Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Altyapısı

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Altyapısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Altyapısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Beta Enerji Halka Açılıyor: Talep Toplama Tarihleri 17-18-19 Haziran  Haber

Beta Enerji Halka Açılıyor: Talep Toplama Tarihleri 17-18-19 Haziran 

Elektrifikasyon sektöründe ihtisaslaşmış yapısıyla öne çıkan ve Türkiye’nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Ziraat Yatırım’ın liderliğinde, Yatırım Finansman Menkul Değerler’in (YF) eş liderliğinde toplam 41 aracı kuruluştan oluşan konsorsiyum aracılığıyla pay başına 40,0 TL sabit fiyatla 17-18-19 Haziran 2026 tarihlerinde talep toplayacak. Halka arz büyüklüğü yaklaşık 2,4 milyar TL olarak hedeflendiği ihraçta 55 milyon adedi sermaye artırımı, 5 milyon 750 bin adedi de ortak satışı olmak üzere toplam 60 milyon 750 bin adet pay satışa sunulacak. Halka arz sonrası halka açıklık oranının ise yüzde 15 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Katılım Endeksi kriterlerine uyum ve yüzde 30 temettü taahhüdü Beta Enerji, kâr dağıtım politikası kapsamında dağıtılabilir net dönem kârının asgari yüzde 30’unu nakit olarak dağıtılacağı taahhüdünde bulunurken, hâkim ortaklar tarafından şirket paylarının Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladığı tarihten itibaren 1 yıl boyunca halka arz fiyatından bağımsız olarak Borsa İstanbul’da veya Borsa İstanbul dışında herhangi bir hisse satışı yapılmayacağı da taahüt edilmiştir. Bununla birlikte şirket, paylarının Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladığı tarihten itibaren 1 yıl boyunca, bedelli ve bedelsiz sermaye artırımları da dâhil olmak üzere, dolaşımdaki pay miktarının artmasına yol açacak şekilde bir karar almayacağını da taahhüt etmiştir. Katılım endeksine uygun olan Beta Enerji payları, Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da işlem görecek. Beta Enerji’yi yüzyıllar boyu yaşayan global bir marka haline getirmek istediklerini belirten Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, bu doğrultuda halka arzı kurumsallaşma ve sürdürülebilirlik için önemli bir adım olarak gördüklerini ifade etti. Halka arzdan elde edecekleri geliri büyüme yatırımlarının finansmanında ve bu büyümenin gereksinimi olan işletme sermayesinin güçlendirilmesinde değerlendireceklerini ifade eden Dağsuyu, halka arz sonucunda yatırımcılardan aldıkları destekle Beta Enerji’nin sektördeki konumunu daha da yukarı taşıyacaklarına inandıklarını vurguladı. Transformatörün, enerjiyi dönüştürmede ve iletimde bir alternatifi olmadığına dikkat çeken Dağsuyu, şöyle konuştu: “Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde farklı tip güç ve gerilimlerde yağlı ve kuru tip dağıtım transformatörü, güç transformatörü ve köşk üretimine devam ediyoruz. Ürettiğimiz ürün teknolojik ve niş bir ürün. Transformatör sektörü hem ülkemizde hem de dünyada hızlı büyüyen bir pazar. Adana'daki tesislerimizin yanı sıra Almanya, Ukrayna ve Amerika bölgelerindeki dağıtım ağımızla dünyanın dört bir yanına ürünlerimizi ulaştırıyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdik. “2027 sonunda 400 milyon doları aşkın ciro hedefliyoruz” 2025 yılında bir önceki yıla göre %9 artış ile 4,7 milyar TL ciro elde ettik. Aynı dönemde ciromuzun yüzde 44’ünü yurt içi, yüzde 56’sını ise yurt dışı satışlarımız oluşturdu. Brüt karımız 1,5 milyar TL olarak gerçekleşirken, brüt kar marjımız ise yaklaşık yüzde 32 düzeyinde gerçekleşti. FAVÖK marjımız ise yüzde %22,8 seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılının ilk çeyreğinde ciromuz 704 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı ise %23,5 seviyesine yükseldi. Yeni fabrikamızın tam kapasite ulaşmasıyla birlikte 2027 yılı sonunda ciromuzun 400 milyon USD seviyesine yükselmesini hedefliyoruz” “Transformatörlere talep uzun yıllar kesintisiz devam edecek” Dünyada devam eden jeopolitik gerilimler, bölgesel savaşlar ve küresel stres ortamı, özellikle Rusya-Ukrayna savaşının tetiklediği enerji kriziyle birlikte ülkelerin enerjide arz güvenliği ve bağımsızlık arayışını hızlandırdı. Enerji giderek ulusal güvenlik meselesi olarak ele alınırken, ABD ve Avrupa’da 40-50 yıllık elektrik şebekelerinin ekonomik ömrünü tamamlaması bu altyapının akıllı şebeke uyumlu modern sistemlerle yenilenmesini zorunlu kılıyor. Afrika başta olmak üzere birçok bölgede ise hala sıfırdan enerji altyapısı yatırımlarına ihtiyaç duyuluyor. Bu durum, küresel ölçekte hem mevcut şebekelerin yenilenmesi hem de yeni sistemlerin kurulması kaynaklı çift yönlü bir talep yaratıyor. Öte yandan yeşil dönüşüm, elektrikli araçların yaygınlaşması, kentleşme, veri merkezleri ve yapay zekâ teknolojilerinin hızla artan enerji ihtiyacı ile savaşlar ve afetlerin yarattığı kırılganlıklar da elektrifikasyon yatırımlarını hızlandırıyor. Avrupa Birliği’nin yeşil dönüşüm hedeflerine ulaşabilmesi için 2050 yılına kadar her yıl yaklaşık 67 milyar Avro yatırım yapılması gerektiği ve sadece Avrupa Birliği’nde transformatör sayısının iki katına çıkacağı öngörülüyor. Tüm bu gelişmeler, elektrifikasyon sektörünü küresel stratejilerin merkezine yerleştirirken transformatörlere olan talebin uzun yıllar boyunca güçlü ve kesintisiz şekilde devam edeceğine işaret ediyor.” “130 milyon dolarlık yatırımı hayata geçirdik” Transformatörlere talebin hızla artacağını öngörerek 2022 yılında tek çatı altında Avrupa'nın en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden biri olan Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nün yatırımına başladıklarına dikkat çeken Dağsuyu, şöyle devam etti. “Adana'da yaklaşık 130 milyon dolar yatırım değerine ve 115 bin 155 metrekare büyüklüğe sahip Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nün ilk fazı Mart 2025 itibarıyla üretime başladı. Yeni üretim tesisimizde güç transformatörleri, beton köşk ve yüksek gerilim anahtarlama sistemlerinin üretimini devreye aldık. 2026 yılı sonunda dağıtım transformatörleri üretimini de tamamen bu kampüse taşımayı hedefliyoruz. Eski tesisimizde yıllık 6.000 adedin üzerinde olan dağıtım trafosu kapasitemiz, yeni kampüsümüzle yaklaşık 34.000 adede ulaşacak. Güç transformatörlerinde ise kapasitemizi adet bazında yaklaşık 36 kat artırmayı hedefliyoruz. Artık 1000MVA/1000kV gücündeki devasa üniteleri üretebilecek kabiliyetteyiz. Hedefimiz müşterinin tüm ihtiyacını tek noktadan karşıladığı bir 'enerji AVM'si' kurgulamaktı, yeni kampüsümüzle bunu başardık. Bu sayede Amerika Kıtası, Avrupa Birliği, İngiltere, Balkan Ülkeleri, Suudi Arabistan ve Suriye başta olmak üzere ihracat gerçekleştirdiğimiz ülke sayısını kısa vadede 100 ülkeye, 5 yıl içinde ise 130 ülkeye çıkarmayı amaçlıyoruz.” Dijitalleşme ile sürdürülebilir üretim modeline geçiş Yeni kampüs yatırımını teknolojik dönüşümü de göz önüne alarak şekillendirdiklerini vurgulayan Yusuf Cenk Dağsuyu, “Teknolojiyi verimliliğimizi maksimum oranda artıracak şekilde kullanmayı planlıyoruz. Endüstri 4.0 teknolojileriyle donatacağımız kampüsümüzde otomasyon sistemleri, IoT entegrasyonu ve yapay zeka destekli kamera ve sensör sistemleri ile büyük veri analitiği gibi çözümlerle üretim süreçlerini, RFID sistemleri ile ise mamül stok, demirbaş yönetimi ve personel takip süreçlerini sistematik bir şekilde yöneteceğiz. Dijitalleşme ile birlikte hem operasyonel verimlilik sağlamayı hem de sürdürülebilir bir üretim modeli kurmayı hedefliyoruz” dedi. 2030 kadar karbon emisyonumuzu %30 azaltmayı hedefliyoruz Yeni kampüsün üretim ve teknoloji gücünün yanı sıra çevreye duyarlı yapısıyla da örnek teşkil ettiğine kaydeden Dağsuyu, şöyle devam etti: “Tesisimizi, LEED (Leadership in Energy and Environmental Design) sertifikasına uyumlu bir yapıda hayata geçiriyoruz. Yeni kampüsümüzde güneş paneli gücümüzü 8 MW’a çıkararak enerji üretimini yaklaşık 16 kat artırıyoruz. Bu hamleyle enerji ihtiyacımızın %100’ünü kendi ürettiğimiz temiz kaynaktan karşılayarak karbon nötr yolunda önemli bir adım atacağız. 2030 vizyonumuz kapsamında, emisyonlarımızı %30 azaltmayı, su tüketimini %20 düşürmeyi ve ambalaj atıklarımızı tamamen geri dönüştürülebilir hale getirmeyi amaçlıyoruz. Yeni kampüsümüzü aynı zamanda nitelikli iş gücü için bir cazibe merkezi olarak kurguladık. Yaklaşık 20 bin metrekarelik dev bir alanı tamamen çalışanlarımızın sosyal ihtiyaçlarına ayırdık. Konaklama tesislerinden modern eğitim merkezlerine, spor komplekslerinden ailece vakit geçirilebilecek sosyal mekanlara kadar her ayrıntıyı, çalışan mutluluğunu ve sadakatini önceliklendirerek tasarladık. Yeni nesil açık ofis düzeni ve ergonomik iş birliği alanlarımızla, çalışanlarımıza çalışma alanının ötesinde bir yaşam alanı sunuyoruz. Bu yatırım, hem Adana ekonomisine sağladığımız katma değeri pekiştirecek hem de küresel rekabetteki en büyük gücümüz olan insan kaynağımızı geleceğe hazırlayacak. Bununla beraber halka açık bir şirket olmanın verdiği kurumsal güçle mühendislik ve teknoloji alanında en yetkin beyinleri bünyemize katmayı hedefliyoruz. Yeni kampüsümüzle mevcut çalışan sayısını yaklaşık 1.200 kişiye çıkarmayı amaçlıyoruz.” Ar-Ge odaklı yaklaşımıyla rekabet gücünü artırmayı hedefliyor Beta Enerji’nin küresel rekabetteki en önemli gücünün Ar-Ge ve dijitalleşme olduğunu vurgulayan Yusuf Cenk Dağsuyu, şirketin inovasyon yolculuğunun 2010 yılında başladığını ve 2017’de Ar-Ge Merkezi belgesiyle kurumsal bir yapıya kavuştuğunu belirtti. “Yeniliğin Merkezi: Ar-Ge Gücü” stratejisi doğrultusunda çalışmalarının merkezine Ar-Ge’yi yerleştirdiklerini ifade eden Dağsuyu, daha az enerji kaybı sağlayan, daha uzun ömürlü ve akıllı şebekelerle uyumlu ürünler geliştirmeye odaklandıklarını söyledi. Onaylı Ar-Ge merkezlerinde 95 mühendis, 7 teknisyen ve destek personelinden oluşan yaklaşık 103 kişilik bir ekiple faaliyet yürüttüklerini belirten Dağsuyu, bugüne kadar 60 Ar-Ge projesini tamamladıklarını, 52 projenin ise devam ettiğini aktardı. TÜBİTAK destekli projelerle transformatörleri uzaktan izlenebilen ve yapay zekâ destekli erken uyarı sistemleriyle donatılmış akıllı çözümlere dönüştürdüklerini belirten Dağsuyu, tasarımdan üretime, testlerden satış sonrası süreçlere kadar uzanan tüm aşamaları dijital üretim sistemleriyle hızlandırdıklarını ifade etti. Çukurova Teknokent’te kurdukları araştırma birimiyle üniversite-sanayi iş birliklerini güçlendirdiklerini belirten Dağsuyu, akademik bilgi birikimi ile endüstriyel deneyimi bir araya getirerek sektöre yönelik yenilikçi çözümler geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Ayrıca TÜRKAK tarafından akredite deney laboratuvarlarında ulusal ve uluslararası standartlara uygun olarak 31 farklı test gerçekleştirebildiklerini belirten Dağsuyu, yeni nesil güç transformatörleri, yüksek gerilim anahtarlama ürünleri, yapay zekâ uygulamaları ve akıllı şebeke çözümleri alanındaki Ar-Ge faaliyetlerini önümüzdeki dönemde daha da hızlandırmayı planladıklarını kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PowerMatrix ile Akıllı ve Entegre Çözüm Haber

PowerMatrix ile Akıllı ve Entegre Çözüm

Sungrow, Çin’in Hefei kentinde düzenlenen Global Yenilenebilir Enerji Zirvesi’nde en yeni çözüm ve teknolojilerini dünya genelinden iş ortakları ve sektör temsilcileriyle paylaştı. Etkinlikte öne çıkan yenilikler arasında, fotovoltaik sistemler (PV) ile enerji depolama entegrasyonunu sistem seviyesinde yeniden tanımlayan yeni nesil PowerMatrix çözümü de yer aldı. Enerji sistemlerinin dinamik çalışma koşulları altında sistem stabilitesini korurken arz ve talebi dengeleme konusunda karşılaştığı zorluklara çözüm sunmak amacıyla geliştirilen PowerMatrix, çok portlu topoloji, yerleşik PV-depolama entegrasyonu, dağıtık kontrol, yeniden yapılandırılabilir enerji akışları ve kaynak seviyesinde şebeke oluşturma (grid-forming) olmak üzere beş temel inovasyon üzerine inşa edildi. Sistem; PV, depolama, şebeke ve yükleri, enerjinin gerçek zamanlı olarak yönlendirilebildiği, dengelenebildiği ve optimize edilebildiği birleşik, çok düğümlü bir enerji ağı altında bir araya getiriyor. Bu sistem seviyesindeki yeniden tasarım sayesinde sistem stabilitesi artırılırken maliyetler optimize ediliyor ve enerji zincirinin tamamında daha yüksek enerji verimliliği sağlanıyor. Farklı Uygulamalar İçin Ölçeklenebilir Çözüm Şebeke ölçekli projeler, ticari ve endüstriyel (C&I) uygulamalar, madencilik mikro şebekeleri ve yapay zekâ veri merkezleri gibi farklı kullanım alanları için tasarlanan PowerMatrix; farklı operasyonel ihtiyaçlara uyum sağlayabilen birleşik ve ölçeklenebilir bir enerji altyapısı sunarken hem şebekeye bağlı hem de şebekeden bağımsız senaryoları destekliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sungrow Başkan Yardımcısı ve Utility PV Invertör İş Birimi Başkanı Lee Zhang, “Yenilenebilir enerjinin baskın bir enerji kaynağı olarak büyümeye devam etmesiyle birlikte, enerji sistemleri güneş ve depolama teknolojilerinin koordinasyonu ve stabilitesine yönelik daha yüksek gereksinimler doğuruyor. PowerMatrix ile bağımsız ekipman entegrasyonundan derin koordinasyon sağlayan sistem tasarımına geçişi desteklemeyi hedefliyoruz. Böylece güneş ve depolama çözümlerinin geleceğin enerji sistemlerinde akıllı bir merkez olarak konumlanmasını sağlamayı ve yenilenebilir enerjiyi istikrarlı ve güvenilir bir güç kaynağı haline getirmeyi amaçlıyoruz.” Stabilitenin Yeniden Tanımı: Dengelemeye Dayalı Sistemlerden Yerleşik Stabiliteye PowerMatrix, koordineli çok düğümlü çalışma yapısı sayesinde stabil ve kesintisiz enerji arzı sağlıyor. Sistem; yüksek PV DC/AC oranlarını, yüksek ESS kapasitesini ve yıllık yaklaşık 3.000 saat tam yük çalışma süresini destekliyor. Operasyon sırasında sistem; çoklu enerji akış yolları ve dinamik yeniden yapılandırma sayesinde dinamik koşullar altında kesintisiz enerji akışı sağlarken, düğüm seviyesindeki arıza izolasyonu sayesinde etkilenmeyen birimlerin çalışmaya devam etmesine imkân tanıyor. Alt dizi seviyesinde her bir birim, hem şebekeye bağlı hem de ada modunda çalışmayı destekleyen, şebeke oluşturma (grid-forming) kabiliyetine sahip bağımsız bir güneş + depolama sistemi olarak görev yapıyor. Sistem, 10 ms gerilim stabilizasyonu ve 5 ms atalet yanıtı dâhil olmak üzere milisaniye seviyesinde tepki süresi sunarak sistem dayanıklılığını ve toparlanma performansını önemli ölçüde artırıyor. Maliyette Yeni Yaklaşım: Sistem Seviyesinde Maliyet Optimizasyonu PowerMatrix, yalnızca ekipman bazlı maliyet azaltımının ötesine geçerek sistem genelinde maliyet optimizasyonu sağlıyor. Daha önce farklı cihaz ve sistem katmanlarına dağıtılmış fonksiyonları tek bir yapı altında toplayarak sistem karmaşıklığını ve mühendislik gereksinimlerini azaltıyor. Aynı zamanda daha esnek kapasite artışı ve proje yaşam döngüsü boyunca maliyet optimizasyonu imkânı sunuyor. Çin’de 1 GW şebeke bağlantı kapasitesi, 8 GWh kurulu depolama kapasitesi ve yıllık 3.000 saat tam yük çalışma süresi üzerinden tasarlanan referans bir projede, geleneksel AC bağlantılı mimariye kıyasla yaklaşık 120 milyon dolar toplam yatırım maliyeti (CAPEX) tasarrufu sağlanıyor. Bu tasarruf; trafo merkezi ve iletim kabloları, depolama ekipmanları, PV ekipmanları ve diğer sistem bileşenlerinde elde ediliyor. Yatırım perspektifinden bakıldığında ise kademeli kurulum ve ölçeklenebilir genişleme sayesinde kapasite, proje ihtiyaçlarına paralel olarak artırılabiliyor. Bu da başlangıç yatırım yükünü azaltarak yatırımın talep ve proje gelişimiyle daha uyumlu ilerlemesini sağlıyor. Verimlilikte Yeni Seviye: Uçtan Uca Enerji Optimizasyonu PowerMatrix, enerji zincirinin tamamında verimliliği artırıyor: PV tarafı: MW başına 28 MPPT’ye kadar destek sunan yüksek yoğunluklu MPPT mimarisi sayesinde gölgeleme, yön farklılıkları ve modül yaşlanmasına bağlı uyumsuzluk kayıpları azaltılarak toplam enerji üretimi artırılıyor.Depolama tarafı: Hücreden santrale SOC dengeleme ile kullanılabilir enerji kapasitesi yaklaşık %8 oranında artırılıyor.Dönüşüm ve iletim: PV’den depolamaya doğrudan şarj ile çok aşamalı enerji dönüşümü azaltılarak enerji transfer verimliliği %5’e kadar artırılıyor. Ayrıca kaynak seviyesinde şebeke oluşturma kabiliyeti, daha yüksek yenilenebilir enerji penetrasyonunu desteklerken kesinti (curtailment) oranlarını düşürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ayedaş, İstanbul Anadolu Yakası’nda Kesintisiz Enerji Çalışmalarını Sürdürüyor Haber

Ayedaş, İstanbul Anadolu Yakası’nda Kesintisiz Enerji Çalışmalarını Sürdürüyor

Türkiye’nin enerji dönüşüme öncülük eden Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ ile birlikte üç elektrik dağıtım şirketinden biri olan Ayedaş, Türkiye’nin en çok göç alan ve en kalabalık ili olan İstanbul’un Anadolu yakasında 5.5 milyon nüfusa hizmet vermeye devam ediyor. Kesintisiz ve kaliteli enerji için çalışmalarını sürdüren şirket, daha güvenilir ve kesintisiz enerji sunmak için 2026 yılının ilk çeyreğinde de müşteri ve çözüm odaklı yaklaşımı ile çalışmalarını sürdürdü. İstanbul’da kesintisiz enerji için altyapı güçleniyor Daha aydınlık bir İstanbul hedefi doğrultusunda, mevsimsel ve iklim şartlarının etkilerini en aza indirmek için Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye ve Üsküdar ilçelerinde toplamda 5.300 aydınlatma armatürünün bakımı tamamlandı. Bunun yanı sıra, 1.561 pano, 9 trafo ve 524 dağıtım merkezinin kontrol ve yenileme çalışmaları yapılarak enerji altyapısı güçlendirildi. Aynı dönemde 292 kilometrelik hattın bakımı gerçekleştirilerek sürdürülebilir enerji dağıtımına katkı sağlandı. Kentin büyüyen enerji ihtiyaçları doğrultusunda yatırım hedefleri belirleyen Ayedaş, kıtaları birleştiren şehir olan İstanbul’da 2026 yılının ilk çeyreğinde bu hedefleri başarıyla tamamladı. Hizmet verdiği yaklaşık 5,5 milyon nüfusa kesintisiz ve kaliteli enerji sunmak amacıyla 43,5 kilometrelik yeni kablo döşemesi, 391 armatür, 14 pano ve 3 trafo merkezi kurarak altyapısını daha da güçlendirdi. İstanbul’da enerji güvenliği ve müşteri memnuniyeti yeni teknolojiyle artıyor Türkiye’de ilk kez devreye alınan Temas Gerilimi Tespit Teknolojisi, Ayedaş ve ABD merkezli Osmose Utilities Services Inc. iş birliğiyle İstanbul Anadolu Yakası’nda sahada uygulanmaya başladı. Şehir altyapısında can güvenliğini tehdit edebilecek gizli elektrik kaçaklarını yüksek hassasiyetle tespit eden bu yenilikçi sistem kapsamında, özel donanımlı Osmose aracıyla yürütülen taramalarda şu ana kadar 6.300 kilometreden fazla yol kat edildi. Yüksek hassasiyetli sensörler ve mobil tarama sistemleriyle donatılmış araç sayesinde, elektrik altyapısında oluşabilecek temas gerilimleri tehlikeye dönüşmeden önce tespit edilerek ilgili noktalara noktasal müdahale imkânı sağlanıyor. Bu sayede Ayedaş, milyonlarca insanın güvenliği için şehir altyapısındaki potansiyel riskleri minimize ederek kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir enerji hedefi doğrultusunda önemli bir adım atıyor. Operasyonel iş süreçlerini daha verimli hale getirebilmek için dijital dönüşümüne ağırlık veren Enerjisa Dağıtım Şirketleri kullanıcı memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor. 7/24 hizmet sunan www.ayedas.com.tr, Web ChatVolt, Ayedaş 186 Mobil Uygulaması, WhatsApp İhbar Hattı ve 186 Çağrı Merkezi ile her kanaldan müşterilerine ulaşıyor. Sosyal medya üzerinden gelen talepleri de hızlıca karşılayarak İstanbulluların yanında olmayı sürdürüyor. Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ ile birlikte elektrik dağıtımındaki 3 şirketinden biri olan Ayedaş, İstanbul Anadolu Yakası’ndaki enerji altyapısını güçlendirmek için yatırımlarına kararlılıkla devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB, Madenciliğin Dönüşümüne Yön Veren Teknolojilerini Sergiledi Haber

ABB, Madenciliğin Dönüşümüne Yön Veren Teknolojilerini Sergiledi

İsviçre merkezli elektrifikasyon ve otomasyon teknolojileri lideri ABB, İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde, 8–11 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen Maden Türkiye Fuarı’nda, madencilik sektörünün zorlu çalışma koşullarına özel geliştirdiği ileri teknoloji çözümlerini tanıttı. ABB’nin maden sahalarında güç, kontrol ve veriyi tek bir yapıda buluşturan çözümleri fuar ziyaretçilerinin ve sektör profesyonellerinin beğenisini topladı. ABB, madencilik sektöründeki 135 yılı aşkın deneyimi, güçlü mühendislik kabiliyeti ve derin uzmanlığını; elektrifikasyon, otomasyon ve dijitalleşmeyi kapsayan geniş portföyüyle birleştirerek müşterilerine uçtan uca çözümler sunuyor. Madencilik sektörünün artan üretkenlik, verimlilik ve sürdürülebilirlik taleplerini karşılayan çözümler geliştiren ABB, aynı zamanda en yüksek güvenlik standartlarını da koruyarak müşterilerinin güvenilir bir teknoloji ortağı olmayı devam ediyor. Madenden limana kadar tüm süreçlerde güç, kontrol ve veriyi entegre bir yapıda buluşturan bu yaklaşım sayesinde maden işletmeleri; verimliliği artırma, operasyonel riskleri azaltma ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma konusunda önemli avantaj elde ediyor. Elektrifikasyon çözümleriyle güvenli, izlenebilir ve verimli enerji altyapısı ABB Elektrifikasyon iş kolu, maden operasyonlarının enerji altyapısını daha güvenli, kesintisiz ve verimli hale getiren geniş ürün ve sistem portföyünü fuarda sergiledi. Enerji verimliliğini artıran ABB InSite enerji yönetim sistemi, akıllı koruma ve izleme yetenekleriyle öne çıkan Tmax XT ve Emax 2 devre kesicilerin yanı sıra CM TCN sıcaklık izleme röleleri, AF serisi kontaktörler, MS motor koruma şalterleri, softstarter serileri ve UMC100.3 motor kontrol ünitesi gibi güvenilir kontrol ve koruma çözümleri de ABB’nin fuarda sergilediği ürünler arasında yer aldı. Kritik uygulamalarda maksimum güvenlik sunan Arc Guard System™ TVOC 2 ark koruma teknolojisinin yanı sıra Sen Plus alçak gerilim dağıtım panosu da maden endüstrisinin zorlu koşullarına uygun, yüksek güvenlikli ve modüler yapısıyla ABB’nin tanıttığı çözümler arasındaydı. Zorlu maden koşulları için tasarlanmış motor ve sürücü çözümleri ABB Hareket iş kolu ise madencilik sektörünün ağır ve kesintisiz çalışma gerektiren uygulamalarına yönelik motor, sürücü ve servis çözümlerini tanıttı. Madencilik uygulamalarında uzun ömür ve yüksek verimlilik sağlayan, dayanıklılığıyla öne çıkan alçak gerilim motorları ve Ex-proof motor serisi bu fuarda öne çıkan ürünler oldu. Ayrıca, harici ekipman gerektirmeden harmonikleri azaltarak şebeke kalitesini iyileştiren ve birim güç faktörüne ulaşarak enerji verimliliğini artıran, ACS880 ultra düşük harmonikli sürücü de ABB standında yer aldı. Bu ürün, aktif besleme teknolojisi ile düşük gerilim koşullarında dahi tam motor performansını korumasıyla dikkat çekiyor. ABB Hareket Servisleri ise kestirimci bakım, uzaktan izleme ve yaşam döngüsü yönetimi ile madencilik operasyonlarında maksimum çalışma süresi ve sürdürülebilir performans sağlayan hizmetlerini katılımcılara anlattı. ABB eMine™ ile tamamen elektrikli ve dijital madenler mümkün ABB Otomasyon iş kolu da fuarda madencilik sektörüne anahtar teslim olarak sunduğu otomasyon, dijitalizasyon ve elektrifikasyon çözümlerini sektör profesyonellerine tanıttı. Bu çözümlerden biri olan ABB eMine™, elektrifikasyon ve dijital sistemlerle tamamen elektrikli madenleri mümkün kılıyor. Madencilik sektöründeki karbon azaltımını hızlandıracak bu çözüm portföyü ile madenden limana kadar vinçlerden öğütme proseslerine, konveyörlerden taşıma sistemlerine tüm ekipmanlar elektriklendirilebiliyor. Fuarda ayrıca, ABB’nin madencilik sektörüne sunduğu maden vinçleri ve öğütme, malzeme taşıma çözümleri de ziyaretçilerle paylaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YEDAŞ’tan Çorum’a 9 Milyar TL'lik Büyük Yatırım Haber

YEDAŞ’tan Çorum’a 9 Milyar TL'lik Büyük Yatırım

Yatırım programına ek olarak yürütülecek bakım çalışmaları kapsamında; arıza önleyici periyodik bakım faaliyetleri, havai hat ve direk kontrolleri, trafo bakım ve revizyon çalışmaları, izolasyon iyileştirmeleri ile hat altı budama faaliyetleri hayata geçirilecek. Bu çalışmalar sayesinde hem kesinti sürelerinin azaltılması hem de enerji arz güvenliğinin artırılması hedefleniyor. 250’ye Yakın Personelle Çorum’da Güçlü Operasyon YEDAŞ, Çorum’da 16 bin kilometreyi aşan dağıtım hattı ve 5 binden fazla trafo ile enerji altyapısını yönetiyor. Yıllık elektrik tüketiminin 850 MWh seviyesini aştığı ilde tüketimin dağılımı ise; yüzde 42 mesken, yüzde 32 ticarethane, yüzde 15 sanayi, yüzde 5 aydınlatma ve yüzde 5 tarımsal sulama şeklinde gerçekleşiyor. Yaklaşık 250 kişilik saha ve operasyon ekibiyle 7 gün 24 saat hizmet sunan YEDAŞ, Çorum’un zorlu coğrafi ve iklim koşullarına rağmen enerji arz güvenliğini kesintisiz şekilde sürdürmeyi hedefliyor. Kesinti Sürelerinde Önemli İyileşme YEDAŞ’ın hayata geçirdiği şebeke yatırımları ve dijital izleme sistemleri, hizmet kalitesine doğrudan yansıyor. Abone başına ortalama kesinti süresini ifade eden SAIDI verilerine göre Çorum’da 2019 yılında 734 dakika olan kesinti süresi, 2025 yılında 629 dakikaya geriledi. Bu da yaklaşık yüzde 14’lük bir iyileşmeye işaret ediyor. Benzer şekilde, abone başına ortalama kesinti sayısını gösteren SAIFI göstergesinde de önemli bir düşüş sağlandı. 2019 yılında 10,5 olan kesinti adedi, 2025 yılında 8,4 seviyesine gerileyerek yaklaşık yüzde 20 oranında iyileşme sağlandı. Bu gelişim; planlı bakım faaliyetleri, şebeke güçlendirme yatırımları, Alçak Gerilim İzleme Sistemi (AGİS) ile proaktif arıza tespiti ve dijital kontrol altyapısının yaygınlaştırılması sayesinde mümkün oldu. Dijital Dönüşüm ile İhbardan Önce Müdahale YEDAŞ, dijitalleşme yatırımlarıyla veri temelli ve proaktif bir şebeke yönetimi modelini hayata geçiriyor. AGİS sayesinde şebekenin büyük bölümü uzaktan izlenebilir hale gelirken, arızalar vatandaşlardan ihbar gelmeden tespit edilerek ekipler hızla sahaya yönlendiriliyor. Ayrıca Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) ile yüksek haberleşme oranına ulaşılırken, sokak aydınlatma sistemleri de tamamen dijital altyapı üzerinden yönetiliyor. Bu sayede hem operasyonel verimlilik artıyor hem de hizmet kalitesi sürdürülebilir şekilde iyileştiriliyor. Barış Demir: “Çorum’un Enerji Altyapısını Geleceğe Hazırlıyoruz” YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, yapılan çalışmalarla ilgili şunları söyledi: “Çorum’un enerji altyapısını daha güçlü, daha dayanıklı ve geleceğe hazır hale getirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım ve bakım programını hayata geçiriyoruz. Şebeke yenileme, kapasite artışı ve dijital izleme sistemleriyle hem kesinti sürelerini azaltmayı hem de hizmet kalitesini daha üst seviyeye taşımayı hedefliyoruz.” “Yaklaşık 250 kişilik güçlü saha ekibimizle 7 gün 24 saat esasına göre çalışıyoruz. Dijital altyapımız sayesinde arızalara daha hızlı müdahale ediyor, bakım çalışmalarımızla olası riskleri önceden minimize ediyoruz. Amacımız; Çorum’da daha az kesinti yaşanan, daha güvenli ve daha sürdürülebilir bir enerji altyapısını kalıcı hale getirmek.” Geleceğin Enerji İhtiyacına Hazır Altyapı YEDAŞ’ın yatırım yaklaşımı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, aynı zamanda gelecekte artması beklenen elektrik talebine de odaklanıyor. Elektrikli araçlar, yeni nesil sanayi teknolojileri ve dijitalleşmenin etkisiyle değişen tüketim yapısına karşı; kapasite artırımı, şebeke güçlendirme ve dijital izleme yatırımlarıyla Çorum’un enerji altyapısı geleceğe hazırlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rönesans’tan DAPEK Endüstri Bölgesi için SJ Group ile Stratejik Ortaklık ​​​​​​​ Haber

Rönesans’tan DAPEK Endüstri Bölgesi için SJ Group ile Stratejik Ortaklık ​​​​​​​

SJ Group bu ortaklık kapsamında, Türkiye’nin Doğu Akdeniz enerji ve ticaret koridorunda konumlanan, ulusal ölçekte stratejik öneme sahip yeni nesil endüstri ve lojistik merkezi olarak tasarlanan DAPEK için endüstriyel konumlandırma ve katma değerli sanayi yatırımcılarının entegrasyonunda yönetim ortağı olacak. Rönesans Holding ve SJ Group arasında imzalanan stratejik ortaklık, DAPEK’in geliştirilmesinde küresel iyi uygulamaların hayata geçirilmesine katkı sağlarken; strateji ve konumlandırma, arazi kullanım planlaması, altyapı hizmetleri ve sürdürülebilirlik çerçevelerinin oluşturulması gibi alanları kapsayacak. Söz konusu iş birliği, Rönesans Holding’in büyük ölçekli altyapı ve yatırım deneyimi ile SJ Group’un sanayi planlaması, enerji altyapısı ve yatırımcı ağları konusundaki uzmanlığını bir araya getirecek. 2.750 hektarlık alana ve iki kilometrelik kıyı şeridine sahip olan DAPEK; petrokimya, yeni nesil malzemeler ve enerji dönüşümü odaklı sektörler başta olmak üzere yüksek teknoloji odaklı sanayi faaliyetlerinin yürütüleceği bir merkez olarak tasarlanıyor. Kara, deniz ve demir yolu taşımacılığıyla lojistik bir merkez olarak konumlanan bölgede; sıvı, gaz, konteyner ve kuru yük olmak üzere farklı yük türlerine yönelik depolama ve taşımacılık çözümleri sunuluyor. Ayrıca endüstri bölgesinde; güneş enerjisi santrali ve yeşil hidrojen üretim tesisini kapsayan entegre bir enerji altyapısı da bulunuyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde Rönesans Holding tarafından geliştirilen DAPEK Endüstri Bölgesi’ndeki altyapı yatırımları, küresel yatırımcıların ihtiyaçlarıyla uyumlu, yüksek sermayeli ve ihracat odaklı yatırımlara öncelik verecek biçimde tasarlanıyor. 2025’ten bu yana DAPEK’e danışmanlık desteği sunan SJ Group bu yeni ortaklık kapsamında; süreçlerin sadeleştirilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve proje teslim sürelerinin hızlandırılması gibi yatırımcı dostu çözümler geliştirecek. Sürdürülebilirlik, karbon azaltımı ve yeşil ekonomi odaklı çalışmalarıyla öne çıkan SJ Group; Singapur’daki Jurong Adası'nın geliştirilmesinin yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinde hayata geçirilen çok sayıda endüstri parkında da kritik roller üstleniyor. SJ GROUP İŞ BİRLİĞİ SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME HEDEFLERİMİZİ DESTEKLİYOR Rönesans Holding Onursal Başkanı Erman Ilıcak, iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Uluslararası ortaklıkların sürdürülebilir büyümenin anahtarlarından biri olduğuna inanıyoruz. Küresel bakış açısını yerel uzmanlıkla birleştiren bu iş birlikleri, sanayi gelişimi için güçlü bir model ortaya koyuyor. Teknolojik yenilik ile çevresel sorumluluğun birlikte ilerlediği bu yaklaşım, yalnızca Türkiye için değil daha geniş bölge için de uzun vadeli değer yaratacak. Endüstriyel planlama, enerji altyapısı ve sürdürülebilirlik alanlarındaki küresel deneyimiyle öne çıkan SJ Group, DAPEK’in uzun vadeli stratejisinin güçlendirilmesine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimizin desteklenmesine önemli bir katkı sağlayacak.” Ayrıca DAPEK kapsamında Rönesans Holding tarafından 2025 yılında inşaatına başlanarak 2027 sonunda tamamlanması planlanan Ceyhan Polipropilen Tesisi ve Sıvı Yük Terminali Projesi hakkında konuşan Ilıcak; “Rönesans olarak DAPEK’te ilk yatırımcı konumundayız. Buradaki polipropilen tesisi ve sıvı dökme yük terminalinin geliştirilmesi için toplam 2 milyar dolarlık yatırım gerçekleştiriyoruz. Türkiye’nin cari dengesine yıllık yaklaşık 300 milyon dolar katkı sağlamasını beklediğimiz proje ile yerli üretimi güçlendirmeyi ve tedarik güvenliğini artırmayı hedefliyoruz” dedi. DAPEK, BÖLGEDE ÖRNEK BİR SANAYİ GELİŞİM MODELİ OLARAK KONUMLANACAK SJ Enerji Kıdemli İcra Direktörü Tan Wooi Leong ise şunları söyledi: “Rönesans ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, enerji dönüşümü, gelişen teknolojiler ve net sıfır üretim tesisi hedefleri doğrultusunda büyük ölçekli ve liman temelli endüstri bölgelerinin geliştirilmesinde önemli bir dönüm noktası. Sanayi bölgeleri konusundaki uzmanlığımızın, DAPEK’in bölgede örnek bir sanayi gelişim modeli olarak konumlanmasına katkı sağlamasını, aynı zamanda Türkiye’nin uzun vadeli sanayi ve altyapı hedeflerini güçlendirmesini amaçlıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mobil Aksesuar Pazarı 100 Milyar Doları Aştı Haber

Mobil Aksesuar Pazarı 100 Milyar Doları Aştı

Şarj teknolojileri küresel mobil aksesuar pazarını büyütmeye devam ediyor. Mobil aksesuar sektörünün büyüklüğü 2025 yılında yüzde 10’dan fazla artışla 105 milyar dolara ulaştı. 2026’da ise trendin devam etmesi ve pazarın 115 milyar dolar seviyesine çıkması bekleniyor. Büyümede, Apple’daki USB-C standardının yaygınlaşması, bağlantı uyumluluğunun artması ve yeni nesil hızlı kablosuz şarj teknolojisi Qi2’nin devreye girmesi belirleyici oldu. Sadece yüzde 10’u markalı ürün Küresel pazarda yaşanan bir ivme, Türkiye’ye de doğrudan yansıdı. Türkiye’nin en hızlı büyüyen mobil aksesuar markalarından Mcdodo’ya göre, yerel pazarın büyüklüğü 1.5 milyar dolara ulaştı. Özellikle GaN adaptörler, Qi2 destekli hızlı kablosuz şarj çözümleri ve çoklayıcı ürünler, talebin ana taşıyıcıları arasında yer aldı. 2026 yılında ise pazarın Türkiye’de 1.7 milyar dolara çıkması bekleniyor. Bu pazarın ise sadece yüzde 10’u markalı aksesuarlardan oluşuyor. Akıllı telefon yenileme hızının yavaşladığı pazarda, kullanıcı davranışları da dönüşüyor. Telefonunu değiştirmeyen kullanıcılar dahi, daha hızlı, güvenli ve çoklu kullanım imkânı sunan şarj ekipmanlarını yenilemeyi tercih ediyor. Bu eğilim, aksesuar pazarını “tamamlayıcı ürün” konumundan çıkararak mobil ekosistemin merkezine taşıyor. ‘Enerji çağı başlıyor’ Mcdodo Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uçurum’a göre önümüzdeki dönemde yüksek verimli adaptörler, evrensel bağlantı çözümleri ve kablosuz şarj standartları etrafında şekillenen ürün portföyleri, markalar için en kritik rekabet alanı olmaya devam edecek. Mehmet Uçurum, gelecekte teknoloji üreticilerinin değil, enerji ve bağlantı altyapısını yönetenlerin lider olacağını belirterek şöyle konuşuyor: “Mobil aksesuar pazarı teknoloji dünyasının en hızlı büyüyen alanlarından biri haline geldi. Ancak bu büyüme yalnızca yeni ürünlerin değil, yeni bir çağın habercisi olabilir. Akıllı telefonlar artık teknoloji ürünü olmaktan çıktı. Onlar artık insanların hafızası, işi, kimliği ve günlük hayatının merkezi. Önümüzdeki dönemde kullanıcılar bir adaptör veya kablo değil kesintisiz yaşam deneyimi alacak.” GaN şarj ve kablosuz dönüşümü Özellikle GaN adaptörler ve Qi2 destekli kablosuz şarj ürünlerinin Türkiye’deki büyümelerinin itici gücü olduğunu anlatan Uçurum, “2026’da da yenilik odaklı ürünlerimizle bu büyümeyi sürdürmeyi hedefliyoruz. Bugün kullanıcılar sadece telefon değil, tüm dijital yaşamlarını yönetebilecek şarj çözümleri arıyor. Evde, ofiste, araçta ve seyahatte aynı kaliteyi talep ediyorlar. Biz de bu beklentiye uygun, güvenilir ve uzun ömürlü ürünlerle pazarda fark yaratıyoruz” diyor. Ortalama 7 cihaz kullanılıyor Yapılan araştırmalara göre insanlar günde ortalama 5–7 cihaz kullanıyor. Bu cihazların başında telefon, kulaklık, saat, tablet, araç ekranı ve bilgisayar geliyor. Bu cihazların hepsi tek bir şeye bağlı: kişisel enerji altyapısı. Bu nedenle mobil aksesuar sektörü aslında yeni nesil bir enerji dağıtım ağı olarak tanımlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fırat EDAŞ Malatya’da Deprem Sonrası Enerji Altyapısına 3,5 Milyar TL Yatırım Yaptı    Haber

Fırat EDAŞ Malatya’da Deprem Sonrası Enerji Altyapısına 3,5 Milyar TL Yatırım Yaptı  

Üç yıl önce meydana gelen 6 Şubat Depremi, binlerce insanın yaşamını kalıcı biçimde değiştirdi. Depremden etkilenen şebekenin tekrar ayağa kaldırılması ve güvenli şekilde yeniden işletilmesi öncelik haline geldi. Bu kapsamda Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), Malatya’da enerji altyapısının güçlendirilmesini öncelikli bir sorumluluk olarak ele aldı. Afetin hemen ardından başlatılan çalışmalarla, güvenli ve dayanıklı bir şebeke yapısının oluşturulmasını hedefledi. Güçlü ve Dayanıklı Bir Enerji Altyapısı Fırat EDAŞ, Malatya’da deprem sonrasında toplam 3,5 milyar TL yatırım hayata geçirerek kent genelinde enerji altyapısının onarımı, yenilenmesi ve kapasitesinin artırılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdi. Bu çalışmalar sonucunda kent genelinde 83 dağıtım merkezi, 270 trafo, 36.255 direk, 10.671 armatür ve 1.701 kilometre yeni hat şebekeye dahil edildi. Gerçekleştirilen yatırımlar, Malatya’da günlük yaşamın devamı açısından kritik öneme sahip altyapının yeniden ayağa kalkmasına katkı sundu. Fırat EDAŞ, gerçekleştirdiği çalışmalarla mevcut ihtiyaçları karşılamanın yanı sıra gelecekte yaşanabilecek afetlere karşı dirençli bir enerji altyapısı oluşturdu. “Önceliğimiz Hayatın Devamlılığı Oldu” Konuya ilişkin bir değerlendirmede bulunan Fırat EDAŞ Şirket Müdürü Müjdat Çelik, “6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da enerji altyapısının güvenli ve dayanıklı biçimde yeniden kurulması, bizim için teknik bir çalışmanın ötesinde bir sorumluluktu. Enerji altyapısını mümkün olan en kısa sürede yeniden ayağa kaldırmak için aralıksız çalıştık. Bu süreçte önceliğimiz, yaşamın kesintisiz sürdürülebilmesi için sahada hızlı, koordineli ve kalıcı çözümler üretmekti. Yaptığımız yatırımlarla altyapıyı daha güvenli ve daha dayanıklı hale getirdik. Çalışmalarımız sahadaki ihtiyaçlar doğrultusunda aralıksız sürdürüyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.