Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Sistemleri

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Sistemleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Sistemleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sürdürülebilir Kampüs Modelinde Yenilenebilir Enerji Adımı Haber

Sürdürülebilir Kampüs Modelinde Yenilenebilir Enerji Adımı

İstanbul Rumeli Üniversitesi, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla kampüslerde enerji verimliliğini artırarak sürdürülebilirlik yaklaşımını eğitimden araştırmaya uzanan bütüncül bir vizyonla uygulamaya koyuyor. 2026 yılının içerisinde tamamlanması beklenen projelerle birlikte üniversite, çevreye duyarlı kampüs modelini güçlendirmeyi hedefliyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi, sürdürülebilirlik odaklı kampüs vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği Güneş Enerji Santrali (GES) projeleriyle çevreye duyarlı üniversite modeli oluşturmaya devam ediyor. Kampüslerde kurulan yenilenebilir enerji sistemleri sayesinde, bina ekosistemlerinde kullanılan enerjinin yüzde 90’a yakını üniversitenin kendi kaynaklarından karşılanıyor. “Enerjiyi Verimli Kullanmak Geleceği Planlamaktır” Üniversitenin sürdürülebilirlik yaklaşımına ilişkin değerlendirmede bulunan Rektör Prof. Dr. Mustafa Kara, enerjinin verimli kullanımının yalnızca bugünü değil, geleceği de sorumluluk bilinciyle planlamak anlamına geldiğini vurguladı. Prof. Dr. Kara, “Sürdürülebilir kampüs anlayışını eğitim vizyonumuzun merkezine alıyor, çevreye duyarlı uygulamalarla kalıcı bir değer üretmeyi hedefliyoruz” dedi. ‘’Sürdürülebilirliği Eğitimden Araştırmaya Bütüncül Bir Yaklaşımla Ele Alıyoruz’’ Yenilenebilir enerjiye dayalı sistemlerin doğal kaynakların korunmasına önemli katkı sağladığını belirten Prof. Dr. Kara, bu yatırımların aynı zamanda sürdürülebilir bir üniversite yaşamını desteklediğini ifade etti. Üniversitenin yalnızca altyapı yatırımlarıyla sınırlı kalmayan bu yaklaşımı; eğitim, araştırma ve inovasyonu kapsayan bütüncül bir perspektifle ele aldığını da sözlerine ekledi. Bu kapsamda Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin yenilenebilir enerji odaklı akademik ve uygulamalı projeleri desteklenerek, bilimsel ve teknolojik gelişime aktif katkı sunuluyor. Doğayı ve ekosistemi koruyan bu vizyon, üniversitenin akademik çalışmalarında da önemli bir yol haritası oluşturuyor. 2026 Yılında Yeni Güneş Enerjisi Projelerinin Tamamlanması Planlanmaktadır. Hazırlık çalışmaları tamamlanan yenilenebilir enerji projelerinin hayata geçirilmeye başlandığını belirten Prof. Dr. Kara, bu yatırımların 2026 yılının içerisinde tamamlanmasının planlandığınıifade etti. İstanbul Rumeli Üniversitesi, sürdürülebilir kampüs hedefini geleceğe taşımak amacıyla yeni güneş enerjisi projeleriyle çalışmalarını daha da ileriye taşımayı amaçlıyor. Prof. Dr. Kara, “Doğaya saygılı, kaynaklarını verimli kullanan bir gelecek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Sürdürülebilir kampüs anlayışımızla bugünü dönüştürüyor, yarını birlikte inşa ediyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Değişikliğiyle Mücadele Eylemlerine Duyulan Güven Azalıyor Haber

İklim Değişikliğiyle Mücadele Eylemlerine Duyulan Güven Azalıyor

Araştırma, ulusal enerji bağımsızlığının fosil yakıtların kullanımdan kaldırılmasını geride bırakarak büyük önem kazandığını gösteriyor. 2023'te yöneticilerin %44'ü 2030 yılı karbonsuzlaştırma hedeflerine ulaşılmasını beklerken bu oran bugün %37'ye indi. Dünya liderleri COP30 için Brezilya'da bir araya gelmeye hazırlanırken, Siemens'in yaptığı yeni ve önemli bir araştırma, jeopolitiğin altyapı stratejisini yeniden şekillendirdiğini ve ulusal enerji güvenliğinin enerji dönüşümünün birincil itici gücü olarak küresel iklim iş birliğinin önüne geçtiğini ortaya koydu. Siemens Infrastructure Transition Monitor 2025 çalışması, üst düzey liderlerin, esnek bir enerji arzının altyapı geçiş hedefleri arasında hükümetin en önemli önceliği olması gerektiğine inandıklarına dikkat çekti. Enerji arzı 2023'te öncelik sıralamasında üçüncüydü. Diğer taraftan, ulusal enerji bağımsızlığı ve iklim risklerinin proaktif yönetimi, öncelik sıralamasında en büyük yükselişi kaydeden başlıklar oldu. Küresel istikrarsızlığın artması, pazar ve tedarik zinciri oynaklığını yoğunlaştırıyor. Enerjinin jeopolitik bir araç olarak kullanılmasını azaltmak için hükümetler, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasının yanı sıra güvenlik, bağımsızlık ve hazırlıklı olmaya öncelik veriyor. Rapor, 19 ülkeden 1.400 üst düzey yönetici ve hükümet temsilcisinin katıldığı küresel bir ankete dayanarak, çok yönlü temiz enerji vizyonundan, giderek artan bir şekilde ulusal dayanıklılığa ve bölgesel üretime odaklanan bir vizyona geçişin altını çiziyor. Birbiri ardına gelen iklimsel, jeopolitik ve piyasa zorlukları nedeniyle enerji sistemleri üzerindeki baskının artmasıyla birlikte, enerji dayanıklılığının temiz enerjiye geçişte artık bir denge unsuru olarak değil, kritik bir destek unsuru olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Siemens AG Yönetim Kurulu Üyesi ve Akıllı Altyapı CEO'su Matthias Rebellius, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Altyapıda geçiş; ulusal enerji güvenliği hedeflerinin karbonsuzlaştırma konusundaki küresel iş birliğini geride bıraktığı yeni bir aşamaya girdi. Sistemler artan iklim sorunları ve enerji kesintileriyle karşı karşıya kaldıkça, dayanıklılık isteğe bağlı olmaktan giderek uzaklaşıyor. Bu değişimde yapay zekâ, teknoloji ve dijitalleşme artık kritik bir öneme sahip. Yenilenebilir enerjiye dayalı sistemlerin karmaşık yapısını yönetmek, güvenilirliği sağlamak ve temiz enerjiye geçişi daha akıllı ve daha sürdürülebilir bir şekilde hızlandırmak için kurumların ve hükümetlerin elini güçlendirebilirler" ifadelerini kullandı. Küresel geçişten ulusal dayanıklılığa Katılımcıların beşte üçünden fazlası (%62) gelecekteki enerji sistemlerinin küresel ticaretten ziyade yerel veya bölgesel üretime dayanacağına inanıyor. Yenilenebilir enerji entegrasyonu, depolama konusunda hazırlıklı olma ve gelişmiş şebeke sistemleri gibi unsurlar, başlıca kolaylaştırıcı faktörler arasında bulunuyor. Katılımcıların yarısından fazlası halihazırda dayanıklılık (%53) ve enerji bağımsızlığının (%52) ülkelerinde olgunluğa ulaştığını veya gelişmiş olduğunu belirtiyor. Bu da altyapı önceliklerinde bir değişimin halihazırda devam ettiğine işaret ediyor. İklim hedeflerine duyulan güven azalıyor Dayanıklılık ve enerji güvenliğinin öncelik kazanmasıyla birlikte, küresel iklim hedeflerine ulaşılmasına ilişkin güven azalmaya başlıyor. Küresel yöneticilerin yarısından fazlası (%57) önümüzdeki iki yıl içinde fosil yakıtlara yapılan yatırımların artmasını beklerken, işletmelerin sadece %37'si 2030 yılı için koyulan karbonsuzlaşma hedeflerine ulaşacaklarına inanıyor. Bu oran 2023 yılında %44'tü. COP30 öncesi bir çağrı İklim hedeflerine duyulan güvenin azaldığı ve 2026 stratejilerinin geliştirilmekte olduğu bu dönemde rapor, dayanıklılığın enerji planlamasına dahil edilmemesinin hem ekonomik hem de çevresel açıdan risk oluşturduğunu vurguluyor. Net sıfır stratejilerinin yeniden gözden geçirildiği bugünlerde Siemens, şebeke yatırımı ve dijital inovasyon yoluyla iklim taahhütlerine ve enerji dayanıklılığına yönelik ilerlemenin hızlandırılabileceğinin altını çiziyor. Yapay Zekâ geçişi hızlandıracak Ulusal enerji stratejileri gelişip değişirken dijital teknolojiler altyapı dönüşümünün merkezinde yer almaya devam ediyor. Dijitalleşme, enerji depolama olanaklarının genişletilmesinin hemen ardından farklı sektörlerde temiz enerjiye geçişi hızlandırmada en önemli ikinci faktör olarak öne çıkıyor. En büyük olumlu etkiyi ise yapay zekanın yaratması bekleniyor. Katılımcılar, yapay zekanın kritik altyapıyı daha dayanıklı hale getirmeye yardımcı olduğuna inanıyor (%66) ve faaliyetlerini karbonsuzlaştırmak için kuruluşlarında yapay zekanın kullanıldığını bildiriyor (%59).

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.