Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enflasyon

Kapsül Haber Ajansı - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

QNB Türkiye, 2026 Yılının Üçüncü Çeyreğinde De Güçlü Finansal Performansını Sürdürdü Haber

QNB Türkiye, 2026 Yılının Üçüncü Çeyreğinde De Güçlü Finansal Performansını Sürdürdü

30 Eylül 2026 itibarıyla, QNB Türkiye'nin toplam aktifleri 2025 yıl sonuna kıyasla yüzde 30 artarak 2 trilyon 384 milyar 203 milyon TL’ye ulaştı. Aynı dönemde net krediler yüzde 26 artarak 1 trilyon 359 milyar 270 milyon TL’ye, müşteri mevduatı ise yüzde 23 artarak 1 trilyon 174 milyar 633 milyon TL’ye yükseldi. Bankanın 2026 yılının ilk dokuz ayındaki net dönem kârı ise 43 milyar 659 milyon TL olarak gerçekleşti. QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, “QNB Türkiye olarak yılın üçüncü çeyreğinde de dengeli büyüme yaklaşımımız doğrultusunda güçlü finansal sonuçlar elde ettik. Bunun yanı sıra sürdürülebilir finansman, dijital bankacılık ve toplumsal fayda alanlarındaki çalışmalarımıza da devam ettik.” dedi. Küresel ve yerel ekonomik gelişmeleri değerlendiren Ömür Tan, şunları söyledi: “Küresel ekonomide Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatları ve ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler etkili olurken bazı merkez bankaları para politikalarında yeniden sıkılaşmaya yöneldi. Türkiye'de ise enflasyonla mücadele ve sıkı para politikası gündemdeki yerini korudu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), finansal istikrarı desteklemeye yönelik tedbirlerini sürdürürken, Ekim ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında enflasyon ana eğilimindeki gerilemeyi ve iç talepteki seyri dikkate alarak politika faizini yüzde 37’den yüzde 36 seviyesine indirdi. Önümüzdeki dönemde enflasyondaki düşüşe paralel olarak kademeli faiz indirimlerinin sürmesini bekliyoruz.” Kadınların ekonomik olarak güçlenmesine yönelik çalışmalara da değinen Tan, “İhracatçı Kadınlar Derneği (İKADE) iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam ve Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı kapsamında eğitim ve mentorluk desteği sunduk. Ayrıca İş Dünyası Ev İçi Şiddete Karşı (BADV) Projesi kapsamında Ev İçi Şiddetle Mücadele Rehberi ve Politikası'nı hayata geçirerek toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarımızı çalışanlarımıza yönelik uygulamalarla da güçlendirdik. Dijital bankacılık alanında ise QNB Mobil üzerinden sunduğumuz Borç Transferi Kredisi ile müşterilerimizin farklı bankalardaki borçlarını tek çatı altında toplayabilmelerine ve finansal yükümlülüklerini daha kolay yönetebilmelerine imkân sağladık.” dedi. Bankanın spor alanındaki çalışmalarına ve aldığı ödüllere de değinen Tan, “Türkiye Tenis Federasyonu iş birliğiyle QNB Türkiye Padel Şampiyonası'nı düzenledik ve QNB İstanbul Challenger 78. TED Open Tenis Turnuvası'nın isim sponsorluğunu üstlendik. Müşteri deneyimi ve öncelikli bankacılık alanındaki çalışmalarımızla Global Private Banking Innovation Awards 2026 kapsamında ‘Best Priority Banking in Türkiye’ ödülüne layık görüldük. Ayrıca 23. International Business Awards’ta 6 Altın, 4 Gümüş ve 4 Bronz olmak üzere toplam 14 Stevie Ödülü kazandık.” dedi. Tan, QNB Türkiye'nin güçlü finansal yapısı, sürdürülebilir büyüme yaklaşımı ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla önümüzdeki dönemde de başta müşterileri olmak üzere tüm paydaşları için uzun vadeli değer yaratmaya devam edeceğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Faizler Ekonomik Dengeleri Zorluyor Haber

Faizler Ekonomik Dengeleri Zorluyor

Bu gelişmeler doğrultusunda Coface, 3 ülkenin risk notunu düşürürken 4 ülkenin notunu yükseltti. Sektör risk değerlendirmelerinde ise 12 aşağı ve 8 yukarı yönlü olmak üzere toplam 20 değişiklik yaptı. Öne çıkan rakamlar: Orta Doğu’daki çatışmanın 2026 ve 2027 yıllarında küresel büyüme üzerinde yüzde 0,5 puan kayıp yaratacağı tahmin ediliyor.Petrol fiyatlarının eylül ayında 100 dolar/varil eşiğini aşması bekleniyor. Coface’ın 2026 için büyüme tahmini %2,5, 2027 yılı içinse %2,6. Küresel ekonomi enflasyon baskısının etkisinde Jeopolitik koşullar yaz aylarında belirgin biçimde kötüleşti. İran ile ABD arasında çatışmaların yeniden başlaması ve Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın şiddetlenmesi, tedarik zincirlerini ciddi ölçüde zorlayarak emtia fiyatlarında sert artışlara yol açtı. Hürmüz Boğazı üzerinden Körfez’den yapılan petrol ihracatı önemli ölçüde artmasına ve ticaret akışları alternatif güzergâhlara yönelmesine karşın hidrokarbon fiyatları yükseldi. Petrol fiyatları %50’nin üzerinde, doğal gaz fiyatları ise yaklaşık %100 arttı. Metal fiyatları yüksek seyrini korurken Karadeniz’deki liman terminallerine yönelik saldırılar ve Avrupa’da yaz boyunca yaşanan sıcak hava dalgaları tarımsal emtia fiyatlarını da önemli ölçüde artırdı. Buğday fiyatlarındaki yıllık artış ise %40’a ulaştı. Bu gelişmeler yeni bir enflasyon dalgasına ilişkin kaygıları artırırken merkez bankalarını politika faizlerini yükseltmeye yöneltti. Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) ardından ABD Merkez Bankası’da (Fed) faizleri 25 baz puan artırdı. Bu karar, küresel finansal koşulların daha da sıkılaşmasına katkıda bulundu. Ocak ayı ortasında gördüğü düşük seviyeden bu yana Amerikan Doları efektif bazda %6’nın üzerinde değer kazandı. Uzun vadeli faiz oranları ise şubat sonundan itibaren başlıca para birimi bölgelerinin çoğunda 100 baz puandan fazla yükseldi. Küresel ekonomi, özellikle yapay zekâ yatırımları ve bunların yarattığı servet etkisinin desteğiyle şimdilik dayanıklılığını koruyor. Bununla birlikte riskler birikmeye devam ediyor. Bu çerçevede Coface, 2025’te %2,8 olan küresel büyümenin 2026’da %2,5’e gerileyeceği, 2027’de ise %2,6 seviyesinde dengeleneceği yönündeki tahminini koruyor. Ülke ve sektör riskleri: Orta Doğu’da 3 not indirimi, tarım ve gıda sektöründe artan baskı Orta Doğu’da, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin ekonomik faaliyetlerinde 2026 yılında daralma bekleniyor. Suudi Arabistan (A3 → A4), enerji altyapısına ve ihracat güzergâhlarının büyük bölümüne yönelik saldırılardan etkilenirken Birleşik Arap Emirlikleri (A2 → A3) ve Katar (A3 → A4), Hürmüz Boğazı’na bağımlılıkları nedeniyle kırılgan bir görünüm sergiliyor. Tarım ve gıda sektörünün risk notu altı ülkede düşürüldü. Avrupa’da (Fransa, Avusturya ve Polonya) bu kararın başlıca nedeni, 2026 yazında yaşanan aşırı hava olayları oldu. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’da kırılganlığın temelinde yerel üretim sorunlarından çok gıda ithalatına yüksek bağımlılık bulunuyor. Arjantin’de ise çok sayıda tarım işletmesinin iflası, yüksek maliyetler ve daralan kâr marjları nedeniyle sektör zorlu finansal koşullarla karşı karşıya kalmayı sürdürüyor. Küresel ekonomide farklı büyüme hızları ABD’de hanehalkı tüketimi, yapay zekâ yatırımları ve tam istihdama yakın seyreden iş gücü piyasası (%4 işsizlik oranı) ekonominin dayanıklılığını destekliyor.Avrupa ekonomisi, Fransa’nın kamu maliyesinin sürdürülebilirliğine ilişkin endişelere rağmen Almanya ve İspanya ekonomilerinin dayanıklılığı sayesinde beklentilerin bir miktar üzerinde performans gösteriyor.Asya’da ekonomik görünüm ülkeler arasında farklılaşıyor. Vietnam (+%8,4) ve Hindistan (+%7,5), altyapı harcamaları ve yapay zekâ bağlantılı teknolojilerden yararlanmaya devam ediyor. Çin’de iç talep zayıflarken Tayland ve Filipinler başta olmak üzere bölgedeki bazı ekonomiler artan enerji maliyetlerinin baskısını hissediyor.Afrika ve Latin Amerika’da temel risk, özellikle El Niño etkisiyle yükselen tarım ve enerji fiyatlarının beslediği, kalıcılığını koruyan yüksek enflasyon olmaya devam ediyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Coface Baş Ekonomisti Jean-Christophe Caffet, “Orta Doğu’da uzayan çatışmalar, küresel ölçekte yeni bir enflasyon şoku riskini yeniden gündeme getiriyor. Enerji, emtia ve taşımacılık maliyetlerindeki artış, merkez bankalarını sıkı para politikalarını sürdürmeye zorluyor. Bu da kırılgan durumdaki hükümetler ve şirketler açısından koşulları giderek daha güç hale getiriyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Bölgesi’nin 9 Aylık İhracatı 33 Milyar Doları Aştı Haber

Ege Bölgesi’nin 9 Aylık İhracatı 33 Milyar Doları Aştı

Eylül ayında ise ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,5 artarak 3 milyar 949 milyon dolara ulaştı. Denizli ve Balıkesir, ilk 9 aylık ihracat artışlarıyla öne çıktı. Ticaret Bakanlığı Faaliyet İlleri İhracat İstatistikleri, Ege Bölgesi'nin 2026 yılının ilk dokuz ayında ihracatını artırdığını ortaya koydu. Ege Bölgesi’nde; 2026 yılının ocak – eylül döneminde Manisa ve Afyonkarahisar dışındaki 7 il ihracatını artırmayı başardı. Öztürk: “Eylül ayında Cumhuriyet rekorunu kırdık” Ege Bölgesi’nin eylül ayında ihracatta daha başarılı bir grafik ortaya koyduğu bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2025 yılı eylül ayında 3 milyar 418 milyon dolar ihracat yapmışken, 2026 yılı eylül ayında yüzde 15,5 artışla 3 milyar 949 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdıklarını belirtti. Öztürk, “Eylül ihracatı Ege Bölgesi’nin aylık bazda cumhuriyet rekoru olarak kayıtlara geçti. Bundan sonraki hedefimiz aylık bazda 4 milyar dolar barajını aşmak. Eylül ayı verileri 2026 yılının son çeyreği için umutlarımızı artırdı” diye konuştu. İzmir ilk sırada, Balıkesir ihracat artış rekortmeni İzmir’in 17 milyar 613 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi'nde liderliğini sürdürdüğünün altını çizen Öztürk, İzmir’in Türkiye genelinde üçüncü sıradaki yerini koruduğunu, Balıkesir’in de ihracatını yüzde 18,4 artırarak 1 milyar 854 milyon dolardan 2 milyar 195 milyon dolara taşıdığını ve Ege Bölgesi’nde ihracat artış rekortmeni olduğunu vurguladı. “Manisa, 5 milyar 159 milyon dolarlık ihracatla ikinci sırada yer almayı sürdürdü” ifadelerini kullanan EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Denizli ise yüzde 14,7'lik artışla ihracatını 3 milyar 869 milyon dolara taşıyarak bölgenin üçüncü büyük ihracatçı ili oldu” dedi. EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk Ege Bölgesi’ndeki illerin ihracat performanslarını şöyle özetledi; “Aydın'ın ihracatı yüzde 4,6 artışla 1 milyar 466 milyon dolar olarak gerçekleşti. Muğla yüzde 13,8 artışla 1 milyar 157 milyon dolara, Kütahya yüzde 7,3 artışla 776 milyon dolara, Uşak ise yüzde 12,2 artışla 345 milyon dolara ulaştı. Afyonkarahisar'ın ihracatı ise ilk dokuz ayda yüzde 18,4 düşüşle 551 milyon dolara geriledi.” Döviz dönüşüm desteğinde yanlıştan dönülmeli Türk ihracatçısının yüksek faiz, yüksek enflasyon ve düşük döviz kuru nedeniyle zor bir süreçten geçtiğinin altını çizen Başkan Öztürk, “2026 yılında yakın coğrafyamızdaki jeopolitik riskler, petrol fiyatlarındaki artışlar maliyetlerimizi çok artırdı. İhracatımızda döviz gelirlerimiz artıyor gözükse de miktar bazında ihracatımız artmıyor, başka bir ifadeyle imalatta çarklar yavaşlıyor. Bu veriler yalancı bahar algısı oluştursun istemiyoruz. İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi eylülde 53,2’ye yükseldi. Bu veri son 52 ayın en yüksek düzeyine işaret ediyor. Bu veri ihracat pazarlarındaki talep koşullarında görülen iyileşmenin üst üste beşinci ay hız kazandığını da ortaya koyuyor. İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, Türk imalat sanayinin en büyük 10 ihracat pazarından dokuzunda üretim artışını gözler önüne seriyor. Türk ihracatçısına can suyu verildiği takdirde 2027 yılında dünyadaki talep artışını fırsata çevirebiliriz. İhracatçılar olarak yüzde 3 olarak uygulanan döviz dönüşüm desteğinin artmasını bekliyorken destek tutarı çoğu ihracatçımız için yüzde 1 seviyelerine geriledi. Bu hatadan hızlıca dönülmesini bekliyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Eylül ayında ihracat artışı hızlandı Eylül ayı verileri, Ege Bölgesi’nde ihracat artışının hızlandığını gösterdi. Balıkesir'in ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 69,5 artarak 332 milyon dolara yükselirken, Balıkesir ihracatını en çok artıran il oldu. Denizli, yüzde 31,8 artışla 499 milyon dolara ulaşırken, Afyonkarahisar'ın eylül ayı ihracatı da yüzde 26,2 artış gösterdi. Kütahya'nın eylül ayı ihracatı yüzde 14,9, Muğla'nın yüzde 14,6, İzmir'in yüzde 13,1, Aydın'ın yüzde 10 ve Uşak'ın yüzde 7 arttı. Manisa ise eylül ayında yüzde 2,3'lük düşüşle ihracatını 635 milyon dolar seviyesinde gerçekleştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether’den EFY Finance’e Yatırım Haber

Tether’den EFY Finance’e Yatırım

EFY Finance, Latin Amerika genelinde stablecoin tabanlı sınır ötesi ödemeler, hesap hizmetleri ve dijital varlık saklama çözümleri sunan bir finansal altyapı şirketi olarak faaliyet gösteriyor. Şirket; 12’den fazla para birimi ve ödeme koridorunda USDT ve USAT için para giriş-çıkış altyapısı, tezgâh üstü (OTC) işlemler, dijital cüzdanlar ve kart hizmetleri sağlıyor. Ayrıca 17 ülkede yerel hesaplara takas imkânı sunuyor. El Salvador’da Dijital Varlık Hizmet Sağlayıcısı lisansına sahip olan EFY Finance, bireysel ve kurumsal toplam 25 binden fazla aktif hesaba hizmet veriyor. Tether’in yatırımı, stablecoin’leri bankalar, işletmeler ve kurumsal kullanıcılarla buluşturan düzenlemeye tabi finansal altyapıların geliştirilmesini desteklemeyi amaçlıyor. EFY Finance’in müşteri ağı ve lisanslı altyapısı; özellikle Bolivya, Kolombiya, Meksika, El Salvador, Panama ve Ekvador’da kurumsal stablecoin kullanımının genişletilmesi için önemli bir temel oluşturuyor. “Dijital dolarları bölge genelinde daha erişilebilir hâle getiriyoruz” Tether CEO’su Paolo Ardoino, Latin Amerika’da ABD dolarının enflasyon ve sermaye kontrollerine karşı önemli bir araç olduğunu belirterek, USDT ve USAT’a kolay ve güvenilir erişim için düzenlemeye tabi altyapılara, bankacılık bağlantılarına ve güçlü dağıtım ağlarına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Ardoino, EFY Finance’in bu ihtiyacı karşılayarak dolar erişimini kolaylaştırabileceğini vurguladı. EFY Finance Kurucu Ortağı ve CEO’su Andrés Tobón, ise stablecoin’lerin Latin Amerika’nın finansal altyapısının bir parçası hâline geldiğini belirtti. Tobón, şirketin dijital dolarları banka hesapları, yerel ödeme ağları, kartlar ve sınır ötesi takas sistemleriyle entegre etmeye odaklandığını; Tether’in stratejik yatırımının USDT ve USAT’a kurumsal erişimi genişletmelerini destekleyeceğini söyledi. Latin Amerika’da stablecoin talebi artıyor Chainalysis verilerine göre Latin Amerika’da Temmuz 2022 ile Haziran 2025 arasında yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık kripto para işlem hacmi gerçekleşti. Enflasyon, kur oynaklığı ve bazı ülkelerdeki sermaye kontrolleri, stablecoin’lere değer saklama aracı ve yerel ekonomik risklere karşı korunma yöntemi olarak talebi artırıyor. Stablecoin alımları, borsalardaki tüm alımların yarısından fazlasını oluşturuyor. Düzenleyici çerçevelerin gelişmesi ve lisanslı finansal altyapıların güçlenmesiyle Tether ve EFY Finance, stablecoin’lerin geleneksel finansal sistemlerle entegrasyonunu ve Latin Amerika’daki kurumsal kullanımını yaygınlaştırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Allianz Trade: 2027'de Türkiye’de Büyümenin Yüzde 3,6'ya Yükselmesi Bekleniyor Haber

Allianz Trade: 2027'de Türkiye’de Büyümenin Yüzde 3,6'ya Yükselmesi Bekleniyor

Allianz Trade uzmanları, ABD’de bu yıl yüzde 2,1 olması beklenen büyümenin 2028’de yüzde 1,8’e gerilemesini bekliyor. Türkiye’de ise ekonominin, 2026'nın tamamında yüzde 2,7 büyüyeceği, 2027 yılında ise büyümenin yüzde 3,6'ya yükseleceği tahmin ediliyor. Allianz Trade, her çeyrekte güncellediği Ekonomik Görünüm Raporu’nu yayınladı. Rapora göre küresel ekonomi aynı anda birçok farklı gerilimle karşı karşıya. Önümüzdeki döneme ilişkin belirleyici soru ise bu gerilimlerin kontrollü bir şekilde çözülüp çözülmeyeceği ya da birbirini besleyerek daha da güçlenip güçlenmeyeceği. Bir başka ifadeyle, “İşler düzelmeden önce daha da kötüleşebilir.” Güncellenen 2026-2028 Küresel Ekonomik Görünüm Raporu, üç temel riske dikkat çekiyor: Orta Doğu’da yeni bir enerji şoku, ABD, Japonya ve Avrupa’ya yayılan tahvil satışları ve yapay zekâ yatırım patlamasına ilişkin yeniden artan soru işaretleri. Öte yandan ekonomistler bu faktörlerin hiçbirinin henüz reel ekonomiyi rayından çıkarmadığının da altını çizdi. İkinci çeyrek büyümesi yukarı yönlü sürpriz yaptı; Avrupa’da net ihracat ve Almanya’nın teşvikleri, ABD ve Asya’da ise yapay zekâ bağlantılı güçlü yatırımlar büyümeyi destekledi. Raporda ayrıca, jeopolitik gerilimlerin düzensiz biçimde çözülmesi ihtimaline dayanan üç aşağı yönlü risk senaryosu ve bu senaryoların ekonomi ile sermaye piyasaları üzerindeki olası etkileri de modellendi. İlk senaryoda enerji şoku riski ele alındı. Ekonomistler, çatışmanın kontrol altında kalması durumunda alternatif rotaların devreye girmesi, talepteki gerileme ve alternatif arz kaynaklarının enerji piyasalarında yeniden denge sağlayabileceğini öngörüyor. Bu gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletmesi ve buna bağlı olarak enflasyon şokunun etkisini sınırlaması bekleniyor. İkinci senaryo ise tahvil piyasalarında satış baskısı riskine odaklanıyor. Raporda, enflasyonun ücretler üzerinde belirgin bir baskı yaratmadan daha ılımlı bir seyir izleyeceği ve kamu tahvili piyasalarının yüksek ihraç hacmini, risk primlerinde sert ve düzensiz bir yükselişe yol açmadan absorbe edebileceği varsayılıyor. Ekonomistlerin değerlendirdiği üçüncü senaryoda ise yapay zekâ yatırımlarındaki sermaye harcamaları döngüsünün yavaşlama riski öne çıkıyor. Rapora göre, yapay zekâ yatırımlarının büyüme hızının bir miktar ivme kaybetmesi ve harcamaların 2028 yılında 1 trilyon dolar ile zirveye ulaşması bekleniyor. Bu süreçte değer yaratımının odağının altyapı kurulumundan yapay zekânın kullanımı, yaygın biçimde benimsenmesi ve sağladığı verimlilik artışlarına doğru kayacağı öngörülüyor. Türkiye ekonomik büyümenin ivme kazanarak yüzde 3,6'ya yükselmesi bekleniyor Allianz Trade Ekonomik Görünüm Raporu’nda Türkiye ekonomisinin ise büyüme hızının belirgin şekilde yavaşladığı vurgulandı. Türkiye'nin GSYH'sinin 2026'nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yalnızca yüzde 2,3 büyüdüğüne dikkat çekilirken, 2026'nın tamamında yüzde 2,7 büyüme kaydetmesi beklendiği ifade edildi. Ekonomistlere göre Türkiye ekonomisi 2027 yılında ise yüzde 3,6 büyüme kaydedecek. Ancak bu, büyük ölçüde enflasyonun ikna edici bir düşüş patikasına girmesine bağlı. Türkiye’de faizlerde anlamlı bir gevşeme de enflasyon belirleyici olacak. Ayrıca rapora göre Türkiye'de enflasyon 2026'nın üçüncü çeyreğinde yaklaşık yüzde 32 seviyesinde seyrediyor ve yıl sonunda ise yüzde 30'a doğru gerilemesi bekleniyor. Yüksek enflasyonun; tüketici talebini baskıladığı, ticari rekabet gücünü aşındırdığı, şirketlerin kâr marjlarını sıkıştırdığı da raporda vurgulanıyor. Raporda, küresel GSYH büyümesinin ise 2025’teki yüzde 3 seviyesinden 2026’da yüzde 2,6’ya yavaşlamasının, 2027’de de yüzde 2,8’e çıkmasının beklendiği belirtildi. Küresel büyümede 2028 tahmini ise yüzde 2,6. ABD’de büyümenin 2026’daki yüzde 2,1’den 2028’de yüzde 1,8’e gerilemesi; Avro Bölgesi’nde yüzde 1’den yüzde 1,3’e çıkması; Asya’nın ise yaklaşık yüzde 4,4 ile küresel büyümenin lokomotifi olmaya devam etmesi de öngörüler arasında. Körfez’den ihracat akışlarının Hürmüz Boğazı ve çevresinde kademeli olarak normalleşmesiyle Brent petrolün 2026’nın dördüncü çeyreğinde ortalama 87 dolar /varil seviyesinde gerçekleşmesi ve 2027’de ortalama 76 dolar/varile gerilemesi de beklentiler arasında. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Moda Endüstrisi 2027 İçin İki Koldan Pazarlama Atağında Haber

Moda Endüstrisi 2027 İçin İki Koldan Pazarlama Atağında

Türkiye’nin istihdam ve ihracatta lokomotif sektörlerden biri olan Moda endüstrisi, 2027 yılı pazarlama çalışmalarına start verdi. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB), 2027 yılı ocak ayında ABD ve Fransa’da düzenlenecek PV moda fuarlarına Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirmek için kolları sıvadı. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 19-20 Ocak 2027 tarihlerinde gerçekleşecek olan Premiere Vision (PV) Manufacturing New York Fuarı ve 26-28 Ocak 2027 tarihleri arasında Fransa’da PV Paris Fuarı olacak. Bağcı: “2027 ve sonrasından umutluyuz” Emek yoğun bir sektör olan hazır giyim sektöründe maliyetler/enflasyondaki artış ile kurdaki artış oranı arasındaki dengenin çok önemli olduğunu dile getiren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, 2027-2029 dönemi için açıklanan Orta Vadeli İstikrar Programı’nda 2027’de döviz kuru ile enflasyon arasındaki makasın daralacağını, 2028 ve 2029’da da kur artışının enflasyon ile neredeyse aynı düzeye geleceğinin öngörüldüğünü, bu tablonun gerçekleşmesi halinde ihracatçının en büyük rahatsızlıklarından olan maliyet-kur dengesi sorununun azalacağını bu sayede hazır giyim sektöründe bir rahatlama beklediklerini ve 2027 ve sonrasından umutlu olduklarını vurguladı. Dış taleple ilgili olarak İran-ABD arasında yakın zamanda olası bir anlaşmanın küresel piyasalar üzerinde olumlu bir etki yaratacağı tespitinde bulunan Bağcı, “Savaşın sona ermesi özellikle ana pazarımız Avrupa Birliği’nde talep yeniden canlanabilir. Diğer önemli pazarımız ABD’ye yönelik faaliyetlerimizin olumlu seyretmesi için de ABD tarafından getirilen yüzde 12,5 ek verginin kaldırılması kritik önemde, bununla ilgili üst düzeyde girişimlerde bulunulmasını ve sonuç alınmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Dünya hazır giyim talebinin 2027 yılında küresel ölçekte yukarı yönlü bir grafik çizmesinin beklendiğine dikkati çeken Bağcı, şöyle devam etti; “2027 yılında küresel hazır giyim pazarı beklentilerle uyumlu yukarı yönlü bir seyir izlerse tam bir "toparlanma ve büyüme yılı" olacak. Bu toparlanmadan Türk moda endüstrisinin daha fazla pay alması için Türk ihracatçı firmalarına 2027 yılı ocak ayında ABD ve Fransa’daki fuarlara yoğun katılım göstermelerini tavsiye ediyoruz.” Fuarlarda ikili iş görüşmeleri de organize ediyoruz Tüketicilerin çevre dostu, geri dönüştürülmüş materyallerden üretilen kıyafetleri daha fazla talep ettiği bilgisini veren EHKİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Stratejileri Geliştirme Komitesi Başkanı Seray Seyfeli ABD’deki PV New York Fuarı’nda fuarla eş zamanlı olarak B2B organizasyonu gerçekleştireceklerini dile getirdi. Türk moda endüstrisinin 4 yıldır kan kaybettiğini vurgulayan Seyfeli, “2027 yılından itibaren ihracatımızda ibrenin yukarı yönlü olması için çaba göstereceğiz. Spor giyim ve uzun ömürlü ve kombin yapılabilen kapsül gardırop olarak nitelendirilen kıyafetlerin öne çıktığı bir yıl bekleniyor. Tüketicinin tercihlerini doğru okuyarak, Fransa ve ABD’den başlayarak 2027 yılında pazarlama faaliyetlerimizle sektörümüzün yanında olacağız” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı ABD’nin önemli hazır giyim fuarlarından biri olan Première Vision New York, her yıl Ocak ve temmuz aylarında olmak üzere iki edisyon halinde düzenleniyor. Fuar her yıl 2 binin üzerinde profesyonel tarafından ziyaret ediliyor. EHKİB, PV New York Fuarı’nın 2026 temmuz ayındaki ayağına 13 firmayla katılmıştı. Tekstil ve hazır giyim sektörünün önemli uluslararası buluşma noktalarından biri olan Première Vision Paris, yılda iki kez düzenlenerek iplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar ve tasarım sektörlerini bir araya getiriyor. 2026 yılı Eylül ayında 887 firmanın katıldığı fuar, yaklaşık 20.000 profesyonel tarafından ziyaret edildi. EHKİB, 1-3 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen fuara 19 firmayla katılım sağlamıştı. Fuarlara ilişkin detaylı bilgiye ve kayıt bağlantılarına EİB web sitesi duyurular bölümünden ulaşılabilmekte olup, sorularınız için konfeksiyon@eib.org.tr adresine mail atılabilmektedir. Murat Demircan

Ege İhracatçı Birlikleri’nden Ağustos Ayında 1 Milyar 605 Milyon Dolarlık İhracat Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nden Ağustos Ayında 1 Milyar 605 Milyon Dolarlık İhracat

EİB’nin 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ihracatı yüzde 5 artışla 12 milyar 784 milyon dolar olurken son bir yıllık dönemde ihracatı ise yüzde 4 artışla 19 milyar 129 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sanayi ihracatı Ağustos ayında yüzde 1 artışla 824 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 6 artışla 632 milyon dolar, madencilik ihracatı ise yüzde 38 artışla 148 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 206 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korudu. Ege Maden İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 148 milyon dolarlık ve Ege Tütün İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 121 milyon dolarlık döviz getirerek Ağustos ayında ihracatını en fazla artıran Birlikler oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 11 artışla 175 milyon dolarlık ihracatla Ağustos ayını geride bıraktı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği yüzde 13 artışla 112 milyon dolarlık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Ağustos ayında yüzde 3 artışla 104 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yüzde 3 artışla 97 milyon dolar, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 60 milyon dolar ihracatı kayda aldı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 57 milyon dolar, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği yüzde 7 artışla 35 milyon dolar ihracat yaptı. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 16 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 14 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yaptık Ağustos ayında 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yapıldığını, 87 ülkeye ihracatın artırıldığını aktaran Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Almanya, ABD ve İspanya en büyük ihraç pazarlarımız olmayı sürdürdü. Avrupa Birliği'ne ihracatımız yüzde 6 artışla 764 milyon dolara yükselirken, toplam ihracatta AB’nin payı yüzde 53’e ulaştı. Son bir yıllık ihracatımızda ilk kez 19 milyar dolar barajını aşarak 19 milyar 129 milyon dolara ulaştık. Ağustos ayındaki yüzde 4’lük ihracat artışı potansiyelimizi yansıtmıyor. İhracatımızın ekonomik büyümeye güçlü katkı verebilmesi için çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmamız gerekiyor.” dedi. İhracatçıların yüksek faiz, enflasyon ve döviz kuru üçgeninde rekabetçiliklerini korumakta zorlandıklarını vurgulayan Öztürk, “Enflasyon yüzde 30’un üzerinde direncini korurken yüksek faizler yatırımcının hareket alanını daraltıyor, döviz kurlarındaki artış ise enflasyonun gerisinde kalıyor. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomi için büyümenin sanayi ve ihracat destekli olması gerekiyor.” diye konuştu. “İhracatçının finansmana erişimi güçlendirilmeli” İhracatçının uygun maliyetli finansmana erişiminin kritik hale geldiğine dikkati çeken Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Yüksek faiz-düşük kur sarmalından çıkmamız gerekiyor. Üretimin katma değere ve ihracat gelirine dönüşmesi için ihracatçılarımız uygun finansman modelleriyle desteklenmeli. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması, sanayimizin çarklarının dönmesi, istihdamın korunması ve toplumun refahının artması için ihracatımızın yolculuğundaki taşları hep birlikte temizlemeliyiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Piyasalarda Volatilite Yeniden Yükseliyor Haber

Küresel Piyasalarda Volatilite Yeniden Yükseliyor

Küresel piyasalarda son dönemde artan volatilitenin merkezinde yine ABD sermaye piyasaları yer alıyor. Fed'in politika faizini sabit tutmasına rağmen ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 4,5'in üzerinde seyretmesi, teknoloji hisselerinde şirket bazlı ayrışmanın belirginleşmesi ve yeniden hareketlenen halka arz piyasası yatırımcı davranışını yeniden şekillendiriyor. ABD piyasalarında son dönemin en dikkat çeken gelişmeleri arasında SpaceX'in halka arzı ve yapay zekâ şirketi Anthropic'in halka arz hazırlıkları yer alıyor. Büyük ölçekli bu işlemler, yatırımcıların portföy dağılımlarını yeniden şekillendirirken, sermaye akışının teknoloji hisseleri arasında daha seçici bir yapıya dönüşmesine neden oluyor. Özellikle yüksek profilli halka arzlar mevcut hisselerden likidite çekerek kısa vadeli dalgalanmaları da artırabiliyor. Öte yandan jeopolitik belirsizlikler ve faiz görünümüne ilişkin soru işaretleri güvenli liman talebini desteklemeyi sürdürüyor. Altının ons fiyatı 4.350 doların üzerinde seyrini korurken, petrol fiyatlarının 90 doların altında dengelenmesi enflasyon beklentilerine ilişkin endişeleri bir miktar sınırlıyor. "ABD piyasalarında artık yalnızca Fed değil, sermaye akışları da fiyatlanıyor" Slayz Yatırım Holding CEO'su John Nevzat Erdem, piyasalardaki mevcut görünümü şu sözlerle değerlendirdi: "Küresel piyasalarda volatiliteyi artıran en önemli unsur, yatırımcıların aynı anda birçok değişkeni fiyatlamak zorunda kalması. Fed'in faiz patikası, ABD tahvil faizleri, teknoloji şirketlerinin bilançoları ve son dönemde öne çıkan büyük halka arzlar aynı anda piyasalara yön veriyor. SpaceX'in halka arzı ve Anthropic'in halka arz hazırlıkları, yatırımcı ilgisinin teknoloji ve yapay zekâ şirketlerinde yoğunlaşmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu ölçekteki işlemler yeni yatırım fırsatları oluştururken, mevcut hisselerden sermaye çıkışına neden olarak kısa vadede fiyat hareketlerini de belirginleştirebiliyor. Bugün ABD piyasalarında yalnızca ekonomik veriler değil, sermaye akışının yönü de yatırım kararlarında belirleyici hale gelmiş durumda." Tahvil faizleri ve altın yatırımcıların radarında ABD'de uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksek seviyelerini koruması, özellikle büyüme odaklı teknoloji şirketlerinin değerlemeleri üzerinde baskı oluştururken, yatırımcıların portföylerinde risk dağılımını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. Aynı dönemde altının güçlü seyrini koruması ise belirsizlik dönemlerinde güvenli liman talebinin sürdüğüne işaret ediyor. John Nevzat Erdem'e göre piyasalardaki mevcut tablo tek bir veriyle açıklanabilecek bir süreç değil. "Bugün yatırımcıların takip ettiği göstergeler yalnızca hisse senedi endeksleri değil. ABD tahvil faizleri, altın fiyatları, büyük teknoloji şirketlerinin finansal sonuçları, halka arz takvimi ve Fed'in kararlarını şekillendirecek makroekonomik veriler birlikte okunmalı. Önümüzdeki dönemde volatilitenin yönünü de bu değişkenlerin tamamı belirleyecek." ABD ekonomisine ilişkin büyüme, enflasyon ve istihdam verileri küresel piyasalar açısından temel referans olmayı sürdürürken, küresel sermaye akımlarının yönünü belirleyen ana piyasa hâlâ ABD olmaya devam ediyor. Bu nedenle yatırımcıların yalnızca merkez bankalarının kararlarını değil, sermaye piyasalarındaki yapısal dönüşümü ve şirket bazlı gelişmeleri de yakından takip etmesi önem taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.