Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enfeksiyon Hastalıkları

Kapsül Haber Ajansı - Enfeksiyon Hastalıkları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enfeksiyon Hastalıkları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kocaeli'de Anonim ve Ücretsiz HIV Testi Hizmeti Başladı! Haber

Kocaeli'de Anonim ve Ücretsiz HIV Testi Hizmeti Başladı!

Uzmanlar, HIV'in uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebileceğini, bu nedenle belirti beklenmeden test yaptırmanın büyük önem taşıdığını vurguluyor. Kocaeli Üniversitesi Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sıla Akhan ile Pozitif-iz Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Şimşek, erken tanı ve test hizmetlerine erişimin hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından kritik rol oynadığını belirtiyor. “HIV Enfeksiyonu ve AIDS Aynı Şey Değil” HIV'in bağışıklık sistemini hedef alan bir virüs olduğunu belirten Prof. Dr. Sıla Akhan, HIV ile AIDS'in aynı şey olmadığının bilinmesi gerektiğini ifade etti: "HIV; korunmasız cinsel temas, kan yoluyla ve gerekli önlemler alınmadığında anneden bebeğe gebelik, doğum veya emzirme sırasında bulaşabilir. Tokalaşmak, aynı ortamı paylaşmak, sarılmak, aynı tuvaleti kullanmak veya aynı tabaktan yemek yemekle bulaşmaz. AIDS ise HIV enfeksiyonunun tedavi edilemediği ileri evresidir. Günümüzde erken tanı ve düzenli tedavi sayesinde birçok kişi AIDS evresine ilerlemeden sağlıklı bir yaşam sürdürebilir." “HIV Uzun Yıllar Belirti Vermeyebilir” HIV enfeksiyonunun uzun süre belirti vermeden seyredebildiğini hatırlatan Prof. Dr. Akhan, korunmasız (kondom/prezervatif kullanılmadan) temas yaşayan bireylerin zaman kaybetmeden test yaptırması gerektiğini vurguladı: "Korunmasız temas yaşayan herkesin en kısa sürede test yaptırması önemlidir. Erken tanı hem kişinin kendi sağlığı hem de toplum sağlığı açısından en önemli adımdır." Kocaeli'de Anonim ve Ücretsiz HIV Testi Prof. Dr. Akhan, HIV testinin üniversite hastaneleri, eğitim araştırma hastaneleri ve çeşitli sağlık kuruluşlarında yapılabildiğini, ancak Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezleri'nin önemli bir avantaj sunduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı: "Anonim Test Merkezi'ne başvuran kişiler kimlik bilgilerini paylaşmadan, anonim olarak HIV testi yaptırabilir ve danışmanlık hizmeti alabilir. Gerekli durumda uygun sağlık hizmetlerine yönlendirilirler." Uzmanlar, HIV statüsünü öğrenmek isteyen herkesi ücretsiz ve anonim hizmet sunan merkeze başvurmaya davet ediyor. “HIV Testi Yaptırmak Normalleşmeli” Pozitif-iz Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Şimşek ise HIV testinin herkes için olağan bir sağlık uygulaması olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Şimşek, sözlerine şöyle devam etti: "Anonim HIV testi, kişinin kimlik bilgileri paylaşılmadan test yaptırabilmesini sağlayan güvenli bir hizmettir. Bu merkezlerde gizlilik esastır. HIV testi yaptırmak, kişinin kendi sağlığı için atabileceği en önemli adımlardan biridir. Günümüzde etkili tedavi seçenekleri sayesinde HIV ile yaşayan bireyler uzun, sağlıklı ve üretken bir yaşam sürebiliyor. Tedavi ile HIV baskılandığında kişinin sağlığı korunurken HIV'in cinsel yolla başkalarına bulaşması da önlenebiliyor. Bu nedenle erken tanı ve tedavi birbirinden ayrılmaz iki adımdır. Biz de Pozitif-iz Derneği olarak, toplumun HIV ile ilgili doğru bilgiye erişiminin sağlanması, bireylerin HIV testi yaptırmaya yönlendirilmesi, destek hizmetleri ve akran danışmanlığı gibi alanlarda çalışmalar yürütüyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Çocuk Diş Sağlığında Kritik Noktalar Haber

 Çocuk Diş Sağlığında Kritik Noktalar

Bu süreçte karşılaşılan diş problemleri ise çoğu zaman erken dönemde fark edilmediğinde daha ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor. Bu kapsamda değerlendirmelerde bulunan Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, diş çürüklerinin çocukluk çağında en sık görülen enfeksiyon hastalıkları arasında yer aldığını belirterek, düzenli ağız ve diş bakımının erken yaşta kazandırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Demir, çocuklarda ağız sağlığının sadece dişleri değil, aynı zamanda beslenme alışkanlıklarını ve genel sağlık durumunu da etkileyen bütüncül bir yapı olduğuna dikkat çekiyor… “Çocuklar diş hekimine çoğunlukla ağrı ile geliyor” Dt. Nurgül Demir, çocukların diş hekimi ile ilk tanışmasının çoğu zaman diş ağrısı nedeniyle gerçekleştiğini belirterek, “Birçok çocuk geçmişte yaşadığı olumsuz deneyimler, çevreden duyduğu hikâyeler ya da korku nedeniyle tedaviye kaygılı şekilde geliyor” dedi. Diş tedavisinde korku ve kaygı yönetimi Çocuklarda diş tedavisi sürecinde korku ve kaygının önemli bir sorun oluşturduğunu ifade eden Demir, bazı durumlarda tedavilerin klinik ortamda standart yöntemlerle tamamlanamadığını söyledi. Bu gibi durumlarda sedasyon veya genel anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Demir, özellikle diş hekimi fobisi, yüksek kaygı düzeyi, kontrol edilemeyen bulantı refleksi, sistemik hastalıklar ve özel gereksinimli hastalarda bu yöntemlerin uygulandığını aktardı. Ağız ve diş sağlığı genel sağlığı doğrudan etkiliyor Ağız ve diş sağlığının genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Demir, diş çürüklerinin çocukluk döneminde en yaygın enfeksiyon hastalıklarından biri olduğuna dikkat çekti. Kalp hastalığı olan çocuklarda risk daha yüksek Konjenital kalp hastalığı bulunan çocuklarda ağız ve diş sağlığının çok daha büyük önem taşıdığını ifade eden Demir, bu çocuklarda diş minesinde yapısal bozukluklar görülebildiğini söyledi. Düzenli ilaç kullanımı, gece beslenmeleri ve beslenme alışkanlıklarının çürük riskini artırdığını belirten Demir, enfektif endokardit riskine de dikkat çekti. “Doğan her 1000 bebekten 7–10’u konjenital kalp hastalığı ile dünyaya geliyor. Bu nedenle ağız hijyeninin en üst seviyede tutulması hayati önem taşıyor,” dedi. Erken diş hekimi takibi ve koruyucu tedaviler Kalp hastalığı olan çocuklarda ilk süt dişlerinin çıkmasıyla birlikte diş hekimi kontrolünün başlaması gerektiğini belirten Demir, doğru fırçalama alışkanlığının ebeveyn kontrolünde kazandırılması gerektiğini ifade etti. Gerekli durumlarda flor uygulamaları gibi koruyucu tedavilerin planlanabileceğini, ileri vakalarda ise kardiyoloji ile birlikte tedavi sürecinin yürütülmesi gerektiğini söyledi. Sakız tüketimi ve xylitol etkisi Sakız çiğnemenin çocuklarda çürük riski üzerinde etkili olabileceğini belirten Demir, şekerli sakızların risk oluşturduğunu, ancak xylitol içeren sakızların koruyucu etki gösterebildiğini ifade etti. Xylitolün “çürük yapmayan şeker” olarak bilindiğini belirten Demir, ağızdaki bakteriler tarafından kolay parçalanmadığını ve çürük oluşumunu azaltmaya yardımcı olabildiğini söyledi. Çocukluk çağı obezitesi diş sağlığını da etkiliyor Çocukluk çağı obezitesinin yalnızca kilo ile ilgili bir sorun olmadığını vurgulayan Demir, bu durumun ağız ve diş sağlığını da doğrudan etkilediğini ifade etti. Paketli gıdalar, şekerli içecekler ve karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin hem obeziteyi hem de diş çürüklerini artırdığını belirtti. Obez çocuklarda tükürük yapısının değişebileceğini, bunun da dişlerin doğal koruyucu mekanizmasını zayıflattığını ve dişlerin erken sürmesiyle birlikte çürük riskinin arttığını söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erişkinlerde Bu 6 Aşıya Dikkat! Haber

Erişkinlerde Bu 6 Aşıya Dikkat!

Acıbadem Fulya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu “Oysa erişkin aşılamada en güncel yaklaşımlar; erişkin aşılamanın sağlıklı bir toplum için vazgeçilmez olduğunu göstermektedir. Çocukluk döneminin devamı olarak düzenli şekilde yapılacak erişkin yaş grubuna özgü aşılamalarla, önemli birçok hastalık önlenebilmekte, enfeksiyonlara karşı koruma sağlanarak, kişinin sağlıklı yaş alması mümkün olabilmektedir” diyor. Özellikle yaşlılıkta kronik hastalıkların da etkisiyle bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve bulaşıcı hastalık riskinin arttığını vurgulayan Dr. Kuşoğlu “Bunun neticesinde erişkinler özellikle yaşlılıkta enfeksiyon hastalıklarını daha ağır geçirmekte hatta hayati riskleri artmaktadır. Aşılamada en güncel yaklaşımlar; bu nedenle özellikle de ileri yaştaki kişilerin aşıyla korunması gerektiğini göstermektedir” diye konuşuyor. Dr. Hülya Kuşoğlu, en güncel yaklaşımlara göre erişkinlerde mutlaka yapılması gereken aşıları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. Grip aşısı Son dönemde yaygın görülen ve yüksek ateş, kas eklem ağrısı, kuru öksürükle seyreden grip (influenza) akciğer ve kalp hastalıklarına yol açabilmektedir. Grip aşısı hastalanmadan yapıldığında enfeksiyonu tamamen önleyebilirken, pek çok kişide de sürecin hafif geçirilmesini sağlar. Dr. Öğretim Üyesi Kuşoğlu “Gripten korunmanın bilinen en etkin yolu aşıdır. Özellikle yüksek risk grubuna (65 yaş üzeri, hamileler, kronik hastalığı olanlar, 5 yaş altı, sağlık çalışanları vb) mutlaka yaptırılması gereken grip aşısı; hastane yatışı ve ölüm riskini azaltmaktadır” diyor. Zatürre aşıları Pnömokok olarak bilinen (Streptococcus pneumoniae) zatürre, akut menenjit ve sinüzitin en sık bakteriyel etkenidir. Pnömokok aşısı; kronik hastalığı olanlarla bakımevinde kalanlar başta olmak üzere risk grubundaki kişilere mutlaka yapılmalıdır. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu şöyle diyor: “Ülkemizde konjuge 20 valanlı aşının kullanıma girmesi yani pnömokok bakterisinin 20 alt tipini içeren aşının bir defa uygulanması güncel tıp bilgisine göre bir ömür etkili olmaktadır. Önceden 5 yılda bir tekrarlanan aşı artık gerekli olmadığından uygulanmamaktadır. Daha önce hiç pnömokok aşısı yapılmamış kişilere tek doz 20 valanlı aşı yapılması yeterli olacaktır. Solunum yollarını saran RSV virüsünün neden olduğu zatüre hastalığı için de ülkemizde 60 yaş sonrası RSV aşıları uygulanmaktadır. RSV aşısı iki farklı özellikte aşı olarak üretilmektedir. İçinde adjuvan olmayan aşı gebelere de uygulanabilmektedir. Doktor önerisiyle gebelikte de yapılan aşı sayesinde yenidoğan bebek ilk altı ayında RSV virüsüne karşı anneden geçen koruyucu antikorlarla korunmuş olmaktadır. Bu aşı tek doz uygulanmaktadır.” Tetanoz-Difteri aşısı Çocukluk döneminde yapılmış olan bu aşı yıllar içerisinde antikorların azalması nedeniyle erişkinlerde tekrarlanmalıdır. Sağlıklı erişkinler her 10 yılda bir tetanoz-difteri aşısı olmalıdır. Gebelikte 27. ve 36. hafta arasında yapılması gereken bu aşı sayesinde yenidoğan tetanozu önlenmiş olur. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu “Tetanoz bakterisi doğada çok yaygın halde olduğundan bahçede bile olan basit yaralanma, örneğin gül dikeni batmasıyla dahi tetanoz enfeksiyonu gelişebillir” diyor. Hepatit aşıları (Sarılık aşıları) Ülkemizde hepatit aşılarının çocukluk aşı takvimine girmesiyle birlikte Hepatit B ve Hepatit A hastalığı daha az görülmektedir. Ancak 1998’den önce doğmuş olan kişilerde aşı olmadığından erişkinler de Hepatit B ve Hepatit A için aşılanmalıdır. Hepatit B aşısı 6 ay içinde 3 doz, Hepatit A aşısı 6 ay içinde 2 doz olarak uygulanmaktadır. Hepatit A aşısı kirli su ve gıdalarla bulaşan, karaciğerde iltihap yapan bulaşıcı hastalıkları önlerken, Hepatit B aşısı ise siroz ve karaciğer kanserinden de korumaktadır. Zona aşısı Türkiye’de canlı olmayan Zona aşısı 2024’ten bu yana uygulanmaktadır. Ciltte içi sulu yaralara ve haftalarca hatta aylarca sürebilen şiddetli yaygın ağrılara neden olan zona virüsü, görme ve işitme kaybına da yol açabilmektedir. Zona aşısı 6 ay içinde toplam iki doz yapılmaktadır. Özellikle 50 yaş üzeri sağlıklı kişiler ya da 50 yaş altında bağışıklık sistemi zayıf olan veya kronik hastalığı olan kişilere uygulanabilmektedir. HPV aşısı İnsanların yüzde 85’i hayatlarının bir döneminde HPV virüsü ile enfekte olmaktadır. HPV insanda genital siğil, serviks kanseri, vajinal, vulvar, anal kanserler, baş boyun kanserleri vb yol açabilmektedir. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu “Önceden 4 HPV virüsünü içeren aşı uygulanırken artık 9 HPV türünü içeren aşı uygulanmaktadır. Tercihen cinsel aktif olmadan önce tamamlanması istenen bu aşının cinsel aktivite başlaması sonrası da uygulanması önerilmektedir. Altı ay içinde 3 doz uygulanan bu aşı kadınlarda özellikle rahim ağzı kanserini önlemesi açısından kanseri engelleyen iki aşıdan biridir” diyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.