Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enflasyonla Mücadele

Kapsül Haber Ajansı - Enflasyonla Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyonla Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten Yılın İlk Yarısında Rekor Kârlılık Haber

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten Yılın İlk Yarısında Rekor Kârlılık

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, yılın ilk yarısında güçlü finansal büyümesini sürdürerek piyasa beklentilerinin üzerinde rekor kârlılığa ulaştı. Türkiye Sigorta, 2026’nın ilk 6 ayında net kârını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44 artışla 13 milyar 450 milyon TL’ye, Türkiye Hayat Emeklilik ise yüzde 52 artışla 11 milyar 8 milyon TL’ye yükseltti. Böylece iki şirket, 1 Ocak–30 Haziran 2026 döneminde toplam net kârını %48 artırarak 24,5 milyar TL ile rekor kârlılığa imza attı. Türkiye Sigorta, 2026 yılının ilk yarısında prim üretimini geçen yılın aynı dönemine göre %30 artırarak 94 milyar 213 milyon TL’ye yükseltirken, pazar payını da %15 seviyesine taşıdı. Türkiye Hayat Emeklilik ise yılın ilk 6 ayında Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) fon büyüklüğünü yüzde 49 artışla 525 milyar TL'ye, katılımcı sayısını da yaklaşık 5 milyona yükseltti. Şirket, aynı dönemde hayat branşında yüzde 53,4 büyümeyle 20 milyar 270 milyon TL prim üretimine ve yüzde 17,7 pazar payına ulaştı. Haziran sonu itibarıyla, Türkiye Sigorta’nın aktif büyüklüğü 193,3 milyar TL’ye, özsermaye büyüklüğü ise 61 milyar TL’ye ulaşırken, özkaynak kârlılığı yüzde 48 olarak gerçekleşti. Türkiye Hayat Emeklilik’in ise aktif büyüklüğü 598,4 milyar TL’ye, özsermaye büyüklüğü 39,4 milyar TL’ye ulaşırken özkaynak kârlılık oranı ise yüzde 62 olarak gerçekleşti. Türkiye Sigorta'nın sermaye yeterlilik rasyosu %213, Türkiye Hayat Emeklilik’in sermaye yeterlilik rasyosu ise %377 seviyesinde kaydedildi. Bileşik rasyo oranı ise Türkiye Sigorta’da %88,34, Türkiye Hayat Emeklilik ise %64,92 seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılı içerisinde; Türkiye Sigorta tarafından 3 milyar TL tutarında nakit temettü dağıtımı yapılacak olup, şirket yüzde 100 bedelsiz sermaye artırımıyla sermayesini 10 milyar TL’den 20 milyar TL’ye yükseltti. Türkiye Hayat Emeklilik tarafında ise, 3 milyar TL’lik temettü dağıtımı yapılacak olup, şirket sermayesi ise 5 milyar TL’den 10 milyar TL’ye yükseldi. “Dengeli fiyatlama ile sigorta erişilebilirliğine katkı sağlıyoruz” 2026 yılının ilk yarısında elde ettikleri finansal sonuçların; güçlü bilanço yapısı, etkin gider yönetimi, mali disiplin ve müşteri odaklı büyüme stratejisinin sonucu olduğunu belirten Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, “Şirketlerimiz, bu yılın ilk yarısında da başarılı finansal performansını sürdürerek tüm paydaşlarına değer üretmeye devam etti. İlk çeyrekte hayat ve hayat dışı sektörlerinde Türkiye Sigorta’nın kârlılıkta 1. sırada, Türkiye Hayat Emeklilik’in ise 2. sırada yer alması, Şirketlerimizin güçlü finansal performansının en önemli göstergesidir. Hayat ve hayat dışı sektörlerinde adeta birbirleriyle yarışan iki şirketimiz de yılın ikinci çeyreğinde kârlılık ve prim üretimindeki lider konumlarını başarıyla sürdürmüştür. Başarımızın temelinde; yılın ilk 6 ayında enflasyonla mücadele ve sigorta erişilebilirliğini artırma stratejimiz kapsamında uygulamaya aldığımız kampanyalar, etkin risk yönetimi, disiplinli fiyatlama politikamız, operasyonel verimliliğimiz ve değişen ekonomik koşullara hızlı uyum sağlayan yönetim anlayışımız bulunuyor. Bu yaklaşımlarımız, hem finansal başarımızı daha da güçlendirdi hem de uzun vadeli hedeflerimize sağlam bir zemin oluşturdu. 2026 yarıyılında rekoru yatırım gelirlerimiz değil, sigortacılığın kendisi yazdı. Sektör ortalamaları %110’un üzerindeyken bileşik oranımız üst üste onuncu çeyrekte %100'ün altında kaldı ve %88 ile tarihimizin en iyi seviyesine geriledi” dedi. Enflasyonla mücadele sürecinde şirketlerinin; finansal gücünü korurken, sigortayı ulaşılabilir kılan dengeli fiyatlama yaklaşımıyla hareket ettiğini ifade eden Çakmak, sözlerine şöyle devam etti: “2026 yılı Haziran ayı sonunda TÜFE, yıllık bazda %32,1 olarak gerçekleşirken sigorta enflasyonu aynı dönem için yüzde 15,5 ile TÜFE’nin önemli ölçüde altında kaldı. Yıllık TÜFE’nin altında gerçekleşen sigorta enflasyonuna sektörümüzde lider ve piyasa belirleyici şirket olarak özellikle bireysel ürün gruplarında aldığımız aksiyonlar, indirimler ve ödeme kolaylığı sunan kampanyalarımızın da etkisiyle katkı sunduk. Yılın ilk 6 ayında sağlık sigortalarında 10,6 milyar TL, kasko branşında da yüzde 30 artışla ile 9,9 milyar TL prim üretimine ulaşarak rekabetçi fiyatlama ile büyümeyi dengeli bir şekilde yönetme kabiliyetimizi bir kez daha ortaya koyduk. Sigorta enflasyonunun üzerinde reel büyüyerek, bu büyümeyi teknik kâra dönüştürerek, yatırım portföyümüzü çeşitlendirerek ve sigorta erişilebilirliğini artırarak 2026’nın ilk yarısında hedeflerimizi her alanda gerçekleştirdik. Enflasyonla mücadele ve herkes için sigorta vizyonumuz doğrultusunda, bazı bireysel ürün gruplarımızda fiyat artışına gitmeden büyümemizi sürdürdük. Etkin fiyatlama yönetimimiz sayesinde yalnızca üretimimizi büyütmekle kalmadık, sektör liderliğimizi daha da pekiştirdik. Bu yaklaşımımızla daha fazla vatandaşımızı sigorta güvencesiyle buluştururken, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir hale getirme hedefimiz doğrultusunda önemli bir mesafe kat ettik. Sektörün geneliyle karşılaştırdığımızda Türkiye Sigorta olarak ilk 6 aydaki 94 milyar TL’lik prim üretimi ile en yakın rakibimizle aramızda 18 milyar TL’lik, sektörün 3. ve 4. şirketleriyle 40 milyar TL’lik fark oluşması bizleri oldukça gururlandırıyor.” Çakmak, tarım ve yangın/doğal afetler branşlarında ise daha önceki yıllarda olduğu gibi yılın ilk yarısında liderliklerini sürdürdüklerini ifade etti. “Hedefimiz, sigortayı herkes için erişilebilir kılmak” Temel hedeflerinin, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir hale getirerek ülkemizdeki sigortalılık oranını artırmak olduğunu vurgulayan Çakmak, farklı gelir grupları ve müşteri segmentlerinin değişen ihtiyaçlarını dikkate alarak ürün, hizmet ve süreçlerini sürekli iyileştirdiklerini ifade etti. Çakmak, “Herkes için erişilebilir sigorta stratejimiz doğrultusunda yılın ilk yarısında öncü ürün ve hizmet kampanyalarımızı hayata geçirdik. Kasko ve trafikte peşin fiyatına taksit kampanyası, 18-26 yaş arası gençlere özel TSS kampanyası, hayat sigortalarında farkındalığı ve penetrasyonu arttırmak için bir ay bizden prim iadeli hayat sigortası kampanyası ve bireysel ürünlere yönelik ödeme kolaylığı ve ek katkı sağladığımız özel kampanyalarımızla müşterilerimizin yanında yer aldık. Dijitalleşme yatırımlarımız, çoklu dağıtım kanallarımız ve müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımımız sayesinde her kademeden müşterimize daha hızlı, daha kolay ve daha etkin hizmet sunmaya devam ediyoruz.” dedi. “Kârlılık ve prim üretiminde rekorlarımıza bir yenisini daha ekledik” Taha Çakmak, sürdürülebilir büyüme ve yüksek kârlılık performansı ile bilançolarını güçlendirmeye devam ettiklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “2026 yılı ilk yarısında kendi rekorlarımızı kırmaya devam ettik. İlk yarıda iki şirketimiz yüzde 48 artışla toplamda 24,5 milyar TL rekor net kârlılığa ulaştık. Prim üretim rakamlarımız ise kurumsal performansımızın en somut göstergesi oldu.” İlk yarıyılda Türkiye Sigorta’nın BIST 50 Endeksi’ndeki tek sigorta şirketi olarak güçlü bir performans sergilediğini ve blok pay satışının güçlü talep gördüğünü ifade eden Taha Çakmak; “Payların hızlandırılmış talep toplama yöntemiyle uluslararası kurumsal yatırımcılara satışında arz edilen tutarın 4 katından fazla talep toplandı. Böylece TVF’nin Türkiye Sigorta’daki %5’lik payı yaklaşık 150 milyon USD (6,75 milyar TL) karşılığında uluslararası kurumsal yatırımcılardan gelen güçlü taleple tamamlandı. Halka açıklık oranımız %23,9’a çıkarak likidite ve yabancı yatırımcı erişimimiz arttı” dedi. Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik olarak sadece bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da gözeten bir anlayışla hareket ettiklerini ifade eden Çakmak, güçlü kurumsal yapılarını sürdürülebilir kârlı büyüme hedefiyle desteklemeye devam edeceklerini söyledi. Çakmak, önümüzdeki dönemde de ürün çeşitliliğini artırmaya, hizmet kalitesini geliştirmeye ve ülkemizin ekonomik kalkınmasına katkı sunarken sigortacılığı daha geniş kitlelerle buluşturmaya kararlılıkla devam edeceklerini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel İnşaat Sektörünün Kalbi Ankara’da Atıyor Haber

Küresel İnşaat Sektörünün Kalbi Ankara’da Atıyor

Etkinliğin açılış konuşmalarını T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Birleşik Krallık Ticaret Bakanı Chris Bryant, Kırgızistan İnşaat, Mimarlık, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanı Oruntaev Nurdan Kemelovich, Gine Şehircilik ve İskan Bakanı Mohamed Lamine Sy Savane, Finlandiya’nın Türkiye Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hämäläinen ve TMB Başkanı M. Erdal Eren gerçekleştirdi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), inşaat sektörünün dönüşümüne yön verecek konuların ele alınacağı zirvede sektörün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturuyor. Profesyoneller, karar vericiler, yatırımcılar, kamu temsilcileri, teknoloji sağlayıcıları, finans kuruluşları, akademi dünyası ve uluslararası sektör temsilcilerinin katılımıyla başlayan Zirve, inşaat sektörünün geleceğine ilişkin önemli görüş alışverişlerine ev sahipliği yapıyor. İnşaatın geleceği Ankara’da konuşuluyor Günümüzde inşaat sektörü; ileri teknolojilerin benimsenmesi, dijital dönüşümün hızlandırılması, verimliliğin artırılması, karbon salımlarının azaltılması, sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi ve dijital alanlardaki nitelikli iş gücü ihtiyacının karşılanması gibi önemli başlıklarla karşı karşıya bulunuyor. Bu kapsamda düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da, inşaat sektörünü yeniden tanımlayan en son yenilikler, sürdürülebilir çözümler ve kaliteli yapı malzemeleri sektör temsilcilerinin gündemine taşınıyor. Zirve kapsamında yer alan uluslararası sergi alanlarında katılımcılar, sektörün en yeni ürünlerini, teknolojilerini ve uygulamalarını yakından inceleme fırsatı buluyor. İki gün boyunca devam edecek olan Zirve’de; dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlikten büyük ölçekli projelerin finansmanına, ileri teknolojilerden geleceğe hazır yetkinliklerin geliştirilmesine kadar sektörün gündemindeki kritik başlıklar üst düzey panel oturumlarında değerlendiriliyor. Küresel ölçekte bilgi paylaşımının teşvik edilmesi ve sektörün karşı karşıya olduğu dönüşüm süreçlerine ilişkin farklı perspektiflerin ortaya konulması hedeflenen zirve, inşaat ve yapılı çevre ekosisteminin tüm bileşenlerini buluşturuyor. Üst düzey katılım İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026’nın açılışında T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Birleşik Krallık Ticaret Bakanı Chris Bryant, Kırgızistan İnşaat, Mimarlık, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanı Oruntaev Nurdan Kemelovich, Gine Şehircilik ve İskan Bakanı Mohamed Lamine Sy Savane, Finlandiya’nın Türkiye Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hämäläinen ile Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren yer aldı. Açılış konuşmalarında inşaat sektörünün küresel ölçekte karşı karşıya olduğu dönüşüm süreçleri, uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme başlıkları ele alındı. İnşaat sektörü enflasyonla mücadeleye katkı sağlıyor T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, açılışta yaptığı konuşmasında “Bu zirvenin, sektörün geleceğine yön verecek değerlendirmelere, yeni iş birliklerine ve ortak vizyonun geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. İnşaat sektörü ülkemizin büyümesi ve kalkınması açısından önemli bir role sahiptir. Enflasyonla mücadele programımıza da önemli katkılar sunmaktadır. Sosyal konut programlarından demiryollarına, enerji alanındaki yatırımlardan altyapı projelerine kadar pek çok alanda sektörümüz önemli görevler üstlenmektedir. İnşaat sektörü, yapı malzemeleri başta olmak üzere çok sayıda girdinin kullanıldığı, nihai tüketim ürünleri alanında birçok sektörü tetikleyen bir yapıya sahiptir. Geçtiğimiz yıl ekonomi yüzde 3,6 büyürken, inşaat sektörü yüzde 10,8’lik büyüme performansı kaydetmiştir. Bu büyümede deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarının önemli etkisi bulunmaktadır. Yaklaşık 14 milyon nüfusu etkileyen büyük bir afetin ardından bölgede yeniden inşa çalışmalarını hızla ve profesyonel bir şekilde yürüttük. 440 bin konut çok kısa sürede tamamlandı. Yollar, şehir altyapıları ve üstyapı çalışmaları hızlı bir şekilde hayata geçirildi” dedi. Körfez bölgesi müteahhitler için önemli T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, açılışta yaptığı konuşmada, dünya ekonomisinin zor günlerden geçtiğini belirterek, ABD ile İran arasında sağlanacak bir barış mutabakatının dünya ekonomisine, dünya siyasetine, dünya huzuruna, istikrarına ve gelişimine katkı sağlamasını temenni etti. Müteahhitlik sektörünün yaklaşık 250 alt sektöre kaynaklık ettiğini ifade eden Bolat, “Dünyada en fazla ticaret yapılan alanlar arasında hizmetler sektörü öne çıkmaktadır. Yurt dışı müteahhitlik sektörümüz dünyada ikinci sırada yer alıyor. 138 ülkede 13 bini aşan proje gerçekleştirmiş olmamız göğsümüzü kabartıyor. Türk müteahhitlik sektörü, Sayın Cumhurbaşkanımızın hedefleri doğrultusunda ülkemizde son 23 yılda gerçekleştirilen ulaştırma, altyapı ve üstyapı projelerinde önemli roller üstlenmiştir. Ukrayna'da üstlendiğimiz proaktif rol, Orta Asya'daki yakın ilişkilerimizle kazanılan projeler, Balkanlar'da kazanılan projeler, Afrika'da yaklaşık 100 milyar dolarlık projeler müteahhitlerimizin gücünü göstermektedir. Körfez bölgesinde alternatif koridorların oluşturulması, Suriye ve Ukrayna'nın yeniden imarı uluslararası müteahhitlik sektörü için önemli alanlardır” dedi. ‘Yeni iş birliği fırsatlarından memnuniyet duyuyorum’ Birleşik Krallık Ticaret Bakanı Chris Bryant ise konuşmasında, “Birleşik Krallık ve Türkiye, büyük altyapı projelerini hayata geçirme ve dünyanın dört bir yanında birlikte fırsatlar yaratma konusunda güçlü bir geçmişe sahiptir. İnşaat sektöründe özellikle ideal ortaklarız; çünkü şantiyeye farklı ancak birbirini tamamlayan beceri ve deneyimler getiriyoruz. Türk müteahhitlik uzmanlığını, Birleşik Krallık'ın tasarım, inovasyon, finansman ve mühendislik alanlarındaki güçlü yönleriyle bir araya getirerek, ekonomilerin büyümesi için ihtiyaç duyduğu sürdürülebilir, dayanıklı ve yüksek kaliteli altyapının geliştirilmesine katkı sağlayabiliriz. Ankara'da sektörün farklı kesimlerinden temsilcilerin bir araya gelerek mevcut ortaklıkları güçlendirmesinden ve yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirmesinden memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullandı. Kırgızistan’dan ‘Asman Şehri’ için davet Kırgızistan İnşaat, Mimarlık, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanı Oruntaev Nurdan Kemelovich ise konuşmasında, “Bugün inşaat sektörü dünya genelinde büyük dönüşümler yaşamaktadır. Ülkelerimizin karşı karşıya olduğu ortak zorluklar vardır. Bunlar; kentleşme, iklim değişikliği, nüfusun uygun fiyatlı ve kaliteli konutlara erişimi, modern altyapının geliştirilmesi, dijital teknolojilerin uygulanması ve şehirlerin sürdürülebilirliğinin artırılmasıdır. Türk şirketleri Kırgızistan’ın inşaat sektörüne ciddi katkılar sunmaktadır. Bu deneyimlerin daha da geliştirilmesi ve şehircilik, altyapı ve turizm alanlarında yeni ortak projelerin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir. Türk şirketleri ve yatırımcılarla iş birliğini genişletmeye açık olduğumuzu belirtmek isterim ve onları yeni projelere katılmaya davet ediyoruz. Bu projeler arasında Issık Göl kıyısında “Asman Şehri” kurulması, turizm kümeleri geliştirilmesi, yerel turizmin desteklenmesi, altyapı modernizasyonu ve ülke genelinde yeni sosyal tesislerin inşası yer almaktadır” ifadelerini kullandı. Gine, iş birliğini yeni bir boyuta taşımaya hazır Gine Şehircilik ve İskan Bakanı Mohamed Lamine Sy Savane yaptığı konuşmasında “21. yüzyıl; kentleşmenin, dijitalleşmenin ve iklim dönüşümünün yüzyılı olacaktır. Daha hızlı, daha kaliteli ve daha sürdürülebilir şekilde inşa etmeyi başarabilen ülkeler, küresel ekonomik rekabette önemli bir stratejik avantaj elde edeceklerdir. Gine de bu inanç ile Cumhurbaşkanımız Sayın Mamadi Doumbouya’nın liderliğinde yürütülen kamu politikalarına yön vermektedir. Simandou 2040 Programı bu vizyonun somut ifadesidir. Bu program, ülkemizin kalkınma perspektiflerini şekillendiren ve yeni bir yapılandırılmış yatırım döneminin kapılarını açan kapsamlı bir bölgesel dönüşüm projesidir. Hedefimiz yalnızca daha fazla yapı inşa etmek değildir. Amacımız; rekabetçi, akıllı, kapsayıcı ve ülkemizin ekonomik ve demografik büyümesini sürdürülebilir biçimde destekleyebilecek bölgeler ve şehirler inşa etmektir. Bu çerçevede Türkiye’nin deneyimi önemli bir referans teşkil etmektedir. Türk şirketleri, birçok kıtada karmaşık altyapı projelerini başarıyla hayata geçirme, inşaat süreçlerini sanayileştirme ve çağdaş kalkınma ihtiyaçlarına cevap veren yenilikçi çözümler üretme konularındaki yetkinliklerini kanıtlamışlardır. Gine, bu iş birliğini yeni bir boyuta taşımayı arzulamaktadır” dedi. ‘Uluslararası kredilerde ortak güven tesis edilmeli’ Küresel inşaat sektörünün İnşaat Zirvesi Türkiye 2026 etkinliği ile yeni bir çağa geçiş yaptığını vurgulayan Finlandiya’nın Türkiye Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hämäläinen, “Dünyada altyapı ihtiyacı artarken iklim değişikliği de önemli bir gündem maddesi olarak öne çıkıyor. Dirençli şehirlerin ortaya konulmasında yapay zekânın katkıları ve dijitalleşme büyük önem taşıyor. Finlandiya, 2035 yılına kadar karbon nötr olma taahhüdünü ortaya koydu. Sürdürülebilir, enerji verimli binaların oluşturulması gibi unsurlar bu bağlamda ele alınıyor. Türk müteahhitler çok önemli bir üne sahip. Finlandiya’nın teknolojisi ve ortaya koyduğu çalışmalar, Türkiye ile kombine edildiği zaman önemli projelerin ortaya çıkabileceğini görüyoruz. Bu bağlamda finansman oldukça önemli. Ekonomik ilişkilerimizi ve Türkiye’deki şirketlerimizi her zaman güvenilir görmeye devam ediyoruz. Uluslararası krediler konusunda ortak bir güvenin tesis edilmesi için hareket ediliyor. Finlandiya’nın ortaya koyduğu teknolojik sağlayıcılarla birlikte Türkiye’nin katkılarıyla önemli çalışmalar yapılabileceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. İnşaat sektörü tarihi bir dönüşüm sürecinden geçiyor Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren de zirvenin açılışında yaptığı değerlendirmede, inşaat sektörünün ekonomik büyüme, istihdam ve kalkınmanın temel taşlarından biri olduğunu belirterek, sektörün bugün tarihinin en önemli dönüşüm süreçlerinden birini yaşadığını ifade etti. Dijitalleşme, yapay zekâ, otomasyon, ileri malzemeler ve veri odaklı proje yönetimi uygulamalarının projelerin tasarlanma, hayata geçirilme ve işletilme biçimlerini köklü şekilde değiştirdiğini vurgulayan Eren, “Sektörümüz, hızlı kentleşme, iklim değişikliği, tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve sürdürülebilirlik alanında artan beklentiler gibi küresel ölçekte önemli sınamalarla karşı karşıya bulunuyor. Bu yeni dönemin gerekliliklerine cevap verebilmek; yenilikçiliği, dayanıklılığı ve her şeyden önemlisi uluslararası iş birliğini zorunlu kılıyor” dedi. Türk inşaat sektörünün odağında teknoloji, sürdürülebilirlik ve iş birliği var Türk inşaat sektörünün güçlü bir tecrübe ve birikimle geleceğe hazırlandığını belirten Eren, “Türk müteahhitleri son elli yılda 138 ülkede yaklaşık 13 bin projeyi başarıyla tamamlayarak dünyanın önde gelen uluslararası müteahhitlik güçlerinden biri haline geldi. Ancak geçmiş başarılarımızın gelecekteki liderliğimiz için tek başına yeterli olmayacağının da bilincindeyiz. Küresel rekabetin hızla değiştiği bir ortamda yenilikçi yaklaşım ve sürekli dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bu doğrultuda çalışmalarımızı teknoloji, sürdürülebilirlik ve uluslararası iş birliği olmak üzere üç temel konu üzerinde yoğunlaştırıyoruz” ifadelerini kullandı. Sektörün tüm paydaşları aynı platformda Türkiye’nin güçlü müteahhitlik birikimini, yenilikçi teknolojileri ve sürdürülebilir gelecek vizyonunu aynı platformda buluşturan İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’nın, sektörün dönüşümüne katkı sağlayacak önemli iş birliklerine ve fikir alışverişlerine zemin hazırlıyor. Kamu ve özel sektör temsilcilerini, akademisyenleri ve uluslararası sektör paydaşlarını bir araya getiren zirve, iki gün boyunca sektörün geleceğine ilişkin kritik başlıklara ev sahipliği yapmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yumurta Üretimi Rekor Seviyeye Ulaştı Haber

Yumurta Üretimi Rekor Seviyeye Ulaştı

Açıklanan verilere göre tavuk yumurtası üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,1 oranında artış kaydetti. Üretimde aylık bazda da artışın sürdüğü görülüyor. Bir önceki ay 1 milyar 860 milyon 594 bin adet olan yumurta üretimi Ocak ayında yüzde 2,2 artarak 1 milyar 902 milyon 299 bin adede yükseldi. ÜRETİMDEKİ ARTIŞ DİKKAT ÇEKİYOR Son dönemde yumurta üretiminde dönemsel dalgalanmalar yaşansa da açıklanan verilerin sektörün üretim gücünü koruduğunu gösterdiğini belirten YUM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim AFYON, “Ocak ayında üretimin 1,9 milyar adedi aşması, Türkiye’nin yumurta üretim kapasitesinin sürdürülebilirliğine işaret ediyor. Bu seviyenin son yılların en yüksek üretim rakamlarından biri olması, güçlü üretim altyapımız sayesinde yumurtada arz güvenliğinin sürdürüldüğünü ortaya koyarken üretimdeki artışın piyasadaki dengelerin korunmasına da katkı sağladığını gösteriyor. Yumurta yüksek besin değerine sahip temel gıdalar arasında yer alıyor ve dengeli beslenme açısından önemli bir protein kaynağı olarak öne çıkıyor. Üretimdeki istikrarlı artış seyri, tüketicilerin kısa bir dönem uygun fiyatlı ve kaliteli protein kaynaklarına erişimini desteklerken, üretim tarafının sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Bu durum yumurta sektörünün gıda arzı açısından stratejik bir rol üstlendiğini de ortaya koyuyor” dedi. TÜRKİYE YUMURTA ÜRETİMİNDE GÜÇLÜ ÜLKELER ARASINDA Türkiye’nin yumurta üretiminde dünyada önemli üretici ülkeler arasında yer aldığını ve sektörün hem iç pazarın ihtiyacını karşılayacak kapasiteye sahip olduğunu hem de ihracat potansiyelini koruduğunu ifade eden YUM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim AFYON, “Yumurta üretiminde güçlü bir üretim altyapısına sahibiz. Açıklanan veriler, sektörümüzün üretim kapasitesini koruduğunu ve üretimde istikrarın sürdüğünü gösteriyor. Bu durum hem iç piyasadaki arz güvenliği hem de sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli bir gösterge” dedi. AFYON, açıklanan TÜİK verilerinin Türkiye’de yumurta üretiminin dönemsel dalgalanmalar gösterebilse de güçlü bir üretim altyapısına dayandığını ortaya koyduğunu belirterek, ocak ayında ulaşılan 1,9 milyar adetlik üretim seviyesinin sektörün üretim kapasitesinin sürdüğünü gösterdiğini ve üretimdeki bu seviyenin piyasa dengeleri açısından da önemli bir gösterge niteliği taşıdığını ifade etti. DEĞİŞEN KÜRESEL DENGELERDE TÜRKİYE’NİN ÜRETİM GÜCÜSon dönemde dünyada değişen dengelerin Türkiye’nin gıda üretimindeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirten AFYON, “Rakibimiz olan birçok ülke çeşitli tarım ve gıda ürünlerinde ihracat kısıtlamalarına giderken Türkiye’de üretim gücü sayesinde arz fazlası oluşabilmektedir. 2024 yılında yüzde 133, 2025 yılında yüzde 115 seviyesinde gerçekleşen yeterlilik oranımızın 2026 yılında yeniden yüzde 130 seviyelerine ulaşması bekleniyor. Bu da iç tüketim karşılandıktan sonra ihracatımızı yeniden eski seviyelerine rahatlıkla taşıyabileceğimiz anlamına geliyor. Özellikle altını çizmek isterim ki ihracat, gıda arz güvenliği ve üretim artışının en önemli sigortalarından biridir” dedi.ARZ FAZLASI İHRACAT VE GIDA SANAYİİNDE DEĞERLENDİRİLMELİArz fazlasının üretim artışından kaynaklanmasının sektör açısından daha sağlıklı bir tablo ortaya koyduğunu ifade eden AFYON, bu ürünlerin ihracat ve gıda sanayii aracılığıyla değerlendirilmesinin üreticinin sürdürülebilir şekilde üretim yapmasını güvence altına aldığını belirtti.RAMAZAN’DA ÜRETİCİDEN TÜKETİCİYE DESTEKAFYON ayrıca, devletin enflasyonla mücadele sürecine sektör olarak destek verdiklerini ifade ederek, “Ramazan ayında vatandaşlarımızın yumurtaya daha uygun fiyatlarla ulaşabilmesi için üretici tarafı önemli bir fedakârlık göstermiştir. Bu süreçte üreticilerin desteğini tüketiciye en doğru şekilde ulaştıran tüketici dostu perakende zincirlerine de teşekkür ediyoruz” dedi.YUMURTAYA YÖNELİK YANLIŞ ALGILARA DİKKATYumurtaya yönelik yanlış algılara da değinen AFYON, tüketicilere şu mesajı verdi: “Halkımız, tazelik ve temizlik kriterleri sağlandığı sürece tüm yumurtaları gönül rahatlığıyla tüketebilir. Farklı renkler veya çeşitli sıfatlarla pazarlanan yumurtalar arasında besin değeri açısından temel bir fark bulunmamaktadır. Bu tarz sınıflandırmalara itibar edilmemesi gerekir. Bu vesileyle de altını çizmek isterim ki, Ramazan ayında sofralarda sıkça yer alan yumurta, yüksek besin değeri sayesinde uzun süre tok tutan önemli bir gıdadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mavi’nin  İlk 9 Ayda Net Kârı 2 milyar 67 milyon TL Haber

Mavi’nin İlk 9 Ayda Net Kârı 2 milyar 67 milyon TL

Konsolide gelirler geçen yılın aynı dönemine göre %7 oranında düştü ve 33 Milyar 580 milyon TL olarak gerçekleşti. Şirket, ilk dokuz ayı, 6 milyar 628 milyon TL FAVÖK ve %19,7 FAVÖK marjı ile tamamlayarak 2 milyar 67 milyon TL net kâr elde etti. Faaliyetlerinden nakit yaratmayı sürdürerek sağlam bilanço yapısını koruyan Mavi’nin, net nakit pozisyonu 4 milyar 254 milyon TL olarak gerçekleşti. Üçüncü çeyrekte kar marjlarını yükseltti Mavi, okula dönüş sezonunu kapsayan üçüncü çeyrekte, bir önceki çeyreğe göre %18’lik artışla, 12 milyar 156 milyon TL gelir elde ederken hazır giyim sektöründeki yüksek indirim ve rekabet koşullarına rağmen, başarılı marka yönetimi, müşteri odaklı iletişimi, dinamik ürün planlama ve fiyatlama stratejisi sayesinde, brüt kâr marjında geçen yılın aynı dönemine göre 130 baz puanlık artış yakaladı. Üçüncü çeyrekte faaliyet giderlerini de verimli yöneterek FAVÖK marjında da 310 baz puan iyileşme kaydetti. Mavi bugün, dünyada 33 ülkede 488 mağaza ve yaklaşık 4.000 satış noktasında müşterileriyle buluşuyor. Perakende, dijital ve omnichannel yatırımlarına devam eden Şirket, Türkiye’de 2 net mağaza açılışı ve 9 mağaza genişlemesi ile perakendede 193 bin metrekareye ulaştı. ABD’de ise perakendede büyüme planları doğrultsunda 4 yeni mağaza açıldı. Dokuz ayda 1,1 milyon yeni müşteri kazandı Mavi, yılın ilk üç çeyreğinde 1,1 milyon yeni müşteri kazandı ve şirketin son bir yıldaki aktif müşteri sayısı 6,1 milyona, Mavi App kullanıcısı ise 5 milyon kişiye ulaştı. Türkiye jean pazarındaki liderliğini sürdürürken, toplam hazır giyim pazarında ilk üçteki yerini korudu. Denimde inovasyona ve fit çeşitliliğine yaptığı yatırımlarla müşterinin %70’i tarafından jean denince akla gelen ilk marka olmaya devam etti. “4 milyar 254 milyon TL net nakit pozisyonumuzla sağlam finansal yapımızı koruyoruz’ Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz, Mavi’nin 2025 yılı ilk 9 aylık performansıyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Makroekonomik belirsizliklerin ve enflasyonla mücadele adımlarının sürdüğü raporlama döneminde, disiplinli stok ve işletme sermayesi yönetimi, başarılı fiyatlama stratejimiz ve disiplinli gider yönetimimiz sayesinde, güçlü bilanço yapımızı koruyarak, faaliyetlerimizden nakit ve net kâr yaratmaya devam ettik. “Doğru ürün, doğru fiyat, premium kalite” stratejimizle, hızlı değişimlerin karşısında her zaman dayanıklı kalabiliyoruz. Belirsizlikleri kontrol edebildiğimiz alanlara odaklanarak yönetiyoruz. Yeni yıla, Türkiye’de hiç borcumuz olmadan ve 4 milyar 254 milyon TL net nakit pozisyonunda giriyor olmak bize güven veriyor. Türkiye jean pazarındaki uzun soluklu liderliğimizin yanı sıra toplam hazır giyimde ilk 3’teki yerimizi koruyarak, casual giyimin ilk adresi olmaya devam ediyoruz.” “TIME tarafından sürdürülebilir büyümede dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçildik” “Sağlam finansal yapımızı korurken sürdürülebilir kârlı büyümeye odaklanıyoruz. TIME Dergisi ve Statista’nın yaptığı Sürdürülebilir Büyüme araştırmasında; geçen yıla göre altı basamak yükselerek, dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçildik, global hazır giyim sektörünün ise bir kez daha lideri olduk. Sektörümüzde üstlendiğimiz öncü rolün Türkiye sınırlarını aşarak bizi dünya çapında liderlik konumuna taşımış olmasından dolayı çok mutlu ve gururluyuz. İnovasyon, yaratıcılık, dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımımızla desteklediğimiz yolculuğumuzda, güçlü finansal performansımızı korurken çevresel etkilerimizi azaltma konusundaki kararlılığımıza devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.