Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enflasyon

Kapsül Haber Ajansı - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege İhracatçı Birlikleri’nden Ağustos Ayında 1 Milyar 605 Milyon Dolarlık İhracat Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nden Ağustos Ayında 1 Milyar 605 Milyon Dolarlık İhracat

EİB’nin 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ihracatı yüzde 5 artışla 12 milyar 784 milyon dolar olurken son bir yıllık dönemde ihracatı ise yüzde 4 artışla 19 milyar 129 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sanayi ihracatı Ağustos ayında yüzde 1 artışla 824 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 6 artışla 632 milyon dolar, madencilik ihracatı ise yüzde 38 artışla 148 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 206 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korudu. Ege Maden İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 148 milyon dolarlık ve Ege Tütün İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 121 milyon dolarlık döviz getirerek Ağustos ayında ihracatını en fazla artıran Birlikler oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 11 artışla 175 milyon dolarlık ihracatla Ağustos ayını geride bıraktı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği yüzde 13 artışla 112 milyon dolarlık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Ağustos ayında yüzde 3 artışla 104 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yüzde 3 artışla 97 milyon dolar, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 60 milyon dolar ihracatı kayda aldı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 57 milyon dolar, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği yüzde 7 artışla 35 milyon dolar ihracat yaptı. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 16 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 14 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yaptık Ağustos ayında 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yapıldığını, 87 ülkeye ihracatın artırıldığını aktaran Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Almanya, ABD ve İspanya en büyük ihraç pazarlarımız olmayı sürdürdü. Avrupa Birliği'ne ihracatımız yüzde 6 artışla 764 milyon dolara yükselirken, toplam ihracatta AB’nin payı yüzde 53’e ulaştı. Son bir yıllık ihracatımızda ilk kez 19 milyar dolar barajını aşarak 19 milyar 129 milyon dolara ulaştık. Ağustos ayındaki yüzde 4’lük ihracat artışı potansiyelimizi yansıtmıyor. İhracatımızın ekonomik büyümeye güçlü katkı verebilmesi için çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmamız gerekiyor.” dedi. İhracatçıların yüksek faiz, enflasyon ve döviz kuru üçgeninde rekabetçiliklerini korumakta zorlandıklarını vurgulayan Öztürk, “Enflasyon yüzde 30’un üzerinde direncini korurken yüksek faizler yatırımcının hareket alanını daraltıyor, döviz kurlarındaki artış ise enflasyonun gerisinde kalıyor. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomi için büyümenin sanayi ve ihracat destekli olması gerekiyor.” diye konuştu. “İhracatçının finansmana erişimi güçlendirilmeli” İhracatçının uygun maliyetli finansmana erişiminin kritik hale geldiğine dikkati çeken Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Yüksek faiz-düşük kur sarmalından çıkmamız gerekiyor. Üretimin katma değere ve ihracat gelirine dönüşmesi için ihracatçılarımız uygun finansman modelleriyle desteklenmeli. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması, sanayimizin çarklarının dönmesi, istihdamın korunması ve toplumun refahının artması için ihracatımızın yolculuğundaki taşları hep birlikte temizlemeliyiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Piyasalarda Volatilite Yeniden Yükseliyor Haber

Küresel Piyasalarda Volatilite Yeniden Yükseliyor

Küresel piyasalarda son dönemde artan volatilitenin merkezinde yine ABD sermaye piyasaları yer alıyor. Fed'in politika faizini sabit tutmasına rağmen ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 4,5'in üzerinde seyretmesi, teknoloji hisselerinde şirket bazlı ayrışmanın belirginleşmesi ve yeniden hareketlenen halka arz piyasası yatırımcı davranışını yeniden şekillendiriyor. ABD piyasalarında son dönemin en dikkat çeken gelişmeleri arasında SpaceX'in halka arzı ve yapay zekâ şirketi Anthropic'in halka arz hazırlıkları yer alıyor. Büyük ölçekli bu işlemler, yatırımcıların portföy dağılımlarını yeniden şekillendirirken, sermaye akışının teknoloji hisseleri arasında daha seçici bir yapıya dönüşmesine neden oluyor. Özellikle yüksek profilli halka arzlar mevcut hisselerden likidite çekerek kısa vadeli dalgalanmaları da artırabiliyor. Öte yandan jeopolitik belirsizlikler ve faiz görünümüne ilişkin soru işaretleri güvenli liman talebini desteklemeyi sürdürüyor. Altının ons fiyatı 4.350 doların üzerinde seyrini korurken, petrol fiyatlarının 90 doların altında dengelenmesi enflasyon beklentilerine ilişkin endişeleri bir miktar sınırlıyor. "ABD piyasalarında artık yalnızca Fed değil, sermaye akışları da fiyatlanıyor" Slayz Yatırım Holding CEO'su John Nevzat Erdem, piyasalardaki mevcut görünümü şu sözlerle değerlendirdi: "Küresel piyasalarda volatiliteyi artıran en önemli unsur, yatırımcıların aynı anda birçok değişkeni fiyatlamak zorunda kalması. Fed'in faiz patikası, ABD tahvil faizleri, teknoloji şirketlerinin bilançoları ve son dönemde öne çıkan büyük halka arzlar aynı anda piyasalara yön veriyor. SpaceX'in halka arzı ve Anthropic'in halka arz hazırlıkları, yatırımcı ilgisinin teknoloji ve yapay zekâ şirketlerinde yoğunlaşmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu ölçekteki işlemler yeni yatırım fırsatları oluştururken, mevcut hisselerden sermaye çıkışına neden olarak kısa vadede fiyat hareketlerini de belirginleştirebiliyor. Bugün ABD piyasalarında yalnızca ekonomik veriler değil, sermaye akışının yönü de yatırım kararlarında belirleyici hale gelmiş durumda." Tahvil faizleri ve altın yatırımcıların radarında ABD'de uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksek seviyelerini koruması, özellikle büyüme odaklı teknoloji şirketlerinin değerlemeleri üzerinde baskı oluştururken, yatırımcıların portföylerinde risk dağılımını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. Aynı dönemde altının güçlü seyrini koruması ise belirsizlik dönemlerinde güvenli liman talebinin sürdüğüne işaret ediyor. John Nevzat Erdem'e göre piyasalardaki mevcut tablo tek bir veriyle açıklanabilecek bir süreç değil. "Bugün yatırımcıların takip ettiği göstergeler yalnızca hisse senedi endeksleri değil. ABD tahvil faizleri, altın fiyatları, büyük teknoloji şirketlerinin finansal sonuçları, halka arz takvimi ve Fed'in kararlarını şekillendirecek makroekonomik veriler birlikte okunmalı. Önümüzdeki dönemde volatilitenin yönünü de bu değişkenlerin tamamı belirleyecek." ABD ekonomisine ilişkin büyüme, enflasyon ve istihdam verileri küresel piyasalar açısından temel referans olmayı sürdürürken, küresel sermaye akımlarının yönünü belirleyen ana piyasa hâlâ ABD olmaya devam ediyor. Bu nedenle yatırımcıların yalnızca merkez bankalarının kararlarını değil, sermaye piyasalarındaki yapısal dönüşümü ve şirket bazlı gelişmeleri de yakından takip etmesi önem taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DYO Bayileriyle Yeni Dönemin Ekonomisini ve Büyüme Fırsatlarını Değerlendirdi Haber

DYO Bayileriyle Yeni Dönemin Ekonomisini ve Büyüme Fırsatlarını Değerlendirdi

Türkiye boya sektörünün öncü markası DYO, toptancı bayileriyle gerçekleştirdiği buluşmada sektörün bugünü ve geleceğini kapsamlı bir şekilde ele aldı. Yaşar Holding ve DYO Boya Fabrikaları Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Yaşar, Yaşar Holding ve DYO Boya Fabrikaları Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı ve Yaşar Holding İcra Başkanı Mehmet Aktaş’ın da katıldığı buluşmada, ekonomik görünüm, pazar dinamikleri, değişen müşteri beklentileri ve yeni dönemde büyümeyi destekleyecek uygulamalar değerlendirildi. Toplantıda DYO’nun önümüzdeki döneme ilişkin satış ve pazarlama yaklaşımı, sahadaki rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalar ve bayi kanalını destekleyecek yeni uygulamalar paylaşıldı. Değişen pazar koşullarında hız, doğru ürün ve müşteriye yakınlık başlıklarının önemine dikkat çekilirken, DYO’nun güçlü bayi ağıyla pazardaki etkinliğini daha da artırma hedefi vurgulandı. Ekonomi gündemi bayilerin perspektifinden değerlendirildi Toplantının önemli başlıklarından biri de Türkiye ekonomisi ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler oldu. DYO Genel Müdürü Yakup Benli, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) Başkanı Vahap Munyar ile gerçekleştirdiği söyleşide Türkiye ekonomisinin mevcut görünümünden enflasyon ve faiz beklentilerine, iç talebin seyrinden inşaat ve tüketici piyasalarına kadar iş dünyasının gündemindeki başlıkları ele aldı. Söyleşide makroekonomik gelişmelerin reel sektör ve ticaret üzerindeki etkileri değerlendirilirken, belirsizliklerin yüksek olduğu bir ortamda şirketlerin ve bayilerin değişen koşullara hızlı uyum sağlama becerisinin önemi üzerinde duruldu. “Büyümeyi bayilerimizle birlikte gerçekleştireceğiz” Toplantıda değerlendirmelerde bulunan DYO Genel Müdürü Yakup Benli, DYO’nun güçlü bayi yapılanmasının şirketin en önemli rekabet avantajlarından biri olduğuna dikkat çekti. Benli, “DYO’nun geniş ürün gamı ve kalitesini ispatlamış ürün gruplarına rağmen, gücü yalnızca ürünlerinden ve markasından değil, Türkiye’nin dört bir yanında yıllardır birlikte yol yürüdüğümüz iş ortaklarımızdan geliyor. Pazarın değiştiği, rekabetin yeniden şekillendiği bir dönemden geçiyoruz. Böyle dönemlerde sahaya daha yakın olmak, daha hızlı hareket etmek ve doğru fırsatlara birlikte odaklanmak her zamankinden daha önemli. Önümüzdeki dönemde hedefimiz net: Bayilerimizin rekabet gücünü artıran, ticaretlerini destekleyen ve DYO’nun pazardaki varlığını büyüten adımları birlikte atmak. Çünkü bizim için sürdürülebilir büyümenin yolu, bayilerimizle birlikte gelişmekten geçiyor.” dedi. Toplantıda ayrıca DYO’nun bayi ticaretini desteklemeye yönelik yeni dönem uygulamaları ve kampanyaları da paylaşıldı. Bayilerin finansal ve ticari koşullarını desteklemeyi amaçlayan çalışmaların yanı sıra satış noktasındaki hareketliliği ve DYO ürünlerinin pazardaki erişimini artıracak uygulamalar hakkında bilgi verildi. DYO, güçlü dağıtım ağı, köklü marka mirası ve sahadan beslenen yaklaşımıyla önümüzdeki dönemde de bayileriyle kurduğu uzun soluklu iş birliğini güçlendirmeyi ve Türkiye boya pazarındaki konumunu ileri taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koton, Zorlu Piyasa Koşullarına Rağmen Dirençli Performansını Sürdürdü  Haber

Koton, Zorlu Piyasa Koşullarına Rağmen Dirençli Performansını Sürdürdü 

Yurt içinde uygulanan dezenflasyon programı ve sıkı para politikası koşullarının tüketici talebini sınırlandırmaya devam ettiği ve döviz kurlarının enflasyon artışının belirgin ölçüde altında seyrettiği yılın ilk yarısında, Koton’un konsolide satışları yaklaşık 18 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Satın alma maliyetlerini enflasyonun altında tutmayı başaran ve stok yönetimindeki etkinliğini artıran Koton, jeopolitik gerilimlerin maliyetler üzerindeki olumsuz etkilerine rağmen brüt kâr marjını yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla 0,5 puan artırarak %54,7 seviyesine taşıdı. Enflasyonist baskıların ve enflasyonun üzerinde artan kira giderlerinin etkisi altındaki bu dönemde faaliyet giderleri etkin şekilde yönetildi. Kur farkı gelirlerindeki önemli gerilemeye karşın, disiplinli gider yönetimi sayesinde FAVÖK marjı dirençli kalarak %21,4 seviyesinde gerçekleşti. Koton, bu dönemde stoklarını yıllık bazda %15 ve finansman giderlerini %27 azaltarak yaklaşık 1,8 milyar TL seviyesinde güçlü serbest nakit akışı yarattı. Yurt İçi Mağazacılıkta Sektöre Paralel, Yurt Dışı Mağazacılıkta ise %10 Reel Büyüme Gerçekleşti Yurt içinde tüketici talebindeki zayıflığın yılın ilk yarısında artarak devam etmesi, hazır giyim sektörünü baskı altında tutarken, Koton’un yurt içi mağazacılık satışları sektöre paralel bir performans sergiledi. Yurt dışı mağazacılık satışları ise, faaliyet gösterilen coğrafyalardaki jeopolitik çatışmaların olumsuz etkilerine rağmen, yeni açılan mağazaların ve operasyonel iyileştirmelerin katkısıyla yılın ilk yarısında %10 reel büyüme kaydetti. Bu dönemde yurt dışı operasyonlarının brüt kâr marjı da yıllık bazda 11 puan arttı. Körfez Bölgesi’nde Toplam Satışlar ABD Doları Bazında %99 Büyüdü Apparel Group ortaklığıyla yönetilen Körfez Bölgesi’nde, Temmuz 2026 itibarıyla yıl başından bu yana 6 yeni mağaza daha açıldı. Bölgede yaşanan çatışmaların olumsuz etkilerine rağmen, LFL mağazacılık satışları yılın ilk yarısında ABD Doları bazında %4,7, dönüşüm programı ve yeni açılan mağazaların katkısıyla toplamda ise yıllık bazda %99 büyüdü. Koton’un Mağaza Sayısı 466’ya Ulaştı Koton, 2026 yılının ilk yarısında 11 yeni mağaza açılışı ve 11 mağaza kapanışı gerçekleştirdi. Temmuz ve Ağustos ayının ilk yarısında yurt dışındaki yeni açılışların katkısıyla toplam mağaza sayısı 466’ya yükseldi. Şirket, yılın ikinci yarısında uluslararası büyümesini hızlandırarak özellikle yurt dışı pazarlardaki mağaza yatırımlarına ağırlık vermeyi planlıyor. Koton Club 10 Milyon Üyeyi Aştı, Omnichannel Dönüşüm Tamamlandı Koton’un müşteri sadakat programı Koton Club’ın yurt içindeki üye sayısı Temmuz 2026 itibarıyla 10 milyonu aştı. Programın, yurt dışında CIS Bölgesi ve Sırbistan’ın ardından, yılın ikinci yarısında Gürcistan ve Fas’ta da devreye alınması planlanıyor. Omnichannel stratejisi kapsamında yurt içinde mağaza stoklarının e-ticaret kanalıyla entegrasyonu tamamlandı. Temmuz ayında Gebze’deki e-ticaret deposunun kapatılmasıyla stokların daha etkin yönetilerek operasyonel verimliliğin artırılması ve müşteri taleplerine daha hızlı yanıt verilmesi hedefleniyor. CEO Dr. A. Bülent Sabuncu’nun Değerlendirmeleri Koton CEO’su Dr. A. Bülent Sabuncu, şirketin 2026 yılı ilk yarı performansı ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “2026 yılına, Türkiye’de enflasyonun ve buna bağlı olarak finansman maliyetlerinin kademeli olarak gerileyeceği ve faaliyet ortamının yıl içinde öngörülebilirliğinin artacağı beklentisiyle başlamıştık. Ancak ilk çeyrek sonunda Ortadoğu’da başlayan jeopolitik gerilim ve CIS Bölgesi’nde devam eden çatışma ortamının etkisiyle küresel ve yurt içi piyasalarda artan dalgalanmalar, faaliyet ortamının yılın başında öngördüğümüzden daha zorlu ve belirsiz hale gelmesine neden oldu. Türkiye’de dezenflasyon programı ve sıkı para politikası da tüketici talebi üzerindeki baskısını sürdürürken, küresel çatışmaların etkisiyle maliyetler ve finansman giderlerinde artışlar gerçekleşti. Bu zorlu ortamda, güçlü operasyonel çevikliğimiz ve finansal disiplinimiz sayesinde dirençli bir performans sergiledik. Etkin stok ve işletme sermayesi yönetimi ile disiplinli gider kontrolü sayesinde operasyonel karlılığımızı ve nakit yaratma gücümüzü korurken, yüksek faiz ortamında finansman giderlerimizi azaltmayı başardık. Yurt içinde sektöre paralel bir performans gösterirken, yurt dışında enflasyonun altında artan döviz kurlarına rağmen reel büyümemizi hızlandırarak büyüme stratejimizi kararlılıkla sürdürdük. Yılın ilk yarısında yaşanan makroekonomik gelişmeler ve T.C. Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyonu beklentisindeki yukarı yönlü güncelleme doğrultusunda, yıl sonu beklentilerimizi güncelliyoruz. Yıl sonu satış büyüme beklentimizi yatay – düşük tek haneli büyüme olarak yeniliyoruz. Bu yıl içinde açmayı planladığımız bazı yeni mağaza açılışlarını bir sonraki yıla erteliyoruz ve yıl sonu net mağaza artış beklentimizi 5’in üzerinde olacak şekilde güncelliyoruz. Kar marjları, net finansal borçluluğun FAVÖK’e ve yatırım harcamalarının satışa oranları beklentilerimizi ise koruyoruz. Önümüzdeki dönemde uzun vadeli büyüme stratejimiz doğrultusunda operasyonel verimlilik ve finansal disiplin odağımızı korurken, faaliyetlerimizi ve müşteri deneyimimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Brand Finance tarafından Türkiye’nin en değerli 35. markası olarak gösterilmemiz, Koton’un güçlü marka konumunun ve uzun vadeli değer yaratma potansiyelinin önemli bir göstergesi olurken, önümüzdeki dönemde de bu değeri daha da ileri taşımaya odaklanacağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Maden İhracatçıları Birliği İhracatta 1,5 Milyar Dolar Barajını Aştı    Haber

Ege Maden İhracatçıları Birliği İhracatta 1,5 Milyar Dolar Barajını Aştı  

Ege Maden İhracatçıları Birliği, son 1 yıllık dönemde de ihracatını yüzde 11’lik artışla 1 milyar 365 milyon dolardan 1 milyar 519 milyon dolara yükseltti. EMİB 2026 yılı sonu için belirlediği 1,5 milyar dolar ihracat hedefine 5 ay önce ulaştı. Temmuz ayında da ihracatını yüzde 47’lik artışla 106,8 milyon dolardan 157 milyon 100 bin dolara çıkaran EMİB, Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 12 ihracatçı birliği arasında ihracat artış rekortmeni oldu ve çifte mutluluk yaşadı. Doğal taş ihracatı 796 milyon dolara ulaştı Türkiye’de doğal taş ihracatının lideri olan Ege Maden İhracatçıları Birliği son 1 yıllık dönemde 796 milyon dolarlık doğal taş ihracatına imza attı. Doğal taş bu başarısıyla Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin ihracatını domine etmeyi sürdürdü. Küresel ekonomide belirsizlerin ve jeopolitik risklerin zirve yaptığı bir dönemden geçildiğine dikkati çeken Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, son 3 yıldır döviz kurlarının enflasyon rakamlarının gerisinde kaldığını, ihracatçının yüksek faiz nedeniyle finansmana erişimde büyük zorluklar yaşadığını böylesi bir ortamda Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin ihracat rakamlarındaki artışın çok kıymetli olduğunu vurguladı. 1,5 milyar dolar ihracat hedefini 2026 yılı sonu için belirlediklerini aktaran Alimoğlu, “1,5 milyar dolar ihracat hedefimize 5 ay önce ulaştık. 2026 yılı sonunda ihracatımızdaki bu artış seyri devam ettiği takdirde 1 milyar 650 milyon dolar ihracat seviyesine ulaşacağız” şeklinde konuştu. 3 ay üst üste ticaret heyeti düzenlenecek Ege Maden İhracatçıları Birliği, 2026 yılının kalan diliminde üç sektörel ticaret heyetiyle pazarlama faaliyetlerini sürdürecek. Eylül ayında Özbekistan’a “Sektörel Ticaret Heyeti düzenleyecek olan EMİB, Ekim ayında Fas’a çıkarma gerçekleştirecek. EMİB, Kasım ayında İspanya’ya yapacağı ticaret heyetiyle 2026 yılı pazarlama faaliyetlerini tamamlayacak ve ihracat rakamını daha yukarı taşıma çabası içinde olacak. İşlenmiş mermer en çok ihraç edilen ürün oldu Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin son 1 yıllık dönemde en çok ihraç ettiği ürünler hakkında da bilgi veren Başkan Alimoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “İşlenmiş mermer 366 milyon dolarlık tutarla en çok ihraç ettiğimiz ürün olmayı sürdürdü. Kıymetli metal cevherleri ihracatımız yüzde 49’luk artışla 214 milyon dolardan 318 milyon dolara yükseldi. Blok doğal taş ihracatımız yüzde 36’lık artışla 146 milyon dolardan 198 milyon dolara çıktı. Bu ürün gruplarını 183 milyon dolarla feldspat ve 173 milyon dolarla işlenmiş traverten takip etti.” İhracat yapılan ülke sayısı 163 oldu Egeli madenciler son 1 yıllık dönemde 163 ülkeye maden ürünleri ihraç etme başarısı gösterirken zirvede 499 milyon dolarla Çin Halk Cumhuriyeti yer aldı. Amerika Birleşik Devletleri 254 milyon dolarlık taleple zirve ortağı olurken, üçüncü basamakta 99 milyon dolarlık ihracatla İspanya yer aldı. Bu ülkeleri 98 milyon dolarlık ihracatla İtalya ve 55,5 milyon dolarla Fransa izledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Albaraka Türk Reel Ekonomiye 363 Milyar TL Nakdi ve Gayrinakdi Finansman Desteği Sağladı Haber

Albaraka Türk Reel Ekonomiye 363 Milyar TL Nakdi ve Gayrinakdi Finansman Desteği Sağladı

Açıklanan finansal tablolara göre, bankanın reel sektöre sunduğu nakdi ve gayrinakdi finansmanın toplamı yılın ilk yarısı itibarıyla 363 milyar TL seviyesine ulaştı. Haziran sonu verileriyle toplam aktif büyüklüğünü 541,7 milyar TL’ye çıkaran Albaraka Türk, varlık kalitesindeki sağlam duruşunu sürdürdü. Bankanın Haziran 2026 dönemindeki takipteki alacaklar oranı %1,93 olarak gerçekleşti ve sektör ortalamalarının altında kalarak yüksek aktif kalitesini teyit etti. Sermaye yeterlilik oranı ise %17,05 seviyesinde gerçekleşti. Katılma ve özel cari hesaplar aracılığıyla toplanan fonların büyüklüğü 330 milyar TL’ye yükseldi. Piyasadaki fonlama maliyeti artışlarına rağmen Albaraka Türk, sağlam kaynak yapısı ve etkili mali yönetimiyle istikrarlı büyümesine devam etti. Toplanan kaynaklar içinde özel cari hesapların payı %46,7 ile yüksek seyrini korudu. Kullandırılan finansman desteğinde etkin yönetim ile büyüme sağlandı Finansal tablolara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Albaraka Türk Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Malek K. Temsah şu ifadeleri kullandı: “Enflasyon patikası ve sıkı para politikalarına bağlı zorlu piyasa koşullarında, reel ekonomiye olan desteğimizi sürdürmeye devam ediyoruz. 2026’nın ilk altı ayında nakdi finansman hacmimizdeki ivme, bankacılık ortalamasının üzerinde seyretti. 2025 yıl sonuna kıyasla nakdi kredi hacmimizi %20 artırarak 284,3 milyar TL seviyesine çıkardık. Sürdürülebilir gelir artışımızın ve sağlam finansal yapımızın olumlu etkilerini görmekteyiz. 2026 yılı ilk yarıyılında konsolide net kârımız 2025 yılının aynı dönemine göre, geçtiğimiz yılın ilk çeyreğinde iptal edilen 7 milyar TL’lik serbest karşılık hariç tutulduğunda, %48 artarak 4 milyar TL olarak gerçekleşti; ortalama özkaynak kârlılığımız ise %34,2 seviyesinde gerçekleşti. Bankamızın vizyon ve misyonu doğrultusunda 2026 yılında faaliyetlerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Katılım finans ilkeleri doğrultusunda, müşterilerimizin beklentilerini en iyi şekilde karşılamak için müşteri odaklı yaklaşımımızı daha da ileriye taşıyoruz. Bu süreçte Bankamızın teknoloji kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarımızı artırarak, finansal hizmetlerimizi daha erişilebilir, yenilikçi ve kullanıcı dostu hale getirmeye devam ediyoruz. Sürdürülebilirlik alanındaki projelerimizi genişleterek, topluma ve çevreye karşı sorumluluğumuzu yerine getiriyor; ekonomik değer üretirken sosyal faydayı da ön planda tutuyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Değer Yaratan Şirketler Hissedarlarına İki Kat Fazla Kazandırıyor Haber

Değer Yaratan Şirketler Hissedarlarına İki Kat Fazla Kazandırıyor

Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company’nin ‘Sürdürülebilir Değer Yaratma 2026’ araştırmasına göre iş dünyasının karşı karşıya olduğu en büyük stratejik sınavı gözler önüne seriyor. Şirketlerin hem sermaye maliyetinin üzerinde getiri üretmesini hem de gelirlerini enflasyonun üzerinde büyütmesini şart koşan araştırma, bu iki kriteri yıllar boyu kesintisiz sürdürebilenlerin oranının kritik seviyede düşük olduğunu ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, 2025 yılında küresel ölçekteki şirketlerin yüzde 39’u bu iki şartı aynı anda sağlayabildi. Ancak zaman ufku genişlediğinde başarı oranları hızla düşüyor: Son 10 yılın en az 8’inde bu performansı koruyabilenlerin oranı yüzde 10’da kalırken, 10 yıl boyunca hiç fire vermeden değer yaratabilen öncü şirketlerin oranı ise sadece binde 4 (yüzde 0,4) oranında kalıyor. Araştırma, sürdürülebilir değer yaratmanın yatırımcı tarafındaki karşılığını da net verilerle ortaya koyuyor. Araştırma, uzun vadede istikrarlı bir performans sergileyerek sürdürülebilir değer yaratan şirketlerin son 10 yıldaki ortalama yıllık hissedar getirisinin yüzde 16 olarak gerçekleştiğini açıklıyor. Bu kriterleri karşılayamayan diğer şirketlerin getirisi ise yüzde 8 oranında. Bu veri, finansal piyasaların uzun vadeli istikrarı tam iki kat daha fazla ödüllendirdiğini gösteriyor. Türkiye Avrupa ortalamasının üzerinde Rapor; Türkiye pazarına yönelik çarpıcı analizler de yer alıyor. Türkiye’de incelenen 140 halka açık şirketin yalnızca yaklaşık yüzde 11’i (her dokuz şirketten biri) uzun vadeli ve sistematik değer yaratmayı başarabildiğini tespit ediyor. Türk şirketlerinin yüzde 39’u son on yılda sermaye maliyetini aşan getiri sağlamayı başarırken, yüksek enflasyon ortamının da etkisiyle yalnızca yüzde 24’ü reel büyüme kaydediyor. Her iki başarıyı tek bir potada eritebilen yüzde 11'lik azınlık, yatırımcılarına güçlü sonuçlar sunuyor. Türkiye’nin yüzde 11’lik bu performansı, Avrupa genelindeki yüzde 8’lik ortalamanın üzerinde yer alsa da küresel ve bölgesel rakiplerin gerisinde kalındığına işaret ediyor. Nitekim Amerika kıtasında sürdürülebilir değer yaratıcıların oranı yüzde 14’e ulaşırken, Orta ve Doğu Avrupa (CEE) ülkelerinde her üç şirketten biri (yaklaşık %33) bu unvanı elde etmeyi başarıyor. Onur Candar: Türk şirketleri sermaye verimliliğine odaklanmaları gerekiyor Bain & Company Türkiye Yönetici Ortağı Onur Candar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Rapora göre; küresel trendlere paralel olarak, Türkiye'de de sürdürülebilir değer yaratmayı başaran şirketlerin yatırımcılarına dolar bazında ortalama yüzde 16 toplam hissedar getirisi sağladığını görüyoruz. Değer yaratamayan şirketlerin yüzde 8 getiri oranında kalması, Türk sermaye piyasalarında da uzun vadeli istikrarın karşılık bulduğunu kanıtlıyor. Önümüzdeki dönemde Türk şirketlerinin finansal performanslarını ve yatırımcı güvenini artırmaları için sadece hacimsel büyümeye değil, sermaye verimliliğine odaklanmaları gerekiyor. Küresel rekabetçilik adına önümüzdeki dönemde daha fazla Türk şirketinin bu kulvara girmesi stratejik bir zorunluluk olarak düşünülebilir." Bain & Company Hakkında Bain & Company, dünyanın en iddialı değişim öncülerinin geleceği şekillendirmelerine yardımcı olan küresel bir danışmanlık şirketidir. 40 ülkedeki 67 ofisimizde, olağanüstü sonuçlar elde etmek, rakiplerimizi geride bırakmak ve sektörleri yeniden tanımlamak gibi ortak bir hedef doğrultusunda müşterilerimizle tek bir ekip olarak çalışıyoruz. Daha iyi, daha hızlı ve daha kalıcı sonuçlar sunmak için, kişiye özel ve entegre uzmanlığımızı dijital yenilikçilerden oluşan dinamik bir ekosistemle birleştiriyoruz. 2035 yılına kadar pro bono hizmetlere 2 milyar dolardan fazla yatırım yapma yönündeki 10 yıllık taahhüdümüz, yeteneklerimizi, uzmanlığımızı ve içgörülerimizi eğitim, ırk eşitliği, sosyal adalet, ekonomik kalkınma ve çevre alanlarında günümüzün acil sorunlarıyla mücadele eden kuruluşların hizmetine sunuyoruz. Küresel tedarik zincirlerinin çevresel, sosyal ve etik performans derecelendirmeleri konusunda lider platform olan EcoVadis’ten platin derecelendirme aldık ve bu sayede tüm şirketler arasında ilk %1’lik dilime girdik. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.