Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Entegrasyon

Kapsül Haber Ajansı - Entegrasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Entegrasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zoho Analytics, Yapay Zekâ Ajanlarıyla  Veri Analizinde Yeni Bir Dönem Başlatıyor Haber

Zoho Analytics, Yapay Zekâ Ajanlarıyla  Veri Analizinde Yeni Bir Dönem Başlatıyor

Şirketlerin kendi iş süreçlerine, performans göstergelerine ve veri ilişkilerine uygun analizler gerçekleştirilmesini sağlayan yeni teknolojilerle genişletilen platforma, SAP, PayPal ve Adobe Commerce dahil 30'dan fazla yeni entegrasyon eklendi. Zoho Analytics, gelişmiş veri güvenliği ve yönetişim özellikleri sayesinde yapay zekâ ajanlarının faaliyetlerinin, veri erişimlerinin ve kullanım maliyetlerinin merkezi olarak izlenmesine de olanak tanıyor. Küresel teknoloji şirketi Zoho Corporation, iş zekâsı (Business Intelligence – BI) çözümü Zoho Analytics'e kazandırdığı yeni yapay zekâ özelliklerini duyurdu. Şirket, veri hazırlama, veri modelleri ve analizler oluşturma, sonuçları görselleştirme, kod yazma ve SQL sorguları oluşturma gibi farklı görevleri üstlenen altı özel yapay zekâ ajanıyla Zoho Analytics'i, yapay zekâ ajanlarının birlikte çalışabildiği yeni nesil bir veri analitiği platformuna dönüştürüyor. Yeni yapıda, Zoho'nun iş zekâsına yönelik yapay zekâ asistanı Ask Zia, farklı görevlerde uzmanlaşmış ajanların çalışmalarını koordine ediyor. Kullanıcılar, doğal dilde verdikleri komutlarla analiz süreçlerini başlatabiliyor. Ask Zia ise talebe uygun yapay zekâ ajanlarını belirleyerek elde edilen sonuçları bir araya getiriyor. Böylece işletmelerin karmaşık veri analizi süreçlerini daha kolay yönetebilmesi ve verilere dayalı karar alma süreçlerini hızlandırması hedefleniyor. Zoho Avrupa Genel Müdürü Sridhar Iyengar, veri analitiğinde yeni bir dönemin başlangıcında olduklarını belirterek şunları söyledi: "Veri analitiğinde bir sonraki büyük dönüşümün henüz başındayız. İş süreçlerinde yapay zekâ ajanlarının etkin biçimde kullanılabilmesi için güçlü bir veri altyapısı temel gereklilik. Ancak ajanların yalnızca verilere erişmesi yeterli değil; bu verileri doğru yorumlayabilmelerini sağlayacak güçlü bir bilgi ve anlamlandırma katmanına da ihtiyaç var. Zoho Analytics'e kazandırdığımız yenilikler tam olarak bu ihtiyaca yanıt veriyor. İşletmelerde kullanılan tüm yapay zekâ araçlarına gerekli iş bağlamını, ölçüm kriterlerini ve yönetişim mekanizmalarını sunan, açık ve geliştirilebilir, güvenilir bir altyapı oluşturuyoruz. Böylece kullanıcıların güvenebileceği sonuçlar elde edilmesini sağlıyoruz." Yapay zekâ analizleri şirketlerin iş süreçlerine göre şekillenecek Zoho Analytics'in öne çıkan yenilikleri arasında, işletmelerin verilerini kendi faaliyet alanları ve iş süreçleri doğrultusunda tanımlamalarını sağlayan semantik katman ve ontoloji modeli bulunuyor. Bu teknolojiler sayesinde şirketler, örneğin hangi işlemlerin gelir olarak kabul edileceğini, belirli performans göstergelerinin nasıl hesaplanacağını veya farklı veri kümeleri arasında nasıl bir ilişki kurulacağını tanımlayabiliyor. Yapay zekâ ajanları da analizlerini bu tanımlamalar üzerinden gerçekleştirerek her işletmenin kendine özgü iş yapısına uygun sonuçlar ve öneriler sunabiliyor. Doğrudan Zoho Analytics'e entegre edilen bu özelliklerin kullanımı için programlama bilgisine, ayrı bir veri platformuna veya bulut veri ambarına ihtiyaç duyulmuyor. İşletmeler farklı departmanları için kendi veri modellerini oluşturabiliyor. Ayrıca açık Apache Ossie standardı sayesinde bu modeller Zoho Analytics dışındaki uygulamalarda ve iş akışlarında da kullanılabiliyor. 30'dan fazla yeni entegrasyon ve gelişmiş yapay zekâ özellikleri Zoho Analytics, mevcut 500'ü aşkın entegrasyonuna 30'dan fazla yeni bağlantı seçeneği ekliyor. Zoho ERP, SAP, PayPal, Adobe Commerce, Twilio, Notion ve Intercom gibi uygulamalarla sağlanan entegrasyonlar, işletmelerin farklı kaynaklardaki verilerini tek bir analitik ortamda değerlendirmelerine olanak tanıyor. Platformun yapay zekâ asistanı Ask Zia, önceki görüşmelerin geçmişini koruyarak kullanıcıların her yeni sorguda işlemlere baştan başlaması ihtiyacını ortadan kaldırıyor. İşletmeler, Zoho'nun kendi dil modelini veya harici bir yapay zekâ modelini tercih edebiliyor. Ayrıca kendi yapay zekâ ajanlarını geliştirerek bu ajanların hangi görevleri bağımsız olarak gerçekleştirebileceğini belirleyebiliyor. Model Context Protocol (MCP) desteği sayesinde harici yapay zekâ uygulamaları da Zoho Analytics'in yeteneklerinden yararlanabiliyor. İşletmeler, geliştirdikleri özel yapay zekâ ajanlarını farklı uygulamalara ve müşteri portallarına entegre edebiliyor. Veri güvenliği, yönetişim ve maliyet kontrolü bir arada Zoho Analytics'in yeni özellikleri, yapay zekâ ajanlarının kullanımında veri güvenliği, şeffaflık ve maliyet kontrolüne de odaklanıyor. Merkezi veri kataloğu sayesinde işletmeler, verilerin hangi kaynaklardan geldiğini ve gerçekleştirilen analizlerde nasıl kullanıldığını takip edebiliyor. Güvenlik ve yönetişim araçları ise verilere erişim yetkilerinin düzenlenmesini ve yapay zekâ ajanlarının faaliyetlerinin izlenmesini sağlıyor. Sistem yöneticileri, yapay zekâ ajanlarını kimlerin kullandığını, hangi verilere erişildiğini, ne tür yanıtlar üretildiğini ve farklı ekiplerin kullanımından kaynaklanan maliyetleri görüntüleyebiliyor. Ayrıca yeni geliştirilen yapay zekâ ajanları ve analizler, gerçek iş ortamında kullanıma alınmadan önce test edilebiliyor. Gerektiğinde önceki sürümlere geri dönülebiliyor. Ajanların farklı uygulamalara entegre edilmesi durumunda da mevcut erişim yetkileri ve güvenlik politikaları korunuyor. Araştırma şirketi IDC'nin Analitik ve Yapay Zekâdan Sorumlu Araştırma Başkan Yardımcısı Megha Kumar, Zoho Analytics'in yeni özelliklerini şöyle değerlendirdi: "Zoho, bu güncellemeyle ölçeklenebilir ve etkin biçimde yönetilebilen yapay zekâ destekli analitik için gerekli birçok unsuru bir araya getiriyor. Platforma entegre semantik ve ontoloji katmanları, yönetişim ve izleme özellikleri ile yapay zekâ ajanlarının uygulamalara entegre edilerek veya MCP üzerinden bağımsız bir arayüze ihtiyaç duymadan kullanılabilmesi bu yaklaşımın önemli parçalarını oluşturuyor. Şirketin açıklık ve farklı sistemlerle birlikte çalışabilirlik konusundaki yaklaşımı, işletmelerin kendi iş bağlamlarına dayanan analizlerden daha fazla yararlanmasına katkı sağlayacaktır. 50'den fazla yeni özellik kullanıma sunuluyor Zoho Analytics'e eklenen 50'den fazla yeni özellik arasında farklı grafik türleri, özelleştirilebilir raporlar, tahminleme araçları ve gelişmiş veri yönetimi çözümleri bulunuyor. Platformun yapay zekâ faaliyetlerini izleme ve yeni uygulamaları devreye alma yetenekleri de genişletiliyor. Yeni Data Science Studio özelliği, Jupyter Notebook'ları ve PMML modellerini destekleyerek veri bilimi çalışmalarının platform üzerinden yürütülmesine olanak tanıyor. Zoho, ilerleyen dönemde analizlerin yalnızca mevcut verilere değil, iş verilerindeki değişimlere ve yapay zekâ ajanlarının gerçekleştirdiği işlemlerin sonuçlarına da dayanmasını hedefliyor. Uzun vadede ise Zoho Analytics'in, veri gölü ve veri ambarı özelliklerini birleştiren data lakehouse yeteneklerine sahip bütünleşik bir veri platformunun temelini oluşturması planlanıyor. Dünya genelinde 100 bin işletmenin günlük olarak kullandığı Zoho Analytics; bulut, şirket içi sunucu ve hibrit ortamlarda hizmet veriyor. Platformun bulut sürümüne yönelik güncellemeler kullanıma sunulurken, gelişmiş sayfa düzenine sahip raporlama, ontoloji katmanı ve semantik model özelliklerinin ön izleme sürümleri önümüzdeki dört ila sekiz hafta içerisinde dünya genelinde erişime açılacak. Şirket içi sunucularda kullanılan sürüme yönelik güncellemeler ise 2027'nin ilk çeyreğinde sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketlerde Yapay Zekâ Harcamaları 2,7 Trilyon Dolara Ulaşacak Haber

Şirketlerde Yapay Zekâ Harcamaları 2,7 Trilyon Dolara Ulaşacak

Kurumlarda devasa büyümenin yeni sorumluluklar getirdiğini belirten GBA Bilişim Kurucu Ortağı A. Barkın Gündoğdu, veriyi sadece saklamanın iş sürekliliği için yeterli olmadığını vurguladı. Veri güvenliğiyle iş sürekliliğinin birbirini tamamladığına dikkat çeken Gündoğdu, “Küresel araştırma şirketi Gartner'ın Temmuz ve Eylül 2026 raporları, veri merkezi harcamalarının 822 milyar dolara, yapay zekâ harcamalarının ise 2,7 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor. Rakamlardan da anlıyoruz ki; kurumlar için asıl mesele yalnızca veriyi korumak değil, olası bir kesinti sonrasında operasyonların ne kadar hızlı ve güvenli biçimde sürdürebileceğidir.” değerlendirmesini yaptı. “Kurumların yalnızca teknolojik kapasiteye değil, operasyonel gereksinimlere de odaklanması gerekiyor” Kamu ve özel sektörde 25 yılı aşan sektörel deneyime sahip olduğunu belirten Gündoğdu, özellikle son yıllarda kurumların veri güvenliği ve iş sürekliliğine yönelik yatırımlarında önemli bir dönüşüm yaşandığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Kurumların yedekleme, felaket kurtarma ve iş sürekliliği mimarilerini oluştururken yalnızca teknolojik kapasiteye değil, operasyonel gereksinimlere de odaklanması gerekiyor. İş sürekliliği planlamasında RPO ve RTO gibi kavramlar kritik önem taşıyor. Kurumun hangi noktadaki veriye geri dönebileceği ve sistemlerini ne kadar sürede yeniden çalıştırabileceği önceden belirlenmeli. Bu süreçlerin düzenli olarak test edilmesi, sürdürülebilir ve ölçülebilir hale getirilmesi gerekiyor. Çünkü yaşanan bir kesinti yalnızca teknik bir problem değil; mali kayıp, operasyonel aksama ve itibar riski anlamına da geliyor.” Yapay zekâ yatırımlarında altyapı ve yönetişim birlikte ele alınmalı Yapay zekâ yatırımlarının veri merkezi kapasitesi, enerji gereksinimleri ve kurumsal altyapılar üzerindeki etkisine dikkat çeken Gündoğdu, bu alandaki yatırımların bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte kurumların işlem kapasitesi, veri yönetimi ve entegrasyon ihtiyaçları da büyüyor. Ancak yalnızca daha güçlü sunuculara veya daha büyük modellere yatırım yapmak yeterli değil. Bu sistemlerin güvenli, erişilebilir, yönetilebilir ve kesintilere dayanıklı olması gerekiyor. Dolayısıyla yapay zekâ yatırımlarının başarısı, arkasındaki altyapının ve yönetişim mekanizmalarının olgunluğuyla doğrudan ilişkili.” Agentic AI ile bilgi, kontrollü aksiyona dönüşüyor Kurumsal yapay zekâ teknolojilerinin yeni bir aşamaya geçtiğini belirten Gündoğdu, özellikle Agentic AI yaklaşımının iş süreçlerinde önemli değişiklikler yaratacağını söyledi. “Bugüne kadar yapay zekâyı çoğunlukla sorulara yanıt veren, bilgiye erişimi kolaylaştıran veya içerik üreten sistemler olarak değerlendirdik. Agentic AI ile birlikte bu yaklaşım değişiyor. Artık sistemler yalnızca bilgi üretmekle kalmıyor; belirli hedefler doğrultusunda süreçleri analiz edebiliyor, farklı kurumsal uygulamalarla etkileşime geçebiliyor ve tanımlanan yetkiler çerçevesinde aksiyon başlatabiliyor.” Bu dönüşümde insan unsurunun önemini koruduğunu vurgulayan Gündoğdu, “İnsan unsuru bizim için son derece kıymetli. Yapay zekânın amacı insanı iş süreçlerinden çıkarmak değil, çalışanların zamanını daha yüksek katma değerli alanlara yönlendirmek olmalı. Tekrarlayan ve operasyonel yoğunluğu yüksek süreçlerde yapay zekâdan yararlanırken, kritik karar noktalarında insan gözetimini ve onay mekanizmalarını korumamız gerekiyor. Kurumsal dünyada gerçek değer yaratacak yaklaşımın kontrollü otonomi olduğuna inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Kurumsal yapay zekânın temelinde orkestrasyon bulunuyor Yapay zekâ sistemlerinin kurumsal yapılara entegrasyonunun yalnızca büyük dil modelleriyle çözülemeyeceğini belirten Gündoğdu, orkestrasyon katmanlarının önemine dikkat çekerek “Kurumsal yapılarda ERP, CRM, BT yönetim sistemleri, veri tabanları ve farklı uygulamalardan oluşan karmaşık teknoloji ekosistemleri bulunuyor. Yapay zekânın gerçek iş değeri üretebilmesi için bu sistemlerle güvenli biçimde etkileşime geçebilmesi gerekiyor. Asıl mesele farklı teknolojileri bir araya getirmekten çok, bunların doğru bir mimari içerisinde birlikte çalışmasını sağlamak. Veri kaynaklarını, kurumsal uygulamaları, yapay zekâ ajanlarını ve insan onay mekanizmalarını bir araya getiren orkestrasyon katmanları bu nedenle kritik önem taşıyor. Yetkilendirme, izlenebilirlik ve denetlenebilirlik bu mimarinin ayrılmaz parçaları olmalı” değerlendirmesinde bulundu. GBA Bilişim’in öncelikli pazar hedefi Birleşik Krallık GBA Bilişim’in gelecek hedeflerine ilişkin bilgiler paylaşan Gündoğdu, şunları söyledi: “Türkiye’de edindiğimiz kurumsal teknoloji ve entegrasyon deneyimini daha geniş bir coğrafyaya taşımayı hedefliyoruz. Özellikle Birleşik Krallık, uluslararası büyüme stratejimizde öncelikli değerlendirdiğimiz pazarlardan biri. Amacımız yalnızca yeni pazarlarda faaliyet göstermek değil, Türkiye'de geliştirdiğimiz teknik yetkinliği ve saha deneyimini uluslararası ölçekte değer üreten bir yapıya dönüştürmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turkven, Craftgate’e Yatırım Yaptı Haber

Turkven, Craftgate’e Yatırım Yaptı

Turkven, online ödeme alan işletmelerin ödeme süreçlerini tek merkezden yönetmesini sağlayan ödeme orkestrasyonu platformu Craftgate’e yatırım yaptı. Yatırım sürecinin tamamlanmasıyla birlikte Turkven, Craftgate’in yatırımcıları arasına katıldı. Kurucu ortakların çoğunluk payını koruduğu bu ortaklık, Craftgate’in teknoloji ve sektör deneyimini Turkven’in yatırım tecrübesiyle bir araya getiriyor. Craftgate, yeni dönemde Türkiye’de daha fazla işletmeye ulaşmayı, ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırmayı ve ödeme orkestrasyonu alanındaki güçlü konumunu pekiştirmeyi hedefliyor. Craftgate, işletmelerin yurt içindeki ve yurt dışındaki ödeme hizmeti sağlayıcılarına ve alternatif ödeme yöntemlerine tek entegrasyon üzerinden ulaşmasını ve tüm ödeme süreçlerini tek panelden yönetmesini sağlıyor. Akıllı ödeme yönlendirme ve ödeme tekrar deneme gibi çözümleriyle işletmelerin ödeme başarı oranlarını artırmasına, ödeme maliyetlerini optimize etmesine ve operasyonel verimlilik kazanmasına destek oluyor. Perakendeden turizme, e-ticaretten sigortacılığa farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere hizmet veren Craftgate, Turkven’in katılımıyla Türkiye ve global pazarlardaki büyümesini hızlandırmayı amaçlıyor. Şirket, ürün geliştirme yetkinliğini ve proaktif destek yaklaşımını daha geniş bir üye işyeri kitlesine ulaştırmaya odaklanacak. Craftgate’in gelecek dönem teknoloji gündeminde, yapay zekâ dahil gelişen teknolojilerin ödeme süreçlerinde verimlilik ve işletmelere sunulan içgörüler açısından yaratabileceği fırsatların değerlendirilmesi de yer alacak. Şirket, bu alandaki yaklaşımını üye işyerlerinin ihtiyaçları ve somut fayda sağlayabilecek kullanım alanları doğrultusunda şekillendirmeyi hedefliyor. Craftgate Kurucu Ortağı ve CEO’su Hakan Erdoğan, yatırımla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Craftgate’i, işletmelerin ödeme süreçlerindeki karmaşıklığı azaltmak ve geliştirdiğimiz teknolojiyle büyümelerine katkı sağlamak için kurduk. Bugün farklı sektörlerden lider markalarla çalışıyor, üye işyerlerimizin ödeme operasyonlarında somut değer yaratıyoruz. Turkven’in yatırımcılarımız arasına katılmasını, ekibimize ve Craftgate’in büyüme potansiyeline duyulan güvenin güçlü bir göstergesi olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde bizi en çok heyecanlandıran alanlardan biri yapay zekâ. Ödeme orkestrasyonunun geleceğinin, işletmelerin ödeme süreçlerini yönetmenin ötesinde, veriye dayalı kararlar alabilmelerine ve operasyonlarını daha akıllı yönetebilmelerine yardımcı olan teknolojilerle şekilleneceğine inanıyoruz. Yapay zekâ destekli özelliklerimizin sayısını hızla artırıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu alanda sektörde ses getireceğine inandığımız yeni ürün yeteneklerini müşterilerimizle buluşturmayı hedefliyoruz. Turkven ile birlikte Craftgate’in büyüme hikâyesinin yeni dönemine başlıyoruz.” Turkven’in üst düzey yöneticilerinden Barış Seven ise ortaklığa ilişkin şunları söyledi: “Craftgate, ödeme teknolojileri alanındaki uzmanlığı, kendi geliştirdiği ürünleri ve bugüne kadar sergilediği büyüme performansıyla dikkatimizi çeken bir şirket oldu. Farklı sektörlerden işletmelerin ödeme süreçlerini yönetirken karşılaştığı sorunlara teknolojiyle yanıt verebilmesi ve müşterileriyle kurduğu uzun vadeli ilişkiler, şirketin gelişim potansiyeline ilişkin değerlendirmemizde öne çıkan unsurlar arasında yer aldı. Ödeme yöntemlerinin çeşitlenmesi, işletmelerin birden fazla ödeme sağlayıcısıyla çalışması ve ödeme operasyonlarının giderek daha fazla teknoloji gerektirmesi, orkestrasyon çözümlerine duyulan ihtiyacı artırıyor. Craftgate’in bu alanda geliştirdiği teknoloji ve sahip olduğu deneyimle Türkiye pazarındaki büyümesini sürdürebileceğine inanıyoruz. Turkven olarak farklı sektörlerdeki yatırım deneyimimizi Craftgate’in kurucu ekibinin teknoloji ve sektör bilgisiyle bir araya getirmekten memnuniyet duyuyoruz. Şirketin daha fazla işletmeye ulaşmasını, mevcut ürün yeteneklerini geliştirmesini ve yeni teknolojilerle müşterilerine sunduğu değeri artırmasını desteklemeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kızılay Lojistik’ten Dijital Dönüşüm İçin Yeni İş Birliği Haber

Kızılay Lojistik’ten Dijital Dönüşüm İçin Yeni İş Birliği

Kızılay Lojistik, depo operasyonlarının dijital dönüşümü için Çözüm Teknoloji ile Axata/WM Depo Yönetim Sistemi projesini hayata geçiriyor. Kızılay Teknoloji’nin desteğiyle yürütülen proje, depo süreçlerinin daha etkin ve izlenebilir şekilde yönetilmesini sağlıyor. Kızılay Lojistik Genel Müdürlüğünde Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar, Çözüm Teknoloji Genel Müdürü Özcan Öztürk ve Kızılay Teknoloji Genel Müdürü Fatih Türkoğlu’nun katılımıyla imzalanan anlaşmayla, Türk Kızılay’ın dernek, fabrika ve üretim depolarındaki operasyonlar, Kızılay’a özgü sistem altyapısı ve belirlenen standartlar çerçevesinde yönetiliyor. AFAD ile iş birliği içinde yürütülen depo süreçleri de Türk Kızılay kalite standartlarıyla destekleniyor. Projenin ilk pilot uygulaması 1 Kasım’da devreye alınıyor. Depo süreçleri uçtan uca dijitalleşiyor Axata/WM Depo Yönetim Sistemi projesiyle ürünlerin depoya kabulünden sevkiyatına kadar tüm süreçler dijital ortamda yürütülüyor. Mal kabul, barkodlama, adresleme, yerleştirme, stok yönetimi, FIFO/FEFO uygulamaları, lot ve seri numarası takibi, ikmal, sipariş toplama, paketleme, sevkiyat, sayım ve raporlama gibi operasyonlar tek bir platform üzerinden yönetiliyor. WMS sistemi, SAP ERP sistemiyle entegre çalışarak depo operasyonları ile kurumsal kaynak planlama süreçleri arasında kesintisiz veri akışı sağlıyor. Yeni sistem stok doğruluğunu artırıyor, operasyonel hataları azaltıyor, depo alanı ve iş gücünün daha verimli kullanılmasını ve işlemlerin hızlanmasını sağlıyor; yöneticilere anlık, güvenilir ve karşılaştırılabilir veriler sunuyor. Proje ilk aşamada Türk Kızılay’ın dernek, fabrika ve üretim depolarında hayata geçiriliyor. AFAD ile iş birliği içinde yürütülen depo süreçleri ise Türk Kızılay kalite standartlarıyla destekleniyor. Kızılay’ın sistem altyapısı ve belirlenen süreç ve veri standartları doğrultusunda yürütülen proje; saha analizleri, entegrasyon, pilot uygulama ve kademeli yaygınlaştırma adımlarıyla ilerliyor. “Depo operasyonlarımızı dijital altyapıyla daha güçlü hale getiriyoruz” Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar, yeni sistemle depo operasyonlarında verimlilik ve izlenebilirliği artırmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Axata/WM projesiyle farklı lokasyonlardaki depo operasyonlarımızı sistem altyapımız ve belirlediğimiz standartlar doğrultusunda yönetiyor, stoklarımızı gerçek zamanlı izliyoruz. SAP ERP sistemimizle entegre çalışan bu yapı, depo süreçlerindeki veri akışını da güçlendiriyor. Bu altyapı, özellikle afet ve acil durumlarda kritik malzemelerin hangi noktalarda bulunduğunu anlık olarak görmemizi ve ihtiyaç duyulan sevkiyatları hızlı ve doğru şekilde gerçekleştirmemizi sağlıyor. Böylece depo süreçlerimizi daha verimli yönetirken afet lojistiği kapasitemizi de güçlendiriyoruz.” Lojistik gücünü ihtiyaç duyulan her noktada değere dönüştüren Kızılay Lojistik, Türk Kızılay’ın insani yardım ve sosyal hizmet çalışmalarına kaynak sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TKYB’den Yapay Zekâ Destekli Yeni Nesil Bankacılık Deneyimi Haber

TKYB’den Yapay Zekâ Destekli Yeni Nesil Bankacılık Deneyimi

Yapay zekâ platformları, ticaretin yanı sıra bilgiye ve finansal hizmetlere erişimde de yeni bir kanal haline geliyor. TKYB, hayata geçirdiği entegrasyonla bankacılık hizmetlerini yeni nesil yapay zekâ ekosistemleriyle buluşturarak dijital müşteri deneyiminin geleceğine yönelik önemli bir çalışmayı hayata geçirdi. Gerçekleştirilen çalışma kapsamında kullanıcıların yapay zekâ platformları üzerinden doğal dil kullanarak Bankanın ürün ve hizmetleri hakkında bilgi alabilmesi ve tanımlanan bankacılık servisleriyle etkileşime geçebilmesi amaçlanıyor. Yeni yaklaşım, klasik dijital kanallardan farklı olarak kullanıcıların bankacılık ihtiyaçlarını doğal bir konuşma akışı içerisinde ifade edebilmesine imkân sağlıyor. Böylece yapay zekâ, yalnızca bilgi sunan bir araç olmanın ötesine geçerek bankacılık servisleriyle kontrollü ve güvenli biçimde etkileşim kurabilen yeni nesil kullanıcı deneyiminin önemli bileşenlerinden biri haline geliyor. Teknoloji geliştirme yetkinliği yapay zekâ alanına taşınıyor TKYB, teknoloji stratejisinin önemli unsurlarından biri olan iç kaynaklarla teknoloji geliştirme yetkinliğini yapay zekâ alanında da ileri taşımayı sürdürüyor. ChatGPT ile gerçekleştirilen MCP tabanlı entegrasyon; Bankanın bankacılık servislerini yeni nesil yapay zekâ teknolojileriyle buluşturma, güvenli entegrasyon altyapıları geliştirme ve geleceğin bankacılık deneyimini bugünden tasarlama yaklaşımının somut örneklerinden birini oluşturuyor. Türkiye bankacılık sektöründe ChatGPT ile MCP tabanlı entegrasyonu hayata geçiren öncü bankalar arasında yer alan TKYB, yapay zekâ destekli bankacılık teknolojilerini kendi mühendislik yetkinliğiyle geliştirmeye ve bu alandaki kullanım senaryolarını genişletmeye devam etmeyi hedefliyor. ChatGPT üzerinden Kalkınma Yatırım Bankası uygulamasına nasıl ulaşılabilir? Kullanıcılar, ChatGPT'ye giriş yaptıktan sonra sol menüde yer alan Eklentiler alanını açarak burada bulunan Kalkınma Yatırım Bankası uygulamasını seçip eklentiyi kurarak ChatGPT hesaplarına bağlayabiliyor. Sohbetlerinde @Kalkınma Yatırım Bankası ile başlayarak uygulamayla etkileşime geçebiliyor ve Bankamız ürün ve hizmetleri hakkında güncel bilgilere ve kredi süreçlerine doğrudan ChatGPT üzerinden ulaşabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nu Teknoloji, Şehir Altyapılarını Tek Dijital Ekosistemde Buluşturuyor Haber

Nu Teknoloji, Şehir Altyapılarını Tek Dijital Ekosistemde Buluşturuyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı’ ile akıllı şehir uygulamalarının 81 il ölçeğinde yaygınlaştırılması hedefleniyor. Birlikte çalışabilir sistemler, ortak veri yönetimi ve yerli teknolojilerin geliştirilmesinin öne çıktığı plan; kaynakların etkin kullanıldığı, mükerrer yatırımların önlendiği, standartları belirlenmiş bütüncül bir akıllı şehir yaklaşımını esas alıyor. Akıllı şehir teknolojilerinde en az yüzde 80 yerli üretim hedefi de yerli teknoloji şirketleri açısından önemli bir ölçeklenme alanı yaratıyor. Nu Teknoloji ise bu dönüşüme sensör ve cihazların yanı sıra haberleşme altyapısı, yazılım, veri yönetimi ve entegrasyon kabiliyetini de içeren yerli teknoloji çözümleriyle katkı sunmayı hedefliyor. Nu Teknoloji'nin akıllı şehir yaklaşımında enerji tüketimi, hava kalitesi, çevresel ölçüm, aydınlatma, atık yönetimi ve kent mobilyaları gibi farklı alanlardan elde edilen veriler ortak bir dijital ekosistemin parçaları olarak ele alınıyor. Merkezi yönetim platformuyla farklı sistemlerden gelen veriler tek ekrandan izlenebiliyor; alarm ve anomaliler görülebiliyor, performans karşılaştırılabiliyor ve gerektiğinde daha hızlı aksiyon alınabiliyor. Böylece verinin enerji ve kaynak kullanımından bakım süreçlerine kadar şehir operasyonlarında somut faydaya dönüşmesi amaçlanıyor. Bu yapının haberleşme katmanında ise mesh mimarisi öne çıkıyor. Nu Teknoloji'nin IoT çözümlerinde kullandığı mesh tabanlı yapıda cihazlar yalnızca merkezi bir noktaya değil, birbirleri üzerinden de veri aktarabiliyor. Bu yapı geniş alanlara yayılan IoT uygulamalarında kapsama ve ölçeklenebilirliği destekliyor. Sistemleri konuşturmak dünyanın da gündeminde Sistemlerin birlikte çalışması, dünyadaki akıllı şehir çalışmalarının da temel gündemlerinden biri. OECD'nin Smart City Data Governance: Challenges and the Way Forward çalışması, şehirlerde farklı sistemlerden elde edilen verilerin birbirinden kopuk “veri silolarında” kalmasının birlikte çalışabilirliğin önündeki önemli engellerden biri olduğuna dikkat çekiyor. OECD; farklı şehir birimleri ve sektörlerden gelen verilerin paylaşılabildiği platformları ve ortak veri standartlarını akıllı şehir dönüşümünün önemli unsurları arasında gösteriyor. “Türkiye’nin 81 ili kapsayan yeni yol haritasını önemli buluyoruz” Nu Teknoloji Kurucu Ortağı Ayşe Nur Koroğlu, Türkiye'nin akıllı şehirlerle ilgili yeni dönemini şu şekilde değerlendirdi: “Bir şehre binlerce sensör yerleştirmek onu tek başına akıllı hale getirmiyor. Asıl dönüşüm; enerjiden hava kalitesine, aydınlatmadan atık yönetimine kadar farklı sistemlerin birbiriyle konuşabildiği ve üretilen verinin tek yönetim katmanında anlamlı hale getirilebildiği zaman başlıyor. Türkiye'nin 81 ili kapsayan yeni yol haritasını bu nedenle önemli buluyoruz. Önümüzdeki dönemde teknoloji sayısından çok, bu teknolojilerin ne kadar entegre, ölçeklenebilir ve yönetilebilir olduğuna bakmamız gerekecek. Yerli ve milli teknoloji de bizim için yalnızca bir cihazın ülkemizde üretilmesi anlamına gelmiyor. Kritik şehir altyapılarında teknolojiyi geliştirme kabiliyetinin, sistem bilgisinin ve veriyi yönetme yetkinliğinin ülkede kalması bunun önemli bir parçası. Türkiye'nin önündeki bu ölçeklenme fırsatının, burada geliştirilen ve sahada doğrulanan teknolojilerin uluslararası pazarlara taşınmasına da katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karel 40. Yılında Anıtkabir’de Haber

Karel 40. Yılında Anıtkabir’de

Karel, 40. yılı kapsamında Genel Müdür Altay Doğu’nun öncülüğünde, yöneticileri, iştiraklerinin temsilcileri ve çalışanlarının katılımıyla Anıtkabir’i ziyaret etti. Şirket adına mozoleye çelenk sunulan ziyarette Altay Doğu, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. Türkiye’de mühendislik ve teknoloji üretme hedefiyle başlayan Karel’in 40 yıllık yolculuğu, bugün Ar-Ge’den üretime, entegrasyondan saha uygulamalarına uzanan geniş bir teknoloji yetkinliğine ulaştı. Türk mühendislerinin bilgi ve deneyimiyle büyüyen Karel, geliştirdiği çözümlerle Türkiye’nin teknoloji ekosisteminde önemli bir rol üstlenirken ulusal ve uluslararası birçok markayla uzun soluklu iş birlikleri yürütüyor. Ziyaret kapsamında Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Karel Genel Müdürü Altay Doğu, şirketin 40 yıllık yolculuğunu ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi: “Karel’in 40 yıllık yolculuğu, Türkiye’nin kendi teknolojisini geliştirme ve üretme iradesinin de bir parçası. Bugün geldiğimiz noktada teknolojiyi tasarlayan, geliştiren, üreten ve sahada hayata geçiren güçlü bir mühendislik birikimine sahibiz. Bu birikimin arkasında ise 40 yıl boyunca Karel’e emek veren çalışma arkadaşlarımızın, iştiraklerimizin ve iş ortaklarımızın bilgi, deneyim ve özverisi var. Cumhuriyetimizin bize bıraktığı akıl ve bilim mirasının izinde, Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve üretme kapasitesine katkı sağlamayı çok değerli buluyoruz. 40. yılımızda hep birlikte Anıtkabir’de olmak ve bu anlamlı yolculuğu Atatürk’ün huzurunda anmak bizim için büyük bir gurur. Önümüzdeki dönemde de mühendislik gücümüzü ve inovasyon kabiliyetimizi geliştirerek ülkemiz ve iş ortaklarımız için değer üretmeye devam edeceğiz.” 40 Yıllık Mühendislik Birikimi Karel’in teknoloji yolculuğu iletişimle başladı. Türkiye’nin kendi telefon santrallarını geliştirme ve üretme hedefiyle çıktığı bu yolculukta, yıllar içinde iş yerlerinin iletişim kurma biçiminin dönüşümüne eşlik etti. Analog santrallardan dijital ve IP tabanlı sistemlere, bugün ise bulut tabanlı iletişim çözümlerine uzanan dönüşümün her aşamasında teknolojisini yenileyerek mühendislik deneyimini bir sonraki nesle taşıdı. İletişim alanında oluşan bu mühendislik birikimini zaman içinde yeni teknoloji alanlarına taşıyan Karel; Türkiye’nin stratejik savunma projelerinde kullanılan elektronik sistem ve haberleşme çözümlerinden, geniş ölçekli saha operasyonlarına kadar farklı ihtiyaçlara yönelik yetkinlikler geliştirdi. Farklı mühendislik disiplinlerini bir araya getiren bu yapı, Karel’in teknoloji alanındaki dönüşümünün de temelini oluşturdu. Ar-Ge, üretim, test, entegrasyon ve saha deneyiminin birbirini beslediği bu yapı sayesinde Karel, inovasyonu gerçek ihtiyaçlardan besleyen ve teknolojisini sahadan edindiği deneyimle sürekli geliştiren bir yaklaşım benimsiyor. Bugün bu birikimiyle yerli ve milli teknoloji üretme kabiliyetinin güçlenmesine ve Türkiye’nin teknoloji ekosisteminin gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Türkiye’de Geliştiriyor, Geleceğe Taşıyor Karel bugün 4 bine yakın çalışanı, güçlü Ar-Ge altyapısı ve Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 35 bin metrekarelik üretim merkeziyle 40 yıllık mühendislik birikimini geleceğin teknolojilerine taşıyor. Türk mühendislerinin bilgi ve deneyimiyle büyüyen Karel, farklı mühendislik disiplinlerini ve teknoloji yetkinliklerini bir araya getiren entegre teknoloji gücüyle, dünya standartlarında çözümler geliştiriyor. 40 yıllık birikiminden güç alarak Türkiye’nin kendi teknolojisini geliştirme ve üretme vizyonuna katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

n11, İş Ortağım Buluşmaları ile Türkiye’nin 5 Şehrinde Satıcılarıyla Bir Araya Geliyor Haber

n11, İş Ortağım Buluşmaları ile Türkiye’nin 5 Şehrinde Satıcılarıyla Bir Araya Geliyor

n11, etkinliklerde e-ticaret dünyasındaki gelişmeleri ve satıcılarına sunduğu fırsatları paylaşırken farklı bölgelerde faaliyet gösteren satıcılarının deneyim ve ihtiyaçlarını da doğrudan dinleyecek. Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarından n11, satıcılarıyla kurduğu iletişimi güçlendirmek, ihtiyaç ve beklentilerini yakından dinlemek ve e-ticarette büyümelerine katkı sağlamak amacıyla İş Ortağım Buluşmaları’nı gerçekleştiriyor. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki satıcıları n11 ekipleriyle aynı çatı altında buluşturacak etkinlik serisinde; e-ticaret ekosistemindeki güncel gelişmeler, değişen ihtiyaçlar, yeni fırsatlar ve n11’in satıcıların işlerini geliştirmelerine destek olmak üzere hayata geçirdiği çözümler ele alınacak. İş Ortağım Buluşmaları’nın ilk durağı 17 Eylül’de Bursa olacak. Buluşmalar 23 Eylül’de Gaziantep ve 29 Eylül’de İzmir ile devam edecek. n11 ekibi daha sonra 7 Ekim’de Ankara’da satıcılarla buluşacak ve etkinlik serisi 14 Ekim’de İstanbul’da gerçekleştirilecek son buluşmayla tamamlanacak. Böylece n11, yaklaşık bir aylık süreçte beş farklı şehirde satıcılarıyla yüz yüze bir araya gelerek farklı bölgelerin e-ticaret dinamiklerini, satıcıların sahadaki deneyimlerini ve beklentilerini doğrudan dinleme fırsatı bulacak. Satıcıların e-ticarette büyüme yolculuğuna n11 desteği İş Ortağım Buluşmaları kapsamında n11’in satıcıların e-ticaret operasyonlarını kolaylaştırmak ve işlerini büyütmelerine katkı sağlamak amacıyla geliştirdiği hizmet ve uygulamalar da aktarılacak. Yeni mağaza açılışından ürün ve stok yönetimine, ödeme ve lojistik süreçlerinden yurt dışına satış fırsatlarına kadar e-ticaret yolculuğunun farklı aşamalarında ihtiyaç duyulan çözümler satıcılarla paylaşılacak. n11, özellikle e-ticarete yeni adım atan işletmelerin hızlı ve avantajlı bir başlangıç yapabilmesi için mağaza açılışından itibaren çeşitli destekler sağlıyor. Anlık şirket bilgisi çekimi ve KEP doğrulaması sayesinde satıcılar evrak yüklemeden kısa sürede mağazalarını açabiliyor. Yeni mağaza açan satıcılar ilk üç ay boyunca yüzde 0 komisyon ve iade kargo desteğinden yararlanabiliyor. Bunun yanı sıra n11, 3.500 TL’lik hediye reklam puanıyla satıcıların ürünlerinin görünürlüğünü artırmalarına ve satışlarını desteklemelerine katkı sağlıyor. Farklı altyapılar ve pazaryerleriyle saniyeler içinde senkronize olabilen hızlı entegrasyon altyapısı sayesinde ürün ve stok aktarımı da kolaylaşırken, satıcılar operasyonel süreçlerini daha verimli şekilde yönetebiliyor. n11’in satıcılara sunduğu destek satışa başlamakla da sınırlı kalmıyor. Erken Ödeme çözümüyle satıcılar hakedişlerine vadesini beklemeden erişebilirken, nakit akışlarını daha etkin yönetme imkanı buluyor. n11Depom, depolamadan sipariş hazırlığı ve sevkiyata kadar uzanan operasyonel süreçlerin yönetimini kolaylaştırırken; Mikro İhracat imkanı ise satıcıların ürünlerini yurt dışındaki müşterilerle buluşturarak farklı pazarlara açılmalarını destekliyor. Bu hizmetlerle satıcıların yalnızca n11’de satışa başlamasını değil, işlerini geliştirmelerini ve büyüme yolculuklarını sürdürülebilir şekilde devam ettirmelerini destekleyen n11, İş Ortağım Buluşmaları ile sunduğu çözümleri doğrudan sahaya taşıyor. Satıcıların deneyim ve beklentileri doğrudan dinlenecek İş Ortağım Buluşmaları, n11’in sunduğu hizmetleri aktardığı bir etkinlik serisinin ötesinde, satıcılarla karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımına dayanan bir buluşma ortamı oluşturmayı amaçlıyor. Etkinlikler boyunca n11 ekipleri farklı ölçek ve kategorilerde faaliyet gösteren satıcıların e-ticaret süreçlerinde karşılaştıkları ihtiyaçları, deneyimlerini ve beklentilerini doğrudan dinleyecek. Farklı şehirlerde gerçekleştirilecek buluşmalardan elde edilen geri bildirimler, satıcıların ihtiyaçlarının daha yakından anlaşılmasına ve n11’in yeni dönem çalışmalarının şekillendirilmesine de katkı sağlayacak. Böylece platform ile satıcılar arasındaki iletişimin güçlendirilmesi ve e-ticaret ekosisteminin değişen ihtiyaçlarına birlikte yanıt verilmesi hedefleniyor. Türkiye genelinde 380 bin kayıtlı satıcıya sahip olan n11, İş Ortağım Buluşmaları ile farklı şehirlerde faaliyet gösteren satıcılarıyla temasını güçlendirirken, sunduğu araç ve hizmetlerle işletmelerin dijitalleşme ve büyüme yolculuklarına katkıda bulunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

INTEGRA CITY, Akıllı Şehirler ve Dijital Devlete Yönelik Yapay Zekâ Ekosistemini GITEX Ai Türkiye 2026’ya Taşıdı Haber

INTEGRA CITY, Akıllı Şehirler ve Dijital Devlete Yönelik Yapay Zekâ Ekosistemini GITEX Ai Türkiye 2026’ya Taşıdı

9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen GITEX Ai Türkiye’nin ilk edisyonu, dünyanın önde gelen teknoloji etkinlik ağlarından biri olan küresel GITEX ekosistemini Avrupa ile Asya’nın kesişim noktasındaki Türkiye’ye taşıdı. Fuar kapsamında INTEGRA CITY ile GITEX organizatörleri, taraflar arasındaki uzun vadeli iş birliğini resmileştiren bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladı. Invest in Türkiye ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleştirilen GITEX Ai Türkiye, yapay zekânın benimsenmesini, yatırımları ve iş birliklerini hızlandırmayı amaçlayan Avrasya’nın en küresel buluşmalarından biri olarak konumlanıyor. Etkinlik; yapay zekâ, siber güvenlik, finansal teknolojiler, bulut teknolojileri ve dijital yatırımlar alanlarında yenilikçi girişimleri, küresel ve yerel teknoloji şirketlerini, vizyoner yatırımcıları ve politika yapıcıları bir araya getirerek bölgenin küresel yapay zekâ ekonomisindeki büyüyen rolünü keşfetmek için benzersiz bir platform sunuyor. INTEGRA CITY: Entegrasyon, Ölçek ve Birleşik Dijital Mimari Fuarın önemli katılımcılarından biri olan INTEGRA CITY, 20 yılı aşkın deneyime sahip, 10’dan fazla ülkede faaliyet gösteren ve 3.000’i aşkın profesyonelden oluşan ekibiyle uluslararası bir teknoloji entegratörü olarak çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, büyük ölçekli altyapı projeleri gerçekleştirirken dijital devlet ve akıllı şehir ortamları için entegre donanım ve yazılım çözümleri geliştiriyor. INTEGRA CITY, GITEX Ai Türkiye’de farklı şehir sistemlerinden gelen verileri, yapay zekâ destekli analiz ve yönetim için tek bir merkezde birleştiren ve tüm hizmetlerin eş zamanlı çalışmasını sağlayan özgün platformunu sergiledi. Platformun açık mimarisi, mevcut çözüm ve cihazların değiştirilmesine gerek kalmadan sisteme entegre edilmesini mümkün kılarak ölçeklenebilir bir yönetim ekosistemi oluşturuyor. Öne Çıkan Çözümler INTEGRA CITY, GITEX Ai Türkiye’de modern şehirler ve kamu kurumları için bütünleşik bir ekosistem oluşturan amiral gemisi dijital çözümlerini tanıttı: Sfera (Akıllı Şehir) — Altyapı hizmetleri, karayolu trafiği ve çevresel izleme süreçlerine yönelik dijital kentsel çevre yönetimi.Nexus (Güvenli Şehir) — Araçların otomatik olarak izlenmesini ve cezai işlemlerin gerçek zamanlı uygulanmasını mümkün kılan, yapay zekâ destekli kamu güvenliği ve trafik denetimi.Kodex (e-Devlet) — İş akışlarının, onay süreçlerinin, vergilendirmenin ve vatandaş kimlik doğrulama süreçlerinin otomatikleştirilmesine yönelik dijital kamu yönetimi.Bordex (Sınır ve Devlet Güvenliği) — Gerçek zamanlı durumsal farkındalık sağlayan yapay zekâ destekli izleme ve gelişmiş analizlerle kritik altyapının korunması. Karar Alma Süreçlerinin Analitik Merkezinde Yapay Zekâ Platform genelinde yapay zekâ, temel bir analitik araç olarak görev yapıyor. Sensörlerden ve izleme sistemlerinden gelen büyük hacimli verileri işleyen yapay zekâ; riskleri değerlendiriyor ve en uygun müdahale senaryolarının belirlenmesine yardımcı oluyor. Bu yaklaşım, farklı çözümlerin koordineli biçimde yönetilmesini sağlayarak yönetim süreçlerinin hem hızını hem de kalitesini artırıyor. Tüm çözümler, üçüncü taraf sistemlerle entegrasyona imkân veren ortak bir mimari üzerine inşa ediliyor. Böylece mevcut dijital altyapılarla uyumluluk ve uygulamada esneklik sağlanıyor. INTEGRA CITY, altyapının geliştirilmesinden sürekli teknik ve servis desteğine kadar projelerin tüm yaşam döngüsünde hizmet sunuyor. INTEGRA CITY Teknolojiden Sorumlu Başkanı (CTO) Ilya Belyakov, Türkiye’nin dijital dönüşüm potansiyeline ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye dijital dönüşüm alanında hızla ilerliyor ve Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, ülkeyi Avrasya genelinde yapay zekâ odaklı inovasyon için doğal bir geçiş noktası haline getiriyor. Bugün kamu kurumlarının temel ihtiyacı artık süreçlerin birbirinden bağımsız şekilde dijitalleştirilmesi değil; yapay zekânın karar alma süreçlerinin analitik merkezinde yer aldığı entegre platformların oluşturulması. Çözümlerimiz; kamu ve yol güvenliğinden kentsel altyapıya kadar karmaşık sistemlerin yapay zekâ modülleri, gerçek zamanlı analiz ve entegre platformlar aracılığıyla verimli şekilde yönetilmesini sağlıyor.” INTEGRA CITY’nin GITEX Ai Türkiye’ye katılımı, şirketin uluslararası büyüme yolculuğunda yeni bir adımı temsil ediyor. Şirket daha önce Marakeş’te düzenlenen GITEX Africa 2026, Mısır’da gerçekleştirilen Ai Everything Middle East & Africa (MEA) Egypt 2026 ve Almatı’da düzenlenen GITEX AI KAZAKHSTAN 2026 etkinliklerinde çözümlerini sergiledi. Bu katılımlar, şirketin bölgedeki önemli karar vericilerle doğrudan iletişim kurma ve dijital dönüşümü ileri taşıyacak iş birlikleri geliştirme stratejisinin bir parçasını oluşturuyor. GITEX ile Uzun Vadeli İş Birliği İstanbul’da INTEGRA CITY ile GITEX organizatörleri, mevcut iş birliğini güçlendiren ve uzun vadeli ortaklığın çerçevesini belirleyen bir Mutabakat Zaptı imzaladı. Anlaşma, INTEGRA CITY açısından çözümlerini uluslararası kitlelere tanıtmak ve her yerel pazarın öncelikleri doğrultusunda daha yakın çalışmalar yürütmek için yeni fırsatlar yaratıyor. GITEX ekosistemi açısından ise INTEGRA CITY, altyapı, veri ve yapay zekânın kamu sektörünün ihtiyaçlarına uygulanması konusundaki uzmanlığıyla katkı sağlıyor. Anlaşma kapsamındaki bir sonraki adımların 2027 yılında Belgrad ve Kazakistan’da gerçekleştirilecek GITEX etkinlikleri olması planlanıyor. Ilya Belyakov, yapay zekânın gelecekte üstleneceği role ilişkin ise şunları söyledi: “Yapay zekânın hem işletmelerde hem de kamu kurumlarında, verimliliği, inovasyonu ve daha akıllı karar alma süreçlerini ileri taşımasını bekliyoruz. Yakın gelecekte şehirler daha güvenli, operasyonlar daha şeffaf ve kamu hizmetleri daha hızlı ve ihtiyaçlara daha duyarlı hale gelecek. Tüm bunların arkasında yapay zekâ teknolojileri olacak. Türkiye ve daha geniş Avrasya bölgesi, yapay zekâ odaklı dönüşümün dünyadaki öncü örneklerinden biri olma potansiyeline sahip.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.