Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Enerji Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Schneider Electric, Yeni Sürdürülebilirlik Yol Haritası Impact 2030 Kapsamında Güçlü İlk Yarı Sonuçlarını Açıkladı Haber

Schneider Electric, Yeni Sürdürülebilirlik Yol Haritası Impact 2030 Kapsamında Güçlü İlk Yarı Sonuçlarını Açıkladı

2026 yılının ilk yarısında sürdürülebilirlik performansı: Öne çıkan sonuçlar Yeni sürdürülebilirlik yol haritası Impact 2030’un hayata geçirilmesinden altı ay sonra Schneider Electric’in Impact puanı 10 üzerinden 3,69’a ulaştı. Şirket, 2030 hedefini temsil eden 10 tam puana giden yolda, 2026 yıl sonu hedefi olan 4,20 puana planlandığı şekilde ilerliyor. Bu puan, Schneider Electric’in kendi operasyonlarında kaydettiği ilerlemeyi müşteriler, tedarikçiler ve topluluklar için sağlanan ölçeklenebilir sonuçlarla bir araya getiren dört stratejik sütundaki temel programların ivmesini yansıtıyor. I. Dünyayı elektriklendirmek Çığır açan çözümlere yatırım yapmak, önce kendi faaliyetlerimizden başlayıp herkes için ölçeklendirerek elektrifikasyon ve dijitalleşmeyi yaygınlaştırmak, Enerji Teknolojileri dönüşümüne öncülük etmek. Schneider Electric, yılın ilk yarısında operasyonlarını karbondan arındırmayı sürdürdü. Kapsam 1 ve Kapsam 2 CO₂ emisyonları 2017’ye kıyasla yüzde 82, Kapsam 3 emisyonları ise 2021’e kıyasla yüzde 12 azaltıldı.Schneider Electric çözümleri, müşterilerin 129,5 milyon MWh enerji tasarrufu sağlamasına veya bu miktarda enerjiyi elektrifikasyon yoluyla karşılamasına olanak tanıdı.¹Sürdürülen bu çalışmalar sayesinde müşteriler nezdinde yılın ilk yarısında azaltılan ve önlenen emisyon miktarı 50 milyon tonu aşarken, 2018’den bu yana ulaşılan kümülatif toplam 913 milyon tona çıktı. Kapsama giren Schneider Electric yazılımlarının yüzde 29’u, müşterilerin karar alma süreçlerini destekleyen enerji ve karbon verilerine dayalı içgörüler sundu. Bu sonuç, Grubun temel enerji zekâsı yetkinlikleri üzerine inşa edilen yeni programın güçlü bir başlangıç yaptığını gösterdi. II. Sektörümüzü yeniden şekillendirmek Tasarım, tedarik ve pazara sunma biçimlerimizi yeniden düşünerek, tedarikçileri insana yakışır çalışma koşulları ve karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda sürece dahil ederek tüm değer zincirini ileri taşımak ve sektörde yeni standartlar belirlemek. Schneider Electric’in tasarım aşamasındaki ana ürün ve çözümlerinin yüzde 27’si, Grubun yeni “Future-designed” yaklaşımı kapsamında döngüsellik ve çevresel mükemmellik kriterlerini karşıladı. Bu sonuç, Enerji Yönetimi ile Endüstriyel Otomasyon portföylerinin sağladığı güçlü ivmeyi yansıtıyor.Impact 2030 kapsamında yeni bir program olarak hayata geçirilen Future-designed, Grubun sürdürülebilirliği ürün ve çözümlerinin değer önermesinin ayrılmaz bir parçası haline getirme hedefini genişletiyor. Program, Schneider Electric’in 20 yılı aşkın eko-tasarım deneyiminden yararlanıyor. Bu birikimin temelini, önceki sürdürülebilirlik yol haritaları kapsamında uygulanan EcoDesign Way, Green Premium ve Environment Data Program oluşturuyor.Schneider Electric’in önceki tedarikçi karbonsuzlaştırma girişiminin başarısı üzerine inşa edilen Zero Carbon Pathway (TZCP), programın kapsamını 1.500 tedarikçiye genişletirken gerekliliklere Kapsam 3 emisyonlarının ve ürün karbon ayak izinin ölçülmesini de ekliyor. İkinci çeyrekte 15 tedarikçi şu kriterleri karşılayarak program kapsamında yeterlilik kazandı:Operasyonel emisyonların ölçülmesi (Kapsam 1 ve 2)Emisyon azaltım hedeflerinin benimsenmesiDolaylı emisyonların, Kapsam 3 veya ürün karbon ayak izinin hesaplanması Bu sonuç, tedarikçilerle yürütülen kapsamlı çalışmalar ve 200’ün üzerinde canlı teknik oturum sayesinde elde edildi. Bu çalışmaları güçlendirmek amacıyla, Resource Advisor+ for Supply Chain gibi yapay zekâ destekli yeni dijital araçların yılın ilk yarısında 1.000’den fazla tedarikçiye yönelik kullanıma alınması hızlandırıldı. Tüm bu adımlar, önümüzdeki çeyreklerde tedarikçi karbonsuzlaşmasının geniş ölçekte ilerletilmesi için güçlü bir temel oluşturuyor. III. İnsan potansiyelini açığa çıkarmak Herkesin enerjiye erişimini güvence altına alarak, yetkinliklere ve insanlara sunulan fırsatlara yatırım yaparak ilerlemenin ve ortak refahın önünü açmak. Grubun deneyimli çalışanlarının yüzde 16’sı, yılın ilk yarısında yapılandırılmış gelişim veya bilgi aktarımı faaliyetlerine katıldı. Impact 2030 kapsamında yeni başlatılan bu program, Schneider Electric’in farklı kuşaklar ve kariyer aşamaları arasında kapsayıcılığı geliştirmeye yönelik köklü uygulamaları üzerine inşa edildi. Program, yeniden beceri kazandırma, mentorluk, kurum içi hareketlilik ve kıdemli yeteneklere yönelik uzmanlık programları konusundaki yaklaşımı daha sistematik hale getiriyor. Schneider Electric’in bu alandaki yenilikçi yaklaşımı, ikinci çeyrekte Dünya Ekonomik Forumu tarafından “Future of Inclusion Lighthouse” unvanıyla takdir edildi.Schneider Electric’in desteğiyle 2009’dan bu yana 67 milyon kişi sürdürülebilir elektriğe erişti. Yalnızca 2026 yılının ikinci çeyreğinde, özellikle Afrika ve Hindistan’daki çalışmaların güçlü katkısıyla 2,2 milyondan fazla kişinin elektriğe erişimi sağlandı. Schneider Electric, 2009’dan bu yana 1,37 milyon gencin elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik alanlarında yetkinlik kazanmasına yardımcı olarak daha kapsayıcı ilerlemeyi destekledi. IV. Yerel toplulukları güçlendirmek Tesisleri yerel toplulukların odağı haline getirmek, çalışanlarımızı değişimin aktörleri olarak güçlendirmek, yerel ekosistemleri desteklemek ve tabandan gelen seslerin daha güçlü duyulmasını sağlamak. Beş tesis, Grubun çok kriterli Impact Workplaces çerçevesi kapsamındaki gereklilikleri karşıladı. Impact 2030 kapsamında başlatılan bu yeni program, Schneider Electric tesislerinde enerji verimliliği, karbonsuzlaşma ve döngüselliğe ilişkin iddialı kriterleri de kapsayan 20 yıllık sürdürülebilirlik liderliği üzerine inşa ediliyor. Program, biyolojik çeşitliliği ve yerel topluluklar üzerindeki etkiyi de kapsayarak Grubun hedeflerini daha ileri taşıyor. Schneider Electric Sürdürülebilirlik Başkanı Esther Finidori, şunları söyledi: “Impact 2030’un altıncı ayında, hedeflerimizi eyleme dönüştürme yolunda cesaret verici bir ilerleme kaydediyoruz. Üst üste üçüncü kez Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketi seçilmekten onur duyduk. Bu başarı, yarattığımız somut etkiyi ve dünyanın dört bir yanındaki çalışanlarımızın özverisini bir kez daha ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik, kesintisiz bir dönüşüm yolculuğudur. Impact 2030 ile hedeflerimizi bir kez daha yükseltiyor, sağlam temellerimiz üzerinde ilerlerken sürdürülebilirliği işimizin her alanına entegre etme sürecini hızlandırarak herkes için ilerlemeye güç veriyoruz.” 2026 yılının ilk yarısında sürdürülebilirlik alanındaki diğer gelişmeler Schneider Electric’in sürdürülebilirlik alanındaki liderliği, ikinci çeyrekte uluslararası kuruluşlar tarafından takdir edilmeye devam etti. Şirket, TIME ve Statista tarafından hazırlanan “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2026” listesinde üst üste üçüncü kez birinci sırada yer aldı.Schneider Electric ayrıca Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Deniz Feneri Ağı’ndaki varlığını genişletti. El Paso (ABD) ile Pekin (Çin) üretim tesisleri, dijital teknolojiler, ileri analitik ve yapay zekâ dahil olmak üzere Dördüncü Sanayi Devrimi teknolojilerinin verimlilik, dayanıklılık ve geniş ölçekte karbonsuzlaşma sağlayabildiğini göstermeleri sayesinde yeni Deniz Feneri unvanları aldı.Bu tesislerin eklenmesiyle Schneider Electric’in Dünya Ekonomik Forumu tarafından tanınan Küresel Deniz Feneri (Global Lighthouse) tesisi sayısı 11’e ulaştı. Bunların altısı, WEF’in dünya genelinde sürdürülebilirlik alanında tanıdığı 31 tesis arasında yer alıyor.Schneider Electric, kariyerlerinin ileri aşamalarındaki çalışanların kişiselleştirilmiş gelişim, yeniden beceri kazanma, mentorluk ve bilgi paylaşımı olanaklarından yararlanarak kariyerlerinin bir sonraki dönemini şekillendirmelerine yardımcı olan Senior Talent Program sayesinde Dünya Ekonomik Forumu tarafından “Future of Inclusion Lighthouse” olarak da tanındı.Şirket, dayanıklı, bağlantılı ve sürdürülebilir tedarik zinciri ekosistemleri oluşturma yönündeki çalışmalarının bir yansıması olarak Gartner’ın 2026 Küresel Tedarik Zinciri İlk 25 listesinde de yer aldı.Schneider Electric ayrıca Fransa İçişleri, Çalışma ve Dayanışma bakanlıkları ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından verilen “Prix Entreprises avec les Réfugiés” kapsamında Jüri Özel Ödülü’ne (“Coup de Cœur du Jury”) layık görüldü. Bu ödül, Grubun mülteci kadınların toplumsal ve ekonomik hayata katılımını ve güçlenmesini destekleme konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor.Schneider Electric, ikinci çeyrekte Schneider Electric Energy Access Asia Fund II’nin (SEEAA Fund II) geliştirilmesine yönelik bir iş birliği de duyurdu. Karma finansman modeliyle oluşturulan fon, Güney ve Güneydoğu Asya’daki temiz enerji girişimlerinin erken aşamadaki finansman açığını kapatmayı amaçlıyor.On üç şirkete yatırım yapan ilk fonun başarısı üzerine inşa edilen SEEAA Fund II’nin yaklaşık 3 milyon ton CO₂ emisyonunun önlenmesine, 3,5 milyon kişiye fayda sağlanmasına ve yaklaşık 5 bin yeni iş olanağı yaratılmasına destek olması bekleniyor. Fon böylece bölgede sürdürülebilir enerjiye erişimin ve kapsayıcı ekonomik kalkınmanın ilerletilmesine katkı sağlayacak.Grubun etki yatırımları aracılığıyla kapsayıcı ve adil bir geçişi destekleme kararlılığı, Environmental Finance’ın Sürdürülebilir Yatırım Ödülleri kapsamında verilen “Yılın Sosyal Fonu” ödülüyle de takdir edildi. Tüm bu başarılar, Schneider Electric’in sürdürülebilirlik etkisini geniş ölçekte artıran lider enerji teknolojileri şirketi konumunu daha da güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN, IAA Transportation 2026’da Yeni Nesil Elektrikli ve Dijital Ulaşım Ekosistemini Tanıtacak Haber

MAN, IAA Transportation 2026’da Yeni Nesil Elektrikli ve Dijital Ulaşım Ekosistemini Tanıtacak

Gelecekte 12 ila 50 ton arasındaki eksiksiz bir elektrikli kamyon portföyüne sahip olacak olan MAN; eTGL, eTGM, eTGS ve eTGX modellerinden oluşan eTruck ailesinin tamamını ilk kez IAA Transportation 2026’da sergileyecek. Kentsel dağıtım lojistiğinden belediye uygulamalarına, şantiye trafiğinden uzun mesafeli taşımacılığa kadar neredeyse tüm uygulama alanlarını kapsayan bu portföy, modüler batarya teknolojisiyle her görev için en doğru konfigürasyonu mümkün kılıyor. Özellikle uzun mesafe yarı römork kombinasyonunda MAN eTGX modeli, ara şarj gerektirmeden 570 kilometreye varan menziliyle klasik nakliye operasyonlarının ekonomik olarak yürütülebileceğini kanıtlıyor. Geleneksel tahrik sistemlerinde de maliyet etkinliğini ön planda tutan MAN, yeni D30 PowerLion güç aktarma sistemiyle öne çıkıyor. Bu sistem, bir önceki modele kıyasla yakıt tüketimini yüzde 5’e kadar azaltarak pazardaki en verimli çözümlerden biri olmayı başarıyor. MAN Truck & Bus CEO’su Alexander Vlaskamp fuarda sergileyecekleri yeniliklere ilişkin şunları söyledi: "Driving. People. Partner." (Sürüşte öncü, insan odaklı, güvenilir ortak) sloganı, MAN’ın temsil ettiği değerlerin özünü yansıtıyor. Son derece verimli, güvenilir ve emniyetli araçlarla taşımacılığın dönüşümünü ileriye taşıyoruz. Çalışanlarımız ve servis ağımızla müşterilerimize yakınız ve önümüzdeki birkaç yıl içinde dünya çapında 300 milyon Euro’luk yatırımlarla bu yakınlığı daha da artıracağız. Güvenilir bir iş ortağı olarak, müşterilerimizi ekonomik açıdan başarılı ve sürdürülebilir bir nakliye işine giden yolda bütünsel çözümlerle destekliyoruz." Yeni teknolojiler yakıt ve enerji tüketimini azaltıyor MAN’ın fuarda sergileyeceği bu yılki yeniliklerden bir de PredictiveDrive özelliğine sahip GPS destekli MAN EfficientCruise sisteminin daha da geliştirilmiş versiyonu olacak. Güzergâh profilini, trafik altyapısını ve hız şartlarını akıllı bir şekilde dikkate alan sistem, standart kullanımda araç tipine ve uygulama profiline bağlı olarak yüzde 5,5’e varan, zorlu arazi koşullarında ise yüzde 9’a varan enerji ve yakıt tasarrufu sağlıyor. Bu yeni sistem, sadece işletme maliyetlerinin düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda sürücünün iş yükünün hafifletilmesine de doğrudan katkı sağlıyor. Araçlarının operasyonel kullanılabilirliğini de artıran bu yenilik, ayrıca kablosuz olarak gerçekleştirilen otomatik harita güncellemeleri sayesinde servise gitmeye gerek kalmadan sistemlerin her zaman güncel kalmasını sağlıyor. Önemli bir bileşen olarak güvenlik MAN, IAA Transportation 2026'da verimlilik ve kullanılabilirliğin yanı sıra yol güvenliğine de odaklanıyor. Modern sürücü destek sistemleri, zorlu trafik durumlarında sürücülere destek olup, kazaları önlemeye veya etkilerini azaltmaya yardımcı olurken, aynı zamanda filo işletmecilerinin plan dışı arıza sürelerini en aza indirgemelerine katkı sağlıyor. Böylece güvenlik, filo işletiminin ekonomik bir bileşeni haline geliyor. Fuarda tanıtılacak yeni nesil acil frenleme sistemi MAN Acil Fren Yardımı (EBA Advanced) ise dikkat dağınıklığını ve yorgunluğu algılayan sürücü izleme sistemi ile dönüş noktalarında yayaları, bisikletlileri ve diğer yol kullanıcılarını koruyan genişletilmiş aktif güvenlik sistemlerini bir araya getirerek yollardaki güvenliği en üst seviyeye çıkarıyor. Ayrıca MAN, kör nokta izleme için yeni çözümleri ve MAN OptiView dijital ayna ikame sistemine eklenen yeni ve avantajlı giriş seviyesi versiyonu da fuarda ziyaretçilerle buluşturulacak diğer güvenlik sistemleri arasında yer alıyor. Ekonomik elektromobilite için bütünsel çözümler Elektrikli tahrike geçiş sadece araçla sınırlı görmeyen MAN Transport Solutions, IAA’da şarj altyapısı, akıllı şarj ve enerji yönetimi için akıllı çözümlerle e-mobilite ekosisteminin tamamını kapsayacak ekonomik çözümleri de paylaşacak. MAN’ın geliştirdiği bu yeniliklerin amacı ise şarj sürelerini optimize etmek, enerji maliyetlerini düşürmek ve elektrikli filo kullanımını ekonomik hale getirmek. Buna paralel olarak, MAN Charge&Go’nun hizmet ağı, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan ve Portekiz dahil olmak üzere Avrupa’da 50 yeni şarj istasyonuyla genişletiliyor. Bu şarj hizmeti, filo müşterilerine MAN tarafından elektrikli kamyonlara uygunluğu test edilmiş, sürekli büyüyen ve ülkeler arası kullanılabilen bir şarj ağına erişim imkânı sağlıyor. Ayrıca MAN, çift yönlü şarj gibi yeni uygulamalarının yanı sıra, yüksek performanslı şebeke bağlantısı bulunmayan bölgeler için yeni çözümler geliştiren Smart Charging Cube sistemini de fuarda sergileyecek. MAN, kendi hizmetleri ile enerji ve şarj altyapısı alanındaki iş ortaklarıyla birlikte elektrikli mobiliteye başarılı bir geçiş için kapsamlı bir hizmet ekosistemi oluşturuyor. Yeni ücretsiz "Lifetime Connectivity" özelliğine sahip MAN TGE Bu yılki IAA'da MAN TGE de verimlilik, üretkenlik ve sürücü konforu özellikleriyle yine ön planda olacak. Hannover'deki dünya prömiyerinden on yıl sonra MAN, bu kez MAN Individual'dan yeni kişiselleştirme seçeneklerinin yanı sıra yeni MAN TGE Connect hizmetlerini de tanıtacak. MAN Individual yelpazesi, MAN TGE Individual Lion X donanım serisi ve Individual Black giriş seviyesi paketi ile genişleyecek. MAN ticari araç için geliştirilen dijital hizmetlerin en önemli özelliği ise Eylül ayından itibaren müşteriye ücretsiz olarak verilmeye başlanacak olan yeni "Lifetime Connectivity" olacak. Bu geliştirme sayesinde, çevrimiçi işlevler ve harita güncellemeleri dahil MAN TGE'deki tüm dijital hizmetler ek ücret ödemeden kullanılabilecek. TGE’deki bir diğer yenilik ise sürücülerin günlük işlerini daha konforlu, verimli ve şeffaf hale getirmelerini sağlayan MAN TGE Connect uygulaması olacak. Uygulama, sürücü ile aracı gerçek zamanlı olarak birbirine bağlayarak kontrol ve bilgi için merkezi bir arayüz oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijitalpark Teknokent'te Akıllı Kampüs Dönüşümü Enerji Yönetimiyle Başladı Haber

Dijitalpark Teknokent'te Akıllı Kampüs Dönüşümü Enerji Yönetimiyle Başladı

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ile Türk-Alman Üniversitesi ortaklığında faaliyet gösteren Dijitalpark Teknokent'te yürütülen Akıllı Kampüs Dönüşüm Projesi kapsamında kampüs yönetimini dijitalleştirecek yeni nesil sistemler devreye alınmaya başladı. İlk fazda Nu Teknoloji tarafından geliştirilen gerçek zamanlı enerji yönetim sistemi uygulamaya alındı. Kurulan dijital altyapı, enerji kullanımının daha verimli yönetilmesini sağlarken, ilerleyen dönemde hayata geçirilecek yapay zekâ destekli uygulamalar ve diğer dijital çözümler için de temel oluşturuyor. Dijitalpark Teknokent'te 435 şirket faaliyet gösteriyor. Kampüsün yıllık enerji tüketimi yaklaşık 4.355 MWh seviyesinde bulunuyor. Sistemin yaygınlaşmasıyla birlikte enerji tüketiminde %27,2 oranında tasarruf sağlanması, yıllık yaklaşık 4.740.000 Türk lirası maliyet avantajı elde edilmesi ve karbon emisyonunun 550 ton azaltılması hedefleniyor. Gerçek zamanlı izleme altyapısı sayesinde enerji tüketimindeki verimsizliklerin tespit edilerek daha etkin kaynak yönetimi sağlanması amaçlanıyor. Dijitalpark Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin projeyle ilgili şunları söyledi: "Türkiye'nin yüksek katma değerli, yerli ve milli teknolojiler geliştirme hedefi doğrultusunda şekillenen Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu, teknoparklar, akademik çevre ve teknoloji şirketleri arasındaki güçlü iş birlikleriyle somut projelere dönüşmeye devam ediyor. Teknoparkların en önemli görevlerinden biri de geliştirilen teknolojilerin gerçek yaşam koşullarında uygulanmasına imkân sağlamak. Akıllı Kampüs Dönüşüm Projemiz de bu anlayışın somut örneklerinden biri. Dijitalpark Teknokent'te başlayan bu dönüşüm aynı zamanda Türk mühendislerinin, üniversitelerin, akademisyenlerin ve teknopark ekosisteminin ortak başarısını temsil eden örnek bir akıllı kampüs modelidir. Burada oluşturulan altyapı hem kampüsün daha verimli yönetilmesini sağlayacak hem de yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve doğrulanması için yaşayan bir laboratuvar işlevi görecek." Nu Teknoloji İş Geliştirmeden Sorumlu Kurucu Ortağı Ayşe Nur Koroğlu, iş birliğine yönelik şu değerlendirmelerde bulundu: "Akıllı kampüs yaklaşımını yalnızca enerji tüketimini izleyen bir sistem olarak görmüyoruz. Dijitalpark Teknokent'te devreye aldığımız sistem sayesinde hücresel olmayan non-cellular 5G (DECT NR+) haberleşme teknolojisini kullanarak enerji tüketimini gerçek zamanlı olarak güvenilir, düşük gecikmeli ve ölçeklenebilir bir iletişim altyapısı üzerinden izleyip analiz edebiliyor, kampüs yönetiminin daha verimli ve öngörülebilir hale gelmesini sağlayacak dijital altyapıyı oluşturuyoruz. Non-cellular 5G (DECT NR+) altyapısının sunduğu yüksek cihaz yoğunluğu desteği ve bağımsız özel ağ mimarisi sayesinde kampüs genelindeki sensörler, sayaçlar ve diğer IoT cihazlarından elde edilen verileri güvenli ve kesintisiz şekilde yönetebileceğiz. Enerji yönetimi, yapay zekâ ve non-cellular 5G (DECT NR+) teknolojilerini bir araya getiren bu yaklaşımın; üniversite kampüslerinden kamu kurumlarına, sanayi tesislerinden akıllı şehir projelerine kadar birçok farklı alanda uygulanabilecek ölçeklenebilir, sürdürülebilir ve geleceğe hazır bir model oluşturacağına inanıyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Watsons Türkiye Karbon Emisyonunu Yüzde 33 Azalttı Haber

Watsons Türkiye Karbon Emisyonunu Yüzde 33 Azalttı

Watsons Türkiye, çevresel ve toplumsal çalışmalarının sonuçlarını içeren üçüncü sürdürülebilirlik raporunu yayımladı. Şirket, 2025’te tükettiği 20 milyon kWh elektriğin tamamını I-REC sertifikalı yenilenebilir enerjiyle eşleştirirken, karbon emisyonunu 2023’e kıyasla yaklaşık yüzde 33 düşürdü. Watsons Türkiye, “Watsons İyilik Hareketi” çatısı altında yürüttüğü çevresel, toplumsal ve ekonomik çalışmalarını üçüncü sürdürülebilirlik raporunda bir araya getirdi. Raporda şirketin enerji yönetiminden kadın istihdamına, çalışan eğitimlerinden sürdürülebilir ürünlere kadar 2025 yılı boyunca gerçekleştirdiği çalışmaların sonuçları paylaşıldı. Hong Kong merkezli AS Watson Group’un markalarından Watsons, Türkiye’deki 21’inci yılında 72 ilde 500’ün üzerinde mağaza ve çevrim içi satış kanallarıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Şirket, operasyonel büyüme sürecinde çevresel etkisini azaltmayı ve toplumsal faydayı artırmayı temel hedefleri arasında konumlandırıyor. 20 milyon kWh elektrik yenilenebilir enerjiyle eşleştirildi Watsons Türkiye, 2025 yılında operasyonlarında tükettiği toplam 20 milyon kWh elektriği, I-REC sertifikalı yenilenebilir enerji kaynaklarıyla eşleştirdi. I-REC sertifikaları, tüketilen elektriğe karşılık gelen miktarın yenilenebilir kaynaklardan üretildiğini ve uluslararası standartlara uygun biçimde kayıt altına alındığını belgeliyor. Şirket, mağaza ve operasyonlarında hayata geçirdiği enerji verimliliği uygulamalarıyla yıl boyunca 963 bin 745 kWh enerji tasarrufu sağladı. Faaliyet hacmindeki büyümeye rağmen metrekare başına düşen enerji tüketiminin azaltıldığı bildirildi. Enerji kullanımının daha yakından takip edilebilmesi için 50 mağazada enerji izleme sistemi devreye alınırken, 234 mağazada zaman ayarlı priz uygulamasına geçildi. Watsons Türkiye, bu çalışmaların katkısıyla toplam karbon emisyonunu 2023 yılına göre yaklaşık yüzde 33 azalttı. Dikilen fidan sayısı 500 bine ulaştı Şirketin çevresel sürdürülebilirlik çalışmalarının bir diğer ayağını “Watsons İyilik Hareketi Ormanlarımızı Büyütmeye Çağırıyor” projesi oluşturdu. Proje kapsamında dikilen toplam fidan sayısı, 2025 yılı sonu itibarıyla 500 bine ulaştı. Watsons Türkiye, 2030’a kadar toplam 1 milyon fidan dikmeyi hedefliyor. Açıklanan sonuçlara göre şirket, mevcut fidan sayısını önümüzdeki beş yıllık dönemde iki katına çıkarmayı planlıyor. Kadın kooperatiflerine 11 milyon TL’lik katkı Watsons Türkiye’nin toplumsal fayda çalışmalarında kadınların ekonomik hayata katılımı önemli bir yer tutuyor. Şirket, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ile yürüttüğü proje kapsamında kadın kooperatifleri tarafından üretilen ürünleri mağazalarında ve çevrim içi kanallarında kâr amacı gütmeden satışa sunuyor. Projenin başladığı 2020 yılından bu yana 150 bin ürün satışı gerçekleştirildi. Bu satışlarla kadın kooperatifleri için yaklaşık 11 milyon TL ekonomik değer oluşturulduğu açıklandı. Kooperatif ürünleri bugün Watsons Türkiye’nin 198 mağazasında tüketicilerle buluşuyor. Projenin 1.000’den fazla kadının ekonomik olarak güçlenmesine katkı sağladığı belirtildi. Çalışanların yüzde 82’si kadın Watsons Türkiye’nin çalışan profilinde de kadınlar ağırlıklı bir konuma sahip. Şirket çalışanlarının yüzde 82’sini kadınlar oluştururken kadın yönetici oranı yüzde 71 seviyesine ulaştı. Çalışanların mesleki ve kişisel gelişimini desteklemek amacıyla 2025 yılı boyunca toplam 43 bin 538 saat eğitim düzenlendi. Bu sonuçlar, şirketin kadınların yalnızca istihdama katılımını değil, yönetim kademelerinde daha güçlü biçimde temsil edilmesini de sürdürülebilirlik yaklaşımının bir parçası olarak ele aldığını gösterdi. Sürdürülebilir ürün sayısı 3 bine çıkarılacak Watsons Türkiye, müşterilerin çevresel ve toplumsal etkileri gözeten ürünlere daha kolay ulaşabilmesi amacıyla 161 mağazada “Sürdürülebilir Yaşam Köşeleri” oluşturdu. Şirketin ürün portföyünde bugün sürdürülebilirlik ölçütlerini karşılayan 1.000’in üzerinde ürün bulunuyor. Watsons Türkiye, bu sayıyı 2030 yılına kadar 3 bine çıkararak üç kat büyütmeyi hedefliyor. Yeni ürün hedefiyle birlikte sürdürülebilir seçeneklerin mağazalarda daha görünür ve tüketiciler açısından daha erişilebilir hâle getirilmesi amaçlanıyor. Watsons Türkiye’nin sürdürülebilirlik sonuçları Gösterge Açıklanan sonuç I-REC ile eşleştirilen elektrik tüketimi 20 milyon kWh Enerji tasarrufu 963 bin 745 kWh Karbon emisyonundaki azalma Yaklaşık %33 Enerji izleme sistemi bulunan mağaza 50 Zaman ayarlı priz kullanılan mağaza 234 Dikilen fidan 500 bin 2030 fidan hedefi 1 milyon Kadın kooperatiflerine sağlanan ekonomik değer Yaklaşık 11 milyon TL Projeden yararlanan kadın 1.000’den fazla Kadın çalışan oranı %82 Kadın yönetici oranı %71 Yıllık çalışan eğitimi 43 bin 538 saat Sürdürülebilir ürün hedefi 2030’da 3 bin ürün “Sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerimizin merkezine alıyoruz” Watsons Türkiye ve Körfez Ülkeleri Geliştirme Genel Müdürü Mete Yurddaş, sürdürülebilirliğin bütün paydaşların birlikte hareket etmesini gerektiren kapsamlı bir dönüşüm süreci olduğunu söyledi. Enerji yönetimi, ürün portföyü, mağaza operasyonları ve toplumsal fayda projelerinde sürdürülebilirlik ilkelerini merkeze aldıklarını belirten Yurddaş, Watsons İyilik Hareketi aracılığıyla çalışanları, müşterileri ve iş ortaklarını da sürece dahil ettiklerini ifade etti. Watsons Türkiye, üçüncü sürdürülebilirlik raporuyla 2030 hedeflerine yönelik ilerlemesini düzenli olarak ölçmeyi; çevresel etkinin azaltılması, kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesi ve sürdürülebilir ürün seçeneklerinin artırılması alanlarındaki çalışmalarını sürdürmeyi planlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ev Tipi Bataryalarla Kesintisiz Enerji Dönemi Başlıyor Haber

Ev Tipi Bataryalarla Kesintisiz Enerji Dönemi Başlıyor

İklim değişikliği, artan enerji talebi ve şebeke altyapısındaki yoğunluk nedeniyle elektrik kesintileri dünyanın birçok ülkesinde daha sık gündeme gelmeye başladı. Özellikle konutlarda yaşanan kesintiler; internet bağlantısından güvenlik sistemlerine, beyaz eşyalardan ısıtma ve soğutma sistemlerine kadar günlük yaşamı doğrudan etkiliyor. Bu noktada ev tipi enerji depolama sistemleri, kullanıcıların enerji güvenliğini artıran en etkili çözümler arasında yer alıyor. Ev tipi bataryalar, elektrik şebekesinden veya güneş enerjisi sistemlerinden elde edilen elektriği depolayarak ihtiyaç anında kullanılmasını sağlıyor. Şebekede elektrik kesintisi yaşandığında sistem, otomatik olarak devreye girerek kritik cihazların çalışmaya devam etmesine imkan tanıyor. Böylece kullanıcılar günlük yaşamlarını kesintisiz şekilde sürdürebiliyor. Güneş enerjisiyle maksimum verim Ev tipi batarya sistemleri, güneş enerjisi santralleriyle birlikte kullanıldığında çok daha yüksek verim sağlıyor. Gündüz saatlerinde güneş panelleri tarafından üretilen ve anlık olarak tüketilmeyen enerji bataryalarda depolanıyor. Akşam saatlerinde veya güneş ışığının yetersiz olduğu zamanlarda ise depolanan enerji kullanılarak şebekeden çekilen elektrik miktarı azaltılıyor. Bu sayede hem elektrik faturalarında tasarruf sağlanıyor hem de yenilenebilir enerji kaynaklarından daha fazla faydalanılması mümkün hale geliyor. Enerji bağımsızlığını destekliyor Enerji depolama sistemleri yalnızca kesintilere karşı koruma sağlamıyor; aynı zamanda kullanıcıların enerji bağımsızlığını da artırıyor. Özellikle elektrik fiyatlarının değişkenlik gösterdiği dönemlerde enerji tüketiminin daha verimli yönetilmesine katkı sağlayan bataryalar, kullanıcıların kendi ürettikleri enerjiyi daha etkin değerlendirmelerine imkan tanıyor. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda konut tipi enerji depolama sistemlerinin güneş enerjisi yatırımlarının ayrılmaz bir parçası haline geleceğini öngörüyor. Akıllı enerji yönetim sistemleriyle desteklenen yeni nesil bataryalar, enerji üretimi, depolama ve tüketimini optimize ederek maksimum verimlilik sunuyor. Akıllı enerji yönetimi öne çıkıyor Gelişmiş yazılımlarla çalışan yeni nesil ev tipi bataryalar, kullanıcıların enerji tüketim alışkanlıklarını analiz ederek enerjinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlıyor. Mobil uygulamalar üzerinden anlık olarak takip edilebilen sistemler sayesinde batarya doluluk oranı, enerji üretimi, tüketim miktarı ve tasarruf verileri kolayca izlenebiliyor. Bu teknolojiler yalnızca bugünün enerji ihtiyaçlarına cevap vermekle kalmıyor, aynı zamanda geleceğin akıllı ev konseptinin de önemli bir parçasını oluşturuyor. Sürdürülebilir yaşamın önemli bir parçası Karbon emisyonlarının azaltılması ve yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması hedefleri doğrultusunda enerji depolama sistemleri giderek daha fazla önem kazanıyor. Ev tipi bataryalar, güneş enerjisinden maksimum fayda sağlayarak fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltıyor ve daha çevreci bir enerji altyapısının oluşmasına katkı sunuyor. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde enerji depolama teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte batarya kapasitelerinin artacağını, maliyetlerin düşeceğini ve ev tipi enerji depolama sistemlerinin daha geniş kullanıcı kitlesi tarafından tercih edileceğini belirtiyor. Güneş enerjisi ve enerji depolama teknolojilerinin birlikte kullanılması ise geleceğin sürdürülebilir, güvenli ve kesintisiz enerji ekosisteminin temelini oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YEO Teknoloji'den Antalya'da Dev Proje Haber

YEO Teknoloji'den Antalya'da Dev Proje

Türkiye’nin global enerji ve teknoloji şirketlerinden YEO Teknoloji, ticari ve endüstriyel tesislere yönelik enerji depolama çözümlerinde önemli bir projeye daha imza attığını duyurdu. YEO Teknoloji ve Rixos Hotels arasında, Antalya’da bulunan The Land of Legends tesisinde kullanılmak üzere 12 MWh enerji kapasitesine sahip batarya enerji depolama sistemleri için sözleşme imzalandı. Enerji depolamada yeni dönem Proje, toplam kapasitesi itibarıyla Türkiye’de ticari ve endüstriyel kullanıcılar için gerçekleştirilecek en önemli batarya enerji depolama yatırımlarından biri olacak. Batarya enerji depolama çözümleri, yüksek enerji tüketimine sahip tesislerde elektrik kullanımının daha verimli yönetilmesini sağlıyor. Bataryalar aynı zamanda enerji altyapısının esnekliğini artırıyor ve işletmelerin değişen tüketim ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt vermesine katkı sunuyor. Mevcut güneş enerjisi santraliyle entegre çalışacak bataryalar; enerji depolama, yük yönetimi ve operasyonel verimlilik uygulamalarını destekleyecek. Hâlihazırda öz tüketimini karşılamak üzere 65,78 MWp gücünde güneş enerjisi santrali bulunan Rixos Hotels’in çatı şirketi Fine Otel, kurulacak enerji depolama tesisleriyle saatlik mahsuplaşma sonrasında üretim ve tüketim profillerini daha etkin yönetmeyi hedefliyor. Projeyle ayrıca üretilen enerjinin ekonomik değerinin artırılması, enerji maliyetlerinin optimize edilmesi ve operasyonel verimliliğin yükseltilmesi amaçlanıyor. The Land of Legends’ta hayata geçirilecek proje, Türkiye’de ticari ve endüstriyel batarya uygulamalarının çift haneli MWh kapasitesine sahip yatırımlara doğru büyümesinin önemli örneklerinden biri olacak. Bataryalar Reap Battery tarafından üretilecek Projede YEO Teknoloji’nin enerji depolama alanında İstanbul’daki fabrikasında üretim yapan %100 iştiraki Reap Battery’nin ürünleri kullanılacak. Mühendislik, enerji yönetimi, üretim ve sistem entegrasyonu kabiliyetlerini aynı çatı altında birleştiren YEO Teknoloji, enerji depolama alanındaki büyüme stratejisi kapsamında ticari ve endüstriyel kullanıcılara yönelik projelerini artırmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hayat Kimya 65 Milyon Dolarlık Enerji Bütçesini Kendi Geliştirdiği Yapay Zekâyla Yönetiyor Haber

Hayat Kimya 65 Milyon Dolarlık Enerji Bütçesini Kendi Geliştirdiği Yapay Zekâyla Yönetiyor

Bingo, Molfix, Molped, Familia ve Papia’nın da aralarında bulunduğu 16 güçlü markasıyla faaliyet gösteren Hayat Kimya, enerji yönetimindeki uzun yıllara dayanan sanayi deneyimini kendi geliştirdiği yapay zekâ teknolojisiyle bir araya getirdi. Yaklaşık beş yıl önce temelleri atılan dijital enerji dönüşümü kapsamında geliştirilen sistem, ilk olarak Hayat Kimya Kocaeli Kampüsü’nde aktif olarak kullanılmaya başlandı. Sistem; enerji üretim ve tüketim verilerini, üretim programlarını, operasyonel kısıtları, şebeke koşullarını ve değişen maliyet parametrelerini eş zamanlı olarak analiz ediyor. Böylece tesisin enerji ihtiyacının hangi kaynaktan, hangi zamanda ve hangi maliyetle karşılanmasının en verimli sonucu yaratacağı belirlenerek enerji yönetimi kararları sürekli optimize ediliyor. 7 gün 24 saat yapay zekâ desteğiyle enerji optimizasyonu Hayat Kimya’nın enerji yönetimi alanındaki kurumsal bilgi birikiminin dijital ortama aktarılmasıyla oluşturulan sistem; maliyet analizlerini, enerji üretim planlamasını, şebeke optimizasyonunu ve süreç takibini 7 gün 24 saat kesintisiz olarak gerçekleştiriyor. Yalnızca enerji tüketimini takip eden bir izleme altyapısı olmanın ötesine geçen sistem, üretim ihtiyaçları ve değişen maliyet koşulları doğrultusunda karar süreçlerini destekleyen dinamik bir enerji yönetim modeli olarak çalışıyor. Hayat Kimya Global Enerji Direktörü Sabri Çakmak, yapay zekâ destekli enerji yönetim sistemine ilişkin şunları söyledi: “Enerjiyi yalnızca üreten veya satın alan değil; üretimden tüketime, maliyetten operasyonel verimliliğe kadar bütünsel biçimde yöneten bir yapı oluşturmayı amaçlıyoruz. Bu sistem yalnızca kurumumuza değil; enerjide dışa bağımlılığı azaltarak ülke ekonomisine ve cari açığın düşürülmesine de katkı sağlayacak." Enerji, sanayinin en büyük ikinci maliyet kalemi Sanayi üretiminde hammaddenin ardından en büyük ikinci maliyet kalemi olan enerji; üretim maliyetleri kadar üretim sürekliliği ve rekabet gücü açısından da stratejik önem taşıyor. Hayat Kimya bünyesinde enerji tüketiminin en yoğun olduğu alanların başında kâğıt üretim tesisleri geliyor. Bu nedenle enerji üretimi ve tüketiminde sağlanan her iyileştirme, maliyetlerin yanı sıra üretim verimliliği üzerinde de doğrudan etki yaratıyor. Hayat Kimya Global Enerji Direktörü Sabri Çakmak, şöyle devam etti: “Geliştirdiğimiz sistem; üretim planlarını, anlık enerji tüketimini, kojenerasyon kapasitesini, şebeke koşullarını ve değişen maliyet parametrelerini eş zamanlı olarak değerlendiriyor. Bu veriler üzerinden farklı enerji kullanım senaryolarını sürekli karşılaştırarak hangi kaynağın hangi zaman aralığında devreye alınmasının en verimli sonucu sağlayacağını belirliyor. Kocaeli Kampüsümüzde elde edeceğimiz performans verileri doğrultusunda sistemi farklı üretim profillerine ve enerji altyapılarına uyarlayarak diğer tesislerimizde de devreye almayı planlıyoruz.” Kojenerasyon altyapısı yapay zekâyla daha etkin yönetiliyor Hayat Kimya Kocaeli Kampüsü’nde bulunan kojenerasyon sistemi, doğal gazdan eş zamanlı olarak elektrik ve ısı enerjisi üretiyor. Kampüsün elektrik ve ısı enerjisi ihtiyacının yaklaşık yüzde 80’i bu sistem üzerinden yüksek verimlilikle karşılanıyor. Yapay zekâ destekli yeni modelle birlikte mevcut kojenerasyon altyapısı; üretim programı, enerji ihtiyacı, şebeke koşulları ve değişen maliyetler dikkate alınarak daha dinamik ve etkin biçimde yönetiliyor. Sistem, farklı enerji kaynaklarından elde edilen üretim verilerini tesisin anlık ve planlanan ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirerek en uygun enerji kullanım senaryolarının oluşturulmasını sağlıyor. Türkiye’de başlayan model diğer ülkelere yaygınlaştırılacak Kocaeli Kampüsü’nde devreye alınan yapay zekâ destekli enerji yönetim modelinin, elde edilecek operasyonel sonuçlar doğrultusunda Hayat Kimya’nın Türkiye’deki ve farklı ülkelerdeki diğer üretim tesislerine de yaygınlaştırılması planlanıyor. Enerji üretimi, enerji verimliliği ve dijital karar mekanizmalarını tek bir yapı altında birleştiren Hayat Kimya, yapay zekâ destekli modeliyle enerji maliyetlerini optimize etmeyi, kaynak verimliliğini artırmayı ve üretim süreçlerinin daha dayanıklı hâle gelmesini amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Afrika’daki Nehirlerde Bile Enerji Üretebilecek Haber

Afrika’daki Nehirlerde Bile Enerji Üretebilecek

Türkiye’nin global enerji oyuncularından YEO Teknoloji, iştiraki Mikrohes ile hidroelektrik enerjisi üretiminde yeni bir dönemin kapısını açıyor. Bugüne kadar büyük ölçüde değerlendirilemeyen hidrokinetik enerji potansiyelinden yararlanmak amacıyla geliştirilen yeni nesil Modüler Yatay Yüzer Arşimet Burgu Türbin Platformu, tasarım ve mühendislik çalışmalarından prototip üretimine, saha testlerinden patent başvurusuna kadar kapsamlı bir Ar-Ge sürecinin ardından başarıyla doğrulandı. EUREKA Network ve TÜBİTAK desteğiyle üç yıl boyunca yürütülen proje kapsamında sistemin tasarımı tamamlandı, Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği analizleri gerçekleştirildi, prototipi üretildi ve gerçek saha koşullarında test edildi. Yapılan çalışmalar sonucunda platformun farklı akış koşullarında güvenilir ve verimli biçimde enerji üretebildiği ortaya kondu. Kot farkına ihtiyaç duymadan enerji üretiyor Geleneksel hidroelektrik santraller suyun belirli bir yükseklikten düşmesiyle oluşan enerjiden yararlanırken Mikrohes’in geliştirdiği yeni sistem, suyun doğal akış hızını doğrudan enerjiye dönüştürüyor. Böylece yüksek kot farkına, büyük baraj yapılarına ya da kapsamlı inşaat yatırımlarına ihtiyaç duyulmadan elektrik üretilebiliyor. Yatay ve yüzer yapıya sahip Arşimet Burgu Türbin Platformu, suyun akış kuvvetiyle dönen burgu kanatları aracılığıyla jeneratörü harekete geçiriyor. Modüler olarak tasarlanan sistem, farklı su kanallarına ve akış koşullarına kolaylıkla uyarlanabiliyor. Platform, 1,5 ila 3 metre/saniye arasındaki su hızlarında enerji üretme kapasitesine sahip. Üretim ve depolama tek platformda Yeni nesil platform, yalnızca elektrik üreten bir türbin olarak değil, bütünleşik bir enerji sistemi olarak geliştirildi. Hidrokinetik enerji üretimi, Batarya Enerji Depolama Sistemi, akıllı güç elektroniği, uzaktan izleme ve enerji yönetimi aynı modüler yapı altında bir araya getirildi. Üretilen enerji ihtiyaca göre doğrudan tüketilebiliyor, şebekeye aktarılabiliyor veya batarya sistemlerinde depolanabiliyor. Uzaktan izleme altyapısı sayesinde üretim performansı, su akış koşulları, batarya durumu ve sistem verimliliği anlık olarak takip edilebiliyor. Nerede kullanılabilecek? Modüler Yatay Yüzer Arşimet Burgu Türbin Platformu; tarımsal sulama kanallarında, hidroelektrik santrallerinin kuyruksularında, açık su iletim kanallarında, çevresel can suyu hatlarında, akarsu ve nehirlerde kullanılabiliyor. Sistem sayesinde bugüne kadar teknik veya ekonomik nedenlerle enerji üretiminde değerlendirilemeyen çok sayıda su akışının temiz enerji kaynağına dönüştürülmesi amaçlanıyor. Modüler yapı, tek bir ünitenin kullanılmasının yanı sıra birden fazla türbinin aynı bölgede birlikte çalışmasına da olanak sağlıyor. Böylece farklı kapasite ihtiyaçlarına göre büyütülebilen hidrokinetik enerji üretim alanları kurulabiliyor. Hedef hidrokinetik enerji tarlaları Mikrohes, geliştirdiği teknolojiyi yalnızca tekil türbin uygulamalarıyla sınırlamayı planlamıyor. Şirket, çok sayıda modüler platformun bir arada çalıştığı Hidrokinetik Enerji Tarlaları kurarak akan su potansiyelini megavat ölçeğinde temiz enerjiye dönüştürmeyi hedefliyor. Bu kapsamda Afrika başta olmak üzere düşük eğimli nehirlerin yaygın olduğu bölgelerde temiz, dağıtık ve ölçeklenebilir enerji projelerinin hayata geçirilmesi planlanıyor. Büyük barajlara ve kapsamlı altyapı yatırımlarına ihtiyaç duymayan sistem; hızlı kurulumu, modüler yapısı ve farklı coğrafyalara uyarlanabilmesi sayesinde kırsal bölgelerin, tarımsal tesislerin ve şebekeye erişimi sınırlı yerleşimlerin enerji ihtiyacına da çözüm sunabilecek. Yeşil ve balık dostu teknoloji Arşimet Burgusu, ağırlık prensibiyle çalışıyor. Her bölümde oluşan su ağırlığı, burgu miline ve kanatlarına bir döndürme kuvveti uyguluyor ve burgunun dolayısıyla jeneratör milini çevirerek enerji üretmesini sağlıyor. Arşimet Burgu Türbini, düşük debili sularda bulunan, bugüne kadar büyük ölçüde değerlendirilemeyen hidroelektrik potansiyelini elektrik enerjisine dönüştüren çevre dostu bir sistem. 2010 yılında kurulan Mikrohes, yenilenebilir enerji alanında mühendislik, tasarım ve uygulama çalışmaları yürütüyor. Ar-Ge ve inovasyon faaliyetleriyle alternatif enerji üretim teknolojileri geliştiren şirketin hisselerinin çoğunluğu 2021 yılında YEO Teknoloji tarafından satın alındı. Mikrohes, YEO Teknoloji’nin mühendislik, enerji depolama ve enerji yönetimi kabiliyetlerinden yararlanarak yeni nesil temiz enerji teknolojileri geliştirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.