Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Altyapısı

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Altyapısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Altyapısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zekâ Çağında Enerji Yönetimi: EY Geleceğin Stratejilerini Açıkladı Haber

Yapay Zekâ Çağında Enerji Yönetimi: EY Geleceğin Stratejilerini Açıkladı

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY’ın Yapay Zekâ ve Enerji: Karşılıklı Etkileşim başlıklı raporu yayımlandı. EY Europe Central Energy Center'ın araştırmalarına, EY'ın yapay zekâ alanındaki deneyimlerine ve enerji sektöründeki tecrübelerine dayanan rapor, bu ikili dönüşümle karşı karşıya kalan şirketler ve liderler için önemli içgörüler sunuyor. Rapor, şirketlerin yapay zekâ odaklı verimliliği nasıl artırabileceğini, dijital büyüme için enerjiyi nasıl güvence altına alabileceğini ve yapay zekâ ile enerjinin birbirinden ayrılamaz olduğu bir gelecek için nasıl dayanıklı stratejiler geliştirebileceği hakkında önemli ipuçları veriyor. Veri merkezleri küresel elektrik tüketiminin yaklaşık %1,5’ini oluşturuyor Rapora göre yapay zekâ; enerji üretimi ve dağıtımından şebeke yönetimine kadar birçok alanda operasyonel verimliliği artırırken, veri merkezlerinin hızla büyümesi elektrik talebini de oldukça yüksek seviyelere taşıyor. Yapay zekâ odaklı tipik bir veri merkezi, yaklaşık 100 bin hanenin tüketimi kadar elektrik kullanırken, hâlihazırda inşa edilmekte olan en büyük veri merkezlerinin bunun 20 katına kadar enerji tüketeceği öngörülüyor. Küresel elektrik tüketiminin yaklaşık %1,5’ini oluşturan veri merkezlerinin enerji ihtiyacı, yıllık yaklaşık %12 oranında artıyor. Rapor, veri merkezi yatırımlarındaki artış ve yapay zekâ odaklı harcamaların, özellikle ABD’de iş yatırımlarının ve gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesinin itici güçlerinden biri haline geldiğini gösteriyor. Yapay zekâ, iş gücünün yetkinliklerini ölçeklendirerek yeni iş birliği ve karar alma biçimlerini destekliyor. Petrol, gaz ve elektrik hizmetleri sektörlerinde çalışanların günlük yapay zekâ kullanım düzeyi; teknoloji ve bankacılık sektörlerine kıyasla henüz daha düşük olsa da, bu sektörlerin de yapay zekâ uygulamalarının hayata geçirilmesi açısından geniş bir potansiyeli bulunuyor. Büyük teknoloji şirketleri yapay zekâya milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor Büyük teknoloji şirketleri, yapay zekânın üretkenliği önemli ölçüde artıracağı ve insanların çalışma ile değer yaratma biçimlerini yeniden şekillendireceği beklentisiyle bu alana yüz milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. 2020-2025 yılları arasında beş büyük teknoloji şirketinin toplam sermaye harcamalarının %280’den fazla arttığı tahmin ediliyor. Bu yatırımların giderek daha büyük bir bölümü yeni veri merkezlerine yönlendiriliyor. Küresel veri merkezi yatırımlarının 2025-2030 döneminde 7 trilyon dolara ulaşabileceği ve dünya genelinde 2.000’den fazla yeni veri merkezinin devreye alınabileceği öngörülüyor. 2025 yılı sonu itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 12 bin veri merkezi bulunurken, bunların yaklaşık %45’i ABD’de, %27’si ise Avrupa’da yer alıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre, küresel kurulu veri merkezi kapasitesinin 2020-2025 döneminde yıllık ortalama %13 büyüyerek 60 GW’tan 114 GW’a yükseldiği görülüyor. IEA’nın temel senaryosuna göre, bu büyümenin on yılın sonuna doğru daha da hızlanması ve yıllık ortalama %15 seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu doğrultuda, toplam kurulu veri merkezi kapasitesinin 2030 yılına kadar 226 GW’a çıkabileceği öngörülüyor. Günümüzde veri merkezleri, küresel elektrik tüketiminin yaklaşık %1,5’ini oluşturuyor. En yüksek oran ABD’de görülüyor; burada veri merkezleri toplam elektrik talebinin yaklaşık %4,5’ini oluşturuyor. Veri merkezlerinin, 2025-2030 döneminde küresel elektrik talebindeki artışın yaklaşık %7’sini, daha geniş bir perspektifte değerlendirildiğinde ise 2025-2035 dönemindeki artışın yaklaşık %9’unu oluşturabileceği öngörülüyor. Jeopolitik gerilimler belirsizlik oluşturuyor Veri merkezlerinin gelecekteki elektrik talebine ilişkin projeksiyonları önemli ölçüde belirsizlik içeriyor. Düşük karbonlu ve maliyeti öngörülebilir enerji kapasitesine ve şebeke altyapısına erişim, yapay zekâ çiplerinin bulunabilirliği, donanım ve modellerde sağlanacak verimlilik artışları, spekülatif proje duyuruları ve yapay zekâ pazarındaki değişimler gibi birbiriyle bağlantılı birçok faktöre bağlı olabilir. Ayrıca, jeopolitik gerilimler de ek bir belirsizlik katmanı oluşturuyor. Bu gerilimler, kritik bileşenlere yönelik tedarik zincirlerini aksatma ve piyasa dinamiklerini yeniden şekillendirme riski taşıyor. Orta Doğu’da son dönemde yaşanan gerilimlerin tırmanması, uzun süreli belirsizliklerin hâlihazırda kısıtlı olan bellek çipleri ve veri depolama cihazları arzını daha da sıkılaştırabileceğine yönelik yatırımcı endişelerini artırdığı görülüyor. Avrupa’nın veri merkezi ekosistemi köklü değişimlerle şekillenebilir Avrupa’nın veri merkezi ekosistemi, hem kapasitedeki önemli büyüme hem de coğrafi dağılımdaki köklü değişimlerle şekillenen dönüştürücü bir on yıla giriyor. Geleneksel veri merkezlerinde arazi ve enerji kısıtlarının artmasıyla birlikte, işletmeciler ve yatırımcılar giderek daha fazla şebeke kapasitesi, uygun arazi imkânı ve daha düşük işletme maliyetleri sunan yeni lokasyonlara yöneliyor. Bu eğilim, son kullanıcılara yakınlığın daha az önem taşıdığı ve maliyet verimliliğinin öncelik kazandığı makine öğrenimini destekleyen uzak veri merkezlerinde özellikle belirgin şekilde görülüyor. Avrupa’nın geleneksel veri merkezi merkezleri dışında kalan ülkelerin, yeni yatırımlardan giderek daha fazla pay alması beklenirken, Orta Avrupa bölgesi bu büyümeden en fazla fayda sağlayacak bölgeler arasında yer alıyor. Orta Avrupa, veri merkezlerinin yaklaşık %63’ünü barındırıyor. Bölgenin enerji yelpazesinin yaklaşık %65’i hâlihazırda yenilenebilir enerji, nükleer enerji ve hidroelektrik gibi güvenilir düşük karbonlu kaynaklardan sağlanıyor. Bu durum, enerji yoğun veri merkezi yatırımlarının büyümesi açısından bölgeye önemli bir yapısal avantaj kazandırıyor. Veri merkezlerinin Orta Avrupa bölgesine giderek daha fazla yayılmasıyla birlikte, veri merkezlerinin ulusal elektrik talebi içindeki payının 2035 yılına kadar %2 ile %14 arasında yükselmesi bekleniyor. En yüksek yoğunlaşmanın ise Nordik ülkelerde görülmesi öngörülüyor. Norveç'te veri merkezlerinin toplam elektrik talebinin yaklaşık %9'unu oluşturabileceği tahmin edilirken, bu oranın Danimarka'da yaklaşık %13'e, İsveç'te ise aynı dönemde %8'in üzerine çıkabileceği öngörülüyor. EY Türkiye Enerji Sektör Lideri ve EY-Parthenon Şirket Ortağı Cem Çamlı, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Yapay zekâ günümüzde yalnızca dijital dönüşümün değil, enerji dönüşümünün de temel belirleyicilerinden biri. Bu ilişki tek yönlü olmamakla birlikte yapay zekâ; enerji sektörünü daha verimli, güvenilir ve sürdürülebilir hale getiriyor. Aynı zamanda yapay zekâ da büyümesini sürdürebilmesi için güçlü enerji altyapısına ihtiyaç duyuyor. Yapay zekâ ve enerjideki gelecek risk ve fırsatların bir arada ele alındığı raporumuza göre; sektörler arası koordinasyonu erkenden sağlayan, altyapı planlamasını uyumlaştıran ve yönetişim modellerini modernize eden enerji şirketleri; yapay zekânın sunduğu üretkenlik kazanımlarından çok daha etkili biçimde yararlanacak. Aynı zamanda erişilebilir maliyetli, güvenilir ve düşük karbonlu bir enerji sisteminin gelişimini destekleme konusunda avantajlı konumda olacak. Yapay zekâ yatırımlarını konuşurken sadece işlem kapasitesini değil, bu dönüşümü mümkün kılacak enerji ekosistemini de konuşmamız gerekiyor. Önümüzdeki yıllarda ülkelerin ve şirketlerin rekabet gücü; güvenilir enerji altyapısı, dijital yetkinlikler ve sürdürülebilirlik hedeflerini aynı strateji altında buluşturabilme becerisiyle şekilleneceğinin de altını çizmeliyiz. Bu ekosistemde, teknoloji şirketlerinden enerji sektörüne, yatırımcılardan politika yapıcılara kadar tüm paydaşların ortak hareket etmesi gerekiyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orzax’tan Orta Asya’ya Dev Üretim Hamlesi Haber

Orzax’tan Orta Asya’ya Dev Üretim Hamlesi

Orzax, küresel pazarlardaki varlığını güçlendirecek ve bölge ihracatında maliyet avantajı sağlayacak stratejik yatırımı için düğmeye bastı. Türkistan "TURAN" Özel Ekonomik Bölgesi’nde yükselen ve GMP (İyi Üretim Uygulamaları) standartlarına uygun altyapıyla inşa edilen yeni üretim tesisinin temel atma töreni uluslararası katılım ile gerçekleştirildi. Tören; Türkistan Eyaleti Valisi Koşerov Nuralhan Oralbayuly, Orzax Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Selman Alimoğlu, Orzax Kazakistan Genel Müdürü Nurettin Aktaş, devlet temsilcileri, iş ortakları ve basın mensuplarının katılımıyla düzenlendi. Yatırım Teşvikleri ve Güçlü Finansal Yapı Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) finansman desteğiyle hayata geçirilen proje, sağlanan kapsamlı devlet teşvikleriyle operasyonel ve üretim maliyetlerini en aza indiriyor. Türkistan’daki "TURAN" Özel Ekonomik Bölgesi bünyesinde 100 dönüm ücretsiz arazi tahsisi üzerine kurulan tesis; 15 yıl boyunca %0 Kurumlar Vergisi, KDV muafiyeti, binalar, ofisler ve arsa için emlak/arsa vergisi muafiyetleri ile SGK işveren payında sağlanan özel indirim ve teşviklerle şirkete önemli mali avantajlar sunuyor. İthal edilecek hammadde, makine ve ekipmanlarda yüzde 0 gümrük vergisi ve ihracat operasyonlarına yönelik devlet lojistik desteği sağlayan proje, aynı zamanda Kazakistan'ın sunduğu bol ve uygun maliyetli enerji altyapısı sayesinde su, doğalgaz ve elektrik giderlerinde yüzde 30 özel iskonto imkanı tanıyarak birim üretim maliyetlerini stratejik seviyede düşürmeyi hedefliyor. Üretimin Yüzde 85-90’ı İhracata Yönlendirilecek Tesis, sadece bölgesel bir üretim noktası değil, küresel pazarlara açılan stratejik bir ihracat kapısı olacak. Üretilecek ürünlerin yüzde 85 - 90’ı ihraç edilerek Orta Asya, Doğu Asya, Uzak Asya ve BDT/çevre ülkelerine sevk edilecek; üretimin yüzde 10 - 15’lik kısmı ise Kazakistan iç pazarına sunulacak. Kazakistan’ın 12 ülke ile sahip olduğu sıfır gümrüklü serbest ticaret anlaşmaları sayesinde Orzax, hem kendi operasyon yürüttüğü pazarlarda hem de müşterilerinin bulunduğu bölgelerde daha düşük maliyetli ürün sunarak rekabet gücünü artıracak. Ciro Hedefi: Kapasite Artışı ile Birlikte 180 Milyon Dolar Yatırımın stratejik önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Orzax Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Selman Alimoğlu, tesisin şirket vizyonundaki yerini şu sözlerle açıkladı: "Türkistan'da temelini attığımız bu tesis, Orzax’ın küresel ölçekteki rekabet gücünü ve karlılığını artıracak en kritik stratejik hamlelerimizden biridir. 40 milyon dolarlık bu yatırımla hayata geçirdiğimiz tesisimiz, ilk etapta yıllık 36 milyon kutu üretim kapasitesiyle başlayıp ilerleyen süreçte 80 milyon kutuya ulaşacak. Finansal hedeflerimiz doğrultusunda, tesisimizde ilk aşamada 100 milyon dolar ciro hedefliyoruz; kapasite artışlarımızın tamamlanmasıyla birlikte bu rakamı 180 milyon dolarlık bir kapasite ve ihracat hacmine ulaştıracağız. Kazakistan’ın sunduğu bol ve uygun maliyetli enerji kaynakları, vergi muafiyetleri, SGK işveren payı indirimi teşvikleri ve 12 ülkeye gümrüksüz erişim imkânı, birim üretim maliyetlerimizi belirgin şekilde düşürecektir. Bu avantajlar Orta Asya, Doğu Asya, Uzak Asya ve BDT ülkeleri başta olmak üzere gelişmekte olan pazarlardaki konumumuzu sağlamlaştıracaktır. Tam kapasiteye ulaştığında 500 kişiye doğrudan istihdam sağlayacak olan bu yatırım, Orzax’ın küresel pazarlardaki ana büyüme motorlarından biri olacaktır." Gelecek Vizyonu ve Genişleme Potansiyeli Genişlemeye elverişli 100 dönümlük arsa altyapısı sayesinde ilerleyen dönemlerde tesise takviye edici gıda hatlarının yanı sıra ilaç, kozmetik ve yeni etken madde üretim hatları da entegre edilecek. Tesis, yüksek verimliliği ve gelişmekte olan pazarlara yakınlığı ile Orzax’ın küresel pazarlardaki sürdürülebilir büyüme stratejisini destekleyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkent EDAŞ’tan NATO Zirvesi İçin Kesintisiz Enerji Hazırlığı Haber

Başkent EDAŞ’tan NATO Zirvesi İçin Kesintisiz Enerji Hazırlığı

‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonu doğrultusunda sürdürülebilir projeleri hayata geçiren Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nden Başkent EDAŞ, Ankara’da yapılacak NATO zirvesi için kapsamlı çalışmalarını sürdürüyor. 3,3 milyondan fazla abonenin yaşadığı başkentte gerçekleştirilecek zirve öncesinde düzenli bakım, onarım ve yenileme çalışmalarını tamamlayan şirket, etkinlik boyunca enerji arzının güvenli ve kesintisiz bir şekilde sağlanması için faaliyet yürütüyor. 2025 yılında en çok yatırım yapan 4 elektrik dağıtım şirketinden biri olan ve yine 2025 yılında Ankara’ya 8,8 milyar TL yatırım gerçekleştiren Başkent EDAŞ, yaklaşık 23 bin trafo ve 70 bin kilometreden fazla enerji hattında yürüttüğü çalışmalarla, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi gibi uluslararası ölçekte gerçekleştirilecek organizasyonlarda ihtiyaç duyulan yüksek güvenilirliği destekleyen önemli bir altyapı oluşturuyor. 2021-2025 dönemini kapsayan 5 yıllık süreçte Ankara’da 34,2 milyar TL yatırımı hayata geçirerek şehrin altyapısını güçlendiren şirket, başkentin altyapısını geleceğin ihtiyaçlarına göre tasarlıyor. Başkentin enerji altyapısı NATO zirvesine hazır Başkent EDAŞ tarafından Ankara Valiliği ve Ankara Büyükşehir Belediyesi ile koordinasyon içerisinde yürütülen çalışmalar sonucunda zirve için kritik öneme sahip bulvar, cadde ve sokaklarda aydınlatma bakım faaliyetleri tamamlandı. NATO üyesi ülkelerin büyükelçilik çevrelerinde bulunan enerji ve aydınlatma altyapıları gözden geçirilirken, ihtiyaç duyulan bakım ve yenileme çalışmaları planlanan takvim doğrultusunda gerçekleştirildi. Zirve güzergâhlarında bulunan çeşitli enerji tesislerinde de kapsamlı teknik kontroller yapıldı. Ayrıca enerji altyapısının sürekliliğini destekleyecek çok sayıda teknik çalışma da hayata geçirildi. Kent Güvenliği Yönetim Sistemi kapsamında kurulan ilave kameraların enerji bağlantıları tamamlanırken, Protokol Havalimanı'nda yürütülen genişleme çalışmaları kapsamında enerji altyapısı yeni ihtiyaçlara uygun şekilde yeniden düzenlendi. Aynı süreçte kritik dağıtım tesisleri bakım programına alınarak şebekenin güvenilirliği daha da güçlendirildi. Zirve öncesinde tamamlanan teknik hazırlıkların ardından operasyon planlaması da güncellendi. Kritik bölgelerde ilave ekipler görevlendirilirken enerji altyapısı sürekli izleme programına alındı. Zirve süresince Ankara merkez ilçelerinde planlı elektrik kesintisi uygulanmaması için gerekli çalışmalar yapılırken, olası arızalar ve ihtiyaçlara karşı saha ekipleri ve araçlar göreve hazır olacak. Oğuzhan Özsürekci: NATO zirvesi öncesi hazırlıklarımızı tamamladık NATO zirvesi için Ankara’da yürütülen enerji altyapı çalışmalarına değinen Enerjisa Enerji CEO’su ve Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü Oğuzhan Özsürekci şu mesajları verdi: "Başkent EDAŞ olarak Ankara’da yıllardır sürdürdüğümüz şebeke yatırımlarımızla şehrin enerji altyapısını sürekli güçlendirdik. Altyapımızı geleceğin ihtiyaçlarını karşılayacak seviyeye çıkartırken, dijital teknolojilerle desteklediğimiz operasyon merkezlerimiz sayesinde şebekemizi 7/24 izliyor ve olası risklere çok daha hızlı müdahale edebiliyoruz. NATO zirvesi öncesinde de ilgili tüm kurumlarımızla koordinasyon içinde bakım, kontrol ve operasyon planlamalarımızı tamamladık. Yıllardır sürdürdüğümüz şebeke yatırımlarımız, dijital dönüşüm çalışmalarımız ve operasyonel mükemmeliyet anlayışımız sayende zirve boyunca 7 gün 24 saat esasına göre görev yaparak enerji arzını kesintisiz, kaliteli ve sürdürülebilir bir şekilde sürdüreceğiz. Enerjisa Dağıtım Şirketleri olarak geleceğin enerji ihtiyaçları için çalışmaya devam ederken, şebeke yatırımlarımız ve deneyimli ekiplerimizle ülkemize güvenilir enerji altyapımızla katkı sunmayı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosna-Hersek’te Türk İmzası: EBRD Finansmanlı Dev Enerji Projesini Europower Üstlendi Haber

Bosna-Hersek’te Türk İmzası: EBRD Finansmanlı Dev Enerji Projesini Europower Üstlendi

Europower Enerji, Bosna-Hersek’te Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) finansmanıyla hayata geçirilecek büyük ölçekli yenilenebilir enerji projelerinden birinde en avantajlı teklif sahibi olarak belirlendi. Proje kapsamında güneş enerjisi santralleri, trafo merkezi ve enerji iletim hattı anahtar teslim olarak inşa edilecek. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Bosna-Hersek devlet elektrik kurumu EPBiH tarafından açılan Gračanica Güneş Enerjisi Santrali, Trafo Merkezi ve İletim Hattı Projesi ihalesinde Europower Enerji en avantajlı teklif sahibi oldu. Toplam 26,87 milyon Euro bedelle hayata geçirilecek proje kapsamında toplam 50 MWp DC kurulu güce sahip iki ayrı güneş enerjisi santrali, 110/20 kV trafo merkezi ve 110 kV enerji iletim hattı kurulacak. EBRD finansmanıyla gerçekleştirilecek yatırımın, Bosna-Hersek’in enerji dönüşüm sürecinde öne çıkan projelerden biri olması bekleniyor. Projenin yıllık yaklaşık 67,75 GWh temiz enerji üretmesi, yaklaşık 22 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılaması ve yılda 40 bin tonun üzerinde karbon emisyonunun önlenmesine katkı sağlaması öngörülüyor. Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Girişim Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı M. Behiç Harmanlı, Avrupa’da enerji altyapısı ve yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandığı bir dönemde Türk mühendislik şirketlerinin daha fazla uluslararası projede yer almaya başladığını belirtti. Harmanlı, “Enerji dönüşümü artık yalnızca üretim tarafında değil; iletim altyapısı, şebeke modernizasyonu ve entegre mühendislik çözümleriyle birlikte değerlendiriliyor. Bosna-Hersek’te üstlenilen bu proje, Europower Enerji’nin EPC, yüksek gerilim ve enerji altyapısı alanındaki teknik yetkinliğini uluslararası ölçekte ortaya koyan önemli adımlardan biri niteliğinde” ifadelerini kullandı. Son yıllarda Avrupa’da özellikle yenilenebilir enerji santralleriyle birlikte trafo merkezi ve iletim hattı yatırımlarının da hız kazandığına dikkat çekilirken, sektör temsilcileri enerji dönüşümünün artık yalnızca elektrik üretiminden değil, güçlü şebeke altyapısından geçtiğini vurguluyor. Europower Enerji’nin Bosna-Hersek projesi de bu dönüşüm sürecinde Türk enerji sanayisinin uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artıran önemli projeler arasında gösteriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji Türkiye’nin İlk Müstakil Elektrik Depolama Tesisini Şanlıurfa’da Kurdu Haber

Aksa Enerji Türkiye’nin İlk Müstakil Elektrik Depolama Tesisini Şanlıurfa’da Kurdu

8 ülkedeki 14 santral operasyonu ve 3.000 MW üzeri kurulu gücüyle global bir enerji şirketi konumuna ulaşan Aksa Enerji, Türkiye’de depolamalı yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında bir ilki daha hayata geçirdi. Şanlıurfa’da devreye alınan RASA Müstakil Elektrik Depolama Tesisi, herhangi bir üretim tesisiyle bütünleşik olmaksızın doğrudan elektrik şebekesine bağlı çalışan yapısıyla Türkiye’nin ilk müstakil elektrik depolama tesisi olarak faaliyete geçti. Proje kapsamında 50 MW kurulu güce ve 61,93 MWh enerji depolama kapasitesine sahip tesis, Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecinde enerji depolama teknolojileri açısından önemli bir adımı temsil ediyor. Doğrudan elektrik şebekesine bağlı olarak faaliyet gösterecek tesis, enerji arz güvenliği, sistem esnekliği ve şebeke kararlılığına katkı sağlayacak yeni nesil enerji altyapısı olarak konumlanıyor. Şanlıurfa’daki tesisin Türkiye’nin enerji dönüşümüne güçlü bir katkı sağlayacağını belirten Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal, “Depolama teknolojileri, yenilenebilir enerji yatırımlarının ölçeklenmesi ve elektrik sisteminin daha esnek hale gelmesi açısından yeni dönemin en kritik başlıklarından biri. Şanlıurfa’da hayata geçirdiğimiz RASA Müstakil Elektrik Depolama Tesisi ile Türkiye’de tedarik lisansı kapsamında işletmeye alınan ilk müstakil elektrik depolama tesisini devreye almaktan gurur duyuyoruz. 50 MW kurulu güç ve 61,93 MWh depolama kapasitesine sahip bu yatırım, sahip olduğu teknoloji ve altyapı ile de geleceğin enerji sistemlerini temsil ediyor. Aksa Enerji olarak 941 MW büyüklüğündeki depolamalı yenilenebilir enerji portföyümüzle Türkiye’nin enerji dönüşümüne, enerji arz güvenliğine ve şebeke esnekliğine katkı sağlamaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Şebekeye Doğrudan Bağlı Yeni Nesil Depolama Altyapısı Aksa Enerji tarafından Şanlıurfa’da hayata geçirilen RASA Müstakil Elektrik Depolama Tesisi (RASA MEDT), Türkiye’de elektrik depolama alanında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Herhangi bir üretim santraliyle bütünleşik olmadan doğrudan elektrik şebekesine bağlı çalışacak tesis, ihtiyaç duyulan dönemlerde şebekeden enerji çekerek depolayacak, talebin arttığı zamanlarda ise depoladığı elektriği sisteme vererek enerji arz-talep dengesine katkı sağlayacak. Proje kapsamında 100/125 MVA kurulu güce sahip trafo merkezi ve şalt tesisi ile 50 MW kurulu güç ve 61,93 MWh enerji depolama kapasitesine sahip ileri teknoloji batarya depolama sistemi devreye alındı. Bu kapasiteyle RASA MEDT, elektrik sisteminin daha dengeli, esnek ve güvenli çalışmasına destek olacak stratejik bir altyapı yatırımı olacak. Enerji depolama teknolojilerinin yaygınlaşması açısından önemli bir adımı temsil eden RASA MEDT’nin, Türkiye’nin enerji dönüşümü hedeflerine, arz güvenliğine ve şebeke altyapısının güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beta Enerji Halka Açılıyor: Talep Toplama Tarihleri 17-18-19 Haziran  Haber

Beta Enerji Halka Açılıyor: Talep Toplama Tarihleri 17-18-19 Haziran 

Elektrifikasyon sektöründe ihtisaslaşmış yapısıyla öne çıkan ve Türkiye’nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Ziraat Yatırım’ın liderliğinde, Yatırım Finansman Menkul Değerler’in (YF) eş liderliğinde toplam 41 aracı kuruluştan oluşan konsorsiyum aracılığıyla pay başına 40,0 TL sabit fiyatla 17-18-19 Haziran 2026 tarihlerinde talep toplayacak. Halka arz büyüklüğü yaklaşık 2,4 milyar TL olarak hedeflendiği ihraçta 55 milyon adedi sermaye artırımı, 5 milyon 750 bin adedi de ortak satışı olmak üzere toplam 60 milyon 750 bin adet pay satışa sunulacak. Halka arz sonrası halka açıklık oranının ise yüzde 15 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Katılım Endeksi kriterlerine uyum ve yüzde 30 temettü taahhüdü Beta Enerji, kâr dağıtım politikası kapsamında dağıtılabilir net dönem kârının asgari yüzde 30’unu nakit olarak dağıtılacağı taahhüdünde bulunurken, hâkim ortaklar tarafından şirket paylarının Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladığı tarihten itibaren 1 yıl boyunca halka arz fiyatından bağımsız olarak Borsa İstanbul’da veya Borsa İstanbul dışında herhangi bir hisse satışı yapılmayacağı da taahüt edilmiştir. Bununla birlikte şirket, paylarının Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladığı tarihten itibaren 1 yıl boyunca, bedelli ve bedelsiz sermaye artırımları da dâhil olmak üzere, dolaşımdaki pay miktarının artmasına yol açacak şekilde bir karar almayacağını da taahhüt etmiştir. Katılım endeksine uygun olan Beta Enerji payları, Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da işlem görecek. Beta Enerji’yi yüzyıllar boyu yaşayan global bir marka haline getirmek istediklerini belirten Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, bu doğrultuda halka arzı kurumsallaşma ve sürdürülebilirlik için önemli bir adım olarak gördüklerini ifade etti. Halka arzdan elde edecekleri geliri büyüme yatırımlarının finansmanında ve bu büyümenin gereksinimi olan işletme sermayesinin güçlendirilmesinde değerlendireceklerini ifade eden Dağsuyu, halka arz sonucunda yatırımcılardan aldıkları destekle Beta Enerji’nin sektördeki konumunu daha da yukarı taşıyacaklarına inandıklarını vurguladı. Transformatörün, enerjiyi dönüştürmede ve iletimde bir alternatifi olmadığına dikkat çeken Dağsuyu, şöyle konuştu: “Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde farklı tip güç ve gerilimlerde yağlı ve kuru tip dağıtım transformatörü, güç transformatörü ve köşk üretimine devam ediyoruz. Ürettiğimiz ürün teknolojik ve niş bir ürün. Transformatör sektörü hem ülkemizde hem de dünyada hızlı büyüyen bir pazar. Adana'daki tesislerimizin yanı sıra Almanya, Ukrayna ve Amerika bölgelerindeki dağıtım ağımızla dünyanın dört bir yanına ürünlerimizi ulaştırıyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdik. “2027 sonunda 400 milyon doları aşkın ciro hedefliyoruz” 2025 yılında bir önceki yıla göre %9 artış ile 4,7 milyar TL ciro elde ettik. Aynı dönemde ciromuzun yüzde 44’ünü yurt içi, yüzde 56’sını ise yurt dışı satışlarımız oluşturdu. Brüt karımız 1,5 milyar TL olarak gerçekleşirken, brüt kar marjımız ise yaklaşık yüzde 32 düzeyinde gerçekleşti. FAVÖK marjımız ise yüzde %22,8 seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılının ilk çeyreğinde ciromuz 704 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı ise %23,5 seviyesine yükseldi. Yeni fabrikamızın tam kapasite ulaşmasıyla birlikte 2027 yılı sonunda ciromuzun 400 milyon USD seviyesine yükselmesini hedefliyoruz” “Transformatörlere talep uzun yıllar kesintisiz devam edecek” Dünyada devam eden jeopolitik gerilimler, bölgesel savaşlar ve küresel stres ortamı, özellikle Rusya-Ukrayna savaşının tetiklediği enerji kriziyle birlikte ülkelerin enerjide arz güvenliği ve bağımsızlık arayışını hızlandırdı. Enerji giderek ulusal güvenlik meselesi olarak ele alınırken, ABD ve Avrupa’da 40-50 yıllık elektrik şebekelerinin ekonomik ömrünü tamamlaması bu altyapının akıllı şebeke uyumlu modern sistemlerle yenilenmesini zorunlu kılıyor. Afrika başta olmak üzere birçok bölgede ise hala sıfırdan enerji altyapısı yatırımlarına ihtiyaç duyuluyor. Bu durum, küresel ölçekte hem mevcut şebekelerin yenilenmesi hem de yeni sistemlerin kurulması kaynaklı çift yönlü bir talep yaratıyor. Öte yandan yeşil dönüşüm, elektrikli araçların yaygınlaşması, kentleşme, veri merkezleri ve yapay zekâ teknolojilerinin hızla artan enerji ihtiyacı ile savaşlar ve afetlerin yarattığı kırılganlıklar da elektrifikasyon yatırımlarını hızlandırıyor. Avrupa Birliği’nin yeşil dönüşüm hedeflerine ulaşabilmesi için 2050 yılına kadar her yıl yaklaşık 67 milyar Avro yatırım yapılması gerektiği ve sadece Avrupa Birliği’nde transformatör sayısının iki katına çıkacağı öngörülüyor. Tüm bu gelişmeler, elektrifikasyon sektörünü küresel stratejilerin merkezine yerleştirirken transformatörlere olan talebin uzun yıllar boyunca güçlü ve kesintisiz şekilde devam edeceğine işaret ediyor.” “130 milyon dolarlık yatırımı hayata geçirdik” Transformatörlere talebin hızla artacağını öngörerek 2022 yılında tek çatı altında Avrupa'nın en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden biri olan Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nün yatırımına başladıklarına dikkat çeken Dağsuyu, şöyle devam etti. “Adana'da yaklaşık 130 milyon dolar yatırım değerine ve 115 bin 155 metrekare büyüklüğe sahip Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nün ilk fazı Mart 2025 itibarıyla üretime başladı. Yeni üretim tesisimizde güç transformatörleri, beton köşk ve yüksek gerilim anahtarlama sistemlerinin üretimini devreye aldık. 2026 yılı sonunda dağıtım transformatörleri üretimini de tamamen bu kampüse taşımayı hedefliyoruz. Eski tesisimizde yıllık 6.000 adedin üzerinde olan dağıtım trafosu kapasitemiz, yeni kampüsümüzle yaklaşık 34.000 adede ulaşacak. Güç transformatörlerinde ise kapasitemizi adet bazında yaklaşık 36 kat artırmayı hedefliyoruz. Artık 1000MVA/1000kV gücündeki devasa üniteleri üretebilecek kabiliyetteyiz. Hedefimiz müşterinin tüm ihtiyacını tek noktadan karşıladığı bir 'enerji AVM'si' kurgulamaktı, yeni kampüsümüzle bunu başardık. Bu sayede Amerika Kıtası, Avrupa Birliği, İngiltere, Balkan Ülkeleri, Suudi Arabistan ve Suriye başta olmak üzere ihracat gerçekleştirdiğimiz ülke sayısını kısa vadede 100 ülkeye, 5 yıl içinde ise 130 ülkeye çıkarmayı amaçlıyoruz.” Dijitalleşme ile sürdürülebilir üretim modeline geçiş Yeni kampüs yatırımını teknolojik dönüşümü de göz önüne alarak şekillendirdiklerini vurgulayan Yusuf Cenk Dağsuyu, “Teknolojiyi verimliliğimizi maksimum oranda artıracak şekilde kullanmayı planlıyoruz. Endüstri 4.0 teknolojileriyle donatacağımız kampüsümüzde otomasyon sistemleri, IoT entegrasyonu ve yapay zeka destekli kamera ve sensör sistemleri ile büyük veri analitiği gibi çözümlerle üretim süreçlerini, RFID sistemleri ile ise mamül stok, demirbaş yönetimi ve personel takip süreçlerini sistematik bir şekilde yöneteceğiz. Dijitalleşme ile birlikte hem operasyonel verimlilik sağlamayı hem de sürdürülebilir bir üretim modeli kurmayı hedefliyoruz” dedi. 2030 kadar karbon emisyonumuzu %30 azaltmayı hedefliyoruz Yeni kampüsün üretim ve teknoloji gücünün yanı sıra çevreye duyarlı yapısıyla da örnek teşkil ettiğine kaydeden Dağsuyu, şöyle devam etti: “Tesisimizi, LEED (Leadership in Energy and Environmental Design) sertifikasına uyumlu bir yapıda hayata geçiriyoruz. Yeni kampüsümüzde güneş paneli gücümüzü 8 MW’a çıkararak enerji üretimini yaklaşık 16 kat artırıyoruz. Bu hamleyle enerji ihtiyacımızın %100’ünü kendi ürettiğimiz temiz kaynaktan karşılayarak karbon nötr yolunda önemli bir adım atacağız. 2030 vizyonumuz kapsamında, emisyonlarımızı %30 azaltmayı, su tüketimini %20 düşürmeyi ve ambalaj atıklarımızı tamamen geri dönüştürülebilir hale getirmeyi amaçlıyoruz. Yeni kampüsümüzü aynı zamanda nitelikli iş gücü için bir cazibe merkezi olarak kurguladık. Yaklaşık 20 bin metrekarelik dev bir alanı tamamen çalışanlarımızın sosyal ihtiyaçlarına ayırdık. Konaklama tesislerinden modern eğitim merkezlerine, spor komplekslerinden ailece vakit geçirilebilecek sosyal mekanlara kadar her ayrıntıyı, çalışan mutluluğunu ve sadakatini önceliklendirerek tasarladık. Yeni nesil açık ofis düzeni ve ergonomik iş birliği alanlarımızla, çalışanlarımıza çalışma alanının ötesinde bir yaşam alanı sunuyoruz. Bu yatırım, hem Adana ekonomisine sağladığımız katma değeri pekiştirecek hem de küresel rekabetteki en büyük gücümüz olan insan kaynağımızı geleceğe hazırlayacak. Bununla beraber halka açık bir şirket olmanın verdiği kurumsal güçle mühendislik ve teknoloji alanında en yetkin beyinleri bünyemize katmayı hedefliyoruz. Yeni kampüsümüzle mevcut çalışan sayısını yaklaşık 1.200 kişiye çıkarmayı amaçlıyoruz.” Ar-Ge odaklı yaklaşımıyla rekabet gücünü artırmayı hedefliyor Beta Enerji’nin küresel rekabetteki en önemli gücünün Ar-Ge ve dijitalleşme olduğunu vurgulayan Yusuf Cenk Dağsuyu, şirketin inovasyon yolculuğunun 2010 yılında başladığını ve 2017’de Ar-Ge Merkezi belgesiyle kurumsal bir yapıya kavuştuğunu belirtti. “Yeniliğin Merkezi: Ar-Ge Gücü” stratejisi doğrultusunda çalışmalarının merkezine Ar-Ge’yi yerleştirdiklerini ifade eden Dağsuyu, daha az enerji kaybı sağlayan, daha uzun ömürlü ve akıllı şebekelerle uyumlu ürünler geliştirmeye odaklandıklarını söyledi. Onaylı Ar-Ge merkezlerinde 95 mühendis, 7 teknisyen ve destek personelinden oluşan yaklaşık 103 kişilik bir ekiple faaliyet yürüttüklerini belirten Dağsuyu, bugüne kadar 60 Ar-Ge projesini tamamladıklarını, 52 projenin ise devam ettiğini aktardı. TÜBİTAK destekli projelerle transformatörleri uzaktan izlenebilen ve yapay zekâ destekli erken uyarı sistemleriyle donatılmış akıllı çözümlere dönüştürdüklerini belirten Dağsuyu, tasarımdan üretime, testlerden satış sonrası süreçlere kadar uzanan tüm aşamaları dijital üretim sistemleriyle hızlandırdıklarını ifade etti. Çukurova Teknokent’te kurdukları araştırma birimiyle üniversite-sanayi iş birliklerini güçlendirdiklerini belirten Dağsuyu, akademik bilgi birikimi ile endüstriyel deneyimi bir araya getirerek sektöre yönelik yenilikçi çözümler geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Ayrıca TÜRKAK tarafından akredite deney laboratuvarlarında ulusal ve uluslararası standartlara uygun olarak 31 farklı test gerçekleştirebildiklerini belirten Dağsuyu, yeni nesil güç transformatörleri, yüksek gerilim anahtarlama ürünleri, yapay zekâ uygulamaları ve akıllı şebeke çözümleri alanındaki Ar-Ge faaliyetlerini önümüzdeki dönemde daha da hızlandırmayı planladıklarını kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PowerMatrix ile Akıllı ve Entegre Çözüm Haber

PowerMatrix ile Akıllı ve Entegre Çözüm

Sungrow, Çin’in Hefei kentinde düzenlenen Global Yenilenebilir Enerji Zirvesi’nde en yeni çözüm ve teknolojilerini dünya genelinden iş ortakları ve sektör temsilcileriyle paylaştı. Etkinlikte öne çıkan yenilikler arasında, fotovoltaik sistemler (PV) ile enerji depolama entegrasyonunu sistem seviyesinde yeniden tanımlayan yeni nesil PowerMatrix çözümü de yer aldı. Enerji sistemlerinin dinamik çalışma koşulları altında sistem stabilitesini korurken arz ve talebi dengeleme konusunda karşılaştığı zorluklara çözüm sunmak amacıyla geliştirilen PowerMatrix, çok portlu topoloji, yerleşik PV-depolama entegrasyonu, dağıtık kontrol, yeniden yapılandırılabilir enerji akışları ve kaynak seviyesinde şebeke oluşturma (grid-forming) olmak üzere beş temel inovasyon üzerine inşa edildi. Sistem; PV, depolama, şebeke ve yükleri, enerjinin gerçek zamanlı olarak yönlendirilebildiği, dengelenebildiği ve optimize edilebildiği birleşik, çok düğümlü bir enerji ağı altında bir araya getiriyor. Bu sistem seviyesindeki yeniden tasarım sayesinde sistem stabilitesi artırılırken maliyetler optimize ediliyor ve enerji zincirinin tamamında daha yüksek enerji verimliliği sağlanıyor. Farklı Uygulamalar İçin Ölçeklenebilir Çözüm Şebeke ölçekli projeler, ticari ve endüstriyel (C&I) uygulamalar, madencilik mikro şebekeleri ve yapay zekâ veri merkezleri gibi farklı kullanım alanları için tasarlanan PowerMatrix; farklı operasyonel ihtiyaçlara uyum sağlayabilen birleşik ve ölçeklenebilir bir enerji altyapısı sunarken hem şebekeye bağlı hem de şebekeden bağımsız senaryoları destekliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sungrow Başkan Yardımcısı ve Utility PV Invertör İş Birimi Başkanı Lee Zhang, “Yenilenebilir enerjinin baskın bir enerji kaynağı olarak büyümeye devam etmesiyle birlikte, enerji sistemleri güneş ve depolama teknolojilerinin koordinasyonu ve stabilitesine yönelik daha yüksek gereksinimler doğuruyor. PowerMatrix ile bağımsız ekipman entegrasyonundan derin koordinasyon sağlayan sistem tasarımına geçişi desteklemeyi hedefliyoruz. Böylece güneş ve depolama çözümlerinin geleceğin enerji sistemlerinde akıllı bir merkez olarak konumlanmasını sağlamayı ve yenilenebilir enerjiyi istikrarlı ve güvenilir bir güç kaynağı haline getirmeyi amaçlıyoruz.” Stabilitenin Yeniden Tanımı: Dengelemeye Dayalı Sistemlerden Yerleşik Stabiliteye PowerMatrix, koordineli çok düğümlü çalışma yapısı sayesinde stabil ve kesintisiz enerji arzı sağlıyor. Sistem; yüksek PV DC/AC oranlarını, yüksek ESS kapasitesini ve yıllık yaklaşık 3.000 saat tam yük çalışma süresini destekliyor. Operasyon sırasında sistem; çoklu enerji akış yolları ve dinamik yeniden yapılandırma sayesinde dinamik koşullar altında kesintisiz enerji akışı sağlarken, düğüm seviyesindeki arıza izolasyonu sayesinde etkilenmeyen birimlerin çalışmaya devam etmesine imkân tanıyor. Alt dizi seviyesinde her bir birim, hem şebekeye bağlı hem de ada modunda çalışmayı destekleyen, şebeke oluşturma (grid-forming) kabiliyetine sahip bağımsız bir güneş + depolama sistemi olarak görev yapıyor. Sistem, 10 ms gerilim stabilizasyonu ve 5 ms atalet yanıtı dâhil olmak üzere milisaniye seviyesinde tepki süresi sunarak sistem dayanıklılığını ve toparlanma performansını önemli ölçüde artırıyor. Maliyette Yeni Yaklaşım: Sistem Seviyesinde Maliyet Optimizasyonu PowerMatrix, yalnızca ekipman bazlı maliyet azaltımının ötesine geçerek sistem genelinde maliyet optimizasyonu sağlıyor. Daha önce farklı cihaz ve sistem katmanlarına dağıtılmış fonksiyonları tek bir yapı altında toplayarak sistem karmaşıklığını ve mühendislik gereksinimlerini azaltıyor. Aynı zamanda daha esnek kapasite artışı ve proje yaşam döngüsü boyunca maliyet optimizasyonu imkânı sunuyor. Çin’de 1 GW şebeke bağlantı kapasitesi, 8 GWh kurulu depolama kapasitesi ve yıllık 3.000 saat tam yük çalışma süresi üzerinden tasarlanan referans bir projede, geleneksel AC bağlantılı mimariye kıyasla yaklaşık 120 milyon dolar toplam yatırım maliyeti (CAPEX) tasarrufu sağlanıyor. Bu tasarruf; trafo merkezi ve iletim kabloları, depolama ekipmanları, PV ekipmanları ve diğer sistem bileşenlerinde elde ediliyor. Yatırım perspektifinden bakıldığında ise kademeli kurulum ve ölçeklenebilir genişleme sayesinde kapasite, proje ihtiyaçlarına paralel olarak artırılabiliyor. Bu da başlangıç yatırım yükünü azaltarak yatırımın talep ve proje gelişimiyle daha uyumlu ilerlemesini sağlıyor. Verimlilikte Yeni Seviye: Uçtan Uca Enerji Optimizasyonu PowerMatrix, enerji zincirinin tamamında verimliliği artırıyor: PV tarafı: MW başına 28 MPPT’ye kadar destek sunan yüksek yoğunluklu MPPT mimarisi sayesinde gölgeleme, yön farklılıkları ve modül yaşlanmasına bağlı uyumsuzluk kayıpları azaltılarak toplam enerji üretimi artırılıyor.Depolama tarafı: Hücreden santrale SOC dengeleme ile kullanılabilir enerji kapasitesi yaklaşık %8 oranında artırılıyor.Dönüşüm ve iletim: PV’den depolamaya doğrudan şarj ile çok aşamalı enerji dönüşümü azaltılarak enerji transfer verimliliği %5’e kadar artırılıyor. Ayrıca kaynak seviyesinde şebeke oluşturma kabiliyeti, daha yüksek yenilenebilir enerji penetrasyonunu desteklerken kesinti (curtailment) oranlarını düşürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.