Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Altyapısı

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Altyapısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Altyapısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ayedaş İstanbul Anadolu Yakası’nda Bakım Ve Yatırımları İle Geleceğe Yatırım Yapıyor Haber

Ayedaş İstanbul Anadolu Yakası’nda Bakım Ve Yatırımları İle Geleceğe Yatırım Yapıyor

Türkiye’nin enerji dönüşüme öncülük eden Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ ile birlikte üç elektrik dağıtım şirketinden biri olan Ayedaş, Türkiye’nin en çok göç alan ve en kalabalık ili olan İstanbul’un Anadolu yakasında 5.5 milyon nüfusa hizmet vermeye devam ediyor. Kesintisiz ve kaliteli enerji için çalışmalarını sürdüren şirket, daha güvenilir ve kesintisiz enerji sunmak için 2026 yılının ilk dokuz ayında da müşteri ve çözüm odaklı yaklaşımı ile çalışmalarını sürdürdü. İstanbul’da kesintisiz enerji için altyapı güçleniyor Daha aydınlık bir İstanbul hedefi doğrultusunda, mevsimsel ve iklim şartlarının etkilerini en aza indirmek için Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye ve Üsküdar ilçelerinde toplamda 14.396 aydınlatma armatürünün bakımı tamamlandı. Bunun yanı sıra, 2.988 pano, 81 trafo ve 1.991 dağıtım merkezinin kontrol ve yenileme çalışmaları yapılarak enerji altyapısı güçlendirildi. Aynı dönemde 1.471 kilometrelik hattın bakımı gerçekleştirilerek sürdürülebilir enerji dağıtımına katkı sağlandı. Kentin büyüyen enerji ihtiyaçları doğrultusunda yatırım hedefleri belirleyen Ayedaş, kıtaları birleştiren şehir olan İstanbul’da 2026 yılının ilk dokuz ayında bu hedefleri başarıyla tamamladı. Hizmet verdiği yaklaşık 5,5 milyon nüfusa kesintisiz ve kaliteli enerji sunmak amacıyla 848 kilometrelik yeni kablo döşemesi, 7.912 armatür, 589 pano ve 85 trafo kurarak altyapısını daha da güçlendirdi. Müşteri odaklı hizmet anlayışı memnuniyeti artırdı Operasyonel iş süreçlerini daha verimli hale getirebilmek için dijital dönüşüme ağırlık veren Enerjisa Dağıtım Şirketleri, kullanıcı memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor7/24 hizmet sunan www.ayedas.com.tr, Web ChatVolt, Ayedaş 186 Mobil Uygulaması, WhatsApp İhbar Hattı ve 186 Çağrı Merkezi ile farklı kanallardan müşterilerine ulaşırken, dijital müşteri deneyimini yeni uygulamalarla geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Dijital Asistan ChatVolt’un hizmet kapsamını sesli iletişim kanalına da taşıyan Enerjisa Dağıtım Şirketleri, müşterilerinin işlemlerini daha hızlı ve kolay gerçekleştirebilmesini hedefliyor. Sesli ChatVolt ile müşteriler elektrik kesintisi ve planlı kesinti sorgulamalarını yapabilecek, arıza ve aydınlatma arızası ihbarlarını iletebilecek. Sayaç, endeks ve tazminat gibi elektrik dağıtımına ilişkin konularda da bilgi ve yönlendirme sunacak ChatVolt, ihtiyaç halinde müşterileri canlı destek hizmetine aktarabilecek. Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ ile birlikte elektrik dağıtımındaki 3 şirketinden biri olan Ayedaş, İstanbul Anadolu Yakası’ndaki enerji altyapısını güçlendirmek için yatırımlarına kararlılıkla devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IC İçtaş Enerji’nin “Yaşayan Enerji” Projesine Çifte Ödül Haber

IC İçtaş Enerji’nin “Yaşayan Enerji” Projesine Çifte Ödül

IC İçtaş Enerji’nin canlı yaşamını koruyan ve enerji altyapısını doğayla uyumlu hale getiren “Yaşayan Enerji” projesi, iletişim ve sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla iki ayrı ödüle layık görüldü. Proje, The Hammers Awards’ta Sosyal Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik Bölümü’nde “Hayvan Hakları Alanında En İyi Ekip” kategorisinde Gümüş Ödül kazanırken, GIGI’de de Hayvan Hakları kategorisinde birincilik ödülünü aldı. Alınan ödüller, şirketin biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmalarının ve bu alandaki iletişim yaklaşımının değerini ortaya koyuyor. Yaşayan Enerji ile sürdürülebilirliğe katkı sunmaya devam edecek IC İçtaş Enerji’nin enerji altyapısı ile doğal yaşam arasındaki uyumu güçlendirmeyi amaçlayan “Yaşayan Enerji” projesi, enerji sektöründe çevresel sorumluluğun somut uygulamalarla hayata geçirilmesine odaklanıyor. TREDAŞ’ın Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 1. Bölge Müdürlüğü ortaklığında “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” projesiyle şah kartal ve göçmen kuş türlerinin korunması desteklenirken, “Enerjimiz Küçük Dostlarımız İçin” projesi kapsamında kullanım ömrünü tamamlayan 600 armatür başlığı mama ve su kaplarına dönüştürülüyor. IC Enterra’nın Hatay’da bulunan Erzin-2 GES sahasında yürüttüğü “Güneş Otlatma” uygulaması ise 200’ün üzerinde küçükbaş hayvanın kontrollü otlatılmasıyla doğal arazi yönetiminde yerel hayvancılığa katkı sağlıyor. IC İçtaş Enerji, bu projeler ve hayata geçireceği yeni çalışmalarla çevresel sürdürülebilirliğe ve toplumsal faydaya katkı sağlamayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji’den KKTC’nin Enerji Arz Güvenliğine  35 MW’lık Ek Yatırım Haber

Aksa Enerji’den KKTC’nin Enerji Arz Güvenliğine 35 MW’lık Ek Yatırım

11 ülkedeki 15 aktif santral operasyonu ve 3.700 MW kurulu gücüyle global bir enerji şirketi konumuna ulaşan Aksa Enerji, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Kalecik Santrali’nde 35 MW’lık yeni kapasite artışı gerçekleştirecek. 2003 yılından bu yana KKTC’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık %50’sini karşılayan Kalecik Santrali, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) ile imzalanan sözleşme çerçevesinde yürürlüğe giren ek protokol kapsamında 223 MW kurulu güce ulaşacak. Yeni yatırımla birlikte Aksa Enerji, adanın artan elektrik talebinin güvenilir ve sürdürülebilir biçimde karşılanmasına katkı sağlarken, KKTC’nin enerji altyapısını da daha da güçlendirecek. Aksa Enerji ile Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) arasında 2023 yılında imzalanan anlaşmayla santralin işletme süresi 2038 yılına kadar uzatılmıştı. “KKTC’nin enerji geleceğine yatırım yapmaya devam ediyoruz” Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal, yeni kapasite yatırımına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Özellikle ada ekonomilerinde güçlü ve güvenilir bir enerji altyapısı, ekonomik ve sosyal gelişimin en temel koşullarından biridir. Aksa Enerji olarak KKTC’de 20 yılı aşkın süredir bu perspektifle hareket ediyor, uzun vadeli yatırımlara imza atıyoruz. Kalecik’te gerçekleştireceğimiz yeni yatırım da KKTC’nin büyümesine ve enerji geleceğine duyduğumuz güvenin bir göstergesidir.” “Enerji arz güvenliği, özellikle ada ekonomilerinde yalnızca bugünün ihtiyacını karşılamak değil, geleceğin büyümesini güvence altına almak anlamına geliyor. Aksa Enerji olarak 20 yılı aşkın süredir KKTC’nin enerji altyapısının önemli bir parçasıyız. Bugün Kalecik Santralimizle adanın elektrik ihtiyacının yaklaşık yarısını karşılıyor, üstlendiğimiz sorumluluğu yeni yatırımlarla daha da ileri taşıyoruz. 35 MW’lık ilave kapasite yatırımıyla Kalecik Santralimizin kurulu gücünü 188 MW’tan 223 MW’a çıkarıyoruz. Önümüzdeki dönemde de KKTC’nin artan enerji ihtiyacına güvenilir ve sürdürülebilir çözümler sunmaya, adanın enerji arz güvenliğine katkı sağlamaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABD ile Nükleerde Yeni İş Birliği Haber

ABD ile Nükleerde Yeni İş Birliği

Anlaşmayı değerlendiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 2053 net sıfır emisyon ve enerjide tam bağımsızlık hedefleri doğrultusunda, enerji sepetini çeşitlendirmekte kararlı olduklarını bildirerek “Büyük ölçekli nükleer santrallerimizin yanı sıra ülkemizin ihtiyaçlarına en uygun alternatifleri titizlikle çalışarak güçlü ve modern bir enerji altyapısı inşa etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi. Türkevi’nde Tören Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’na katılmak üzere bulunduğu New York, Türkiye ile ABD arasında nükleer alanında yeni bir iş birliğine sahne oldu. TÜNAŞ ve USTDA arasında proje bazlı bir anlaşma imzalandı. Türkevi’nde gerçekleştirilen imza törenine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar refakat ederken TÜNAŞ Genel Müdürü Dr. Necati Yamaç ve USTDA Direktör Yardımcısı Thomas R. Hardy imzaları attı. Çeşitli Açılardan Değerlendirilecek Varılan anlaşma ile 4 ABD’li şirketin SMR tasarımları ve ABD’li şirketlerin 5 farklı 4’üncü nesil reaktör tasarımları; teknik, ekonomik, mevzuat ve lisanslama açılarından değerlendirilecek. Teknik Çalışmada Neler Var? Yapılacak teknik çalışmada; söz konusu reaktörlerin tasarımsal özellikleri, maliyetler, lisanslama durumu, tedarik zinciri ve SWOT analizi, finansman kaynakları ve finans modelleri incelenecek. Yetkilendirme, acil durum, tasarım güvenliği, saha seçimi ve yasal çerçeve noktasında da değerlendirmeler yapılacak. En Az Bir Yıl Sürecek Tüm bu analizlerin ardından teknik raporlar hazırlanacak. Yaklaşık 2 milyon dolar bütçeli anlaşma kapsamında en az bir yıl sürecek teknik çalışmayı USTDA karşılayacak. Güçlü ve Modern Bir Enerji Altyapısı Anlaşmaya ilişkin sosyal medyadan bir açıklama yapan Bakan Bayraktar, “ABD temaslarımız kapsamında Türkevi’nde, Türkiye Nükleer Enerji A.Ş. (TÜNAŞ) ile ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) arasında Küçük Modüler Reaktörler (SMR) ve 4. Nesil Reaktörlere yönelik Hibe Anlaşması İmza Töreni'ne katıldık. Şahitlik ettiğimiz bu anlaşma sayesinde yeni nesil nükleer teknolojilerin ülkemiz için teknik, ekonomik ve mevzuat boyutlarındaki uygulanabilirliğini kapsamlı bir şekilde değerlendireceğiz. 2053 Net Sıfır Emisyon ve enerjide tam bağımsızlık hedeflerimiz doğrultusunda, enerji sepetimizi çeşitlendirmekte kararlıyız. Büyük ölçekli nükleer santrallerimizin yanı sıra ülkemizin ihtiyaçlarına en uygun alternatifleri titizlikle çalışarak güçlü ve modern bir enerji altyapısı inşa etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Temelleri Geçen Yıl Atıldı Bakan Bayraktar, geçen yıl 25 Eylül’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği görüşmede ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile birlikte Stratejik Sivil Nükleer İşbirliği Mutabakat Zaptı’nı imzaladı. Söz konusu çerçeve anlaşma, bu alanda Türkiye ile ABD’li şirketler arasındaki olası iş birliklerini destekler nitelikteydi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

COP31’e Giderken Enerjide Gözler Yatırımlarda Haber

COP31’e Giderken Enerjide Gözler Yatırımlarda

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın paylaştığı 2035 yol haritası, yeni üretim kapasitesinin yanı sıra güçlü bir şebeke altyapısına ve önemli ölçüde finansmana duyulan ihtiyacı da beraberinde getiriyor. Türkiye’nin 2035’e kadar iletim ve dağıtım altyapısında yaklaşık 80 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirmesi öngörülüyor. COP31’İN ENERJİ GÜNDEMİ TÜRKİYE’NİN 2035 HEDEFLERİYLE KESİŞİYOR Önceki kararların hayata geçirilmesine odaklanan bir “Uygulama COP’u” olarak kurgulanan COP31’de, Başkanlığın Eylem Gündemi’ndeki 10 öncelik alanından biri “Temiz Enerji Dönüşümü ve Elektrifikasyon” olarak belirlendi. Türkiye’nin enerji dönüşümünde de yeni rüzgâr ve güneş kapasitesinin devreye alınması kadar, bu kapasiteyi taşıyacak şebekenin güçlendirilmesi, depolama yatırımlarının geliştirilmesi ve finansmana erişim öne çıkıyor. Bu paralelliğe dikkat çeken Arıcı, “COP31’de dünyanın tartışacağı başlıkların önemli bir bölümü bugün bizim enerji sektörümüzün de gündeminde. Yeni kapasiteyi sisteme kazandırırken şebeke, depolama ve finansman tarafını da aynı hızda geliştirmek zorundayız. Türkiye’nin burada ortaya koyacağı uygulama kapasitesi, enerji dönüşümündeki konumunu da belirleyecek” dedi. 120 GW HEDEFİ İÇİN HER YIL 8-9 GW YENİ KAPASİTE Türkiye’nin 2035’e kadar rüzgâr ve güneşte 120 GW kurulu güce ulaşabilmesi için her yıl ortalama 8-9 GW yeni kapasitenin devreye alınması gerekiyor. Bu ölçekte bir büyümenin izin, mühendislik, finansman ve şebeke bağlantısı süreçlerinin birlikte yönetilmesini gerektirdiğini belirten Arıcı, “Önümüzdeki dönemde yalnızca ne kadar kapasite tahsis edildiğine değil, bunun ne kadarının yatırıma dönüştüğüne ve hangi sürede üretime geçtiğine bakmamız gerekiyor. Bu hıza ulaşmak, yatırım zincirinin bütün halkalarının aynı anda çalışmasına bağlı” dedi. HIZIN ANAHTARI: ÜST ÖLÇEKLİ ENERJİ ALTYAPISI PLANI VE PARALEL İZİN SÜREÇLERİ Projelerin sahada karşılaştığı en önemli darboğazların başında izin süreçlerinin ve arazi kullanım çakışmalarının geldiğini vurgulayan Arıcı, çözüm önerisini şöyle aktardı: “Yenilenebilir enerji projelerinde süreyi çoğu zaman mühendislik değil, izinler belirliyor. ÇED, imar, kamulaştırma ve kurum görüşlerinin birbirini beklemeden paralel yürütülmesi, bu süreyi ciddi ölçüde kısaltır. Bunun ötesinde, ülkenin tüm enerji kaynaklarını, büyüme hedeflerini ve bunları taşıyacak şebekeyi tek bir çerçevede ortaya koyan, üst ölçekli bir Ulusal Enerji Altyapısı Ana Planı’na ihtiyacımız var. Rüzgâr ve güneş için uygun alanlar, maden, orman, tarım ve koruma alanlarıyla çakışmaları önceden çözülerek bu planla belirlenirse, yatırımcı sahaya çıkmadan o alanın hazır olduğunu bilir; hem yerli hem yabancı sermaye çok daha hızlı harekete geçer.” YENİLENEBİLİR YATIRIMLAR ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTACAK Yeni kapasitenin ekonomik etkisi de enerji dönüşümünün önemli başlıklarından birini oluşturuyor. Yenilenebilir enerjinin iklim hedeflerinin ötesinde ekonomik bir karşılığı bulunduğunu vurgulayan Arıcı: “Rüzgâr ve güneşte atılan her yeni yatırım adımı yalnızca emisyon azaltımı açısından değerlendirilmemeli. Yerli ve yenilenebilir kaynakların sistemdeki payı büyüdükçe enerji arz güvenliğimiz güçleniyor, ithalata bağımlılığımız azalıyor. Enerji dönüşümünü aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığını güçlendirecek bir yatırım programı olarak görmeliyiz” ifadelerini kullandı. GÜÇLÜ BİR GEÇMİŞ, GÜVENİLİR BİR YATIRIM PAZARI Türkiye’nin yenilenebilir enerjide son yıllarda katettiği mesafe, önümüzdeki dönem için de güçlü bir referans sunuyor. Yenilenebilir kaynakların toplam kurulu güç içindeki payı yüzde 62’ye ulaşırken, 2014’te 40 MW düzeyinde olan güneş enerjisi kurulu gücü bugün yaklaşık 28 GW’a, 2005’te 19 MW olan rüzgâr enerjisi kurulu gücü ise 15,5 GW’a yükseldi. Bu gelişimin uluslararası yatırımcılar açısından önemli bir güven unsuru olduğunu vurgulayan Arıcı: “Türkiye’nin yenilenebilir enerjide geçmişte yürüdüğü yol son derece kıymetli ve geleceğe dair de net bir fikir veriyor. Özel sektör eliyle istikrarla büyüyen bu pazar, bugün yatırımcı için güvenilir bir adres. COP31 vesilesiyle yabancı yatırımcıları da Türkiye’nin enerji dönüşümüne ortak olmaya davet ediyoruz. ARI-ES olarak geçmişte Türkiye’nin rüzgâr ve güneş kapasitesinin büyümesinde nasıl yer aldıysak, bugün de depolama, hibrit santraller ve güçlü şebeke altyapısıyla şekillenen yeni elektrik mimarisinde yerimizi aldık” dedi. COP31’DE TÜRKİYE’NİN EN GÜÇLÜ MESAJI UYGULAMA OLMALI COP31’in Türkiye’nin enerji dönüşümünü uluslararası yatırımcılarla buluşturmak açısından önemli bir platform olacağını belirten Arıcı, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’nin rüzgâr ve güneş potansiyelini, mühendislik birikimini ve proje geliştirme kabiliyetini yatırım hızıyla desteklememiz gerekiyor. COP31 sürecinde verebileceğimiz en güçlü mesaj, Türkiye’nin yalnızca rüzgâr ve güneş potansiyeliyle değil, bu potansiyeli hızla yatırıma dönüştürme kapasitesiyle de öne çıktığını göstermektir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji’den Geleceğin Konutlarına Uçtan Uca Enerji Çözümleri Haber

CW Enerji’den Geleceğin Konutlarına Uçtan Uca Enerji Çözümleri

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen enerji şirketlerinden CW Enerji, güneş paneli ve hücre üretimindeki güçlü altyapısının yanı sıra geliştirdiği yenilikçi ürün ve çözümlerle enerjinin üretiminden verimli kullanımına kadar uzanan geniş bir ekosistem sunuyor. CW Enerji, geleceğin yaşam alanlarını enerjisini üreten, depolayan ve yöneten yapılara dönüştürecek uçtan uca enerji teknolojileri sunmaya devam ediyor. Güneş enerjisinden enerji depolamaya, elektrikli araç şarj çözümlerinden ısı pompalarına, solar akıllı ev sistemlerinden akıllı enerji yönetimine kadar geniş bir ekosistem oluşturan firma, enerjinin üretiminden depolanmasına, verimli kullanımından akıllı yönetimine kadar tüm süreçleri tek çatı altında buluşturuyor. Geliştirdiği bütünleşik çözümlerle konut ve yapı projelerinin enerji altyapısını geleceğin ihtiyaçlarına göre hazırlayan CW Enerji, mimar, mühendis, müteahhit ve proje geliştiricilere de sürdürülebilir, teknolojik ve katma değerli yaşam alanları oluşturma konusunda güçlü bir çözüm ortaklığı sunuyor. Enerji altyapısı gayrimenkulün yeni değer kriteri oluyor CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, gayrimenkul ve yapı sektöründe enerji teknolojilerinin giderek daha belirleyici hale geldiğine dikkat çekerek, geleceğin projelerinin yalnızca mimari özellikleriyle değil, sahip oldukları enerji altyapısıyla da değerlendirileceğini söyledi. Sarvan, “Bugün bir konut satın alırken veya yeni bir proje geliştirirken konumunu, metrekaresini, mimarisini ve sunduğu sosyal olanakları konuşuyoruz. Artık bu kriterlere enerji teknolojisi de ekleniyor. Yeni bir yapı seçerken yalnızca kaç metrekare olduğunu değil, kendi enerjisini üretip üretmediğini, ürettiği enerjiyi depolayıp depolayamadığını ve bu enerjiyi ne kadar akıllı yönetebildiğini de sorguluyoruz. Çünkü enerji altyapısı, günümüzde gayrimenkulün değerini ve geleceğe ne kadar hazır olduğunu belirleyen önemli unsurlardan biri haline geliyor” dedi. Enerjisini üreten, depolayan ve yöneten yaşam alanları CW Enerji olarak enerji teknolojilerini birbirinden bağımsız ürünler olarak değil, birbiriyle entegre çalışan bütünsel bir ekosistemin parçaları olarak ele aldıklarını belirten Sarvan, “Güneş enerjisi sistemlerimizle yapılarda elektrik üretimini mümkün hale getirirken, enerji depolama çözümlerimizle üretilen enerjinin ihtiyaç duyulan zamanda kullanılabilmesine imkan sağlıyoruz. Elektrikli araç şarj çözümlerimizle yapıları elektrikli mobilitenin ihtiyaçlarına hazırlıyor, ısı pompası teknolojilerimizle ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyaçlarına yönelik enerji verimli çözümler sunuyoruz. Solar akıllı ev sistemleri ve beyaz eşya entegrasyonuyla da enerjiyi yaşam alanlarının bütününe taşıyoruz. Tüm bu sistemlerin tek bir uygulama üzerinden izlenebilmesi ve yönetilebilmesiyle kullanıcıların enerji üretiminden depolamaya, tüketimden sistem performansına kadar tüm süreci kolaylıkla takip edebilmesini hedefliyoruz. Kısacası enerjinin üretildiği, depolandığı, verimli kullanıldığı ve akıllı şekilde yönetildiği uçtan uca bir yaşam ekosistemi sunuyoruz” diye konuştu. Tarık Sarvan: Enerjiye dair ne varsa tek bir ekosistemde buluşturuyoruz Sarvan, CW Enerji’nin enerji ve teknoloji alanındaki bütünleşik yaklaşımına dikkat çekerek, “Biz CW Enerji olarak bir yapının yalnızca enerjisini üretmesini değil, ürettiği enerjiyi depolamasını, doğru zamanda ve doğru noktada kullanmasını, tüketimini yönetmesini ve tüm sistemi akıllı teknolojilerle kontrol edebilmesini hedefliyoruz. Güneş enerjisinden depolamaya, elektrikli araç şarjından ısı pompalarına, solar akıllı ev teknolojilerinden enerji yönetimine kadar enerjiye dair ihtiyaçları tek bir ekosistemde buluşturuyoruz. Hedefimiz mimarların, mühendislerin, müteahhitlerin ve proje geliştiricilerin enerji altyapısını daha projenin tasarım aşamasında bütünsel biçimde ele alabilmelerini sağlamak. Kısacası enerjiye dair ne varsa CW Enerji’de ve tek uygulamada” dedi. Enerji teknolojisi gayrimenkulün yeni satış argümanlarından biri olacak Enerji teknolojilerinin gayrimenkul sektörünün farklı paydaşları açısından farklı avantajlar oluşturduğuna dikkat çeken Sarvan, mimarlar açısından sürdürülebilirlik ve teknolojiyle bütünleşen tasarım anlayışının, mühendisler açısından ise farklı enerji sistemlerinin uyum içerisinde çalıştığı bütünleşik altyapının önem kazanacağını ifade etti. Müteahhitler ve proje geliştiriciler açısından bakıldığında enerji teknolojilerinin projeleri rakiplerinden ayrıştırabilecek, projeye rekabet ve satış değeri kazandırabilecek yeni bir unsur haline geleceğini belirten Sarvan, gayrimenkul profesyonelleri açısından da bir yapının enerji üretme, depolama ve yönetme kabiliyetinin giderek daha güçlü bir satış argümanına dönüşeceğini kaydetti. Son kullanıcı açısından enerji teknolojilerinin sağladığı kazanımlara da değinen Sarvan, “Kullanıcılar artık yaşam alanlarından yalnızca konfor beklemiyor. Enerji giderlerini daha etkin yönetebilecekleri, kendi enerjilerini üretebilecekleri, ürettikleri enerjiyi depolayabilecekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda akıllı şekilde kullanabilecekleri bir yaşam modeli istiyorlar. Biz de CW Enerji olarak teknolojiyi günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirerek kullanıcıların hem konforunu artıran hem de enerji bağımsızlığına katkı sağlayan bütünleşik çözümler geliştiriyoruz” diye konuştu. Sadece yapı inşa etmeyin, geleceğin enerji altyapısını da inşa edin Yapıların uzun yıllar boyunca kullanılmak üzere tasarlandığını hatırlatan Sarvan, bu nedenle bugünün projelerinin gelecekte ortaya çıkacak enerji ihtiyaçlarını da karşılayabilecek altyapıyla planlanmasının önemine dikkat çekti. Sarvan sözlerini şöyle tamamladı: “Bir bina yalnızca bugünün ihtiyaçları düşünülerek inşa edilmiyor; onlarca yıl boyunca yaşayacak bir yapı ortaya koyuluyor. Dolayısıyla bugün atılan her adımın geleceğin enerji dünyasını da hesaba katması gerekiyor. Biz sektörün tüm paydaşlarına ‘Sadece yapı inşa etmeyin, geleceğin enerji altyapısını da inşa edin’ diyoruz. Enerjisini üreten, depolayan, yöneten ve ihtiyaçlarına göre akıllı şekilde kullanan yaşam alanlarının yaygınlaşacağına inanıyoruz. CW Enerji olarak sahip olduğumuz teknoloji, üretim ve mühendislik kabiliyetimizle geleceğin yaşam alanlarını bugünden şekillendirmek ve yapı sektörünün bu dönüşümünde güçlü bir çözüm ortağı olmak için çalışıyoruz.” CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Çağında Enerji Yönetimi: EY Geleceğin Stratejilerini Açıkladı Haber

Yapay Zekâ Çağında Enerji Yönetimi: EY Geleceğin Stratejilerini Açıkladı

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY’ın Yapay Zekâ ve Enerji: Karşılıklı Etkileşim başlıklı raporu yayımlandı. EY Europe Central Energy Center'ın araştırmalarına, EY'ın yapay zekâ alanındaki deneyimlerine ve enerji sektöründeki tecrübelerine dayanan rapor, bu ikili dönüşümle karşı karşıya kalan şirketler ve liderler için önemli içgörüler sunuyor. Rapor, şirketlerin yapay zekâ odaklı verimliliği nasıl artırabileceğini, dijital büyüme için enerjiyi nasıl güvence altına alabileceğini ve yapay zekâ ile enerjinin birbirinden ayrılamaz olduğu bir gelecek için nasıl dayanıklı stratejiler geliştirebileceği hakkında önemli ipuçları veriyor. Veri merkezleri küresel elektrik tüketiminin yaklaşık %1,5’ini oluşturuyor Rapora göre yapay zekâ; enerji üretimi ve dağıtımından şebeke yönetimine kadar birçok alanda operasyonel verimliliği artırırken, veri merkezlerinin hızla büyümesi elektrik talebini de oldukça yüksek seviyelere taşıyor. Yapay zekâ odaklı tipik bir veri merkezi, yaklaşık 100 bin hanenin tüketimi kadar elektrik kullanırken, hâlihazırda inşa edilmekte olan en büyük veri merkezlerinin bunun 20 katına kadar enerji tüketeceği öngörülüyor. Küresel elektrik tüketiminin yaklaşık %1,5’ini oluşturan veri merkezlerinin enerji ihtiyacı, yıllık yaklaşık %12 oranında artıyor. Rapor, veri merkezi yatırımlarındaki artış ve yapay zekâ odaklı harcamaların, özellikle ABD’de iş yatırımlarının ve gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesinin itici güçlerinden biri haline geldiğini gösteriyor. Yapay zekâ, iş gücünün yetkinliklerini ölçeklendirerek yeni iş birliği ve karar alma biçimlerini destekliyor. Petrol, gaz ve elektrik hizmetleri sektörlerinde çalışanların günlük yapay zekâ kullanım düzeyi; teknoloji ve bankacılık sektörlerine kıyasla henüz daha düşük olsa da, bu sektörlerin de yapay zekâ uygulamalarının hayata geçirilmesi açısından geniş bir potansiyeli bulunuyor. Büyük teknoloji şirketleri yapay zekâya milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor Büyük teknoloji şirketleri, yapay zekânın üretkenliği önemli ölçüde artıracağı ve insanların çalışma ile değer yaratma biçimlerini yeniden şekillendireceği beklentisiyle bu alana yüz milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. 2020-2025 yılları arasında beş büyük teknoloji şirketinin toplam sermaye harcamalarının %280’den fazla arttığı tahmin ediliyor. Bu yatırımların giderek daha büyük bir bölümü yeni veri merkezlerine yönlendiriliyor. Küresel veri merkezi yatırımlarının 2025-2030 döneminde 7 trilyon dolara ulaşabileceği ve dünya genelinde 2.000’den fazla yeni veri merkezinin devreye alınabileceği öngörülüyor. 2025 yılı sonu itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 12 bin veri merkezi bulunurken, bunların yaklaşık %45’i ABD’de, %27’si ise Avrupa’da yer alıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre, küresel kurulu veri merkezi kapasitesinin 2020-2025 döneminde yıllık ortalama %13 büyüyerek 60 GW’tan 114 GW’a yükseldiği görülüyor. IEA’nın temel senaryosuna göre, bu büyümenin on yılın sonuna doğru daha da hızlanması ve yıllık ortalama %15 seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu doğrultuda, toplam kurulu veri merkezi kapasitesinin 2030 yılına kadar 226 GW’a çıkabileceği öngörülüyor. Günümüzde veri merkezleri, küresel elektrik tüketiminin yaklaşık %1,5’ini oluşturuyor. En yüksek oran ABD’de görülüyor; burada veri merkezleri toplam elektrik talebinin yaklaşık %4,5’ini oluşturuyor. Veri merkezlerinin, 2025-2030 döneminde küresel elektrik talebindeki artışın yaklaşık %7’sini, daha geniş bir perspektifte değerlendirildiğinde ise 2025-2035 dönemindeki artışın yaklaşık %9’unu oluşturabileceği öngörülüyor. Jeopolitik gerilimler belirsizlik oluşturuyor Veri merkezlerinin gelecekteki elektrik talebine ilişkin projeksiyonları önemli ölçüde belirsizlik içeriyor. Düşük karbonlu ve maliyeti öngörülebilir enerji kapasitesine ve şebeke altyapısına erişim, yapay zekâ çiplerinin bulunabilirliği, donanım ve modellerde sağlanacak verimlilik artışları, spekülatif proje duyuruları ve yapay zekâ pazarındaki değişimler gibi birbiriyle bağlantılı birçok faktöre bağlı olabilir. Ayrıca, jeopolitik gerilimler de ek bir belirsizlik katmanı oluşturuyor. Bu gerilimler, kritik bileşenlere yönelik tedarik zincirlerini aksatma ve piyasa dinamiklerini yeniden şekillendirme riski taşıyor. Orta Doğu’da son dönemde yaşanan gerilimlerin tırmanması, uzun süreli belirsizliklerin hâlihazırda kısıtlı olan bellek çipleri ve veri depolama cihazları arzını daha da sıkılaştırabileceğine yönelik yatırımcı endişelerini artırdığı görülüyor. Avrupa’nın veri merkezi ekosistemi köklü değişimlerle şekillenebilir Avrupa’nın veri merkezi ekosistemi, hem kapasitedeki önemli büyüme hem de coğrafi dağılımdaki köklü değişimlerle şekillenen dönüştürücü bir on yıla giriyor. Geleneksel veri merkezlerinde arazi ve enerji kısıtlarının artmasıyla birlikte, işletmeciler ve yatırımcılar giderek daha fazla şebeke kapasitesi, uygun arazi imkânı ve daha düşük işletme maliyetleri sunan yeni lokasyonlara yöneliyor. Bu eğilim, son kullanıcılara yakınlığın daha az önem taşıdığı ve maliyet verimliliğinin öncelik kazandığı makine öğrenimini destekleyen uzak veri merkezlerinde özellikle belirgin şekilde görülüyor. Avrupa’nın geleneksel veri merkezi merkezleri dışında kalan ülkelerin, yeni yatırımlardan giderek daha fazla pay alması beklenirken, Orta Avrupa bölgesi bu büyümeden en fazla fayda sağlayacak bölgeler arasında yer alıyor. Orta Avrupa, veri merkezlerinin yaklaşık %63’ünü barındırıyor. Bölgenin enerji yelpazesinin yaklaşık %65’i hâlihazırda yenilenebilir enerji, nükleer enerji ve hidroelektrik gibi güvenilir düşük karbonlu kaynaklardan sağlanıyor. Bu durum, enerji yoğun veri merkezi yatırımlarının büyümesi açısından bölgeye önemli bir yapısal avantaj kazandırıyor. Veri merkezlerinin Orta Avrupa bölgesine giderek daha fazla yayılmasıyla birlikte, veri merkezlerinin ulusal elektrik talebi içindeki payının 2035 yılına kadar %2 ile %14 arasında yükselmesi bekleniyor. En yüksek yoğunlaşmanın ise Nordik ülkelerde görülmesi öngörülüyor. Norveç'te veri merkezlerinin toplam elektrik talebinin yaklaşık %9'unu oluşturabileceği tahmin edilirken, bu oranın Danimarka'da yaklaşık %13'e, İsveç'te ise aynı dönemde %8'in üzerine çıkabileceği öngörülüyor. EY Türkiye Enerji Sektör Lideri ve EY-Parthenon Şirket Ortağı Cem Çamlı, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Yapay zekâ günümüzde yalnızca dijital dönüşümün değil, enerji dönüşümünün de temel belirleyicilerinden biri. Bu ilişki tek yönlü olmamakla birlikte yapay zekâ; enerji sektörünü daha verimli, güvenilir ve sürdürülebilir hale getiriyor. Aynı zamanda yapay zekâ da büyümesini sürdürebilmesi için güçlü enerji altyapısına ihtiyaç duyuyor. Yapay zekâ ve enerjideki gelecek risk ve fırsatların bir arada ele alındığı raporumuza göre; sektörler arası koordinasyonu erkenden sağlayan, altyapı planlamasını uyumlaştıran ve yönetişim modellerini modernize eden enerji şirketleri; yapay zekânın sunduğu üretkenlik kazanımlarından çok daha etkili biçimde yararlanacak. Aynı zamanda erişilebilir maliyetli, güvenilir ve düşük karbonlu bir enerji sisteminin gelişimini destekleme konusunda avantajlı konumda olacak. Yapay zekâ yatırımlarını konuşurken sadece işlem kapasitesini değil, bu dönüşümü mümkün kılacak enerji ekosistemini de konuşmamız gerekiyor. Önümüzdeki yıllarda ülkelerin ve şirketlerin rekabet gücü; güvenilir enerji altyapısı, dijital yetkinlikler ve sürdürülebilirlik hedeflerini aynı strateji altında buluşturabilme becerisiyle şekilleneceğinin de altını çizmeliyiz. Bu ekosistemde, teknoloji şirketlerinden enerji sektörüne, yatırımcılardan politika yapıcılara kadar tüm paydaşların ortak hareket etmesi gerekiyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orzax’tan Orta Asya’ya Dev Üretim Hamlesi Haber

Orzax’tan Orta Asya’ya Dev Üretim Hamlesi

Orzax, küresel pazarlardaki varlığını güçlendirecek ve bölge ihracatında maliyet avantajı sağlayacak stratejik yatırımı için düğmeye bastı. Türkistan "TURAN" Özel Ekonomik Bölgesi’nde yükselen ve GMP (İyi Üretim Uygulamaları) standartlarına uygun altyapıyla inşa edilen yeni üretim tesisinin temel atma töreni uluslararası katılım ile gerçekleştirildi. Tören; Türkistan Eyaleti Valisi Koşerov Nuralhan Oralbayuly, Orzax Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Selman Alimoğlu, Orzax Kazakistan Genel Müdürü Nurettin Aktaş, devlet temsilcileri, iş ortakları ve basın mensuplarının katılımıyla düzenlendi. Yatırım Teşvikleri ve Güçlü Finansal Yapı Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) finansman desteğiyle hayata geçirilen proje, sağlanan kapsamlı devlet teşvikleriyle operasyonel ve üretim maliyetlerini en aza indiriyor. Türkistan’daki "TURAN" Özel Ekonomik Bölgesi bünyesinde 100 dönüm ücretsiz arazi tahsisi üzerine kurulan tesis; 15 yıl boyunca %0 Kurumlar Vergisi, KDV muafiyeti, binalar, ofisler ve arsa için emlak/arsa vergisi muafiyetleri ile SGK işveren payında sağlanan özel indirim ve teşviklerle şirkete önemli mali avantajlar sunuyor. İthal edilecek hammadde, makine ve ekipmanlarda yüzde 0 gümrük vergisi ve ihracat operasyonlarına yönelik devlet lojistik desteği sağlayan proje, aynı zamanda Kazakistan'ın sunduğu bol ve uygun maliyetli enerji altyapısı sayesinde su, doğalgaz ve elektrik giderlerinde yüzde 30 özel iskonto imkanı tanıyarak birim üretim maliyetlerini stratejik seviyede düşürmeyi hedefliyor. Üretimin Yüzde 85-90’ı İhracata Yönlendirilecek Tesis, sadece bölgesel bir üretim noktası değil, küresel pazarlara açılan stratejik bir ihracat kapısı olacak. Üretilecek ürünlerin yüzde 85 - 90’ı ihraç edilerek Orta Asya, Doğu Asya, Uzak Asya ve BDT/çevre ülkelerine sevk edilecek; üretimin yüzde 10 - 15’lik kısmı ise Kazakistan iç pazarına sunulacak. Kazakistan’ın 12 ülke ile sahip olduğu sıfır gümrüklü serbest ticaret anlaşmaları sayesinde Orzax, hem kendi operasyon yürüttüğü pazarlarda hem de müşterilerinin bulunduğu bölgelerde daha düşük maliyetli ürün sunarak rekabet gücünü artıracak. Ciro Hedefi: Kapasite Artışı ile Birlikte 180 Milyon Dolar Yatırımın stratejik önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Orzax Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Selman Alimoğlu, tesisin şirket vizyonundaki yerini şu sözlerle açıkladı: "Türkistan'da temelini attığımız bu tesis, Orzax’ın küresel ölçekteki rekabet gücünü ve karlılığını artıracak en kritik stratejik hamlelerimizden biridir. 40 milyon dolarlık bu yatırımla hayata geçirdiğimiz tesisimiz, ilk etapta yıllık 36 milyon kutu üretim kapasitesiyle başlayıp ilerleyen süreçte 80 milyon kutuya ulaşacak. Finansal hedeflerimiz doğrultusunda, tesisimizde ilk aşamada 100 milyon dolar ciro hedefliyoruz; kapasite artışlarımızın tamamlanmasıyla birlikte bu rakamı 180 milyon dolarlık bir kapasite ve ihracat hacmine ulaştıracağız. Kazakistan’ın sunduğu bol ve uygun maliyetli enerji kaynakları, vergi muafiyetleri, SGK işveren payı indirimi teşvikleri ve 12 ülkeye gümrüksüz erişim imkânı, birim üretim maliyetlerimizi belirgin şekilde düşürecektir. Bu avantajlar Orta Asya, Doğu Asya, Uzak Asya ve BDT ülkeleri başta olmak üzere gelişmekte olan pazarlardaki konumumuzu sağlamlaştıracaktır. Tam kapasiteye ulaştığında 500 kişiye doğrudan istihdam sağlayacak olan bu yatırım, Orzax’ın küresel pazarlardaki ana büyüme motorlarından biri olacaktır." Gelecek Vizyonu ve Genişleme Potansiyeli Genişlemeye elverişli 100 dönümlük arsa altyapısı sayesinde ilerleyen dönemlerde tesise takviye edici gıda hatlarının yanı sıra ilaç, kozmetik ve yeni etken madde üretim hatları da entegre edilecek. Tesis, yüksek verimliliği ve gelişmekte olan pazarlara yakınlığı ile Orzax’ın küresel pazarlardaki sürdürülebilir büyüme stratejisini destekleyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.