Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Üretimi

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Üretimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Üretimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SOLAR3GW: “Türkiye’nin TarımGES’lere İhtiyacı Var” Haber

SOLAR3GW: “Türkiye’nin TarımGES’lere İhtiyacı Var”

Güneş enerjisi alanında çalışan düşünce kuruluşu Solar3GW, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi (ODTÜ-GÜNAM) ile Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (TAGEM) Konya Ovası’nda kurdukları 60 kW’lık pilot TarımGES (Tarıma Entegre Güneş Enerjisi Santrali) projesinde ilk ürünler hasat edildi. Proje kapsamında, güneş panellerinin altına ekilen şeker pancarı ve karabuğdaydan ilk olarak karabuğday hasat edildi. İlk sonuçlara göre, karabuğday üretiminde verimlilik kontrol sahasına kıyasla yüzde 7 artarken su tüketimi yüzde 20 oranında azaldı. Bu sonuçlar; Türkiye gibi su stresi yaşayan ülkelerde; tarımsal üretim ile güneş enerjisi üretimini bir araya getiren TarımGES uygulamalarının su kaynaklarının korunmasını sağlarken verimi artıracağını ortaya koyuyor. Tarımsal üretim ve enerji üretimi arasında denge kurmayı amaçlayan TarımGES’ler, özellikle su güvenliğinin güçlendirilmesi ve iklim değişikliğine uyum açısından önemli bir potansiyel taşıyor. TARIMGES’LER ÇİFTÇİNİN EKONOMİK YÜKÜNÜ AZALTABİLİR Pilot projenin uygulayıcısı ODTÜ-GÜNAM Entegre Fotovoltaik Teknolojileri Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Talat Özden; kuraklık, su kıtlığı, aşırı sıcaklıklar, değişen yağış düzenleri ve iklim belirsizliğinin tarımsal üretimi zorlaştırdığını söyledi. Bununla birlikte artan sulama ve enerji maliyetlerinin de çiftçiler üzerinde ciddi bir ekonomik yük oluşturduğunu ifade etti. Özden, TarımGES’in bu sorunların önüne geçebileceğini vurgulayarak “Aynı arazi üzerinde eş zamanlı gıda ve enerji üretimi, tarımın karşı karşıya olduğu bu çok boyutlu sorunlara bütünleşik çözümler sunma potansiyeline sahip. Doğru ürün seçimi, uygun iklim koşulları ve tarımsal ihtiyaçları esas alan sistem tasarımlarıyla arazi kullanım verimliliğini artırmak, su kullanım etkinliğini iyileştirmek ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak mümkün. Ancak burada temel önceliğimiz, tarım arazilerinde elektrik üretmek değil, tarımsal üretimi daha verimli, dirençli ve sürdürülebilir hale getirmek olmalı. TarımGES sistemlerinin başarısını yalnızca ürettikleri elektrikle değil, tarımsal üretime sağladıkları somut katkılarla da değerlendirmeliyiz. Çünkü bu teknolojinin gerçek değeri, enerji üretirken tarımı koruyabilmesinde ve mümkün olduğunda güçlendirebilmesinde yatıyor” dedi. TURHAN: “TARIMGES, ‘KAZAN- KAZAN’ MODELİDİR’ Solar3GW Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bahadır Turhan ise TarımGES sistemlerinin çiftçilere, tarım gelirine ek olarak elektrik üretiminden de gelir sağlama imkanı verdiğini vurguladı. Turhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bazı yüksek katma değerli ürünlerde geleneksel tarıma göre daha fazla gelir elde edilebilir. Gelir düzeyi; ürün çeşidine ve yerel piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir. Ancak TarımGES uygulamalarıyla ilgili oluşmuş yanlış bir kanı var: Çiftçiler, TarımGES uygulamaları nedeniyle tarım arazilerini kaybedeceklerinden endişe ediyor. Konya’daki pilot uygulamamız, bu konudaki yanlış anlaşılmaların giderilmesine de katkı sağlayacak. Hatta olağanüstü hava koşulları nedeniyle tarım yapılamayan arazilerde güneş panellerinin konulmasıyla ekim ve dikim mümkün olacak. Çiftçi için kazan-kazan durumu oluşuyor: Tarım arazisi korunacak, verim artırılacak ve ucuz enerji üretilecek.” Enerji arz güvenliği için güneş enerjisi yatırımlarının çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çeken Turhan; mevcut mevzuatın, tarım arazilerine GES kurulmasına izin vermediğine işaret etti. Sadece öz tüketim amaçlı ve arazinin yüzde 1’ini aşmamak kaydıyla kurulum yapılabildiğinin altını çizen Turhan, TarımGES mevzuatı için şunu önerdi: “Tarım arazilerindeki toplulaştırma faaliyeti gibi TarımGES alanlarımızı da toplulaştırır ve buna özel alanlar belirleyip bunları TarımGES YEKA’ları olarak ihale edersek ölçek ekonomisinden dolayı büyük fayda sağlayabiliriz. Tarım arazilerimizin sadece yüzde 1’i TarımGES YEKA olarak kullanıldığında, gelişen teknolojilerle yaklaşık 190 GW’lık bir TarımGES potansiyeli ortaya çıkıyor. Bu rakam, halihazırda toplam GES kurulu gücümüzün 7 katına denk geliyor.’’ TARIMGES YATIRIMLARI 8-10 YILDA KENDİNİ AMORTİ EDEBİLİR TarımGES uygulamalarında aynı arazi hem tarım faaliyet hem de güneşten elektrik üretimi için kullanılıyor ancak öncelik tarımsal üretimde. Güneş panelleri, ürünü olağanüstü hava koşullarından koruyor. Toplanan yağmur suyu ile sulama yapılıyor. Gölgeleme sayesinde toprak nemi tutuyor. Türkiye’nin TarımGES’lere ihtiyacı olduğunu, maliyetinin ise düşünüldüğü kadar yüksek olmadığını ifade eden Turhan, “Yatırım orta vadede kendini amorti edebilir. Güneş panellerinin konulacağı konstrüksiyonlar nedeniyle maliyet yüzde 30-40 oranında artabiliyor. Standart güneş santrali kurulumunun megavatı 400 bin dolar iken TarımGES’lerde maliyet 550-560 bin dolara çıkıyor. Ama tarımsal verimliliği artırması ve enerji üretimiyle bu maliyet zaten karşılanabilir. Bir TarımGES yatırımı 8-10 yıl içinde kendini amorti edebilir. Bu geri ödeme süresi, diğer güneş yatırımlarıyla hemen hemen aynı” diye konuştu. DÜNYADA TARIMGES YAYGINLAŞIYOR, ÇİN ÖNE ÇIKIYOR Her ülke, TarımGES teknolojisine kendi ekonomik, coğrafi ve politik koşullarına göre farklı stratejilerle yaklaşıyor. Devlet destekleri, yasal düzenlemeler ve teknolojik yenilikler sayesinde tarım ile güneş enerjisi üretimini aynı arazide buluşturan uygulamalar dünya genelinde gelişimini sürdürüyor. ODTÜ-GÜNAM’ın ‘Türkiye’nin TarımGES Görünümü 2026’ raporuna göre İtalya son yıllarda TarımGES alanında Avrupa'nın en kapsamlı teşvik mekanizmalarından birini geliştirdi. Yaklaşık 1,1 milyar euroluk bir teşvik programı oluşturuldu ve 2026 yılı sonuna kadar yaklaşık 1 GW yeni TarımGES kapasitesinin devreye alınması planlanıyor. Japonya’da 2013 yılında düzenlenen yönetmelikler sonucunda ülkede TarımGES projeleri hızla yaygınlaştı. 2024 yılında TarımGES’lere, Tarım Arazisi Koruma Kanunu kapsamında açık bir statü tanınarak arazi kullanımına ilişkin düzenlemeler artırıldı. Hindistan'da ise 2040 yılına kadar toplam kurulu TarımGES kapasitesinin 783 GW'a ulaşabileceği; toplam potansiyelinin 1,2 TW'tan fazla olduğu tahmin ediliyor. Dünya devi Çin’e gelince; 2022 yılı itibarıyla ülkede, toplam kurulu gücü 134,55 GW'a ulaşan bin 678 TarımGES projesi bulunuyor. Çin, yalnızca deneysel veya pilot uygulamaların yürütüldüğü bir ülke olmaktan çıktı; TarımGES teknolojilerinin büyük ölçekli ticari uygulamalarının gerçekleştirildiği öncü ülkelerden biri haline geldi. Uluslararası örnekler, Türkiye’nin TarımGES alanında kapsamlı bir yol haritasına ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Standartların geliştirilmesi, potansiyel kapasitenin analiz edilmesi, izleme altyapısının kurulması, toplumsal kabulün güçlendirilmesi, destek mekanizmalarının oluşturulması ve sürdürülebilir iş modellerinin geliştirilmesi bu yol haritasının temel bileşenleri arasında yer almalı. TarımGES projeleri bu sayede, yalnızca bir yenilenebilir enerji yatırımı olmaktan çıkıp Türkiye’nin iklime dirençli tarım, sürdürülebilir enerji ve kırsal kalkınma hedeflerini aynı zeminde buluşturan stratejik bir teknolojiye dönüşebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kazancı Holding’den Özbekistan’a Dev Enerji Yatırımı Haber

Kazancı Holding’den Özbekistan’a Dev Enerji Yatırımı

Kazancı Holding, Özbekistan’da enerji üretimi alanında oluşturduğu güçlü yatırım portföyünü elektrik dağıtımı alanına genişletiyor. Holding çatısı altında faaliyet gösteren Aksa Enerji, Taşkent, Buhara ve Talimarcan’daki santralleriyle ülkede toplam 1.220 MW kurulu güce ulaşırken, grubun elektrik dağıtım şirketi Aksa Elektrik de Semerkant’ın ardından yeni dağıtım bölgelerinde operasyona başlamaya hazırlanıyor. Bu doğrultuda Kazancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile Yakıt ve Enerji Sektörü Yatırımcıları Konseyi’nin Taşkent’te düzenlenen ilk toplantısı kapsamında bir araya geldi. Görüşmede, Kazancı Holding’in Özbekistan enerji sektöründeki mevcut yatırımları, yeni iş birliği olanakları ve ülkenin elektrik altyapısının modernizasyonuna yönelik projeler değerlendirildi. Aksa Enerji’nin Taşkent, Buhara ve Talimarcan’daki santrallerine bugüne kadar 700 milyon doların üzerinde yatırım gerçekleştiren Kazancı Holding, elektrik dağıtımında da Özbekistan’daki varlığını büyütüyor. Uluslararası ihaleyi kazanarak Semerkant bölgesinin elektrik dağıtım şebekesinin işletmesini 30 yıllığına üstlenen Aksa Elektrik için üç bölgede daha dağıtım faaliyeti yürütme olanakları değerlendiriliyor. Semerkant ile birlikte dört bölgeye gelecek iki yıl içinde yaklaşık 200 milyon dolar yatırım yapılması öngörülüyor. Yeni yatırımlarla elektrik dağıtım şebekelerinin modernize edilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve tüketicilere daha güvenilir ve kesintisiz enerji hizmeti sunulması hedefleniyor. Yatırım yaptığı her bölgede okullar yaptırarak eğitime ve sosyal kalkınmaya katkı sunmayı da planlayan Kazancı Holding’in bu yaklaşımı, Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev tarafından büyük ilgi ve memnuniyetle karşılandı. Mirziyoyev, Semerkant’ta başlayan elektrik dağıtım iş birliğinin yeni bölgelere genişletilmesine yönelik desteğini de dile getirdi. Kazancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı, görüşmeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Özbekistan, küresel ölçekli ve uzun vadeli planlarımızda stratejik bir konuma sahip. Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in reform vizyonu ve Türkiye ile Özbekistan arasındaki güçlü ilişkiler, yatırımlarımızı derinleştirmemiz için sağlam bir zemin oluşturuyor. Yeni dönemde enerji üretimindeki varlığımızı elektrik dağıtımındaki yetkinliklerimizle birleştirerek ülkenin enerji dönüşümünde sorumluluk almaya devam edeceğiz. Özbekistan enerji sisteminin dönüşümüne ve modernizasyonuna yatırım yapacağız. Ayrıca Türkiye’de milli eğitim sistemine armağan ettiğimiz okulların benzerlerini Özbekistan’da da inşa ederek toplumsal gelişime de destek olmayı hedefliyoruz. Böylece Özbekistan’ın hem enerji arz güvenliğine hem de sürdürülebilir kalkınmasına kalıcı katkı sunmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji Türkiye’nin Dört Bir Yanını Güneş Enerjisiyle Buluşturuyor Haber

CW Enerji Türkiye’nin Dört Bir Yanını Güneş Enerjisiyle Buluşturuyor

Türkiye genelinde arazi ve çatı tipi GES projelerine imza atan CW Enerji, Konya’da bir firma için 6727,5 kWp gücündeki arazi güneş enerjisi santralinin kurulumunu tamamladı. Güneş enerji santralleri ile yılda yaklaşık 800 adet ağacın atmosferden uzaklaştırdığı miktara eşit olan 5.301.539 kg karbondioksit salınımı önlenecek. Konu hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, Türkiye’nin sahip olduğu yüksek güneş enerjisi potansiyelini ekonomik ve çevresel değere dönüştürmek amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini söyledi. Türkiye’nin dört bir yanında farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin arazi ve çatılarını güneş enerjisi santralleriyle buluşturduklarını belirten Yılmaz, “Her projeyi işletmenin enerji ihtiyacı, yatırım yapılacak alanın özellikleri ve bölgenin iklim koşulları doğrultusunda titizlikle planlıyoruz. Konya’da tamamladığımız 6.727,5 kWp gücündeki arazi GES projesiyle de bir işletmemizin daha temiz, sürdürülebilir ve yüksek verimli enerji üretimine geçişine katkı sağladık” dedi. Volkan Yılmaz: Ülkemizin yenilenebilir enerji kapasitesinin gelişimine destek oluyoruz Güneş enerjisi yatırımlarının işletmeler açısından yalnızca elektrik üretimi anlamına gelmediğine dikkat çeken Yılmaz, “Güneş enerjisi santralleri; enerji maliyetlerinin daha öngörülebilir hale gelmesine, işletmelerin karbon ayak izinin azaltılmasına ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına önemli katkılar sağlıyor. Hayata geçirdiğimiz projelerle firmaların temiz enerjiye erişimini kolaylaştırırken, ülkemizin yenilenebilir enerji kapasitesinin gelişimine de destek oluyoruz. Arazilerden fabrika çatılarına kadar güneş enerjisine uygun her alanı çevresel ve ekonomik değer üreten bir yapıya dönüştürmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu. Kalite ve yüksek verimlilik odaklı güneş panelleri CW Enerji güneş panellerinin kalite, dayanıklılık ve yüksek verimlilik odağıyla üretildiğini dile getiren Yılmaz, CW Enerji’nin hücreden panele uzanan üretim kabiliyetinin ürün performansına ve kalite kontrol süreçlerine önemli katkı sağladığını kaydetti. Yılmaz, “Güneş enerjisi santrallerinde uzun yıllar boyunca istikrarlı üretim sağlanabilmesi için panel kalitesi büyük önem taşıyor. CW Enerji olarak gelişmiş üretim altyapımız, mühendislik yetkinliğimiz ve titizlikle yürüttüğümüz kalite kontrol süreçlerimizle yüksek performanslı ve uzun ömürlü güneş panelleri üretiyoruz. Panellerimizi farklı iklim ve saha koşullarında verimli enerji üretimi sağlayacak şekilde geliştiriyoruz. Projelerimizde doğru ürün seçimini güçlü mühendislik, projelendirme ve uygulama kabiliyetiyle bir araya getiriyoruz” dedi. Kurulum öncesindeki keşif ve projelendirme çalışmalarından mühendislik, tedarik, montaj ve devreye alma süreçlerine kadar bütün aşamaları titizlikle yönettiklerini belirten Yılmaz, tamamlanan her projede güvenli, verimli ve sürdürülebilir enerji üretimini esas aldıklarını söyledi. Temiz enerji yatırımlarına devam Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyelinin ekonomik kalkınma ve enerji bağımsızlığı açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmak, enerji kaynaklarını çeşitlendirmek ve yerli üretim gücünü geliştirmek ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyor. CW Enerji olarak teknoloji ve üretim gücümüzle Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sunmaya, daha fazla araziyi ve çatıyı güneş enerjisiyle buluşturmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bor Rezervimiz Füzyon Enerjisinde Türkiye’yi Öne Çıkarabilir Haber

Bor Rezervimiz Füzyon Enerjisinde Türkiye’yi Öne Çıkarabilir

Türkiye’nin dünya bor rezervlerinin yaklaşık yüzde 70’ine sahip olması, proton-bor füzyonunu ülkemiz açısından stratejik bir alan haline getiriyor. Proton-bor füzyonu, yüksek enerji potansiyeli, nötron üretmemesi ve düşük radyoaktivite potansiyeli gibi özellikleriyle dikkat çekiyor. Füzyon sonucu ortaya çıkan alfa parçacıklarının başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmasına yönelik araştırmalar da sürüyor. Uzmanlara göre Türkiye; bor kaynakları, malzeme geliştirme ve sağlık uygulamaları alanlarında bu teknolojinin geleceğinde önemli bir rol üstlenebilir. Yeditepe Üniversitesi’nde 5-8 Ekim tarihleri arasında düzenlenen IWPROBONO Uluslararası Çalıştayı, proton-bor füzyonu alanında çalışan bilim insanlarını bir araya getirdi. Avrupa Birliği destekli COST CA21128 PROBONO Aksiyonu kapsamında gerçekleştirilen çalıştaya 23 ülkeden 85 araştırmacı katıldı. Çalıştayda proton-bor füzyonundaki bilimsel gelişmeler, teknolojik sorunlar ve gelecekteki kullanım alanları değerlendirildi. ‘Temiz ve Sürdürülebilir Enerji Potansiyeli Var’ Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ve aynı zamanda Bor Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Büyük, proton-bor füzyonunun son yıllarda lazer ve manyetik teknolojilerdeki gelişmelerle birlikte deneysel olarak daha fazla araştırılmaya başlandığını söyledi. Füzyonun yoğun enerji üretme potansiyeline dikkat çeken Büyük, proton-bor reaksiyonunun nötron açığa çıkarmaması nedeniyle radyoaktivite açısından da önemli avantaj sunduğunu belirtti. Reaksiyon sonucunda ortaya çıkan alfa parçacıklarının yüklü olması sayesinde doğrudan elektrik üretiminin mümkün olabileceğini ifade eden Büyük, “Dünya temiz, yoğun ve sürdürülebilir enerji üretimine odaklanmış durumda. Proton-bor füzyonu bu açıdan önemli avantajlara sahip” dedi. ‘Türkiye Stratejik Yakıt Sağlayıcısı Olabilir’ Türkiye’nin bor rezervlerinin proton-bor füzyonunda önemli bir avantaj sağladığını vurgulayan Büyük, “Reaksiyonun ana kaynaklarından biri bor-11 izotopu. Dünyada yüzde 70 bor rezervine sahip olan ülkemiz için bu ciddi bir önem taşıyor. Sürdürülebilir enerji üretimi mümkün hale geldiğinde ve mevcut teknik zorluklar aşıldığında Türkiye, dünyadaki en önemli stratejik yakıt sağlayıcı ülkelerden biri olabilir” diye konuştu. Bu alandaki çalışmaların yüksek maliyetli altyapı ve tesis yatırımları gerektirdiğini belirten Büyük, Türkiye’nin özel sektör, üniversiteler ve kamu kurumları arasında ortak bir strateji oluşturmasının önemine dikkat çekti. ‘Sağlık Alanında Da Potansiyeli Var’ Proton-bor füzyonunun yalnızca enerji üretimiyle sınırlı olmadığını belirten Büyük, reaksiyon sonucu ortaya çıkan alfa parçacıklarının tıbbi uygulamalarda kullanılabileceğini söyledi. Büyük, “Proton-bor füzyonundan ortaya çıkan alfa parçacıklarının başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanımına yönelik ciddi bir potansiyel bulunuyor” dedi. Yeditepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İpek Karaaslan da Türkiye’nin bor kaynakları nedeniyle bu alandaki gelişmelerin dışında kalmaması gerektiğini söyledi. Karaaslan, proton-bor füzyonunun henüz deneysel aşamada olduğunu belirterek, Türkiye’nin özellikle proton ve bor içeren malzemelerin geliştirilmesi ile sağlık uygulamalarında önemli bir rol üstlenebileceğini ifade etti. ‘Enerji Krizlerinin Yaşandığı Dönemde Önemli’ Füzyon çalışmalarının teknik açıdan zorlu bir alan olduğunu belirten Karaaslan, dünyada enerji ihtiyacının arttığı ve karbon sıfır hedeflerinin öne çıktığı bir dönemde bu araştırmaların önem kazandığını söyledi. Türkiye’nin bor kaynaklarının bu alanda stratejik avantaj sağlayabileceğini belirten Karaaslan, “Ülkemizin bir bor ülkesi olduğunu düşünürsek bu çalışmaların içinde yer almamak büyük bir kayıp olur” dedi. ‘Çalışmalarımız Devam Etmektedir’ Çin merkezli ENN Grup çalışanı Dr. Bing Liu ise şirket olarak 2035 yılı itibarıyla ticari prototip ölçeğine geçmeyi hedeflediklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu aşamada yaklaşık birkaç metre ebatlarında olan reaktörün, bir normal mahalle içerisinde rahat ve güvenli bir şekilde temiz enerji üretimini sağlayabileceğini düşünüyoruz. Bu noktada gerekli çalışmalarımız devam etmektedir” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji’den Tarımsal Sulamada Yerli ve Milli Teknoloji Hamlesi Haber

CW Enerji’den Tarımsal Sulamada Yerli ve Milli Teknoloji Hamlesi

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, tarım sektörüne özel geliştirdiği sistemlerle de dikkat çekmeye devam ediyor. Firma, tarımsal üretimde enerji maliyetlerini azaltacak ve sulama verimliliğini artıracak yeni nesil güneş paneli çözümünü hayata geçirdi. CW Enerji’nin yerli üretim gücü ve Türk mühendisliğiyle geliştirilen AgriFlow güneş paneli, tarımsal sulama sistemlerinin ihtiyaçlarına özel olarak tasarlandı. Yeni nesil Triple Cut hücre teknolojisi ve yüksek çalışma gerilimi sayesinde AgriFlow; güneş henüz tam yükselmeden enerji üretmeye başlar, gün batımına doğru ışık azalırken de üretimini sürdürmeye yardımcı olur. Konu hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, tarım sektörüne yönelik sundukları çözümlerle de sürdürülebilir geleceğe katkı sağladıklarını söyledi. Bu kapsamda, tarımsal sulamada enerji verimliliğini artıracak yeni nesil güneş paneli teknolojisini geliştirdiklerini belirten Sarvan, “Geliştirilen AgriFlow güneş paneli, tarımsal üretimde sulama süreçlerinin daha verimli yürütülmesine katkı sağlayacak özelliklerle geliştirildi. Yeni nesil tarımsal sulama paneli, paneller arasındaki akıllı seri ve paralel bağlantı mimarisi sayesinde sulama sisteminin ihtiyaç duyduğu çalışma gerilimini daha etkin şekilde sağlıyor. Bu sayede özellikle güneş ışınımının düşük olduğu sabah ve akşam saatlerinde sulama sisteminin daha erken devreye girmesi ve daha uzun süre çalışması mümkün hale gelirken, günlük etkin sulama süresi de artırılıyor” dedi. Enerji verimliliğini artıran çözümler geliştiriyor Tarım sektöründe enerji verimliliğini artıran çözümler geliştirmenin sürdürülebilir gelecek açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Sarvan, “Harici yükseltici dönüştürücü ihtiyacını azaltan yenilikçi yapı, sistem maliyetlerinin düşürülmesine, enerji kayıplarının azaltılmasına ve tarımsal sulama sistemlerinin güvenilirliğinin artırılmasına katkı sunuyor. Farklı çalışma gerilimi ihtiyaçlarına uyum sağlayabilen esnek bağlantı yapısıyla geliştirilen çözüm, sürdürülebilir tarım uygulamalarını destekleyen yüksek verimli bir güneş enerjisi altyapısı sunuyor. Tarımsal sulama uygulamaları için geliştirilen bu yenilikçi güneş panelleri, sahip olduğu bağlantı esnekliği sayesinde yalnızca sulama sistemleriyle sınırlı kalmayıp, farklı alanlardaki yüksek verimli güneş enerjisi sistemleri için güçlü bir teknoloji altyapısı oluşturma potansiyeli taşıyor” diye konuştu. AgriFlow güneş paneliyle sulamada daha uzun enerji üretimi Tarımsal sulama sistemlerinin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen CW Enerji AgriFlow güneş panelinin, yerli üretim gücü ve Türk mühendisliğini ileri hücre teknolojisiyle buluşturduğuna dikkat çeken Sarvan, yeni nesil Triple Cut hücre teknolojisi ve yüksek çalışma gerilimi sayesinde AgriFlow’un, güneş henüz tam yükselmeden enerji üretimine katkı sağlamaya başlarken, gün batımına doğru ışınımın azaldığı saatlerde de üretimin daha uzun süre devam etmesini desteklediğini kaydetti. Sarvan, “Bulut geçişleri, tozlanma ve kısmi gölgelenme gibi değişken çevresel koşullarda enerji üretim sürekliliğini destekleyen panel, daha az panelle daha uzun sulama süresi, daha verimli enerji kullanımı ve tarımsal üretimde daha yüksek verimlilik sunarak çiftçilerin güneş enerjisinden gün boyunca daha etkin şekilde faydalanmasına olanak tanıyor. Böylece AgriFlow, Türk mühendisliğinin gücünü tarım sektörünün geleceğiyle buluşturan yenilikçi bir teknoloji olarak öne çıkıyor ve firmamızın yenilikçi yaklaşımını, teknoloji geliştirme kabiliyetini ve sürdürülebilir tarıma sunduğu katkıyı güçlü şekilde yansıtıyor” dedi. Hem tarımsal üretime hem de ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı Türkiye'nin enerji teknolojilerinde yalnızca üretici değil aynı zamanda teknoloji geliştiren bir ülke olma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini dile getiren Sarvan, "Tam entegre üretim altyapımız, güçlü AR-GE ekibimiz ve yerli ve milli üretim anlayışımızla geliştirdiğimiz yeni nesil tarımsal sulama panelimiz, çiftçilerimizin enerji maliyetlerini azaltırken sulama sistemlerinin çalışma performansını da önemli ölçüde artırıyor. Güneş enerjisinden en yüksek verimin alınmasını sağlayan bu teknolojiyle hem tarımsal üretime hem de ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunuyoruz" diye konuştu. Paneller uzun yıllar güvenle kullanılabilir CW Enerji'nin yüksek kalite standartlarında ürettiği güneş panellerinin yalnızca yüksek enerji üretimiyle değil, dayanıklılığıyla da öne çıktığını belirten Sarvan, zorlu iklim koşullarına karşı yüksek direnç gösteren panellerin uzun yıllar güvenle kullanılabildiğini ifade etti. Sarvan, “Üretimini kendi tesislerimizde gerçekleştirdiğimiz güneş panellerimiz yüksek verimlilik, uzun ömür ve güvenilir performans özellikleriyle dikkat çekiyor. Yerli ve milli üretim gücümüz sayesinde kaliteyi sürekli kontrol altında tutarken müşterilerimize sürdürülebilir ve güvenilir enerji çözümleri sunuyoruz. Tarım sektöründe kullanılan sistemlerde dayanıklılık ve kesintisiz performans büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz ürünlerimiz uzun yıllar yüksek performansla çalışacak şekilde tasarlanıyor" dedi Sarvan, "AR-GE çalışmalarımızı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil geleceğin enerji teknolojilerine de yön verecek çözümler geliştirmek amacıyla sürdürüyoruz. Tarımsal sulama için geliştirdiğimiz bu yenilikçi panel teknolojisi, farklı uygulama alanlarında da yüksek verimli güneş enerjisi sistemlerinin yaygınlaşmasına katkı sağlayacak önemli bir altyapı niteliği taşıyor. Yerli mühendislik gücümüz ve üretim kabiliyetimizle enerji dönüşümüne değer katmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Sarvan: Amacımız üreticilerimizi iklim koşullarına karşı daha dirençli hale getirmek Tarımda verimliliğin artırılmasının yanı sıra sürdürülebilir üretim anlayışının da büyük önem taşıdığını belirten Sarvan, iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadelede yenilenebilir enerji teknolojilerinin tarım sektöründeki rolünün her geçen gün daha da arttığını söyledi. Sarvan, şunları kaydetti: "Tarım alanında geliştirdiğimiz çözümlerle çiftçilerimizin ve tarım işletmelerinin verimliliğini artırmayı hedefliyoruz. Özellikle iklim değişikliği ve giderek artan kuraklık tehdidi karşısında yenilenebilir enerji temelli teknolojiler tarım sektörü için stratejik bir öneme sahip. Yeni nesil güneş paneli teknolojimiz sayesinde sulama sistemleri günün daha uzun bir bölümünde verimli şekilde çalışabilirken, enerji kayıpları da minimum seviyeye indiriliyor. Düşük bakım ihtiyacı, uzun kullanım ömrü, yüksek verimlilik ve dayanıklı yapısıyla geliştirilen sistemlerimiz, üreticilerimize ekonomik ve sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Enerji maliyetlerinin her geçen gün arttığı günümüzde çiftçilerimizin üzerindeki yükü hafifletecek teknolojiler geliştirmeyi öncelikli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Amacımız, tarımın geleceğini güvence altına almak, üreticilerimizi iklim koşullarına karşı daha dirençli hale getirmek ve yerli ve milli üretim gücümüzle ülkemizin sürdürülebilir tarım hedeflerine katkı sağlamayı sürdürmektir" dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bireysel Enerji Çözümlerine İlgi Artıyor: Kendi Enerjisini Üreten Dönem Başladı Haber

Bireysel Enerji Çözümlerine İlgi Artıyor: Kendi Enerjisini Üreten Dönem Başladı

Elektrik kesildiğinde buzdolabının, modemin ya da tıbbi cihazların çalışmaya devam etmesi artık yalnızca büyük işletmeler için değil, bireysel kullanıcılar için de mümkün hale geliyor. Dünyada yükselen sürdürülebilir yaşam anlayışı, mobil yaşam trendi ve afetlere hazırlık bilincinin güçlenmesiyle birlikte bireysel enerji üretimi yeni bir döneme giriyor. Özellikle son yıllarda geliştirilen katlanabilir güneş paneli teknolojileri, elektrik altyapısının bulunmadığı alanlarda dahi enerji üretimine olanak tanırken; kampçılardan karavan kullanıcılarına, teknelerden saha ekiplerine kadar geniş bir kullanıcı kitlesinin ilgisini çekiyor. Enerji üretimi artık çantaya sığabiliyor Yeni nesil güneş paneli teknolojileri, geleneksel sabit panellerden farklı olarak katlanabilir yapıları sayesinde istenilen her noktada kullanılabiliyor. Kullanılmadığında kolayca katlanarak taşınabilen sistemler; araç bagajında, teknede, karavanda veya kamp ekipmanları arasında rahatlıkla taşınabiliyor. Elektrik altyapısının bulunmadığı alanlarda telefon, bilgisayar, aydınlatma ekipmanları, taşınabilir buzdolapları ve enerji istasyonlarının şarj edilmesine olanak sağlayan bu sistemler, açık hava yaşamının vazgeçilmez ekipmanları arasında gösteriliyor. Bu alanda faaliyet gösteren Goboenergy, geliştirdiği katlanabilir güneş paneli çözümleriyle taşınabilir enerji teknolojilerine odaklanıyor. 2024 yılında Adoba Global bünyesinde kurulan marka; kamp, karavan, tekne, tiny house ve açık hava kullanımına yönelik güneş enerjisi sistemlerinin yanı sıra bireysel ve kurumsal kullanıcılara sürdürülebilir enerji çözümleri sunuyor. Hafif yapısı, katlanabilir tasarımı ve pratik taşınabilirliğiyle geliştirilen paneller, elektrik şebekesinin olmadığı noktalarda kullanıcıların enerji ihtiyacını karşılarken, mobil yaşam trendinin yükseldiği dönemde alternatif enerji çözümleri arasında öne çıkıyor. Elektrik kesintilerine karşı yeni nesil enerji güvenliği Artan elektrik kesintileri ve enerji sürekliliğine duyulan ihtiyaç, güneş enerjisi sistemleriyle entegre çalışan enerji depolama çözümlerini de ön plana çıkarıyor. Özellikle buzdolabı, derin dondurucu, modem, güvenlik sistemleri ve tıbbi cihazlar gibi kesintisiz çalışması gereken ekipmanların enerji ihtiyacının karşılanması için geliştirilen batarya destekli sistemler, hem konutlarda hem de iş yerlerinde güvenli bir alternatif oluşturuyor. Goboenergy, satışına hazırlandığı enerji depolama çözümleriyle güneş enerjisinden üretilen elektriğin depolanmasını ve elektrik kesintileri sırasında kritik cihazların çalışmaya devam etmesini sağlayan sistemler üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor. Böylece kullanıcılar yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda olası kesintilere karşı yaşam alanlarını daha güvenli hale getirebiliyor. Afet hazırlıklarında da önem kazanıyor Taşınabilir güneş panelleri yalnızca kamp ve seyahatlerde değil, elektrik kesintileri ve olağanüstü durumlarda da alternatif enerji çözümleri arasında yer alıyor. Şebeke elektriğinin bulunmadığı veya kesintiye uğradığı durumlarda telefon, telsiz ve diğer iletişim cihazlarının şarj edilmesi, taşınabilir aydınlatma sistemlerinin çalıştırılması ve temel elektronik ekipmanların kullanılabilmesi için güneş enerjisinden yararlanılabiliyor. Bu nedenle taşınabilir enerji sistemleri, afet hazırlık ekipmanlarının da giderek daha fazla tercih edilen parçalarından biri haline geliyor. Esnek yapısıyla dikkat çekiyor Yeni nesil katlanabilir güneş panelleri, klasik cam yüzeyli panellerden farklı olarak esnek malzeme teknolojisiyle üretiliyor. Panel yüzeyine doğrudan baskı uygulanmadığı sürece çatlama riski bulunmayan ürünler, ısınmaya karşı güvenli yapısıyla öne çıkıyor. IP65 koruma sınıfına sahip paneller, toz girişine karşı koruma sağlarken su sıçramalarına karşı da dayanıklılık sunuyor. Böylece kamp alanlarından teknelere, karavanlardan açık hava çalışma sahalarına kadar farklı ortamlarda güvenle kullanılabiliyor. Taşınabilirlik kullanım kolaylığı sağlıyor Mobil kullanım için geliştirilen katlanabilir paneller, hafif yapılarıyla da dikkat çekiyor. 120 Watt kapasiteli model yaklaşık 1,7 kilogram, 240 Watt kapasiteli model ise yaklaşık 3,8 kilogram ağırlığında bulunuyor. Entegre taşıma tutamaklarıyla tasarlanan ürünler, ilave bir taşıma aparatına ihtiyaç duyulmadan kolaylıkla taşınabiliyor. Katlanabilir yapıları sayesinde araç bagajında, teknede veya kamp ekipmanları arasında minimum alan kaplıyor. Konutlardan ticari yapılara kadar GES yatırımları yaygınlaşıyor Yenilenebilir enerjiye yönelik yasal düzenlemeler ve artan enerji maliyetleri, güneş enerjisi sistemlerini bireysel kullanımın ötesine taşıyor. Özellikle 2.000 metrekarenin üzerindeki yapılarda güneş enerji sistemlerine yönelik düzenlemeler doğrultusunda birçok inşaat firması yeni projelerinde GES çözümlerini değerlendirmeye başladı. Bu kapsamda Goboenergy, inşaat firmalarıyla güneş enerjisi sistemleri konusunda görüşmelerini sürdürürken; ev, villa, konut, tiny house, iş yeri ve ticari yapılara yönelik anahtar teslim güneş enerjisi sistemleri kuruyor. Şirket, hem elektrik faturalarının düşürülmesine hem de kesintisiz enerji kullanımına katkı sağlayan çözümleriyle farklı ölçeklerde projelere hizmet veriyor. Şebekeden bağımsız enerji üretimine imkân tanıyan bu sistemler hem sürdürülebilir yaşam anlayışını destekliyor hem de kullanıcılarına hareket özgürlüğü sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hayat Kimya 65 Milyon Dolarlık Enerji Bütçesini Kendi Geliştirdiği Yapay Zekâyla Yönetiyor Haber

Hayat Kimya 65 Milyon Dolarlık Enerji Bütçesini Kendi Geliştirdiği Yapay Zekâyla Yönetiyor

Bingo, Molfix, Molped, Familia ve Papia’nın da aralarında bulunduğu 16 güçlü markasıyla faaliyet gösteren Hayat Kimya, enerji yönetimindeki uzun yıllara dayanan sanayi deneyimini kendi geliştirdiği yapay zekâ teknolojisiyle bir araya getirdi. Yaklaşık beş yıl önce temelleri atılan dijital enerji dönüşümü kapsamında geliştirilen sistem, ilk olarak Hayat Kimya Kocaeli Kampüsü’nde aktif olarak kullanılmaya başlandı. Sistem; enerji üretim ve tüketim verilerini, üretim programlarını, operasyonel kısıtları, şebeke koşullarını ve değişen maliyet parametrelerini eş zamanlı olarak analiz ediyor. Böylece tesisin enerji ihtiyacının hangi kaynaktan, hangi zamanda ve hangi maliyetle karşılanmasının en verimli sonucu yaratacağı belirlenerek enerji yönetimi kararları sürekli optimize ediliyor. 7 gün 24 saat yapay zekâ desteğiyle enerji optimizasyonu Hayat Kimya’nın enerji yönetimi alanındaki kurumsal bilgi birikiminin dijital ortama aktarılmasıyla oluşturulan sistem; maliyet analizlerini, enerji üretim planlamasını, şebeke optimizasyonunu ve süreç takibini 7 gün 24 saat kesintisiz olarak gerçekleştiriyor. Yalnızca enerji tüketimini takip eden bir izleme altyapısı olmanın ötesine geçen sistem, üretim ihtiyaçları ve değişen maliyet koşulları doğrultusunda karar süreçlerini destekleyen dinamik bir enerji yönetim modeli olarak çalışıyor. Hayat Kimya Global Enerji Direktörü Sabri Çakmak, yapay zekâ destekli enerji yönetim sistemine ilişkin şunları söyledi: “Enerjiyi yalnızca üreten veya satın alan değil; üretimden tüketime, maliyetten operasyonel verimliliğe kadar bütünsel biçimde yöneten bir yapı oluşturmayı amaçlıyoruz. Bu sistem yalnızca kurumumuza değil; enerjide dışa bağımlılığı azaltarak ülke ekonomisine ve cari açığın düşürülmesine de katkı sağlayacak." Enerji, sanayinin en büyük ikinci maliyet kalemi Sanayi üretiminde hammaddenin ardından en büyük ikinci maliyet kalemi olan enerji; üretim maliyetleri kadar üretim sürekliliği ve rekabet gücü açısından da stratejik önem taşıyor. Hayat Kimya bünyesinde enerji tüketiminin en yoğun olduğu alanların başında kâğıt üretim tesisleri geliyor. Bu nedenle enerji üretimi ve tüketiminde sağlanan her iyileştirme, maliyetlerin yanı sıra üretim verimliliği üzerinde de doğrudan etki yaratıyor. Hayat Kimya Global Enerji Direktörü Sabri Çakmak, şöyle devam etti: “Geliştirdiğimiz sistem; üretim planlarını, anlık enerji tüketimini, kojenerasyon kapasitesini, şebeke koşullarını ve değişen maliyet parametrelerini eş zamanlı olarak değerlendiriyor. Bu veriler üzerinden farklı enerji kullanım senaryolarını sürekli karşılaştırarak hangi kaynağın hangi zaman aralığında devreye alınmasının en verimli sonucu sağlayacağını belirliyor. Kocaeli Kampüsümüzde elde edeceğimiz performans verileri doğrultusunda sistemi farklı üretim profillerine ve enerji altyapılarına uyarlayarak diğer tesislerimizde de devreye almayı planlıyoruz.” Kojenerasyon altyapısı yapay zekâyla daha etkin yönetiliyor Hayat Kimya Kocaeli Kampüsü’nde bulunan kojenerasyon sistemi, doğal gazdan eş zamanlı olarak elektrik ve ısı enerjisi üretiyor. Kampüsün elektrik ve ısı enerjisi ihtiyacının yaklaşık yüzde 80’i bu sistem üzerinden yüksek verimlilikle karşılanıyor. Yapay zekâ destekli yeni modelle birlikte mevcut kojenerasyon altyapısı; üretim programı, enerji ihtiyacı, şebeke koşulları ve değişen maliyetler dikkate alınarak daha dinamik ve etkin biçimde yönetiliyor. Sistem, farklı enerji kaynaklarından elde edilen üretim verilerini tesisin anlık ve planlanan ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirerek en uygun enerji kullanım senaryolarının oluşturulmasını sağlıyor. Türkiye’de başlayan model diğer ülkelere yaygınlaştırılacak Kocaeli Kampüsü’nde devreye alınan yapay zekâ destekli enerji yönetim modelinin, elde edilecek operasyonel sonuçlar doğrultusunda Hayat Kimya’nın Türkiye’deki ve farklı ülkelerdeki diğer üretim tesislerine de yaygınlaştırılması planlanıyor. Enerji üretimi, enerji verimliliği ve dijital karar mekanizmalarını tek bir yapı altında birleştiren Hayat Kimya, yapay zekâ destekli modeliyle enerji maliyetlerini optimize etmeyi, kaynak verimliliğini artırmayı ve üretim süreçlerinin daha dayanıklı hâle gelmesini amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.