Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Verimliliği

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cevher Jant, Ticaret Bakanlığı’nın Responsible Programı’na Kabul Edildi Haber

Cevher Jant, Ticaret Bakanlığı’nın Responsible Programı’na Kabul Edildi

70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, Ticaret Bakanlığı’nın şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki olgunluk seviyelerini artırmayı, gelişim alanlarını netleştirmeyi ve uzun vadeli dönüşüm planlarını desteklemeyi amaçlayan Responsible Programı kapsamında Faz-1 sürecini başarıyla tamamladı. Şirket, bu süreçte hazırlanan Mevcut Durum Analizi ve Sürdürülebilirlik Yol Haritası’nı da Bakanlık nezdinde paylaştı. Cevher Jant, program kapsamında sürdürülebilirlik performansını somut verilerle ortaya koyarken, bu performansı daha sistematik bir yapıda yönetmeyi ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. “Sürdürülebilirliği işimizin merkezine konumlandırıyoruz” Sürdürülebilirliği şirketin temel yapı taşlarından biri olarak konumlandırdıklarını belirten Cevher Jant CEO’su Oğuz Özmen, “Responsible Programı’na kabul edilmemiz, bu alandaki çalışmalarımızın ulusal ölçekte de teyit edilmesi açısından önemli bir adım. Sürdürülebilirlik Komitemiz öncülüğünde çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında performansımızı sürekli geliştiriyor, ASI Performans Standardı ve SA8000 gibi uluslararası sertifikasyonlarla bu yaklaşımımızı somutlaştırıyoruz. Sürdürülebilirlik odağında yürütülen çalışmalara da değinen Özmen, “Üretimden tedarik zincirine kadar tüm süreçlerimizi sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda yeniden şekillendiriyoruz. I-REC kapsamında elektrik tüketimimizin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılıyor, su ve karbon ayak izimizi azaltmaya yönelik yatırımlarımızı sürdürüyoruz. ISO 14001 ve ISO 50001 yönetim sistemlerini entegre bir yapıda uygulayarak; su, enerji, atık ve emisyon yönetiminde ölçülebilir ve sürekli iyileştirmeye dayalı bir yaklaşım benimsiyoruz. Üretim süreçlerimizden çıkan atıkları geri kazanım odaklı yönetirken, döngüsel ekonomi yaklaşımını iş modelimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu. “Otomotiv tedarik zincirinde sürdürülebilirlik artık zorunluluk” Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın otomotiv tedarik zincirinde köklü bir dönüşümü beraberinde getirdiğine dikkat çeken Özmen, “Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, zorunluluk. Özellikle Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi uygulamalar, ihracat odaklı üretim yapan şirketler için karbon ayak izinin şeffaf şekilde yönetilmesini kritik hale getiriyor. Bu doğrultuda hem kendi operasyonlarımızı hem de tedarik zincirimizi dönüştürüyoruz. Hammadde portföyümüzde düşük emisyonlu ve ‘yeşil’ kaynakların payını artırıyor, tedarikçilerimizle birlikte somut aksiyon planları hayata geçiriyoruz. Enerji verimliliği, su tüketiminin azaltılması ve üretim süreçlerinde verimlilik artışı da öncelikli odak alanlarımız arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı. İzmir’den dünyaya uzanan jant üretim gücü Bugün Türkiye’nin jant ihracatında yaklaşık %20 pazar payına sahip olan Cevher Jant, Ege Serbest Bölgesi'nde toplam 78.000 m² alana yayılan iki modern fabrikasında yıllık yaklaşık 3 milyon jant üretimi gerçekleştiriyor. Almanya, İspanya ve İsveç’te bulunan ofisleriyle de uluslararası pazarda güçlü bir konumda yer alan şirket, üretiminin %99’unu ihraç ediyor. Konsept aşamasından nihai ürün aşamasına kadar müşterileri için farklı renk ve tasarım uygulamalarıyla jantların tüm dizaynını gerçekleştirebilen Cevher Jant, Volkswagen, Audi, Mercedes-Benz, Skoda, Seat, Stellantis gibi dünyaca ünlü markalara tasarım ortağı olarak hizmet veriyor. Ar-Ge ve inovasyonla geleceğin mobilitesine odaklanıyor Ar-Ge ve mühendislik kabiliyetlerini sürekli geliştiren Cevher Jant, alüminyum döküm parçaları ve yeni nesil mobilite çözümlerine yönelik yatırımlarına devam ediyor. Flow forming teknolojisiyle premium segmentte yüksek katma değerli jant çözümleri sunarken, hafifletme, dayanıklılık ve performans odaklı ürün geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Dijitalleşme ve ileri üretim teknolojilerini stratejilerinin odağına yerleştiren Cevher Jant, bu sayede müşteri ihtiyaçlarına hızlı ve esnek çözümler sunarken, geleceğin mobilite trendlerine de yön veren ürünler geliştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens, Teknoloji Yolculuğunu ‘170 Yıldır Zamanın Ötesinde’ İsimli Sergiyle Taçlandırıyor Haber

Siemens, Teknoloji Yolculuğunu ‘170 Yıldır Zamanın Ötesinde’ İsimli Sergiyle Taçlandırıyor

Sergi, Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze uzanan 170 yılı aşkın geçmişiyle Türkiye’de sanayi, enerji, altyapı, sağlık, ulaşım ve şehirleşme alanlarında dönüşüme eşlik eden stratejik bir teknoloji ortağı olan Siemens’in tarihsel birikimini ve geleceğe yön veren teknoloji vizyonunu bir araya getirerek ziyaretçilere kapsamlı bir yolculuk sunuyor. 6 Mayıs’a kadar devam edecek olan sergi, Siemens’in Türkiye’deki faaliyetlerini geleceğe yön veren teknolojilerle birlikte ele alırken; şirketin küresel ölçekteki teknoloji birikiminin sanayi ve inovasyon üzerindeki etkisini de kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor. Sanayileşmeden dijital dönüşüme uzanan bir hikâye Sergide yer alan içerikler, Siemens’in bu coğrafyadaki 170 yıllık varlığını farklı dönemler ve temalar üzerinden ele alıyor. İstanbul’un enerji altyapısındaki dönüşüm de serginin dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor. Dolmabahçe ve Yıldız Sarayı’nda başlayan elektrik altyapısının kurulması süreci, kentin modernleşmesinde belirleyici bir adım olarak anlatılıyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Eskişehir’de kurulan Siemens fabrikası, Türkiye’de üretim kültürünün gelişiminde önemli bir başlangıç noktası olarak öne çıkıyor. Telefon, telgraf gibi dönemin teknolojilerinin üretildiği bu tesis, teknolojinin yerelleşmesi ve sanayileşme sürecinin güçlenmesi açısından kritik bir rol üstleniyor. Sergi, yalnızca tarihsel bir anlatı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda günümüzün teknoloji başlıklarına da odaklanıyor. Akıllı bina sistemleri ve enerji verimliliği uygulamaları, yapıların artık veriyle yönetilen ve kendi performansını optimize eden sistemlere dönüştüğünü ortaya koyuyor. Türkiye’de hayata geçirilen mega ulaşım projeleri kapsamında havalimanları, köprüler ve raylı sistemlerde kullanılan dijital altyapılar; enerji, güvenlik ve operasyon yönetiminin entegre yapısını gözler önüne seriyor. Siemens Türkiye’nin Ar-Ge gücü ise serginin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Yapay zekâ, dijital ikiz ve endüstriyel yazılım alanlarında geliştirilen çözümler, Türkiye’nin küresel teknoloji ekosistemindeki rolünü güçlendiriyor. Endüstriyel dönüşümün yeni aşaması olan dijital ikiz ve veri analitiği temelli üretim modelleri ise sanayinin daha esnek, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir yapıya evrildiğini gösteriyor. “170 Yıldır Zamanın Ötesinde’ sergisi, geçmişten geleceğe uzanan bütüncül bir anlatı sunuyor” Siemens Türkiye İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Özlem Özkaya, sergiye ilişkin açıklamasında şunları paylaştı: “Siemens’in bu topraklardaki 170 yıllık yolculuğu, yalnızca bir şirketin hikâyesini bizlere aktarmakla kalmıyor; Türkiye’nin sanayileşme, modernleşme ve dijital dönüşüm sürecine eşlik eden güçlü bir teknoloji yolculuğu olarak öne çıkıyor. Telekomünikasyon ile başlayıp, ulaşım sağlık, eğitim, altyapı, kültür-sanat başta olmak üzere hayatın her alanına dokunan bu izleri, ‘170 Yıldır Zamanın Ötesinde’ isimli sergimizde geçmişten bugüne ve geleceğe uzanan bütüncül bir perspektifle ortaya koyuyoruz. Bu sergide geçmişte attığımız adımları, bugün geliştirdiğimiz teknolojileri ve geleceğe dair vizyonumuzu bir arada sunuyoruz. Türkiye’deki güçlü birikimimizi küresel deneyimimizle birlikte ziyaretçilerle buluşturmak bizim için çok özel bir anlam taşıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SOCAR Energy School   Dördüncü Dönem Mezunlarını Verdi Haber

SOCAR Energy School  Dördüncü Dönem Mezunlarını Verdi

On iki hafta süren program boyunca katılımcılar; enerji piyasalarının işleyişinden küresel arz-talep dengelerine, sürdürülebilirlik uygulamalarından yenilenebilir enerji teknolojilerine kadar geniş bir perspektifte eğitim aldı. Teknik içeriklerin yanı sıra liderlik, stratejik düşünme ve karar alma süreçlerine yönelik modüllerle desteklenen program, katılımcıların çok boyutlu bir bakış açısı kazanmasına katkı sağladı. SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici’ninkatılımlarıyla düzenlenen törende, programı başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları verildi. Ulusal ve uluslararası akademisyenlerin yanı sıra sektörün önde gelen uzmanlarının katkı sunduğu SOCAR Energy School kapsamında; enerji politikaları, arz güvenliği, enerji verimliliği, dijitalleşme ve sektördeki dönüşüm dinamikleri gibi kritik başlıklar ele alındı. Program süresince gerçekleştirilen paneller, vaka analizleri ve etkileşimli oturumlar sayesinde katılımcılar, teorik bilgiyi uygulamaya dönüştürme fırsatı buldu. Törende konuşan SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, enerji sektörünün geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Enerji sektörü, küresel ölçekte hızlı ve çok katmanlı bir değişim sürecinden geçiyor. Bu dönüşüme uyum sağlayabilen, analitik düşünme yetkinliği güçlü ve yenilikçi bakış açısına sahip insan kaynağı, sektörün geleceği açısından kritik önem taşıyor. SOCAR Energy School ile bu alanda sürdürülebilir bir değer yaratmayı ve sektörün gelişimine katkı sunmayı hedefliyoruz.” Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ise konuşmasında akademi-sanayi iş birliğinin önemine vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu: “Bilginin hızla dönüştüğü günümüzde, farklı disiplinleri bir araya getiren ve uygulama odaklı öğrenmeyi teşvik eden programlar büyük önem taşıyor. SOCAR Energy School, bu yaklaşımı başarıyla hayata geçiren güçlü bir iş birliği modelidir. Bu değerli programın bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz.” Farklı sektörlerden profesyonelleri ortak bir öğrenme platformunda buluşturan SOCAR Energy School, katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda stratejik bakış açısı ve güçlü bir profesyonel ağ kazandırmayı amaçlıyor. Program mezunları, edindikleri bilgi ve deneyimi kendi kurumlarına ve sektöre değer katacak şekilde kullanma fırsatı elde ediyor. SOCAR Energy School, bugüne kadar gerçekleştirdiği programlarla enerji sektöründe yetkin insan kaynağının gelişimine katkı sağlamaya ve akademi-sanayi iş birliğinin başarılı örneklerinden biri olmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Döveç Grup, 35 Yılı Aşkın Birikimiyle Yatırım Gücünü Büyütüyor Haber

Döveç Grup, 35 Yılı Aşkın Birikimiyle Yatırım Gücünü Büyütüyor

Gayrimenkul, inşaat, turizm, eğitim, enerji, yazılım ve otomotiv gibi farklı alanlarda yarattığı değerle Kuzey Kıbrıs'ın öncü gruplarından biri olan Döveç Grup, 35 yılı aşkın deneyimi, 16 grup şirketi ve 2.500'ü aşkın profesyonelden oluşan yapısıyla kalite, güven ve sürdürülebilirlik odağında büyüyen güçlü bir ekosistem inşa etmeye devam ediyor. Bugüne kadar geliştirdiği projelerle yalnızca yaşam alanları üretmekle sınırlı kalmayan Döveç Grup, bulunduğu bölgelerde ekonomik hareketlilik ve değer artışı yaratmayı hedefleyen bütüncül bir model benimsiyor. Gayrimenkul geliştirme faaliyetlerini turizm, hizmet ve ticari alanlarla bütünleştiren grup, yaşam, üretim ve ticareti bir araya getiren çok katmanlı projeler geliştiriyor. Döveç Grup'un yatırım yaklaşımının merkezinde güven, yaşam kalitesi ve sürdürülebilir değer yer alıyor. Grup, geliştirdiği projelerde uzun vadeli bakış açısını esas alırken; enerji verimliliği, doğayla uyum ve uzun ömürlü yapı anlayışını temel kriterler arasında konumlandırıyor. Aynı zamanda eğitimden spora, gençlerin gelişiminden toplumsal faydaya uzanan yatırımlarıyla faaliyet gösterdiği coğrafyada kalıcı bir etki yaratmayı amaçlıyor. Döveç Grup Yönetim Kurulu Başkanı Burçin Döveç, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "35 yılı aşkın süredir attığımız her adımda yalnızca proje geliştirmeye değil, güven veren ve uzun vadeli değer üreten bir yapı kurmaya odaklandık. Bugün geldiğimiz noktada tamamladığımız projeler, ulaştığımız yatırım büyüklüğü ve farklı ülkelerden yatırımcılarla kurduğumuz güçlü bağ, bu yaklaşımın somut bir karşılığıdır. Döveç Grup olarak gayrimenkulü, yaşamı, ticareti ve toplumsal etkiyi birlikte düşünen bir anlayışla hareket ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de odağımız; daha entegre, daha ölçeklenebilir ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir yapı kurmak. Kuzey Kıbrıs'ın potansiyeline duyduğumuz güvenle, yatırımcıya istikrar, yaşam kalitesi ve sürdürülebilir değeri bir arada sunan projeler geliştirmeye devam edeceğiz." dedi. Döveç Grup, yatırımları, istihdamı ve üretim gücüyle Kuzey Kıbrıs ekonomisinin büyümesinde aktif rol üstlenirken; çok sektörlü organizasyon yapısı sayesinde bölgesel ölçekte daha dayanıklı ve daha yüksek katma değer üreten bir model ortaya koyuyor. Grup, uzun vadede bulunduğu coğrafyanın gelişimine yön veren ve yaşam kalitesini kalıcı olarak artıran bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnovasyonun Öncü Markası Dardanel 42 Yaşında Haber

İnovasyonun Öncü Markası Dardanel 42 Yaşında

Faaliyetlerini Niyazi Önen Holding çatısı altında sürdüren şirket, farklı kategorilerde zengin ürün çeşitliliğiyle sağlıklı ve iyi beslenmeyi destekleyen ürünler sunuyor. Türkiye’de balık ve deniz ürünleri alanının öncü markası Dardanel, 42. kuruluş yıl dönümünü kutluyor. 16 Nisan 1984’te Çanakkale’de başlayan üretim yolculuğu, bugün 9 kategori altında gelişen ürün ekosistemi, yaygın ihracat ağı ve stratejik yatırımlarla büyümesini sürdürüyor. Dardanel, köklü birikimini inovatif ve katma değerli ürün geliştirme kabiliyeti, güçlü üretim kapasitesi ve uluslararası açılımlarıyla destekleyerek faaliyet alanını istikrarlı biçimde genişletiyor. Dardanel Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Önen, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “42 yıl önce Çanakkale’de başladığımız bu yolculukta, Türkiye’de deniz ürünleri alanında öncü adımlar attık. Bugün Dardanel; ton balığından hazır yemeğe, sandviçten sushiye uzanan 9 farklı kategorideki inovatif ürün portföyüyle geniş bir ekosisteme oluşturuyor. Gıda sektöründeki gelişmeleri, küresel gastronomi trendlerini ve tüketici beklentilerini yakından takip ederek ürünlerimizi sürekli geliştiriyoruz. Dünya genelinde hızla artan sağlıklı, pratik ve lezzetli gıda talebine yanıt verirken, güçlü dağıtım ağımız sayesinde bu ürünleri geniş kitlelerle buluşturuyoruz. Önümüzdeki dönemde de katma değerli ürünlere odaklanarak büyümemizi sürdürmeyi ve ihracat pazarlarımızı geliştirmeyi hedefliyoruz.” Kapsamlı Dağıtım Altyapısıyla Genişleyen Etki Alanı Dardanel, oda sıcaklığı, +4 ve -18 derece ürün gruplarını kapsayan dağıtım altyapısıyla ürünlerini 100 bini aşkın noktaya ulaştırıyor. Farklı saklama koşullarındaki lojistik çözümleriyle entegre bir iş modeli kuran Dardanel, ürünlerin kesintisiz bir şekilde tüketiciyle buluşmasını sağlıyor. Bu kapsamlı erişim gücü; Dardanel’in yatırım, inovasyon ve üretim kabiliyetleriyle birleşerek şirketi yalnızca ürün geliştiren bir yapıdan öteye taşıyor. Dardanel, bu bütünleşik yapı sayesinde Türkiye’nin en yaygın tüketim akışını yöneten bir grup olarak faaliyetlerini sürdürüyor. İnovasyonla Genişleyen Kategori Yolculuğu Kuruluşundan bu yana inovasyonu büyüme modelinin merkezine koyan Dardanel, ton balığını Türkiye’de günlük beslenme alışkanlıklarının parçası haline getirerek sağlıklı ve pratik ürün çeşitliliğini genişletiyor. Ar-Ge alanındaki güçlü yetkinliğini kurum kültürünün temel unsurlarından biri olarak sürdüren Dardanel, lezzet, erişilebilirlik ve pratik tüketim beklentilerini aynı stratejik çerçevede değerlendiriyor. “İlklerin öncüsü” olma vizyonuyla hareket eden Dardanel, ilk paketli sandviç ve ilk paketli sushi gibi ürünlerle yeni tüketim alanlarının gelişimine öncülük ederken, alışkanlıkların dönüşümünde de belirleyici bir rol üstleniyor. Modern yaşamın hızına uyum sağlayan sağlıklı beslenme çözümleriyle faaliyet alanlarını farklı kategorilere taşıyor. Sushi Yatırımlarıyla Büyüyen Üretim Ağı Dardanel, değişen tüketim eğilimleri ve global gastronomi trendleri doğrultusunda sushi kategorisindeki yatırımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda 2025’te Çanakkale Organize Sanayi Bölgesi’nde 15 milyon euro yatırımla kurulan 6 bin metrekarelik sushi fabrikasını devreye alan şirket, Önen Gıda’nın bu alandaki üretim kabiliyetini güçlendirdi. 2024 sonunda ise Yunanistan’da Kallimanis çatısı altındaki fabrikasını devreye alarak uluslararası üretim ağını genişletti. Sürdürülebilirlik Odağında Yeni Yatırımlar Dardanel, yatırımlarını kapasite artışı, verimlilik, yeni teknolojiler, Ar-Ge ve sürdürülebilirlik odağında sürdürerek Çanakkale ve Yunanistan’daki fabrika yatırımlarıyla üretim gücünü ve operasyonel yetkinliğini artırdı. Süreçlerini daha hızlı ve esnek hale getiren şirket, büyümesini katma değerli üretimle destekliyor. Dardanel’in 2026 yılı yatırım gündeminde ise enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve operasyonel mükemmeliyet öne çıkıyor. Bu kapsamda başlatılan en önemli adımlardan biri olan GES projesiyle, Çorum İskilip’te 4,35 milyon dolarlık GES yatırımıyla Dardanel Önentaş Tesisi’nin yıllık elektrik ihtiyacının tamamının yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedefleniyor. Bu adımla maliyet yapısının güçlendirilmesi ve karbon ayak izinin azaltılması amaçlanıyor. 42.yılında Dardanel, Çanakkale’de başlayan köklü yolculuğunu üretim gücü, yenilikçi ürün geliştirme kabiliyeti, geniş dağıtım ağı ve yeni yatırımlarıyla geleceğe taşıyor. Türkiye’de doğan ve uluslararası ölçekte büyümesini sürdüren Dardanel, önümüzdeki dönemde balık ve deniz ürünleri alanındaki öncü konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASAŞ, PVC Sistemlerinde Yalıtım Standardını INOVA Orta Contalı Sistem ile Yükseltiyor Haber

ASAŞ, PVC Sistemlerinde Yalıtım Standardını INOVA Orta Contalı Sistem ile Yükseltiyor

Yüksek ısı ve ses yalıtımı, güçlü sızdırmazlık performansı ve modern tasarım anlayışını bir araya getiren sistem, yaşam alanlarında konfor ve enerji verimliliği için yüksek bir standart oluşturuyor. Yapı sektöründe enerji verimliliği, konfor ve uzun ömürlü kullanım beklentileri her geçen gün artarken, ASAŞ, geliştirdiği yeni nesil çözümlerle bu ihtiyaçlara yanıt vermeyi sürdürüyor. Şirketin PVC pencere ve kapı sistemleri ailesinde öne çıkan INOVA Orta Contalı Sistem, özellikle yüksek sızdırmazlık ve yalıtım performansı arayan projeler için güçlü bir alternatif sunuyor. Sistemin en dikkat çekici özelliklerinden biri, sahip olduğu üç conta yapısı. Bu yapı sayesinde ısı kayıpları minimum seviyeye indirilirken, dış ortam kaynaklı sesin iç mekâna etkisi azaltılıyor. Sistem bünyesinde yer alan orta conta ise hava, su ve rüzgâr geçirimsizliğini artırarak zorlu iklim koşullarında dahi yüksek yaşam konforu sağlıyor. Gelişmiş profil geometrisi ve optimize edilmiş mühendislik tasarımıyla INOVA Orta Contalı Sistem, enerji verimliliğine katkı sunarken yapıların işletme maliyetlerinin azaltılmasına da destek oluyor. Aynı zamanda dış ortam gürültüsünü minimize eden yapısı, özellikle yoğun şehir yaşamında daha sessiz iç mekânlar oluşturulmasına yardımcı oluyor. Rüzgâr yükü ve su geçirimsizliği açısından sunduğu yüksek dayanım performansı sayesinde sistem; konut projeleri, ofisler, ticari yapılar ve karma kullanımlı projelerde güvenle kullanılabiliyor. Teknik performansının yanı sıra estetik beklentilere de yanıt veren INOVA Orta Contalı Sistem, modern ve yalın tasarım çizgisiyle çağdaş mimari anlayışa uyum sağlıyor. Farklı renk ve kaplama seçenekleri, mimarlara ve uygulayıcılara projeye özel esnek tasarım imkânı sunuyor. ASAŞ kalite standartları doğrultusunda geliştirilen sistem, üretimden uygulama süreçlerine kadar sürdürülebilirlik, dayanıklılık ve uzun ömürlü kullanım yaklaşımını destekliyor. INOVA Orta Contalı Sistem, yüksek yalıtım performansını estetik tasarım anlayışıyla birleştirerek yaşam alanlarında yeni nesil konfor standardı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Elektrikli Mercedes-Benz C-Serisi Tanıtıldı: Daha Geniş, Daha Sessiz ve Sürücü Odaklı İç Mekân Haber

Yeni Elektrikli Mercedes-Benz C-Serisi Tanıtıldı: Daha Geniş, Daha Sessiz ve Sürücü Odaklı İç Mekân

Mercedes-Benz, tamamen elektrikli yeni C-Serisi modelinin ilk iç mekân görüntülerini resmi olarak yayınladı. 20 Nisan’da dünya prömiyeri yapılacak model, özellikle sürücü odaklı tasarımı, geniş iç hacmi ve dijital teknolojileri ile öne çıkıyor. Yeni model, markanın özel elektrikli araç platformu üzerine inşa edildi. Bu sayede iç mekânda daha fazla alan sunulurken, geniş panoramik cam tavan ile ferah bir kabin deneyimi sağlanıyor. Mercedes-Benz Group CEO’su Ola Källenius, yeni model için: “Yeni elektrikli C-Serisi, müşterilerin beklentilerini bir üst seviyeye taşıyor. Özellikle genişlik, teknoloji ve kalite hissinde önemli gelişmeler sunduk” dedi. Yeni Koltuklar ve Üst Düzey Konfor Teknolojileri Yeni Mercedes C-Serisi’nde ön koltuklar tamamen yeniden tasarlandı. Uzun yol konforu ön planda tutulurken, birçok gelişmiş özellik standart veya opsiyonel olarak sunuluyor: Hafızalı elektrikli koltuk ayarı 4 yönlü bel desteği Masaj fonksiyonu Koltuk havalandırma sistemi Koltuk içi entegre ses sistemi Standart döşemede “Softtorino” adlı yeni yüzey kullanılırken, opsiyonel olarak nappa deri ve elmas desenli spor koltuklar tercih edilebiliyor. AMG Line paketinde ise özel dikiş detayları dikkat çekiyor. MBUX Hyperscreen ile Tam Dijital Kokpit Araç içindeki en dikkat çekici unsurlardan biri ise tamamen dijitalleşmiş kokpit yapısı. Ön panel boyunca uzanan geniş ekran yapısı, MBUX Hyperscreen teknolojisi ile birleşerek yüksek çözünürlüklü bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Yaklaşık 10 milyon pikselden oluşan ekran altyapısı sayesinde: Sürücüye net ve anlık bilgiler aktarılıyor Yolcu için ayrı bir ekran deneyimi sunuluyor Tüm kontroller tek bir yüzey üzerinden yönetilebiliyor Kişiselleştirilebilir Işık ve Atmosfer Deneyimi Yeni C-Serisi, iç mekânda tamamen kişiselleştirilebilir bir ambiyans sunuyor. Araç genelinde yer alan ortam aydınlatması, panoramik cam tavana kadar uzanıyor. Opsiyonel olarak sunulan yıldız efektli tavan tasarımı ile premium hissiyat artırılırken, ENERGIZING COMFORT sistemi şu unsurları bir araya getiriyor: Işık Ses Klima Masaj fonksiyonları Bu özellikler sayesinde sürüş sırasında farklı ruh hallerine uygun atmosferler oluşturulabiliyor. Daha Hızlı Isınan Kabin ve Enerji Verimliliği Yeni nesil klima sistemi, özellikle soğuk hava koşullarında önemli avantaj sağlıyor. Araç, -7 derece gibi düşük sıcaklıklarda bile kabin içini geleneksel içten yanmalı modellere göre yaklaşık iki kat daha hızlı ısıtabiliyor. Standart olarak sunulan ısı pompası, enerji tüketimini azaltarak menzil verimliliğine katkı sağlıyor. Sessizlik Ön Planda: Premium Sürüş Deneyimi Yeni elektrikli Mercedes C-Serisi’nin geliştirme sürecinde en önemli hedeflerden biri de sessiz bir kabin oluşturmak oldu. Bu doğrultuda: Gövde rijitliği artırıldı Aerodinamik yapı optimize edildi Yalıtım sistemleri güçlendirildi Ön yan camlarda lamine cam standart hale getirildi Tüm bu iyileştirmeler sayesinde sürücü ve yolcular için son derece sessiz ve konforlu bir sürüş deneyimi sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB ve AFD’den 150 Milyon Euro’luk Yeni Anlaşma  Haber

TSKB ve AFD’den 150 Milyon Euro’luk Yeni Anlaşma 

TSKB ve AFD arasındaki dokuzuncu iş birliği olan bu anlaşmayla Türkiye’deki döngüsel ekonomi yatırımlarının desteklenmesi ve bu alandaki çalışmaların hız kazanması amaçlanıyor. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, sağlanan kredinin 2022 yılında imzalanan 80 milyon Euro tutarındaki döngüsel ekonomi kredisinin devamı niteliğinde olduğunu belirterek “AFD ile imzaladığımız bu anlaşma, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasında öncelikli alanların başında gelen döngüsel ekonomi temasına vereceğimiz en kapsamlı destek olmasıyla da ayrışıyor. Bu yıl Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi’ne yaklaşırken döngüsel ekonomi alanındaki yatırımların finansmanına ve farkındalığın artırılmasına doğrudan katkı sağlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz” dedi. TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), Fransız Kalkınma Ajansı’ndan (AFD) 150 milyon Euro tutarında kaynak temin etti. Sağlanan bu kaynakla Türkiye’de döngüsel ekonomi alanındaki yatırımlara ve bu alandaki uygulamalarını geliştirmeyi hedefleyen şirketlere finansman desteği sunulması amaçlanıyor. TSKB ev sahipliğinde bankanın İstanbul’da bulunan Genel Müdürlük binasında gerçekleşen imza törenine Fransa Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont, Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton ve AFD Grup Türkiye Direktörü Xavier Muron katıldı. Söz konusu kaynak, 2022 yılında imzalanan ve başarılı bir şekilde tamamlanan 80 milyon Euro tutarındaki döngüsel ekonomi kredisinin devamı niteliğini taşıyor. Temin edilen ilk kredi kapsamında sağlanan hibe anlaşması çerçevesindeki teknik danışmanlık süreci de yeni anlaşmayla birlikte devam ediyor. TSKB, Döngüsel Ekonomi Yol Haritası ile bu alandaki stratejisini belirlerken birçok sektör temsilcisi ile iş birliklerini zenginleştiriyor. AFD ile imzaladıkları bu yeni anlaşmayla iş birliklerini daha da ileri taşımaktan duydukları memnuniyeti paylaşan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “Bu krediyle birlikte 2005 yılından bu yana AFD’den sağladığımız toplam kaynak tutarı 675 milyon Euro’ya ulaştı. Döngüsel ekonomi, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda giderek daha fazla önem kazanıyor. Sağladığımız finansmanla kaynak verimliliğini artıran, yeniden kullanım ve geri dönüşümü destekleyen yatırımların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. 2022 yılında hayata geçirdiğimiz döngüsel ekonomi kredimizin devamı niteliğindeki bu yeni anlaşma ile iş ortaklarımızın bu alandaki dönüşümlerine destek olurken, ölçme ve gelişim metodolojileri içeren kredi modellerimiz, mühendislik ve teknik danışmanlık yetkinliklerimizden aldığımız güçle döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde ülkemiz yatırımlarına nitelikli katkı vermeye devam ediyoruz. Ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda döngüsel ekonomi finansmanına yönelik yüksek bir odaklılıkla çalışıyoruz. Bu yıl Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesi yaklaşırken döngüsel ekonomi alanındaki yatırımların finansmanına ve farkındalığın artırılmasına doğrudan katkı sağlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz” diye kaydetti. AFD Grubu Türkiye Direktörü Xavier Muron, “TSKB ile imzaladığımız bu dokuzuncu anlaşma, uzun soluklu bir ortaklığın neler başarabileceğinin kanıtıdır. Yirmi yılı aşkın süredir, ortak bir vizyona dayanan ve her yeni anlaşmanın bir öncekinden daha ileri gittiği nadir rastlanan bir ilişki inşa ettik. TSKB’nin döngüsel ekonomi ilkelerini finansman stratejisine entegre etme taahhüdü, AFD’nin kendi önceliklerini yansıtırken örnek teşkil eden bir ortağı desteklemek bizim için gerçek bir gurur kaynağı” diye konuştu. Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont “Bu anlaşma, Fransa-Türkiye ortaklığının derinliği ve canlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Finansmanın ötesinde, bu anlaşma sürdürülebilir kalkınmanın bir kısıtlama değil, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yaparak küresel iklim gündeminin tam merkezine oturduğu bu dönemde, iki ülkenin birlikte değerlendirmeye kararlı olduğu bir fırsat olduğuna dair ortak inancımızı yansıtıyor” dedi. TSKB ve AFD, 2005 yılından bu yana yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, sağlık, eğitim, çevre, sürdürülebilir turizm ve kadın istihdamı gibi pek çok alanda önemli projelere imza attı. 2016 yılında başlayan ve 2019 yılında devam eden kadın istihdamı temalı iş birliklerine ek olarak, 2022 yılında sağlanan 80 milyon Euro tutarındaki ilk döngüsel ekonomi kredisinin başarıyla tamamlanmasının ardından bu yeni kredi hayata geçiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Isuzu, BUS2BUS 2026'da Yeni Nesil Novociti Volt'u Tanıttı Haber

Anadolu Isuzu, BUS2BUS 2026'da Yeni Nesil Novociti Volt'u Tanıttı

Avrupa'da geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşan Novociti Volt platformunun geliştirilmiş versiyonu olan model; artırılmış yolcu konforu, geliştirilmiş enerji verimliliği ve güçlü şarj altyapısıyla şehir içi ulaşımda yeni bir standart sunmayı hedefliyor. Anadolu Isuzu, %100 çevreci bu model ile sürdürülebilir ve akıllı mobilite vizyonunu uluslararası arenada bir kez daha ortaya koydu. Türkiye'nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, 15–16 Nisan 2026 tarihlerinde Berlin'de düzenlenen BUS2BUS Fuarı'nda, "Geleceğin Mobilitesi" vizyonu doğrultusunda geliştirdiği Novociti Volt 2. Nesil modelini sergiledi. İki yılda bir gerçekleştirilen ve otobüs endüstrisinin önemli buluşmaları arasında yer alan BUS2BUS'ta Anadolu Isuzu, %100 elektrikli Novociti Volt platformunun geliştirilmiş versiyonu olan bu modeliyle çevreci ulaşım çözümlerini uluslararası platforma taşıdı. Yeni nesil Novociti Volt sürdürülebilirlik, verimlilik ve konforu bir arada sunuyor Çevre dostu ulaşım çözümlerine odaklanan Anadolu Isuzu, elektrikli araç alanındaki yetkinliğini yeni nesil ürünlerle güçlendirmeyi sürdürüyor. Avrupa'da özellikle yerel yönetimlerin yoğun ilgi gösterdiği Novociti Volt platformu üzerine geliştirilen yeni nesil Novociti Volt, şehir içi ulaşımda sürdürülebilirlik, verimlilik ve konforu bir arada sunuyor. Dar şehir sokakları ve orta yoğunluklu hatlar için optimize edilen model, artırılmış yolcu konforu, geliştirilmiş enerji verimliliği ve güçlü şarj altyapısıyla öne çıkıyor. Yeni nesil Novociti Volt, 211 kWh ve 268 kWh kapasiteli batarya seçenekleriyle şehir içi ulaşımda sessiz ve verimli bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Bu bataryalar tek şarjla 400 km'ye kadar menzil sağlarken, 270 kW güç ve 2500 Nm tork üreten motoru besleyerek yüksek performans sunuyor. Geleceğin ulaşımı BUS2BUS'ta ele alındı BUS2BUS, Messe Berlin ve Almanya'da yaklaşık 3.000 özel otobüs işletmecisini temsil eden Alman Otobüs ve Otobüs İşletmecileri Birliği (BDO) tarafından düzenleniyor. 19 ülkeden 140'tan fazla şirketin katılımıyla gerçekleştirilen BUS2BUS 2026'da şehir içi ve şehirler arası ulaşımın geleceğine dair yenilikçi yaklaşımlar paylaşıldı. Otobüs üreticileri ve tedarikçilerin en yeni ürün ve teknolojilerini sergilediği fuarda, bu yıl özellikle dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yeni nesil mobilite çözümleri öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.