Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Erp

Kapsül Haber Ajansı - Erp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eksun Gıda’nın 2025 Satışları 11,6 Milyar TL’ye Ulaştı Haber

Eksun Gıda’nın 2025 Satışları 11,6 Milyar TL’ye Ulaştı

Türkiye’nin önde gelen un üreticilerinden Eksun Gıda, 2025 yılında finansal sonuçlarındaki olumlu performans ve yatırımlarıyla dikkat çekti. Şirketten son çeyreğe ilişkin KAP’a (Kamuyu Aydınlatma Platformu) yapılan açıklamaya göre kârlılık göstergelerinde önceki yıla oranla belirgin bir artış kaydedildi. Yıl içinde büyümesini operasyonel olarak da destekleyen Eksun Gıda, lisanslı depoculuk yatırımlarıyla kapasitesini artırdı. Devam eden yenilenebilir enerji projelerinde ise kritik aşamaları geride bıraktı. “Güçlü uyum ve kararlı bir yönetim anlayışı sergiledik” Eksun Gıda’nın yıllık performansına ilişkin detayları paylaşan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi: “Bu yıl sağladığımız güçlü uyum ve kararlı yönetim anlayışı önemli bir başarı getirdi; bu ivme, önümüzdeki dönemin performans çıtasını şimdiden yukarı taşıdı. TMS 29 enflasyon muhasebesi ilkelerine uygun olarak hazırlanan verilere göre, 2025 yılında 11,6 milyar TL hasılat elde ederken, kârlılık göstergelerimizin tamamında yükseliş sağladık. Brüt kârımızı %20,1 artışla 1,2 milyar TL’ye taşıdık. Brüt kâr marjımızı ise %7,8’den, %10,7’ye yükselttik. FAVÖK tutarımızın -165,7 milyon TL’den yaklaşık 474 milyon TL artarak 307,8 milyon TL’ye ulaşması ve FAVÖK marjımızın %-1,3’ten %2,6’ya çıkması ise satın almadan üretime, üretimden maliyet yönetimine, stok optimizasyonundan fiyatlama disiplinine kadar tüm süreçlerde daha güçlü ve kontrollü bir performans sergilediğimizi gösteriyor. Enflasyon muhasebesi uygulanmamış verilerimize göre ise 2025’te brüt karımız 1,3 milyar TL’den %29’luk artış ile 1,7 milyar TL’ye, FAVÖK tutarımız 427,5 milyon TL’den %70 artış ile 727,5 milyon TL’ye ve net karımız ise 12,6 milyon TL’den 170,4 milyon TL’ye yükseldi.” Sektörün yaşadığı zorluk ve riskleri fırsata çevirerek 2024 yılında -330,9 milyon TL olan esas faaliyet karını 2025’te 119,3 milyon TL seviyelerine ulaştırdıklarını da belirten Özkan, “Önümüzdeki dönemde de bu performansı kalıcı hale getirecek adımları artırmayı, üretim gücümüzü ve finansal dayanıklılığımızı daha da ileri taşımayı amaçlıyoruz” şeklinde konuştu. RES projeleri hayata geçiyor Şirket, yenilenebilir enerji yatırımlarında da önemli adımlar attı. 7 MW ve 11,9 MW kapasiteli iki ayrı rüzgar enerjisi santrali projesi için yatırım teşvik belgeleri alınmıştır. Daha önce 14,1 milyon avro tutarındaki türbin yatırımı için tedarik anlaşmasını imzaladığını duyuran şirket, projenin tamamlanmasıyla birlikte karbon ayak izini minimize etmeyi hedefliyor. Veri odaklı yönetim ve güçlü organizasyon Şirket performanslarının arka planında güçlü organizasyon yapısı, sahadaki etkin varlık ve veri odaklı dinamik yönetim anlayışının bulunduğunu da vurgulayan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan sözlerini şöyle tamamladı: “Karar süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı entegre sistemlerle sınırlı tutmuyor; uçtan uca sağlıklı veri akışı sağlayan dijital altyapımız ve yapay zekâ destekli analitik uygulamalarımız sayesinde hızlı ve isabetli kararlar alabiliyoruz. Üretimden sevkiyata uzanan tüm operasyonlarımızı ölçülebilir ve izlenebilir bir yapıda yönetirken; sektörel otoritelerin değerlendirmeleri ve global referans raporlarla gerçekleştirdiğimiz karşılaştırmalı analizler doğrultusunda stratejik kararlarımızı çok boyutlu ve güvenilir veri setlerine dayandırıyoruz. Doğru kararı zamanında almamıza imkân tanıyan sistem altyapımız, dinamik ve çevik ekip yapımızla birleşerek operasyonel mükemmeliyeti mümkün kılıyor. Küresel ölçekte farklı orijinasyon alternatiflerini değerlendirerek hammadde kalitemizi çeşitlendiriyor; değişken piyasa koşullarına rağmen üretim standartlarımızı kararlılıkla koruyoruz. Bu başarının en önemli unsuru ise yetkinliği yüksek, sorumluluk bilinci güçlü ve hızlı aksiyon alabilen insan kaynağımızdır. Ekip arkadaşlarımızı yalnızca operasyonel sürecin bir parçası olarak değil; kurumsal vizyonumuza katkı sağlayan ve geleceğimizi birlikte inşa ettiğimiz değerli çalışma arkadaşlarımız olarak görüyoruz. Sürekli öğrenen ve gelişen organizasyon kültürümüz, sürdürülebilir başarımızın en sağlam temelini oluşturuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhracat Rekorunun Ardından “Yeşil Vergi” Dönemi Başladı Haber

İhracat Rekorunun Ardından “Yeşil Vergi” Dönemi Başladı

Türkiye'nin ürün ihracatı performansı, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,5 artış göstererek 273,4 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Yıllık ürün ve hizmet ihracatı 396,5 milyar dolara ulaşırken, geride kalan aralık ayında en fazla ihracat 10 milyar doları aşan hacimle Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldı.¹ 2026 yılı, bu başarı grafiğinin sürdürülebilirliği için kritik bir eşiği temsil ediyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla Yeşil Mutabakat takviminde geçiş dönemi resmen sona erdi ve mali yükümlülük dönemi başladı. Bu yeni dönemde, AB’ye ihraç edilen demir-çelik, çimento, gübre, alüminyum, elektrik ve hidrojen gibi ürünlerin karbon yoğunluğu üzerinden mali yükümlülüğün başladığı bir sisteme geçildi.² 1,8 milyar euro fatura riski Artık sadece bir çevre politikası olmaktan çıkan sürdürülebilirlik uyumu, Türkiye ekonomisi için milyar euroluk bir rekabetçilik alanına dönüştü. TÜSİAD’ın analizleri, AB Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) uyumunda geç kalınması durumunda, ihracatçıların karşı karşıya kalabileceği karbon maliyetinin yıllık bazda 1,8 milyar euro seviyesine ulaşabileceğini gösteriyor.³ Bu büyük maliyet riski sanayicilerin kar marjlarını doğrudan tehdit ederken; karbon emisyonlarını doğrudan ve dolaylı emisyonlar (Kapsam 1, 2, 3) bazında şeffaf, denetlenebilir ve dijital bir sistemle raporlayamayan şirketler için Avrupa pazarında rekabet etmek giderek zorlaşacak. Karbonun bir maliyet kalemi haline geldiği bu yeni düzende, dijitalleşme ve ERP entegrasyonu ihracatçılar için Avrupa ile çalışmak ve uyum yükünü azaltmak için bir gerekliliğe dönüştü. Sürdürülebilirlik raporlamasında manuel dönem sona erdi Sürdürülebilirlik verilerinin manuel yöntemlerle dağınık tablolarda toplanması hem hata payını artırıyor hem de AB denetimlerinde ciddi riskler doğuruyor. Canias ERP’nin Kurumsal Sürdürülebilirlik Yönetimi (ESM) modülü, bu süreci bir üretim ve finans disiplinine dönüştürüyor. ESM’nin en ayırt edici özelliklerinden biri olan Fatura Kontrol modülü entegrasyonu, karbon tüketim değerlerinin satın alınan ürünlerin faturalarından otomatik olarak hesaplanmasına olanak tanıyor. Bu sayede şirketler, karbon ayak izini sadece tahminlerle değil, gerçekleşen finansal veriler ve fatura kayıtları üzerinden gerçek zamanlı olarak takip edebiliyor. Sürdürülebilirlik verisinin doğrudan mali kayıtlarla eşleşmesi denetlenebilirliği en üst seviyeye çıkarırken, karbon hesaplamasını ise yönetilebilir bir süreç haline getiriyor. İhracatta yeşil pasaport Avrupa Birliği’nin SKDM kapsamında talep ettiği raporlama standartlarının yanında, sadece kendi üretim tesisindeki emisyonlarını değil, enerji tüketimini ve hatta tedarik zincirinden gelen dolaylı emisyonları da kapsıyor. Canias ERP ESM modülü, evrensel Kapsam 1, 2, 3, 4, 6 seviyelerindeki tüm tüketimleri ayrı ayrı hesaplayarak raporluyor. Modülün Temel Veriler entegrasyonu, karbon tüketim değerlerini malzeme ve malzeme-tedarikçi ikilisi bazında saklama kabiliyeti sunuyor. Bu özellik, ihracatçıların sadece kendi karbon karnelerini değil, hammadde aldıkları tedarikçilerin de sürdürülebilirlik performanslarını ölçmelerine ve analiz etmelerine imkan tanıyor. Ayrıca, modül içerisinde kullanılan emisyon faktörleri, IPCC, GHG Protocol, IEA ve Avrupa Birliği tarafından referans alınan diğer uluslararası ve güncel kaynaklarla uyumlu şekilde tanımlanıyor; versiyon bazlı yönetilerek geçmiş dönem hesaplamalarının geriye dönük doğrulanabilirliğini garanti altına alıyor. Grafiksel raporlama yeteneğiyle desteklenen bu yapı, karbon tüketim sonuçlarını; tedarikçi, ürün grubu ve etken bazında dağılımlarla sunarak, üst yönetimin stratejik kararlarını veriye dayalı olarak almasını sağlıyor. Bu dijital altyapı, Türk ihracatçılarının 1 Ocak 2026 itibarıyla başlayan yeni döneme uyumunu kolaylaştırıyor. "Sürdürülebilirlik artık finansal bir metrik” Türkiye’nin küresel ihracat sahnesinde rekabet gücünü koruması için dijital olgunluğun belirleyici olduğunu vurgulayan IAS CAO’su (Chief Automation Officer) Nuri Aycan, 2026 yılıyla başlayan yeni dönemi şu sözlerle özetledi: “Ülkemizin ihracatta yakaladığı tarihi başarı, 2026 itibarıyla yeni bir dijital olgunluk sınavını da beraberinde getiriyor. Yeşil Mutabakat takviminde mali yükümlülük dönemine girilmesiyle birlikte sürdürülebilirlik, şirketler için sosyal vatandaşlık bilincinden çıkıp doğrudan bir rekabet şartına dönüşüyor. Sınır ötesi ticarette rekabet artık karbon emisyonunu finansal bir veri gibi ölçülebilir ve denetlenebilir biçimde yönetebilmekten geçiyor. Canias ERP’nin ESM modülüyle sürdürülebilirliği üretim ve satın alma süreçlerine entegre ediyor; karbon tüketimini manuel veri girişlerinin yükü olmaktan çıkarıp fatura ve operasyon verileriyle beslenen dijital bir sürece dönüştürüyoruz. Böylece ihracatçılar hem uyum gerekliliklerini daha sağlıklı yönetiyor hem de şeffaf karbon yönetimiyle Avrupa pazarında güvenilir iş ortağı konumunu güçlendiriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

106 Milyar Dolarlık ERP Pazarında Yeni Dönem Haber

106 Milyar Dolarlık ERP Pazarında Yeni Dönem

Kurumsal kaynak planlama (ERP) pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), yeni müşteri kazanımında pazar lideri olarak kapattığı 2025 yılını otomotivden savunma sanayiine, akademik işbirliklerinden sportif rekorlara kadar her alanda tarihinin en verimli dönemlerinden biri olarak geride bıraktı. Küresel ERP pazarının 106 milyar dolarlık hacme ulaşacağı ve yapay zekanın iş süreçlerinin ana omurgası haline geleceği 2026 yılında ise IAS; yapay zekâ Canias ERP entegrasyonu, Canias IoT uzmanlığı ve ‘IAS Dijital’ markası ile dijital dönüşümde adından söz ettirecek. IAS, 2025 yılında Hyundai Motor Group ile yürüttüğü stratejik işbirliği kapsamında, grubun Asya, Orta Doğu ve Afrika’daki üretim tesislerinde dev bir dijital dönüşüm operasyonuna başladı. Kore’de yerleşik 200 kişilik dev bir ekiple yürütülen projede farklı coğrafyalardaki tesislerde eş zamanlı ERP canlı geçişleri gerçekleştirildi. Aynı zamanda Canias ERP, Güney Kore’nin köklü kulüplerinden Jeonbuk Hyundai Motors FC tarafından da belirli modüllerde canlı olarak kullanılmaya başladı. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber’in “Canias ERP’nin global arenadaki en önemli imzalarından biri” olarak nitelendirdiği, sektöre özgü Troia kodlarının da eklendiği ve 100’den fazla entegrasyonun sağlandığı bu dev proje, Hyundai’nin farklı ülkelerdeki üretim operasyonlarında süreçlerin ortak bir dijital standart altında yönetilmesine katkı sundu. Savunma Sanayisinin Güvenli Yazılım Kalkanı 2025, savunma ve havacılık gibi yüksek hassasiyet gerektiren sektörlerde IAS teknolojilerinin yaygınlığını artırdığı bir yıl oldu. IDEF 2025 Fuarı’nda 50’den fazla iş ortağının IAS ürünlerini referans göstermesi, markanın savunma sanayisindeki uzmanlığını tescilledi. Yerli sermaye, açık kaynak kodlu yapı ve kendi sunucuları üzerinden kurulum imkanıyla gelen yüksek güvenlik standartları, savunma sanayii ve havacılık devlerinin IAS teknolojilerini tercih etmesindeki kilit unsurlar oldu. Akademiden Sanayiye İnovasyon Köprüsü IAS, 2025 yılında teknolojisini sadece fabrikalara değil, Avrupa’nın laboratuvarlarına da taşıdı. Almanya’nın saygın eğitim kurumlarından Potsdam ve Ostfalia Üniversiteleri ile yapılan stratejik ortaklıklar sonucunda Canias ERP, bu kurumlardaki akademik araştırma laboratuvarlarının ve öğrenim fabrikalarının dijital omurgasını oluşturdu. Projeler kapsamında IAS’ın IoT ekibi, Canias ERP sistemini Potsdam Üniversitesi'nin Öğrenim Fabrikası (Learning Factory) ve Ostfalia Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nin 3B Prototipleme Laboratuvarı'nda başarıyla hayata geçirdi. IAS, 2025 yılında dijital dönüşüm ve üretim teknolojileri alanındaki çalışmalarıyla 2025 Factory Innovation Awards’ta İzleyici Özel Ödülü de dahil olmak üzere iki ayrı ödüle layık görüldü. Model Fabrikalar ve KOBİ’lere Dijital Rehberlik Türkiye’nin dijital dönüşüm seferberliğinde de aktif rol üstlenen IAS; Ankara, Kayseri, Konya ve Bursa’da bulunan Model Fabrikaların dijitalleşme altyapısını kurdu. Bu fabrikalarda KOBİ’ler için hazırlanan Endüstri 4.0 müfredatı ve bütünleşik teknoloji desteği ile yerel üretimin küresel rekabet gücü artırıldı. ERP ve IoT teknolojileriyle donatılan bu merkezler, sanayiciler için dijitalleşmede birer dayanak noktası haline geldi. Denizlerde 11 Yıllık Rekor Egale Edildi İş dünyasındaki çevikliğini denizlere de taşıyan IAS Yelken Takımı, Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK) tarafından organize edilen 2025 sezonunu başarılı bir performansla tamamladı. Takım, son 11 yılda aynı yıl içinde hem TAYK Off-Shore hem de In-Shore trofelerini kazanan tek ekip olarak tarihi bir rekoru egale etti. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, elde edilen sportif başarının takım ruhu, çeviklik ve yüksek odaklanma çevresinde şekillenen şirket kültürünün bir yansıması olduğunun altını çizdi. Yapay Zekâ Odaklı 2026 Vizyonu ve ‘IAS Dijital’ Dönemi IAS, 2025’in başarılarını 2026’da yeni ufuklara taşımaya hazırlanıyor. Şirketin öncelikli gündemi, yapay zekanın Canias ERP’nin üzerinde çalışılan yeni sürümüne entegrasyonu ve Gelir İdaresi Başkanlığı onaylı özel entegratör konumundaki e-dönüşüm markası IAS Dijital çözümlerinin dijital dönüşüm hedefleyen daha fazla sektör ve firma ile buluşturulması olacak. IAS’ın 35 yılı aşan sektör ve elektronik dönüşüm tecrübesiyle birleştiren IAS Dijital, markanın köklü destek tecrübesi ve çevikliğiyle pazarda ilerlemeye devam ediyor. 2025 performanslarını değerlendiren ve 2026 vizyonlarını açıklayan IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Dijitalleşme artık sadece iş süreçlerini kayıt altına alan bir yazılım meselesi değil; şirketlerin küresel rekabette hayatta kalma ve büyüme reflekslerini belirleyen stratejik bir akıl konumunda. 2025 yılı, bu aklın dünyanın en sofistike üretim bantlarından en hassas savunma sistemlerine kadar her coğrafyada nasıl etkin biçimde hayata geçirilebildiğini kanıtladığımız bir yıldı. 2026 vizyonumuzla bu yapıyı bir adım öteye taşıyacağız ve yapay zekâ ile verinin kendi öngörülerini ürettiği bir ekosistem inşa edeceğiz.” Mühendisler İçin Global Kariyer Mobilitesi IAS, teknolojik başarısını en önemli kaynağı olan insan gücüyle pekiştiriyor. Yan hakları yalnızca bir ek ödeme yaklaşımı olarak değil, çalışanlarının global ölçekte deneyim kazanmasını sağlayan stratejik bir yatırım olarak gören şirket, farklı ülkelerde yürüttüğü ileri teknoloji projeleri sayesinde ekiplerine gerçek bir kariyer mobilitesi sunuyor. Bu sayede ekip üyelerinin hem teknik yetkinliklerini hem de uluslararası çalışma kültürünü geliştirmelerine imkân tanınıyor. 2026 yılında da odağını mühendislerinin yeni teknolojilerle tanışacağı, sınır ötesi projelerde sorumluluk alacağı ve potansiyelini en üst düzeye taşıyacağı bir gelişim ekosistemi yaratmaya çeviren IAS, yazılımcılarının ürettiği değerle büyümeyi ve onlara dünyanın her yerinde fırsatlar açmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Global Yapay Zeka Platformu Wonderful, Türkiye Pazarına Girdi Haber

Global Yapay Zeka Platformu Wonderful, Türkiye Pazarına Girdi

Yapay zeka agent platformu Wonderful, Türkiye’deki faaliyetlerine ve yatırımlarına resmen başladığını duyurdu. Şirketin Türkiye'deki tüm operasyonlarını kurmak ve yönetmek üzere, teknoloji ve pazar geliştirme alanında uluslararası deneyime sahip olan Neyran Arslantürk, Wonderful Türkiye Genel Müdürü olarak atandı. 2025 yılının başında kurulan ve çok hızlı bir büyüme göstererek Amsterdam merkezli global bir yapay zeka platformuna dönüşen Wonderful, entegre AI agent hizmetleri ile şirketlerin ses, sohbet ve e-posta gibi kanallar üzerinden her dilde üstün müşteri hizmeti sunan yapay zeka agent’ları (temsilcileri) oluşturmasına, yönetmesine ve izlemesine olanak tanıyor. Platformun kullanım alanları müşteri desteğiyle sınırlı kalmıyor; çalışan eğitimi, satış desteği, yasal uyumluluk, dahili BT desteği ve işe alım (onboarding) süreçleri gibi yeni alanlara da hızla genişliyor. Şirket, derin yapay zeka altyapısını güçlü yerel kurulum ve operasyon modeliyle birleştirerek, kurumsal yapay zeka adaptasyonunu pratik ve verimli kılıyor. Türkiye lansmanı öncesinde 100 milyon dolar yatırım aldı Wonderful’ın “önce yerel” yaklaşımı ve lokal uygulama gücü, küresel yatırımcılardan güçlü bir karşılık buldu. Şirket, Türkiye lansmanıyla eş zamanlı olarak 11 Kasım’da 100 milyon dolarlık A Serisi yatırım aldığını duyurdu. Index Ventures liderliğinde gerçekleşen tura, Insight Partners ve IVP gibi önde gelen yatırımcıların yanı sıra mevcut yatırımcılar Bessemer Venture Partners ve Vine Ventures da katıldı. Bu son gelişmeyle birlikte, Wonderful’ın kuruluşundan kısa bir süre sonra aldığı 34 milyon dolar tohum yatırımla birlikte son 12 ayda toplam yatırım miktarı 134 milyon dolara ulaştı. Wonderful Türkiye'nin başına getirilen Neyran Arslantürk, şirketin Türkiye'deki büyüme stratejisine ve sıfırdan inşa edilecek operasyonlarına liderlik edecek. Daha önce yine teknoloji alanında üst düzey liderlik görevlerini üstlenmiş olan Arslantürk, Uber’de Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapmış; Skype ve Merrill Lynch gibi global şirketlerde strateji, finans ve yönetim rollerinde bulunmuştu. Neyran Arslantürk: “Global teknolojimizi Türkiye’nin yerel dinamiklerine uyarlamak ve yapay zeka agent kullanımında ileri çözümler geliştirmek istiyoruz.” Yeni görevine ilişkin heyecanını dile getiren Wonderful Türkiye Genel Müdürü Neyran Arslantürk, şirketin Türkiye pazarına bakışını ve hedeflerini şöyle açıkladı: “Wonderful’ın global vizyonunu Türkiye’ye taşımaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Hem global hem de ‘önce yerel’ (local-first) yaklaşımımızla fark yaratıyoruz. Wonderful şu anda aktif olarak pek çok ülkede kendi ekipleriyle beraber her lokal dilde global ürününü yerelleştiriyor. Amacımız sadece lokal dilleri değil, kültürü, iş yapış biçimlerini ve yerel dinamikleri anlayan çözümler geliştirmek. Bu, Türkiye’deki şirketlerin yapay zeka agent kullanma biçiminde bir dönüşüm yaratabilir. Eski nesil chatbot’lardan ya da basit sesli yanıt sistemlerinden bahsetmiyoruz. CRM ve ERP gibi kurumsal sistemlerle entegre çalışan, müşterilere sıfır bekleme süresiyle 7/24 destek sunan, sadece dili ve soruyu değil, duyguyu da anlayabilen, insan benzeri yapay zeka agent’ları geliştiriyoruz. Bu sayede müşteri hizmetleri bir 'destek' olmaktan çıkıp ‘müşteri zekasına’ (customer intelligence) dönüşüyor. Wonderful, Türkiye'yi çok büyük bir potansiyel olarak görüyor ve büyük işletmelerin yapay zekadan nasıl somut ve hızlı bir şekilde maksimum fayda sağlayabileceğini birlikte yeniden tanımlayacak. Wonderful Türkiye olarak, 2026 yılının başına kadar yerel ekiplerimizi kurarak, operasyonları tam kapasiteye ulaştırıp hızla yapay zeka alanında somut değer yaratmaya başlayacağız. Bu vizyonu hayata geçirmek adına, yapay zeka alanındaki en yetenekli isimleri ekibimize katmak için çalışmalarımıza başladık. Bu yatırımı, yalnızca Wonderful için değil, aynı zamanda Türkiye’nin yapay zeka ekosistemi için de önemli bir gelişme olarak görüyoruz.” Kurumsal güvenlik ve yasal düzenlemelere uyumluluk öncelikli Büyük perakende, banka, telekom ve sağlık hizmetleri sağlayıcılarında halihazırda dünyada başka ülkelerde kanıtlanmış sonuçları bulunan Wonderful’ın yapay zeka agent’ları, fatura anlaşmazlıklarını çözmekten hesap detaylarını güncellemeye, sorunları teşhis etmekten randevuları planlamaya kadar on binlerce karmaşık müşteri etkileşimini yönetiyor. Platform, bu etkileşimlerin çoğunu insan müdahalesi olmadan çözebiliyor ve ortalama işlem süresini kısaltabiliyor. Platform aynı zamanda GDPR, AB Yapay Zeka Yasası (EU AI Act), DORA, SOC 2 ve NIS2 gibi başlıca yasal düzenlemelere tam uyumluluk göstererek kurumsal güvenliği en üst düzeyde sağlıyor. Wonderful, kurulum ücreti olmayan ve başarının müşterinin başarısıyla ölçüldüğü şeffaf iş modeliyle de rakiplerinden ayrışıyor. İşletmelerin yapay zekadan nasıl somut ve hızlı bir şekilde fayda sağlayabileceğini yeniden tanımlamayı amaçlayan Wonderful’ın nihai hedefi ise Türkiye’den bölgeye yapay zeka alanında tartışmasız lider konuma gelmek.

IAS, 35. Yılında Dijital Dönüşümde Liderliğini Sürdürüyor Haber

IAS, 35. Yılında Dijital Dönüşümde Liderliğini Sürdürüyor

Dünya genelinde 32 ülkede 70.000'in üzerinde kullanıcıya hizmet veren şirket, küresel pazardaki payını  geçen yıla göre  yüzde 37.6 oranında artırarak sektördeki lider konumunu koruyor. IAS’ın uzun vadeli hedefleri arasında, şirketin mevcut büyüklüğünü iki katına çıkarmak yer alıyor. Kurumların dijital dönüşüm süreçlerine uyum sağlayarak, küresel rekabette güçlenmeleri ve Türkiye ekonomisine katkı sağlamaları için ERP sektörünün katma değeri oldukça yüksek. Küresel ERP pazarının 59,5 milyar dolara ulaştığı günümüzde, ERP pazarının  önemli oyuncularından IAS da, 35. yılını kutluyor. Bugüne kadar birçok yerel ve küresel başarıya imza atan şirketin 50. yıl hedefi ise, dünya genelinde 32 ülkede 16 dilde 70.000’i aşkın kullanıcıya sunduğu hizmeti en az iki katına çıkarmak. 1989 yılında Yaşar Hakan Karabiber tarafından Almanya'nın Karlsruhe şehrinde kurulan IAS, ilk dönemde ERP çözümlerine ağırlık verdikten sonra otomasyon, IoT ve iş zekâsı teknolojileri gibi alanlarda uzmanlık kazandı. Şirketin bugün, Almanya, Türkiye, Güney Kore, İsvçre’de yerleşik ofisleri, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yerleşik operasyonu bulunuyor. ERP ile başlayan ve uçtan uca hizmete dönüşen 35 yıl ERP, bir işletmenin üretimden finansal tüm süreçlerinde yazılımını kontrol edebilecek komple bir mekanizma sunan bir altyapı. IAS da hizmete ERP ile başlayan ve bugün Türkiye'de en büyük ERP firması olarak konumlanan bir marka. IAS olarak kendilerine ait TROIA isimli bir yazılım diline sahip olduklarına dikkat çeken IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Karabiber, “Bunu dünyada yapan sadece dört şirket bulunuyor ve IAS de onlardan biri. Kodlama zor olsa da IAS’ın kodu kullanıcı dostu ve rahatça öğrenilebiliyor. Üretimin olduğu her yerde ana ürünümüz Canias en mantıklı, en pratik, en kullanılabilir çözüm olarak ön plana çıkıyor” dedi. Kendi teknolojisini üreten bir dünya markası olma hedefiyle hareket ettiklerini belirten Can Karabiber, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Öncelikle iş ortaklarımıza dijital dönüşüm süreçlerinde rehberlik etmeyi amaçlıyoruz. Teknolojik anlamda ERP, IoT, büyük veri, iş zekâsı, bulut bilişim, yapay zekâ gibi alanlarda yenilikçi çözümlerle sektöre yön veriyoruz. IAS, Türkiye özelinde yakaladığı başarıları küresel pazarlara taşıyan bir dünya markası. Geçmiş yıllarda aktif olamadığımız ülkelere ve sektörlere girmeyi hedefliyoruz. Bu yönde aktif plan ve projeler yürütüyoruz, dünya devi markalar ile anlaşıyoruz. Yeni dönemde de özellikle teknoloji yoğun sektörler ve dijital dönüşüme açık pazarlar üzerinde yoğunlaşmayı planlıyoruz. Bu bağlamda, otomotiv, savunma ve havacılık, üretim, proje ve hizmet sektörleri ana hedef gruplarımız arasında yer alıyor.” Yapay zeka ve bulut bir adım önde Bugün ve gelecekte de yeni yatırımlar yapmaya devam edeceklerini kaydeden Can Karabiber, “İçinde bulunduğumuz 2025 yılı boyunca özellikle üzerinde durmak istediğimiz konular; yapay zekâ entegrasyonu, bulut tabanlı çözümler, gelişmiş veri analitiği, sektörel çözümler, uygulama geliştirme çözümleri ve sürdürülebilirliği destekleyen çevre dostu teknolojiler. Geçen yıla göre küresel pazardaki payımızı yüzde 37,6 oranında artırarak uluslararası alanda pozisyonumuzu güçlendirdik. Amacımız, müşterilerimizin iş süreçlerini yalnızca optimize etmek değil, aynı zamanda geleceğe yönelik, çevik ve sürdürülebilir iş modelleri sunmak” dedi.  Küresel ERP pazarı 59,5 milyar dolar IAS CTO’su Bahtiyar Tan da sektör hakkında verileri paylaştı: “Küresel ERP pazar büyüklüğü 59,5 milyar dolar, 2030’a kadar yüzde 11’lik yıllık büyüme ile 123,41 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 2024 yılında bulut tabanlı ERP çözümlerinin benimsenmesi de hızla arttı. Küresel bulut ERP pazarı 2025’te 40,5 milyar dolara ulaşacak. Bulut tabanlı ERP, her cihazdan, her yerden erişim sağlıyor. Ölçeklenebilirlik, esneklik ve maliyet etkinliği sunuyor. Yapay zekâ pazarı ise 2024’te 305,9 milyar doları geçti, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın açıklamalarına göre küresel yapay zeka pazarının 2025 yılı sonunda 500 milyar dolara, 2030 yılına kadar ise yüzde 40'a yakın birleşik büyüme oranıyla 1,81 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Biz de bu rakamlar ışığında büyüme hedeflerimizi belirliyoruz. Bu yılın öne çıkan trendleri, yapay zeka entegrasyonu, bulut tabanlı çözümler, gelişmiş veri analitiği ve sektörel çözümler öncelikli olacak. Sürdürülebilirliği destekleyen çevre dostu teknolojilere odaklanılacak” dile bilgi verdi. IAS CKO’su Celal Bilgin ve CAO’su İlker Er de önemli işbirlikleri yaptıklarının altını çizerek, “IAS olarak kendi sektörünün en önemli oyuncusu olan markalarla ve kamu kurumlarıyla çok önemli proje ve iş birlikleri yaptık. Bu markalar, Canias ERP'nin sunduğu esnek ve güçlü çözümlerle iş süreçlerini dönüştürdü, verimliliklerini artırdı ve sektördeki rekabet avantajlarını pekiştirdi. Canias ERP ile başarılı bir dönüşüm yaşayan her marka, dijitalleşen dünyada geleceğe sağlam adımlarla ilerliyor. En önemli hedeflerimizden biri de bu işbirliklerimizi artırarak devam ettirmek. Örneğin Hyundai ile önemli bir işbirliğine imza attık. Bu işbirliği, Canias ERP sistemlerimizin Hyundai Motor Group bünyesinde kullanılmasını içeriyor. Geliştirdiğimiz Canias ERP sistemleri, Hyundai’nin küresel üretim yönetimi stratejisini destekleyecek. Canias ERP, Hyundai Motor Group'un Asya, Orta Doğu ve Afrika’daki üretim tesislerine aşamalı olarak entegre edilecek. Ayrıca United Nations Development Programı kapsamında bölgelerinde üretim yapan diğer fabrikalara rol model olacak fabrikalar tasarlanıyor. Bu model fabrikalar Birleşmiş Milletler'in, üretimde yer alan firmaların dijitalleşmesi ve verimliliklerini arttırması için yaptığı bir proje. Türkiye’de 9 tane bulunuyor, 4 tanesi (Konya, Ankara, Kayseri, Bursa) IAS uzmanları ve Canias teknolojisi ile hayata geçirildi. Yapılan işler sonucunda model fabrikalarda yalın dijital üretim kavramlarının eğitiminin verileceği etkili bir müfredat oluşturuldu. Bu müfredat sayesinde özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler, dijitalleşme kavramları ile tanışarak, işletmelerinde Endüstri 4.0 uygulamalarına başlamak için bir dayanak noktası bulmuş oldular” dedi.

262 milyar dolar seviyesine gelen ihracat hacmi ERP ihtiyacını da artırıyor Haber

262 milyar dolar seviyesine gelen ihracat hacmi ERP ihtiyacını da artırıyor

Bu rakamlarda artış beklenmeye devam ederken ihracat ekosistemine dahil olan şirketlerin ERP desteğine olan ihtiyaçları da artıyor. Türkiye’de ihracat hacmi son yıllarda dikkat çekici bir büyüme trendi gösteriyor. TÜİK’in 2024 yılı verilerine göre, ihracat hacmi bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2,4 artarak 261 milyar 855 milyon dolar seviyesine ulaştı, bu rakamlar ile birlikte de cumhuriyet tarihimizin rekoru kırılmış oldu. Bu ihracat değerinde 56 milyar 837 milyon dolar ile İstanbul birinci sırayı alırken, Kocaeli 32 milyar 5 milyon dolar ile ikinci sırayı, İzmir 23 milyar 817 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. Geride kalan 2023 yılında 139.830’a ulaşan ihracatçı firma sayısı da aynı şekilde yükselmeye devam ediyor. Bu dikkat çekici büyümeyle birlikte ihracatçı firmaların ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) ihtiyaçları da artıyor. İhracat hacminin büyümesi, firmaların operasyonlarını daha verimli yönetmesi ve kaynaklarını daha etkin kullanması gereksinimini ortaya çıkarıyor. ERP sistemleri, ihracatçı firmaların entegre iş süreçlerini yönetmeleri için en önemli araçlardan biri haline geliyor. Tedarik süreci, üretim, finans, envanter yönetimi, satış gibi birbirine entegre ve kompleks iş süreçlerinin verimli bir şekilde yönetilebilmesinde ERP sistemleri önemli rol oynuyor. İhracat yapan firmalarda özellikle tedarik zinciri yönetimi zorlaşabilirken ERP sistemleri bunun için de süreci daha şeffaf ve takip edilebilir hale getiren çözümler sunuyor. Artan ihracat hacmi doğrudan ERP ihtiyaçlarına yansıyor İhracat hacminin artması, firmalar için üretim ve operasyon süreçlerinin karmaşıklaşması gibi sonuçlar doğurabiliyor. ERP sistemleri, kaynakların daha etkin kullanılmasını sağlayarak maliyetleri düşürüyor ve verimi artırıyor. Stok yönetiminden üretim planlamasına kadar tüm süreçleri dijitalleştirme ve otomatize etmeye yardımcı olan ERP sistemleri, ihracatçı firmaların küresel rekabette öne çıkmasına destek oluyor. IAS Canias ERP sistemleri; ihracat yapan firmalara esnek, kişiselleştirilebilir ve entegre çözümler sağlayarak Türkiye’nin büyüyen ihracat hacmine önemli katkılar sunuyor. Canias ERP sistemi, farklı sektörlerde çalışan firmaların ihtiyaçlarını karşılamak için birçok modüler özellik bulunduruyor. Büyüyen ihracat ekosisteminde önemli rol alan KOBİ’lerden büyük ölçekli firmalara kadar geniş bir yelpazeye hizmet veren IAS Canias, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre adapte edebileceği yazılımıyla firmaların süreçlerini en verimli şekilde yönetmesine yardımcı oluyor. IAS Türkiye ve Küreselden Sorumlu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Karabiber, Türkiye’yi küresel ihracat sahasında daha rekabetçi hale getirebilmek üzere etkin ERP kullanımının önemini şöyle özetliyor:  “İhracat süreçleri genellikle lojistik, döviz kurları, gümrük işlemleri, yasal uyumluluk ve farklı coğrafyalardaki iş operasyonlarının entegrasyonu gibi birçok bağlantılı alanı içeren komplike operasyonlardır. Bu operasyonların birbirine paralel biçimde sorunsuz sürdürülebilmesi için entegre dijital sistemlerin kullanımı kaçınılmazdır. Canias ERP, bu zorlukları yönetmek için geliştirilmiş modüler ve esnek yapısı ile ihracatçı firmaların ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı çözümler üretiyor. Sektöre ve firma büyüklüğüne göre özelleştirilebilir bir yapıya sahip Canias ERP, IoT teknolojisiyle süreç yönetimine esneklik kazandırırken tüm datanın tek bir yerden yönetilmesiyle karar alma süreçlerinin kolaylaşmasına katkıda bulunuyor. Endüstri 4.0’a hazır Canias ERP teknolojisi, Türk ihracatçıların başarılarını bir adım öteye taşımak için hazır.” Uluslararası ticaret gibi çok aşamalı ve hata riski yüksek bir alanda ERP hizmetleri büyük önem kazanıyor. Manuel işlemlerdeki hata payını minimize etmek, sevkiyat ve lojistiği anlık ve sürekli olarak takip etmek, gelişmiş raporlama ve analiz araçlarıyla finansal ve operasyonel veriyi izlemek gibi işlemleri birlikte yürüten ve otomatize eden ERP sistemleri; geleceğin Türkiye’sinin hızla büyüyen ihracat hacmine ivme kazandırıyor. İhracat hedefleyen şirketlerin yol arkadaşı: ESM Öte yandan IAS’nin kurumsal sürdürülebilirlik modulü (ESM), ihracat hedefleyen işletmelerin bu yoldaki en büyük yol arkadaşı olmaya da aday. Sürdürülebilirlik modülü esasen en çok Avrupa standartlarına uyum sağlamaya yönelik ihracat yapmak isteyen işletmelerim karbon ayak izlerini hesaplamalarına olanak sağlayan bir modül. ESM ile işlemelerin Avrupa Birliği kurallarına uyum sağlamak için gereken adımları atmasına yardımcı olmayı hedeflediklerini belirten Can Karabiber, konu hakkında şunları söyledi: “Bilindiği üzere enerji, günümüzün öne çıkan konularından bir tanesi ve Avrupa Birliği’nin de bu konuda ciddi kuralları bulunuyor. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı için ESM kullanacak işletmeler bu modül ile enerji tüketimi ve performans göstergelerini izleyebilir, karbon ayak izini hesaplayarak bunu azaltmak için gerekli önlemleri alabilir ve gerçek zamanlı veri takibiyle sürdürebilir operasyonlar yürütebilirler. Doğal kaynaklarımızı koruyarak sürdürülebilir geleceğe katkı sunmak ve bu şekilde 2050 İklim nötr hedeflerine ulaşmak isteyen işletmeler için de ESM’nin biçilmiş kaftan olduğunu söylemek isterim.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.