Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Midea’dan 10 Yıl Garantili Enerji Yönetim Sistemleri Haber

Midea’dan 10 Yıl Garantili Enerji Yönetim Sistemleri

Midea enerji yönetim sistemlerini Türkiye pazarına sunuyor. Sanayi yöneticileri, satın alma profesyonelleri ve inşaat firmalarının temsilcilerinin katıldığı özel bir lansmanda tanıtılan sistemler, PowerX1 hibrit inverter serisi ve PowerInfi All-in-One RESS ürün ailesini kapsıyor ve güneş enerjisinden üretilen elektriği depolayıp ihtiyaç anında kullamını mümkün kılıyor. Fazla enerji artık gelire dönüşebiliyor Enerji yönetim sistemleri, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektriğin daha etkin kullanılmasını sağlıyor. Gün içinde üretilen enerjinin depolanıp ihtiyaç duyulan saatlerde kullanılması, enerji tüketiminin daha esnek yönetilmesine yardımcı oluyor. İlgili mevzuatın, bağlantı koşullarının ve gerekli izinlerin sağlandığı projelerde şebekeye enerji verilmesi ve fazla enerjinin ticari olarak değerlendirilmesi de mümkün. Bu yönüyle enerji yönetim sistemleri, yalnızca ihtiyacı karşılayan bir çözüm olmaktan çıkıp kapsamlı bir enerji yönetimi yaklaşımının parçası haline geliyor. Midea enerji yönetim sistemleri, modüler batarya tasarımı sayesinde kapasite ihtiyaca göre yapılandırılabiliyor ve sonradan genişletilebiliyor. Kullanıcılar enerji akışını dijital uygulamalar üzerinden izleyebiliyor. Uygun yapılandırmalarda şebeke ile şebeke dışı çalışma arasında en fazla 10 milisaniyede geçiş yapan sistemler, zamana bağlı tarife (TOU) ve sanal santral (VPP) uygulamalarını da destekliyor. Midea enerji yönetim sistemlerinin Türkiye’deki satış ve pazarlama çalışmaları Sora Mekanik iş birliğiyle yürütülecek. Aydın Kuzaltı: “Yeşil enerjiye geçiş stratejik bir yatırım” Midea Türkiye CEO’su Aydın Kuzaltı şunları söyledi: “Yeşil enerjiye geçiş, geleceğe yapılan stratejik bir yatırım. Bu dönüşüm yalnızca çevresel sürdürülebilirlik için değil, enerji maliyetlerinin etkin yönetimi için de büyük önem taşıyor. Enerji yönetim sistemleri, üretilen enerjinin ihtiyaç anında kullanılmasını sağlayarak dönüşümün kilit parçalarından biri haline geliyor. Midea olarak global teknoloji birikimimizi ve inovasyon yetkinliğimizi Türkiye pazarına taşıyoruz. Enerji yönetim teknolojilerini iklimlendirme çözümlerimizle birlikte ele alarak konutlardan ticari uygulamalara uzanan bütünleşik bir enerji ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz.” Finn Zhou: “Türkiye’nin potansiyeline güveniyoruz” Midea Europe Hiconics Satış ve İş Geliştirme Direktörü Finn Zhou ise ürünlerin Türkiye’de satışa sunulması hakkında şöyle konuştu: “Türkiye, yenilenebilir enerji ve enerji depolama alanında önemli bir potansiyele sahip ve bu pazara uzun vadeli bakıyoruz. İnverter ve bataryada sunduğumuz 10 yıl garanti, ürünlerimize duyduğumuz güvenin en somut göstergesi. Midea’nın global gücünü Hiconics’in uzmanlığıyla birleştirerek müşterilerimize güvenilir ve akıllı çözümler sunmayı hedefliyoruz.” Midea Grup Hakkında: Midea Grup, “büyük yenilikleri hayata geçirme” vizyonuyla, kuruluşundan bu yana teknoloji aracılığıyla daha iyi bir yaşam yaratma felsefesini sürdüren ve akıllı ev çözümleri endüstrisine küresel ölçekte liderlik eden bir gruptur. Fortune 500’de 231. sırada bulunan Midea'nın ürün ve hizmetleri 200'den fazla ülke ve bölgede 500 milyondan fazla kişiye ulaşmaktadır. Midea markaları arasında Teka, Little Swan, Toshiba, WAHIN, COLMO, Clivet, Eureka, KUKA, GMCC, Welling, LINVOL ve Wandong bulunmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

LİNK’ten COP31’e Sayılı Günler Kala Yeşil Dönüşüme Teknoloji Atağı Haber

LİNK’ten COP31’e Sayılı Günler Kala Yeşil Dönüşüme Teknoloji Atağı

Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31, iklim hedeflerinin uygulamaya dönüşmesinde teknoloji ve finansmanın rolünü gündeme taşıyor. Link Bilgisayar da mevcut ürünlerini ve Ar-Ge projelerini sürdürülebilirlik odağında geliştirerek kaynak kullanımının izlenmesine, çevresel etkilerin değerlendirilmesine ve iyileştirme kararlarının veriye dayanmasına destek olmayı hedefliyor. İş süreçlerinde verimlilik ve sürdürülebilirlik Link’in ERP ve Link Cloud ERP çözümleri, finans, satın alma, stok ve satış süreçlerinin ortak bir veri yapısında yönetilmesini sağlıyor. İşletmeler bu sayede kaynak kullanımını izleyebiliyor, stok ve satın alma kararlarını iyileştirebiliyor ve operasyonel kayıpları değerlendirebiliyor. Şirketin sürdürülebilirlik odağında geliştirdiği Yeşil ERP çözümü, karbon ölçümleme ve karbon ayak izi hesaplama süreçlerini dijital ortamda yönetmeye yönelik altyapı sunuyor. Atık yönetimi, çevresel etkiler ve sosyal sürdürülebilirlik göstergelerinin iş süreçleriyle birlikte ele alınması, işletmelerin operasyonel ve çevresel performanslarını aynı veri altyapısında değerlendirmesine katkı sağlıyor. Susdex Platformu ise şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) verilerini analiz ederek sürdürülebilirlik performanslarını değerlendirmelerine destek oluyor. Bu veriler, sürdürülebilirlik raporlamasının yanı sıra finansmana erişim ve yatırım değerlendirmelerinde kullanılabilecek bir temel oluşturuyor. Link’in portföyündeki ESG ScoreCard ve sektörel ikiz dönüşüm çözümleri de kurumların iyileştirme alanlarını belirlemesine yardımcı oluyor. Karbon ayak izi takibi, IoT entegrasyonu ve yapay zekâ destekli süreç optimizasyonuna yönelik Ar-Ge çalışmaları bu yaklaşımı geliştiriyor. LİO ve diğer yapay zekâ çalışmaları, iş süreçlerini daha erişilebilir ve etkin hâle getirmeyi hedeflerken; e-Fatura, e-Arşiv, e-İrsaliye ve e-Defter çözümleri fiziksel belge üretimi, iletimi ve arşivleme ihtiyacını azaltmaya yardımcı oluyor. Akıllı şehirlerden enerji yönetimine Link’in akıllı trafik, otopark ve filo yönetimi çözümleri, şehir içi hareketliliğin daha etkin yönetilmesine yönelik altyapı sunuyor. Trafik akışı ve otopark kullanımının iyileştirilmesiyle bekleme sürelerinin ve gereksiz araç dolaşımının azaltılması destekleniyor. Tesis, OSB, enerji ve makine yönetimi çözümleri ise tüketim verilerinin izlenmesine ve verimsizliklerin belirlenmesine odaklanıyor. Sensör verilerinin yapay zekâ ve veri analitiğiyle değerlendirilmesi, enerji kullanımını iyileştirecek kararların alınmasına yardımcı oluyor. TÜBİTAK destekli projeyle şehir ölçeğinde çevresel izleme Link Bilgisayar’ın Tripy Mobility ile yürüttüğü ve TÜBİTAK 1832 Sanayide Yeşil Dönüşüm programı kapsamında desteklenen proje, şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımını sahaya taşıyan Ar-Ge çalışmalarından birini oluşturuyor. Yaklaşık 42,9 milyon TL toplam bütçeli, 24 aylık projede; paylaşımlı elektrikli bisikletlere entegre edilecek sensörler ve sabit ölçüm noktalarıyla CO₂ ve hava kalitesiyle ilişkili çevresel verilerin izlenmesi hedefleniyor. Ölçümlerin konum bilgileriyle eşleştirilerek haritalandırılması, yapay zekâ destekli anomali tespiti ve tahmin modelleriyle analiz edilmesi planlanıyor. Pilot uygulamalarda en az 200 elektrikli bisiklet kullanılması öngörülüyor. Link’in sensör ve gömülü yazılım yetkinliklerini Tripy Mobility’nin mikromobilite deneyimiyle buluşturan projeyle, yerel yönetimlerin çevre ve ulaşım planlamasına veri sağlanması amaçlanıyor. “İşletmeleri ve şehirleri daha verimli, çevreci ve rekabetçi bir geleceğe hazırlıyoruz” Link Bilgisayar Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Geyik, şirketin yeşil dönüşüme ilişkin yaklaşımını şöyle değerlendirdi: “Bir işletmenin ya da şehrin çevreye etkisi, günlük kararlarının toplamıyla oluşuyor. Enerji tüketimini, kaynak kullanımını ve şehir içi hareketliliği birlikte değerlendirmek gerekiyor. Link olarak kurumsal yazılım deneyimimizi yapay zekâ, enerji yönetimi ve çevresel izleme çalışmalarımızla birleştiriyoruz. Bugün sunduğumuz çözümlerle işletmelerin süreçlerini daha verimli yönetmelerine yardımcı olurken, geliştirdiğimiz projelerle çevresel verilerin sahadan toplanmasına ve karar süreçlerinde kullanılmasına odaklanıyoruz. COP31’e giderken Türkiye’nin teknoloji birikiminin yeşil dönüşümde somut karşılık bulmasını önemsiyoruz. Hedefimiz, işletmelerin ve şehirlerin daha verimli, çevreci ve rekabetçi bir geleceğe hazırlanmasına katkı sağlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

LİNK’ten COP31’e Sayılı Günler Kala Yeşil Dönüşüme Teknoloji Atağı Haber

LİNK’ten COP31’e Sayılı Günler Kala Yeşil Dönüşüme Teknoloji Atağı

Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31, iklim hedeflerinin uygulamaya dönüşmesinde teknoloji ve finansmanın rolünü gündeme taşıyor. Link Bilgisayar da mevcut ürünlerini ve Ar-Ge projelerini sürdürülebilirlik odağında geliştirerek kaynak kullanımının izlenmesine, çevresel etkilerin değerlendirilmesine ve iyileştirme kararlarının veriye dayanmasına destek olmayı hedefliyor. İş süreçlerinde verimlilik ve sürdürülebilirlik Link’in ERP ve Link Cloud ERP çözümleri, finans, satın alma, stok ve satış süreçlerinin ortak bir veri yapısında yönetilmesini sağlıyor. İşletmeler bu sayede kaynak kullanımını izleyebiliyor, stok ve satın alma kararlarını iyileştirebiliyor ve operasyonel kayıpları değerlendirebiliyor. Şirketin sürdürülebilirlik odağında geliştirdiği Yeşil ERP çözümü, karbon ölçümleme ve karbon ayak izi hesaplama süreçlerini dijital ortamda yönetmeye yönelik altyapı sunuyor. Atık yönetimi, çevresel etkiler ve sosyal sürdürülebilirlik göstergelerinin iş süreçleriyle birlikte ele alınması, işletmelerin operasyonel ve çevresel performanslarını aynı veri altyapısında değerlendirmesine katkı sağlıyor. Susdex Platformu ise şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) verilerini analiz ederek sürdürülebilirlik performanslarını değerlendirmelerine destek oluyor. Bu veriler, sürdürülebilirlik raporlamasının yanı sıra finansmana erişim ve yatırım değerlendirmelerinde kullanılabilecek bir temel oluşturuyor. Link’in portföyündeki ESG ScoreCard ve sektörel ikiz dönüşüm çözümleri de kurumların iyileştirme alanlarını belirlemesine yardımcı oluyor. Karbon ayak izi takibi, IoT entegrasyonu ve yapay zekâ destekli süreç optimizasyonuna yönelik Ar-Ge çalışmaları bu yaklaşımı geliştiriyor. LİO ve diğer yapay zekâ çalışmaları, iş süreçlerini daha erişilebilir ve etkin hâle getirmeyi hedeflerken; e-Fatura, e-Arşiv, e-İrsaliye ve e-Defter çözümleri fiziksel belge üretimi, iletimi ve arşivleme ihtiyacını azaltmaya yardımcı oluyor. Akıllı şehirlerden enerji yönetimine Link’in akıllı trafik, otopark ve filo yönetimi çözümleri, şehir içi hareketliliğin daha etkin yönetilmesine yönelik altyapı sunuyor. Trafik akışı ve otopark kullanımının iyileştirilmesiyle bekleme sürelerinin ve gereksiz araç dolaşımının azaltılması destekleniyor. Tesis, OSB, enerji ve makine yönetimi çözümleri ise tüketim verilerinin izlenmesine ve verimsizliklerin belirlenmesine odaklanıyor. Sensör verilerinin yapay zekâ ve veri analitiğiyle değerlendirilmesi, enerji kullanımını iyileştirecek kararların alınmasına yardımcı oluyor. TÜBİTAK destekli projeyle şehir ölçeğinde çevresel izleme Link Bilgisayar’ın Tripy Mobility ile yürüttüğü ve TÜBİTAK 1832 Sanayide Yeşil Dönüşüm programı kapsamında desteklenen proje, şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımını sahaya taşıyan Ar-Ge çalışmalarından birini oluşturuyor. Yaklaşık 42,9 milyon TL toplam bütçeli, 24 aylık projede; paylaşımlı elektrikli bisikletlere entegre edilecek sensörler ve sabit ölçüm noktalarıyla CO₂ ve hava kalitesiyle ilişkili çevresel verilerin izlenmesi hedefleniyor. Ölçümlerin konum bilgileriyle eşleştirilerek haritalandırılması, yapay zekâ destekli anomali tespiti ve tahmin modelleriyle analiz edilmesi planlanıyor. Pilot uygulamalarda en az 200 elektrikli bisiklet kullanılması öngörülüyor. Link’in sensör ve gömülü yazılım yetkinliklerini Tripy Mobility’nin mikromobilite deneyimiyle buluşturan projeyle, yerel yönetimlerin çevre ve ulaşım planlamasına veri sağlanması amaçlanıyor. “İşletmeleri ve şehirleri daha verimli, çevreci ve rekabetçi bir geleceğe hazırlıyoruz” Link Bilgisayar Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Geyik, şirketin yeşil dönüşüme ilişkin yaklaşımını şöyle değerlendirdi: “Bir işletmenin ya da şehrin çevreye etkisi, günlük kararlarının toplamıyla oluşuyor. Enerji tüketimini, kaynak kullanımını ve şehir içi hareketliliği birlikte değerlendirmek gerekiyor. Link olarak kurumsal yazılım deneyimimizi yapay zekâ, enerji yönetimi ve çevresel izleme çalışmalarımızla birleştiriyoruz. Bugün sunduğumuz çözümlerle işletmelerin süreçlerini daha verimli yönetmelerine yardımcı olurken, geliştirdiğimiz projelerle çevresel verilerin sahadan toplanmasına ve karar süreçlerinde kullanılmasına odaklanıyoruz. COP31’e giderken Türkiye’nin teknoloji birikiminin yeşil dönüşümde somut karşılık bulmasını önemsiyoruz. Hedefimiz, işletmelerin ve şehirlerin daha verimli, çevreci ve rekabetçi bir geleceğe hazırlanmasına katkı sağlamak.”, Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şehirlerin Geleceği Yaşam Alanlarına Yapılan Yatırımlarla Şekilleniyor Haber

Şehirlerin Geleceği Yaşam Alanlarına Yapılan Yatırımlarla Şekilleniyor

Şehirlerin ve tesislerin geleceğine yönelik çözümleri bir araya getiren ATRAX 2027, İstanbul’un bölgesel erişim avantajından yararlanarak EMEA pazarındaki üreticiler, yatırımcılar, belediyeler, işletmeciler ve proje sahipleri arasında yeni iş bağlantıları kurmayı hedefliyor. Altı salon ve 60 bin metrekarelik alanda düzenlenecek fuar, şehirlerin ve tesislerin yaşam kalitesini yükseltecek ürün, teknoloji, tasarım ve hizmetlere odaklanacak. ATRAX’ın “Urban Wellness – Kentsel Mutluluk” vizyonu, kamusal alanlardan sosyal tesislere, turizm yatırımlarından kentsel teknolojilere uzanan bütüncül bir yaklaşımı kapsıyor. Şehirler büyürken park, meydan, spor ve eğlence alanları ile sosyal yaşam merkezlerine duyulan ihtiyaç artıyor. Teknolojinin tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonu da bu alanların kullanımını ve verimliliğini dönüştürüyor. EMEA’DA PROJELER İÇİN İŞ BİRLİĞİ PLATFORMU Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA bölgesine odaklanan ATRAX, farklı pazarlardaki çözüm sağlayıcıları ile yatırımcı ve proje sahiplerini İstanbul’da buluşturmayı amaçlıyor. Fuar kapsamındaki Proje–Çözüm B2B–B2G platformu, proje ihtiyaçlarının ilgili firmalarla eşleştirilmesine zemin hazırlayacak. Urban Wellness Talks programında ise kentlerde ve tesislerde yaşam kalitesini yükselten yaklaşımlar; teknoloji ve yatırım gündemiyle birlikte ele alınacak. Böylece fuarın, ticari bağlantıların yanı sıra bölgedeki şehir ve tesis projelerine ilişkin fikir alışverişine de katkı sunması hedefleniyor. DÖRT TEMATİK ALAN AYNI EKOSİSTEMDE ATRAX 2027’nin içeriği dört tematik alan üzerinden şekilleniyor. ATRAX; atraksiyon, rekreasyon, park, spor ve kentsel tasarım çözümlerini, SMARTKENT; akıllı şehir uygulamaları, mobilite ve dijital hizmetleri kapsıyor. AQUALAND havuz, su, spa, wellness ve peyzaj çözümlerini, EVENT ARENA ise etkinlik, sahne ve organizasyon altyapılarını bir araya getiriyor. Bu kapsam, belediyelerin kamusal alan projelerinden otel yatırımlarına, sosyal tesislerden mevcut işletmelerin yenilenmesine kadar farklı ihtiyaçların aynı platformda değerlendirilmesini sağlayacak. Şehir ve tesislerin dönüşümüne odaklanıyor İyi tasarlanmış parklar, rekreasyon alanları ve etkinlik meydanları kentlerin sosyal ve ekonomik yaşamına katkı sunarken otel, alışveriş merkezi ve turizm yatırımlarında da deneyim çeşitliliği rekabet gücünü etkiliyor. Akıllı ulaşım, e-mobilite, elektrikli araç şarj istasyonları, dijital bilgilendirme ekranları, self-servis sistemleri ve enerji yönetimi gibi uygulamalar ise hem kullanıcı deneyimini hem de işletme verimliliğini destekliyor. ATRAX 2027, bu çözümleri bir arada ele alarak EMEA bölgesindeki şehir ve tesis yatırımlarına yönelik uluslararası bir buluşma noktası olmayı ve “Urban Wellness – Kentsel Mutluluk” vizyonunu farklı projelerle hayata geçirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AKO Grup’tan Yeni Nesil Araçlara Özel Enerji Çözümü Haber

AKO Grup’tan Yeni Nesil Araçlara Özel Enerji Çözümü

Otomotiv sektöründe gelişen teknolojiler, araçların elektrik ve elektronik sistemlerine yönelik performans beklentisini artırırken, akülerin üstlendiği rolü de değiştiriyor. Özellikle motorun araç durduğunda otomatik olarak kapanıp yeniden çalıştığı Start-Stop sistemleri, akülerin gün boyunca daha sık şarj ve deşarj döngülerine maruz kalmasına neden oluyor. Bu durum nedeniyle akülerde çevrim ömrü, marş performansı ve enerji yönetimi gibi özellikler önem kazanıyor. AKO Grup, yeni nesil araçların bu ihtiyaçlarına yönelik AGM (Absorbent Glass Mat) teknolojili akü çözümlerini AKO Prestige Akü, Turbo Akü ve Petlas Akü markalarıyla tüketicilere sunuyor. Avrupa’da üretilen AGM aküler, özel cam elyaf separatör yapısı sayesinde elektroliti bünyesinde tutan tasarımıyla yüksek çevrim performansı ve gelişmiş dayanıklılık özellikleri sunuyor. Özellikle AGM teknolojisiyle çalışacak şekilde tasarlanmış araçlarda, üreticinin belirlediği akü teknolojisinin kullanılması büyük önem taşıyor. “Yeni nesil araçların ihtiyaçlarına erişilebilir çözümler sunuyoruz” AKO Grup Akü Fabrikası Genel Müdürü Hüseyin Koca, AGM teknolojisine ilişkin, “Otomotiv teknolojileri geliştikçe araçların enerji ihtiyacı da değişiyor. Özellikle Start-Stop sistemine sahip ve gelişmiş elektronik donanımlarla çalışan araçlarda, doğru akü teknolojisinin kullanılması performans ve güvenilirlik açısından kritik önem taşıyor. AKO Prestige Akü, Turbo Akü ve Petlas Akü markalarımızla Avrupa’da üretilen AGM teknolojisini kullanıcılarla buluşturuyoruz. Yüksek performans ve dayanıklılığı rekabetçi fiyat/performans yaklaşımıyla bir araya getirirken, serimizin tamamında sunduğumuz iki yıl garantiyle tüketicilerimize ve iş ortaklarımıza güven veriyoruz. Amacımız, yeni nesil araçların ihtiyaçlarına yanıt veren, kaliteli ve erişilebilir akü çözümleri sunarak sektördeki güçlü konumumuzu pekiştirmek” dedi. Yüksek çevrim performansı ve titreşim dayanımıyla öne çıkıyor AGM teknolojisi, geleneksel akülere kıyasla tekrarlanan şarj-deşarj döngülerinin yoğun olduğu kullanım koşullarına uygun yapısıyla öne çıkıyor. Bu özellik, özellikle Start-Stop sistemine sahip araçlarda akünün artan enerji taleplerini karşılamasına yardımcı oluyor. AKO Grup bünyesinde geliştirilen AGM ürün ailesinde, önceki ürün geliştirme çalışmalarında öne çıkan Matrix Press (Punch) ve Kaizen Tüneli teknolojileri de dikkat çekiyor. Bu teknolojik yaklaşım, değişen otomotiv standartları doğrultusunda daha yüksek enerji ihtiyacına sahip araçlara uygun çözümler geliştirilmesinin önemini ortaya koyuyor. 680 A’dan 950 A’ya uzanan marş gücü seçenekleri Farklı araçların enerji gereksinimlerine yanıt vermek üzere sunulan AGM ürün ailesinde, çeşitli kapasite ve soğuk marş akımı (CCA) değerleri, ürün seçimini belirleyen temel teknik göstergeler arasında yer alıyor. Soğuk marş akımı (CCA), akünün düşük sıcaklıklarda motoru çalıştırmaya yönelik marş performansını ifade ediyor. Ürün ailesindeki teknik seçenekler, 60 Ah kapasite ve 680 A CCA değerinden 105 Ah kapasite ve 950 A CCA değerine kadar uzanıyor. Bu çeşitlilik, araç üreticisinin belirlediği teknik gereksinimlere uygun akü seçimini destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATRAX 2027, EMEA’nın Şehir ve Tesis Yatırımlarını İstanbul’da Buluşturacak Haber

ATRAX 2027, EMEA’nın Şehir ve Tesis Yatırımlarını İstanbul’da Buluşturacak

Şehirlerin ve tesislerin geleceğine yönelik çözümleri bir araya getiren ATRAX 2027, İstanbul’un bölgesel erişim avantajından yararlanarak EMEA pazarındaki üreticiler, yatırımcılar, belediyeler, işletmeciler ve proje sahipleri arasında yeni iş bağlantıları kurmayı hedefliyor. Altı salon ve 60 bin metrekarelik alanda düzenlenecek fuar, şehirlerin ve tesislerin yaşam kalitesini yükseltecek ürün, teknoloji, tasarım ve hizmetlere odaklanacak. ATRAX’ın “Urban Wellness – Kentsel Mutluluk” vizyonu, kamusal alanlardan sosyal tesislere, turizm yatırımlarından kentsel teknolojilere uzanan bütüncül bir yaklaşımı kapsıyor. Şehirler büyürken park, meydan, spor ve eğlence alanları ile sosyal yaşam merkezlerine duyulan ihtiyaç artıyor. Teknolojinin tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonu da bu alanların kullanımını ve verimliliğini dönüştürüyor. EMEA’DA PROJELER İÇİN İŞ BİRLİĞİ PLATFORMU Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA bölgesine odaklanan ATRAX, farklı pazarlardaki çözüm sağlayıcıları ile yatırımcı ve proje sahiplerini İstanbul’da buluşturmayı amaçlıyor. Fuar kapsamındaki Proje–Çözüm B2B–B2G platformu, proje ihtiyaçlarının ilgili firmalarla eşleştirilmesine zemin hazırlayacak. Urban Wellness Talks programında ise kentlerde ve tesislerde yaşam kalitesini yükselten yaklaşımlar; teknoloji ve yatırım gündemiyle birlikte ele alınacak. Böylece fuarın, ticari bağlantıların yanı sıra bölgedeki şehir ve tesis projelerine ilişkin fikir alışverişine de katkı sunması hedefleniyor. DÖRT TEMATİK ALAN AYNI EKOSİSTEMDE ATRAX 2027’nin içeriği dört tematik alan üzerinden şekilleniyor. ATRAX; atraksiyon, rekreasyon, park, spor ve kentsel tasarım çözümlerini, SMARTKENT; akıllı şehir uygulamaları, mobilite ve dijital hizmetleri kapsıyor. AQUALAND havuz, su, spa, wellness ve peyzaj çözümlerini, EVENT ARENA ise etkinlik, sahne ve organizasyon altyapılarını bir araya getiriyor. Bu kapsam, belediyelerin kamusal alan projelerinden otel yatırımlarına, sosyal tesislerden mevcut işletmelerin yenilenmesine kadar farklı ihtiyaçların aynı platformda değerlendirilmesini sağlayacak. Şehir ve tesislerin dönüşümüne odaklanıyor İyi tasarlanmış parklar, rekreasyon alanları ve etkinlik meydanları kentlerin sosyal ve ekonomik yaşamına katkı sunarken otel, alışveriş merkezi ve turizm yatırımlarında da deneyim çeşitliliği rekabet gücünü etkiliyor. Akıllı ulaşım, e-mobilite, elektrikli araç şarj istasyonları, dijital bilgilendirme ekranları, self-servis sistemleri ve enerji yönetimi gibi uygulamalar ise hem kullanıcı deneyimini hem de işletme verimliliğini destekliyor. ATRAX 2027, bu çözümleri bir arada ele alarak EMEA bölgesindeki şehir ve tesis yatırımlarına yönelik uluslararası bir buluşma noktası olmayı ve “Urban Wellness – Kentsel Mutluluk” vizyonunu farklı projelerle hayata geçirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Holding’e Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde “Çalışan Katılımı” Ödülü Haber

Borusan Holding’e Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde “Çalışan Katılımı” Ödülü

Dört yıldır devam eden “Geleceğe İlham Ödülleri” kapsamında toplam 459 proje değerlendirildi; hayata geçirilen projelerle 168 bin tonun üzerinde karbon emisyonu önlendi, 83 bin ton atık azaltımı ve 24,5 milyon kWh enerji tasarrufu sağlandı. Program, dört yılda yaklaşık 17 milyon ABD doları ekonomik değer yarattı. Sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak gören Borusan Holding, iş dünyasının bu alandaki saygın platformlarından Sürdürülebilir İş Ödülleri töreninden önemli bir başarıyla döndü. Holding, 2022’den bu yana başarıyla yürüttüğü ve tüm Borusanlıların katılımına açık olan Geleceğe İlham Ödülleri Programı ile Çalışan Katılımı kategorisinde ödülün sahibi oldu. Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Lideri Nursel Ölmez Ateş, ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Borusan’da sürdürülebilirliğin en büyük gücü, çalışma arkadaşlarımızın bu alandaki katkısı ve sahiplenmesi. Geleceğe İlham Ödülleri ile ortaya çıkan her proje, işimizi daha sorumlu, daha verimli ve geleceğe daha hazırlıklı hale getiriyor. Bu ödül, geleceğe birlikte ilham veren tüm Borusanlıların ortak başarısının bir göstergesi.” Borusanlıların fikir ve projelerini somut faydaya dönüştürmek amacıyla hayata geçirilen Geleceğe İlham Ödülleri Programı; çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarda yüksek etki yaratan Grup içi projeleri destekliyor. Tüm Borusan çalışanlarının katılımına açık olan program kapsamında projeler; Borusan’ın i³ yaklaşımı çerçevesinde İklim (karbonsuzlaşma, enerji yönetimi, atık yönetimi ve döngüsel ekonomi), İnsan (yetenek yönetimi, kapsayıcılık ve çeşitlilik, iş sağlığı ve güvenliği) ve İnovasyon olmak üzere üç ana odak alanında belirlenen kriterlere göre değerlendiriliyor, alanında uzman değerlendirme kurulu üyelerinin değerlendirmesinden geçiyor. Program, başarılı uygulamaların Grup genelinde ölçeklenmesini teşvik ediyor. 4 yılda 459 proje, 17 milyon dolarlık ekonomik değer Sürdürülebilirliği bir kurum kültürü haline getiren Geleceğe İlham Ödülleri, ölçülebilir çıktılarıyla dikkat çekiyor. Program kapsamında bugüne kadar 459 proje titizlikle değerlendirildi. Hayata geçirilen projeler sayesinde: 168 bin tonun üzerinde karbon emisyonu azaltımı sağlandı.24,5 milyon kWh enerji tasarrufu elde edildi.2,2 milyon Sm³ doğal gaz tüketimi azaltıldı.95 bin ton su çekimi ve 83 bin ton atık azaltımı gerçekleştirildi.Çevresel kazanımların yanı sıra projelerle toplamda yaklaşık 17 milyon ABD doları ekonomik değer yaratıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB Ve Ferrari Hypersail, Yenilenebilir Enerji Teknolojileri İçin İş Birliği Yapıyor Haber

ABB Ve Ferrari Hypersail, Yenilenebilir Enerji Teknolojileri İçin İş Birliği Yapıyor

ABB bugün, ABB’nin elektrifikasyon uzmanlığını dünyanın en iddialı açık deniz performans mücadelesiyle buluşturan Ferrari Hypersail ile teknoloji ortaklığını duyurdu. Elektrifikasyon Ortağı olarak ABB, denizcilik güç sistemleri, doğru akım (DC) teknolojisi ve gelişmiş elektrik sistemleri alanlarındaki uzmanlığıyla bu mücadeleyi destekleyecek. Ferrari Hypersail, yenilenebilir enerjiyle çalışan çığır açan 100 fitlik bir monohull hidrofoil teknesidir. Tekne, sürdürülebilir denizcilik performansının sınırlarını zorlamak üzere tasarlanmış olup hızı, gemi üzerinde enerji üretimini ve güç yönetimini teknik açıdan en zorlu ortamlardan birinde bir araya getiriyor. ABB, bu ortaklığa doğru akım teknolojisinde 25 yılı aşkın deneyimini ve bu alanda 700’den fazla patentten oluşan portföyünü taşıyor. Elektrifikasyon Ortağı olarak ABB, enerji yönetimi, denizcilik elektrik sistemleri, enerji depolama ve akıllı izleme alanlarındaki uzmanlığıyla Ferrari Hypersail’i destekleyecek. Ferrari Hypersail, ABB’ye gelişmiş elektrifikasyon, doğru akım mimarileri ve akıllı enerji yönetiminin zorlu açık deniz koşullarında dayanıklılığı ve verimliliği nasıl artırabileceğini göstermek için yüksek performanslı bir ortam sunuyor. Yenilenebilir enerji üretimini, depolamayı, izlemeyi ve güç dağıtımını gerçek zamanlı olarak dengelemeyi gerektiren bu koşullar, yeni nesil endüstriyel mikroşebekelerin geliştirilmesi açısından kritik önem taşıyor. ABB Elektrifikasyon İş Kolu Başkanı Giampiero Frisio, “Ferrari Hypersail, ABB’ye doğru akım teknolojisinin sınırlarını zorlamak için iş ortaklarımızla nasıl iş birliği yaptığımızı gösterebileceğimiz benzersiz bir platform sunuyor,” dedi. “Ferrari Hypersail, sistemlerimizin endüstride karşılaştığı en zorlu koşullarla kıyaslanabilecek şartlarda çalışmak üzere tasarlandı. ABB’nin rolü, elektrifikasyon ve otomasyon teknolojilerinin endüstrilerin sınırları aşmasına ve rekor kıran performansa ulaşmasına nasıl yardımcı olduğunu ortaya koyuyor. Bu gibi bir mücadeleden elde edilen deneyimler, denizcilik ve yenilenebilir enerjiden veri merkezlerine ve endüstriyel mikroşebekelere kadar farklı sektörlerde müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu dayanıklı ve verimli güç sistemlerini geliştirmemize katkı sağlayabilir. ” Ferrari Hypersail Proje Lideri Enrico Voltolini’ye göre ortaklık, görevin hayata geçirilmesi için gereken teknik temeli sağlıyor. Voltolini, “Hypersail tamamen yenilenebilir enerjiyle çalışıyor,” dedi. “Dünyanın en zorlu okyanus ortamlarında haftalar boyunca kendi kendine yeterli olmak zorunda. ABB’nin elektrifikasyon uzmanlığının projeye dahil olması değerli bir operasyonel avantaj sağlıyor.” Ferrari Hypersail’in doğru akım mimarisi, 48V ve 800 VDC’de çalışan sistemleriyle yüksek performanslı, kendi kendine yeterli bir mikroşebeke işlevi görecek. Aşırı soğuk, tuz serpintisi, basınç ve hareket koşullarında çalışırken kritik navigasyon, foil kontrolleri, güvenlik sistemleri ve tahrik için güç üretecek, depolayacak ve yönetecek. ABB ekibi, doğru akım sistem entegrasyonu, gerçek zamanlı izleme, akıllı güç dağıtımı ve denizde dayanıklılık alanlarındaki uzmanlığıyla Ferrari Hypersail’i destekleyecek. Projeden elde edilecek içgörüler, deniz taşımacılığı, veri merkezleri ve yenilenebilir enerji altyapısı dahil olmak üzere çeşitli endüstriler için gelişmiş güç sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak. ABB daha sürdürülebilir ve kaynaklar açısından verimli bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri sunan global bir teknoloji lideridir. ABB, mühendislik ve dijitalleşme alanlarındaki uzmanlığını birleştirerek endüstrilerin yüksek performansta çalışırken daha verimli, üretken ve sürdürülebilir hale gelmesine katkıda bulunmaktadır. ABB’de biz buna ‘Engineered to Outrun’ diyoruz. ABB, 140 yılı aşkın geçmişe ve dünya çapında 110.000’den fazla çalışana sahiptir. Şirketin hisseleri SIX İsviçre Borsası (ABBN) ve Nasdaq Stockholm’de (ABB) işlem görmektedir. www.abb.com Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.