Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Erişilebilirlik

Kapsül Haber Ajansı - Erişilebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erişilebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Finans Dünyasının Karar Vericileri TechFinTech 2026’da Buluştu Haber

Finans Dünyasının Karar Vericileri TechFinTech 2026’da Buluştu

4. defa gerçekleşen etkinlikte, dijital finans ekosisteminin bugünü ve geleceği çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Ana sponsorluğunu Mayasoft’un üstlendiği etkinlikte; gerçek zamanlı ekonomi, yapay zekâ destekli finansal karar mekanizmaları, gömülü finans ve otonom sistemler gibi kritik başlıklar yoğun bir program kapsamında değerlendirildi. Türkiye’nin finans ve teknoloji alanındaki stratejik buluşmalarından biri olarak konumlanan TechFinTech’te yalnızca mevcut dönüşümü değil, finansın geleceğinin nasıl şekilleneceğini de çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Bilişim Zirvesi Etkinlik Şirketi tarafından 4. kez gerçekleştirilen etkinlikte, gerçek zamanlı ekonomi, yapay zekâ destekli finansal karar mekanizmaları, gömülü finans ve otonom sistemler gibi kritik başlıklar büyük ilgi gören oturumlarda kapsamlı şekilde değerlendirildi. Finansın Yeni Oyun Kuralları TechFinTech Sahnesinde TechFintech 2026 açılış konuşmasını BTHaber Genel Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi yaptı. Sevgi, “Finansal Dijitalleşmenin Yeni Evresi” başlıklı açılış konuşmasında, “Son 3 yıl durgunluk yaşayan fintech dünyası, 2025’te küresel yatırımların 116 milyar dolara ulaşmasıyla yeniden yükselişe geçti. Fintech’ler artık alternatif değil, geleceğin finansal altyapısı olarak konumlanırken; Türkiye’de sektör yaklaşık 214 milyon dolarlık yatırım ile startup yatırımlarında işlem hacmi bakımından ikinci sıraya yerleşti. Yatırımcı ilgisi varlık yönetimi ve yatırım odaklı çözümlere kayarken, özellikle dolandırıcılık önleme ve kritik skorlama alanlarında yapay zeka algoritmaları, operasyonel maliyetleri düşürerek verimliliği ana yatırım odağı haline getiriyor. Bu teknolojik gelişmelerin yakın gelecekte fintech sekötürnün en önemli belirleyicisi olacağı tahmin ediliyor” dedi. Etkinliğin ana konuşmacısı Deloitte Sorumlu Ortak ve Blokzincir Hizmetleri Lideri Uğur Kağan Dinçsoy, konuşmasında “Finansın Yeni Denkleminde Kim Nerede?” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Dinçsoy sunumunda “Fintech dünyasında son dönemde dikey yapılardan yatay modellere geçiş hızlanırken, şirketler yazılım ve BT süreçlerini dış kaynak kullanmak yerine kendi bünyelerine alarak daha hızlı ve verimli büyümeye yöneliyor. Yapay zeka uygulamaları kullanıcı harcamalarında oyun harcamalarını geride bırakmaya başlarken, bu durum önemli bir trend değişimine işaret ediyor. Türkiye’de artan yatırım ilgisi ve global oyuncuların potansiyel girişleriyle birlikte rekabetin daha da sertleşmesi bekleniyor. Hyperscaler yatırımlarının Türkiye’ye gelmesiyle regülasyon kaynaklı sıkışıklıkların azalacağı öngörülüyor. Bankacılık tarafında ise platform bankacılığına ek olarak servis bankacılığı modeli öne çıkarken, müşteri deneyimi de merkeze yerleşiyor. Kripto varlıklar tarafında ise sıkılaşan regülasyonlarla birlikte saklama hizmetleri yeni dönemin temel başlıkları haline geliyor. Tüm bu dönüşüm içinde fintech şirketleri için artık sadece büyüme değil; risk yönetimi, uyum ve sürdürülebilir kârlılık en kritik öncelikler olarak öne çıkıyor” dedi. Ana sponsor Mayasoft’un CEO’su Yasin Aşır, “Finansın Yeni Altyapısı: Gerçek Zamanlı, Akıllı, Kesintisiz” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Aşır sunumunda; “Finansın yeni işletim sistemi yazılırken müşteri deneyimi veriyle tamamen entegre hale gelmiş durumda; karar alma süreçleri köklü bir dönüşüm yaşıyor. Eskiden sezgisel ve tecrübeye dayalı kararlar alınırken, bugün veriyi bir ‘yakıt’ gibi kullanarak iş zekâsı çıktıları ve algoritmalarla daha akıllı, veri odaklı kararlar veriliyor. Bu yapıya yapay zekanın eklenmesiyle çok daha güçlü sonuçlar ortaya çıkıyor. Yapay zeka günlük hayatımızda ve finans sektöründe aktif şekilde kullanılmaya başlanmış olsa da hangi ölçekte, hedefle ve regülasyon çerçevesinde kullanılacağı hâlâ kritik bir soru olarak duruyor. Öte yandan artan entegrasyonlar ve genişleyen API ekosistemi sistemleri daha kırılgan hale getirirken, saldırı yüzeylerinin büyümesi ve yapay zeka destekli tehditlerdeki artış bu riski daha da belirgin kılıyor. Bu nedenle geleceğin kazananları yalnızca teknolojiyi kullananlar değil; yapay zekayı güvenli ve regülasyonlara uyumlu şekilde kurumsallaştıran, altyapıyı güçlü ve esnek kurgulayan, ekosistemi güvenle yöneten ve operasyonlarını kesintisiz sürdürebilen kurumlar olacak. Yarının kazananları ekosistemi kuran değil, güvenle yöneten olacak” dedi. Finansta Karar Mekanizması Yeniden Şekilleniyor Verinin karar verme süreçlerindeki yeri ve etkisinin panelistler tarafından ele alındığı “Veriyle Karar Veren C-Suite” ana panelinin moderatörlüğünü BTHaber Başkanı Murat Göçe üstlendi. Murat Göçe giriş konuşmasında “Bir zamanlar bankacılık işlemleri hesap cüzdanına bağlıydı; bugün ise fintech ve yapay zekâ ile bambaşka bir noktadayız. Eskiden başka bir şubeden para çekmek günler sürerken, bugün finans dünyası hız ve teknolojiyle yeniden şekilleniyor. Artık sadece bankalar değil; fintech’ler, ödeme sistemleri ve yapay zekâ da finansın merkezinde yer alıyor” diyerek alınan yola dikkat çekti. Panel konuğu Koç Finans CFO’su Doğu Özden, “Veri ve yapay zekâ aslında karar vermiyor; önemli bir girdi sağlıyor ancak burada hala karar verenler veriyi yönetenler. Ancak burada veriyi zaman zaman kutsallaştırdığımızı da düşünüyorum. Burada veriye karşı çok duygusal olmadan onu yöneterek o duygusallığı tecrübe ile sonraki aşamaları devreye almamız gerekir. Veri bize sadece bir fotoğraf sunuyor ve bu fotoğraf çoğu zaman soğuk olabilir. Günün sonunda o kararı verirken bu fotoğrafın üzerine bağlamı, tecrübeyi ve insan faktörünü eklemek gerekir. Bu yüzden bugün geldiğimiz noktada yapay zekâdan ziyade hibrit zekânın, yani insan ve yapay zekânın birlikte çalışmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum” açıklamasında bulundu. Panelde görüşlerini paylaşan bir diğer konuk isim ING Türkiye IT Direktörü Hale Kocabıyık, “Veri üretimi ve anlamlandırılması hiç olmadığı kadar hızlandı; bu da doğal olarak kararların aynı hızda alınması beklentisini doğurdu. Ancak organizasyonlarda her kararın doğası farklıdır. Bu nedenle mesele, veri ile karar alma süreçleri arasındaki bir hız farkı değil; kararların doğası gereği farklı hız ihtiyaçlarına sahip olmasıdır. Bu bağlamda asıl kritik konu, hangi kararın ne şekilde ve hangi hızda verilmesi gerektiğini doğru tasarlayabilmek, yani sağlam ve işlevsel bir karar mimarisi kurabilmektir. Bu başarıldığında, kararın ihtiyacı ile veri akışı zaten doğal olarak senkronize olur” diyerek görüşlerini aktardı. Ana panel sponsoru HPE İş Geliştirme ve Dönüşüm Projeleri Yöneticisi Mert Sarıkaya ise “Veri, kararın tek kaynağı değil; çoğu zaman insanlar sezgileriyle bir noktaya geliyor ve veriyi bunu desteklemek için kullanıyor. Bunun arkasında insan psikolojisi, ön yargılar ve veriyi seçme biçimimiz yatıyor. Ayrıca veri bize geçmişi ve bugünü gösterirken, biz karar verirken geleceği tahmin etmeye çalışıyoruz. Bu noktada bağlam, sezgi ve tecrübe devreye giriyor ve nihai kararı şekillendiriyor. Yapay zekânın yükselişiyle birlikte kararların bir kısmını makinelere bırakıyoruz; ancak asıl soru artık şu: İnsan bu sürecin neresinde konumlanacak ve nasıl değer katacak?” dedi. Bulut, GPU ve Yapay Zekâ ile Finansın Yeni Altyapısı “Finans Sektöründe Dijital Dayanıklılık: Bulut, Regülasyon ve Süreklilik” başlıklı oturumda konuşan İşNet Satış Direktörü Pınar Tüfenkci, “Yapay zekâ dönüşümünün etkisi hızla artarken, İşNet olarak GPU as a Service hizmetimizle şirketlerin NVIDIA H100 ve H200 gibi güçlü GPU’lara bulut üzerinden, donanım yatırımı yapmadan erişmesini sağlıyoruz. Bu yapı, Türkiye’nin finans bulutu gereklilikleri ve KVKK uyumluluğu gözetilerek tasarlandı; böylece kurumlar hem yüksek işlem gücüne hem de güçlü veri güvenliği altyapısına sahip oluyor. GPU tabanlı altyapımız ve akıllı yönetim katmanımız sayesinde yapay zekâ uygulamalarını güvenli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir şekilde çalıştırarak fintech ekosisteminin dönüşümüne katkı sunuyoruz” dedi. Aynı oturumda yer alan Upsonic Co-Founder & CEO’su Taygun Alban ise “Upsonic olarak elektronik para kuruluşları, bankalar ve finansal kurumların dijital dönüşüm süreçlerinde aktif rol alıyor, fintech süreçlerini uçtan uca yapay zekâ ile otomatize etmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz AI ajanlar, özellikle işe alım gibi karmaşık süreçlerde evrak toplama, doğrulama ve analiz adımlarını otomatikleştirerek operasyonel yükü önemli ölçüde azaltıyor. Ancak bu sistemlerin sürdürülebilir şekilde çalışabilmesi için güçlü, güvenli ve regülasyona uygun bir altyapı kritik önem taşıyor. Bu noktada İşNet ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, yalnızca yüksek GPU kapasitesi ve yerel veri uyumluluğu sağlamakla kalmadı; aynı zamanda sunduğu esnek ve ölçeklenebilir altyapı sayesinde hem maliyet optimizasyonu sağlıyor hem de sürdürülebilir ve güvenilir bir büyüme modeli oluşturabiliyoruz” dedi. “Finansta Yapay Zekâ ile Değer Yaratmak: Bugün Ne Mümkün?” başlıklı sunumu gerçekleştiren Oredata COO’su Çağlar Kara, “Bugün dünya genelinde her 10 şirketin 9’u yapay zekâ ile ilgili çalışmalar yürütüyor; ancak bu projeleri ölçekleyebilen şirketlerin oranı hâlâ oldukça sınırlı. Kurumlar strateji tarafında belirli bir olgunluğa ulaşmış olsa da veri altyapısı ve organizasyonel kültür, dönüşümün önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ projelerinde başarıyı belirleyen unsur yalnızca teknoloji değil; aynı zamanda kurumların bu değişime ne kadar hızlı uyum sağlayabildiğidir. Bu nedenle kısa sürede değer üreten, ölçülebilir ve önceliklendirilmiş projelerle ilerlemek kritik önem taşıyor. Yapay zekâ artık bir tercih değil, rekabet gücünü korumak isteyen kurumlar için stratejik bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Doğru kurgulanmış projelerle kurumlar, yatırım geri dönüşünü çok daha hızlı şekilde elde edebiliyor” diyerek görüşlerini paylaştı. “Finansın Kör Noktası, Erişilemeyen Müşteri Kitlesi” başlıklı sunumda Binclusive Kurucu Ortak Atakan Nalbant, “Finansın en kritik ancak çoğu zaman göz ardı edilen alanı erişilebilirlik. Bugün milyonlarca kullanıcı için mesele yalnızca teknolojiye ulaşmak değil, o teknolojiyi gerçekten kullanabilmek. Doğru tasarlanmayan dijital deneyimler kullanıcıları sistemin dışında bırakırken, erişilebilirlik artık sadece bir kullanıcı deneyimi konusu değil; aynı zamanda kurumlar için regülasyon, sorumluluk ve sürdürülebilir büyümenin temel bir parçası haline geliyor. Bu nedenle erişilebilirliği her yeni ürün ve özellikte temel bir öncelik olarak ele almak gerekiyor. Çünkü erişilebilirlik sağlandığında yalnızca belirli bir kullanıcı grubu değil, tüm kullanıcı deneyimi daha güçlü ve kapsayıcı hale geliyor” dedi. Ekonomist Dr. Hakan Yurdakul ise “Yeni Ekonomik Düzende Finans” başlıklı sunumunda; FinTech ekosisteminin üç katmanlı bir yapıdan oluştuğunu belirtti. İlk katmanda elektronik para ve ödeme kuruluşları ile dijital bankaların, ikinci katmanda analitik yapıların, üçüncü katmanda ise son kullanıcıya ulaşan dijital ödeme, müşteri sadakati ve gömülü finans uygulamalarının yer aldığını ifade eden Yurdakul, “Bu katmanlar arasında güçlü bir entegrasyon ve iş birliği sağlanması durumunda ekosistemin hızlı büyüyecek. Aksi durumda rekabet ve koordinasyon eksikliğinin önemli bir potansiyelin kaçırılmasına yol açabilir” dedi. Finans Dünyasında Dönüşüm ve Yeni Nesil Yaklaşımlar Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen TechFinTech etkinliği, sektörün fikir önderlerini ve karar vericilerini bir araya getirerek katılımcılara farklı bakış açıları kazandırdı. Birbirinden farklı sunumlarıyla konuşmacı olarak etkinliğe değer katan isimler arasında; Boyner Büyük Mağazacılık CTO’su Cihan Yıldız, OdeaTech Data Yönetimi Direktörü Gamze Kaplan Gökalp, TFI Holding Group CFO’su Furkan Ünal, Dünya Katılım Bankası Servis ve Ekosistem Bankacılığı Direktörü Dr. Erhan Bahtiyar, MasterLabs Kurucu & CTO’su Kerem Çeliker, Hannover Fairs Turkey BT Dijitalleşme Projeleri ve Veri Yönetimi Direktörü Cihan Keser ve Trakya Yatırım Holding Teknoloji Başkanı Ümit Bilik yer aldı. Güçlü iş birlikleriyle hayata geçirilirken Techfintech’in bu yılki ana sponsoru Mayasoft oldu. Ana panel sponsorluğunu HPE üstlenirken, etkinliğin premium sponsorları İşNet ve Oredata oldu. Binclusive ve MasterLabs sunum sponsorları, E-Güven, Infotelica, İzometri, Pax, Techincube, Verion, Vesta ve WGuard ise tanıtım sponsorları olarak etkinlikte yer aldı. Hizmet sponsorları tarafında ise Ajans Press, Eti Danışmanlık, Faselis, Megisty, Pax, Postaban, Sirius ve Ventus Creative markaları yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether, Ana Akım Stablecoin Kullanımı İçin 134 Milyon Dolarlık Yatırım Turuna Katılıyor Haber

Tether, Ana Akım Stablecoin Kullanımı İçin 134 Milyon Dolarlık Yatırım Turuna Katılıyor

Küresel ölçekte stablecoin’ler, para gönderimi, işlemlerin gerçekleştirilmesi ve dijital ortamda dolar değerinin korunması için giderek daha fazla kullanılıyor. Toplam dolaşımdaki stablecoin miktarı şu anda 300 milyar doları aşmış durumda. Geçtiğimiz yıl stablecoin işlem hacmi 33 trilyon doları aşarak Visa ve Mastercard’ın toplam işlem hacmini geride bıraktı. Tether, dünya genelinde 570 milyondan fazla USDT kullanıcısına hizmet veriyor ve bu da USDT’nin günlük finansal aktivitelerin içine ne kadar derin şekilde entegre olduğunu gösteriyor. Stablecoin Development Corporation, “on-chain” bir holding yapısıyla stablecoin ve DeFi sistemlerinin günlük kullanımını ölçeklemeye odaklanırken; ödeme, para transferi ve platformlar arası fon hareketlerini daha akıcı hale getirmeyi hedefliyor. Aynı zamanda stablecoin ekonomisine yatırım erişimini genişletmeyi amaçlayan şirket, tüketici uygulamalarında artan entegrasyon trendiyle birlikte, kullanıcı deneyimi, erişilebilirlik ve altyapı uyumluluğunu kritik odak alanları olarak konumlandırıyor. “Stablecoin’leri günlük kullanım için güvenli ve erişilebilir hale getirmeye odaklanıyoruz” Yatırıma ilişkin açıklamalarda bulunan Tether CEO’su Paolo Ardoino, “Stablecoin’ler artık yalnızca alım-satım için değil, özellikle geleneksel finans sistemlerinin yeterince işlemediği bölgelerde aktif olarak kullanılıyor. Şimdi önemli olan, bu altyapıyı daha güvenilir ve kullanımı daha kolay hale getirmek. Bir sonraki benimsenme dalgası, dijital varlıkları günlük kullanım için pratik ve erişilebilir kılan sistemler tarafından yönlendirilecek.” dedi. SDEV CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Michael Kazley ise şunları söyledi: “Tether, stablecoin’lerin küresel ölçekte gerçek dünyada kullanımına öncülük eden temel aktörlerden biri. Stablecoin Development Corporation’ı, stablecoin altyapısının ve kullanım alanlarının uzun vadeli büyümesine paralel bir halka açık piyasa platformuna dönüştürürken onların desteğini almaktan gurur duyuyoruz.” Tether’in bu yatırım turuna katılımı, stablecoin’lerin geniş ölçekte kullanılmasını mümkün kılan temel altyapıya odaklanmaya devam ettiğini gösteriyor. Stablecoin’ler günlük uygulamalara daha fazla entegre oldukça, kullanıcılar, platformlar ve yerel ekonomiler arasında bu varlıkların ne kadar kolay hareket edebildiği kritik hale geliyor. Bu da stablecoin’lerin küresel ölçekte para transferinin varsayılan yöntemi haline gelmesinin önünü açıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erişilebilir kent hedefiyle 98. Kırmızı Bayrak İZTO’nun oldu Haber

Erişilebilir kent hedefiyle 98. Kırmızı Bayrak İZTO’nun oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin engelli erişimine uygun olan kurum ve mekânlara verdiği Kırmızı Bayrak ödülünün 98’incisi, İzmir Ticaret Odası’na takdim edildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve engelli yurttaşların da katılımıyla İZTO’da düzenlenen törende, bina önüne Kırmızı Bayrak asıldı. Kırmızı Bayrak almak için gerekli kriterleri sağlayan İzmir Ticaret Odası, en yüksek standart olan “3 yıldızlı” bayrağa sahip İzmir’deki 24. kurum oldu. Kırmızı Bayrak uygulamasının aynı zamanda bir teşvik modeli olduğunun altını çizen Başkan Dr. Cemil Tugay, “Biz, bu bayrağın çoğalmasını istiyoruz. Erişilebilirlik engelli bireylerin yanı sıra yaşlılar, çocuklar için de çok önemlidir. Aslında hepimiz için daha yaşanabilir bir kent anlamına gelir. İzmir, erişilebilirlik konusunda kararlı adımlarla ilerliyor. Bu sayının kısa süre içinde daha da artacağına eminim. İzmir’i herkes için erişilebilir kılmaya devam edeceğiz. Hep birlikte daha engelsiz bir İzmir için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “Kırmızı Bayrak, erişilebilirlik markasıdır” İzmir’de herkesin ve her kesimin hem fiziki hem de duygusal anlamda birbirine ulaşabileceği yakınlıkta olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, “İzmir ayrımcılık yapmaz, herkesi eşitler. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürdüğümüz Kırmızı Bayrak uygulaması, kentimizin bu karakteristik özelliğine dayanıyor. Çünkü biz, erişilebilirliği bir ayrıcalık değil temel hak olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı. Kırmızı Bayrak uygulamasının 2013 yılında düzenlenen Engelsizmir Kongresi’nin en önemli çıktılarından biri olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, “Türkiye’de ilk kez İzmir’in hayata geçirdiği bu model, bir erişilebilirlik markasıdır. Kırmızı Bayrak uygulaması; engelli bireylerin, kamuya açık alanlarda hizmet veren tüm kurumların mekânlarına ve ayrıca ulaşım araçlarına engelsiz erişebilmesini teşvik ediyor” bilgisini verdi. “Somut, ölçülebilir ve denetlenmiş bir emeğin sonucu” İzmir’de erişilebilirliği istisna olmaktan çıkarıp kentin tamamına yayılan bir standart hâline getirmeyi amaçladıklarını dile getiren Başkan Tugay, uygulama için başvuran kurumların İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda Erişilebilirlik Koordinasyon Komisyonu tarafından titizlikle incelendiğini, başvuru mekânlarının yerinde denetlenip raporlandığını, bu denetimlerde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının erişilebilirlik kriterlerinin esas alındığını söyledi. Sağlanan kriter oranına göre başvuru sahiplerine 1, 2 ya da 3 yıldızlı Kırmızı Bayrak verildiğini kaydeden Başkan Tugay, “Kriterlerin yüzde 60’ını sağlıyorsa 1 yıldız, yüzde 75’ini sağlıyorsa 2 yıldız, yüzde 90’ını sağlıyorsa 3 yıldızlı Kırmızı Bayrak veriliyor. Yani bu bayrak; somut, ölçülebilir ve denetlenmiş bir emeğin sonucudur” diye belirtti. “İnsan odaklı yönetim anlayışının göstergesi” Bu emeğin en üst düzey karşılığı olan 3 yıldızlı Kırmızı Bayrak’ı İzmir Ticaret Odası’na takdim etmekten mutluluk duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, şöyle konuştu: “Bu başarı, köklü bir kurumun çağın gereklerine nasıl hızla ve kararlı şekilde uyum sağladığının göstergesidir. 141 yıllık geçmişi, 105 bini aşkın üyesiyle İzmir ekonomisinin kalbi niteliğindeki İzmir Ticaret Odamızın attığı adım, iş dünyasında sosyal sorumluluğun somut karşılığıdır. Odanın bu girişimi tüm kurumlara örnek olmalıdır. İzmir’de geniş bir kesimi temsil eden Mahmut Özgener başkanlığındaki İzmir Ticaret Odamızla aynı duyarlılığa sahip olmaktan dolayı mutluyum. Bu yaklaşımı yalnızca fiziksel mekânlarla sınırlı olmaması; odamızın, dijital hizmetlerden kurumsal işleyişe uzanan bütüncül bir erişilebilirlik anlayışına sahip olması sevindirici. Çünkü erişilebilirlik, kurumsal kalitenin ve insan odaklı yönetim anlayışının göstergesidir.” “Bayrağı gururla dalgalandıracağız” İzmir Ticaret Odası’nın tarihin her döneminde köklü geçmişi ve güçlü kurumsal yapısıyla yalnızca ekonomik kalkınmaya değil, toplumsal gelişime de öncülük eden bir anlayışla hareket ettiğini söyleyen İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener de “Teslim aldığımız bu bayrağı, gururla dalgalandıracağımızı bilmenizi isterim. Fiziksel mekânlarımızdan dijital hizmetlerimize kadar her alanda engelli bireylerimizin ihtiyaçlarını gözeten, kapsayıcı ve sürdürülebilir çözümler üretmeye ve bunları daha da geliştirmeye büyük önem veriyoruz. Toplumsal faydayı önceleyen, fırsat eşitliğini destekleyen ve herkes için erişilebilir bir hizmet anlayışını benimseyen bir kurum olma hedefiyle çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. İş'te Nöroçeşitli Var etkinliği, İZTO’da yapılacak İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, Dokuz Eylül Üniversitesi ile Rotary Kulüplerinin destekleriyle 22 Mayıs'ta “Destekli İstihdam Zirvesi: İş'te Nöroçeşitli Var" etkinliğini İzmir Ticaret Odası’nda gerçekleştireceklerini duyuran Mahmut Özgener, “Bu etkinlik kapsamında engelli bireylerin istihdamına yönelik iyi uygulamaların iş dünyası ile buluşturulmasını, firmaların destekli istihdam modeli konusunda bilgilendirilmesini ve kapsayıcı iş ortamlarının yaygınlaştırılmasını amaçlıyoruz” bilgisini verdi. “Eşit, daha kapsayıcı ve daha yaşanabilir bir kent” Törende konuşan Kırmızı Bayrak Komisyonu Üyesi Gülgün Yorgancılar ise “Bugün erişilebilirlik adına atılan önemli bir adımın parçası olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bu buluşma yalnızca bir ödül ya da bir simgeyi değil daha eşit, daha kapsayıcı ve daha yaşanabilir bir kent idealini temsil ediyor. Erişilebilirlik, çoğu zaman fiziksel düzenlemelerle sınırlı bir konu gibi algılanıyor. Oysa erişilebilirlik, bir bireyin bir mekâna girebilmesi kadar o mekânda var olabilmesi, hizmete ulaşabilmesi, kendini o alanın parçası hissedebilmesi anlamına gelir. Bu nedenle erişilebilirlik yalnızca teknik bir mesele değil aynı zamanda sosyal adaletin, eşitliğin bir göstergesidir. Bugün verilen Kırmızı Bayrak, aslında hepimize bir sorumluluk hatırlatıyor; erişilebilirliği bir zorunluluk olarak mı görüyoruz yoksa toplumsal yaşamın vazgeçilmez bir parçası olarak mı benimsiyoruz? Gerçek dönüşüm, sadece standartları karşılamakla değil o anlayışı içselleştirmekle mümkündür. Erişilebilir bir yaşam, herkes için daha iyi bir yaşam demektir” dedi. Konuşmaların ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay, İZTO Başkanı Mahmut Özgener’e Kırmızı Bayrak takdim etti. Ardından katılımcılarla birlikte İZTO binası önüne bayrak asıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alternatif Bank Müşteri Deneyiminin Geleceğini Farklı Sektörlerden Liderlerle Ele Aldı Haber

Alternatif Bank Müşteri Deneyiminin Geleceğini Farklı Sektörlerden Liderlerle Ele Aldı

Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün müşteri deneyimi, artık yalnızca bir hizmet başlığı değil; kurumların rekabet gücünü, itibarını ve geleceğe hazırlanma kapasitesini belirleyen stratejik bir alan. Ürünler, teknolojiler veya hizmetler zamanla benzeşebilir. Ancak müşteri deneyimi bir kurumun parmak izidir; müşterinin kurumla yaşadığı toplam deneyim, gördüğü ilgi, hissettiği güven, hizmetin akışı ve kurumun bıraktığı duygu gerçekten benzersizdir. Alternatif Bank olarak biz danışman ve sorumlu bankacılık anlayışımızla, müşterilerimizin ihtiyaçlarını doğru okuyan, onlara yalnızca ürün sunmakla kalmayıp doğru zamanda doğru çözümlerle eşlik eden bir yaklaşımı benimsiyoruz. Müşteri Deneyimi Günü’nü de bu anlayışın kurum içinde daha da güçlenmesine katkı sağlayan, farklı bakış açılarıyla zenginleşen çok değerli bir buluşma oldu. Bu anlamlı etkinliğin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, katkılarıyla bizlere ilham veren değerli konuşmacılarımıza ve tüm katılımcılara içtenlikle teşekkür ediyorum.” Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin, Teknoloji Çağında Liderliğin Yeni Kodlarını Paylaştı Etkinliğin ilk oturumunda Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin ile Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı, yeni teknoloji çağında liderliğin nasıl yeniden tanımlandığını ele aldı. Söyleşide, yapay zekanın iş yapış biçimlerini dönüştüren etkisi, cloud altyapısının stratejik önemi, veri egemenliği kavramı ve şirketlerin değişen dinamikler karşısında nasıl konumlanması gerektiği konuşuldu. Ayrıca, bilgiye erişim alışkanlıklarının dönüşümünden yapay zekanın yeni iş modelleri yaratma potansiyeline kadar pek çok başlık değerlendirildi. Beymen Group Genel Müdürü Elif Çapçı, Lüks Kavramının Dönüşümü ve Değişen Müşteri Beklentilerini Ele Aldı Etkinliğin ikinci oturumunda Beymen Group Genel Müdürü Elif Çapçı, Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı ve Alternatif Bank Kurumsal ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Didem Şahin bir araya geldi. Panelde müşteri deneyiminde lüksün değişen tanımı, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve sadakat kavramları sektörler arası bir bakışla masaya yatırıldı. Lüksün artık yalnızca üründe değil; anlamda, hikayede, kişiselleştirmede ve doğru anda doğru deneyimi sunabilmede şekillendiği vurgulanırken, bankacılıkta da asıl lüksün müşterinin ihtiyacına zahmetsiz ve doğru şekilde erişebilmesi olduğu ifade edildi. Müşteri Deneyiminin Geleceğinde İnsan ve Teknoloji Dengesi Masaya Yatırıldı Alternatif Bank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Bike Tarakcı ile Bilgi Teknolojileri ve Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Zafer Vatansever’in yer aldığı oturumda, müşteri deneyiminin geleceğinde insan ve teknoloji arasındaki denge değerlendirildi. Katılımcılar, teknolojinin deneyimi mümkün kılan kritik bir araç olduğunu ancak empati, yaratıcılık ve duygusal bağ kurma gibi unsurlar nedeniyle gerçek farkın insan tarafından yaratıldığını vurguladı. Müşteri Deneyiminin Geleceğinde Yapay Zeka ve İnsan Odağı Öne Çıktı Alternatif Bank Bireysel, Özel ve Dijital Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Burcu Yangaz, Alterna CX CEO’su Gürol Kurt ile birlikte Alternatif Bank, Marka, İletişim, Sürdürülebilirlik ve Müşteri Deneyimi Müdürü Hande Yağcı, Müşteri Deneyimi Danışmanı Serap Gül ve Dijital Bankacılık Müdürü Pınar Çetinim’in katıldığı panelde ise müşteri deneyiminin geleceği, teknoloji ve insan odağı ekseninde ele alındı. Oturumda, yapay zekanın yalnızca operasyonel verimlilik için değil; duygusal bağ kuran ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunan bir araç olarak konumlanması gerektiği ifade edilirken, müşteri deneyiminin tüm organizasyonun sahiplenmesi gereken bir kültür olduğunun altı çizildi Alternatif Bank’ın Engelsiz Bankacılık Vizyonu, Kapsayıcı Geleceğe İlham Verdi Etkinliğin öne çıkan başlıklarından biri de Alternatif Bank’ın uzun soluklu “Engelsiz Bankacılık” vizyonu oldu. Bu kapsamda gerçekleştirilen panelde, Alternatif Bank Marka, İletişim, Sürdürülebilirlik ve Müşteri Deneyimi Müdürü Hande Yağcı ile Microsoft Erişilebilirlik Proje Yöneticisi Duygu Kayaman, İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Dekanı Prof. Dr. Itır Erhart ve İşaret Dili Eğitmeni ve Çevirmeni Öğretim Görevlisi Ceren Ay; erişilebilirliğe hak temelli bakış açısını, kapsayıcı deneyim tasarımının önemini ve teknolojinin engelli bireylerin yaşamına sunduğu katkıyı ele aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta’dan Raporlamada Yeni Dönem Haber

Anadolu Sigorta’dan Raporlamada Yeni Dönem

Bu yeni yaklaşım sayesinde şirket, paydaşlarına finansal performansının yanı sıra sürdürülebilirlik yaklaşımını, stratejik önceliklerini ve değer yaratma modelini tek bir çatı altında sunmayı amaçlıyor. Anadolu Sigorta’nın 2025 Entegre Faaliyet Raporu, şirketin ekonomik, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansını bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Raporda şirketin stratejik öncelikleri, sermaye öğeleri bazında oluşturduğu değer yaratma modelinin girdileri ve çıktıları, faaliyetlerinin paydaşlar üzerindeki etkileri ve gelecek hedefleri kapsamlı biçimde değerlendiriliyor. Aynı zamanda şirketin faaliyetleri kapsamında karşılaştığı risk ve fırsatlar da detaylı biçimde analiz ediliyor. Rapor, 1 Ocak 2025 – 31 Aralık 2025 döneminde Anadolu Sigorta’nın finansal ve finansal olmayan performans sonuçlarını, sürdürülebilirlik çalışmalarını, operasyonel gelişimini ve kurumsal yönetişim yaklaşımını da aynı çerçevede paydaşlara sunuyor. Sigortacılıkta dijital dönüşüm konusunda birçok yeniliğe art arda imza atan Türkiye’nin öncü sigorta şirketi Anadolu Sigorta, aynı zamanda Entegre Faaliyet Raporu’nun dijital tamamlayıcısı niteliğinde, sektörde bir ilk olarak Online Özet Entegre Faaliyet Raporu uygulamasını da hayata geçirdi. Rapor içindeki kritik bilgileri okuyucu deneyimini kolaylaştıracak şekilde kısa ve anlaşılır bir formatta dijital ortama taşıdı. Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı İdil Pamir, şirketin ikinci yüzyılına girerken şeffaflık, erişilebilirlik ve teknoloji odaklı iletişim anlayışını güçlendirdiklerini belirterek şunları söyledi: “Bu yıl ilk kez Entegre Faaliyet Raporu yayımladık ve bu kapsamda klasik PDF formatının ötesine geçen, dinamik, etkileşimli ve kullanıcı dostu bir Online Özet Entegre Faaliyet Raporu’nu hazırladık. Bu çalışma, sadece finansal ve operasyonel sonuçlarımızı aktaran bir belge değil; stratejimizi, sürdürülebilirlik yaklaşımımızı ve değer yaratma modelimizi bütüncül bir dijital deneyimle anlatan yeni bir platform. Online Özet Entegre Faaliyet Raporu ile yatırımcılarımızdan iş ortaklarımıza, çalışanlarımızdan kamuoyuna kadar tüm paydaşlarımız için daha şeffaf, daha erişilebilir ve daha anlaşılır bir iletişim modeli oluşturduk.” Uluslararası raporlama standartlarıyla uyum Hisse senetleri Borsa İstanbul’da işlem gören Anadolu Sigorta’nın 2025 Entegre Faaliyet Raporu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından belirlenen faaliyet raporlaması gereklilikleriyle uyumlu şekilde hazırlandı. Rapor aynı zamanda uluslararası raporlama standartları doğrultusunda oluşturuldu. Bu kapsamda çalışma, Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi’nin (IIRC) Entegre Raporlama Çerçevesi ( Framework) ve Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initiative - GRI) standartları temel alınarak hazırlandı. Bu yaklaşım, Anadolu Sigorta’nın finansal performansını ve sürdürülebilirlik çalışmalarını, uluslararası kabul gören metodolojiler doğrultusunda paylaşmasına olanak sağlıyor. Online Özet Rapor: Dijital ve erişilebilir bir deneyim Entegre faaliyet raporları genellikle kapsamlı ve uzun dokümanlar olduğu için şirket, rapor içindeki kritik bilgileri okuyucu deneyimini kolaylaştıracak şekilde kısa ve anlaşılır bir formatta dijital ortama taşıdı. Online Özet Entegre Faaliyet Raporu’nun en önemli başlıklarını içeren detaylı bir özet yapı sunuyor. Böylece okuyucular Anadolu Sigorta’nın finansal performansı, stratejik öncelikleri, 100 yıllık hikayesi, değer zinciri, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve öne çıkan performans göstergeleri gibi temel bilgilere kısa sürede ulaşabiliyor. Raporun tamamına ulaşmak isteyen kullanıcılar için ana rapora yönlendirme butonu da bulunuyor. Sürdürülebilirlik ve şeffaflık yaklaşımı Anadolu Sigorta, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını kamuoyuyla düzenli olarak paylaşan şirketler arasında yer alıyor. Şirket, 2018 yılından bu yana yayımladığı sürdürülebilirlik raporları aracılığıyla çevresel ve sosyal performansını şeffaf biçimde ortaya koyuyor. İklim değişikliği ve karbon emisyonlarına ilişkin stratejiler, riskler ve fırsatlar Karbon Saydamlık Projesi (Carbon Disclosure Project – CDP) çerçevesinde raporlanıyor. Bu yaklaşım, Anadolu Sigorta’nın çevresel etkilerini ve sürdürülebilirlik hedeflerini uluslararası platformlarda şeffaf biçimde paylaşmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TLC Klima’dan Ege Bölgesi’nde Eğitim Odaklı Yeni Yapılanma Haber

TLC Klima’dan Ege Bölgesi’nde Eğitim Odaklı Yeni Yapılanma

TLC Klima, servis hizmetlerinde kalite standartlarını geliştirmek ve bölgesel yetkinliği artırmak amacıyla İzmir’de iş ortağı Han Klima ile birlikte yeni bir servis noktasını devreye aldı. TLC Klima’nın yenilenen showroom konsepti doğrultusunda hayata geçirilen bu servis noktası, bölgedeki servis ağının erişilebilirliğini artıran ve operasyonel gücünü destekleyen bir yapı olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte Sahada Fark Yaratanlar Eğitim ve Atölye Merkezi, TLC Klima’nın eğitim odaklı yaklaşımının bir parçası olarak kurgulanan ve doğrudan marka tarafından yönetilen bir eğitim merkezi olarak konumlanıyor. Sahada Fark Yaratanlar Eğitim ve Atölye Merkezi; uygulamalı eğitim alanları ve teorik derslikleriyle, servis ekiplerinin sahada ihtiyaç duyduğu bilgi ve becerileri geliştirmeye odaklanıyor. Merkezde, servis ekiplerinin sök-tak ve montaj uygulamalarını birebir deneyimleyebileceği eğitim stantları ile teknik bilgilerin aktarılacağı 15 kişilik teorik eğitim alanı yer alıyor. Bu yapı, yalnızca bir servis noktası olmanın ötesinde, bölgesel ölçekte eğitim ve teknik gelişimi destekleyen bir merkez olarak dikkat çekiyor. Han Klima’nın ve yeni eğitim merkezinin açılışı; TLC Klima Genel Müdür Yardımcısı Filiz Doğan, Türkiye Satış Direktörü Gökhan Külahi, Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Müdürü Serdar Ekmekçi, Satış Sonrası Hizmetleri Müdürü Özgür Göksu, Ege Bölge Satış Müdürü Kadirhan Aygören ve Ege Bölge sorumlu ekibinin katılımıyla gerçekleşti. Yerinde Eğitim, Güçlü Servis Altyapısı TLC Klima Satış Sonrası Hizmetler Müdürü Özgür Göksu, İzmir’de hayata geçirilen eğitim atölyesi ile ilgili yaptığı açıklamada; “Satış sonrası hizmetlerde sürdürülebilir kaliteyi sağlamak, ancak sahadaki teknik yetkinliği sürekli geliştirmekle mümkün. Atölyemizi bölgesel bir eğitim merkezi olarak konumlandırarak, ekiplerimizin bilgi ve uygulama gücünü artırmayı hedefliyoruz. Bu proje, servis ağımızın standardını yükseltirken, müşterilerimize sunduğumuz hizmet kalitesine de doğrudan katkı sağlayacak.” dedi. Güçlenen Servis Ağı ve Sürdürülebilir Hizmet Yaklaşımı TLC Klima, sahadan gelen ihtiyaçları merkeze alan bu yapılanmayla; servis ağının yetkinliğini artırmayı ve bölgelerde güçlü bir hizmet altyapısı oluşturmayı sürdürüyor. İzmir’de hayata geçirilen bu yapı, TLC Klima’nın satış sonrası hizmetlerde eğitim, erişilebilirlik ve teknik uzmanlık odağında gelişen organizasyon yaklaşımını ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fırsat Eşitliği Modeli’nde Yeni Dönem Haber

Fırsat Eşitliği Modeli’nde Yeni Dönem

Kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerinin bir araya geldiği buluşmada, 50 kurumdan 90 katılımcı yeni döneme ilişkin çerçeveyi değerlendirdi. Fırsat Eşitliği Modeli (FEM), iş dünyasında işe alım, eğitim, kariyer gelişimi ve liderlik süreçlerinde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi amaçlayan bir dönüşüm modeli olarak uygulanıyor. Farklı sektörlerden kurumların katılımıyla yürütülen model, yalnızca politika düzeyinde değil, iş yapış biçimlerinde de sürdürülebilir ve ölçülebilir bir dönüşüm sağlamayı hedefliyor. Bu yaklaşım doğrultusunda geliştirilen FEM 2.0 ile modelin yapısında kapsamlı bir dönüşüm öngörülüyor. FEM 2.0 ile süreçler dijitalleşiyor, izleme mekanizması güçleniyor Toplantıda tanıtılan FEM 2.0 kapsamında değerlendirme süreçlerinin dijital platformlar üzerinden yürütülmesi, kurumların gelişiminin düzenli olarak izlenmesi ve elde edilen verilerin şeffaf biçimde raporlanması planlanıyor. Bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesiyle birlikte modelin güvenilirlik ve hesap verebilirlik boyutunun artırılması hedefleniyor. Dokuz ana başlık ve 90’dan fazla sorudan oluşan değerlendirme yapısı, kurumların yalnızca politika düzeyindeki yaklaşımlarını değil; çalışan deneyimini, geri bildirim süreçlerini ve sürdürülebilirlik anlayışını da kapsayacak şekilde kurgulanıyor. FEM 2.0 ile dijital izleme araçları, gelişim modülleri ve etki raporlarının da sürece dahil edilmesi planlanıyor. Esra Bezircioğlu: “FEM artık sürekli izlenen ve gelişen bir yapıya dönüşüyor” KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, FEM 2.0’ın yaklaşımına ilişkin yaptığı değerlendirmede modelin geldiği noktaya dikkat çekti. Bezircioğlu, “FEM Sertifikası’nı bir sonuçtan ziyade bir başlangıç olarak ele alıyoruz. Fırsat eşitliği, tek seferlik bir uygulamayla sağlanabilecek bir hedef değil; kurumların kültürüne yerleşmesi ve düzenli olarak izlenmesi gereken bir süreç. Bugün sertifika sahibi kurumların bu yaklaşımı kendi yapılarına entegre ettiğini görmek önemli bir gelişme. FEM 2.0 ile süreci daha sistematik ve veri temelli bir yapıya kavuşturuyoruz. Yeni model, kurumların mevcut durumunu değerlendirmekle kalmayacak, gelişim süreçlerini izleyerek yol gösterici bir çerçeve sunacak. Bu yaklaşımın, kurumların iş yapış biçimleri üzerinde daha belirgin bir etki yaratacağını düşünüyoruz” dedi. Bezircioğlu, modelin kapsayıcılık ve erişilebilirlik boyutuna ilişkin olarak ise şunları kaydetti: “FEM 2.0 ile modelimizin kapsamını farklı çeşitlilik alanlarını da içerecek şekilde genişlettik. Fırsat eşitliği yaklaşımının daha geniş bir kurumsal tabana yayılması büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda özellikle orta ölçekli işletmelerin sürece daha aktif katılımını destekleyecek, daha erişilebilir ve kademeli uygulama modelleri üzerinde çalışıyoruz. Amacımız, fırsat eşitliğini iş dünyasının tamamında benimsenen ve uygulanan bir standart haline getirmek.” İş dünyasında fırsat eşitliği vurgusu Toplantıya katılan temsilciler, iş dünyasında fırsat eşitliğinin güçlendirilmesinin yalnızca sosyal bir sorumluluk değil, kurumsal sürdürülebilirlik ve rekabet gücü açısından da kritik bir unsur olduğuna dikkat çekti. Katılımcılar, bu alandaki dönüşümün kalıcı ve etkili olabilmesi için kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak bir anlayışla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Sürecin çok paydaşlı bir yaklaşımla ilerlemesinin önemine işaret eden temsilciler, daha kapsayıcı ve adil bir iş dünyası için birlikte çalışma kararlılığını dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AİLEM İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi 268 Bin 719 Çağrıya Çeviri Desteği Sağladı Haber

AİLEM İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi 268 Bin 719 Çağrıya Çeviri Desteği Sağladı

Bakan Göktaş yaptığı açıklamada, yüzde yüz erişilebilirlik hedefiyle engelli bireylerin hizmetlere ulaşımını kolaylaştıracak dijital dönüşüm çalışmalarına hız verdiklerini belirtti. İşitme engelli bireylerin iletişim engellerini kaldırmak için projeler yürüttüklerini kaydeden Göktaş, AİLEM uygulamasının bu alanda önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Vatandaşların, kamuda, özel sektörde ve sosyal hayatlarında iletişim ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kurdukları AİLEM’in Türk işaret dilini kullanan vatandaşlar için ortak bir iletişim noktası haline geldiğini ifade eden Bakan Göktaş, şunları kaydetti: “İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) bugün 51 bin 932 kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılıyor. Alışverişten aile içi iletişime, öğretmen-veli görüşmesinden hasta-doktor iletişimine kadar birçok konuda günde ortalama 150 çağrıya çeviri hizmeti sağlıyoruz. 3 yıldır hizmet veren merkezimizde bugüne kadar Türk İşaret Dili çevirmenlerimiz tarafından 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağlandı. İletişim merkezimize hem bakanlığımızın internet sitesi hem de mobil uygulama üzerinden erişilebiliyor. ” Bakan Göktaş, AİLEM’in dışında ayrıca bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında da aktif hizmet verildiğini hatırlatarak, şu an 53 ilde toplam 75 Türk İşaret Dili tercümanıyla sahada olduklarını kaydetti. Göktaş, "Tercümanlarımız son 5 yılda tapu, belediye, valilik, noter, banka ve sağlık gibi alanlarda işitme engelli vatandaşlarımıza yaklaşık 10 bin 473 defa çeviri hizmeti sağladı. AİLEM ve saha çalışmalarımızla, Türk İşaret Dili kullanan tüm vatandaşlarımızın önündeki engelleri kaldırmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.