Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eskişehir

Kapsül Haber Ajansı - Eskişehir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eskişehir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir’in Ulaşım Filosu Güçleniyor Haber

Eskişehir’in Ulaşım Filosu Güçleniyor

Otobüslerin Eskişehirlilere hayırlı uğurlu olmasını dileyen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “2026 Eskişehir yılında hep beraber Eskişehir için çalışıp çıtayı yükseltmeye devam edeceğiz. Bu şehri birlikte var ettik, birlikte daha da güzel yapacağız.” dedi. Temin edilen 25 yeni otobüs için Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde teslim töreni düzenlendi. Törene Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin yanı sıra CHP İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Anadolu Isuzu Otobüs Satış Müdürü Murat Küçük, ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, belediye bürokratları, belediye personeli, şoförler ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Anadolu Isuzu Otobüs Satış Müdürü Murat Küçük, “Isuzu olarak burada teslimatını gerçekleştirdiğimiz 25 adet otomatik şanzımanlı Isuzu Novociti Life otobüslerimiz Eskişehir'in ulaşım altyapısını daha da güçlendirecek, Eskişehir halkına daha güvenli, konforlu ve kaliteli seyahat etme imkânı sağlayacaktır. Engelli erişimine uygun, alçak tabanlı, en son yürürlüğe giren GSR regülasyonlarını kapsayan, aynı zamanda Türkiye'de resmi olarak ilk kez uygulanan 112 acil servis entegrasyonlu, kapalı devre kamera sistemli Novociti Life otobüslerimiz Eskişehir halkına konforu ve güveni sunacaktır. Isuzu olarak biz bundan sonraki tüm yatırımlarınıza da talip olmaya devam edeceğimizi belirterek Eskişehir Büyükşehir Belediyesine ve kıymetli Eskişehir halkına otobüslerimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.” dedi. “Eskişehir şehir olarak erişilebilir ulaşım ağına sahip nadir şehirlerden biri.” diyen CHP Eskişehir Jale Nur Süllü, “Yıllar önce başlayan Ulaşım Master Planı ile hazırlanan çevreci, ekonomik ve sürdürülebilir ulaşım atağı, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce'nin yeni gerçekleştirdiği ataklarla devam ediyor. Ben bu sürece katkı veren herkese gönülden teşekkür ediyorum.” diye konuştu. CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz da şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada önemli bir hizmeti Eskişehir halkıyla buluşturmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi laf değil, hizmet üretiyor; proje onayı değil, bizzat projeleri hayata geçiriyor. Eskişehir'in gece gündüz demeden, kar kış demeden halkına hizmet için canla başla çalışan bir belediye başkanı var. Bugün de Ayşe Başkanımız 25 yeni halk otobüsünü Eskişehir halkıyla buluşturuyor. Bu duygu ve düşüncelerle, bu hizmette emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Bu tür hizmetlerin devam edecek olmasından duyduğum mutluluğu dile getirerek hepinizi bir kez daha saygı ve sevgiyle selamlıyorum.” Başkan Ayşe Ünlüce, Eskişehir ulaşımı açısından önemli bir adım attıklarını vurgulayarak, yeni otobüslerle birlikte belediyenin araç filosunun 340’a ulaştığını belirtti. Eskişehir’in en iyi hizmeti hak ettiğini ifade eden Başkan Ayşe Ünlüce, “Yeni otobüslerimiz; taşıma kapasiteleri, içlerindeki takip sistemleri ve yapay zekânın son teknolojilerinin de uygulanmasıyla birlikte Eskişehir’e gerçekten yakışır bir toplu taşıma ağı oluşturmamızı sağlayacak. Bu yatırım programımız 2025 yılında başlamıştı. Bu dönemde yine Eskişehir'de yeni metrobüslerimizle tanışacağız. Hepinizin bildiği üzere biz Eskişehir Teknik Üniversite hattına tramvay götürmeyi planlıyorduk. Ancak daha önce bu konuyla ilgili görüşmüştük. Hava yolu nedeniyle oradaki birtakım sıkıntılar yaşadık ve orayı metrobüsle çözmeye karar verdik. Metrobüslerimiz tramvay taşıma kapasitesine sahip olacak. O nedenle sevgili gençlerimize, öğrencilerimize herhangi bir sıkıntı yaşatmayacağız.” ifadelerini kullandı. Diğer yandan Başkan Ünlüce, “Biliyorsunuz 15 tramvay ve 15 elektrikli otobüs alımı Cumhurbaşkanlığı yatırım programına alındı. Bu da yaklaşık itfaiye araçlarıyla beraber 4 milyara yakın bir yatırım gerektiriyor. Bununla ilgili kredi arayışlarımıza başladık. Geçmiş yıllarda 10 milyon Euro'luk yine bir yatırım programına onay verilmişti. O dönemde elektrikli otobüs almak için yaklaşık 5 yıl süren bir süreci vardı. Ne yazık ki o dönemde izinler çıkmamıştı. Şimdi bu gelen yatırım programına alınmasıyla beraber biz de kredi arayışımıza başladık. Bu sene içinde umuyoruz ki krediyi bulmamızla beraber bu programı da hayata geçirmiş olacağız ve Eskişehir ilk defa elektrikli otobüsle de tanışmış olacak.” diye konuştu. Toplu taşımanın önemine değinen Ünlüce, “Biz her zaman şunu söylüyoruz; toplu taşımayı ne kadar konforlu hale getirirsek bireysel araç kullanımını o kadar azaltırız. Eskişehir'de trafik çözümlemelerinde önceliğimiz bu. 2026 Eskişehir yılında hep beraber Eskişehir için çalışıp çıtayı yükseltmeye devam edeceğiz. Bu şehri birlikte var ettik, birlikte daha da güzel yapacağız.” dedi. Konuşmasının sonunda emeği geçen tüm belediye çalışanlarına teşekkür eden Başkan Ünlüce, şoförlere kazasız sürüşler dileyerek yeni otobüslerin Eskişehir’e hayırlı olmasını temenni etti. Anadolu Isuzu Otobüs Satış Müdürü Murat Küçük, Başkan Ayşe Ünlüce’ye temsili anahtar teslim etti. Daha sonra protokol üyeleriyle birlikte otobüsleri inceleyen Başkan Ünlüce, direksiyon başına geçti.

YEKA GES-2025 Yarışmalarının Sözleşmeleri İmzalandı Haber

YEKA GES-2025 Yarışmalarının Sözleşmeleri İmzalandı

25 Kasım 2025’te gerçekleştirilen YEKA GES-2025 yarışmalarının sözleşmeleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan’ın katılımıyla, Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya ve yarışmayı kazanan firmaların yetkilileri tarafından bugün Bakanlıkta imzalandı. 60 Aylık Süreç Başladı Yarışmayı kazanan şirketler, sözleşme imza tarihinden itibaren ürettikleri elektriği 60 ay süre ile serbest piyasada satabilecek. Daha sonra 20 yıl süreyle üretilen elektrik, kilovatsaat başına 3,25 euro/cent fiyat ile iletim sistemine verilecek. Sözleşmelerin imzalanmasıyla birlikte, firmalar için 60 aylık serbest piyasada satış süreci resmen başlamış oldu. Bakan Yardımcısı Demircan: Devam Edeceğiz İmza töreninde konuşan Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, “Gösterdiğiniz ihtimam ve rekabet, bizi hem devamını getirme açısından umutlandırıyor hem de sektörün bize olan güvenini gösterme açısından kendimizi iyi hissediyoruz. Bakanlık olarak YEKA'ları her yıl en az 2 bin megavat olarak planlamaya devam ediyoruz. Bundan sonra da bu şekilde devam edeceğiz.” dedi. Demircan, YEKA GES-2025 kapsamında ilk yüzer GES kapasitesinin de yatırımcıyla buluştuğunu anımsattı. YEKA’ların enerji sektörü için önemli bir iş potansiyeli olduğunu ifade eden Demircan, yatırımların hayırlı ve uğurlu olması temennisinde de bulundu. 102 Milyon Euro Katkı Bedeli Bolu, Erzurum, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mardin, Van ve Manisa’da bulunan toplam 650 MW kapasiteli 8 adet bağlantı kapasitesi, yapılan yarışmaların ardından yatırımcılara tahsis edilmişti. Söz konusu yarışmaların neticesinde de toplamda yaklaşık 102 milyon Euro’luk bir katkı bedeli sağlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Nadir Toprak Elementleri Tedariğinde AB İle Stratejik Ortak Olma Potansiyeli Yüksek Haber

Türkiye’nin Nadir Toprak Elementleri Tedariğinde AB İle Stratejik Ortak Olma Potansiyeli Yüksek

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY; öncü ekonomilerin politikalarını belirleyen unsurlardan nadir toprak elementlerine (NTE’ler) yönelik araştırma sonuçlarını yayımladı. Araştırma; nadir toprak elementlerinin modern teknolojiler için önemi ve Çin’in küresel tedarik zincirindeki baskın rolü ile bu konudaki jeopolitik ve ekonomik riskleri vurguluyor. Araştırmaya göre; Çin’in, stratejik varlık olarak sınıflandırdığı nadir toprak elementleri alanındaki hakimiyeti devam ediyor. Avrupa Bölgesi ise alternatif kaynaklar ve geri dönüşüm stratejileriyle nadir toprak elementlerine bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. 2026 sonuna kadar nadir toprak elementlerini temsil eden 17 elementin 12'si için ihracat lisansı getirilebileceği belirtiliyor. Listeye yeni elementler eklenmediği takdirde, Çin’in, bugün yalnızca yedi NTE ürününde uyguladığı düzenleyici kontrol kapsamının daha da genişleyeceği, bu durumun, AB’nin kritik mineral olarak tanımladığı hammaddelere erişimini daha da zorlaştıracağı ifade ediliyor. Küresel tedarik zincirlerinde belirsizlik artıyor Nadir toprak elementleri, periyodik cetveldeki 21, 39 ve 57-71 numarasına sahip eşsiz manyetik, ışık yayan ve elektrokimyasal özelliklerine sahip 17 elementten oluşuyor. Modern teknolojilerde yeni ve geniş bir kullanım alanına sahip olan nadir toprak elementleri fiziksel, manyetik ve kimyasal özellikleri sebebiyle günlük yaşamda önemli bir rol oynuyor. Burada özellikle, dış enerjiye ihtiyaç duymadan manyetik özelliklerini süresiz olarak koruyan mıknatısların rolü büyük öneme sahip ve küresel NTE talebinin 2023 yılı rakamlarına göre yüzde 45’ini oluşturuyor. Nadir toprak elementleri; akıllı telefon, dizüstü bilgisayar, hibrit otomobil, rüzgâr türbinleri ve güneş panelleri gibi pek çok yüksek teknoloji ürününün yanı sıra savunma sanayisinde de kullanılıyor. Örneğin; jet motorları, füze savunma mekanizmaları, uzay tabanlı uydular ve iletişim sistemlerinde bu elementlerin yer aldığı biliniyor. Araştırmaya göre; yeşil enerji teknolojileri, gelişmiş elektronik ve savunma uygulamaları, nadir toprak elementlerine (NTE) olan talebi hızla artırıyor. Özellikle, küresel ölçekte mıknatıs kullanım hacminin önümüzdeki 10 yılda %9 büyümesi öngörülüyor. Çin, küresel NTE üretiminin %70’ini ve rafinasyon işlemlerinin %90’ını kontrol ediyor. Ayrıca sinterlenmiş kalıcı mıknatıs üretiminde (PETRM) de %94 paya sahip. Araştırmada, jeopolitik risklere de dikkat çekiliyor. Çin’in, 2025’te yedi tip NTE için ihracat kontrolleri getirmesi ve yıl sonunda beş ek element için kontrolleri askıya almasının küresel tedarik zinciri güvenliği endişelerini artırdığı ifade ediliyor. Öte yandan tedarik güvenliği endişeleri nedeniyle NTE şirketlerinin piyasa değerinin 2025’in ilk 10 ayında %175 arttığı; bu artışın enerji ve teknoloji devlerini geride bıraktığı görülüyor. 2025 yılı ilk 10 ayında piyasa değeri %175 arttı Avrupa, Çin'in ham nadir toprak elementleri ve kalıcı mıknatıslar ihracatı için en önemli destinasyonlardan biri olmaya devam ediyor. Almanya, İtalya ve İspanya başta olmak üzere Avrupa, modern teknolojinin vazgeçilmezi olarak görülen bu elementleri Çin’den ithal ediyor. Söz konusu lisans süreçleri, Avrupa’da üretim duraksamalarına yol açabiliyor. Çin, NTE rezervlerinin %50’sini elinde tutsa da Brezilya, Hindistan, Avustralya ve Orta Asya’da bu alana yönelik yeni projeler geliştiriliyor. Avrupa’da İsveç, Norveç, Finlandiya ve Polonya gibi ülkeler stratejik maden ve rafineri yatırımlarına yöneliyor. AB stratejik hammaddeleri geri dönüşümden karşılamayı hedefliyor NTE’ler, jeolojik olarak nadir olduklarından değil, genellikle yoğun ve işletilebilir cevher yataklarında bulunmamasından dolayı bu isimle anılıyor. Prometyum hariç tüm nadir toprak elementlerinin, ortalama olarak dünyada gümüş, altın veya platinden daha bol bulunduğu ifade ediliyor. Kimyasal olarak birbirlerine çok benzemeleri, bu elementlerin çıkarım süreçlerini teknik ve ekonomik açıdan güçleştiriyor. NTE’lerin büyük ölçekli üretimi önemli miktarda su ve enerji kullanımını gerektirebiliyor; ayrıca kimyasal sızıntı riski ile uranyum ve toryum gibi nadir toprak mineralleriyle birlikte doğal olarak bulunan radyoaktif elementlerin açığa çıkması gibi çevresel riskler de ortaya çıkabiliyor. Avrupa Birliği bu kapsamda 2030’a kadar stratejik hammaddelerin %25’ini geri dönüşümden karşılamayı hedefliyor. Ancak yeni madenlerin devreye alınması 8–10 yıl, rafinerilerin kurulması ise 5 yıl sürebiliyor. Merkez Avrupa ve Türkiye AB’nin NTE tedariğinde önemli bir avantaja sahip Merkezi Avrupa Bölgesi ülkeleri AB sanayisinin ihtiyaç duyduğu nadir toprak elementleri tedariğinde önemli bir avantaja sahip. Örneğin, İsveç, Norveç ve Finlandiya’da keşfedilen yeni NTE oksit rezervleri tahmini 11 milyon ton üretimle AB’nin NTE ihtiyacının üçte birini karşılayabilir. Ülkemizde ise, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı açıklamalarına göre, Eskişehir Beylikova ve Sivrihisar ilçeleri arasında yer alan sahada 694 milyon ton rezerve sahip nadir toprak elementi (NTE) bulunuyor. Tahminler, bu maden sahasının Çin'deki 800 milyon tonluk "Bayan Obo" sahasından sonra dünyanın en büyük ikinci rezervi olduğunu gösteriyor. Bakanlık, Ekim 2024'te nadir toprak elementleri çıkarma ve işleme konusunda bilgi paylaşımı, madencilik teknolojilerinin geliştirilmesi ve ortak yatırımların yapılması için Çin ile "Doğal Kaynaklar ve Madencı̇lı̇k Alanlarında İşbı̇rlı̇ğı̇ne İlı̇şkı̇n Mutabakat Zaptı" imzaladı. EY Enerji Sektörü Lideri Cem Çamlı, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Nadir toprak elementleri, enerji, teknoloji, mobilite, savunma ve endüstriyel üretim sektörlerinin görünmez omurgasını oluşturuyor. Artan jeopolitik gelişmeler, küresel talebin ciddi büyümesi ve stratejik ulusal çıkarlar ülkelerin stratejik planlamalarını ve yatırımcıların ajandalarındaki öncelikleri yeniden şekillendiriyor. Türkiye, hem Asya ve Avrupa arasındaki coğrafi konumu, hem gelişen sanayi altyapısı hem de nadir toprak elementleri rezervleri ile bu dönüşümde daha etkin bir rol üstlenebilir. Yenilenebilir enerji yatırımlarımız, elektrikli araç ekosistemimiz ve savunma sanayimiz NTE arz güvenliğini artık bir rekabet avantajı değil, zorunlu bir stratejik gereklilik haline getiriyor. Bu nedenle nadir toprak elementleri değer zinciri boyunca sanayicilerimizin ve yatırımcılarımızın aktif rol oynaması, AR-GE yatırımları ve teşvikleri ile ekosistemin büyütülmesi ve bilgi birikiminin artırılması kritik önem taşıyor. Böylece, nadir toprak elementleri ile yatırılacak ekonomik değer ülkemiz ekonomisine ve istihdamına katkı sağlayacak ve AB ile olan ticari iş birliğimizin daha da sağlamlaşmasını sağlayacaktır. Yakın zamanda, Türkiye’de nadir toprak elementleri değer zincirinde rol alan yeni yatırımlar, girişimler ve kamu-özel sektör iş birliklerini göreceğimizi tahmin ediyoruz. EY-Parthenon olarak, küresel ve bölgesel bilgi birikimimizle bu alanda sektörünün öncüsü müşterilerimize stratejiden uygulamaya uçtan uca hizmet vermeye ve rekabet avantajı yaratmaya devam ediyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2PLAN, Yeni Nesil Bayilik Ağını Büyütüyor Haber

2PLAN, Yeni Nesil Bayilik Ağını Büyütüyor

Türkiye’de ikinci el araç pazarına yenilikçi bir yaklaşım kazandıran 2PLAN, kurumsallaşma ve dijitalleşme odaklı yeni nesil bayilik ağını genişletmeye devam ediyor. 2PLAN, İstanbul Terminal Etiler’de düzenlenen törenle Birollar Otomotiv ile bayilik anlaşması imzaladı. Anlaşmaya, 2PLAN İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür ile Birollar Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Şahin imza attı. Bu iş birliğiyle birlikte 2PLAN, İstanbul ve Eskişehir’de yeni bayilerinin açılış sürecini başlatırken, toplam bayi sayısını 13’e çıkardı. Türkiye’nin birçok bölgesi için bayi görüşmeleri ise devam ediyor. Türkiye otomotiv sektörünün köklü perakende şirketlerinden biri olan; Mercedes, Temsa ve MAN markalarının yetkili satıcı ve satış sonrası faaliyetlerini yürüten Birollar Otomotiv ile hayata geçirilen bu iş birliği, 2PLAN’ın yeni nesil bayileşme vizyonunun önemli adımlarından biri olarak konumlanıyor. İkinci el otomotivde “yeni nesil bayileşme” modeli yaklaşımını benimseyen 2PLAN; kurumsallaşma, dijitalleşme, şeffaflık ve standartlaşmayı merkeze alan yapısıyla sektörde fark yaratmayı hedefliyor. “2PLAN bayilerimize bir yenisini daha eklemenin mutluluğunu yaşıyoruz” 2PLAN İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2PLAN bayilerimize bir yenisini daha eklemenin mutluluğunu yaşıyoruz. Attığımız imzalarla birlikte Birollar Otomotiv ile iş birliğimizi hayata geçiriyor, İstanbul ve Eskişehir’de yeni bayilerimizin açılış sürecini başlatıyoruz. Bu adım, yeni nesil bayileşme sistemimiz doğrultusunda; 2PLAN’ın kurumsal büyüme vizyonunun ve Türkiye genelinde güven, şeffaflık ve standartlı ikinci el otomotiv deneyimi sunma hedefinin önemli bir parçası. Yeni bayilerimizin 2PLAN ailesine değer katacağına yürekten inanıyor, büyüme yolculuğumuzda bizimle ilerleyen tüm iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum. Birlikte nice planlara, nice başarılara ulaşacağımıza inancım tam.” İkinci elde hep önde Kalite ve müşteri memnuniyetini merkeze alan hizmet anlayışıyla faaliyet gösteren 2PLAN, “İkinci Elde Hep Önde” sloganıyla müşteriye özel çözümler sunan bütüncül iş modeliyle ikinci el otomotiv pazarında güçlü bir konumda yer alıyor. Sektörde yılların deneyimine sahip uzman kadrosu ve Türkiye geneline yayılan Yetkili Satıcı Teşkilatıyla tedarikten satışa, satış sonrası hizmetlerden dijital süreç yönetimine kadar tüm süreçleri tek çatı altında yöneten 2PLAN; ikinci elde güvenilir, bütüncül ve yeni nesil bir ekosistem sunuyor.

Eskişehir 2026’ya Işıl Işıl Merhaba Dedi Haber

Eskişehir 2026’ya Işıl Işıl Merhaba Dedi

Büyükşehir ekiplerinin titizlikle yürüttüğü yeni yıl hazırlıklarıyla Eskişehir’in dört bir yanı ışıklarla süslenirken, kent sakinleri ve ziyaretçiler unutulmaz bir görsel şölen yaşadı. Tarihi dokusuyla kentin simgelerinden biri olan Porsuk Konukevi’nin bahçesinde, “Sevgiyle, Emekle, Özenle Hep Birlikle” sloganı ışıklandırılarak yerleştirildi. Anlamlı mesaj, yeni yılın birlik, dayanışma ve umut ruhunu yansıttı. Porsuk Çayı, binlerce kişinin ilgiyle izlediği ışıklandırılmış botlarla renklenirken, su üzerinde oluşan ışık yansımaları Eskişehir gecelerine büyüleyici bir atmosfer kattı. Kentin en işlek noktalarından İsmet İnönü Caddesi ve 2 Eylül Caddesi, yeni yıla özel saksılar içinde yerleştirilen çam ağaçlarıyla yeşil ve estetik bir görünüme kavuştu. Ayrıca köprülere takılan ışıklandırmalarla şehir genelinde sıcak ve davetkâr bir aydınlatma sağlandı. Gerçekleştirilen çalışmaları yerinde inceleyen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, yeni yıla dair umut dolu mesajlar verdi. Başkan Ünlüce, “Değerli hemşehrilerim, yeni bir yıla girerken bu eşsiz şehre karşı hissettiğimiz sevgiyi ve umudu 2026 Eskişehir yılında daha da büyütmeye devam edeceğiz. Eskişehir; sokaklarında gençliğin sesi olan, kültürüyle, sanatıyla, dayanışmasıyla ve aldığı göçlerle farklı renkleri bir arada barındıran çok özel bir şehir. Geçmişiyle gurur duyan, bugününe sahip çıkan, yarınlara umutla bakan güzel Eskişehir’imin 2026 yılını kutluyorum. 2026’nın başta sizler olmak üzere şehrimize ve ülkemize barış, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Eskişehir’e 30 Milyon Dolarlık GES Yatırımı Haber

Eskişehir’e 30 Milyon Dolarlık GES Yatırımı

İşletme ve bakım sorumluluğunu da YEO Teknoloji’nin üstlendiği santral, sanayide düşük karbonlu üretime geçişi hızlandıracak Global enerji teknolojileri ve yenilenebilir enerji şirketi YEO Teknoloji, sanayide enerji dönüşümünü hızlandıran önemli bir projeye daha imza attığını açıkladı. YEO Teknoloji, Ekinciler Demir Çelik’in İskenderun’daki tesislerinin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde 35,2 MWp kapasiteli öz tüketime yönelik GES kuracak. 28 milyon USD yatırım büyüklüğüne ulaşacak olan proje, YEO Teknoloji’nin Energy Service Company (Enerji Hizmet Şirketi-ESCO) modeliyle hayata geçirilecek. İşletme ve bakım sorumluluğunu da YEO Teknoloji’nin üstlendiği santral, sanayide düşük karbonlu üretime geçişi hızlandıracak. ESCO portföyü 200 MW’ın üstüne çıkıyor Ekinciler Demir Çelik ile yapılan anlaşma kapsamında santralin mühendislik, tedarik, inşaat ve devreye alma süreçleri YEO Teknoloji tarafından gerçekleştirilecek. Enerji performans sözleşmesine dayalı olarak hayata geçirilen ESCO modeli ile enerji tüketiminde uzun vadeli, öngörülebilir ve maliyet açısından sürdürülebilir bir yapı oluşturuluyor. Daha önce de bu modelle Vodafone Türkiye ve MLP Care ile GES projeleri gerçekleştirmiş olan YEO Teknoloji, Ekinciler Demir Çelik anlaşması ile bu alanda hayata geçirilen üçüncü büyük ESCO yap–işlet–devret projesine de imza atmış oldu. YEO Teknoloji’nin yenilenebilir enerji yatırımları iştiraki CALL Energy’nin toplam ESCO portföyü bu projeyle birlikte 200 MW'ın üstüne taşınmış olup bu alandaki güçlü büyüme ivmesinin önümüzdeki dönemde de devam ettirilmesi hedefleniyor. YEO Teknoloji CEO’su Tolunay Yıldız söz konusu anlaşmayla ilgili şöyle konuştu: “Demir çelik sanayinin enerji dönüşümünde uzun vadeli, güvenilir ve ekonomik çözümler üretiyoruz. Ekinciler Demir Çelik ile hayata geçirdiğimiz bu yatırım hem yenilenebilir enerji kullanımını artıran hem de ülkemizin üretim gücünü daha sürdürülebilir hale getiren önemli bir adım oldu. YEO Teknoloji olarak ESCO yaklaşımımızla, enerjinin her koşulda erişilebilir ve verimli olmasını sağlamaya devam edeceğiz.” Ekinciler Demir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Ekinci ise şunları söyledi: “YEO Teknoloji ile başlattığımız bu yatırım, üretim süreçlerimizi uzun vadeli bir temiz enerji altyapısına taşımamıza önemli katkı sağlayacak. Üretimimizde yenilenebilir enerji kullanımı hem maliyet yönetimi hem de çevresel sorumluluk açısından stratejik bir adım niteliği taşıyor. Ekinciler Demir Çelik olarak daha verimli, daha düşük karbonlu bir üretim modeli için kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz.” Sanayi için düşük karbonlu üretim modeli 35,2 MWp’lik GES’in devreye alınmasıyla Ekinciler’in yıllık enerji ihtiyacının önemli bir bölümü yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanmış olacak. Santralin sağlayacağı yıllık yaklaşık 65 milyon kWh’lik temiz enerji üretimi, bölgedeki sürdürülebilir üretim modellerine örnek teşkil edecek.

İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi Tamamlandı Haber

İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi Tamamlandı

Avrupa Birliği’nin finanse ettiği, Türkiye Belediyeler Birliği ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nın lider kurum olduğu ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yürütülen Sivil Katılım Projesi kapsamında uygulanan proje, Eskişehir’de düzenlenen toplantıyla tamamlandı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ve UNDP Sivil Katılım Proje Müdürü ve Baş Teknik Danışmanı Neslihan Yumukoğlu Cankara’nın katıldığı kapanış toplantısında, büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile TEMA Vakfı çalışanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve basın mensupları da yer aldı. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç iklim krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda bir yaşam meselesi olduğunu vurgulayarak krizle mücadelede yerel yönetimler, sivil toplum ve halkın birlikte hareket etmesinin çok önemli olduğuna dikkat çekerek Deniz Ataç konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "İklim değişikliği artık uzak bir risk değil; kentlerimizin bugününü ve geleceğini, su varlıklarımızdan sağlığa kadar yaşamın her alanını doğrudan etkileyen bir gerçeklik. İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir projesiyle, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere yerel yönetimler, sivil toplum ve Eskişehir halkının katılımıyla, iklim risklerini birlikte anlamaya ve çözüm yollarını ortak akılla tartışmaya imkân tanıyan güçlü bir zemin oluşturduk. Proje kapsamında iklim risk haritaları geliştirerek 26 kişiye konu özelinde teknik eğitimler verildi. Ortaya çıkan bu birikim, yalnızca raporlarda kalan bir çıktı değil; kentin ortak hafızasında karşılık bulan, yerel düzeyde birlikte çözüm üretme kapasitesini güçlendiren önemli bir adımdır. Bu çalışma bir son değil; Eskişehir’in iklim değişikliğine uyum sürecinde daha katılımcı, daha kapsayıcı ve daha dayanıklı adımlar atabilmesi için güçlü bir başlangıçtır. Bu süreçte emeği geçen tüm belediyelere, paydaşlara, uzmanlara ve Eskişehir halkına gönülden teşekkür ediyorum." Sivil Katılım Projesi kapsamında hayata geçirilen projenin önemine vurgu yapan UNDP Sivil Katılım Proje Müdürü ve Baş Teknik Danışmanı Neslihan Yumukoğlu Cankara ise, “TEMA Vakfı ve Büyükşehir Belediyesi yöneticilerimize bu kıymetli projeyi başarıyla tamamladıkları için teşekkür ediyor, kendileriyle gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. İklim değişikliğini artık yalnızca çevresel bir sorun olarak değil; iklim adaleti ve insan hakları meselesi olarak ele alıyoruz. Bu nedenle katılımcılık, kapsayıcılık ve kimseyi geride bırakmama ilkesiyle hareket ediyoruz. Eskişehir’in güçlü bir aktif yurttaşlık kültürüne sahip olması önemli bir avantajdır. Vatandaşları ve sivil toplumu karar alma süreçlerine planlama aşamasından itibaren dahil edebilirsek, kentlerimizi afetlere karşı daha dirençli hâle getirebiliriz. Bu anlayışı yerel yönetimlere entegre etmek ve desteklemek için çalışmalarımıza devam edeceğiz.” dedi. Eskişehir’in iklim değişikliğine uyum kapasitesini ve direncini artırmayı hedefleyen projenin kapanış toplantısında konuşan Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe de, “Su kaynakları, Seyitgazi için stratejik bir mesele hâline gelmiştir. 670 bin dekar ekilebilir alanımız olmasına rağmen yalnızca 180 bin dekar sulanabilmektedir. Barajlarımızdaki doluluk oranları oldukça düşüktür ve yeraltı su seviyeleri her yıl gerilemektedir. Bu tablo, gelecekte ciddi bir içme suyu riskiyle karşı karşıya kalabileceğimizi göstermektedir. Ayrıca bölgemiz için önemli olan madencilik faaliyetlerinin, özellikle bor madeni başta olmak üzere, çevreyle uyumlu ve sıkı denetim altında yürütülmesi gerekmektedir. Tarımda hâlen yaygın olan vahşi sulama yöntemleri ise su kaynaklarımız üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Sürdürülebilir tarım ve suyun verimli kullanımı artık bir zorunluluktur. İklim değişikliğiyle mücadele; yerel yönetimler, sivil toplum ve vatandaşların birlikte hareket etmesiyle mümkündür. Seyitgazi Belediyesi olarak bu konuda her türlü iş birliğine açık olduğumuzu ifade etmek isterim. Bu anlamlı panelin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, sözlerimi şu ifadeyle tamamlıyorum: Geleceğe bırakacağımız en büyük miras; doğasıyla uyumlu, kaynaklarını akılcı kullanan bir yaşamdır.” ifadelerini kullandı. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise, “Öncelikle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile birlikte hareket etmemizin son derece olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyorum. Eskişehirimiz zaten yıllardır bu tür konularda resmi kurumlar ve çevre örgütleriyle birlikte hareket eden bir kenttir. Bildiğiniz gibi Alpu Ovası’nda planlanan termik santral, Büyükşehir ve Tepebaşı Belediyelerimizin öncülüğünde, yoğun bir mücadelenin ardından Eskişehir için bertaraf edilmiştir. Ancak ne yazık ki bu açgözlü anlayışın durmaya niyeti yok. Bu anlayış, yerin üstünü tahrip edenlerin şimdi gözünü yerin altına diktiğini açıkça göstermektedir. Şimdi de Bozdağ’da, Alpagut’ta altın arama faaliyetleri gündemde. Daha önceden Sivrihisar’da devam eden projeler var; buna rağmen bu mücadeleyi birlikte sürdürmeye kararlıyız. Bugün dünyanın önünde duran çok net birkaç temel sorun var: iklim krizi, enerji, kuraklık, güvenli gıdaya erişim ve deprem gibi afetler. Bunlarla mücadele etmek yalnızca yerel yönetimlerin değil, tüm dünyanın ortak sorumluluğudur. Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir arıza nedeniyle su kesintisi oldu ve Eskişehir adeta ayağa kalktı. İnsanlar sorunun boyutunu bilmediği için tepkiler yöneticilere kadar ulaştı. Ben de şunu söyledim: Sizde su yoksa bende de yok. Elbette eleştiri haktır. Ancak kuraklığın ne kadar ciddi ve kalıcı bir tehdit olduğunu da görmek zorundayız. Suyumuzu ve enerjimizi tasarruflu kullanmak artık bir tercih değil, zorunluluktur. İnsanlar bugün inanıyor, yarın vazgeçiyor. Oysa bu mücadele süreklilik ister. Biz bu kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Özellikle TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanımızın da Eskişehir’in bir çocuğu olarak bu süreçte kolları sıvaması; Birleşmiş Milletler temsilcileri, milletvekillerimiz, belediyelerimiz, basın ve halkımızla birlikte hareket etmemiz bizlere umut veriyor. Hep birlikte farkındalığı büyütecek ve en doğru sonucu alacağız. Başarımız daim, yolumuz açık olsun.” dedi. İklim krizine dikkat çeken Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Bugün çok uzun yıllardır herkesin konuştuğu ama sadece konuştuğu bir konuda ortak iş yapmanın sonucunu alıyoruz. TEMA Vakfı’nın öncülüğünde Büyükşehir Belediyemiz ile beraber gerçekleştirilen bu eğitim süreci ve çalışma bir ete kemiğe büründü. İklim krizi, doğal afet gibi her gün konuştuğumuz ama her gün daha çok oluşmasına katkı sunduğumuz noktada neler yapabilirizi anlıyoruz, çalışıyoruz ve bundan sonra nasıl ilerleyeceğimiz, nasıl çözüm getireceğimiz konusunda uzmanlaşma durumundayız. Türkiye yıllardır bu krizi bekliyor. Aralık ayının sonu ve hala Eskişehir'de kar yağmadı. Kar yağmaması arkasından başka sorunlar da getiriyor. Bu nedenle katılımcı bir anlayışla, bütünsel bir bakışla Eskişehir'in tamamında birlikte hareket edersek sonuç alınacağına inanıyorum. Çalışan bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. Özellikle koordinasyon konusunda Tema vakfımıza çok teşekkür ediyorum ve bundan sonraki çalışmalarda da başarılar diliyorum. Biz Odunpazarı Belediyesi olarak üstümüze hangi görev düşüyorsa yerine getirmeye hazırız. Hepinize saygılar sunuyorum.” diye konuştu. CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, “Cumhuriyet Halk Partili belediyelerimizde iklim ve çevre konusunda güçlü bir irade bulunmaktadır. Bu noktada başta Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere, bu alanda yıllardır kararlılıkla yürütülen çalışmalar için kendilerine özellikle teşekkür ediyorum. TEMA Vakfı’na, yalnızca Eskişehir’de değil, ülkemizin dört bir yanında çevre ve iklim konusunda yürüttükleri duyarlı ve örnek çalışmalar için şükranlarımı sunuyorum. Aynı şekilde özellikle UNDP başta olmak üzere, bu alanda ortaya koydukları değerli katkılar ve iş birlikleri için teşekkür ediyorum. Bir milletvekili ve siyasetçi olarak, bu tür bilimsel, katılımcı ve yol gösterici çalışmaları her zaman destekleyeceğimizi ifade etmek isterim. İlk adımı atan, sorumluluk alan ve çözüm üreten her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. Son olarak konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de şu ifadeleri kullandı: “Hazırlanan bu raporu, Eskişehir’in iklimle ilgili geleceğini şekillendiren, bilimsel verilere dayalı güçlü bir yol haritası olarak görüyoruz. Yerel yönetimler ile sivil toplumun iş birliğiyle ve uzman katkılarıyla hazırlanmış olması, raporu son derece kıymetli kılmaktadır. Eskişehir, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 kuraklık haritasına göre şiddetli kuraklık riski altındadır. 15 Ağustos 2023’te Sarıcakaya’da kırılan Türkiye sıcaklık rekoru da bu riskin somut bir göstergesidir. Bu gerçekler, iklim çalışmalarına çok daha fazla önem vermemiz gerektiğini ortaya koymaktadır. Kentte iklim farkındalığının ve katılım isteğinin yüksek olması büyük bir avantajdır. Bu raporu bir kapanış değil, yeni bir başlangıç olarak görmeli; yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları çalışmalarını bu doğrultuda sürdürmelidir. Şehirde yaşayan tüm paydaşların sürece aktif katkı sunması büyük önem taşımaktadır. Bu raporun hazırlanmasında emeği geçen TEMA Vakfı’na, uzmanlara, Odunpazarı, Tepebaşı ve Seyitgazi Belediyelerine ve Büyükşehir Belediyemizin tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum. Biz bu raporla çalışmaya kararlıyız ve Eskişehir halkıyla birlikte bu süreci ilerletmeye hazırız.” ESKİŞEHİR İÇİN KURAKLIK VE AŞIRI SICAKLAR YÜKSEK RİSK Konuşmaların ardından TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Eylem Tuncaelli ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Veri Bilimci Dr. Vural Yıldırım projeye dair teknik sunumlar gerçekleştirdi. İklim değişikliğiyle mücadelenin artık herkesin meselesi olduğunu vurgulayan Tuncaelli, "Kentlerde iklim değişikliğine karşı kalıcı ve etkili çözümler üretebilmek için halkın karar alma mekanizmalarına aktif katılımı çok önemli. Bu anlayışla yaklaşık bir yıldır Eskişehir özelinde yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Bu süreçte şanslıydık; çünkü Eskişehir güçlü ve örgütlü bir sivil topluma sahip. Projede, bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz toplantılarda, sivil katılım açısından son derece kıymetli çıktılar elde ettik. Proje kapsamında yürüttüğümüz anket çalışmaları, iklim değişikliği farkındalığının kent genelinde yüzde 12 oranında arttığını ortaya koydu. Ancak bizim için asıl önemli olan şu: Bu proje bir sonuç değil; gerçek farkındalık ve dönüşüm bundan sonra atılacak adımlarla güçlenecek." dedi. Vural Yıldırım ise proje kapsamında 2020- 2030 yılları arasında Eskişehir için kuraklığın çok büyük bir tehlike olduğunu belirterek, "İnönü ve Seyitgazi ilçeleri kuraklık açısından yüksek riskli ilçeler. Bununla birlikte orman yangınları açısından da Seyitgazi, Han ve Mihalıcçık ilçeleri çok yüksek riskli bölgelerimiz. Aşırı sıcaklar da Sivrihisar, Günyüzü, Mihalıcçık başta olmak üzere tüm ilçelerde yüksek ve çok yüksek risk olarak karşımıza çıkıyor." şeklinde konuştu. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN RİSKLERİNİ ANLAMAK VE BİRLİKTE YÖNETMEK Proje kapsamında Eskişehir il sınırları içerisinde kuraklık, orman yangınları, sel ve aşırı sıcaklıklar gibi iklim kaynaklı tehlikelere yönelik, 2030 yılına kadar uzanan ve 1x1 km çözünürlüklü aylık tehlike ve risk haritaları hazırlandı. Bu bilimsel veriler doğrultusunda oluşturulan değerlendirme ve öneri raporu da yıl sonunda tamamlandı. Proje süresince sivil toplum kuruluşları, Kent Konseyi ve Mahalle Meclisleri ile çeşitli çalıştaylar düzenlendi; alanında uzman isimlerin katılımıyla panel ve halk toplantıları gerçekleştirildi. Ayrıca proje kapsamında kurulan İklim Eylem Merkezi ile iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir adım daha atıldı. Büyükşehir Belediyesinin ilgili birimlerine yönelik geliştirilen teknik eğitimlerle kurumsal kapasite güçlendirildi. Farkındalık çalışmalarının etkisini ölçmek için proje başlangıcında ve kapanışında yapılan iki ayrı saha araştırmasıyla Eskişehir halkının iklim değişikliğine dair bilgi düzeyi, algısı ve günlük yaşam alışkanlıklarındaki değişim analiz edildi. Elde edilen bulgular, projenin kent genelinde iklim değişikliği farkındalığının artmasına katkı sağladığını ortaya koydu.

 Kärcher Türkiye 2026 Büyüme Stratejisini Açıkladı Haber

 Kärcher Türkiye 2026 Büyüme Stratejisini Açıkladı

Kärcher Türkiye 2026 yılında perakende stratejisinde mağazalaşma hedefi doğrultusunda güçlü adımlar atmaya devam ediyor. Kärcher Türkiye’nin bölgesel erişimi güçlendiren temel bir büyüme alanı olarak konumlandırdığı mağazalaşma stratejisi kapsamında, İstanbul’da açılan ikinci Kärcher Store, Adana ve İzmir’de açılışı gerçekleştirilen yeni lokasyonlar öne çıkıyor. Türkiye genelinde yaygın bir perakende ağı oluşturma hedefiyle ilerleyen Kärcher, 2026 yılında yeni konsept mağazaların açılışına hazırlanıyor. 2026 Mağazalaşma Stratejisinde Güçlü Adımlar Kärcher, Türkiye 2026 mağazalaşma stratejisi kapsamında yeni lokasyonların yanı sıra mevcut mağazaların renovasyonlarına yönelik de adımlar atıyor. Güneydoğu Anadolu’daki en önemli hizmet ve satış merkezlerinden biri olmayı hedefleyen Kärcher, bölgenin önemli kentlerinden Gaziantep’te yeni bir Kärcher Center açmaya hazırlanıyor. Kärcher, Türkiye’nin önemli metropolleri Ankara ve İstanbul Anadolu Yakası’nda açacağı satış noktalarıyla 2026 yılı ulusal mağaza ağı stratejisine yeni yatırımlar ekliyor. Eskişehir’de yepyeni bir Shop-in-Shop konsepti Kärcher, Shop-in-Shop modeliyle modern perakende alışkanlıklarına uyum sağlayan, çok kanallı erişimi artıran ölçeklenebilir bir yapı kurmayı hedefliyor. Eskişehir’de tüketiciyle buluşmaya hazırlanan Shop-in-Shop konsepti, tüketicileri Kärcher ayrıcalıklarıyla bir araya getirmeyi amaçlıyor. Antalya ve İzmir Mağazaları yeni yerlerinde kapılarını açacak Kärcher Türkiye, yeni dönemde Antalya ve İzmir’deki Kärcher Center mağazalarını yenileyerek daha stratejik konumlara taşıyor. Bu değişimle müşteri deneyiminin artırılması ve marka görünürlüğünün güçlendirilmesi hedefleniyor. Hedef 25’in üzerinde mağaza Kärcher Türkiye, 2026 itibarıyla fiziksel mağazalaşmayı; müşteri deneyimini iyileştiren, tüketicinin markaya temas ettiği kritik noktaları artıran, modern ve yüksek standartlı perakende yaklaşımının temel bir parçası olarak konumlandırıyor. Kärcher Kärcher, 2026 yılında Türkiye genelindeki mağaza ağını güçlendirmeye odaklanan bir büyüme planı izliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.