Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eşit Ücret

Kapsül Haber Ajansı - Eşit Ücret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eşit Ücret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yıldız Holding, Fırsat Eşitliği ile Büyüyor Haber

Yıldız Holding, Fırsat Eşitliği ile Büyüyor

Yıldız Holding Kadın Platformu ev sahipliğinde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Çamlıca Kampüsü’nde düzenlenen buluşmada Holding’in fırsat eşitliği odaklı performansı ve bu yönde attığı somut adımlar paylaşıldı. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü toplantının açılışında yaptığı konuşmada, “Biz Yıldız Holding’de, çalışma arkadaşlarımızdan tedarikçilerimize, girişimcilerden çiftçilere uzanan çok geniş bir ekosisteme dokunan bir grubuz. Bu yapının sürdürülebilir, güçlü ve sağlıklı kalabilmesinin ancak herkes için adil fırsatlar sunmakla mümkün olduğuna inanıyoruz. Tam da bu sebeple Yıldız Holding’de fırsat eşitliği, yan yana durduğumuz bir kavram değil; birlikte yürüdüğümüz bir yol arkadaşımız” dedi. Yıldız Holding, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Çamlıca Kampüsü’nde düzenlediği etkinlikte, fırsat eşitliği odaklı çalışmalarını ve sosyal etki çalışmalarına dair somut adımları paylaştı. Yıldız Holding Kadın Platformu’nun fırsat eşitliğini yalnızca kurum içinde değil, tüm değer zinciri boyunca yaygınlaştırma yaklaşımıyla Çamlıca Kampüsü’nde gerçekleşen buluşmanın açılışını Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü gerçekleştirdi. Fırsat Eşitliği: Niyet değil, ölçülebilir sonuçları olan kurumsal bir gerçeklik Fırsat eşitliğinin Yıldız Holding için bir “niyet” değil, ölçülebilir sonuçları olan bir kurumsal gerçeklik olduğunun altını çizen Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü şöyle devam etti: “Yıldız Holding’de yaptığımız her işin merkezinde, 82 yıl önce temelleri atılan “Mutlu Et, Mutlu Ol” yaklaşımımız var. Ürettiğimiz her ürünü, kurduğumuz her iş modelini, attığımız her stratejik adımı, insanlara ve hayata değer katmak için atıyoruz. Bugün fırsat eşitliği alanında yaptığımız çalışmalar da bu yaklaşımın en somut yansımalarından biri. Çalışma arkadaşlarımızdan tedarikçilerimize, girişimcilerden çiftçilere uzanan geniş bir ekosisteme dokunuyoruz. Bu büyük değer zincirinin sürdürülebilir ve güçlü kalabilmesinin ancak herkes için adil fırsatlar sunmakla mümkün olduğuna inanıyoruz. Yetenekler, hayaller ve potansiyel aslında her yerde var. Önemli olan, bunların önündeki engelleri kaldıracak cesareti gösterebilmek ve o potansiyeli açığa çıkaracak ortamı oluşturabilmek. Yıldız Holding Kadın Platformu tam da bu bakış açısıyla yola çıktı. 2021’de kurulan bu platform, bugün artık sadece bir iç inisiyatif değil; söylemden iş ortamına ve tüm değer zincirimize uzanan, güçlü ve etkisi kanıtlanmış bir dönüşüm programı. Platformun çalışmalarını ve hayata geçirdiği projeleri ekosistemimizde kalıcı etki yaratacak stratejik bir katkı olarak görüyor, çok önemsiyor ve destekliyoruz.” “Bu beş yıllık yolculuğa baktığımızda, karşımıza çıkan tablo bizim için hem gurur hem de sorumluluk kaynağı” diyen Mehmet Tütüncü, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadın çalışan oranımızı %30’lu seviyelerden 2025 yılında %52’ye taşıdık. Yine 2025 yılında; terfi alan çalışanlarımız içinde kadınların oranı %65’e yükseldi. Fabrika ve mağazalarımızda görev yapan kadın çalışma arkadaşlarımızın oranı %54’e ulaştı. Ofis ve idari kadrolarımızda görev alan kadın çalışma arkadaşlarımızın oranı %37 seviyesinde. Yıl içinde yeni işe alınan çalışanlarda kadın oranımız %62. Halka açık şirketlerimizin yönetim kurullarının %24’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu tablo fırsat eşitliğinin, Yıldız Holding’de artık sadece bir niyet değil, ölçülebilir sonuçları olan, kurumsal bir gerçeklik olduğunu gösteriyor.” Etkinlik, Yıldız Holding Kamu İlişkileri Genel Müdürü ve Kadın Platformu Elçisi Begüm Mutuş’un platformun çalışmalarını anlattığı sunumu ile devam etti. Mutuş konuşmasında şunları söyledi: “Kadın Platformu, 2021 yılında fırsat eşitliği ve kapsayıcılığı grup genelinde ortak bir kültür haline getirmek amacıyla kuruldu. 5 yıl önce bir imza ile başladık; bugün ise dünyada örnek gösterilen, etkisi global bir platform. 2026 vizyonumuz; fırsat eşitliğini, kapsayıcılığı ve sürdürülebilir refahı yalnızca kurum içinde değil, çalışanlarımız ve tüm paydaşlarımızla birlikte değer zinciri boyunca güçlendirerek sektörde öncü konumumuzu korumak ve toplumsal dönüşüme katkı sağlamayı sürdürmek. Bu fırsat eşitliği temelli yaklaşımın nesiller boyu sürdürülebilir olmasını hedefliyoruz.” Etkinlik kapsamında “Ekosistemi Fırsat Eşitliği ile Güçlendirmek” paneli de düzenlendi. Panelde, Yıldız Holding Perakende Grubu Kalite ve Ürün Güvenliği Direktörü Alev Yaman, pladis Birleşik Krallık ve İrlanda CMO’su Aslı Özen Turhan, Yıldız Holding Kurumsal Strateji ve M&A Başkanı Fezal Okur Eskil, Besler CMO’su Gülizar Öcal Doğan fırsat eşitliğini iş stratejilerinin merkezine yerleştiren çalışmaları ile ilham veren kariyer yolculuklarını katılımcılarla paylaştı. Buluşma, Dr. Gülseren Budayıcıoğlu ile gazeteci Elif Ergu’nun “Liderlik Yolculuğu Üzerine” sohbeti ile tamamlandı. Kadın Girişimcilere Destek Sürüyor, Etki Büyüyor Yıldız Holding Kadın Platformu’nun bu yıl altıncısını yayınladığı raporu da etkinlik kapsamında katılımcılarla paylaşıldı. Rapora göre 2025’te grubun öne çıkan verileri şöyle: ŞOK Marketler’in ŞOK’ta Ben de Varım projesiyle kadın üreticilere sağlanan ekonomik değer 25 Milyon TL oldu, 250 binin üzerinde ürün satışı gerçekleşti. Besler’in dondurulmuş gıdada lider markası SuperFresh’in yürüttüğü Tarımın Kadın Yıldızları projesiyle 2022-2025 yılları arasında kadın çiftçilerden 21 bin ton ürün alındı ve 168 Milyon TL ekonomik değer yaratıldı. Kadın çiftçi oranı yüzde 5'ten yüzde 27'ye yükseldi ve 4.000'i aşkın kadın çiftçiye yapay zeka, finansal okuryazarlık ve ekolojik okuryazarlık alanında eğitimler verildi. Ülker; tarımsal ham maddelerin sürdürülebilirliğine katkı sağlayan Fındıktan Fazlası ve Kakaodan Fazlası projeleriyle kadınların tarımsal üretimde liderlik rolünü üstlenmelerini ve ekonomik olarak güçlenmelerini desteklemeyi hedefliyor. Karadeniz bölgesindeki yarısını kadın çiftçilerin oluşturduğu “Fındıktan Fazlası” projesi iyi tarım uygulamaları eğitimleri ve çeşitli desteklerle devam ediyor. Fildişi Sahili’nde Earthworm Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen Kakaodan Fazlası projesi kapsamında kakao alımı yapılan bölgelerdeki çiftçilere tarımsal ormancılık ve iyi tarım uygulamaları eğitimleri veriliyor. Mobil sağlık hizmetlerinden de 2025’te kadın ve çocukların ağırlıklı olduğu 2500 kişi faydalandı.Türkiye genelindeki 2.500’e yakın SEÇ Market mağazasının yaklaşık yüzde 10’u kadınlar tarafından yönetiliyor.Yıldız Ventures, kurulduğu günden bugüne girişim sermayesi fon yatırımları aracılığıyla, kadın liderliğinde veya kadın ortaklığı bulunan 150’den fazla girişimi 6 milyon doları aşan yatırım büyüklüğüyle destekledi.Diğer yandan 2025 yılında JOB Talent programı kapsamında, staj sonrası kadroya alınan genç yeteneklerin %59’unu kadın çalışanlar oluşturdu. Şeffaflık ve İzlenebilirliğe Uluslararası Kuruluşlardan Takdir Gıda ve Perakende sektöründe Uluslararası EŞİT ÜCRET Derneği tarafından Eşit Ücret Sertifikası’na sahip ilk Holding olan Yıldız Holding, Eşit İşe Eşit Ücreti şeffaf ve izlenebilir kılmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda London Business School’un vaka çalışması haline getirdiği Holding’in fırsat eşitliği odaklı rol model uygulamaları 2025 yılında ise Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) tarafından vaka analizi olarak yayınlandı. Yıldız Holding, dünya genelinde şirketlerin çeşitlilik ve kapsayıcılık alanındaki performansını ölçen ve bu değerleri iş süreçlerine başarıyla entegre eden şirketlerin belirlendiği DIAL Global Inclusion Index 2025’te dünya çapında ilk 50 şirket arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç kadınların yüzde 68’i gece sokakta güvenli hissetmiyor Haber

Genç kadınların yüzde 68’i gece sokakta güvenli hissetmiyor

Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır, toplumun yüzde 78’inin Türkiye’de kadın olmanın zor olduğu konusunda hemfikir olduğunu belirterek, “18–29 yaş arası kadınların yüzde 68’i yaşadıkları bölgede gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetmiyor” dedi. Araştırmaya sosyal medya verileri ile katkıda bulunan Ogilvy 4129’un CEO’su Leslie Krespin, “Sosyal medya dinleme verileri, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunun toplumda güçlü bir duyarlılık yarattığını gösteriyor. İstanbul Sözleşmesi, Türkiye’de kadın hakları ve hukuki koruma tartışmalarının merkezinde durmaya devam ediyor” diye konuştu. Araştırmaya göre eşitlik ve kapsayıcılıkta markalardan en güçlü beklenti yüzde 57 ile taciz ve ayrımcılığa karşı güvenilir şikâyet mekanizmaları kurmaları. Sosyal sorumlulukta ise öncelik yüzde 76 ile şiddet mağduru kadınlara güvenli istihdam sağlanması. Türkiye'nin yeni nesil sosyal araştırma ve veri analiz merkezi Veri Enstitüsü'nün her ay düzenli yaptığı araştırmanın sonuçlarını içeren Veri Pusulası yayımlandı. Türkiye’nin tek tam hizmet ajansı Ogilvy 4129’un da sosyal medya veri analizi ile katkıda bulunduğu araştırma, bu ay Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Algısı konusunu tüm boyutlarıyla mercek altına alıyor. Eşitlik talebi "var olma" meselesine dönüşüyor Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Algısı araştırmasının sonuçlarını değerlendiren Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır genç kadınlardaki endişe verici tabloya dikkat çekerek şunları ifade etti: "18–29 yaş grubundaki kadınların yüzde 68’i ve çalışan kadınların yüzde 63’ü yaşadıkları bölgede gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetmiyor. Aynı yaş grubundaki kadınların yüzde 66’sı kıyafeti veya dış görünüşü nedeniyle yargılandığını belirtiyor. Toplumun yüzde 78’i Türkiye’de kadın olmanın zor olduğunu düşünüyor. Bu verilerin eşitlik meselesini yasal çerçevenin ötesine taşıyor. Güven duygusu zedelendiğinde, eşitlik talebi yalnızca bir hak meselesi olmaktan çıkıp bir var olma meselesine dönüşüyor." İstanbul Sözleşmesi bir kırılma noktası Toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin sosyal medya konuşulmalarını değerlendiren Ogilvy 4129 CEO’su Leslie Krespin, toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilgili konuşmaların özellikle 8 Mart’ta zirveye ulaştığını belirterek son bir yıldaki gündemle ilgili de şöyle konuştu: “Sosyal medya dinleme verileri, İstanbul Sözleşmesi’nin dijital tartışmalarda yalnızca hukuki bir metin olarak görülmediğini, kadın hakları ve toplumsal değerler etrafındaki daha geniş bir tartışmanın sembolü haline geldiğini gösteriyor. Konuşmalarda sözleşmeyi kadınların yaşam hakkı açısından önemli bir güvence olarak görenlerle aile yapısı üzerindeki etkileri üzerinden eleştirenler olmak üzere iki farklı yaklaşım öne çıkıyor. Bununla birlikte sosyal medya konuşmaları, eşitsizliğin özellikle iş hayatındaki deneyimler üzerinden yoğun biçimde dile getirildiğini ortaya koyuyor. İşe alım süreçlerinde özel hayata dair sorular, ücret dengesizliği ve kariyer fırsatlarındaki eşitsizlik en sık dile getirilen başlıklar arasında. Bu tablo, eşitlik tartışmasının yalnızca ilkesel bir söylem olmadığını; insanların kurumların işe alım, fırsat eşitliği ve çalışma kültürü konusundaki yaklaşımına da dikkat ettiğini gösteriyor.” Toplumsal cinsiyet eşitliği markalar için bir samimiyet testi Araştırmaya göre eşitlik ve kapsayıcılıkta markalardan en güçlü beklenti yüzde 57 ile taciz ve ayrımcılığa karşı güvenilir şikâyet mekanizmaları kurulması. Bu beklenti 18–29 yaş kadınlarda yüzde 66’ya yükseliyor. Çocuk bakımına uygun çalışma düzenlemeleri yüzde 52, eşit ücret için ölçüm ve hedef konması ile şiddetle mücadele kurumlarıyla iş birliği yüzde 45 destek görüyor. Sosyal sorumlulukta ise açık ara öncelik yüzde 76 ile şiddet mağduru kadınlara güvenli istihdam sağlanması. Gençlerde bu oran yüzde 86’ya yükseliyor. Eşitlik söylemde, yük kadında Veri Pusulası’nın 3 binin üzerinde katılımcıyla gerçekleştirdiği araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 58’i aile dengesi nedeniyle kadının çalışma hayatındaki rolünün farklılaşabileceğini düşünüyor. Erkeklerin yarıya yakını, çocuklu erkeklerin ise yarıdan fazlası ev işi ve çocuk bakımında sorumluluğun daha çok kadında olması gerektiği görüşünde. Bu sonuçlar, eşitlik söyleminin kamusal alanda kabul gördüğünü ancak hane içinde geleneksel rollerin direncini koruduğunu gösteriyor. Katılımcılara göre Türkiye’de kadınların iş hayatında hak ettikleri yere gelememesinin en büyük sebebi, yüzde 27 ile ev içi bakım yükünün (çocuk/yaşlı) çoğunlukla kadınların üzerinde olması. Bunu yüzde 23 ile "kadın işi/erkek işi" algısı ve toplumsal önyargılar takip ediyor. Çocuksuz kadınlar toplumsal önyargıları (yüzde 36) en büyük engel olarak görürken, çocuklu kadınların üçte biri bakım yükünü birincil sorun olarak tanımlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Hakları Daha Görünür Hale Geliyor Haber

Kadın Hakları Daha Görünür Hale Geliyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Aile, Kadın ve Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü, fabrikalarda çalışan kadınların bireysel deneyimlerini görünür kılmak ve kolektif bir anlatıya dönüştürerek sanatsal üretim yoluyla ifade etmelerini sağlamak amacıyla hayata geçirdiği ‘Kolektif İz Projesi’ni tüm hızıyla sürdürüyor. Proje kapsamında, ÜÇGE fabrikasında çalışan kadınların katılımıyla ‘Hak Çemberi Atölyesi’ düzenlendi. Atölyede ‘eşit işe, eşit ücret’ ilkesi, güvenceli çalışma hakkı, ev içi emeğin ve bakım sorumluluklarının görünmezliği gibi başlıklar ele alındı. Yaratıcı drama teknikleri, rol alma ve bedensel ifade yöntemleriyle desteklenen atölye sürecinde katılımcılar, kendi yaşam deneyimlerinden yola çıkarak ekonomik hakları tartışma imkânı buldu. Atölyelerde ayrıca, 1911 yılında yaşanan ve kadın işçilerin emek mücadelesinin sembollerinden biri haline gelen Triangle Gömlek Fabrikası yangını hatırlatılarak 8 Mart’ın tarihsel arka planına dikkat çekildi. Kadın çalışanlar, atölye sonunda ekonomik haklar ve eşitlik temalarına ilişkin duygu ve düşüncelerini söz, simge ve görsellerle ifade ederek kolektif bir sanatsal üretim ortaya koydu. Ortaya çıkan eserler, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde etkinlik alanlarında ve belediyenin uygun kamusal mekânlarında sergilenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şölen, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (WEPs) İmzacısı Oldu Haber

Şölen, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (WEPs) İmzacısı Oldu

Şirket, toplumsal cinsiyet eşitliğini sürdürülebilir büyüme stratejisinin merkezine yerleştirerek kadınların iş gücüne katılımını artırmayı hedefliyor. Şölen CEO’su Erdoğan Çoban konuyla ilgili “Bu imza toplumsal eşitlik taahhüdümüzün küresel ifadesidir” açıklamasında bulundu. Atıştırmalık sektörünün global oyuncularından Şölen, kadınların iş hayatındaki rolünü güçlendirme hedefiyle önemli bir adım attı. Şirket, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles – WEPs) imzacısı olarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki kararlılığını küresel ölçekte tescilledi. KADIN ÇALIŞAN ORANI HER YIL ARTIYOR Şölen CEO’su Erdoğan Çoban, WEPs imzasının şirketin uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin doğal bir adımı olduğunu belirterek “Kadınların iş yaşamına katılımı yalnızca bir eşitlik meselesi değil; sürdürülebilir kalkınmanın, güçlü ekonomilerin ve refah toplumlarının temel koşuludur. Şölen olarak, kadınların iş gücüne katılımını artırmak, adil ücret ve yan haklara erişimlerini güvence altına almak, kişisel gelişim ve kariyer fırsatlarını güçlendirmek her zaman önceliğimiz oldu. Sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda, farklılıklardan beslenen, ortak aklı teşvik eden, çok sesli ve şeffaf bir çalışma kültürünü destekliyoruz. Çalışma arkadaşlarımızın bireysel deneyimlerinin ve yeteneklerinin kurum kültürümüzün en güçlü unsuru olduğuna inanıyoruz. 2030 yılına kadar kadın çalışan oranımızı beyaz yakada yüzde 45’e, toplam kadın çalışan sayımızı yüzde 10 artırmayı hedefliyoruz. WEPs Destek Beyanımızla bu kararlılığımızı global ölçekte kayıt altına alıyor; iş yerinde ve toplumda cinsiyet eşitsizliğini sona erdirmek için Birleşmiş Milletler ile dayanışma içinde olduğumuzu beyan ediyoruz. Bu imza toplumsal eşitlik taahhüdümüzün küresel ifadesidir” dedi. UN Women Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond, “Şölen’in Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ne (WEPs) katılması, iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğini ilerletme konusundaki kararlı liderliğinin önemli bir göstergesidir. Dünyanın dört bir yanında özel sektörde dönüşüm yaratan WEPs’i, küresel düzeyde 11.706 şirket imzalarken, dünyada en çok imzacı şirketin bulunduğu ikinci ülke olan Türkiye’de 653 şirket, işyerinde, piyasalarda ve toplumda kadının güçlenmesini hedefleyen 7 prensibi desteklediğine dair taahhütte bulundu. Şölen’in kadın çalışan oranını artırma, fırsat eşitliğini güçlendirme ve kapsayıcı bir iş yeri kültürü inşa etme yönündeki taahhütlerinin, özel sektörde dönüşümü hızlandıracak güçlü bir adım olduğuna inanıyoruz. UN Women Türkiye olarak, iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğinin önceliklendirilmesini memnuniyetle karşılıyor, somut ilerleme, daha geniş etki ve kalıcı değişim için Şölen ile iş birliğimizi daha da güçlendirmeyi dört gözle bekliyoruz.” FIRSAT EŞİTLİĞİNİ ÖN PLANDA TUTUYOR Şölen, sürdürülebilirlik stratejisinde çeşitlilik, kapsayıcılık ve ortak akıl ilkelerini merkeze alıyor. Şirket, işe alımdan kariyer gelişimine kadar her aşamada fırsat eşitliği odaklı politikalar yürütüyor. Kadın çalışanlara yönelik eğitim programları, farkındalık projeleri ve mentorluk çalışmalarıyla eşitliği destekleyen Şölen, kadınların bilgi, yetenek ve deneyimleriyle hem yerelde hem de uluslararası arenada güçlü bir varlık göstermelerini hedefliyor. Şirketin bu adımı, yalnızca kurumsal bir imza değil; aynı zamanda iş dünyasında kadın emeğine verilen değerin ve kapsayıcı büyümenin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KADININ GÜÇLENMESİ PRENSİPLERİ - WEPs Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri - WEPs, UN Women ve UN Global Compact iş birliğiyle özel sektöre kadınların ekonomik yaşamdaki konumunu güçlendirmeye yönelik bir yol haritası sunuyor. Yedi temel ilke üzerine inşa edilen bu platform; eşit işe eşit ücret, kapsayıcı liderlik, fırsat eşitliği, iş-yaşam dengesi, eğitim ve gelişim fırsatları, tedarik zincirinde çeşitlilik ve toplumsal etki gibi konularda şirketlere rehberlik ediyor. Dünyanın dört bir yanında özel sektörde dönüşüm yaratan WEPs, Türkiye’de de işyerinde, piyasalarda ve toplumda kadının güçlenmesini destekliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.