Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Erzurum

Kapsül Haber Ajansı - Erzurum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erzurum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Molped’den Kız Çocuklarının Geleceğine Güçlü Destek Haber

Molped’den Kız Çocuklarının Geleceğine Güçlü Destek

Hayat Kimya ve Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü (TEGM) iş birliğinde, kız çocuklarının güçlenmesini ve fırsat eşitliğini merkeze alan ‘Bir Kız Bin Umut’ Fırsat Eşitliği Gelişim Programı’nı başlatıyor. Hayat Kimya’nın kadın kişisel bakım markası Molped, ‘Her Alanda Fırsat Eşitliği’ yaklaşımıyla başlatacağı bu programla; kız çocuklarının biyolojik, psikolojik ve sosyal gelişim alanlarında bütünsel bir sosyal yatırım modeli ile desteklenmesini amaçlıyor. İlk yılında Bitlis, Hakkari, Kastamonu, Muş, Erzurum, İstanbul, Isparta ve Şanlıurfa olmak üzere 8 ilde ve 40 okulda başlayacak program kapsamında 7. ve 8. sınıf düzeyinde 10 bine yakın kız öğrenciye ulaşılması hedefleniyor. Alanında uzman akademisyenlerle oluşturulan eğitim içeriklerinin, 8 ildeki 8 sağlık uzmanı ve 40 rehber öğretmen aracılığıyla aktarılarak genç kızların gelişim süreçlerine katkı sağlanması amaçlanıyor. Hayat Kimya Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aysel Aydın ev sahipliğinde gerçekleşen basın toplantısında programın yol haritası kamuoyu ile paylaşıldı. Programın danışma kurulunda Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları A.B.D. / Ergen Sağlığı Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinem Akgül, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık A.B.D. Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Haskan Avcı yer alıyor. “Ergenlik döneminde bütüncül destek, öğrencilerin iyi olma halini ve eğitim motivasyonunu güçlendiriyor” Hayat Kimya Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aysel Aydın, programla ilgili şunları söyledi: “Ergenlik dönemi; biyolojik değişimlerin yanı sıra psikolojik ve sosyal gelişimi de etkileyen çok boyutlu bir süreç. Bilimsel çalışmalar, bu dönemde doğru bilgiye erişim ve güvenli rehberlik desteğinin öğrencilerin iyi olma halini, okul motivasyonunu ve eğitim hayatındaki sürekliliğini olumlu yönde etkilediğini ortaya koyuyor. Biz de bu program ile kız çocuklarının gelişimini bütüncül şekilde desteklemeyi hedefliyoruz. Ayrıca, projenin ikinci fazında programa katılan kız öğrencilere eğitim bursu sağlamayı amaçlıyoruz.” “Eğitimlerde hedef: Erken sinyalleri tanımak” Programın danışma kurulunda yer alan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız ergenlik döneminin hormonal sistemin yaşam boyu en hızlı değiştiği dönem olduğunu vurgulayarak, ‘’Ergenlik dönemi hormonal sistemin yaşam boyu en hızlı değiştiği dönem. Ancak pek çok genç kız yaşadığı değişimlerin normal mi yoksa bir sağlık sinyali mi olduğunu ayırt edemiyor. Ergenlikte hormonal sistem yeniden yapılanıyor ve bu süreç her kız çocuğunda farklı ilerleyebiliyor. Bilimsel çalışmalar, ergenlik döneminde kız çocuklarında: bazı hormon düzeylerinin çocukluk dönemine kıyasla belirgin artış gösterdiğini, regl döngüsünün ilk yıllarda tam olgunlaşmadığını, ilk adetten sonraki ilk 2–3 yılın hormonal denge kurma süreci olduğunu ortaya koyuyor. Hormonlar ilk kez bu kadar yoğun ve dalgalı çalışıyor. Ergenlikte fark edilmeyen hormonal sorunların uzun vadeli etkileri olabiliyor. Bir Kız Bin Umut programı kapsamında verilen eğitimlerde genç kızların vücudun verdiği sinyalleri zamanında fark edebilmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Bu sayesinde kız çocuklarının, yaşadıkları değişimleri geciktirmeden sağlık profesyonelleriyle paylaşmalarını amaçlıyoruz.’’ dedi. “Bu program, genç kızların ergenlik yolculuğunu korkuyla değil, bilgi ve güçlenmeyle geçirmesi için hayata geçirildi” Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları A.B.D. / Ergen Sağlığı Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinem Akgül, program sayesinde gençler yalnızca bilgi edinmeyeceğini, günlük yaşamlarında kullanabilecekleri somut sağlık ve öz bakım becerileri kazanacaklarının altını çizerek sözlerine şöyle devam etti: “Biz bu programla yalnızca bilgi vermiyoruz. Genç kızların; kendi bedenini anlayan, duygularını tanıyabilen, öz bakım alışkanlıkları gelişmiş, gerektiğinde destek istemekten çekinmeyen güçlü bireyler olarak büyümelerini destekliyoruz. Bilgi yalnızca öğrenmek için değil, güçlenmek için gereklidir. Doğru bilgi, kaygıyı azaltır, özgüveni artırır ve sağlıklı kararlar almanın temelini oluşturur. Her genç kızın bedenini tanıma, sağlıklı gelişme ve kendine güvenle büyüme hakkı var. Bu program, genç kızların ergenlik yolculuğunu korkuyla değil, bilgi ve güçlenmeyle geçirmesi için hayata geçirildi. “Genç kızları anlayan, dinleyen, onlara değer vererek güçlenmelerine yardımcı olan her eğitim yaklaşımı; eşit, sağlıklı ve umut dolu bir toplumun temelini oluşturacaktır” Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık A.B.D. Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Haskan Avcı ise program hakkında şunları söyledi: “Ergenlik dönemi kız çocuklarımızın değişip büyüyerek yetişkinliğe giden yolda önemli adımlar attıkları ve önemli kararlar aldıkları bir evredir. Bu evrenin var olan potansiyeli hayata geçirerek sağlıklı adımlar ve kararlarla ilerleyebilmesinde, genç kızların psikolojik anlamda desteklenmesi ve onlara sunulacak rehberlik kritik öneme sahip. Okullarda psikolojik danışmanlarımızın desteğiyle uygulanacak olan grup rehberliği etkinliklerimiz, kendini ve duygularını tanıma, duygu düzenleme, iletişim, empati, çatışma yönetimi, stresle baş etme, iş birliği ve karşılıklı destek, sorumluluklar, zaman yönetimi, kariyer hedefleri, mesleki yetenek ve ilgiler gibi konuları içeriyor. Böylece genç kızlarımızın kişisel sosyal, akademik ve mesleki alanlarda güçlenerek kendini gerçekleştirme yolunda bilinçli adımlar atmalarını ve var olan potansiyellerini keşfetmelerini amaçlıyoruz. Unutmayalım ki genç kızları anlayan, dinleyen, onlara değer vererek güçlenmelerine yardımcı olan her eğitim yaklaşımı; eşit, sağlıklı ve umut dolu bir toplumun temelini oluşturacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÖRAV ve Dow Türkiye, Sürdürülebilir Çevre Lideri Kampı’nı Gerçekleştirdi Haber

ÖRAV ve Dow Türkiye, Sürdürülebilir Çevre Lideri Kampı’nı Gerçekleştirdi

Garanti BBVA’nın kurucusu ve daimî destekçisi olduğu Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV) ve Dow Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen Sürdürülebilir Çevre Lideri Kampı, 17–18–19 Ocak 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlendi. Çevre odaklı liderlik yaklaşımını eğitim ekosisteminin merkezine taşıyan kamp, İstanbul, Ankara, İzmir, Samsun, Erzurum, Tekirdağ, Muğla, Çanakkale ve Balıkesir’den gelen 19 öğretmen ve 5 ÖRAV Eğitimcisi mentorun katılımıyla ilk kez gerçekleştirildi. Üç gün süren kamp boyunca katılımcılar; sürdürülebilir çevre, etkinlik tasarımı, geri bildirim mekanizmaları ve çevresel farkındalık odağında geliştirilen iyi uygulamalar üzerine yoğun ve etkileşimli bir program deneyimledi. Kamp programı kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda, katılımcılar sürdürülebilir çevre liderliği yaklaşımıyla etkinlikler tasarladı. Sonrasında bu etkinlikler grup çalışmaları ve geri bildirim seanslarıyla birlikte değerlendirildi. Uygulama temelli içerikler sayesinde katılımcılar, çevresel konuları sınıf içi ve okul temelli çalışmalara nasıl entegre edebileceklerine dair somut kazanımlar elde ettiler. ÖRAV Genel Müdürü Arzu Atasoy, Sürdürülebilir Çevre Lideri Kampı’na ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik, yalnızca bugünü değil geleceği de sorumlulukla düşünmeyi gerektiriyor. ÖRAV olarak öğretmenlerin bu dönüşümde aktif birer lider olmasını çok önemsiyoruz. Dow Türkiye iş birliğiyle ilk kez hayata geçirdiğimiz Sürdürülebilir Çevre Lideri Kampı, öğretmenlerin çevre odağında çözüm üretme, etki yaratma ve bu etkiyi eğitim yoluyla yaygınlaştırma kapasitelerini güçlendiren çok değerli bir adım oldu. Bu kampın, eğitim ekosisteminde sürdürülebilir bir dönüşüm için ilham verici bir başlangıç olduğuna inanıyoruz.” Dow Türkiye ve Orta Asya Başkanı Banu Korun, iş birliğine ilişkin şunları ifade etti: “Sürdürülebilirlik, bizim için uzun vadeli bir sorumluluk ve birlikte üretildiğinde anlam kazanan bir yaklaşım. Türkiye’de, Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV) ile 2014 yılından bu yana öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimini destekleyen bu yolculuğun bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. 12 yıldır süren bu iş birliğiyle, öğretmenler üzerinden öğrencilerimize ve topluma yayılan kalıcı bir etki yaratmayı hedefliyoruz. Güvene dayalı bu uzun soluklu ortaklık, birlikte hareket edildiğinde sürdürülebilir dönüşümün nasıl mümkün olabildiğinin çok güçlü bir göstergesi.” Kampın sonunda, programa katılan öğretmenlere Sürdürülebilir Çevre Lideri Sertifikası takdim edildi. Kamp çevresel farkındalığı bilgi düzeyinin ötesine taşıyarak, eğitim yoluyla sürdürülebilir dönüşümün mümkün olduğuna dair güçlü bir örnek sundu. Öğretmenleri çevre alanında değişimin ve dönüşümün aktif liderleri olarak konumlandıran yapısıyla, gelecekte hayata geçirilecek sürdürülebilirlik odaklı çalışmalara da ilham verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YEKA GES-2025 Yarışmalarının Sözleşmeleri İmzalandı Haber

YEKA GES-2025 Yarışmalarının Sözleşmeleri İmzalandı

25 Kasım 2025’te gerçekleştirilen YEKA GES-2025 yarışmalarının sözleşmeleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan’ın katılımıyla, Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya ve yarışmayı kazanan firmaların yetkilileri tarafından bugün Bakanlıkta imzalandı. 60 Aylık Süreç Başladı Yarışmayı kazanan şirketler, sözleşme imza tarihinden itibaren ürettikleri elektriği 60 ay süre ile serbest piyasada satabilecek. Daha sonra 20 yıl süreyle üretilen elektrik, kilovatsaat başına 3,25 euro/cent fiyat ile iletim sistemine verilecek. Sözleşmelerin imzalanmasıyla birlikte, firmalar için 60 aylık serbest piyasada satış süreci resmen başlamış oldu. Bakan Yardımcısı Demircan: Devam Edeceğiz İmza töreninde konuşan Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, “Gösterdiğiniz ihtimam ve rekabet, bizi hem devamını getirme açısından umutlandırıyor hem de sektörün bize olan güvenini gösterme açısından kendimizi iyi hissediyoruz. Bakanlık olarak YEKA'ları her yıl en az 2 bin megavat olarak planlamaya devam ediyoruz. Bundan sonra da bu şekilde devam edeceğiz.” dedi. Demircan, YEKA GES-2025 kapsamında ilk yüzer GES kapasitesinin de yatırımcıyla buluştuğunu anımsattı. YEKA’ların enerji sektörü için önemli bir iş potansiyeli olduğunu ifade eden Demircan, yatırımların hayırlı ve uğurlu olması temennisinde de bulundu. 102 Milyon Euro Katkı Bedeli Bolu, Erzurum, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mardin, Van ve Manisa’da bulunan toplam 650 MW kapasiteli 8 adet bağlantı kapasitesi, yapılan yarışmaların ardından yatırımcılara tahsis edilmişti. Söz konusu yarışmaların neticesinde de toplamda yaklaşık 102 milyon Euro’luk bir katkı bedeli sağlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kar Üzerinde İlk Türkiye Şampiyonluğu Mücadelesi Haber

Kar Üzerinde İlk Türkiye Şampiyonluğu Mücadelesi

Kış sporlarının yükselen branşları arasında yer alan snowbike, bu yıl Türkiye’de ilk kez bir Türkiye Şampiyonası organizasyonu ile sahne alıyor. Kar üzerinde, bisikletin downhill (iniş) formatında düzenlenen snowbike yarışları; hız, denge ve teknik beceriyi bir arada gerektiren yapısıyla spor ve adrenalini aynı potada buluşturuyor. Uluslararası Bisiklet Birliği’nin kış olimpiyat oyunlarına dâhil etmeyi hedeflediği bisiklet disiplinleri arasında yer alan snowbike branşında, 2023 yılından bu yana Dünya Şampiyonası düzenlenmesi, bu alandaki küresel ilginin de hızla arttığını ortaya koyuyor. Uluslararası standartlara sahip altyapısı ve ev sahipliği yaptığı büyük organizasyonlarla öne çıkan Palandöken Kayak Merkezi, Snowbike Türkiye Şampiyonası ile birlikte bisiklet sporunda da yeni bir merkez olma yolunda önemli bir adım atıyor. Erzurum’un yüksek rakımı ve zorlu doğal koşullarıyla dikkat çeken Palandöken’de düzenlenecek yarışlar, snowbike branşının teknik yapısını ön plana çıkarırken, sporcular için üst düzey bir rekabet ortamı sunacak. T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Erzurum Valiliği, Erzurum Büyükşehir Belediyesi, UCI, Spor Toto, Ejder3200 ve Palandöken Kayak Merkezi’nin katkılarıyla gerçekleştirilecek Snowbike Türkiye Şampiyonası, Erzurum’un uluslararası spor organizasyonlarındaki konumunu da pekiştirmeyi hedefliyor. Kış Sporlarında Yeni Bir Dönemin Başlangıcı Türkiye’de ilk kez düzenlenmesiyle ayrı bir önem taşıyan Snowbike Türkiye Şampiyonası’nın, kış sporları ile bisiklet kültürünün gelişimine önemli katkılar sağlaması hedefleniyor. Bu organizasyonun, snowbike branşının Türkiye’de tanınırlığını artırmasının yanı sıra, sporcular için yeni bir rekabet alanı oluşturması ve genç sporcuları bu alana teşvik etmesi amaçlanıyor. Palandöken gibi uluslararası standartlara sahip bir merkezde düzenlenecek şampiyonanın, ilerleyen yıllarda uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek bir altyapının oluşmasına katkı sunması ve Türkiye’nin kış sporları alanındaki marka değerini güçlendirmesi bekleniyor.

Mezra Ziraat 2025 Yılında 22 Bin 500 Dekara Ulaştı Haber

Mezra Ziraat 2025 Yılında 22 Bin 500 Dekara Ulaştı

Mezra Ziraat’in üretim faaliyetleri, Sukkar Şeker ile kurulan güçlü entegrasyon sayesinde sanayi boyutunda da önemli bir ekonomik ölçeğe ulaştı. Bu iş birliğiyle Erzurum Şeker Fabrikası’nın ham madde ihtiyacının büyük bir bölümü karşılanabilir hâle gelirken, Mezra Ziraat ve Sukkar Şeker iş birliğiyle Doğu Anadolu’da yaklaşık 1,2 milyar TL’lik bir üretim hacmine ulaşılmış oldu. Eyüp Demir: “Bu Bir Tarım Projesi Değil, Bölgesel Kalkınma Modeli” Mezra Ziraat Genel Müdürü Eyüp Demir, yürütülen çalışmaların yalnızca üretim artışı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Demir, Doğu Anadolu’daki dönüşümün ekonomik boyutuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Biz Doğu Anadolu’da yalnızca şeker pancarı ekim alanlarını büyütmedik; yıllardır üretimden kopmuş toprakları yeniden ekonomiye kazandırdık. 4 bin dekarda başlayan bu yolculuk, bugün 22 bin 500 dekarlık sürdürülebilir bir üretim alanına dönüştü. 2019’da 17 bin ton olan üretimimiz bugün 80 bin tona ulaştı. Bu yapı, sanayiye kesintisiz ham madde sağlarken bölge ekonomisine de ciddi bir hacim kazandırıyor.” Kurulan modelin çiftçi, sanayi ve istihdam zincirini aynı anda güçlendirdiğini belirten Demir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mezra Ziraat ve Sukkar Şeker arasında kurulan bu entegrasyon sayesinde, hem çiftçiye öngörülebilir bir gelir modeli sunduk hem de sanayi tarafında tedarik risklerini önemli ölçüde azalttık. Tarımı sanayiden kopuk değil, sanayinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyoruz.” Hayvancılık ve Enerji Yatırımlarıyla Ölçek Büyüdü 2025 yılı, Mezra Ziraat’in hayvancılık yatırımlarında da önemli bir büyümeye sahne oldu. Erzurum’da uzun yıllar atıl durumda kalan bölgenin en büyük çiftlik işletmesi, yapılan yatırımlarla modern bir üretim tesisine dönüştürüldü. AB standartlarında inşa edilen ahırlar ve çatılarına kurulan Güneş Enerjisi Sistemleri sayesinde tesis, kendi enerjisini üretebilen çevreci bir yapıya kavuştu. Yatırımlar istihdama da doğrudan yansıdı. Mezra Ziraat’ta çalışan sayısı 55’ten 200’e yükselirken, bu artış bölge ekonomisine kalıcı katkı sağladı. 2026’da Hedef: Daha Fazla Üretim, Daha Güçlü Ekonomi Mezra Ziraat, 2026 yılında üretim kapasitesini artırmayı, modern tarım uygulamalarını daha geniş alanlara yaymayı ve hayvancılık yatırımlarını güçlendirmeyi hedefliyor. Şirket, orta vadede 500 daimi ve 350 mevsimlik istihdama ulaşmayı planlıyor. Eyüp Demir, 2026 vizyonuna ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Önümüzdeki dönemde hedefimiz; üretimi büyütürken verimliliği artırmak, hayvancılık yatırımlarımızı güçlendirmek ve istihdamı kalıcı hâle getirmek. Mezra Ziraat olarak Doğu Anadolu’da tarımı yalnızca ayakta tutan değil, ekonomiyi büyüten bir yapı kurmaya devam edeceğiz.”

Lila Kağıt’ın Erzurum Tesisinde 2027 Yılına Kadar 300 Kişilik İstihdam Hedefi Haber

Lila Kağıt’ın Erzurum Tesisinde 2027 Yılına Kadar 300 Kişilik İstihdam Hedefi

Lila Kağıt İnsan Kaynakları Direktörü Songül Öncel, yıl sonuna kadar 100 kişiye istihdam sağlamayı, 2027 yılına kadar da bu sayının direkt ve dolaylı istihdam ile yaklaşık 300’ü bulmasını hedeflediklerini açıkladı. Dünyada 5 kıtada 81 ülkeye yaptığı ihracatı ve Sofia, Maylo, UltraBerrak, Nua markaları ile temizlik kağıdı sektörünün en büyük oyuncularından biri olan Lila Kağıt, güçlü finansal yapısı ve sürdürülebilir büyüme hedefiyle hayata geçirdiği yatırımların en büyük halkası olan Erzurum’daki yeni üretim tesisinde istihdama başladı. “Şeffaf Bir İşe Alım Süreci Yürütüyoruz” Lila Kağıt İnsan Kaynakları Direktörü Songül Öncel, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Erzurum’daki yatırımlarımızın ilk fazını oluşturan Konverting üretim tesisini bu yıl hayata geçireceğiz. Dolayısıyla kadrolarımızı şimdiden oluşturmaya başladık. İlk etapta çalışanlarımızın büyük çoğunluğunu Üretim Operatörlerimiz ile Mekanik ve Elektrik Bakım Teknisyenleri, Üretim ve Bakım Mühendisi, Vardiya Mühendisi gibi kadrolarımız oluşturmakta. Adaylarımızı seçerken, yetkinlik bazlı kapsamlı bir mülakat uyguluyor, bağımsız ve sertifikalı firmaların görev tanımına uygun genel yetenek, teknik bilgi beceri testleri ile kişilik envanterlerinden yararlanarak pozisyonun gereklerine uygunluğu onaylanan adaylarla tamamen şeffaf bir işe alım süreci yürütüyor, başarı ve yüksek performans odaklı bir organizasyon yaratma hedefiyle çalışıyoruz.” “Öncelikle Ergene Fabrikamızda Oryantasyon Sürecini Tamamlıyorlar” Erzurum’da işe alımı tamamlanan ekiplerin öncelikle Lila Kağıt’ın Tekirdağ Ergene’de bulunan 300.000 m2’lik tam entegre kağıt üretim tesisinde yaklaşık 3 aylık süre boyunca oryantasyon programına dahil edildiğini paylaşan Öncel, “Şu anda aktif yürüyen ve kapsamlı şekilde hazırlanan teorik ve uygulamalı bir program ile Erzurum Konverting üretim tesisi çalışanlarımız kağıt üretim sürecini ve makine parkını öğreniyor, sahada tüm teknik eğitimlerini tamamlıyor, aynı zamanda iş güvenliği, kişisel gelişim ve yetkinlik gelişim programlarıyla da destekleniyor. İlk etapta 2025 sonuna kadar yaklaşık 100 kişiye istihdam sağlamayı, 2027 yılına kadar Erzurum tesisinin ikinci fazı olan bobin kağıt üretim hattının da devreye girmesiyle birlikte bu sayının direkt ve dolaylı istihdam ile yaklaşık 300’ü bulmasını hedefliyoruz” dedi. Lila Kağıt; Erzurum yatırımının ilk fazını oluşturan Konverting tesisinin inşaatında son aşamaya gelirken, 2025 yılının son çeyreğinde üretime başlayacak şekilde inşaat faaliyetlerine devam ediyor. Şirket, ilk etapta Ergene’de ürettiği bobin kağıtları Erzurum’da işleyip tüketici ürünlerine dönüştürerek, yakın coğrafyaya daha hızlı ve daha düşük lojistik maliyetle sevkiyat yapmayı planlıyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.