Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Esg

Kapsül Haber Ajansı - Esg haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Esg haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vakıfbank'tan COP31 Öncesi Yeşil ve Dijital Dönüşüme 12 Finansman Ürünüyle Destek Haber

Vakıfbank'tan COP31 Öncesi Yeşil ve Dijital Dönüşüme 12 Finansman Ürünüyle Destek

VakıfBank, üretimi güçlendiren, istihdamı destekleyen ve işletmelerin rekabet gücünü artıran Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı yaklaşımı kapsamında Geleceğe Değer Paketi’ni tanıttı. COP31 öncesinde kamuoyuyla paylaşılan paket, KOBİ’ler başta olmak üzere ticari ve kurumsal işletmelerin dönüşüm ihtiyaçlarına 12 finansman ürünüyle yanıt veriyor. Geleceğe Değer; işletmelerin enerji ve kaynak kullanımını iyileştiren, üretim süreçlerini dijitalleştiren, ihracatta dönüşüme hazırlığını destekleyen ve yatırımlarını çevresel risklere karşı güçlendiren çözümleri aynı çatı altında bir araya getiriyor. İşletmelere yatırımın niteliğine göre yatırım kredisi, proje kredisi ve tamamlayıcı işletme ihtiyaç kredisi seçenekleri sunuluyor. “Kalkınma hedeflerini işletmelerin yatırımlarıyla buluşturuyoruz” VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, Geleceğe Değer’in Bankanın kalkınma yaklaşımının yeni bir adımı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı anlayışımızla, ülkemizin kalkınma yolculuğunda fark oluşturan her alanda yer almayı ve bu yolla ülkemize değer katmayı vizyon edindik. İmalatçının, üreticinin, sanayicinin, ihracatçının, kadın ve genç girişimcilerin ana bankası olma hedefiyle çalışıyoruz. Bu anlayışla finansmanı; üretime, istihdama, verimliliğe ve rekabet gücüne katkısıyla birlikte ele alıyoruz. Geleceğe Değer ile işletmelerimizin bugünkü yatırım ihtiyaçlarını karşılarken geleceğin üretim ve ticaret koşullarına hazırlanmalarını destekliyoruz.” Arslan, paketin hedefini ve uygulama yaklaşımını ise şöyle açıkladı: “Geleceğe Değer Paketi kapsamında ülke ekonomimize 50 milyar TL finansman sağlamayı hedefliyoruz. Uluslararası kaynaklarla finansman gücümüzü artırıyor, iş birliklerimizle dönüşümün farklı aşamalarında işletmelerimizin yanında yer alıyoruz. Farkındalık oluşturmak, ihtiyacı ölçmek, yol göstermek, uygun yatırımı finanse etmek ve etkiyi izlemek, Geleceğe Değer yaklaşımımızın birbirini tamamlayan adımlarını oluşturuyor. KGF kefaleti de KOBİ’lerimizin teminat ihtiyacının karşılanmasına destek olarak bu yatırımların hayata geçirilmesini kolaylaştıracak. Geleceğe bugünden değer katıyor; yeşil dönüşümü üretime, üretimi kalkınmaya, kalkınmayı ülkemiz için kalıcı değere dönüştürüyoruz.” “VakıfBank’ın Attığı Bu İkinci Adım Son Derece Kıymetli” 2017 yılında Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü desteğiyle başlayan Sıfır Atık Hareketi’nin bugün küresel ölçekte örnek gösterilen bir dönüşüm halini aldığını dile getiren Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ise, “Yola çıktığımızda yüzde 13 olan geri kazanım oranımız bugün yüzde 40'lara ulaştı. Dokuz yılda 90 milyon ton atığı ekonomimize kazandırdık. Bu dönüşümün ekonomimize katkısı 2025 yılı itibarıyla 365 milyar lirayı buldu. Ayrıca 180 milyon ton sera gazı emisyonunun önüne geçtik. Türkiye'nin girişimiyle 30 Mart'ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edilmesi de bu başarının küresel ölçekteki karşılığıdır. Ancak önümüzde hâlâ önemli bir fırsat var. Atık tesislerine ulaşan her 10 ton atığın 7'si geri kazanılmadan bertaraf ediliyor. Oysa sanayimiz hammaddeye ihtiyaç duyarken kendi kaynaklarımızı ekonomiye kazandıramamak önemli bir kayıptır. Bu nedenle sıfır atık, aynı zamanda hammadde ve arz güvenliği meselesidir. Sanayimizin gelecekteki hammadde güvencesi, şehirlerimizin atıklarında saklıdır” ifadelerini kullandı. Hedeflerin hayata geçmesi için yanıtlanması gereken sorunun “Kim finanse edecek?” olduğunu söyleyen Ağırbaş, şöyle devam etti: “Bugün tanıtılan ve imzalanacak olan yeni finansman paketi, bu soruya Türkiye'den verilen güçlü bir cevaptır. Geçtiğimiz Eylül ayında Sıfır Atık Vakfımız ile VakıfBank iş birliğinde hayata geçirilen Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi, bu dönüşümün finansman ayağında önemli bir başlangıç oldu. VakıfBank'ın COP31'e günler kala attığı bu ikinci adım, sıfır atığı sosyal sorumluluk başlığının ötesine taşıyarak bankacılığın ve kalkınmanın ana gündemine yerleştirmesi bakımından son derece kıymetlidir. Öncü adımları için VakıfBank Genel Müdürü Sayın Osman Arslan'a ve VakıfBank ailesine, destekleri için Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Erdoğan Özegen'e, sanayimizin dönüşüm iradesini bugün burada temsil eden MESS Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Özgür Burak Akkol'a teşekkür ediyorum.” “Maliyetleri azaltarak rekabet gücünü artıracağız” “Türkiye’nin üretimdeki gücünü geleceğe taşımak için KOBİ’lerimizin yeşil dönüşümünü desteklemeliyiz” diyen Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen ise, “İşletmelerimizin daha az enerjiyle, kaynaklarını daha verimli kullanarak üretmesi, hem maliyetlerini azaltacak hem de rekabet gücümüzü artıracaktır. Bu nedenle yeşil dönüşümü, üretimimizin ve ihracatımızın geleceği açısından önemli bir yatırım alanı olarak görüyoruz” şeklinde konuşan Özegen, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Finansman imkânlarını üreticimizin ihtiyaçlarıyla buluşturabildiğimiz ölçüde, iklim hedeflerimizi somut yatırımlara dönüştürebiliriz. KGF olarak sorumluluğumuzun, işletmelerimizin bugünkü ihtiyaçlarını karşılarken yarına hazırlanmasına da katkı sunmak olduğuna inanıyoruz. VakıfBank ile güç birliğimizi bu anlayışla sürdürüyor, daha verimli üreten, daha güçlü rekabet eden ve sürdürülebilir büyüyen bir Türkiye için çalışıyoruz.” KUTU… Mevcut kaynaklardan COP31’de yeni anlaşmalara VakıfBank’ın Dünya Bankası kaynağıyla hayata geçirdiği Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı Paketi kapsamında, mayıs ayından bu yana yaklaşık 15 bin kadın ve genç girişimciye 1 milyar dolar finansman sağlandı. Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan temin edilen 300 milyon dolarlık, 10 yıl vadeli kaynak ise deprem bölgesinin yeniden inşasına ve KOBİ’lerin yeşil yatırımlarına yönlendiriliyor. Yıl başından bu yana uluslararası piyasalardan temin ettiği 9 milyar dolarlık kaynağın 7 milyar dolarını ülkemizin sürdürülebilir kalkınma önceliklerine yönlendiren VakıfBank, bu alandaki iş birliklerini genişletiyor. Banka, COP31 kapsamında dört farklı uluslararası finans kuruluşuyla sürdürülebilirlik temalı yeni kaynak anlaşmalarının imza törenlerini gerçekleştirecek. Böylece uluslararası finansman imkânlarının işletmelerin somut dönüşüm yatırımlarına aktarılması için kaynak kapasitesi güçlendirilecek. Farkındalıktan ölçüme ve finansmana uzanan iş birliği Geleceğe Değer’in uygulama yaklaşımında her iş birliği, işletmelerin dönüşüm sürecindeki farklı bir ihtiyaca karşılık veriyor. Sıfır Atık Vakfı ile yürütülen iş birliği; kaynakların sorumlu kullanımı ve döngüsel ekonomi konusunda farkındalığın artırılmasını, Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi’nin tanıtılarak daha fazla işletmeye ulaştırılmasını destekliyor. Böylece bilinçlendirme çalışmalarıyla yatırım ihtiyaçlarının finansman çözümleriyle buluşturulması amaçlanıyor. MEXT Teknoloji Merkezi ile ilgili ürünler kapsamında yürütülen çalışmalar ise işletmelerin mevcut durumlarının ölçülmesine, dönüşüm ihtiyaçlarının belirlenmesine ve işletmeye özel yol haritalarının hazırlanmasına katkı sağlıyor. VakıfBank, bu yol haritalarındaki uygun yatırımları finansmanla buluşturuyor. Ölçümle başlayan bu yaklaşım, yatırımların hedeflenen dönüşümle ilişkilendirilmesine ve sağlanan etkinin izlenmesine zemin oluşturuyor. Kredi Garanti Fonu (KGF) ile iş birliği kapsamında, KGF kefaletiyle teminat imkânları güçlendirilerek KOBİ’lerin dönüşüm yatırımlarına erişimi kolaylaştırılıyor. Böylece dönüşüm yatırımı yapmak isteyen işletmelerin finansmana erişimi kolaylaştırılarak belirlenen ihtiyaçların somut yatırımlara dönüşmesine katkı sağlanacak. İşletmelerin farklı dönüşüm ihtiyaçlarına 12 finansman çözümü Geleceğe Değer, 11 finansman ürününü Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi ile aynı çatı altında buluşturuyor. Her ürün, işletmelerin faaliyet alanına ve yatırım ihtiyacına göre farklı bir dönüşüm alanına odaklanıyor. Üretimde Verimlilik, makine ve ekipman yenilemesiyle üretim ve enerji verimliliğini artıran yatırımları destekliyor. Enerjim Doğadan, güneş santralleri dâhil yenilenebilir enerji üretimi ve depolama yatırımlarına finansman sağlıyor. Bu çözümler, işletmelerin üretim altyapılarını ve enerji kullanımını birlikte ele almalarına imkân tanıyor. Dijital Dönüşüm Destek, kurumsal kaynak planlamadan yapay zekâya, bulut bilişimden siber güvenliğe uzanan teknoloji yatırımlarını finanse ederek işletmelerin süreçlerini geliştirmelerini destekliyor. Kadına Değer, kadın girişimcilerin yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarına odaklanarak dönüşüm finansmanına erişimlerini güçlendiriyor. İhracatçılara Özel Yeşil Vize, MEXT iş birliğiyle karbon emisyonunun hesaplanmasını, dekarbonizasyon yol haritasının hazırlanmasını ve bu yol haritasındaki emisyon azaltım yatırımlarının finansmanını bir araya getiriyor. Çevresel, Sosyal ve Yönetişim Uyum Kredisi (ESG) ise işletmeye özel hazırlanan uyum yol haritasındaki yatırımlara finansman sağlıyor. Bu iki üründe ölçüm ve yol haritası, yatırım kararının temelini oluşturuyor. Mavi Finans, su ve deniz kaynaklarını koruyan yatırımları; Orman Koruma ise ormanların korunmasına katkı sunan yeşil dönüşüm yatırımlarını destekliyor. İklime Dayanıklı Şehirler / Afet Dirençli Yapılar, tesisleri deprem, sel ve yangın gibi risklere karşı güçlendiren önleyici yatırımları kapsıyor. Yeşil Bina ve Sürdürülebilir Yapılar, enerji performansı yüksek ticari binaların edinilmesine ve binalardaki yenilenebilir enerji ile şarj altyapısı yatırımlarına finansman sağlıyor. Vinov Green, çevresel, sosyal ve yönetişim ilkelerini benimseyen tedarikçileri dijital tahsilat ve finansman çözümleriyle destekleyerek dönüşümü tedarik zincirine taşıyor. Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi ise sorumlu hammadde kullanımı, sürdürülebilir üretim, toplama ve ayrıştırma, geri kazanım ve yeniden işleme, yeniden üretim ve değer kazanımı ile sorumlu kullanım ve dağıtım alanlarındaki yatırımları kapsıyor. Böylece finansman desteği, üretimin ve kaynak kullanımının farklı aşamalarına yayılıyor. Döngüsel ekonomide somut sonuçlar 15 Eylül’de Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi, döngüsel ekonominin 6 temel alanında 93 farklı yatırım türünü kapsıyor. Bu pakete yönelik 3 milyar TL’lik KGF kefalet desteğiyle güçlendirilen finansman modeli kapsamında, yaklaşık bir buçuk ayda 300’den fazla işletmeye 600 milyon TL’nin üzerinde finansman sağlandı. VakıfBank, Geleceğe Değer ile uluslararası kaynak temininden işletmelerin yatırım ihtiyaçlarına, farkındalık çalışmalarından teknik ölçüme ve teminat desteğine uzanan yaklaşımını genişletiyor. Banka, COP31’de yeni kaynak anlaşmalarının imza törenlerinin yanı sıra tematik panel ve etkinliklerle de yer alarak işletmelerin dönüşümüne ve ülkemizin 2053 net sıfır emisyon hedefine katkı sağlamayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzocam, Sürdürülebilirlikte Öncülüğünü İkinci Raporuyla Güçlendirdi Haber

İzocam, Sürdürülebilirlikte Öncülüğünü İkinci Raporuyla Güçlendirdi

Türkiye yalıtım sektörünün kurucusu ve lider markası İzocam, sürdürülebilirlik alanındaki öncü yaklaşımını ikinci Sürdürülebilirlik Raporu ile bir kez daha ortaya koydu. Global Reporting Initiative (GRI) standartları doğrultusunda hazırlanan rapor; şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performansını, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda kaydettiği ilerlemeyi ve gelecek dönem yol haritasını şeffaf bir şekilde paylaştı. Sürdürülebilirliğin İzocam'da artık ayrı bir proje değil, tüm iş süreçlerinin temelini oluşturan bir yönetim anlayışı haline geldiğini belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, "Üretimden Ar-Ge'ye, tedarik zincirinden insan kaynaklarına, ürün geliştirmeden dijital dönüşüme kadar tüm süreçlerimizi sürdürülebilirlik bakış açısıyla yönetiyoruz. Türkiye yalıtım sektöründe sürdürülebilirlik raporu yayımlayan ilk şirket olarak hazırladığımız ikinci raporumuz ise yalnızca bir raporlama çalışması değil; sürdürülebilirlik alanındaki kararlılığımızın, şeffaflık anlayışımızın ve sürekli gelişim yaklaşımımızın somut bir göstergesidir." diye konuştu. 2025 yılı sürdürülebilirlikte önemli adımların atıldığı bir dönem oldu İzocam'ın ikinci Sürdürülebilirlik Raporu'nda, 2025 yılında sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda hayata geçirilen çalışmalar öne çıktı. Operasyonel verimliliği artırmaya yönelik yatırımlarını sürdüren şirket, üretim süreçlerinde gerçekleştirdiği iyileştirmelerle Kayseri tesisini sürdürülebilir üretim anlayışının örnek uygulama merkezlerinden biri haline getirdi. Üretim verimliliğini artıran, iş sağlığı ve güvenliği altyapısını uluslararası standartlar doğrultusunda güçlendiren ve kalite odaklı dönüşümü destekleyen çalışmalar öne çıktı. Bunun yanında ürünlerde Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) ve Çevresel Ürün Beyanı (EPD) uygulamalarının yaygınlaştırılması, dijital dönüşüm projeleri ve çalışan gelişimine yönelik yatırımlar raporun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sürdürülebilirliği yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı tutmayan İzocam; geliştirdiği ürünler, çalışanlarına yönelik uygulamalar ve toplumsal katkı projeleriyle bütüncül bir yaklaşım benimsiyor. Çalışan gelişimini destekleyen HYPE (Next Generation Program), liderlik akademileri ve wellbeing uygulamalarıyla insan odaklı dönüşümü güçlendiren şirket; İZODER'in enerji verimliliği seminerleri, İMSAD Sektör Buluşması ve Enerji Verimliliği Forumu gibi organizasyonlara verdiği desteklerle de sektörün sürdürülebilir dönüşümüne katkı sunuyor. Sosyal sorumluluk alanındaki çalışmalar kapsamında ise İzocam Yelken Takımı sponsorluğunu sürdüren şirket, 60'ıncı yılı dolayısıyla TEMA Vakfı aracılığıyla ve bayilerinin gönüllü desteğiyle hayata geçirilen "İzocam 60. Yıl Hatıra Ormanı" projesiyle sürdürülebilirlik anlayışını üretim faaliyetlerinin ötesine taşıyarak doğaya ve gelecek nesillere değer yaratma vizyonunu somut bir projeyle ortaya koydu. 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda çalışmalar sürüyor Sürdürülebilirlik stratejilerini karbon emisyonlarının azaltılması, su tüketiminin düşürülmesi ve döngüsel ekonominin yaygınlaştırılması olmak üzere üç temel öncelik üzerine inşa ettiklerini ifade eden Kerem Kürklü, "2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı, 2030 yılına kadar su tüketimimizi yüzde 50 azaltmayı ve geri dönüştürülemeyen atık miktarını sıfıra indirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda üretim süreçlerimizi sürekli geliştirirken, enerji verimliliğimizi artırıyor, yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırıyor ve döngüsel ekonomi yaklaşımını tüm operasyonlarımıza entegre ediyoruz. Dijitalleşme ve yapay zekâ yatırımlarımızı da yalnızca operasyonel verimlilik sağlayan teknolojiler olarak değil, çevresel etkimizi azaltan önemli dönüşüm araçları olarak değerlendiriyoruz" dedi. İzocam olarak sürdürülebilirliği yalnızca geleceğe yönelik bir vizyon değil; her gün attıkları somut adımlarla değer yaratan, ölçülebilir ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı olarak gördüklerini vurgulayan Kerem Kürklü, sözlerini şöyle tamamladı: "Sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerimizin merkezine yerleştirerek çevresel sorumluluk, ekonomik değer yaratma, enerji verimliliğini destekleme, ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sağlama ve toplumsal faydayı birlikte ele alıyoruz. Yenilikçi ürünlerimiz, verimli üretim anlayışımız, güçlü insan kaynağımız ve paydaşlarımızla geliştirdiğimiz uzun soluklu iş birlikleriyle, düşük karbonlu ekonomiye geçişe liderlik etmeyi ve geleceğin daha güvenli, daha verimli ve daha sürdürülebilir yapılarına değer katmayı kararlılıkla sürdüreceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mavi FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi’ne Girmeye Hak Kazandı Haber

Mavi FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi’ne Girmeye Hak Kazandı

London Stock Exchange Group’a (LSEG) bağlı olan ve toplam 47 gelişmiş ve gelişmekte olan piyasada 8.500’den fazla şirketi değerlendiren FTSE Russell’ın, 2001 yılında oluşturduğu FTSE4Good, dünyanın en eski ve en yerleşik çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) odaklı hisse senedi endeks ailelerinden biri olarak kabul ediliyor. Endekse dahil olabilen şirketlerin, yalnızca kamuya açık kaynaklardan elde edilen veriler üzerinden 14 tema ve ortalama 125 gösterge doğrultusunda yapılan bağımsız değerlendirmede, belirlenen standartları karşılayabilmesi gerekiyor. FTSE4Good Emerging Index listesinde 23 farklı pazardan 1.023 şirket bulunuyor. “Sürdürülebilirlik yolculuğumuza kararlılıkla ve emin adımlarla devam ediyoruz” Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Sürdürülebilirlik, özellikle son 6 yıldır şirket stratejimizin temel yapıtaşı konumunda. Kaliteyle sürdürülebilir büyüme üzerine kurduğumuz; İnsan, Çevre, Toplum ve Denim’i odağına alan All Blue stratejimiz kapsamında sürdürülebilirliği şirket kültürüne, vizyonumuza, iş yapış şekillerine, ürünlere ve büyüme hedeflerimize entegre etmek üzere önemli yol aldık. Yolculuğumuzda en başından beri, dünyanın öncü jean ve lifestyle markalarından biri olmanın verdiği sorumlulukla, uzun vadeli değer yaratma hedefiyle hareket ediyoruz. İnovasyon, tasarım, dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımımızla desteklediğimiz sürdürülebilirlik çalışmalarımızın, FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi ile birlikte global arenada bir kez daha başarıyla taçlandırılmış olmasından mutluluk duyuyoruz. Bu yıl FTSE4Good Emerging Index’e girmeye hak kazanmamız, sürdürülebilirlik performansımızın uluslararası ölçekte bağımsız ve güvenilir bir metodoloji ile bir kez daha onaylanması anlamına geliyor. Sektörümüzdeki öncü rolümüze işaret eden bu güzel gelişme; TIME Sürdürülebilir Büyüme araştırmasında dünyanın en iyi ikinci şirketi ve moda sektörünün lideri olmak ya da CDP’den son üç yıldır üst üste double A notu alarak global iklim liderleri arasında yer almak gibi; bizi hem gururlandırıyor hem de bu alandaki kararlılığımızı ortaya koyuyor. FTSE4Good endeksleri, ESG uygulamaları ortaya koyan şirketlerin performansının ölçülmesi, sorumlu yatırım fonları başta olmak üzere çeşitli yatırım ürünlerinin oluşturulması ve değerlendirilmesi amacıyla geniş bir yatırımcı kitlesi tarafından referans olarak kullanılıyor. Mavi’nin de bu endekste yer almasının da, uluslararası yatırımcılar nezdindeki güvenilirliğimizi daha da pekiştireceğine inanıyorum. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarıma; bize güvenen yatırımcılarımıza, iş ortaklarımıza ve müşterilerimize teşekkür ediyorum.” Global sürdürülebilirlik liderleri arasındaki yerini güçlendiriyor Mavi, bu yılın başında, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak amacıyla iş dünyasının işleyişini değiştirmeyi hedefleyen dünyanın en büyük çevre raporlama platformu CDP’nin (Carbon Disclosure Project) İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarının her birinden A notu alarak, üçüncü kez üst üste çift A notuyla CDP’nin global iklim liderleri arasına girmeye hak kazandı. TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan “World’s Best Companies - Sustainable Growth” isimli araştırmada, önceki yıla göre altı basamak yükselerek, sürdürülebilir büyümede dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçildi ve global hazır giyim sektöründeki liderliğini sürdürdü. S&P Global tarafından 9.200 şirketin değerlendirildiği Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi (Corporate Sustainability Assessment – CSA) kapsamında gösterdiği güçlü performans ile “The Sustainability Yearbook 2026”ya girmeye hak kazandı. Paris İklim Anlaşması’yla uyumlu şekilde belirlediği kısa dönem emisyon azaltım hedeflerinin ardından, 2025’te net zero emisyon azaltım hedefleri de, Science Based Targets initiative (SBTi) tarafından onaylandı. Bu gelişme, markanın sürdürülebilirlik çalışmalarının bilim temelli ve titizlikle yürütüldüğünün önemli bir göstergesi oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik Entegre Raporu ile Sürdürülebilirlik Yol Haritasını Açıkladı Haber

Arçelik Entegre Raporu ile Sürdürülebilirlik Yol Haritasını Açıkladı

“Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” vizyonuyla sektöründe sürdürülebilirlik alanındaki dönüşüme öncülük eden Arçelik, 2025 yılı finansal ve finansal olmayan performansını paylaştığı Entegre Raporu’nu yayımladı. “Geleceği Yeniden Çerçevelemek: Amaç Odaklı İlerleme” (Reframing Future: Progress with Purpose) teması ve entegre düşünce yaklaşımıyla hazırlanan rapor, paydaşlarla kurulan etkileşim çerçevesinde şirketin uzun vadeli değer yaratma perspektifini bütüncül biçimde ortaya koyuyor. Raporda, Arçelik’in çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansının yanı sıra iklim kriziyle mücadele kapsamında attığı somut adımlara, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylı hedeflerine ve kısa, orta ve uzun vadede şirketin ve toplumun sürdürülebilirliğini desteklemeye yönelik çalışmalarına yer veriliyor. Arçelik CEO’su Can Dinçer: “Sürdürülebilirlik, büyüme stratejimizin ve rekabet gücümüzün ayrılmaz bir parçası” Arçelik CEO’su Can Dinçer, “Arçelik olarak sürdürülebilirliği uzun vadeli büyüme stratejimizin ve küresel rekabet gücümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Ürün geliştirmeden üretime, tedarik zincirinden finansmana kadar tüm değer zincirimize taşıyoruz. Kaynakları daha verimli kullanan, teknolojiden güç alan ve ölçülebilir etki yaratan bir iş modeli oluşturmak için kararlılıkla çalışıyoruz. İnovasyonu, tasarımı ve sürdürülebilirliği bir arada ele alıyor; tüketicilerin günlük yaşantılarından ödün vermeden çevresel etkilerini azaltmalarına yardımcı olan teknolojiler geliştiriyoruz. Köklü geçmişimiz, geleceğe karşı önemli bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Sürdürülebilirlik hedeflerimizi bu anlayışla somut uygulamalara ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürüyoruz. 2025 yılında düşük karbonlu ürünlerin ciromuzdaki payını %72,6’ya ulaştırdık. Bu sonuç, yaklaşımımızın ürün portföyümüzdeki somut karşılığını gösteriyor” diye konuştu. Arçelik, Entegre Rapor ile birlikte Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu da yayımladı. Raporda iklim kaynaklı risk ve fırsatların şirketin stratejisi, yönetişim yapısı, risk yönetimi süreçleri ve finansal performansı üzerindeki etkilerine ilişkin açıklamalar paylaşıldı. Can Dinçer: “244 bin ağacın bir yılda tuttuğu karbon emisyonuna eş değer emisyonu önledik” Can Dinçer sözlerini şöyle sürdürdü: “Sürdürülebilir yaşamı daha geniş kitleler için erişilebilir kılmayı önemsiyoruz. Türkiye ve Avrupa’da geliştirdiğimiz bilgi birikimini farklı coğrafyalara taşıyoruz. Yerel operasyonlarımızı geliştirirken pazarlardaki yetkinliklerimizi de güçlendiriyoruz. WEF tarafından Endüstri 4.0 uygulamalarının dünyadaki en iyi örnekleri arasında gösterilen Global Lighthouse işletmelerimizde edindiğimiz deneyimi küresel üretim ağımıza yayıyoruz. 2025 yılında enerji verimliliği projelerimizle 69.562 GJ enerji tasarrufu sağladık ve 5.297 ton CO₂e emisyonunu önledik. Bu miktar, 244 bin ağacın bir yılda tuttuğu emisyona eş değer. Üretim operasyonlarımızdaki yeşil elektrik kullanım oranını %63,5’e, kurulu yenilenebilir enerji kapasitemizi 96 MW’a çıkardık. 222 tedarikçimizden uzun vadeli çevresel hedef taahhüdü alarak değer zincirimizdeki sürdürülebilirlik dönüşümünü destekleyen tedarikçi katılımını yaygınlaştırdık. İlk sürdürülebilirlik bağlantılı kredi anlaşmamızı Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile imzaladık. Bu anlaşma, güçlü sürdürülebilirlik performansımızın finansmana erişimimizi ve uzun vadeli iş dayanıklılığımızı desteklediğini ortaya koyan önemli bir gösterge oldu. Çalışanlarımızın, tedarikçilerimizin ve iş ortaklarımızın katkısıyla sürdürülebilirliği inovasyonun, rekabet gücünün ve uzun vadeli kârlı büyümenin güçlü bir kaldıracı hâline getirmeye devam edeceğiz.” Net sıfır hedefleri bilim temelli yol haritasıyla destekleniyor Arçelik’in Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylı sürdürülebilirlik hedefleri, 1,5 derecelik senaryosuyla tam uyumlu şekilde oluşturuldu. Şirket, 2022 baz yılına göre 2030’a kadar mutlak Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonları ile ürün kullanım fazından kaynaklanan mutlak Kapsam 3 emisyonlarını %42 oranında, 2050 yılına kadar ise mutlak Kapsam 1-2 ve mutlak Kapsam 3 sera gazı emisyonlarını da %90 oranında azaltmayı taahhüt ediyor. Şirketin toplam karbon ayak izinin %99’u Kapsam 3 emisyonlardan kaynaklanıyor ve bunun yaklaşık %80’i ürünlerin kullanım aşamasında oluşuyor. Şirket, bu kapsamda iklim hedeflerini kendi operasyonlarının ötesine taşıyarak ürünlerin tasarım, üretim ve kullanım aşamalarındaki çevresel etkilerini bütüncül bir yaklaşımla yönetiyor. Arçelik, Türkiye ve Avrupa’da geliştirdiği sürdürülebilirlik bilgi birikimini faaliyet gösterdiği pazarlara aktararak farklı bölgelerdeki operasyonlarını güçlendiriyor. Şirket, Avrupa’da enerji verimliliği alanında edindiği deneyimle Güney Afrika’da enerji etiketlemesi uygulamalarının benimsenmesine katkı sağladı. Pakistan’da küresel karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda çatı üstü güneş enerjisi yatırımları hayata geçirilirken, Bangladeş’te yeşil bina standartları doğrultusunda tasarlanan üretim altyapısı ve yerel servis kabiliyetleri geliştirildi. Uluslararası Entegre Raporlama Çerçevesi (IIRC), Küresel Raporlama Girişimi (GRI), Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) doğrultusunda hazırlanan 2025 Entegre Raporu, çifte önemlilik analizini de içeriyor. Bu kapsamda sürdürülebilirlik konularının Arçelik’in faaliyetleri ve finansal performansı üzerindeki etkileri ile şirketin toplum ve çevre üzerindeki etkileri birlikte değerlendiriliyor. İç ve dış paydaşlardan elde edilen içgörüler, şirketin önceliklerinin ve somut aksiyonlarının belirlenmesine katkı sağlıyor. Uluslararası değerlendirmelerde üst sıralarda yer alıyor Arçelik, 2025 S&P Global Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde DHP Dayanıklı Ev Aletleri Sektörü’nde değerlendirilen 79 şirket arasında 100 üzerinden 86 puan alarak yedinci kez en yüksek puanı elde etti. Şirket ayrıca 2026 S&P Sürdürülebilirlik Yıllığı’nda en iyi performans gösteren şirketler arasında ilk %1’lik dilimde yer aldı.Corporate Knights’ın yayımladığı “Global 100 – Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesine art arda altıncı kez giren Arçelik, dünya genelinde 45’inci, sektöründe ve Türkiye’de 1’inci sırada konumlandı. Şirket ayrıca Corporate Knights’ın Clean200 listesine dördüncü kez girdi. Arçelik, CDP tarafından İklim Değişikliği ve Su Güvenliği alanlarında art arda ikinci kez A notuyla değerlendirildi. Şirket, CDP Tedarikçi Katılım Değerlendirmesi’nde de A skoru aldı.TIME ve Statista’nın “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2025” listesinde 81,53 puanla 17’nci sırada yer alan Arçelik, sektöründe ikinci kez 1’inci oldu ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasında zirvedeki konumunu korudu.Arçelik, 2025 EcoVadis Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde değerlendirilen şirketler arasında 82 puanla ilk %3’lük dilime girdi ve Altın EcoVadis madalyasına layık görüldü. LSEG ESG değerlendirmesinde 94/100 puan alan şirket, BIST Sürdürülebilirlik ve BIST Sürdürülebilirlik 25 endekslerindeki yerini korudu.Şirket ayrıca FTSE4Good Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi’nde yer aldı, MSCI sürdürülebilirlik değerlendirmesinde AA notunu aldı ve ISS ESG Kurumsal Derecelendirmesi’nde Prime seviyesinde değerlendirildi.Arçelik’in Solar Off-Grid Performance buzdolabı TIME’ın “TIME En İyi Buluşlar 2025” listesinin Ev Teknolojileri kategorisinde ana listeye girerken, Isı Pompası Teknolojili Bulaşık Makinesi ise “En İyi Buluşlar 2025: Özel Seçkiler” (The Best Inventions of 2025: Special Mentions) listesinde aynı kategoride yer aldı. Arçelik’in 2025 yılı sürdürülebilirlik performansına ilişkin öne çıkan diğer veriler şöyle: Arçelik, 2025 yılında Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile 100 milyon Euro tutarındaki ilk sürdürülebilirlik bağlantılı kredi anlaşmasını imzaladı. Şirket, 2025 yılında dünya genelindeki yenileme (refurbishment) tesislerinde 148.862 ürünü yenileme sürecinden geçirerek yeniden kullanıma sundu.Arçelik’in geri dönüşüm tesislerinde 2014 yılından bu yana geri dönüştürülen atık elektrikli ve elektronik eşya miktarı ise 1,98 milyon adede ulaştı.Şirket, su verimliliği ve geri kazanım çalışmalarıyla 219.114 m³ su tasarrufu ve geri kazanımı sağladı. Malzeme azaltımı çalışmalarıyla 28.997 ton malzeme kullanımını önledi. Beyaz eşya ve küçük ev aletlerinde 31.665 ton geri dönüştürülmüş plastik kullandı. Enerji verimli ürünlerin şirket cirosundaki payı %48,3 olarak gerçekleşti. Çevresel yatırım ve harcamalar 3 milyar 467 milyon TL’ye ulaştı. Dijital dönüşüm projeleriyle 570,8 milyon TL tasarruf elde etti. Şirketin toplam satın alma hacmi 5 milyar Euro’yu aştı. Sürdürülebilirlik yaklaşımını tedarik zincirine de taşıyan Arçelik, 222 tedarikçisinden uzun vadeli çevresel hedef taahhüdü aldı.Şirket ayrıca tüketicilerin sürdürülebilir yaşama ilişkin değişen beklenti ve önceliklerini ortaya koymak amacıyla Akıllı Yaşam Endeksi (Smart Living Index)’ni yayımladı. Yıl boyunca 800’ün üzerinde ar-ge projesi yürüttü; Horizon Europe kapsamında 28 proje destekledi. Horizon Europe projelerinden 6,6 milyon Euro fon sağlandı. Kurumsal vatandaşlık faaliyetlerine 168 milyon 103 bin 24 TL kaynak ayırdı. Şirket, 500 Kadın Teknisyen projesi kapsamında 814 kadın teknisyene, Beko Kadının İşi, Gücü projesiyle 137 kadın bayiye ulaştı. Dijital Kanatlar projesi kapsamında 281 kız öğrenciye STEM eğitimi verdi. Food for Soul ve Massimo Bottura iş birliğiyle yürütülen Refettorio çalışmaları kapsamında şirket, 362 bin 714 ton gıdanın israf edilmesinin önlenmesine ve 105,01 milyon öğün sunulmasına katkı sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Maruderm GRI Uyumlu İlk Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Maruderm GRI Uyumlu İlk Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Bilimin rehberliğinde geliştirdiği sürdürülebilir güzellik anlayışını iş stratejisinin merkezine taşıyan Maruderm, Global Reporting Initiative (GRI) Standartları ile uyumlu olarak hazırladığı ilk 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanındaki performansını şeffaf bir şekilde ortaya koyarken; Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olmak üzere üç temel eksen üzerine inşa edilen 3M sürdürülebilirlik yaklaşımını da ilk kez kapsamlı şekilde açıklıyor. "Cildin senin hikâyen, gelecek hepimizin" yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdüren Maruderm, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil; ürün geliştirmeden tedarik zincirine, insan kaynağından yönetişim anlayışına kadar tüm süreçlerini şekillendiren stratejik bir yönetim modeli olarak konumlandırıyor. GRI Standartları doğrultusunda hazırlanan ve 1 Ocak-31 Aralık 2025 dönemini kapsayan rapor, şirketin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik uygulamalarını, toplumsal fayda çalışmalarını ve kurumsal yönetişim yaklaşımını uluslararası raporlama standartları çerçevesinde paydaşlarıyla buluşturuyor. Sürdürülebilirlik stratejisinin merkezinde 3M yaklaşımı yer alıyor Maruderm, sürdürülebilirlik stratejisini Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olmak üzere üç temel başlık altında yönetiyor. Maruderm Gezegeni; iklim değişikliğiyle mücadele, enerji ve kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir ambalaj uygulamaları ve biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmaları kapsıyor. Maruderm Topluluğu; çalışanlardan tedarikçilere, iş ortaklarından müşterilere kadar tüm paydaşlarla birlikte sosyal değer yaratmayı, fırsat eşitliğini güçlendirmeyi ve toplumsal fayda sağlamayı hedefliyor. Maruderm Güvencesi ise ürün güvenliği, içerik şeffaflığı, etik iş yapış biçimi ve güçlü yönetişim anlayışıyla tüketici güvenini güçlendiren uygulamaları bir araya getiriyor. Şirket, sürdürülebilirliği yalnızca belirli projelerle sınırlı bir yaklaşım yerine, değer zincirinin tamamına yayılan kurumsal bir dönüşüm modeli olarak ele alıyor. Karbon ayak izi ISO 14064-1 standardına göre hesaplandı İklim değişikliğiyle mücadeleyi öncelikli çalışma alanlarından biri olarak gören Maruderm, 2025 yılında kurumsal karbon ayak izini ISO 14064-1 Standardı kapsamında hesapladı. Kapsam 1, Kapsam 2 ve Kapsam 3 emisyonlarını analiz eden şirket, karbon emisyonlarını bundan sonraki süreçte her yıl düzenli olarak hesaplayacağını, elde edilen veriler doğrultusunda emisyon azaltım stratejilerini uygulayacağını ve çevresel performansını sürekli geliştireceğini açıkladı. Şirket ayrıca enerji verimliliğini artıran uygulamalar, lojistik optimizasyonu ve döngüsel ekonomi yaklaşımıyla kaynak kullanımını azaltmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Ambalaj dönüşümünde somut sonuçlar Raporda yer alan verilere göre Maruderm, "Az ama Öz" yaklaşımı doğrultusunda 15 farklı ürününde kutu ambalaj kullanımını kaldırarak kaynak tüketimini azaltan önemli adımlar attı. Bu uygulama sayesinde yaklaşık 108 ağacın korunmasına, 16 ton CO₂e sera gazı emisyonunun önlenmesine ve 6,4 ton ambalaj kullanımının azaltılmasına katkı sağlandı. Şirket ayrıca 2025 itibarıyla tüm ürün kutularında FSC sertifikalı kâğıt kullanımına geçerken, önümüzdeki dönemde kargo ambalajlarında da aynı dönüşümü tamamlamayı hedefliyor. Kadın liderliği sürdürülebilir büyümenin önemli bir parçası İnsan odaklı kurum kültürünü sürdürülebilirlik anlayışının temel bileşenlerinden biri olarak gören Maruderm'de çalışan ekibinin yüzde 66'sını kadınlar oluşturuyor. Şirket, kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsilini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürürken, 2030 yılına kadar kadın çalışan oranını daha da yükseltmeyi hedefliyor. Çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiren Maruderm, çalışan gelişimi, fırsat eşitliği ve iyi olma hâli uygulamalarını da sürdürülebilir büyümenin temel unsurları arasında görüyor. Sosyal etki odağında STK iş birlikleri güçlenecek Maruderm, sürdürülebilirlik stratejisinin sosyal boyutunda sivil toplum kuruluşlarıyla geliştirilecek iş birliklerine daha fazla odaklanmayı hedefliyor. Türk Kanser Derneği, Haytap ve İhtiyaç Haritası gibi kuruluşlarla yürüttüğü projeleri önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı planlayan şirket; kadınların güçlenmesi, cilt sağlığı farkındalığı, çevre bilinci, hayvan refahı ve yerel kalkınma alanlarında sosyal etki yaratan projeleri artırmayı amaçlıyor. Yeni dönemde STK iş birlikleriyle geliştirilecek projeler, Maruderm'in sürdürülebilirlik yol haritasının önemli yapı taşlarından biri olacak. "Sürdürülebilirliği büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz" Maruderm CEO'su ve Kurucusu Altuğ Aynur, raporla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Maruderm'i kurarken yalnızca etkili dermokozmetik ürünler geliştirmeyi değil, doğaya, insana ve geleceğe karşı sorumluluk alan bir marka oluşturmayı hedefledik. Bugün yayımladığımız GRI uyumlu ilk Sürdürülebilirlik Raporumuz, bu yaklaşımımızın en somut göstergelerinden biri. Sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine yerleştiriyor; çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki çalışmalarımızı Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olarak tanımladığımız 3M yaklaşımıyla yönetiyoruz. Bu kapsamda kurumsal karbon ayak izimizi ISO 14064-1 Standardı doğrultusunda hesapladık. Bundan sonraki dönemde karbon emisyonlarımızı her yıl düzenli olarak ölçerek emisyon azaltım stratejilerimizi kararlılıkla uygulayacağız. Aynı zamanda kadınların liderliğini destekleyen kapsayıcı kurum kültürümüzü güçlendirirken, sivil toplum kuruluşlarıyla kuracağımız iş birliklerini artırarak sosyal etkimizi daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Güzellik sektöründe sürdürülebilir dönüşümün önemli aktörlerinden biri olma hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." “Rapor önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi de ortaya koyuyor” Maruderm Kıdemli Sürdürülebilirlik Uzmanı Ece Nur Balcı ise rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Maruderm'de sürdürülebilirliği yalnızca çevresel uygulamalarla sınırlı değil, iş yapış biçimimizin tamamına yön veren bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. GRI Standartları doğrultusunda hazırladığımız ilk Sürdürülebilirlik Raporumuz, çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki performansımızı şeffaflıkla paylaşırken, önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi de ortaya koyuyor. 3M yaklaşımımız doğrultusunda karbon yönetiminden toplumsal etki çalışmalarına, ürün güvenliğinden kapsayıcı kurum kültürüne kadar tüm süreçlerimizi sürekli geliştirmeye ve paydaşlarımızla birlikte daha sürdürülebilir bir gelecek için değer üretmeye devam edeceğiz." İlk sürdürülebilirlik raporuyla birlikte Maruderm, uluslararası raporlama standartlarına uyumlu, şeffaf ve hesap verebilir sürdürülebilirlik yönetimini kurumsal yapısının önemli bir parçası haline getirirken; çevresel etkisini azaltan, toplumsal fayda üreten ve etik yönetişimi güçlendiren uygulamalarını önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaspersky, Çevresel Ve Sosyal Etkisini Güçlendirmeyi Sürdürüyor Haber

Kaspersky, Çevresel Ve Sosyal Etkisini Güçlendirmeyi Sürdürüyor

Kaspersky için dijital dünyada güven inşa etmek, sadece teknolojinin kendisine odaklanmanın ötesine geçmek anlamına geliyor. Bu vizyon; şirketin çözümlerini geliştiren ve destekleyen insan kaynağına yatırım yapmayı, şirketin çevresel ayak izini azaltmayı, ortaklarına ve paydaşlarına ise teknolojilerinin nasıl geliştirilip denetlendiği teknolojilerinin nasıl geliştirildiği ve denetlendiği konusunda ortakları ve paydaşlarına daha fazla şeffaflık sunmayı hedefliyor. 2024–2025 döneminde çalışan eğitimlerine 2,23 milyon dolar yatırım yapan Kaspersky'nin doğrudan sosyal sorumluluk ve yardım harcamaları 760 bin dolara ulaştı; şirketin Küresel Şeffaflık Girişimi (GTI) kapsamındaki yapılandırması ise dünya genelinde 13 Şeffaflık Merkezine ulaştı. Çalışanlara ve geleceğin yeteneklerine yatırım Her siber güvenlik teknolojisinin arkasında insan vardır: Her gün milyonlarca kullanıcıyı ve kuruluşu korumaya yardımcı olan araştırmacılar, mühendisler, analistler, eğitimciler ve ekipler... Son raporlama döneminde Kaspersky, bu güçlü insan kaynağını desteklemeyi kararlılıkla sürdürdü. Şirketin küresel çalışan sayısı, 2024 yılına kıyasla 2025'te %11,3'lük bir büyüme kaydederek yaklaşık 5.700'e ulaştı; küresel ölçekte ortalama maaşlar ise %7 oranında arttı. Aynı dönemde personel devir hızı %15'ten %10'a gerilerken, çalışanların %18'inin şirketteki çalışma süresinin 10 yılı aşması, rekabetin son derece yüksek olduğu teknoloji sektöründe uzun vadeli çalışan bağlılığının güçlü bir göstergesi. Raporlama döneminde uluslararası düzeyde birçok bölgede ekiplerini güçlendirmeye devam eden Kaspersky, b yerel uzmanlığını ve dünya genelinde siber dayanıklılığı destekleme kapasitesi pekiştirdi. En belirgin büyüme, işe alımların 2023 yılına kıyasla %60 oranında arttığı Asya-Pasifik bölgesinde kaydedildi. Latin Amerika ile Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgelerinde de ekiplerin genişletilmesi, şirketin bölgesel yetkinliklere yönelik yatırımlarının kesintisiz sürdüğünü ortaya koydu. Şirket, kapsayıcılığı ve fırsat eşitliğini hem kendi bünyesinde hem de daha geniş teknoloji ekosisteminde desteklemeye devam etti. Kadınlar bugün Kaspersky çalışanlarının %25'ini, yönetici pozisyonlarının ise %26'sını oluşturuyor. Kaspersky, şirket içindeki uygulamalarının yanı sıra Empower Women gibi girişimleri desteklemeyi sürdürürken, genç kızlar için siber güvenlik alanını daha erişilebilir, kapsayıcı ve cazip hale getirmeyi amaçlayan Future You in Tech programını da hayata geçirdi. Böylece sektörün gelecekte ihtiyaç duyacağı yetenek havuzunun genişletilmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Kaspersky'nin sosyal katkıları eğitim ve hayırseverlik alanlarında da devam etti. Raporlama döneminde şirket, doğrudan hayırseverlik faaliyetlerine 760 bin dolar ayırırken, sivil toplum kuruluşlarına 13.500 siber güvenlik lisansı bağışladı. Bu rakam, önceki raporlama döneminde sağlanan 5 binden fazla lisansa kıyasla yaklaşık 2,7 katlık bir artışa işaret ediyor. Eğitim, şirketin uzun vadeli dayanıklılık oluşturma stratejisinin temel unsurlarından biri olmayı sürdürdü. Kaspersky Academy, bugün 42 ülkede yaklaşık 200 üniversiteyle iş birliği yürütüyor. İki yıllık dönemde yaklaşık 50 yeni üniversite, Kaspersky Academy Alliance programına katılarak 2023'teki toplam sayının iki katından fazla büyüme sağladı. Üniversitelere yönelik özel bir iş birliği programı olan Kaspersky Academy Alliance, kurumların Kaspersky'nin bilgi birikimini ve güncel siber güvenlik uzmanlığını eğitim süreçlerine entegre etmelerine destek oluyor. Kaspersky, akademik kurumlarla yaptığı iş birlikleri sayesinde siber güvenlik sektörü için daha güçlü ve donanımlı bir yetenek havuzunun oluşmasına katkı sağlıyor. Çevresel sürdürülebilirlik için yatırımlar Kaspersky’nin çevre ajandası, siber güvenliğin dolaylı çevresel faydasını gözetmeye ve şirketin kendi operasyonel ayak izini azaltmaya odaklanıyor. Raporlama döneminde çevre odaklı girişimlere yaklaşık 43 bin olar yatırım yapan şirket, 420 kg elektronik ekipmanı geri dönüştürdü ve üç tondan fazla eşyayı bağışladı ya da çevreye duyarlı bir şekilde bertaraf etti. Ayrıca Kaspersky, bu süreçte çevresel mevzuata uyumsuzluktan kaynaklanan herhangi bir ceza veya yaptırımla karşılaşmadı. Kaspersky teknolojileri, gizli dijital atıkların azaltılmasına da katkı sağlıyor. Bunun en somut örneklerinden biri, kurbanların cihazlarını ve altyapılarını gizlice kullanarak kripto para madenciliği yapan zararlı yazılımlara karşı koruma sağlayan çözümlerdir. Kaspersky çözümleri, bu yasa dışı madencilik faaliyetlerini tespit edip engelleyerek yetkisiz enerji tüketiminin önüne geçiyor ve şirketin tahminlerine göre yıllık CO₂ eşdeğeri (CO₂-eq) emisyonunu 3.000 tona kadar azaltıyor. Bağımsız denetim ve şeffaflık ön planda Kaspersky’nin Küresel Şeffaflık Girişimi (GTI); İstanbul, Bogota ve Seul’deki yeni merkezlerin de eklenmesiyle dünya genelinde 13 Şeffaflık Merkezine ulaştı. Girişimin hayata geçirilmesinden bu yana GTI'a 9,4 milyon dolardan fazla yatırım yapan Kaspersky, Şeffaflık Merkezlerinde bugüne kadar 67 ziyaret ve 7 ürün incelemesi gerçekleştirdi. Güvenilir iş ortaklarının şirketin kaynak kodlarını, yazılım güncellemelerini ve tehdit tespit kurallarını incelemesine olanak tanıyan bu merkezler, Kaspersky teknolojilerinin bütünlüğü ve güvenilirliği konusunda ek bir güvence sunulmasına yardımcı oluyor. Bağımsız denetimler ve dış doğrulama süreçleri, şirketin şeffaflık yaklaşımının bir diğer kritik unsuru olmayı sürdürdü. Raporlama döneminde Kaspersky, SOC 2 ve ISO 27001 olmak üzere iki bağımsız yıllık denetimi başarıyla tamamladı. Ayrıca şirketin Bug Bounty (Hata Ödül Programı) programı kapsamında, onaylanan 18 zafiyet bildirimi için 15 bin doların üzerinde ödül dağıtıldı. Bu önlemler, şirket içi hesap verebilirliği bağımsız denetimler ve sorumlu zafiyet bildirimi süreçleriyle birleştirerek güven ortamını pekiştiriyor. Kaspersky ESG ve Sürdürülebilirlik Başkanı Maria Losyukova konuyla ilgili şunları söyledi: "Sürdürülebilirlik sadece bertaraf ettiğimiz tehditlerle ilgili değildir; nasıl bir şirket olmayı seçtiğimizle de ilgilidir. Bu dönemde bir yandan ekibimizi büyütürken bir yandan da personel devir hızımızı düşürdük, sosyal sorumluluk ve eğitim programlarımızı genişlettik, çevresel ayak izimizi hafiflettik ve süreçlerimizi dış denetimlere daha da açık hale getirdik. Bizim için insana ve topluma yatırım yapmak, şeffaf bir operasyon yürütmek, dijital dünyada güven inşa etmenin ayrılmaz bir parçasıdır.", Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schneider Electric, 2026 Gartner® Supply Chain Top 25 sıralamasında üst üste dördüncü kez birinci oldu Haber

Schneider Electric, 2026 Gartner® Supply Chain Top 25 sıralamasında üst üste dördüncü kez birinci oldu

Schneider Electric, geçtiğimiz yıl boyunca tedarik zincirini üç temel öncelik etrafında güçlendirmeye devam etti: insan, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik. Şirket, uçtan uca dijital yetkinliklerini ve yapay zekâ destekli karar alma süreçlerini ölçeklendirerek dönüşümünü ileri taşıdı; küresel ağı genelinde görünürlüğü, güvenilirliği ve operasyonel performansı artırdı. Aynı dönemde, büyüyen iş hacmini destekleyebilecek, amaç odaklı ve geleceğe hazır bir iş gücü oluşturmaya yatırım yaptı. Sürdürülebilirlik ise iş değeri yaratan stratejik bir unsur olarak şirketin yaklaşımına tamamen entegre edildi; verimliliği ve dayanıklılığı artırarak müşteriler için uzun vadeli değer yarattı ve şirketin geniş ölçekte etkili, sürdürülebilir inovasyon sunma taahhüdünü pekiştirdi. Schneider Electric Tedarik Zinciri Başkanı Mourad Tamoud, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: "Zorluklar ve aksaklıklarla dolu bir yılı daha geride bırakmamıza rağmen Gartner Supply Chain Top 25 sıralamasında üst üste dördüncü kez yer aldık. Her yıl kendi koşullarını beraberinde getiriyor ve bu koşullar, tedarik zincirimizi müşterilerimiz ve iş ortaklarımız için daha iyisini hedeflemeye, yenilik yapmaya ve dönüşmeye zorluyor. İşimizin önemli bir ivme kazandığı bu dönemde insan, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik önceliklerine odaklanmayı sürdürdük. Bu çabaların takdir görmesinden büyük onur duyuyoruz." Gartner Supply Chain Top 25* sıralaması iki temel unsura dayanıyor: iş performansı ve sektör görüşü. İş performansı; kamuya açık finansal veriler ile çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) verileri kullanılarak değerlendiriliyor ve şirketlerin son üç yıldaki performansına ışık tutuyor. Sektör görüşü bileşeni ise sektör profesyonellerinin ve Gartner uzmanlarının değerlendirmelerini yansıtarak şirketlerin gelecekteki potansiyelini ve tedarik zinciri ekosistemi içindeki liderliğini ortaya koyuyor. Bu iki unsur bir araya getirilerek tek bir bileşik puan oluşturuluyor. Impact Supply Chain Programı Impact Supply Chain programının son aşamasına giren Schneider Electric, bu dönemde insan yetkinliklerini daha da güçlendirmeye, dijital çözümler ile yapay zekânın benimsenmesini hızlandırmaya ve sadeleştirilmiş, bağlantılı, bölgesel açıdan dengeli operasyonlar yoluyla daha yüksek verimlilik, dayanıklılık ve müşteri değeri yaratmaya odaklanıyor. Şirket, bu adımlarla tedarik zinciri dönüşümünü daha geniş ölçekte yaygınlaştırmayı hedefliyor. Program dört stratejik odak üzerine kuruluyor: İnsan: Schneider Electric’in tedarik zinciri çalışanlarına her gün yenilik yapma ve müşteriler için olumlu etki yaratma gücü kazandırmak.Gezegen: Schneider Electric’in sürdürülebilirlik taahhütlerini destekleyen, sorumlu ve net sıfıra hazır bir tedarik zincirini geliştirmek.Müşteriler: Güçlü ve çevik bir tedarik zinciriyle sektör lideri kalite ve güvenilirlik sunmak.Performans: İleri teknolojiler, sadeleştirilmiş süreçler, bölgeselleştirilmiş ekosistemler ve iş birliğine dayalı tasarım yoluyla operasyonel mükemmelliği güçlendirmek. *GARTNER, Gartner, Inc. ve/veya bağlı kuruluşlarının ABD'de ve uluslararası alanda tescilli ticari markası ve hizmet markasıdır; burada izinle kullanılmaktadır. Tüm hakları saklıdır. Gartner, The Gartner Supply Chain Top 25, 19 Mart 2025, https://www.gartner.com/en/supply-chain/research/supply-chain-top-25 Gartner, araştırma yayınlarında yer alan hiçbir tedarikçiyi, ürünü veya hizmeti onaylamaz ya da tavsiye etmez ve teknoloji kullanıcılarına yalnızca en yüksek puanı veya benzeri bir derecelendirmeyi alan tedarikçileri seçmelerini önermez. Gartner araştırma yayınları, Gartner araştırma organizasyonunun görüşlerinden oluşur ve olgusal beyanlar olarak yorumlanmamalıdır. Gartner, ticarete elverişlilik ya da belirli bir amaca uygunluk garantileri de dâhil olmak üzere bu araştırmaya ilişkin açık veya zımni tüm garantileri reddeder. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.