Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Erzurum

Kapsül Haber Ajansı - Erzurum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erzurum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erzurum Kültür Yolu Festivali’nde Lezzet Şöleni Haber

Erzurum Kültür Yolu Festivali’nde Lezzet Şöleni

Erzurum Kültür Yolu Festivali’nde lezzet turuna çıkan ünlü şefler kentin en iddialı tatlarını tek tek denedi, favorilerini açıkladı. Cağ kebabından su böreğine, kadayıf dolmasından tatar aşına ve lor dolmasına uzanan yöresel tatları deneyimleyen şefler, bu lezzetleri Erzurum’a yolu düşenlere mutlaka önerdi. Şeflerin “dünya çapında bir kebap” diyerek övgü yağdırdığı cağ kebabı listenin başına yerleşirken, kadayıf dolması ve su böreği de şeflerden tam not aldı. Erzurum’a yolu düşenlere ise mesaj net: Bu lezzetleri tatmadan dönmeyin! Erzurum Kültür Yolu Festivali, ünlü şefleri ve gastronomi dünyasının tanınmış isimlerini kentte buluşturdu. Şef ve TV programcısı Ayvaz Akbacak’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen gastronomi programına Türk yemek uzmanı ve yazar Sahrap Soysal, akademisyen şef Asuman Kerkez, milli aşçı şef Eyüp Kemal Sevinç, şef ve TV programcısı Mehmet Fatih Kalaycıoğlu ile Tarım, Gıda ve Mutfak Kültürü Araştırmacısı Kübra Sultan Yüzüncüyıl konuk oldu. Şefler, gastronomi araştırmacıları ve sektör temsilcileri, festival kapsamında belirlenen 39 Lezzet Noktası’nı ve yerel işletmeleri ziyaret ederek kentin öne çıkan yemeklerini yerinde deneyimledi. Konuklar, Erzurum’un yüksek rakımlı coğrafyası, sert iklim koşulları ve güçlü hayvancılık geleneğiyle biçimlenen mutfak kültürünü yakından tanırken, yöresel lezzetlerin hazırlanış süreçlerine de tanıklık etti. ERZURUM SOFRASININ ÜÇ VAZGEÇİLMEZİ: CAĞ KEBABI, SU BÖREĞİ VE KADAYIF DOLMASI Festivalin ev sahibi şefi Ayvaz Akbacak, Erzurum’a gelenlerin mutlaka su böreği, cağ kebabı ve kadayıf dolmasını tatması gerektiğini söyledi. Birçok kültüre ev sahipliği yapan köklü şehirlerin zaman içinde kendilerine özgü bir mutfak kimliği oluşturduğuna dikkat çeken Akbacak, Erzurum’u farklı kılan en önemli unsurlardan birinin de çok katmanlı geçmişiyle şekillenen zengin gastronomi kültürü olduğunu belirtti. Lezzet Noktaları projesinin yöresel yemeklerin tanıtılmasına önemli katkı sunduğunu ifade eden Akbacak, dijital mecralar aracılığıyla Erzurum’a özgü bir yemeğin dünyanın farklı noktalarındaki şeflere ve ziyaretçilere ulaşabildiğini vurguladı. Akbacak, festival kapsamında yürütülen çalışmaların kentin gastronomik değerlerinin görünürlüğünü artıracağını ve Erzurum mutfağını daha geniş kitlelerle buluşturacağını söyledi. SEMAVER ÇAYINDAN KITLAMA GELENEĞİNE ERZURUM’UN SOHBET KÜLTÜRÜ Festivalin konuk şeflerinden Kübra Sultan Yüzüncüyıl, Erzurum’un yemekleri kadar semaver çayı ve kıtlama şekeriyle yaşatılan sohbet kültürünün de korunması gereken önemli bir miras olduğunu belirtti. Erzurum’da semaverin zaman içinde kente özgü bir kimlik kazandığını anlatan Yüzüncüyıl, çayın dost meclislerinin ve misafirperverliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Misafirin içmek istemese dahi ev sahibinin ikram ettiği son bardak çay olarak bilinen “zor çayı” geleneğinin muhabbet bağını ve Erzurum’un konukseverliğini yansıttığını ifade eden Yüzüncüyıl, kelle şekerlerin özel kaplarda şeker makası ve kerpeteniyle kırıldığı kıtlama geleneğinin de gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğine dikkat çekti. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin farklı kültür havzalarındaki malzemeleri, pişirme tekniklerini ve gastronomik ürünleri kayıt altına almak açısından önemli bir zemin oluşturduğunu belirten Yüzüncüyıl, Erzurum’daki Lezzet Noktaları arasında özellikle kadayıf dolması sunan işletmelerin dikkatini çektiğini söyledi. Kadayıf dolmasını “muhteşem bir lezzet” olarak nitelendiren Yüzüncüyıl, bu tat için Erzurum’a yeniden geleceğini ifade etti. SAHRAP SOYSAL’DAN CAĞ KEBABI YORUMU: “DÜNYA ÇAPINDA BİR KEBAP” Türk yemek uzmanı ve yazar Sahrap Soysal ise Erzurum mutfağının başta cağ kebabı olmak üzere tatar aşı, su böreği, lor dolması, un helvası ve dut çullaması gibi birbirinden özel lezzetlere sahip olduğunu söyledi. Cağ kebabını “dünya çapında bir kebap” sözleriyle değerlendiren Soysal, yemeğin özgün lezzetinin ateş, et seçimi ve pişirme tekniğinden kaynaklandığına dikkat çekti. Erzurum çayını da çok sevdiğini belirten Soysal, kentin zengin mutfak kültürünün daha geniş kitlelere tanıtılması gerektiğini ifade etti. Festival kapsamında ziyaret edilen esnafın heyecanının ve üretimlerine duyduğu güvenin kendisini etkilediğini anlatan Soysal, Kültür Yolu Festivali gibi organizasyonların hem kent ekonomisine katkı sunduğunu hem de şehre gelen ziyaretçilerin yöresel lezzetleri doğru adreslerde deneyimlemesini sağladığını vurguladı. CAĞ KEBABININ USTASINDAN LEZZETİN SIRRI Erzurum’un 39 Lezzet Noktası arasında yer alan Gelgör Cağ Kebap’ın sahibi Şakir Aktaş, 1982 yılında başlayan meslek hayatında önce sulu yemek ve döner ustalığı yaptığını, daha sonra Erzurum’un simge lezzeti cağ kebabına yöneldiğini anlattı. Cağ kebabının Erzurum’un yemek kültürünün en önemli temsilcilerinden biri olduğunu belirten Aktaş, işletmelerinde cağ kebabının yanı sıra ayran aşı çorbası, kadayıf dolması, tepsi kadayıfı, incir tatlısı ve sütlaç gibi lezzetleri de sunduklarını söyledi. Cağ kebabında kullanılan etin niteliğinin lezzeti doğrudan etkilediğini vurgulayan Aktaş, Erzurum’un doğal meralarında beslenen genç kuzuların etlerini tercih ettiklerini ifade etti. Kalite, temizlik ve doğru ürün seçiminin öncelikleri olduğunu belirten Aktaş, festivalin çevre il ve ilçelerden gelen ziyaretçi sayısını artırarak yerel işletmelere önemli katkı sağladığını dile getirdi. PEYNİRİNDEN TEREYAĞINA: SU BÖREĞİNDE YEREL LEZZET Tepsi Su Böreği işletmecisi Esra Yıldırım, 2019 yılında dayısı ile birlikte kurdukları aile işletmesinde Erzurum mutfağının coğrafi işaretli ve yöresel ürünlerini ziyaretçilerle buluşturduklarını söyledi. Misafirlere ilk olarak tescilli su böreklerini öneren Yıldırım; lor dolması, kadayıf dolması, mantı ve etli yaprak sarmasının da işletmenin öne çıkan lezzetleri arasında yer aldığını belirtti. Erzurum mutfağının geniş bir ürün çeşitliliğine sahip olduğuna dikkat çeken Yıldırım, yemeklerde kullanılan peynir, tereyağı, maydanoz ve et gibi malzemeleri alanında uzman yerel üreticilerden temin ettiklerini ifade etti. Lezzet Noktaları projesinin kente hareketlilik kazandırdığını belirten Yıldırım, festival kapsamındaki konser ve etkinliklerle artan ziyaretçi yoğunluğunun işletmelerin bilinirliğine ve iş hacmine olumlu yansıdığını söyledi. KADIN EMEĞİYLE ERZURUM’UN GELENEKSEL REÇETELERİ YAŞATILIYOR Palandöken Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Işıl Ayçakır, üç yıl önce kalkınma ajansı desteğiyle kurulan kooperatifin bugün 20 kadın ortağı ve 30 çalışanıyla faaliyet gösterdiğini belirtti. Yöresel yemekler ve kahvaltı üzerine çalıştıklarını ifade eden Ayçakır; dolma çeşitleri, su çullaması, pestil çullaması, kadayıf dolması ve demir tatlısını ziyaretçilere önerdi. Erzurum’un uzun ve sert geçen kış koşulları nedeniyle et, hamur işi ve bakliyat ağırlıklı bir mutfak kültürüne sahip olduğunu anlatan Ayçakır, et tüketmeyen ziyaretçiler için de etsiz dolma, gliko, ekşili dolma ve lahana sarması gibi seçenekler hazırladıklarını söyledi. Yemekleri annelerinden ve büyükannelerinden öğrendikleri yöntemlerle hazırladıklarını belirten Ayçakır, geleneksel reçetelere bağlı kalmaya ve coğrafi işaretli ürünlerin üretimine özen gösterdiklerini vurguladı. Lezzet Noktası olarak belirlenmenin işletmelerin tanıtımına katkı sağladığı kadar sorumluluğunu da artırdığını ifade eden Ayçakır, projenin Erzurum yemeklerinin ve kadın emeğinin görünürlüğü açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. 39 LEZZET NOKTASI ERZURUM’UN HİKAYESİNİ SOFRALARA TAŞIYOR Doğal meralarda yetiştirilen kuzulardan hazırlanan cağ kebabı, tescilli peynirle yapılan su böreği, cevizli kadayıf dolması ve kuşaktan kuşağa aktarılan geleneksel reçeteler… Erzurum’un 39 Lezzet Noktası, kentin gastronomi mirasını yalnızca yemekleriyle değil; usta işçiliği, aile işletmeleri, yerel üreticileri ve kadın emeğiyle şekillenen hikayeleriyle de ziyaretçilere tanıtıyor. Türkiye Kültür Yolu Festivali, gastronomi programıyla Erzurum mutfağının özgün tatlarını kayıt altına alırken yerel işletmelerin tanıtımına, kent ekonomisinin hareketlenmesine ve yöresel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erzurum Kültür Yolu Festivali’nin İlk Gününde Kültür ve Sanat Şehri Sardı Haber

Erzurum Kültür Yolu Festivali’nin İlk Gününde Kültür ve Sanat Şehri Sardı

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam ve beraberindeki heyet, festival kapsamında Erzurum’un farklı noktalarında sanatseverlerle buluşan sergileri ziyaret etti. Heyet, Erzurum Müzesi’nde “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisinde Osmanlı dönemine ait kutsal emanetleri ve tarihî eserleri inceleyerek sergi hakkında bilgi aldı. Aynı müzede yer alan “Yaşayan Miras: Erzurum” sergisinde ise kentin geleneksel sanatlarını ve somut olmayan kültürel mirasını yansıtan eserleri inceledi. Çifte Minareli Medrese’deki “Kadim İzler” sergisini ziyaret eden heyet, Anadolu’nun köklü kültürel ve sanatsal birikimini yansıtan eserleri görme fırsatı buldu. Yakutiye Medresesi’ndeki “Hâne Hat” sergisinde ise hat sanatının geleneksel estetik anlayışını farklı yorumlarla buluşturan eserleri inceledi. ERZURUM’UN KÜLTÜREL MİRASI OBJEKTİFLERE YANSIDI Çifte Minareli Medrese’de düzenlenen “FotoMaraton Erzurum” ve “FotoMaraton Çocuk” etkinlikleri, amatör ve profesyonel fotoğraf tutkunlarını bir araya getirdi. Festival kapsamında belirlenen temalar doğrultusunda gerçekleştirilen çekimlerde katılımcılar, Erzurum’un tarihi, kültürel ve mimari yapılarını kendi bakış açılarıyla fotoğraf karelerine taşıdı. Aynı gün dijital platform üzerinden sisteme yüklenen fotoğraflar alanında uzman jüri tarafından değerlendirmeye alındı. Dereceye giren eserlerin ödüllendirileceği etkinlik kapsamında seçili çalışmaların sergilenmesiyle Erzurum’un görsel hafızasına katkı sunulması hedeflendi. Çocuklara yönelik FotoMaraton programında ise genç katılımcılar, fotoğraf aracılığıyla kentin kültürel değerlerini keşfetme fırsatı buldu. CİCİM VE ZİLİ DOKUMALARININ KÖKLÜ GELENEĞİ ANLATILDI Erzurum Müzesi’nde gerçekleştirilen “Yaşayan Miras Söyleşisi: Cicim ve Zili Dokumaları” programında, somut olmayan kültürel mirasın önemli unsurları arasında yer alan geleneksel dokuma kültürü ele alındı. Söyleşide cicim ve zili dokumalarında kullanılan geleneksel teknikler, malzemeler ve üretim süreçleri katılımcılarla paylaşılırken, yüzyıllardır yaşatılan dokuma geleneğinin kültürel hafızadaki yeri üzerinde duruldu. Programda ayrıca bu köklü mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekildi TESPİH SANATININ İNCELİKLERİ USTA ELLERDEN AKTARILDI Fatih Kaya tarafından Erzurum Müzesi’nde gerçekleştirilen Tespih Atölyesi’nde katılımcılar, köklü bir zanaat geleneği olan tespih yapımının inceliklerini yakından tanıdı. Kehribar, akik, firuze, lapis ve oniks gibi minerallerden kemik, boynuz, inci ve sedef gibi doğal malzemelere uzanan geniş malzeme çeşitliliğinin tanıtıldığı atölyede, farklı ağaç türlerinin tespih yapımındaki kullanımına da değinildi. Tespihin imame, nişane ve püskül gibi bölümleri hakkında bilgi verilirken, oyma ve kakma süsleme teknikleri de katılımcılara aktarıldı. OSMANLI’NIN MUKADDES EMANETLERİ ERZURUM’DA ZİYARETÇİLERLE BULUŞTU Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi, Erzurum Müzesi’nde ziyaretçilerini ağırladı. Osmanlı’nın Haremeyn’e hizmet anlayışını ve kutsal mekanlarla kurduğu bağı yansıtan 57 eser, sergi kapsamında bir araya getirildi. İstanbul Türbeler Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonlarından hazırlanan seçkide; Osmanlı padişahlarının hüsn-i hat eserleri, surre kesesi ve altınları, Kâbe’nin iç ve dış örtüleri, Kâbe kuşağı parçaları ile usta hattatlar tarafından kaleme alınan Kur’an-ı Kerim örnekleri yer aldı. Sergide ayrıca Sultanahmet ve Rüstem Paşa camilerinden çalındıktan sonra yurt dışındaki satışı engellenerek Türkiye’ye kazandırılan iki çini karo da ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Kâbe tasvirli eserler, Sakal-ı Şerifler ve Hz. Peygamber’in hırkasına mesh edilmiş destimaller aracılığıyla Osmanlı’nın kutsal emanetlere ilişkin köklü geleneği ziyaretçilere aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erzurum'da Tarihe ve Geleceğe Güçlü Dokunuş: Ahi Toman Baba Kümbeti Restore Ediliyor Haber

Erzurum'da Tarihe ve Geleceğe Güçlü Dokunuş: Ahi Toman Baba Kümbeti Restore Ediliyor

Erzurum Büyükşehir Belediyesi, şehrin dört bir yanında aralıksız sürdürdüğü kentsel dönüşüm ve tarihi miras koruma çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Ahi Toman Baba Kümbeti için hazırlanan restorasyon projeleri tamamlandı, ihya çalışmaları başladı. “Korunan Tarih Dönüşen Şehir” manifestosu doğrultusunda hayata geçirilen bu çalışmayla kümbet, yıllarca çevresini kapatan yapıların gölgesinden kurtarılarak şehrin yenilenen tarihi dokusuna yeniden kazandırılacak. SADECE BİR RESTORASYON DEĞİL, ŞEHRİN HAFIZASINI KORUMA HAMLESİ Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışma yalnızca bir yapının onarımından ibaret değil. Proje, tarihi mirasın korunması ile kentsel dönüşüm anlayışını aynı potada buluşturan önemli bir şehircilik hamlesi olarak dikkat çekiyor. Erzurum Büyükşehir Belediyesi, il genelinde 19 farklı bölgede 22 etapta toplam 7,5 milyon metrekarelik alanda yürüttüğü kentsel dönüşüm çalışmalarını tarihi eserlerin restorasyonuyla bütünleşik bir anlayışla sürdürüyor. Şehrin dört bir yanında eş zamanlı olarak devam eden bu çalışmalar kapsamında Ahi Toman Baba Kümbeti de artık yeniden gün yüzüne çıkıyor. 14. yüzyılda Erzurum’da Ahilik teşkilatını kuran ve bölgedeki esnaf ile sanatkârları çatısı altında birleştiren Ahi Toman Baba adına inşa edilen kümbet, Anadolu Selçuklu ve Türk-İslam mimarisinin Erzurum’daki en kıymetli eserlerinden birini oluşturmaktadır. Uzun yıllar boyunca çevresini kapatan yapıların arasında mahsur kalan tarihi yapı, Büyükşehir Belediyesi’nin kararlı adımlarıyla artık yeniden şehrin siluetindeki hak ettiği yere kavuşuyor. BAŞKAN SEKMEN: “ECDADIMIZIN EMANETLERİNİ GELECEĞE TAŞIYORUZ” Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Ahi Toman Baba Kümbeti’nin restorasyonunun şehrin tarihi kimliğine ve kentsel dönüşüm vizyonuna verilen en güçlü cevaplardan biri olduğunu vurguladı. Başkan Sekmen, şunları kaydetti: “Kadim şehrimizin tarihi ve kültürel mirasını korumak, ecdadımızın emanetlerini geleceğe taşımak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ahilik teşkilatının Erzurum’daki en önemli temsilcilerinden Ahi Toman Baba’nın hatırasını yaşatan Ahi Toman Baba Kümbeti, yürüttüğümüz restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor.” TARİHLE GELECEK AYNI VİZYONDA BULUŞUYOR Ahi Toman Baba Kümbeti’nin restorasyonu, Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüm anlayışının en çarpıcı yansımalarından biri olarak öne çıkıyor. Belediye, yalnızca çarpık yapılaşmayı ortadan kaldırmakla kalmıyor; şehrin tarihi dokusunu ve kültürel kimliğini de gün yüzüne çıkararak gelecek nesillere aktarıyor. 6 bin 500 bina ve ticari alanın yıkılarak dönüştürüldüğü, 5 bin sosyal konutun inşa edildiği, şehrin 500 noktasında eş zamanlı çalışmaların yürütüldüğü Erzurum’da kentsel dönüşüm artık yalnızca yapıları değil tarihi eserleri de koruyor. Ahi Toman Baba Kümbeti’nin restorasyonu, bu bütünleşik anlayışın en güçlü halkalarından biri olarak şehrin dönüşüme katkı sunuyor. “ERZURUM; KENTSEL DÖNÜŞÜMDE ROL MODELİ OLDU” Kentsel dönüşümde Türkiye’ye rol modeli olan Erzurum Büyükşehir Belediyesi, bu başarısını tarihi miras çalışmalarıyla da taçlandırıyor. “Korunan Tarih Dönüşen Şehir” manifestosuyla yola çıkan belediye, bir yandan riskli yapıları ortadan kaldırıp modern yaşam alanları inşa ederken öte yandan şehrin kadim mirasını da tek tek ayağa kaldırıyor. Restorasyon tamamlandığında Ahi Toman Baba Kümbeti, çevresini kapatan yapıların gölgesinden tamamen arındırılarak şehrin yenilenen ve güçlenen misyonunda tarihi kimliğiyle yerini alacak. Başkan Sekmen açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Bizler; geçmişin izlerini geleceğe taşıyor; Erzurum’umuzun medeniyet birikimini, tarihi ve kültürel değerlerini koruyarak yarınlara emanet ediyoruz. Her taşında bir hatıra, her köşesinde bir medeniyet izi bulunan Erzurum’umuzun tarihi mirasını yaşatmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Best Brands Grup Enerji 9 İlde 14 Araç Muayene İstasyonunun İşletmesini Üstlenecek Haber

Best Brands Grup Enerji 9 İlde 14 Araç Muayene İstasyonunun İşletmesini Üstlenecek

Araç muayene hizmetlerinde yeni dönemin önemli adımlarından biri atıldı. TURKA Araç Muayene İstasyonları tarafından 11 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen imza töreniyle birlikte, Best Brands Grup Enerji bünyesinde faaliyet gösteren Beste Araç Muayene İstasyonları ve ESBİ Araç Muayene İstasyonları, Ağustos 2027 tarihinden itibaren Ağrı, Ardahan, Bilecik, Bitlis, Erzurum, Eskişehir, Iğdır, Kars ve Van’da yer alan toplam 14 araç muayene istasyonunun alt işletmeciliğini üstlenecek. Best Brands Grup Enerji Yatırım A.Ş., geçtiğimiz aylarda TURKA Araç Muayene İstasyonları Yapım ve İşletim A.Ş. ile yürütülecek iş birliği kapsamında yüzde 100 bağlı ortaklığı olan Beste Araç Muayene İstasyonları A.Ş. ve ESBİ Araç Muayene İstasyonları A.Ş unvanlı şirketlerin kuruluşunu tamamlamıştı. Söz konusu iş birliği kapsamında Best Brands Grup Enerji, araç muayene hizmetlerinin kesintisiz, güvenilir ve yüksek kalite standartlarında yürütülmesine katkı sağlayacak. Şirket, devralacağı istasyonlarda operasyonel verimlilik, müşteri memnuniyeti, dijitalleşme ve sürdürülebilir hizmet anlayışını önceliklendirerek çalışmalarını sürdürecek. “Araç muayene istasyonları ile hizmet portföyümüz güçlenecek” Best Brands Grup Enerji'nin bağlı bulunduğu Sürkit Holding CEO’su Aziz Hasan Sürkit, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, araç muayene sektörünün trafik güvenliği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, iş birliğini şirketin hizmet portföyünü güçlendiren önemli bir adım olarak değerlendirdi. Sürkit, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye genelinde milyonlarca araç sahibine hizmet veren araç muayene sisteminin yeni döneminde yer almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. TURKA Araç Muayene İstasyonları ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında 9 ilde 14 istasyonun işletimini üstleneceğiz. Araç muayene sektörü, trafik güvenliği ve çevre standartları açısından kritik bir alt yapı hizmeti. Bu nedenle 9 ilde 14 istasyonun işletmesini üstlenmek, sadece ticari bir yatırım değil, aynı zamanda kamu hizmeti niteliği taşıyan stratejik bir operasyonun parçası olmak anlamına geliyor. Hizmet kalitesini, operasyonel mükemmeliyeti ve müşteri memnuniyetini odağımıza alarak güçlü bir hazırlık süreci yürütüyoruz. Önümüzdeki dönemde insan kaynağı, teknoloji altyapısı ve operasyonel süreçlere yönelik yatırımlarımızla araç muayene hizmetlerinin etkin ve verimli şekilde sürdürülmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akfen Yenilenebilir Enerji'den Dünya Arı Günü Kapsamında Aşkale’de Üreticilere Yüzde 70 Hibeli Arılı Kovan Desteği Haber

Akfen Yenilenebilir Enerji'den Dünya Arı Günü Kapsamında Aşkale’de Üreticilere Yüzde 70 Hibeli Arılı Kovan Desteği

Dünya Arı Günü kapsamında Erzurum’un Aşkale ilçesinde hayata geçirilen “Arıcılığı Güçlendirme, Koloni Yenileme ve Kış Şartları Kaybını Telafi Projesi” kapsamında üreticilere yüzde 70 hibeli arılı kovan desteği sağlanırken, bölgedeki arıcılık faaliyetlerinin güçlendirilmesi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve kırsal ekonomiye katkı sunulması hedefleniyor. Sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca yenilenebilir enerji yatırımlarıyla sınırlı tutmayan Akfen Yenilenebilir Enerji, faaliyet gösterdiği bölgelerde sosyal kalkınmayı ve yerel üretimi destekleyen projelerine devam ediyor. Akfen Yenilenebilir Enerji, Dünya Arı Günü kapsamında Erzurum’un Aşkale ilçesinde hayata geçirilen “Arıcılığı Güçlendirme, Koloni Yenileme ve Kış Şartları Kaybını Telafi Projesi” kapsamında üreticilere yüzde 70 hibeli arılı kovan desteği sağladı. Aşkale Kaymakamlığı koordinesinde, Aşkale İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Akfen Yenilenebilir Enerji desteğiyle yürütülen proje ile ilçede arıcılığın geliştirilmesi, üreticilerin desteklenmesi ve kırsal kalkınmaya katkı sağlanması hedefleniyor. Aynı zamanda biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sunan arıcılık faaliyetlerinin güçlendirilmesiyle sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Bu kapsamda düzenlenen programa Aşkale Kaymakamı Emre Oğuztürk, Belediye Başkanı Şenol Polat, İl Tarım Müdürü Alpaslan Kenger, Fatih Kalkan, Akfen Yenilenebilir Enerji Kamu İlişkileri ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Müdürü Burak Solmaz, iş insanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Özellikle Gelinkaya GES EDT projesi kapsamındaki paydaş köylerden Ocaklı ve Topalçavuş köy sakinlerinin yoğun ilgi gösterdiği projede, Arı Kayıt Sistemi’ne (AKS) kayıtlı aktif arıcıların yanı sıra, aldıkları eğitimlerle arıcılığa ilk kez adım atmaya hazırlanan girişimciler de destek kapsamına dâhil edildi. Gerçekleştirilen çekiliş sonucunda arılı kovan desteği almaya hak kazanan üreticilere kovan teslimleri gerçekleştirildi. Akfen Yenilenebilir Enerji Kamu İlişkileri ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Müdürü Burak Solmaz, şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımının yalnızca yenilenebilir enerji yatırımlarıyla sınırlı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Akfen Yenilenebilir Enerji olarak faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde yalnızca enerji üretmeyi değil, bulunduğumuz coğrafyalarda sosyal ve ekonomik kalkınmaya katkı sunmayı da sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Sürdürülebilirlik yaklaşımımız doğrultusunda yerel üretimi destekleyen, doğal yaşamı ve biyolojik çeşitliliği koruyan projeleri önemsiyoruz. Arıcılık gibi doğayla doğrudan ilişkili üretim alanlarının güçlenmesini hem kırsal kalkınma hem de ekosistemin devamlılığı açısından çok değerli buluyoruz. Aşkale’de hayata geçirilen bu projeyle birlikte arıcı sayısının ve kovan popülasyonunun artırılmasını, bal üretiminde verimliliğin yükseltilmesini ve bölge ekonomisine katkı sağlanmasını hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mercedes-Benz’ten Doğu Ekspresi’nde Elektrikli ve Sürdürülebilir Gelecek Yolculuğu Haber

Mercedes-Benz’ten Doğu Ekspresi’nde Elektrikli ve Sürdürülebilir Gelecek Yolculuğu

Mercedes-Benz, otomobilin icadının 140. yılında, bu köklü mirası nostaljik ve tamamen markaya özel olarak tasarlanan bir Doğu Ekspresi seferiyle kutladı. Erzurum’un zirvelerinden Erzincan’ın eşsiz doğasına, Bağıştaş’ın etkileyici manzaralarından dünyanın en derin kanyonlarından biri olan Karanlık Kanyon’un büyüleyici atmosferine uzanan bu yolculukta; konfor ve teknolojinin harmanlandığı unutulmaz bir deneyim yaşandı. Mercedes-Benz'in bu özel davetine Can Bonomo, Ulaş Durmaz, Demirhan Demircioğlu, Kaan Mirac Sezen, Bora Cengiz, Ulvi Kahyaoğlu, Bedirhan Soral gibi isimler katılarak Doğu Ekspresi’nin nostaljik atmosferinde markanın en yeni yıldızlarını yakından keşfettiler. Sertifikalı Vegan İç Tasarım ve Üstün Konfor Mercedes-Benz, yeni GLC modelinde lüks anlayışını sürdürülebilirlikle buluşturuyor. Marka, en ileri teknoloji ve konfor hissinden ödün vermeden sunduğu opsiyonel vegan paket ile dünyada bağımsız olarak sertifikalandırılmış vegan iç donanım sunan ilk otomobil üreticisi olma özelliğini taşıyor. Ayrıca, uzun yolculuklarda yorgunluğu önleyen ve Alman “Sağlıklı Sırtlar Derneği” (AGR) tarafından onaylanan özel koltuklar, geri dönüştürülmüş malzemelerle tasarlanarak çevre dostu bir şıklık sunuyor. Yapay Zeka ile Kişiselleştirilmiş Yolculuk Deneyimi Yolculuk boyunca tanıtılan GLC 400 Edition 1 AMG, sadece tasarımlarıyla değil, akıllı teknolojileriyle de dikkat çekti. Yapay zeka destekli “MBUX Sanal Asistan”, sürücünün alışkanlıklarını öğrenerek rotadan müzik seçimine kadar her detayı kişiselleştiriyor. 638 kilometreye varan etkileyici menzili ve 489 bg güce sahip yeni GLC, lüks seyahat standartlarını elektrikli sürüşün sessizliğiyle birleştiriyor. Doğu’nun Büyüsünde Bir Yıldız Serüveni Erzurum’dan başlayan ve Erzincan’da son bulan bu benzersiz tren seferi, Mercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon yolculuğunun bir yansıması oldu. Konuklar, yeni modellerin zarafetinin Doğu’nun tarihi dokusuyla birleştiği bu serüvende Mercedes-Benz’in gelecek vizyonuna tanıklık ettiler. Mercedes-Benz, bu özel lansmanla en ileri teknolojinin sadece bir araç değil, unutulmaz bir deneyim olduğunu bir kez daha kanıtladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.