Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Performansı

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Performansı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Performansı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sintek B.V.’nin Hollanda’daki Genel Merkezi A+++ Enerji Sınıfına Ulaştı Haber

Sintek B.V.’nin Hollanda’daki Genel Merkezi A+++ Enerji Sınıfına Ulaştı

Hollanda merkezli SİNTEK B.V.’nin Bussum kentindeki genel merkezi için 7 Ekim 2026 tarihinde kayda alınan enerji performans belgesi, şirketin enerji verimliliğine yönelik çalışmalarının sonuçlarını ortaya koyuyor. Isı pompası ve güneş panellerinin kullanıldığı genel merkezin enerji performansı hesaplamasında yenilenebilir enerji payı yüzde 71 olarak belirlendi. Şirketin projelerinde benimsediği verimlilik yaklaşımını kendi çalışma alanlarına da taşıyan uygulamalar, Avrupa’da enerji ihtiyacının azaltılması ve yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması yönündeki dönüşümle örtüşüyor. MEVCUT YAPILARIN DÖNÜŞÜMÜ AVRUPA’NIN GÜNDEMİNDE Enerji performans belgesi; yalıtım, ısıtma, sıcak su, havalandırma ve aydınlatma gibi unsurların standart kullanım ve iklim koşulları üzerinden değerlendirilmesine dayanıyor. A+++ sınıfı, genel merkezin bu hesaplama çerçevesinde yüksek enerji performansına ulaştığını gösteriyor. Böylece enerji verimliliğine yönelik uygulamaların sonuçları, ortak teknik ölçütlerle değerlendirilebiliyor. Belgeye göre genel merkezin yıllık hesaplanan birincil fosil enerji kullanımı metrekare başına 79,66 kWh seviyesinde bulunuyor. Bu değer, Hollanda’da konut dışı binaların enerji yenilemelerine yön veren gönüllü “Renovation Standard” kapsamında genel merkez için belirtilen yıllık metrekare başına 80 kWh sınırının altında kalıyor. Bu seviyenin 1935 yapımı bir çalışma alanında elde edilmesi, mevcut yapıların enerji performansının geliştirilmesi açısından da somut bir örnek oluşturuyor. AVRUPA’NIN ENERJİ VE İKLİM GÜNDEMİNDE VERİMLİLİK ÖNE ÇIKIYOR Avrupa Birliği’nin güncellenen Binaların Enerji Performansı Direktifi, 2050 yılına kadar sıfır emisyonlu bir bina stokuna ulaşılmasını hedefliyor. Mevcut yapıların enerji ihtiyacının azaltılması ve temiz enerji kaynaklarının kullanımının artırılması, bu hedefin temel unsurları arasında yer alıyor. Enerji performansının iyileştirilmesi, iklim hedeflerinin yanı sıra enerji giderlerinin ve ithal fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması açısından da önem taşıyor. Bu çerçevede SİNTEK B.V.’nin aldığı enerji belgesi, şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımının günlük faaliyetlerine yansımasını somut göstergelerle ortaya koyuyor. ENERJİ VERİMLİLİĞİNİ ÇALIŞMA KÜLTÜRÜMÜZÜN AYRILMAZ BİR PARÇASI OLARAK GÖRÜYORUZ SINTEK B.V. CEO’su İlker Bozkurt, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Enerji performansı, sürdürülebilirlik yaklaşımımızın ölçülebilir temel sonuçlarından biridir. Enerji verimliliğini, çalışma kültürümüzün ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Hollanda’daki genel merkezimizin A+++ enerji sınıfına ulaşması, bu alandaki çalışmalarımızın somut bir sonucudur. Sürdürülebilirlik yaklaşımımızı projelerimizin ötesine taşıyarak, faaliyet gösterdiğimiz her alanda daha verimli ve yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyoruz.” Sintek Group Hakkında Sintek Group, endüstriyel tesisler ve büyük ölçekli yatırım projelerine yönelik mühendislik, taahhüt ve proje yönetimi hizmetleri sunan bir şirketler grubudur. İnşaat, mekanik, elektrik, otomasyon ve altyapı uygulamalarını entegre bir yaklaşımla anahtar teslim olarak hayata geçirir. Başta sanayi, enerji, savunma sanayii ve üretim tesisleri olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet göstererek yüksek standartlarda proje çözümleri geliştirir. Mühendislik odaklı yaklaşımı, zamanında teslim ve kalite odaklı uygulamalarıyla yatırım projelerinde çözüm ortağı olarak konumlanmaktadır. Türkiye'deki deneyimini uluslararası projelerle de destekleyerek faaliyet alanını sürekli genişletmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Binaların Enerji Performansında Yeni Dönem Haber

Binaların Enerji Performansında Yeni Dönem

2027’de büyük ölçekli binalarda belge zorunluluğu başlıyor Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğin 16 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanmasının ardından yapı sektöründe enerji verimliliği ve düşük karbonlu bina yaklaşımını öne çıkaran yeni bir dönem başladı. Düzenlemenin 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek hükümleri doğrultusunda, yapı inşaat alanı 10 bin metrekare ve üzerindeki binalar için yapı kullanma izin belgesi aşamasında Enerji Kimlik Belgesi (EKB) ile birlikte Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi’nin de sunulması gerekecek. Düzenleme, özellikle büyük ölçekli projelerde enerji performansının ve çevresel etkilerin tasarım aşamasından itibaren dikkate alınmasını daha önemli hale getiriyor. Binanın performansı proje aşamasında şekilleniyor Bu yaklaşım, yatırımcıların bina performansını değerlendirirken ilk yatırım maliyetinin yanı sıra uzun vadeli enerji tüketimini, ekipman verimliliğini ve çevresel etkileri de dikkate almasını gerektiriyor. Elektrik ve mekanik sistemlerin proje başlangıcından itibaren birlikte planlanması ise hem işletme giderlerinin kontrol altına alınması hem de binanın performans hedeflerine uygun bir altyapı oluşturulmasını sağlıyor. Yeni dönemde yapı kullanma izin belgesi sürecinde sorun yaşamamak için Enerji Kimlik Belgesi (EKB) ve Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi’nin alınması kritik önem taşıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üçay Mühendislik Elektrik Sistemleri Direktörü Haydar Çatalbaşlı, şunları söyledi: “Yatırımcıların 2027’ye hazırlanırken projelerini ilgili mevzuat doğrultusunda yetkili uzmanlarla değerlendirmesi; elektrik, mekanik ve enerji sistemlerini ortak performans hedefleri doğrultusunda planlaması gerekiyor. Tasarım aşamasında sağlanacak koordinasyon, uygulama sırasında ortaya çıkabilecek revizyonları azaltırken binaların işletme döneminde daha verimli çalışmasına da katkı sağlayacaktır. Bu planlamanın doğru yapılabilmesi içinse yatırımcıların henüz proje aşamasındayken bir dizi unsuru birlikte değerlendirmesi gerekiyor. İlk olarak projenin yönetmelik kapsamına girip girmediği belirlenmeli. Ardından binanın kullanım senaryoları, enerji performansı hedefleri ve elektrik-mekanik yükleri bir bütün olarak değerlendirilmeli. Verimli binalar için sistemlerin uyumu önemli Hastaneler, oteller, ticari kompleksler ve büyük konut projelerinde iklimlendirme, pompa, aydınlatma, otomasyon ve elektrikli araç şarj sistemleri birbirleriyle bağlantılı çalışıyor. Bu sistemlerin birbirinden bağımsız planlanması, elektrik altyapısının gereğinden büyük boyutlandırılmasına, ekipmanların verimsiz çalışmasına veya ihtiyaç duyulan kapasitenin karşılanamamasına neden olabiliyor. Proje ilerledikten sonra yapılan değişiklikler de ek yatırım maliyetleri ve uygulama sürecinde gecikmeler doğurabiliyor. Bu nedenle iklimlendirme ve pompa sistemlerinin kapasite seçiminden bina otomasyonuna, enerji izleme altyapısından yenilenebilir enerji entegrasyonuna kadar pek çok kararın tasarım aşamasında verilmesi, sistemlerin birbiriyle uyumlu çalışmasını ve binanın enerji performansı hedeflerine ulaşmasını kolaylaştırıyor. Enerji performansı ve çevresel etki birlikte ele alınmalı Enerji Kimlik Belgesi ile Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi’nin farklı amaçlara hizmet etmesi de bu süreçte önem taşıyor. Enerji Kimlik Belgesi binanın enerji performansını ve ilgili sınıflarını ortaya koyarken, yaşam döngüsü analizi yapının farklı aşamalarındaki çevresel etkilerinin değerlendirilmesini sağlıyor. Dolayısıyla binaların performansını değerlendirirken yalnızca enerji tüketimine değil, yapı malzemelerinin üretiminden binanın kullanım ömrünün sonuna kadar uzanan süreçteki çevresel etkilere de odaklanmak gerekiyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SİNTEK B.V.’Nin Hollanda’daki Genel Merkezi A+++ Enerji Sınıfına Ulaştı Haber

SİNTEK B.V.’Nin Hollanda’daki Genel Merkezi A+++ Enerji Sınıfına Ulaştı

Hollanda merkezli SİNTEK B.V.’nin Bussum kentindeki genel merkezi için 7 Ekim 2026 tarihinde kayda alınan enerji performans belgesi, şirketin enerji verimliliğine yönelik çalışmalarının sonuçlarını ortaya koyuyor. Isı pompası ve güneş panellerinin kullanıldığı genel merkezin enerji performansı hesaplamasında yenilenebilir enerji payı yüzde 71 olarak belirlendi. Şirketin projelerinde benimsediği verimlilik yaklaşımını kendi çalışma alanlarına da taşıyan uygulamalar, Avrupa’da enerji ihtiyacının azaltılması ve yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması yönündeki dönüşümle örtüşüyor. MEVCUT YAPILARIN DÖNÜŞÜMÜ AVRUPA’NIN GÜNDEMİNDE Enerji performans belgesi; yalıtım, ısıtma, sıcak su, havalandırma ve aydınlatma gibi unsurların standart kullanım ve iklim koşulları üzerinden değerlendirilmesine dayanıyor. A+++ sınıfı, genel merkezin bu hesaplama çerçevesinde yüksek enerji performansına ulaştığını gösteriyor. Böylece enerji verimliliğine yönelik uygulamaların sonuçları, ortak teknik ölçütlerle değerlendirilebiliyor. Belgeye göre genel merkezin yıllık hesaplanan birincil fosil enerji kullanımı metrekare başına 79,66 kWh seviyesinde bulunuyor. Bu değer, Hollanda’da konut dışı binaların enerji yenilemelerine yön veren gönüllü “Renovation Standard” kapsamında genel merkez için belirtilen yıllık metrekare başına 80 kWh sınırının altında kalıyor. Bu seviyenin 1935 yapımı bir çalışma alanında elde edilmesi, mevcut yapıların enerji performansının geliştirilmesi açısından da somut bir örnek oluşturuyor. AVRUPA’NIN ENERJİ VE İKLİM GÜNDEMİNDE VERİMLİLİK ÖNE ÇIKIYOR Avrupa Birliği’nin güncellenen Binaların Enerji Performansı Direktifi, 2050 yılına kadar sıfır emisyonlu bir bina stokuna ulaşılmasını hedefliyor. Mevcut yapıların enerji ihtiyacının azaltılması ve temiz enerji kaynaklarının kullanımının artırılması, bu hedefin temel unsurları arasında yer alıyor. Enerji performansının iyileştirilmesi, iklim hedeflerinin yanı sıra enerji giderlerinin ve ithal fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması açısından da önem taşıyor. Bu çerçevede SİNTEK B.V.’nin aldığı enerji belgesi, şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımının günlük faaliyetlerine yansımasını somut göstergelerle ortaya koyuyor. ENERJİ VERİMLİLİĞİNİ ÇALIŞMA KÜLTÜRÜMÜZÜN AYRILMAZ BİR PARÇASI OLARAK GÖRÜYORUZ SINTEK B.V. CEO’su İlker Bozkurt, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Enerji performansı, sürdürülebilirlik yaklaşımımızın ölçülebilir temel sonuçlarından biridir. Enerji verimliliğini, çalışma kültürümüzün ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Hollanda’daki genel merkezimizin A+++ enerji sınıfına ulaşması, bu alandaki çalışmalarımızın somut bir sonucudur. Sürdürülebilirlik yaklaşımımızı projelerimizin ötesine taşıyarak, faaliyet gösterdiğimiz her alanda daha verimli ve yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yüksek Enerji Maliyetlerine Karşı Verimli Çözüm Olarak Isı Pompaları Öne Çıkıyor Haber

Yüksek Enerji Maliyetlerine Karşı Verimli Çözüm Olarak Isı Pompaları Öne Çıkıyor

Enerji kullanımında verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yeni dönem, ısıtma ve soğutma teknolojilerinde daha yüksek performanslı ve entegre sistemlere geçişi hızlandırıyor. Bu dönüşümde öne çıkan ısı pompaları, konutlardan ticari yapılara ve endüstriyel tesislere kadar geniş bir kullanım alanında, tek bir sistemle hem ısıtma hem de soğutma ihtiyacına yanıt verebiliyor. Aynı zamanda sıcak su üretimi gibi farklı ihtiyaçları da karşılayabilmesi, sistemleri çok yönlü bir çözüm haline getiriyor. Elektrifikasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte ısı pompaları, tükettiği elektrik enerjisinin 4 ila 5 katını, uygun koşullarda ise 7–8 katına kadar ısı enerjisine dönüştürebiliyor. Bu yüksek verimlilik, işletme maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlarken enerji kaynaklarının daha etkin kullanılmasını mümkün kılıyor. Düşük karbon salımıyla çevresel etkilerin azaltılmasına destek olan bu sistemler, enerji dönüşümünün en kritik bileşenlerinden biri olarak yeni nesil iklimlendirme anlayışının temelini oluşturuyor. Geniş Kullanım Alanı ile Esnek ve Verimli Çözümler Isı pompaları; konutlar, oteller, ticari yapılar ve endüstriyel tesislerde farklı ihtiyaçlara yanıt verebilen esnek ve ölçeklenebilir bir çözüm olarak öne çıkıyor. Konut uygulamalarında yerden ısıtma, fan-coil sistemleri ve sıcak su üretimi ön plana çıkarken; ticari yapılarda merkezi sistem entegrasyonları yaygın olarak tercih ediliyor. Endüstriyel tesislerde ise proses ısıtma ve soğutmanın yanı sıra atık ısı geri kazanımı, enerji verimliliğini artıran kritik uygulamalar arasında yer alıyor. Hava, toprak ve su kaynaklı alternatifler sayesinde farklı iklim ve altyapı koşullarına uyum sağlanabiliyor. Bununla birlikte hibrit sistem çözümleri, farklı kaynakların avantajlarını bir araya getirerek sistem performansını daha üst seviyeye taşıyor. Özellikle su kaynaklı ısı pompaları, yüksek COP değerleri ve yıl boyunca stabil çalışma karakteristiğiyle büyük ölçekli projelerde güçlü bir çözüm olarak konumlanıyor. Doğru Tasarım ile Maksimum Verimlilik Isı pompası sistemlerinde elde edilen verimlilik, doğrudan doğruya mühendislik tasarımının doğruluğuna bağlı olarak şekilleniyor. Isıtma ve soğutma yüklerinin doğru analiz edilmesi, sistemin kullanılacağı yapının ihtiyaçlarına uygun kapasite seçimi ve kaynak türünün iklim ile altyapı koşullarına göre belirlenmesi, performansı belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra mevsimsel verimlilik değerleri (SCOP/SEER), otomasyon ve kontrol altyapısı ile sistemin çalışacağı sıcaklık seviyeleri gibi teknik parametrelerin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi, uzun vadede işletme maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Doğru projelendirilmiş bir ısı pompası sistemi, yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmayıp aynı zamanda sürdürülebilir, güvenilir ve uzun ömürlü bir kullanım avantajı sunuyor. Isı Pompaları Enerji Verimliliği Açısından Ana Çözüm Haline Geliyor” Isı pompalarının enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından ana çözüm haline geldiğini vurgulayan Form Endüstri Ürünleri Ürün Yönetimi ve Marka Müdürü Pınar Gürler, “Hava kaynaklı, su kaynaklı ve toprak kaynaklı ısı pompası çözümlerinin yanı sıra, farklı uygulama alanlarına yönelik geniş bir ürün gamına sahibiz. Bu sistemler hem ısıtma, soğutma hem de sıcak su ihtiyacını tek bir çözüm üzerinden karşılayabilmekte; özellikle aynı anda ısıtma ve soğutma gerektiren projelerde %100’e varan ısı geri kazanımı sağlayarak yüksek verimlilik sunmaktadır. Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği kapsamında 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe giren düzenlemeye göre, toplam inşaat alanı 2.000 m² ve üzeri olan yeni binaların enerji ihtiyacının en az %10’unu güneş, rüzgar ve ısı pompası gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılama zorunluluğu bulunmaktadır. Bu düzenleme, özellikle ticari yapılar ve büyük ölçekli projelerde ısı pompası sistemlerinin daha yaygın şekilde tercih edilmesini desteklemektedir. Aynı zamanda enerji verimliliği hedefleri doğrultusunda projelendirme süreçlerinde ısı pompaları kritik bir bileşen haline gelmektedir. Ticari binalar ve endüstriyel tesislerde enerji maliyetlerinin yüksekliği göz önüne alındığında, ısı pompaları yatırım geri dönüş süresinin çoğu projede 1–2 yıl seviyelerine kadar düşebilmesi nedeniyle giderek daha fazla tercih edilmektedir. İzmir’deki üretim tesislerimizde geliştirdiğimiz su kaynaklı ısı pompaları ile yerli üretim gücümüzü artırırken, uluslararası iş birliklerimiz sayesinde global teknolojileri de portföyümüze entegre ediyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda ısı pompalarını, hem ekonomik hem çevresel açıdan en verimli yatırım çözümlerinden biri olarak konumlandırıyoruz. Doğru projelendirme ile uzun vadeli işletme maliyetlerinin düşürülmesine ve karbon emisyonlarının azaltılmasına doğrudan katkı sağlıyoruz. 2026 ve sonrasında enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odağında büyümeyi hedefliyoruz. Yerli üretim kapasitemizi artırarak hem Türkiye’de hem ihracat pazarlarında daha güçlü bir konum almayı, özellikle renovasyon ve enerji dönüşüm projelerinde daha aktif rol üstlenmeyi planlıyoruz.” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mikro-Mimarlık %30 Verim Vadediyor Haber

Mikro-Mimarlık %30 Verim Vadediyor

Bugün mesele daha küçük alanlar üretmek değil; sınırlı alan içinde daha nitelikli yaşam kurguları oluşturmak. Mikro-mimarlık, estetik bir tercih olmanın ötesinde; mekânın kullanım potansiyelini artırmaya odaklanan bir tasarım yaklaşımıdır… Aura Design Kurucusu ve Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Cingi Yurdakul’a göre, şehirlerde kişi başına düşen yaşam alanı azalırken, doğru planlama kararları ile %30’a varan alan verimliliği elde edilebilmektedir. Türkiye’de özellikle büyük şehirlerde 50–75 m² aralığındaki konutların oranı %40 seviyelerine yaklaşmaktadır. Bu değişim; hane yapısındaki dönüşüm, bireysel yaşam senaryolarının çeşitlenmesi ve konut erişilebilirliği ile doğrudan ilişkilidir. TÜRKİYE'DE DEĞİŞEN KONUT PROFİLİ Bu ölçekte tasarım, yalnızca küçülme değil; mekânsal organizasyonun yeniden tanımlanması anlamına gelir: Modüler ve çok amaçlı mobilyalar ile %20–25 oranında ek kullanım potansiyeli oluşturulabilir. 35-45 m² aralığındaki yaşam birimleri, farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayan esnek kurgular sunar. Özel depolama çözümleri, mekânın fiziksel sınırlarını değil, kullanım kapasitesini belirleyici hale getirir. Küçülen yapı ölçeği, doğrudan kaynak kullanımı ve enerji performansı üzerinde etkili olur. Daha kompakt yapılar: Daha düşük enerji tüketimi ile işletme verimliliğini artırır. Daha az malzeme kullanımı ile yapım sürecinin çevresel etkisini azaltır. Kent ölçeğinde altyapı yükünü dengeler. Bu çerçevede sürdürülebilirlik, tasarımın sonucu değil; başlangıç kararlarının bir parçasıdır. MEKÂNSAL KALİTE VE KARAR DİSİPLİNİ “Artık alan büyüklüğünü değil, mekânsal verimliliği konuşuyoruz. Kullanıcının ihtiyaçlarına yanıt veren esnek ve dönüşebilir alanlar tasarlamak, mimarlığın temel sorumluluklarından biri haline geliyor.” Mikro-mimarlık; tek kişilik haneler, genç profesyoneller ve esnek yaşam modellerini benimseyen kullanıcılar için erişilebilir çözümler üretir. Ancak etkisi yalnızca kullanıcı tercihleri ile sınırlı değildir. Bu yaklaşım, konut tipolojilerini yeniden tanımlarken; proje geliştirme stratejileri ve kentsel planlama kararları üzerinde de belirleyici bir rol üstlenmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.