Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Erp

Kapsül Haber Ajansı - Erp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Logo Yazılım KOBİ’lerin Verimliliğini ve Rekabet Gücünü Artırıyor    Haber

Logo Yazılım KOBİ’lerin Verimliliğini ve Rekabet Gücünü Artırıyor  

KOBİ’lerin hızla değişen ekonomik ve teknolojik koşullarda, verimliliklerini artırmaları ve dönüşüme daha hızlı uyum sağlayabilmeleri dijitalleşmeden geçiyor. Türkiye’nin lider yerli iş yazılımı şirketi Logo Yazılım, Ar-Ge gücüyle geliştirdiği geniş çözüm portföyü, danışmanlık hizmetleri ve esnek ödeme modelleriyle KOBİ’lerin dijital dönüşümlerini destekliyor. Birleşmiş Milletler’in (BM) 2017 yılında ilan ettiği 27 Haziran Dünya KOBİ Günü, KOBİ’lerin ekonomi için taşıdığı hayati öneme vurgu yapıyor. Ekonominin belkemiği olan KOBİ’ler, BM verilerine göre, tüm dünyadaki işletmelerin %90’ını oluşturuyor, küresel gayrisafi hasılanın yarısını üretiyor ve küresel istihdamın üçte ikisinden fazlasını sağlıyor. Türkiye’de de ekonomik dinamizmin ve büyümenin temelinde KOBİ’ler yer alıyor. KOBİ’ler, yüksek rekabet ortamında ulusal ekonomilerin gelişmesi ve korunması bakımından önemli bir role sahip. Ülkemizdeki girişimlerin yaklaşık %99,6'sını oluşturan KOBİ’ler istihdamın %68,5’ini sağlıyor, ihracatımızın %29,6’sını gerçekleştiriyor ve Ar-Ge harcamalarının %28,8’ini yapıyor. Günümüzde bulut bilişim, büyük veri, makine öğrenmesi, yapay zekâ gibi yeni teknolojiler KOBİ’lerin önünde yeni ufuklar açıyor. Yeni teknolojilerle donatılmış iş yazılımları da sürdürülebilir ve operasyonel büyüme için kritik bir kaldıraç niteliği taşıyor. TÜİK verilerine göre 2025 yılında çalışan sayısı 10-49 kişi arasında olan girişimlerin %23,6’sı kurumsal kaynak planlaması (ERP), %9,9’u müşteri ilişkileri yönetimi (CRM), %4,9’u iş zekâsı (BI) yazılımları kullandı. Çalışan sayısı 50-249 kişi arasında olan girişimlerin %46’sı ERP, %18,4’ü CRM, %10,7’si BI yazılımları kullandı. Bu açıdan dijitalleşme alanında ülkemizdeki KOBİ’lerin önünde önemli bir potansiyel bulunuyor. Ar-ge liderliği ile geniş çözüm portföyü ve danışmanlık hizmetleri Türkiye’nin lider yerli iş yazılımı şirketi Logo Yazılım, başta KOBİ’ler olmak üzere tüm işletmelerin dijital dönüşümüne destek veriyor. Türkiye’nin en fazla Ar-Ge yatırımı yapan yazılım şirketi olarak yenilikçi çözümleriyle işletmeleri dönüştürüyor. Dijital süreçlerin KOBİ’lerin hayatına girmesinde yönlendirici bir rol üstleniyor. Sunduğu ürün ve hizmetlerle, danışmanlık hizmetleriyle, şirketlere özel olarak kurgulanan çalışmalarla yol arkadaşlığı yapıyor. Kurumsal kaynak planlama (ERP) çözümlerinin yanı sıra muhasebe, ön muhasebe, bordro ve insan kaynakları yönetimi, iş analitiği, müşteri ilişkileri yönetimi, depo yönetimi sistemleri, saha satış yönetimi, iş akış yönetimi, doküman yönetimi, hazine yönetimi, B2B yönetimi, perakende, e-Dönüşüm ve fintek çözümleri gibi çok sayıda ürün ve hizmet sunuyor. Logo ERP çözümlerini kullanan işletmeler hızlı kazanımlar elde ederken, çalışan başına düşen reel net satışın pozitif ivmelenmesiyle verimlilik artışı sağlıyor. Logo ERP kullanmaya başlayan işletmeler, Logo ERP sonrası üç yılda diğer şirketlere kıyasla reel anlamda çalışan başına düşen net satışta ilk yıl %3,3, ikinci yıl %9,8 ve üçüncü yıl %9,7 oranında artış elde ediyor. “KOBİ’lerin dijitalleşmesi Türkiye’nin dijitalleşmesi” Logo Grup CEO’su Buğra Koyuncu, “KOBİ’ler, ülkemiz ekonomisinin üretim, istihdam ve büyüme açısından en önemli aktörleri arasında yer alıyor. KOBİ’lerin dijital dönüşümü, aslında Türkiye’nin dijital dönüşümü anlamına geliyor. Türkiye’nin lider yerli iş yazılımı şirketi olarak 42 yıldır KOBİ’lerin dijitalleşme yolculuklarına eşlik ediyor, teknolojiyi erişilebilir hale getirmeye odaklanıyoruz. Sunduğumuz çözüm ve hizmetlerle KOBİ’lerin verimliliklerini artırmalarına, süreçlerini daha etkin yönetmelerine ve değişen koşullara daha hızlı uyum sağlamalarına katkıda bulunuyoruz. Servisleşme stratejimiz doğrultusunda geliştirdiğimiz bulut çözümlerimiz sayesinde işletmeler herhangi bir altyapı veya sistem yatırımı yapmadan dijitalleşme fırsatlarından yararlanabiliyor. Logo Esnek Ödeme Planı ile de dijital dönüşüm yolculuklarında KOBİ’lerin bütçe yönetimlerini destekliyoruz” dedi. Logo Esnek Ödeme Planı dijital dönüşümü daha erişilebilir hale getiriyor KOBİ’lerin dijitalleşme süreçlerinin başlaması ve sürdürülebilir olması için çözümlerin maliyetler açısından erişilebilir olması ve gider yönetiminde kolaylık sağlaması büyük önem taşıyor. KOBİ’ler için bütçe yönetiminin ve finansmana erişimin öneminin farkında olan Logo Yazılım, müşterilerinin ürün ve hizmetlerine kolayca erişebilmesi için Logo Esnek Ödeme Planı’nı sunuyor. Bu modelle müşterilere ödeme konusunda farklı planlar sunuluyor ve satın alma kararları kolaylaştırılıyor. Abonelik sistemine dayalı 3 farklı ödeme planından kendileri için en uygun olanı seçebilen KOBİ’ler, iş sürekliliğinin ve rekabet gücünün temeli olan dijital dönüşüm yatırımlarını bütçe planlamalarına göre kolayca yönetebiliyor. Müşteriler artık sadece fiyat-performans karşılaştırması yapmak ya da düşük fiyatı tercih etmek yerine gerçekten ihtiyacı olan ürünü kullanabiliyor. Böylece dijitalleşme için ayırdıkları bütçeyi iş süreçlerinde en verimli şekilde değerlendirmeleri mümkün oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TUSAŞ İnsan Kaynaklarında Dijital Dönüşüm İçin Milli Yazılım KOVAN'ı Seçti Haber

TUSAŞ İnsan Kaynaklarında Dijital Dönüşüm İçin Milli Yazılım KOVAN'ı Seçti

Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı gerçekleştiriliyor. Global İletişim Ortağı olduğu fuar kapsamında HAVELSAN ile TUSAŞ arasında sözleşme imzalandı. Sözleşmeye göre, TUSAŞ'ın insan kaynakları süreçleri HAVELSAN tarafından geliştirilen yeni nesil iş yönetim sistemi KOVAN altyapısıyla yönetilecek. İşbirliğiyle operasyonel verimliliğin artırılması, süreçlerin daha entegre, hızlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor. HAVELSAN'ın 25 yılı aşkın kurumsal kaynak planlama tecrübesine sahip mühendisleri tarafından geliştirilen KOVAN Yeni Nesil İş Yönetim Sistemi, kurumların iş süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren bir dönüşüm platformu olarak öne çıkıyor. Daha önce Azerbaycan'a da ihraç edilen sistem, Savunma Sanayii Başkanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, BOTAŞ, Yüksek Seçim Kurulu, Teknopark İstanbul ve DeltaV tarafından aktif olarak kullanılıyor. TUSAŞ bünyesinde yaklaşık 16 bin personelin performans ve kariyer yönetimi süreçleri ile yeni personelin işe alım süreçleri, KOVAN üzerinden entegre şekilde yönetilecek. Böylece insan kaynakları operasyonlarında hız, şeffaflık ve izlenebilirliğin artırılması, karar alma mekanizmalarının ise veri odaklı bir yapıya dönüştürülmesi hedefleniyor. HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Nacar, milli yazılımların stratejik önemine dikkati çekerek, "HAVELSAN, güvenli altyapıları ve milli yazılımları geliştirerek dijital dönüşümle ülkemizin bugününü ve geleceğini inşa ediyor. Kritik öneme sahip KOVAN Yeni Nesil İş Yönetim Sistemimizi tercih ettiği için TUSAŞ'a teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. TUSAŞ Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu ise Türk savunma sanayisinde platformlar kadar yazılımların da milli imkanlarla geliştirilmesinin kritik önemde olduğunu vurgulayarak, "HAVELSAN'ın geliştirdiği KOVAN Yeni Nesil İş Yönetim Sistemi'nin süreçlerimize entegre edilmesiyle verilerimizi milli bir yazılım ile yönetmiş olacağız. Bu değerli adımın savunma sanayimize, TUSAŞ ve HAVELSAN'a hayırlı olmasını dilerim." şeklinde konuştu. Kovan Yeni Nesil İş Yönetim Sistemi’nin özellikleri Büyük ölçekli organizasyonlar için vazgeçilmez bir araç haline gelen Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP), farklı departmanlarda gerçekleşen iş süreçlerinin entegrasyonu ile bilgi paylaşımını ve iş birimleri arasındaki koordinasyonu artırıyor. HAVELSAN’ın kamu kurumları, askeri kurumlar ve özel sektör için geliştirdiği yeni nesil iş yönetim sistemi KOVAN, kurum içi iş süreçlerinin bütünleşik bir sistem altında güvenilir, kolay ve izlenebilir olarak yönetilmesini sağlıyor. Güvenli ve kullanıcı dostu arayüzü, kamu mevzuatı ile tam uyumluluğu, sürdürülebilir altyapısı, ihtiyaçları önceden tanımlama özellikleriyle KOVAN, HAVELSAN’ın milli ve güvenilir yazılım çözümlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bulut tabanlı çalışan sistem, platform ve veri tabanından bağımsız görev yeteneğine sahip. Modüler, ölçeklenebilir ve süreç odaklı yapısıyla KOVAN, kurumsal kaynak yönetimi alanında çözümler sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Projeleri Neden Başarısız Oluyor? Haber

Yapay Zeka Projeleri Neden Başarısız Oluyor?

Yapay zeka, küresel ekonomik genişlemenin ana itici güçlerinden birine dönüşüyor. Kullanım alanları hızla çeşitlenirken, Morgan Stanley 2028 yılına kadar dünya genelinde yapay zeka çağını destekleyecek yeni veri merkezlerinin inşasına 2,9 trilyon dolarlık yatırım yapılacağını öngörüyor. Ancak yapay zeka yatırımları küresel ölçekte rekor hızla artarken, kurumların teknoloji altyapılarında yıllar içinde biriken yapısal yük de büyümeyi sürdürüyor. Yapay zeka yatırımlarının artan ivmesi, kurumların uzun süredir biriktirdiği bu yapısal sorunları perdeleyebiliyor. Finansal tablolarda görünmeyen ancak çevikliği, inovasyon kapasitesini ve dönüşüm hızını doğrudan etkileyen bu sorunlar, artık “dijital borç” kavramıyla tanımlanıyor. Dijital borç; yalnızca eski kod yapılarından değil, yıllar içinde birbirinden bağımsız biçimde devreye alınmış platformlardan, tamamlanmamış entegrasyonlardan, mükerrer araçlardan, veri silolarından ve bu yapılar üzerinde şekillenmiş kırılgan iş süreçlerinden besleniyor. Görünmeyen yükler yeni yatırımların etkisini sınırlıyor Kurumsal kaynak planlama (ERP) pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS) CTO’su Bahtiyar Tan, kurumların yapay zekaya yönelik artan ilgisinin, temel dijital mimarinin önemini gölgede bırakmaması gerektiğinin altını çiziyor: “Bugün birçok kurum hız ve ölçek avantajı elde etmek için yeni teknolojilere yöneliyor. Ancak birbirleriyle konuşmayan sistemlerin, düşük veri kalitesinin ve geçmişten taşınan yapısal yüklerin üzerine yapay zeka katmanı eklemek; dışarıdan güçlü görünen ama içeride sürdürülebilirliği zayıf bir yapı kurmak anlamına geliyor. Yapay zeka projelerinde kalıcı başarı, önce verinin niteliğine, ardından bu veriyi taşıyan dijital omurganın dayanıklılığına bağlı.” Yapay zeka çağında şirketlerin karşı karşıya olduğu temel sorunlardan biri, yeni yatırım bütçelerinin önemli bir bölümünün yeni değer üretmek yerine geçmişte alınmış dağınık kararların sonuçlarını taşımaya ayrılması. McKinsey verileri, dijital borcun ana kaynaklarından biri olan teknik borcun günümüzde şirketlerin BT bilançolarının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğunu ortaya koyuyor. Accenture ise entegre olmayan sistemler ile düşük veri kalitesinin kurumlara yıllık ortalama 12,9 milyon dolar maliyet yarattığına işaret ediyor. Bu tablo, yapay zekaya ayrılan bütçelerin tek başına dönüşüm başarısını garanti etmediğini gösteriyor. CEO’ların yüzde 94’ünün, 2026’da somut sonuç alınamasa bile yapay zeka yatırımlarını sürdürme niyetinde olması, kurumların bu alandaki kararlılığını ortaya koyarken, aynı zamanda dijital borcun artması riskini ve buna bağlı altyapı hazırlığının önemini daha da artırıyor. Güçlü dijital omurganın doğrudan rekabet avantajını etkileyen yapısal bir unsur olduğuna dikkat çeken Tan, “Kurumlar için kritik soru, bugünün teknoloji yatırımının yarın için stratejik bir varlığa mı yoksa yönetilmesi zor yeni bir yükümlülüğe mi dönüşeceğidir. Bir yapının neden o şekilde kurulduğunu anlamadan yapılan radikal müdahaleler, bazı sorunları çözerken daha büyük kırılganlıklar da yaratabilir” dedi. Yapay zekada sürdürülebilir değer için planlı dönüşüm şart IAS’a göre yapay zekadan gerçek ve sürdürülebilir değer üretmenin yolu, onu tekil bir teknoloji yatırımı olarak ele almak yerine kurumun tamamına yayılan bütünsel bir dijital omurga üzerinde konumlandırmaktan geçiyor. Bu bütüncül yaklaşım, ani ve parçalı müdahaleler yerine mevcut yapıyı anlayan, veri bütünlüğünü önceleyen ve sistemler arası entegrasyonu esas alan planlı dönüşüm adımlarını gerekli kılıyor. Dönüşümün heves ve aceleyle değil mimari farkındalıkla yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Tan, “Yapay zeka yatırımlarının çarpık dijitalleşmeyi derinleştirmemesi için kurumların planlı bir dönüşüm yaklaşımı benimsemeleri gerekiyor. Yapay zekanın gerçek değeri ancak sağlam bir temel üzerinde yükseldiğinde sürdürülebilir rekabet avantajına dönüşebiliyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üçay Mühendislik'in ulusal kredi notu A+ oldu Haber

Üçay Mühendislik'in ulusal kredi notu A+ oldu

Enerji, elektromekanik, iklimlendirme ve e-mobilite alanlarındaki faaliyetleri ile sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlayan Üçay Mühendislik, yüksek ulusal kredi notuyla dikkat çekti. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu JCR Eurasia Rating, Üçay Mühendislik’in 'Uzun Vadeli Ulusal Kurum Kredi Rating Notu'nu A+ (tr) olarak teyit etti. ‘Kısa Vadeli Ulusal Kurum Kredi Rating Notu’ J1 (tr), Uzun Vadeli Uluslararası Yabancı Para ve Yerel Para Kurum Kredi Rating Notları ise BB oldu. Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, JCR Eurasia Rating tarafından teyit edilen kredi notuna ilişkin değerlendirmesinde, “Ulusal uzun vadeli kredi notumuzun A+ (tr) seviyesinde teyit edilmesi, finansal yapımızın dayanıklılığını ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızın doğruluğunu ortaya koyuyor. Enerji, elektromekanik ve e-mobilite alanlarında artan talebi doğru stratejilerle yöneterek operasyonel kârlılığımızı korumayı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de güçlü bilanço yapımız, yaygın hizmet ağımız ve stratejik yatırımlarımızla büyümemizi istikrarlı şekilde devam ettirmeyi hedefliyoruz” dedi. Üçay Mühendislik Hakkında Temelleri 2000 yılında atılan Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri A.Ş., enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda iklimlendirme, elektrik, mekanik, güneş enerjisi sistemleri (GES) ve elektrikli araç (EA) şarj hizmetleri alanlarında faaliyet göstermektedir. Bağlı ortaklığı Elaris ile elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği ve elektrikli şarj istasyonu satışı alanlarında da hizmet sunmaktadır. Merkezi İstanbul olan Üçay Mühendislik, Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 22’den fazla ilde 35’in üzerinde şube, depo ve showroom ile faaliyetlerine devam etmektedir. Kurulduğu günden bu yana 2 milyondan fazla bireysel ve kurumsal müşteriye mühendislik hizmeti sağlayan şirket, gelişmiş ERP altyapısıyla birbirine entegre çalışan şubeleri aracılığıyla yılda ortalama 30.000 müşteriye hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet sunmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çukurova Isı, Türkiye ve Avrupa'da Sanayinin Yeşil Dönüşümüne Güçlü Katkı Sunuyor Haber

Çukurova Isı, Türkiye ve Avrupa'da Sanayinin Yeşil Dönüşümüne Güçlü Katkı Sunuyor

Isıtmada yüzde 70'e varan enerji tasarrufu sunan Goldsun CPH, yüksek verimli çalışma prensibiyle işletmelerin sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen etkili bir çözüm olarak öne çıkıyor. Endüstriyel tesisler, küresel ölçekte enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40'ını, sera gazı emisyonlarının ise önemli bir bölümünü oluşturuyor. Sanayi sektöründe enerjinin büyük kısmı üretim süreçlerinde kullanılırken, tesislerin ısıtma ihtiyacı da toplam tüketim içinde önemli bir yer tutuyor. Bu kapsamda sanayiciler, eski ve verimsiz sistemler yerine daha hedef odaklı ve enerji verimli çözümlere yöneliyor. Ecodesign Direktifi'ne (ErP) uygun tasarım Türkiye'de radyant ısıtma pazarında yüzde 65 paya sahip olan Çukurova Isı, Avrupa Komisyonu'nun Ecodesign Direktifi'ne (ErP) uygun olarak geliştirdiği Goldsun CPH seramik plakalı radyant ısıtıcı ile hem Türkiye'de hem de Avrupa'da sanayi tesislerine yüksek performans ve enerji tasarrufu sağlıyor. Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi: %70 daha tasarruflu "Küresel ölçekte enerji tüketiminin ve sera gazı emisyonlarının önemli bir bölümünü oluşturan sanayi sektörü, enerji verimliliği ve karbon azatlımı hedefleri doğrultusunda daha sürdürülebilir çözümlere yöneliyor. Çukurova Isı olarak, Ecodesign Direktifi (ErP) kriterlerine uygun olarak geliştirdiğimiz Goldsun CPH seramik plakalı radyant ısıtıcı ürünümüz ile ısıtmada %70 tasarruf sağlayarak Türkiye ve Avrupa'da sanayinin yeşil dönüşüm sürecine önemli katkı sunuyoruz" dedi. Hızlı ve pratik dönüşüm Endüstriyel tesislerde geleneksel ısıtma sistemlerinden radyant ısıtıcılara geçiş sürecinin son derece kolay ve pratik olduğunu da belirten Ünlü, sistemin yaklaşık bir hafta ila 10 gün gibi kısa bir sürede kurulabildiğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksun Gıda’nın 2025 Satışları 11,6 Milyar TL’ye Ulaştı Haber

Eksun Gıda’nın 2025 Satışları 11,6 Milyar TL’ye Ulaştı

Türkiye’nin önde gelen un üreticilerinden Eksun Gıda, 2025 yılında finansal sonuçlarındaki olumlu performans ve yatırımlarıyla dikkat çekti. Şirketten son çeyreğe ilişkin KAP’a (Kamuyu Aydınlatma Platformu) yapılan açıklamaya göre kârlılık göstergelerinde önceki yıla oranla belirgin bir artış kaydedildi. Yıl içinde büyümesini operasyonel olarak da destekleyen Eksun Gıda, lisanslı depoculuk yatırımlarıyla kapasitesini artırdı. Devam eden yenilenebilir enerji projelerinde ise kritik aşamaları geride bıraktı. “Güçlü uyum ve kararlı bir yönetim anlayışı sergiledik” Eksun Gıda’nın yıllık performansına ilişkin detayları paylaşan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi: “Bu yıl sağladığımız güçlü uyum ve kararlı yönetim anlayışı önemli bir başarı getirdi; bu ivme, önümüzdeki dönemin performans çıtasını şimdiden yukarı taşıdı. TMS 29 enflasyon muhasebesi ilkelerine uygun olarak hazırlanan verilere göre, 2025 yılında 11,6 milyar TL hasılat elde ederken, kârlılık göstergelerimizin tamamında yükseliş sağladık. Brüt kârımızı %20,1 artışla 1,2 milyar TL’ye taşıdık. Brüt kâr marjımızı ise %7,8’den, %10,7’ye yükselttik. FAVÖK tutarımızın -165,7 milyon TL’den yaklaşık 474 milyon TL artarak 307,8 milyon TL’ye ulaşması ve FAVÖK marjımızın %-1,3’ten %2,6’ya çıkması ise satın almadan üretime, üretimden maliyet yönetimine, stok optimizasyonundan fiyatlama disiplinine kadar tüm süreçlerde daha güçlü ve kontrollü bir performans sergilediğimizi gösteriyor. Enflasyon muhasebesi uygulanmamış verilerimize göre ise 2025’te brüt karımız 1,3 milyar TL’den %29’luk artış ile 1,7 milyar TL’ye, FAVÖK tutarımız 427,5 milyon TL’den %70 artış ile 727,5 milyon TL’ye ve net karımız ise 12,6 milyon TL’den 170,4 milyon TL’ye yükseldi.” Sektörün yaşadığı zorluk ve riskleri fırsata çevirerek 2024 yılında -330,9 milyon TL olan esas faaliyet karını 2025’te 119,3 milyon TL seviyelerine ulaştırdıklarını da belirten Özkan, “Önümüzdeki dönemde de bu performansı kalıcı hale getirecek adımları artırmayı, üretim gücümüzü ve finansal dayanıklılığımızı daha da ileri taşımayı amaçlıyoruz” şeklinde konuştu. RES projeleri hayata geçiyor Şirket, yenilenebilir enerji yatırımlarında da önemli adımlar attı. 7 MW ve 11,9 MW kapasiteli iki ayrı rüzgar enerjisi santrali projesi için yatırım teşvik belgeleri alınmıştır. Daha önce 14,1 milyon avro tutarındaki türbin yatırımı için tedarik anlaşmasını imzaladığını duyuran şirket, projenin tamamlanmasıyla birlikte karbon ayak izini minimize etmeyi hedefliyor. Veri odaklı yönetim ve güçlü organizasyon Şirket performanslarının arka planında güçlü organizasyon yapısı, sahadaki etkin varlık ve veri odaklı dinamik yönetim anlayışının bulunduğunu da vurgulayan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan sözlerini şöyle tamamladı: “Karar süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı entegre sistemlerle sınırlı tutmuyor; uçtan uca sağlıklı veri akışı sağlayan dijital altyapımız ve yapay zekâ destekli analitik uygulamalarımız sayesinde hızlı ve isabetli kararlar alabiliyoruz. Üretimden sevkiyata uzanan tüm operasyonlarımızı ölçülebilir ve izlenebilir bir yapıda yönetirken; sektörel otoritelerin değerlendirmeleri ve global referans raporlarla gerçekleştirdiğimiz karşılaştırmalı analizler doğrultusunda stratejik kararlarımızı çok boyutlu ve güvenilir veri setlerine dayandırıyoruz. Doğru kararı zamanında almamıza imkân tanıyan sistem altyapımız, dinamik ve çevik ekip yapımızla birleşerek operasyonel mükemmeliyeti mümkün kılıyor. Küresel ölçekte farklı orijinasyon alternatiflerini değerlendirerek hammadde kalitemizi çeşitlendiriyor; değişken piyasa koşullarına rağmen üretim standartlarımızı kararlılıkla koruyoruz. Bu başarının en önemli unsuru ise yetkinliği yüksek, sorumluluk bilinci güçlü ve hızlı aksiyon alabilen insan kaynağımızdır. Ekip arkadaşlarımızı yalnızca operasyonel sürecin bir parçası olarak değil; kurumsal vizyonumuza katkı sağlayan ve geleceğimizi birlikte inşa ettiğimiz değerli çalışma arkadaşlarımız olarak görüyoruz. Sürekli öğrenen ve gelişen organizasyon kültürümüz, sürdürülebilir başarımızın en sağlam temelini oluşturuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhracat Rekorunun Ardından “Yeşil Vergi” Dönemi Başladı Haber

İhracat Rekorunun Ardından “Yeşil Vergi” Dönemi Başladı

Türkiye'nin ürün ihracatı performansı, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,5 artış göstererek 273,4 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Yıllık ürün ve hizmet ihracatı 396,5 milyar dolara ulaşırken, geride kalan aralık ayında en fazla ihracat 10 milyar doları aşan hacimle Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldı.¹ 2026 yılı, bu başarı grafiğinin sürdürülebilirliği için kritik bir eşiği temsil ediyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla Yeşil Mutabakat takviminde geçiş dönemi resmen sona erdi ve mali yükümlülük dönemi başladı. Bu yeni dönemde, AB’ye ihraç edilen demir-çelik, çimento, gübre, alüminyum, elektrik ve hidrojen gibi ürünlerin karbon yoğunluğu üzerinden mali yükümlülüğün başladığı bir sisteme geçildi.² 1,8 milyar euro fatura riski Artık sadece bir çevre politikası olmaktan çıkan sürdürülebilirlik uyumu, Türkiye ekonomisi için milyar euroluk bir rekabetçilik alanına dönüştü. TÜSİAD’ın analizleri, AB Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) uyumunda geç kalınması durumunda, ihracatçıların karşı karşıya kalabileceği karbon maliyetinin yıllık bazda 1,8 milyar euro seviyesine ulaşabileceğini gösteriyor.³ Bu büyük maliyet riski sanayicilerin kar marjlarını doğrudan tehdit ederken; karbon emisyonlarını doğrudan ve dolaylı emisyonlar (Kapsam 1, 2, 3) bazında şeffaf, denetlenebilir ve dijital bir sistemle raporlayamayan şirketler için Avrupa pazarında rekabet etmek giderek zorlaşacak. Karbonun bir maliyet kalemi haline geldiği bu yeni düzende, dijitalleşme ve ERP entegrasyonu ihracatçılar için Avrupa ile çalışmak ve uyum yükünü azaltmak için bir gerekliliğe dönüştü. Sürdürülebilirlik raporlamasında manuel dönem sona erdi Sürdürülebilirlik verilerinin manuel yöntemlerle dağınık tablolarda toplanması hem hata payını artırıyor hem de AB denetimlerinde ciddi riskler doğuruyor. Canias ERP’nin Kurumsal Sürdürülebilirlik Yönetimi (ESM) modülü, bu süreci bir üretim ve finans disiplinine dönüştürüyor. ESM’nin en ayırt edici özelliklerinden biri olan Fatura Kontrol modülü entegrasyonu, karbon tüketim değerlerinin satın alınan ürünlerin faturalarından otomatik olarak hesaplanmasına olanak tanıyor. Bu sayede şirketler, karbon ayak izini sadece tahminlerle değil, gerçekleşen finansal veriler ve fatura kayıtları üzerinden gerçek zamanlı olarak takip edebiliyor. Sürdürülebilirlik verisinin doğrudan mali kayıtlarla eşleşmesi denetlenebilirliği en üst seviyeye çıkarırken, karbon hesaplamasını ise yönetilebilir bir süreç haline getiriyor. İhracatta yeşil pasaport Avrupa Birliği’nin SKDM kapsamında talep ettiği raporlama standartlarının yanında, sadece kendi üretim tesisindeki emisyonlarını değil, enerji tüketimini ve hatta tedarik zincirinden gelen dolaylı emisyonları da kapsıyor. Canias ERP ESM modülü, evrensel Kapsam 1, 2, 3, 4, 6 seviyelerindeki tüm tüketimleri ayrı ayrı hesaplayarak raporluyor. Modülün Temel Veriler entegrasyonu, karbon tüketim değerlerini malzeme ve malzeme-tedarikçi ikilisi bazında saklama kabiliyeti sunuyor. Bu özellik, ihracatçıların sadece kendi karbon karnelerini değil, hammadde aldıkları tedarikçilerin de sürdürülebilirlik performanslarını ölçmelerine ve analiz etmelerine imkan tanıyor. Ayrıca, modül içerisinde kullanılan emisyon faktörleri, IPCC, GHG Protocol, IEA ve Avrupa Birliği tarafından referans alınan diğer uluslararası ve güncel kaynaklarla uyumlu şekilde tanımlanıyor; versiyon bazlı yönetilerek geçmiş dönem hesaplamalarının geriye dönük doğrulanabilirliğini garanti altına alıyor. Grafiksel raporlama yeteneğiyle desteklenen bu yapı, karbon tüketim sonuçlarını; tedarikçi, ürün grubu ve etken bazında dağılımlarla sunarak, üst yönetimin stratejik kararlarını veriye dayalı olarak almasını sağlıyor. Bu dijital altyapı, Türk ihracatçılarının 1 Ocak 2026 itibarıyla başlayan yeni döneme uyumunu kolaylaştırıyor. "Sürdürülebilirlik artık finansal bir metrik” Türkiye’nin küresel ihracat sahnesinde rekabet gücünü koruması için dijital olgunluğun belirleyici olduğunu vurgulayan IAS CAO’su (Chief Automation Officer) Nuri Aycan, 2026 yılıyla başlayan yeni dönemi şu sözlerle özetledi: “Ülkemizin ihracatta yakaladığı tarihi başarı, 2026 itibarıyla yeni bir dijital olgunluk sınavını da beraberinde getiriyor. Yeşil Mutabakat takviminde mali yükümlülük dönemine girilmesiyle birlikte sürdürülebilirlik, şirketler için sosyal vatandaşlık bilincinden çıkıp doğrudan bir rekabet şartına dönüşüyor. Sınır ötesi ticarette rekabet artık karbon emisyonunu finansal bir veri gibi ölçülebilir ve denetlenebilir biçimde yönetebilmekten geçiyor. Canias ERP’nin ESM modülüyle sürdürülebilirliği üretim ve satın alma süreçlerine entegre ediyor; karbon tüketimini manuel veri girişlerinin yükü olmaktan çıkarıp fatura ve operasyon verileriyle beslenen dijital bir sürece dönüştürüyoruz. Böylece ihracatçılar hem uyum gerekliliklerini daha sağlıklı yönetiyor hem de şeffaf karbon yönetimiyle Avrupa pazarında güvenilir iş ortağı konumunu güçlendiriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.