Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Depolama

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Depolama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Depolama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enerji Sektörünün 20. Buluşması EIF 2026 İçin Geri Sayım Başladı Haber

Enerji Sektörünün 20. Buluşması EIF 2026 İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji potansiyelinin etkin değerlendirilmesi, enerji depolama altyapısının geliştirilmesi ve yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi, enerji sektörünün öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor. EIF 2026, 20 yıllık birikimiyle enerji sektöründeki teknolojik gelişmeleri ve yatırım fırsatlarını bir araya getirerek sektörün dönüşümüne katkı sunmayı hedefliyor. ENERJİ DEPOLAMA VE DOĞRU PLANLAMA ÖNE ÇIKIYOR Yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin kullanımı, yalnızca kurulu gücün artırılmasıyla değil, üretilen elektriğin verimli yönetilmesi ve şebeke altyapısının güçlendirilmesiyle mümkün oluyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde üretimin hava koşullarına ve günün saatlerine bağlı olarak değişmesi, enerji depolama sistemlerini elektrik arzının dengelenmesinde kritik bir unsur haline getiriyor. EIF Yönetim Kurulu Başkanı Murat Dilek, Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyelinin doğru yatırımlar ve teknolojik gelişmelerle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, enerji depolamanın şebeke yönetimi açısından önemine dikkat çekti. Dilek, “Enerji dönüşümünde yalnızca daha fazla üretmek yeterli değil. Üretilen enerjiyi yönetilebilir hale getirmek, depolama çözümlerini geliştirmek ve enerji kaynaklarını verimli kullanmak da büyük önem taşıyor.” açıklamasında bulundu. YERLİ ÜRETİM VE YEŞİL DÖNÜŞÜM REKABET GÜCÜNÜ BELİRLİYOR Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisi ekipmanlarında geliştirdiği üretim kapasitesi ve mühendislik birikimi, uluslararası pazarlarda önemli fırsatlar sunuyor. Yerli sanayinin desteklenmesi, teknolojik gelişmelere uyum sağlanması ve ihracat kapasitesinin artırılması, sektörün küresel rekabetteki konumunun güçlendirilmesi açısından önem taşıyor. Yerli üretimin sürdürülebilirliği için iç pazardaki yatırımların devam etmesi gerektiğini vurgulayan Dilek, “Enerji teknolojilerinde uluslararası pazarlarda güçlü bir konuma ulaşabilmek için öncelikle kendi ülkemizde sürdürülebilir bir üretim ve yatırım ortamı oluşturmamız gerekiyor. Yerli sanayimizin gelişmesi, üretim kapasitemizin artması ve mühendislik yetkinliğimizin desteklenmesi, küresel rekabetteki gücümüzü de artıracaktır.” ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve sürdürülebilirlik odaklı düzenlemelerin de ihracatçı şirketler açısından önemli bir dönüşüm süreci başlattığını belirten Dilek, işletmelerin enerji tüketimlerini ve karbon emisyonlarını takip ederek enerji verimliliğine yönelik çözümleri değerlendirmelerinin önem taşıdığını ifade etti. YENİ TEKNOLOJİLER VE YATIRIM FIRSATLARI EIF 2026’DA Güneş ve rüzgâr enerjisinden enerji depolamaya, biyokütleden çatı tipi güneş enerjisi sistemlerine ve elektrikli araç şarj teknolojilerine kadar geniş bir alanda çözümlerin yer alacağı EIF 2026, enerji sektörünün farklı paydaşlarını bir araya getirecek. Antalya’nın güneş enerjisi potansiyeli ve turizm sektörünün enerji ihtiyaçlarının da yenilenebilir enerji yatırımları açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Dilek, özellikle otellerde enerji verimliliği, çatı tipi güneş enerjisi sistemleri ve depolama çözümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. EIF 2026’nın sektör temsilcilerine yeni teknolojileri inceleme, firmalarla görüşme ve yatırım fırsatlarını değerlendirme imkânı sunacağını belirten Dilek, sanayicileri, turizmcileri, ihracatçıları ve yatırımcıları 5–7 Kasım tarihlerinde Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek fuarda buluşmaya davet etti. EIF Dünya Enerji Kongresi ve Fuarı Hakkında EIF Dünya Enerji Kongresi ve Fuarı; enerji şirketlerini, yerli ve yabancı yatırımcıları, teknoloji üreticilerini, finans kuruluşlarını ve sektör profesyonellerini bir araya getiren uluslararası bir buluşma platformudur. Kongre olarak başlayan ve zamanla fuar organizasyonuyla kapsamını genişleten EIF, enerji sektörünün yatırım, teknoloji ve dönüşüm gündemini oturumlar, B2B görüşmeler ve ticari buluşmalarla ele almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji EIF Energy Expo 2026’da Entegre Enerji Çözümlerini Tanıtacak Haber

CW Enerji EIF Energy Expo 2026’da Entegre Enerji Çözümlerini Tanıtacak

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, inovatif teknolojileri ve uçtan uca entegre enerji ekosistemiyle sektörün önemli buluşma noktalarından EIF Energy Expo 2026'da yerini alacak. Firma 5-7 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuarda güneş enerjisinin üretiminden depolanmasına ve akıllı yönetimine kadar uzanan geniş ürün ve çözüm portföyünü ziyaretçilerin beğenisine sunacak. CW Enerji, EIF Energy Expo 2026'da Salon 2, I-175 numaralı standında ziyaretçilerini ağırlayacak. Fuar hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, enerji sektörünün teknolojik gelişmelerle birlikte önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, CW Enerji olarak bu dönüşümün öncü şirketleri arasında yer almak için çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini söyledi. Güneş enerjisinin artık yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı olmadığını ifade eden Sarvan, enerji depolama, akıllı yönetim sistemleri ve yeni nesil teknolojilerin enerji ekosisteminin ayrılmaz parçaları haline geldiğine dikkat çekerek, “CW Enerji olarak güneş enerjisini yaşamın her alanına taşıma vizyonuyla hareket ediyoruz. Enerjinin üretiminden depolanmasına, akıllı sistemlerle yönetilmesinden konutlarda, sanayide, işletmelerde kullanılmasına kadar uzanan bütünleşik bir enerji ekosistemi oluşturuyoruz. Geliştirdiğimiz teknolojilerle kullanıcıların enerji ihtiyaçlarına kapsamlı çözümler sunarken, enerji verimliliğini artırmayı ve sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlamayı hedefliyoruz. EIF Energy Expo 2026’da da bu vizyonumuzun somut yansımalarını sektör temsilcileriyle buluşturacağız” dedi. Fuar kapsamında güneş hücresi ve yüksek verimli güneş panellerinin yanı sıra enerji depolama sistemleri, solar akıllı ev çözümleri, elektrikli araç şarj istasyonları, ısı pompaları ve akıllı enerji yönetim sistemlerini tanıtacaklarını dile getiren Sarvan, yenilikçi enerji teknolojilerini de ziyaretçilerle buluşturacaklarını belirtti. Bu kapsamda, ev tipi hidrojen enerji sistemi ve hidrojen yakıtıyla çalışan taşınabilir elektrik jeneratörünün yanı sıra tarım sektörünün ihtiyaçlarına yönelik yerli mühendislik çalışmalarıyla geliştirilen Triple Cut AgriFlow güneş panelini de fuarda tanıtacaklarını ifade etti. Sarvan, EIF Energy Expo 2026'da geniş ürün portföylerini, yenilikçi teknolojilerini ve entegre enerji ekosistemlerini sektör profesyonelleriyle buluşturarak güneş enerjisinin sunduğu fırsatları, sürdürülebilir enerji çözümlerini ve geleceğin enerji teknolojilerini ziyaretçilere yakından tanıtacaklarını kaydetti. Tarık Sarvan: Güneş enerjisini yaşamın her alanına taşıyoruz CW Enerji'nin güçlü üretim altyapısını AR-GE, inovasyon ve teknoloji geliştirme çalışmalarıyla sürekli ileriye taşıdığını vurgulayan Sarvan, değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik ürün ve sistemler geliştirmeye devam ettiklerini kaydetti. Sarvan, “Günümüzde enerji teknolojileri, ekonomik kalkınmanın, rekabet gücünün ve sürdürülebilir yaşamın en önemli unsurlarından biri haline geldi. Biz de CW Enerji olarak yerli ve milli üretim gücümüzü yenilikçi teknolojilerle birleştiriyor, enerjinin daha verimli ve etkin kullanılmasına yönelik çözümler geliştiriyoruz. Güneş panellerimizden enerji depolama sistemlerimize, solar akıllı ev teknolojilerimizden elektrikli araç şarj istasyonlarımıza ve ısı pompalarımıza kadar geniş bir ürün yelpazesiyle enerjinin hayatın her noktasında kullanılmasını destekliyoruz. Hedefimiz, güneş enerjisini çok daha erişilebilir hale getirerek ülkemizin enerji dönüşümüne katkımızı artırmak” diye konuştu. Teknolojik çözümler tanıtılacak EIF Energy Expo 2026'nın enerji sektöründeki yeniliklerin paylaşılması, yeni iş birliklerinin geliştirilmesi ve teknolojik çözümlerin tanıtılması açısından önemli bir platform olduğunu belirten Sarvan, fuarda yerli ve yabancı sektör temsilcileriyle bir araya gelmekten memnuniyet duyacaklarını ifade etti. Sarvan, “Üretiyoruz, depoluyoruz, yönetiyoruz ve güneşi yaşama bağlıyoruz anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Enerji sektörünün geleceğine yön verecek teknolojilerimizi ve uçtan uca entegre çözümlerimizi tanıtacağımız EIF Energy Expo 2026'da tüm sektör paydaşlarını standımıza bekliyoruz” dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, 2010 yılında Antalya’da kurulmuş, güneş enerjisi teknolojileri alanında üretim, mühendislik ve uçtan uca enerji çözümleri sunan bir solar enerji teknolojileri şirketidir. Yıllık 1,8 GW güneş paneli üretim kapasitesine sahip CW Enerji; alüminyum, EVA, wafer, ingot dilimlemeden itibaren güneş hücresi ve panel üretimine uzanan yatırımlarıyla ham maddeden nihai ürüne kadar güneş enerjisi değer zincirinin farklı aşamalarındaki yatırımları ve faaliyetleriyle entegre üretim yapısını güçlendirmektedir. 2025 yılında CW SolarCell bünyesinde devreye alınan ingot dilimleme ve güneş hücresi üretim tesisiyle üretim gücünü ileri taşıyan şirket, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı doğrultusunda yüksek verimli TOPCon hücre ve panel teknolojilerinin geliştirilmesine, yerli üretimin güçlendirilmesine ve katma değerli üretimin artırılmasına katkı sağlamaktadır. CW Enerji, güneş panellerinden On Grid, Off Grid ve hibrit sistemlere, konutsal ve endüstriyel enerji depolamadan inverter çözümlerine, elektrikli araç şarj sistemlerinden ısı pompalarına ve yeni nesil enerji teknolojilerine kadar geniş bir ürün gamı sunmaktadır. Aynı zamanda projelendirme, mühendislik, finansman danışmanlığı, anahtar teslim GES kurulumu, işletme, bakım ve teknik destek süreçlerini tek yapı altında yönetmektedir. Üretimden mühendisliğe, hücreden panele, projelendirmeden enerji depolamaya kadar uçtan uca çözüm gücüyle CW Enerji, sürdürülebilir enerjiyi hayatın her alanına taşımaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow’un Yeni Nesil Depolama Sistemi Yangın Testini Başarıyla Tamamladı Haber

Sungrow’un Yeni Nesil Depolama Sistemi Yangın Testini Başarıyla Tamamladı

Dünyanın önde gelen fotovoltaik invertör ve enerji depolama sistemi üreticilerinden Sungrow, yeni nesil batarya enerji depolama sistemi (BESS) PowerTitan 3.0'ın büyük ölçekli yangın testini başarıyla tamamladığını açıkladı. Güncel UL 9540A: 2026 ve CSA/ANSI C800-2025 gereklilikleri doğrultusunda gerçekleştirilen testle PowerTitan 3.0, AC block tasarımına sahip ve hücrelerin üst üste konumlandırıldığı mimariyi kullanan sistemler arasında bu testi başarıyla tamamlayan sektörün ilk BESS çözümü oldu. Küresel ölçekte güvenlik testleri ve sertifikasyon alanında önde gelen bağımsız kuruluşlardan UL Solutions tarafından gerçekleştirilen, yangın güvenliği ve risk mühendisliği alanında uzman Fire Risk Alliance (FRA) tarafından gözlemlenen ve uluslararası yangın güvenliği ve mühendislik danışmanlığı kuruluşu Jensen Hughes'un da yer aldığı testte, PowerTitan 3.0'ın şiddetli bir termal kaçak olayını sistem içerisinde sınırlandırma ve yangının komşu enerji depolama konteynerleri ile orta gerilim trafo merkezine yayılmasını önleme kabiliyeti değerlendirildi. Gerçek saha koşullarında kapsamlı test Şebeke ölçekli enerji depolama projelerindeki blok seviyesindeki gerçek kurulum koşullarını yansıtacak şekilde tasarlanan testte, 28,56 MWh kapasiteli, tamamen sıvı soğutmalı PowerTitan 3.0 enerji depolama sistemi ile 7,4 MW gücündeki orta gerilim trafo merkezi (MVS) birlikte test edildi. Yüksek enerji yoğunluğuna sahip üst üste yerleştirilmiş hücrelerden oluşan bir mimariye sahip PowerTitan 3.0, batarya sistemi ile DC/AC güç dönüştürme ünitesini tek bir 20 feet (yaklaşık 6,1 metre) konteyner içerisinde bir araya getiren entegre AC block mimarisini kullanıyor. Sistemin güvenlik tasarımını en zorlu koşullarda değerlendirmek amacıyla test yüzde 100 şarj seviyesinde gerçekleştirildi. Yangının başlatıldığı konteyner ile bitişiğindeki konteyner birbirine oldukça yakın, arka arkaya yerleştirilirken, orta gerilim trafo merkezi de test düzeneğine dahil edildi. Test sırasında aktif yangın söndürme sistemleri ve termal yönetim sistemi devre dışı bırakıldı. Yangının başlatıldığı konteynerin çatısındaki basınç tahliye panelleri de havalandırmayı ve oksijen girişini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla tamamen açık bırakıldı. Böylece PowerTitan 3.0'ın herhangi bir aktif müdahale olmadan termal kaçağı kendi sistem tasarımıyla sınırlandırma kabiliyeti test edildi. Test sırasında oluşan duman ve yangın kaynaklı tüm gazlar özel bir arıtma sisteminde toplandı ve işlemden geçirildi. Arıtılmamış dumanın doğrudan çevreye salınmasına izin verilmedi. 1.259,8°C sıcaklığa rağmen termal kaçak yayılmadı Kesintisiz olarak 7,5 saat boyunca izlenen test sonucunda termal kaçağın yangının başlatıldığı BESS konteynerinden komşu konteynerlere veya orta gerilim trafo merkezine yayılmadığı doğrulandı. Yangının başlatıldığı A konteynerinde iç sıcaklık 1.259,8°C'ye kadar yükselirken, komşu konteynerlerde ölçülen en yüksek hücre sıcaklığı UL 9540A: 2026 kapsamında termal kaçak için belirlenen eşik değerin altında kaldı. Yangının yüksek sıcaklığına ve uzun süresine rağmen A konteyneri yapısal bütünlüğünü korudu. Komşu B, C, D ve E konteynerlerinde de herhangi bir deformasyon meydana gelmedi ve yapısal bütünlük korundu. Yangın testinin ardından A konteynerinin de tek parça halinde kaldırılabilecek ölçüde yapısal bütünlüğünü koruduğu gözlemlendi. Böylece PowerTitan 3.0; tam şarj, yakın yerleşim ve maksimum havalandırma gibi zorlayıcı koşullarda termal olayı başladığı konteyner içerisinde sınırlandırarak olayın birden fazla konteynere yayılan daha büyük ölçekli bir yangına dönüşmesini engelledi. Test sonuçları, yüksek enerji yoğunluğuna sahip yeni nesil enerji depolama sistemlerinde güvenliğin sistem seviyesinde nasıl sağlanabileceğine ilişkin önemli bir doğrulama ortaya koydu. Üç nesil PowerTitan da yangın testini ilk denemede geçti PowerTitan 1.0 ve PowerTitan 2.0'ın ardından PowerTitan 3.0'ın da büyük ölçekli yangın testini ilk denemede başarıyla tamamlamasıyla Sungrow, üç ürün neslinden elde edilen termal kaçak ve yangın davranışı verilerini kapsayan kapsamlı bir veri tabanı oluşturdu. PowerTitan 3.0, fiziksel yangın testi öncesinde Sungrow'un simülasyon platformunda yüzlerce farklı uygulama senaryosu ve çalışma koşulu altında değerlendirildi. Simülasyonlarda öngörülen yangın şiddeti ve gelişim eğilimlerinin fiziksel test sırasında gözlemlenen sonuçlarla yakından örtüşmesi, modelin ekstrem koşullardaki yangın davranışını öngörme kabiliyetini de doğruladı. Sungrow Enerji Depolama İş Birimi Şebeke Ölçekli Ürün Grubu Genel Müdürü Roger Li, test sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Bu testle güvenlik tasarımımızı gerçek dünyadaki ekstrem koşullar altında doğrulamayı amaçladık. Güvenlik, en başından itibaren ürünün tasarımına dahil edilmek zorunda. Simülasyonlar sistemin nasıl tepki vereceğini öngörmemize yardımcı olurken, büyük ölçekli yangın testleri bu öngörüleri gerçek koşullar altında sınamamızı sağlıyor. Enerji depolama sistemlerinde güvenlik yalnızca batarya hücresinin güvenliğinden ibaret değil. Hücre performansından sistem entegrasyonuna, termal yönetimden yapısal korumaya ve mühendislik tasarımına kadar birçok unsurun birlikte çalışmasının bir sonucu." UL Solutions Mühendislik Müdürü Benjamin Liu ise, "Sungrow sürece tasarım aşamasında güvenliği merkeze alarak başladı, test öncesi değerlendirmelerle yangının davranışını öngördü ve ardından bu öngörüleri büyük ölçekli yangın testiyle doğruladı. Test sonuçları, sistem tasarımının yangını sınırlandırabildiğini ve yayılmasını önleyebildiğini göstererek olası kayıpların boyutunun önemli ölçüde azaltılabileceğini ortaya koydu" dedi. Sungrow; tasarım aşamasından başlayan güvenlik yaklaşımını, öngörücü simülasyonları ve büyük ölçekli fiziksel testleri bir araya getirerek enerji depolama sistemlerinde güvenliği ölçülebilir ve doğrulanabilir veriler üzerine inşa ediyor. Bu yaklaşım; proje sahipleri, yatırımcılar, sigorta şirketleri ve acil müdahale ekipleri için yangın risklerinin değerlendirilmesi, acil durum planlarının oluşturulması ve kritik varlıkların proje yaşam döngüsü boyunca korunması açısından daha güçlü bir teknik temel sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB Üçüncü Çeyrekte Türkiye’nin Çok Boyutlu Kalkınmasına Desteğini Büyüttü Haber

TSKB Üçüncü Çeyrekte Türkiye’nin Çok Boyutlu Kalkınmasına Desteğini Büyüttü

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. 76 yılı geride bırakan, Türkiye’nin ilk özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası TSKB’nin yılın ilk 9 ayında uzun vadeli nakdi kredileri aracılığıyla Türkiye ekonomisine sağladığı desteği 1,8 milyar ABD dolarına ulaşırken, kurdan arındırılmış bazda kredi büyüme oranı %8,1 oldu. Banka’nın toplam aktif büyüklüğü 398,5 milyar TL’ye ulaşırken, toplam aktifler içerisinde %71’lik paya sahip kredi portföyü ise 238,9 milyar TL oldu. Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma öncelikleriyle uyumlu faaliyetlerini sürdüren Banka; üretim sektörü ve değer zincirinde döngüsel ekonomi, adaptasyon, iş gücü gelişimine katkı sağlayarak kadın ve genç istihdamına kadar pek çok stratejik kalkınma alanındaki projeleri finanse etmeye devam etti. Böylelikle, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) bağlantılı kredilerin toplam kredi portföyündeki oranı %93 seviyesinde gerçekleşti. Yılın üçüncü çeyreğinde, 2,7 milyar TL net kar açıklayan TSKB’nin 9 aylık net dönem karı 8,5 milyar TL’ye ulaştı. %22,3 özkaynak karlılık oranı elde eden Banka’nın hali hazırda yasal yükümlülüklerin oldukça üzerinde olan %19,4 oranındaki sermaye yeterliliği Banka’nın hedeflerini desteklemeye devam etti. Yılın ilk Dokuz Ayında 1,8 milyar ABD dolarını Aşan Fonlama TSKB’nin yılın üçüncü çeyreğinde T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın geri ödeme garantisiyle temin edilen Dünya Bankası ile imzaladığı 200 milyon Euro tutarındaki “Dağıtık Enerji için Piyasa Dönüşümünün Hızlandırılması Ek Finansman” kredi anlaşmasıyla Türkiye genelindeki dağıtık yenilenebilir enerji yatırımları ile batarya enerji depolama sistemlerinin finansmanının desteklenmesi hedefleniyor. 2024 yılında Dünya Bankası’ndan temin edilen ve Türkiye’de ilk kez başarıyla uygulanan Sonuç Odaklı Program kapsamındaki finansmanın devamı niteliğindeki bu anlaşmayla birlikte yılın ilk dokuz ayında kalkınma finansmanı kurumlarından (KFK) sağlanan kaynaklar 1,1 milyar ABD dolarına ulaştı. Bu tutarla, önceki yılın tamamında imzalanan KFK kredi tutarı aşıldı. Yılın üçüncü çeyreğinde, Bankanın uluslararası piyasalardaki fonlama faaliyetleri kapsamında ise temmuz ayında 300 milyon ABD doları tutarında, beş yıl vadeli tahvil ihracı başarıyla gerçekleştirildi. Banka ağustos ayında ise toplam 229 milyon ABD doları tutarındaki sendikasyon kredisini %110 çevirme oranıyla yeniledi. Yılbaşından bu yana temin edilen toplam fonlama tutarının 1,8 milyar ABD dolarını aşması yılın tarihi seviyelerde tamamlanacağını gösteriyor. Türkiye Yeşil Fonu’ndan Yatırımlar Devam Ediyor Aynı dönemde, TSKB’nin ana yatırımcısı olduğu ve T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan sağlanan kaynakla hayata geçirilen Türkiye Yeşil Fonu, üçüncü yatırımını tıbbi malzeme sektörünün önde gelen oyuncularından Disera Tıbbi Malzeme Lojistik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye gerçekleştirdi. Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan 10 milyon ABD doları değerindeki bu yatırımla şirketin yeşil dönüşüm projelerinin desteklenmesi hedefleniyor. Fonun dördüncü yatırımı ise Maxis yönetimindeki Atlas Büyüme Sermayesi Fonu ile Cevher Jant’a dönüşümü güçlendirmek amacıyla gerçekleştirildi. COP31 Raporu Yayımlandı Bu yıl ilk kez Türkiye ev sahipliğinde 9-20 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek COP31 için de hazırlıklarını sürdüren TSKB, iştiraki Escarus iş birliği ile "COP31’e Doğru: Öncelikli Gündem Konuları ve Türkiye İçin Dönüşüm Fırsatı" başlıklı raporunu da bu dönemde yayımladı. Rapor, COP31 hazırlık sürecini Paris Anlaşması kapsamındaki ilk Küresel Durum Değerlendirmesi (Global Stocktake) sonrasında başlayan yeni uygulama döneminin önemli bir aşaması olarak ele alırken, iklim hedeflerinin belirlenmesinden çok uygulanmasına odaklanan yeni döneme dikkat çekiyor. Raporda, Bonn İklim Konferansı'nın ardından Londra İklim Eylemi Haftası'nda uluslararası paydaşlarla paylaşılan COP31 Eylem Gündemi kapsamında Türkiye'nin benimsediği "Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon" vizyonuyla COP31'i bir "Uygulama COP'u" olarak konumlandırdığı belirtiliyor. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar: “İklim finansmanı öncelikli odağımız olmaya devam ediyor” Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar şunları söyledi: “Ülkemizin kalkınma rotasında sağladığımız finansman ve sunduğumuz danışmanlık faaliyetleriyle iş ortaklarımızın yeşil ve kapsayıcı dönüşüm yolculuğuna eşlik ediyoruz. Son dört yıldır pozitif değer ve etki yaratmaya odaklanarak büyümemizi sürdürüyoruz. Sosyal, çevresel ve ekonomik kalkınma hedeflerimizi izlerken, iklim finansmanı öncelikli odağımız olmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de insan kaynağımız başta olmak üzere tüm sermaye öğelerimizle Türkiye için kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Desecure Technology Yeni Nesil Güvenlik Teknolojilerini EIF 2026'da Tanıtacak Haber

Desecure Technology Yeni Nesil Güvenlik Teknolojilerini EIF 2026'da Tanıtacak

Fuarın altın sponsorları arasında yer alan şirket, 110 metrekarelik standında yapay zekâ destekli mobil güvenlik sistemlerinden uzaktan izleme teknolojilerine, erken yangın tespitinden çalışan güvenliğine kadar farklı mühendislik çözümlerini ziyaretçilerle buluşturacak. Gerçek güvenlik senaryolarının canlı olarak deneyimlenebileceği stantta, enerji tesislerine yönelik entegre güvenlik teknolojileri ön plana çıkacak. Enerji sektöründe artan yatırımlar ve gelişen teknolojiler, enerji tesislerinin güvenliğinde de yeni ihtiyaçları beraberinde getiriyor. Özellikle geniş alanlara yayılan güneş ve rüzgâr enerjisi santralleri ile enerji depolama tesislerinde hırsızlık, sabotaj, yangın ve operasyonel risklere karşı erken tespit ve hızlı müdahale giderek daha fazla önem kazanıyor. Yapay zekâ destekli teknolojilerin geliştirilmesi, farklı algılama sistemlerinin entegrasyonu ve sahaya özel mühendislik çözümleri üzerine çalışan Desecure Technology, 5-7 Kasım tarihlerinde Antalya ANFAŞ Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek EIF 2026'da enerji sektörüne yönelik çözümlerini sergileyecek. Desecure Technology, Desecure Özel Güvenlik ve DEOSGB'nin ilk kez aynı stantta yer alacağı fuarda, şirketlerin birbirini tamamlayan ancak farklı faaliyet alanlarına sahip çözümleri tanıtılacak. Desecure Technology teknoloji geliştirme ve sistem entegrasyonuna, Desecure Özel Güvenlik özel güvenlik ve alarm izleme hizmetlerine, DEOSGB ise iş sağlığı ve güvenliği alanına odaklanacak. F197-F198 numaralı stantta ziyaretçiler, güvenlik teknolojilerinin riskleri nasıl tespit ettiğini ve farklı operasyonel süreçlerle nasıl entegre edilebildiğini deneyimleme fırsatı bulacak. Yeni nesil mobil güvenlik sistemleri ilk kez kapsamlı olarak tanıtılacak Desecure Technology, EIF 2026 kapsamında yeni nesil proaktif güvenlik ürünlerinin güncellenmiş versiyonlarını sektör profesyonellerinin beğenisine sunacak. Fuarda öne çıkacak çözümler arasında Mobil İzleme Kulesi (MİK), Mobil Alarm Standı (MAS), Desecure Vision V10 ve Desecure One yer alacak. Enerji santralleri, şantiyeler ve enerji depolama sahaları gibi geniş alanlar için geliştirilen Mobil İzleme Kulesi, elektrik altyapısından bağımsız çalışabilmesiyle dikkat çekiyor. Yapay zekâ destekli kamera, termal görüntüleme ve farklı algılama teknolojileriyle yapılandırılabilen sistem, tek bir kuleyle açık alanda 160 bin metrekareye kadar izleme kapasitesi sunuyor. Mobil Alarm Standı ise sabit altyapının bulunmadığı veya hızlı güvenlik kurulumu gerektiren alanlarda uzaktan izleme ve müdahale imkânı sağlıyor. Fuarda tanıtılacak Desecure Vision V10, sahadaki çalışanlarla Alarm İzleme Merkezi arasında görüntülü ve çift yönlü sesli iletişim kurulmasına olanak tanırken, Desecure One ise özellikle yalnız veya riskli alanlarda çalışan personelin güvenliğine odaklanıyor. Düşme ve hareketsizlik algılama, konum paylaşımı ve acil yardım fonksiyonlarına sahip cihaz, olası risklerin merkezden takip edilmesini sağlıyor. Ziyaretçiler güvenlik operasyonlarını canlı deneyimleyecek Desecure Technology'nin fuar standının merkezinde, bir güvenlik olayının başlangıcından sonuçlandırılmasına kadar geçen sürecin gösterileceği özel bir deneyim alanı bulunacak. Yapay zekâ destekli sistemlerin riskleri nasıl algıladığı, alarmların yetkili Alarm İzleme Merkezi tarafından nasıl doğrulandığı, saha müdahalesinin nasıl koordine edildiği ve olayların nasıl raporlandığı canlı senaryolar üzerinden aktarılacak. Ziyaretçiler, sınır ihlali, yangın riski, izinsiz giriş ve çalışan güvenliği gibi farklı senaryolarda teknolojinin nasıl devreye girdiğini gözlemleyebilecek. Ayrıca yapay zekâ destekli kişisel koruyucu donanım kontrolü, tehlikeli alan ihlali ve termal kameralarla erken yangın tespiti gibi uygulamalar da tanıtılacak. DEOSGB tarafından oluşturulacak deneyim alanında ise ziyaretçiler, sanal gerçeklik (VR) teknolojisiyle iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini deneyimleyebilecek. Fuar girişinde konumlandırılacak Mobil İzleme Aracı (MİA) da elektrik ve internet altyapısının sınırlı olduğu sahalarda mobil güvenlik teknolojilerinin kullanımına ilişkin örnek sunacak. Ünsal Kütaruk, EIF Kongresi'nde enerji güvenliğinin geleceğini değerlendirecek Desecure Technology Enerji Grup Koordinatörü Ünsal Kütaruk, 5 Kasım Perşembe günü saat 15.30-16.30 arasında Mavi Salon'da gerçekleştirilecek “Yenilenebilir Enerji Ekipmanlarında Verimlilik, Kalite ve Dayanıklılık” başlıklı oturumda konuşmacı olarak yer alacak. Kütaruk, oturumda güneş ve rüzgâr enerjisi santralleri ile enerji depolama tesislerinin değişen güvenlik ihtiyaçlarını, yapay zekâ destekli teknolojilerin risklerin erken tespit edilmesi, yatırım güvenliği ve üretim sürekliliğine katkıları çerçevesinde değerlendirecek. EIF 2026'ya katılımın Desecure Technology açısından önemine değinen Desecure Technology Enerji Grup Koordinatörü Ünsal Kütaruk, şu değerlendirmede bulundu: “Enerji sektörü, yeni yatırımlar ve teknolojik gelişmelerle önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümle birlikte enerji tesislerinin güvenliğini sağlamak, yatırımları korumak ve üretim sürekliliğini desteklemek her zamankinden daha önemli hale geliyor. EIF 2026'yı, enerji sektörünün farklı paydaşlarıyla bir araya gelmek, değişen ihtiyaçları ve beklentileri yakından değerlendirmek ve geliştirdiğimiz çözümleri doğrudan sektör profesyonelleriyle buluşturmak açısından değerli bir platform olarak görüyoruz. Kongre kapsamında da enerji tesislerinde karşılaşılan güncel riskleri, yapay zekâ ve uzaktan izleme teknolojilerinin sunduğu imkânları ve güvenliğin operasyonel verimlilikle ilişkisini ele alacağız. Amacımız, güvenliğin yalnızca koruyucu bir hizmet değil, enerji yatırımlarının sürdürülebilirliğini destekleyen stratejik bir unsur olduğuna dikkat çekmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji, Kırşehir Alıç Depolamalı GES’te Ticari Üretim Başladı Haber

Aksa Enerji, Kırşehir Alıç Depolamalı GES’te Ticari Üretim Başladı

8 ülkedeki 15 aktif santral operasyonu ve 3.700 MW kurulu gücüyle global bir enerji şirketi konumuna ulaşan Aksa Enerji, yenilenebilir enerji yatırımlarına Kırşehir’de yeni bir halka ekledi. Kırşehir ilinde yer alan Alıç Depolamalı GES, 48,17 MW kurulu güç ve 48,17 MWs depolama kapasitesiyle ticari işletmeye alındı. Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal, yatırımla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye’nin enerji geleceğinin; kaynak çeşitliliği güçlü ve arz güvenliğini destekleyen sürdürülebilir bir üretim yapısı üzerine kurulması gerektiğine inanıyoruz. Depolama teknolojilerini de yenilenebilir enerjinin potansiyelini büyüten ve enerji dönüşümüne hız kazandıran stratejik bir altyapı alanı olarak görüyoruz. Alıç Depolamalı GES’in ticari üretime başlaması da bu alanda yaklaşık 1.000 MW kurulu güce dayalı yatırım programımızın önemli bir adımı. Devam eden projelerimiz tamamlandığında yenilenebilir enerjinin üretim portföyümüzdeki ağırlığını yaklaşık %20’ye yükselteceğiz. Aksa Enerji olarak küresel hedeflerimiz doğrultusunda faaliyetlerimizi yeni nesil iş modelleri ve teknolojilerle geliştirirken, ülkemizin uzun vadeli enerji hedeflerine katkıda bulunmayı sürdüreceğiz.” Yüksek Yerli Katkıyla Bölgede İlkleri Temsil Ediyor Bölgenin ilk ve en büyük depolamalı GES yatırımı olan Alıç Depolamalı GES, aynı zamanda Türkiye’nin yerli aksam kullanım oranı en yüksek projelerinden biri olarak öne çıkıyor. Böylece santral, enerji depolama ekosisteminin gelişmesine, enerji teknolojileri alanındaki yerli sanayi kapasitesinin güçlenmesine ve mühendislik yetkinliğinin artırılmasına da katkı sunuyor. Santraldeki depolama sistemi sayesinde gün içinde güneşten elde edilen elektriğin ihtiyaç duyulan zamanlarda kullanılabilmesi mümkün olacak. Böylece güneş enerjisinin değişken üretim yapısının daha sürdürülebilir yönetilmesi ve üretilen elektriğin enerji sistemine daha dengeli biçimde aktarılması hedefleniyor. Alıç Depolamalı GES’te üretilecek elektriğin 2027 yıl başından itibaren 10 yıllık YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması) garantisine dayalı satış modeli kapsamında değerlendirilmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Togg, COP31 Türkiye’nin Mobilite Sektör Ortağı oldu Haber

Togg, COP31 Türkiye’nin Mobilite Sektör Ortağı oldu

COP31, iklim gündeminin küresel ölçekteki en önemli buluşmalarından birine sahne olmaya hazırlanıyor. Kamu, özel sektör, uluslararası kuruluşlar, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirecek zirvede Togg, “Mobilite Sektör Ortağı” olarak yer alacak. Mobiliteyi erişilebilir ve kullanıcı odaklı bir teknoloji ekosistemi olarak ele alan Togg, COP31’de elektrikli mobiliteye geçişin iklim hedeflerine katkısını, bu dönüşümü destekleyen enerji ve dijital hizmetlerle birlikte ortaya koyacak. Üretimden günlük kullanıma uzanan uygulamalarını paylaşırken, sürdürülebilir mobilite çözümlerinin yaygınlaşması için uluslararası paydaşlarla yeni iş birlikleri geliştirmeyi amaçlayacak. Fuat Tosyalı: “Türkiye’nin üretim ve teknoloji gücünü sürdürülebilir bir gelecek vizyonuyla buluşturacağız.” Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, COP31 iş birliğiyle ilgili şöyle konuştu: “Türkiye, COP31’e ev sahipliği yaparak iklim değişikliğiyle mücadelede küresel sorumluluk üstlenme iradesini ve sürdürülebilir bir geleceğe yönelik güçlü vizyonunu bir kez daha ortaya koyuyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın öncülüğünde gerçekleşecek bu önemli buluşma, Türkiye’nin üretim yetkinliklerini, teknoloji geliştirme kapasitesini ve yeşil dönüşüm hedeflerini uluslararası ölçekte ortaya koyması açısından da önemli bir fırsat sunuyor. Togg, bu anlayışın ülkemizde hayat bulmuş en güçlü örneklerinden biri. Doğuştan elektrikli akıllı cihazlarımızdan şarj altyapımıza, Gemlik’teki üretim tesisimizden geliştirdiğimiz teknolojilere kadar tüm çalışmalarımızı bu bütüncül yaklaşımla sürdürüyoruz. COP31’de Türkiye’nin mobilite ortağı olarak, kendi teknolojisini geliştiren, katma değerli üretim yapan ve sürdürülebilirlik hedeflerini somut adımlarla destekleyen Türkiye vizyonunun parçası olacağız.” Gürcan Karakaş: “İklim hedeflerine katkımızı yeni iş birlikleriyle büyütmek istiyoruz" Togg CEO’su M. Gürcan Karakaş, COP31’deki iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “COP31’de, mobilitenin dönüşümünün iklim hedeflerine nasıl katkı sağladığını geliştirdiğimiz çözümler ve elde ettiğimiz sonuçlarla paylaşmak istiyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana dünyanın sayılı, Avrupa’nın en temiz tesislerinden biri olan Gemlik Teknoloji Kampüsü’nde kendi bataryamızı üretiyor, doğuştan elektrikli akıllı cihazlarımızı, temiz enerji çözümlerimiz ve dijital deneyim platformumuzla birlikte geliştiriyoruz. Bugün yollardaki 130 bin adete yaklaşmış akıllı cihazımızla 600 bin tona varan CO₂ emisyonunun önüne geçilmiş olması, bu yaklaşımın somut sonuçlarından biri. Türkiye’nin en büyük ultra hızlı şarj ağı Trugo ile yüzde 100 yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanan enerjiyi 81 ilde kullanıcılarla buluşturuyor, Gemlik’te üretimin çevresel etkisini azaltmaya yönelik uygulamalarımızı geliştiriyoruz. Trumore ile de kullanıcıların bu ekosistemden günlük yaşamlarında kolayca yararlanmasını sağlıyoruz. COP31, deneyimimizi uluslararası paydaşlara aktarmak ve birlikte daha ileriye taşımak için önemli bir buluşma. Girişimlerle aynı göz hizasında çalışarak yeni fikirleri kullanıcıya değer yaratan çözümlere dönüştürüyoruz. Start-up Zone’da yer almamızın amacı da iklim hedeflerine katkı sağlayabilecek bu çözümlerin yeni iş birlikleriyle büyümesine alan açmak.” Elektrikli mobiliteyi destekleyen enerji ve dijital deneyim ekosistemi Sadece Togg’un doğuştan elektrikli ve bağlantılı akıllı cihazlarını değil, ülkedeki tüm elektrikli araçları destekleyen Türkiye’nin en büyük ultra hızlı şarj ağı Trugo, 81 ilde 1.750’yi aşkın yüksek hızlı istasyonuyla hizmet sunuyor. Türkiye’nin 472 bini aşan elektrikli araç parkına açık olan ağda dört yılda 10 milyon şarj işlemi gerçekleştirildi. Şarj hizmetinde kullanılan elektriğin tamamı, YEK-G belgesiyle yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanıyor. Türkiye’de 3,8 milyon, Almanya’da 100 bin kullanıcıya ulaşan Trumore, navigasyon özelliğiyle yolculukların CO₂e emisyon verilerini kullanıcıların erişimine sunuyor. Yolculuk planlama ve şarj hizmetlerini bir araya getiren platform, uçtan uca çevrim içi satın alma süreciyle de kullanıcıların işlemlerini fiziksel bir satış noktasına gitmeden tamamlamalarına olanak sağlıyor. Uzaktan yazılım güncellemeleri ve Can.AI destekli çözümler, bazı ihtiyaçların servis ziyareti gerektirmeden karşılanmasını destekliyor. Gemlik Teknoloji Kampüsü'nde sürdürülebilir üretim uygulamaları Gemlik Teknoloji Kampüsü’nde üretimin çevresel etkisini azaltmaya yönelik uygulamalar yürütülüyor. Boyahanede metrekare başına 5 gram olan uçucu organik bileşik emisyonları, Avrupa’da izin verilen sınırın yedide biri, Türkiye’deki sınırın ise dokuzda biri düzeyinde bulunuyor. Kampüsteki 22 MWp kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali mevcut elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 50’sini karşılıyor. Elektrik tüketiminin tamamı 2023 yılından bu yana I-REC sertifikalarıyla yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanıyor. Dijital sistemler kâğıtsız üretim süreçlerini ve operasyonel verimliliği destekliyor. Güneş enerjisi santralini destekleyen batarya enerji depolama sistemi, 3 MWh’lik konteynerler ve akıllı cihazlarda kullanım ömrünü tamamlayan bataryaların ikinci ömrünü değerlendirmesine yönelik uygulamalarla şebekeden karşılanan enerji ihtiyacını yılda 1.200 MWh azaltıyor. Sistemin toplam CO₂e azaltım katkısı 549 ton olarak hesaplanıyor. Sıfır Atık belgesine sahip kampüste kompost üretimi ve kalsitin yeniden değerlendirilmesi gibi uygulamalar yürütülüyor. Kampüste su tüketimi yüzde 50 daha düşük seviyede bulunuyor. Girişimcilik ekosistemi Start-up Zone’da buluşacak Togg, COP31’de girişimcilik ve inovasyon alanındaki iş birlikleriyle de yer alacak. Start-up Zone’un ana sahne sponsorluğunu üstlenerek iklim ve teknoloji alanında çözüm geliştiren girişimcilerin yatırımcılar ve farklı paydaşlarla bir araya gelmesini destekleyecek. Açık inovasyonu kuruluşundan bu yana teknoloji yaklaşımının bir parçası olarak benimseyen Togg, mobilite ve sürdürülebilirliğin yanı sıra dijital sağlık, yapay zekâ ve veri alanlarında 2.300’ü aşkın girişimi taradı ve 59 girişimi ekosistemine dahil etti. Start-up Zone sponsorluğuyla bu iş birliği yaklaşımını uluslararası ölçekte genişletmeyi ve iklim hedeflerine katkı sağlayacak yenilikçi çözümlerin geliştirilmesine alan açmayı amaçlıyor. COP31 filminde doğa ve teknoloji aynı gelecekte buluşuyor Togg’un COP31 için hazırladığı film de zirve öncesi Togg sosyal medya hesaplarından paylaşıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile ortak kullanılacak film, Doğu ile Batı kültürlerini buluşturan, insanı ve teknolojiyi bugün ile geleceğin kesişiminde bir araya getiren Togg’un marka yaklaşımını doğa ve teknoloji arasındaki uyum üzerinden anlatıyor. Doğanın güzelliklerini temiz üretim ve elektrikli mobiliteyle buluştuğunu anlatan film, teknolojinin yaşamı kolaylaştırırken yaşadığımız dünyayı korumaya da katkı sağlayabileceğini vurguluyor. Togg’un yeniliğe yolculuğunu bu anlayışla aktarırken, geleceğe uzanan her yolun doğayla birlikte düşünülmesi gerektiği mesajını veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

UB-V Dinamik UPS, Kritik Uygulamalarda Yüksek Güç ve Kesintisiz İşletim Sağlıyor Haber

UB-V Dinamik UPS, Kritik Uygulamalarda Yüksek Güç ve Kesintisiz İşletim Sağlıyor

UB-V serisi Dinamik UPS, elektronik platformu ve gelişmiş dahili mimarisiyle enerji sürekliliğinin kritik olduğu endüstriyel tesisler ve altyapılar için tasarlanıyor. Sistemde yer alan kendi kendine hata bulma teknolojisi, işletim ve tahmini bakım parametrelerini gerçek zamanlı olarak takip ederek olası ihtiyaçların daha erken tespit edilmesine yardımcı oluyor. Bu yapı, belirli kurulumlarda yıllık bakım sırasında UPS’in kapatılmasına gerek kalmadan çalışmanın sürdürülmesine olanak tanıyor. Böylece sistemin çevrimiçi kullanılabilirliği artırılırken bakım kaynaklı operasyonel kesintilerin de önüne geçilmesi hedefleniyor. Gerçek Zamanlı Veri Takibiyle Daha Kontrollü İşletim UB-V serisinin öne çıkan özelliklerinden biri, PillerLINK Ethernet tabanlı iletişim protokolü üzerinden sağlanan gerçek zamanlı veri akışı. Bu teknoloji sayesinde sistemin çalışma durumu ve ilgili parametreleri sürekli olarak takip edilebiliyor. Gelişmiş izleme altyapısı, bakım süreçlerinin planlanmasına ve UPS’in işletim performansının daha yakından takip edilmesine katkı sağlıyor. Dinamik UPS teknolojisi aynı zamanda geniş yük profili aralığında çalışabiliyor ve %100’e kadar yük adımlarını taşıyabiliyor. Geniş giriş voltajı toleransı, harmonik izolasyonu ve çift yönlü akım akışı gibi özellikler de UB-V serisinin farklı endüstriyel uygulamalara uyumunu destekliyor. 3600 kVA’ya Kadar Güç Kapasitesiyle Kesintisiz Enerji Alman mühendisliği ve üretim kalitesiyle geliştirilen UB-V serisi, 1000 kVA’dan 3600 kVA’ya kadar güç kapasitesini tek ünitede sunabiliyor. Lityum iyon ve VRLA akülerin yanı sıra kinetik enerji depolama seçenekleriyle farklı enerji depolama ihtiyaçlarına uyum sağlayan sistem, alçak ve orta gerilim uygulamalarında da kullanılabiliyor. Kompakt yapısı sayesinde geleneksel çözümlere kıyasla %20 daha az alan kaplayan UB-V serisi, kW başına sermaye maliyetinin azaltılmasına da katkı sağlıyor. Rutin bakım sırasında UPS’in kapatılmasına gerek bırakmayan yapısı, yüksek güç gerektiren uygulamalarda enerji sürekliliğinin korunmasına destek oluyor. İnform, Piller’in uzun yıllara dayanan dinamik UPS teknolojisiyle kritik altyapıların enerji ihtiyaçlarına yüksek verimlilik, esnek yapı ve güvenilir işletim özelliklerini bir arada sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.