Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Erken Uyarı

Kapsül Haber Ajansı - Erken Uyarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erken Uyarı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Depremden Önce Kazanılacak 5 Saniye Bile Hayat Kurtarabilir! Haber

Depremden Önce Kazanılacak 5 Saniye Bile Hayat Kurtarabilir!

Dikey yapılaşmanın ve deprem toplanma alanlarının yapılaşmaya açılmasının önemli riskler oluşturduğuna dikkat çeken Dr. Uçan, “Ailemizin deprem anından sonra nerede toplanacağı, şehir dışına ortak kontak telefonu gibi hazırlıkların şimdiden yapılması gerekmektedir.” diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıldönümü dolayısıyla deprem hazırlıklarını değerlendirerek, erken uyarı sistemlerinin afet yönetimindeki önemine dikkat çekti. Dünyada deprem erken uyarı sistemleri Japonya, Meksika, Çin, ABD (Batı Yakası), Tayvan, Güney Kore ve Türkiye deprem riski yüksek ülkelerde ulusal veya bölgesel deprem erken uyarı sistemlerinin kullanıldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Marmara bölgesinde EDİS firması tarafından fay hattına yakın çeşitli noktalarda hassas cihazlarla merkezler kurulmuştur. Burada depremin ilk öncü P dalgası ölçülerek, değerlendirerek konumuna göre 5 saniye ile 60 saniye arasında önceden depremi tespit ederek, büyüklüğü ve başlangıç noktası bilgilerini hizmet verdiği firmalara göndermektedir. Bu bilgiyi alan firmalarda bunu yapay zeka uygulamaları ile işleyerek olası zararı küçültmektedirler.” dedi. 5 saniye bile doğru kullanılırsa kritik olabilir Dr. Uçan, “Bu firmaya veya başka bir kuruluşa, bütün Türkiye’de deprem uyarı cihazları fay hattı bölgelerine yerleştirilmelidir. Böylece 5-60 saniye önce depremden bilgilenecektir. Bu sürede elektrik kesilebilir, doğalgaz sistemleri kapatılabilir. Fabrikalarda yapay zekâ ve otomasyon sistemleriyle yüzlerce güvenlik hareketi aktive edilebilir. Bu sayede deprem sonrasında meydana gelebilecek can kayıplarının yanı sıra ekonomik ve çevresel zarar da azaltılabilir.” diye konuştu. Dikey yapılaşmadan vazgeçilmeli Türkiye’nin deprem gerçeğine rağmen yüksek katlı yapılaşmanın devam ettiğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Dikey yapılaşma ülkemizde hız kesmeden devam etmektedir. 1999 Depreminin üzerinden 27 yıl, 2023 depreminin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen yanlış yapılanma devam ettirilmektedir. Bu sadece İstanbul’da değil 50 bin nüfuslu şehirlerde de aynıdır. Almanya’da deprem bölgesi olmamasına rağmen yapılar genellikle 3 katlıdır. Bu sistemi bozmuyorlar. Bizde ise bu yüksek katlı binaların bazıları acil deprem toplanma bölgelerinde yapıldı. Acilen dikey yapılanmadan vazgeçilmelidir. Halen bulunan deprem toplanma alanlarının korunması sağlanmalıdır.” şeklinde konuştu. Ailenizin depremden sonra nerede buluşacağını belirleyin Depreme hazırlık için bireylerin ve ailelerin de kendi acil durum planlarını oluşturması gerektiğini dile getiren Dr. Uçan, “Ailemizin deprem anından sonra nerede toplanacağı, şehir dışına ortak kontak telefonu gibi hazırlıkların şimdiden yapılması gerekmektedir.” dedi. İlk 72 saat için hazırlıklı olun Afet ve acil durum çantasının deprem hazırlığının temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Dr. Uçan, “Büyük depremden sağ kurtulsanız bile ilk 72 saatte yardım ekiplerinin size ulaşması mümkün olmayabilir. Bu nedenle temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek bir afet ve acil durum çantasını kolayca ulaşabileceğimiz bir yerde hazır bulundurmalıyız.” dedi. Afet çantasının yalnızca deprem için düşünülmemesi gerektiğini belirten Dr. Uçan, “Deprem, su baskını ve yangın gibi afetlerde kişilerin temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayabilecek ürünleri ve ilk yardım malzemelerini içeren, kolay taşınabilir ve mümkünse su geçirmez bir çanta hazırlanmalı. Çantanın omuzda veya sırtta taşınabilmesi, afet sırasında hareket kabiliyeti açısından önemlidir.” ifadelerini kullandı. Deprem çantasında neler bulunmalı? Çantanın kişisel ve ailevi ihtiyaçlara göre hazırlanması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, bulunması gereken temel malzemeleri şöyle sıraladı: “El feneri, çok amaçlı katlanır çatal-kaşık seti, radyo, pil, plastik düdük, iş eldiveni, yağmurluk, su, korunma örtüsü, maske, sargı bezi, anında soğuk kompres, ikaz yeleği, polar battaniye, yedek anahtar (ev, işyeri, araç), termos veya matara, kuru gıda (kuruyemiş, çikolata, pestil gibi), konserve yiyecek ve bir miktar nakit para.” Önemli belgelerin de unutulmaması gerektiğini kaydeden Dr. Uçan, “Kimlik, ehliyet, pasaport, araç ruhsatı, tapu ve sigorta poliçeleri gibi önemli belgelerin fotokopileri çantada yer alabilir. Bu belgelerin dijital kopyalarının güvenli bir bulut ortamında saklanması da yararlı olacaktır.” dedi. İlaç listesini ve aile bireylerinin fotoğraflarını çantaya koyun Afet çantasındaki bazı malzemelerin kriz anında özel önem taşıdığını dile getiren Uçan, “Aile bireylerinin güncel fotoğrafları, düzenli kullanılan ilaçların listesi ve önemli tıbbi bilgiler mutlaka düşünülmeli. Yerel bir harita ile aile bireylerinin toplanma noktasını gösteren bir görsel de çantada bulunabilir.” diye konuştu. Dr. Uçan, çanta içindeki malzemelerin son kullanma tarihine dikkat edilmesi gerektiğinin de altını çizerek, "Malzemeler; kullanacak kişilerin (bebek, çocuk, yaşlı, engelli, hamile, hasta, evcil hayvan gibi) özelliklerine göre belirlenmeli, kolay kullanılabilecek ve birbirlerini olumsuz etkilemeyecek şekilde yerleştirilmeli. Deprem çantası, evde sığınma alanı olarak düşündüğümüz yerde bulundurulmalı." şeklinde konuştu. Hijyen malzemelerinin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Uçan, sabun veya dezenfektan, diş fırçası ve macunu, ıslak mendil, tuvalet kâğıdı ve hijyenik ped gibi temel ürünlerin ihtiyaçlara göre çantaya eklenebileceğini söyledi. Her deprem çantası aynı olmamalı Afet çantasının hazırlandıktan sonra bir köşeye bırakılmasının yeterli olmadığını vurgulayan Uçan, içindeki ürünlerin düzenli aralıklarla kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekti. “Malzemelerin son kullanma tarihleri mutlaka takip edilmeli.” diyen Uçan, “Çanta, kullanacak kişilerin özelliklerine göre hazırlanmalıdır. Evde bebek, çocuk, yaşlı, engelli, hamile veya kronik hastalığı bulunan biri varsa onların özel ihtiyaçları hesaba katılmalıdır. Evcil hayvanı bulunan aileler de hayvanlarının su, gıda ve diğer temel ihtiyaçlarını planlamalıdır.” ifadelerini kullandı. Dr. Uçan, afet çantasının evde kolay ulaşılabilecek ve güvenli olduğu düşünülen bir noktada bulunması gerektiğini, ayrıca iş yerlerinde ve okullarda da benzer hazırlıkların yapılmasının önemli olduğunu sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KYB Radar ile Saniyeler İçinde Kredi ve Risk Analizi Haber

KYB Radar ile Saniyeler İçinde Kredi ve Risk Analizi

Türkiye'nin öncü teknoloji ve yazılım şirketlerinden IHS Teknoloji, kurumsal B2B ilişkilerinde risk yönetimini, kredi değerlendirme süreçlerini ve yasal uyum (compliance) adımlarını dijitalleştiren yeni nesil çözümü KYB Radar'ı (Know Your Business / Kurumunu Tanı) kamuoyuna duyurdu. Günümüzün karmaşıklaşan ticari ekosisteminde şirketler ve finans kuruluşları; hatalı kredi tahsisleri, sahte firmalar, kara para aklama (AML) riskleri ve şeffaf olmayan ortaklık yapıları nedeniyle ciddi finansal kayıplarla karşılaşabiliyor. Manuel olarak yürütülen şirket inceleme ve risk değerlendirme süreçleri ise hem zaman alıyor hem de gözden kaçan riskler barındırıyor. IHS Teknoloji tarafından geliştirilen KYB Radar, kurumsal müşteri, tedarikçi ve iş ortağı kabul süreçlerini baştan sona otomatize ederek karar alma mekanizmalarını hızlandırıyor. Kredi Risk Derecelendirmesinden AML Taramasına: Geniş Kullanım Alanı KYB Radar, gelişmiş veri entegrasyonu ve yapay zeka algoritmaları sayesinde kurumsal risklerin tespitinde çok yönlü bir çözüm sunuyor: Kredi Risk Derecelendirme ve Finansal Değerlendirme: Bankalar, faktoring/leasing şirketleri, fintech'ler ve vadeli (açık hesap) B2B satış yapan firmalar için kritik bir karar desteği sağlar. Şirketlerin ticari sicili, finansal geçmişi, ortaklık riskleri ve hukuki durumlarını analiz ederek doğru ve hızlı kredi riski skorlaması yapılmasını kolaylaştırır, batık/takipteki alacak riskini en aza indirir. Nihai Faydalanıcı (UBO) Tespiti: Karmaşık şirket yapıları arkasındaki gerçek şahıs ve ortaklık zincirlerini şeffaf bir şekilde ortaya çıkarır. Yaptırım ve PEP Taraması: Global yaptırım (Sanction) listeleri, PEP (Siyasi Nüfuzlu Kişiler) ve olumsuz medya taramaları ile itibar risklerini anında raporlar. Tedarikçi ve Müşteri Doğrulama (Onboarding): B2B müşteri kabul süreçlerini saniyelere indirerek operasyonel verimlilik sağlar. Kesintisiz İzleme (Continuous Monitoring): İş ortaklarının kredi değerliliğinde veya yasal durumundaki değişiklikleri gerçek zamanlı takip eder ve olası risklerde erken uyarı verir. Finansal Kararlar Artık Veriye Dayalı ve Saniyeler İçinde Alınıyor Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan IHS Teknoloji CEO'su Emre Sayın, şunları söyledi: "Giderek karmaşıklaşan ticaret dünyasında bir şirketle iş yapmadan ya da kredi/vadeli imkan sunmadan önce onun finansal sağlığını ve risk profilini tam olarak bilmek zorundasınız. KYB Radar ile şirketlerin ve finans kurumlarının manuel olarak haftalarca sürdürdüğü kredi risk analizi ve doğrulama süreçlerini saniyelere indirdik. KYB Radar; finans kuruluşlarının kredi karar süreçlerini hızlandırırken, reel sektörün de vadeli satış ve tedarikçi risklerini güvenle yönetmesini sağlıyor." Finans, bankacılık, faktoring, e-ticaret, lojistik ve savunma sanayii başta olmak üzere tüm B2B ekosistemi için tasarlanan KYB Radar, esnek API entegrasyonu sayesinde mevcut ERP, CRM ve kredi tahsis sistemlerine kolayca entegre edilebiliyor. İHS Teknoloji Hakkında: İHS Teknoloji; siber güvenlik, regülasyon teknolojileri (RegTech), veri analitiği ve kurumsal yazılım çözümleri alanlarında uçtan uca hizmet sunan lider bir teknoloji şirketidir. Gelişmiş altyapısı ve alanında uzman kadrosuyla; finans, e-ticaret, telekomünikasyon ve kamu başta olmak üzere kritik sektörlerdeki kurumların dijital dönüşüm, risk yönetimi ve yasal uyum (compliance) süreçlerini güvenle yürütmelerini sağlar. Yapay zeka destekli yenilikçi platformlarıyla veri odaklı karar alma mekanizmalarını güçlendiren IHS Teknoloji, iş ortaklarının operasyonel verimliliğini artırmayı, finansal suistimalleri önlemeyi ve güvenli bir dijital geleceğe katkı sunmayı hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ticari Risk Yönetiminde Yeni Nesil Çözüm  Haber

Ticari Risk Yönetiminde Yeni Nesil Çözüm 

Şirketlerin yalnızca finansal tabloları değil; faaliyet gösterdikleri ülkenin ekonomik görünümü, sektör dinamikleri, ödeme alışkanlıkları ve güncel ticari risk göstergeleri de sağlıklı karar süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Coface'ın küresel veri ağı ve uzman risk analizlerini bir araya getiren URBA360, işletmelere dünya genelindeki şirketlere ilişkin kapsamlı ve güncel ticari istihbarata tek platform üzerinden erişim sağlayarak risk yönetimini daha sistematik ve öngörülebilir hale getiriyor. "Doğru ticari kararların temelinde güncel veri bulunuyor" Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Coface Ticari Grup Direktörü Çimen Özdamar, şunları söyledi: "Küresel ekonomide yaşanan hızlı değişim, şirketlerin risk yönetimine bakışını da dönüştürüyor. Günümüzde doğru ticari karar alabilmek için yalnızca finansal verilere bakmak yeterli olmuyor. İş ortaklarının faaliyet gösterdiği ülkenin ekonomik görünümünden ödeme alışkanlıklarına, sektör dinamiklerinden uzman risk değerlendirmelerine kadar birçok göstergenin birlikte analiz edilmesi gerekiyor. URBA360 ile şirketlere bu bilgilerin tamamını tek platform üzerinden sunuyor; müşteri ve tedarikçi portföylerini sürekli izlemelerine, riskleri erken aşamada tespit etmelerine ve ticari kararlarını daha güçlü verilerle desteklemelerine katkı sağlıyoruz." Küresel ticari risklere 360 derece bakış URBA360, 200'den fazla ülkedeki şirketlere ait temel finansal göstergeleri, ticari risk analizlerini ve Coface'ın uzman değerlendirmelerini tek platformda buluşturuyor. Böylece şirketler mevcut müşterileri, potansiyel iş ortakları ve tedarikçileri hakkında saniyeler içerisinde kapsamlı bilgiye ulaşabiliyor. Platform, kullanıcılarına yalnızca mevcut durumu gösteren bir raporlama aracı olmanın ötesine geçerek ticari ilişkilerin geleceğine yönelik öngörüler de sunuyor. Günlük olarak güncellenen veriler sayesinde işletmeler müşteri ve tedarikçi portföylerini sürekli izleyebiliyor, olası riskleri erken aşamada tespit ederek ticari stratejilerini daha sağlıklı şekilde oluşturabiliyor. Risk değerlendirmesini tek ekranda birleştiriyor URBA360'ın merkezinde yer alan Coface Skoru, şirketlerin önümüzdeki 12 ay içerisinde finansal yükümlülüklerini yerine getirememe olasılığını 0 ile 10 arasında standartlaştırılmış bir ölçekle değerlendiriyor. Bu skor, finansal göstergeler ile Coface'ın ticari alacak sigortasındaki uzun yıllara dayanan uzmanlığını bir araya getirerek şirketlerin risk seviyesini kolay anlaşılır bir yapıda sunuyor. Platform aynı zamanda Coface uzmanlarının oluşturduğu Kredi Görüşü ile şirketler için önerilen maksimum kredi limitine ilişkin değerlendirme sağlarken, Ülke Risk Değerlendirmesi sayesinde şirketlerin faaliyet gösterdiği ülkelerin makroekonomik yapısını ve dış şoklara karşı dayanıklılığını da analiz ediyor. Böylece kullanıcılar yalnızca şirketi değil, şirketin faaliyet gösterdiği ekonomik ortamı da bütüncül şekilde değerlendirebiliyor. Ödeme davranışlarını analiz ederek gelecekteki riskleri öngörüyor URBA360'ın sunduğu önemli göstergelerden biri olan Geç Ödeme Endeksi (Late Payment Index - LPI) ise şirketlerin ödeme alışkanlıklarını analiz ederek finansal risklerin daha doğru değerlendirilmesini sağlıyor. Coface'ın alacak sigortası ekosisteminden elde ettiği verilerle oluşturulan bu gösterge; alacakların yaşı, ödeme sıklığı, gecikmelerin yoğunluğu ve ödeme performansına ilişkin birçok veriyi birlikte değerlendirerek şirketlerin ödeme davranışlarına ilişkin önemli içgörüler sunuyor. Bu sayede işletmeler yalnızca mevcut finansal tabloyu değil, gelecekte oluşabilecek tahsilat risklerini de önceden öngörebiliyor ve ticari ilişkilerini daha güvenli şekilde yönetebiliyor. Gerçek zamanlı takip ve erken uyarı sistemi URBA360, ticari risk analizinin yanında şirketlere sürekli izleme yeteneği de kazandırıyor. Kullanıcılar takip ettikleri şirketlerde meydana gelen önemli değişiklikleri anlık bildirimlerle izleyebiliyor. Finansal göstergelerde yaşanan değişimler, risk seviyesindeki güncellemeler veya ticari yapıyı etkileyebilecek gelişmeler platform üzerinden gerçek zamanlı olarak takip edilebiliyor. Bu yapı sayesinde şirketler yalnızca riskleri analiz etmekle kalmıyor; değişen koşullara hızla uyum sağlayarak müşteri ve tedarikçi portföylerini proaktif biçimde yönetebiliyor. Web platformu üzerinden erişilebilen sistem, ticari bilgi raporlarını günlük olarak güncelleyerek karar alma süreçlerine sürekli destek sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Okul Saldırıları, Sosyal Hizmetin Zorunluluğunu Bir Kez Daha Gösterdi! Haber

Okul Saldırıları, Sosyal Hizmetin Zorunluluğunu Bir Kez Daha Gösterdi!

Prof. Dr. Barış, okul sosyal hizmeti birimlerinin kurulması, silaha erişimin sıkı denetlenmesi ve erken uyarı sistemlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Bu iki olay, bize okul sosyal hizmetinin zorunluluk olduğunu göstermektedir. Çünkü sosyal çalışmacı, ailelerdeki silah varlığını, şiddet öyküsünü, ruh sağlığı sorunlarını ev ziyaretiyle tespit edebilecek en yetkin meslek elemanıdır.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Barış, son iki gün içinde yaşanan okul baskını niteliğindeki şiddet olaylarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. 14 ve 16 Nisan tarihlerinde, 48 saat içinde Türkiye’de iki ağır okul saldırısının yaşandığını hatırlatan Prof. Dr. Barış, “Her iki olay için de İçişleri Bakanlığı ‘bireysel hadise, terör bağlantısı yok’ açıklaması yaptı. Soruşturmalar sürüyor ve yayın yasağı getirildi. Kahramanmaraş’ta eğitime iki gün ara verildi” dedi. Silaha erişim ve ev içi güvenlik zafiyeti! Olayların en dikkat çekici yönlerinden birinin faillerin evdeki silahlara kolayca erişebilmesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Barış, “Bu ciddi bir sorun, evinde silah bulundurma hakkı olan yetişkinler, bu silahlarını evdeki diğer kişilerin bilhassa küçüklerin ulaşamayacağı özel yerlerde mesela çelik kasalarda bulundurmaları gerekir.” diye konuştu. 7/24 kriz hattı ve acil eylem sistemleri çağrısı Yalnızca bireysel önlemlerin değil, sistematik çözümlerin de devreye girmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Barış, “Sosyal medya tehditleri ve akran ihbarları için 7/24 kriz hattı kurulmalıdır. Özellikle okullar ve toplu yaşam alanları için acil eylem sistemleri oluşturulmalıdır. Okullara her türlü silahla girişin engellenebilmesi için mekanizmalar kurulmalı ve fiziki güvenlik önlemleri etkinleştirilmelidir” ifadesinde bulundu. Riskli öğrencilerin erken tespiti için izleme mekanizması olmalı Psikososyal risklerin erken tespitine dikkat çeken Prof. Dr. Barış, “Psikososyal risk taşıyan öğrencilerin zamanında tespit edilebilme için tüm okullarımızda okul sosyal hizmet birimi kurularak gerekli alt yapı oluşturulmalı ve meslek elemanları olan sosyal çalışmacılar ivedilikle görevlendirilmelidir. Bu birim, her okulda tam zamanlı sosyal çalışmacılar ve psikolojik danışmanlar vasıtasıyla çocukların tamamını bireysel, ailesel, çevresel ve psikolojik yönden izleyerek okul içi akran zorbalığından tutun da her türlü şiddeti engelleme ve asgari düzeye indirmeye çalışmalıdırlar.” şeklinde konuştu. Sosyal çalışmacıların önleyici rolü ve saha müdahalesi şart Sosyal çalışmacıların rolüne özel vurgu yapan Prof. Dr. Barış, “Bu iki olay, bize okul sosyal hizmetinin zorunluluk olduğunu göstermektedir. Çünkü sosyal çalışmacı, ailelerdeki silah varlığını, şiddet öyküsünü, ruh sağlığı sorunlarını ev ziyaretiyle tespit edebilecek en yetkin meslek elemanıdır. Akran zorbalığı, dışlanma gibi riskleri erken fark edip müdahale planları hazırlayıp uygulayabilir böylece ikincil önleme programları ve uygulamaları ile şiddeti önlemeyi gerçekleştirebilirler.” dedi. Yasal düzenleme ve dijital denetim çağrısı! Eğitim ve öğretim kurumlarının en güvenli mekanlar olması için her kesimin bu hususta azami gayreti göstermesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Barış, “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yitirdiğimiz evlatlarımız ve öğretmenimiz için milletçe yastayız. Hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet yakınlarına ve milletimize sabırlar diliyorum. Son söz olarak da TBMM’de kurulması planlanan Araştırma Komisyonu hızla çalışmalı. Okul sosyal hizmeti yasal zemine kavuşturulmalı, her okula kadro tahsis edilmeli. Şiddeti özendiren dijital platformlar etkin bir şekilde denetlenmelidir.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kandilli Rasathanesi Deprem Erken Uyarı Sisteminde Önemli Test Başarısı Haber

Kandilli Rasathanesi Deprem Erken Uyarı Sisteminde Önemli Test Başarısı

Pilot uygulama kapsamında modernize edilen istasyon ağı ve geliştirilen yazılımlar sayesinde sistem, 2 Ekim 2025 tarihinde meydana gelen Mw 5.0 büyüklüğündeki Marmara depreminde ilk uyarıyı 8.4 saniyede üretti. KRDAE’nin yürüttüğü çalışma, depremin en hızlı yayılan ilk dalgalarını tespit ederek saniyeler içinde uyarı üretebilen bir altyapının Türkiye’de hayata geçirilmesi için kritik öneme sahip. Marmara’da Hızlandırılmış Veri Ağı Pilot bölge olarak seçilen Marmara’da, istasyonların veri iletim altyapısı yenilendi ve Kandilli’ye ulaşan sinyallerin gecikme süresi 0.2 saniyeye kadar düşürüldü. Gerçek zamanlı veri, özel erken uyarı yazılımlarına aktarılırken, yazılımlar depremin konumunu ve tahmini büyüklüğünü anlık olarak değerlendirerek uyarı üretiyor. Gerçek Depremle Başarılı Test 2 Ekim 2025’te Marmara Denizi’nde meydana gelen deprem, sistem için önemli bir gerçek zamanlı test niteliği taşıdı. Sismik dalgaların karadaki istasyonlara ulaşması yaklaşık 5 saniye sürerken, yazılımlar hızlı analizle ilk uyarı sinyalini toplam 8.4 saniyede üretti. Mobil Uygulama ile Anında Bildirim Erken uyarı sinyallerinin kullanıcılara ulaştırılması amacıyla KRDAE, bir yazılım firmasıyla ortaklaşa iOS tabanlı bir mobil uygulama geliştirdi. Şu anda yaklaşık 2.500 cihaz test grubunda yer alıyor ve sistemin performansı gerçek depremler üzerinden ölçümleniyor. Türkiye Geneline Yaygınlaştırılacak KRDAE, deprem erken uyarı sisteminin ülke genelinde etkin şekilde kullanılabilmesi için kapsamlı bir geliştirme planı hazırladı. Bu kapsamda: Türkiye’nin dört bir yanında düşük gecikmeli yeni istasyonların kurulması, Android uygulamasının geliştirilmesi, Erken uyarı sinyallerinin aynı anda çok sayıda kullanıcıya ulaşmasını sağlayacak yazılım altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, Türkiye’nin deprem erken uyarı kapasitesinin önemli ölçüde artması ve sistemin daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.