Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Esnek Üretim

Kapsül Haber Ajansı - Esnek Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Esnek Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Artan Maliyetler Üretim Haritasını Yeniden Çiziyor  Haber

Artan Maliyetler Üretim Haritasını Yeniden Çiziyor 

Türkiye’yi nitelikli ve katma değerli üretim merkezi olarak konumlandırırken, Mısır’da devreye aldığı yeni fabrikasıyla maliyet ve hacim avantajı sağlayan çok merkezli üretim modelini hayata geçiren MISIRLI Underwear & Socks, toplam üretim kapasitesini 95 milyon çift seviyesine taşıdı. Tekstil ve hazır giyim sektörü, hem Türkiye’de hem küresel pazarlarda maliyet ve rekabet baskısının arttığı bir dönemden geçiyor. Türkiye’de yüksek faiz ve maliyet baskısı imalat sanayini zorlarken, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe son üç yılda imalat sanayinde yaklaşık 560 bin istihdam kaybı yaşandığını; hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerin 2026’da da baskı altında kalacağını belirtiyor. Bu durum, üreticiler açısından kapasiteyi, maliyeti ve rekabet gücünü aynı anda yöneten daha esnek üretim modellerini zorunlu kılıyor. MISIRLI Underwear & Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı’nın değerlendirmelerine göre Türkiye’de işçilik maliyetlerinin vergilerle birlikte 1200 dolar bandına yaklaşması, düşük fiyatlı ürünlerde küresel rekabeti zorlaştırıyor. Taşçı, son beş yılda maaşların yaklaşık yüzde 500 artarken, döviz kurundaki artışın ihracatçı açısından yüzde 200 bandında kaldığını; bu nedenle daha önce 500-600 dolar seviyesinde olan ortalama işçilik maliyetinin ikiye katlandığını belirtiyor. Aynı değerlendirmede Mısır’da nitelikli işçilik maliyetinin 200-250 dolar bandında seyrettiğini vurgulayan Taşçı, bu farkın tekstil üreticileri için çok merkezli üretim stratejilerini daha cazip hale getirdiğini ifade ediyor. Küresel tedarik tarafında da benzer bir yönelim güçleniyor. Küresel hazır giyim markaları Çin ağırlıklı üretim operasyonlarından daha çeşitli ve bölgesel üretim ağlarına yöneliyor; Türkiye, Mısır, Ürdün ve Fas gibi üretim merkezleri Avrupa’ya yakın tedarik açısından önemini artırıyor. Mısır ekonomisinin 2024-25 mali yılında yüzde 4,5 büyümesi ve bu büyümede imalat aktivitesindeki artışın etkili olması da ülkenin bölgesel bir üretim üssü olarak konumunu sağlamlaştırmaya başladığını gösteriyor. Türkiye Kalite Üssü, Mısır Hacim Merkezi MISIRLI Underwear and Socks, bu yeni rekabet denkleminde Türkiye’deki üretim gücünü korurken, Mısır operasyonunu maliyet ve hacim avantajı sağlayan tamamlayıcı üretim merkezi olarak devreye aldı. Türkiye’deki akıllı üretim tesislerinde yıllık 65 milyon çift çorap üretim kapasitesine sahip olan marka, Mısır’daki operasyonuyla yıllık 30 milyon çift ek üretim kapasitesi kazandı ve toplam üretim kapasitesini 95 milyon çift seviyesine taşıdı. 19 aylık yatırım sürecinin ardından son 7 aydır üretim yapan Mısır operasyonu, markanın küresel fiyat rekabetine daha esnek yanıt verebilmesini sağlıyor. MISIRLI Underwear and Socks’ın çok merkezli üretim modelinde Türkiye; üretim tecrübesi, kalite standardı, tasarım kabiliyeti, sürdürülebilirlik yatırımları ve yüksek katma değerli ürünlerin merkezi olarak konumlanıyor. Mısır ise hacim, maliyet esnekliği ve küresel fiyat rekabeti açısından tamamlayıcı bir rol üstleniyor. Böylece MISIRLI, tek bir üretim merkezinin maliyet baskısına bağlı kalmadan, farklı pazar ihtiyaçlarına daha dengeli ve çevik yanıt verebilen bir modelle küresel rekabet gücünü artırıyor. Yeni Rekabet Alanı Katma Değerli Üretim Türkiye’de işçilik maliyetlerinin Avrupa seviyelerine yaklaşması, özellikle düşük fiyatlı ürün gruplarında rekabet baskısını artırıyor. Bu tabloda Türkiye için rekabet avantajı; düşük fiyatlı ürünlerden ziyade kaliteli, sürdürülebilir, hızlı teslim edilebilen ve yüksek katma değer taşıyan ürünlerde oluşuyor. Taşçı’ya göre Türkiye tekstilinin çıkış yolu, ucuz ürün gruplarında rekabeti sürdürmek yerine daha iyi ürünlere, yüksek kaliteye ve katma değerli üretime odaklanmaktan geçiyor. Sürdürülebilirlik yatırımları da bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. İlk etapta maliyet yaratan enerji ve su verimliliği yatırımları, orta vadede işletmelere rekabet gücü ve maliyet avantajı kazandırıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan MISIRLI Underwear & Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı, şunları söyledi: “Bugün tekstilde maliyet rekabetini tek bir ülke üzerinden yönetmek giderek zorlaşıyor. Türkiye bizim için kalite, tecrübe, sürdürülebilirlik ve katma değerli üretimin merkezi olmaya devam ediyor. Mısır fabrikamızı ise Türkiye’deki operasyonlarımızı tamamlayan, maliyet ve hacim avantajı sağlayan bir üretim merkezi olarak devreye aldık. Bu sayede Türkiye’de nitelikli üretimi güçlendirirken, küresel fiyat rekabetine de daha esnek yanıt verebiliyoruz. Türkiye tekstili için önümüzdeki dönemde başarıyı belirleyecek olan, her üretim merkezini en doğru değer önerisiyle konumlandırabilmek olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN Ankara’daki Fabrikasında ebus Üretimine Başladı Haber

MAN Ankara’daki Fabrikasında ebus Üretimine Başladı

MAN Truck & Bus, otobüs iş kolundaki dönüşümü kararlılıkla sürdürüyor. MAN bu kapsamda, Ankara fabrikasında tamamen elektrikli MAN Lion’s City E şehir otobüsünün seri üretimine başladı. İlk e-otobüsler Ankara’daki montaj hattından çıkmaya başlarken, bu gelişme şirket için sıfır emisyonlu ve sürdürülebilir mobilitiye geçişte önemli bir adımı temsil ediyor. Polonya’nın Starachowice tesisinde 2020’den bu yana başarıyla sürdürülen üretimin ardından, elektrikli aslanlar artık Ankara’da da üretim hattından çıkmaya başladı. MAN, Güney Afrika’daki Olifantsfontein üretim tesisinde ise yerel pazara özel geliştirdiği Lion’s Explorer E’yi de üretmeye devam ediyor. Bu üç üretim üssüyle giderek artan sıfır emisyonlu otobüs talebine yanıt veren MAN, aynı zamanda küresel üretim ve e-mobilite ağının bir parçası olarak Ankara’daki üretim kapasitesini de güçlendiriyor. “Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak” MAN Truck & Bus Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay, Ankara’daki e-otobüs üretiminin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ankara’da elektrikliotobüs üretimine başlayarak, elektromobilite yolunda önemli bir kilometre taşını geride bırakıyoruz. Bu adımla hem üretim kapasitemizi genişletiyor, hem de küresel otobüs ağımızı güçlendirerek artan müşteri taleplerini daha hızlı ve esnek bir şekilde karşılayabiliyoruz. Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak.” MAN, üretim ağını elektrikli döneme taşıyor Ankara fabrikasının dönüştürülmesi, MAN’ın sürdürülebilir ulaşım çözümleri odağında yürüttüğü kapsamlı dönüşüm stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. 2020 yılında MAN Lion’s City E’nin piyasaya sunulmasıyla birlikte Polonya’daki Starachowice tesisi, elektrikli araçların büyük ölçekli üretimi için tam donanımlı hale gelen ilk MAN fabrikası olmuştu. Güney Afrika’daki Olifantsfontein tesisinde ise iki yıldır Lion’s Explorer E üretimi sürdürülüyor. MAN, tamamen elektrikli araç üretimini yalnızca otobüslerle sınırlı tutmayarak kamyon segmentinde de genişletiyor. Tamamen elektrikli ağır hizmet tipi MAN eTGS ve eTGX kamyonlarının seri üretimi 2025 yılında Münih fabrikasında başlarken, Krakow’daki üretim ekibi de ilk elektrikli kamyonların seri üretimi için hazırlıklarını sürdürüyor. Hafif hizmet tipi MAN eTGL modelinin seri üretiminin de önümüzdeki aylarda aynı tesiste başlaması planlanıyor. MAN ayrıca, Mayıs ayında Milano’da düzenlenecek Transpotec fuarında tamamen elektrikli ürün portföyünü tamamlayacak bir başka elektrikli modelini tanıtmayı hedefliyor. Bu modelinde de ilerleyen dönemde Krakow’da üretilmesi öngörülüyor. Nürnberg fabrikası ise MAN’ın kendi batarya üretimine başlamasıyla birlikte, yalnızca motor üretimi yapan bir tesis olmaktan çıkarak, son teknoloji dizel motorlar ve alternatif tahrik sistemleri için bir geliştirme ve üretim merkezine dönüştürülmüş durumda. E-stratejisinin kilit bileşeni olarak Ankara Son yıllarda, Ankara'daki üretim tesisinde gerçekleştirilen yatırımlarla altyapı modernize edilirken, üretim süreçleri de optimize edildi ve çalışanlar elektrikli mobilitenin gereksinimlerine uygun şekilde eğitildi. Barbaros Oktay, dönüşüm yolculukları kapsamında attıkları bu adımlar ve yaptıkları bu yatırımlar sayesinde, uzun vadede yüksek hacimli ve yüksek kaliteli sıfır emisyonlu mobilite çözümleri sunabilecek güçlü bir altyapı oluşturduklarını vurguluyor. Önümüzdeki dönemde Ankara fabrikasında Lion’s City E’nin yanı sıra elektrikli şehirlerarası otobüsler ve Türkiye’deki turizm taşımacılığına yönelik geliştirilen yeni Lion’s Coach E modelinin de de burada üretilmesi planlanıyor. Ankara’nın öneminin altını çizen Oktay, “Hedefimiz, Ankara’nın da Starachowice gibi MAN’ın otobüsteki e-mobilite dönüşümünde kilit bir rol oynaması” diye konuşuyor. MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ise fabrikanın esnek üretim yapısına dikkat çekerek, şunları söylüyor: “Ankara, MAN’ın e-mobilite merkezlerinden biri haline geliyor. Esnek üretim yapımız sayesinde, aynı üretim hattında hem çeşitli elektrikli otobüs modellerini hem de geleneksel motorlu otobüsleri üretebiliyoruz. Bu da farklı pazar gereksinimlerine verimli bir şekilde yanıt vermemizi sağlıyor.” MAN Lion’s City E: Bir başarı öyküsü 2019’daki piyasaya sürülen MAN Lion’s City E, kısa sürede Avrupa’da bir başarı hikayesine dönüştü ve şu anda birçok Avrupa şehrinde hizmet veriyor. Bugüne kadar yaklaşık 3.300 araç üretilip teslim edilirken, bu araçlar toplamda yaklaşık 250 milyon kilometre yol kat etti. Yerel olarak emisyon üretmeyen çalışma özellikleri sayesinde bu kullanım, geleneksel dizel otobüslere kıyasla yaklaşık 150.000 ton CO2 tasarrufu sağladı. Satış rakamlarındaki artış da bu dinamik gelişmeyi etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. 2025 mali yılında, MAN’ın tamamen elektrikli kamyon ve otobüs satışları yüzde 168 artarak 1.970 adede ulaştı. Yalnızca MAN Lion’s City E satışları, bir önceki yıla göre yüzde 118 artış göstererek, toplamda 1.300 adedin üzerine çıktı. MAN, elektrikli otobüs satışında ulaştığı bu rakamla yeni bir rekora imza attı. Günümüzde Avrupa'da, MAN tarafından satılan her iki şehir otobüsünden biri artık elektrikle çalışıyor. Lion’s City E’nin elde ettiği bu başarıda, modelin güvenilirliği, menzili ve sürdürülebilirlik performansı kadar, aynı zamanda sürekli genişletilen sıfır emisyonlu otobüs portföyü de önemli rol oynuyor. Bu portföy; kompakt 10 metrelik araçlardan klasik 12 metrelik tek gövdeli otobüslere, yüksek yolcu kapasiteli 18 metrelik körüklü otobüslerden şehirlerarası kullanıma uygun alçak girişli elektrikli modellere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Lion’s Chassis E modeli de MAN’ın Avrupa dışındaki pazarlara da hizmet vermesini mümkün kılıyor. Tamamen elektrikli MAN Lion’s Coach E ise sıfır emisyonlu uzun mesafe seyahatlerinde yeni bir çağının başlangıcını temsil ediyor. İlk araçların yıl sonuna kadar müşterilere teslim edilmesi planlanırken, MAN bu geniş model yelpazesiyle şehir içi, bölgesel ve uzun mesafe taşımacılığında sürdürülebilir mobiliteye küresel ölçekte katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Otosan’a Küresel Başarı Haber

Ford Otosan’a Küresel Başarı

Otomotiv endüstrisinin benzeri görülmemiş bir dönüşüm sürecinden geçtiği günümüzde, artan ürün çeşitliliği ve kırılgan tedarik zinciri yapıları üreticileri daha verimli, daha esnek, daha öngörülü ve dayanıklı olmaya zorluyor. Ford Otosan, 2015 yılından itibaren sürdürdüğü dijital dönüşüm çalışmaları ile şimdi de Yeniköy Fabrikası ile Global Lighthouse Network’e dahil oldu. Ford Otosan, 2019 yılında Global Lighthouse Network ağına katılan Gölcük Fabrikası’nın ardından Yeniköy Fabrikası ile de küresel bir rol model haline geldi. Bu vizyon çerçevesinde, 2023 Kasım ayında yeniden tasarlanarak hayata geçirilen Yeniköy Fabrikası, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Endüstri 4.0 alanında dünyanın en ileri üretim tesislerini bir araya getiren prestijli Global Lighthouse Network (GLN) platformuna kabul edildi. Ford Otosan, Global Lighthouse Network tarafından küresel ölçekte örnek gösterilen üretim tesisi sayısını ikiye çıkarırken bu prestijli platformda Türkiye’den iki tesisiyle yer alan ilk üretim şirketi olma başarısını gösterdi. Aynı zamanda Ford Otosan, Global Lighthouse Network’te iki tesisi bulunan dünyadaki sayılı şirketlerden biri olurken Ford Motor Company bünyesinde bu ağa dahil edilen tek üretim organizasyonu olma özelliğini de taşıyor. Güven Özyurt: “Dijital dönüşümde oyun kurucu konumumuzu güçlendiriyoruz” Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Ford Otosan olarak Global Lighthouse Network’e 2019 yılında dahil olan Gölcük Fabrikamıza ek olarak şimdi de Yeniköy Fabrikamızla bu prestijli platformda yer almanın kıvancını yaşıyoruz. 2015 yılında başlattığımız uzun soluklu dijital dönüşüm yolculuğu bugün üretimde neyi, ne zaman ve nasıl yapacağımıza karar veren sistemlerin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Yeniköy Fabrikası’nda içten yanmalı, hibrit ve elektrikli motorları aynı hatta üretebilen esnek yapımızla yüksek oktavlı karmaşıklığı veriyle yönetebiliyoruz, kurduğumuz öğrenen ve dayanıklı üretim modeliyle geleceği net bir şekilde planlayabiliyoruz. Yeniden inşasıyla iki yıl gibi kısa bir sürede bu modeli mümkün kılan ekiplerimizin başarısının WEF bünyesinde takdir edilmesi büyük bir başarı. Türkiye’den bu platforma dahil olan tek otomotiv firması olarak, dünyanın en prestijli kuruluşlarının öncü tesisleriyle yer aldığı bu platformda iki fabrikamızla birden yer almak hem şirketimiz hem de ülkemiz adına büyük bir gurur kaynağı. Bu seçkin ödül, şirketimizin dijital dönüşümde ulaştığı seviyenin ve sektörümüzdeki öncülüğümüzün bağımsız ve güvenilir bir otorite tarafından küresel ölçekte bir kez daha tescillenmesi anlamına geliyor. Ödüllü tesislerimizle akıllı üretim teknolojilerinde dünyaya öncülük ediyor, Endüstri 4.0 dönüşümünde küresel ölçekte söz sahibi ‘oyun kurucu’ konumumuzu daha da güçlendiriyoruz.” Yeniköy, “Geleceğin Fabrikası” olarak tasarlandı Ford Otosan, esnek üretim yetkinlikleri sayesinde, 4 binin üzerinde ürün çeşitliliğine rağmen tek bir hat üzerinde yalın ve verimli üretim gerçekleştirilebiliyor. Yeniköy Fabrikası’nın bu başarıya ulaşmasında, akıllı esnek üretim yönetim platformu, yapay zekâ tabanlı kestirimci bakım sistemleri, akıllı çalışan destek sistemleri, GenAI destekli kalite platformları ve yapay zekâ destekli enerji yönetim sistemleri kritik rol oynadı. Dijital dönüşüm ve yapay zekâ uygulamalarındaki öncülüğünü Yeniköy Fabrikası’nda daha da ileriye taşıyan Ford Otosan, bu tesisini anlık veri akışı ve yapay zekâ desteği ile uçtan uca yönetiyor. Akıllı fabrikaların temel özelliği olan kapalı döngü modelini temel alan Yeniköy Fabrikası’nda üretim planlaması gelişmiş veri analitiğiyle yürütülüyor. Bu sayede talep, arz ve süreçlerdeki değişimler son derece dinamik biçimde yönetilebiliyor. Akıllı ve esnek üretim altyapısı, anlık veri ve yapay zekâ desteğiyle uçtan uca yönetilen tesiste gelişmiş robotik, makine görüşü ve simülasyon modellerine dayalı dijital ikiz uygulamaları operasyonların verimliliğini en üst seviyeye taşıyor. Üretim hatlarının tasarımı, senaryo bazlı kapasite analizleri, hatlar arası gerçek zamanlı sıralama ve optimizasyonda kullanılan yapay zekâ teknolojileri ile kapasite kullanımı artırılırken bekleme süreleri azaltılıyor. Yapay zekânın kusursuz entegrasyonu ise verimlilik ve sürdürülebilirlik için üretimin farklı yönlerini optimize ederken tekrarlayan veya fiziksel olarak zorlayıcı görevleri üstlenerek insanlarla iş birliği yapmak üzere tasarlanan cobotlar sayesinde insan-makine iş birliği üretim ortamında verimliliği en üst seviyeye çıkarıyor. Geçmiş aksiyonları ve çözüm kütüphanesini analiz eden Quality AI Agent ile gelinen noktada problem çözme hızı üst seviyeye taşınıyor. Yeniköy Fabrikası’nda halihazırda Transit Custom’ın 1000’den fazla farklı versiyonu, 90’ın üzerinde ihracat pazarı için üretiliyor. Kurulan güçlü teknik yapı sayesinde bu yüksek çeşitliliğin tek bir üretim hattında ve hem elektrikli hem de içten yanmalı araçların aynı üretim hattında üretilebilmesi mümkün hale geliyor. Küresel tedarik zincirinin dinamiklerine ve ticari araç segmentindeki artan kişiselleştirme ihtiyaçlarına veri odaklı bir değer zinciriyle yanıt veren Ford Otosan, kendi mühendisleri tarafından geliştirilen 60’tan fazla teknolojik çözümle üretim hacmini iki katına çıkarırken ürün çeşitliliğindeki 12 kat artışı da başarıyla yönetiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Endüstriyel Dönüşüm Hızlanıyor, WIN EURASIA 2026 Kilit Rol Üstleniyor Haber

Endüstriyel Dönüşüm Hızlanıyor, WIN EURASIA 2026 Kilit Rol Üstleniyor

Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10–13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde 32. kez düzenlenecek WIN EURASIA 2026, endüstriyel otomasyonun sanayideki belirleyici rolünü görünür kılan stratejik bir buluşma noktası olmaya hazırlanıyor. Altı salonda toplam 55 bin m² alanda gerçekleşecek fuar; Elektrik, Elektronik İletim ve Dağıtımı & Enerji Otomasyonu, Endüstriyel ve Fabrika Otomasyonu Teknolojileri, Robotik Otomasyon ve Dijital Fabrika Teknolojileri, Kaynak ve Robotik Kaynak Teknolojileri, Makine Otomasyonu ve Teknolojileri, COMVAC–Kompresör ve Basınçlı Hava Teknolojileri ile Birleştirme, Kesme, Yüzey İşlem Teknolojileri gibi kritik başlıklarda sektörün öncü firmalarını bir araya getiriyor. Otomasyonun gerekliliği görünür hale geldi 31 yıldır üretim ve sanayiyi geleceğe taşıyan WIN EURASIA 2026, yüzlerce firmanın en güncel ürün ve teknolojilerini sergilediği kapsamlı bir endüstri platformu olarak konumlanıyor. Endüstriyel otomasyon sektörünün 2025 yılını zorlayıcı fakat öğretici bir yıl olarak geçirdiğini belirten Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği (ENOSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Cem Şanlımeşhur, otomasyonun üretim süreçleri açısından artık “olsa iyi olur” düzeyinden çıkarak üretimin devamlılığı için gerekli bir unsur haline geldiğini söyledi. 2025 yılında finansmana erişimde yaşanan zorlukların ve ekonomik koşulların yatırım kararlarını yavaşlattığını aktaran Şanlımeşhur, “Bu durum otomasyonun önemini azaltmak yerine daha görünür hale getirdi. Sahada net şekilde şunu gördük: Sanayici artık otomasyonu bir seçenek seviyesinde değil, üretimin devamlılığı için kritik gereklilik olarak görüyor. Bu nedenle 2025’i, büyük ölçekli projelerden çok; ihtiyaca en uygun yatırımların öne çıktığı, daha bilinçli ve daha sağlam adımların atıldığı bir geçiş yılı olarak tanımlayabiliriz” dedi. Yapay zekâ ve veri analitiği 2026’nın sıcak başlıkları 2026 yılına girerken sektörde hedefleri netleşmiş bir yapı gördüklerini belirten Şanlımeşhur, ertelenen yatırımların önemli bölümünün 2026’da hayata geçmesini beklediklerini söyledi. Yapay zekâ, robotik ve veri analitiğinin gündemde olmaya devam edeceğini belirten ENOSAD Başkanı Şanlımeşhur, “Beklentimiz, daha az ama daha doğru yatırım yapılan, sonuç üreten projelerin çoğaldığı bir yıl olması. 2026’da önceliğimiz, üyelerimiz arasında bilgi paylaşımını artırmak ve iyi uygulama örneklerini daha görünür kılmak. Düzenleyeceğimiz etkinliklerde, sahada karşılaşılan problemler; problemlere getirilen çözümler ve elde edilen sonuçlar üzerinde duracağız. WIN EURASIA 2026’da sahada kendini kanıtlamış otomasyon çözümleri, robotik ve esnek üretim sistemleri, veri temelli bakım ve üretim uygulamaları ile enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı teknolojiler ön planda olacak. Ziyaretçilerin beklentisi net: karmaşık değil, fayda üreten çözümler” ifadelerini kullandı. WIN EURASIA: Gelecek vizyonunun şekillendiği platform Yıllar içinde WIN EURASIA’nın endüstriyel otomasyon sektörü için daha stratejik bir konuma geldiğini belirten Şanlımeşhur, fuarın yeni ürünlerin sergilendiği bir alan olmasının ötesinde; sektörün nabzının tutulduğu, yeni iş birliklerinin oluştuğu ve gelecek vizyonun şekillendiği bir platform olduğunun altını çizdi. WIN EURASIA’da nitelikli bağlantılar kurduklarını söyleyen Şanlımeşhur, “Otomasyonun fuarın merkezinde yer alması, sektörümüzün geldiği noktayı gösteriyor. Bugün otomasyon, üretimin tamamlayıcısı değil; üretimin kendisiyle iç içe geçmiş durumda. Bu nedenle WIN EURASIA’nın verdiği mesaj yalnızca sektörümüz için değil, tüm sanayi için kritik bir önem taşıyor. WIN EURASIA, uzun vadeli iş birliklerine zemin hazırlıyor. Sektörümüzün WIN EURASIA’ya ilgisi; katılım düzeyi, nitelikli görüşmeler ve iş birlikleriyle görülüyor. 2026’da bu ilginin daha planlı ve sonuç odaklı ilerlemesini bekliyoruz.” WIN EURASIA’nın stratejik konumu giderek güçleniyor Fuarın bu yılki yaklaşımını özetleyen Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül ise, “WIN EURASIA 2026 mottomuz ‘Otomasyonla Daha İleriye’. Endüstrinin tüm alanlarına yayılan otomasyon etkisi düşünüldüğünde, WIN EURASIA’nın üstlendiği stratejik konum her geçen yıl güçleniyor. Bu yıl oluşturduğumuz, Endüstriyel Yapay Zekâ Özel Alanı, Bakım Onarım Atölyesi ve Güç Aktarım Özel Sahnesi, IoT Özel Alanı ve 5G Arena gibi deneyim alanlarıyla sanayinin geleceğini şekillendiren dönüşüme şahit olacağız. Bu teknolojilerin sahada nasıl çalıştığını, üretime nasıl değer kattığını doğrudan gösterme fırsatı sunacağız. Amacımız, ziyaretçilerin bu dönüşümün parçası olabilecekleri bir ortam yaratmak. WIN EURASIA’yı, şirketlerin karar süreçlerine ışık tutan, doğru yatırımı doğru zamanda yapmalarını kolaylaştıran bir bilgi ve iş birliği merkezi olarak kurguluyoruz. WIN EURASIA’da geliştirdiğimiz çerçeve, Türkiye’nin üretim gücünü ileriye taşıyacak yolculuğun da önemli bir parçası. Aynı zamanda WIN EURASIA, yalnızca teknoloji tedarikçilerini değil; yatırım kararı veren sanayicileri, mühendisleri ve yöneticileri de aynı zeminde buluşturarak, ihtiyaca uygun çözümlerin doğrudan sahada değerlendirilmesini mümkün kılıyor. Bu yönüyle fuarımız, ürün sergilemenin ötesinde, doğru teknolojiyle doğru yatırım kararlarının alınabildiği stratejik bir karar platformu niteliği taşıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB Robotik Alanında Yeni Teknolojilerini Makina Hangar’da Sektörle Buluşturdu Haber

ABB Robotik Alanında Yeni Teknolojilerini Makina Hangar’da Sektörle Buluşturdu

İsviçre merkezli elektrifikasyon ve otomasyon teknolojileri lideri ABB, endüstriyel üretimin geleceğinin sergilendiği Makina Hangar Robotik Otomasyon Çözümleri 2025 etkinliğine ‘Elmas Sponsor’ olarak katılım sağladı. İstanbul’da gerçekleştirilen bu özel buluşmada ABB, yapay zekâ destekli robotik üretim çözümlerini ve robotik yazılımda devrim niteliğindeki yeniliklerini sektör profesyonelleri ile buluşturdu. ABB’nin etkinlikte sergilediği çözümler şunlar oldu: ABB CRB15000 Kolaboratif Kaynak Hücresi: İnsanla birlikte güvenle çalışabilen bu kaynak hücresi, kompakt yapısı ve sezgisel kontrol özellikleriyle üretim hatlarında esneklik ve kaliteyi bir araya getiriyor. Kolaboratif Paletleme Çözümü: Dar alanlarda bile yüksek verimlilik sağlayan bu çözüm, ergonomik tasarımı ve güvenli çalışma prensibiyle özellikle gıda, lojistik ve tüketim sektörlerinde öne çıkıyor. AppStudio Yazılımı: Kod yazmadan robot programlamayı mümkün kılan bu sezgisel yazılım, üretim süreçlerini sadeleştiriyor ve robotik otomasyonu herkes için erişilebilir hale getiriyor. ABB, yapay zekâ ve dijitalleşme destekli yeni robotik çözümleriyle üreticilere; daha hızlı karar alma, esnek üretim hatları kurma ve operasyonel verimliliği artırma fırsatı sunuyor. Şirket, Türkiye’deki üretim sektörünün dijital dönüşümünde öncü rolünü güçlendiriyor. ABB Türkiye Robotik ve İmalat Otomasyonu İş Kolu Başkanı Emre Tural, bu konuda yaptığı açıklamada, “ABB olarak, robotik alanındaki teknolojilerimizde endüstriyel üretimde verimlilik, sürdürülebilirlik ve güvenliği bir arada sunan çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Makina Hangar buluşması, bu çözümlerimizi sektör profesyonelleriyle buluşturmamız açısından son derece değerli bir platform oldu. Türkiye’deki üreticilerin robotik alanındaki dijital dönüşüm yolculuğuna güçlü bir teknoloji ortağı olarak katkı sağlamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Leasing kampanyası ile finansal kolaylık Öte yandan ABB, robot teknolojilerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla sunduğu leasing (kiralama) kampanyasını da bu etkinlikte öne çıkardı. Bu kampanya ile üreticilere düşük başlangıç maliyeti ve esnek ödeme imkânı tanıyan ABB, üretim yatırımlarını hızlandırmak isteyen firmalar için önemli bir avantaj sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gökçelik, Yapay Zekâ Destekli CRM Programı ile Dijital Dönüşümde Yeni Bir Çağ Başlattı Haber

Gökçelik, Yapay Zekâ Destekli CRM Programı ile Dijital Dönüşümde Yeni Bir Çağ Başlattı

-Türkiye’nin önde gelen raf ve depo sistemleri üreticilerinden Gökçelik, dijital dönüşüm yolculuğunda önemli bir adım atarak Türkiye’nin ilk Yapay Zekâ (AI) destekli SAP Sales Cloud V2 projesini başarıyla devreye aldı. NTT DATA iş birliğiyle gerçekleştirilen proje, satış ve müşteri ilişkileri yönetiminde yapay zekâ gücünü merkeze alarak sektörde bir ilke imza attı. Yeni sistemle birlikte Gökçelik, müşteri ilişkilerini daha etkin yöneten, satış ve hizmet süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren bütünleşik bir yapıya kavuştu. Yapay zeka destekli altyapı, satış, hizmet ve müşteri etkileşimlerini tek bir platformda toplayarak veriye dayalı karar alma gücünü ve operasyonel verimliliği en üst seviyeye taşıdı. Veri Odaklı Kararlarla Daha Akıllı Satış Süreçleri Gökçelik’in dijitalleşme stratejisinin merkezinde yer alan bu proje, SAP Sales Cloud V2 sisteminin devreye alınmasıyla birlikte satış ekiplerinin performans takibi, teklif ve sipariş yönetimi ile müşteri memnuniyeti süreçlerinde yapay zekâ algoritmalarının gücünü kullanmaya başladı. Bu sayede müşteri davranışları daha öngörülebilir hale gelirken, Gökçelik veri temelli içgörülerle daha hızlı, isabetli ve stratejik kararlar alabiliyor. “Bu proje sadece bir yazılım geçişi değil, kültürel bir dönüşüm” Gökçelik Yönetim Kurulu Üyesi Burak Aras, dijital dönüşüm projelerinin kurum genelinde yarattığı etkiyi şu sözlerle değerlendirdi: “Teknoloji yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bu proje, yalnızca bir yazılım geçişi değil; kurumsal kültürümüzün dijitalleşmesinde önemli bir dönüm noktası. Hedefimiz, sürdürülebilir büyüme için verimlilik, izlenebilirlik ve müşteri memnuniyetinde sürekli gelişim sağlamak.” Gökçelik Hakkında 1976 yılında kurulan Gökçelik, perakende ve lojistik sektörleri için raf, depo ve mağaza sistemleri alanında Türkiye’nin lider üreticilerindendir. 50 yıllık sektörel deneyimi, esnek üretim kapasitesi ve 80’den fazla ülkeye uzanan ihracat ağı ile Gökçelik; inovasyonu, mühendisliği ve tasarımı bir araya getirerek sektörün geleceğini şekillendirmeye devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.