Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABB Ve Ferrari Hypersail, Yenilenebilir Enerji Teknolojileri İçin İş Birliği Yapıyor Haber

ABB Ve Ferrari Hypersail, Yenilenebilir Enerji Teknolojileri İçin İş Birliği Yapıyor

ABB bugün, ABB’nin elektrifikasyon uzmanlığını dünyanın en iddialı açık deniz performans mücadelesiyle buluşturan Ferrari Hypersail ile teknoloji ortaklığını duyurdu. Elektrifikasyon Ortağı olarak ABB, denizcilik güç sistemleri, doğru akım (DC) teknolojisi ve gelişmiş elektrik sistemleri alanlarındaki uzmanlığıyla bu mücadeleyi destekleyecek. Ferrari Hypersail, yenilenebilir enerjiyle çalışan çığır açan 100 fitlik bir monohull hidrofoil teknesidir. Tekne, sürdürülebilir denizcilik performansının sınırlarını zorlamak üzere tasarlanmış olup hızı, gemi üzerinde enerji üretimini ve güç yönetimini teknik açıdan en zorlu ortamlardan birinde bir araya getiriyor. ABB, bu ortaklığa doğru akım teknolojisinde 25 yılı aşkın deneyimini ve bu alanda 700’den fazla patentten oluşan portföyünü taşıyor. Elektrifikasyon Ortağı olarak ABB, enerji yönetimi, denizcilik elektrik sistemleri, enerji depolama ve akıllı izleme alanlarındaki uzmanlığıyla Ferrari Hypersail’i destekleyecek. Ferrari Hypersail, ABB’ye gelişmiş elektrifikasyon, doğru akım mimarileri ve akıllı enerji yönetiminin zorlu açık deniz koşullarında dayanıklılığı ve verimliliği nasıl artırabileceğini göstermek için yüksek performanslı bir ortam sunuyor. Yenilenebilir enerji üretimini, depolamayı, izlemeyi ve güç dağıtımını gerçek zamanlı olarak dengelemeyi gerektiren bu koşullar, yeni nesil endüstriyel mikroşebekelerin geliştirilmesi açısından kritik önem taşıyor. ABB Elektrifikasyon İş Kolu Başkanı Giampiero Frisio, “Ferrari Hypersail, ABB’ye doğru akım teknolojisinin sınırlarını zorlamak için iş ortaklarımızla nasıl iş birliği yaptığımızı gösterebileceğimiz benzersiz bir platform sunuyor,” dedi. “Ferrari Hypersail, sistemlerimizin endüstride karşılaştığı en zorlu koşullarla kıyaslanabilecek şartlarda çalışmak üzere tasarlandı. ABB’nin rolü, elektrifikasyon ve otomasyon teknolojilerinin endüstrilerin sınırları aşmasına ve rekor kıran performansa ulaşmasına nasıl yardımcı olduğunu ortaya koyuyor. Bu gibi bir mücadeleden elde edilen deneyimler, denizcilik ve yenilenebilir enerjiden veri merkezlerine ve endüstriyel mikroşebekelere kadar farklı sektörlerde müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu dayanıklı ve verimli güç sistemlerini geliştirmemize katkı sağlayabilir. ” Ferrari Hypersail Proje Lideri Enrico Voltolini’ye göre ortaklık, görevin hayata geçirilmesi için gereken teknik temeli sağlıyor. Voltolini, “Hypersail tamamen yenilenebilir enerjiyle çalışıyor,” dedi. “Dünyanın en zorlu okyanus ortamlarında haftalar boyunca kendi kendine yeterli olmak zorunda. ABB’nin elektrifikasyon uzmanlığının projeye dahil olması değerli bir operasyonel avantaj sağlıyor.” Ferrari Hypersail’in doğru akım mimarisi, 48V ve 800 VDC’de çalışan sistemleriyle yüksek performanslı, kendi kendine yeterli bir mikroşebeke işlevi görecek. Aşırı soğuk, tuz serpintisi, basınç ve hareket koşullarında çalışırken kritik navigasyon, foil kontrolleri, güvenlik sistemleri ve tahrik için güç üretecek, depolayacak ve yönetecek. ABB ekibi, doğru akım sistem entegrasyonu, gerçek zamanlı izleme, akıllı güç dağıtımı ve denizde dayanıklılık alanlarındaki uzmanlığıyla Ferrari Hypersail’i destekleyecek. Projeden elde edilecek içgörüler, deniz taşımacılığı, veri merkezleri ve yenilenebilir enerji altyapısı dahil olmak üzere çeşitli endüstriler için gelişmiş güç sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak. ABB daha sürdürülebilir ve kaynaklar açısından verimli bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri sunan global bir teknoloji lideridir. ABB, mühendislik ve dijitalleşme alanlarındaki uzmanlığını birleştirerek endüstrilerin yüksek performansta çalışırken daha verimli, üretken ve sürdürülebilir hale gelmesine katkıda bulunmaktadır. ABB’de biz buna ‘Engineered to Outrun’ diyoruz. ABB, 140 yılı aşkın geçmişe ve dünya çapında 110.000’den fazla çalışana sahiptir. Şirketin hisseleri SIX İsviçre Borsası (ABBN) ve Nasdaq Stockholm’de (ABB) işlem görmektedir. www.abb.com Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sanayisi Kaynak Verimliliğine Odaklandı Haber

Kimya Sanayisi Kaynak Verimliliğine Odaklandı

Özellikle kimya sanayisinde bu yaklaşım, kaynak tedarikinden üretim tesislerine ve sanayi bölgelerinin altyapısına kadar uzanan kapsamlı bir kaynak yönetimini beraberinde getiriyor. Sanayide yeşil dönüşümün odağı karbon emisyonlarının ötesine geçerek su, enerji, hammadde ve atık yönetimine genişliyor. Kaynakların daha verimli kullanılması, üretim maliyetlerinin azaltılmasının yanı sıra sanayinin çevresel performansında da belirleyici hale geliyor. Kimya sanayi yaptığı çalışmalarla yeşil dönüşüme öncülük ediyor. Türkiye’nin ilk Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olan GEBKİM OSB, 2025 yılında aldığı Yeşil OSB Sertifikasıyla sürdürülebilirlik çalışmalarını belgelendirirken, su ve enerji verimliliği, atık yönetimi, sera gazı emisyonlarının takibi ve yenilenebilir enerji kullanımı alanlarında çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Kimya Sanayinde Suyun Tekrar Kullanılması Öne Çıkıyor İklim değişikliği ile beraber su kaynakları üzerindeki baskı, sanayide suyun verimli kullanılmasından geri kazanımına kadar tüm sürecin yeniden ele alınmasını beraberinde getiriyor. Kimya sanayisinde proseslerde kullanılan suyun verimli yönetilmesi ve atıksuyun geri kazanımı, kaynak verimliliğinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. GEBKİM OSB bu alanda 100 bin metreküp hacme sahip GEBKİM Gölet Projesini hayata geçirmek üzere çalışılıyor. Gölet Projesiyle, bölgede yağmur suyu hasadı gerçekleştirilerek bölge katılımcıların alternatif su kaynağı oluşturulacaktır. Su tasarrufuna yönelik uygulamalar da mevcut tesislerde devam ediyor. Atıksu arıtma tesisinde yapılan hat revizyonlarıyla kimyasal hazırlama, çamur susuzlaştırma ünitesi ve insani kullanım gerektirmeyen temizlik işlemlerinde arıtılmış atıksu kullanılmaya başlandı. Bu uygulamayla aylık 1.000 metreküp şebeke suyu kullanımının önüne geçilirken, atıksu ve kuyu suyu arıtma tesislerinde yapılan revizyonlarla yıllık 20 bin metreküp su geri kazanılmaya devam ediyor. “Mavi Damla Projesi” İle Su Verimliliği Analiz Edilmekte Sanayide su verimliliğinin bir diğer boyutunu tüketimin ölçülmesi ve verimli kullanım için üretim süreçlerinin analiz edilmesi oluşturuyor. GEBKİM OSB tarafından Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) desteğiyle yürütülen Mavi Damla Su Verimliliği Projesi kapsamında, su kullanımının yüksek olduğu iki pilot tesisin tüketim profilleri analiz edildi. Yapılan ölçüm ve değerlendirmeler doğrultusunda firmaların uygulayabileceği su verimliliği çalışmaları belirlendi. Proje kapsamında GEBKİM OSB Yönetim Merkezi'nde de Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Su Verimliliği Yönetmeliği doğrultusunda su verimliliği sistemi oluşturularak dokümante edildi. OSB’ye ait bina ve tesislerde gerekli verimlilik önlemleri alındı. OSB katılımcılarına yönelik su verimliliği eğitimleri de gerçekleştirildi. Yeşil alanlarda ise su tüketimini azaltmaya yönelik damlama sulama sistemleri kullanılıyor. GEBKİM OSB'nin 246 hektarlık alanındaki yeşil alanların 10 bin 880 metrekarelik bölümünde yağmurlama, 176 bin 64 metrekarelik bölümünde ise damlama sulama sistemi uygulanıyor. Enerji Tüketimi De Ölçülüyor, Yenilenebilir Kaynaklar Artırıyor Kaynak verimliliğinin diğer önemli ayağını enerji yönetimi oluşturuyor. Sanayide enerji tüketiminin ölçülmesi, yüksek tüketim noktalarının belirlenmesi ve verimlilik sağlayan teknolojilerin kullanılması, yeşil dönüşüm yatırımlarının temel başlıkları arasında yer alıyor. GEBKİM OSB, TS EN ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi kapsamında enerji tüketimlerini takip etnekte ve kayıt altına almaktadır. Atıksu arıtma tesisi ve çevre aydınlatması gibi önemli enerji kullanım noktaları analizlerle izlenirken, OSB Yönetim binalarında elektrik tüketimini azaltmak amacıyla LED aydınlatma ve enerji verimli ekipman kullanımına geçildi. OSB içerisindeki belirli alanlarda bulunan Güneş Enerjisi Santrali (GES) panelleri de yenilenebilir enerji üretimine katkı sağlıyor. Sera Gazı Emisyonları İzleniyor Yeşil dönüşümde üretimin çevresel etkisinin ölçülmesi, yatırım kadar önemli hale geliyor. Bu kapsamda GEBKİM OSB'de sera gazı emisyonlarının hesabı ve takibi OSB Yönetim Merkezi tarafından gerçekleştiriliyor. Doğrudan ve dolaylı emisyonlar izlenirken, sürdürülebilirlik raporlaması yapan ve sera gazı emisyon hesabı gerçekleştiren katılımcı firmaların oranı da takip ediliyor. Mevcut verilere göre, GEBKİM OSB katılımcılarının yüzde 31'i sera gazı hesaplarını tamamlamış durumda. Bu verilerin düzenli olarak takip edilmesi, OSB ölçeğinde çevresel performansın ölçülebilir hale getirilmesine ve gelecekteki iyileştirme çalışmalarının somut göstergeler üzerinden yürütülmesine imkan sağlıyor. Atık Yönetiminden Dijital Dönüşüme Kimya sanayisinde çevresel performansın önemli başlıklarından biri de atıkların kaynağında azaltılması ve uygun şekilde yönetilmesi. GEBKİM OSB, TS EN ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi kapsamında atıkların uygun bertaraf firmalarına yönlendirilmesini, çalışanların çevre konusunda bilinçlendirilmesini ve su tüketimi, enerji kullanımı ile mevzuata uyum süreçlerinin kayıt altında tutulmasını sağlıyor. Kaynak kullanımının azaltılmasına yönelik uygulamalar yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı kalmıyor. GEBKİM OSB'nin fiziksel arşivinin dijital ortama taşınmasıyla kağıt tüketiminin azaltılması ve buna bağlı atık oluşumunun önlenmesi sağlanmakta. GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, sanayide sürdürülebilirliğin artık üretim süreçlerinin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Kaynakların verimli kullanılması, çevresel etkilerin azaltılması ve üretim altyapısının geleceğin ihtiyaçlarına göre geliştirilmesi sanayinin öncelikli sorumlulukları arasında yer alıyor. GEBKİM olarak su ve enerji verimliliğinden atık yönetimine, sera gazı emisyonlarının azaltılmasından, yenilenebilir enerji kullanımına kadar farklı alanlarda ölçülebilir çalışmalar yürütüyoruz. Yeşil OSB Sertifikamızla da bu çalışmalarımızı belirli kriterler çerçevesinde belgeledik. Önümüzdeki dönemde özellikle suyun geri kazanımı ve kaynak verimliliği alanındaki uygulamalarımızı geliştirmeye devam edeceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

FOTEC Enerji’den Şebekeden Konutlara Uzanan Yerli Depolama Çözümleri Haber

FOTEC Enerji’den Şebekeden Konutlara Uzanan Yerli Depolama Çözümleri

FOTEC Enerji Teknolojileri "Enerji Yönetiminde Türk Teknolojisi" vizyonuyla geliştirdiği kapsamlı Enerji Depolama Teknolojileri ürün ailesini tanıttı. Şebeke ölçekli (Utility-Scale) ve ticari-endüstriyel (C&I) sistemlerden konutlara yönelik entegre batarya çözümlerine kadar uzanan portföy, yüzde yüz yerli mühendislikle hayata geçiriliyor. Artan enerji talebi ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda geliştirilen FOTEC ürün ailesi, taşınabilir sistemlerden endüstriyel ölçekli konteyner çözümlerine kadar geniş bir yelpazede, farklı kaynaklardan elde edilen elektriği depolayarak enerji verimliliğini en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektriği depolayan bu sistemler, kullanıcıların tüketim anında şebekeden bağımsız hale gelmesini sağlıyor; böylece elektrik faturalarında önemli tasarruflar elde edilebiliyor ve enerji kesintilerinin olumsuz etkilerinden korunulabiliyor. FOTEC'in akıllı enerji yönetimi sistemleri, enerji akışını optimize ederek verimliliği artırıyor ve kayıpları minimize ediyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan FOTEC İş Geliştirme Yöneticisi Yasemin Taşcı, şirketin bu alandaki hedeflerini şu sözlerle özetledi: "Enerji depolamayı artık yalnızca büyük santrallerin değil, üretim tesislerinin, ticari işletmelerin ve hatta bireysel kullanıcıların gündelik ihtiyacı haline getirmeyi hedefliyoruz. Şebeke ölçekli konteyner sistemlerinden konut tipi ürünlerimize kadar tüm portföyümüzü yüzde yüz yerli mühendislikle geliştiriyoruz. Bu yaklaşım hem enerjide dışa bağımlılığı azaltıyor hem de kullanıcılarımıza şebekeden bağımsız, kesintisiz ve verimli bir enerji deneyimi sunuyor. FOTEC olarak amacımız, Türkiye'nin enerji depolama teknolojilerinde bölgesel bir üs haline gelmesine öncülük etmek." ŞEBEKE ÖLÇEKLİ SİSTEMLER Ürün ailesinin en büyük ölçekli çözümlerini, modüler sistem mimarisi ve farklı enerji kapasitesi seçenekleriyle sunulan yüksek kapasiteli batarya enerji depolama sistemleri oluşturuyor: 40ft konteyner tip: 4,8 MWh batarya kapasitesi, 2,4 MW anma gücü20ft konteyner tip: 2,8 MWh batarya kapasitesi, 1,4 MW anma gücü10ft konteyner tip: 1,8 MWh batarya kapasitesi, 0,9 MW anma gücü Bu sistemler, üretim tesislerinden enerji santrallerine kadar büyük ölçekli uygulamalara kesintisiz ve esnek bir enerji kaynağı sağlıyor. TESİS VE BİNA ÖLÇEKLİ SİSTEMLER GRES DC serisi; 75 kWh/50 kW, 150 kWh/100 kW ve 225 kWh/150 kW seçenekleriyle bina ve tesis ölçekli uygulamalara yönelik yapılandırılıyor. Endüstriyel kullanım için geliştirilen RMX DC 600 kW sistemi ile modüler RMX PCELL X3 42U DC (91,2 kWh) ürünleri, farklı ölçeklerdeki tesislerin depolama ihtiyaçlarına yanıt veriyor. EV TİPİ VE TAŞINABİLİR ÇÖZÜMLER Bireysel kullanıcılar için geliştirilen RMX PCELL Home DC (25 kW) ve FGA PCELL Home Prestige X1 DC (12 kWh) sistemleri, konut ölçeğinde şebekeden bağımsızlığı destekliyor. Ürün ailesi, RMX Portable Energy Storages taşınabilir sistemleri ile piller ve bataryalar gibi bileşen düzeyindeki çözümlerle tamamlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elaris, Elektrikli Araç Şarj Soketi Sayısını Yüzde 58 Artırdı Haber

Elaris, Elektrikli Araç Şarj Soketi Sayısını Yüzde 58 Artırdı

Yılın ilk ayında halka arz sürecini başarıyla tamamlayan Üçay Mühendislik, iştiraki Elaris ile elektrikli araç şarj ağı yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Elaris, 2025 yılı sonunda 71 adet olan aktif AC/DC şarj soketi sayısını, 2026 Haziran sonu itibarıyla yüzde 58 artışla 112’ye ulaştırdı. Elektrikli araç pazarındaki büyümeye paralel olarak şarj ağlarını genişletmeye ve kullanıcı deneyimini geliştirmeye odaklandıklarını belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: Yıl sonunda soket sayısını 200’e çıkarmayı hedefliyor “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Temmuz 2026 sonu itibarıyla Türkiye’de trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil sayısı 460 bin 552’ye ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde 289 bin 457 olan elektrikli otomobil sayısı, bir yılda yüzde 59,1 artış gösterdi. Elektrikli araçların hızla yaygınlaşması, şarj altyapısına yönelik ihtiyacı da her geçen gün artırıyor. Elaris olarak biz de elektrikli araç pazarındaki bu büyümeye paralel olarak yatırımlarımızı hızlandırıyoruz. 2026’nın ilk yarısında aktif AC/DC şarj soketi sayımızı yüzde 58 artırarak 112’ye çıkardık. 2026 yılı sonunda ise aktif AC/DC şarj soketi sayımızı 200’e çıkarmayı hedefliyoruz. Büyümenin odağı kullanıcı deneyimi Soket sayımızı artırırken, elektrikli araç kullanıcılarının şarj deneyimini daha hızlı, erişilebilir ve kesintisiz hale getirecek çözümler geliştirmeye de odaklanıyoruz. Bu kapsamda; lokasyon seçimi, şarj kapasitesi, enerji yönetimi ve dijital çözümler gibi kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen tüm unsurları birlikte değerlendiriyoruz. Yakın gelecekte asıl farkı; doğru noktada doğru kapasiteyi sunabilen, yüksek hızlı şarj seçeneklerini yaygınlaştıran ve enerji kaynaklarını verimli yöneten ağların yaratacağına inanıyoruz.” Üçay Mühendislik Hakkında Temelleri 2000 yılında atılan Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri A.Ş., enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda iklimlendirme, elektrik, mekanik, güneş enerjisi sistemleri (GES) ve elektrikli araç (EA) şarj hizmetleri alanlarında faaliyet göstermektedir. Bağlı ortaklığı Elaris ile elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği ve elektrikli şarj istasyonu satışı alanlarında da hizmet sunmaktadır. Merkezi İstanbul olan Üçay Mühendislik, Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 23 il 33 şube, depo ve showroom ile faaliyetlerine devam etmektedir. Kurulduğu günden bu yana 2 milyondan fazla bireysel ve kurumsal müşteriye mühendislik hizmeti sağlayan şirket, gelişmiş ERP altyapısıyla birbirine entegre çalışan şubeleri aracılığıyla yılda ortalama 30.000 müşteriye hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet sunmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaşlanan Araç Parkı Akü İhtiyacını Artırıyor Haber

Yaşlanan Araç Parkı Akü İhtiyacını Artırıyor

Türkiye'de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım, yenileme ve yedek parça pazarındaki ihtiyaçları da beraberinde getiriyor. TÜİK verilerine göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye'de trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarının sayısı 33,6 milyonun üzerine çıkarken, araç parkının ortalama yaşı 14,2 yıl olarak hesaplandı. Araçların daha uzun süre kullanımda kalması ve otomotiv teknolojilerindeki hızlı dönüşüm, aküleri yalnızca motorun çalıştırılmasını sağlayan bir ekipman olmaktan çıkararak araçların enerji yönetimi ve elektronik sistemlerinin sürekliliğinde kritik rol üstlenen stratejik bir bileşen haline getiriyor. Güvenlik, konfor ve sürüş destek sistemlerinin yanı sıra Start-Stop teknolojileri ve artan elektronik donanım kullanımı, akülerden beklenen performans kriterlerini de her geçen gün yükseltiyor. Bu dönüşüm, farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun; yüksek marş gücü, uzun çevrim ömrü, titreşim dayanımı ve güvenilir performans sunan akü teknolojilerine duyulan ihtiyacı artırıyor. Türkiye'nin yerli sermayeli sanayi kuruluşlarından AKO Grup bünyesinde faaliyet gösteren Akü Fabrikamız, gelişmiş üretim altyapısı, Ar-Ge yetkinliği ve geniş ürün portföyüyle otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Artan elektriksel yük, akü seçiminde doğru tercihi öne çıkarıyor Türkiye'deki araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, otomobillerin daha uzun süre kullanımda kaldığını ve bakım ile yenileme gereksinimlerinin önem kazandığını ortaya koyuyor. Özellikle uzun yıllardır trafikte bulunan araçlarda akü, güvenilir ilk çalıştırma performansı ve aracın elektrik sistemlerinin kesintisiz çalışması açısından kritik bir bileşen olarak öne çıkıyor. Yeni nesil araçlarda elektronik sistemlerin yaygınlaşması ise akülerden beklenen performans seviyesini daha da yukarı taşıyor. Start-Stop sistemleri, gelişmiş sürüş destek teknolojileri ile güvenlik ve konfor donanımları; akünün yalnızca motoru çalıştıran bir ekipman değil, aracın enerji altyapısının temel unsurlarından biri olarak değerlendirilmesini gerektiriyor. Bu nedenle doğru akü seçiminin; aracın teknik özellikleri, kullanım koşulları, elektriksel yükü ve üretici gereksinimleriyle uyumlu olması önem taşıyor. “Akü, modern araçların enerji altyapısında stratejik bir rol üstleniyor” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKO Grup Akü Fabrika Genel Müdürü Hüseyin Koca, şunları söyledi: “Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım ve yenileme pazarında akülerin önemini artırıyor. Otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte akü; yalnızca aracın çalışmasını sağlayan bir komponent olmaktan çıkarak güvenlik, konfor, sürüş destek sistemleri ve diğer elektronik donanımlar için kritik bir enerji kaynağı haline geliyor. Bu doğrultuda, farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun, yüksek performanslı ve güvenilir akü teknolojilerine duyulan ihtiyaç giderek artıyor. AKO Grup olarak gelişmiş üretim altyapımız, Ar-Ge yetkinliğimiz ve başta Matrix Press (Punch) olmak üzere ileri üretim teknolojilerimizle sektörün değişen ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyoruz. Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markalarımızla farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden geniş bir ürün portföyü sunuyoruz. Güçlü üretim kabiliyetimizi teknoloji odaklı yaklaşımımızla birleştirerek güvenilir, uzun ömürlü ve yüksek performanslı enerji çözümleri sunmayı ve Türkiye’nin akü sektöründeki teknolojik yetkinliğine katkı sağlamayı sürdürüyoruz.” Değişen mobilite ihtiyaçları, yeni nesil akü teknolojilerini öne çıkarıyor Otomotiv sektöründe dijitalleşmenin hız kazanması ve elektronik sistemlerin araçlardaki kullanımının artması, akü teknolojilerinin de sürekli olarak geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Özellikle Start-Stop sistemine sahip araçlarda kullanılan yeni nesil aküler; yüksek çevrim ömrü, güçlü marş performansı ve yoğun şarj-deşarj koşullarına dayanıklılık gibi özellikleriyle öne çıkıyor. AKO Akü'nin üretim altyapısında Matrix Press (Punch) ve Kaizen Tüneli üretim modelleri kullanılırken, ürün portföyünde konvansiyonel akülerin yanı sıra EFB ve AGM gibi yeni nesil teknolojiler de yer alıyor. Bu ürün ve teknoloji çeşitliliği, farklı araçların teknik gereksinimlerine ve kullanım koşullarına uygun çözümler sunulmasına olanak sağlıyor. AKO Grup'un Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markalarından oluşan portföyü; farklı araç segmentlerine ve kullanım ihtiyaçlarına yönelik ürünleri bir araya getiriyor. Konvansiyonel akülerden EFB ve AGM teknolojilerine uzanan ürün gamı, otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte çeşitlenen enerji ihtiyaçlarına cevap veriyor. Entegre üretim altyapısı ve teknoloji odaklı yaklaşım AKO Grup'un akü üretim ekosistemi; plastik enjeksiyon, kurşun geri kazanım ve akü üretim faaliyetlerini entegre bir yapı ile aynı yerleşke içerisinde buluşturuyor. Hammaddeden nihai ürüne uzanan bu yapı; üretim süreçlerinde kontrolün güçlendirilmesine, operasyonel verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilir kalite anlayışının desteklenmesine katkı sağlıyor. AKO Akü'nin yıllık üretim kapasitesi 5 milyon adede ulaşırken, şirket ileri üretim teknolojileri, Ar-Ge çalışmaları ve entegre üretim kabiliyetiyle akü sektöründeki teknolojik gelişime katkı sunuyor. AKO Grup; güçlü üretim altyapısını, ileri teknolojilerini, Ar-Ge yetkinliğini ve geniş marka portföyünü bir araya getirerek Türkiye'nin ve global otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyor. Grup, farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden ürün çeşitliliğiyle güvenilir, yüksek performanslı ve sürdürülebilir akü çözümlerini otomotiv sektörünün kullanımına sunarken, Türkiye'nin akü sektöründeki teknolojik ve üretim yetkinliğinin gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zes 8 Yıldır Elektrikli Mobilitenin Geleceğini Şarj Ediyor Haber

Zes 8 Yıldır Elektrikli Mobilitenin Geleceğini Şarj Ediyor

Türkiye’nin elektrikli araç şarj ağı alanındaki öncü markalarından Zes, elektrikli mobilite yolculuğunda 8 yılı geride bıraktı. 2018 yılından bu yana şarj altyapısına yaptığı yatırımlarla elektrikli araç kullanımının yaygınlaşmasını destekleyen Zes, bugün Türkiye genelinde 5 binden fazla şarj soketiyle 600 bini aşkın kullanıcıya hizmet veriyor. EPDK’nın Haziran 2026 verilerine göre Türkiye’nin en geniş şarj ağlarından birine sahip olan marka, AC şarj soketi sayısında da lider konumda bulunuyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektriğin kullanımını belgeleyen YEK-G sistemi kapsamında yeşil şarj hizmeti sunarak elektrikli ulaşımın daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına da katkı sağlıyor. 8 yılda 246 milyon kWh’den fazla şarj Zes şarj ağı üzerinden kuruluşundan bu yana sağlanan enerji miktarı 246 milyon kWh’ye ulaşırken, bunun yaklaşık 138 milyon kWh’lik bölümü yüksek hızlı şarj (HPC) istasyonlarında gerçekleşti. Aynı dönemde kullanıcıların araçlarını şarj ettiği toplam süre ise 7,3 milyon saati aştı. Elektrikli araç teknolojilerindeki gelişim ve yüksek hızlı şarj altyapısına yönelik artan ihtiyaç, Zes kullanıcılarının şarj tercihlerine de yansıyor. Yıllar içinde artan HPC kullanımı, 2026 yılında da yüksek hızlı şarja yönelik talebin güçlü seyrettiğini ortaya koyuyor. Zes, değişen kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda mevcut ağını geliştirirken yüksek hızlı şarj altyapısına, dijital çözümlere ve kullanıcı deneyimini ileri taşıyan teknolojilere yönelik yatırımlarına hız veriyor. 8’inci yaşa özel enerjimizi birlikte büyütüyoruz Zes, 8’inci yaşını kullanıcılarıyla birlikte kutlamak üzere kuruluş tarihi olan 20 Ağustos’a özel bir günlük kampanya hayata geçiriyor. Kampanya kapsamında kullanıcılar, 20 Ağustos’ta gerçekleştirecekleri şarj işlemlerindeki toplam tüketimlerinin her 20 kWh’si için 1 - 30 Eylül tarihleri arasında kullanabilecekleri 20 kWh’lik hediye şarj kuponu kazanacak. “Şarj ağını bütüncül bir sistem olarak kurguluyoruz” Zes’in 8 yıllık yolculuğunu ve elektrikli mobilitenin geleceğini değerlendiren Electrip Global CEO’su İnanç Salman, şunları söyledi: “8 yıl önce yola çıkarken hedefimiz yalnızca şarj istasyonları kurmak değil, elektrikli araç kullanımının Türkiye’de yaygınlaşmasını destekleyecek erişilebilir ve güvenilir bir altyapı oluşturmaktı. Bugün 600 bini aşkın kullanıcıya ve 5 binden fazla şarj soketine ulaşmış olmamız, hem bugün geldiğimiz noktayı hem de Türkiye’de elektrikli mobilitenin ulaştığı ölçeği göstermesi açısından son derece değerli. Ancak biz şarj altyapısını yalnızca şarj istasyonu sayısını artırmaya odaklanan bir yatırım alanı olarak görmüyoruz. Şarj ağını; enerji yönetimi, teknoloji ve kullanıcı deneyimiyle birlikte ele aldığımız bütüncül bir sistem olarak kurguluyoruz. Elektrikli araç pazarı büyüdükçe şarj sektöründe beklentiler de değişiyor. Önümüzdeki dönemde güçlü bir şarj ağı yalnızca şarj istasyonu sayısıyla tanımlanmayacak. Doğru lokasyonda doğru kapasiteyi sunabilmek, yüksek hızlı şarj altyapısını yaygınlaştırmak, enerjiyi daha etkin yönetmek ve kullanıcıya yolculuğunun tamamında kesintisiz bir deneyim sağlamak sektörün temel rekabet alanları olacak. Biz de yatırımlarımızı bu perspektifle şekillendiriyoruz. Kullanım verilerini, sürüş alışkanlıklarını, lokasyon ihtiyaçlarını ve enerji altyapısının gelecekteki gereksinimlerini birlikte değerlendirerek ağımızı geliştiriyoruz. Yüksek hızlı şarj yatırımlarımızı artırırken güçlü dijital altyapımız ve veri odaklı yönetim anlayışımızla kullanıcı deneyimini sürekli iyileştirmeye odaklanıyoruz. Elektrikli mobilitenin geleceğinin aynı zamanda sınırların ötesinde birbirine bağlanan ağlar üzerinden şekilleneceğine inanıyoruz. Electrip Global ile Avrupa’da oluşturduğumuz yapılanmayla, kullanıcılarımızın farklı ülkelerde de kesintisiz bir şarj deneyimine erişebileceği bir ekosistem geliştiriyoruz. Sekizinci yaşımız, bizim için yalnızca geride bıraktığımız yılları kutladığımız bir kilometre taşı değil; önümüzdeki dönemin ihtiyaçlarını ve fırsatlarını yeniden değerlendirdiğimiz önemli bir eşik. Bugüne kadar bu yolculuğu bizimle paylaşan kullanıcılarımızla birlikte büyümekten büyük mutluluk duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de elektrikli ulaşımın Türkiye’de daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamaya ve elektrikli mobilitenin gelişimine öncülük etmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schneider Electric, Yeni Sürdürülebilirlik Yol Haritası Impact 2030 Kapsamında Güçlü İlk Yarı Sonuçlarını Açıkladı Haber

Schneider Electric, Yeni Sürdürülebilirlik Yol Haritası Impact 2030 Kapsamında Güçlü İlk Yarı Sonuçlarını Açıkladı

2026 yılının ilk yarısında sürdürülebilirlik performansı: Öne çıkan sonuçlar Yeni sürdürülebilirlik yol haritası Impact 2030’un hayata geçirilmesinden altı ay sonra Schneider Electric’in Impact puanı 10 üzerinden 3,69’a ulaştı. Şirket, 2030 hedefini temsil eden 10 tam puana giden yolda, 2026 yıl sonu hedefi olan 4,20 puana planlandığı şekilde ilerliyor. Bu puan, Schneider Electric’in kendi operasyonlarında kaydettiği ilerlemeyi müşteriler, tedarikçiler ve topluluklar için sağlanan ölçeklenebilir sonuçlarla bir araya getiren dört stratejik sütundaki temel programların ivmesini yansıtıyor. I. Dünyayı elektriklendirmek Çığır açan çözümlere yatırım yapmak, önce kendi faaliyetlerimizden başlayıp herkes için ölçeklendirerek elektrifikasyon ve dijitalleşmeyi yaygınlaştırmak, Enerji Teknolojileri dönüşümüne öncülük etmek. Schneider Electric, yılın ilk yarısında operasyonlarını karbondan arındırmayı sürdürdü. Kapsam 1 ve Kapsam 2 CO₂ emisyonları 2017’ye kıyasla yüzde 82, Kapsam 3 emisyonları ise 2021’e kıyasla yüzde 12 azaltıldı.Schneider Electric çözümleri, müşterilerin 129,5 milyon MWh enerji tasarrufu sağlamasına veya bu miktarda enerjiyi elektrifikasyon yoluyla karşılamasına olanak tanıdı.¹Sürdürülen bu çalışmalar sayesinde müşteriler nezdinde yılın ilk yarısında azaltılan ve önlenen emisyon miktarı 50 milyon tonu aşarken, 2018’den bu yana ulaşılan kümülatif toplam 913 milyon tona çıktı. Kapsama giren Schneider Electric yazılımlarının yüzde 29’u, müşterilerin karar alma süreçlerini destekleyen enerji ve karbon verilerine dayalı içgörüler sundu. Bu sonuç, Grubun temel enerji zekâsı yetkinlikleri üzerine inşa edilen yeni programın güçlü bir başlangıç yaptığını gösterdi. II. Sektörümüzü yeniden şekillendirmek Tasarım, tedarik ve pazara sunma biçimlerimizi yeniden düşünerek, tedarikçileri insana yakışır çalışma koşulları ve karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda sürece dahil ederek tüm değer zincirini ileri taşımak ve sektörde yeni standartlar belirlemek. Schneider Electric’in tasarım aşamasındaki ana ürün ve çözümlerinin yüzde 27’si, Grubun yeni “Future-designed” yaklaşımı kapsamında döngüsellik ve çevresel mükemmellik kriterlerini karşıladı. Bu sonuç, Enerji Yönetimi ile Endüstriyel Otomasyon portföylerinin sağladığı güçlü ivmeyi yansıtıyor.Impact 2030 kapsamında yeni bir program olarak hayata geçirilen Future-designed, Grubun sürdürülebilirliği ürün ve çözümlerinin değer önermesinin ayrılmaz bir parçası haline getirme hedefini genişletiyor. Program, Schneider Electric’in 20 yılı aşkın eko-tasarım deneyiminden yararlanıyor. Bu birikimin temelini, önceki sürdürülebilirlik yol haritaları kapsamında uygulanan EcoDesign Way, Green Premium ve Environment Data Program oluşturuyor.Schneider Electric’in önceki tedarikçi karbonsuzlaştırma girişiminin başarısı üzerine inşa edilen Zero Carbon Pathway (TZCP), programın kapsamını 1.500 tedarikçiye genişletirken gerekliliklere Kapsam 3 emisyonlarının ve ürün karbon ayak izinin ölçülmesini de ekliyor. İkinci çeyrekte 15 tedarikçi şu kriterleri karşılayarak program kapsamında yeterlilik kazandı:Operasyonel emisyonların ölçülmesi (Kapsam 1 ve 2)Emisyon azaltım hedeflerinin benimsenmesiDolaylı emisyonların, Kapsam 3 veya ürün karbon ayak izinin hesaplanması Bu sonuç, tedarikçilerle yürütülen kapsamlı çalışmalar ve 200’ün üzerinde canlı teknik oturum sayesinde elde edildi. Bu çalışmaları güçlendirmek amacıyla, Resource Advisor+ for Supply Chain gibi yapay zekâ destekli yeni dijital araçların yılın ilk yarısında 1.000’den fazla tedarikçiye yönelik kullanıma alınması hızlandırıldı. Tüm bu adımlar, önümüzdeki çeyreklerde tedarikçi karbonsuzlaşmasının geniş ölçekte ilerletilmesi için güçlü bir temel oluşturuyor. III. İnsan potansiyelini açığa çıkarmak Herkesin enerjiye erişimini güvence altına alarak, yetkinliklere ve insanlara sunulan fırsatlara yatırım yaparak ilerlemenin ve ortak refahın önünü açmak. Grubun deneyimli çalışanlarının yüzde 16’sı, yılın ilk yarısında yapılandırılmış gelişim veya bilgi aktarımı faaliyetlerine katıldı. Impact 2030 kapsamında yeni başlatılan bu program, Schneider Electric’in farklı kuşaklar ve kariyer aşamaları arasında kapsayıcılığı geliştirmeye yönelik köklü uygulamaları üzerine inşa edildi. Program, yeniden beceri kazandırma, mentorluk, kurum içi hareketlilik ve kıdemli yeteneklere yönelik uzmanlık programları konusundaki yaklaşımı daha sistematik hale getiriyor. Schneider Electric’in bu alandaki yenilikçi yaklaşımı, ikinci çeyrekte Dünya Ekonomik Forumu tarafından “Future of Inclusion Lighthouse” unvanıyla takdir edildi.Schneider Electric’in desteğiyle 2009’dan bu yana 67 milyon kişi sürdürülebilir elektriğe erişti. Yalnızca 2026 yılının ikinci çeyreğinde, özellikle Afrika ve Hindistan’daki çalışmaların güçlü katkısıyla 2,2 milyondan fazla kişinin elektriğe erişimi sağlandı. Schneider Electric, 2009’dan bu yana 1,37 milyon gencin elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik alanlarında yetkinlik kazanmasına yardımcı olarak daha kapsayıcı ilerlemeyi destekledi. IV. Yerel toplulukları güçlendirmek Tesisleri yerel toplulukların odağı haline getirmek, çalışanlarımızı değişimin aktörleri olarak güçlendirmek, yerel ekosistemleri desteklemek ve tabandan gelen seslerin daha güçlü duyulmasını sağlamak. Beş tesis, Grubun çok kriterli Impact Workplaces çerçevesi kapsamındaki gereklilikleri karşıladı. Impact 2030 kapsamında başlatılan bu yeni program, Schneider Electric tesislerinde enerji verimliliği, karbonsuzlaşma ve döngüselliğe ilişkin iddialı kriterleri de kapsayan 20 yıllık sürdürülebilirlik liderliği üzerine inşa ediliyor. Program, biyolojik çeşitliliği ve yerel topluluklar üzerindeki etkiyi de kapsayarak Grubun hedeflerini daha ileri taşıyor. Schneider Electric Sürdürülebilirlik Başkanı Esther Finidori, şunları söyledi: “Impact 2030’un altıncı ayında, hedeflerimizi eyleme dönüştürme yolunda cesaret verici bir ilerleme kaydediyoruz. Üst üste üçüncü kez Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketi seçilmekten onur duyduk. Bu başarı, yarattığımız somut etkiyi ve dünyanın dört bir yanındaki çalışanlarımızın özverisini bir kez daha ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik, kesintisiz bir dönüşüm yolculuğudur. Impact 2030 ile hedeflerimizi bir kez daha yükseltiyor, sağlam temellerimiz üzerinde ilerlerken sürdürülebilirliği işimizin her alanına entegre etme sürecini hızlandırarak herkes için ilerlemeye güç veriyoruz.” 2026 yılının ilk yarısında sürdürülebilirlik alanındaki diğer gelişmeler Schneider Electric’in sürdürülebilirlik alanındaki liderliği, ikinci çeyrekte uluslararası kuruluşlar tarafından takdir edilmeye devam etti. Şirket, TIME ve Statista tarafından hazırlanan “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2026” listesinde üst üste üçüncü kez birinci sırada yer aldı.Schneider Electric ayrıca Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Deniz Feneri Ağı’ndaki varlığını genişletti. El Paso (ABD) ile Pekin (Çin) üretim tesisleri, dijital teknolojiler, ileri analitik ve yapay zekâ dahil olmak üzere Dördüncü Sanayi Devrimi teknolojilerinin verimlilik, dayanıklılık ve geniş ölçekte karbonsuzlaşma sağlayabildiğini göstermeleri sayesinde yeni Deniz Feneri unvanları aldı.Bu tesislerin eklenmesiyle Schneider Electric’in Dünya Ekonomik Forumu tarafından tanınan Küresel Deniz Feneri (Global Lighthouse) tesisi sayısı 11’e ulaştı. Bunların altısı, WEF’in dünya genelinde sürdürülebilirlik alanında tanıdığı 31 tesis arasında yer alıyor.Schneider Electric, kariyerlerinin ileri aşamalarındaki çalışanların kişiselleştirilmiş gelişim, yeniden beceri kazanma, mentorluk ve bilgi paylaşımı olanaklarından yararlanarak kariyerlerinin bir sonraki dönemini şekillendirmelerine yardımcı olan Senior Talent Program sayesinde Dünya Ekonomik Forumu tarafından “Future of Inclusion Lighthouse” olarak da tanındı.Şirket, dayanıklı, bağlantılı ve sürdürülebilir tedarik zinciri ekosistemleri oluşturma yönündeki çalışmalarının bir yansıması olarak Gartner’ın 2026 Küresel Tedarik Zinciri İlk 25 listesinde de yer aldı.Schneider Electric ayrıca Fransa İçişleri, Çalışma ve Dayanışma bakanlıkları ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından verilen “Prix Entreprises avec les Réfugiés” kapsamında Jüri Özel Ödülü’ne (“Coup de Cœur du Jury”) layık görüldü. Bu ödül, Grubun mülteci kadınların toplumsal ve ekonomik hayata katılımını ve güçlenmesini destekleme konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor.Schneider Electric, ikinci çeyrekte Schneider Electric Energy Access Asia Fund II’nin (SEEAA Fund II) geliştirilmesine yönelik bir iş birliği de duyurdu. Karma finansman modeliyle oluşturulan fon, Güney ve Güneydoğu Asya’daki temiz enerji girişimlerinin erken aşamadaki finansman açığını kapatmayı amaçlıyor.On üç şirkete yatırım yapan ilk fonun başarısı üzerine inşa edilen SEEAA Fund II’nin yaklaşık 3 milyon ton CO₂ emisyonunun önlenmesine, 3,5 milyon kişiye fayda sağlanmasına ve yaklaşık 5 bin yeni iş olanağı yaratılmasına destek olması bekleniyor. Fon böylece bölgede sürdürülebilir enerjiye erişimin ve kapsayıcı ekonomik kalkınmanın ilerletilmesine katkı sağlayacak.Grubun etki yatırımları aracılığıyla kapsayıcı ve adil bir geçişi destekleme kararlılığı, Environmental Finance’ın Sürdürülebilir Yatırım Ödülleri kapsamında verilen “Yılın Sosyal Fonu” ödülüyle de takdir edildi. Tüm bu başarılar, Schneider Electric’in sürdürülebilirlik etkisini geniş ölçekte artıran lider enerji teknolojileri şirketi konumunu daha da güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.