlerinin ilk 24 saat içinde etkilenmeye başlayacağını öngörüyor. Sanayi liderlerinin yarısından fazlası (%52), su kalitesinin veya suya erişimin önümüzdeki beş yıl içinde, yani 2031’e kadar, şirketlerinin büyümesinin önünde ciddi bir engel oluşturmasını bekliyor. Her yedi yöneticiden biri (%14) ise bu sorunların faaliyetlerini veya büyümelerini şimdiden engellediğini söylüyor. Araştırma, Avrupa’da son on yılların en ağır kuraklık koşullarının yaşandığı bir dönemde yayımlandı. Kuraklığın yük taşımacılığı, enerji ve tarım sektörlerine yansıyan etkileri, bu baskıların artık olası bir gelecek senaryosu olmaktan çıktığını gösteriyor. Schneider Electric Endüstriyel Otomasyondan Sorumlu Başkan Yardımcısı Gwenaelle Huet, şunları söyledi: “Avrupa’nın suyu yalnızca bir çevre meselesi olarak ele alma lüksü yok. Su artık rekabet gücünü doğrudan etkileyen bir konu. Enerji dönüşümü son on yılda sanayi stratejilerini nasıl yeniden şekillendirdiyse, su verimliliği de önümüzdeki on yıla yön verecek. Yapay zekâ destekli endüstriyel zekâ çözümleri, şirketlerin suyun nasıl kullanıldığını, nerelerde israf edildiğini ve nasıl geri kazanıldığını daha önce mümkün olmayan bir ayrıntıyla görmesini sağlıyor. Artık asıl mesele sorunu anlamak değil, Avrupa sanayisinin geleceğini güvence altına almak için gereken hızda harekete geçmek.” Schneider Electric Su ve Çevre Segmenti Başkanı Sophie Borgne ise şöyle konuştu: “Bu yaz yaşanan kuraklıkları ve sanayi üzerindeki etkilerini bir defaya özgü bir durum olarak görmek kolay. Ancak bunlar artık Avrupa’da faaliyet göstermenin kalıcı koşulları arasında yer alıyor. AB’nin Avrupa Kuraklık Gözlemevi’ne göre, şu anda Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’ın yaklaşık yarısı farklı düzeylerde kuraklık yaşıyor. Suyun yeniden kullanılması, zaten baskı altında olan nehirlere ve barajlara bağımlılığımızı azaltabilir. Buna rağmen bugün AB genelinde arıtılmış kentsel atık suyun yalnızca %2,4’ü yeniden kullanılıyor. Akıllı su teknolojilerine yatırım yapan kuruluşlar, su verimliliğini rekabet avantajına dönüştürüyor.” Teknolojiye güven yüksek, uygulama geriden geliyor Akıllı su teknolojilerinin su yönetiminde etkili bir çözüm sunduğu yaygın biçimde kabul ediliyor. Ancak bu farkındalık, uygulamaya aynı hızda yansımıyor. Aradaki farkın nedeni teknolojiye duyulan kuşku değil. Aksine, bu teknolojilerin faydasına duyulan güven oldukça yüksek. Sanayi liderlerinin %86’sı ve su hizmeti sağlayan kuruluşların %98’i, akıllı su teknolojilerinin işletme maliyetlerini azaltabileceğini belirtiyor. Her iki grubun da %80’den fazlası, bu teknolojilerin iş sürekliliğini koruduğunu ve sürdürülebilirlik performansını güçlendirdiğini düşünüyor. Buna rağmen sanayi liderlerinin %58’i, dijital ikiz veya şebeke modelleme araçlarını bildikleri halde henüz devreye almadıklarını ifade ediyor. Su hizmeti sağlayan kuruluşların %57’si de tahmine dayalı analitik veya yapay zekâ destekli su yönetimi için aynı yanıtı veriyor. Olumlu gelişme ise kuruluşların harekete geçmek için sorunun daha da ağırlaşmasını beklememesi. Ankete katılan su hizmeti sağlayan kuruluşların tamamı ve sanayi liderlerinin %98’i, suya erişimin veya su kalitesinin önemli kararlarını şimdiden etkilediğini belirtiyor. Bu kararlar arasında su verimliliğine yönelik yatırımların artırılması (%47) ve su kaynaklı risklerin yönetim kurulu düzeyinde resmi olarak değerlendirilmesi (%43) yer alıyor. Ankete katılan sanayi liderlerinin yarısından fazlası otomatik kontrol sistemlerini (%56) ve akıllı sayaçları (%55) devreye almış durumda. Su hizmeti sağlayan kuruluşlarda akıllı sayaç kullanım oranı %76’ya ulaşıyor. Su sistemleri daha bağlantılı ve dijital hale geldikçe siber güvenlik de gündemde daha fazla yer tutuyor. Hem sanayi liderlerinin hem de su hizmeti sağlayan kuruluşların yarısından fazlası, siber güvenliği yönetilmesi gereken başlıca riskler arasında sayıyor. Bununla birlikte, akıllı su teknolojilerinin daha yaygın kullanılmasıyla elde edilebilecek önemli kazanımlar bulunuyor. Birçok yönetici, operasyonları daha verimli hale getirmek üzere geliştirilen teknolojileri bildiği halde henüz kullanmaya başlamamış durumda. Bu da en büyük kazanımların henüz elde edilmemiş olabileceğine işaret ediyor. Avrupa’daki iş dünyası liderleri için araştırmanın mesajı açık: Su kaynaklı riskler, enerji ve siber güvenlik kadar etkin biçimde yönetilmeli. Teknolojiyi bilmekle uygulamak arasındaki farkın kapatılması, özellikle su stresinin maliyetini şimdiden hisseden sektörler açısından belirleyici olacak. Bağımsız su ve çevre uzmanı Tom Freyberg, şu değerlendirmeyi yaptı: “Yaklaşık yirmi yıldır su, iklim tartışmalarında geri planda kaldı ve enerjiye veya karbona yönelik yatırımların çok küçük bir bölümünü alabildi. Avrupa, dünyanın geri kalanına göre iki kattan daha hızlı ısınırken su tedariki üzerindeki baskı da artıyor. Su Darboğazı Raporu, yaklaşımın değiştiğini doğruluyor. Sanayi liderlerinin %47’si su verimliliğine yönelik yatırımlarını artırmış, %43’ü ise su kaynaklı riskleri yönetim kurulu gündemine taşımış durumda. Su güvenliği sonunda ikinci plana atılan bir detay olmaktan çıkıp iş dünyasının öncelikleri arasına giriyor.” Geleceğe yönelik adımlar atan su hizmeti sağlayıcıları, müşterilerinin bu risklerden mümkün olduğunca az etkilenmesi için mevcut teknolojilerden yararlanıyor. Danimarka’daki su hizmeti sağlayıcısı Aarhus Vand, su şebekesinin tedarik güvenliğini sağlamak için dijital ikizin öngörü yeteneklerini kullanıyor. Kuruluş, su tedarik şebekesini uzaktan izlemek, olası kaçakları ve tedarikteki dalgalanmaları kolayca ve hassas biçimde belirlemek amacıyla Schneider Electric’in EcoStruxure™ Water Advisor – Water Simulation çözümünü devreye aldı. Water Simulation, şebekenin farklı noktalarından alınan verilerle planlı ve beklenmedik olayların etkilerini önceden öngörüyor. Böylece Aarhus Vand, sorunlara hızla ve en uygun yöntemle müdahale edebiliyor, su kayıplarını en aza indiriyor ve müşterilerine güvenilir biçimde yüksek kaliteli su sağlıyor. Artan verimlilik sayesinde kuruluşun enerji tüketimi ve maliyetleri de azalıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Endüstriyel Yapay Zekâ 2030’da CPG Sektörünün Rekabet Gücünü Belirleyecek Haber

Endüstriyel Yapay Zekâ 2030’da CPG Sektörünün Rekabet Gücünü Belirleyecek

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, 2026 Küresel CPG Sektöründe Endüstriyel Yapay Zekâ Anketi’nin yeni bulgularını yayımladı. Anket, ambalajlı tüketim ürünleri (CPG) üreticilerinin 2030 yılına kadar üretimdeki verimsizliklerde ve maliyet baskılarında önemli artışlar beklediğini ortaya koyuyor. Çoğu üretici, dalgalanmaların hızlandığı bu on yılda rekabet gücünü pekiştirmek için endüstriyel zekâya (yapay zekâ, veri ve otomasyonun birleşik gücü) yöneliyor. Yapısal üretim maliyetlerinin 2030'a kadar artması bekleniyor CPG üreticilerinin hızlanan bir kar marjı krizi beklediğini ortaya koyan ankete göre üretim gecikmeleri, duruş süreleri ve ekipman arızaları gibi verimsizlikler, halihazırda nihai ürün maliyetinin tahmini olarak %20,3'ünü oluşturuyor. Katılımcılar, günümüzde gecikmeler, duruş süreleri, yeniden işleme, kalite sapmaları veya varlıkların optimal olmayan kullanımı nedeniyle ortalama üretim gelirlerinin %15,2’sinin kaybedildiğini bildiriyor. Bu önlenebilir kayıpların keskin bir şekilde kötüleşerek gelecek yıl %21,37’ye ulaşması ve 2030 yılına kadar %29,14’e doğru yükselmesi bekleniyor. Birçok CPG üreticisi, önlenebilir üretim kayıplarındaki bu öngörülen artışı azaltmak için endüstriyel yapay zekâya yöneliyor. Yapay zekâ beklentileri artarken hazırlık seviyesi geride kalıyor Bugün her sekiz CPG üreticisinden sadece biri (%13), yapay zekânın temel operasyonlara ve karar alma süreçlerine uçtan uca entegre edildiğini söylüyor. 2030 yılına gelindiğinde ise üreticilerin üçte birinden fazlası (%37) yapay zekânın operasyonlarının merkezinde olmasını bekliyor ki bu, kullanım oranının sadece dört yıl içinde üç katına çıkması anlamına geliyor. Katılımcılar ayrıca yapay zekâ destekli Yatırım Getirisinin (ROI) de keskin bir şekilde artmasını bekliyor: Üçte biri (%32,7), yapay zekâ projelerinden 2030 yılına kadar %50-74 oranında getiri elde etmeyi öngörüyor.Yaklaşık onda biri (%7,9), %100’ün üzerinde getiri tahmin ediyor; bu da yapay zekâ yatırımlarının bir yıldan kısa sürede kendi maliyetini çıkaracağı anlamına geliyor. Bu performans seviyesi günümüzde yalnızca WEF Lighthouse veya otonom fabrikalarında görülmektedir. Buna karşın, katılımcıların yüzde yetmişi mevcut yapay zekâ yatırım getirisinin %20’nin altında olduğunu, yaklaşık üçte biri ise (%28,4) %5 veya daha düşük bir getiri gördüğünü belirtiyor. Bu durum, sektörün henüz erken aşamadaki uygulamalardan sınırlı bir değer elde ettiğini yansıtıyor. Schneider Electric CPG Başkanı Neil Smith, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Üreticiler, 2030 yılına kadar uçtan uca yapay zekâ benimsenmesinde üç katlık bir artışın yanı sıra, görmeyi bekledikleri getirilerde de önemli bir değişim öngörüyor ve günümüzde yalnızca en gelişmiş Lighthouse ve otonom fabrikaların ulaştığı seviyeleri hedefliyorlar. Bu beklenti uçurumu, acilen harekete geçilmesi gerektiğini gösteren en güçlü işarettir. Yapay zekâ, ancak gerçek endüstriyel zekâyı sunduğunda dönüştürücü olabilir: Yani gerçek zamanlı operasyonel verileri, modern otomasyonu ve yapay zekâyı ölçekli olarak verimliliği artıran senkronize kararlara dönüştürme yeteneği. Birçok kuruluş hala yapay zekânın değerini ve benimsenmesini sınırlayan parçalanmış veriler ve eski sistemlerin bulunduğu mevcut tesisleri (brownfield) işletiyor. Bu hazırlık açığını kapatmak, artık CPG sektörü için en önemli rekabet önceliklerinden biridir.” Engel yapay zekâ teknolojisi değil, endüstriyel zekâ için gerekli temel hazırlık seviyesi Yapay zekânın potansiyeline duyulan güçlü güvene rağmen, anket katılımcıları yapay zekâyı ölçeklendirmenin önündeki temel engeller olarak teknolojik değil yapısal zorlukları öne çıkarıyor: Yapay zekâ veya veri bilimi alanındaki beceri açıkları (%43,0),Eski otomasyon sistemleri ve altyapı (%37,5),Bağlamlandırılmış operasyonel veri eksikliği (%36,3),İş gücü direnci (%25,7). Tüm bu unsurlar, siber güvenlik veya uyumluluk endişelerinin (%21,7) de önünde yer alıyor. Schneider Electric Endüstriyel Otomasyon Hizmetleri Kıdemli Başkan Yardımcısı Cecile Vercellino konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Sonuçlar çok net: Endüstriyel yapay zekâ için beklenen o dönüştürücü yatırım getirisini sadece dört yıl içinde elde etmek; iş birliği, şeffaflık ve ortak standartlar konusunda köklü bir değişim gerektiriyor. SE Danışmanlık Hizmetleri (SE Advisory Services) aracılığıyla, kendi ‘Lighthouse’ üretim bilgi birikimimizi halihazırda dünyanın dört bir yanındaki müşterilerimizle paylaşıyor ve onların dijital hedeflerini ölçülebilir etkilere dönüştürmelerine yardımcı oluyoruz. En iyi uygulamaların ve sektöre özel uzmanlığın paylaşılıp hayata geçirilmesinin, endüstriyel dijital dönüşümün bir sonraki dalgasını hızlandıracağına inanıyoruz.” Schneider Electric'in AVEVA iş birliğiyle bugün yayımladığı “Abartının Ötesinde: Rekabetçi Tüketici Ürünleri Üretimi İçin Pratik Yapay Zekâ” (Beyond the Hype: Practical AI for Competitive Consumer Goods Manufacturing) başlıklı yeni rapor; yiyecek-içecek ve yaşam bilimleri sektörlerinde yapay zekânın başarılı bir şekilde uygulanması konusunda rehberlik sunuyor. Rapor; endüstriyel veri, modüler otomasyon, elektrifikasyon ve Endüstriyel Yapay Zekâ uygulama adımları aracılığıyla otonom operasyonlara giden yolu ana hatlarıyla çiziyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Endüstriyel Yapay Zekâ 2030’da CPG Sektörünün Rekabet Gücünü Belirleyecek Haber

Endüstriyel Yapay Zekâ 2030’da CPG Sektörünün Rekabet Gücünü Belirleyecek

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, 2026 Küresel CPG Sektöründe Endüstriyel Yapay Zekâ Anketi’nin yeni bulgularını yayımladı. Anket, ambalajlı tüketim ürünleri (CPG) üreticilerinin 2030 yılına kadar üretimdeki verimsizliklerde ve maliyet baskılarında önemli artışlar beklediğini ortaya koyuyor. Çoğu üretici, dalgalanmaların hızlandığı bu on yılda rekabet gücünü pekiştirmek için endüstriyel zekâya (yapay zekâ, veri ve otomasyonun birleşik gücü) yöneliyor. Yapısal üretim maliyetlerinin 2030'a kadar artması bekleniyor CPG üreticilerinin hızlanan bir kar marjı krizi beklediğini ortaya koyan ankete göre üretim gecikmeleri, duruş süreleri ve ekipman arızaları gibi verimsizlikler, halihazırda nihai ürün maliyetinin tahmini olarak %20,3'ünü oluşturuyor. Katılımcılar, günümüzde gecikmeler, duruş süreleri, yeniden işleme, kalite sapmaları veya varlıkların optimal olmayan kullanımı nedeniyle ortalama üretim gelirlerinin %15,2’sinin kaybedildiğini bildiriyor. Bu önlenebilir kayıpların keskin bir şekilde kötüleşerek gelecek yıl %21,37’ye ulaşması ve 2030 yılına kadar %29,14’e doğru yükselmesi bekleniyor. Birçok CPG üreticisi, önlenebilir üretim kayıplarındaki bu öngörülen artışı azaltmak için endüstriyel yapay zekâya yöneliyor. Yapay zekâ beklentileri artarken hazırlık seviyesi geride kalıyor Bugün her sekiz CPG üreticisinden sadece biri (%13), yapay zekânın temel operasyonlara ve karar alma süreçlerine uçtan uca entegre edildiğini söylüyor. 2030 yılına gelindiğinde ise üreticilerin üçte birinden fazlası (%37) yapay zekânın operasyonlarının merkezinde olmasını bekliyor ki bu, kullanım oranının sadece dört yıl içinde üç katına çıkması anlamına geliyor. Katılımcılar ayrıca yapay zekâ destekli Yatırım Getirisinin (ROI) de keskin bir şekilde artmasını bekliyor: Üçte biri (%32,7), yapay zekâ projelerinden 2030 yılına kadar %50-74 oranında getiri elde etmeyi öngörüyor.Yaklaşık onda biri (%7,9), %100’ün üzerinde getiri tahmin ediyor; bu da yapay zekâ yatırımlarının bir yıldan kısa sürede kendi maliyetini çıkaracağı anlamına geliyor. Bu performans seviyesi günümüzde yalnızca WEF Lighthouse veya otonom fabrikalarında görülmektedir. Buna karşın, katılımcıların yüzde yetmişi mevcut yapay zekâ yatırım getirisinin %20’nin altında olduğunu, yaklaşık üçte biri ise (%28,4) %5 veya daha düşük bir getiri gördüğünü belirtiyor. Bu durum, sektörün henüz erken aşamadaki uygulamalardan sınırlı bir değer elde ettiğini yansıtıyor. Schneider Electric CPG Başkanı Neil Smith, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Üreticiler, 2030 yılına kadar uçtan uca yapay zekâ benimsenmesinde üç katlık bir artışın yanı sıra, görmeyi bekledikleri getirilerde de önemli bir değişim öngörüyor ve günümüzde yalnızca en gelişmiş Lighthouse ve otonom fabrikaların ulaştığı seviyeleri hedefliyorlar. Bu beklenti uçurumu, acilen harekete geçilmesi gerektiğini gösteren en güçlü işarettir. Yapay zekâ, ancak gerçek endüstriyel zekâyı sunduğunda dönüştürücü olabilir: Yani gerçek zamanlı operasyonel verileri, modern otomasyonu ve yapay zekâyı ölçekli olarak verimliliği artıran senkronize kararlara dönüştürme yeteneği. Birçok kuruluş hala yapay zekânın değerini ve benimsenmesini sınırlayan parçalanmış veriler ve eski sistemlerin bulunduğu mevcut tesisleri (brownfield) işletiyor. Bu hazırlık açığını kapatmak, artık CPG sektörü için en önemli rekabet önceliklerinden biridir.” Engel yapay zekâ teknolojisi değil, endüstriyel zekâ için gerekli temel hazırlık seviyesi Yapay zekânın potansiyeline duyulan güçlü güvene rağmen, anket katılımcıları yapay zekâyı ölçeklendirmenin önündeki temel engeller olarak teknolojik değil yapısal zorlukları öne çıkarıyor: Yapay zekâ veya veri bilimi alanındaki beceri açıkları (%43,0),Eski otomasyon sistemleri ve altyapı (%37,5),Bağlamlandırılmış operasyonel veri eksikliği (%36,3),İş gücü direnci (%25,7). Tüm bu unsurlar, siber güvenlik veya uyumluluk endişelerinin (%21,7) de önünde yer alıyor. Schneider Electric Endüstriyel Otomasyon Hizmetleri Kıdemli Başkan Yardımcısı Cecile Vercellino konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Sonuçlar çok net: Endüstriyel yapay zekâ için beklenen o dönüştürücü yatırım getirisini sadece dört yıl içinde elde etmek; iş birliği, şeffaflık ve ortak standartlar konusunda köklü bir değişim gerektiriyor. SE Danışmanlık Hizmetleri (SE Advisory Services) aracılığıyla, kendi ‘Lighthouse’ üretim bilgi birikimimizi halihazırda dünyanın dört bir yanındaki müşterilerimizle paylaşıyor ve onların dijital hedeflerini ölçülebilir etkilere dönüştürmelerine yardımcı oluyoruz. En iyi uygulamaların ve sektöre özel uzmanlığın paylaşılıp hayata geçirilmesinin, endüstriyel dijital dönüşümün bir sonraki dalgasını hızlandıracağına inanıyoruz.” Schneider Electric'in AVEVA iş birliğiyle bugün yayımladığı “Abartının Ötesinde: Rekabetçi Tüketici Ürünleri Üretimi İçin Pratik Yapay Zekâ” (Beyond the Hype: Practical AI for Competitive Consumer Goods Manufacturing) başlıklı yeni rapor; yiyecek-içecek ve yaşam bilimleri sektörlerinde yapay zekânın başarılı bir şekilde uygulanması konusunda rehberlik sunuyor. Rapor; endüstriyel veri, modüler otomasyon, elektrifikasyon ve Endüstriyel Yapay Zekâ uygulama adımları aracılığıyla otonom operasyonlara giden yolu ana hatlarıyla çiziyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.