Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Bağımsızlığı

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Bağımsızlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Bağımsızlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güneş Enerjisi Yatırımlarıyla İşletmeler Geleceğe Güvenle İlerliyor Haber

Güneş Enerjisi Yatırımlarıyla İşletmeler Geleceğe Güvenle İlerliyor

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, işletmelere enerji maliyetlerini azaltma, uzun vadeli tasarruf sağlama ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma imkanı sunan güneş enerjisi santrali yatırımlarına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, güneş enerjisinin sürdürülebilir bir gelecek için kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Artan enerji maliyetleri karşısında GES yatırımlarının işletmeler için stratejik bir çözüm haline geldiğini belirten Yılmaz, öz tüketim odaklı enerji üretiminin hem maliyetleri düşürdüğünü hem de sürdürülebilir büyümeye katkı sunduğunu kaydetti. Enerji maliyetlerinin her geçen gün daha fazla önem kazandığı günümüzde işletmelerin üretim süreçlerini daha verimli ve sürdürülebilir hale getirecek çözümlere yöneldiğini ifade eden Yılmaz, “Bu noktada güneş enerjisi santrali yatırımları, yalnızca elektrik üretmekle kalmıyor; uzun vadeli maliyet avantajı, enerji bağımsızlığı ve çevresel sürdürülebilirlik açısından da işletmelere önemli katkılar sağlıyor. Güneş enerjisi artık yalnızca çevreci bir yatırım değil, aynı zamanda işletmeler için güçlü bir rekabet avantajı sağlayan stratejik bir yatırım aracı haline geldi” dedi. Yılmaz: Enerji maliyetlerini kontrol altına almak mümkün Enerji giderlerinin birçok sektör için en önemli maliyet kalemlerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, güneş enerjisi yatırımlarının işletmelere uzun yıllar boyunca önemli tasarruf sağladığını söyledi. Yılmaz, "GES yatırımı gerçekleştiren işletmeler, elektrik ihtiyaçlarının önemli bir bölümünü kendi tesislerinde üreterek enerji maliyetlerini kontrol altına alabiliyor. Özellikle öz tüketim odaklı kurulan sistemler sayesinde işletmeler, elektrik fiyatlarındaki dalgalanmalardan daha az etkilenirken uzun vadede ciddi maliyet avantajı elde ediyor. Bu durum hem finansal planlamayı kolaylaştırıyor hem de işletmelerin karlılığını destekliyor" diye konuştu. Karbon ayak izini azaltıyor, sürdürülebilirlik hedeflerini destekliyor Güneş enerjisi sistemlerinin uzun kullanım ömrü sayesinde yatırımın yıllar boyunca değer üretmeye devam ettiğini dile getiren Yılmaz, düşük bakım ihtiyacı ve yüksek performansıyla GES projelerinin işletmeler için güvenilir bir yatırım modeli sunduğunu kaydetti. Yılmaz, "Doğru projelendirilmiş ve kaliteli ekipmanlarla kurulan güneş enerji santralleri, uzun yıllar boyunca yüksek verimlilikle çalışabiliyor. Böylece işletmeler yalnızca bugünün değil, geleceğin enerji ihtiyaçlarını da güvence altına almış oluyor. Diğer yandan günümüzde küresel ölçekte sürdürülebilirlik hedefleri giderek daha fazla önem kazandı. Bu çerçevede yenilenebilir enerji yatırımları da işletmelerin çevresel sorumluluklarını yerine getirmesinde önemli rol oynuyor. Artık karbon emisyonlarının azaltılması hem çevresel hem de ticari açıdan önemli hale geldi. Güneş enerjisi kullanımı sayesinde işletmeler karbon ayak izlerini önemli ölçüde azaltabiliyor. Bu durum, sürdürülebilirlik raporlamalarında ve uluslararası iş birliklerinde işletmelere önemli avantajlar sağlıyor. Çevresel duyarlılığı yüksek markalar, küresel pazarda daha güçlü bir konuma ulaşabiliyor" ifadelerini kullandı. CW Enerji işletmelerin enerji dönüşümüne destek oluyor Enerji arz güvenliğinin günümüzde işletmeler açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Yılmaz, kendi elektriğini üretebilen işletmelerin üretim süreçlerini daha güvenli ve öngörülebilir şekilde yönetebildiğini söyledi. Yılmaz, "Enerji maliyetlerini düşüren, sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen ve enerji bağımsızlığını güçlendiren GES yatırımları, işletmelerin rekabet gücünü artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. Günümüzde yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımlar yalnızca maliyet avantajı sağlamıyor; aynı zamanda markaların geleceğe daha güçlü hazırlanmasına da katkı sunuyor. CW Enerji olarak, güneş paneli üretiminden anahtar teslim GES projelerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyoruz ve işletmelerin ihtiyaçlarına özel çözümler geliştiriyoruz. Yerli ve milli üretim gücümüz, mühendislik tecrübemiz ve yenilikçi teknolojilerimizle işletmelerin enerji dönüşüm yolculuğunda çözüm ortağı olmaya devam ediyoruz. Amacımız, daha fazla işletmenin yenilenebilir enerjiye geçişini destekleyerek hem ülke ekonomisine hem de sürdürülebilir geleceğe katkı sağlamaktır" diye konuştu. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASPİLSAN Enerji TEKNOFEST Mavi Vatan’da Deniz Teknolojilerini Sergileyecek Haber

ASPİLSAN Enerji TEKNOFEST Mavi Vatan’da Deniz Teknolojilerini Sergileyecek

Türkiye’nin yerli ve milli enerji depolama çözümlerindeki öncü kuruluşu ASPİLSAN Enerji, 20-23 Ağustos 2026 tarihleri arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirilecek TEKNOFEST Mavi Vatan’da B-2 numaralı stantta ziyaretçileriyle buluşacak. Deniz platformlarına yönelik geliştirdiği yenilikçi enerji teknolojileri ile katılım sağlayacak olan ASPİLSAN Enerji, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuna katkı sunan ürün ve çözümlerini ziyaretçilerle buluşturuyor olacak. Savunma sanayisinden sivil uygulamalara kadar geniş bir kullanım alanına sahip yerli batarya ve enerji depolama sistemleriyle Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedeflerine katkı sağlayan ASPİLSAN Enerji, TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında milli teknoloji ekosisteminin önemli paydaşlarıyla bir araya gelecek. Etkinlik boyunca ziyaretçiler, şirketin geliştirdiği yüksek teknoloji ürünlerini yakından inceleme ve uzman ekiplerden bilgi alma fırsatı bulacak. “Milli Yetkinlik Hamlemizi Enerji Teknolojileriyle Güçlendiriyoruz” TEKNOFEST Mavi Vatan’a katılımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ahmet Turan Özdemir, Türkiye’nin kritik teknolojilerde kendi yetkinliklerini geliştirmesinin stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “TEKNOFEST, gençlerimizin hayallerini teknolojiye dönüştürdüğü, ülkemizin geleceğine yön veren önemli bir platformdur. ASPİLSAN Enerji olarak biz de yalnızca ürün geliştiren bir şirket değil, aynı zamanda Türkiye’nin enerji depolama alanındaki milli yetkinliklerini güçlendiren bir teknoloji kuruluşuyuz. Yerli hücre üretiminden batarya sistemlerine, enerji depolama çözümlerinden savunma sanayisine yönelik kritik teknolojilere kadar geliştirdiğimiz her çözüm, Milli Teknoloji Hamlesi’nin en önemli yapı taşlarından biridir.” Özdemir, TEKNOFEST Mavi Vatan’ın deniz platformlarına yönelik milli teknolojilerin sergilendiği önemli bir organizasyon olduğuna işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Enerji teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltacak bilgi birikimini ülkemize kazandırırken, nitelikli insan kaynağımızla milli yetkinlik hamlemizi her geçen gün daha da ileri taşıyoruz. Geliştirdiğimiz çözümlerle yalnızca bugünün değil, geleceğin savunma ve enerji ihtiyaçlarına da cevap verecek altyapıyı oluşturuyoruz. TEKNOFEST Mavi Vatan’da ziyaretçilerimizi B-2 numaralı standımıza bekliyor, milli teknoloji yolculuğumuzun bir parçası olmaya davet ediyoruz.” ASPİLSAN Enerji, TEKNOFEST Mavi Vatan boyunca sergileyeceği yerli ve milli enerji çözümleriyle Türkiye’nin teknoloji ekosistemine katkı sunmayı sürdürürken, genç mühendisler ve teknoloji meraklılarıyla bilgi ve deneyim paylaşımında bulunacak. Şirket, Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda geliştirdiği yüksek katma değerli ürünlerle Türkiye’nin enerji teknolojilerindeki küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalarına kararlılıkla devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji Plus Adana Bayisi Kapılarını Açtı Haber

CW Enerji Plus Adana Bayisi Kapılarını Açtı

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, entegre enerji çözümlerini daha geniş kitlelerle buluşturma hedefi doğrultusunda büyümesini sürdürüyor. Firmanın Türkiye genelinde yaygınlaşan CW Enerji Plus Bayi yapılanması kapsamında CW Enerji Plus Adana Bayisi de düzenlenen törenle hizmete açıldı. CW Enerji Plus konseptiyle hizmet vermeye başlayan yeni bayi; güneş panellerinden enerji depolama sistemlerine, elektrikli araç şarj istasyonlarından beyaz eşya entegrasyonlu solar akıllı ev çözümlerine kadar geniş bir ürün ve hizmet yelpazesini Adana ve bölge halkıyla buluşturacak. CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, CW Enerji Plus Bayi yapılanmasının hem bölgesel kalkınmaya katkı sağladığını hem de müşterilere kapsamlı çözümler sunduğunu belirtti. Sarvan, "CW Enerji olarak yenilenebilir enerji alanında sadece ürün geliştiren bir firma değil, üretimden depolamaya, elektrikli araç şarj çözümlerinden akıllı enerji sistemlerine kadar uzanan entegre bir enerji ekosistemi sunuyoruz. Plus Bayi konseptimizle de iş ortaklarımızın rekabet gücünü artırırken, müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu ürün ve hizmetlere tek noktadan, hızlı ve güvenilir şekilde ulaşmalarını sağlıyoruz. Güçlü satış sonrası hizmetlerimiz, teknik danışmanlığımız ve uzman proje desteğimizle kullanıcılarımıza uçtan uca bir deneyim sunuyoruz” dedi. Ülkemizin enerji dönüşümüne katkı sağlıyor Türkiye'nin enerji bağımsızlığı yolunda yerli ve milli teknolojilerin önemine dikkat çeken Sarvan, “Enerjide dışa bağımlılığı azaltmanın yolu, yerli ve milli üretim anlayışıyla geliştirilen yüksek teknoloji çözümlerini ülkemizin her noktasına ulaştırmaktan geçiyor. CW Enerji olarak faaliyetlerimizi yalnızca güneş paneli üretimiyle sınırlamıyor; enerji depolama sistemlerinden elektrikli araç şarj teknolojilerine, inverter çözümlerinden akıllı enerji yönetim sistemlerine kadar geniş bir ürün ve hizmet sunuyoruz. Alüminyum üretim tesisi ve solar hücre fabrikası yatırımlarımızla da entegre üretim kapasitemizi artırdık. Amacımız, enerjinin üretildiği andan verimli şekilde depolanmasına ve en etkin biçimde tüketilmesine kadar tüm süreci tek çatı altında yönetebilen bütüncül çözümler geliştirmek. Sürekli yatırım yaptığımız AR-GE çalışmalarımız ve yerli üretim gücümüzle hem ülkemizin enerji dönüşümüne katkı sağlıyor hem de kullanıcılarımızın değişen ihtiyaçlarına yenilikçi teknolojilerle cevap veriyoruz. Adana'da hizmete açtığımız CW Enerji Plus Bayimiz de bu vizyonumuzun sahadaki en güçlü temsilcilerinden biridir" diye konuştu. Yenilenebilir enerji çözümlerine yönelik talep hızla artıyor Adana’nın sahip olduğu iklim avantajı sayesinde güneş enerjisi yatırımları için Türkiye'nin en güçlü merkezlerinden biri olduğunu dile getiren Sarvan, şehrin sahip olduğu yüksek güneşlenme süresi, geniş tarım ile sanayi altyapısıyla Türkiye'nin güneş enerjisi yatırımları açısından en stratejik illerinden biri olduğuna dikkat çekti. Sarvan, “CW Enerji Plus Adana Bayisi bu potansiyeli daha etkin şekilde değerlendirecek önemli bir yatırım. Adana, iklim koşulları ve ekonomik yapısıyla güneş enerjisi teknolojilerinin en yüksek verimle kullanılabileceği şehirlerimizin başında geliyor. Tarımsal sulamadan sanayi tesislerine, ticari işletmelerden konut projelerine kadar çok geniş bir alanda yenilenebilir enerji çözümlerine yönelik talep hızla artıyor. Hizmete açtığımız CW Enerji Plus Adana Bayimizle yalnızca ürün sunan bir satış noktası değil, aynı zamanda müşterilerimize keşiften projelendirmeye, kurulumdan satış sonrası teknik desteğe kadar uçtan uca danışmanlık sağlayan bir çözüm merkezi oluşturduk. Bu yatırımımızla müşterilerimizin enerji maliyetlerini azaltmalarına, enerji verimliliklerini artırmalarına ve sürdürülebilir üretim hedeflerine ulaşmalarına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Adana'nın sahip olduğu güneş enerjisi potansiyelini katma değere dönüştürerek hem bölge ekonomisine hem de ülkemizin yenilenebilir enerji hedeflerine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz" dedi. Tarık Sarvan: Yüksek katma değerli çözümler geliştirmeye devam ediyoruz CW Enerji'nin yalnızca satış ağıyla değil, güçlü üretim altyapısı ve yüksek teknolojili yatırımlarıyla da sektöre değer katmaya devam ettiğini ifade eden Sarvan, yerli üretimin Türkiye'nin enerji bağımsızlığı açısından stratejik önem taşıdığına vurgu yaptı. Sarvan, şunları kaydetti: "CW Enerji olarak geliştirdiğimiz her yatırımın temelinde yerli üretim, teknoloji ve sürdürülebilir büyüme vizyonu bulunuyor. Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren güneş hücresi fabrikamız, alüminyum üretim tesisimiz ve EVA-EPE-POE üretimimiz sayesinde üretim süreçlerimizi daha entegre ve sürdürülebilir bir yapıya taşıyoruz. Ham maddeden nihai ürüne kadar uzanan bu güçlü üretim altyapısı; kalite standartlarımızı daha da yükseltirken, tedarik süreçlerini hızlandırıyor ve müşterilerimize daha güvenilir çözümler sunmamıza imkan tanıyor. Yerli ve milli üretim gücümüzü her geçen gün artırarak ülkemizin enerji teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltmayı hedeflerken, iş ortaklarımızın rekabet gücünü destekleyen, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli çözümler geliştirmeye devam ediyoruz. Attığımız her yatırım, sadece CW Enerji'nin büyümesine değil, Türkiye'nin yenilenebilir enerji ekosisteminin güçlenmesine ve yerli sanayinin gelişimine de önemli katkılar sağlıyor” CW Enerji Plus Bayi Hakkında CW Enerji, satış ve hizmet ağını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği CW Enerji Plus Bayilik Sistemi ile iş ortaklarına kapsamlı bir iş modeli sunuyor. Teknik ve operasyonel destek, avantajlı tedarik koşulları, eğitim programları ve ortak pazarlama faaliyetlerini bir araya getiren sistem sayesinde CW Enerji Plus Bayileri, CW Enerji’nin güçlü markası ve geniş ürün portföyüyle hizmet verecek. CW Enerji Plus Bayileri; güneş panelleri, ısı pompaları, on-grid ve off-grid inverter çözümleri, tarımsal sulama inverterleri, lityum enerji depolama sistemleri, esnek güneş panelleri, kolay yaşam ürünleri ve beyaz eşya entegrasyonlu solar akıllı ev çözümlerinin satış, pazarlama ve satış sonrası destek süreçlerini yürütebilecek. Yeni sistemle enerji ve teknoloji çözümlerinin yerel pazarlarda daha erişilebilir hale getirilmesi ve CW Enerji’nin Türkiye genelindeki hizmet ağının daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. CW Enerji, CW Plus’ın Yanı Sıra 6 Farklı Bayi Modeli Daha Sunuyor CW Enerji’nin bayilik sistemindeki dönüşüm sadece CW Plus Bayiliği modeliyle sınırlı kalmıyor; farklı müşteri ihtiyaçlarına ve kullanım alanlarına göre şekillendirilmiş özel konsept bayilik yapıları da oluşturulmuş durumda. CW Enerji bayilik konsepti; on-grid ve off-grid sistemler, akıllı yaşam ürünleri, lityum depolama çözümleri, sulama inverterleri, esnek paneller ve solar akıllı ev çözümleriyle geniş bir ürün gamını kapsıyor. CW Enerji PV Home Solutions konsepti, beyaz eşya ve solar akıllı ev sistemlerinin yanı sıra güneş paneli ürünlerini içeren bir yapıda konumlanıyor. CW Agri bayilik modeli ise özellikle tarımsal uygulamalara yönelik solar sulama inverterleri, off-grid çözümler, lityum bataryalar ve panel ürünleri ile farklı enerji ihtiyaçlarına odaklanıyor. Enerji depolama alanına odaklanan CW Storage konsepti; forklift, transpalet, golf aracı ve temizlik aracı gibi araçlara yönelik özel lityum batarya çözümleriyle ön plana çıkıyor. CW Marine konsepti, denizcilik sektörüne yönelik esnek paneller, özel tasarım güç üniteleri ve off-grid çözümlerle donatılmış yapısıyla öne çıkarken; CW Heat Pump konsepti ise ev tipi, havuz tipi ve endüstriyel tip ısı pompalarıyla sürdürülebilir ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacını karşılamaya yönelik çözümler sunuyor.Bu konsept çeşitliliği sayesinde CW Enerji, farklı sektörlerdeki enerji ihtiyaçlarını karşılayan, esnek ve kapsayıcı bir bayi ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. CW Enerji, önümüzdeki dönemde bu yapıyı Türkiye geneline yayarak, 81 ilin tamamında ve yurt dışında da tüm bayi konseptleriyle yer alarak sürdürülebilir enerji çözümlerini her coğrafyaya ulaştırmayı hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ŞARA Teknoloji, Moldova'nın Enerji Geleceğini İnşa Ediyor Haber

ŞARA Teknoloji, Moldova'nın Enerji Geleceğini İnşa Ediyor

İmza törenine; Moldova Cumhuriyeti Enerji Bakanı Dorin Junghietu, S.E. "Moldelectrica" Genel Müdürü Sergiu Carmanschi, ŞARA Teknoloji Genel Müdürü Kerem Onar ve EBRD Moldova Bankacılık Birimi Başkanı Giuseppe Grimaldi katıldı. Moldelectrica (Moldova Elektrik İletim Sistemi Operatörü) ile imzalanan 17.567.731,78 Euro (yaklaşık 945.870.000 TL) tutarındaki sözleşme çerçevesinde yürütülecek proje, Moldova'nın Avrupa enerji pazarına entegrasyonunda kritik bir rol oynayacak. Sözleşme büyüklüğü, ŞA-RA Enerji'nin 2025 yılı hasılatının yaklaşık %13'ü seviyesindedir. Projenin 2028 yılında tamamlanması planlanıyor. ŞARA Teknoloji, Moldova'nın enerji altyapısını modernize etme hedeflerine önemli bir katkı sağlamaya hazırlanıyor. Proje, Avrupa Bankası için Yeniden İnşa ve Kalkınma (EBRD), Avrupa Yatırım Bankası (EIB) ve Avrupa Birliği Komşuluk Yatırım Platformu tarafından finansman desteği almaktadır. ŞA-RA Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mertay Türk, projeyle ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Balti-Suceava 400 kV Enerji İletim Hattı Projesi, yalnızca Moldova'nın enerji altyapısını güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda bölgenin enerji arz güvenliğine stratejik bir katkı sunacaktır. Türkiye'deki başarılı projelerimizin tecrübesini uluslararası standartlarla birleştirerek, Doğu Avrupa'nın enerji geleceğine yönelik önemli bir adım atıyoruz. ŞARA Teknoloji olarak, bu tür stratejik projelerde sadece bugünün değil, yarının enerji ihtiyaçlarına yanıt vermek için çalışıyoruz. Balti-Suceava Hattı, Moldova'nın Avrupa enerji pazarına entegrasyonunda ve bölgesel istikrarın sağlanmasında önemli bir rol oynayacaktır." Moldova'nın “Dayanıklılık Hattı” Balti-Suceava 400 kV Enerji İletim Hattı Projesi, Moldova Enerji Bakanlığı tarafından "Linia Rezilienței" (Dayanıklılık Hattı) olarak adlandırılmıştır. Bu isim, projenin Moldova'nın enerji güvenliğini ve dayanıklılığını artırmadaki stratejik önemini yansıtmaktadır. Proje, Moldelectrica'nın işveren olarak görev aldığı ve ŞARA Teknoloji - ŞA-RA Enerji iş ortaklığının uluslararası ihale sonucunda yüklenici olarak seçildiği bir EPC (Tasarım, Tedarik, İnşaat, Test ve Devreye Alma) projesidir. Yaklaşık 48 kilometrelik hat uzunluğu ile Moldova'nın kuzey bölgesini Romanya'nın elektrik sistemine bağlayacak olan bu proje, 17.567.731,78 Euro sözleşme bedeli ile 2028 yılında tamamlanması hedeflenmiştir. Balti-Suceava hattı, Glodeni, Fălești, Bălți ve Râșcani ilçelerinin 12 kırsal yerleşim alanından geçerek, Moldova'nın enerji haritasını kalıcı olarak değiştirecek olan üç stratejik enerji iletim hattından biridir. Kapsamlı Altyapı Kurulumu ŞARA Teknoloji - ŞA-RA Enerji iş ortaklığı tarafından yürütülecek proje, kapsamlı bir enerji iletim altyapısı kurulumunu içermektedir. Yaklaşık 48 kilometrelik 400 kV enerji iletim hattının tasarımı ve inşası, direk temelleri, çelik yapılar ve montaj işlerini kapsayan iletim hattı inşası çalışmaları gerçekleştirilecektir. Projeye dahil edilen malzemelerin tedariki kapsamında, iletkenler, izolatörler ve koruma sistemlerinin tedariki ve montajı yapılacak; topraklama ve koruma sistemlerinin kurulması sağlanacaktır. Yeni altyapının Moldelectrica'nın operasyonel mimarisi ile entegrasyonu, teknik, çevresel ve güvenlik standartlarına uygunluk sağlama çalışmaları ve test ile devreye alma işlemleri de proje kapsamında yer almaktadır. Proje kapsamında, Bălți trafo merkezinin modernizasyonu da gerçekleştirilecek olup, toplam proje değeri yaklaşık 77 milyon euro olarak belirlenmiştir. Enerji Güvenliğinin Güçlendirilmesi Balti-Suceava 400 kV Enerji İletim Hattı, Moldova'nın enerji güvenliğini birden fazla yönden güçlendirecektir. Proje, Romanya ve Avrupa enerji pazarı ile bağlantı kurarak sınır ötesi enerji alışverişi kapasitesini artıracak; tek bir enerji kaynağına bağımlılığın azaltılması yoluyla sistem dayanıklılığını önemli ölçüde iyileştirecektir. Elektrik iletim ağının yönetiminde daha fazla seçenek sunacak olan operasyonel esneklik sağlanırken, kriz durumlarında sistem tepkisinin iyileştirilmesi ile acil durum müdahale kapasitesi geliştirilecektir. Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu'nun vurguladığı üzere, bu proje yalnızca altyapı değil; daha fazla güvenlik, daha fazla pazar rekabeti ve vatandaşlar ile ekonomi için daha fazla seçenek anlamına gelmektedir. Uluslararası Finansman Desteği Proje, Avrupa Birliği'nin Growth Plan kapsamında desteklenmektedir ve çok katmanlı bir finansman yapısına sahiptir. Avrupa Birliği tarafından 15,4 milyon euro hibe sağlanırken, EBRD ve EIB destekleyici finansman sağlamaktadır. Toplam proje maliyeti yaklaşık 77 milyon euro olarak belirlenmiş olup, AB hibesi projenin yaklaşık yüzde 20'sini karşılamaktadır. Avrupa Birliği Büyükelçisi Iwona Piórko, AB'nin desteğinin önemini vurgulamış ve "Avrupa Birliği, bu ulusal öneme sahip projeyi desteklemekten gurur duyuyor. 15,4 milyon euro hibe ile EBRD ve EIB'nin yanı sıra, insanların günlük yaşamında gerçek faydalar yaratıyoruz" ifadelerini kullanmıştır. Bu finansman yapısı, projenin uluslararası düzeyde desteklenen ve stratejik öneme sahip bir yatırım olduğunun açık göstergesidir. ŞARA Teknoloji’den Avrupa'da Stratejik Konumlanma ŞARA Teknoloji, Balti-Suceava projesiyle, Avrupa enerji pazarında stratejik bir konuma yerleşiyor. Şirket, Türkiye'deki başarılı enerji altyapı projelerinin tecrübesini, uluslararası standartlarla birleştirerek, Moldova gibi stratejik ülkelerde enerji güvenliğine katkı sağlamaktadır. Bu proje, ŞARA Teknoloji'nin uluslararası rekabet gücünü Avrupa enerji pazarında güvenilir bir ortak olarak konumlandırırken; yüksek gerilim enerji iletim hatları tasarımı ve inşasında öncü rol oynamasını pekiştirmektedir. Doğu Avrupa enerji güvenliğine stratejik katkı sağlayan bu proje, aynı zamanda Avrupa enerji pazarına entegrasyon yoluyla bölgesel istikrarın sağlanması ve sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesi yönünde de önemli bir adımdır. Moldova'nın Enerji Geleceğine Yatırım Balti-Suceava 400 kV Enerji İletim Hattı Projesi, Moldova'nın enerji bağımsızlığı ve Avrupa entegrasyonu yolunda stratejik bir adımdır. ŞARA Teknoloji'nin liderliğinde yürütülecek bu proje, sadece bir altyapı yatırımı değil, bölgesel enerji güvenliğini ve ekonomik kalkınmayı destekleyen bir stratejik hamle olacaktır. Proje tamamlandığında, Moldova Romanya ve Avrupa enerji pazarı ile doğrudan bağlantı kurabilecek; enerji arz güvenliğini önemli ölçüde artıracak ve bölgesel enerji ticaretinde aktif rol oynayabilecektir. ŞARA Teknoloji, bu stratejik projede, Türkiye'nin enerji sektöründeki başarısını uluslararası arenaya taşıyor ve Moldova'nın enerji geleceğini güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Tatilinin Gözdesi Karavanlar: Karavan Tatiline İlgi Artıyor, Güneş Enerjili Çözümler Öne Çıkıyor Haber

Yaz Tatilinin Gözdesi Karavanlar: Karavan Tatiline İlgi Artıyor, Güneş Enerjili Çözümler Öne Çıkıyor

Artan yakıt ve konaklama maliyetleri, kalabalık turizm bölgelerinden uzaklaşma isteği ve doğayla daha fazla vakit geçirme arzusu, karavan kullanımını her geçen yıl daha da yaygınlaştırıyor. Özellikle yaz sezonunda karavan tatili, kamp rotaları, karavan yaşamı ve güneş enerjili karavan sistemleri gibi konular Google'da en çok aranan başlıklar arasında yer alıyor. Karavan Tatili Neden Bu Kadar Popüler? Karavan tatili, kullanıcılarına otel rezervasyonu zorunluluğu olmadan diledikleri rotayı özgürce planlama imkânı sunuyor. Deniz kenarından ormanlık alanlara, göl kıyılarından yaylalara kadar birçok farklı noktada konaklama fırsatı sağlayan karavanlar, özellikle yaz aylarında yoğun ilgi görüyor. Uzmanlar, son yıllarda hem kiralık hem de satın alınan karavan sayısında önemli artış yaşandığını belirtirken, kullanıcıların artık yalnızca ulaşım değil, aynı zamanda enerji bağımsızlığı sağlayan teknolojilere de yatırım yaptığını ifade ediyor. Güneş Enerjili Karavan Sistemleri Konforu Artırıyor Karavan kullanıcılarının en önemli ihtiyaçlarından biri kesintisiz enerjiye ulaşabilmek oluyor. Bu noktada esnek güneş panelleri, enerji depolama sistemleri ve akıllı inverter çözümleri, karavan sahiplerine büyük avantaj sağlıyor. Karavan üzerine kolaylıkla uygulanabilen hafif ve esnek güneş panelleri sayesinde; Elektrik şebekesine ihtiyaç azalıyor. Buzdolabı, aydınlatma, klima ve küçük ev aletleri daha uzun süre kullanılabiliyor. Telefon, tablet ve bilgisayar gibi cihazlar gün boyunca rahatlıkla şarj edilebiliyor. Kamp alanı dışında da enerji üretimi mümkün hale geliyor. Bu sistemler, özellikle uzun süreli seyahat yapan kullanıcılar için hem ekonomik hem de çevre dostu bir çözüm sunuyor. Karavan Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? Uzmanlara göre karavan satın almadan önce kullanım amacı doğru belirlenmeli. Kısa hafta sonu kaçamakları ile uzun süreli yaşam planları farklı donanımlar gerektiriyor. Karavan seçiminde dikkat edilmesi gereken başlıca unsurlar şunlar oluyor: Araç ağırlığı ve yakıt tüketimi Güneş paneli altyapısına uygun çatı tasarımı Akü ve enerji depolama kapasitesi Su ve atık su tankı hacmi Isıtma-soğutma sistemi Elektrik altyapısı ve inverter kapasitesi Depolama alanı ve yaşam konforu Özellikle enerji altyapısının güçlü olması, yaz aylarında klima, buzdolabı ve elektronik cihazların kesintisiz kullanılabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Karavan Tatilinde Sürdürülebilirlik Ön Planda Çevre bilincinin artmasıyla birlikte karavan kullanıcıları da daha sürdürülebilir çözümlere yöneliyor. Fosil yakıt tüketimini azaltan güneş enerjisi sistemleri, sessiz çalışma avantajı ve düşük işletme maliyeti sayesinde karavan yaşamının vazgeçilmez parçaları arasında yer alıyor. Enerjisini güneşten üreten karavanlar, hem karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlıyor hem de kullanıcıların doğada daha uzun süre bağımsız kalmasına olanak tanıyor. Yazın En Popüler Tatil Trendlerinden Biri Karavan Seyahatleri Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda karavan tatili, güneş enerjili karavan, karavan güneş paneli, karavan elektrik sistemi ve karavan kamp rotaları gibi aramaların daha da artmasını bekliyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte daha hafif, daha verimli ve daha uzun ömürlü güneş enerjisi çözümleri sayesinde karavanlar artık yalnızca bir ulaşım aracı değil; enerji üreten, çevre dostu ve özgür yaşam alanlarına dönüşüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASPİLSAN Enerji’den Kesintisiz Enerji İçin Yeni Çözüm Solar Powerbank Haber

ASPİLSAN Enerji’den Kesintisiz Enerji İçin Yeni Çözüm Solar Powerbank

Türkiye’nin enerji teknolojileri alanındaki öncü kuruluşlarından ASPİLSAN Enerji, mobil yaşamın ve açık hava faaliyetlerinin enerji ihtiyaçlarına çözüm sunan yeni ürünü ASP-P20000HS Solar Powerbank ile kullanıcılarına güvenilir ve çok yönlü bir enerji deneyimi sunuyor. 20.000 mAh yüksek kapasitesiyle akıllı telefonlardan tabletlere, kulaklıklardan kameralara, dronlara kadar birçok cihazı gün boyunca şarj edebilen ASP-P20000HS, yalnızca bir powerbank olmanın ötesine geçerek acil durumlar ve outdoor kullanım için kapsamlı bir enerji istasyonu olarak öne çıkıyor. “Kesintisiz enerji vizyonumuzu günlük yaşama taşıyoruz” ASP-P20000HS Solar Powerbank hakkında değerlendirmede bulunan ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ahmet Turan Özdemir şu ifadeleri kullandı: “ASPİLSAN Enerji olarak Türkiye’nin enerji bağımsızlığı vizyonuna yalnızca endüstriyel ve savunma sanayi alanında değil, günlük yaşamı kolaylaştıran yenilikçi ürünlerle de katkı sunuyoruz. ASP-P20000HS Solar Powerbank, kampçılardan seyahat severlere kadar geniş bir kullanıcı kitlesi için hibrit bir mobil güç kaynağıdır. Özellikle entegre el kranklı jeneratör ve güneş paneli desteği sayesinde, elektriğe erişimin olmadığı durumlarda dahi kesintisiz enerji imkânı sunmayı hedefledik. Yerli mühendislik kabiliyetlerimizle her koşulda güvenilir enerji sağlamaya devam edeceğiz.” Enerjiye her an erişim Yoğun iş temposu, seyahatler ve doğa aktiviteleri için tasarlanan ASP-P20000HS; USB ve Type-C giriş/çıkış uyumluluğu ile farklı cihazlarla kolay kullanım sağlıyor. Kablosuz şarj özelliği ise kullanıcı deneyimini daha pratik ve konforlu hale getiriyor. Acil durumlar için geliştirildi Ürünün dikkat çeken özellikleri arasında, elektrik erişiminin olmadığı ortamlarda kullanım imkânı sunan entegre çözümler yer alıyor. El kranklı jeneratör ile manuel enerji üretilebilmesi, dahili fener ve elektrikli spiral çakmak gibi fonksiyonlar; kamp, doğa sporları ve afet senaryolarında önemli avantajlar sağlıyor. Güneş enerjisi ile desteklenen mobil güç Solar panel desteği sayesinde yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanabilen ASP-P20000HS, uzun süreli açık hava kullanımlarında enerji sürekliliğini destekliyor. Çevre dostu yaklaşımı ve taşınabilir yapısıyla sürdürülebilir enerji çözümlerine katkı sunuyor. Geniş kullanım alanı ASP-P20000HS Solar Powerbank; Kamp ve doğa sporları tutkunları,Sık seyahat eden kullanıcılar,Acil durum ve afet çantası hazırlayanlar,Gün içinde yoğun mobil cihaz kullanan profesyoneller için ideal bir çözüm sunuyor. ASPİLSAN Enerji, yerli ve millî teknoloji vizyonu doğrultusunda kullanıcıların günlük yaşamlarını kolaylaştıran yenilikçi enerji çözümleri geliştirmeye devam ediyor.

Yeni Nükleer Çağ İstanbul’da Şekilleniyor Haber

Yeni Nükleer Çağ İstanbul’da Şekilleniyor

12. Nükleer Santraller Zirvesi - NPPES, İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde başladı. Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Nükleer Sanayi Derneği (NSD) tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen Zirve, bu yıl “Yeni Nükleer Çağ: Sanayiyi, İnovasyonu ve Net Sıfır Hedeflerini Güçlendirmek” temasıyla hayata geçiriliyor. İki gün sürecek Zirve, nükleer enerji alanında küresel ölçekte teknoloji üreticilerini, karar vericileri, alanında uzman konuşmacıları ve yerli sanayicileri bir araya getiriyor. NPPES’in açılışında; T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Genel Müdürü Salih Sarı, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, ABD İstanbul Başkonsolosu Michael Lally, Kanada’nın Türkiye Maslahatgüzarı Larisa Galadza, Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi, Akkuyu Nuclear A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko, SNPTC Uluslararası İşler Direktörü Sayın Fei Min, AtkinsRéalis & Nuclear Canada Kıdemli Başkan Yardımcısı ve CANDU International Başkanı Gary Rose ve Romanya Ulusal Nükleer Elektrik Şirketi (SNN) COO’su Emil Macovei konuşma yaptı. “Nükleer Enerji Bir Tercih Değil, Zorunluluktur” T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Genel Müdürü Salih Sarı NPPES’in açılışında şunları aktardı: “NPPES’i yalnızca bir sektör toplantısı olarak değil; ülkemizin nükleer enerji yol haritasını, sanayi kabiliyetini, teknoloji geliştirme hedefini ve uluslararası iş birliklerini birlikte değerlendirebileceğimiz stratejik bir platform olarak görmekteyiz. Hedefimiz; 2035 yılına kadar 7,2 GW ve 2053 yılına kadar ise en az 20 GW nükleer kapasiteye ulaşmaktır. Bizim için nükleer enerji bir tercih değil; enerji arz güvenliği, ithal kaynaklara olan bağımlılığın ve karbon emisyonunun azaltımı, yüksek teknoloji gelişimi, güçlü bir sanayi ekosistem, nitelikli yeni işgücü ve enerji bağımsızlığı açısından bir zorunluluktur. Bu yıl içinde Akkuyu santralimizden ilk elektrik üretimini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Akkuyu’ya ek olarak biri Sinop ilimiz ve diğeri Trakya bölgemizde iki konvansiyonel nükleer santral projemizi daha hayata geçirmeye yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Akkuyu Projemizde özellikle yerlileştirme alanında önemli bir seviyeye ulaştık. Bugün itibarıyla Akkuyu’da 300’den fazla yerli firmamız; inşaat, malzeme ve ekipman tedariki ile test, sertifikasyon ve mühendislik hizmetlerinde yer almakta olup, yaklaşık 12 milyar ABD doları iş hacmine ulaşmıştır. Akkuyu projemizde edindiğimiz yerli sanayi katkısını ve insan kaynağı gelişimini yeni projelerde daha ileri bir seviyeye taşımayı hedefliyoruz. Konvansiyonel nükleer santrallerin yanı sıra SMR’lar da ülkemizin enerji stratejisinde kritik bir öneme sahiptir. Bu teknolojilere yönelik temel hedefimiz; 2053 yılına kadar en az 5 GW SMR kapasitesine ulaşmak; bu SMR’ları da kendi tasarlayan, üreten, işleten ve ihraç eden bir ülke olmaktır.” Türkiye’nin ilk tematik nükleer teknoparkı İTÜ’de kurulacak İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal: “NPPES’in İTÜ’de yapılması, Türkiye’nin nükleer teknolojiyi sadece sahip olan ya da kullanan değil, aynı zamanda bu alanda kendi yetkinliğini hem insan kaynağı hem de ekosistem oluşturma açısından geliştirmeye kararlı bir ülke olduğunun göstergesidir.” Türkiye'nin ilk tematik teknoparkının nükleer temasıyla İTÜ'de kurulacağını dile getiren Prof. Dr. Mandal, “Bu bizim için büyük bir heyecan ama bundan daha da fazlası önemli bir sorumluluk. Bunun yalnızca İTÜ’nün insan kaynağıyla sınırlı kalmaması, tüm ekosistemi kapsayacak şekilde gelişmesi önemli” dedi. Prof. Dr. Mandal, Türkiye’nin kendi kendine yeten nükleer teknolojiye sahip olması için Nükleer Teknoloji Araştırma Merkezi’nin kurulması çalışmalarının stratejik rolüne de değindi. “İkili ilişkilerimizin 100. yılında sivil nükleer enerjiyi Türkiye-ABD ilişkilerinin yeni sütunlarından biri haline getirelim” ABD İstanbul Başkonsolosu Michael Lally ise şunları aktardı: “Yapay zeka ve veri merkezi altyapılarının Türkiye’de hızla büyümesi, nükleer enerjiye yönelik talebin yeni ve önemli bir kaynağını oluşturmaktadır. Bu gelişme, tüm ekosistemin büyümesini hızlandırabilir. Türkiye, SMR’ların devreye alınmasını mümkün kılacak kural ve düzenlemeleri geliştirme yönünde çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmalar kritik önemdedir ve Amerika Birleşik Devletleri bunu desteklemekten gurur duymaktadır. Türkiye, sivil nükleer enerji alanında yüksek kaliteli araştırmalar yürüten seçkin üniversitelere sahiptir. ABD–Türkiye akademik ve araştırma değişim programları zaten ilişkimizin dinamik bir parçasıdır ve Amerika Birleşik Devletleri bu bağların daha da güçlendirilmesi için net bir fırsat görmektedir.” Lally sözlerine şöyle devam etti: “Nükleer ekosistem için nükleer sertifikasyona sahip elektrikçiler, kaynakçılar ve boru tesisatçılarına da ihtiyaç vardır. Türkiye’deki teknik ve meslek okullarının bu iş gücünü yetiştirebilmek için müfredatlarını güncellemesi gerekecektir. ABD bunu teşvik etmektedir; çünkü nitelikli bir Türk iş gücü yalnızca Türkiye için değil, burada yatırım yapmak isteyen tüm Amerikan şirketleri için de faydalıdır. Önümüzdeki yıl ikili ilişkilerimizin 100. yılını kutlarken, sivil nükleer enerjiyi de Türkiye-ABD ilişkilerinin yeni ve stratejik sütunlarından biri haline getirelim.” Kanada’nın Türkiye Maslahatgüzarı Larisa Galadza ise şunları paylaştı: “Kanada, yetmiş yılı aşkın süredir küresel nükleer endüstrinin şekillenmesine katkı sağlamaktadır. Uranyum üretimi ve yakıt hizmetlerinden reaktör tasarımına, işletmeden güvenlik, düzenleme ve araştırma faaliyetlerine kadar nükleer değer zincirinin neredeyse her aşamasında Kanadalılar önemli roller üstlenmiştir. Küresel nükleer rönesansın, Türkiye de dahil olmak üzere dünya genelinde benzeri görülmemiş fırsatlar yarattığının farkındayız. Aynı zamanda Türkiye’nin sanayi altyapısının, mühendislik kapasitesinin ve üretim sektörünün sahip olduğu etkileyici yetkinlikleri de takdir ediyoruz. Kanada, ister ortak inovasyon çalışmaları, ister tedarik zinciri ortaklıkları, iş gücünün geliştirilmesi, araştırma iş birlikleri, yerlileştirme faaliyetleri ya da uzun vadeli endüstriyel iş birlikleri yoluyla olsun, en başarılı nükleer projelerin tüm taraflara fayda sağlayan projeler olduğuna inanmaktadır.” ASO Başkanı: “Yerli Sanayi Nükleer Tedarik Zincirinin Parçası Olmalı” Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç NPPES 2026’daki konuşmasında şunları paylaştı: “Nükleer enerji; enerji arz güvenliğini destekleyen, yüksek teknoloji üretimini teşvik eden, nitelikli insan kaynağı yetiştiren ve uluslararası iş birlikleriyle sanayi ekosistemini ileriye taşıyan stratejik bir kalkınma platformudur. Enerji güvenliği, iklim değişikliği ve teknolojik dönüşümün aynı anda yaşandığı bir dönemde nükleer enerji, düşük karbonlu yapısı, yüksek kapasite faktörü ve kesintisiz arz güvenliğiyle yeniden küresel gündemin merkezine yerleşmiştir. ABD’den Çin’e, Fransa’dan Güney Kore’ye kadar birçok ülke yeni yatırımlara yönelirken, Türkiye de Akkuyu’nun ardından Sinop ve Trakya’da planlanan santraller ve SMR’ları kapsayan bütüncül bir nükleer program yürütmektedir. Hedefimiz 2050’ye kadar 20 GW nükleer kurulu güce ulaşmak ve bunun en az 5 GW’ını küçük modüler reaktörlerden karşılamaktır. Akkuyu ile nükleer enerjiyle tanıştık, Sinop ile nükleer teknolojiye ortak olmalıyız. Bugün Akkuyu’da yerlilik oranı yüzde 55’e yaklaşmıştır. Ancak bu potansiyel kendiliğinden katma değere dönüşmemektedir; bu nedenle yerli katkının sistematik bir yaklaşımla yönetilmesi kritik önemdedir. ASO tarafından NÜKSAK ve NETBİS bu amaçla geliştirilmiş yapılardır; hedefimiz Anadolu firmalarının nükleer kalite standartlarında küresel tedarik zincirine dahil olmasını sağlamaktır. 12’nci Nükleer Santraller Zirvesi’nin de bu kapsamda yeni iş birliklerine, yeni yatırımlara ve ülkemizin nükleer enerji hedeflerine güçlü katkılar sunacağına inanıyorum.” Türkiye’yi Nükleer Ekosistem Ülkesine Dönüştürmeyi Hedefliyoruz Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi “Nükleer enerji; sanayi, dijitalleşme, yapay zeka, veri merkezleri, ileri tıp, tarım teknolojileri, uzay çalışmaları ve izotop üretimi gibi geleceğin kritik alanlarını besleyen; ekonomik kalkınma, teknolojik dönüşüm ve stratejik bağımsızlığın temel unsurlarından biri haline geldi. Türkiye olarak bizim de hedefimiz net: Türkiye’yi yalnızca enerji tüketen bir ülke olmaktan çıkarıp, üretim yapan, teknoloji geliştiren ve ihracat gerçekleştiren bir nükleer ekosistem ülkesine dönüştürebilmek. Akkuyu NGS ile başladığımız nükleer enerji yolculuğumuza Sinop ve Trakya’daki yeni yatırımlar ve SMR projeleriyle devam ediyoruz. SMR teknolojilerinin; ileri imalat, modüler üretim ve ihracat kapasitesi açısından Türkiye için stratejik bir fırsat alanı olduğuna inanıyoruz. Arz güvenliği ve baz yük kapasitesi açısından kritik rol oynayacak nükleer güç santrallerinin yerlileştirme politikalarında, sanayicilerimizin uzmanlıklarıyla yüksek katma değerli üretim fırsatları yakalayacağına inanıyorum” diye konuştu. Akkuyu Nuclear A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko ise şunları ifade etti: “2026 yılını 1. Ünitenin devreye alma yılı yapmak için çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. 1. Ünitedeki inşaat faaliyetleri tamamlandı. Reaktöre simüle edilmiş yakıt demetlerini yükledik ve reaktör montajını tamamladık. Şu anda, ünitenin sonraki devreye alma aşamalarına hazır olduğundan emin olmak için gerekli ayarlama işlemlerinden biri olan soğuk hidrolik testleri gerçekleştiriyoruz. Bugün 1. Ünitede tamamlamakta olduğumuz tüm bu aşamalar, diğer üç ünitenin de aynı yolu izlemesinin önünü açıyor. Ayrıca 2. Ünitede ön devreye alma çalışmalarına başlamak için gerekli izni aldık. Bu da şantiyenin tamamında çalışmaların tam hızla sürdüğünü gösteriyor. Nükleer enerjinin yalnızca istikrarlı ve düşük karbonlu bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda iklim ve altyapı alanlarındaki zorluklara çözüm sunan teknolojik bir platform olduğunu vurgulayan Dedusenko, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son yıllarda nükleer enerjinin iklim gündemindeki rolüne ilişkin tartışmaların daha odaklı hale gelmesi büyük önem taşıyor. Bizim için önemli olan, bu tür çözümlerin halihazırda mevcut olduğunu, pratik uygulamalara sahip bulunduğunu ve belirli ülkelerin ve bölgelerin ihtiyaçlarına uyarlanabildiğini ortaya koyabilmektir.” Türkiye’de 100 Yıllık Ortaklık Geliştirmeyi Hedefliyoruz AtkinsRéalis’in 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğuna dikkat çeken AtkinsRéalis & Nuclear Canada Kıdemli Başkan Yardımcısı ve CANDU International Başkanı Gary Rose şunları söyledi:“Dünyanın nükleer enerji için yeni bir döneme, bir rönesansa girdiğine inanıyoruz. Kanada Hükümeti’ne ait CANDU teknolojisi; başarıyla inşa edilebilen, işletilebilen, modernize edilebilen ve uzun vadede sürdürülebilen bir teknoloji olduğunu kanıtlamıştır. CANDU’yu farklı kılan en önemli unsurlardan biri yerelleştirme kabiliyetidir; yerelleştirme yalnızca bir tedarik stratejisi değil, aynı zamanda bir ülke inşa etme stratejisidir. Artık mesele yalnızca elektrik satın almak değildir. Asıl mesele; yerli sanayiyi geliştirerek, nitelikli iş gücü oluşturarak, mühendisler yetiştirerek, yerli üretimi destekleyerek ve uzun vadeli bir nükleer ekosistem kurarak ulusal yetkinlik oluşturmaktır. Türkiye’nin nükleer enerji hedefleri bu açıdan son derece önemlidir. Türkiye’deki paydaşlarla 100 yıllık bir ortaklık geliştirmeyi ve sürdürülebilir bir nükleer ekosistem ile tedarik zinciri ekonomisinin temellerini atmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda Türk tedarik zincirlerinin inşaat, işletme, bakım ve modernizasyon faaliyetlerine entegre edilmesi, Türk şirketlerinin nükleer tedarikçi olarak yetkilendirilmesi ve üniversiteler ile araştırma kurumlarıyla iş birlikleri yoluyla insan kaynağının geliştirilmesi yer almaktadır. Kanada’da bir CANDU reaktörünün ekipman ve bileşenlerinin yüzde 85’inden fazlası yerli üreticiler tarafından sağlanabilmektedir. Bu model, 250’den fazla şirketten oluşan bir tedarik zincirini ve yaklaşık 90 bin istihdamı desteklemektedir. Benzer bir modeli Türkiye’de de hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Çinli SNPTC’den Türkiye’ye Nükleer Teknoloji ve Eğitim Desteği Mesajı Dünya standartlarında nükleer teknolojilerini, kapsamlı proje yönetimi deneyimlerini ve güvenli ve verimli işletme konusundaki güçlü geçmişlerini Türkiye ile paylaşmaya hazır olduklarını ifade eden Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Nükleer Enerji Teknoloji Kurumu (SNPTC) Uluslararası İşler Direktörü Sayın Fei Min ise şunları paylaştı: “Çin Devlet Enerji Yatırım Kurumu (SPIC) olarak yerelleştirmenin ortak büyüme ve sürdürülebilir kalkınmaya yönelik bir taahhüt olduğuna inanıyoruz. Nükleer Sanayi Derneği ile iş birliği içinde Türkiye’de güçlü bir yerel nükleer tedarik zinciri oluşturmayı arzu ediyoruz. İleri nükleer teknolojilerin transferi, nükleer bileşenlerin yerel üretiminin desteklenmesi ve Türk mühendisler ile teknisyenlere kapsamlı eğitim programları sunulması alanlarında geniş bir iş birliği potansiyeli bulunduğuna inanıyoruz. Türkiye’nin kendi nükleer yetkinliklerini geliştirmesine, yüksek nitelikli istihdam yaratmasına ve sanayi inovasyonunu teşvik etmesine katkı sağlamaya hazırız. Romanya Ulusal Nükleer Elektrik Şirketi (SNN) COO’su Emil Macovei ise şunlara dikkat çekti “Romanya’da Cernavodă Nükleer Santrali’nde CANDU teknolojisi otuz yılı aşkın süredir güçlü bir güvenlik kültürü ve uluslararası düzeyde tanınan performansıyla işletiliyor. Nükleer sektörde tedarik zinciri ikincil bir konu değildir. Güvenlik, maliyet kontrolü, takvim disiplini ve kamu güveninin bir parçasıdır. Romanya’da şunu öğrendik: yerlileştirme yalnızca yerli içerik hedefi değildir. Gerçek yerlileştirme, nükleer kalite güvence sistemini, dokümantasyonu, izlenebilirliği, güvenlik kültürünü ve uzun vadeli sorumluluğu anlayan nitelikli yetkinliktir. Eğitim, denetim, sertifikasyon, deneyim aktarımı ve tekrarlı performans gerektirir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji Türkiye’nin Devleri Arasında Yerini Aldı Haber

CW Enerji Türkiye’nin Devleri Arasında Yerini Aldı

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, sektör arenasında gerçekleştirdiği başarılı çalışmaların sonuçlarını almaya devam ediyor. Firma, İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından şirketlerin net satış, ihracat miktarı, brüt katma değer gibi parametrelerin dikkate alınarak değerlendirildiği ‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025’ listesinde yer alarak üretim gücünü bir kez daha ortaya koydu. Firma bir önceki yıla göre birden 82 basamak yükselerek Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında 234. sırada yer alma başarısı gösterdi. Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, böylesine değerli bir listede yer almaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kuruldukları günden bu yana sürdürülebilir bir büyüme hedefiyle yol almaya devam ettiklerini belirten Sarvan, İSO 500 listesinde elde edilen yükselişin CW Enerji’nin kararlı büyüme stratejisinin önemli bir sonucu olduğunu söyledi. Tarık Sarvan: Sürdürülebilir büyüme vizyonumuzu her geçen gün daha ileri taşıyoruz İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl hazırlanan ve Türkiye sanayisinin en kapsamlı araştırmaları arasında yer alan ‘Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması’nda önemli bir başarıya imza attıklarını ifade eden Sarvan, “Üretimden satışlar kriterine göre yapılan değerlendirmede geçen yıla kıyasla 82 basamak yükselerek Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasında 234. sırada yer almaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu listede yer alarak, gerçekleştirdiğimiz yatırımlar, üretim kapasitemizdeki artış ve sürdürülebilir büyüme odaklı çalışmalarımızla sanayi alanındaki güçlü konumumuzun somut sonuçlarını bir kez daha görmüş olduk. “Üreten Güçlü Türkiye” hedefi doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren firmamız, yenilenebilir enerji alanındaki güçlü konumunu pekiştirirken istihdama, ihracata ve yerli üretime katkı sunmayı sürdürüyor. Bu başarı; çalışanlarımızın özverili emeğinin, yatırımcılarımızın güveninin ve iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü iş birliklerinin bir sonucudur. Üretim gücümüzü ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzu her geçen gün daha ileri taşıyoruz” dedi. Türkiye'nin enerji bağımsızlığı hedeflerine destek Katma değerli ürünleri ile sektör adına kazanımlar sağlamaya devam edeceklerini belirten Sarvan, üretim ve istihdam kapasiteleri ile ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam ettiklerini kaydetti. Yerli ve milli üretim anlayışlarıyla faaliyetlerini sürdürürken, güneş enerjisi sektöründe ülkemizin üretim gücünü artırmaya yönelik yatırımlarına aralıksız devam ettiklerini dile getiren Sarvan, “Kendi alüminyum üretim tesisimiz ve solar hücre fabrika yatırımlarımızla entegre üretim gücümüzü daha da artırarak, üretim süreçlerinde verimlilik, kalite ve sürdürülebilirliği en üst seviyeye taşıyoruz. Tam entegre üretim yapımız sayesinde güneş enerjisi sektöründe ihtiyaç duyulan kritik bileşenlerin önemli bir bölümünü kendi bünyemizde üretebiliyor, yerli üretim kapasitemizi her geçen gün daha da geliştiriyoruz. Hedefimiz yenilenebilir enerji alanında ülkemizin öncü markalarından biri olarak Türkiye'nin enerji dönüşümüne liderlik etmek ve uluslararası pazarlardaki etkinliğimizi daha da artırmak” diye konuştu. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom’dan, Sürdürülebilir Geleceğe Katkı! Haber

Türk Telekom’dan, Sürdürülebilir Geleceğe Katkı!

Sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş süreçlerine entegre ederek, ulaşımdan sağlığa, enerjiden güvenliğe kadar pek çok alanda çevre dostu çözümler sunan Türk Telekom, yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiriyor. İklim değişikliğiyle mücadelede ve su yönetiminde öncü adımlar atmaya devam eden Türk Telekom, Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda en yüksek seviye olan “A” notunu 2025 yılında da korurken, Su Güvenliği Programı’ndaki ilk raporlamasında “A-” notunu elde ederek Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedeflerine de katkı sunmaya devam ediyor. Sivas’ta inşa ettiği GES, yıllık 128 MWp enerji üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak enerji üretimine başlayan Türk Telekom, iklim değişikliği ile mücadele kapsamında enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve karbon yönetimi alanlarındaki çalışmalarla, 2030 yılına kadar emisyonlarını %45 azaltmayı ve 2050 yılında "Net Sıfır"a ulaşmayı hedefliyor. Sıfır Atık Vakfı tarafından, sıfır atık dünyası yönünde somut adımlar atmak amacıyla, düzenlenen Sıfır Atık Festivali ve Sıfır Atık Forumu’nun destekçileri arasında yer alan Türk Telekom; çevre dostu teknolojileri ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunuyor. 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak teknolojiyi yalnızca dijital dönüşümün değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir geleceğin de en güçlü araçlarından biri olarak görüyoruz. Çevresel sorumluluğu tüm faaliyetlerimizin merkezine alırken enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve çevre dostu teknolojiler alanında çalışmalar yürütüyor, enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir bir gelecek yolunda ülkemiz için önemli adımlar atmaya devam ediyoruz. Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde düzenlenen Sıfır Atık Forumu ve Sıfır Atık Festivali’nin sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sunacağına inanıyorum. Bu yıl ‘Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık’ temasıyla düzenlenen forumun, ülkemizin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi öncesinde önemli bir farkındalık zemini oluşturduğuna inanıyoruz. COP31’in ülkemizde gerçekleştirilecek olması Türkiye için küresel ölçekte önemli bir adım niteliği taşırken, Türk Telekom olarak sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımız ve teknoloji odaklı çözümlerimiz ile COP31’de yer almaya hazırlanıyoruz. Doğal kaynakların korunmasını odağına alan anlayışımızla çevresel etkimizi en aza indirmeyi hedefliyor, teknolojiyi sürdürülebilirlik hedeflerimize entegre ederek hem bugüne hem de gelecek nesillere değer katmaya devam ediyoruz” dedi. Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, teknolojiyi iyiliğe ve faydaya dönüştürmeye devam ediyor. Türk Telekom, sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş süreçlerine entegre ederek iklim değişikliği ile mücadele kapsamında enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve karbon yönetimi alanlarında çalışmalar yürütüyor. Ulaşımdan sağlığa, enerjiden güvenliğe kadar pek çok alanda çevre dostu çözümler sunan Türk Telekom, akıllı şehircilik uygulamaları, akıllı aydınlatma projeleri ve akıllı kavşak çözümleriyle farklı alanlarda sürdürülebilir ve çevreci projeler geliştiriyor. Enerji verimliliği çözümleri, akıllı şehir uygulamaları ve yeni nesil yeşil şebeke teknolojileriyle iklim kriziyle mücadelede sektör liderliğini güçlendiren Türk Telekom, 4-7 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen Sıfır Atık Festivali ile 5-7 Haziran tarihlerinde düzenlenen Sıfır Atık Forumu’nun destekçileri arasında yer alarak sıfır atık bilincinin yaygınlaştırılmasına katkı sunuyor. Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde düzenlenen Sıfır Atık Festivali ve Sıfır Atık Forumu; sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılması, döngüsel ekonomi yaklaşımının desteklenmesi ve çevre konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiriyor. Türk Telekom da teknoloji ve inovasyon gücüyle daha sürdürülebilir bir gelecek hedefini destekliyor. “Doğal kaynakların korunmasını odağına alan bir anlayışla hareket ediyoruz” 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak teknolojiyi yalnızca dijital dönüşümün değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir geleceğin de en güçlü araçlarından biri olarak görüyoruz. Çevresel sorumluluğu tüm faaliyetlerimizin merkezine alırken; enerji verimliliğinden yenilenebilir enerji yatırımlarına, akıllı şehircilik uygulamalarından çevre dostu teknolojilere kadar birçok alanda çalışmalar yürütüyoruz. Bu anlayışla, Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde düzenlenen Sıfır Atık Forumu ve Sıfır Atık Festivali’nin sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sunacağına inanıyorum. Sayın Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık yaklaşımı, yalnızca bir çevre politikası olmanın ötesinde; yaşam biçimlerimizi dönüştüren kapsamlı ve vizyoner bir adım. Bu yıl ‘Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık’ temasıyla düzenlenen forumun, ülkemizin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi öncesinde sürdürülebilirlik ve iklim eylemi alanında ortak bir farkındalık ve iş birliği zemini oluşturduğuna inanıyoruz. COP31’in ülkemizde gerçekleştirilecek olması, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede üstlendiği sorumluluğun ve uluslararası alandaki etkin rolünün önemli bir göstergesidir. Türk Telekom olarak biz de sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızı ve teknoloji odaklı çözümlerimizi bu önemli platforma taşımaya, dijitalleşmenin iklim hedeflerine katkısını ortaya koymaya hazırlanıyoruz. Bu vizyon doğrultusunda doğal kaynakların korunmasını odağına alan bir anlayışla hareket ediyor; geri dönüşümü destekleyen uygulamalarımızla atık oluşumunu azaltmayı, operasyonel süreçlerimizde çevreyle uyumlu yaklaşımları yaygınlaştırmayı, önümüzdeki 2-3 yılın içerisinde GES yatırımlarımızı da tamamlayarak çevresel etkimizi en aza indirmeyi hedefliyoruz. Teknolojiyi sürdürülebilirlik hedeflerimize entegre ederek hem bugüne hem de gelecek nesillere değer katmaya devam ediyoruz” dedi. Geleceği sürdürülebilir teknolojilerle inşa ediyor Yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiren Türk Telekom, Güneş Enerjisi Santralleri’ne (GES) yönelik yatırımlarla enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklardan sağlamaya odaklanırken, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedeflerine de katkı sunuyor. Türk Telekom’un 1.300 dönümlük arazi üzerine Sivas’ta inşa ettiği GES, yıllık 128 MWp enerji üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak enerji üretimine başladı. Sadece Sivas’taki bu yatırım mevcut elektrik tüketiminin yaklaşık %15’inin yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayabilecek büyüklükte. GES yatırımlarını Malatya ve Ağrı’da sürdürecek olan Türk Telekom, toplam 6 bin dönüm arazi üzerinde 530 MWp seviyesinde kurulu güce sahip üç adet GES’i önümüzdeki yıllarda devreye alarak tam kapasite üretim yapmayı hedefliyor. Üç şehirde yapacağı yatırımlarla yıllık 800 GWh enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefleyen Türk Telekom, yıllık 350 bin ton seviyesinde karbon salımını engelleyecek. Hedef 2050'de Net Sıfır Sürdürülebilir teknolojileri günlük yaşamda da erişilebilir kılmayı amaçlayan Türk Telekom, girişim sermayesi şirketi TT Ventures ile E4 Şarj – Elektrikli Araç Şarj Ağı projesini hayata geçirdi. Türkiye’nin dört bir yanında şarj istasyonları kuran Türk Telekom, elektrikli araç kullanıcılarına her anlamda güvenli, çevreci ve kesintisiz bir şarj hizmeti sunuyor. Mobil baz istasyonlarında karbon emisyonlarını düşüren yeni nesil yeşil şebeke teknolojilerini yaygınlaştıran Türk Telekom, veri merkezlerine en yeni çevreci sistemleri entegre ederek enerji verimliliğini artırmaya devam ediyor. Veri yönetişimi ve finansal analizlerle güçlenen stratejisi kapsamında, iklim değişikliğinin iş üzerindeki potansiyel etkilerini sayısallaştırarak risk-fırsat analizlerini finansal tablolara yansıtan Türk Telekom, kurumsal karar alma süreçlerini bu verilerle şekillendiriyor. Türk Telekom, 2030 yılına kadar emisyonlarını %45 azaltmayı ve 2050 yılında "Net Sıfır"a ulaşmayı hedefliyor. Çevresel performansıyla küresel liderler arasında İklim değişikliğiyle mücadelede ve su yönetiminde de öncü adımlar atan Türk Telekom, Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda en yüksek seviye olan “A” notunu 2025 yılında da korurken, Su Güvenliği Programı’ndaki ilk raporlamasında “A-” notunu elde ederek bu alanda da küresel liderler arasında yer aldı. "COP31'e Doğru: Raporlama İvmesi" temasıyla düzenlenen CDP Türkiye 16. İklim & Doğa Konferansı ve Ödül Töreni’nde ödüle layık görülen Türk Telekom, şeffaf raporlama anlayışını, veri odaklı yönetim stratejisini ve Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye geçişindeki öncü vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.