Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Kullanımı

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Kullanımı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Kullanımı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Takım Tezgâhları Sektörü Sanayi Üretiminin Dönüşümünde Kritik Rol Üstleniyor Haber

Takım Tezgâhları Sektörü Sanayi Üretiminin Dönüşümünde Kritik Rol Üstleniyor

Türkiye sanayisinde verimlilik, maliyet yönetimi ve teknolojik dönüşüm öne çıkıyor. TÜİK verilerine göre Haziran 2026'da sanayi üretimi yıllık yüzde 1,4, imalat sanayi üretimi yüzde 1,5 geriledi. Aylık bazda toplam sanayi üretimi yüzde 0,1 artarken imalat sanayi üretimi değişmedi. İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI da Haziran 2026'da 47,1'e gerileyerek 50 eşik değerinin altında kaldı ve sektördeki zayıflama üst üste 27. aya taşındı. Raporda yeni siparişlerdeki düşüş, fiyat baskıları ve jeopolitik gelişmeler öne çıktı. Yatırım kararlarında verimlilik öne çıkıyor Sanayi üretimindeki dalgalanmaların yatırım kararlarını daha seçici hale getirdiğini belirten GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, üreticilerin kapasite artışının yanı sıra verimlilik ve rekabet avantajını da gözettiğini söyledi. “Maliyet ve finansman koşullarının daha belirleyici olduğu bu dönemde üreticiler, yatırımlarının geri dönüşüne, üretim kalitesine ve operasyonel verimliliğe odaklanıyor. Teknoloji yatırımları artık yalnızca kapasite artıran değil, rekabet gücünü koruyan stratejik bir araç haline geliyor.” Takım tezgâhları üretimin dönüşümünü hızlandırıyor Üretimde verimlilik, hassasiyet ve otomasyon ihtiyacının artmasıyla birlikte takım tezgâhlarının sanayinin teknolojik dönüşümündeki rolünün güçlendiğini vurgulayan Çetinkaya, CNC teknolojileri, otomasyon ve dijital çözümlerin üreticilerin rekabet gücünü doğrudan etkilediğine dikkat çekti. “Takım tezgâhlarını yalnızca üretim yapan makineler olarak değerlendirmemek gerekiyor. Bunlar, sanayinin üretim kabiliyetini belirleyen temel teknolojiler arasında yer alıyor. CNC teknolojileri, otomasyon ve dijital çözümler sayesinde üreticiler daha yüksek hassasiyetle, daha kısa çevrim süreleriyle ve daha düşük hata oranlarıyla üretim gerçekleştirebiliyor. Özellikle otomotiv, savunma ve havacılık, kalıpçılık ve genel makine imalatı gibi yüksek hassasiyet gerektiren sektörlerde bu teknolojiler, üretim kalitesinin ve rekabet gücünün önemli belirleyicilerinden biri haline geliyor.” Önümüzdeki dönemde üretim teknolojilerindeki dönüşümün yalnızca makine yatırımlarıyla sınırlı kalmayacağını, makinelerin birbirleriyle iletişim kurabildiği, üretim verilerinin anlık olarak takip edilebildiği ve bakım süreçlerinin daha öngörülebilir hale geldiği entegre üretim sistemlerinin daha fazla önem kazanacağını ifade eden Gökhan Çetinkaya, “Sanayide dijitalleşme artık tek başına bir teknoloji tercihi olmaktan çıktı. Üreticiler için verimlilik, kalite, enerji kullanımı, bakım ve kaynak yönetiminin birlikte ele alındığı bütünsel bir dönüşümden söz ediyoruz. Yapay zekâ ve veri analitiğinin üretim süreçlerine daha fazla entegre olmasıyla birlikte, önümüzdeki dönemde makinelerden elde edilen verinin üretim kararlarında daha etkin kullanıldığı bir yapıya geçiş hızlanacak.” ifadelerini kullandı. Üreticilere uçtan uca çözümler sunmaya odaklanıyoruz 2026'nın ikinci yarısında üreticilerin yatırım kararlarında verimlilik, teknoloji ve operasyonel sürdürülebilirliğin daha fazla öne çıkmasını beklediklerini belirten Çetinkaya, GNC Makina'nın yılın kalan döneminde de üreticilerin teknolojiye erişimini kolaylaştıracak çözümler geliştirmeye devam edeceğini söyledi. “2026'nın ikinci yarısında sanayicilerin yatırım kararlarında verimlilik ve teknolojik yetkinliğin daha fazla öne çıkacağını düşünüyoruz. Biz de GNC Makina olarak üreticilerin ihtiyaçlarını yakından takip ederek doğru teknolojiye, doğru çözüme ve güçlü teknik desteğe erişimini kolaylaştırmaya devam edeceğiz. Üretimin geleceğinin teknoloji, güçlü iş birlikleri ve nitelikli insan kaynağıyla şekilleneceğine inanıyor; Türkiye sanayisinin rekabet gücünü artıracak yatırımlara katkı sunmayı sürdürüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Takım Tezgâhları Sektörü Sanayi Üretiminin Dönüşümünde Kritik Rol Üstleniyor Haber

Takım Tezgâhları Sektörü Sanayi Üretiminin Dönüşümünde Kritik Rol Üstleniyor

Türkiye sanayisinde verimlilik, maliyet yönetimi ve teknolojik dönüşüm öne çıkıyor. TÜİK verilerine göre Haziran 2026'da sanayi üretimi yıllık yüzde 1,4, imalat sanayi üretimi yüzde 1,5 geriledi. Aylık bazda toplam sanayi üretimi yüzde 0,1 artarken imalat sanayi üretimi değişmedi. İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI da Haziran 2026'da 47,1'e gerileyerek 50 eşik değerinin altında kaldı ve sektördeki zayıflama üst üste 27. aya taşındı. Raporda yeni siparişlerdeki düşüş, fiyat baskıları ve jeopolitik gelişmeler öne çıktı. Yatırım kararlarında verimlilik öne çıkıyor Sanayi üretimindeki dalgalanmaların yatırım kararlarını daha seçici hale getirdiğini belirten GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, üreticilerin kapasite artışının yanı sıra verimlilik ve rekabet avantajını da gözettiğini söyledi. “Maliyet ve finansman koşullarının daha belirleyici olduğu bu dönemde üreticiler, yatırımlarının geri dönüşüne, üretim kalitesine ve operasyonel verimliliğe odaklanıyor. Teknoloji yatırımları artık yalnızca kapasite artıran değil, rekabet gücünü koruyan stratejik bir araç haline geliyor.” Takım tezgâhları üretimin dönüşümünü hızlandırıyor Üretimde verimlilik, hassasiyet ve otomasyon ihtiyacının artmasıyla birlikte takım tezgâhlarının sanayinin teknolojik dönüşümündeki rolünün güçlendiğini vurgulayan Çetinkaya, CNC teknolojileri, otomasyon ve dijital çözümlerin üreticilerin rekabet gücünü doğrudan etkilediğine dikkat çekti. “Takım tezgâhlarını yalnızca üretim yapan makineler olarak değerlendirmemek gerekiyor. Bunlar, sanayinin üretim kabiliyetini belirleyen temel teknolojiler arasında yer alıyor. CNC teknolojileri, otomasyon ve dijital çözümler sayesinde üreticiler daha yüksek hassasiyetle, daha kısa çevrim süreleriyle ve daha düşük hata oranlarıyla üretim gerçekleştirebiliyor. Özellikle otomotiv, savunma ve havacılık, kalıpçılık ve genel makine imalatı gibi yüksek hassasiyet gerektiren sektörlerde bu teknolojiler, üretim kalitesinin ve rekabet gücünün önemli belirleyicilerinden biri haline geliyor.” Önümüzdeki dönemde üretim teknolojilerindeki dönüşümün yalnızca makine yatırımlarıyla sınırlı kalmayacağını, makinelerin birbirleriyle iletişim kurabildiği, üretim verilerinin anlık olarak takip edilebildiği ve bakım süreçlerinin daha öngörülebilir hale geldiği entegre üretim sistemlerinin daha fazla önem kazanacağını ifade eden Gökhan Çetinkaya, “Sanayide dijitalleşme artık tek başına bir teknoloji tercihi olmaktan çıktı. Üreticiler için verimlilik, kalite, enerji kullanımı, bakım ve kaynak yönetiminin birlikte ele alındığı bütünsel bir dönüşümden söz ediyoruz. Yapay zekâ ve veri analitiğinin üretim süreçlerine daha fazla entegre olmasıyla birlikte, önümüzdeki dönemde makinelerden elde edilen verinin üretim kararlarında daha etkin kullanıldığı bir yapıya geçiş hızlanacak.” ifadelerini kullandı. Üreticilere uçtan uca çözümler sunmaya odaklanıyoruz 2026'nın ikinci yarısında üreticilerin yatırım kararlarında verimlilik, teknoloji ve operasyonel sürdürülebilirliğin daha fazla öne çıkmasını beklediklerini belirten Çetinkaya, GNC Makina'nın yılın kalan döneminde de üreticilerin teknolojiye erişimini kolaylaştıracak çözümler geliştirmeye devam edeceğini söyledi. “2026'nın ikinci yarısında sanayicilerin yatırım kararlarında verimlilik ve teknolojik yetkinliğin daha fazla öne çıkacağını düşünüyoruz. Biz de GNC Makina olarak üreticilerin ihtiyaçlarını yakından takip ederek doğru teknolojiye, doğru çözüme ve güçlü teknik desteğe erişimini kolaylaştırmaya devam edeceğiz. Üretimin geleceğinin teknoloji, güçlü iş birlikleri ve nitelikli insan kaynağıyla şekilleneceğine inanıyor; Türkiye sanayisinin rekabet gücünü artıracak yatırımlara katkı sunmayı sürdürüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

INTERSPORT’tan Stratejik Hamle: İsveç’te Yeni Nesil Merkez Depo Faaliyete Geçiyor Haber

INTERSPORT’tan Stratejik Hamle: İsveç’te Yeni Nesil Merkez Depo Faaliyete Geçiyor

Spor perakendeciliğinin önde gelen markalarından INTERSPORT, lojistik operasyonlarında önemli bir dönüşüme imza atıyor. Şirket, Logistea ortaklığıyla İsveç’in Forserum (Nässjö) bölgesinde inşa edilen yeni ve ileri teknoloji merkez deposunun taşınma sürecini başlattı. Toplamda 31.100 metrekareden fazla alana sahip tesis, daha akıllı lojistik akışlar, yüksek verimlilik ve sürdürülebilir işletme modeliyle öne çıkıyor. INTERSPORT CEO’su Pontus Petersson, yeni merkezin şirket için stratejik önem taşıdığını belirterek, “Yeni merkez depomuzun hayata geçmesini görmek bizim için son derece heyecan verici. Bu yatırım, lojistik gücümüzü artırırken sürdürülebilirlik çalışmalarımızı da ileriye taşıyor ve müşterilerimizin beklentilerine daha hızlı yanıt vermemizi sağlıyor,” dedi. Yüksek Teknoloji ve Sürdürülebilirlik Bir Arada INTERSPORT’un yeni merkez deposu, en yüksek çevresel sertifikasyon standartlarına göre inşa edildi. Tesiste güneş panelleri, modern sosyal alanlar, çalışanlar için spor ve antrenman alanları, bir spor salonu ve ilerleyen dönemde açılması planlanan bir Outlet mağazası da yer alacak. Ayrıca INTERSPORT, lojistik süreçlerini optimize etmek ve geleceğin hızlı tedarik zinciri ihtiyaçlarına cevap verebilmek için ileri düzey otomasyon sistemlerine yatırım yaptı. Bu sistemlerin, operasyonel verimliliği artırırken kaynak kullanımını da azaltması hedefleniyor. Logistea Gayrimenkul Direktörü Jonas Kennerhed ise projeye ilişkin yaptığı açıklamada, “Zaman ve bütçe hedeflerini korurken aynı zamanda BREEAM ‘Outstanding’ seviyesinde bir tesis inşa etmek, hem teknik yeterliliğimizin hem de sürdürülebilirliğe olan bağlılığımızın bir göstergesi,” ifadelerini kullandı. Karbon Ayak İzi Azalacak INTERSPORT, yeni merkez depo yatırımını aynı zamanda iklim etkisini azaltmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Şirket yetkililerine göre modern otomasyon, daha verimli sevkiyat planlaması ve sürdürülebilir enerji kullanımı sayesinde, yalnızca şirket içi operasyonlarda değil, tüm tedarik zinciri boyunca emisyonların düşürülmesi hedefleniyor. INTERSPORT Tedarik Zinciri Direktörü Johan Cedergren, “Bu tesis, çalışanlarımız için daha iyi koşullar sunarken, değer zincirimiz genelinde daha düşük karbon salımı sağlıyor. Logistea ile yüksek sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz iş birliğinden memnuniyet duyuyoruz,” değerlendirmesinde bulundu. Yeni merkez depo ile birlikte INTERSPORT’un, hem müşteri deneyimini iyileştirmesi hem de uzun vadeli büyüme stratejisini daha güçlü bir lojistik altyapı ile desteklemesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksun Gıda Üretimde %100 Temiz Enerjiye Geçiyor    Haber

Eksun Gıda Üretimde %100 Temiz Enerjiye Geçiyor  

Eksun Gıda, üretim gücünün yanı sıra çevresel sorumluluk anlayışıyla da sektöründe fark yaratmaya devam ediyor. Bu amaçla daha önce izin süreçleri tamamlanan RES’lerin yapım çalışmalarına başlandı. Üretim tesislerinde kullanılacak enerjinin yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması amacıyla İzmir’de inşasına başlanan santraller toplam 18,9 MW’lik kapasiteye sahip olacak. RES’lerin faaliyete geçmesiyle birlikte üretim süreçlerinin tamamında yeşil dönüşüm önceliklendirilmiş olacak. “Rüzgar enerjisi santrallerimiz sektöre örnek olacak” Konuya ilişkin açıklama yapan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi: “İzin süreçlerini tamamladığımız RES projelerimizin yapımına hızlı bir şekilde başladık. RES’lerin hayata geçmesiyle birlikte şirketimizin tüm üretim süreçlerinde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen temiz enerjiyi kullanacağız. İzmir’deki santrallerimizin sürdürülebilir üretim modellerine geçişte örnek teşkil edeceğine inanıyoruz. Şirket olarak enerji yatırımlarını sürdürülebilirlik odağında şekillendirerek, üretim süreçlerinde yeşil dönüşüme öncelik veriyoruz. Santral projelerimiz de bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biri. Yenilenebilir enerji yatırımlarımızla hem çevre dostu üretim modeline geçişi hızlandırıyoruz hem de sektöre örnek olabilecek bir dönüşüm sürecini kararlılıkla sürdürüyoruz.” “Türbin yatırımı için 14,1 milyon avroluk anlaşma sağladık” İnşa süreçlerine dair bilgiler de veren Özkan, “Santrallerimizin yol ve platform temeli çalışmalarını kısmi olarak tamamladık. Türbin tedariği için de 14,1 milyon avro bedelli sözleşme imzalamıştık. Bu kapsamda türbinlerimizin ilgili alanlara transferi de hızlı bir şekilde gerçekleşecek. Ardından da türbinlerin inşasına başlayacağız. Böylece üretimdeki yeşil enerji kullanımı payımızı yüzde yüze çıkararak, sektörümüze bu alanda da öncülük etmiş olacağız” dedi. Eksun Gıda’nın İzmir Bergama’da kurulacak olan toplam 18,9 MW kapasiteli RES’ler için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onayıyla yatırım teşvik belgeleri daha önce alınmıştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TÜRKÇİMENTO Akademi Yeşil Dönüşüm Yolunda Sektörü Ankara’da Buluşturdu Haber

TÜRKÇİMENTO Akademi Yeşil Dönüşüm Yolunda Sektörü Ankara’da Buluşturdu

TÜRKÇİMENTO öncülüğünde, Aşkale Çimento ve Oyak Çimento’nun ana sponsorluğunda, Cemtech Global Mühendislik ve Onbiron Endüstriyel Kimyasallar etkinlik sponsorluğunda gerçekleşen toplantı, sektörün farklı alanlarından 200’ün üzerinde uzmanın katılımıyla iki gün boyunca sürdü. Etkinliğin ilk günü, “LC3 Bilgilendirme Günü” kapsamında dünyaca ünlü çimento kimyası uzmanı Prof. Karen Scrivener ve ekibi, kalsine kil ve çimentomsu malzeme üretimindeki rolü, karbon emisyonlarının azaltılmasına katkısı ve Türkiye’nin bu alandaki potansiyeli üzerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. “Kalsine kil, sektörün yeşil dönüşümünde stratejik bir dönüm noktası” TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, açılış konuşmasında sektörün dönüşüm yolculuğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Çimento sektörü, karbon salımlarının azaltılması ve sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda dönüşümünü hızla sürdürüyor. Kalsine kil, bu dönüşümde kritik bir dönüm noktası. Bugün burada bilgi paylaşımının yanı sıra ortak bir yol haritası oluşturmak üzere bir aradayız. Çimento sektörünün geleceğini şekillendirecek başlıkları ele almak açısından bu toplantı büyük önem taşıyor. Ayrıca dünya çapında kanaat önderi olan Prof. Karen Scrivener’i ülkemizde ağırlamak bizim için büyük bir gurur.” Karen Scrivener: “Türkiye, LC3 teknolojisiyle düşük karbonlu üretimde büyük bir potansiyele sahip” Ecole Polytechnique Fédérale de Lausanne (EPFL) Üniversitesi’nden Prof. Karen Scrivener ise Türkiye’nin kalsine kil alanında önemli fırsatlara sahip olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Türkiye, sahip olduğu doğal kil kaynakları ve güçlü çimento üretim altyapısıyla LC3 teknolojisinin uygulanması için çok uygun bir ülke. Bu dönüşüm, hem karbon emisyonlarını önemli ölçüde azaltabilir hem de sektörün rekabet gücünü artırır.” Toplantının ikinci gününde ise katılımcılar, karbon düzenlemeleri, iklim kanunu, emisyon ticaret sistemi, sürdürülebilirlik raporlaması, hammadde temini, alternatif yakıt ve enerji kullanımı, dijitalleşme ve yapay zeka gibi öncelikli başlıklarda bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Gün sonunda, katılımcıların görüşlerinden oluşan bir değerlendirme raporu hazırlanarak sektörle paylaşılmak üzere derlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.