Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Erp

Kapsül Haber Ajansı - Erp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fabrikada Her Şey Yolunda Görünürken Maliyetler Nasıl Büyüyor? Haber

Fabrikada Her Şey Yolunda Görünürken Maliyetler Nasıl Büyüyor?

Kurumsal yazılım pazarının küresel oyuncularından Industrial Application Software (IAS), üretim sahasından gelen verinin ERP süreçleriyle bütünleşmesinin bu kayıpları büyümeden görünür kıldığını ve üretim sürerken müdahale imkânı sağladığını vurguluyor. Üretim şirketleri malzeme, enerji ve işçilik gibi doğrudan maliyetleri yakından izliyor. Kârlılığı aşındıran bazı kayıplar ise kalite, depo, mühendislik, satın alma ve planlama gibi farklı süreçlere dağıldığı için toplam etkileri çoğu zaman sonradan görülebiliyor. Birbirinden bağımsız operasyonel aksaklıklar gibi görünen bu kayıpların ortak noktasında, sahadaki güncel bilginin doğru sürece zamanında ulaşmaması bulunuyor. Bu nedenle üretimde verinin doğruluğu kadar karar anında güncel, erişilebilir ve süreçler arasında tutarlı olması da önem taşıyor. Deloitte’un büyük üretim şirketlerinden 600 yöneticinin katılımıyla gerçekleştirdiği 2025 Akıllı Üretim ve Operasyon Araştırması, akıllı üretim yatırımlarının operasyonel karşılığını ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 92’si akıllı üretimin önümüzdeki üç yılda rekabetçiliğin temel itici güçlerinden biri olacağını düşünüyor. Şirketler, akıllı üretim uygulamalarıyla üretim çıktısında ortalama yüzde 10 ila 20, çalışan verimliliğinde yüzde 7 ila 20 ve kullanılabilir kapasitede yüzde 10 ila 15 arasında iyileşme sağladıklarını bildiriyor. Akıllı üretim yatırımının değeri, sahada oluşan verinin doğru iş bağlamıyla buluşup zamanında karara dönüşmesiyle ortaya çıkıyor. Makine, kalite, depo, mühendislik, satın alma ve planlama birimleri farklı güncellikteki bilgilerle çalıştığında küçük bir sapma, birden fazla sürece yayılan maliyet zincirleri oluşturabiliyor. Bilgi gecikmesi üç noktada maliyete dönüşüyor Kalite sapması üretim sürerken görülemediğinde, aynı koşullarda üretilen her yeni ürün hatanın etkisini genişletebiliyor. İlk fire veya yeniden işleme maliyetine ayıklama, ilave kontrol, üretim planının değişmesi, teslimat gecikmesi, iade ve garanti giderleri ekleniyor. 2025 ASQE Insights on Excellence Kalite Maliyeti Araştırması’na göre, katılımcıların yalnızca yüzde 31’i kalite maliyetlerinin kurumlarının finansal performansı üzerindeki etkisini tam olarak anladığını belirtiyor. Bu bulgu, üretimin farklı aşamalarında oluşan kalite kayıplarının toplam finansal etkisini görünür kılmadaki güçlüğe işaret ediyor. Stok yönetiminde sistemde görünen miktar her zaman üretimde kullanılabilecek miktarı yansıtmıyor. Bir malzeme kayıtlarda mevcut görünse de yanlış depoda bulunabiliyor, uygun lotta olmayabiliyor, kalite onayı tamamlanmamış veya başka bir üretim emri için ayrılmış olabiliyor. Fiziksel hareketler sisteme geç işlendiğinde veya depo ile üretim kayıtları ayrıştığında planlama, gerçekte kullanılamayan bir stoka dayanıyor. Bunun sonucunda üretim hattı bekleyebiliyor; acil satın alma, gereksiz stok birikimi, kapasite kaybı ve teslimat gecikmesi ortaya çıkabiliyor. Mühendislik değişikliklerinde ise bilginin ulaştığı zaman kadar hangi süreçlere ulaştığı da belirleyici oluyor. Malzeme, ürün ağacı, rota veya teknik doküman üzerindeki bir değişiklik satın alma, planlama, kalite ve üretim süreçlerine aynı revizyon bilgisiyle yansımadığında eski tanıma göre malzeme sipariş edilebiliyor veya üretime devam edilebiliyor. Uyumsuzluk ne kadar geç fark edilirse etkilenen sipariş, malzeme ve yarı mamul sayısı da o ölçüde artıyor. Bu durum hurda, yeniden işleme ve termin kaybı riskini büyütüyor. “Doğru veri geç ulaştığında yanlış karara dönüşebilir” IAS IoT Proje Yöneticisi Tolga Küçük, maliyet kontrolünün üretim sürerken başlayan bir yönetim disiplini olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Üretimde maliyet kontrolü, sapmaların hangi süreçte ve hangi kararla oluştuğunu görebilmeyi gerektiriyor. Doğru veri geç ulaştığında yanlış karara dönüşebilir. Ayrıca sahada oluşan bir olayın yalnızca kayıt altına alınması yeterli değil. Bu bilginin doğru üretim emri, doğru malzeme, doğru lot ve doğru süreçle ilişkilendirilmesi gerekiyor. Aksi halde kararlar eksik veya gecikmiş bilgiyle alınıyor ve küçük bir sapma kısa sürede ciddi maliyetlere dönüşebiliyor. Üretim içi veya Kalite sinyallerinin hangi üretim emrini ve lotu, stok hareketinin hangi üretim planını, mühendislik değişikliğinin hangi ürün ağacını, rotayı ve satın alma kararını etkilediği aynı akış içinde görülebilmeli. Tüm birimler aynı güncel bilgiyle hareket ettiğinde kaybın oluşum zinciri görünür hâle geliyor ve maliyet büyümeden müdahale edilebilecek alan genişliyor.” Canias IoT, endüstriyel haberleşme protokollerini kullanarak makineler, kontrol birimleri, sensörler ve akıllı cihazlardan gelen üretim verilerinin gerçek zamanlı izlenmesini ve analiz edilmesini sağlıyor. Önceden tanımlanmış bir olay gerçekleştiğinde ilgili veri ERP çözümüne aktarılıyor. Canias ERP ise sahadaki olayı üretim emri, iş merkezleri, personel, malzeme, stok, lot, kalite süreci, ürün ağacı, rota ve revizyon bilgileriyle ilişkilendiriyor. Bütünleşik iş akışları bu bilgiyi gerekli uyarı, kontrol, onay, plan güncellemesi veya düzeltici faaliyete dönüştürüyor. Kalite, stok ve mühendislik değişikliği süreçlerinin aynı veri altyapısı içinde izlenmesi, kaybın hangi ürünleri, siparişleri, lotları ve üretim adımlarını etkilediğinin belirlenmesini kolaylaştırıyor. Şirketler böylece birden yükselen maliyetlerin nedenini açıklayan kayıtlarla üretim sürerken müdahale etmeyi sağlayan güncel bilgiyi aynı sistemde buluşturabiliyor. ERP ve IoT bütünlüğü, gerçek zamanlı raporlama, verimlilik, maliyet kontrolü ve uçtan uca izlenebilirliği ortak bir yönetim disiplini içinde bir araya getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Logo Yazılım 2026 İlk Yarı Finansal Sonuçlarını Açıkladı Haber

Logo Yazılım 2026 İlk Yarı Finansal Sonuçlarını Açıkladı

Türkiye’nin en büyük yerli iş yazılımı şirketi Logo Yazılım, 2026’nın ilk yarısına ilişkin enflasyon düzeltmesi içeren finansal sonuçlarını açıkladı. Jeopolitik gelişmeler ve küresel makroekonomik belirsizliklere rağmen güçlü performansını sürdüren Logo Yazılım, ilgili dönemde satış gelirlerini bir önceki yılın aynı dönemine oranla reel olarak %6 artırarak 3,37 milyar TL’ye yükseltti. Faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı (FAVÖK) %1 oranında reel artış kaydederek 1,3 milyar TL’ye ulaştı. FAVÖK’te %39 marj ile güçlü bir operasyonel kârlılık elde eden şirketin, net kârı ise 510 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Net kârda, geçtiğimiz senenin ilk yarısındaki tek seferlik yatırım tutarı hariç tutulduğunda %10 artış kaydedildi. Logo Yazılım’ın SaaS ve tekrarlayan gelirleri, toplam faturalanan gelirler içindeki büyümesini 2026’nın ilk yarısında da sürdürdü. SaaS gelirleri, bir önceki döneme göre %6 reel artışla 1,6 milyar TL’ye ulaştı. e-Dönüşüm çözümleri gelirlerinin %10’luk reel büyümesi, SaaS gelirlerini destekledi. Aynı dönemde tekrarlayan gelirlerin toplam gelirler içindeki payı %86 olarak kaydedilirken, ERP abonelik müşteri sayısındaki %76’lık artış, tekrarlayan gelirlerin payına önemli bir katkı yaptı. Şirketin ERP segmentinde yeni müşteri kazanımı devam etti ve bu dönemde de 1.300 seviyelerinde gerçekleşti. Şirketin SaaS portföyünde yer alan ön muhasebe programı Logo İşbaşı’nın, yıllıklandırılmış geliri (ARR) ABD Doları bazında %29 arttı. Perakende sektörüne özel olarak geliştirilen Logo Diva çözümlerindeki ARR ise ABD Doları bazında %15 oranında büyüdü. Logo Grup CEO’su M. Buğra Koyuncu, “Son yıllarda kararlılıkla hayata geçirdiğimiz servisleşme stratejisi, iş modelimizin en önemli güçlerinden biri haline geldi. Abonelik modeliyle büyüyen bulut çözümlerimiz ve tekrarlayan gelir yapımız, finansal performansımızı daha öngörülebilir ve değişen küresel makroekonomik koşullara karşı daha dirençli hale getiriyor. Bu güçlü yapı sayesinde yeni müşteri kazanımlarımızı ve operasyonel kârlılığımızı korurken, eş zamanlı olarak iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına hızlı yanıt verecek Ar-Ge ve stratejik büyüme alanlarında yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Özellikle platform yatırımlarımızda Agentic Yapay Zekâ yetkinliklerinin derinleştirilmesine odaklanıyor, müşterilerimizin ürünlerimizden daha yüksek değer elde etmesini hedefliyoruz. Türkiye ekonomisini dijital teknolojilerle desteklemeye ve işletmelerimizle birlikte sürdürülebilir değer üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Softtech ve Microsoft’tan Stratejik İş Birliği Haber

Softtech ve Microsoft’tan Stratejik İş Birliği

Türkiye’nin öncü teknoloji şirketlerinden Softtech, kurumların dijital dönüşüm yolculuklarına daha güçlü katkı sunmak amacıyla Microsoft ile stratejik bir iş birliği gerçekleştirdi. Bu anlaşma ile Softtech’in bankacılık, finans ve farklı sektörlerdeki derin deneyimi ile Microsoft’un global ölçekte lider teknoloji çözümleri bir araya gelerek kurumların teknoloji dönüşüm süreçlerinde güvenilir bir iş ortaklığı modeli uygulanacak. Bu kapsamda kurumların Microsoft ekosistemi üzerinde hayata geçirmek istedikleri projelerde uçtan uca danışmanlık, mimari tasarım, entegrasyon, uygulama geliştirme ve sürdürülebilir destek hizmetleri sağlanacak. Özellikle yapay zekâ, veri ve otomasyon alanlarında kurumların rekabet avantajı kazanmasına katkı sunulması hedefleniyor. İş birliği çerçevesinde Microsoft’un üretken yapay zekâ çözümleri, Copilot ekosistemi, Azure AI servisleri, müşteri ilişkileri ve iş süreçleri yönetiminde Dynamics 365 CRM & ERP çözümleri, veri platformlarında Microsoft Fabric ve low-code geliştirme ile agentic otomasyon alanında Power Platform çözümleri kullanılarak kurumların dijital dönüşüm projeleri hayata geçirilecek. “Stratejik iş ortağı olmayı hedefliyoruz” Softtech Genel Müdürü M. Bülent Özçengel konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Softtech olarak 20 yılı aşkın süredir başta bankacılık ve finans olmak üzere enerji, ulaşım, perakende gibi farklı sektörlerde edindiğimiz birikimimizi, Microsoft'un global teknoloji liderliğiyle bir araya getiriyoruz. Bu iş birliğinin amacı, kurumların Microsoft ekosisteminde hayata geçirmek istedikleri dönüşüm yolculuğunda güvenilir ve stratejik bir iş ortağı olarak eşlik etmek. Teknoloji buna hazır, şimdi sıra bu gücü doğru yapıyla ölçeklendirmekte.” Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin ise şunları söyledi: “Yapay zekâ çağında kurumların başarısı yalnızca doğru teknolojiye değil, güçlü iş ortaklıkları ve sektörel uzmanlığa da bağlı. Softtech ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, kurumların üretken ve agentic yapay zekâdan daha hızlı değer üretmelerini ve rekabet avantajı elde etmelerini sağlarken, Türkiye'de güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ dönüşümünü hızlandırma hedefimizin de önemli bir parçasını oluşturuyor.” Softtech Finans ve Profesyonel Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Özmen ise “Softtech olarak deneyimli danışman kadromuzla kurumların en kritik dönüşüm projelerini uçtan uca başarıyla hayata geçirecek uzmanlığa sahibiz. Bu projeleri, Microsoft'un sunduğu dört temel katman üzerinden ele alıyoruz: CRM ve iş süreçleri, veri platformu, yapay zekâ servisleri ve Agentic AI. Bundan sonraki aşama, bu teknolojileri doğru senaryolarla iş süreçlerine entegre ederek yüksek katma değer ve sürdürülebilir iş sonuçları üretmek.” “Yapay zekâyı kurumlar için somut değere dönüştürmeyi hedefliyoruz” Microsoft Türkiye Ticari Çözüm Satış Lideri ve Genel Müdür Yardımcısı Cüneyt Batmaz ise iş birliği hakkında şunları söyledi: “Softtech'in güçlü IT kaynağını, 20 yıllık teknoloji üretim deneyimini ve başta bankacılık olmak üzere finanstan birçok farklı sektöre uzanan derin birikimini; Microsoft'un global yapay zekâ ve bulut teknolojileriyle bir araya getiren bu iş birliği, kurumların dijital dönüşümünü Copilot, Azure AI, Dynamics 365, Microsoft Fabric ve Power Platform üzerinde uçtan uca hayata geçirmelerini sağlayacak. Hedefimiz; bu güçlü teknoloji altyapısını ve sektörel uzmanlığı, kurumların üretken ve agentic yapay zekâyı somut iş değerine dönüştürmesi için güvenilir bir iş ortağı olarak buluşturmak." Softtech ve Microsoft iş birliğiyle hayata geçirilecek projelerin, kurumların operasyonel verimliliklerini artırması, karar alma süreçlerini hızlandırması ve yeni nesil iş modellerine geçişlerini kolaylaştırması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Logo Yazılım KOBİ’lerin Verimliliğini ve Rekabet Gücünü Artırıyor    Haber

Logo Yazılım KOBİ’lerin Verimliliğini ve Rekabet Gücünü Artırıyor  

KOBİ’lerin hızla değişen ekonomik ve teknolojik koşullarda, verimliliklerini artırmaları ve dönüşüme daha hızlı uyum sağlayabilmeleri dijitalleşmeden geçiyor. Türkiye’nin lider yerli iş yazılımı şirketi Logo Yazılım, Ar-Ge gücüyle geliştirdiği geniş çözüm portföyü, danışmanlık hizmetleri ve esnek ödeme modelleriyle KOBİ’lerin dijital dönüşümlerini destekliyor. Birleşmiş Milletler’in (BM) 2017 yılında ilan ettiği 27 Haziran Dünya KOBİ Günü, KOBİ’lerin ekonomi için taşıdığı hayati öneme vurgu yapıyor. Ekonominin belkemiği olan KOBİ’ler, BM verilerine göre, tüm dünyadaki işletmelerin %90’ını oluşturuyor, küresel gayrisafi hasılanın yarısını üretiyor ve küresel istihdamın üçte ikisinden fazlasını sağlıyor. Türkiye’de de ekonomik dinamizmin ve büyümenin temelinde KOBİ’ler yer alıyor. KOBİ’ler, yüksek rekabet ortamında ulusal ekonomilerin gelişmesi ve korunması bakımından önemli bir role sahip. Ülkemizdeki girişimlerin yaklaşık %99,6'sını oluşturan KOBİ’ler istihdamın %68,5’ini sağlıyor, ihracatımızın %29,6’sını gerçekleştiriyor ve Ar-Ge harcamalarının %28,8’ini yapıyor. Günümüzde bulut bilişim, büyük veri, makine öğrenmesi, yapay zekâ gibi yeni teknolojiler KOBİ’lerin önünde yeni ufuklar açıyor. Yeni teknolojilerle donatılmış iş yazılımları da sürdürülebilir ve operasyonel büyüme için kritik bir kaldıraç niteliği taşıyor. TÜİK verilerine göre 2025 yılında çalışan sayısı 10-49 kişi arasında olan girişimlerin %23,6’sı kurumsal kaynak planlaması (ERP), %9,9’u müşteri ilişkileri yönetimi (CRM), %4,9’u iş zekâsı (BI) yazılımları kullandı. Çalışan sayısı 50-249 kişi arasında olan girişimlerin %46’sı ERP, %18,4’ü CRM, %10,7’si BI yazılımları kullandı. Bu açıdan dijitalleşme alanında ülkemizdeki KOBİ’lerin önünde önemli bir potansiyel bulunuyor. Ar-ge liderliği ile geniş çözüm portföyü ve danışmanlık hizmetleri Türkiye’nin lider yerli iş yazılımı şirketi Logo Yazılım, başta KOBİ’ler olmak üzere tüm işletmelerin dijital dönüşümüne destek veriyor. Türkiye’nin en fazla Ar-Ge yatırımı yapan yazılım şirketi olarak yenilikçi çözümleriyle işletmeleri dönüştürüyor. Dijital süreçlerin KOBİ’lerin hayatına girmesinde yönlendirici bir rol üstleniyor. Sunduğu ürün ve hizmetlerle, danışmanlık hizmetleriyle, şirketlere özel olarak kurgulanan çalışmalarla yol arkadaşlığı yapıyor. Kurumsal kaynak planlama (ERP) çözümlerinin yanı sıra muhasebe, ön muhasebe, bordro ve insan kaynakları yönetimi, iş analitiği, müşteri ilişkileri yönetimi, depo yönetimi sistemleri, saha satış yönetimi, iş akış yönetimi, doküman yönetimi, hazine yönetimi, B2B yönetimi, perakende, e-Dönüşüm ve fintek çözümleri gibi çok sayıda ürün ve hizmet sunuyor. Logo ERP çözümlerini kullanan işletmeler hızlı kazanımlar elde ederken, çalışan başına düşen reel net satışın pozitif ivmelenmesiyle verimlilik artışı sağlıyor. Logo ERP kullanmaya başlayan işletmeler, Logo ERP sonrası üç yılda diğer şirketlere kıyasla reel anlamda çalışan başına düşen net satışta ilk yıl %3,3, ikinci yıl %9,8 ve üçüncü yıl %9,7 oranında artış elde ediyor. “KOBİ’lerin dijitalleşmesi Türkiye’nin dijitalleşmesi” Logo Grup CEO’su Buğra Koyuncu, “KOBİ’ler, ülkemiz ekonomisinin üretim, istihdam ve büyüme açısından en önemli aktörleri arasında yer alıyor. KOBİ’lerin dijital dönüşümü, aslında Türkiye’nin dijital dönüşümü anlamına geliyor. Türkiye’nin lider yerli iş yazılımı şirketi olarak 42 yıldır KOBİ’lerin dijitalleşme yolculuklarına eşlik ediyor, teknolojiyi erişilebilir hale getirmeye odaklanıyoruz. Sunduğumuz çözüm ve hizmetlerle KOBİ’lerin verimliliklerini artırmalarına, süreçlerini daha etkin yönetmelerine ve değişen koşullara daha hızlı uyum sağlamalarına katkıda bulunuyoruz. Servisleşme stratejimiz doğrultusunda geliştirdiğimiz bulut çözümlerimiz sayesinde işletmeler herhangi bir altyapı veya sistem yatırımı yapmadan dijitalleşme fırsatlarından yararlanabiliyor. Logo Esnek Ödeme Planı ile de dijital dönüşüm yolculuklarında KOBİ’lerin bütçe yönetimlerini destekliyoruz” dedi. Logo Esnek Ödeme Planı dijital dönüşümü daha erişilebilir hale getiriyor KOBİ’lerin dijitalleşme süreçlerinin başlaması ve sürdürülebilir olması için çözümlerin maliyetler açısından erişilebilir olması ve gider yönetiminde kolaylık sağlaması büyük önem taşıyor. KOBİ’ler için bütçe yönetiminin ve finansmana erişimin öneminin farkında olan Logo Yazılım, müşterilerinin ürün ve hizmetlerine kolayca erişebilmesi için Logo Esnek Ödeme Planı’nı sunuyor. Bu modelle müşterilere ödeme konusunda farklı planlar sunuluyor ve satın alma kararları kolaylaştırılıyor. Abonelik sistemine dayalı 3 farklı ödeme planından kendileri için en uygun olanı seçebilen KOBİ’ler, iş sürekliliğinin ve rekabet gücünün temeli olan dijital dönüşüm yatırımlarını bütçe planlamalarına göre kolayca yönetebiliyor. Müşteriler artık sadece fiyat-performans karşılaştırması yapmak ya da düşük fiyatı tercih etmek yerine gerçekten ihtiyacı olan ürünü kullanabiliyor. Böylece dijitalleşme için ayırdıkları bütçeyi iş süreçlerinde en verimli şekilde değerlendirmeleri mümkün oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TUSAŞ İnsan Kaynaklarında Dijital Dönüşüm İçin Milli Yazılım KOVAN'ı Seçti Haber

TUSAŞ İnsan Kaynaklarında Dijital Dönüşüm İçin Milli Yazılım KOVAN'ı Seçti

Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı gerçekleştiriliyor. Global İletişim Ortağı olduğu fuar kapsamında HAVELSAN ile TUSAŞ arasında sözleşme imzalandı. Sözleşmeye göre, TUSAŞ'ın insan kaynakları süreçleri HAVELSAN tarafından geliştirilen yeni nesil iş yönetim sistemi KOVAN altyapısıyla yönetilecek. İşbirliğiyle operasyonel verimliliğin artırılması, süreçlerin daha entegre, hızlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor. HAVELSAN'ın 25 yılı aşkın kurumsal kaynak planlama tecrübesine sahip mühendisleri tarafından geliştirilen KOVAN Yeni Nesil İş Yönetim Sistemi, kurumların iş süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren bir dönüşüm platformu olarak öne çıkıyor. Daha önce Azerbaycan'a da ihraç edilen sistem, Savunma Sanayii Başkanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, BOTAŞ, Yüksek Seçim Kurulu, Teknopark İstanbul ve DeltaV tarafından aktif olarak kullanılıyor. TUSAŞ bünyesinde yaklaşık 16 bin personelin performans ve kariyer yönetimi süreçleri ile yeni personelin işe alım süreçleri, KOVAN üzerinden entegre şekilde yönetilecek. Böylece insan kaynakları operasyonlarında hız, şeffaflık ve izlenebilirliğin artırılması, karar alma mekanizmalarının ise veri odaklı bir yapıya dönüştürülmesi hedefleniyor. HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Nacar, milli yazılımların stratejik önemine dikkati çekerek, "HAVELSAN, güvenli altyapıları ve milli yazılımları geliştirerek dijital dönüşümle ülkemizin bugününü ve geleceğini inşa ediyor. Kritik öneme sahip KOVAN Yeni Nesil İş Yönetim Sistemimizi tercih ettiği için TUSAŞ'a teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. TUSAŞ Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu ise Türk savunma sanayisinde platformlar kadar yazılımların da milli imkanlarla geliştirilmesinin kritik önemde olduğunu vurgulayarak, "HAVELSAN'ın geliştirdiği KOVAN Yeni Nesil İş Yönetim Sistemi'nin süreçlerimize entegre edilmesiyle verilerimizi milli bir yazılım ile yönetmiş olacağız. Bu değerli adımın savunma sanayimize, TUSAŞ ve HAVELSAN'a hayırlı olmasını dilerim." şeklinde konuştu. Kovan Yeni Nesil İş Yönetim Sistemi’nin özellikleri Büyük ölçekli organizasyonlar için vazgeçilmez bir araç haline gelen Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP), farklı departmanlarda gerçekleşen iş süreçlerinin entegrasyonu ile bilgi paylaşımını ve iş birimleri arasındaki koordinasyonu artırıyor. HAVELSAN’ın kamu kurumları, askeri kurumlar ve özel sektör için geliştirdiği yeni nesil iş yönetim sistemi KOVAN, kurum içi iş süreçlerinin bütünleşik bir sistem altında güvenilir, kolay ve izlenebilir olarak yönetilmesini sağlıyor. Güvenli ve kullanıcı dostu arayüzü, kamu mevzuatı ile tam uyumluluğu, sürdürülebilir altyapısı, ihtiyaçları önceden tanımlama özellikleriyle KOVAN, HAVELSAN’ın milli ve güvenilir yazılım çözümlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bulut tabanlı çalışan sistem, platform ve veri tabanından bağımsız görev yeteneğine sahip. Modüler, ölçeklenebilir ve süreç odaklı yapısıyla KOVAN, kurumsal kaynak yönetimi alanında çözümler sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Projeleri Neden Başarısız Oluyor? Haber

Yapay Zeka Projeleri Neden Başarısız Oluyor?

Yapay zeka, küresel ekonomik genişlemenin ana itici güçlerinden birine dönüşüyor. Kullanım alanları hızla çeşitlenirken, Morgan Stanley 2028 yılına kadar dünya genelinde yapay zeka çağını destekleyecek yeni veri merkezlerinin inşasına 2,9 trilyon dolarlık yatırım yapılacağını öngörüyor. Ancak yapay zeka yatırımları küresel ölçekte rekor hızla artarken, kurumların teknoloji altyapılarında yıllar içinde biriken yapısal yük de büyümeyi sürdürüyor. Yapay zeka yatırımlarının artan ivmesi, kurumların uzun süredir biriktirdiği bu yapısal sorunları perdeleyebiliyor. Finansal tablolarda görünmeyen ancak çevikliği, inovasyon kapasitesini ve dönüşüm hızını doğrudan etkileyen bu sorunlar, artık “dijital borç” kavramıyla tanımlanıyor. Dijital borç; yalnızca eski kod yapılarından değil, yıllar içinde birbirinden bağımsız biçimde devreye alınmış platformlardan, tamamlanmamış entegrasyonlardan, mükerrer araçlardan, veri silolarından ve bu yapılar üzerinde şekillenmiş kırılgan iş süreçlerinden besleniyor. Görünmeyen yükler yeni yatırımların etkisini sınırlıyor Kurumsal kaynak planlama (ERP) pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS) CTO’su Bahtiyar Tan, kurumların yapay zekaya yönelik artan ilgisinin, temel dijital mimarinin önemini gölgede bırakmaması gerektiğinin altını çiziyor: “Bugün birçok kurum hız ve ölçek avantajı elde etmek için yeni teknolojilere yöneliyor. Ancak birbirleriyle konuşmayan sistemlerin, düşük veri kalitesinin ve geçmişten taşınan yapısal yüklerin üzerine yapay zeka katmanı eklemek; dışarıdan güçlü görünen ama içeride sürdürülebilirliği zayıf bir yapı kurmak anlamına geliyor. Yapay zeka projelerinde kalıcı başarı, önce verinin niteliğine, ardından bu veriyi taşıyan dijital omurganın dayanıklılığına bağlı.” Yapay zeka çağında şirketlerin karşı karşıya olduğu temel sorunlardan biri, yeni yatırım bütçelerinin önemli bir bölümünün yeni değer üretmek yerine geçmişte alınmış dağınık kararların sonuçlarını taşımaya ayrılması. McKinsey verileri, dijital borcun ana kaynaklarından biri olan teknik borcun günümüzde şirketlerin BT bilançolarının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğunu ortaya koyuyor. Accenture ise entegre olmayan sistemler ile düşük veri kalitesinin kurumlara yıllık ortalama 12,9 milyon dolar maliyet yarattığına işaret ediyor. Bu tablo, yapay zekaya ayrılan bütçelerin tek başına dönüşüm başarısını garanti etmediğini gösteriyor. CEO’ların yüzde 94’ünün, 2026’da somut sonuç alınamasa bile yapay zeka yatırımlarını sürdürme niyetinde olması, kurumların bu alandaki kararlılığını ortaya koyarken, aynı zamanda dijital borcun artması riskini ve buna bağlı altyapı hazırlığının önemini daha da artırıyor. Güçlü dijital omurganın doğrudan rekabet avantajını etkileyen yapısal bir unsur olduğuna dikkat çeken Tan, “Kurumlar için kritik soru, bugünün teknoloji yatırımının yarın için stratejik bir varlığa mı yoksa yönetilmesi zor yeni bir yükümlülüğe mi dönüşeceğidir. Bir yapının neden o şekilde kurulduğunu anlamadan yapılan radikal müdahaleler, bazı sorunları çözerken daha büyük kırılganlıklar da yaratabilir” dedi. Yapay zekada sürdürülebilir değer için planlı dönüşüm şart IAS’a göre yapay zekadan gerçek ve sürdürülebilir değer üretmenin yolu, onu tekil bir teknoloji yatırımı olarak ele almak yerine kurumun tamamına yayılan bütünsel bir dijital omurga üzerinde konumlandırmaktan geçiyor. Bu bütüncül yaklaşım, ani ve parçalı müdahaleler yerine mevcut yapıyı anlayan, veri bütünlüğünü önceleyen ve sistemler arası entegrasyonu esas alan planlı dönüşüm adımlarını gerekli kılıyor. Dönüşümün heves ve aceleyle değil mimari farkındalıkla yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Tan, “Yapay zeka yatırımlarının çarpık dijitalleşmeyi derinleştirmemesi için kurumların planlı bir dönüşüm yaklaşımı benimsemeleri gerekiyor. Yapay zekanın gerçek değeri ancak sağlam bir temel üzerinde yükseldiğinde sürdürülebilir rekabet avantajına dönüşebiliyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.