Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Sektörü

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YEKA GES-2025 Yarışmalarının Sözleşmeleri İmzalandı Haber

YEKA GES-2025 Yarışmalarının Sözleşmeleri İmzalandı

25 Kasım 2025’te gerçekleştirilen YEKA GES-2025 yarışmalarının sözleşmeleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan’ın katılımıyla, Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya ve yarışmayı kazanan firmaların yetkilileri tarafından bugün Bakanlıkta imzalandı. 60 Aylık Süreç Başladı Yarışmayı kazanan şirketler, sözleşme imza tarihinden itibaren ürettikleri elektriği 60 ay süre ile serbest piyasada satabilecek. Daha sonra 20 yıl süreyle üretilen elektrik, kilovatsaat başına 3,25 euro/cent fiyat ile iletim sistemine verilecek. Sözleşmelerin imzalanmasıyla birlikte, firmalar için 60 aylık serbest piyasada satış süreci resmen başlamış oldu. Bakan Yardımcısı Demircan: Devam Edeceğiz İmza töreninde konuşan Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, “Gösterdiğiniz ihtimam ve rekabet, bizi hem devamını getirme açısından umutlandırıyor hem de sektörün bize olan güvenini gösterme açısından kendimizi iyi hissediyoruz. Bakanlık olarak YEKA'ları her yıl en az 2 bin megavat olarak planlamaya devam ediyoruz. Bundan sonra da bu şekilde devam edeceğiz.” dedi. Demircan, YEKA GES-2025 kapsamında ilk yüzer GES kapasitesinin de yatırımcıyla buluştuğunu anımsattı. YEKA’ların enerji sektörü için önemli bir iş potansiyeli olduğunu ifade eden Demircan, yatırımların hayırlı ve uğurlu olması temennisinde de bulundu. 102 Milyon Euro Katkı Bedeli Bolu, Erzurum, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mardin, Van ve Manisa’da bulunan toplam 650 MW kapasiteli 8 adet bağlantı kapasitesi, yapılan yarışmaların ardından yatırımcılara tahsis edilmişti. Söz konusu yarışmaların neticesinde de toplamda yaklaşık 102 milyon Euro’luk bir katkı bedeli sağlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yenilenebilir Enerjinin Geleceği   Siber Güvenlikten Geçiyor  Haber

Yenilenebilir Enerjinin Geleceği  Siber Güvenlikten Geçiyor 

Siber güvenlik şirketi ESET, yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren KOBİ’ler için siber güvenliğin artık bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu vurguladı. Yenilenebilir enerji sektörü hızlı ilerliyor. Dünya çapında, küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler), güneş enerjisi girişimlerinden topluluk rüzgâr enerjisi geliştiricilerine ve dijital şebeke yenilikçilerine kadar temiz enerjiye geçişi destekleyen yeniliklere öncülük ediyor. Ölçeklendirme yarışında, bu firmaların çoğu kendilerini ve icatlarını tehlikeli bir şekilde riske atıyor. Bir proje geliştiricisine veya hizmet sağlayıcısına yönelik tek bir siber saldırı, finansmanı durdurabilir, kurulumları geciktirebilir ve tüm ekosistemdeki güveni sarsabilir. Enerji sektöründeki siber güvenlik endişeleri büyük kamu hizmetleri etrafında dönüyor ve öncelikle operasyonel teknoloji (OT) risklerine odaklanıyor. Bu anlaşılabilir bir durum çünkü şebeke düzeyinde bir ihlal kaosa neden olur. Bunun en belirgin örneği 2015 yılında Ukrayna'da elektrik şebekesini bozmak için tasarlanmış bilinen bir kötü amaçlı yazılım saldırısıydı. Bu olay, kullanılan kötü amaçlı yazılımın adı olan Industroyer olarak anılır ve endüstriyel kontrol sistemlerini enfekte etmek için özel olarak yazılmış kötü amaçlı yazılımların bir örneğidir. Ancak dikkatler kontrol odaları ve trafo merkezlerine odaklanırken sektörün gerçek zayıf noktası potansiyel olarak gözden kaçırılmaktadır: Sektöre hayati hizmetler sunan KOBİ'lerin BT sistemleri. Bu şirketler tamamen e-posta sunucularına, bulut platformlarına ve müşteri veri tabanlarına bağımlıdır. Bu nedenle saldırganlar, bu şirketleri saldırı için en kolay yol olarak görebilirler. Yenilenebilir enerji alanında yenilik yapan KOBİ'ler benzersiz zorluklarla karşı karşıyadır. Çoğu, ürün ve hizmetlerin yeterince güvenli olmasını sağlayacak şirket içi siber güvenlik uzmanlığına sahip değildir ve işletmenin dayandığı daha düzenli BT hizmetlerinin güvenliğini sağlamaya da odaklanmamaktadır. Önce siber güvenlik Güçlü bir siber güvenlik duruşuna sahip olma ihtiyacını göz ardı etmenin sonucu yıkıcı olabilir; çalışanları kimlik bilgilerini vermeye ikna eden kimlik avı dolandırıcılığı, sessizce yayılan kötü amaçlı yazılım enfeksiyonları, projeleri durma noktasına getiren fidye yazılımı saldırıları ve hatta siber saldırganların şirketin müşterilerine sunduğu ürün ve hizmetlerin tedarik zincirini enfekte etme olasılığı. Yatırımcılar, ortaklar ve düzenleyiciler yakından izlerken basit yapılandırma hataları veya kazara veri sızıntıları bile büyük sonuçlara yol açabilir. Müşteriler, finansörler ve düzenleyiciler, temiz enerji şirketlerinin sadece sürdürülebilirlik değil, aynı zamanda mükemmel bir siber güvenlik duruşu sergilemelerini de giderek daha fazla bekliyor. Burada bir paradoks ortaya çıkıyor; yenilenebilir enerji sektöründeki KOBİ'ler inovasyona odaklanırken çoğu modern siber güvenlik araçlarını benimsemekte tereddüt ediyor. Bazıları maliyetlerden korkarken diğerleri operasyonların karmaşıklaşmasından endişe duyuyor. Ancak harekete geçmemenin riski çok daha büyük. Siber güvenlik, sadece büyük ve zengin kamu hizmetleri kuruluşlarının tekelinde olan bir alan olarak görülmemelidir. Günümüzün araçları, küçük şirketler için erişilebilir, ölçeklenebilir ve pratik olacak şekilde tasarlanmıştır. Şirketlerin içlerinde siber güvenlik konusunda uzman kaynakları bulunmadığı durumlarda, dış kaynaklı çözümler sunan çok sayıda şirket bulunmaktadır. Siber güvenlik için alınacak önlemler Siber güvenlik şirketi ESET, mütevazı adımların bile dayanıklılığı önemli ölçüde artırıp riski azaltabileceğini gördü. İşletmenizin bir sonraki ibret hikâyesi hâline gelmesini önlemek için öncelikle önleme odaklı bir zihniyet benimsemek çok önemlidir. ● En kritik güvenlik açıklarının hızla kapatılması için sağlam yama yönetimi uygulamak, ● Kimlik ve erişim politikalarını sıfır güven yaklaşımıyla güncellemek - ihlal olduğunu varsaymak, en az ayrıcalık politikalarını uygulamak, ● Çok faktörlü kimlik doğrulamayı uygulamak, ● Sunucular, dizüstü bilgisayarlar, bulut hizmetleri ve diğer cihazlar dâhil olmak üzere tüm cihazlara güvenilir güvenlik yazılımı yüklemek, ● En iyi uygulamalara göre hassas dosyaları yedeklemek ve geri yüklemenin denenmiş ve test edilmiş olmasını sağlamak, ● Paydaşlarla birlikte bir olay müdahale planı oluşturmak ve test etmek, ● Ağları ve uç noktaları, güvenlik ihlallerinin erken uyarı işaretleri için sürekli izlemek, ● Personele güncel siber güvenlik farkındalık eğitimi vermek ve kimlik avı simülasyonları gerçekleştirmek; çalışanlar hem şirketin en güçlü varlığı hem de en zayıf halkasıdır. İç uzmanlığa sahip olmayan firmalar için Yönetilen Tespit ve Müdahale (MDR) hizmetleri, uzman güvenlik analistleri tarafından 24 saat izleme ve hızlı müdahale sağlayarak olaylar meydana geldiğinde daha da büyümeden hızlı bir şekilde kontrol altına alınabilmesini sağlar. Güçlü siber güvenlik savunmaları, inovasyon ve büyümeden uzaklaştırmaz; aksine bunları mümkün kılar. KOBİ'lerin yatırımcıların güvenini kazanmasını, AB'nin NIS2 Direktifi gibi çerçeveler altında sıkılaşan düzenleyici gereklilikleri karşılamasını ve start-up'ları bu kadar değerli kılan çevikliği korumalarını sağlar. Şebeke daha akıllı ve daha bağlantılı hâle geldikçe BT ve kritik altyapı arasındaki sınır bulanıklaşıyor. Her KOBİ, daha büyük sistemde çok önemli bir rol oynar ve her boşluk önemli. Temiz enerji, teknolojiye, şebekeye ve geçişi destekleyen şirketlere duyulan güvene bağlıdır. BT veya OT'de siber güvenlik ikinci planda kalırsa bu güven kaybolacaktır. KOBİ'lerin zayıf halka olması için hiçbir mazeret yoktur. Doğru korumalarla, güvenli ve sürdürülebilir bir enerji geleceğinin dayanıklı omurgası olabilirler.

Borusan EnBW Enerji’nin Yeşil Yaka Projesinde Yeni Dönem Başladı Haber

Borusan EnBW Enerji’nin Yeşil Yaka Projesinde Yeni Dönem Başladı

Proje, meslek liselerinin yenilenebilir enerji ve elektrik elektronik bölümlerinde eğitim alan kız öğrencileri hedefliyor, yeşil yaka olarak istihdamlarına yönelik onları yenilenebilir enerji sektörüne hazırlıyor. Sektör tanıtımları, saha gezileri, liderlik ve kişisel gelişim eğitimleri, enerji sektörü mentor buluşmaları, staj imkanları ve burs destekleriyle süreci pekiştiriyor. Borusan Grubu ve Energie Baden-Württemberg AG’nin (EnBW) ortak girişimi Borusan EnBW Enerji, geleceğin yenilenebilir enerji uzmanlarını yetiştirmek için öncü adımlar atıyor. İklim, insan ve inovasyon odaklı sürdürülebilirlik çalışmalarıyla hem çevreye hem de topluma değer katan şirket, artan yeşil yaka yetenek açığının toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde kapanmasına odaklanıyor. Bu doğrultuda 2022 yılında hayata geçirdiği “Kız Öğrencilerin Enerjisi: Yeşil Yaka'nın Yeni Gücü” projesi ile Borusan EnBW Enerji, kız öğrencilerin yenilenebilir enerji santrallerinde saha görevlerinde daha aktif rol almalarını teşvik ediyor. “Kız Öğrencilerin Enerjisi: Yeşil Yaka'nın Yeni Gücü” projesi 3 alanda grupladığı eğitim ve etkinliklerle meslek liselerinde okuyan 9., 10., 11. ve 12. sınıf öğrencilerini hedefliyor. İlk aşamada, yenilenebilir enerji sektörü ve bu sektörde yeşil yaka mesleklerle ilgili farkındalık etkinliğine katılan öğrenciler, yenilenebilir enerji tesislerinin nasıl işletildiğini yerinde deneyimledikleri bir günlük bir saha gezisine katılıyor. İkinci aşamada ise, geliştirilen “Yeşil Yaka Kariyer Patikası” ile yenilenebilir enerji sektöründeki kariyer fırsatlarıyla buluşturan bütüncül bir mentorluk ve kariyer keşif yolculuğuna çıkıyorlar. Bu kapsamda verilen kaygı ve stres yönetimi, çalışma stratejisi belirleme ve uygulama eğitimlerini alan öğrenciler aynı zamanda, özgeçmiş hazırlama, online kariyer platformlarını etkin kullanma ve üniversite tercihlerini daha bilinçli yapmalarına yönelik eğitim ve oturumlarla destekleniyor. Bu eğitimlerle eş zamanlı olarak, öğrenciler enerji profesyonelleriyle doğrudan temas kurdukları, ilham verici rol modellerle tanıştıkları bir mentorluk sürecinden geçiyorlar. Ayrıca, Avrupa Birliği'nin karbonsuzlaşma çerçevesini sunan “Fit for 55” gibi fikir yarışmalarına kurdukları ekiplerle katılan öğrenciler, girişimcilik ve yaratıcılık alanında deneyim kazanıyorlar. Üçüncü aşamada ise, Borusan EnBW Enerji, önceki proje dönemlerinden mezun olan öğrencilerin eğitim hayatlarını yakından takip ediyor ve ihtiyaç duydukları takdirde staj ve iş imkanları sağlıyor. Öğrenciler, “Fit for 55 Challenge Fikir Yarışması”na katıldı Borusan EnBW Enerji, “Yeşil Yakanın Yeni Gücü” programını “Fit for 55 Challenge Fikir Yarışması” ile de destekleyerek genç kızların yeşil dönüşüm sürecinde aktif rol üstlenmesini teşvik ediyor. Yarışma, Avrupa Birliği'nin “Fit for 55” iklim paketi kapsamında, 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını %55 azaltma hedefini tematik çerçeve olarak belirliyor. Katılımcıların, BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden “Erişilebilir ve Temiz Enerji” (Amaç 7), “İklim Eylemi” (Amaç 13) ve “Karasal Yaşam” (Amaç 15) hakkında seçtikleri problemleri ele alıp çözüm bulmaları gerekiyor. “Fit for 55 Challenge Fikir Yarışması” 2025 yılında üç ayrı ilde (Aydın, İzmir, Gaziantep) bulunan üç meslek lisesinde okuyan kız öğrencilerin çevresel farkındalık, sürdürülebilirlik ve yenilikçilik alanlarında aktif düşünme ve çözüm üretme becerilerini geliştirme hedefiyle yola çıktı. Bu yarışma aynı zamanda iletişim, takım çalışması ve problem çözme gibi yetkinlikleri pekiştirmeyi amaçladı. Tüm öğrencilere bir katılım sertifikası verilirken; Borusan EnBW Enerji temsilcilerinden oluşan jüri, en uygulanabilir, en etkili sunum, en yaratıcı ve özgün proje, sürdürülebilirliği en yüksek proje geliştiren dört ekibi ödüllendirdi. Kazananlar şöyle olmuştu: En Uygulanabilir Proje: “Geri Dönüşüm Konusunda Bilinçlendirme ve Farkındalık Oluşturma İçin Web ve Mobil App”, Özel Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Zülfü-Mevlüt Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu LisesiEn Etkili Sunum: “Yeni Enerji Alternatifi, Toryum”, Gaziantep OSB KolejiEn Yaratıcı ve Özgün Proje: “Denizlerdeki Kirliliğe Çözüm Olacak Bir Ürün” Özel Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Zülfü-Mevlüt Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu LisesiSürdürülebilirliği En Yüksek Proje: “Kullanıcı Dostu Ev Tipi Kompost Kiti”, Aydın Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Projenin kapsamı genişliyor, daha fazla kız öğrenciye ulaşılıyor 2024 yılında toplamda 40 kız öğrenciye ulaşılan projede, 2025 yılında yeni okullar eklenerek kapsam genişletildi. 7 okul ve 64 kız öğrencinin dahil olduğu programda, Aydın Efeler Mimar Sinan Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Özel Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Zülfü-Mevlüt Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Özel Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Özel Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Sivas Teknokent Koleji ve Bandırma Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile yeni döneme başlandı. Programa bu sene eklenen “Sürdürülebilirlik ve Yeşil İnovasyon Atölyesi” ile SKA’lar (Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları), sosyal fayda ve sosyal etki kavramları anlatılarak farkındalık kazandırılacak ve programın bir diğer aşaması olan “Fit for 55 Challenge” fikir yarışması için altyapı oluşturulacak.

Zorlu Enerji, Genç Kadınlara Liderlik Yolunu Açıyor Haber

Zorlu Enerji, Genç Kadınlara Liderlik Yolunu Açıyor

Zorlu Enerji, Turkishe ve YeniBirLider iş birliğiyle hayata geçirilen “Liderlikte Kadın Yüz’ü” Programı, genç kadınların liderlik yolculuklarını desteklemeyi amaçlayan bütünsel bir gelişim modeli sunuyor. İstanbul’da düzenlenen lansman etkinliğiyle tanıtılan program, Türkiye’nin farklı bölgelerinden 18–30 yaş aralığındaki 100 genç kadını, 8 ay sürecek yapılandırılmış liderlik yolculuğuna çıkaracak. Zorlu Enerji’nin Akıllı Hayat 2030 vizyonu ve Eşit Bi’Hayat yaklaşımıyla uyumlu olarak tasarlanan program, genç kadınların erken yaşlarda mentorluk, rol model teması ve çok boyutlu liderlik deneyimiyle güçlenmesini hedefliyor. Program kapsamında katılımcılar; mentorluk görüşmeleri, eğitim modülleri, rol model buluşmaları ve proje geliştirme süreçlerini içeren uzun soluklu bir gelişim sürecine dahil olacak. Enerji sektöründe kapsayıcı dönüşüm Enerji sektörü, tarihsel olarak düşük kadın temsiliyle anılan alanlardan biri olmaya devam ediyor. Türkiye genelinde enerji sektöründe kadın istihdam oranı yaklaşık yüzde 12 seviyesinde bulunurken Zorlu Enerji Grubu, bu oranı kurum bünyesinde yüzde 26’ye taşıdı. Şirket, 2030 yılına kadar kadın istihdam oranını yüzde 30’un üzerine çıkarmayı hedefliyor. Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, programın kurumsal dönüşümle olan bağını şu sözlerle ifade etti: “Enerji dönüşümünü kapsayıcı ve eşit temsili önceleyen bir liderlik anlayışıyla, yatırımlar ve teknolojilerle birlikte ele alıyoruz. Bu bütüncül yaklaşım, dönüşümün kalıcı etkisini güçlendiriyor. ‘Liderlikte Kadın Yüz’ü’ Programı, genç kadınların potansiyellerini görünür kılmayı ve karar alma süreçlerine daha güçlü katılmalarını destekleyen önemli bir adım.” Mentorluk, eğitim ve girişimcilik odağı Programın mentorluk yapısı; C-level yöneticiler ve farklı sektörlerden liderlerin yer aldığı geniş bir mentor havuzuna dayanıyor. Eğitimler ise Mini MBA yaklaşımıyla kurgulandı. Liderlik, girişimcilik, sürdürülebilirlik, teknoloji, finansal okuryazarlık, iletişim ve kariyer tasarımı gibi başlıkları kapsayan programda, yıl boyunca ortalama 50 saatlik bir eğitim içeriği sunulacak. Girişimcilik odağı da programın ana bileşenleri arasında yer alıyor. Katılımcıların geliştirdikleri proje ve girişim fikirlerinin ekosistemle buluşturulması için mentorluk ağı ve partner kurumlarla temas imkânı sağlanacak. Etki ölçümü ve ölçeklenebilir yapı Programın sosyal etkisi, mentorluk görüşmeleri, eğitim katılımı, proje çıktıları, topluluk etkileşimi ve görünürlük artışı başlıklarını kapsayan çok boyutlu bir SROI modeliyle izlenecek. İlk yılın ardından modelin ölçeklenerek büyütülmesi hedefleniyor. Zorlu Enerji sponsorluğunda yürütülen “Liderlikte Kadın Yüz’ü” Programı, özel sektör ve sivil toplum iş birliğinin güçlü bir örneği olarak, genç kadın liderliğini destekleyen kapsayıcı ve sürdürülebilir bir gelecek vizyonuna katkı sunmayı amaçlıyor.

Depolamalı Rüzgar ve Güneş Enerjisi Yatırımları En Kısa Sürede Devreye Alınmalı  Haber

Depolamalı Rüzgar ve Güneş Enerjisi Yatırımları En Kısa Sürede Devreye Alınmalı 

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, yayınlanan bu kararla arz güvenliği açısından her bir MW’ın ve bu güvenliğin her koşulda sağlanması için gerekli tüm tedbirlerin alınacağını kamuoyuna bir kez daha gösterdiğini belirten TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden, “Kararla birlikte özellikle rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinde azami verimlilik için yapılan ilave mekanik (ya da DC) güç kurulumlarının, belirli bir süreyle de olsa, herhangi bir idari sınıra tabi olmaksızın kullanılabilmesinin önü açıldı” dedi. Bu karar, yalnızca kısa dönemli arz güvenliği ihtiyaçlarından değil, aynı zamanda Türkiye’nin orta ve uzun vadeli enerji bağımsızlığı hedefinin bir sonucudur. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın üç temel sacayağı üzerinde kurduğu enerji stratejisi kapsamında, 2022 yılından bu yana yenilenebilir enerji ve nükleer enerji ülkemizin enerji yol haritasında merkezi bir konumda yer almaktadır. Bundan hareketle, 2022 yılından bu yana lisanssız öz tüketim, depolamalı lisanslı yatırımlar ve YEKA projeleri gibi farklı mekanizmalar üzerinden yenilenebilir enerji projeleri yatırımcılara arz edilmekte; projelerin geliştirme süreçleri adım adım ilerlerken yatırımlar da peyderpey tamamlanarak devreye alınmaktadır. 2035 yılı için güçlü bir vizyon ortaya koyan “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı – 2035 Yenilenebilir Enerji Planı” ile de bu yatırımların kararlılıkla desteklenmesi ve sürdürülmesi hedeflenmiştir. DEPOLAMA DÜZENLEMELERİNDE MEVZUATIN OLUŞUMU Bu minvalde, ulusal 2035 Yenilenebilir Enerji Planı doğrultusunda yapılan depolama düzenlemeleri, santrallerde kurulu ilave mekanik (ya da DC) gücün Kurum’dan ayrıca istisnai izin almadan verimli kullanımının önünü açacaktır. Bu süreç, son yıllarda depolama ve yenilenebilir enerji alanında adım adım oluşturulan mevzuatın doğal bir devamı niteliğindedir. Elektrik depolama faaliyetine yönelik mevzuat hazırlıkları 2020 yılında başlamış; 9 Mayıs 2021 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Elektrik Piyasasında Depolama Faaliyetleri Yönetmeliği” ile depolama ilk kez mevzuat kapsamına alınmıştır. 26 Mayıs 2022 tarihinde gerçekleştirilen “Enerji Yatırımları Takip ve Koordinasyon Kurulu” toplantısında, rüzgar ve güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerine bütünleşik elektrik depolama ünitesi kurulması şartıyla kapasite yarışması yapılmaksızın üretim lisansı alınabilmesine yönelik düzenlemenin kanunlaşmasına karar verilmiştir. Aynı kapsamda, kapasite artışlarına da depolama şartıyla imkân tanınması kararlaştırılmıştır. Bu stratejik kararlar ve ilk düzenlemelerin ardından, 5 Temmuz 2022 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 7417 sayılı Kanun ile, elektrik depolama tesisi kurmayı taahhüt eden tüzel kişilere, kurmayı taahhüt ettikleri depolama tesisinin kurulu gücüne kadar Kurum tarafından rüzgâr ve/veya güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesisi kurulmasına ilişkin ön lisans verilmesi hakkı getirilmiştir. Elektrik depolama faaliyetine ilişkin diğer kapsamlı mevzuat değişiklikleri 19 Kasım 2022 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmış, çok sayıda yönetmelikte depolama faaliyetini kapsayan önemli düzenlemeler yapılmıştır. İlgili mevzuatın yayımlanmasının ardından başlayan başvuru sürecinde yaklaşık bir yıl içinde yüzlerce şirket tarafından binlerce proje başvurusu yapılmış; Kuruma gelen 6.000’in üzerindeki başvurunun toplam büyüklüğü 260 GW seviyelerini aşmıştır. Değerlendirmeler sonucunda 700’ün üzerinde proje ve yüzlerce yatırımcıya 34 GW’a yakın kapasite tahsisi yapılmıştır. Bu tahsisler, rüzgâr ve güneş enerji yatırımlarının küçük ölçekli şirketlere de açılmasını sağlayarak yatırımların tabana yayıldığı rekabetçi bir piyasa yapısının oluşmasına katkı sağlamıştır. DEPOLAMALI YATIRIMLARDA PİYASA GELİŞİMİ VE TEŞVİK ETKİSİ Tüm dünyada büyük ve hızlı bir yapısal dönüşümden geçen enerji sektörü ve piyasalarının geleceğinde daha fazla yenilenebilir enerji entegrasyonu yapılabilmesi için en önemli başlıklardan birisi de ülkemizde de elektrik depolama faaliyetleri olacaktır. Ülkemizde de dünya ile eş zamanlı olarak gelişen elektrik depolama faaliyetine yönelik mevzuat çalışmaları ile birlikte Türk şirketleri de elektrik depolama faaliyeti yatırımları için teknik, finansal ve proje geliştirme çalışmalarına hızlı bir şekilde başlamış, ilgili mevzuat hazırlıklarının yapıldığı dönemde hazırlıklarını büyük oranda tamamlamıştır. Ülkemizde uzun yıllardır on binlerce MW kapasite tahsisinin yapıldığı lisanssız rüzgar ve güneş enerjisi santralleri, hibrit santraller (HES–GES, RES–GES, JES–GES vb.) ve kapasite artış projelerinde uygulananlarla benzer yöntemle depolamalı rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin kapasite tahsisleri de ilgili mevzuat çerçevesinde bir katkı payı ya da benzeri bir edinim maliyeti oluşmadan bedelsiz olarak gerçekleştirilmiştir. Bu uygulama neticesinde yatırımların maliyetlerinin aşağı çekilmesi, finanse edilebilirliğinin kolaylaştırılması ile yatırımların daha hızlı bir şekilde ve daha az öz kaynakla gerçekleştirilmesi sanayicilerimiz için tahsis edilen lisanssız projelerde olduğu gibi enerji santral yatırımcılarımız için önemli bir teşvik aracı olacaktır. DEPOLAMALI YATIRIMLAR ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN TEMEL UNSURU Depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarının kritik önemine dikkat çeken TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden, “Depolamalı rüzgar ve güneş enerjisi santral projeleri, enerjide dışa bağımlılığın ve enerji ithalat maliyetlerinin azaltılması, 2053 net sıfır hedefine ulaşılması, tüketicilere rekabetçi ve uygun fiyatlı elektrik sağlanması ve enerji dönüşümünün sürdürülebilir şekilde ilerleyebilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Depolamalı rüzgar ve güneş enerjisi santralleri iletim ve dağıtım sistemine ne kadar hızlı ve güçlü şekilde entegre edilirse, sisteme o ölçüde daha fazla yenilenebilir enerji kaynağı dahil edilebilir. Bu da Türkiye’nin ucuz, temiz ve tükenmeyen enerji kaynaklarından daha fazla yararlanmasına, dolayısıyla cari açığın azaltılmasına önemli katkı sağlayacaktır. Son dönemde Portekiz ve İspanya’da yaşanan kesintilerin de gösterdiği üzere, depolamalı santraller sadece daha fazla yenilenebilir kapasitenin sisteme entegrasyonunu mümkün kılmakla kalmıyor; aynı zamanda iletim sistem güvenliği açısından hayati bir dengeleme ve destekleme görevi üstleniyor. Enerjide 2035 hedefleri için de önemli bir kilometre taşı olan depolamalı rüzgar ve güneş santralleri, 35 milyar doların üzerindeki yatırım hacmiyle Türkiye açısından büyük bir yatırım hamlesidir. Bu yatırımlarla birlikte her yıl düzenlenen 2.500 MW seviyesindeki YEKA RES ve GES yarışmaları, yerli ekipman kullanımının da güçlü şekilde teşvik edildiği bir yapı oluşturarak 10 yılda 25.000 MW yenilenebilir YEKA santralinin devreye alınmasına imkân tanıyacaktır.” dedi. SÜPER İZİN KANUNU YENİ DÖNEMİ BAŞLATIYOR Geçtiğimiz Temmuz ayında yenilenebilir enerji projeleri için ‘Süper İzin’ Kanunu’nun Meclis’te kabul edilerek yasalaşmasıyla birlikte, tüm bu yatırımların önünü açan yeni bir dönem başladığını belirten Erden, "’Süper İzin’ Kanunu, uzun süredir sektörün hızını etkileyen izin süreçlerini hızlandırarak, yatırımcılar için daha net ve öngörülebilir bir çerçeve sunmaktadır. Bu düzenleme, depolamalı projelerin de daha hızlı hayata geçebilmesine imkân tanıyarak, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemine entegrasyonunu kolaylaştıracaktır. Yapılan kanunî düzenlemenin ardından ikincil mevzuatta yapılması beklenen değişikliklerin ivedilikle tamamlanması, yatırımcıların izin süreçlerinde yaşadıkları zorlukların ve gecikmelerin ortadan kaldırılmasını sağlayacak ve depolamalı rüzgar ve güneş enerjisi santrali projelerinin hızla devreye alınmasını sağlayacaktır. Bu durumun ülkemizin orta ve uzun vadede enerji arz güvenliği açısından kritik önemde olduğunu vurgulamak isterim.” DEPOLAMALI SANTRALLERİN ACİL DEVREYE ALINMASI GEREKİYOR Erden; “Ayrıca, ülkemizde son iki senedir yaşanan kuraklık sebebiyle hidroelektrik santrallerde yaşanan su sıkıntısına bağlı olarak üretimlerin ciddi düşüş göstermesi, yatırım ve izin süreçleri hâlen devam eden depolamalı projelerinin tamamlanarak en kısa zamanda devreye alınmasının önemini bir kez daha göstermektedir. Ülkemizin enerjide 2035 hedeflerine ulaşmasında en önemli kilometre taşlarından olan ve geliştirilmesi için yıllardır büyük emek verilen depolamalı rüzgar ve güneş enerjisi santrali projelerinin tüm ilgili kamu kuruluşları ve yatırımcılarımızın koordinasyonu ile hızla hayata geçirileceğine inancımız tamdır” dedi.

CW Enerji, Galatasaray Futbol A Takımının Forma Sırt Sponsoru Oldu Haber

CW Enerji, Galatasaray Futbol A Takımının Forma Sırt Sponsoru Oldu

İmza töreni, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Aydın Özbek, Galatasaray Sportif A.Ş. Başkan Vekili Abdullah Kavukcu, CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı T. Tarık Sarvan ile CW Enerji Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO’su Volkan Yılmaz’ın katılımıyla Ali Sami Yen Spor Kompleksi Rams Park’ta gerçekleştirildi. CW Enerji Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO’su Volkan Yılmaz şu açıklamaları yaptı: "Sayın başkanlarım, Galatasaray’ın değerli yöneticileri, kıymetli basın mensupları; öncelikle Azerbaycan’dan ülkemize gelmekte olan uçak kazasında şehit olan kahraman askerlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı, aziz milletimize de derin taziyelerimi diliyorum."CW Enerji olarak, Türkiye ve Avrupa’nın en büyük fotovoltaik hücre ve güneş paneli üretim fabrikalarından biriyiz. Bunun yanında, lityum batarya, alüminyum ve birçok yan ekipmanın üretimini de kendi tesislerimizde gerçekleştiriyoruz. Arazilerde ve çatılarda güneş enerji santralleri kuruyor, mühendislikten proje geliştirmeye kadar tüm süreçleri profesyonel ekiplerimizle yönetiyoruz."Türkiye’nin neredeyse tüm il ve ilçelerinde, yaklaşık 500 bayi ve satış kanalımızla hizmetlerimizi güvenle ulaştırıyoruz Yıllardır tek bir hedefle çalışıyoruz: Güneşin temiz ve sonsuz gücünü ülkemizin enerjisiyle buluşturmak. Güneş enerjisi doğaldır, temizdir ve süreklidir. Aynı zamanda gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakmanın en etkili yollarından biridir. Bu nedenle güneş enerjisi teknolojileri artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bugün Galatasaray ile yaptığımız anlaşmayı yalnızca bir “forma sponsorluğu” olarak görmüyoruz. Bizim için bu iş birliği, enerjinin spora, sporun da topluma katkısını artıran değerli bir adımdır. Sporun özellikle gençler üzerinde çok önemli etkileri vardır. Sporla büyüyen gençler daha disiplinli, özgüvenli ve sosyal açıdan güçlü bireyler hâline gelir. Ülkemiz futbola büyük ilgi duyan, futbol kültürünü benimsemiş bir nüfusa sahiptir. Galatasaray da hiç şüphesiz Türkiye’nin en köklü ve büyük spor kulüplerinden biridir. Biz, sporun birleştirici ruhuna, toplumun her kesimi arasında iletişimi güçlendiren etkisine inanıyoruz. Bu iş birliğinin gençlerimize, spor kültürümüze ve ülkemize katkı sağlayacağına yürekten inanıyor, süreçte emeği geçen tüm Galatasaray ve CW Enerji ailesine teşekkür ediyor, anlaşmanın tüm taraflar ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum." CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı T. Tarık Sarvan’ın konuşması şu şekilde oldu: "Kısaca anlatmam gerekirse; ben aslen Karadenizliyim. 2010 yılında gurbetçi bir aile olarak yurt dışında bulunuyorduk. 2010’da ülkemize dönmeye karar verdik ve CW Enerji’yi kurduk. O dönemlerde ülkemizde güneş enerjisi henüz çok yeni bir alandı. Biz, bu alanın gelişiminde önemli görevler üstlendik. Bugün ise birçok yatırımcısı ve iş ortağı olan, halka arz edilmiş bir firma hâline geldik. Daha önce Almanya’dan ve yurt dışından ithal ettiğimiz ürünleri artık kendi mağazalarımıza gönderiyor, 60 ülkeye ihracat yapan bir firma olarak faaliyet gösteriyoruz. Bu da bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Cumhurbaşkanımızın bizlere verdiği teşvik kapsamında, yerli hücre üretimi için 530 milyon dolarlık bir yatırıma girdik; bunun 200 milyon dolarlık kısmını tamamladık. Böylece güneş panellerimizi %90 oranında yerli ve millî üretir hâle geldik. Yalnızca hücre değil, panelin içindeki EVA, EPE gibi birçok malzemenin üretimini, hatta özel alüminyum tasarımlarını da kendi tesislerimizde gerçekleştiriyoruz. Dün ithal ettiğimiz ürünleri bugün ihraç etmenin gururunu yaşıyoruz. Bu tür sponsorluklar ve iş birlikleri bizler ve ülkemiz için çok kıymetlidir. Güneş enerjisi, geleceğin sektörüdür ve Türkiye, bu alanda dünyada söz sahibi olmaya başlamıştır. Farklı spor dallarına da destek olduk. Ancak Galatasaray’ın heyecanı gerçekten çok başka. Küçük yaşlarda yağlı güreşle ilgilendim, halen de CW Enerji olarak yağlı güreşte bir ligimiz bulunuyor. 700 yıllık ata sporumuzu hak ettiği yere getirmek için çaba gösteriyoruz. Orada da ciddi bir mücadele veriyoruz ve milyonlarca izleyiciye ulaşıyoruz. Bu tür birlikteliklerin sinerjiyle büyüdüğüne inanıyorum. Galatasaray’ın sahadaki gücüyle CW Enerji’nin güneşten aldığı güç birleştiğinde, ortaya sadece bir sponsorluk değil, Türkiye’nin enerjisini dünyaya gösteren bir hikâye çıkacaktır. Biz üretiyoruz, çalışıyoruz, büyüyoruz. Bugün Türkiye’nin markaları birlikte daha da güçleniyor. Galatasaray’a Türkiye’de ve dünyada başarılar diliyor, bu iş birliğinin ülkemizin enerji vizyonuna katkılar getirmesini temenni ediyorum. Çok teşekkür ederim." Galatasaray Sportif A.Ş. Başkan Vekili Abdullah Kavukcu, " Bugün burada, Galatasaray vizyonuna yakışır çok kıymetli bir iş birliğini duyurmak için bir aradayız. Türk sporunun öncüsü Galatasaray, hücre ve panel üretimi alanında Türkiye ve Avrupa’nın lider firmalarından CW Enerji ile güçlerini birleştiriyor. Bu anlaşma sadece bir sponsorluk değil; ortak değerlerin, sürdürülebilir bir gelecek anlayışında buluştuğu stratejik bir iş birliğidir. Bu vesileyle, CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Tarık Sarvan’a, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO’su Sayın Volkan Yılmaz’a camiamız adına teşekkür ediyorum" dedi. Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Aydın Özbek ise konuşmasında, "Sözlerime başlamadan önce, Salı günü ülkemizi derinden üzen kargo uçağı kazasında hayatını kaybeden kahraman askerlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Bugün, Galatasaray Spor Kulübü olarak CW Enerji ile futbol takımımızın forma sırt sponsorluk anlaşmasının imza töreni için bir aradayız. CW Enerji, fotovoltaik hücre ve panel üretimi alanında yalnızca Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da önde gelen firmalarındandır. Yenilenebilir enerji alanındaki güçlü vizyonları, sürdürülebilir yatırımları ve teknolojiye dayalı üretim anlayışıyla ülkemize değer katan bir markadır. Bugün attığımız imza yalnızca bir sponsorluk değil; enerjisini güneşten alan bir geleceğe birlikte yürüdüğümüz bir yolculuğun başlangıcıdır. 2016-2017 yıllarında kulübümüz için bir vizyon ortaya koymuştuk. Demiştik ki: sportif faaliyetlerden elde ettiğimiz gelirler yeterli değil, sürdürülebilir bir finansal yapı için faaliyet dışı projeler geliştirmemiz gerekiyor. O dönem gayrimenkul projeleriyle başladık ve bugün o vizyonun meyvelerini topluyoruz. Şimdi bu vizyona yeni bir kapı açıyoruz: enerji sektörü. CW Enerji ile yaptığımız bu iş birliği, Galatasaray’ın sürdürülebilir finansal yapısına destek verecek yeni bir adım olacaktır. Bu proje, tıpkı gayrimenkul vizyonumuz gibi Türk sporuna fayda sağlayacak ve diğer kulüplerin de benzer adımlar atmasına öncülük edecektir. Bu nedenle bu sponsorluk, Galatasaray’ın geleceğine ve sürdürülebilir yapısına katkı sağlayacak çok değerli bir anlaşmadır. CW Enerji ailesine, özellikle Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Tarık Sarvan’a ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı & CEO’su Sayın Volkan Yılmaz’a teşekkür ediyorum. Ayrıca bu süreçte emeği geçen Sportif A.Ş. Başkan Vekilimiz Sayın Abdullah Kavukcu’ya da katkılarından dolayı teşekkür ederim. Galatasaray markası, her zaman yenilikçi, çevreye duyarlı ve geleceğe dönük projelerin içinde yer alacaktır. CW Enerji ile yaptığımız bu iş birliği de bu vizyonun güçlü bir göstergesidir. Anlaşmamızın Galatasaray’ımıza, CW Enerji’ye ve Türk sporuna hayırlı olmasını diliyorum. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum." ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından basın mensuplarının gündeme dair sorularına yanıt verildi.

Cengiz Enerji, Enerjinin Geleceğine Gençlerle Yatırım Yapıyor Haber

Cengiz Enerji, Enerjinin Geleceğine Gençlerle Yatırım Yapıyor

Proje kapsamında şirket, Ankara’daki 11 üniversitenin elektrik–elektronik mühendisliği öğrencilerine iş hayatına hazırlanırken mentorluk desteği, tesis ziyaretleri, gerçek saha deneyimi ve mühendislik uygulamalarını yerinde gözlemleme imkanı sunacak. Türkiye’nin enerji sektöründeki lider kuruluşlarından Cengiz Enerji, Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi ile yaptığı iş birliğiyle düzenlenen enerji çalıştayında; Ankara, Ankara Bilim, Ankara Yıldırım Beyazıt, Gazi, Hacettepe, ODTÜ, Ostim Teknik, Türk Hava Kurumu, Bilkent, TED, TOBB ETÜ’nün elektrik-elektronik mühendisliği bölümü öğrencileriyle ReAktör programı kapsamında bir araya geldi. Üniversite–sanayi iş birliğinin güçlü bir örneği olarak tasarlanan “ReAktör”, genç mühendislerin sınıf ortamında edindikleri teorik bilgiyi sahada uygulamalı olarak deneyimleme fırsatıyla birleştiriyor. Yaklaşık 100 öğrencinin katılımıyla Ankara’da düzenlenen açılış çalıştayında; geleceğin enerji aktörleri, Cengiz Enerji profesyonellerinin de katkılarıyla takımlar halinde projeler geliştirdi ve interaktif sunumlar gerçekleştirdi. Etkinlik sonunda öğrencilere sertifikaları dijital ortamda sunulurken, dereceye giren isimlere ödülleri takdim edildi. ReAktör projesinin ikinci aşamasında mentor-mentee eşleşmeleri yapılacak ve özellikle yenilenebilir enerji alanında projeler üretmeleri teşvik edilecek. Ayrıca Cengiz Enerji’nin üretim tesislerine teknik ziyaretler gerçekleştirilerek öğrencilere gerçek iş ortamını deneyimleme imkanı sağlanacak. ‘GENÇ MÜHENDİSLERİN ENERJİSİ, TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRECEK’ Geleceğin mühendisleri ile bir arada olmaktan mutluluk duyduklarını anlatan Cengiz Enerji İcra Kurulu Üyesi Mustafa Eskiçırak, “Enerji sektörü, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerinde kritik bir rol üstleniyor. Biz de bu dönüşümün merkezinde yer alacak genç mühendislerin, bilgiye dayalı, üretken ve yenilikçi bir bakış açısıyla yetişmesini önemsiyoruz. ReAktör programıyla öğrencilerin sahayı tanımasını, proje geliştirmesini ve özgüven kazanmasını hedefliyoruz. Genç mühendis adaylarının geleceğin enerji vizyonunu şekillendirecek güce sahip olduğuna inanıyoruz.” dedi. ‘AMAÇ ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİNİ GERÇEK BİR GELİŞİM PLATFORMUNA DÖNÜŞTÜRMEK’ Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şube Başkanı Cevdet Aslan mesleki gelişimi yalnızca mezuniyet sonrasına bırakmayan bir yaklaşımı benimsediklerini ifade ederek “ReAktör programı, öğrencilerin teorik bilgilerini uygulamayla birleştirme, profesyonel mentorluk alma ve çalışma ortamlarını yerinde deneyimleme fırsatı sunuyor. Bu iş birliğinin Türkiye’nin enerji dönüşümüne nitelikli insan kaynağı kazandıracağına inanıyoruz.” dedi. Cengiz Enerji Hakkında

Kalyon PV Enerjide Yeni Bir Dönem Başlatıyor Haber

Kalyon PV Enerjide Yeni Bir Dönem Başlatıyor

Yüksek verimlilik sağlayan bu yeni nesil panel, G12R boyutundaki TOPCONPlus teknolojili yerli güneş hücreleri kullanılmasıyla öne çıkıyor. Dünyanın En Verimli Panellerden Biri Kalyon PV’nin 2025 yılında başlattığı TOPCONPlus yatırımıyla hayata geçirilen G12R serisi, bağımsız araştırma raporlarına göre güneş teknolojilerinin dönüşümünde yeni bir dönemi temsil ediyor. %26,25’e varan etkin modül verimliliği ile kendi kategorisinde dünyanın en verimli güneş panellerinden biri olma özelliğini taşıyan ürün, 640 W’a varan elektrik üretim kapasitesi ile yatırımcılara daha yüksek getiri ve sahada daha etkin alan kullanımı sunuyor. Yüksek Performans, Maksimum Verimlilik Çift cam tasarımı, düşük sıcaklık katsayısı ve düşük degradasyon oranları sayesinde G12R-TOPCONPlus paneller, uzun yıllar boyunca istikrarlı güç üretimi sağlıyor. Yerleşik hücre teknolojisine göre %15’in üzerinde ek elektrik üretimi sunan ürün, özellikle sıcak iklim bölgelerinde ve yüksek yansımalı sahalarda yatırımcılara maksimum verimlilik sunuyor. Yerli Üretim Avantajı Kurulum kolaylığı sunan yeni nesil paneller, GES projelerinde konstrüksiyon ve kablolama maliyetlerini düşürüyor. Premium kategoride değerlendirilen G12R güneş panellerinde, Yatırım Teşvik Belgesi’ne uygun şekilde, TOPCONPlus teknolojili yerli güneş hücreleri kullanılıyor. Bu sayede ürün yatırımcılara hem yerli üretim avantajı hem de ek finansal fırsatlar sağlıyor. “Güneş Enerjisinde Yeni Bir Dönem Başlatıyoruz” 2026 yılında ürün teslimatlarını gerçekleştireceklerini ifade eden Kalyon PV CEO’su Dr. İhsan Kulalı fuar kapsamında yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Kalyon PV olarak, geleceğin teknolojisini ülkemizle ve dünyanın dört bir yanındaki yatırımcılarla buluşturacak olmaktan gurur duyuyoruz. Bugün EIF 2025 Fuarı’nda sergilediğimiz ve misafirler tarafından yoğun ilgi gören yeni ürünümüz G12R-TOPCONPlus paneller; yalnızca verimlilikte değil, uzun ömürlü performansta da yeni bir dönemin kapılarını açıyor. Bu ürün hem Türkiye’nin temiz enerji dönüşümüne hem de küresel pazarlarda temiz enerjiye geçiş sürecine güçlü bir katkı sağlayacak.” Kulalı ayrıca, ürünün stratejik önemine değinerek şunları ekledi: “G12R serisi panellerimizin %26,25’e varan etkin modül verimlilik değerleri ve 640 W’a varan elektrik üretim kapasitesi ile sektörümüzün standartlarını yeniden tanımlıyoruz. Üstelik bu paneller, tamamen G12R boyuttaki yerli TOPCONPlus hücrelerimizle tasarlandı. Bu başarı; ülkemizin ileri teknoloji üretim gücünü ortaya koyarken, global pazarlarda da önemli bir rekabet avantajı sağlıyor.” Kalyon PV Bir İlki Daha Hayata Geçirmeye Hazırlanıyor Kalyon PV, sektördeki öncülüğünü bir adım daha ileri taşıyarak Türkiye’de bir ilk olacak 2000V DC modül geliştirme çalışmalarını da sürdürüyor. Bu yeni nesil güneş panelleri, sistem bileşenlerini optimize ederek kurulum maliyetlerini düşürmeyi ve enerji kayıplarını en aza indirmeyi hedefliyor. Kulalı, yaptığı değerlendirmede “2000V DC modüllerimizle, Türkiye’de bir ilki daha hayata geçireceğiz. Global ölçekte yatırımcılara daha rekabetçi ve sürdürülebilir çözümler sunmayı amaçlıyoruz” dedi. Enerji Depolamada Yerli Çözüm Güneş teknolojilerinin yanı sıra, Kalyon PV Ar-Ge merkezinin tasarlamış olduğu enerji depolama sistemini de ilk kez tanıttıklarını belirten Kulalı, “Güneş panellerimizle tam uyumlu çalışacak şekilde geliştirilen depolama çözümlerimiz enerji yönetimini daha sürdürülebilir kılmaktadır. Şebekeden bağımsız sistemlerde ve enerji arz güvenliği bakımından kritik uygulamalarda yüksek verimlilik ve güvenirlilik sunuyor. Kalyon PV olarak ürün gamımızı sürekli geliştiriyor ve zenginleştiriyoruz. Böylece yenilenebilir enerji yatırımcılarını ileri teknoloji enerji sistemleri ile buluşturuyoruz. Temiz enerji dönüşümüne yeni teknolojilerimizle öncülük ederek yatırımcılarımıza değer katmaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CHARGE Europe 2025, Enerjide Marka Stratejilerini İstanbul’da Masaya Yatırıyor Haber

CHARGE Europe 2025, Enerjide Marka Stratejilerini İstanbul’da Masaya Yatırıyor

CHARGE Europe 2025, enerji şirketlerinin yalnızca pazarlamaya odaklanmakla kalmayıp güven inşa etme, belirsizliklere uyum sağlama ve dönüşüme liderlik etme yollarını tartışacağı bir platform olarak dikkat çekiyor. Bu vizyon doğrultusunda, konferansın konuşmacı kadrosu da alanında öncü isimlerden oluşuyor. Etkinlikte, Statkraft Global Marka Lideri Elisabeth Gathe, EDP Küresel Marka Başkanı Catarina Barradas, Vattenfall Marka Başkan Yardımcısı Monica Holmvik Persdotter, Landor İcra Direktörü Andrew Welch ile Brandpie İngiltere & Avrupa CEO’su Will Bosanko gibi sektörün önemli isimleri konuşma yapacak. Etkinlikte ayrıca SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve SOCAR Türkiye İletişim & Kamu İlişkileri Başkanı Mikayil Yusifov da konuşmacı olarak yer alacak. Program kapsamında ayrıca, enerji sektöründe iletişim, paydaş etkileşimi ve marka stratejisinde mükemmeliyeti onurlandıran CHARGE Enerji Markalaşma Ödülleri de sahiplerini bulacak. Enerji Dönüşümünde Türkiye’nin Rolü Avrupa’nın en hızlı dönüşüm yaşayan enerji pazarlarından biri olan Türkiye, enerji alanında kritik bir dönemeçte bulunuyor. CHARGE Europe 2025’in İstanbul’da düzenlenmesi, Türkiye’nin yalnızca bir enerji merkezi değil; aynı zamanda iletişim ve markalaşma alanında da bölgesel liderlik iddiasını pekiştiriyor. Ev sahibi sponsor SOCAR Türkiye, konferans boyunca güncel marka girişimlerini paylaşarak enerji sektöründeki deneyimlerini aktaracak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.