Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Teknolojileri

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Teknolojileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Teknolojileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Schneider Electric Zirvesi Enerji Ve Yapay Zekâ Gündemiyle BAE’de Gerçekleşti Haber

Schneider Electric Zirvesi Enerji Ve Yapay Zekâ Gündemiyle BAE’de Gerçekleşti

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, kamu temsilcileri, sektör analistleri, müşteriler, iş ortakları, öğrenciler ve basın mensuplarının da aralarında bulunduğu 3.000’i aşkın katılımcıyı bir araya getiren Innovation Summit Orta Doğu ve Afrika etkinliğini Abu Dhabi’de tamamladı. Zirvede, enerji, yapay zekâ ve endüstriyel yazılımın bütünleşmesinin bölgenin geleceğini nasıl yeniden şekillendirdiği ele alındı. Şirket ayrıca zirve kapsamında, ülkenin endüstriyel yapay zekâyı benimseme ve üreticilerin bu teknolojiye duyduğu güven alanlarında güçlenen liderliğini ortaya koyan BAE Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması’nı yayımladı. “Enerji Teknolojileriyle Zekâya ve Dayanıklılığa Güç Katmak” temasıyla düzenlenen iki günlük zirve, enerji dönüşümünde giderek belirginleşen bir değişime odaklandı. Bu değişim, enerji arzını karbonsuzlaştırmanın ötesine geçerek yapay zekâ odaklı ekonomik büyümeyi destekleyebilecek akıllı, bağlantılı ve dayanıklı sistemler kurmayı esas alıyor. Bu değişim, hızlı kentleşme, sanayide büyüme ve hızlanan dijitalleşmenin yeni altyapı ihtiyaçları doğurduğu Orta Doğu ve Afrika’yı yeniden şekillendiren daha geniş eğilimleri yansıtıyor. Bölge genelinde kamu ve özel sektör; dayanıklılığı, rekabet gücünü ve enerji güvenliğini artırmak amacıyla temiz enerjiye, elektrik şebekelerinin modernizasyonuna, yapay zekâya, veri merkezlerine ve endüstriyel teknolojilere yatırım yapıyor. Bunun sonucunda enerji, yazılım ve yapay zekânın bütünleşmesi, ekonomilerin büyümesinde ve kritik altyapıların gelişiminde giderek daha merkezi bir rol üstleniyor. Schneider Electric CEO’su Olivier Blum, şunları söyledi: “Yapay zekânın fiziksel ekonominin ayrılmaz bir parçası haline geldiği bir Zekâ Çağı’na giriyoruz. Yapay zekâ dijital olabilir ancak elektrikle çalışıyor ve onu destekleyen fiziksel sistemlere dayanıyor. Enerji teknolojisi iş ortağı olarak müşterilerimizin veri, yazılım, yapay zekâ ve otomasyon aracılığıyla enerji ve operasyonlarını birbirine bağlamasına yardımcı oluyor, zekâyı eyleme dönüştürerek performanslarını, dayanıklılıklarını ve rekabet güçlerini artırmalarını sağlıyoruz. Bu dönüşümün boyutu, kamu ve özel sektörün endüstriyel dönüşümü ve uzun vadeli büyümeyi desteklemek için enerji ve dijital altyapıya yatırım yaptığı Orta Doğu ve Afrika’da özellikle belirgin biçimde görülüyor.” Zirve kapsamında BAE Ekonomi ve Turizm Bakanlığı ile Schneider Electric, NEST Hızlandırma Programı’nın başlatılmasına yönelik bir anlaşma imzaladı. 12 haftalık program, Orta Doğu ve Afrika genelinde enerji teknolojileri, endüstriyel teknolojiler ve kurumsal yapay zekâ alanlarında faaliyet gösteren, yüksek potansiyele sahip erken aşama girişimleri hedefliyor. Hem Schneider Electric’in stratejik öncelikleriyle hem de BAE’nin geleceğin ekonomisine yönelik gündemiyle örtüşen bu sektörlere odaklanan program, Schneider Electric’in gözetiminde, alanında uzman bir üçüncü taraf hızlandırıcı kuruluş tarafından yürütülecek. BAE’deki üreticiler endüstriyel yapay zekâda daha hızlı ilerliyor Schneider Electric, zirveyle eş zamanlı olarak, yiyecek ve içecek üreticilerine odaklanan 2026 Hızlı Tüketim Ürünleri Sektöründe Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması: BAE başlıklı çalışmasını yayımladı. Araştırma, BAE’deki üreticilerin endüstriyel yapay zekâyı küresel ortalamadan daha hızlı benimsediğini ortaya koydu: Üreticilerin %23’ü, yapay zekâyı şimdiden operasyonlarının temel bir parçası olarak görüyor. Bu oran küresel ölçekte %16,3 düzeyinde.%59’u, yapay zekânın 2030 yılına kadar kuruluşlarında köklü bir dönüşüm yaratmasını bekliyor. Küresel ölçekte bu oran %42,2.%38’i, yapay zekâ uygulamaları yaygınlaştıkça siber güvenliği en önemli önceliklerden biri olarak tanımlıyor. Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Walid Sheta, şu değerlendirmede bulundu: “Endüstriyel yapay zekâ, deneme aşamasından uygulamaya geçiyor. BAE’yi farklı kılan, yalnızca bu teknolojiyi benimseme hızı değil; üreticilerin yapay zekânın üretkenliği, verimliliği ve dayanıklılığı artırma potansiyeline duyduğu güven. Bir sonraki aşamada aşılması gereken temel zorluk, bu uygulamaların güvenli, ölçeklenebilir ve ölçülebilir iş sonuçları üretebilir olmasını sağlamak. Enerji, yapay zekâ ve altyapı bütünleşiyor Zirve boyunca konuşmacılar ve katılımcılar, enerji sistemlerinin giderek daha bağlantılı hale gelen geleceğini dört ana tema çerçevesinde ele aldı: Yapay zekâ destekli enerji ve endüstriyel operasyonlarElektrik şebekelerinin modernizasyonu ve elektrifikasyonKritik altyapı olarak veri merkezleriDijital dayanıklılığın temeli olarak siber güvenlik Oturumlarda, kuruluşların operasyonel verimliliği artırmak, endüstriyel performansı güçlendirmek, enerji kullanımını optimize etmek ve bölgedeki dijital altyapının hızla genişlemesini desteklemek için yapay zekâdan nasıl yararlandığı incelendi. Schneider Electric yöneticileri, sektör uzmanları, müşteriler ve iş ortaklarının katıldığı ana konuşma ve tartışmalarda; yazılım tanımlı enerji sistemleri, endüstriyel zekâ, elektrifikasyon, yapay zekâya hazır altyapılar ve büyümenin bir sonraki aşamasını desteklemek için iş gücünün ihtiyaç duyacağı yetkinlikler ele alındı. Abu Dhabi, enerjide yeni dönemin merkezinde Zirve, Fransa’nın BAE nezdindeki Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi Marie Audouard’ın katılımıyla, BAE Ekonomi ve Turizm Bakanı Abdulla bin Touq Al Marri’nin açılış konuşmasıyla başladı. Ardından Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Walid Sheta ve Schneider Electric Körfez Bölgesi Başkanı Amel Chadli karşılama konuşmalarını yaptı. Schneider Electric CEO’su Olivier Blum, Enerji Yönetiminden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Frederic Godemel, Proses Otomasyonundan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Hany Fouda, Güvenli Güçten Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Manish Kumar, Yazılım ve Hizmetlerden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Pankaj Sharma ve Schneider Digital’den Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dijital Dönüşüm Başkanı Peter Weckesser’in de aralarında bulunduğu üst düzey yöneticiler; daha akıllı, verimli ve dayanıklı enerji sistemleri kurmaya yönelik stratejileri görüşmek üzere müşteriler, iş ortakları ve sektör liderleriyle bir araya geldi. Etkinliğin öne çıkan unsurlarından biri, şirketin ilk kez tanıttığı 3.000 metrekarelik İnovasyon Merkezi oldu. Merkezde, tasarım ve inşaattan işletme ve bakıma kadar altyapının tüm yaşam döngüsünü kapsayan teknolojiler sergilendi. Ziyaretçiler ayrıca Schneider Electric’in Data Cube platformunun yanı sıra yapay zekâ destekli operasyonlar, akıllı binalar, sürdürülebilir veri merkezleri, endüstriyel otomasyon, su teknolojileri, mobilite ve siber güvenlik alanlarındaki çeşitli yeniliklerin uygulamalı gösterimlerini deneyimledi. Enerji, yapay zekâ, üretim ve dijital altyapıya yönelik yatırımlar hız kazanırken, etkinlik boyunca yapılan değerlendirmelerde ortak bir görüş öne çıktı: Gelecekte rekabet gücü, kuruluşların elektrifikasyon, otomasyon, yazılım ve yapay zekâyı ne kadar etkin biçimde bir araya getirebildiğine giderek daha fazla bağlı olacak. Zirvenin kapanışında Schneider Electric, Orta Doğu ve Afrika genelinde akıllı, dayanıklı ve sürdürülebilir altyapıların hayata geçirilmesini hızlandırmak için kamu, müşteriler ve iş ortaklarıyla birlikte çalışma taahhüdünü yineledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji’den Geleceğin Konutlarına Uçtan Uca Enerji Çözümleri Haber

CW Enerji’den Geleceğin Konutlarına Uçtan Uca Enerji Çözümleri

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen enerji şirketlerinden CW Enerji, güneş paneli ve hücre üretimindeki güçlü altyapısının yanı sıra geliştirdiği yenilikçi ürün ve çözümlerle enerjinin üretiminden verimli kullanımına kadar uzanan geniş bir ekosistem sunuyor. CW Enerji, geleceğin yaşam alanlarını enerjisini üreten, depolayan ve yöneten yapılara dönüştürecek uçtan uca enerji teknolojileri sunmaya devam ediyor. Güneş enerjisinden enerji depolamaya, elektrikli araç şarj çözümlerinden ısı pompalarına, solar akıllı ev sistemlerinden akıllı enerji yönetimine kadar geniş bir ekosistem oluşturan firma, enerjinin üretiminden depolanmasına, verimli kullanımından akıllı yönetimine kadar tüm süreçleri tek çatı altında buluşturuyor. Geliştirdiği bütünleşik çözümlerle konut ve yapı projelerinin enerji altyapısını geleceğin ihtiyaçlarına göre hazırlayan CW Enerji, mimar, mühendis, müteahhit ve proje geliştiricilere de sürdürülebilir, teknolojik ve katma değerli yaşam alanları oluşturma konusunda güçlü bir çözüm ortaklığı sunuyor. Enerji altyapısı gayrimenkulün yeni değer kriteri oluyor CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, gayrimenkul ve yapı sektöründe enerji teknolojilerinin giderek daha belirleyici hale geldiğine dikkat çekerek, geleceğin projelerinin yalnızca mimari özellikleriyle değil, sahip oldukları enerji altyapısıyla da değerlendirileceğini söyledi. Sarvan, “Bugün bir konut satın alırken veya yeni bir proje geliştirirken konumunu, metrekaresini, mimarisini ve sunduğu sosyal olanakları konuşuyoruz. Artık bu kriterlere enerji teknolojisi de ekleniyor. Yeni bir yapı seçerken yalnızca kaç metrekare olduğunu değil, kendi enerjisini üretip üretmediğini, ürettiği enerjiyi depolayıp depolayamadığını ve bu enerjiyi ne kadar akıllı yönetebildiğini de sorguluyoruz. Çünkü enerji altyapısı, günümüzde gayrimenkulün değerini ve geleceğe ne kadar hazır olduğunu belirleyen önemli unsurlardan biri haline geliyor” dedi. Enerjisini üreten, depolayan ve yöneten yaşam alanları CW Enerji olarak enerji teknolojilerini birbirinden bağımsız ürünler olarak değil, birbiriyle entegre çalışan bütünsel bir ekosistemin parçaları olarak ele aldıklarını belirten Sarvan, “Güneş enerjisi sistemlerimizle yapılarda elektrik üretimini mümkün hale getirirken, enerji depolama çözümlerimizle üretilen enerjinin ihtiyaç duyulan zamanda kullanılabilmesine imkan sağlıyoruz. Elektrikli araç şarj çözümlerimizle yapıları elektrikli mobilitenin ihtiyaçlarına hazırlıyor, ısı pompası teknolojilerimizle ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyaçlarına yönelik enerji verimli çözümler sunuyoruz. Solar akıllı ev sistemleri ve beyaz eşya entegrasyonuyla da enerjiyi yaşam alanlarının bütününe taşıyoruz. Tüm bu sistemlerin tek bir uygulama üzerinden izlenebilmesi ve yönetilebilmesiyle kullanıcıların enerji üretiminden depolamaya, tüketimden sistem performansına kadar tüm süreci kolaylıkla takip edebilmesini hedefliyoruz. Kısacası enerjinin üretildiği, depolandığı, verimli kullanıldığı ve akıllı şekilde yönetildiği uçtan uca bir yaşam ekosistemi sunuyoruz” diye konuştu. Tarık Sarvan: Enerjiye dair ne varsa tek bir ekosistemde buluşturuyoruz Sarvan, CW Enerji’nin enerji ve teknoloji alanındaki bütünleşik yaklaşımına dikkat çekerek, “Biz CW Enerji olarak bir yapının yalnızca enerjisini üretmesini değil, ürettiği enerjiyi depolamasını, doğru zamanda ve doğru noktada kullanmasını, tüketimini yönetmesini ve tüm sistemi akıllı teknolojilerle kontrol edebilmesini hedefliyoruz. Güneş enerjisinden depolamaya, elektrikli araç şarjından ısı pompalarına, solar akıllı ev teknolojilerinden enerji yönetimine kadar enerjiye dair ihtiyaçları tek bir ekosistemde buluşturuyoruz. Hedefimiz mimarların, mühendislerin, müteahhitlerin ve proje geliştiricilerin enerji altyapısını daha projenin tasarım aşamasında bütünsel biçimde ele alabilmelerini sağlamak. Kısacası enerjiye dair ne varsa CW Enerji’de ve tek uygulamada” dedi. Enerji teknolojisi gayrimenkulün yeni satış argümanlarından biri olacak Enerji teknolojilerinin gayrimenkul sektörünün farklı paydaşları açısından farklı avantajlar oluşturduğuna dikkat çeken Sarvan, mimarlar açısından sürdürülebilirlik ve teknolojiyle bütünleşen tasarım anlayışının, mühendisler açısından ise farklı enerji sistemlerinin uyum içerisinde çalıştığı bütünleşik altyapının önem kazanacağını ifade etti. Müteahhitler ve proje geliştiriciler açısından bakıldığında enerji teknolojilerinin projeleri rakiplerinden ayrıştırabilecek, projeye rekabet ve satış değeri kazandırabilecek yeni bir unsur haline geleceğini belirten Sarvan, gayrimenkul profesyonelleri açısından da bir yapının enerji üretme, depolama ve yönetme kabiliyetinin giderek daha güçlü bir satış argümanına dönüşeceğini kaydetti. Son kullanıcı açısından enerji teknolojilerinin sağladığı kazanımlara da değinen Sarvan, “Kullanıcılar artık yaşam alanlarından yalnızca konfor beklemiyor. Enerji giderlerini daha etkin yönetebilecekleri, kendi enerjilerini üretebilecekleri, ürettikleri enerjiyi depolayabilecekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda akıllı şekilde kullanabilecekleri bir yaşam modeli istiyorlar. Biz de CW Enerji olarak teknolojiyi günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirerek kullanıcıların hem konforunu artıran hem de enerji bağımsızlığına katkı sağlayan bütünleşik çözümler geliştiriyoruz” diye konuştu. Sadece yapı inşa etmeyin, geleceğin enerji altyapısını da inşa edin Yapıların uzun yıllar boyunca kullanılmak üzere tasarlandığını hatırlatan Sarvan, bu nedenle bugünün projelerinin gelecekte ortaya çıkacak enerji ihtiyaçlarını da karşılayabilecek altyapıyla planlanmasının önemine dikkat çekti. Sarvan sözlerini şöyle tamamladı: “Bir bina yalnızca bugünün ihtiyaçları düşünülerek inşa edilmiyor; onlarca yıl boyunca yaşayacak bir yapı ortaya koyuluyor. Dolayısıyla bugün atılan her adımın geleceğin enerji dünyasını da hesaba katması gerekiyor. Biz sektörün tüm paydaşlarına ‘Sadece yapı inşa etmeyin, geleceğin enerji altyapısını da inşa edin’ diyoruz. Enerjisini üreten, depolayan, yöneten ve ihtiyaçlarına göre akıllı şekilde kullanan yaşam alanlarının yaygınlaşacağına inanıyoruz. CW Enerji olarak sahip olduğumuz teknoloji, üretim ve mühendislik kabiliyetimizle geleceğin yaşam alanlarını bugünden şekillendirmek ve yapı sektörünün bu dönüşümünde güçlü bir çözüm ortağı olmak için çalışıyoruz.” CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknoloji Ödülleri Haberleri Ne Anlatıyor? Haber

Teknoloji Ödülleri Haberleri Ne Anlatıyor?

Bir kurumun ödül alması, yalnızca sahnede yapılan kısa bir teşekkür konuşmasından ibaret değildir. Teknoloji ödülleri haberleri, hangi çözüm alanlarının öne çıktığını, şirketlerin hangi yetkinlikleri görünür kılmak istediğini ve sektörün gelecek beklentilerini okumak için önemli bir veri seti oluşturur. Özellikle yapay zeka, siber güvenlik, enerji teknolojileri, savunma, lojistik ve sürdürülebilirlikte ödül gündemi, pazardaki rekabetin yönüne dair erken sinyaller verebilir. Ancak her ödül haberini aynı ağırlıkla değerlendirmek doğru değildir. Ödülün düzenleyicisi, jüri yapısı, değerlendirme kriterleri, aday havuzu ve projenin somut etkisi; haberin kurumsal itibar ve sektör açısından gerçek değerini belirler. Karar vericiler için kritik soru, “Kim ödül aldı?”dan çok, “Hangi problem çözülmüş, hangi model takdir edilmiş ve bu başarı ölçeklenebilir mi?” olmalıdır. Teknoloji ödülleri haberleri neden stratejik veri sayılır? Ödüller, şirketlerin Ar-Ge, ürün geliştirme ve marka iletişimi yatırımlarının kesiştiği noktada yer alır. Bir fintech şirketinin müşteri deneyimi ödülü alması, kurumun dijital kanallara yaptığı yatırımı işaret edebilir. Bir üretim tesisinin Endüstri 4.0 alanında ödüllendirilmesi ise otomasyon, veri analitiği veya enerji verimliliği uygulamalarının olgunlaştığını gösterebilir. Bu nedenle ödül haberleri, yalnızca bir kurumsal duyuru olarak değil, rekabet istihbaratının parçalarından biri olarak izlenmelidir. Rakiplerin hangi teknolojilere yatırım yaptığı, hangi iş ortaklıklarını öne çıkardığı ve hangi başarı göstergelerini sahiplenmek istediği bu haberlerde görünür hale gelir. Yatırımcılar, tedarikçiler, sektör birlikleri ve kamu paydaşları için bu görünürlük, yeni iş birliklerinin veya politika başlıklarının habercisi olabilir. Öte yandan ödül, tek başına ticari başarı kanıtı değildir. Henüz gelir üretmeyen fakat güçlü bir prototipe sahip projeler de ödül alabilir. Buna karşılık yüksek müşteri memnuniyeti ve güçlü satış performansı bulunan bir ürün, doğru kategoride yarışmadığı için hiçbir ödül kazanmamış olabilir. Bu ayrım, haberi değerlendirirken itibar ile iş sonucu arasındaki mesafeyi korumayı gerektirir. Haber değeri ödülün kendisinden daha geniştir Nitelikli bir teknoloji ödülü haberi, plaketin ötesindeki hikayeyi anlatır. Okurun öğrenmek istediği temel unsur, ödülün hangi çözüm veya uygulama sayesinde geldiğidir. Yapay zeka destekli bir karar sistemi mi geliştirildi, siber saldırı riskini azaltan yeni bir mimari mi kuruldu, yoksa enerji tüketimini düşüren bir üretim modeli mi devreye alındı? Haber metni bu sorulara açık yanıt vermelidir. İkinci önemli boyut ölçülebilir etkidir. “Yenilikçi çözüm” ifadesi tek başına yeterli değildir. Operasyon süresinde sağlanan kısalma, enerji kullanımındaki düşüş, hata oranındaki gerileme, güvenlik kapasitesindeki artış veya kullanıcı sayısındaki büyüme gibi göstergeler haberi güçlendirir. Ölçülebilir veri paylaşılmıyorsa, projenin hangi ihtiyaca yanıt verdiği ve uygulamanın hangi aşamada bulunduğu net biçimde aktarılmalıdır. Ayrıca ödülün kurumsal bir stratejiyle bağını kurmak gerekir. Örneğin savunma teknolojilerinde alınan bir başarı, yerlileştirme kabiliyeti, ihracat hedefi veya çift kullanımlı teknoloji geliştirme yaklaşımıyla ilişkili olabilir. Tarım teknolojilerindeki bir ödül ise su verimliliği, izlenebilirlik, iklim riskine uyum ya da küçük üreticilerin finansmana erişimi açısından daha geniş bir etki yaratabilir. Jüri, kategori ve kriterler güveni belirler Ödül haberlerinde güvenilirlik, değerlendirme mekanizmasının şeffaflığıyla doğrudan bağlantılıdır. Bağımsız uzmanlardan oluşan jüri, önceden açıklanmış kriterler ve güçlü aday havuzu, başarının ağırlığını artırır. Akademi, kamu, sektör kuruluşları ve teknoloji ekosistemini temsil eden isimlerin yer aldığı yapılar, değerlendirmeyi daha anlamlı hale getirebilir. Kategori seçimi de dikkatle okunmalıdır. “Yılın teknoloji şirketi” gibi geniş kategoriler marka algısı açısından güçlü olabilir; fakat “lojistikte karbon emisyonunu azaltan dijital uygulama” gibi spesifik bir kategori, çözümün kullanım alanını daha somut biçimde ortaya koyar. Özellikle B2B pazarlarda spesifik kategoriler, satın alma ekipleri ve iş ortakları açısından daha işlevsel sinyal üretir. Kurumsal iletişimde ödül haberi nasıl konumlanmalı? Ödül iletişiminin en yaygın hatası, metni yalnızca kurumun başarısına odaklamaktır. Oysa etkili iletişim, başarının müşteriye, sektöre ve kamu yararına ne kattığını gösterir. Bir teknoloji şirketi ödülünü anlatırken, ürününün işletmelere hangi maliyet avantajını sağladığını veya kullanıcıların hangi sorunu daha güvenli biçimde çözdüğünü açıklamalıdır. Aşırı iddialı ifadeler de ters etki yaratabilir. “Dünyada ilk”, “benzersiz” veya “devrim niteliğinde” gibi söylemler, doğrulanabilir dayanaklarla desteklenmediğinde haberin güvenini zayıflatır. Daha sağlam yaklaşım; ödülü veren kurumu, kategoriyi, uygulamanın kapsamını ve somut sonuçları doğrudan aktarmaktır. İddia ne kadar büyükse, kanıt beklentisi de o kadar yükselir. İletişim ekipleri için ödül haberi, tek günlük görünürlük aracı olmamalıdır. Projenin teknik ekibiyle yapılacak bir röportaj, uygulamayı anlatan kısa video, veri odaklı bir görsel veya müşterinin deneyimini yansıtan vaka çalışması, kazanımı daha kalıcı bir içerik varlığına dönüştürür. Bu yaklaşım, özellikle karmaşık teknolojileri geniş profesyonel kitlelere anlatmada etkilidir. Editörler için ayırt edici yayın çerçevesi Dijital yayıncılar açısından ödül duyurularının büyük bölümü benzer kalıplarla gelir. Haber değeri yaratmak için kurum açıklamasını yeniden yazmak yeterli olmaz. Editoryal çerçeveye, ödülün bulunduğu pazarın büyüklüğü, ilgili teknolojinin yaygınlaşma hızı ve çözümün sektör sorunlarıyla ilişkisi eklenmelidir. Bir ödül haberini yayımlamadan önce dört soru yönlendirici olabilir: Ödül hangi kurum tarafından verildi? Proje hangi sorunu çözüyor? Uygulama hangi ölçekte kullanılıyor? Ortaya çıkan sonuç doğrulanabilir verilerle destekleniyor mu? Bu sorular, içerik akışını sadeleştirirken reklam dili ile haber dili arasındaki çizgiyi de korur. Özellikle telifsiz ve yeniden yayımlanabilir içerik ihtiyacı bulunan dijital medya kuruluşları için bu denge önem taşır. Kapsül Haber Ajansı gibi sektör odaklı yayın yapıları, ödül bilgisini ekonomi, üretim, yapay zeka veya sürdürülebilirlik gündemiyle ilişkilendirdiğinde; içerik farklı yayınlarda da daha yüksek bağlam değeri kazanır. Ödül sonrası performans izlenmeli Ödülün gerçek etkisi, duyurudan sonraki dönemde anlaşılır. Şirketin yeni müşteri görüşmeleri, yatırımcı ilgisi, yetenek kazanımı, iş ortaklığı talepleri veya uluslararası görünürlüğünde değişim olup olmadığı takip edilmelidir. Bu etkiler her kurumda aynı biçimde ortaya çıkmaz. Erken aşama girişimler için yatırımcı erişimi öne çıkarken, büyük sanayi kuruluşlarında tedarikçi güveni ve çalışan bağlılığı daha belirleyici olabilir. Bu süreçte ödülü bir bitiş çizgisi gibi değil, hesap verebilirlik fırsatı olarak görmek gerekir. Ödül alan projenin altı ay veya bir yıl sonra hangi aşamada olduğu, hedeflerine yaklaşıp yaklaşmadığı ve ölçeklenme planının işleyip işlemediği kamuoyu için daha değerli bir ikinci haber yaratır. Başarının sürekliliği, ilk duyurunun heyecanından çok daha güçlü bir itibar unsuru olabilir. Öne çıkan alanlar hangi yönü gösteriyor? Son yıllarda teknoloji ödüllerinde yapay zeka, veri güvenliği, iklim teknolojileri ve dijital dönüşüm başlıkları belirgin biçimde öne çıkıyor. Buna rağmen her alandaki başarı aynı anlama gelmez. Yapay zeka ödüllerinde modelin doğruluğu kadar veri yönetişimi, etik ilkeler ve insan denetimi önemlidir. Sürdürülebilirlik kategorilerinde ise karbon azaltımı iddiasının hesaplama yöntemi ve operasyonel karşılığı sorgulanmalıdır. Savunma, enerji ve lojistik gibi kritik sektörlerde ödüllendirilen çözümler ayrıca tedarik güvenliği, siber dayanıklılık ve mevzuata uyum açısından değerlendirilmelidir. Teknolojinin etkisi, yalnızca hızlı çalışmasıyla değil, zor koşullarda güvenilir biçimde çalışmasıyla ölçülür. Bu yüzden prestijli görünen bir ödülün stratejik karşılığı, sektörün niteliğine göre değişir. Teknoloji ödülleri haberlerini doğru okumak, kurumların iletişim refleksini aşan bir bakış gerektirir. Ödülün arkasındaki problemi, kanıtı ve ölçeklenme potansiyelini izleyenler; yalnızca kimin öne çıktığını değil, pazarın nereye yöneldiğini de daha erken görebilir.

ASPİLSAN Enerji TEKNOFEST Mavi Vatan’da Deniz Teknolojilerini Sergileyecek Haber

ASPİLSAN Enerji TEKNOFEST Mavi Vatan’da Deniz Teknolojilerini Sergileyecek

Türkiye’nin yerli ve milli enerji depolama çözümlerindeki öncü kuruluşu ASPİLSAN Enerji, 20-23 Ağustos 2026 tarihleri arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirilecek TEKNOFEST Mavi Vatan’da B-2 numaralı stantta ziyaretçileriyle buluşacak. Deniz platformlarına yönelik geliştirdiği yenilikçi enerji teknolojileri ile katılım sağlayacak olan ASPİLSAN Enerji, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuna katkı sunan ürün ve çözümlerini ziyaretçilerle buluşturuyor olacak. Savunma sanayisinden sivil uygulamalara kadar geniş bir kullanım alanına sahip yerli batarya ve enerji depolama sistemleriyle Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedeflerine katkı sağlayan ASPİLSAN Enerji, TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında milli teknoloji ekosisteminin önemli paydaşlarıyla bir araya gelecek. Etkinlik boyunca ziyaretçiler, şirketin geliştirdiği yüksek teknoloji ürünlerini yakından inceleme ve uzman ekiplerden bilgi alma fırsatı bulacak. “Milli Yetkinlik Hamlemizi Enerji Teknolojileriyle Güçlendiriyoruz” TEKNOFEST Mavi Vatan’a katılımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ahmet Turan Özdemir, Türkiye’nin kritik teknolojilerde kendi yetkinliklerini geliştirmesinin stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “TEKNOFEST, gençlerimizin hayallerini teknolojiye dönüştürdüğü, ülkemizin geleceğine yön veren önemli bir platformdur. ASPİLSAN Enerji olarak biz de yalnızca ürün geliştiren bir şirket değil, aynı zamanda Türkiye’nin enerji depolama alanındaki milli yetkinliklerini güçlendiren bir teknoloji kuruluşuyuz. Yerli hücre üretiminden batarya sistemlerine, enerji depolama çözümlerinden savunma sanayisine yönelik kritik teknolojilere kadar geliştirdiğimiz her çözüm, Milli Teknoloji Hamlesi’nin en önemli yapı taşlarından biridir.” Özdemir, TEKNOFEST Mavi Vatan’ın deniz platformlarına yönelik milli teknolojilerin sergilendiği önemli bir organizasyon olduğuna işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Enerji teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltacak bilgi birikimini ülkemize kazandırırken, nitelikli insan kaynağımızla milli yetkinlik hamlemizi her geçen gün daha da ileri taşıyoruz. Geliştirdiğimiz çözümlerle yalnızca bugünün değil, geleceğin savunma ve enerji ihtiyaçlarına da cevap verecek altyapıyı oluşturuyoruz. TEKNOFEST Mavi Vatan’da ziyaretçilerimizi B-2 numaralı standımıza bekliyor, milli teknoloji yolculuğumuzun bir parçası olmaya davet ediyoruz.” ASPİLSAN Enerji, TEKNOFEST Mavi Vatan boyunca sergileyeceği yerli ve milli enerji çözümleriyle Türkiye’nin teknoloji ekosistemine katkı sunmayı sürdürürken, genç mühendisler ve teknoloji meraklılarıyla bilgi ve deneyim paylaşımında bulunacak. Şirket, Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda geliştirdiği yüksek katma değerli ürünlerle Türkiye’nin enerji teknolojilerindeki küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalarına kararlılıkla devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schneider Electric, Yeni Sürdürülebilirlik Yol Haritası Impact 2030 Kapsamında Güçlü İlk Yarı Sonuçlarını Açıkladı Haber

Schneider Electric, Yeni Sürdürülebilirlik Yol Haritası Impact 2030 Kapsamında Güçlü İlk Yarı Sonuçlarını Açıkladı

2026 yılının ilk yarısında sürdürülebilirlik performansı: Öne çıkan sonuçlar Yeni sürdürülebilirlik yol haritası Impact 2030’un hayata geçirilmesinden altı ay sonra Schneider Electric’in Impact puanı 10 üzerinden 3,69’a ulaştı. Şirket, 2030 hedefini temsil eden 10 tam puana giden yolda, 2026 yıl sonu hedefi olan 4,20 puana planlandığı şekilde ilerliyor. Bu puan, Schneider Electric’in kendi operasyonlarında kaydettiği ilerlemeyi müşteriler, tedarikçiler ve topluluklar için sağlanan ölçeklenebilir sonuçlarla bir araya getiren dört stratejik sütundaki temel programların ivmesini yansıtıyor. I. Dünyayı elektriklendirmek Çığır açan çözümlere yatırım yapmak, önce kendi faaliyetlerimizden başlayıp herkes için ölçeklendirerek elektrifikasyon ve dijitalleşmeyi yaygınlaştırmak, Enerji Teknolojileri dönüşümüne öncülük etmek. Schneider Electric, yılın ilk yarısında operasyonlarını karbondan arındırmayı sürdürdü. Kapsam 1 ve Kapsam 2 CO₂ emisyonları 2017’ye kıyasla yüzde 82, Kapsam 3 emisyonları ise 2021’e kıyasla yüzde 12 azaltıldı.Schneider Electric çözümleri, müşterilerin 129,5 milyon MWh enerji tasarrufu sağlamasına veya bu miktarda enerjiyi elektrifikasyon yoluyla karşılamasına olanak tanıdı.¹Sürdürülen bu çalışmalar sayesinde müşteriler nezdinde yılın ilk yarısında azaltılan ve önlenen emisyon miktarı 50 milyon tonu aşarken, 2018’den bu yana ulaşılan kümülatif toplam 913 milyon tona çıktı. Kapsama giren Schneider Electric yazılımlarının yüzde 29’u, müşterilerin karar alma süreçlerini destekleyen enerji ve karbon verilerine dayalı içgörüler sundu. Bu sonuç, Grubun temel enerji zekâsı yetkinlikleri üzerine inşa edilen yeni programın güçlü bir başlangıç yaptığını gösterdi. II. Sektörümüzü yeniden şekillendirmek Tasarım, tedarik ve pazara sunma biçimlerimizi yeniden düşünerek, tedarikçileri insana yakışır çalışma koşulları ve karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda sürece dahil ederek tüm değer zincirini ileri taşımak ve sektörde yeni standartlar belirlemek. Schneider Electric’in tasarım aşamasındaki ana ürün ve çözümlerinin yüzde 27’si, Grubun yeni “Future-designed” yaklaşımı kapsamında döngüsellik ve çevresel mükemmellik kriterlerini karşıladı. Bu sonuç, Enerji Yönetimi ile Endüstriyel Otomasyon portföylerinin sağladığı güçlü ivmeyi yansıtıyor.Impact 2030 kapsamında yeni bir program olarak hayata geçirilen Future-designed, Grubun sürdürülebilirliği ürün ve çözümlerinin değer önermesinin ayrılmaz bir parçası haline getirme hedefini genişletiyor. Program, Schneider Electric’in 20 yılı aşkın eko-tasarım deneyiminden yararlanıyor. Bu birikimin temelini, önceki sürdürülebilirlik yol haritaları kapsamında uygulanan EcoDesign Way, Green Premium ve Environment Data Program oluşturuyor.Schneider Electric’in önceki tedarikçi karbonsuzlaştırma girişiminin başarısı üzerine inşa edilen Zero Carbon Pathway (TZCP), programın kapsamını 1.500 tedarikçiye genişletirken gerekliliklere Kapsam 3 emisyonlarının ve ürün karbon ayak izinin ölçülmesini de ekliyor. İkinci çeyrekte 15 tedarikçi şu kriterleri karşılayarak program kapsamında yeterlilik kazandı:Operasyonel emisyonların ölçülmesi (Kapsam 1 ve 2)Emisyon azaltım hedeflerinin benimsenmesiDolaylı emisyonların, Kapsam 3 veya ürün karbon ayak izinin hesaplanması Bu sonuç, tedarikçilerle yürütülen kapsamlı çalışmalar ve 200’ün üzerinde canlı teknik oturum sayesinde elde edildi. Bu çalışmaları güçlendirmek amacıyla, Resource Advisor+ for Supply Chain gibi yapay zekâ destekli yeni dijital araçların yılın ilk yarısında 1.000’den fazla tedarikçiye yönelik kullanıma alınması hızlandırıldı. Tüm bu adımlar, önümüzdeki çeyreklerde tedarikçi karbonsuzlaşmasının geniş ölçekte ilerletilmesi için güçlü bir temel oluşturuyor. III. İnsan potansiyelini açığa çıkarmak Herkesin enerjiye erişimini güvence altına alarak, yetkinliklere ve insanlara sunulan fırsatlara yatırım yaparak ilerlemenin ve ortak refahın önünü açmak. Grubun deneyimli çalışanlarının yüzde 16’sı, yılın ilk yarısında yapılandırılmış gelişim veya bilgi aktarımı faaliyetlerine katıldı. Impact 2030 kapsamında yeni başlatılan bu program, Schneider Electric’in farklı kuşaklar ve kariyer aşamaları arasında kapsayıcılığı geliştirmeye yönelik köklü uygulamaları üzerine inşa edildi. Program, yeniden beceri kazandırma, mentorluk, kurum içi hareketlilik ve kıdemli yeteneklere yönelik uzmanlık programları konusundaki yaklaşımı daha sistematik hale getiriyor. Schneider Electric’in bu alandaki yenilikçi yaklaşımı, ikinci çeyrekte Dünya Ekonomik Forumu tarafından “Future of Inclusion Lighthouse” unvanıyla takdir edildi.Schneider Electric’in desteğiyle 2009’dan bu yana 67 milyon kişi sürdürülebilir elektriğe erişti. Yalnızca 2026 yılının ikinci çeyreğinde, özellikle Afrika ve Hindistan’daki çalışmaların güçlü katkısıyla 2,2 milyondan fazla kişinin elektriğe erişimi sağlandı. Schneider Electric, 2009’dan bu yana 1,37 milyon gencin elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik alanlarında yetkinlik kazanmasına yardımcı olarak daha kapsayıcı ilerlemeyi destekledi. IV. Yerel toplulukları güçlendirmek Tesisleri yerel toplulukların odağı haline getirmek, çalışanlarımızı değişimin aktörleri olarak güçlendirmek, yerel ekosistemleri desteklemek ve tabandan gelen seslerin daha güçlü duyulmasını sağlamak. Beş tesis, Grubun çok kriterli Impact Workplaces çerçevesi kapsamındaki gereklilikleri karşıladı. Impact 2030 kapsamında başlatılan bu yeni program, Schneider Electric tesislerinde enerji verimliliği, karbonsuzlaşma ve döngüselliğe ilişkin iddialı kriterleri de kapsayan 20 yıllık sürdürülebilirlik liderliği üzerine inşa ediliyor. Program, biyolojik çeşitliliği ve yerel topluluklar üzerindeki etkiyi de kapsayarak Grubun hedeflerini daha ileri taşıyor. Schneider Electric Sürdürülebilirlik Başkanı Esther Finidori, şunları söyledi: “Impact 2030’un altıncı ayında, hedeflerimizi eyleme dönüştürme yolunda cesaret verici bir ilerleme kaydediyoruz. Üst üste üçüncü kez Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketi seçilmekten onur duyduk. Bu başarı, yarattığımız somut etkiyi ve dünyanın dört bir yanındaki çalışanlarımızın özverisini bir kez daha ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik, kesintisiz bir dönüşüm yolculuğudur. Impact 2030 ile hedeflerimizi bir kez daha yükseltiyor, sağlam temellerimiz üzerinde ilerlerken sürdürülebilirliği işimizin her alanına entegre etme sürecini hızlandırarak herkes için ilerlemeye güç veriyoruz.” 2026 yılının ilk yarısında sürdürülebilirlik alanındaki diğer gelişmeler Schneider Electric’in sürdürülebilirlik alanındaki liderliği, ikinci çeyrekte uluslararası kuruluşlar tarafından takdir edilmeye devam etti. Şirket, TIME ve Statista tarafından hazırlanan “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2026” listesinde üst üste üçüncü kez birinci sırada yer aldı.Schneider Electric ayrıca Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Deniz Feneri Ağı’ndaki varlığını genişletti. El Paso (ABD) ile Pekin (Çin) üretim tesisleri, dijital teknolojiler, ileri analitik ve yapay zekâ dahil olmak üzere Dördüncü Sanayi Devrimi teknolojilerinin verimlilik, dayanıklılık ve geniş ölçekte karbonsuzlaşma sağlayabildiğini göstermeleri sayesinde yeni Deniz Feneri unvanları aldı.Bu tesislerin eklenmesiyle Schneider Electric’in Dünya Ekonomik Forumu tarafından tanınan Küresel Deniz Feneri (Global Lighthouse) tesisi sayısı 11’e ulaştı. Bunların altısı, WEF’in dünya genelinde sürdürülebilirlik alanında tanıdığı 31 tesis arasında yer alıyor.Schneider Electric, kariyerlerinin ileri aşamalarındaki çalışanların kişiselleştirilmiş gelişim, yeniden beceri kazanma, mentorluk ve bilgi paylaşımı olanaklarından yararlanarak kariyerlerinin bir sonraki dönemini şekillendirmelerine yardımcı olan Senior Talent Program sayesinde Dünya Ekonomik Forumu tarafından “Future of Inclusion Lighthouse” olarak da tanındı.Şirket, dayanıklı, bağlantılı ve sürdürülebilir tedarik zinciri ekosistemleri oluşturma yönündeki çalışmalarının bir yansıması olarak Gartner’ın 2026 Küresel Tedarik Zinciri İlk 25 listesinde de yer aldı.Schneider Electric ayrıca Fransa İçişleri, Çalışma ve Dayanışma bakanlıkları ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından verilen “Prix Entreprises avec les Réfugiés” kapsamında Jüri Özel Ödülü’ne (“Coup de Cœur du Jury”) layık görüldü. Bu ödül, Grubun mülteci kadınların toplumsal ve ekonomik hayata katılımını ve güçlenmesini destekleme konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor.Schneider Electric, ikinci çeyrekte Schneider Electric Energy Access Asia Fund II’nin (SEEAA Fund II) geliştirilmesine yönelik bir iş birliği de duyurdu. Karma finansman modeliyle oluşturulan fon, Güney ve Güneydoğu Asya’daki temiz enerji girişimlerinin erken aşamadaki finansman açığını kapatmayı amaçlıyor.On üç şirkete yatırım yapan ilk fonun başarısı üzerine inşa edilen SEEAA Fund II’nin yaklaşık 3 milyon ton CO₂ emisyonunun önlenmesine, 3,5 milyon kişiye fayda sağlanmasına ve yaklaşık 5 bin yeni iş olanağı yaratılmasına destek olması bekleniyor. Fon böylece bölgede sürdürülebilir enerjiye erişimin ve kapsayıcı ekonomik kalkınmanın ilerletilmesine katkı sağlayacak.Grubun etki yatırımları aracılığıyla kapsayıcı ve adil bir geçişi destekleme kararlılığı, Environmental Finance’ın Sürdürülebilir Yatırım Ödülleri kapsamında verilen “Yılın Sosyal Fonu” ödülüyle de takdir edildi. Tüm bu başarılar, Schneider Electric’in sürdürülebilirlik etkisini geniş ölçekte artıran lider enerji teknolojileri şirketi konumunu daha da güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow Avrupa’da 1,32 GWh’lik Enerji Depolama Anlaşmasına İmza Attı Haber

Sungrow Avrupa’da 1,32 GWh’lik Enerji Depolama Anlaşmasına İmza Attı

Yenilenebilir enerji teknolojileri ve enerji depolama sistemlerinin önde gelen üreticilerinden Sungrow, Nuveen Infrastructure ile 1,32 GWh kapasiteli stratejik bir çerçeve anlaşma imzaladı. Nuveen Infrastructure’ın Avrupa’daki yenilenebilir enerji projelerini kapsayan anlaşma kapsamında Sungrow, 302 adet PowerTitan 2.0 enerji depolama sistemi ve 77 adet orta gerilim hücresi sağlayacak. Anlaşma, ekipman tedariğinin yanı sıra yüzde 98 sistem kullanılabilirliği garantisi, uzatılmış komponent garantileri, yıllık önleyici bakım ve 7/24 operasyonel desteği içeren uzun vadeli servis hizmetlerini de kapsıyor. Böylece Sungrow, enerji depolama teknolojisini sistem performansı ve operasyonel süreklilik hizmetleriyle bir araya getirerek Avrupa’daki projelere kapsamlı destek sunacak. Nuveen Infrastructure Clean Energy Küresel Varlık Yönetimi Başkanı Jordi Francesch, iş birliğinin yenilenebilir enerjiyi güvenilir, güvenli ve ihtiyaç halinde devreye alınabilir bir kaynağa dönüştürme hedeflerini desteklediğini belirtti. Nuveen Infrastructure Temiz Enerji Küresel Varlık Yönetimi Başkanı Jordi Francesch, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde, “Portföy şirketlerimizi üst segment depolama teknolojileri ve aktif yönetim araçlarıyla destekleyerek Avrupa’daki enerji varlıklarımızı esnek ve veri odaklı bir sisteme uyarlıyor; yenilenebilir enerjiyi güvenilir, güvenli ve ihtiyaç halinde devreye alınabilir bir kaynağa dönüştürüyoruz.” dedi. Sungrow Avrupa Başkan Yardımcısı ve Güney Avrupa, Birleşik Krallık ve İrlanda Bölge Başkanı Javier Izcue ise “Bu çerçeve anlaşma, Avrupa’da enerji depolama sistemlerinin yaygınlaşmasını hızlandırmak açısından önemli bir adım. PowerTitan çözümümüz ve kapsamlı uzun vadeli hizmet yaklaşımımızla elektrik sistemine daha fazla esneklik, istikrar ve verimlilik kazandıracak projeleri destekleyeceğiz.” açıklamasında bulundu. Bulgaristan’da 150 MW / 600 MWh’lik Proje Devreye Alındı Sungrow, Avrupa’daki enerji depolama çalışmalarının bir diğer adımı olarak Sunotec ile birlikte, Enery tarafından geliştirilen ve işletilen 150 MW / 600 MWh kapasiteli Nova Zagora batarya enerji depolama projesini Bulgaristan’da devreye aldı. Bulgaristan’ın en büyük enerji depolama projelerinden biri olan tesiste Sungrow’un sıvı soğutmalı PowerTitan 2.0 teknolojisi kullanılıyor. Bulgaristan Enerji Bakanlığının RESTORE programı kapsamında finanse edilen proje; şebeke esnekliğini artırmayı, yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme entegrasyonunu desteklemeyi ve ülkenin elektrik altyapısının dayanıklılığını güçlendirmeyi amaçlıyor. Nova Zagora, Sungrow ve Sunotec’in Bulgaristan’daki daha geniş enerji depolama programının ilk önemli aşamalarından birini oluşturuyor. İki şirket, önümüzdeki iki ay içinde toplam 2,2 GWh depolama kapasitesini devreye almayı, 2026 yılı sonuna kadar ise bu kapasiteyi 3 GWh’a ulaştırmayı planlıyor. Sungrow Hakkında Yenilenebilir enerji teknolojilerinde küresel liderlerden biri olan Sungrow, 29 yılı aşkın süredir sürdürülebilir enerji çözümlerine öncülük etmektedir. Aralık 2025 itibarıyla şirketin dünya genelinde kurulu güç elektroniği dönüştürücü kapasitesi 1000 GW’a ulaşmıştır. Sungrow, BloombergNEF tarafından dünyanın en güvenilir (bankable) PV invertör ve enerji depolama şirketi olarak gösterilmektedir. Şirketin yenilikçi çözümleri, dünya genelindeki temiz enerji projelerine güç verirken, 520’nin üzerinde servis noktasıyla desteklenen yaygın hizmet ağı sayesinde yüksek müşteri memnuniyeti sunmaktadır. Sungrow, ileri teknoloji ve güçlü hizmet anlayışıyla sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlamayı hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerli Üretim ve Enerji Teknolojileri Gücü Sahada Tanıtıldı Haber

Yerli Üretim ve Enerji Teknolojileri Gücü Sahada Tanıtıldı

Program kapsamında T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, TEDAŞ ve EPİAŞ temsilcileri ile birlikte GÜYAD, PİLDER ve EDSİS gibi sektör dernekleri bir araya geldi. Serbest bölge temsilcileri ve sektör kanaat önderlerinin de katıldığı programda, Vestel Mobilite’nin Manisa’daki üretim üssü Vestel City’i ve İzmir’deki yerli üretim enerji depolama sistemleri üretim tesisi ziyaret edildi. İki gün süren stratejik buluşmada; Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecinde enerji depolamanın kritik rolü, pazardaki küresel gelişmeler ve Vestel Mobilite ile Chint Power ortaklığının yaratacağı sektörel kaldıraç etkisi masaya yatırıldı. Katılımcılar, fabrika turlarıyla Vestel Mobilite’nin yüksek teknolojiye dayalı üretim süreçlerini, kalite kontrol standartlarını ve güçlü mühendislik altyapısını yerinde deneyimleme fırsatı buldu. Sürdürülebilir büyüme için kamu, özel sektör ve STK’lar arasındaki ekosistem iş birliğinin öneminin altı çizilirken; Türkiye’nin sadece bir pazar değil, enerji teknolojileri geliştiren ve ihraç eden küresel bir merkez olma vizyonuna yapılan katkı vurgulandı. Vestel Mobilite ve Chint Power ortaklığı, hızla büyüyen enerji depolama talebine yerli üretim gücüyle yanıt verirken, Türkiye’nin enerji teknolojilerindeki üretim kabiliyetini küresel standartlara taşımayı amaçlıyor. Kamu kurumları ve sektörün lider temsilcilerini bir araya getiren bu stratejik ziyaret, yerli sanayinin ulaştığı teknolojik olgunluğu ve ekosisteme sunacağı katma değeri doğrudan sergileyen güçlü bir platform oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji Intersolar Europe 2026’da Tam Entegre Üretim Gücünü Sergileyecek Haber

CW Enerji Intersolar Europe 2026’da Tam Entegre Üretim Gücünü Sergileyecek

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, 23-25 Haziran tarihleri arasında Almanya’nın Münih şehrinde düzenlenecek Intersolar Europe 2026 Fuarı’nda yerini aldı. Şirket, yüksek teknolojiyle geliştirdiği inovatif ürünlerini ve tam entegre üretim gücünü uluslararası ziyaretçilerle buluşturacak. Fuar hakkında değerlendirmelerde bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, Intersolar Europe’un sektörün en önemli buluşma noktalarından biri olduğunu belirterek, Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki başarılarını küresel platformlarda temsil etmeye devam ettiklerini söyledi. Sarvan, “CW Enerji olarak tamamen yerli ve milli üretim anlayışımızla geliştirdiğimiz yüksek teknolojili ürünlerimizi dünyanın en önemli güneş enerjisi fuarlarından biri olan Intersolar Europe 2026’da sergileyecek olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Güçlü üretim altyapımız, AR-GE yatırımlarımız ve nitelikli insan kaynağımız sayesinde Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticileri arasında yer alıyoruz” dedi. Türkiye’yi En Güçlü Şekilde Temsil Edecek Münih'te düzenlenecek fuarın yeni iş birlikleri ve ihracat fırsatları açısından önemli bir platform olduğunu belirten Sarvan, inovasyon odaklı yaklaşımla geliştirilen güneş paneli, hücre ve enerji teknolojilerini dünyanın dört bir yanından gelen sektör profesyonelleriyle buluşturacaklarını ifade etti. Tam Entegre Üretim Gücü ve İhracat Başarısı Tarık Sarvan, CW Enerji’nin son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımlarla Türkiye’nin yenilenebilir enerji sanayisinde örnek gösterilen bir üretim modelini hayata geçirdiğini belirtti. Sarvan, “Bugün güneş paneli üretiminde kullandığımız ham maddelerin yüzde 86’sını Türkiye’den temin ediyoruz. Daha da önemlisi, bu ham maddelerin yüzde 61’ini CW Enerji çatısı altındaki üretim tesislerimizde üretiyoruz. Güneş hücresi, EVA-EPE-POE ve panel çerçevesi üreterek sektörün en kritik bileşenlerini kendi bünyemizde üretme kabiliyetine sahibiz. Bu yapı, CW Enerji’yi sadece panel üreticisi değil, tam entegre bir enerji teknolojileri üreticisi konumuna taşıyor. 2010’lu yıllarda güneş enerjisi sektöründe kullanılan hücre, çerçeve ve birçok kritik bileşen büyük ölçüde yurt dışından ithal ediliyordu. Bugün ise aynı ürünleri kendi tesislerimizde üretiyor, dünyanın farklı coğrafyalarına ihraç ediyoruz. Bir zamanlar ithal edilen teknolojilerin bugün Türkiye’de geliştirilip üretilerek uluslararası pazarlara sunulması, ülkemizin sanayi ve teknoloji alanında ulaştığı seviyenin en somut göstergelerinden biridir” dedi. Sarvan, sözlerine şöyle devam etti: “Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren güneş hücresi fabrikamız, alüminyum üretim tesisimiz ve EVA-EPE-POE üretim hatlarımız sayesinde üretim süreçlerimizi daha entegre ve sürdürülebilir bir yapıya taşıyoruz. Entegre üretim modelimiz; tedarik güvenliği, kalite kontrolü, maliyet avantajı ve küresel rekabet gücü açısından önemli avantajlar sağlıyor. Bugün Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatla Türk mühendisliğinin ve Türk sanayisinin gücünü dünyaya taşıyoruz. Geçmişte ithal edilen ürünleri bugün ihraç eden bir ülkenin ve sektörün parçası olmak bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Fuarda yeni nesil yüksek verimli güneş panelleri, on-grid/off-grid inverter çözümleri, lityum tabanlı enerji depolama sistemleri, solar akıllı ev teknolojileri, ısı pompaları, esnek paneller, solar sulama sistemleri, solar bank ve solar aydınlatma çözümleri sergilenecek.” CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.