Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Verimliliği

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Raylarda Sürdürülebilirlik: Mars Logistics’ten 200 Bin Sefer Haber

Raylarda Sürdürülebilirlik: Mars Logistics’ten 200 Bin Sefer

2012–2025 yılları arasında gerçekleştirilen toplam 200.000 sefer ile sürdürülebilir lojistik alanında önemli bir başarıya imza atan şirket, bu operasyonlar sayesinde yaklaşık 310.000 ton karbon salımının önüne geçerek yeşil lojistik alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’de üretilmiş ve tescillenmiş sahibine ait vagonlar ile Avrupa’ya ihracat yapan ilk firma olma özelliğini taşıyan Mars Logistics, 4.000 adet demiryolu taşımacılığına uygun römork, 335 adet vagon, 1.153 adet konteyner ve swap body’den oluşan filosu ile demiryolu taşımacılığındaki öncü konumunu pekiştiriyor. Mars Logistics Yönetim Kurulu Üyesi Gökşin Günhan konu ile ilgili yaptığı değerlendirmede, “Demiryolu taşımacılığına odağımızı arttıracağız. Hali hazırda haftada 54 tren seferi yönetiyoruz ve Avrupa’nın lider lojistik şirketlerinden biriyiz." dedi. Haftada 10 gidiş 10 dönüş seferi gerçekleştirilen Trieste–Bettembourg İntermodal hattında, Türkiye çıkışlı yükler, karayolu ile İstanbul, İzmir ve Mersin limanlarına taşınarak Ro-Ro hatlarıyla Trieste’ye ulaştırılıyor. Trieste’de vagonlara aktarılan treylerler, demiryolu ile Lüksemburg’daki Bettembourg - Dudelange Intermodal Terminali’ne sevk ediliyor. Buradan sonra yükler, Lüksemburg, Belçika, Hollanda, İngiltere, Fransa ve Almanya’daki nihai varış noktalarına karayolu bağlantılarıyla ulaştırılıyor. Halkalı–Bettembourg hattında ise haftada 2 gidiş 2 dönüş seferi gerçekleştiriliyor. Bu hatta, Türkiye’nin çeşitli noktalarından alınan yükler, Halkalı Terminali’nde gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından trenle yola çıkıyor. Kapıkule gümrüğünü takiben Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya rotasını izleyen konteynerler Bettembourg-Dudelange terminaline ulaştırılıyor ve bu noktadan sonra karayolu entegrasyonu ile esnek, hızlı ve güvenilir bir dağıtım ağı kapsamında teslimatlar gerçekleştiriliyor. Mars Logistics, söz konusu bu iki hatta CFL multimodal şirketiyle tren operatörlüğü, terminal işletmeciliği ve ara taşıma gibi hizmetleri kapsayan stratejik bir iş birliği yürütüyor. “Bettembourg-Dudelange hatlarının dışında Halkalı–Kolin (Çekya), Halkalı-Craiova (Romanya) ve Halkalı–Budapeşte (Macaristan) güzergahlarında da demiryolu taşımacılığı servisi veren şirketimiz, çevre dostu taşımacılık modellerini odağına alan yaklaşımıyla sürdürülebilir lojistiğin gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor.” şeklinde konuşan Gökşin Günhan, bitmiş araç taşımacılığına uygun vagon yatırımı yaptıklarını, geçtiğimiz ay vagonların bir kısmını teslim aldıklarını ve Romanya - Türkiye arasında demiryolu ile bitmiş araç taşımacılığına da başladıklarını belirtti. Günhan, “Daha düşük karbon emisyonu, yüksek enerji verimliliği, trafik yoğunluğunun azaltılması ve sürdürülebilir tedarik zinciri avantajlarıyla yeşil lojistiğin temel yapı taşlarından biri olarak öne çıkan demiryolu taşımacılığına yönelik yatırımlarımız devam edecek.” diyerek sözlerini noktaladı. Konuyla ilgili konuşan CFL multimodal Yönetim Kurulu Üyesi Barbara Chevalier şunları ekledi: “2012 yılından bu yana Mars Logistics ile uzun süredir devam eden iş birliğimiz, iş ortaklarımızın karayolundan demiryoluna geçiş sürecinde onlara eşlik etme misyonumuzun somut bir örneğidir. Birlikte, tedarik zincirlerinin karbonsuzlaştırılmasını nasıl hızlandırabileceğini ve verimli demiryolu lojistiğini nasıl gerçeğe dönüştürebileceğini göstermiş olduk. Sürdürülebilir ulaşım modelleri sadece bir hedef değil, geleceğin kendisidir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Teknolojisiyle BSH Üretiminde Dijital Dönüşüm  Haber

Siemens Teknolojisiyle BSH Üretiminde Dijital Dönüşüm 

Siemens, BSH Ev Aletleri’nin Türkiye Çerkezköy kampüsünde devreye aldığı dijital dönüşüm projesiyle, yapay zeka ve veri analitiğini üretim süreçlerine taşıdı. BSH Çerkezköy Çamaşır Makinesi Fabrikası’nda plastik kazan üretim hattına entegre edilen Siemens Industrial Edge teknolojisi, sürdürülebilirlikten verimliliğe ve kalite yönetimine kadar birçok alanda etkileyici sonuçlar ortaya koydu. EdgeAI tabanlı sistemle geliştirilen “Üretim Kontrol Kulesi”, sahadan toplanan verilerin gerçek zamanlı analiz edilmesini, anomali tespitlerinin yapay zeka algoritmalarıyla gerçekleştirilmesini ve aynı üretimi yapan makineler arasında performans karşılaştırmalarının yapılmasını mümkün hale getirdi. Tüm bu yeni süreçler bir yıl gibi kısa bir sürede, üretim hattı hiç durdurulmadan, esnek ve güvenli bir mimariyle entegre edildi. BSH Türkiye CTO & COO’su Hakan Mandalı, “BSH Türkiye olarak Siemens ile gerçekleştirdiğimiz bu dijital dönüşüm projesi, üretim teknolojilerinde yeni bir çağın kapılarını araladı. Siemens Industrial Edge ve yapay zeka destekli sistemlerle sadece verimliliğimizi artırmakla kalmadık, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve kalite alanlarında da çıtayı yükselttik. BSH Türkiye’de ilk kez uygulanan bu sistemin global ölçekte örnek teşkil etmesi, dijital dönüşüm vizyonumuzun ve iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü sinerjinin bir göstergesidir” dedi. GENİŞ YELPAZEDE DEĞER YARATIYOR Siemens Türkiye Digital Endüstriyel Genel Müdürü Kerim Oal, projeye ilişkin değerlendirmesinde “Bu proje, Siemens’in açık ve uyumlu ürün portföyüyle IT yeteneklerinin üretim süreçlerine nasıl entegre edilebileceğini net bir şekilde gösteriyor. Siemens Xcelerator ile endüstriyel dijitalleşmeye yönelik sunduğumuz katkılar, müşterimizin sisteminin farklı bileşenleriyle güvenli ve sorunsuz entegrasyonunda kendini gösteriyor. Veri analizinden yapay zekaya kadar geniş bir yelpazede değer yaratıyoruz. Biz, geleceğin üretim sistemlerini bugünden inşa ediyoruz. Bu örnek projeyle, üretim süreçlerine teknolojik değer katmaya, iş ortaklarımızın dijital dönüşüm yolculuklarında çözüm ortağı olmaya ve sürdürülebilir sanayiyi desteklemeye devam ediyoruz” dedi. VERİLER TEK NOKTADAN YÖNETİLİYOR BSH Türkiye, Siemens Industrial Edge teknolojisini tercih ederek yüksek güvenilirlik ve güçlü entegrasyon kabiliyetlerinin ötesinde, tek noktadan enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim olanaklarında uçtan uca değer yarattı. Siemens Xcelerator portföyünün parçası olan Industrial Edge, çamaşır makinası kazan üretim hattında sahadan verilerin kolaylıkla toplanmasını, saha seviyesinde analiz edilmesini, analiz çıktılarıyla üretimde operasyonel verimliliğin arttırılmasını, kalite problemlerinin ve plansız duruşların azaltılmasını, üretilen her bir kazanın ürün kimliğinin oluşturulması ve kaydedilmesini, yarı mamullerin takibini, operatör hedeflerinin takip edilmesini ve IT katmanlarla tam entegrasyonunu sağladı. Bu sayede IT ve OT sistemleri arasında merkezi bir platform oluşturarak verilerin tek noktadan yönetilmesini mümkün kıldı. BSH’ın süreçlerini optimize etmek, yapay zeka destekli algoritmalar ile anormallikleri tespit etmek, verimlilik sağlamak ve kalite süreçlerini geliştirmek için Industrial Edge platformundaki ileri teknolojiler kullanılarak üretim sürecinin hem teknolojik seviyesi hem de esnekliği artırıldı. Bu çözüm aynı zamanda dijital ikiz süreçleri, güvenli bulut ortamı, görsel denetimle veri izleme sistemleriyle de entegre çalışıyor. OPERASYONLAR ARTIK DAHA İYİ YÖNETİLİYOR Plastik kazan üretimi, yapay zekâ destekli Industrial Edge ile otomatik kontrollerle yönetiliyor ve her bir kazana benzersiz bir kimlik numarası atanıyor. Enerji tüketimi, performans ve kalite gibi proses verileri Siemens Industrial Edge ve bulut üzerinde analiz ediliyor. Sistem, anormallik modellerinden öğrenerek makineleri otomatik olarak durdurabiliyor, kök nedenleri belirliyor ve mühendisleri bilgilendiriyor. Geçmiş verilerle geliştirilen modeller, sistemin doğruluğunu artırarak proaktif önlemler alınmasını sağlıyor. VERİMLİLİĞE KATKI Uygulama sonrasında genel ekipman verimliliğinde yüzde 20 artış sağlanırken, enerji tüketimi yüzde 25 oranında azaltıldı. Tüm bu verimlilik artışı, BSH Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sağladı. Her bir ürün, benzersiz dijital kimliğiyle izlenebilir hale getirilirken, kalite dışı ürünlerin önlenmesiyle hem tüketici memnuniyeti hem de marka güveni artırıldı. Proje, hem teknik başarılarıyla değil, hem de stratejik sonuçlarıyla öne çıktı. BSH Çerkezköy Çamaşır Makinası Fabrikası, bu uygulamayla geçtiğimiz yıl “BSH Global Yılın Üretim Teknolojisi Ödülü”ne layık görüldü. BSH Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen bu sistem, global ölçekte BSH’ın diğer üretim tesislerine de örnek teşkil ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Netaş, 2025 Yıl Sonu Satış Gelirlerini Yüzde 31 Artırarak 12 Milyar TL'ye Ulaştırdı Haber

Netaş, 2025 Yıl Sonu Satış Gelirlerini Yüzde 31 Artırarak 12 Milyar TL'ye Ulaştırdı

Türkiye'de ve bölgede telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri alanında faaliyet gösteren Netaş, 2025 yılı yıl sonu finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket'in satış gelirleri yıl sonunda geçen yılın aynı dönemine kıyasla TL bazında yüzde 31 artırarak 12 milyar TL'ye dolar bazında yüzde 9 artarak 305 milyon dolar seviyesine ulaştı. Alınan siparişler ise yüzde 20 artışla 12 milyar TL'ye yükseldi. Şirket'in 2025 yılı FAVÖK (Faiz, Amortisman, Vergi Öncesi Kar) düzeyi bir önceki seneye göre yüzde 143 büyüyerek 126 milyon TL seviyesinden 307 milyon TL seviyesine ulaştı. 2025 yıl sonu itibariyle Telekom segmenti yüzde 49 payıyla siparişlerin en büyük kısmını oluştururken, toplam satışlar içindeki payı yüzde 45 düzeyinde gerçekleşti. Cari yılda telekom segmentinin sipariş ve satışları sırayla 5,9 milyar TL ve 5,4 milyar TL oldu. Sistem Entegrasyonu segmenti siparişlerdeki yüzde 42 payıyla şirketin tüm siparişlerinde ikinci büyük kısmını oluşturdu.2025 yılında toplam sipariş tutarı 5 milyar TL olarak gerçekleşirken, ilgili birim 5,4 milyar TL'lik satış geliriyle konsolide satışların yüzde 45'ini oluşturdu. 2025 yılı boyunca telekom operatörleriyle yürütülen altyapı modernizasyon projeleri kapsamında erişim ve enerji katmanında çalışmalar devam etti. Yerli mühendislik gücüyle üretilen doğru akım güç sistemleri, akıllı lityum bataryalar ve yüksek verimlilik sağlayan doğrultucu üniteleri sahada konumlandırıldı. Fiber erişim tarafında akıllı port yönetimi gibi yenilikçi teknolojilerle enerji verimliliği artırıldı; Wi-Fi 6 ve Wi-Fi 7 çözümleriyle son kullanıcı tarafında daha düşük enerji tüketimiyle müşterilerimize daha yüksek performans sunuldu. 2026'da hayata geçirilecek 5G altyapısı için Telekom operatörlerinin hazırlıkları kapsamında Netaş ilerleyen yıllarda da geleceğin iletişim teknolojilerine dönük tüm iş birliklerine açık, esnek ve hazırlıklı bir yapı sunmayı hedefliyor. Tüketici teknolojileri alanında ise Netaş, ZTE çatısı altında yer alan nubia markasıyla mobil cihaz pazarındaki faaliyetlerini 2025 yılında da sürdürdü. 5G destekli farklı modellerin Türkiye pazarına sunulmasıyla ürün portföyü genişlerken, mobil cihaz tarafındaki faaliyetler telekom ekosisteminin son kullanıcı katmanını tamamlayan bir alan olarak konumlanmaya devam etti. Operatör iş birlikleri ve dijital satış kanallarıyla desteklenen yapı kapsamında mobil cihazların Türkiye'de üretimi de sürdürüldü. Netaş 2025 yılı içinde Türkiye ve Kazakistan pazarında 200 bine yaklaşan sayıda akıllı telefon satışı gerçekleştirdi. Kamu ve özel sektörde veri merkezi altyapıları, ağ dönüşümü, siber güvenlik ve bulut geçiş projeleri yürütüldü. Microsoft ile bulut, yapay zekâ ve siber güvenlik alanlarında projeler hayata geçirilirken; Hitachi ile veri depolama ve kesintisiz çalışma altyapılarına yönelik çalışmalar sürdürüldü. Netaş Bulut Sunucu ürün ailesi kamu, finans ve kurumsal projelerde kullanılarak veri işleme kapasitesi ve enerji verimliliği ihtiyaçlarına yanıt verdi. Yazılım test hizmetleri alanında Netaş Test Merkezi faaliyetlerini sürdürürken, Visium ürün ailesi finans ve telekom sektörleri başta olmak üzere kurumsal müşteriler tarafından tercih edildi. Yönetilen hizmetler tarafında ise Netaş iştiraki BDH, 7/24 operasyon modeliyle BT operasyon yönetimi, saha destek hizmetleri, ve cihaz onarım süreçlerinde faaliyet gösterdi. BDH 81 ilde hizmet veren servis ağı ile tüm Türkiye'ye hizmet veriyor. Savunma sanayii projelerinde görev kritik haberleşme ve konumlama çözümleri geliştirilmeye devam edildi. 2025 yılında havacılık alanında AS9100 kalite sertifikasyonu ile havacılık projelerinde süreç yönetimi ve izlenebilirlik alanında yetkinlik güçlendirildi. Tüketici teknolojileri alanında nubia markasının 5G destekli modelleri Türkiye pazarında sunulmaya devam etti. Farklı kullanıcı segmentlerine yönelik ürün gamı genişletilirken, mobil cihaz üretimi yerli üretim kabiliyeti kapsamında sürdürüldü. Kazakistan başta olmak üzere yakın coğrafyada telekom ve kurumsal teknolojiler alanında projeler yürütülerek uluslararası faaliyetler devam etti. Netaş CEO'su Sinan Dumlu, yıl sonu performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "2025 yılında Netaş olarak tüm iş kollarımızdaki faaliyetlerimizi sürdürdük. Satış gelirlerimizi 12 milyar TL olarak kaydettiğimiz bu yılda, sistem entegrasyonu projelerimiz, telekom tarafındaki altyapı işlerimiz ve savunma alanındaki uzun soluklu Ar-Ge projelerimiz gelir yapımızın temelini oluşturdu. Bugün Netaş'ın gücü, tek bir alandan değil; tasarımdan entegrasyona, saha bakımdan yönetilen hizmetlere kadar uzanan bütüncül yapısından geliyor. 5G'nin hayata geçmesi yaklaşırken ve dünyada teknolojik liderliğin önemi artarken bu bütüncül yapı daha da kritik hale geliyor. Netaş olarak Ar-Ge'miz, üretim kabiliyetimiz, sistem entegrasyonu deneyimimiz ve ülke çapındaki teknik destek kadrolarımızla tüm müşterilerimize 5G'den Yapay Zekâ'ya her teknolojide destek vermeye hazırız." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arlight, 2030'a Kadar Yüzde 100 Akıllı Aydınlatma Çözümlerine Geçmeyi Hedefliyor Haber

Arlight, 2030'a Kadar Yüzde 100 Akıllı Aydınlatma Çözümlerine Geçmeyi Hedefliyor

Arlight Aydınlatma A.Ş Genel Müdürü Altuğ Bilgiç, aydınlatmanın geleceğinin kontrol sistemlerinde olduğunu vurguladı. Gerçekleştirdikleri projelerde gelişen teknoloji sayesinde daha az enerjiyle daha yüksek verimde üretim yapabildiklerini açıklayan Bilgiç, “Fagerhult bünyesinde yer almak bize ciddi bir mühendislik ve teknoloji altyapısı sağlıyor. Grup içinde geliştirilen yatırımları Arlight’ın sahadaki gücüyle birleştirip, bu katma değeri Türkiye’ye taşıyoruz” dedi. Profesyonel aydınlatma sektöründe 35’nci yılını kutlayan Arlight, Ankara’daki üretim üssü ve İstanbul merkezinde eğitim, sağlık, perakende, ofis, endüstriyel ve kentsel dış mekan uygulamalarına özel projeler geliştiriyor. Tasarım, verimlilik ve sürdürülebilirliği merkezine koyan Arlight, enerji verimliliği sağlayan, yenilikçi ve kullanıcı odaklı aydınlatma çözümleri ile yurtiçinde ve yurtdışında çok sayıda projeye imza atıyor. İskoçya’daki Dundee Lisesi Projesi’nden Abdi ipekçi Spor Salonu’na, Hollanda’nın en büyük perakende şirketi Bol’un Ultrech merkez ofisinden Çatalhöyük Ziyaretçi Merkezi’ne, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'ndan Konya Başkanlık Merkezi'ne kadar 35 yıldır büyük ve stratejik projelere imza attıklarını söyleyen Arlight Genel Müdürü Altuğ Bilgiç, “Doğru aydınlatmayı, en uygun yerde, ileri teknolojiyle kurmaya odaklanıyoruz. Temel yaklaşımımız mühendisliği merkeze alan aydınlatma çözümleri sunmak. Hem iç hem de dış mekanda aydınlatma ihtiyacının en güncel teknolojilerle, en iyi sonuçları verecek şekilde karşılamayı hedefliyoruz” dedi. Doğru enerji için simülasyon programları ve hesaplama araçları kullanıyoruz Dünyanın 27 ülkesinde 4 bin 100 çalışanıyla faaliyet gösteren Fagerhult Group’un Türkiye’deki markası Arlight,150 kişilik uzman kadrosuyla hem yerel hem de uluslararası pazarlarda büyümesini sürdürüyor. Bilgiç bu büyümenin arka planına şu sözlerle anlattı: “Enerji verimliliğinin yanında insan verimliliğini de dikkate almak gerekiyor. Örnek vermek gerekirse mavi ışık insanı daha dinç ve hareketli hissettirirken, sarı tonlar sakinleştiricidir. Yaşam alanlarında loş, sıcak ışığı; çalışma ortamlarında ise daha soğuk ışık spektrumlarını tercih etmemizin nedeni bu. Arlight olarak bu analizler için simülasyon programları ve hesaplama araçları kullanıyoruz. Bir ortamda hangi aydınlatma çözümünü uygularsak ne kadar enerji tasarrufu veya tüketimi olacağını, hangi görsel/psikolojik sonucu doğuracağını ölçümleyebiliyoruz.” “Türkiye’de aydınlatmadan kaynaklanan toplam enerji tüketimini kademeli şekilde yüzde 16,3 seviyelerinden yüzde 5’lere indirmenin teknik olarak mümkün olduğunu görüyoruz” Aydınlatmada muazzam bir verimlilik potansiyeli olduğunu ifade eden Bilgiç sözlerini şöyle sürdürdü: “2023 verilerine göre dünyada üretilen enerjinin yaklaşık yüzde 12- 19’u elektriğe, yani aydınlatmaya gidiyor. Başka bir ifadeyle, yalnızca aydınlatma için üretilen enerjinin yaklaşık beşte birini tüketiyoruz. Bu oldukça büyük bir oran. Türkiye’nin fiziksel altyapısının da yaşlandığını göz önünde bulundurursak; özellikle İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi büyükşehirlerde mevcut teknoloji eskidi. Bu nedenle mevcut altyapıyı tamamen yenilemeden; eski ve verimsiz aydınlatma sistemlerinin, yeni nesil, enerji tasarruflu ve akıllı çözümlerle iyileştirilmesi büyük önem taşıyor. Biz bu dönüşümü yol aydınlatmalarından spor salonlarına, okullardan fabrikalara kadar geniş ölçekte yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Gelişen teknolojiyle Türkiye’de aydınlatmadan kaynaklanan toplam enerji tüketimini kademeli şekilde yüzde 16,3 seviyelerinden yüzde 5’lere indirmenin teknik olarak mümkün olduğunu görüyoruz.” Arlight’ın 35 yıllık yolculuğundan da bahseden Genel Müdür Altuğ Bilgiç, markanın köklü geçmişinin gelecek hedeflerinin en güçlü dayanağı olduğunu vurguladı: “Arlight’ın hikâyesi 1991 yılında Ankara’da başladı. Yıllar içinde büyüdü, dönüştü ve güçlendi. 2026, bu yolculukta bizim için özel bir durak; 35’nci yılımızı kutluyoruz. Bugün Fagerhult Group bünyesinde; geniş ürün gamımız, güçlü Ar-Ge altyapımız ve deneyimli kadromuzla aydınlatmanın geleceğini şekillendiriyoruz. 35 yıllık mühendislik birikimimizi, Fagerhult’un global deneyimiyle birleştirerek; verimlilikten kaliteye, kullanım kolaylığından sürdürülebilirliğe uzanan insan odaklı çözümler geliştiriyoruz. 2030 yılına kadar yüzde 100 akıllı aydınlatma çözümlerine geçme hedefimize, hep birlikte ve kararlılıkla ulaşacağımıza inanıyorum. Verimlilik ve sürdürülebilirlik odağında, geleceğin aydınlatma çözümlerini geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muratbey, Yeni Pazarlar için 2026’da Uzak Doğu’ya Ağırlık Veriyor Haber

Muratbey, Yeni Pazarlar için 2026’da Uzak Doğu’ya Ağırlık Veriyor

Muratbey, peynire olan ilginin son yıllarda arttığı Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli stratejiyle yayılmayı hedefliyor. Türkiye’nin yenilikçi peynir markası Muratbey, 2008 yılından bu yana 300’ün üzerinde ürün çeşidini beş kıtada onlarca ülkeye ulaştırıyor. İhracatının yaklaşık yüzde 87’sini Avrupa ve Orta Doğu ülkelerine yapan Muratbey, Uzak Doğu ve Amerika’ya yönelik satışlarda da güçlü bir ivme yakaladı. 2026 yılına yönelik ihracat hedeflerini büyüttüklerini ifade eden Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol “Halihazırda Avrupa Birliği ve Ortadoğu ülkeleri, ABD ve Türk Cumhuriyetleri ağırlıklı olmak üzere 5 kıtaya ihracat yapıyoruz. Tüm dünyayı Muratbey’in sağlıklı, inovatif, kaliteli ve leziz peynirleriyle buluşturmayı hedefliyoruz. Peynir kategorisinde ilk marka olduğumuz Turquality programının kattığı güçle 2018’den bu yana Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Bulgaristan, Romanya ve İsveç başta olmak üzere Avrupa’ya peynir ihracatımız yükselen bir grafikle sürüyor. Amerika ve Avrupa pazarlarında sürdürdüğümüz istikrarlı büyümeyi Asya’da da inovasyon odaklı ürün stratejilerimizle destekliyoruz.” değerlendirmesini yaptı. “Uzak Doğu yolculuğumuzu, Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz” Muratbey olarak 2026 hedeflerini, 2026–2028 Orta Vadeli Programı’nda öngörülen ihracat ve sektörel hedeflerle uyumlu olarak şekillendirdiklerini ifade eden Necmi Erol, “Ülkemizdeki, çiğ süt arzı, kalite ve üretimin yanı sıra soy kütüğü/süt işletmeciliği destekleri, sektörde 2026’ya dönük iyimserliği artırdı. Yeni pazarlara erişmek amacıyla son dönemde Uzak Doğu’ya ağırlık veriyoruz. Çin’de ihracat izni alan ilk Türk süt ve süt ürünleri firmalarından biri olarak başladığımız Uzak Doğu yolculuğunu, Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz. Bu doğrultuda peynire olan ilginin son dönemde arttığı Japonya hedeflediğimiz pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Çin ve Güney Kore’de olduğu gibi Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli bir strateji izliyoruz. Well-being, sağlıklı yaşam ve modern beslenme trendleriyle uyumlu zengin ürün portföyümüzü, farklı gramaj ve ambalaj seçenekleriyle yerel tüketicinin talebine göre oluşturuyoruz.” şeklinde konuştu. “İhracatta katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz” Büyümede Ar-Ge yatırımlarının stratejik önem taşıdığını vurgulayan Erol, “İhracatta hacimle birlikte katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz. Uluslararası fuarlarda elde ettiğimiz güçlü temaslar ve ürünlerimize yönelik büyük ilgi, Muratbey’in bilinirliğine önemli katkılar sağladı. Hedeflediğimiz pazarları, toplumu ve kültürel yapıyı derinlemesine inceliyoruz. Geleneksel Türk peynirlerinin yanı sıra inovatif peynirlerimizle yerel kültürle bağ kurmanın yollarını geliştiriyoruz. Bunu bazen yerel mutfak kültürüne uygun peynir bazlı tarifleri öne çıkararak bazen de kültürel uyumu gözeten iletişim diliyle sağlıyoruz. Tüm bu adımları, Türk peynirlerini küresel gıda sahnesinde farklılaştıracak önemli bir adım olarak görüyoruz. Böylelikle sektörümüzün uluslararası pazarlara açılmasına ve katma değerli ürün payının artırılarak Türk ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlıyoruz.” dedi. Necmi Erol; ABD, AB ve Uzak Doğu pazar paylarını genişletirken enerji verimliliği, sürdürülebilirlik, inovatif ürün geliştirme odaklı Ar-Ge ve üretim yatırımlarıyla marka yatırımlarını artırmayı önceliklendirdiklerini vurgulayarak, “2025’de yüzde 30 olan istihdam artışını 2026’da yeni ürün projeleriyle yaklaşık yüzde 20 artırmayı öngörüyoruz.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimentaş’tan Biri Globale Olmak Üzere İki Üst Düzey Atama Haber

Çimentaş’tan Biri Globale Olmak Üzere İki Üst Düzey Atama

Küresel çapta sektörün önde gelen gruplarından olan ve 18 ülkede faaliyet gösteren Cementir Grup bünyesindeki Ege Bölgesi’nin ilk çimento şirketi Çimentaş’ta, iki önemli atama gerçekleşti. Buna göre, Çimentaş CEO’su Cenker Mirzaoğlu, halihazırdaki görevine ek olarak Cementir Grup’un Stratejik Gelişimden Sorumlu Üst Düzey Yöneticilik görevini üstlenirken, Gürol Özer Çimentaş’ın yeni oluşturulan genel müdürlük pozisyonuna getirildi. Cenker Mirzaoğlu, Çimentaş CEO’su göreviyle birlikte üstlendiği bu yeni rol kapsamında, Cementir Grup’un stratejik gelişim faaliyetlerine liderlik etmesinin yanı sıra; büyüme fırsatlarının değerlendirilmesi, stratejik önceliklerin belirlenmesi, birleşme ve satın alma süreçleri gibi kritik alanlarda sorumluluk üstlenecek. Cementir Grup’un küresel çapta stratejik yapılanmasını güçlendirme ve operasyonel mükemmelliği pekiştirme vizyonunun bir parçası olan bu atamayla ilgili Cenker Mirzaoğlu, “Çalışanlarına, hissedarlarına ve faaliyette bulunduğu bölgelerdeki topluluklara katkı sağlamaya önem veren, sürdürülebilir büyümeye inanan Çimentaş CEO’luk görevimin yanında böylesi bir küresel sorumluluğu da üstleneceğim için çok heyecanlıyım. Her zamanki gibi ekip arkadaşlarımla birlikte yeni başarı hikâyelerinin bir parçası olacağımızdan hiç şüphem yok” dedi. Çimentaş Genel Müdürlüğü’ne Gürol Özer Atandı Çimentaş bünyesinde Teknik Operasyonlar Direktörü olarak görev yapan Gürol Özer ise, yeniden yapılanma kapsamında Genel Müdür görevine getirildi. Yeni görevinde Özer; çimento, hazır beton, agrega ve atık yönetimi operasyonlarının genel yönetiminden sorumlu olacak. Çimentaş’ın operasyonel mükemmellik, verimlilik ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine yönelik kurumsal yapılanmasının önemli bir adımını oluşturan bu atamayla ilgili CEO Cenker Mirzaoğlu şöyle konuştu: “Gürol Özer’in, grup bünyesinde şimdiye kadar üstlendiği görevler boyunca sergilediği güçlü liderlik ve sahip olduğu teknik uzmanlık sayesinde, yeni görevinde stratejik hedeflerimize değerli katkılar sağlayacağına inanıyor, kendisine başarılar diliyorum“. Cenker Mirzaoğlu Kimdir? Çimento, hazır beton ve inşaat sektörlerinde 30 yıllık yöneticilik ve liderlik deneyimine sahip olan Cenker Mirzaoğlu, kariyeri boyunca satış, pazarlama, genel yönetim, stratejik dönüşüm ve kurumsal yapılandırma gibi kritik alanlarda sorumluluklar üstlenerek sektörün farklı fonksiyonlarında geniş bir uzmanlık geliştirmiştir. Mühendislik alanında eğitim alan Mirzaoğlu, 10 yılı aşkın süredir çimento sektöründe CEO’luk ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yürütmektedir. Profesyonel yaşamında edindiği derin sektör bilgisi, stratejik yönetim yaklaşımı ve güçlü liderlik becerileriyle birleşerek kurumların dönüşüm süreçlerine önemli katkılar sağlamıştır. 2019 yılından bu yana Çimentaş’ta CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Cenker Mirzaoğlu, şirketin stratejik dönüşümüne liderlik etmektedir. Bu rol kapsamında sürdürülebilir büyüme, operasyonel mükemmellik ve uzun vadeli değer yaratımı hedefleri doğrultusunda şirketin geleceğine yön veren çalışmalar yürütmektedir. Gürol Özer Kimdir? Çimento sektöründe 30 yılı aşkın yöneticilik ve liderlik deneyimine sahip olan Gürol Özer, kariyeri boyunca üretim, teknik operasyonlar, yatırım projeleri, enerji verimliliği ve dijital dönüşüm gibi stratejik alanlarda sorumluluklar üstlenerek sektörün farklı fonksiyonlarında geniş bir uzmanlık geliştirmiştir. Son 15 yıldır sektördeki üst düzey yönetim kademelerinde görev alan Özer, kapsamlı operasyonel deneyimini stratejik liderlik becerileriyle birleştirmiştir. Mühendislik ve işletme alanlarında yüksek lisans derecelerine sahip olan Gürol Özer, 2019 yılından bu yana Çimentaş’ta Teknik Operasyonlar Direktörü olarak görev yapmaktadır. Bu süreçte şirketin üretim tesislerinin teknik ve operasyonel yönetimine liderlik etmiş; verimlilik, sürdürülebilirlik ve operasyonel mükemmellik odaklı dönüşüm çalışmalarına önemli katkılar sağlamıştır.

İklimsa ile Sürdürülebilir ve Avantajlı Yaşam Alanları Haber

İklimsa ile Sürdürülebilir ve Avantajlı Yaşam Alanları

İklimlendirme sektöründe 41 yıldır öncü olan İklimsa, dört mevsim ısınma ve serinleme imkânı sunan konforlu ve enerji verimliliği sağlayan çözümlerle müşterilerinin yanında oluyor. İklimsa, A+++ enerji verimliliğine sahip Sigma ve Fujitsu markalarından uygun fiyatlarla yeni klima seçenekleri sunarken, eski duvar tipi klimaları yenilemek isteyenler için 12.000 TL'ye varan indirim fırsatları yaratarak müşterilerinin satın alma maliyetini önemli ölçüde düşürüyor. GES ve Isı Pompası ile Verimli Enerji Çözümleri İklimsa, güneş enerji sistemleriyle birlikte ısı pompası, elektrikli araç şarj istasyonu ve güneşten üretilen enerjiyi 7/24 kazanca dönüştüren enerji depolama sistemlerini içeren entegre ve uçtan uca enerji çözümleri geliştiriyor. Güneş enerjisiyle üretilen elektriğin ısı pompası sistemlerinde kullanılması, konut ve işletmeler için önemli maliyet avantajı sağlarken çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunuyor. Bu entegre enerji çözümleri, karbon salınımını azaltarak yüksek verimlilik ve uzun vadeli ekonomik kazanımlar sağlayarak kurumların stratejik enerji yönetimi hedeflerini destekliyor. Kışın Klimanızı Doğru Kullanın, Tasarruf Edin! 20–24°C ideal sıcaklık ayarıdır. Daha yüksek ayar daha hızlı ısıtmaz.Klimayı sık açıp kapatmayın, sabit derecede çalıştırın.Hava akış yönünü aşağı çevirin, sıcak hava zemine doğru yayılsın.2 ila 4 haftada bir filtre temizliği yapın. Kirli filtre hem ısıtma performansını düşürür hem elektrik tüketimini artırır.Dış ünitenin önü açık olmalı, hava akışı engellenmemeli.Klima çalışırken pencereyi açmayın. Açmak ciddi verim kaybına yol açar. Pratik Tasarruf İpucu Her 1°C fazla ayar yaklaşık yüzde 10 daha fazla tüketim demektir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sürdürülebilir Enerji ve İklim İçin Ortak Akıl Buluştu Haber

Sürdürülebilir Enerji ve İklim İçin Ortak Akıl Buluştu

Muzaffer İzgü Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen programa Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay başta olmak üzere; Boğaziçi Üniversitesi’nden iklim bilimci Prof Dr Levent Kurnaz, İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, İlçe Tarım Müdürlüğü temsilcileri, TMMOB’a bağlı meslek odaları, İZSU, ESHOT, üniversitelerin öğretim üyeleri, kamu kurumlarının temsilcileri ve mahalle muhtarları katıldı. Çalıştay kapsamında, Karabağlar’ın mevcut durumu, iklim değişikliği ile mücadele ve uyum başlıkları, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, ulaşım, atık yönetimi ve tarım gibi alanlarda görüş alışverişinde bulunuldu. Katılımcıların öneri ve katkılarıyla SECAP sürecinin yol haritasının güçlendirilmesi hedefleniyor. Başkan Kınay’dan İklim Adaleti ve Dayanışma Vurgusu Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Başkan Helil Kınay, SECAP sürecinin yalnızca teknik bir planlama çalışması olmadığını vurguladı. “Bu mesele sadece karbon hesabı yapmak değil, bu kentte yaşayan insanların hayatını koruma meselesidir” diyen Kınay, iklim krizinin ertelenemez bir gerçek olduğunu ifade etti. Ancak sorunun yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını belirten Kınay, küresel ve ulusal politikaların da belirleyici olduğunu söyledi. Yaklaşık 500 bin nüfusuyla Karabağlar’ın sosyal ve ekonomik açıdan özel bir tabloya sahip olduğunu belirten Kınay; yaşlı yoksulluğu, genç işsizliği ve dezavantajlı grupların yoğunluğuna dikkat çekti. “Su krizini, sıcak hava dalgalarını konuşurken enerji faturasını ödeyemeyen yurttaşımızı unutamayız. İklim adaleti tam da burada başlıyor” dedi. Yerel yönetimlerin sınırlı yetki ve bütçelerine rağmen sorumluluk üstlenmek zorunda olduğunu vurgulayan Kınay, hazırlanan planların sahaya yansıtılacağını belirterek, dayanışma içinde dirençli bir Karabağlar inşa edeceklerini ifade etti. Prof. Dr. Levent Kurnaz: “Sürdürülebilir Enerji Hayat Meselesidir” Toplantıda söz alan Prof. Dr. Levent Kurnaz, sürdürülebilir enerjinin yalnızca teknik bir başlık olmadığını, doğrudan yaşam kalitesiyle ilişkili olduğunu söyledi. Enerji altyapısının özellikle artan sıcaklıklar karşısında dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini belirten Kurnaz, kesintisiz ve güvenli enerji arzının eğitimden sağlığa kadar birçok alanda belirleyici olduğunu ifade etti. Yerel coğrafya, iklim koşulları ve ekonomik yapının dikkate alınmasının önemine değinen Kurnaz, uzun vadeli planlama ve paydaşlar arası iş birliğinin sürdürülebilirliğin temel unsuru olduğunu vurguladı. Teknik Süreç Bilimsel Verilerle Yürütülüyor Toplantıda SECAP sürecine ilişkin sunumu gerçekleştiren İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğünden Çevre Mühendisi Selin Dönmez ise planın kapsamlı bir veri çalışmasına dayandığını belirtti. Dönmez, sera gazı envanterinin güncellendiğini, emisyon kaynaklarının detaylı şekilde analiz edildiğini ve azaltım hedeflerinin bilimsel veriler doğrultusunda belirlendiğini ifade etti. Envanter çalışmalarında doğrudan enerji tüketimlerinin yanı sıra ulaşım, atık yönetimi ve belediye faaliyetlerinden kaynaklanan dolaylı emisyonların da hesaplandığını vurgulayan Dönmez, böylece Karabağlar’ın karbon ayak izinin daha şeffaf ve ölçülebilir bir çerçevede ortaya konulduğunu söyledi. SECAP’ta Bütüncül ve Şeffaf Hesaplama Yaklaşımı Karabağlar Belediyesi tarafından hazırlanmakta olan SECAP, birçok yerel yönetim uygulamasından farklı olarak daha geniş kapsamlı ve bütüncül bir anlayışla ele alınıyor. Kurumsal sera gazı envanteri çalışmaları yürütülürken özellikle Kapsam 3 emisyonları geniş çerçevede değerlendiriliyor. Tıbbi atıklar, yangın tüpleri, geri dönüşüm ve diğer atık yönetimi süreçlerinden kaynaklanan dolaylı emisyonlar da hesaplamalara dahil ediliyor. Böylece yalnızca doğrudan enerji tüketimleri değil; belediye faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan bertaraf ve geri kazanım süreçlerinden kaynaklanan emisyonlar da analiz edilerek Karabağlar’ın iklim etkisinin daha gerçekçi ve kapsayıcı biçimde ortaya konulması hedefleniyor. Çalıştayda katılımcıların aktif katkı sunması amacıyla etkileşimli yöntemler uygulandı. “Neden Buradayız?” başlığı altında görüşler alınırken, “İlçemizi Tanıyalım” harita çalışması gerçekleştirildi. “Biz Ne Yapabiliriz?” bölümünde ise GZFT analizi yapıldı ve Katkı–İşbirliği Kartları ile öneriler toplandı. Altı ayrı masa oluşturularak atık, binalar ve enerji, su, ulaşım, sağlık, tarım, hayvancılık ve orman temalarında değerlendirmeler yapıldı. Program kapsamında katılımcılar değerlendirme formları da doldurdu. Meclis Üyesi Yeni: “Bu İlçede Hep Birlikte Değer Üreteceğiz” Çalıştayın kapanışında konuşan Meclis Üyesi Rahile Yeni, ilçede kalıcı ve güçlü bir değer yaratma hedefiyle çalıştıklarını belirtti. Yeni, sürecin ekip ruhuyla yürütüldüğünü vurgulayarak, “Bu ilçede bir katma değer oluşturmanın çabası içerisindeyiz ve bunu hep birlikte başaracağız” dedi. Kınay’dan Son Mesaj Programın sonunda yeniden söz alan Başkan Helil Kınay, çalıştayın masa başında kalmayacağını belirtti. “Birlikte öğreniyor, birlikte üretiyoruz” diyen Kınay, alınan kararların uygulamaya geçirileceğini ifade etti. “Burası küçük Türkiye, burası Karabağlar. İhtiyaç duyulan her projede birlikteyiz” sözleriyle konuşmasını tamamlayan Kınay, muhtarlara, meclis üyelerine ve belediye çalışanlarına teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.