Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Sektörü

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aydem Enerji Perakende Grubu ve ATP’den Karbon Dönüşümünde Güçlü İş Birliği  Haber

Aydem Enerji Perakende Grubu ve ATP’den Karbon Dönüşümünde Güçlü İş Birliği 

Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefleri ve Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde kritik öneme sahip olan karbon yönetimi, Aydem Enerji Perakende Grubu ve ATP arasında gerçekleşen iş birliğiyle sanayi kuruluşları ve işletmeler için daha erişilebilir hale geliyor. Aydem Perakende ve Gediz Perakende, teknoloji şirketi ATP’nin karbon ticaret platformu ATP GreenX iş birliğiyle kurumsal müşterilerine kurumsal ayak izlerini dijital ortamda ölçme, raporlama ve dengeleme süreçlerini yönetme imkânı sunuyor. Kurumsal karbon yönetimi süreçlerini daha etkin yönetmek isteyen şirketler, Aydem Perakende ve Gediz Perakende aracılığıyla bu teknolojik altyapıya erişim sağlayabiliyor. Aydem Enerji Perakende Grubu Genel Müdürü Mustafa İren iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “Günümüzde enerji sektörü, sadece elektrik tedarikinden ibaret olmayan, çevresel sorumlulukların ve dijitalleşmenin merkezde olduğu büyük bir dönüşümden geçiyor. Aydem Enerji Perakende Grubu olarak biz de iş ortaklarımızla birlikte bu dönüşümün tam merkezinde yer alıyoruz. ATP GreenX ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğinin, kurumsal portföyümüzün karbon yönetim süreçlerinde şeffaflık ve uluslararası standartlara uyum açısından güçlü bir kaldıraç etkisi yaratacağına inanıyoruz. Amacımız, paydaşlarımızın rekabet gücünü artırırken, onlara yeşil dönüşüm yolculuklarında güvenilir ve stratejik bir destek sunmak.” “Kullanıcı dostu ve güvenli bir dijital altyapı sunuyoruz” ATP CEO’su Ümit Cinali ise iş birliğine dair teknolojik derinliğe dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Enerji sektörü üretimden tüketime kadar tüm değer zincirinde düşük karbonlu bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümde enerji perakende şirketlerinin müşterileriyle birlikte hareket etmesi büyük önem taşıyor. ATP GreenX yeşil enerji ve karbon ticaret platformumuzla, karmaşık görünen karbon hesaplama ve ESG performans takibi süreçlerini kullanıcı dostu ve güvenli bir dijital altyapıya kavuşturuyoruz. Aydem Perakende ve Gediz Perakende’nin geniş hizmet ağı ve bölgedeki sektörel tecrübesiyle birleşen teknolojimiz, işletmelerin çevresel etkilerini minimize ederken operasyonel verimliliklerini artırmalarına yardımcı olacak. Sürdürülebilir bir dünya için iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik teknoloji çözümleri sunmaya devam ediyoruz.” Yeşil Dönüşümde Veri Odaklı Yeni Dönem İş birliği sayesinde platforma erişim sağlayan Aydem Enerji Perakende Grubu müşterileri; kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarını hesaplayabilecek, gönüllü karbon piyasalarına erişim sağlayarak emisyonlarını dengeleyebilecek ve sürdürülebilirlik raporlarını uluslararası standartlara uygun şekilde oluşturabilecekler. Platform; sınırda karbon düzenlemelerine tabi olan ihracatçılardan küresel değer zincirinde yer alan imalatçılara, yeşil dönüşümü iş modeline entegre etmek isteyen tüm işletmelerden tedarikçilere kadar geniş bir yelpazeye hitap ediyor. Bu yapısıyla ATP GreenX, yeni nesil ticaret düzeninde ortaya çıkabilecek riskleri yönetmek ve rekabet avantajı sağlamak adına stratejik bir enstrüman olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim’in Womentum Programı ile 81 İlden Geleceğin Kadın Liderleri Yetişiyor Haber

Enerjisa Üretim’in Womentum Programı ile 81 İlden Geleceğin Kadın Liderleri Yetişiyor

İlk kez 2022 yılında hayata geçirilen Womentum, Enerjisa Üretim’in ana partnerliğinde, imeceLAB’in yürütücülüğünde genç kadınları geleceğin iş dünyasına güçlü, özgüvenli ve donanımlı bireyler olarak hazırlayan bütüncül bir gelişim platformu olarak büyümesini sürdürüyor. Üniversitelerin 3. ve 4. sınıflarında veya meslek yüksekokullarının son sınıfında öğrenim gören kadın öğrencilere odaklanan program, artan etki alanı ve yaygın katılımıyla kapsayıcı dönüşümü güçlendiren ve Türkiye’nin geleceğine yön veren stratejik bir yatırım olarak konumlanıyor. Türkiye’nin Tamamına Yayılan Güçlü Katılım Womentum’un 5. döneminde 6 binden fazla aday başvuru formuna giriş yaparken, 3500 aday gerekli kriterleri sağlayarak programa kabul aldı. Rekor düzeyde ilgi gören program, bu yıl 81 ilin tamamından başvuru alarak Türkiye genelinde eş zamanlı bir etki yarattı. Geçmiş dönemlerde programa katılan adayların yeniden başvurarak memnuniyetlerini ifade etmesi ise Womentum’un yarattığı etkinin sürekliliğini ve katılımcı deneyiminin gücünü ortaya koyan önemli bir gösterge oldu. Yeni Dönem Başladı Womentum’un 5. dönemi, 1 Nisan’da çevrim içi olarak gerçekleştirilen açılış buluşmasıyla başladı. Altı hafta sürecek program, genç kadınların kariyer yolculuklarında ihtiyaç duyacakları kritik yetkinlikleri kazanmaları için titizlikle tasarlanmış güçlü bir gelişim deneyimi sunuyor. Bu program, coğrafi sınırları ortadan kaldırarak Türkiye’nin dört bir yanındaki genç kadınlara eşit erişim imkânı sağlıyor. Geleceğin Yetkinlikleriyle Donatılmış Bir Yolculuk Kurgulanan Akademi Programı kapsamında katılımcılar; kişisel gelişimden kariyer stratejilerine, sürdürülebilirlik perspektifinden enerji sektörünün dönüşen dinamiklerine ve teknoloji yetkinliklerine uzanan geniş ve güncel bir içerikle buluşacak. . “Bir programdan fazlasını inşa ediyor, Türkiye’nin dönüşümü için bir hareket büyütüyoruz.” Womentum ile genç kadınların kariyer yolculuğuna güçlü bir başlangıç ve sürdürülebilir bir sıçrama alanı sunduklarını vurgulayan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl “Enerji dönüşümüne artık teknoloji kadar yetkinlik ve fırsat eşitliği de yön veriyor. Womentum ile genç kadınların potansiyelini açığa çıkaran, onları geleceğin iş dünyasında güçlü ve etkili konumlara taşıyan kalıcı bir etki alanı oluşturuyoruz. Bugün 81 ilimizden gelen yoğun ilgi, Womentum’un artık bir programın ötesine geçerek ülke çapında yaygın bir etki yaratan güçlü bir yapıya dönüştüğünü açıkça gösteriyor. Her bir başvuru, her bir katılımcı ve her bir başarı hikâyesi, Türkiye’nin daha kapsayıcı, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru ilerlediğinin somut bir göstergesi. Biz bu programla bir gelişim imkanının yanında gençlerin kendilerini keşfettikleri, birbirlerinden beslendikleri ve kendi potansiyellerini yeniden tanımladıkları bir alan açıyoruz. Genç kadınların iş hayatında daha görünür olduğu, karar alma süreçlerinde aktif rol üstlendiği ve dönüşüme yön verdiği bir ekosistem inşa ediyoruz. Womentum, bu vizyonun en güçlü taşıyıcılarından biri olarak etki alanını her geçen gün genişletiyor. Enerji sektörü büyük bir dönüşümden geçerken, biz bu süreci teknolojik gelişimin ötesinde; kültürel, toplumsal ve zihinsel ilerlemeyi birlikte büyüten bütüncül bir dönüşüm olarak ele alıyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda, kalıpların ötesinde düşünen, öğrenmeye devam eden ve değer yaratan bireylerle geleceği birlikte inşa ediyoruz. Enerjisa Üretim olarak inanıyoruz ki, doğru yeteneklere fırsat verildiğinde ortaya çıkan etki yalnızca bireysel başarılarla sınırlı kalmaz, sektörleri dönüştürür, toplumu ileri taşır ve geleceği yeniden tanımlar. Womentum ile bu dönüşümü besleyen, büyüten ve ileri taşıyan güçlü bir etki alanı yaratmayı sürdürüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Global Turks Vakfı ve SOCAR Türkiye’den İstanbul’da XCHANGE Serisinin İlk Buluşması Haber

Global Turks Vakfı ve SOCAR Türkiye’den İstanbul’da XCHANGE Serisinin İlk Buluşması

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol’un katılımıyla düzenlenen etkinlikte enerji sektöründeki küresel dönüşüm, jeopolitik gelişmeler ve geleceğin enerji politikaları ele alındı. Global Turks Vakfı’nın bilgi paylaşımını ve küresel etkileşimi güçlendirmek amacıyla düzenlediği XCHANGE serisinin 2026 yılındaki ilk etkinliği, vakfın anchor sponsorlarından SOCAR Türkiye’nin ev sahipliğinde SOCAR Türkiye’nin Merkez Ofisi’nde gerçekleştirildi. Global Turks Vakfı kurucuları, mütevelli heyeti ve onur kurulu üyelerinin yanı sıra iş dünyası, akademi ve sivil toplumdan seçkin davetlilerin katıldığı etkinlik, enerji sektöründeki küresel dönüşüm ve güncel jeopolitik gelişmelerin ele alındığı önemli bir buluşmaya sahne oldu. Etkinliğin açılış konuşmaları Global Turks Vakfı Kurucusu ve Başkanı Ayşegül Aydın Dicle ile SOCAR Türkiye CEO Kıdemli Danışmanı ve Global Turks Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Irgıt tarafından gerçekleştirildi. Program kapsamında ayrıca T.C. Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay da bir konuşma yaparak katılımcılara hitap etti. Etkinliğin ana bölümünde ise Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol, SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov moderasyonunda gerçekleştirilen fireside chat formatındaki söyleşide enerji sektöründeki küresel dönüşüm, enerji güvenliği ve jeopolitik gelişmeler üzerine değerlendirmelerini paylaştı. Program, katılımcıların sorularının ardından gerçekleşen networking bölümü ile tamamlandı. Etkinlik kapsamında ayrıca Aralık ayında düzenlenecek Global Turks Vakfı Gala etkinliğinde Global Turks Ödülü’nün Dr. Fatih Birol’a takdim edileceği de duyuruldu. Global Turks Vakfı Kurucusu ve Başkanı Ayşegül Aydın Dicle “Global Turks Vakfı olarak XCHANGE serisi ile dünyanın farklı bölgelerinde başarıyla faaliyet gösteren Türkleri, düşünce liderlerini ve kurumları bir araya getirerek bilgi paylaşımını ve küresel etkileşimi güçlendirmeyi amaçlıyoruz. SOCAR Türkiye ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz bu ilk buluşmada enerji sektörünün küresel dönüşümünü böylesine değerli isimlerle ele almak bizim için son derece kıymetli.” dedi. SOCAR Türkiye CEO Kıdemli Danışmanı ve Global Turks Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Irgıt “Enerji sektörü küresel ölçekte önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümü farklı perspektiflerden ele alabilmek ve sektörün geleceğine dair fikir alışverişi yapılabilecek platformlar oluşturmak büyük önem taşıyor. SOCAR Türkiye olarak Global Turks Vakfı ile birlikte bu tür diyalog ortamlarına katkı sunmaktan memnuniyet duyuyoruz.” dedi. Konuk konuşmacı Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol da “Enerji güvenliği, temiz enerji dönüşümü ve küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler önümüzdeki yıllarda ülkelerin ekonomi ve dış politika gündemlerinde önemli rol oynamaya devam edecek. Bu konuları farklı sektörlerden temsilcilerle tartışmak ve fikir alışverişinde bulunmak son derece değerli.” diyerek görüşlerini paylaştı. Global Turks Vakfı, dünyanın farklı bölgelerinde başarıyla faaliyet gösteren Türkleri, düşünce liderlerini ve kurumları bir araya getirerek bilgi paylaşımını ve küresel etkileşimi güçlendirmeye yönelik etkinlik ve programlarını yıl boyunca sürdürmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrik Dağıtımında Şikayetler Son Üç Yılın Zirvesinde Haber

Elektrik Dağıtımında Şikayetler Son Üç Yılın Zirvesinde

Yıl başından bu yana toplam şikayet sayısı 3 bin 357’ye çıkarak geçen yıla göre yüzde 67 yükseldi ve son üç yılın zirvesi görüldü. En büyük tepkiyse faturalardaki ani artışlar, plansız kesintiler, voltaj dalgalanmaları ve müşteri hizmetlerine erişim sorunlarına yönelik. Çözüm platformu Şikayetvar’ın açıkladığı verilere göre elektrik dağıtım sektöründe 2026 yılına sert bir artışla girildi. 2026’nın Ocak ayında elektrik dağıtım kategorisinde toplam 2 bin 176 şikayet kaydedildi. Bu rakam, bir önceki aya göre yüzde 56’lık artış anlamına geliyor. 2025 yılı boyunca aylık şikayet sayıları çoğunlukla 900 ila bin 100 bandında seyrederken, aylık ortalama yaklaşık bin 170 seviyesinde gerçekleşmişti. Yeni yılın ilk ayında görülen yükseliş ise bu ortalamanın belirgin şekilde üzerine çıktı. Şikayette 3 yılın zirvesini gördü Yıl başından bu yana açıklanan veriler de artış trendini destekliyor. 2024’ün aynı döneminde 2 bin 298, 2025’te ise 2 bin 6 şikayet kaydedilirken, 2026’da bu sayı 3 bin 357’ye ulaştı. Böylece elektrik dağıtım sektöründeki başvurular bir önceki yıla göre yüzde 67 artış gösterdi. Bu oran, son üç yılın en yüksek seviyesine işaret ediyor. Enerji sektöründe şikayet artışı yüzde 50 Artış yalnızca elektrik dağıtım alanıyla sınırlı kalmadı. Enerji sektörünün genelinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Geçen yılın aynı döneminde 3 bin 454 olan toplam enerji şikayeti sayısı bu yıl 5 bin 174’e yükseldi. Böylece enerji kategorisinde yıllık artış oranı yüzde 50 olarak kaydedildi. Enerji sektörü, şikayet artış hızında en üst sıralarda yer aldı. Elektrik dağıtım firmalarıyla ilgili en çok nelerden şikayet ediliyor? Faturalarda ani artış ve itiraz süreçleri tepki çekiyor Şikayetvar verilerine göre tüketicilerin elektrik dağıtım firmalarıyla ilgili en yoğun şikayet başlığını faturalandırma ve yüksek tutarlar oluşturuyor. Kullanıcılar, önceki aylara kıyasla ani artış gösteren faturalarla karşılaştıklarını, tüketim miktarıyla uyuşmadığını düşündükleri bedeller yansıtıldığını ve sayaç okuma hataları yaşandığını belirtiyor. Fatura itiraz süreçlerinin uzun sürmesi ve yeterince şeffaf yürütülmemesi de bu başlık altındaki memnuniyetsizliği artırıyor. Plansız kesintiler günlük hayatı olumsuz etkiliyor Bir diğer önemli şikayet alanı ise plansız ve sık elektrik kesintileri. Tüketiciler özellikle önceden bilgilendirme yapılmadan gerçekleşen kesintilerden ve arızalara geç müdahale edilmesinden şikayet ediyor. Kırsal bölgelerde kesinti sürelerinin daha uzun olduğu yönündeki geri bildirimler de dikkat çekiyor. Uzun süreli kesintiler hem hane halkını hem de küçük işletmeleri doğrudan etkileyen bir sorun olarak öne çıkıyor. Abonelik ve bağlantı süreçlerinde gecikme Abonelik ve bağlantı işlemleri de şikayetlerde öne çıkan bir diğer başlık. Yeni abonelik açma, sayaç bağlatma ya da kapatma işlemlerinde yaşanan gecikmeler, yüksek güvence bedelleri ve karmaşık prosedürler tüketicilerin en sık dile getirdiği konular arasında yer alıyor. Özellikle taşınma dönemlerinde süreçlerin yavaş ilerlemesi ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor. Müşteri hizmetlerine ulaşmak zorlaşıyor Tüketiciler ayrıca müşteri hizmetleri ve iletişim eksikliklerinden de şikayetçi. Çağrı merkezlerine ulaşmada yaşanan zorluklar, uzun bekleme süreleri ve şikayetlere standart yanıtlar verilmesi en sık dile getirilen sorunlar arasında bulunuyor. Başvuru sonrası geri dönüş yapılmaması ya da çözüm sürecinin belirsiz olması, tüketici memnuniyetini olumsuz etkiliyor. Voltaj dalgalanmaları ve teknik arızalar öne çıkıyor Son olarak altyapı ve teknik sorunlar da önemli bir şikayet kalemi oluşturuyor. Voltaj dalgalanmaları nedeniyle elektronik cihazların zarar gördüğü yönünde çok sayıda başvuru bulunuyor. Arıza kayıtlarının geç kapatılması ve saha ekiplerinin müdahale süresinin uzun olması da tüketicilerin en çok dile getirdiği teknik problemler arasında yer alıyor. Konuyla ilgili platforma ulaşan bazı şikayetlerse şöyle sıralandı: “Elektriğimiz kesildi, borcumuzu aynı gün ödememize rağmen bu kış gününde hala açılmadı. Çağrı merkezini 5 kez aradık, her seferinde ‘24 saat içinde açılacak, ekiplerimiz 22.00’a kadar hizmet veriyor’ denilerek oyalandık ancak somut bir adım atılmadı. Evde bebek olduğunu belirtmemize rağmen saat 21.00 itibarıyla elektrik hala yok ve ev çok soğuk. Bebeğin olduğu bir evin bu şartlarda elektriksiz bırakılması kabul edilemez.” “Şanlıurfa Harran’da yaşıyorum. Bu ay elektrik faturam 7.450 TL geldi; önceki aylara göre yaklaşık 5 bin TL daha fazla. Evde kullanımda, sayaçta ya da yeni bir cihaz/iş yeri kullanımında hiçbir değişiklik olmamasına rağmen faturanın bu kadar yüksek gelmesini anlayamıyorum. Rutin kullanım sürerken oluşan bu fark nedeniyle ciddi mağduriyet yaşıyorum.” “Ocak ayı faturam 4.550 TL geldi. Önceki aylarda 1.500–1.800 TL arasında olan faturam, kullanım alışkanlıklarımda hiçbir değişiklik olmamasına rağmen bu ay anormal derecede yüksek. Çalıştığım için gün boyu evde değilim ve sürekli elektrik tüketimi yapılmıyor. Sayaç ya da sistemsel bir hata bildirilmemesine rağmen bu tutarın gerçek kullanımımı yansıtmadığını düşünüyor ve kabul etmiyorum.” “Yaklaşık iki aydır ciddi voltaj dalgalanmaları ve sık kesintiler yaşıyorum. Dört yıldır aynı adresteyim ve bu sorunlar, iki ay önceki yoğun kar yağışından sonra başladı. Neredeyse her hafta şalter atıyor; voltaj bazen çok düşüp bazen yükseliyor, bu da cihazlarımı risk altına sokuyor. Kendi imkanlarımla elektrikçi çağırıp şalteri değiştirdim ve regülatör aldım ancak sorun devam ediyor. Özellikle geceleri voltaj düzensizliği ve kesintiler artıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji’de Uluslararası İş Birliği ve Yatırım Buluşması Haber

CW Enerji’de Uluslararası İş Birliği ve Yatırım Buluşması

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden CW Enerji, uluslararası düzeyde önemli isimleri bir araya getiren “Ortak Kültür, Ortak Gelecek, Ortak Yatırım” temalı buluşmaya ev sahipliği yaptı. Etkinlik Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ekonomik ve stratejik iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik kritik bir platform oluşturdu. Antalya Ticaret Platformu Derneği (ATİP) tarafından düzenlenen “Ortak Kültür, Ortak Gelecek, Ortak Yatırım” temalı uluslararası buluşmada Prof. Dr. İsmail Yüksek CW Enerji Yönetim Kurulu Üyesi olarak katılımcıları karşıladı. Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen etkinlikte, sürdürülebilir enerji yatırımları ve stratejik ortaklıklar ön plana çıktı. Etkinliğe Kırgızistan Antalya Başkonsolosu Rustam Koshonov, Kırgızistan Antalya Konsolosu Zhanat Rasulzhanov, Kırgızistan Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı Türkiye Ticaret Müşaviri Chyngyz Esengul uulu, Kırgızistan Konsolosluğu Ticaret Uzmanı Mira Abdyldaeva, Korkuteli Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Osman Bahçe, Antalya Ticaret Platformu Derneği Başkanı Emrah Nas, CW Enerji Yönetim Kurulu ve yöneticileri, ATİP üyeleri ve iş insanları katılım sağladı. Misafirler, CW Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İsmail YÜKSEK tarafından karşılandı. Organizasyonda iki ülke arasındaki yatırım potansiyelinin artırılması, enerji projelerinde ortaklıkların geliştirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yeni iş birliklerinin oluşturulmasına yönelik önemli mesajlar verildi. Etkinlik kamu temsilcileri, diplomatik yetkililer, yatırım çevreleri ve iş dünyasını aynı çatı altında buluşturarak, özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarının bölgesel kalkınmadaki rolüne dikkat çekti. CW Enerji’nin stratejik yaklaşımı ve uluslararası açılım vizyonu da katılımcılara anlatıldı. Katılımcılar CW Enerji’nin üretim tesisini gezdi Uluslararası düzeyde önemli isimlerin katılım sağladığı buluşma, CW Enerji’nin küresel iş birliklerine verdiği önemi bir kez daha ortaya koydu. Yenilenebilir enerji alanındaki güçlü üretim altyapısı, teknolojik kapasitesi ve ihracat gücüyle dikkat çeken CW Enerji, iki ülke arasındaki ekonomik köprünün güçlenmesinde kilit rol üstlendi. Programın sonunda katılımcılar, Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan CW Enerji Panel Üretim Tesisi, CW SolarCell Güneş Hücresi Üretim Tesisi, CW Alüminyum konstrüksiyon üretim tesisi ile lityum batarya üretim tesisini ziyaret ederek üretim süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Hammadde girişinden panellerin sevkine kadar uzanan tüm aşamalar hakkında detaylı şekilde bilgilendirilen katılımcılara ayrıca CW Enerji’nin AR-GE faaliyetleri aktarılırken, son teknolojiyle geliştirilen inovatif ürünlerin üretim süreçleri hakkında da kapsamlı bilgi verildi. Tarık Sarvan: “Bu buluşmalar ortak geleceğe yapılan yatırımdır” CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede uluslararası iş birliklerinin sürdürülebilir büyüme açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Türkiye ile Kırgızistan arasında gelişen ekonomik ve ticari ilişkilerin enerji sektörü başta olmak üzere birçok alanda önemli fırsatlar barındırdığını belirten Sarvan, CW Enerji olarak böyle anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Sarvan, “Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olarak, yalnızca üretim gücümüzle değil, aynı zamanda uluslararası iş birliklerine verdiğimiz önemle de sektörümüze yön veriyoruz. Kırgızistan ile geliştirilebilecek yenilenebilir enerji projeleri iki ülke açısından da stratejik kazanımlar sağlayacaktır. Bu tür buluşmaları ortak geleceğe yapılan kıymetli yatırımlar olarak görüyoruz” dedi. Ziyaret kapsamında üretim tesisini gezen heyetin, CW Enerji’nin yüksek teknolojiye dayalı üretim kapasitesini yerinde inceleme fırsatı bulmasının kendileri için ayrıca değerli olduğunu belirten Sarvan, “Misafirlerimizi fabrikamızda ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk. Üretim süreçlerimizi, kalite kontrol standartlarımızı ve AR-GE çalışmalarımızı paylaşma imkanı bulduk. Önümüzdeki dönemde de uluslararası iş birliklerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz” diye konuştu. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Enerji Profesyonelleri Bu İş Birliğiyle Yetişiyor Haber

Geleceğin Enerji Profesyonelleri Bu İş Birliğiyle Yetişiyor

Türkiye'nin yenilenebilir enerji sektöründe öncü şirketlerinden biri olan Polat Enerji, enerji sektöründe nitelikli insan kaynağının geliştirilmesine katkı sağlamak ve genç yetenekleri sektöre kazandırmak amacıyla Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi ile önemli bir iş birliğine imza attı. “Enerji Sektörüne Yönelik Kapasite Geliştirme Programı” kapsamında düzenlenen protokol imza törenine Polat Enerji CSO’su Aslı Kehale, EBRD Türkiye ve Kafkasya Enerji Bölge Başkanı David Managadze ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar katıldı. Fırsat Eşitliği Odağında 125 Genç Yetenek Program kapsamında gerçekleştirilen titiz değerlendirme süreçlerinin ardından, mühendislik fakültelerinin farklı branşlarından 125 öğrenci projeye kabul edildi. Polat Enerji’nin sürdürülebilirlik ve toplumsal kapsayıcılık hedefleri doğrultusunda, öğrenci seçiminde fırsat eşitliği temel prensip olarak benimsendi ve kadın-erkek adaylar arasında dengeli bir dağılım gözetildi. Genç mühendis adayları program boyunca, hem üniversitenin değerli akademisyenlerinden alana özgü teknik eğitimler alma hem de Polat Enerji’nin deneyimli kadrosuyla bir araya gelerek sektörün işleyişini doğrudan uzmanlarından dinleme fırsatı yakalayacaklar. İmza töreninde konuşan Polat Enerji CSO’su Aslı Kehale, projenin önemine değinerek şunları söyledi: “Polat Enerji olarak amacımız, bulunduğumuz her bölgede yalnızca enerji üreticisi olarak değil, aynı zamanda yerel topluma değer katan, gelişimine katkı sunan bir paydaş olarak var olmak. Bu bakış açımız, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile de birebir örtüşüyor. Özellikle “erişilebilir ve temiz enerji”, “cinsiyet eşitliği” ve “nitelikli eğitim” başlıkları, kurumsal sosyal sorumluluk stratejimizin merkezinde yer alıyor. Tam da bu noktada, bugün burada bulunmamıza vesile olan iş birliği büyük anlam taşıyor. Polat Enerji olarak, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz “Enerji Sektörüne Yönelik Kapasite Geliştirme Programı”, bizim için yalnızca bir eğitim projesi değil; aynı zamanda uzun vadeli bir toplumsal yatırım.” İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, programın öğrenciler için önemli bir kazanım olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu; “Manisa Celal Bayar Üniversitesi olarak, öğrencilerimizi geleceğin enerji sektörüne en donanımlı şekilde hazırlayacak, uygulama temelli ve sürdürülebilir iş birliklerini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Polat Enerji ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile imzaladığımız bu protokolün, yenilenebilir enerji alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu programın, öğrencilerimiz için güçlü bir kariyer başlangıcı, ülkemiz için ise sürdürülebilir kalkınma yolunda değerli bir kazanım olmasını temenni ediyorum.” Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye ve Kafkasya Enerji Bölge Başkanı David Managadze ise konuşmasında “Enerji sektörü, yeşil ve dijital dönüşümün birlikte yarattığı güçlü etkiyle derin bir değişim geçiriyor. Bu program, üniversiteler ile özel sektör arasındaki yapılandırılmış iş birliğinin önemli bir örneğini ortaya koyuyor. Bu girişime katalizör olarak hizmet etmekten gurur duyuyoruz.” dedi. Bu stratejik iş birliği, sadece bir eğitim programı olmanın ötesinde, Türkiye'nin yeşil enerji dönüşümünü destekleyen çok katmanlı bir toplumsal yatırım hamlesi niteliği taşıyor. Akademi ile iş dünyası arasındaki köprüleri güçlendiren program; mühendislik yetkinliklerini sosyal becerilerle birleştirerek, öğrencileri yarının düşük karbonlu ekonomisine hazırlıyor. Polat Enerji, EBRD ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nin ortak vizyonuyla şekillenen bu proje, enerji sektöründe hem toplumsal cinsiyet eşitliğini hem de profesyonel standartları yükseltmeyi amaçlayan kapsayıcı bir ekosistem yaratmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Likhachev: Türkiye’de Bu Yıl Nükleer Enerjinin Hayata Geçirilmesi İçin Her Şeyi Yapacağız Haber

Likhachev: Türkiye’de Bu Yıl Nükleer Enerjinin Hayata Geçirilmesi İçin Her Şeyi Yapacağız

Rossiya-24 kanalına konuşan Likhachev, Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali olacak olan Akkuyu NGS’yi, devreye alma operasyonlarına bu yıl hazırlayacaklarını belirterek, “Bu önemli süreçte hem Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın hem de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sn. Alparslan Bayraktar’ın liderliğini de vurgulamadan geçmek istemem” dedi. “En Büyük Baskıyı Akkuyu NGS Projesinde Hissettik” 2025’i “Kolay olmayan ama zaferlerle dolu bir yıl” olarak niteleyen Likhachev, “Tüm zorluklara ve batının neredeyse kolektif olarak bize karşı yürüttüğü sert ekonomik savaşa rağmen Rosatom'un görevini tam olarak yerine getirdiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Rosatom Genel Müdürü, Akkuyu NGS projesinin ciddi bir baskı altında kaldığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “En ağır baskıyı, Siemens’in tedarik etmesi gereken ekipmanı göndermediği, 2 milyar dolarlık yatırımların dondurulduğu ve ödeme sisteminin fiilen çöktüğü Akkuyu NGS projemizde yaşadık. Ancak bu koşullara rağmen bir an bile durmadık. Bundan sonra da ilerlemeye devam etmek için gereken her şeyi yapacağız. Bu süreçte Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sn. Putin’den çok güçlü bir destek aldık. Hükümet ve Merkez Bankası, çalışmaların planlandığı şekilde ilerlemesi için mümkün olan her adımı attı. Alınan bu kararlar bize ilham vermekle kalmadı, aynı zamanda somut hareket alanları da sağladı.” Likhachev: “Kurulu gücün kullanım katsayısı %87’nin üzerine çıktı” Alexey Likhachev Rosatom’un Rusya içi ve dışı diğer projeleri ve yürüttüğü çalışmalar hakkında da bilgiler verdi. 2025’te Rus nükleer endüstrisinin 80’inci yılının kutlandığını vurgulayan Rosatom Genel Müdürü, 2025 Eylül ayında Moskova’da gerçekleştirilen Atomic Week ile hem dünya liderlerinin hem de nükleer enerji alanında en etkin isimlerin katıldığı önemli bir etkinliğe imza attıklarını hatırlattı. Söz konusu etkinlikte, aralarında devlet liderlerinin de bulunduğu çok sayıda üst düzey ismin bir araya geldiğini, NATO üyesi ülkelerin de temsil edildiğini ve uluslararası alanda etkili neredeyse tüm nükleer kuruluşların yöneticilerinin buluştuğunu belirtti. Likhachev, etkinlik kapsamında dünya nükleer endüstrisinin liderleri ile önde gelen ülkelerin temsilcileri arasında yapılan görüşmelerin dünyanın geleceği bakımından nükleer enerjinin geliştirilmesinin alternatifsiz olduğu ve uluslararası alanda eşitlik temelinde iş birliğinin gerekliliği sonuçlarını ortaya koyduğunu belirtti. Likhachev, “21. yüzyıl, şimdiden ‘elektrik yüz yılı’ olarak adlandırıldı. Elektriğin üretilmesi ve bunun sürdürülebilir ve uygun fiyatlı olması şarttır. Bu soruna nükleer teknolojilerin geliştirilmesi dışında bir çözüm yaklaşımı bulunmuyor. Biz de burada, iş birliğine açık ülkelerle uzun vadeli ortaklıklar öneriyoruz” diye konuştu. 2025 yılı değerlendirmelerinde Rosatom olarak elektrik üretiminde planlananın üzerinde bir performans sergilediklerini de belirten Likhachev, şöyle devam etti: “Bizim için son derece kritik bir gösterge olan kurulu gücün kullanım katsayısı %87’nin üzerine çıktı. Bu oran, genel olarak enerji sektörü için, özelde ise nükleer enerji açısından rekor bir seviyedir. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; karşı karşıya kaldığımız tüm zorluklara, bakım ve onarım gerekliliklerine ve nükleer santrallerimize yönelik gerçekleştirilen terörist saldırılara rağmen, tüm nükleer enerji kompleksleri 24 saatin 21 saatinde yüzde yüz kapasiteyle çalıştı.” Rusya Federasyonu olarak hükümet planlarında ülkenin enerji dengesinde nükleer enerjinin payının %25’e çıkarılmasına yönelik bir hedef bulunduğunun altını çizen Rosatom Genel Müdürü Likhachev, “Plan, 2042 yılına kadar nükleer enerji kapasitesinin artırılmasını öngörüyor. Bu nedenle de sahip olunandan daha fazla santral inşa etmemiz ve daha fazla kurulu gücü devreye almamız gerekiyor” Rusya dışında yürüttükleri projelere de değinen Likhachev, çalışmalarının Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan ve Mısır’da devam ettiğini, Bangladeş’teki nükleer güç santralinin birinci ünitesinin de devreye alma çalışmalarının başlamasına neredeyse hazır durumda olduğunu söyledi. Çin’de Rosatom projeleri kapsamında yer alan Tianwan NGS’nin 7. ünitesinde ve Xudapu NGS’nin 3. ünitesinde ise fiziksel devreye alma aşamasının başlatılmasının beklendiğini belirten Rosatom Genel Müdürü, Myanmar ile küçük modüler reaktörlere ilişkin bir hükümetler arası anlaşma imzalandığını duyurdu. Likhachev, Vietnam için Rus tasarımı yeni bir araştırma reaktörünün kurulmasına karar verildiğini, Özbekistan’da küçük kapasiteli nükleer güç santralinin inşasında kilit bir aşamaya geçildiğini ve Macaristan’daki Paks-2 NGS’de “ilk beton” dökümünün yapılmasının Şubat 2026’da öngörüldüğünü de hatırlattı. Yeni Buzkıranların İnşası Sürüyor Rusya içindeki çalışmalarının yoğunlaştığı noktalardan birinin de yeni buzkıranların inşası ve Kuzey Deniz Yolu’nun geliştirilmesi olduğunu söyleyen Alexey Likhachev, 2025 yılında buzkıranların faaliyet gösterdiği Kuzey Deniz Yolu üzerinden konteyner taşımacılığında rekor kırıldığını belirtti. Likhachev, Kuzey Deniz Yolu’nda yıl boyunca 24 transit konteyner seferiyle 3,2 milyon tonluk toplam transit yük hacmine ulaştıklarını açıkladı. Buna ek olarak Kaliningrad’da lityum-iyon batarya üretimi için bir gigafabrika devreye aldıklarını da belirten Likhachev, “Aynı özelliklere sahip bir fabrikayı da Yeni Moskova’da, bu yıl içinde endüstriyel işletmeye alacağız. Böylece yılda 100 bine kadar araca yetecek batarya tedarik edebilecek kapasiteye ulaşacağız” ifadelerini kullandı. Rosatom Genel Müdürü, söz konusu projenin yalnızca üretimle sınırlı olmadığını, projenin bir parçası olarak, geri dönüşüm/bertaraf süreçleri, şarj istasyonları ve sistemleri, servis ve bakım hizmetleri gibi tamamlayıcı altyapı unsurlarının da hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Likhachev, Rosatom’un kapalı nükleer yakıt çevrimi alanında yürüttüğü çalışmalara da değindi. Likhachev, Rosatom’un Aralık 2024’te yenilikçi BREST-OD-300 reaktörü için nükleer yakıt üretecek tesisi işletmeye aldığını, bu tesisin dünya nükleer endüstrisinde benzersiz olan ve IV. nesil deneysel-gösterim amaçlı enerji kompleksinin üç unsurundan ilki olma niteliğini taşıdığını söyledi. BREST-OD-300’ün tamamen ikincil nükleer yakıt çevrimi ürünlerinden oluşan yenilikçi yakıtın kullanılacağı, kurşun soğutmalı ilk reaktör tesisi olacağını belirten Alexey Likhachev, tesisin üretilmesi ve devreye alınmasının nükleer enerjinin kaynak tabanının önemli ölçüde genişletilmesini ve ışınlanmış yakıt demetlerinin (TВС) depolanmak yerine yeniden işlenerek taze yakıt üretiminde kullanılmasını sağlayacağını, ayrıca nükleer atık oluşumu ile atıkların radyoaktif aktivitesinin radikal biçimde azaltacağını söyledi. Likhachev, “Hedefimiz, santral sahasında kapalı yakıt çevrimine sahip bu kompleksi 2030 yılına kadar devreye almak. Yakıt fabrikasyonu ve yeniden fabrikasyon modülü hâlihazırda işletmede ve burada geliştirme çalışmaları yoğun şekilde sürüyor. BREST reaktörünün de belirlenen takvim çerçevesinde bizi memnun edecek sonuçlar vereceğinden eminim” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YEKA GES-2025 Yarışmalarının Sözleşmeleri İmzalandı Haber

YEKA GES-2025 Yarışmalarının Sözleşmeleri İmzalandı

25 Kasım 2025’te gerçekleştirilen YEKA GES-2025 yarışmalarının sözleşmeleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan’ın katılımıyla, Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya ve yarışmayı kazanan firmaların yetkilileri tarafından bugün Bakanlıkta imzalandı. 60 Aylık Süreç Başladı Yarışmayı kazanan şirketler, sözleşme imza tarihinden itibaren ürettikleri elektriği 60 ay süre ile serbest piyasada satabilecek. Daha sonra 20 yıl süreyle üretilen elektrik, kilovatsaat başına 3,25 euro/cent fiyat ile iletim sistemine verilecek. Sözleşmelerin imzalanmasıyla birlikte, firmalar için 60 aylık serbest piyasada satış süreci resmen başlamış oldu. Bakan Yardımcısı Demircan: Devam Edeceğiz İmza töreninde konuşan Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, “Gösterdiğiniz ihtimam ve rekabet, bizi hem devamını getirme açısından umutlandırıyor hem de sektörün bize olan güvenini gösterme açısından kendimizi iyi hissediyoruz. Bakanlık olarak YEKA'ları her yıl en az 2 bin megavat olarak planlamaya devam ediyoruz. Bundan sonra da bu şekilde devam edeceğiz.” dedi. Demircan, YEKA GES-2025 kapsamında ilk yüzer GES kapasitesinin de yatırımcıyla buluştuğunu anımsattı. YEKA’ların enerji sektörü için önemli bir iş potansiyeli olduğunu ifade eden Demircan, yatırımların hayırlı ve uğurlu olması temennisinde de bulundu. 102 Milyon Euro Katkı Bedeli Bolu, Erzurum, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mardin, Van ve Manisa’da bulunan toplam 650 MW kapasiteli 8 adet bağlantı kapasitesi, yapılan yarışmaların ardından yatırımcılara tahsis edilmişti. Söz konusu yarışmaların neticesinde de toplamda yaklaşık 102 milyon Euro’luk bir katkı bedeli sağlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yenilenebilir Enerjinin Geleceği   Siber Güvenlikten Geçiyor  Haber

Yenilenebilir Enerjinin Geleceği  Siber Güvenlikten Geçiyor 

Siber güvenlik şirketi ESET, yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren KOBİ’ler için siber güvenliğin artık bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu vurguladı. Yenilenebilir enerji sektörü hızlı ilerliyor. Dünya çapında, küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler), güneş enerjisi girişimlerinden topluluk rüzgâr enerjisi geliştiricilerine ve dijital şebeke yenilikçilerine kadar temiz enerjiye geçişi destekleyen yeniliklere öncülük ediyor. Ölçeklendirme yarışında, bu firmaların çoğu kendilerini ve icatlarını tehlikeli bir şekilde riske atıyor. Bir proje geliştiricisine veya hizmet sağlayıcısına yönelik tek bir siber saldırı, finansmanı durdurabilir, kurulumları geciktirebilir ve tüm ekosistemdeki güveni sarsabilir. Enerji sektöründeki siber güvenlik endişeleri büyük kamu hizmetleri etrafında dönüyor ve öncelikle operasyonel teknoloji (OT) risklerine odaklanıyor. Bu anlaşılabilir bir durum çünkü şebeke düzeyinde bir ihlal kaosa neden olur. Bunun en belirgin örneği 2015 yılında Ukrayna'da elektrik şebekesini bozmak için tasarlanmış bilinen bir kötü amaçlı yazılım saldırısıydı. Bu olay, kullanılan kötü amaçlı yazılımın adı olan Industroyer olarak anılır ve endüstriyel kontrol sistemlerini enfekte etmek için özel olarak yazılmış kötü amaçlı yazılımların bir örneğidir. Ancak dikkatler kontrol odaları ve trafo merkezlerine odaklanırken sektörün gerçek zayıf noktası potansiyel olarak gözden kaçırılmaktadır: Sektöre hayati hizmetler sunan KOBİ'lerin BT sistemleri. Bu şirketler tamamen e-posta sunucularına, bulut platformlarına ve müşteri veri tabanlarına bağımlıdır. Bu nedenle saldırganlar, bu şirketleri saldırı için en kolay yol olarak görebilirler. Yenilenebilir enerji alanında yenilik yapan KOBİ'ler benzersiz zorluklarla karşı karşıyadır. Çoğu, ürün ve hizmetlerin yeterince güvenli olmasını sağlayacak şirket içi siber güvenlik uzmanlığına sahip değildir ve işletmenin dayandığı daha düzenli BT hizmetlerinin güvenliğini sağlamaya da odaklanmamaktadır. Önce siber güvenlik Güçlü bir siber güvenlik duruşuna sahip olma ihtiyacını göz ardı etmenin sonucu yıkıcı olabilir; çalışanları kimlik bilgilerini vermeye ikna eden kimlik avı dolandırıcılığı, sessizce yayılan kötü amaçlı yazılım enfeksiyonları, projeleri durma noktasına getiren fidye yazılımı saldırıları ve hatta siber saldırganların şirketin müşterilerine sunduğu ürün ve hizmetlerin tedarik zincirini enfekte etme olasılığı. Yatırımcılar, ortaklar ve düzenleyiciler yakından izlerken basit yapılandırma hataları veya kazara veri sızıntıları bile büyük sonuçlara yol açabilir. Müşteriler, finansörler ve düzenleyiciler, temiz enerji şirketlerinin sadece sürdürülebilirlik değil, aynı zamanda mükemmel bir siber güvenlik duruşu sergilemelerini de giderek daha fazla bekliyor. Burada bir paradoks ortaya çıkıyor; yenilenebilir enerji sektöründeki KOBİ'ler inovasyona odaklanırken çoğu modern siber güvenlik araçlarını benimsemekte tereddüt ediyor. Bazıları maliyetlerden korkarken diğerleri operasyonların karmaşıklaşmasından endişe duyuyor. Ancak harekete geçmemenin riski çok daha büyük. Siber güvenlik, sadece büyük ve zengin kamu hizmetleri kuruluşlarının tekelinde olan bir alan olarak görülmemelidir. Günümüzün araçları, küçük şirketler için erişilebilir, ölçeklenebilir ve pratik olacak şekilde tasarlanmıştır. Şirketlerin içlerinde siber güvenlik konusunda uzman kaynakları bulunmadığı durumlarda, dış kaynaklı çözümler sunan çok sayıda şirket bulunmaktadır. Siber güvenlik için alınacak önlemler Siber güvenlik şirketi ESET, mütevazı adımların bile dayanıklılığı önemli ölçüde artırıp riski azaltabileceğini gördü. İşletmenizin bir sonraki ibret hikâyesi hâline gelmesini önlemek için öncelikle önleme odaklı bir zihniyet benimsemek çok önemlidir. ● En kritik güvenlik açıklarının hızla kapatılması için sağlam yama yönetimi uygulamak, ● Kimlik ve erişim politikalarını sıfır güven yaklaşımıyla güncellemek - ihlal olduğunu varsaymak, en az ayrıcalık politikalarını uygulamak, ● Çok faktörlü kimlik doğrulamayı uygulamak, ● Sunucular, dizüstü bilgisayarlar, bulut hizmetleri ve diğer cihazlar dâhil olmak üzere tüm cihazlara güvenilir güvenlik yazılımı yüklemek, ● En iyi uygulamalara göre hassas dosyaları yedeklemek ve geri yüklemenin denenmiş ve test edilmiş olmasını sağlamak, ● Paydaşlarla birlikte bir olay müdahale planı oluşturmak ve test etmek, ● Ağları ve uç noktaları, güvenlik ihlallerinin erken uyarı işaretleri için sürekli izlemek, ● Personele güncel siber güvenlik farkındalık eğitimi vermek ve kimlik avı simülasyonları gerçekleştirmek; çalışanlar hem şirketin en güçlü varlığı hem de en zayıf halkasıdır. İç uzmanlığa sahip olmayan firmalar için Yönetilen Tespit ve Müdahale (MDR) hizmetleri, uzman güvenlik analistleri tarafından 24 saat izleme ve hızlı müdahale sağlayarak olaylar meydana geldiğinde daha da büyümeden hızlı bir şekilde kontrol altına alınabilmesini sağlar. Güçlü siber güvenlik savunmaları, inovasyon ve büyümeden uzaklaştırmaz; aksine bunları mümkün kılar. KOBİ'lerin yatırımcıların güvenini kazanmasını, AB'nin NIS2 Direktifi gibi çerçeveler altında sıkılaşan düzenleyici gereklilikleri karşılamasını ve start-up'ları bu kadar değerli kılan çevikliği korumalarını sağlar. Şebeke daha akıllı ve daha bağlantılı hâle geldikçe BT ve kritik altyapı arasındaki sınır bulanıklaşıyor. Her KOBİ, daha büyük sistemde çok önemli bir rol oynar ve her boşluk önemli. Temiz enerji, teknolojiye, şebekeye ve geçişi destekleyen şirketlere duyulan güvene bağlıdır. BT veya OT'de siber güvenlik ikinci planda kalırsa bu güven kaybolacaktır. KOBİ'lerin zayıf halka olması için hiçbir mazeret yoktur. Doğru korumalarla, güvenli ve sürdürülebilir bir enerji geleceğinin dayanıklı omurgası olabilirler.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.