Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ergoterapi

Kapsül Haber Ajansı - Ergoterapi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ergoterapi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin ilk MS Yaşam Merkezi Bütüncül Bakım Modeliyle Hizmete Başladı Haber

Türkiye'nin ilk MS Yaşam Merkezi Bütüncül Bakım Modeliyle Hizmete Başladı

Multipl skleroz (MS), yalnızca sinir sistemini etkileyen kronik bir hastalık olmanın ötesinde; bireylerin hareket kabiliyetinden psikolojik iyi oluşuna, sosyal yaşamından günlük aktivitelerine kadar yaşamın birçok alanını etkileyebiliyor. Bu ihtiyaçtan hareketle Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde hayata geçirilen Türkiye'nin ilk MS Yaşam Merkezi, hastaların farklı ihtiyaçlarını tek merkezde karşılayan bütüncül bakım modeliyle hizmet vermeye başladı. Merkezde hastalar, nöroloji ve fizik tedavi değerlendirmelerinin ardından ihtiyaçlarına göre psikolojik danışmanlık, diyetisyen desteği, pelvik taban rehabilitasyonu, nörofeedback uygulamaları ve fizyoterapi programlarına yönlendiriliyor. Böylece yalnızca hastalığın klinik yönetimine değil; hareket kabiliyetinin korunmasına, bilişsel ve ruhsal iyilik halinin desteklenmesine, günlük yaşam becerilerinin geliştirilmesine ve yaşam kalitesinin artırılmasına odaklanan multidisipliner bir yaklaşım sunuluyor. Merkezde ayrıca robot destekli rehabilitasyon sistemleri ile sanal gerçeklik (VR) teknolojileri de tedavi sürecinin bir parçası olarak kullanılıyor. Denge, koordinasyon ve hareket becerilerinin geliştirilmesine yönelik uygulamaların yanı sıra, günlük yaşam aktivitelerini destekleyen ergoterapi çalışmalarıyla hastaların bağımsız yaşamlarını sürdürmeleri hedefleniyor. MS Yaşam Merkezi'nin fikir babası, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Gümüş, merkezin yalnızca tedavi sunan bir yapı olmadığını, MS ile yaşayan bireylerin yaşamın her alanında desteklenmesini amaçlayan yeni bir bakım modeli olduğunu belirterek şunları söyledi: “MS yalnızca nörolojik bulgularla sınırlı bir hastalık değil; bireyin fiziksel, psikolojik ve sosyal yaşamını birlikte etkileyen kronik bir süreçtir. Bu nedenle hastalarımızı yalnızca tedavi eden değil, yaşamın her alanında destekleyen bir model oluşturmayı hedefledik. Türkiye'de ilk olma özelliği taşıyan MS Yaşam Merkezi'nde nöroloji, fizik tedavi, psikoloji, diyet, pelvik taban rehabilitasyonu ve teknoloji destekli uygulamaları aynı çatı altında buluşturarak kişiye özel, bütüncül bir bakım yaklaşımı sunuyoruz.” Prof. Dr. Gümüş, merkeze "Yaşam Merkezi" adını özellikle verdiklerini belirterek sözlerini, “Amacımız yalnızca rehabilitasyon hizmeti sunmak değil; MS ile yaşayan bireylerin yaşam enerjisini, bağımsızlığını ve toplumsal yaşama katılımını desteklemek. Robot destekli rehabilitasyon, sanal gerçeklik uygulamaları ve nörofeedback gibi yenilikçi yöntemleri multidisipliner yaklaşımla bir araya getirerek hastalarımızın yaşam kalitesini güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Hastalarımızın yalnız olmadıklarını hissetmeleri ve ihtiyaç duydukları desteğe tek merkezden ulaşabilmeleri de bu yaklaşımın önemli bir parçasını oluşturuyor.” şeklinde tamamladı. Türkiye'de ilk olma özelliği taşıyan MS Yaşam Merkezi'nin, bütüncül bakım anlayışı ve teknoloji destekli uygulamalarıyla hem hastaların yaşam kalitesine katkı sunması hem de MS yönetiminde multidisipliner yaklaşımların yaygınlaşmasına örnek oluşturması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Psikiyatrik İlaçlar Uzman Kontrolüyle Daha Güvenli! Haber

Psikiyatrik İlaçlar Uzman Kontrolüyle Daha Güvenli!

Tedavi sürecinde sabırlı olmanın, ilacın önerilen süre boyunca düzenli kullanılmasının ve takip muayenelerine gidilmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Semra Baripoğlu, “Psikiyatrik ilaçların bilinen yan etkileri vardır ve hekiminiz bu konuda sizi bilgilendirir. İlacın sağladığı tedavi faydası ile yan etkiler birlikte değerlendirilmeli, gerekirse doz azaltımı veya ilaç değişimi planlanmalı.” dedi. Toplumda psikiyatrik ilaçların bağımlılık yaptığına dair yaygın bir kaygı bulunduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Baripoğlu, bağımlılık yapıcı ilaçların belirli gruplarla sınırlı olduğunu ve kontrollü kullanıldığında tedavi edici ilaçların bağımlılık oluşturmayacağına dikkat çekti. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Semra Baripoğlu, psikiyatrik ilaçların doğru kullanımının önemi, yan etkileri, takip süreçleri ve tedavi sürecindeki rolü hakkında bilgi verdi. Psikiyatrik ilaçlar yalnızca uzman reçetesi ile kullanılmalı! Psikiyatrik ilaçların, doğru tanı ve uygun takip süreçleri ile kullanıldığında birçok ruhsal hastalığın tedavisinde son derece etkili olabildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Semra Baripoğlu, “Ancak her ilaçta olduğu gibi bu ilaçların da yan etkileri, ilaç reaksiyonları ve kişisel farklılıklara bağlı beklenmedik etkileri görülebilir.” dedi. Bu nedenle psikiyatrik ilaçların mutlaka bir psikiyatri uzmanı tarafından değerlendirilip reçete edilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Baripoğlu, “Psikiyatrik bir ilaç kullanmaya ihtiyaç olduğunu düşünen kişinin ilk adımı, bir psikiyatri uzmanına başvurarak kapsamlı bir değerlendirmeden geçmek olmalı. Muayene sonucunda gerekli görülürse hekiminiz, tanıya uygun ilacı belirleyip tedaviye başlayacaktır.” şeklinde konuştu. Psikiyatrik ilaçların düzenli kullanımı ve takip muayeneleri tedavi sürecinde çok önemli! İlaç kullanımı sırasında hem olumlu etkilerin hem de ilk günlerde ortaya çıkabilecek yan etkilerin hekim tarafından yakından izlendiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Semra Baripoğlu, “Tolerasyon güçlüğü yaratan bir yan etkiyle karşılaşıldığında, doktora haber vermek ve gerekirse doz ayarlaması ya da ilaç değişimi yapmak gerekir.” dedi. Psikiyatrik ilaçların olumlu etkilerinin genellikle birkaç hafta içinde ortaya çıkmaya başladığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Baripoğlu şöyle devam etti: “Tedavi sürecinde sabırlı olmak, ilacın önerilen süre boyunca düzenli kullanılması ve takip muayenelerine gidilmesi çok önemlidir. Bu değerlendirmelerde ilaç etkinliği, yan etkiler ve tedavide izlenecek yeni yol haritası belirlenir. Psikiyatrik ilaçların bilinen yan etkileri vardır ve hekiminiz bu konuda sizi bilgilendirir. Tedavi başladıktan sonra görülebilecek yan etkilerin izlenmesi önemli. İlacın sağladığı tedavi faydası ile yan etkiler birlikte değerlendirilmeli, gerekirse doz azaltımı veya ilaç değişimi planlanmalı. Birden fazla ilaç kullanan hastalarda ise, yeni başlayacak ilacın mevcut ilaçlarla etkileşimi mutlaka göz önünde bulundurulur. Gerekirse ilaç düzeyi ölçümleri yapılarak daha güvenli bir kombinasyon oluşturulur.” Bireylerin genetik yapıları ilaca verilen yanıtı etkileyebiliyor! Psikiyatrik ilaçlarda doz ayarlamasının, uluslararası literatürdeki tedavi etkin dozlar ve hastanın klinik özellikleri dikkate alınarak yapıldığını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Semra Baripoğlu, “Bunun yanında günümüzde bireylerin genetik yapılarının ilaca verdikleri yanıtı etkileyebileceği biliniyor.” dedi. Bu nedenle gerektiğinde ilaç kan düzeyi ölçümleri ve farmakogenetik testler kullanılarak daha kişiye özel ve güvenli bir tedavi planı oluşturulabildiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Baripoğlu, bu yöntemlerin, beklenmeyen yan etkilerin açıklanmasında da yol gösterici olduğunu söyledi. Hastalığın türüne ve kişinin ihtiyaçlarına göre ek tedavi yöntemleri de sürece dahil edilir! Psikiyatrik hastalıkların tedavisinde ilaçların çoğu zaman tek başına yeterli olmayabileceğine de değinen Dr. Öğr. Üyesi Semra Baripoğlu, şunları söyledi: “Hastalığın türüne ve kişinin ihtiyaçlarına göre ek tedavi yöntemleri de sürece dahil edilir. Depresyon, kaygı bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk ve psikotik bozukluklarda psikoterapi önemli bir destek sağlar. Bunun yanı sıra aile ve hasta psiko-eğitimi, sosyal destek çalışmaları tedavinin etkisini artıran unsurlar arasındadır. Çocuk ve ergenlerde ise ergoterapi, dil ve konuşma terapisi ile eğitimsel destekler büyük rol oynar. İlaç tedavisinin yeterli olmadığı durumlarda biyolojik tedavilerden yararlanılır; Manyetik Uyarım Tedavisi (TMS) ve daha ciddi klinik tablolar için uygulanan Elektrokonvülsif Terapi (EKT) bu yöntemlerin başında gelir.” Kontrollü kullanıldığında tedavi edici ilaçlar bağımlılık oluşturmaz! Psikiyatrik ilaçların bağımlılık yapıp yapmadığı sorusunu değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Semra Baripoğlu, “Toplumda psikiyatrik ilaçların bağımlılık yaptığına dair yaygın bir kaygı bulunuyor. Ancak bağımlılık yapıcı ilaçlar belirli gruplarla sınırlıdır ve kontrollü kullanıldığında tedavi edici ilaçlar bağımlılık oluşturmaz.” dedi. Buna rağmen bazı ilaçların kontrolsüz, kulaktan dolma bilgilerle veya reçetesiz şekilde temin edilip uzun süre kullanıldığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Baripoğlu, “Bu durum ciddi riskler doğurur. Bu nedenle ilaçlar kesinlikle doktor reçetesi ile alınmalı, tanıdık tavsiyesi ile ilaç başlanmamalı, tedavi süresi ve doz yalnızca hekim tarafından belirlenmelidir. Bağımlılık potansiyeli olan ilaçlarla ilgili gerekli tüm uyarılar ve kullanım kuralları hekim tarafından açıkça belirtilir.” diyerek sözlerini tamamladı.

İBB, Kumar Bağımlılığıyla Mücadelede Farkındalığı Artırıyor Haber

İBB, Kumar Bağımlılığıyla Mücadelede Farkındalığı Artırıyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), panel ile hem kumar bağımlılığı konusunda toplumsal farkındalığı yükseltmeyi hem de sahada vatandaşla doğrudan temas eden meslek elemanlarının (psikolog, sosyal hizmet uzmanı vb.) doğru bilgilendirme ve yönlendirme yapabilmeleri için gerekli bilgi ve donanıma sahip olmalarını amaçladı. Etkinliğe İBB Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, bilim insanları ve İBB Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlıklarından uzman personel katıldı. TOPLUM SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN KRİTİK ADIMLAR Panelin açılış konuşmasını yapan Dr. Öğr. Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, İBB'nin kumar ve madde bağımlılığı sorunlarına karşı yerel yönetimler bazında aktif çözümler geliştirmeye devam ettiğini belirtti. Eryiğit, konuşmasında şu kritik noktaları vurguladı: “İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun vizyonu doğrultusunda, mevcut 9 SUDEM merkezimizi 2029 yılına kadar 15’e çıkararak daha geniş bir kitleye ulaşmayı planlıyoruz. Kumar bağımlılığı, kişinin kumar oynama davranışı üzerinde kontrolünü kaybetmesiyle ortaya çıkan ciddi bir halk sağlığı sorunudur ve diğer bağımlılıkların da başlangıç noktasını oluşturabilmektedir. Bu nedenle, kumar bağımlılığına neden olabilecek biyolojik, psikolojik, sosyal ve çevresel risk faktörlerini anlamak önem taşımaktadır. Kumar bağımlılığı; ruhsal çöküntü, sosyal ilişkilerde bozulma, finansal kayıp, boşanma, intihar gibi çok ağır sonuçlar doğurmasının yanı sıra alkol ve sigara bağımlılığını tetikleyerek ağır fizyolojik hasarlara neden olabilmektedir.” ALANINDA UZMAN İSİMLER ÖNEMLİ KONULARI ELE ALDI Çorbada Tuzun Olsun Derneği (ÇOTUN) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Evren Tüfekçi'nin moderatörlüğünü üstlendiği panelde; Prof. Dr. Kültegin Ögel, Prof. Dr. Cemal Onur Noyan, Uzman Psikolog Kinyas Tekin, Dr. Öğretim Üyesi Belma Yön, Dr. Öğretim Üyesi Gülşah Zengin Yazıcı ve Araştırma Görevlisi Betül Buzluk birer sunum gerçekleştirdi. Oturumlarda, "Kumar Bağımlığı: Bilmemiz Gerekenler," "Kumar Bağımlılığı Tedavisi," "Kumar Bağımlılığında Aile ile Çalışma," "Bağımlılığın Dijital Yüzü: Sanal Bahis," "Kumar Bağımlılığında Ergoterapi" ve "Dijital Evren ve Kumar Bağımlılığı" gibi güncel ve önemli başlıklar detaylıca ele alındı. KAPSAMLI BAĞIMLILIKLA MÜCADELE HİZMETLERİ Sosyal Uyum Destek Merkezleri (SUDEM), tütün, alkol, madde kullanım bozukluğu, kumar ve ekran (teknoloji, sosyal medya, online oyun vb.) bağımlılığı alanlarında hizmet veriyor. Merkezlerde, bağımlılığa yönelik farkındalığın artırılması amacıyla, bağımlılık tanısı almış bireylere ve yakınlarına yönelik danışmanlık ve bilgilendirme hizmetleri sunuluyor. Kişinin ihtiyacına göre arındırma, tedavi ve rehabilitasyon merkezlerine yönlendirme çalışmaları yapılıyor. SOSYAL VE MESLEKİ DESTEK Ayrıca bireysel psikoterapi, aile/grup çalışmaları ve psikoeğitimler ile bağımlılık tanısı almış bireylerin toplumsal hayata katılımının arttırılması, bireysel ve çevresel sorunlarla başa çıkma becerilerinin kazandırılması amaçlanıyor. Bunların yanı sıra; kültür, sanat ve sosyal etkinlikler ile rehabilitasyon süreçleri desteklenirken, iş/uğraş terapisi hizmetleriyle de bireylere çeşitli mesleki bilgi ve becerilerin kazandırılması, bağımlılık tanısı almış birey ve yakınlarının iş yaşamına ve sosyal hayata uyumunun artırılması hedefleniyor. HİZMET VERİLEN SUDEM BİRİMLERİ Toplamda 9 merkezle hizmet veren SUDEM birimleri şunlar: SUDEM Bağcılar SUDEM Sultanbeyli SUDEM Esenyurt SUDEM Sultangazi SUDEM Ataşehir SUDEM Arnavutköy SUDEM Beyoğlu SUDEM Sancaktepe SUDEM Tuzla 153 Çözüm Merkezi üzerinden SUDEM birimleri ve hizmetleri ile ilgili detaylı bilgi alınabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.