Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Piyasaları

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Piyasaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Piyasaları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enerjisa Üretim Power MBA’de 5. Dönem Tamamlandı Haber

Enerjisa Üretim Power MBA’de 5. Dönem Tamamlandı

Enerji dönüşümünün hız kazandığı, yeni teknolojilerin ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımların sektör dinamiklerini yeniden tanımladığı bir dönemde Enerjisa Üretim, geliştirdiği yenilikçi projeler ve uzmanlık birikimiyle sektöre yön vermeyi sürdürüyor. Şirket, Power MBA Profesyonel Gelişim Programı ile sektörün ihtiyaç duyduğu liderlik, uzmanlık ve stratejik bakış açısının güçlenmesine katkı sunarak sektörün dönüşümünü desteklemeye devam ediyor. Disiplinler arası bir gelişim yolculuğu Sabancı Üniversitesi EDU iş birliğiyle hayata geçirilen ve bu yıl beşinci dönemini tamamlayan Power MBA Programı, enerji sektörünün dönüşen ihtiyaçlarına yanıt verecek yetkinlikleri geliştirmeyi amaçlayan kapsamlı yapısıyla öne çıktı. 24 farklı kurumdan 48 profesyoneli ortak bir gelişim platformunda buluşturan program, toplam 120 saatlik eğitim içeriğiyle katılımcılara enerji sektörünün teknik, finansal, stratejik ve sürdürülebilirlik boyutlarını bütüncül bir perspektifle değerlendirme imkânı sundu. Kamu ve özel sektörden geniş bir katılımcı profiline sahip olan programda; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, EPİAŞ, TEİAŞ, DSİ gibi kurumların yanı sıra enerji, sanayi ve finans alanlarında faaliyet gösteren birçok şirketten profesyoneller yer aldı. Kamu ve özel sektörden geniş bir katılımcı profiline sahip olan ve 39 mezun veren programda; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, EPİAŞ, TEİAŞ, DSİ gibi kurumların yanı sıra enerji, sanayi ve finans alanlarında faaliyet gösteren birçok şirketten profesyoneller yer aldı. Enerjisa Üretim çalışanlarının da dahil olduğu program, farklı disiplinlerden uzmanları, ortak bir öğrenme ve deneyim paylaşımı platformunda buluşturdu. 4 Modül ve 44 Eğitmenle Güçlenen Program Dört modülden oluşan Power MBA programı, enerji arz ve talebi, enerji yönetimi, proje finansmanı, enerji piyasaları, sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, enerji depolama teknolojileri, hidrojen, dijitalleşme, yapay zekâ uygulamaları, siber güvenlik, portföy yönetimi ve yetenek yönetimi gibi enerji sektörünün yeni dönem öncelikleri arasında yer alan kritik başlıklara odaklandı. Program boyunca katılımcılar, enerji sektörünün önde gelen akademisyenleri, sektör profesyonelleri ve Enerjisa Üretim liderleri dahil olmak üzere toplam 44 eğitmen tarafından eğitim alma fırsatı yakaladı. Bu dönem programa eklenen EDU Session oturumlarıyla, katılımcılar moderatör eşliğinde enerji sektörüne ilişkin güncel konuları ve program boyunca ele alınan başlıkları daha serbest ve etkileşimli bir ortamda değerlendirme imkânı buldu. Programın ayrılmaz bir parçası olan Reflection Session’larda ise katılımcıların eğitimlerden elde ettikleri kazanımları değerlendirmeleri, içgörülerini paylaşmaları ve farklı bakış açıları geliştirmeleri desteklendi. Power MBA kapsamında gerçekleştirilen networking etkinlikleri, vaka çalışmaları ve Bandırma Enerji Üssü teknik gezisi gibi uygulamalı deneyimler ise katılımcıların teorik bilgilerini sahadaki uygulamalarla birleştirmelerine olanak sağladı. “Enerji dönüşümünün merkezinde yetkinlik ve gelişim var” Power MBA’in, aynı zamanda enerji ekosistemine değer katacak liderlerin yetişmesine katkı sunan güçlü bir yetkinlik kazanım platformu olduğunu belirten Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale “Enerji sektörü bugün teknolojik bir dönüşüm yaşarken aynı zamanda yeni yetkinlikler, yeni liderlik anlayışları ve disiplinler arası iş birlikleri gerektiren kapsamlı bir değişimden geçiyor. Power MBA programımızla beş yıldır sektörün farklı paydaşlarını aynı gelişim yolculuğunda bir araya getiriyor, bilgi paylaşımını ve ortak öğrenme kültürünü güçlendiriyoruz. Bu yıl başarıyla tamamlanan programımız, farklı kurum ve uzmanlık alanlarından profesyoneller arasında güçlü bir etkileşim ortamı oluştururken, katılımcıların stratejik bakış açılarını ve liderlik yetkinliklerini geliştirmelerine katkı sağladı. Teknik uzmanlığı bütüncül bir sektör perspektifiyle buluşturan bu güçlü topluluğun, Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümünde önemli roller üstleneceğine inanıyoruz. Enerji sektörünün geleceğinde fark yaratacak olanın, teknik bilginin yanı sıra, farklı bakış açılarını bir araya getirerek değer üretebilen insanlar olduğuna inanıyor; bu alandaki yatırımlarımızı sürdürmeye devam ediyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

COP31 Ev Sahipliği, Türkiye’nin Enerji Dönüşümünde Stratejik Bir Aşama Haber

COP31 Ev Sahipliği, Türkiye’nin Enerji Dönüşümünde Stratejik Bir Aşama

TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden “Bu önemli organizasyonun rüzgar enerjisi sektörüne ve Türkiye’nin temiz enerji hedeflerine büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz.” dedi. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasında iklim politikası alanında son dönemde kaydettiği gelişmeler belirleyici oldu. Türkiye’nin yeni Ulusal Katkı Beyanı (NDC) geçtiğimiz günlerde yayımlanarak güncellenmiş; 2030 yılına yönelik karbon emisyon projeksiyonu güçlü şekilde aşağı yönlü revize edilmişti. Buna göre Türkiye, 2030 yılı için öngörülen emisyon artışından %41’e kadar azaltım taahhüt etmiş ve 2030 yılına ilişkin hedef değerini yaklaşık 500 milyon ton CO₂e seviyesine çekmiştir. Bu gelişme, Türkiye’nin iklim değişikliği alanında atmakta olduğu adımların uluslararası arenada karşılık bulduğunu göstermektedir. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından açıklanan 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi ve 2035 Yenilenebilir Enerji Yol Haritası, COP31 sürecinin temel politika eksenlerini oluşturacaktır. 2022 yılından bu yana yenilenebilir enerji projelerinin lisanssız üretim, YEKA mekanizması ve diğer yatırım modelleri ile desteklenmesi; rüzgar enerjisi sektörünün tedarik zincirinden sanayisine kadar güçlenmesi; ve Türkiye’nin 15 GW’a yaklaşan rüzgar kurulu gücü, Türkiye’yi Avrupa'nın önde gelen üretim merkezlerinden biri haline getirmiştir. COP31, bu birikimin küresel ölçekte tanıtılması ve yatırım fırsatlarının genişlemesi açısından stratejik bir eşiktir. İKLİM POLİTİKASINDA SON GELİŞMELER COP31 SÜRECİNİ GÜÇLENDİRİYOR Türkiye’nin COP31'e ev sahipliği yapmasında iklim değişikliği alanında yürütülen hazırlıkların ve politika dönüşümünün önemli bir etkisi bulunmaktadır. Bu kapsamda, Yeni Ulusal Katkı Beyanı’nın yayımlanması, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çalışmalarıyla yürürlüğe giren iklim kanunu ve buna bağlı olarak İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından uygulanacak ulusal ve yerel eylem planları, sera gazı azaltımı ve karbon fiyatlama faaliyetleri, Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) çalışmalarının hızlanması, CBAM uyumu ve yeşil dönüşüm finansman mekanizmalarının çeşitlenmesi Türkiye’nin uluslararası iklim politikalarındaki konumunu güçlendirecektir. RÜZGAR ENERJİSİ DEĞER ZİNCİRİ VE 2035 YOL HARİTASI Türkiye’nin 2035 Yenilenebilir Enerji Planı doğrultusunda geliştirilen çerçeve, rüzgar enerjisinin enerji dönüşümündeki kritik rolünü ortaya koymaktadır. Türkiye’de türbin kuleleri, kanatları, jeneratörleri ve diğer ekipmanların üretildiği güçlü bir sanayi altyapısı bulunmaktadır. COP31, bu değer zincirinin uluslararası yatırımcılar ve karar vericiler tarafından daha yakından tanınmasını sağlayacak benzersiz bir fırsat sunmaktadır. Deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisi özelinde ise konferans, daha çok gerekli teknoloji, finansman ve düzenleme modellerinin tartışılacağı stratejik bir vitrin niteliği taşıyacak. Bu alanda Türkiye’nin potansiyelinin uluslararası paydaşlarla değerlendirilmesi bekleniyor. ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE POLİTİKA VE PİYASA GELİŞİMİ Tüm dünyada hızlı bir dönüşümden geçen enerji piyasaları açısından yenilenebilir enerji yatırımlarının ölçeklenmesi ve düşük karbonlu sanayi dönüşümünün desteklenmesi kritik önem taşımaktadır. COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olması, enerji sektöründe; yeşil dönüşüm politikalarının güçlenmesi, finansman kaynaklarının çeşitlenmesi ve emisyon azaltım hedeflerinin daha somut bir çerçeveye oturması gibi alanlarda önemli etkiler yaratacaktır. Türkiye’de son dönemde gelişen rüzgar enerjisi değer zinciri, yerli üretim kapasitesi ve ihracat potansiyeli ile bu dönüşümün temel yapı taşlarından birini oluşturmaktadır. COP31, TÜRKİYE’NİN ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN TEMEL UNSURU COP31’in Türkiye’de düzenlenmesiyle birlikte, yenilenebilir enerji ve rüzgar enerjisi yatırımlarının hızlanması beklenmektedir. TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden, COP31’in önemine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “COP31’in ülkemizde düzenlenecek olması, Türkiye’nin enerji dönüşümündeki kararlılığını uluslararası arenaya güçlü biçimde taşıyan tarihi bir adımdır. 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimiz, yeni Ulusal Katkı Beyanı’mız ve 2035 Yenilenebilir Enerji Yol Haritası ile uyumlu şekilde gelişen rüzgar enerjisi sektörümüz COP31 sayesinde uluslararası yatırımcılar tarafından daha görünür hale gelecektir. TÜREB olarak bu sürece katkı sunmaya ve Türkiye’nin enerji dönüşümünü hızlandıracak iş birliklerini desteklemeye hazırız.” TÜRKİYE’NİN TEMİZ ENERJİ GELECEĞİNE YÖN VEREN BİR SÜREÇ COP31’in Türkiye’ye önemli kazanımlar sağlaması beklenmektedir. Konferansın hazırlık süreci, enerji arz güvenliğinden sanayinin karbonsuzlaşmasına; teknoloji transferinden uluslararası iş birliklerine kadar geniş bir yelpazede yeni fırsatlar oluşturacaktır. Türkiye’nin rüzgar enerjisi ekosistemi de bu süreçte güçlü bir şekilde konumlanacaktır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.