Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Esg

Kapsül Haber Ajansı - Esg haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Esg haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Link Genel Müdürü Murat Pekmezyan: 5G ile Dijital Dönüşüm Hızlanacak Haber

Link Genel Müdürü Murat Pekmezyan: 5G ile Dijital Dönüşüm Hızlanacak

Link, bulut tabanlı kurumsal çözümler, yapay zekâ destekli dijital dönüşüm platformları ve güvenlik teknolojileri alanındaki ürün portföyüyle öne çıkarken, 5G’nin özellikle KOBİ’ler ve orta ölçekli işletmeler için kritik bir rekabet avantajı yaratacağına dikkat çekti. “5G, hız değil iş yapış biçimini değiştiriyor” Link Genel Müdürü Murat Pekmezyan, 5G’nin iş dünyası açısından bir kırılma noktası olduğunu belirterek şunları söyledi: “5G’yi yalnızca iletişim hızını artıran bir teknoloji olarak değil, iş dünyasında yeni bir iş yapış biçimini mümkün kılan kritik bir dönüşüm altyapısı olarak görüyoruz. Düşük gecikme süresi ve yüksek veri kapasitesi sayesinde işletmeler artık üretimden tedarik zincirine, saha operasyonlarından finans yönetimine kadar tüm süreçlerini gerçek zamanlı yönetebilecek. Bu da verimlilik ve rekabet gücünde doğrudan bir sıçrama anlamına geliyor.” Bulut ERP ve mobil operasyonlarda hızlanma “Bu dönüşümün en güçlü etkilerinden birini bulut tabanlı kurumsal sistemlerde göreceğiz. 5G ile birlikte işletmelerin bulut ERP altyapılarına geçişi hızlanacak, mobil iş süreçleri çok daha etkin hale gelecek. Özellikle saha ekipleri, üretim ve tedarik zinciri operasyonları, mobil ERP çözümleri üzerinden kesintisiz ve anlık olarak yönetilebilecek.” Yapay zekâ ile anlık karar alma dönemi Pekmezyan, yapay zekâ destekli sistemlerin 5G ile birlikte çok daha güçlü hale geleceğini vurgulayarak şöyle devam etti: “Gerçek zamanlı veri akışının artmasıyla birlikte işletmeler artık geçmiş veriye değil, anlık veriye göre hareket edecek. Bu sayede üretim planlamasından saha operasyonlarına kadar birçok süreçte daha hızlı ve isabetli kararlar alınabilecek. Yapay zekâ destekli platformlar verimlilik artışı, maliyet kontrolü ve süreç optimizasyonunda şirketlere ciddi bir rekabet avantajı sağlayacak.” Kritik altyapılar ve güvenlikte yeni standart “5G’nin sağladığı yüksek hız ve düşük gecikme şehir güvenliği, kritik tesislerin korunması ve entegre güvenlik altyapıları açısından yeni bir standart oluşturuyor. Bu alanda yürüttüğümüz projeler ve stratejik iş birlikleriyle, özellikle kamu ve savunma tarafında güçlü bir yetkinlik geliştirmiş durumdayız.” Sürdürülebilirlikte veri temelli yönetim Pekmezyan, 5G’nin sürdürülebilirlik ve ESG süreçlerinde de dönüşüm yaratacağını da ifade ederek, “Karbon ayak izi hesaplaması, ESG performans ölçümü ve regülasyon uyumu gibi alanlarda veri toplama ve analiz süreçleri ciddi şekilde hızlanacak. Devreye almayı planladığımız yapay zekâ destekli ESG Score Card Platformu ile kurumların sürdürülebilirlik performanslarını ölçülebilir, karşılaştırılabilir ve doğrulanabilir hale getirmeyi hedefliyoruz” dedi. “KOBİ’ler için dijitalleşme artık seçenek değil” Link’in dönüşüm sürecine hazır olduğunu vurgulayan Pekmezyan, sözlerini şöyle tamamladı: “Son yıllarda klasik bir yazılım şirketinden bulut, yapay zekâ, güvenlik ve sürdürülebilirlik platformları geliştiren çok katmanlı bir teknoloji yapısına dönüştük. 5G’nin yaygınlaşmasıyla birlikte çözümlerimizin işletmeler için çok daha stratejik bir değer üreteceğine inanıyoruz. Özellikle KOBİ’ler açısından dijitalleşme artık bir tercih değil, büyümenin ve rekabetin temel koşulu.” İhracat odağı güçleniyor Link, 5G’nin küresel pazarlarda teknoloji rekabetini artıracağını ve şirketin ihracat odaklı büyüme stratejisine katkı sağlayacağını belirtiyor. 2026 itibarıyla yazılım ve teknoloji ürünlerini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen şirket, bulut ERP, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik çözümleriyle özellikle Avrupa Birliği ve yakın coğrafyada önemli bir potansiyel görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY, ESG ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Alanında Bir Kez Daha Küresel Pazar Lideri Seçildi Haber

EY, ESG ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Alanında Bir Kez Daha Küresel Pazar Lideri Seçildi

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, Verdantix’in Green Quadrant ESG (Çevresel, Sosyal, Yönetişim) ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı 2026 Araştırması’nın sonuçlarına göre bir kez daha küresel lider olarak yerini aldı. Şirketlerin sürdürülebilirlik için uygulanabilir stratejiler tasarlama, çevresel- sosyal verileri yönetme ve hızla değişen ortamda sektörlere özgü operasyonel risk ve fırsatları yönetme çalışmalarını ortaya koyan araştırmada EY, bu alandaki liderliğini; teknoloji, yapay zekâ ve yetenek odaklı yaptığı yatırımlarıyla 2026 yılında da korudu. EY İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri ile şirketlerin iklim kriziyle mücadele ve döngüsel ekonomiye yönelen firmalara sunduğu çözüm ortaklığı anlayışıyla küresel alanda liderliğini sürdürmeye devam ediyor. Verdantix tarafından küresel olarak ESG ve sürdürülebilirlik danışmanlığı hizmeti veren 15 danışmanlık şirketinin değerlendirildiği araştırma kapsamında; canlı mülakatlar, müşteri görüşmeleri ve danışmanlık firmalarının 5 alanda ve 12 farklı kategoride 69 maddelik ankete verdiği yanıtlar değerlendirildi. EY Türkiye Şirket Ortağı, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin, şu açıklamalarda bulundu: “EY olarak, ESG ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı alanında bir kez daha küresel pazar lideri olmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyoruz. Bu başarımızın altında; sürdürülebilirlik alanında sunduğumuz hizmet çeşitliliğimiz, stratejiden uygulamaya kadar uzanan geniş yetkinliklerimizin yanı sıra alanında uzman ekiplerimiz ve farklı sektörlerde karmaşık dönüşüm süreçlerini yönetebilmeye olanak sağlayan teknoloji kapasitemiz yatıyor. Tüm bunlara ek olarak, sürdürülebilirliği sadece iklim, çevre ve yönetişim ile sınırlı tutmadan; değişen dünyanın gerekliliklerini ve iş hayatını sürecin içine dahil eden, içinde finanstan tedarik zincirine, teknolojiden yeteneğe kadar bütünsel anlayışla ele alan çözümlerimizin katkısının oldukça büyük olduğuna inanıyoruz. Hizmet verdiğimiz tüm kurumlara, sadece strateji belirleme ya da çözüm sunma ile yetinmeden tüm sürecin yönetimi ve dönüşümün içinde yer alıyoruz. Böylece stratejilerimiz uygulanabilir, çözümlerimiz yönetilebilir, çıktılarımız ise verilere dayalı gerçekler oluyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ESG Odaklı Şirket Haberleri Neyi Değiştiriyor? Haber

ESG Odaklı Şirket Haberleri Neyi Değiştiriyor?

Bir şirketin sürdürülebilirlik raporu yayımlaması artık tek başına haber değeri taşımıyor. Piyasanın dikkatini çeken şey, o raporun hangi yatırım kararına, hangi üretim dönüşümüne, hangi tedarik zinciri standardına veya hangi kurumsal riske temas ettiği. Bu nedenle esg odaklı şirket haberleri, klasik kurumsal duyuru çizgisinden çıkıp stratejik karar akışının parçası haline geliyor. Kurumsal iletişim ekipleri, yatırımcı ilişkileri birimleri, editörler ve sektör yayıncıları için mesele yalnızca çevre, sosyal etki ve yönetişim başlıklarını görünür kılmak değil. Asıl mesele, bu başlıkları piyasa açısından anlamlı, doğrulanabilir ve haberleştirilebilir bir çerçeveye oturtmak. Çünkü ESG anlatısı, doğru kurgulandığında marka itibarı üretir; zayıf kurgulandığında ise kısa sürede bir güven testine dönüşür. ESG odaklı şirket haberleri neden yükselişte ESG artık yalnızca bir uyum alanı değil, şirketlerin finansmana erişiminden ihracat kabiliyetine, insan kaynağı çekiminden kamuoyu algısına kadar geniş bir etki alanına sahip. Bu değişim, haber odalarının ve dijital yayıncıların da konuya bakışını dönüştürdü. Eskiden çevre yatırımı veya sosyal sorumluluk projesi olarak görülen pek çok gelişme, bugün doğrudan iş stratejisi kapsamında ele alınıyor. Özellikle enerji, sanayi, lojistik, tarım, teknoloji ve savunma ekosisteminde faaliyet gösteren şirketler için ESG başlıkları artık yan sütunda durmuyor. Emisyon azaltımı, atık yönetimi, su verimliliği, tedarik zinciri şeffaflığı, kadın liderliği, iş sağlığı ve güvenliği, veri etiği ya da yönetim yapısındaki dönüşüm gibi konular; yatırımcı sunumları kadar haber akışının da merkezine yerleşiyor. Bunun bir nedeni düzenleyici baskıysa, diğer nedeni sermaye piyasalarının beklentisi. Bir başka neden de kurumsal alıcıların ve uluslararası iş ortaklarının yeni standartları. Yani ESG haberleri yalnızca itibar amaçlı değil, ticari devamlılık açısından da kritik. Tam da bu yüzden, yüzeysel bir duyuru dili artık yeterli olmuyor. Haber değeri ile kurumsal mesaj arasındaki fark Şirketler çoğu zaman ESG alanındaki her adımın haber olacağını varsayıyor. Oysa haber değeri ile kurumsal görünürlük ihtiyacı aynı şey değil. Bir ağaç dikim etkinliği tek başına zayıf bir haber olabilirken, üretim tesisinde enerji yoğunluğunu yüzde 20 düşüren bir yatırım, ciddi bir sektör haberi niteliği taşıyabilir. Aynı şekilde bir çeşitlilik politikası metni tek başına sınırlı ilgi görürken, yönetim kurulunda kadın temsil oranındaki somut artış veya tedarikçi denetim modelinin değiştirilmesi daha yüksek karşılık bulur. Burada temel ölçüt, açıklanan gelişmenin şirketin iş modeline ne kadar temas ettiği. Haber, ancak etkisi ölçülebilir olduğunda ve daha geniş bir ekonomik bağlama oturduğunda güçlenir. Editörlerin aradığı şey de tam olarak budur: Ne değişti, neden değişti, hangi paydaşları etkiliyor ve bunun sektörel karşılığı ne? Bu ayrım özellikle dijital mecralarda daha görünür. Okur artık yalnızca iyi niyet beyanı okumak istemiyor. Yönetici söylemleri önemli, ancak veriyle desteklenmediğinde kalıcılığı sınırlı. Kurumun ESG alanındaki iddiası ile operasyonel gerçekliği arasındaki mesafe ne kadar açıksa, haber o kadar güçlü hale geliyor. Güçlü bir ESG haberinde hangi unsurlar öne çıkar İyi yazılmış ESG haberi, sürdürülebilirlik jargonuna yaslanmaz. Önce somut gelişmeyi tarif eder. Ardından şirketin neden bu adımı attığını, bunun finansal veya operasyonel etkisini ve varsa sektör ölçeğindeki anlamını gösterir. Son olarak da yönetici görüşünü, mümkünse ölçülebilir verilerle birlikte çerçeveler. Bir örnek düşünelim. Bir lojistik şirketi elektrikli araç yatırımı yaptığını açıklıyor. Bu tek başına haberin başlangıcıdır, kendisi değil. Haberi değerli kılan ayrıntılar şunlardır: Filoya kaç araç eklendi, hangi hatlarda kullanılacak, karbon emisyonunda ne kadarlık azalma bekleniyor, toplam yatırım büyüklüğü ne, şarj altyapısı nasıl kuruldu, tedarik zincirine ve müşteri taahhütlerine etkisi ne olacak? Haber dili bu sorulara yanıt verdiğinde, kurumsal içerik piyasa bilgisina dönüşür. Aynı yaklaşım sosyal etki ve yönetişim başlıklarında da geçerlidir. Kadın istihdamı, çalışan refahı, eğitim programları, etik hatlar veya bağımsız yönetim kurulu yapısı gibi konular ancak kurumsal yapı içindeki karşılığı netleştiğinde daha güçlü haberleşir. İddia büyük, veri küçükse okur geri çekilir. Veri net, hedef gerçekçi ve ilerleme düzenliyse güven oluşur. Verisiz ESG anlatısı neden zayıf kalır Kurumsal iletişimde en sık yapılan hata, ESG söylemini genel geçer olumlu ifadelerle taşımaya çalışmak. Karbon ayak izini azaltmak, kapsayıcı kültürü güçlendirmek, iyi yönetişimi desteklemek gibi cümleler tek başına yeterli değil. Çünkü bu ifadeler artık piyasa için standart söylem haline geldi. Fark yaratan şey, bu hedeflerin nasıl ölçüldüğü ve ne kadar ilerleme kaydedildiği. Veri paylaşımı her zaman mükemmel olmak zorunda değil. Bazı şirketler dönüşümün başında olabilir. Bu durumda en doğru yaklaşım, eksikleri gizlemek yerine yol haritasını açık biçimde ortaya koymaktır. Piyasa çoğu zaman kusursuz tablo değil, güvenilir ilerleme görmek ister. Editörler ve yayıncılar ESG haberlerinde ne arıyor Dijital yayıncılar için ESG başlığının cazibesi yüksek, ancak eşik de yükselmiş durumda. Editörler artık yalnızca duyuru metni değil, yeniden işlenebilir ve sektörel bağlam taşıyan içerik arıyor. Bu nedenle haberin başlığı kadar yapısı da belirleyici oluyor. İlk olarak haberin zamanlı olması gerekiyor. Bir standart değişikliği, yatırım kararı, fabrika dönüşümü, yönetici ataması, sertifikasyon, finansman anlaşması veya yeni hedef seti gibi gelişmeler güncel bağlam sunuyorsa ilgi artıyor. İkinci olarak haberin sektöre etkisi görünmeli. Yalnızca şirketin ne yaptığı değil, bunun ilgili alandaki rekabet, ihracat, maliyet yönetimi veya yatırım iştahı açısından ne ifade ettiği önemli. Üçüncü unsur güvenilirlik. ESG alanı, abartılı iletişime en az tolerans gösterilen alanlardan biri. Bu yüzden haber metinlerinde teknik doğruluk, ölçülebilir beyan ve açık kaynaklandırma belirleyici. Kurumsal açıklamanın, şirketin önceki taahhütleriyle çelişmemesi de kritik. Aksi halde haber görünürlük sağlasa da uzun vadede ters etki yaratabilir. ESG odaklı şirket haberleri nasıl daha yayınlanabilir olur Yayınlanabilirlik, yalnızca iyi yazılmış bir bülten meselesi değil. İçeriğin medya mantığına uygun kurgulanması gerekiyor. Başlıkta somut gelişme yer almalı, spotta bunun neden önemli olduğu görünmeli, gövdede ise veri, yönetici görüşü ve sektör bağlamı dengeli biçimde işlenmeli. Fotoğraf, infografik veya kısa video gibi destekleyici materyaller de özellikle dijital mecralarda içeriğin performansını artırır. Bu noktada telifsiz ve yeniden kullanıma uygun içerik modeli daha da önem kazanıyor. Çünkü medya kuruluşları hızlı, doğrulanabilir ve kolay yayımlanabilir haber akışı arıyor. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel odakla çalışan yapılar için ESG haberleri, tam da bu nedenle yüksek potansiyel taşıyor. Doğru paketlenmiş bir şirket gelişmesi, hem yayıncı için işlevsel hale geliyor hem de şirketin mesajını daha geniş profesyonel kitlelere taşıyor. Greenwashing riski ve itibar dengesi ESG alanında görünür olmak ile inandırıcı olmak arasında ince bir çizgi var. Şirketler bu alandaki başarılarını anlatmak istiyor, bu doğal. Ancak anlatının operasyonel gerçekle desteklenmediği durumlarda greenwashing eleştirisi çok hızlı gündeme gelebiliyor. Özellikle enerji yoğun sektörlerde, büyük dönüşüm iddiası taşıyan açıklamalar daha yakından inceleniyor. Burada daha temkinli ama daha sağlam bir iletişim çoğu zaman daha etkili. Henüz tamamlanmamış bir dönüşümü bitmiş gibi anlatmak yerine, yatırımın aşamalarını, hedef tarihlerini ve mevcut ilerleme oranını paylaşmak daha güvenilir bir çerçeve sunar. Aynı şekilde yalnızca olumlu sonuçları değil, zorlukları da sınırlı ölçüde kabul eden bir yaklaşım, profesyonel kitle nezdinde daha ikna edici bulunur. Bir başka hassas nokta da ESG başlıklarının birbirinden kopuk ele alınması. Çevre tarafında güçlü performans gösteren bir şirket, yönetişim veya iş gücü uygulamalarında sorun yaşıyorsa tek boyutlu anlatı ikna gücünü kaybedebilir. Bu nedenle haber dili de daha bütüncül olmalı. ESG, üç harften oluşsa da tek eksenli bir vitrin çalışması değil. Önümüzdeki dönemde ne öne çıkacak Önümüzdeki dönemde ESG haberlerinde nicelikten çok nitelik belirleyici olacak. Piyasa, daha fazla duyuru değil daha fazla kanıt arıyor. Karbon azaltım projeleri, yenilenebilir enerji yatırımları, döngüsel ekonomi uygulamaları, tedarik zinciri denetimi, veri yönetişimi ve sosyal etki ölçümü gibi başlıklar öne çıkmayı sürdürecek. Ancak bu başlıklarda öne çıkan şirketler, en çok konuşanlar değil, en net veri sunanlar olacak. Ayrıca yapay zeka, savunma sanayii, ileri üretim, tarım teknolojileri ve lojistik gibi alanlarda ESG haberciliği daha karmaşık hale gelecek. Çünkü bu sektörlerde sadece çevresel etki değil, etik kullanım, tedarik güvenliği, çalışan güvenliği ve yönetişim kalitesi de aynı derecede önem taşıyor. Dolayısıyla haber üretimi de daha uzmanlık isteyen bir alana dönüşüyor. Şirketler için temel soru artık şu: ESG başlığında görünmek istiyor muyuz değil, hangi gelişmemiz gerçekten haber değeri taşıyor? Bu soruya dürüst ve veri temelli yanıt veren kurumlar, yalnızca gündeme girmekle kalmaz; yatırımcıdan müşteriye, editörden iş ortağına kadar geniş bir çevrede daha kalıcı bir güven alanı kurar. Kısa vadeli görünürlük çoğu zaman birkaç saat sürer, iyi kurgulanmış kurumsal güven ise çok daha uzun yaşar.

Koç Holding, Su Teknolojileri Girişimlerini Destekliyor Haber

Koç Holding, Su Teknolojileri Girişimlerini Destekliyor

Su teknolojilerine odaklanan değerlendirme süreci sonunda BlueIT, Cleture, Generative Nature ve Gristek hızlandırma programına katılmaya hak kazandı. Seçilen girişimler Koç Topluluğu şirketleriyle pilot uygulamalar geliştirme, mentorluk ve yatırım fırsatlarına erişim imkânı bulacak. İklim kriziyle birlikte su stresi dünya genelinde giderek daha kritik bir konu haline gelirken, Koç Holding teknolojiyi kullanarak iklim sorunlarına çözüm üretmeyi stratejik öncelikleri arasında değerlendirmeye devam ediyor. 2050 karbon nötr hedefine ulaşma yolunda çalışmalarını sürdüren Koç Holding, bu kapsamda başlattığı İklim Teknolojileri Hızlandırma Programı’na seçilen girişimleri de açıkladı. İlk yılında su teknolojilerini merkeze alan programın değerlendirme süreci sonunda BlueIT, Cleture, Generative Nature ve Gristek hızlandırma programına katılmaya hak kazanan girişimler oldu. Bu girişimler, Koç Topluluğu şirketleriyle pilot uygulamalar geliştirme, mentorluk ve yatırım fırsatlarına erişim imkânı bulacak. “Su yaşamın temeli olduğu gibi, işimizin de ayrılmaz parçası” Su kaynaklarının sürdürülebilir yönetiminin hem çevresel hem de ekonomik açıdan kritik bir öncelik olduğuna dikkat çeken Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, şunları söyledi: “Dünyanın dörtte üçü sularla kaplı olsa da bunun yalnızca yaklaşık yüzde 3’ünü kullanabiliyoruz. Su, yaşamın temeli olduğu gibi işimizin de ayrılmaz bir parçası. Teknolojinin sunduğu imkânlardan yararlanarak su verimliliğimizi ve geri kazanım oranlarımızı artırırken, faaliyet gösterdiğimiz havzalarda su kaynaklarının korunmasına katkı sağlayacak sürdürülebilir çözümler geliştiriyoruz. İklim teknolojileri alanında yenilikçi çözümler geliştiren girişimleri desteklemeyi bu nedenle önemsiyoruz. Koç Üniversitesi Girişimcilik Merkezi iş birliğiyle başlattığımız İklim Teknolojileri Hızlandırma Programı’nın ilk yılında su teknolojilerine odaklanıyoruz. Amacımız, su alanında çözüm geliştiren girişimlere büyüme imkânı sağlamak ve uluslararası paydaş ağlarına erişimlerini kolaylaştırmak.” Çakıroğlu, programın girişimlere Koç Topluluğu şirketleri ve uluslararası paydaşlarla birlikte çalışma fırsatı bulacağı bir ekosistem sunacağını belirtti. Su teknolojilerinde dört yenilikçi girişim Program kapsamında seçilen girişimler, su yönetimi ve verimliliği alanında farklı sorunlara çözüm sunan teknolojiler geliştiriyor. Blueit: Sanayi tesisleri ve ticari binalarda su & atık su proseslerini gerçek zamanlı veriler ve yapay zekâ destekli analizlerle izleyip yönetmelerini sağlayan dijital bir su yönetim platformu. Farklı sektörlerden sanayi kuruluşlarıyla yürütülen projeler ve aldığı yatırımlarla Türkiye’nin önde gelen su teknolojisi girişimlerinden biri haline gelen Blueit’in, şu anda 40'tan fazla tesiste uygulaması bulunuyor.Cleture: Şirketlerin üretim ve operasyon verilerini ERP ve IoT sistemlerinden toplayarak ISO, TSRS ve GRI gibi standartlara uyumlu sürdürülebilirlik raporlamasını otomatikleştiren yapay zekâ destekli bir ESG veri platformu. Platform, karbon ve su ayak izi hesaplamalarını tek altyapıda birleştirerek şirketlerin sürdürülebilirlik verilerini tek bir merkezden ölçmesini ve yönetmesini sağlıyor.Generative Nature: Topraksız tarım seraları için gerçek zamanlı 17 farklı sensörden ve otonom robotlardan elde edilen görüntü verilerini yapay zekâ ajanlarıyla analiz ederek bitkinin anlık ihtiyacına göre gübreleme reçeteleri oluşturan yeni nesil bir tarım otomasyon teknolojisi geliştiriyor. Amerika merkezli girişim, Türkiye’de yürüttüğü Ar-Ge faaliyetleri ile sera üretiminde verimliliği arttırmayı, su ve gübre kullanımını önemli ölçüde azaltmayı ve sürdürülebilir tarım için veri odaklı yeni bir üretim standardı oluşturmayı hedefliyor.Gristek: Kamu ve özel sektörün merkezi arıtma altyapılarına olan bağımlılığını azaltmayı hedefleyen bir teknoloji girişimi. 1 saat içinde kurulabilen tak-çalıştır yapılı gri su arıtma donanımları; şebeke suyu maliyetlerini %40’a varan oranlarda düşürürken gerçek zamanlı dijital su ayak izi takibi ve IoT tabanlı akıllı altyapı ile sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlıyor. Seçilen girişimler, hızlandırma programı kapsamında eğitimler, mentorluk görüşmeleri ve yatırımcı buluşmalarını içeren kapsamlı bir gelişim sürecinden geçecek. Su yönetiminde teknoloji ve iş birlikleri Koç Holding’in sürdürülebilirlik stratejisinde su yönetimi önemli bir yer tutuyor. Topluluk, Birleşmiş Milletler’in su yönetiminde paydaşları bir araya getiren CEO Water Mandate oluşumunun imzacıları arasında yer alırken, Dünya Ekonomik Forumu’nun Water Futures topluluğuna da üye. Koç Topluluğu şirketleri değer zinciri boyunca suyun etkin yönetimine yönelik teknolojiler kullanıyor. Örneğin Topluluk şirketlerinden Entek yapay zekâ destekli veri analizleriyle barajlardaki su akışını tahmin eden projeler enerji üretiminde verimliliği artırırken, TürkTraktör dijital tarım uygulamaları ile çiftçilerin su kaynaklarını daha verimli yönetmesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Polisan Holding Sürdürülebilirlikte İstikrarlı Liderliğini Sürdürüyor Haber

Polisan Holding Sürdürülebilirlikte İstikrarlı Liderliğini Sürdürüyor

Kurumsal sürdürülebilirlik alanındaki güçlü performansını istikrarlı biçimde sürdüren Polisan Holding, BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde üst üste 9 yıl yer alarak önemli bir başarıya daha imza attı. Holding, sorumlu üretim ve sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımıyla Refinitiv’in ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) değerlendirmesinde 86 puan alarak kimya sektöründe değerlendirilen 517 şirket arasında 6’ncı sırada konumlandı. Polisan Holding, 2017 yılından bu yana Borsa İstanbul tarafından oluşturulan BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alarak sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını istikrarlı biçimde sürdürmeye devam ediyor. Çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansı; çevre boyutunda emisyonlar, kaynak kullanımı ve inovasyon, sosyal boyutta insan hakları, ürün sorumluluğu ve iş gücü, yönetişim boyutunda ise yönetim yapısı ile kurumsal sosyal sorumluluk stratejileri alanlarında ortaya koyduğu politika, uygulama ve performans sonuçları üzerinden değerlendirilmektedir. Sürdürülebilirliği iş süreçlerinin merkezine konumlandıran Polisan Holding; enerji verimliliği, düşük karbon hedefleri, sıfır atık yaklaşımı ve yenilenebilir enerji kullanımı gibi alanlarda yürüttüğü çalışmalarla uzun vadeli değer yaratmayı amaçlıyor. Bu yaklaşım doğrultusunda sürdürülebilirlik performansını uluslararası standartlara uygun şekilde düzenli olarak raporluyor. Yazıcı: “Sürdürülebilirlikteki istikrarımız rekabet gücümüzü güçlendiriyor” Polisan Holding İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Esra Yazıcı, sürdürülebilirlik çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde 9 yıl üst üste yer almak; sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerimizin merkezine yerleştirme konusundaki kararlılığımızın önemli bir göstergesi. Tedarik zinciri yönetiminden dijitalleşme ve inovasyon projelerine, insan hakları ve çeşitlilik çalışmalarından döngüsel ekonomi uygulamalarına kadar geniş bir alanda sürdürülebilir değer yaratmayı hedefliyoruz. Çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında ortaya koyduğumuz bu performans, şirketimizin dayanıklılığını ve rekabet gücünü güçlendirmeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de sosyal fayda üretmeye ve kaynak verimliliğine odaklanarak sürdürülebilirlik yolculuğumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnegöl AVM 15. Yılında Küresel Başarılarıyla Bölgenin Gururu Oldu Haber

İnegöl AVM 15. Yılında Küresel Başarılarıyla Bölgenin Gururu Oldu

Buluşmada, bu yıl 15'inci yaşını kutlayacak olan AVM'nin perakende sektörüne sağladığı katkılar ve hayata geçirdiği yenilikçi çalışmalar paylaşıldı. Fiba Commercial Properties’in yatırımcısı ve yöneticisi olduğu İnegöl AVM, Ramazan ayının paylaşma ve birlik ruhunu basın mensuplarıyla bir araya geldiği geleneksel iftar programında yaşattı. Bölgenin önde gelen basın temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen buluşmada, bu yıl 15’inci yılını kutlamaya hazırlanan İnegöl AVM’nin gelişim yolculuğu, hayata geçirilen yenilikler ve önümüzdeki döneme yönelik projeler ele alındı. Fiba Commercial Properties yöneticileri, İnegöl AVM Müdürü Zuhrajan Hudashukirova ve AVM yönetim ekibinin de hazır bulunduğu programda, alışveriş merkezinin son dönemde gerçekleştirdiği yatırımlar, yürüttüğü çalışmalar ve bölgeye sağladığı ekonomik ve sosyal katkılar hakkında değerlendirmeler paylaşıldı. İnegöl AVM 15 Yaşında: Yılda 10 Milyonu Aşkın Ziyaretçiyle İlçenin Kalbi Olmayı Sürdürüyor 15’inci yıla ulaşmanın gururunu yaşadıkları bu dönemde ziyaretçi deneyimini önceliklendirdiklerini belirten İnegöl AVM Müdürü Zuhrajan Hudashukirova, “İnegöl AVM olarak ziyaretçilerimize daha iyi bir deneyim sunabilmek için kendimizi sürekli yeniliyor, marka karmamızı güçlendiriyoruz. 15’inci yılımıza ulaştığımız bu dönemde, ulusal ve uluslararası önemli markaların yanı sıra İnegöl’ün değerli yerel markalarını da AVM’mize kazandırmaya büyük önem veriyoruz. Geçtiğimiz yılda Boyner, Watsons ve Deichmann gibi önemli markalar mağazalarını yenilerken, Subway, Streetco, Patas Fries, Mam’s Patisserie ve Diva Sanat Akademi gibi yeni markalar aramıza katıldı. 2025 yılında İnegöl AVM’mizde 10 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırladık. Bu güçlü ziyaretçi sayısı AVM’mize duyulan ilginin ve güvenin en önemli göstergelerinden biri” dedi. Ödüllerle Taçlandırılan Sosyal Sorumluluk Vizyonu: “Yerel Kültürel Mirası Yaşatmak Önceliğimiz” Yalnızca bir alışveriş merkezi değil, aynı zamanda bir yaşam alanı olmayı hedeflediklerini vurgulayan Zuhrajan Hudashukirova, İnegöl AVM olarak alışveriş deneyimiyle birlikte sosyal projeleri, etkinlikleri ve toplumsal katkılarıyla öne çıkan bir yaşam merkezi olmayı önemsiyoruz. Ziyaretçilerimizin beklentilerine göre düzenlediğimiz etkinlikler ve hayata geçirdiğimiz sosyal projelerle bu anlayışı sürdürmeye devam ediyoruz. Bu bakış açısıyla 2025 yılında hayata geçirdiğimiz ‘Gelenekten Geleceğe’ sosyal sorumluluk projesi, Amerika’nın prestijli iletişim ve pazarlama ödüllerinden Marcom Awards’ta Altın Ödül’e layık görüldü. Ayrıca dünyanın saygın ödül platformlarından Stevie Awards’ta da 4 ayrı kategoride ödül kazandık. Bu yaklaşımımızın ulusal ve uluslararası platformlarda karşılık bulması bizim için ayrı bir gurur kaynağı oldu. Bizlere yerel kültürel mirası yaşatma ve toplumsal fayda üretme hedefimizin ne kadar değerli olduğunu da bir kez daha gösterdi. Bunun yanı sıra geri dönüşüm ve çevre dostu uygulamalarımızla hayata geçirdiğimiz ‘Bir Dönüşüm Hikayesi’ projemizle, saygın ve prestijli bir platform olan Solal Awards 2025’te Kurumsal Sosyal Sorumluluk kategorisinde Bronz Ödül kazandık. AVM’miz bünyesinde hayata geçirdiğimiz bu projenin, uluslararası alanda yeniden takdir görmesi bizi ayrıca mutlu ediyor. Amacımız; bu projelerle çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanındaki sorumluluklarımızı güçlendirmek, topluma somut fayda sağlamak ve yerel kültürel mirası yaşatmak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lenovo, Yapay Zeka Odaklı Büyümesini Üçüncü Çeyrekte de Sürdürdü Haber

Lenovo, Yapay Zeka Odaklı Büyümesini Üçüncü Çeyrekte de Sürdürdü

Küresel alanda 2025-2026 mali yılın üçüncü çeyreğine ait finansal rakamlarını açıklayan Lenovo, yıllık bazda %18 artışla 22,2 milyar ABD dolarına ulaşarak tüm zamanların en yüksek çeyreklik seviyesine çıktı. Yapay zeka ile ilişkili gelirler yıllık bazda %72 artarak toplam gelirlerin yaklaşık %32’sini oluşturdu. Düzeltilmiş net kar ise %36 artışla 589 milyon ABD dolarına yükseldi. Bu sonuçlar, Lenovo’nun hibrit yapay zeka stratejisinin ölçeklenebilir ve sürdürülebilir büyüme yarattığını bir kez daha ortaya koydu. Küresel ölçekte rekorlar ve yapay zeka ivmesi Lenovo, üçüncü çeyrekte Akıllı Cihazlar, Altyapı Çözümleri ile Çözümler ve Hizmetler gruplarının tamamında güçlü bir performans sergiledi. Akıllı Cihazlar Grubu’nun (IDG) geliri yıllık bazda %14 artışla 15,8 milyar ABD dolarına ulaşırken, Lenovo küresel PC pazarında tarihinin en yüksek seviyelerinden birine çıktı. Çeyrek bazında küresel PC pazar payının %25’in üzerine çıkması, Lenovo’yu bu eşiği aşan tek üretici konumuna taşıdı. Yapay zeka destekli PC’ler, mobilite çözümleri ve yeni nesil cihaz portföyü büyümenin ana itici gücü olurken; Motorola akıllı telefonlar da üçüncü çeyrekte rekor hacim ve aktivasyonlara ulaştı. Lenovo’nun CES kapsamında düzenlediği Tech World etkinliğinde tanıttığı Aura Edition PC’ler, Auto Twist gibi yeni form faktörleri ve cihazlar arası çalışan kişisel yapay zekâ çözümleri, markanın çoklu cihaz ekosistemindeki iddiasını daha da güçlendirdi. Lenovo Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Yuanqing Yang, üçüncü çeyrek performansına ilişkin değerlendirmesinde; yapay zekanın Lenovo için çok yıllı bir büyüme motoruna dönüştüğünü vurgulayarak, hibrit yapay zekâ yaklaşımıyla bireyler ve kurumlar için gerçek değer üreten çözümler sunmaya devam edeceklerini ifade etti. Küresel ölçekte elde edilen bu güçlü performans, Lenovo’nun faaliyet gösterdiği yerel pazarlara da doğrudan yansıdı. Türkiye, üçüncü çeyrekte Lenovo’nun küresel stratejisinin en somut karşılık bulduğu pazarlardan biri oldu. Lenovo Türkiye, 6 yıldır üst üste Türkiye PC Pazarı’nın lideri Küresel başarısını Türkiye pazarına da güçlü biçimde yansıtan Lenovo, IDC verilerine göre 2025–2026 mali yılının üçüncü çeyreğinde Türkiye PC pazarındaki liderliğini sürdürdü. Lenovo Türkiye; toplam PC pazarında %24,4 tüketici segmentinde %21,7, ticari pazarda %30,1 ve kurumsal (enterprise ve kamu) segmentinde %33,7 pazar payına ulaşarak tüm ana kategorilerde güçlü ve dengeli bir performans sergiledi. Tüm bu veriler doğrultusunda Lenovo Türkiye hem çeyrek dönemlerde hem de takvim yılının tamamında 6 senedir üst üste Türkiye PC Pazarı’nın lideri oldu. Türkiye’de yapay zeka dönüşümüne liderlik ediyoruz Lenovo Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu, üçüncü çeyrek sonuçlarını şu sözlerle değerlendirdi; “Üçüncü çeyrek, Lenovo Türkiye açısından istikrarlı büyümemizi ve pazar liderliğimizi pekiştirdiğimiz bir dönem oldu. IDC verilerine göre toplam PC pazarında %26.0 paya ulaşmamız; tüketici, KOBİ ve büyük ölçekli kurumsal segmentlerin tamamında birincilik konumumuzu korumamız bunun bir göstergesi. Bu başarı, yalnızca ürün portföyümüzün genişliğiyle değil; müşterilerimize sunduğumuz güven, servis kalitesi ve Türkiye ekibimizin sahadaki kararlı çalışmasıyla mümkün oluyor. Yapay zekanın iş dünyasını ve günlük yaşamı hızla dönüştürdüğü bu dönemde Lenovo olarak hedefimiz çok net: Yapay zekayı herkes için erişilebilir, güvenilir ve gerçek değer yaratan bir teknoloji hâline getirmek. AI PC’ler, hibrit altyapı çözümleri ve kurumsal yapay zeka uygulamalarımızla Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda öncü rol üstlenmeye devam edeceğiz.” Altyapı ve hizmetlerde yapay zeka destekli dönüşüm Altyapı Çözümleri Grubu (ISG), özellikle yapay zekâ sunucuları ve sıvı soğutma teknolojilerindeki güçlü talep sayesinde gelirlerini yıllık bazda %31 artırarak 5,2 milyar ABD dolarına taşıdı. Kurumsal, KOBİ ve bulut servis sağlayıcılarından gelen talep; Lenovo’nun yapay zeka altyapı çözümlerindeki ölçeklenme kapasitesini ortaya koydu. Bu dönemde ISG bünyesinde gerçekleştirilen stratejik yeniden yapılanmanın, önümüzdeki yıllarda daha kârlı ve sürdürülebilir bir büyüme zemini oluşturması hedefleniyor. Çözümler ve Hizmetler Grubu (SSG) ise üçüncü çeyrekte %18 büyüme ile 2,7 milyar ABD dolarlık gelir elde etti. Yönetilen hizmetler ile proje ve çözüm bazlı işlerin toplam gelir içindeki payının %60’a yaklaşması, Lenovo’nun hibrit yapay zekâ yaklaşımının kurumsal müşteriler nezdinde yarattığı değeri net biçimde ortaya koydu. Kurumsal yapay zeka, ESG ve uzun vadeli değer yaratma Lenovo, Enterprise AI vizyonu doğrultusunda kurumların sahip olduğu veri varlıklarını somut iş değerine dönüştürmelerini sağlayan çözümlerini üçüncü çeyrekte de genişletti. Hibrit bulut, uç nokta ve şirket içi yapay zekâ çözümleri; kurumlara daha güvenli, esnek ve ölçeklenebilir bir dönüşüm imkânı sunuyor. ESG alanında da küresel liderliğini sürdüren Lenovo, iklim, su yönetimi ve kurumsal yönetişim başlıklarında aldığı uluslararası derecelendirmelerle sürdürülebilir büyüme konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ülker S&P Global Değerlendirmesinde Zirveye Oynadı Haber

Ülker S&P Global Değerlendirmesinde Zirveye Oynadı

Ülker S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde 80 puan alarak, 2025 yılı ESG (çevresel, sosyal, yönetişim) performansı ile gıda sektöründe en iyi %3’lük dilimde yer aldı. Öte yandan S&P Global’ in Kurumsal Sürdürülebilirlik puanına göre en iyi şirketlere yer verdiği The Sustainability Yearbook listesinde Türkiye’den tek gıda şirketi olarak üst üste 6. kez yer aldı. Dünya genelinde 59 sektörden 9200’den fazla şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim performansı değerlendirildi. Başarılı ESG sonuçlarıyla 848 şirketin yer almaya hak kazandığı The Sustainability Yearbook 2026 listesinde genel değerlendirmede 16 Türk şirketinden biri olan Ülker, “Gıda Ürünleri” kategorisindeki tek Türk şirketi olmayı sürdürdü. S&P Global, söz konusu şirketleri, çevresel etkileri yönetme becerileri, sosyal sorumlulukları iş yapış biçimlerine yansıtma anlayışı ve yönetişim yapısı kriterleriyle değerlendiriyor. ESG alanında uzun vadeli ve odaklı yaklaşım Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, sürdürülebilirlik odaklı büyüme ve operasyonel mükemmellik anlayışlarını, ulusal ve uluslararası platformlardaki başarılarla taçlandırmaya devam ettiklerini belirtip sözlerine şöyle devam etti: “S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’ne göre global ölçekte gıda sektöründe %3’lük dilimde yer almak, sürdürülebilirlik alanında dünyanın en yüksek performans gösteren şirketleriyle aynı seviyede değerlendirildiğimizi ortaya koyuyor. Bu sonuç çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında uzun vadeli, tutarlı ve odaklı bir sürdürülebilirlik yaklaşımı benimsediğimizin güçlü bir göstergesi. Küresel ölçekte en iyiler arasında yer almak, sorumluluğumuzu artırıyor. 2050 Net sıfır hedefimiz doğrultusunda, değer zincirimizin tamamını kapsayan çalışmalarımızla şirketimizin sürdürülebilirlik kültürünü güçlendirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ekonomiye 549,3 milyar TL destek sağladı, 784,2 milyar TL’lik aktif büyüklüğe ulaştı Haber

Ekonomiye 549,3 milyar TL destek sağladı, 784,2 milyar TL’lik aktif büyüklüğe ulaştı

Katılım finans sektörüne yeni bir soluk getirmek amacıyla 2016 yılında faaliyetlerine başlayan Vakıf Katılım, sektördeki 10. yılında, Türkiye’nin ekonomik büyümesine ve katılım finans sektörünün gelişimine destek olacak ürün ve hizmetler sunmaya devam ediyor. “10. yılımızda güçlü finansal performansımızı sürdürüyoruz” Konuyla ilgili açıklamada bulunan Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben: “Vakıf Katılım olarak 10. yılımızı geride bırakırken, sağlam bilanço yapımız ve istikrarlı büyüme performansımızla sektörümüzde güçlü konumumuzu pekiştirmiş bulunuyoruz. 2025 yılı itibarıyla aktif büyüklüğümüzü bir önceki yıla göre artırarak 784,2 milyar TL seviyesine taşıdık. Aynı dönemde 549,3 milyar TL tutarında fon kullandırırken, 564,6 milyar TL fon toplamayı başardık.” dedi. “KOBİ’lerimize 193,2 milyar TL nakdi finansman sağladık.” Reel ekonomiyi desteklemeyi temel önceliklerinden biri olarak gördüklerini ifade eden Akben: “2025 yıl sonu itibarıyla KOBİ’lerimize toplam 193,2 milyar TL karşılığı nakdi finansman sağlayarak üretimin, istihdamın ve ihracatın desteklenmesine katkı sunduk. Diğer yandan 2017 yılından bu yana gerçekleştirdiğimiz 275 tertip kira sertifikası ihracı ile toplam 128 milyar TL tutarında kaynak temin ederek sermaye piyasalarının gelişimine katkıda bulunduk.” dedi. Teknoloji ve sermaye piyasalarında stratejik derinleşme Teknoloji ve sermaye piyasaları için 2025’in önemli adımlar attıkları bir sene olduğunu da vurgulayan Akben, “Geçtiğimiz yıl, Vakıf Katılım Portföy Yönetim şirketimizin kuruluşunu başarıyla tamamladık. Sermayesinin tamamı Kurumumuza ait olan Vakıf Katılım Portföy ile hem sermaye piyasalarındaki etkinliğimizi artıracak, hem de geleneksel bankacılığın dışında yatırım yapmak isteyen geniş bir kitleye ulaşarak sektörümüze değer katmaya devam edeceğiz. Diğer yandan finansal teknoloji alanında ürün ve hizmet geliştirmek, katılım finans sektörünü odağa alarak ARGE ve inovasyona dayalı katma değerli çözümler sunmak amacıyla hayata geçirdiğimiz KFT Bilişim Sistemleri’yle de, ana bankamızın ve PYŞ gibi doğrudan iştiraklerimizin teknoloji gelişimine hizmet vermeye başladık.” şeklinde konuştu. Sürdürülebilirlik alanında 289 projeye 532,4 milyon dolar finansman Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarına da değinen Akben, şunları ifade etti: “Sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef değil, kurumsal stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriyoruz. 2025 yılında Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu ilk Sürdürülebilirlik Raporumuzu yayımlayarak bu alandaki kararlılığımızı somutlaştırdık. Ayrıca, Kredi Kayıt Bürosu tarafından oluşturulan Greendeks kapsamında da Bankamız, sürdürülebilirlik alanındaki uygulamaları ile Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim (ESG) ilkelerine uyum düzeyi kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda, B+ (İyi Düzeyde Sürdürülebilirlik+) ESG Endeksi notuyla Greendeks Sertifikası’nı almaya hak kazandı. 2016’dan bu yana sürdürülebilirlik alanında 289 projeye 532,4 milyon dolar finansman sağlayarak çevresel ve toplumsal fayda üreten yatırımlara katkı sunduk. Gaziantep Nizip’te hayata geçirdiğimiz Güneş Enerjisi Santrali ile Genel Müdürlük binamızın ve şubelerimizin elektrik tüketimini tamamen yenilenebilir kaynaklardan karşılamaya başladık. Ankara’da tamamlanan yeni veri merkezimizin enerji ihtiyacını karşılamak üzere ikinci bir GES yatırımını da planlıyoruz. Kültürel kalkınmaya uzun vadeli ve kalıcı katkı Vakıf Eserleri Envanter Projesi hakkında bilgi veren Akben: “Ekonomik kalkınmanın yanı sıra kültürel kalkınmaya da uzun vadeli ve kalıcı katkı sunmayı temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu doğrultuda kültürel mirasımızın korunması ve gelecek nesillere aktarılması hedefiyle hayata geçirdiğimiz Vakıf Eserleri Envanter Projesi’ne 2022 yılında Hatay’la başladık. Ardından Konya’da bulunan vakıf eserlerinin bir envanterini hazırladık. Geçtiğimiz sene de Bursa ve Kütahya illerimizi projemize dâhil ettik. Bursa için yaptığımız çalışma, Bursa’nın fethinin 700. yılına özel bir armağan niteliğinde olacak. 2026 yılı içerisinde de projemize, İstanbul’dan sonra en fazla vakıf eserine sahip olan güzide şehrimiz İzmir ve Kahramanmaraş’la devam edeceğiz.” dedi. “İkinci 10 yılımıza, daha büyük hedeflerle ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle giriyoruz.” Önümüzdeki yıllarda reel sektöre sağlanan desteği artırarak ülke ekonomisinin kalkınmasına daha güçlü katkı sunmayı hedeflediklerini dile getiren Akben açıklamasına şöyle devam etti: “Sürdürülebilir büyüme stratejimizden taviz vermeden, sermaye yapımızı güçlendirerek ve kaynak çeşitliliğimizi artırarak yolumuza devam edeceğiz. Dijitalleşme yatırımlarımızı hızlandırarak müşterilerimize daha erişilebilir ve yenilikçi finansal çözümler sunmayı sürdüreceğiz. Sağlam bilanço yapımız, insan kaynağımız ve kurumsal değerlerimizle ikinci 10 yılımıza, daha büyük hedeflerle ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle giriyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.