Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Kaynağı

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Kaynağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Kaynağı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yoğun Tatlı İsteği Diyabetin Habercisi Olabilir Haber

Yoğun Tatlı İsteği Diyabetin Habercisi Olabilir

Pek çok kişinin tatlı krizi şikâyetiyle doktora başvurarak tanı aldığı biliniyor. Diyabetin giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun 2025 Diyabet Atlası’na göre Türkiye, Avrupa kıtasındaki en yüksek diyabet oranına sahip ülke. Avrupa’da her 10 yetişkinden biri diyabetliyken, Türkiye’de bu sayı neredeyse 6 yetişkinden birine kadar yükselmiş durumda. Son yıllarda yaşanan %170’lik artış ise bu durumu daha da çarpıcı hâle getiriyor” dedi. Beynin yakıtı şeker Diyabete giden yolda önemli bir basamak olan insülin direnci veya pre-diyabet gibi hücrelerin glikozu yeterince kullanamadığı durumlarda beynin ‘enerji açığı var’ şeklinde algı yaparak tatlı isteğini artırdığını dile getiren Eren, “Beyin glikozu birincil enerji kaynağı olarak kullanır. İnsülin direnci olan bireylerde glikoz hücre içine girmediği için kanda yüksek görünmesine rağmen beyin bunu enerji eksikliği gibi yorumlar. Bilimsel veriler, bu durumun ödül mekanizmasını artırarak kişide karbonhidrat ve tatlı tüketme davranışını güçlendirdiğini ortaya koyuyor” şeklinde konuştu. Paketleri ürünlerin etiketi dikkatle incelenmeli Etiket okuryazarlığının özellikle kan şekeri kontrolü ve sağlıklı beslenme açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Eren, “Paketli ürünlerin ön yüzünde yer alan ‘şeker ilavesiz’ ya da ‘diyabetik’ gibi ifadeler her zaman sağlıklı bir içeriğe işaret etmeyebilir. İçerik listesi ve besin değerleri tablosu dikkatle incelenmediğinde gizli şekerler ve yüksek karbonhidratlar fark edilmez. Bu nedenle market alışverişlerinde doğru ürün seçimi günlük beslenme alışkanlıkları üzerinde belirleyici rol oynar” dedi. Diyabet hastalarına özel tatlandırıcılar da sınırsız tüketilemez Diyabetik ürünlerin kontrollü tüketildiğinde güvenli kabul edildiğini ancak bu tüketimin “sınırsız” olamayacağını dile getiren Eren, “Poliol grubu tatlandırıcılar (sorbitol, maltitol vb.) bazı bireylerde gaz, şişkinlik ve ishal yapabilir. Yapay tatlandırıcıların ise bağırsak mikrobiyotasını etkileyebileceğine dair güncel çalışmalar mevcut. Bu sebeple Dünya Sağlık Örgütü ve FDA, bu tatlandırıcıların günlük tavsiye edilen dozlarda alınması gerektiğinin önemini vurguluyor. En güvenli yaklaşım, doğal ve dengeli bir beslenme planı içinde sınırlı miktarda tatlı tüketimidir” dedi.

Boğaziçi Üniversitesi’nden TÜBA Ödüllü Hermetik Mikro Batarya Hamlesi Haber

Boğaziçi Üniversitesi’nden TÜBA Ödüllü Hermetik Mikro Batarya Hamlesi

Boğaziçi Üniversitesi, sağlık, savunma ve afet teknolojileri gibi kritik alanlarda ihtiyaç duyulan mikro ölçekte enerji çözümleri için hermetik sızdırmaz mikro bataryalar geliştiriyor. Kapsül endoskopi, elektronik haplar ve tıbbi tanı amaçlı mikro cihazların yanı sıra; gelişmiş tıbbi sistemler, afet sonrası müdahalelerde kullanılan mikro robotik yapılar ve savunma sanayiinde kullanılan mikro robotlar ile İHA’lar için bu bataryalar önemli bir enerji kaynağı olarak öne çıkıyor. Boyut kadar güvenlik ve uzun çalışma süresinin de belirleyici olduğu bu alanlarda, geliştirilen mikro bataryalar yüksek performanslı ve güvenilir bir çözüm sunmayı hedefliyor. Boğaziçi Üniversitesi, ileri teknoloji ve mühendislik alanındaki araştırmalarına bir yenisini daha ekledi. Üniversite, ‘Mikro Batarya Tasarım Projesi’ kapsamında, kredi kartı üzerindeki tümleşik devre kartından daha küçük boyutlarda, hermetik olarak sızdırmaz mikro bataryalar geliştirmeyi hedefliyor. Geleneksel batarya çözümlerinin boyut, güvenlik ve sızdırmazlık sınırlarının belirginleştiği alanlarda mikro bataryalar; yüksek güvenlik, uzun süreli çalışma ve mikro ölçekte entegrasyon ihtiyacına yanıt verme potansiyeli taşıyor. Bu kapsamda proje, mikro batarya tasarımına odaklanarak kritik bir mühendislik problemini ele alıyor. Hermetik Tasarım: Güvenlik ve Kararlılığın Anahtarı Söz konusu Ar-Ge çalışmasının yürütücüleri arasında yer alan ve akademik çalışmalarını Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü’nde sürdüren Doç. Dr. Mehmet Nurullah Ateş, projeye ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Mikro bataryalar; güvenlik, uzun süreli çalışma ve mikro ölçekte entegrasyon ihtiyacının belirginleştiği alanlarda etkili bir çözüm potansiyeli taşıyor. Bu nedenle projemizde mikro bataryanın tasarımını merkeze alıyoruz. Hermetik sızdırmazlık yaklaşımı sayesinde bataryanın çevreyle etkileşimini kontrol ederek özellikle tıbbi uygulamalarda kritik olan güvenlik ve kararlılık hedeflerini desteklemeyi amaçlıyoruz. Bu çok katmanlı Ar-Ge projesi, medikal teknolojilerden afet koşullarına ve savunma sanayine uzanan geniş bir kullanım alanı için yerli bir altyapı oluşturuyor.” TÜBA’dan Ateş’e Genç Bilim İnsanı Ödülü Mikro batarya tasarımına ilişkin çalışmalarıyla Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı (GEBİP) Ödülü’ne layık görülen Doç. Dr. Ateş, “Bu ödül, sürdürdüğümüz araştırmaların bilimsel değerinin altını çizen anlamlı bir geri bildirim. Mikro batarya tasarımı gibi disiplinler arası alanlarda, ekiplerin uzun soluklu ve titiz bir şekilde ilerlemesi gerekiyor. Boğaziçi Üniversitesi’nde oluşan araştırma ortamı, bu tür zorlu problemlerin ele alınmasını mümkün kılıyor” dedi. Boğaziçi Üniversitesi, mikro batarya tasarımı gibi ileri teknoloji odaklı projelerle; temel bilimleri, mühendisliği ve toplumsal faydayı bir araya getiren araştırma üniversitesi vizyonunu güçlendirmeyi sürdürüyor.

Aralıklı Oruç Vücudu Bakım Moduna Sokuyor Haber

Aralıklı Oruç Vücudu Bakım Moduna Sokuyor

Bu yöntem, yalnızca popüler bir kilo verme yaklaşımı olmasının ötesinde vücudun enerji kullanım biçimini değiştiren önemli biyolojik süreçleri de harekete geçiriyor. Yaklaşık 12 saatlik açlık sonrası vücudun önce şeker depolarını tükettiğini, ardından yağ yakmaya geçtiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esat Erdem Türemen, “Bu süreçte ‘keton’ adı verilen ve yağ asitlerinin oksidasyonundan oluşan doğal bir yakıt ortaya çıkıyor. Keton cisimcikleri beynin alternatif enerji kaynağı olduğu için birçok kişi bu esnada kendini zihinsel olarak daha berrak hissedebiliyor” açıklamasında bulundu. Aralıklı orucun tıbbi faydalarına değinen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esat Erdem Türemen, “Açlık süresi uzadıkça insülin duyarlılığı artıyor yani hücreler şekeri daha etkin kullanmaya başlıyor. Bu da glukoz seviyelerinin düşmesine yardımcı oluyor. Ayrıca diyabet riski azalabiliyor, trigliserid ve LDL kolesterol değerlerinde iyileşme görülebiliyor, karaciğer yağlanma riski düşüyor. En dikkat çekici noktalardan biri de hücrelerin kendi kendini temizlediği otofaji sürecini başlatması. Bu süreçte vücut hasarlı proteinleri parçalayıp geri dönüştürüyor. Yani aralıklı oruç, vücudun kriz moduna değil, tam tersine bir bakım moduna geçmesini sağlıyor” dedi. Hücreler adeta hurdalarından arınıyor 16 saatlik açlık ve 8 saatlik beslenme aralığından oluşan 16/8 modelinin özellikle çalışan bireylerin günlük rutinine en kolay uyum sağlayan aralıklı oruç yöntemi olduğunu belirten Uzm. Dr. Türemen, “Açlık süresi 16 saate yaklaştığında hücreler enerji azalmasını bir uyarı olarak algılıyor ve otofaji adı verilen doğal onarım süreci başlıyor. Otofaji, hücrenin hasarlı proteinleri ve işlevini yitirmiş yapıları parçalayıp geri dönüştürdüğü bir iç temizlik mekanizması. Bu dönemde anabolik sinyaller azalır, vücut büyüme modundan onarım moduna geçer. Hayvan çalışmalarında otofajinin Alzheimer, Parkinson, diyabet ve yaşlanma süreçleri üzerinde olumlu etkiler gösterdiği; insanlarda ise insülin direncinin azalması ve mitokondri fonksiyonlarının iyileşmesiyle ilişkili olduğu ortaya konmuştur” diye konuştu. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esat Erdem Türemen, aralıklı oruçla ilgili yanlış bilinen noktaları şöyle sıraladı: Aralıklı oruç sadece kilo vermek içindir Aralıklı oruçta esas değişim vücudun açlıkla birlikte enerji kullanımını yenilemesi ve hücrelerin kendini onarmaya başlamasıdır yani etkisi yalnızca kilo kaybıyla sınırlı değildir. Açlık vücuda zarar verir Aralıklı oruç yönteminde kişi günlük ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri aldığında açlık bir kriz değil, kontrollü bir onarım sürecidir. Aralıklı oruç herkes için uygundur Hamileler, kronik hastalığı olanlar ve düzenli ilaç kullananlar aralıklı oruca başlamadan önce mutlaka doktora danışmalıdır. Aralıklı oruçta sıvı alımı da durdurulur Aralıklı oruç yalnızca yeme düzenini sınırlar, su tüketimi bu dönemde devam etmesi gereken temel bir ihtiyaçtır. Gün içinde yeterli su içmek vücudun dengede kalmasına yardımcı olur ayrıca şekersiz çay ile kahve de tüketilebilir. Yeme saatinde sınırsız yemek serbesttir Bu yaygın bir yanılgı olsa da beslenmenin içeriği ve ölçüsü her zaman önemlidir. Dengesiz veya aşırı kalorili beslenmek aralıklı orucun etkilerini azaltır. Aralıklı oruç kan şekerini aşırı düşürür Aralıklı oruç diyetini uygulayan sağlıklı bireylerde kan şekeri kontrollü şekilde düşer. Risk daha çok diyabet hastaları içindir ve onlar için süreç mutlaka doktor kontrolünde ilerlemelidir.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.