Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Epdk

Kapsül Haber Ajansı - Epdk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Epdk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rüzgar Enerjisinde Yol Haritası Masaya Yatırıldı Haber

Rüzgar Enerjisinde Yol Haritası Masaya Yatırıldı

Çalıştay, gün boyu süren iki oturumluk program kapsamında rüzgâr enerjisi sektörünün yatırım, işletme ve düzenleyici çerçevesine ilişkin güncel başlıkları ele aldı. Açılış konuşmaları, EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden ve EPDK Elektrik Piyasası Dairesi Başkanı Deniz Daştan tarafından gerçekleştirildi. Konuşmalarda, rüzgâr enerjisinin Türkiye’nin enerji dönüşümündeki stratejik rolü, yatırım ortamının sürdürülebilirliği ve düzenleyici çerçevenin sektörel ihtiyaçlarla uyumu vurgulandı. 55 MİLYAR DOLARLIK KATKI İÇİN PROJELER KARARLILIKLA TAMAMLANMALI Yenilenebilir enerji yatırımlarında mevcut ilerleme, ön lisans süreçleri ve 2035 hedefleri doğrultusunda yatırımların artırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz; “Bugün devreye giren ve üretime başlayan santrallerimiz var; ancak ön lisans aşamasında kalıp ilerleyemeyen projelerle de karşılaşıyoruz. Bu durum yalnızca süreci yavaşlatmıyor, aynı zamanda ciddi bir kaynak kaybına da yol açıyor. Oysa planlanan yenilenebilir enerji santrallerinin tamamlanması halinde, önümüzdeki 10 yıl içerisinde yaklaşık 55 milyar dolarlık cari açığın azaltılmasına katkı sağlanması öngörülüyor. Dolayısıyla her projenin zamanında ve sorumluluk bilinciyle ilerlemesi büyük önem taşıyor. Dünya artık sadece üretim miktarına değil; sistem güvenliğini destekleyen, çevreyle uyumlu ve sürdürülebilir enerji üretimine odaklanıyor. Depolama uygulamaları da bu dönüşümün bir parçası olarak hayata geçirilmiştir. 2035 yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşabilmemiz için yatırımların kararlılıkla tamamlanması ve yatırımcıların kendi yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi gerekmektedir” açıklamalarında bulundu. HEDEFLERLE UYGULAMA KAPASİTESİ EŞ ZAMANLI YÖNETİLMELİ Açılış konuşmasında rüzgar enerjisinde yeni dönemin yol haritasının ortak akılla şekillendiğini belirten TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden; “Ülkemizin yenilenebilir enerji hedeflerine baktığımızda, önümüzdeki dönemde başarının anahtarı artık çok nettir: Rüzgâr ve güneş projeleriyle birlikte planlanan enerji depolama yatırımlarının sağlıklı ve öngörülebilir biçimde hayata geçmesi. Depolama, yalnızca ilave kapasite anlamına gelmez; aynı zamanda sistem esnekliği, arz güvenliği ve yenilenebilir kaynakların şebeke ile uyumlu büyümesi demektir. 2022’den bu yana depolamalı projelere yönelik atılan adımlar ve Ulusal Enerji Planı çerçevesinde ortaya konan yaklaşım sektör açısından son derece kıymetlidir. Bugün tarihimizin en büyük yenilenebilir enerji proje stoğunu konuşabiliyorsak, bu büyük ölçüde depolama temelli kapasite tahsisleri ve düzenleyici irade sayesinde mümkün olmuştur. Ancak büyük bir proje stoğuna sahip olmak tek başına başarı değildir. Asıl mesele, bu projelerin zamanında, finansmanla uyumlu ve şebeke kapasitesiyle senkronize biçimde hayata geçirilebilmesidir. Uluslararası örnekler, büyüyen hedeflerle uygulama kapasitesi arasındaki uyumsuzluğun ciddi sistem riskleri doğurabileceğini göstermektedir. Bu nedenle büyüme hedefi ile uygulama kapasitesinin koordineli biçimde yönetilmesi kritik önemdedir” dedi. ARZ GÜVENLİĞİ VE SIFIR KARBON HEDEFLERİNİN ANAHTARI Enerjide arz güvenliği, enerji bağımsızlığı ve sıfır karbon hedefleri doğrultusunda rüzgâr enerjisi ve depolama yatırımları artık yalnızca çevresel değil; ekonomik ve stratejik bir gereklilik olduğunun da altını çizen Erden, “Elbette sahada çözüm bekleyen başlıklarımız da var: bağlantı altyapısının yatırım takvimleriyle uyumu, ön lisans süreleri ve izin süreçlerinin fiili ilerlemeyle daha uyumlu hâle getirilmesi. Bunları dile getirmemizin amacı sorun üretmek değil; çözümün parçası olmak ve süreci birlikte daha sağlam bir zemine oturtmaktır. TÜREB olarak sahadaki gerçekleri görmezden gelmeden ve ihtiyaçları doğru zeminde muhataplarımıza aktarmaya gayret ediyoruz. Aynı zamanda gayretle ülkemizin uzun vadeli çıkarlarına hizmet eden tüm değerli yöneticilerimizle de beraber olmak için çaba gösteriyoruz” açıklamalarında bulundu. KÜRESEL ÖLÇEKTE 5.000 GW’I AŞAN YENİLENEBİLİR DÖNÜŞÜM Açılış konuşmasında, yenilenebilir enerji başta olmak üzere elektrik piyasalarında oldukça dinamik bir piyasa yapısı içerisinde yer alındığını belirten EPDK Elektrik Piyasası Dairesi Başkanı Deniz Daştan; “2015 yılı sonunda dünya genelindeki toplam yenilenebilir kurulu güç yaklaşık 2.000 GW seviyesindeyken, 2025 itibariyle bu rakam 5.000 GW’ı aşmış durumda. Sadece 2025 yılında devreye alınan rüzgâr kapasitesi 150 GW seviyesine ulaştı. Bugün küresel yenilenebilir kurulu gücün yaklaşık 5.500 GW’lık bölümünün yüzde 70’i rüzgâr ve güneş enerjisinden oluşuyor. Artık bu kaynaklar yenilikçi değil, sistemin ana taşıyıcı unsurlarıdır. Batarya tarafında da benzer bir ivme görüyoruz. 2024 yılında 124 GW olan küresel batarya kapasitesi, 2025’te yaklaşık yüzde 43 artışla 180 GW seviyesine yükseldi. 2030 projeksiyonları ise 500 GW eşiğinin aşılacağını gösteriyor. Bu tablo, depolamanın enerji dönüşümünün tamamlayıcı değil, belirleyici bir unsuru haline geldiğini ortaya koyuyor.” 2025 yılında dünyada devreye alınan 150 GW’lık rüzgâr kapasitesinin yaklaşık 2 GW’lık kısmının ülkemize ait olduğunun altını çizen Daştan, “Toplam rüzgâr kurulu gücümüz 15 GW seviyesine ulaşmış durumda. Tahsis edilmiş ancak henüz işletmeye alınmamış 67 GW’lık kapasitenin 24 GW’ı rüzgâr projelerinden, bunun yaklaşık 18 GW’ı ise depolamalı rüzgâr projelerinden oluşuyor. Çalıştay kapsamında bu büyüklüğün sağlıklı ve öngörülebilir biçimde hayata geçirilmesine yönelik mevzuat başlıklarını detaylı şekilde ele alacağız.” RÜZGÂR YATIRIMLARINDA MEVCUT DURUM VE SAHADAKİ UYGULAMALAR MASAYA YATIRILDI Çalıştayın birinci oturumu, “Rüzgâr Yatırım Süreçleri ve İşletmelerle İlgili Güncel Durum ve Beklentiler” başlığıyla, Deniz Daştan moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda; TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden, EPDK Kamulaştırma Daire Başkanlığı 2. Başkanı Mehmet Emrah Özsoy, TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı ve TÜREB Başkan Yardımcısı Erinç Kısa konuşmacı olarak yer aldı. Oturum kapsamında; kamulaştırma süreçleri, lisanslama ve izin mekanizmaları, yatırım sahalarındaki uygulamalar ile işletme dönemine ilişkin güncel başlıklar sektör temsilcilerinin değerlendirmeleriyle ele alındı. RES İŞLETMELERİNDE PİYASA VE MEVZUAT DÜZENLEMELERİ DEĞERLENDİRİLDİ Çalıştayın ikinci oturumu, “RES İşletmelerine Dair Çeşitli Piyasa ve Mevzuat Düzenlemeleri, Güncel Durum ve Beklentiler” başlığıyla, EPDK Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı Üretim Rüzgar ve Güneş Grup Başkanı Gökay Kütükcü başkanlığında gerçekleştirildi. Oturumda; TÜREB Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Yiğit, EPDK Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı Organize Toptan Satış Piyasaları Grup Başkanı Metin Sever, TÜREB Yönetim Kurulu Üyesi Necip Fazıl Bakır ve TÜREB Yönetim Kurulu Üyesi Murat Kirazlı konuşmacı olarak yer aldı. Oturum kapsamında, rüzgâr enerjisi santrallerinin işletme döneminde karşılaşılan piyasa uygulamaları, mevzuat düzenlemelerinin sahaya yansımaları ve önümüzdeki döneme ilişkin düzenleyici çerçeveye dair beklentiler detaylı şekilde ele alındı. Katılımcılar, RES işletmelerinin karşılaştığı güncel başlıkları doğrudan düzenleyici otorite ile paylaşma imkânı bulurken, piyasa yapısının etkinliği ve öngörülebilirliğinin artırılmasına yönelik değerlendirmeler yapıldı. TÜREB üyeleri ile EPDK yetkililerinin aktif katılım sağladığı çalıştay, sektörün önceliklerinin doğrudan düzenleyici kurum nezdinde aktarılmasına imkân sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zorlu Enerji’nin Ar-Ge Projelerine Uluslararası Fon Desteği Haber

Zorlu Enerji’nin Ar-Ge Projelerine Uluslararası Fon Desteği

Zorlu Enerji Jeotermal Kaynaklar, Ar-Ge ve İnovasyon Grup Müdürü Ural Halaçoğlu, “Ar-Ge’yi tüm iş süreçlerimize entegre edebilme yetkinliğimizi sürekli geliştiriyoruz. Bu doğrultuda dünyadaki iyi uygulamaları yakından takip ediyor ve iş birliklerimizi güçlendirmeye odaklanıyoruz” dedi. Ar-Ge ve inovasyonu sürdürülebilir büyüme stratejisinin merkezine alan Zorlu Enerji, Avrupa Birliği tarafından araştırma, geliştirme ve inovasyon projelerine destek olmak amacıyla oluşturulan UFUK Avrupa (Horizon Europe) Programı kapsamında aldığı hibe destekleriyle, Türkiye’nin en başarılı sanayi kuruluşları arasında yer alıyor. 2018 yılından bu yana 17 Ar-Ge projesine toplamda 4,14 Milyon Euro ve yaklaşık 30 Milyon TL hibe desteği alan Zorlu Enerji, çevre, enerji, dijital alanda çığır açan çözümler geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor. Zorlu Enerji’nin 6 Ar-Ge projesine 2,41 Milyon Euro hibe desteği Zorlu Enerji’nin dekarbonizasyon, dijitalizasyon ve desantralizasyon odaklı projeler yürüttüğünü belirten Zorlu Enerji Jeotermal Kaynaklar, Ar-Ge ve İnovasyon Grup Müdürü Ural Halaçoğlu, “Ar-Ge birimi olarak AB’nin en büyük araştırma ve inovasyon programı olan UFUK Avrupa kapsamında bugüne kadar JIDEP, SEHRENE, nGel, EOLIAN, Twinvest ve VERTI-GO projelerinin de aralarında bulunduğu altı ayrı Ar-Ge projemizle toplam 2,41 Milyon Euro hibe desteği almaya hak kazandık. 2023 yılında, proje bazında bugüne kadarki en yüksek bütçeye sahip olan 1,91 milyon Euro destekli nGel projemiz bu kapsamda hibe desteği aldı. Bununla birlikte ilk kez ana koordinatör olarak Eurogia23 Programı’na başvurduğumuz WindTwin projemiz TÜBİTAK, JESKE projemiz ise TENMAK’ın (Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu) ilk defa açtığı TUGEP Programı kapsamında hibe desteği almaya hak kazandı. Her iki proje de şu an sözleşme aşamasında bulunuyor. Ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen ve her geçen yıl çeşitlenen Ar-Ge portföyümüzle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” dedi. 20’ye yakın Ar-Ge projesi yönetiliyor Ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen Ar-Ge portföyüyle çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Halaçoğlu, şunları söyledi: “Zorlu Enerji olarak çalışmalarımızı yenilenebilir kaynaklar odağında yürütüyoruz. Bu yaklaşım, şirketimizin uzun vadeli gelecek vizyonunun doğal bir yansıması. 2017 yılında, Kızıldere 3 Jeotermal Enerji Santrali’nin inşaat ve devreye alma süreci devam ederken TÜBİTAK ile temas kurduk. Aynı yılın sonuna doğru UFUK 2020 (Horizon 2020) Programı hakkında bilgilendirildik ve konuyu üst yönetimimizle birlikte değerlendirdik. Bu sürecin ardından GECO (Geothermal Emission Control) projemizle ilk uluslararası Ar-Ge iş birliğimize adım attık. Bugün Zorlu Enerji’nin dahil olduğu dört proje, Avrupa Birliği’nin Horizon 2020 çerçeve programı kapsamında başarıyla tamamlandı. EUREKA kümesi altında TÜBİTAK üzerinden desteklenen üç projemiz bulunurken, mevcut durumda ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen dokuz Ar-Ge projemiz devam ediyor. Grup şirketimiz Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafında ise dört AB destekli Ar-Ge projesi başarıyla tamamlanırken, iki yeni proje bu yıl portföyümüze eklendi. Tüm bunlara ilave olarak 15’e yakın EPDK destekli Ar-Ge projemiz bulunuyor. Özetle, Zorlu Enerji ve grup şirketleri olarak toplamda 25’e yakın Ar-Ge projesini eş zamanlı olarak yönetiyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şarj Altyapısında Yeni Dönem: Eşarj, İkinci Fazın Standartlarını Belirliyor Haber

Şarj Altyapısında Yeni Dönem: Eşarj, İkinci Fazın Standartlarını Belirliyor

Elektrikli araç pazarı Türkiye’de ve dünyada hızla büyürken, şarj altyapısı da yeni bir evreye giriyor. Türkiye’de kurulan ilk elektrikli araç şarj ağı operatörü olan Eşarj, ekosistemin oluşumunda öncü rol üstlenmiş bir marka olarak, bu yeni dönemin ihtiyaçlarını okuyarak dönüşümde aktif rol almayı hedefliyor. Enerjisa Enerji’nin tamamına sahip olduğu Eşarj, elektrikli araç kullanımını daha erişilebilir ve cazip hale getirme hedefiyle hayata geçirdiği yatırımlarla, pazarda önemli bir deneyim birikimi oluşturdu. Bugün Eşarj, Türkiye genelinde yaklaşık 1.500 istasyon ve 2.500’e yakın soketle faaliyet gösterirken, şarj altyapısının yaklaşık yüzde 85’ini hızlı (DC) şarj istasyonları oluşturuyor. Bu yapı, kullanıcıların günlük kullanımda ve uzun yolculuklarda ihtiyaç duyduğu pratikliği destekleyen bir şarj deneyimi sunuyor. Bir kahve süresinde sorunsuz şarjlanma Eşarj’ın yaklaşımı, yalnızca hızlı büyümeye değil; çalışırlık, süreklilik ve kullanıcı deneyimine odaklanıyor. Yaklaşık 200 operatörün faaliyet gösterdiği pazarda, güvenilir ve sorunsuz bir şarj deneyimi kullanıcılar için giderek daha belirleyici hale gelirken; Eşarj, güçlü operasyonel yapısı, geniş teknik ekibi ve stabil dijital altyapısıyla bu ihtiyaca yanıt vermeyi amaçlıyor. Genel kullanım koşullarında, DC şarj istasyonlarında araçların yüzde 20’den yüzde 80 doluluk seviyesine ortalama bir kahve molası süresinde ulaşabilmesi, bu yaklaşımın sahadaki yansıması olarak öne çıkıyor. Aydilek: “E-mobilitenin başarısını belirleyecek en önemli unsur güven ve sürdürülebilirlik” Türkiye’de ve dünyada elektrikli araç pazarının çok hızlı büyüdüğünü belirten Eşarj Genel Müdürü Yakup Aydilek, sektörün geleceği hakkında şunları söyledi; “Uluslararası projeksiyonlar, önümüzdeki yıllarda satılan araçların büyük bir bölümünün elektrikli olacağını gösteriyor. Bu büyüme, şarj altyapısında da yalnızca daha fazla istasyon kurmayı değil; daha sağlam, daha güvenilir ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı zorunlu kılıyor. Bugün şarj altyapısı, ikinci fazına girmiş durumda. Artık sadece ‘kaç istasyon var’ sorusu değil; bu istasyonların ne kadar çalışır olduğu, nasıl işletildiği ve kullanıcıya ne kadar güven verdiği konuşuluyor. Bu dönüşümün önemli adımlarından biri de EPDK’nın hayata geçirdiği lisans düzenlemeleri. Lisanslama süreciyle birlikte sektör daha net kurallara kavuşurken, operasyonel kapasite, finansal dayanıklılık ve marka itibarı çok daha belirleyici hale geliyor. Eşarj olarak 2 milyon 650 bin şarjlanmayı aşmış durumdayız. Sektörün ilk oyuncularından biri olmanın getirdiği deneyimle, bu dönüşümü uzun süredir öngörüyoruz. Amacımız hızlı büyümenin ötesinde; kullanıcıların yolda kalmadığı, hizmetin kesintisiz sürdüğü ve her noktada aynı güven duygusunun yaşandığı bir şarj ekosistemi oluşturmak. Önümüzdeki dönemde elektrikli mobilitenin başarısını belirleyecek en önemli unsurun da bu güven ve sürdürülebilirlik yaklaşımı olacağına inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

sepascharge, 2030 yılında Türkiye'nin ilk 5 şarj ağı arasına girmeyi hedefliyor Haber

sepascharge, 2030 yılında Türkiye'nin ilk 5 şarj ağı arasına girmeyi hedefliyor

Akkök Holding ve Torunlar Holding ortaklığında faaliyet gösteren Sepaş Akıllı Çözümler A.Ş.'nin vizyoner girişimi sepascharge, elektrikli araç (EA) şarj istasyonları alanında büyümesini sürdürüyor. Türkiye'nin sürdürülebilir mobilite hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunmayı ve elektrikli araç kullanıcılarının hayatını kolaylaştırmayı amaçlayan şirket, 2025 Aralık itibarıyla 8 ilde toplam 120 cihaz ve 151 soket ile hizmet veriyor. Yalnızca Kocaeli genelinde 84 soket ile bölgedeki en geniş şarj altyapılarından birini sunan sepascharge, Türkiye genelinde pazar payını hızla artırıyor. EPDK listesinde ilk 50'de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre sepascharge, Şarj Ağı İşletmeci Lisansını aldığı Aralık 2024 tarihinden bugüne, elektrikli araçlara tedarik sağlamak kapsamında 180 firmanın arasındaki ilk yılını, Türkiye'nin ilk 50 şarj ağı işletmecisi arasında bitirmeyi hedefliyor. Markanın büyüme hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulunan Sepaş Akıllı Çözümler Yönetim Kurulu Başkanı Orkun Eyilik, "2026 sonuna kadar yeni istasyonların kurulumunu planlıyoruz. Bu yatırımlarla toplamda 250'nin üzerinde cihaza ulaşarak mevcut kapasitemizi iki kattan fazla artırmayı hedefliyoruz. Elektrikli araç kullanıcılarına her noktada hızlı, erişilebilir ve güvenilir şarj imkânı sunmak için çalışıyoruz." şeklinde konuştu. Türkiye'nin ana ulaşım arterlerini bağlayan şarj ağı sepascharge, iki yıllık yatırım planı kapsamında Türkiye'nin ana ulaşım arterlerinde 200–300 kilometre aralıklarla istasyonlar kuracak. Bu kapsamda İstanbul-Trabzon, İstanbul-İzmir, İstanbul-Adana, İstanbul-Antalya, İstanbul-Mersin ve İstanbul-Edirne güzergâhları ile İzmir-Ankara, İzmir-Antalya ve Bursa-Ankara rotalarında yeni istasyonlar devreye alınacak. Bu stratejiyle Türkiye genelinde kesintisiz sürüş deneyimi sağlanması ve uzun menzilli yolculuklarda enerji sürekliliğinin garanti altına alınması yönünde kararlılıkla çalıştıklarını aktaran Eyilik, markanın vizyonunu şöyle değerlendirdi: "Elektrikli araç pazarı Türkiye'de hızlı bir dönüşüm yaşıyor. Biz de bu dönüşümün altyapısını güvenilir, erişilebilir ve sürdürülebilir şekilde inşa etmek için çalışıyoruz. Beş yıllık yatırım planımız, yalnızca istasyon ağını genişletmekle sınırlı kalmayacak; kullanıcı deneyimini geliştiren, teknolojiyi merkeze alan bir yapıya dayanacak. 2030'a kadar Türkiye'nin elektrikli araçlara tedarik sağlayan en güvenilir ilk 5 şarj istasyonu markasından biri olmayı hedefliyoruz. Faaliyetlerimize başlar başlamaz alt yapımızı yapay zekâ üzerinde geliştirerek operasyonel giderlerimizi asgari seviyede tutmayı başardık ve bu sebeple müşterilerimize 7/24 erişebilir ve güvenilir elektrik sağlamaya devam ediyoruz." Akkök Holding ve Torunlar Holding iştiraki olan ve Türkiye genelinde yüksek erişilebilirliğe sahip Akasya, Akbatı, Akmerkez, Mall Of İstanbul, Torium, Korupark Bursa, Zafer Plaza, Kütahya Sera ve Mall of Antalya gibi önemli alışveriş merkezlerinde konumlanan sepascharge, kullanıcılarına konforlu ve güvenilir bir deneyim sunuyor. Marka, yeni yatırımlarıyla şehir içi yaşam alanlarından ana ulaşım güzergâhlarına kadar geniş bir alanda hizmet ağını büyütmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ar-Ge ve Teknoloji Yatırımlarıyla Ülke Ekonomisine 521 Milyar TL’lik Destek Haber

Ar-Ge ve Teknoloji Yatırımlarıyla Ülke Ekonomisine 521 Milyar TL’lik Destek

İnsan ve teknoloji odaklı dönüşüm projeleriyle hizmet kalitesini artırmayı sürdüren Dicle Elektrik, Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarını aralıksız olarak sürdürüyor. Yaptığı yatırımlarla bir yandan enerji şebekesinde büyük bir dijital dönüşüm sağlayan şirket, diğer yandan da hizmet bölgesindeki kayıp-kaçak oranını %76 seviyesinden %37’ye kadar düşürmeyi başardı. Türkiye'deki dağıtım şirketleri arasında kurulan ilk Ar-Ge merkezine sahip olan Dicle Elektrik, bugüne kadar Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından onaylanan 84 projenin 29’unu aktif olarak sürdürüyor. Aynı zamanda EPDK’nın 2023 Yerli Yazılım Çağrısı’nda en fazla proje onayı alan dağıtım şirketi olan Dicle Elektrik, bu alandaki liderliğini teknoloji üretimindeki başarısıyla pekiştiriyor. “Kayıp kaçakla uçtan uca teknoloji çözümlerle mücadele ediyoruz” 2013’ten bu yana hayata geçirdikleri Ar-Ge ve teknoloji projelerinin sadece şirketlerinin ve bölgenin ihtiyaçlarını karşılamakla kalmadığını ve çoğu projenin sektör için de örnek olduğunu belirten Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas şunları söyledi: “SCADA, akıllı şebeke, dijital sayaçlar ve OT sistemlerini sahada yaygınlaştırırken diğer yandan da veri temelli karar alma süreçlerimizi yapay zeka destekli projelerle güçlendiriyoruz. Bununla birlikte İHA destekli hat kontrolleri, robotik bakım sistemleri ve yeraltı tarama teknolojileri gibi uygulamaları da enerji altyapımıza dahil ettik. Bugün sahip olduğumuz üst düzey teknolojik yetkinliklerimiz sayesinde kayıp kaçakla mücadelede yapay zekâ, drone, uydu görüntüleri ve dijital takip sistemlerini entegre şekilde kullanabiliyoruz. Yani kayıp kaçakla uçtan uca teknolojik çözümlerle mücadele ediyoruz. Bunun yanı sıra, akıllı ölçüm sistemlerine hız verdiğimiz yatırımlar sayesinde Türkiye’deki toplam OSOS (Otomatik Sayaç Okuma Sistemi) abonelerinin yaklaşık yarısına karşılık gelen 1,3 milyon abonemizi de bu sisteme dahil ettik. Tüm bu yatırımlarımızla birlikte hizmet bölgemizdeki şehir merkezlerinde kayıp kaçak oranını yüzde 15 seviyelerine kadar düşürmeyi başardık. Kayıt dışı tüketimin azaltılması sayesinde ülke ekonomisine bugüne kadar 521 milyar TL’yi aşan bir katkı sağladık.” “Ar-Ge merkezimizde etkin teknolojiler üretiyoruz” Ar-Ge merkeziyle de ilgili bilgiler veren Arvas sözlerine şöyle devam etti: “Bugüne kadar hizmet bölgemize gerçekleştirdiğimiz yatırımların miktarı toplamda 60 milyar TL’ye ulaştı. Bu yatırımlarımızın %25’ini ise akıllı şebeke projelerimiz oluşturuyor. Enerji altyapımızın ihtiyaçlarına özel teknolojiler geliştirildiğimiz Ar-Ge merkezimizde, EPDK tarafından onaylanan projelerin çalışmalarını aktif şekilde sürdürüyoruz. Merkezimiz yalnızca saha odaklı inovasyon üretmiyor, aynı zamanda 25’in üzerinde akademik yayın ve tescilli buluşla sektöre bilgi aktarımı sağlayan bir teknoloji üssü olarak konumlanıyor. 15’ten fazla üniversite ve 50’nin üzerinde firma ile yürüttüğümüz ortak çalışmalar, yerli mühendislik kapasitemizi güçlendirirken, kısa süre önce hayata geçirdiğimiz yerli RPA projesi ile manuel süreçlerimizi robotik yazılımlar üzerinden otomatikleştirerek operasyonel verimliliğimizi önemli ölçüde artırdık. Bunun yanında Transform projemiz ile dağıtım trafolarını yapay zeka destekli analiz platformu üzerinden sürekli izliyor, şebeke sağlığını gerçek zamanlı takip ederek enerji kayıplarını düşürüyoruz.” Karbon salımı Ar-Ge projeleriyle azaltılıyor Dicle Elektrik’in Ar-Ge merkezinde ürettiği projeler aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağlanıyor. Merkez tarafından geliştirilen Makaralı Aydınlatma Direği, elektrik direklerinde bulunan lambaların makaralı mekanizma ile yere indirilebilmesi ve sepetli araç kullanımını azaltılmasını hedefliyor. Kullanımının yaygınlaşmasıyla her 100 kilometrede yaklaşık yüzde 30 oranında karbon ayak izinin azaltılabileceği öngörülüyor. AR-GE Projelerinden Örnekler: Datalink Projesi GSM kapsamasının sınırlı olduğu kırsal bölgelerde sayaç okuma ve şebeke izleme sorununu ortadan kaldıran Datalink, tamamen yerli mühendislik ile geliştirilen radyo frekans teknolojisiyle çalışıyor. Sinyalin olmadığı alanlarda modemler veri toplayıcılarla entegre biçimde kesintisiz bilgi akışı sağlıyor. Ar-Ge çalışmalarının ardından sistem, şebekenin ulaşmadığı 2–3 km mesafelerde dahi veri transferi yapabilecek seviyeye getirildi. Bu teknoloji kırsal bölgelerde akıllı şebeke altyapısını güçlendirirken saha ekiplerinin fiziksel erişim ihtiyacını azaltıyor. Köstebek Köstebek Projesi, yeraltı kablolarında gerçekleşen kayıpları ileri analiz yöntemleri ile tespit eden yerli bir teknoloji. Sistem, kablolara iletilen özel bir frekansın yansımasını takip ediyor. Herhangi bir bozulma; kaçak, hasar, ek ya da tahribat noktasıyla ilgili mesafeyi belirlemeye imkân tanıyor. Bu sayede müdahale süreleri kısalıyor, enerji verimliliği artıyor ve görünmeyen kayıpların önlenmesinde stratejik bir avantaj sağlanıyor. Mobil Süper Şarj EPDK Ar-Ge Çalıştayı’nda ödül alan Mobil Süper Şarj, geleneksel jeneratörlerin yerine sessiz, çevreci ve yüksek verimli bir alternatif sunuyor. Afetlerde, kriz anlarında ve şebeke arızalarında binaların enerji ihtiyacını karşılayabilen cihaz, aynı zamanda elektrikli araçları da şarj edebiliyor. Hem tek fazlı hem de üç fazlı şarjı destekleyen sistem, arama–kurtarma operasyonları ve saha onarımları için mobil güç istasyonları kurulmasına olanak tanıyor.

Tripy CEO’su Dr. Ali Onuralp Ünal, Zag Daily’nin “Dünyanın En Etkili 100 Mobilite Öncüsü” Listesinde Haber

Tripy CEO’su Dr. Ali Onuralp Ünal, Zag Daily’nin “Dünyanın En Etkili 100 Mobilite Öncüsü” Listesinde

Zag Daily, sürdürülebilir ulaşım, mikro-mobilite ve bağlantılı ulaşım teknolojileri alanında küresel ölçekte yayın yapan İngiltere merkezli bir haber ve analiz platformu. Dijital ve sosyal medya kanallarında geniş bir kitleye ulaşan yayın, sektördeki liderleri, yenilikçi şirketleri ve dönüştürücü projeleri görünür kılmayı amaçlayarak küresel mobilite topluluğu için önemli bir bilgi merkezi konumunda bulunuyor. Uluslararası alanda da büyüme hedeflerini sürdüren Tripy’nin CEO’su Dr. Ali Onuralp Ünal, listenin yayımlanan ikinci edisyonunda yerini aldı. Zag Daily, Dr. Ünal’ı “kentsel hareketliliği yeniden tanımlayan, erişilebilir ve çevre dostu çözümlerle geleceği bugünden inşa eden lider” olarak nitelendirdi. Özellikle Tripy’nin şehir içi ulaşımı dönüştüren elektrikli araç paylaşım modeli, bu seçimin arkasındaki temel etkenlerden biri olarak öne çıkıyor. Bu yıl ayrıca Zag Daily, sürdürülebilir ulaşım ve mikro-mobilite alanında dünyanın en etkili isimlerini bir araya getiren The Zag List 2025 listesini yayımladı. Bu prestijli listede Türkiye’den yalnızca Tripy CEO’su Dr. Ali Onuralp Ünal yer aldı. Birleşik Krallık Ulaştırma Bakanı, Paris Belediye Başkanı, Birleşmiş Milletler temsilcileri, önde gelen akademisyenler, parlamenterler, yazarlar ve dünyanın en büyük mobilite şirketlerinin CEO’ları ile birlikte anılması, Türkiye’nin bu alandaki yükselen profilini de belirgin şekilde ortaya koyuyor. Tripy, Türkiye’nin en hızlı büyüyen yerli elektrikli araç paylaşım platformu olarak şehir içi ulaşımı daha sürdürülebilir, ekonomik ve erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor. Kullanıcılar Tripy mobil uygulaması üzerinden elektrikli bisikletleri kolayca bulup kiralayabiliyor, böylece kısa mesafelerde hızlı, pratik ve çevre dostu bir ulaşım seçeneğine erişiyor. Avrupa’da ilk beşte Bugün İzmir, Eskişehir, Sakarya, Konya ve Hatay’da faaliyet gösteren Tripy, kısa mesafelerde toplu taşımayı tamamlayan ve özel araç kullanımına alternatif oluşturan yapısıyla önemli bir ihtiyacı karşılıyor. Elektrikli bisikletlerin karbon salımını azaltması, enerji verimliliği ve düşük işletme maliyetleri, Tripy’nin sürdürülebilir şehir yaşamına katkısını güçlendiriyor. Türkiye’nin en büyük paylaşımlı elektrikli bisiklet filosuna sahip olan Tripy, Avrupa genelinde de ilk 5 paylaşımlı elektrikli bisiklet operatörü arasında bulunuyor. 2025 boyunca yeni şehirlere açılmayı ve karbon nötr ulaşım hedeflerini genişletmeyi planlıyor. Elektrikli araç ekosistemine de katkı sunuyor Tripy, elektrikli bisiklet hizmetinin yanı sıra elektrikli araç ekosisteminin gelişimine de doğrudan katkı sağlıyor. EPDK’dan aldığı şarj ağı işletmeci lisansı ile bugün 7 şehirde kurulu şarj istasyonlarıyla elektrikli araç sahiplerine hizmet veriyor. Böylece sürdürülebilir ulaşım altyapısını güçlendirerek çok yönlü bir mobilite oyuncusu haline geliyor. Bunun yanında Tripy, yakın zamanda devreye alınacak Tripy Taksi uygulaması ile çoklu ulaşım ekosistemini daha da genişletmeye hazırlanıyor. “Mobilitenin geleceğine yön vermeyi sürdüreceğiz” Tripy CEO’su Dr. Ali Onuralp Ünal, Zag Daily’nin ‘Dünyanın En Etkili 100 Mobilite Öncüsü’ listesinde Türkiye’yi temsil etmekten büyük bir gurur duyduğunu belirterek şöyle konuştu: “Bu başarı, Tripy ekibinin sürdürülebilir şehir içi ulaşım vizyonuna olan inancının bir yansıması. Hedefimiz, şehirlerde karbon ayak izini azaltırken insanlara daha erişilebilir, çevre dostu ve yenilikçi ulaşım çözümleri sunmak. Tripy olarak, teknolojiyi ve veriyi merkeze alarak şehirlerin ulaşım alışkanlıklarını dönüştürmeye devam edeceğiz. Sürdürülebilirlik ve inovasyon odaklı yaklaşımımızla Türkiye’den çıkan bir marka olarak hem ulusal hem de uluslararası ölçekte mobilitenin geleceğine yön vermeyi sürdüreceğiz.”

2. Enerjinin Geleceği ve Depolama Kongresi’ Ankara’da Gerçekleşecek  Haber

2. Enerjinin Geleceği ve Depolama Kongresi’ Ankara’da Gerçekleşecek 

Pandemi dönemiyle birlikte küresel ölçekte enerji arz güvenliği, tıpkı gıda ve tarım kadar kritik bir öncelik haline geldi. Bu süreç, enerji sektörünü yalnızca üretim ve tüketim dengesi açısından değil, aynı zamanda teknolojik sürdürülebilirlik ve verimlilik boyutunda da yeniden şekillendirdi. Enerji depolama sistemleri, yenilenebilir enerji kaynaklarının kesintisiz ve dengeli biçimde sisteme entegrasyonunu mümkün kılarak hem arz güvenliğini güçlendirmekte hem de sıfır emisyon hedeflerine ulaşmada kilit bir rol üstlenmektedir. Türkiye de sahip olduğu coğrafi avantajlar, nitelikli iş gücü ve gelişmiş sanayi altyapısı ile bu dönüşüm sürecinde bölgesel bir merkez olma yolunda hızla ilerlemektedir. Kapsamlı içeriğiyle sektörün geleceğine yön verecek Kongre kapsamında enerji ve depolama ekosisteminin tüm bileşenleri, üretimden yatırım politikalarına kadar çok yönlü bir bakış açısıyla ele alınacak. Açılış oturumu dahil toplam 8 ayrı oturum düzenlenecek. Bu oturumlarda, küresel enerji dönüşümüyle uyumlu şekilde Türkiye’nin politik, teknik ve ekonomik stratejileri derinlemesine tartışılacak. Kongrenin ana başlıkları arasında şunlar yer alıyor: Enerji politikaları, regülasyonlar ve yeni yasal çerçeveler Depolamalı RES ve GES yatırımlarında güncel eğilimler Batarya teknolojilerindeki yenilikler, yerli üretim kapasitesi ve tedarik zinciri stratejileri Finansman modelleri, yatırım fırsatları ve yeni gelir dinamikleri Karbonsuz ekonomi hedefleri doğrultusunda sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü vizyonu. Bu yılki kongrede, Cumhurbaşkanlığı, TBMM Enerji Komisyonu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, EPDK ve diğer kamu kurumlarının üst düzey yöneticileri ile birlikte, enerji sektörünün önde gelen özel sektör temsilcileri, yatırımcılar, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri konuşmacı olarak yer alacak. “Türkiye’nin bölgesel üs olma hedefi adım adım gerçekleşiyor” EDEDER Başkanı Doğa Can Bayram, enerji depolamanın sadece teknolojik bir gelişme değil, aynı zamanda enerji arz güvenliğinin sürdürülebilirliğini sağlayan stratejik bir unsur olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Kısa tarihçemize rağmen, EDEDER olarak Türkiye’nin batarya ve enerji depolama teknolojilerinde bölgesel bir üs haline gelmesi yolunda önemli adımlar attık. Bu kongreyi, sektörün tüm paydaşlarını ortak bir hedef etrafında buluşturmak, fikir alışverişini artırmak ve ülkemizin bu alandaki konumunu güçlendirmek amacıyla sürdürüyoruz. Türkiye, jeopolitik avantajları, üretim kapasitesi, yatırım iştahı yüksek sanayicileri ve nitelikli iş gücüyle bu alanda liderlik potansiyelini her geçen gün daha da pekiştiriyor. Amacımız, bu süreci hızlandırmak ve enerji depolama alanında Türkiye’nin küresel ölçekte referans noktası haline gelmesine katkı sağlamak.” Yenilenebilir enerji kapasitesi hızla artıyor Türkiye’nin enerji kurulu gücü Eylül 2025 itibarıyla 120 bin MW’ı aşarken, yenilenebilir enerji kaynaklı kurulu güç 75 bin MW seviyesine ulaştı. Bu oran, toplam kapasitenin yüzde 60’ına yakınının yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını gösteriyor. Yenilenebilir enerji üretimindeki bu artış, doğası gereği “dalgalı” bir yapıya sahip olduğu için, enerji sisteminde istikrar ve süreklilik ancak gelişmiş depolama çözümleriyle mümkün hale geliyor. Bu bağlamda, depolama teknolojileri enerji arz güvenliği, sürdürülebilirlik ve ekonomik verimlilik açısından Türkiye’nin enerji stratejisinde merkezî bir konuma yükselmiş durumda. EDEDER’in misyonu: Türkiye’yi enerji depolamanın bölgesel üssü yapmak EDEDER, küresel enerji dönüşümünün temel unsurlarından biri olan enerji depolama teknolojilerinin gelişimini desteklemek amacıyla kurulmuştur. Dernek, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini uluslararası düzeyde artırmak, yerli üreticileri ve çözüm sağlayıcıları güçlendirmek ve ülkemizi enerji depolama sektöründe rekabetçi bir merkez haline getirmek hedefiyle çalışmalarını sürdürmektedir. EDEDER’in faaliyet alanları arasında: Enerji depolama sistemleri için ulusal standartların belirlenmesi, Konut, endüstriyel ve şebeke ölçekli uygulamalarda kalite kriterlerinin oluşturulması, Kamu, özel sektör ve akademi arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, İnovasyonun teşvik edilmesi ve çevresel etkilerin azaltılması, Toplumda enerji depolama farkındalığının artırılması yer almaktadır. EDEDER üyeleri arasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, TEİAŞ, Enerjisa, Kalyon Enerji, Kontrolmatik Teknoloji Enerji ve Mühendislik, İnovat Mühendislik, GlobalENCO Enerji, Akfen Yenilenebilir Enerji, SmartPulse, Maxxen Enerji Sistemleri, Ağaoğlu Enerji Grubu, Galatawind,Solar Storage, Teksan, YEO, ZES, SMT Enerji, Novocycle, Poweron, Kontrrol, HFS Madencilik, General Solar, SolarToday, EnnAg, Akiş Enerji, Batkon, EKOS Electric, Istrich, Renworld, PROFED, GAP Solar, Ardea, Progresiva, Solinved ve Tumurly gibi sektörün öncü kurumları yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BEDAŞ’tan Yapay Zekâ Destekli Afet Uydu Projesi Haber

BEDAŞ’tan Yapay Zekâ Destekli Afet Uydu Projesi

Elektrik dağıtım sektörü, deprem başta olmak üzere büyük afetlere karşı enerji altyapısını güçlendirmek ve afet anında sahaya en doğru şekilde müdahale edebilmek için yeni nesil bir projeyi devreye almaya hazırlanıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) desteğiyle, Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (BEDAŞ) de aralarında bulunduğu Marmara Bölgesi’nde hizmet veren dağıtım şirketleri tarafından yürütülen Ar-Ge Projesi kapsamında, büyük afetler sonrasında elektrik altyapısındaki hasarı kısa sürede tespit edebilen yeni nesil yapay zekâ destekli bir yazılım geliştirildi. 2023 yılında yaşanan Kahramanmaraş depremleri ve dünyada farklı bölgelerde yaşanmış depremler sonrasına ait yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerinden oluşturulan veri seti ile eğitilen yapay zekâ modeline sahip olan “Afet Uydu Projesi”, Marmara Bölgesi’nde başarı ile test edildi. Özellikle deprem sonrasında, elektrik direkleri, dağıtım ve trafo merkezleri ile kritik enerji noktalarının zarar durumunu uydu görüntüleri üzerinden analiz ederek hızlı müdahale imkânı sağlayan “Afet Uydu Projesi”; hangi bölgelerde daha acil aksiyon gerektiği ve ulaşım yollarının durumunu anlık olarak saha ekiplerine bildiriyor. MARMARA BÖLGESİ’NDE YOLLARIN DURUMU BELİRLENİYOR Doğal afetlerin hemen sonrasında uydu görüntüleri ve Sentetik Açıklıklı Radar (SAR) verileri kullanılarak geliştirilen “Yeni Nesil Yapay Zekâ Modeli Tabanlı, Elektrik Yapısal Unsurları Hasar Tespit Sisteminin Geliştirilmesi” Ar-Ge projesi ile başta deprem olmak üzere büyük afetler sonrasında uydu görüntülerinden hızlı bilgi çıkartmak mümkün olacak. Afet sonrasında enerji sürekliliğini sağlayabilmek için kritik noktalara hızlı bir şekilde ekiplerin yönlendirilmesine olanak sağlayan projenin Marmara Bölgesi dağıtım şirketleri lokasyonlarında seçilen pilot bölgelerde sistemin uygulanabilirliği başarı ile kanıtlanmış durumda. Proje ile büyük afetler sonrasında, uydu görüntüleri sisteme ulaştıktan çok kısa bir süre içerisinde Marmara Bölgesi’nde bulunan elektrik direkleri, dağıtım, trafo ve indirici merkezlerinin, hasar boyutu ve saha ekipleri tarafından bölgeye ulaşımın sağlanabileceği yolların durumu belirlenebilecek. Marmara Bölgesi’nde hizmet veren diğer dağıtım şirketleri paydaşlığıyla geliştirilen yapay zekâ destekli yazılım ile uydu görüntülerini kullanarak afet sonrasında elektrik ekipmanlarının hasar tespiti de yapılabilecek. KAHRAMANMARAŞ DEPREMLERİ SONRASINA AİT YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKLÜ UYDU GÖRÜNTÜLERİNDEN OLUŞTURULAN VERİ SETİ İLE EĞİTİLDİ Sektörün uzun süredir üzerinde çalışarak geliştirdiği yapay zekâ modeli, 2023 Kahramanmaraş Depremi sonrasında derlenen KATE-PD veri seti ile eğitildi. Bu özel veri seti, farklı uydu sistemlerinden elde edilen 14 yüksek çözünürlüklü görüntüden oluşuyor ve toplamda 3 bin 293 km²’lik bir alanı kapsıyor. Görseller 512x512 piksel parçalar halinde detaylı biçimde etiketlenen ve uzman kontrolünden geçirildikten sonra 1.952 yüksek kaliteli hasar etiketi üretilmesi mümkün oldu. Bu yönüyle KATE-PD, afet sonrası tek zamanlı uydu görüntülerinden güvenilir hasar tespiti yapılabilmesi için dünyada da sayılı örneklerden biri haline geldi. Depremler sonrasında kritik enerji noktalarının zarar durumunu uydu görüntüleri üzerinden analiz ederek hızlı müdahale imkânı sunan projede yüklenici olarak, İstanbul Teknik Üniversitesi UHUZAM (Uydu Haberleşme ve Uzaktan Algılama Merkezi) görev aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.