Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Esg

Kapsül Haber Ajansı - Esg haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Esg haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arçelik Entegre Raporu ile Sürdürülebilirlik Yol Haritasını Açıkladı Haber

Arçelik Entegre Raporu ile Sürdürülebilirlik Yol Haritasını Açıkladı

“Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” vizyonuyla sektöründe sürdürülebilirlik alanındaki dönüşüme öncülük eden Arçelik, 2025 yılı finansal ve finansal olmayan performansını paylaştığı Entegre Raporu’nu yayımladı. “Geleceği Yeniden Çerçevelemek: Amaç Odaklı İlerleme” (Reframing Future: Progress with Purpose) teması ve entegre düşünce yaklaşımıyla hazırlanan rapor, paydaşlarla kurulan etkileşim çerçevesinde şirketin uzun vadeli değer yaratma perspektifini bütüncül biçimde ortaya koyuyor. Raporda, Arçelik’in çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansının yanı sıra iklim kriziyle mücadele kapsamında attığı somut adımlara, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylı hedeflerine ve kısa, orta ve uzun vadede şirketin ve toplumun sürdürülebilirliğini desteklemeye yönelik çalışmalarına yer veriliyor. Arçelik CEO’su Can Dinçer: “Sürdürülebilirlik, büyüme stratejimizin ve rekabet gücümüzün ayrılmaz bir parçası” Arçelik CEO’su Can Dinçer, “Arçelik olarak sürdürülebilirliği uzun vadeli büyüme stratejimizin ve küresel rekabet gücümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Ürün geliştirmeden üretime, tedarik zincirinden finansmana kadar tüm değer zincirimize taşıyoruz. Kaynakları daha verimli kullanan, teknolojiden güç alan ve ölçülebilir etki yaratan bir iş modeli oluşturmak için kararlılıkla çalışıyoruz. İnovasyonu, tasarımı ve sürdürülebilirliği bir arada ele alıyor; tüketicilerin günlük yaşantılarından ödün vermeden çevresel etkilerini azaltmalarına yardımcı olan teknolojiler geliştiriyoruz. Köklü geçmişimiz, geleceğe karşı önemli bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Sürdürülebilirlik hedeflerimizi bu anlayışla somut uygulamalara ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürüyoruz. 2025 yılında düşük karbonlu ürünlerin ciromuzdaki payını %72,6’ya ulaştırdık. Bu sonuç, yaklaşımımızın ürün portföyümüzdeki somut karşılığını gösteriyor” diye konuştu. Arçelik, Entegre Rapor ile birlikte Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu da yayımladı. Raporda iklim kaynaklı risk ve fırsatların şirketin stratejisi, yönetişim yapısı, risk yönetimi süreçleri ve finansal performansı üzerindeki etkilerine ilişkin açıklamalar paylaşıldı. Can Dinçer: “244 bin ağacın bir yılda tuttuğu karbon emisyonuna eş değer emisyonu önledik” Can Dinçer sözlerini şöyle sürdürdü: “Sürdürülebilir yaşamı daha geniş kitleler için erişilebilir kılmayı önemsiyoruz. Türkiye ve Avrupa’da geliştirdiğimiz bilgi birikimini farklı coğrafyalara taşıyoruz. Yerel operasyonlarımızı geliştirirken pazarlardaki yetkinliklerimizi de güçlendiriyoruz. WEF tarafından Endüstri 4.0 uygulamalarının dünyadaki en iyi örnekleri arasında gösterilen Global Lighthouse işletmelerimizde edindiğimiz deneyimi küresel üretim ağımıza yayıyoruz. 2025 yılında enerji verimliliği projelerimizle 69.562 GJ enerji tasarrufu sağladık ve 5.297 ton CO₂e emisyonunu önledik. Bu miktar, 244 bin ağacın bir yılda tuttuğu emisyona eş değer. Üretim operasyonlarımızdaki yeşil elektrik kullanım oranını %63,5’e, kurulu yenilenebilir enerji kapasitemizi 96 MW’a çıkardık. 222 tedarikçimizden uzun vadeli çevresel hedef taahhüdü alarak değer zincirimizdeki sürdürülebilirlik dönüşümünü destekleyen tedarikçi katılımını yaygınlaştırdık. İlk sürdürülebilirlik bağlantılı kredi anlaşmamızı Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile imzaladık. Bu anlaşma, güçlü sürdürülebilirlik performansımızın finansmana erişimimizi ve uzun vadeli iş dayanıklılığımızı desteklediğini ortaya koyan önemli bir gösterge oldu. Çalışanlarımızın, tedarikçilerimizin ve iş ortaklarımızın katkısıyla sürdürülebilirliği inovasyonun, rekabet gücünün ve uzun vadeli kârlı büyümenin güçlü bir kaldıracı hâline getirmeye devam edeceğiz.” Net sıfır hedefleri bilim temelli yol haritasıyla destekleniyor Arçelik’in Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylı sürdürülebilirlik hedefleri, 1,5 derecelik senaryosuyla tam uyumlu şekilde oluşturuldu. Şirket, 2022 baz yılına göre 2030’a kadar mutlak Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonları ile ürün kullanım fazından kaynaklanan mutlak Kapsam 3 emisyonlarını %42 oranında, 2050 yılına kadar ise mutlak Kapsam 1-2 ve mutlak Kapsam 3 sera gazı emisyonlarını da %90 oranında azaltmayı taahhüt ediyor. Şirketin toplam karbon ayak izinin %99’u Kapsam 3 emisyonlardan kaynaklanıyor ve bunun yaklaşık %80’i ürünlerin kullanım aşamasında oluşuyor. Şirket, bu kapsamda iklim hedeflerini kendi operasyonlarının ötesine taşıyarak ürünlerin tasarım, üretim ve kullanım aşamalarındaki çevresel etkilerini bütüncül bir yaklaşımla yönetiyor. Arçelik, Türkiye ve Avrupa’da geliştirdiği sürdürülebilirlik bilgi birikimini faaliyet gösterdiği pazarlara aktararak farklı bölgelerdeki operasyonlarını güçlendiriyor. Şirket, Avrupa’da enerji verimliliği alanında edindiği deneyimle Güney Afrika’da enerji etiketlemesi uygulamalarının benimsenmesine katkı sağladı. Pakistan’da küresel karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda çatı üstü güneş enerjisi yatırımları hayata geçirilirken, Bangladeş’te yeşil bina standartları doğrultusunda tasarlanan üretim altyapısı ve yerel servis kabiliyetleri geliştirildi. Uluslararası Entegre Raporlama Çerçevesi (IIRC), Küresel Raporlama Girişimi (GRI), Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) doğrultusunda hazırlanan 2025 Entegre Raporu, çifte önemlilik analizini de içeriyor. Bu kapsamda sürdürülebilirlik konularının Arçelik’in faaliyetleri ve finansal performansı üzerindeki etkileri ile şirketin toplum ve çevre üzerindeki etkileri birlikte değerlendiriliyor. İç ve dış paydaşlardan elde edilen içgörüler, şirketin önceliklerinin ve somut aksiyonlarının belirlenmesine katkı sağlıyor. Uluslararası değerlendirmelerde üst sıralarda yer alıyor Arçelik, 2025 S&P Global Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde DHP Dayanıklı Ev Aletleri Sektörü’nde değerlendirilen 79 şirket arasında 100 üzerinden 86 puan alarak yedinci kez en yüksek puanı elde etti. Şirket ayrıca 2026 S&P Sürdürülebilirlik Yıllığı’nda en iyi performans gösteren şirketler arasında ilk %1’lik dilimde yer aldı.Corporate Knights’ın yayımladığı “Global 100 – Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesine art arda altıncı kez giren Arçelik, dünya genelinde 45’inci, sektöründe ve Türkiye’de 1’inci sırada konumlandı. Şirket ayrıca Corporate Knights’ın Clean200 listesine dördüncü kez girdi. Arçelik, CDP tarafından İklim Değişikliği ve Su Güvenliği alanlarında art arda ikinci kez A notuyla değerlendirildi. Şirket, CDP Tedarikçi Katılım Değerlendirmesi’nde de A skoru aldı.TIME ve Statista’nın “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2025” listesinde 81,53 puanla 17’nci sırada yer alan Arçelik, sektöründe ikinci kez 1’inci oldu ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasında zirvedeki konumunu korudu.Arçelik, 2025 EcoVadis Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde değerlendirilen şirketler arasında 82 puanla ilk %3’lük dilime girdi ve Altın EcoVadis madalyasına layık görüldü. LSEG ESG değerlendirmesinde 94/100 puan alan şirket, BIST Sürdürülebilirlik ve BIST Sürdürülebilirlik 25 endekslerindeki yerini korudu.Şirket ayrıca FTSE4Good Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi’nde yer aldı, MSCI sürdürülebilirlik değerlendirmesinde AA notunu aldı ve ISS ESG Kurumsal Derecelendirmesi’nde Prime seviyesinde değerlendirildi.Arçelik’in Solar Off-Grid Performance buzdolabı TIME’ın “TIME En İyi Buluşlar 2025” listesinin Ev Teknolojileri kategorisinde ana listeye girerken, Isı Pompası Teknolojili Bulaşık Makinesi ise “En İyi Buluşlar 2025: Özel Seçkiler” (The Best Inventions of 2025: Special Mentions) listesinde aynı kategoride yer aldı. Arçelik’in 2025 yılı sürdürülebilirlik performansına ilişkin öne çıkan diğer veriler şöyle: Arçelik, 2025 yılında Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile 100 milyon Euro tutarındaki ilk sürdürülebilirlik bağlantılı kredi anlaşmasını imzaladı. Şirket, 2025 yılında dünya genelindeki yenileme (refurbishment) tesislerinde 148.862 ürünü yenileme sürecinden geçirerek yeniden kullanıma sundu.Arçelik’in geri dönüşüm tesislerinde 2014 yılından bu yana geri dönüştürülen atık elektrikli ve elektronik eşya miktarı ise 1,98 milyon adede ulaştı.Şirket, su verimliliği ve geri kazanım çalışmalarıyla 219.114 m³ su tasarrufu ve geri kazanımı sağladı. Malzeme azaltımı çalışmalarıyla 28.997 ton malzeme kullanımını önledi. Beyaz eşya ve küçük ev aletlerinde 31.665 ton geri dönüştürülmüş plastik kullandı. Enerji verimli ürünlerin şirket cirosundaki payı %48,3 olarak gerçekleşti. Çevresel yatırım ve harcamalar 3 milyar 467 milyon TL’ye ulaştı. Dijital dönüşüm projeleriyle 570,8 milyon TL tasarruf elde etti. Şirketin toplam satın alma hacmi 5 milyar Euro’yu aştı. Sürdürülebilirlik yaklaşımını tedarik zincirine de taşıyan Arçelik, 222 tedarikçisinden uzun vadeli çevresel hedef taahhüdü aldı.Şirket ayrıca tüketicilerin sürdürülebilir yaşama ilişkin değişen beklenti ve önceliklerini ortaya koymak amacıyla Akıllı Yaşam Endeksi (Smart Living Index)’ni yayımladı. Yıl boyunca 800’ün üzerinde ar-ge projesi yürüttü; Horizon Europe kapsamında 28 proje destekledi. Horizon Europe projelerinden 6,6 milyon Euro fon sağlandı. Kurumsal vatandaşlık faaliyetlerine 168 milyon 103 bin 24 TL kaynak ayırdı. Şirket, 500 Kadın Teknisyen projesi kapsamında 814 kadın teknisyene, Beko Kadının İşi, Gücü projesiyle 137 kadın bayiye ulaştı. Dijital Kanatlar projesi kapsamında 281 kız öğrenciye STEM eğitimi verdi. Food for Soul ve Massimo Bottura iş birliğiyle yürütülen Refettorio çalışmaları kapsamında şirket, 362 bin 714 ton gıdanın israf edilmesinin önlenmesine ve 105,01 milyon öğün sunulmasına katkı sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Maruderm GRI Uyumlu İlk Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Maruderm GRI Uyumlu İlk Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Bilimin rehberliğinde geliştirdiği sürdürülebilir güzellik anlayışını iş stratejisinin merkezine taşıyan Maruderm, Global Reporting Initiative (GRI) Standartları ile uyumlu olarak hazırladığı ilk 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanındaki performansını şeffaf bir şekilde ortaya koyarken; Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olmak üzere üç temel eksen üzerine inşa edilen 3M sürdürülebilirlik yaklaşımını da ilk kez kapsamlı şekilde açıklıyor. "Cildin senin hikâyen, gelecek hepimizin" yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdüren Maruderm, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil; ürün geliştirmeden tedarik zincirine, insan kaynağından yönetişim anlayışına kadar tüm süreçlerini şekillendiren stratejik bir yönetim modeli olarak konumlandırıyor. GRI Standartları doğrultusunda hazırlanan ve 1 Ocak-31 Aralık 2025 dönemini kapsayan rapor, şirketin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik uygulamalarını, toplumsal fayda çalışmalarını ve kurumsal yönetişim yaklaşımını uluslararası raporlama standartları çerçevesinde paydaşlarıyla buluşturuyor. Sürdürülebilirlik stratejisinin merkezinde 3M yaklaşımı yer alıyor Maruderm, sürdürülebilirlik stratejisini Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olmak üzere üç temel başlık altında yönetiyor. Maruderm Gezegeni; iklim değişikliğiyle mücadele, enerji ve kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir ambalaj uygulamaları ve biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmaları kapsıyor. Maruderm Topluluğu; çalışanlardan tedarikçilere, iş ortaklarından müşterilere kadar tüm paydaşlarla birlikte sosyal değer yaratmayı, fırsat eşitliğini güçlendirmeyi ve toplumsal fayda sağlamayı hedefliyor. Maruderm Güvencesi ise ürün güvenliği, içerik şeffaflığı, etik iş yapış biçimi ve güçlü yönetişim anlayışıyla tüketici güvenini güçlendiren uygulamaları bir araya getiriyor. Şirket, sürdürülebilirliği yalnızca belirli projelerle sınırlı bir yaklaşım yerine, değer zincirinin tamamına yayılan kurumsal bir dönüşüm modeli olarak ele alıyor. Karbon ayak izi ISO 14064-1 standardına göre hesaplandı İklim değişikliğiyle mücadeleyi öncelikli çalışma alanlarından biri olarak gören Maruderm, 2025 yılında kurumsal karbon ayak izini ISO 14064-1 Standardı kapsamında hesapladı. Kapsam 1, Kapsam 2 ve Kapsam 3 emisyonlarını analiz eden şirket, karbon emisyonlarını bundan sonraki süreçte her yıl düzenli olarak hesaplayacağını, elde edilen veriler doğrultusunda emisyon azaltım stratejilerini uygulayacağını ve çevresel performansını sürekli geliştireceğini açıkladı. Şirket ayrıca enerji verimliliğini artıran uygulamalar, lojistik optimizasyonu ve döngüsel ekonomi yaklaşımıyla kaynak kullanımını azaltmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Ambalaj dönüşümünde somut sonuçlar Raporda yer alan verilere göre Maruderm, "Az ama Öz" yaklaşımı doğrultusunda 15 farklı ürününde kutu ambalaj kullanımını kaldırarak kaynak tüketimini azaltan önemli adımlar attı. Bu uygulama sayesinde yaklaşık 108 ağacın korunmasına, 16 ton CO₂e sera gazı emisyonunun önlenmesine ve 6,4 ton ambalaj kullanımının azaltılmasına katkı sağlandı. Şirket ayrıca 2025 itibarıyla tüm ürün kutularında FSC sertifikalı kâğıt kullanımına geçerken, önümüzdeki dönemde kargo ambalajlarında da aynı dönüşümü tamamlamayı hedefliyor. Kadın liderliği sürdürülebilir büyümenin önemli bir parçası İnsan odaklı kurum kültürünü sürdürülebilirlik anlayışının temel bileşenlerinden biri olarak gören Maruderm'de çalışan ekibinin yüzde 66'sını kadınlar oluşturuyor. Şirket, kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsilini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürürken, 2030 yılına kadar kadın çalışan oranını daha da yükseltmeyi hedefliyor. Çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiren Maruderm, çalışan gelişimi, fırsat eşitliği ve iyi olma hâli uygulamalarını da sürdürülebilir büyümenin temel unsurları arasında görüyor. Sosyal etki odağında STK iş birlikleri güçlenecek Maruderm, sürdürülebilirlik stratejisinin sosyal boyutunda sivil toplum kuruluşlarıyla geliştirilecek iş birliklerine daha fazla odaklanmayı hedefliyor. Türk Kanser Derneği, Haytap ve İhtiyaç Haritası gibi kuruluşlarla yürüttüğü projeleri önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı planlayan şirket; kadınların güçlenmesi, cilt sağlığı farkındalığı, çevre bilinci, hayvan refahı ve yerel kalkınma alanlarında sosyal etki yaratan projeleri artırmayı amaçlıyor. Yeni dönemde STK iş birlikleriyle geliştirilecek projeler, Maruderm'in sürdürülebilirlik yol haritasının önemli yapı taşlarından biri olacak. "Sürdürülebilirliği büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz" Maruderm CEO'su ve Kurucusu Altuğ Aynur, raporla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Maruderm'i kurarken yalnızca etkili dermokozmetik ürünler geliştirmeyi değil, doğaya, insana ve geleceğe karşı sorumluluk alan bir marka oluşturmayı hedefledik. Bugün yayımladığımız GRI uyumlu ilk Sürdürülebilirlik Raporumuz, bu yaklaşımımızın en somut göstergelerinden biri. Sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine yerleştiriyor; çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki çalışmalarımızı Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olarak tanımladığımız 3M yaklaşımıyla yönetiyoruz. Bu kapsamda kurumsal karbon ayak izimizi ISO 14064-1 Standardı doğrultusunda hesapladık. Bundan sonraki dönemde karbon emisyonlarımızı her yıl düzenli olarak ölçerek emisyon azaltım stratejilerimizi kararlılıkla uygulayacağız. Aynı zamanda kadınların liderliğini destekleyen kapsayıcı kurum kültürümüzü güçlendirirken, sivil toplum kuruluşlarıyla kuracağımız iş birliklerini artırarak sosyal etkimizi daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Güzellik sektöründe sürdürülebilir dönüşümün önemli aktörlerinden biri olma hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." “Rapor önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi de ortaya koyuyor” Maruderm Kıdemli Sürdürülebilirlik Uzmanı Ece Nur Balcı ise rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Maruderm'de sürdürülebilirliği yalnızca çevresel uygulamalarla sınırlı değil, iş yapış biçimimizin tamamına yön veren bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. GRI Standartları doğrultusunda hazırladığımız ilk Sürdürülebilirlik Raporumuz, çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki performansımızı şeffaflıkla paylaşırken, önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi de ortaya koyuyor. 3M yaklaşımımız doğrultusunda karbon yönetiminden toplumsal etki çalışmalarına, ürün güvenliğinden kapsayıcı kurum kültürüne kadar tüm süreçlerimizi sürekli geliştirmeye ve paydaşlarımızla birlikte daha sürdürülebilir bir gelecek için değer üretmeye devam edeceğiz." İlk sürdürülebilirlik raporuyla birlikte Maruderm, uluslararası raporlama standartlarına uyumlu, şeffaf ve hesap verebilir sürdürülebilirlik yönetimini kurumsal yapısının önemli bir parçası haline getirirken; çevresel etkisini azaltan, toplumsal fayda üreten ve etik yönetişimi güçlendiren uygulamalarını önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaspersky, Çevresel Ve Sosyal Etkisini Güçlendirmeyi Sürdürüyor Haber

Kaspersky, Çevresel Ve Sosyal Etkisini Güçlendirmeyi Sürdürüyor

Kaspersky için dijital dünyada güven inşa etmek, sadece teknolojinin kendisine odaklanmanın ötesine geçmek anlamına geliyor. Bu vizyon; şirketin çözümlerini geliştiren ve destekleyen insan kaynağına yatırım yapmayı, şirketin çevresel ayak izini azaltmayı, ortaklarına ve paydaşlarına ise teknolojilerinin nasıl geliştirilip denetlendiği teknolojilerinin nasıl geliştirildiği ve denetlendiği konusunda ortakları ve paydaşlarına daha fazla şeffaflık sunmayı hedefliyor. 2024–2025 döneminde çalışan eğitimlerine 2,23 milyon dolar yatırım yapan Kaspersky'nin doğrudan sosyal sorumluluk ve yardım harcamaları 760 bin dolara ulaştı; şirketin Küresel Şeffaflık Girişimi (GTI) kapsamındaki yapılandırması ise dünya genelinde 13 Şeffaflık Merkezine ulaştı. Çalışanlara ve geleceğin yeteneklerine yatırım Her siber güvenlik teknolojisinin arkasında insan vardır: Her gün milyonlarca kullanıcıyı ve kuruluşu korumaya yardımcı olan araştırmacılar, mühendisler, analistler, eğitimciler ve ekipler... Son raporlama döneminde Kaspersky, bu güçlü insan kaynağını desteklemeyi kararlılıkla sürdürdü. Şirketin küresel çalışan sayısı, 2024 yılına kıyasla 2025'te %11,3'lük bir büyüme kaydederek yaklaşık 5.700'e ulaştı; küresel ölçekte ortalama maaşlar ise %7 oranında arttı. Aynı dönemde personel devir hızı %15'ten %10'a gerilerken, çalışanların %18'inin şirketteki çalışma süresinin 10 yılı aşması, rekabetin son derece yüksek olduğu teknoloji sektöründe uzun vadeli çalışan bağlılığının güçlü bir göstergesi. Raporlama döneminde uluslararası düzeyde birçok bölgede ekiplerini güçlendirmeye devam eden Kaspersky, b yerel uzmanlığını ve dünya genelinde siber dayanıklılığı destekleme kapasitesi pekiştirdi. En belirgin büyüme, işe alımların 2023 yılına kıyasla %60 oranında arttığı Asya-Pasifik bölgesinde kaydedildi. Latin Amerika ile Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgelerinde de ekiplerin genişletilmesi, şirketin bölgesel yetkinliklere yönelik yatırımlarının kesintisiz sürdüğünü ortaya koydu. Şirket, kapsayıcılığı ve fırsat eşitliğini hem kendi bünyesinde hem de daha geniş teknoloji ekosisteminde desteklemeye devam etti. Kadınlar bugün Kaspersky çalışanlarının %25'ini, yönetici pozisyonlarının ise %26'sını oluşturuyor. Kaspersky, şirket içindeki uygulamalarının yanı sıra Empower Women gibi girişimleri desteklemeyi sürdürürken, genç kızlar için siber güvenlik alanını daha erişilebilir, kapsayıcı ve cazip hale getirmeyi amaçlayan Future You in Tech programını da hayata geçirdi. Böylece sektörün gelecekte ihtiyaç duyacağı yetenek havuzunun genişletilmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Kaspersky'nin sosyal katkıları eğitim ve hayırseverlik alanlarında da devam etti. Raporlama döneminde şirket, doğrudan hayırseverlik faaliyetlerine 760 bin dolar ayırırken, sivil toplum kuruluşlarına 13.500 siber güvenlik lisansı bağışladı. Bu rakam, önceki raporlama döneminde sağlanan 5 binden fazla lisansa kıyasla yaklaşık 2,7 katlık bir artışa işaret ediyor. Eğitim, şirketin uzun vadeli dayanıklılık oluşturma stratejisinin temel unsurlarından biri olmayı sürdürdü. Kaspersky Academy, bugün 42 ülkede yaklaşık 200 üniversiteyle iş birliği yürütüyor. İki yıllık dönemde yaklaşık 50 yeni üniversite, Kaspersky Academy Alliance programına katılarak 2023'teki toplam sayının iki katından fazla büyüme sağladı. Üniversitelere yönelik özel bir iş birliği programı olan Kaspersky Academy Alliance, kurumların Kaspersky'nin bilgi birikimini ve güncel siber güvenlik uzmanlığını eğitim süreçlerine entegre etmelerine destek oluyor. Kaspersky, akademik kurumlarla yaptığı iş birlikleri sayesinde siber güvenlik sektörü için daha güçlü ve donanımlı bir yetenek havuzunun oluşmasına katkı sağlıyor. Çevresel sürdürülebilirlik için yatırımlar Kaspersky’nin çevre ajandası, siber güvenliğin dolaylı çevresel faydasını gözetmeye ve şirketin kendi operasyonel ayak izini azaltmaya odaklanıyor. Raporlama döneminde çevre odaklı girişimlere yaklaşık 43 bin olar yatırım yapan şirket, 420 kg elektronik ekipmanı geri dönüştürdü ve üç tondan fazla eşyayı bağışladı ya da çevreye duyarlı bir şekilde bertaraf etti. Ayrıca Kaspersky, bu süreçte çevresel mevzuata uyumsuzluktan kaynaklanan herhangi bir ceza veya yaptırımla karşılaşmadı. Kaspersky teknolojileri, gizli dijital atıkların azaltılmasına da katkı sağlıyor. Bunun en somut örneklerinden biri, kurbanların cihazlarını ve altyapılarını gizlice kullanarak kripto para madenciliği yapan zararlı yazılımlara karşı koruma sağlayan çözümlerdir. Kaspersky çözümleri, bu yasa dışı madencilik faaliyetlerini tespit edip engelleyerek yetkisiz enerji tüketiminin önüne geçiyor ve şirketin tahminlerine göre yıllık CO₂ eşdeğeri (CO₂-eq) emisyonunu 3.000 tona kadar azaltıyor. Bağımsız denetim ve şeffaflık ön planda Kaspersky’nin Küresel Şeffaflık Girişimi (GTI); İstanbul, Bogota ve Seul’deki yeni merkezlerin de eklenmesiyle dünya genelinde 13 Şeffaflık Merkezine ulaştı. Girişimin hayata geçirilmesinden bu yana GTI'a 9,4 milyon dolardan fazla yatırım yapan Kaspersky, Şeffaflık Merkezlerinde bugüne kadar 67 ziyaret ve 7 ürün incelemesi gerçekleştirdi. Güvenilir iş ortaklarının şirketin kaynak kodlarını, yazılım güncellemelerini ve tehdit tespit kurallarını incelemesine olanak tanıyan bu merkezler, Kaspersky teknolojilerinin bütünlüğü ve güvenilirliği konusunda ek bir güvence sunulmasına yardımcı oluyor. Bağımsız denetimler ve dış doğrulama süreçleri, şirketin şeffaflık yaklaşımının bir diğer kritik unsuru olmayı sürdürdü. Raporlama döneminde Kaspersky, SOC 2 ve ISO 27001 olmak üzere iki bağımsız yıllık denetimi başarıyla tamamladı. Ayrıca şirketin Bug Bounty (Hata Ödül Programı) programı kapsamında, onaylanan 18 zafiyet bildirimi için 15 bin doların üzerinde ödül dağıtıldı. Bu önlemler, şirket içi hesap verebilirliği bağımsız denetimler ve sorumlu zafiyet bildirimi süreçleriyle birleştirerek güven ortamını pekiştiriyor. Kaspersky ESG ve Sürdürülebilirlik Başkanı Maria Losyukova konuyla ilgili şunları söyledi: "Sürdürülebilirlik sadece bertaraf ettiğimiz tehditlerle ilgili değildir; nasıl bir şirket olmayı seçtiğimizle de ilgilidir. Bu dönemde bir yandan ekibimizi büyütürken bir yandan da personel devir hızımızı düşürdük, sosyal sorumluluk ve eğitim programlarımızı genişlettik, çevresel ayak izimizi hafiflettik ve süreçlerimizi dış denetimlere daha da açık hale getirdik. Bizim için insana ve topluma yatırım yapmak, şeffaf bir operasyon yürütmek, dijital dünyada güven inşa etmenin ayrılmaz bir parçasıdır.", Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schneider Electric, 2026 Gartner® Supply Chain Top 25 sıralamasında üst üste dördüncü kez birinci oldu Haber

Schneider Electric, 2026 Gartner® Supply Chain Top 25 sıralamasında üst üste dördüncü kez birinci oldu

Schneider Electric, geçtiğimiz yıl boyunca tedarik zincirini üç temel öncelik etrafında güçlendirmeye devam etti: insan, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik. Şirket, uçtan uca dijital yetkinliklerini ve yapay zekâ destekli karar alma süreçlerini ölçeklendirerek dönüşümünü ileri taşıdı; küresel ağı genelinde görünürlüğü, güvenilirliği ve operasyonel performansı artırdı. Aynı dönemde, büyüyen iş hacmini destekleyebilecek, amaç odaklı ve geleceğe hazır bir iş gücü oluşturmaya yatırım yaptı. Sürdürülebilirlik ise iş değeri yaratan stratejik bir unsur olarak şirketin yaklaşımına tamamen entegre edildi; verimliliği ve dayanıklılığı artırarak müşteriler için uzun vadeli değer yarattı ve şirketin geniş ölçekte etkili, sürdürülebilir inovasyon sunma taahhüdünü pekiştirdi. Schneider Electric Tedarik Zinciri Başkanı Mourad Tamoud, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: "Zorluklar ve aksaklıklarla dolu bir yılı daha geride bırakmamıza rağmen Gartner Supply Chain Top 25 sıralamasında üst üste dördüncü kez yer aldık. Her yıl kendi koşullarını beraberinde getiriyor ve bu koşullar, tedarik zincirimizi müşterilerimiz ve iş ortaklarımız için daha iyisini hedeflemeye, yenilik yapmaya ve dönüşmeye zorluyor. İşimizin önemli bir ivme kazandığı bu dönemde insan, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik önceliklerine odaklanmayı sürdürdük. Bu çabaların takdir görmesinden büyük onur duyuyoruz." Gartner Supply Chain Top 25* sıralaması iki temel unsura dayanıyor: iş performansı ve sektör görüşü. İş performansı; kamuya açık finansal veriler ile çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) verileri kullanılarak değerlendiriliyor ve şirketlerin son üç yıldaki performansına ışık tutuyor. Sektör görüşü bileşeni ise sektör profesyonellerinin ve Gartner uzmanlarının değerlendirmelerini yansıtarak şirketlerin gelecekteki potansiyelini ve tedarik zinciri ekosistemi içindeki liderliğini ortaya koyuyor. Bu iki unsur bir araya getirilerek tek bir bileşik puan oluşturuluyor. Impact Supply Chain Programı Impact Supply Chain programının son aşamasına giren Schneider Electric, bu dönemde insan yetkinliklerini daha da güçlendirmeye, dijital çözümler ile yapay zekânın benimsenmesini hızlandırmaya ve sadeleştirilmiş, bağlantılı, bölgesel açıdan dengeli operasyonlar yoluyla daha yüksek verimlilik, dayanıklılık ve müşteri değeri yaratmaya odaklanıyor. Şirket, bu adımlarla tedarik zinciri dönüşümünü daha geniş ölçekte yaygınlaştırmayı hedefliyor. Program dört stratejik odak üzerine kuruluyor: İnsan: Schneider Electric’in tedarik zinciri çalışanlarına her gün yenilik yapma ve müşteriler için olumlu etki yaratma gücü kazandırmak.Gezegen: Schneider Electric’in sürdürülebilirlik taahhütlerini destekleyen, sorumlu ve net sıfıra hazır bir tedarik zincirini geliştirmek.Müşteriler: Güçlü ve çevik bir tedarik zinciriyle sektör lideri kalite ve güvenilirlik sunmak.Performans: İleri teknolojiler, sadeleştirilmiş süreçler, bölgeselleştirilmiş ekosistemler ve iş birliğine dayalı tasarım yoluyla operasyonel mükemmelliği güçlendirmek. *GARTNER, Gartner, Inc. ve/veya bağlı kuruluşlarının ABD'de ve uluslararası alanda tescilli ticari markası ve hizmet markasıdır; burada izinle kullanılmaktadır. Tüm hakları saklıdır. Gartner, The Gartner Supply Chain Top 25, 19 Mart 2025, https://www.gartner.com/en/supply-chain/research/supply-chain-top-25 Gartner, araştırma yayınlarında yer alan hiçbir tedarikçiyi, ürünü veya hizmeti onaylamaz ya da tavsiye etmez ve teknoloji kullanıcılarına yalnızca en yüksek puanı veya benzeri bir derecelendirmeyi alan tedarikçileri seçmelerini önermez. Gartner araştırma yayınları, Gartner araştırma organizasyonunun görüşlerinden oluşur ve olgusal beyanlar olarak yorumlanmamalıdır. Gartner, ticarete elverişlilik ya da belirli bir amaca uygunluk garantileri de dâhil olmak üzere bu araştırmaya ilişkin açık veya zımni tüm garantileri reddeder. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimko Sürdürülebilir Yatırımlar İçin Uluslararası Kalkınma Finansmanı Devleriyle Güçlerini Birleştirdi Haber

Çimko Sürdürülebilir Yatırımlar İçin Uluslararası Kalkınma Finansmanı Devleriyle Güçlerini Birleştirdi

Sanko Holding’in çimento ve hazır beton sektöründeki lider şirketi Çimko, sürdürülebilirlik vizyonunu küresel ölçekte tescillemeye devam ediyor. Şirket, uluslararası sermaye piyasalarında gerçekleştirdiği başarılı tahvil ihraçlarının ardından, Almanya merkezli kalkınma finansmanı kuruluşu DEG ve Fransa Kalkınma Ajansı’nın (AFD) iştiraki olan Fransız kalkınma finansmanı kuruluşu Proparco ile stratejik bir iş birliği protokolüne imza attı. Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, DEG CEO’su Roland Siller ve Proparco Üretim, Tarım ve Hizmet Sektörleri Küresel Başkanı Reza Hassam Daya’nın katılımıyla düzenlenen törenle resmiyet kazanan bu anlaşma, Çimko’nun küresel piyasalardaki finansal disiplininin ve sürdürülebilir büyüme stratejisinin yeni bir kilometre taşını oluşturuyor. Uluslararası Piyasalarda Güven ve Ödüllü Finansman Başarısı Daha önce gerçekleştirdiği 300 milyon ABD doları tutarındaki ilk tahvil ihracıyla finans dünyasının saygın organizasyonlarından “Global Banking & Markets Awards: CEE, Central Asia & Türkiye 2025” kapsamında “Yılın En Başarılı Yüksek Getirili Tahvil İhracı” ödülüne layık görülen Çimko, küresel finans çevrelerinin odağında yer almayı sürdürüyor. Bu başarının ardından gerçekleştirilen ilave ihraçlarla birlikte 2030 vadeli tahvilinin toplam nominal tutarını 389,9 milyon ABD dolarına yükselten şirket, uluslararası standartlardaki kurumsal yönetim kalitesini bir kez daha kanıtlamış oldu. DEG ve Proparco tarafından satın alınan ilave tahvillerle sağlanan güçlü kaynak, şirketin yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik yatırımlarına doğrudan katkı sağlayacak. Sürdürülebilir Geleceğe ve Yurt Dışı Yatırımlarına Küresel Fon Stratejik iş birliği kapsamında elde edilen finansman, Çimko’nun düşük karbonlu ekonomi geçiş planlarını ve çevre dostu teknoloji yatırımlarını desteklemek amacıyla kullanılırken, Çimko, söz konusu finansman ile karbon azaltım stratejileri, ön kalsinasyon yatırımları, enerji verimliliğinin artırılması ve emisyonların minimize edilmesi gibi kritik sürdürülebilirlik projelerine hız verecek. Bu hamle, Çimko'nun küresel standartlarda üretim yapma kabiliyetini artırırken, uluslararası pazarlardaki rekabetçi gücünü ve yurt dışı yatırım fırsatlarına olan açık duruşunu da pekiştirecek. Anlaşmanın önemine ve Çimko’nun gelecek vizyonuna değinen Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, iş birliğine dair şunları söyledi: "Çimko olarak, uluslararası sermaye piyasalarında elde ettiğimiz başarıları, küresel finansın saygın kuruluşları olan DEG ve Proparco ile imzaladığımız bu stratejik iş birliği anlaşmasıyla bir adım daha ileriye taşımanın gururunu yaşıyoruz. Tahvil ihraçlarımıza gösterilen bu küresel ilgi, şirketimizin finansal disiplinine, kurumsal yönetim standartlarına ve en önemlisi sürdürülebilir büyüme stratejimize duyulan güveni gösteriyor. Sürdürülebilirliği bir iş modeli olarak benimsiyor, bu doğrultuda karbon azaltımı ve enerji verimliliği yatırımlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. DEG ve Proparco ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, sadece çevre dostu projelerimize güçlü bir kaynak yaratmakla kalmayacak, aynı zamanda uluslararası yatırımcı tabanımızı çeşitlendirerek küresel pazarlardaki varlığımızı daha da derinleştirecektir. Çimko olarak, küresel finansal ekosistemle kurduğumuz bu güçlü bağlar sayesinde, yurt dışı yatırımlarına ve küresel ölçekteki yeni büyüme fırsatlarına her zaman açık bir vizyonla ilerlemeyi sürdüreceğiz." DEG CEO'su Roland Siller konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “DEG olarak, Çimko’nun ESG ve düşük karbonlu sürdürülebilirlik yolculuğunu destekleme konusunda stratejik bir ortak olarak hareket etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bu işlemle, sadece sermaye sağlamanın çok ötesine geçen kararlılığımızı bir kez daha teyit ederken; Çimko’nun karbon azaltım yol haritasının uygulanmasını, raporlama ve yönetişim standartlarının güçlendirilmesini destekliyoruz. Özel sektörün deneyimli bir iş ortağı olarak, bu iş birliği sürdürülebilir iş modellerinin yatırım yapılabilirliğine yönelik güçlü bir mesaj niteliği taşımaktadır.” Proparco Üretim, Tarım ve Hizmet Sektörleri Küresel Başkanı Reza Hassam Daya şunları kaydetti: “Ortağımız DEG ile birlikte, Çimko’ya yönelik bu stratejik yatırım aracılığıyla Sanko Grubu ile olan ortaklığımızı güçlendirmekten memnuniyet duyuyoruz. Çimento gibi karbon azaltım dönüşümünde kritik öneme sahip sektörlerin karbonsuzlaştırma sürecini desteklemek, ekonomik büyümeyi sürdürürken iklim hedefleriyle uyumlu dönüşümü mümkün kılmak Proparco’nun öncelikleri arasında yer almaktadır. Endüstriyel liderliği sürdürülebilirlik konusundaki güçlü bağlılığıyla birleştiren bir grubu desteklemekten gurur duyuyor; iklim, toplum ve Türkiye ekonomisi için pozitif değer yaratmak adına Sanko Grubu ile iş birliğimizin devamını diliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TFI TAB Gıda Yatırımları İkinci Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

TFI TAB Gıda Yatırımları İkinci Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Türkiye’nin lider hızlı servis restoran operatörlerinden TFI TAB Gıda Yatırımları, ikinci Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Raporda, 2024-2025 döneminde çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY/ESG) alanlarında gerçekleştirilen çalışmalar ile grup şirketlerinin sürdürülebilirlik performansı ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımı paylaşıldı. TFI'ın sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda hazırlanan rapor; Gıda, Gezegen ve İnsan odak alanları kapsamında belirlenen öncelikleri, hedefleri ve performans sonuçlarını ortaya koyarken, grup şirketlerinin sürdürülebilirlik alanındaki uygulamalarına ve dönüşüm yolculuğunda attığı adımlara da yer veriyor. GRI (Global Reporting Initiative) standartları doğrultusunda hazırlanan rapor; iklim değişikliğiyle mücadeleden döngüsel ekonomi uygulamalarına, sürdürülebilir tarımdan gıda güvenliğine, dijital dönüşümden kadının güçlenmesine kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmaları ve elde edilen sonuçları ortaya koyuyor. TFI TAB Gıda Yatırımları Sürdürülebilirlik Direktörü Tülay Özel, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel etkilerimizi yönetmekle sınırlı bir sorumluluk alanı olarak değil, uzun vadeli değer yaratma anlayışımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Üretimden tedarike, lojistikten restoran operasyonlarına kadar uzanan dikey entegre iş modelimiz sayesinde sürdürülebilirlik yaklaşımımızı değer zincirimizin tamamına yayabiliyor, attığımız her adımın etkisini bütünsel bir bakış açısıyla yönetebiliyoruz. Güvenilir gıda üretimi, izlenebilir ve sorumlu tedarik zinciri, kaynak verimliliği, çalışanlarımızın gelişimi, kapsayıcı çalışma kültürü ve teknoloji destekli operasyonel mükemmeliyet anlayışı sürdürülebilir büyüme stratejimizin temel yapı taşlarını oluşturuyor. Bu rapor, yalnızca performans göstergelerimizi ortaya koyan bir çalışma değil; aynı zamanda geleceğe ilişkin sorumluluklarımızı, önceliklerimizi ve dönüşüm yolculuğumuzu yansıtan önemli bir yol haritası niteliği taşıyor. İklim değişikliğiyle mücadeleden yenilenebilir enerji yatırımlarına, dijital dönüşüm uygulamalarından kadının güçlenmesine, sürdürülebilir tarımdan çalışan deneyimine kadar birçok alanda somut ilerlemeler kaydetmiş olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de paydaşlarımız için ekonomik, çevresel ve sosyal değer yaratmaya; faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda daha dirençli, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeye kararlılıkla devam edeceğiz." Değer zinciri boyunca güven, kalite ve müşteri odaklı yaklaşım güçlendirildi Üretimden lojistiğe, restorandan tüketiciye uzanan entegre değer zinciri boyunca gıda güvenliği, kalite, izlenebilirlik ve şeffaflığı odağına alan TFI, güvenilir gıda tedarikini destekleyen uygulamalarını uluslararası standartlarla güçlendirirken, sürdürülebilir tedarik anlayışıyla tüketici güvenini artırmayı sürdürdü. • Tedarik zincirinin %94-98’i yerel tedarikçilerden oluştu. • Kahve tedariğinin %100’ü Rainforest Alliance sertifikalı kaynaklardan sağlandı. • RSPO sertifikalı palm yağı kullanımı %33 artarak %38,3’e yükseldi. • Atakey Patates ve AtaSancak, Farm Sustainability Assessment (FSA) değerlendirmesinde "Gold" seviyesini korudu. • TFI Grubu, amfori’ye üye olan Türkiye’deki ilk yerli gıda şirketi oldu. • Ekur Et, Atakey Patates, AtaSancak, Ekmek Unlu Gıda, Fasdat Sebze ve Fasdat Gıda, BRCGS Grade A ve üzeri puanlar alarak gıda güvenliği ve kalite standartlarındaki güçlü performanslarını sürdürdü. • NSF International tarafından gerçekleştirilen denetimlerde Fasdat Sebze %98,2, Ekur Et %99,3, Atakey Patates %99,2, Ekmek Unlu Gıda %100 ve Fasdat Gıda %100 puan aldı. • Aynı dönemde müşteri memnuniyet oranı Ekur Et'te %96'ya, TAB Gıda'da %97'ye, Ekmek Unlu Gıda ve AtaSancak'ta %98'e ulaşırken, Atakey Patates müşteri memnuniyetinde %100 seviyesine ulaştı. İklim ve çevre alanında somut dönüşüm adımları TFI ve grup şirketleri, iklim değişikliğiyle mücadele, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı ve döngüsel ekonomi uygulamaları kapsamında hayata geçirdiği çalışmalarla çevresel etkilerini azaltmayı sürdürüyor. 2024-2025 döneminde emisyon yönetiminden yenilenebilir enerji yatırımlarına, atık yönetiminden kaynak verimliliğine kadar birçok alanda önemli ilerlemeler kaydedildi. • Atakey Patates’in Science Based Targets initiative (SBTi) hedefleri onaylandı; Paris Anlaşması ile uyumlu bilim temelli emisyon azaltım hedefleri belirlendi. • TAB Gıda’da restoran başına elektrik tüketimi 2023 yılına göre %11 azaldı. • TAB Gıda, elektrik tüketiminin %42’sini YEK-G kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayarak 29.047 tCO₂e emisyonu dengeledi. • Atakey Patates, elektrik tüketiminin %100’ünü YEK-G ile yenilenebilir kaynaklardan sağladı. • Fasdat Gıda’da devreye alınan güneş enerjisi sistemleriyle 1,19 MW kurulu güce ulaşılırken, tesislerin elektrik ihtiyacının yaklaşık %30’u yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılandı. • Fasdat Sebze’de gerçekleştirilen 495 kW güneş enerjisi yatırımı ile tesis elektrik ihtiyacının yaklaşık %20’si yenilenebilir kaynaklardan karşılandı. • TAB Gıda’da Sıfır Atık Belgeli restoran sayısı bir önceki yıla göre %26 artarak 187’ye yükseldi. • Atakey Patates’te oluşan atıkların %93,8’i geri dönüşüme kazandırıldı. Çalışan gelişimi ve kapsayıcı iş kültürüne yatırım yapmaya devam etti TFI ve grup şirketleri, sürdürülebilir büyümenin temelinde insan kaynağının yer aldığı anlayışıyla çalışan gelişimi, fırsat eşitliği ve çalışan deneyimine yönelik uygulamalarını sürdürdü. Bu kapsamda 2024-2025 döneminde de eğitimden liderlik gelişimine, kadın istihdamından çalışan bağlılığı uygulamalarına kadar birçok alanda yürütülen çalışmalarla daha kapsayıcı ve gelişim odaklı bir çalışma ortamı oluşturuldu. • Toplam 20.115 çalışana yaklaşık 3,4 milyon saat eğitim verildi; çalışan başına ortalama eğitim süresi 167 saate ulaştı. • TFI Great Place to Work skoru bir önceki yıla göre %11,6 artış gösterdi. • TFI genelinde kadın çalışan oranı %63’e, kadın yönetici oranı ise %60’a ulaştı. • Fasdat Gıda’da kadın çalışan oranı %18’den %28’e yükseltildi. İnovasyon ve dijital dönüşüm operasyonel verimliliği güçlendirdi 2024-2025 döneminde TFI ve grup şirketleri, dijitalleşme, otomasyon ve veri odaklı yönetim uygulamalarıyla operasyonel verimliliği artırmaya ve müşteri deneyimini geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdürdü. Teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanılarak iş süreçlerinin daha etkin yönetilmesi, operasyonel risklerin azaltılması ve tüketici beklentilerine daha hızlı yanıt verilmesi hedeflendi. Bu kapsamda: • Robotik Süreç Otomasyonu (RPA) çalışmaları kapsamında, 2025 yılında TFI ve grup şirketlerinde UiPath altyapısıyla 15 iş süreci otomasyona alınarak operasyonel verimlilik artırıldı, manuel iş yükü ve operasyonel riskler azaltıldı. • Daha sürdürülebilir ürün alternatiflerini tüketicilerle buluşturma hedefi doğrultusunda Burger King®'in et içermeyen Plant Based Whopper ürünü mağazalarda ve dijital kanallarda yaygınlaştırıldı. • E-ticaret ve dijital satış kanallarında müşteri deneyimine yönelik gerçekleştirilen iyileştirmeler sayesinde 2025 yılında restoran başına sipariş iptal oranı %25,8 azaltıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayer Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Senem Görel Oldu Haber

Bayer Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Senem Görel Oldu

Kurumsal ilişkiler, kamu politikaları ve paydaş katılımı ile çevre, sosyal ve yönetişim uygulamaları alanında (ESG) güçlü bir deneyime sahip olan Senem Görel, 1 Haziran tarihi itibarıyla Bayer Türkiye’ye Kurumsal İlişkiler Direktörü olarak katıldı. Görel; Bayer Türkiye’nin kurumsal ilişkiler, kamu politikaları ve paydaş katılımı süreçlerinin yönetim stratejilerine yön verecek. Kariyeri boyunca Opella, Vodafone ve Coca-Cola gibi küresel şirketlerde üst düzey liderlik pozisyonlarında bulunan Görel, son olarak Opella bünyesinde Afrika, Orta Doğu ve Türkiye Bölgesi Kamu ve Kurumsal İşler Lideri olarak görev yaptı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü mezunu olan Senem Görel’in, yine aynı üniversiteden Endüstri Mühendisliği alanında yüksek lisans derecesi bulunuyor. Bayer Hakkında Bayer, sağlık ve beslenme ile ilgili yaşam bilimleri alanlarında uzmanlaşmış küresel bir şirkettir. "Herkes için Sağlık, Sıfır Açlık" misyonu doğrultusunda, artan ve yaşlanan küresel nüfus nedeniyle çağımızın önemli sorunlarına ürün ve hizmetleriyle çözüm sunmaya katkıda bulunarak insanlara ve yaşadığımız gezegene destek olmayı amaçlamaktadır. Sürdürülebilir kalkınma ilkelerine bağlı olan şirket, faaliyet gösterdiği alanlarda olumlu etki yaratma konusunda kararlıdır. Bayer Grup, aynı zamanda inovasyon ve büyüme yoluyla değer yaratmayı ve kâr etme gücünü artırmayı hedeflemektedir. Bayer markası tüm dünyada güveni, kaliteyi ve güvenilirliği temsil etmektedir. 2025 mali yılı itibarıyla yaklaşık 88 bin çalışana ve 45,6 milyar Avro satış cirosuna sahip olan Bayer’in Ar-Ge harcaması ise 5,8 milyar Avro düzeyindedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Gençlere Sürdürülebilir Finans Eğitimi ve Staj İmkanı Haber

 Gençlere Sürdürülebilir Finans Eğitimi ve Staj İmkanı

İklim riskleri, dönüşen regülasyonlar ve sürdürülebilir finans alanında artan yetkinlik ihtiyacı doğrultusunda tasarlanan program, gençlerin sürdürülebilirlik perspektifini bankacılık uygulamalarıyla birlikte değerlendirmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Program aynı zamanda finans sektörünün düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde ihtiyaç duyduğu yeni nesil yetkinliklerin gelişimini destekliyor. “SEGM & QNB Sürdürülebilir Finans Staj Programı” genç yetenekleri sürdürülebilir finansın geleceğine hazırlıyor. Program, altı haftalık hibrit bir gelişim sürecinden oluşuyor: İlk iki haftada katılımcılar, SEGM Akademi tarafından gerçekleştirilen çevrimiçi eğitimlere dahil olarak sürdürülebilir finansın temel dinamikleriyle tanışıyor. Eğitim içerikleri kapsamında ESG yaklaşımları, yeşil finansman araçları, etki yatırımları, karbon piyasaları, sürdürülebilir bankacılık uygulamaları ve raporlama standartları gibi başlıklar ele alınıyor. Programın uygulamalı aşamasını oluşturan sonraki dört haftada ise öğrenciler: QNB Türkiye bünyesinde bankanın çeşitli bölümlerinde sürdürülebilir finans alanında çalışma fırsatı elde ediyor. Katılımcılar bu süreçte etki ölçümü, müşteri sürdürülebilirlik değerlendirmeleri ve proje destek çalışmaları gibi alanlarda deneyim kazanarak teorik bilgilerini saha pratiğiyle pekiştiriyor. Eğitim ve staj süreci, İktisadi ve İdari Bilimler, Finans ve Bankacılık, Mühendislik, Çevre Bilimleri, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinde öğrenim gören 3. ve 4. sınıf üniversite öğrencilerine açık olarak yürütülüyor. Katılımcılar, program sonunda “Sürdürülebilir Finans- SEGM Sertifikası” almaya hak kazanırken, en başarılı 3 öğrenci için mezuniyet sonrası kariyer fırsatları da sunuluyor. QNB Türkiye, sürdürülebilir finans yaklaşımını yalnızca finansal performans odağında değil; uzun vadeli değer yaratımı, risk yönetimi, çevresel ve sosyal etki perspektifinde ele alıyor. Banka, gençlerin bu dönüşümün aktif bir parçası olmasını stratejik öncelikleri arasında konumlandırıyor. Program kapsamında verilen eğitimler ile katılımcıların; sürdürülebilir finans araçlarını tanımlayabilmesi, ESG faktörlerinin yatırım ve kredi süreçlerine etkisini analiz edebilmesi, sürdürülebilirlik raporlaması ve uluslararası çerçeveler konusunda bilgi sahibi olması amaçlanıyor. Eğitim içerikleri arasında uluslararası sürdürülebilirlik raporlama standartları, iklim hedefleri, iklim risklerinin finansal etkileri, iş hayatında kadınların güçlendirilmesi gibi pek çok farklı konu başlıkları yer alıyor. Program, gençlerin sürdürülebilir finans alanındaki bakış açılarını sektörle buluşturarak bilgi paylaşımını ve çok paydaşlı iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Sürdürülebilir finans alanında yaşanan dönüşüm, finans sektöründe yeni nesil yetkinliklere olan ihtiyacı her geçen gün artırıyor. Gençlerin bu dönüşümün bir parçası olması ve sürdürülebilir bankacılığın geleceğine yön verecek bilgi ve deneyimi kazanması QNB Türkiye için büyük önem taşıyor. SEGM iş birliğiyle hayata geçirilen bu programın, genç yeteneklerin gelişimine katkı sağlaması hedefleniyor. Program sonunda katılımcılar, uygulamalı öğrenme deneyimlerini SEGM “Ortak Miras – Ortak Gelecek” Buluşması’nda sektör profesyonelleriyle paylaşma imkânı da bulacaklar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.