Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Arzı

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Arzı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Arzı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MİA Teknoloji’den Türkiye’nin Enerji Geleceğine Stratejik Adım Haber

MİA Teknoloji’den Türkiye’nin Enerji Geleceğine Stratejik Adım

Dört yıllık kapsamlı bir geliştirme takvimi, en az %51 yerli katkı hedefi ve güçlü yatırım vizyonuyla şekillenen proje; yalnızca bir enerji yatırımı olmanın ötesinde, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığına ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yön veren stratejik bir adım niteliği taşıyor. MİA Teknoloji, “Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda enerji teknolojileri alanında güçlü ve kalıcı bir konum elde etmeyi hedeflerken, SMR yatırımı ile küresel ölçekte şekillenen yeni nesil enerji ve teknoloji değer zincirinde erken konumlanmayı amaçlıyor. Bu girişim, Türkiye’nin ileri teknoloji üretim kapasitesini artırırken aynı zamanda yerli sanayinin küresel rekabet gücünü de destekleyecek bir kaldıraç görevi görüyor. Küresel iş birliği ile ileri nükleer teknoloji MİA Teknoloji, ileri nükleer teknolojiler alanında uluslararası ölçekte öncü konumda bulunan bir teknoloji sağlayıcı ile teknik iş birliği sürecini başlattı. Bu iş birliği kapsamında geliştirilen çözümler; entegre basınçlı su reaktörü (iPWR) temelli, modüler yapıya sahip ve farklı kurulum senaryolarına uyum sağlayabilecek esneklikte tasarlanıyor. Bu yaklaşım, hem teknolojik derinliği hem de uygulama çeşitliliğini artırarak projeyi küresel standartlara taşıyor. Yapay zeka çağının enerji altyapısı Dijitalleşmenin hız kazandığı, yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarının katlanarak arttığı günümüzde, kesintisiz ve düşük karbonlu enerji arzı stratejik bir gereklilik haline geldi. MİA Teknoloji’nin geliştirdiği SMR modeli; organize sanayi bölgeleri ve yüksek işlem gücü gerektiren veri merkezleri için yerinde, ölçeklenebilir ve güvenilir enerji üretimi sağlayarak Türkiye’nin dijital ekonomisini destekleyecek güçlü bir altyapı sunuyor. Yerli sanayi, teknoloji transferi ve entegre ekosistem Proje, yalnızca enerji üretimini değil, aynı zamanda Türkiye’de kapsamlı bir SMR ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Bu doğrultuda yerli sanayinin değer zincirine entegrasyonu, teknoloji transferi süreçlerinin etkin şekilde yönetilmesi ve mühendislik kapasitesinin geliştirilmesi öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Planlanan çalışmalar kapsamında üniversitelerle akademik iş birliklerinin geliştirilmesi, nükleer enerji alanındaki kurum ve kuruluşlarla teknik koordinasyonun sağlanması ve uluslararası uzmanlarla bilgi ve deneyim paylaşımına dayalı ortak çalışmaların yürütülmesi hedefleniyor. Ayrıca proje, çok paydaşlı ve entegre bir yapı içerisinde ilerliyor. Lider Sistem Teknolojileri A.Ş. tarafından kritik tesis güvenliği ve akıllı tehdit tespiti, Global X A.Ş. tarafından regülasyon, lisanslama ve mevzuat süreçleri, Link Bilgisayar A.Ş. tarafından dijital altyapı, entegre yönetim sistemleri ve enerji yazılımları geliştirilecek. Bu bütünleşik yaklaşım ile nükleer enerji projelerine özgü güvenlik, regülasyon, dijitalleşme ve operasyonel süreçlerin uçtan uca, sürdürülebilir ve yüksek standartlarda yönetilmesi hedefleniyor. Düşük karbonlu gelecek ve enerji bağımsızlığı SMR teknolojileri, küresel iklim hedefleri ve enerji arz güvenliği açısından her geçen gün daha stratejik bir rol üstleniyor. MİA Teknoloji’nin bu yatırımı, Türkiye’nin karbon emisyonlarını azaltma hedeflerine doğrudan katkı sağlarken, aynı zamanda enerji alanında dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik güçlü bir adım olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin enerji geleceğinde yeni sayfa MİA Teknoloji’nin başlattığı bu stratejik süreç ileri teknoloji kazanımı, yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir enerji altyapılarının geliştirilmesi açısından kritik bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Şirket, bu vizyoner yatırımla Türkiye’nin enerji dönüşümünde aktif rol almayı ve küresel ölçekte rekabetçi bir teknoloji oyuncusu olmayı kararlılıkla sürdürüyor. “En yüksek güvenlik ve kalite standartlarında yürüteceğiz” MİA Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Ali Gökhan Beltekin konuya ilişkin değerlendirmesinde, “SMR teknolojileri, küresel enerji dönüşümünün en stratejik bileşenleri arasına girmiş durumda. MİA Teknoloji olarak bu alana yaptığımız yatırım, sektörel bir tercihten öte, ülkemizin teknoloji bağımsızlığına ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine duyduğumuz sorumluluğun somut ifadesidir. Uluslararası iş birliklerimiz ve entegre ekosistem yapımızla bu süreci en yüksek güvenlik ve kalite standartlarında yürüteceğiz. Bu yaklaşım, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin enerji ve teknoloji dinamiklerine de yanıt verecek şekilde tasarlanmıştır” ifadelerini kullandı. “Bu proje mühendislik kabiliyetlerimizi ileri taşıyacak” Beltekin konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz SMR projesi, Türkiye’nin enerji üretim paradigmasını dönüştürme potansiyeline sahip bütüncül bir vizyonun ürünüdür. Yerli sanayimizin bu sürece aktif katılımını sağlayarak, sadece bir enerji yatırımı değil, aynı zamanda yüksek katma değerli bir teknoloji ekosistemi inşa ediyoruz. Bu proje ile mühendislik kabiliyetlerimizi ileri taşıyacak, bilgi birikimimizi derinleştirecek ve ülkemizi nükleer teknolojiler alanında söz sahibi ülkeler arasına taşıyacak güçlü bir zemin oluşturuyoruz. Önümüzdeki dönemde enerji, teknoloji ve dijitalleşmenin kesişim noktasında şekillenecek yeni dünya düzeninde, güçlü altyapılara sahip ülkeler öne çıkacak. MİA Teknoloji olarak biz, bu dönüşümün yalnızca bir parçası değil, aynı zamanda yön vericilerinden biri olmayı hedefliyoruz. Attığımız bu adım; sürdürülebilirlik, güvenlik ve verimlilik ekseninde Türkiye’nin geleceğine yapılan uzun vadeli ve stratejik bir yatırımdır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Evden Çalışma Geri mi Geliyor? Haber

Evden Çalışma Geri mi Geliyor?

Pandemi döneminde zorunluluktan hayatımıza giren evden çalışma modeli, son yıllarda birçok şirketin ofise dönüş çağrılarıyla geri plana itilmişti. Ancak 2026’nın ilk çeyreğinde yaşanan jeopolitik gelişmeler, bu tartışmayı farklı bir nedenle yeniden gündeme taşıdı. Yaşanan krizin enerji arzı ve petrol fiyatları üzerindeki etkisi, yalnızca piyasaları değil, kurumların çalışma modellerini de yeniden şekillendiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı yayımladığı bültende krize karşı alınabilecek önlemler arasında evden çalışmayı doğrudan önerirken, Filipinler enerji acil durumu ilan etti, Sri Lanka kamu tarafında fiilen 4 günlük çalışma haftasına geçti, Vietnam ise şirketleri uzaktan çalışmayı yaygınlaştırmaya çağırdı. Global yayınlarda yer alan haberler, yalnızca Güneydoğu Asya ile sınırlı kalmayıp, dünya genelinde birçok hükümet ve şirketin pandemi dönemindeki uygulamalara geri dönerek uzaktan çalışma, seyahat kısıtları ve enerji tasarrufu önlemlerini yeniden devreye aldığını gösteriyor. Pandemi döneminde esneklik çoğunlukla sağlık ve güvenlik gerekçesiyle savunuluyordu. Bugün ise aynı esneklik, enerji maliyetleri, yakıt arzı, tedarik zinciri kırılganlığı ve operasyonel dayanıklılık açısından yeniden değerlendiriliyor. Bu değişim, uzaktan çalışmanın kriz dönemlerinde devreye alınabilecek stratejik bir iş sürekliliği aracı olarak görülmeye başladığını gösteriyor. Enerji Krizi Çağında Yeni Standart, Esnek Çalışma Bugün gündemde olan 4 günlük hafta uygulamalarını tek bir başlık altında okumak yeterli değil. Çünkü Asya’daki son örnekler, çalışan deneyimini iyileştirmek için tasarlanan klasik 4 günlük hafta modelinden çok, enerji tasarrufu ve kaynak yönetimi amacıyla geliştirilen acil durum düzenlemeleri niteliği taşıyor. Bazı ülkelerde kamu kurumlarının çalışma günleri azaltılırken, şirketler ofis kullanımını düşürmeye ve çalışan mobilitesini sınırlamaya yönelik adımlar atıyor. Buna rağmen, bu gelişmeler iş dünyasına önemli bir gerçeği yeniden hatırlatıyor. Çalışma modeli artık yalnızca insan kaynakları politikası değil, aynı zamanda risk yönetimi ve operasyon verimliliğinin de bir parçası. Küresel Krizler, Şirketlerin Çalışma Şeklini Tekrar Değiştiriyor İnsan kaynakları firması Gilda&Partners Kurucu Ortağı Jilda Bal, konuyla ilgili değerlendirmesinde, pandemiyle birlikte çalışma hayatına giren esnekliğin bir dönem geçici bir uygulama olarak görüldüğünü, ancak bugün küresel enerji krizinin şirketleri çalışma modelini yeniden tanımlamaya yönelttiğini belirtiyor. “Gözlemlerimiz, esnek çalışmanın konfor alanından çıkıp doğrudan iş sürekliliği ve maliyet yönetimi aracı haline geldiğini gösteriyor. Enerji maliyetlerinin ve jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde, uzaktan ve hibrit çalışma modelleri yalnızca çalışan memnuniyeti açısından değil, kurumsal çeviklik ve operasyonel dayanıklılık ve enerji maliyeti açısından da kritik bir rol üstleniyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mardin Derik’te Gerilim Hattı’ndaki Hırsızlığa Dicle Elektrik Geçit Vermedi Haber

Mardin Derik’te Gerilim Hattı’ndaki Hırsızlığa Dicle Elektrik Geçit Vermedi

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan şirket yetkilileri, “Altyapımıza yönelik bu tür müdahaleler yalnızca şirketimizi değil, doğrudan vatandaşlarımızı mağdur ediyor. Enerjinin sürekliliğini sağlayarak hem halkımızı koruyoruz hem de kamu hizmetlerinin aksamamasını sağlıyoruz” dedi. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji arzı hedefiyle yatırımlarına aralıksız devam eden Dicle Elektrik, Mardin’in Derik ilçesinde yaşanan hırsızlık nedeniyle ortaya çıkan olumsuz duruma karşın, güçlü altyapısı sayesinde Derik ilçesini elektriksiz bırakmadı. Mardin’in Derik ilçesinin elektrik ihtiyacını karşılayan 3 orta gerilim direği, destek ünitelerinin kimliği belirsiz kişilerce çalınması üzerine devrilerek devre dışı kaldı. Ancak şirketin sahip olduğu alternatif besleme hatları anında devreye alınarak, sadece 5 dakika içinde Derik’e tekrar enerji verildi. “Yatırımlarımız sayesinde enerjinin sürekliliğini sağladık” Dicle Elektrik’in bölgeye yaptığı altyapı yatırımları, muhtemel risklerin önüne geçilmesinde etkili oldu. Derik’teki enerji hattında yaşanan bu olay sonrası ekipler hızlıca devreye girerken, arızalı hat kısa sürede devre dışı bırakılarak, alternatif hat sisteme entegre edilerek enerjinin sürekliliği korunmuş oldu. Böylece hem günlük hayatın akışı hem de kamu hizmetlerinin devamlılığı sağlandı. Dicle Elektrik yetkilileri, “Yaptığımız yatırımlar sayesinde Derik’te enerjinin sürekliliğini korumayı başardık” dedi. Kamu malına zarar, vatandaşın hayatına kesinti demek Bölgedeki direklerin yaklaşık 4 ay önce yine benzer bir şekilde hırsızlık nedeniyle devrildiği öğrenildi. Elektrik iletiminde hayati rol oynayan destek ünitelerinin çalınması, sistemin dayanıklılığını zayıflatırken, olumsuz hava koşulları da arızaların yaşanmasına zemin hazırlıyor. Dicle Elektrik yetkilileri, yaşanan bu olayların hem can ve mal güvenliği hem de enerji arz güvenliği açısından ciddi tehlikeler oluşturduğunu vurguladı. Açıklamada, “Altyapımıza yönelik bu tür müdahaleler yalnızca şirketimizi değil, doğrudan vatandaşlarımızı mağdur ediyor. Enerjinin sürekliliğini sağlayarak hem halkımızı koruyoruz hem de kamu hizmetlerinin aksamamasını sağlıyoruz” ifadelerine yer verildi.

Güneydoğu Son 50 Yılın En Sert Kışında Enerjisiz Kalmadı Haber

Güneydoğu Son 50 Yılın En Sert Kışında Enerjisiz Kalmadı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt’te sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti veren Dicle Elektrik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile EPDK regülasyonları doğrultusunda kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji hedefiyle çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Yıllardır yaptığı teknolojik altyapı hamleleri ve insan kaynağıyla son 50 yılın tarihi kar yağışıyla başarıyla mücadele eden şirket, zorlu kış günlerinde de hizmet bölgesinde kesintisiz enerji hizmeti sunmaya devam etti. Başta Arıza Onarım ve Bakım ekipleri olmak üzere tüm çalışanlarıyla 7/24 esasına göre görev yapan ekipler zaman zaman -20 dereceyi bulan dondurucu soğuklarda da başarıyla hizmet verdi. 1.500 personel ve 570 araçla sahadayız Dicle Elektrik'in Şebeke Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nedim Tüzün konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Dağıtım bölgemizin genelinde yaklaşık 1.500 arıza-onarım ve bakım personelimiz, 570 araçla üç vardiya halinde sahada görev yapıyor. Yer yer 2 metreyi bulan kar yağışına rağmen il ve ilçe merkezlerinde kayda değer bir kesinti yaşanmadı. Kırsal bölgelerde ise hava koşullarından kaynaklanan arızalara ise karda hareket edebilen özel araçlarımızla anında müdahale ederek vatandaşlarımızı elektriksiz bırakmadık. Hatta bu süreçte birçok vatandaşımız gerek sözlü, gerek yazılı olarak şirketimize teşekkürlerini iletti. Bu başarımızdaki en büyük pay şüphesiz -20 derecede dahi büyük bir özveriyle görevlerini yapan çalışanlarımızındır.” Dronlarla tespit, jeneratörlerle enerji Sahadaki zorlu çalışmalardan da örnekler veren Tüzün, “Kar yağışının en yoğun olduğu Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde, ana enerji nakil hattına ait iki direğin kar yükü nedeniyle yıkıldığını dronlarla yapılan incelemeler sonucu belirledik. Çalışmaların zorlu arazi şartları nedeniyle uzama ihtimaline karşı, ilçedeki kritik noktaların enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla yüksek kapasiteli jeneratörler bölgeye sevk ettik. Bu sayede enerji arzı il genelinde başarıyla sürdürdük” dedi. Komşu bölgelere de enerji desteği sağlandı Dicle Elektrik, yalnızca kendi sorumluluk bölgesiyle sınırlı kalmayarak komşu dağıtım bölgelerine de destek verdi. Van’da dört gündür enerjisiz kalan bölgeler, Siirt şebekesi üzerinden sağlanan bağlantıyla yeniden elektrik enerjisine kavuştu. Son yarım asrın en sert kışının yaşandığı Güneydoğu Anadolu’da, -20 dereceleri bulan ve yoğun buzlanmaların görüldüğü bu zorlu süreçte enerji arzının kesintisiz denecek düzeyde sürdürülmesinde, bugüne kadar yapılan şebeke yenileme yatırımları ve arıza önleyici bakım çalışmalarının büyük payı bulunuyor. Bölge genelinde aşırı soğuk hava etkisini sürdürürken, Dicle Elektrik ekipleri de aynı kararlılıkla sahadaki görevlerine devam ediyor. 29 Aralık’tan bu yana kesintisiz mücadele 29 Aralık’ta başlayan yoğun kar yağışı, özellikle Şırnak kırsalında 2 metreye ulaşırken, en sıcak il olarak bilinen Şanlıurfa’da dahi kar kalınlığı 30 santimetreyi buldu. Kar yağışının ardından hava sıcaklıkları Diyarbakır’da -20 dereceye kadar düştü. Buna rağmen Dicle Elektrik, 2,2 milyon abonesine kesintisiz enerji sağlamayı sürdürdü. Hava koşullarına bağlı olarak meydana gelen aksamalar dronlarla tespit edilerek, zorlu arazi şartlarında özel araçlarla hızlı şekilde giderildi; ulaşımın mümkün olmadığı noktalarda ise jeneratör desteği devreye alındı.

Aksa Elektrik’ten Semerkant’ın Elektrik Dağıtımına 1 Milyar Dolarlık Yatırım Haber

Aksa Elektrik’ten Semerkant’ın Elektrik Dağıtımına 1 Milyar Dolarlık Yatırım

Dağıtım şirketleri Çoruh EDAŞ ve Fırat EDAŞ ile 9 ilde yaklaşık 4 milyon kişiye elektrik hizmeti sunan Aksa Elektrik, Türkiye’deki operasyonel başarısını ülke sınırları dışına taşıyor. Aralarında uluslararası konsorsiyumların da yer aldığı ihaleyi kazanan şirket, Özbekistan’ın Semerkant vilayetinde elektrik dağıtım hizmetini üstlenecek. Orta Asya’da elektrik dağıtım hizmeti verecek ilk Türk şirketi olan Aksa Elektrik, lisans süresi boyunca toplam 1 milyar dolar tutarında yatırımı hayata geçirerek şebekenin modernize edilmesi ve kesintisiz enerji arzı için hizmet verecek. Semerkant’a Türk imzası Özbekistan’ın önemli vilayetlerinden biri olan Semerkant, ülkenin sanayi, eğitim ve turizm açısından en stratejik bölgesi olarak öne çıkıyor. Aksa Elektrik’in yatırım programı; vilayetin enerji altyapısının modernizasyonuyla birlikte, yerel istihdama ve teknik kapasite gelişimine de katkı sağlayacak. Ayrıca yatırım planı ile vilayette enerji kayıplarının azaltılması, elektrik kesintilerinin minimuma indirilmesi ve karbon emisyonlarının düşürülmesi hedefleniyor. “Globalleşme Yolculuğuna Hız Veriyoruz” İhale sonucunun Türkiye’nin enerji sektöründe hizmet ihracatı açısından da önemli bir dönüm noktası olduğunun altını çizen Kazancı Holding ve Aksa Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı, “Kazancı Holding olarak, enerji üretimi alanında 2020 yılından bu yana Özbekistan’a hizmet veriyoruz. Şimdi, Aksa Elektrik’in uluslararası alanda elde ettiği bu önemli başarıyla birlikte Orta Asya’nın tarihi merkezlerinden Semerkant’ta da faaliyet göstereceğiz. Kazancı Holding olarak globalleşme yolculuğumuzun en önemli adımlarından biri olan bu yatırım hamlemiz ile operasyonel gücümüzü ülke sınırları ötesine taşıma kararlılığımızı sürdüreceğiz” dedi. Türkiye’nin enerji birikimini yurt dışına taşıyor Fırat ve Çoruh bölgelerinde 2010 yılından bu yana kesintisiz enerji hizmeti sunmanın yanı sıra şebeke modernizasyonu ile enerji dönüşümünde öncü rol üstlendiklerini ifade eden Kazancı, “Semerkant vilayeti, yıllık yaklaşık 5,5 TWh enerji tüketimi ve 4.3 milyon nüfusu ile sanayi, eğitim ve turizm açısından en stratejik bölgelerden biri olarak öne çıkıyor. Sahip olduğumuz tecrübe ve operasyonel esneklik ile 30 yıllık yatırım döneminde, kesintisiz enerji arzı, modern altyapı ve çevresel sürdürülebilirlik odağında örnek bir model oluşturacağız” dedi.

İklim Değişikliğiyle Mücadele Eylemlerine Duyulan Güven Azalıyor Haber

İklim Değişikliğiyle Mücadele Eylemlerine Duyulan Güven Azalıyor

Araştırma, ulusal enerji bağımsızlığının fosil yakıtların kullanımdan kaldırılmasını geride bırakarak büyük önem kazandığını gösteriyor. 2023'te yöneticilerin %44'ü 2030 yılı karbonsuzlaştırma hedeflerine ulaşılmasını beklerken bu oran bugün %37'ye indi. Dünya liderleri COP30 için Brezilya'da bir araya gelmeye hazırlanırken, Siemens'in yaptığı yeni ve önemli bir araştırma, jeopolitiğin altyapı stratejisini yeniden şekillendirdiğini ve ulusal enerji güvenliğinin enerji dönüşümünün birincil itici gücü olarak küresel iklim iş birliğinin önüne geçtiğini ortaya koydu. Siemens Infrastructure Transition Monitor 2025 çalışması, üst düzey liderlerin, esnek bir enerji arzının altyapı geçiş hedefleri arasında hükümetin en önemli önceliği olması gerektiğine inandıklarına dikkat çekti. Enerji arzı 2023'te öncelik sıralamasında üçüncüydü. Diğer taraftan, ulusal enerji bağımsızlığı ve iklim risklerinin proaktif yönetimi, öncelik sıralamasında en büyük yükselişi kaydeden başlıklar oldu. Küresel istikrarsızlığın artması, pazar ve tedarik zinciri oynaklığını yoğunlaştırıyor. Enerjinin jeopolitik bir araç olarak kullanılmasını azaltmak için hükümetler, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasının yanı sıra güvenlik, bağımsızlık ve hazırlıklı olmaya öncelik veriyor. Rapor, 19 ülkeden 1.400 üst düzey yönetici ve hükümet temsilcisinin katıldığı küresel bir ankete dayanarak, çok yönlü temiz enerji vizyonundan, giderek artan bir şekilde ulusal dayanıklılığa ve bölgesel üretime odaklanan bir vizyona geçişin altını çiziyor. Birbiri ardına gelen iklimsel, jeopolitik ve piyasa zorlukları nedeniyle enerji sistemleri üzerindeki baskının artmasıyla birlikte, enerji dayanıklılığının temiz enerjiye geçişte artık bir denge unsuru olarak değil, kritik bir destek unsuru olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Siemens AG Yönetim Kurulu Üyesi ve Akıllı Altyapı CEO'su Matthias Rebellius, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Altyapıda geçiş; ulusal enerji güvenliği hedeflerinin karbonsuzlaştırma konusundaki küresel iş birliğini geride bıraktığı yeni bir aşamaya girdi. Sistemler artan iklim sorunları ve enerji kesintileriyle karşı karşıya kaldıkça, dayanıklılık isteğe bağlı olmaktan giderek uzaklaşıyor. Bu değişimde yapay zekâ, teknoloji ve dijitalleşme artık kritik bir öneme sahip. Yenilenebilir enerjiye dayalı sistemlerin karmaşık yapısını yönetmek, güvenilirliği sağlamak ve temiz enerjiye geçişi daha akıllı ve daha sürdürülebilir bir şekilde hızlandırmak için kurumların ve hükümetlerin elini güçlendirebilirler" ifadelerini kullandı. Küresel geçişten ulusal dayanıklılığa Katılımcıların beşte üçünden fazlası (%62) gelecekteki enerji sistemlerinin küresel ticaretten ziyade yerel veya bölgesel üretime dayanacağına inanıyor. Yenilenebilir enerji entegrasyonu, depolama konusunda hazırlıklı olma ve gelişmiş şebeke sistemleri gibi unsurlar, başlıca kolaylaştırıcı faktörler arasında bulunuyor. Katılımcıların yarısından fazlası halihazırda dayanıklılık (%53) ve enerji bağımsızlığının (%52) ülkelerinde olgunluğa ulaştığını veya gelişmiş olduğunu belirtiyor. Bu da altyapı önceliklerinde bir değişimin halihazırda devam ettiğine işaret ediyor. İklim hedeflerine duyulan güven azalıyor Dayanıklılık ve enerji güvenliğinin öncelik kazanmasıyla birlikte, küresel iklim hedeflerine ulaşılmasına ilişkin güven azalmaya başlıyor. Küresel yöneticilerin yarısından fazlası (%57) önümüzdeki iki yıl içinde fosil yakıtlara yapılan yatırımların artmasını beklerken, işletmelerin sadece %37'si 2030 yılı için koyulan karbonsuzlaşma hedeflerine ulaşacaklarına inanıyor. Bu oran 2023 yılında %44'tü. COP30 öncesi bir çağrı İklim hedeflerine duyulan güvenin azaldığı ve 2026 stratejilerinin geliştirilmekte olduğu bu dönemde rapor, dayanıklılığın enerji planlamasına dahil edilmemesinin hem ekonomik hem de çevresel açıdan risk oluşturduğunu vurguluyor. Net sıfır stratejilerinin yeniden gözden geçirildiği bugünlerde Siemens, şebeke yatırımı ve dijital inovasyon yoluyla iklim taahhütlerine ve enerji dayanıklılığına yönelik ilerlemenin hızlandırılabileceğinin altını çiziyor. Yapay Zekâ geçişi hızlandıracak Ulusal enerji stratejileri gelişip değişirken dijital teknolojiler altyapı dönüşümünün merkezinde yer almaya devam ediyor. Dijitalleşme, enerji depolama olanaklarının genişletilmesinin hemen ardından farklı sektörlerde temiz enerjiye geçişi hızlandırmada en önemli ikinci faktör olarak öne çıkıyor. En büyük olumlu etkiyi ise yapay zekanın yaratması bekleniyor. Katılımcılar, yapay zekanın kritik altyapıyı daha dayanıklı hale getirmeye yardımcı olduğuna inanıyor (%66) ve faaliyetlerini karbonsuzlaştırmak için kuruluşlarında yapay zekanın kullanıldığını bildiriyor (%59).

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.