Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Politikaları

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Politikaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Politikaları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Global Energy Monitor Raporu Kömür Enerjisindeki Çelişkiyi Ortaya Koydu Haber

Global Energy Monitor Raporu Kömür Enerjisindeki Çelişkiyi Ortaya Koydu

Dünyadaki kömür santrallerinin durumuna ilişkin en kapsamlı rapor olan ve bu yıl 11. kez yayımlanan “Yükseliş ve Çöküş 2026” raporuna göre, 2025 yılında küresel kömür kurulu gücü yüzde 3,5 arttı, ancak kömürden sağlanan elektrik üretimi yüzde 0,6 azaldı. Bu ayrışma, en belirgin şekilde kömürlü termik santrali inşaatlarının yüzde 95’inin gerçekleştiği Çin ve Hindistan'da görüldü. Buralarda rekor kıran rüzgar ve güneş enerjisi kapasite artışları, santral kurulumlarının son on yılın en yüksek seviyesine ulaşmasına rağmen kömürü devre dışı bırakarak yeni talebin neredeyse tamamını karşıladı. Rapora göre kömür kullanımında kalıcı bir dönüşüm başladı. En kirli fosil yakıt olan kömürden uzaklaşma eğiliminin, Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik gelişmelerin yol açtığı kısa vadeli enerji piyasası dalgalanmalarından çok daha kalıcı olduğu vurgulanıyor. Latin Amerika 2025'te yeni kömür santrali inşa etmeme kararı alan bölge statüsüne ulaştı ve Güney Kore kömürü tamamen terk etme taahhüdünde bulundu. Global Energy Monitor’un Küresel Kömür Santrali Takip Sistemi Proje Yöneticisi Christine Shearer, şöyle konuştu: “2025 yılında dünya daha fazla kömür santrali inşa etti, ancak kömür kullanımını azalttı. Gelişmeler de tek bir bölgede yoğunlaştı; kömürlü termik santrali inşaatlarının %95’i şu anda Çin ve Hindistan’da gerçekleşiyor ve bu ülkeler bile kömürü yerinden edecek kadar hızlı bir şekilde güneş ve rüzgâr enerjisi tesisleri inşa ediyor. 2026’ya doğru ilerlerken karşımıza çıkan temel zorluk, alternatiflerin bulunmaması değil, enerji sistemleri kömürden giderek uzaklaşırken bile kömürü gerekli gören politikaların devam etmesidir.” Türkiye kömürü “zirvede” bırakmalı COP31’e ev sahipliği ve başkanlık yapacak Türkiye’de, 2015 yılında 70’in üzerinde olan kömürlü termik santrali projesinden geriye yalnızca Afşin ve Elbistan A kömürlü termik santraline eklenmek istenen iki ünite projesi kaldı. Bu projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararına yönelik açılan davada, bilirkişi heyeti, projenin kamu yararı taşımadığı sonucuna vardı. Şubat 2026’da sunulan ikinci bilirkişi raporu da projenin “uygun olmadığı” yönündeki değerlendirmeyi teyit etti. Sivil toplum örgütleri, COP31 Başkanı Türkiye’nin kömürü “zirvede” bırakarak değişimi evinde başlatmasını talep ediyor. Fosil Yakıtların Ötesi Ağı (Beyond Fossil Fuels) Kampanyacısı Duygu Kutluay şöyle konuştu: “Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacağı ve başkanlığını üstleneceği bir yılda hâlâ yeni kömürlü termik santrallerde ısrar etmesi son derece kaygı verici. Sadece iklim eylemi değil enerji güvenliği açısından da güçlü bir liderliğin gerektiği bu dönemde Türkiye, kömür başta olmak üzere fosil yakıtlardan uzaklaşmaya dair net planlar ortaya koyarak, doğayla uyumlu, toplumun parçası olarak yarar sağlayabileceği tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarına dair bir enerji sistemine dayalı enerji dönüşümünü planlamalı. Kamu kaynaklarıyla gerileyen bir sektörü ayakta tutmaya çalışmak bu dönüşümü sadece geciktiriyor ve kıymetli kamu kaynaklarının halkı desteklemek yerine şirketleri ayakta tutmaya çalışarak israf olmasına neden oluyor. Anlamlı bir COP başkanlığı için Türkiye’nin atacağı en net adım, kömürü zirvede bırakmak olacaktır.” Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Elif Cansu İlhan şöyle konuştu: “İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’na (COP) ilk kez başkanlık yapacak olması sebebiyle, uluslararası iklim gündeminde gözlerin Türkiye üzerinde olduğu bir yıldayız. Türkiye, kalan son termik santral projesi olan Afşin-Elbistan A’nın ek ünitelerini iptal ederek COP31 başkanlığına güçlü bir başlangıç yapabilir. Yeni kömür santrali projesi kalmaması önemli bir adım olsa da, ülkenin asıl ihtiyacı, devlet teşvikleriyle ayakta kalabilen ve yüksek arıza oranıyla çalışan termik santral filosu için kademeli bir kapatma programı. Adil geçiş ilkeleri çerçevesinde oluşturulacak bir kömürden çıkış programı, iklim hedefleri ve enerji güvenliği açısından öneminin yanında, kömür bölgelerinde istihdam ve kalkınmayı destekleyerek bölge halklarının refah düzeyini artırabilir ve ülke ekonomisini destekleyebilir.” 2025’in başlıca gelişmeleri şöyle: 2025’te dünya çapında kömürlü termik santrallerden elektrik üretimi gerilemesine rağmen toplam kömürlü termik santrali kurulu gücü artışını sürdürdü. Küresel kurulu güç %3,5 oranında artarken, kömürden üretilen elektrik %0,6 azaldı; bu durum, kurulu güç ile fiilî üretim arasındaki farkın giderek açıldığını ortaya koydu.Kömürden elektrik üretimindeki en belirgin düşüşler, yüksek düzeyde yeni kapasite devreye alınmasına rağmen Çin ve Hindistan’da gerçekleşti. Çin’de kömür kurulu gücü %6 artarken üretim %1,2 azaldı. Hindistan’da ise kurulu güç %3,8 artmasına rağmen üretim %2,9 geriledi. Her iki ülkede de rüzgâr ve güneş enerjisi, artan talebin büyük bölümünü karşılayarak kapasite artışı ile üretim düşüşü arasındaki farkın büyümesine katkı sağladı.Çin’de 2025 yılında yeni ve yeniden gündeme alınan kömürlü termik santrali projeleri toplam 161,7 GW ile tarihsel bir zirveye ulaştı. Ülkede proje aşamasında bulunan kömür kurulu gücü 500 GW’ın üzerinde.Hindistan’da 2025 yılında 27,9 GW yeni ve yeniden gündeme alınan kömürlü termik santrali projesi mevcut. Ülkede inşaat öncesi planlama aşamasında 107,3 GW, inşaat halinde ise 23,5 GW kurulu güç bulunuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde kaydedilen rekor artışlar sonucunda toplam kurulu gücün yarısından fazlası fosil yakıt dışı kaynaklara kaymış olmakla birlikte, Hindistan hükümeti önümüzdeki yedi yıl içinde 100 GW ilave kömür kapasitesi hedefi belirledi.Küresel ölçekte 2025 yılında kapatılması planlanan kömürlü termik santral ünitelerinin yaklaşık %70’i planlandığı şekilde kapatılmadı. Bu oran, Avrupa Birliği’nde %69, ABD’de ise %59 seviyesinde. AB’de resmi kömürden çıkış taahhütleri sürmekle birlikte, gecikmeler büyük ölçüde 2022–2023 enerji krizi sırasında alınan erteleme kararlarının devamı niteliğinde. ABD’de ise santral kapatmalarının ertelenmesi, federal düzeyde alınan kararlarla eski kömürlü termik santrallerinin işletmede tutulmasına yönelik doğrudan müdahalelerle ilişkili.Çin ve Hindistan dışındaki kömürlü termik santrali inşaatları, 2025 yılında küresel inşaat kapasitesinin sadece %5'ine gerileyerek rekor seviyede düştü.Endonezya’da kömürlü termik santrali filosu 2025 yılında %7 oranında büyüdü; bu artışın yaklaşık dörtte biri nikel ve alüminyum işleme faaliyetlerine hizmet eden özel kömürlü termik santrallerinden kaynaklanıyor. Ülke ayrıca, toplam 11 GW düzeyindeki önerilen kurulu güç ile Çin ve Hindistan’ın ardından küresel ölçekte üçüncü sırada yer alıyor.Türkiye’de, ülkenin yaklaşan COP31 iklim konferansına ev sahipliği ve başkanlığı hazırlıkları sürerken, 2015 yılında 70’in üzerinde olan kömür santrali projesinden geriye yalnızca bir aktif proje kaldı.Hindistan dışındaki Güney Asya ülkelerinde kömür arzı büyük ölçüde ithalata bağımlı kalmaya devam ediyor. Pakistan, fosil yakıt piyasalarındaki dalgalanmalara karşı daha istikrarlı bir alternatif sunan dağıtık güneş enerjisini hızla yaygınlaştırırken; Bangladeş, fosil yakıt tedariki ve teknik altyapıya ilişkin sorunlarla karşı karşıya kaldı ve henüz kayda değer bir yenilenebilir enerji kapasitesi oluşturamadı.Endonezya dışındaki Güneydoğu Asya’da devreye alınan yeni kömür kurulu gücü üst üste üçüncü yıl düşüş gösterdi. Bununla birlikte, 2026 yılında beklenen gaz arz kesintileri bazı ülkeleri mevcut kömür kapasitesine daha fazla bağımlı hale getirme riski taşıyor.Afrika kıtasında ise kömür projeleri ağırlıklı olarak Zimbabve ve Zambiya’da yoğunlaşmakta olup, bu iki ülke bölgedeki yeni kömür projelerinin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Global Energy Monitor’un yanı sıra, raporun ortak yazarları arasında The Africa Just Transition Network (AJTN), ARAYARA International Institute, Bangladesh Working Group on Ecology and Development (BWGED), CEE Bankwatch Network, Beyond Fossil Fuels, Centre for Research on Energy and Clean Air (CREA), Chile Sustentable, Climate Action Network (CAN) Europe, Coastal Livelihood and Environmental Action Network (CLEAN), Dhoritri Rokhhay Amra (DHORA), E3G, The Institute of Lawyers for the Protection of the Environment (INSAPROMA), Kiko Network, POLEN Transiciones Justas, Policy Research Institute for Equitable Development (PRIED), Razom We Stand, Reclaim Finance, Solutions for Our Climate (SFOC), Trend Asia, and Waterkeepers Bangladesh (WKB) yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SOCAR Energy School   Dördüncü Dönem Mezunlarını Verdi Haber

SOCAR Energy School  Dördüncü Dönem Mezunlarını Verdi

On iki hafta süren program boyunca katılımcılar; enerji piyasalarının işleyişinden küresel arz-talep dengelerine, sürdürülebilirlik uygulamalarından yenilenebilir enerji teknolojilerine kadar geniş bir perspektifte eğitim aldı. Teknik içeriklerin yanı sıra liderlik, stratejik düşünme ve karar alma süreçlerine yönelik modüllerle desteklenen program, katılımcıların çok boyutlu bir bakış açısı kazanmasına katkı sağladı. SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici’ninkatılımlarıyla düzenlenen törende, programı başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları verildi. Ulusal ve uluslararası akademisyenlerin yanı sıra sektörün önde gelen uzmanlarının katkı sunduğu SOCAR Energy School kapsamında; enerji politikaları, arz güvenliği, enerji verimliliği, dijitalleşme ve sektördeki dönüşüm dinamikleri gibi kritik başlıklar ele alındı. Program süresince gerçekleştirilen paneller, vaka analizleri ve etkileşimli oturumlar sayesinde katılımcılar, teorik bilgiyi uygulamaya dönüştürme fırsatı buldu. Törende konuşan SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, enerji sektörünün geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Enerji sektörü, küresel ölçekte hızlı ve çok katmanlı bir değişim sürecinden geçiyor. Bu dönüşüme uyum sağlayabilen, analitik düşünme yetkinliği güçlü ve yenilikçi bakış açısına sahip insan kaynağı, sektörün geleceği açısından kritik önem taşıyor. SOCAR Energy School ile bu alanda sürdürülebilir bir değer yaratmayı ve sektörün gelişimine katkı sunmayı hedefliyoruz.” Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ise konuşmasında akademi-sanayi iş birliğinin önemine vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu: “Bilginin hızla dönüştüğü günümüzde, farklı disiplinleri bir araya getiren ve uygulama odaklı öğrenmeyi teşvik eden programlar büyük önem taşıyor. SOCAR Energy School, bu yaklaşımı başarıyla hayata geçiren güçlü bir iş birliği modelidir. Bu değerli programın bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz.” Farklı sektörlerden profesyonelleri ortak bir öğrenme platformunda buluşturan SOCAR Energy School, katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda stratejik bakış açısı ve güçlü bir profesyonel ağ kazandırmayı amaçlıyor. Program mezunları, edindikleri bilgi ve deneyimi kendi kurumlarına ve sektöre değer katacak şekilde kullanma fırsatı elde ediyor. SOCAR Energy School, bugüne kadar gerçekleştirdiği programlarla enerji sektöründe yetkin insan kaynağının gelişimine katkı sağlamaya ve akademi-sanayi iş birliğinin başarılı örneklerinden biri olmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Global Turks Vakfı ve SOCAR Türkiye’den İstanbul’da XCHANGE Serisinin İlk Buluşması Haber

Global Turks Vakfı ve SOCAR Türkiye’den İstanbul’da XCHANGE Serisinin İlk Buluşması

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol’un katılımıyla düzenlenen etkinlikte enerji sektöründeki küresel dönüşüm, jeopolitik gelişmeler ve geleceğin enerji politikaları ele alındı. Global Turks Vakfı’nın bilgi paylaşımını ve küresel etkileşimi güçlendirmek amacıyla düzenlediği XCHANGE serisinin 2026 yılındaki ilk etkinliği, vakfın anchor sponsorlarından SOCAR Türkiye’nin ev sahipliğinde SOCAR Türkiye’nin Merkez Ofisi’nde gerçekleştirildi. Global Turks Vakfı kurucuları, mütevelli heyeti ve onur kurulu üyelerinin yanı sıra iş dünyası, akademi ve sivil toplumdan seçkin davetlilerin katıldığı etkinlik, enerji sektöründeki küresel dönüşüm ve güncel jeopolitik gelişmelerin ele alındığı önemli bir buluşmaya sahne oldu. Etkinliğin açılış konuşmaları Global Turks Vakfı Kurucusu ve Başkanı Ayşegül Aydın Dicle ile SOCAR Türkiye CEO Kıdemli Danışmanı ve Global Turks Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Irgıt tarafından gerçekleştirildi. Program kapsamında ayrıca T.C. Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay da bir konuşma yaparak katılımcılara hitap etti. Etkinliğin ana bölümünde ise Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol, SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov moderasyonunda gerçekleştirilen fireside chat formatındaki söyleşide enerji sektöründeki küresel dönüşüm, enerji güvenliği ve jeopolitik gelişmeler üzerine değerlendirmelerini paylaştı. Program, katılımcıların sorularının ardından gerçekleşen networking bölümü ile tamamlandı. Etkinlik kapsamında ayrıca Aralık ayında düzenlenecek Global Turks Vakfı Gala etkinliğinde Global Turks Ödülü’nün Dr. Fatih Birol’a takdim edileceği de duyuruldu. Global Turks Vakfı Kurucusu ve Başkanı Ayşegül Aydın Dicle “Global Turks Vakfı olarak XCHANGE serisi ile dünyanın farklı bölgelerinde başarıyla faaliyet gösteren Türkleri, düşünce liderlerini ve kurumları bir araya getirerek bilgi paylaşımını ve küresel etkileşimi güçlendirmeyi amaçlıyoruz. SOCAR Türkiye ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz bu ilk buluşmada enerji sektörünün küresel dönüşümünü böylesine değerli isimlerle ele almak bizim için son derece kıymetli.” dedi. SOCAR Türkiye CEO Kıdemli Danışmanı ve Global Turks Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Irgıt “Enerji sektörü küresel ölçekte önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümü farklı perspektiflerden ele alabilmek ve sektörün geleceğine dair fikir alışverişi yapılabilecek platformlar oluşturmak büyük önem taşıyor. SOCAR Türkiye olarak Global Turks Vakfı ile birlikte bu tür diyalog ortamlarına katkı sunmaktan memnuniyet duyuyoruz.” dedi. Konuk konuşmacı Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol da “Enerji güvenliği, temiz enerji dönüşümü ve küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler önümüzdeki yıllarda ülkelerin ekonomi ve dış politika gündemlerinde önemli rol oynamaya devam edecek. Bu konuları farklı sektörlerden temsilcilerle tartışmak ve fikir alışverişinde bulunmak son derece değerli.” diyerek görüşlerini paylaştı. Global Turks Vakfı, dünyanın farklı bölgelerinde başarıyla faaliyet gösteren Türkleri, düşünce liderlerini ve kurumları bir araya getirerek bilgi paylaşımını ve küresel etkileşimi güçlendirmeye yönelik etkinlik ve programlarını yıl boyunca sürdürmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2. Enerjinin Geleceği ve Depolama Kongresi’ Ankara’da Gerçekleşecek  Haber

2. Enerjinin Geleceği ve Depolama Kongresi’ Ankara’da Gerçekleşecek 

Pandemi dönemiyle birlikte küresel ölçekte enerji arz güvenliği, tıpkı gıda ve tarım kadar kritik bir öncelik haline geldi. Bu süreç, enerji sektörünü yalnızca üretim ve tüketim dengesi açısından değil, aynı zamanda teknolojik sürdürülebilirlik ve verimlilik boyutunda da yeniden şekillendirdi. Enerji depolama sistemleri, yenilenebilir enerji kaynaklarının kesintisiz ve dengeli biçimde sisteme entegrasyonunu mümkün kılarak hem arz güvenliğini güçlendirmekte hem de sıfır emisyon hedeflerine ulaşmada kilit bir rol üstlenmektedir. Türkiye de sahip olduğu coğrafi avantajlar, nitelikli iş gücü ve gelişmiş sanayi altyapısı ile bu dönüşüm sürecinde bölgesel bir merkez olma yolunda hızla ilerlemektedir. Kapsamlı içeriğiyle sektörün geleceğine yön verecek Kongre kapsamında enerji ve depolama ekosisteminin tüm bileşenleri, üretimden yatırım politikalarına kadar çok yönlü bir bakış açısıyla ele alınacak. Açılış oturumu dahil toplam 8 ayrı oturum düzenlenecek. Bu oturumlarda, küresel enerji dönüşümüyle uyumlu şekilde Türkiye’nin politik, teknik ve ekonomik stratejileri derinlemesine tartışılacak. Kongrenin ana başlıkları arasında şunlar yer alıyor: Enerji politikaları, regülasyonlar ve yeni yasal çerçeveler Depolamalı RES ve GES yatırımlarında güncel eğilimler Batarya teknolojilerindeki yenilikler, yerli üretim kapasitesi ve tedarik zinciri stratejileri Finansman modelleri, yatırım fırsatları ve yeni gelir dinamikleri Karbonsuz ekonomi hedefleri doğrultusunda sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü vizyonu. Bu yılki kongrede, Cumhurbaşkanlığı, TBMM Enerji Komisyonu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, EPDK ve diğer kamu kurumlarının üst düzey yöneticileri ile birlikte, enerji sektörünün önde gelen özel sektör temsilcileri, yatırımcılar, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri konuşmacı olarak yer alacak. “Türkiye’nin bölgesel üs olma hedefi adım adım gerçekleşiyor” EDEDER Başkanı Doğa Can Bayram, enerji depolamanın sadece teknolojik bir gelişme değil, aynı zamanda enerji arz güvenliğinin sürdürülebilirliğini sağlayan stratejik bir unsur olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Kısa tarihçemize rağmen, EDEDER olarak Türkiye’nin batarya ve enerji depolama teknolojilerinde bölgesel bir üs haline gelmesi yolunda önemli adımlar attık. Bu kongreyi, sektörün tüm paydaşlarını ortak bir hedef etrafında buluşturmak, fikir alışverişini artırmak ve ülkemizin bu alandaki konumunu güçlendirmek amacıyla sürdürüyoruz. Türkiye, jeopolitik avantajları, üretim kapasitesi, yatırım iştahı yüksek sanayicileri ve nitelikli iş gücüyle bu alanda liderlik potansiyelini her geçen gün daha da pekiştiriyor. Amacımız, bu süreci hızlandırmak ve enerji depolama alanında Türkiye’nin küresel ölçekte referans noktası haline gelmesine katkı sağlamak.” Yenilenebilir enerji kapasitesi hızla artıyor Türkiye’nin enerji kurulu gücü Eylül 2025 itibarıyla 120 bin MW’ı aşarken, yenilenebilir enerji kaynaklı kurulu güç 75 bin MW seviyesine ulaştı. Bu oran, toplam kapasitenin yüzde 60’ına yakınının yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını gösteriyor. Yenilenebilir enerji üretimindeki bu artış, doğası gereği “dalgalı” bir yapıya sahip olduğu için, enerji sisteminde istikrar ve süreklilik ancak gelişmiş depolama çözümleriyle mümkün hale geliyor. Bu bağlamda, depolama teknolojileri enerji arz güvenliği, sürdürülebilirlik ve ekonomik verimlilik açısından Türkiye’nin enerji stratejisinde merkezî bir konuma yükselmiş durumda. EDEDER’in misyonu: Türkiye’yi enerji depolamanın bölgesel üssü yapmak EDEDER, küresel enerji dönüşümünün temel unsurlarından biri olan enerji depolama teknolojilerinin gelişimini desteklemek amacıyla kurulmuştur. Dernek, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini uluslararası düzeyde artırmak, yerli üreticileri ve çözüm sağlayıcıları güçlendirmek ve ülkemizi enerji depolama sektöründe rekabetçi bir merkez haline getirmek hedefiyle çalışmalarını sürdürmektedir. EDEDER’in faaliyet alanları arasında: Enerji depolama sistemleri için ulusal standartların belirlenmesi, Konut, endüstriyel ve şebeke ölçekli uygulamalarda kalite kriterlerinin oluşturulması, Kamu, özel sektör ve akademi arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, İnovasyonun teşvik edilmesi ve çevresel etkilerin azaltılması, Toplumda enerji depolama farkındalığının artırılması yer almaktadır. EDEDER üyeleri arasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, TEİAŞ, Enerjisa, Kalyon Enerji, Kontrolmatik Teknoloji Enerji ve Mühendislik, İnovat Mühendislik, GlobalENCO Enerji, Akfen Yenilenebilir Enerji, SmartPulse, Maxxen Enerji Sistemleri, Ağaoğlu Enerji Grubu, Galatawind,Solar Storage, Teksan, YEO, ZES, SMT Enerji, Novocycle, Poweron, Kontrrol, HFS Madencilik, General Solar, SolarToday, EnnAg, Akiş Enerji, Batkon, EKOS Electric, Istrich, Renworld, PROFED, GAP Solar, Ardea, Progresiva, Solinved ve Tumurly gibi sektörün öncü kurumları yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.