Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Esneklik

Kapsül Haber Ajansı - Esneklik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Esneklik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Atlas Copco, Smart Integrated Assembly ile Üretimde Kesintisiz Operasyon ve Dijital Dönüşüm Sağlıyor Haber

Atlas Copco, Smart Integrated Assembly ile Üretimde Kesintisiz Operasyon ve Dijital Dönüşüm Sağlıyor

Smart Integrated Assembly ile üretim hatlarındaki plansız duruşlar %50’ye kadar azalırken, fabrikalara kesintisiz operasyon ve yüksek verimlilik sağlanıyor. Donanım, yazılım ve servis bileşenlerini tek bir entegre çözümde birleştiren bu yaklaşım, fabrikaların rekabet gücünü artıran kesintisiz operasyon, yüksek kalite güvencesi ve sürdürülebilir verimlilik sunuyor. Günümüz üretim ekonomisinin en kritik sorunu olan plansız duruşlar, işletmelere hem yüksek maliyet hem de kayıp kapasite olarak geri dönüyor. Uluslararası sektör raporları, öngörücü bakım uygulamalarının plansız duruşları %20–50 azaltabildiğini ortaya koyuyor. Atlas Copco’nun Smart Integrated Assembly yaklaşımı, bu kazanımı fabrikalara somut olarak taşıyor. Akıllı sıkma ekipmanları, gelişmiş proses kontrol yazılımları ve entegre veri analitiği platformları birlikte çalışarak potansiyel arızaları erken aşamada tespit ediyor; böylece hatların durma ihtimali minimum seviyeye iniyor. Atlas Copco’nun global araştırmalarına göre, üretim hatlarında yaşanan her bir dakikalık duruş ciddi mali kayıplara yol açabiliyor. Smart Integrated Assembly, bu kayıpların önüne geçmek için veri odaklı bir ekosistem sunuyor ve üreticilerin dayanıklılık seviyesini önemli ölçüde artırıyor. Bu yaklaşım sadece kaliteyi değil, esneklik ve çevikliğin kritik önem taşıdığı yeni endüstri çağında üretim hatlarının adaptasyon kabiliyetini de artırıyor. Smart Integrated Assembly, işletmelerin yüksek verimlilik ve düşük karbon ayak izi hedeflerine daha hızlı ulaşmasına da katkı sağlıyor. Atlas Copco Endüstriyel Teknik’in Türkiye Otomotiv Bölüm Müdürü Aras Kabakcı, Smart Integrated Assembly’nin önemini vurgulayarak şunları ifade ediyor: “Üretimde kesintisizlik, kalite güvencesi ve sürdürülebilirlik artık sadece rekabet avantajı değil; uzun vadeli başarı için zorunlu hale geldi. Smart Integrated Assembly yaklaşımımız, müşterilerimize bu üç alanda da güçlü bir çözüm sunuyor. Donanım ve yazılımı tek çatı altında birleştirerek üretimin bütününü daha akıllı ve daha güvenilir bir yapıya taşıyoruz.” Atlas Copco Endüstriyel Teknik, Smart Integrated Assembly ile Türkiye’deki üreticilere küresel standartlarda bir dönüşüm fırsatı sunuyor. Yerel servis yapılanmasıyla işletmelere 7/24 kesintisiz destek sağlayan Atlas Copco, üretim hatlarını modernize etmek isteyen işletmelerin hem bugün hem de geleceğe yatırım yapmasını mümkün kılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Business ile ODAŞ’tan Stratejik Teknoloji Hamlesi Haber

Vodafone Business ile ODAŞ’tan Stratejik Teknoloji Hamlesi

Vodafone Business, enerji sektörünün öncü şirketlerinden ODAŞ ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği kapsamında şirketin bulut tabanlı yapılara geçişini sağladı. Bu kapsamlı dönüşümle birlikte ODAŞ, veri merkezi modernizasyonundan yedekleme ve kurtarma çözümlerine kadar birçok kritik alanda yeni nesil teknolojilere dayanan hibrit bulut modeline geçti. Yeni altyapı sayesinde ODAŞ’ın sanallaştırma sistemleri modernize edildi; veri merkezi süreçleri ise yüzde 99,9 kesintisiz çalışma ve yüksek erişilebilirlik hedefiyle yeniden yapılandırıldı. Yedekleme, kurtarma sistemleri ve profesyonel hizmet seviyeleri Vodafone Business güvencesine alınırken; siber güvenlik saldırılarına karşı DDOS koruması ve güvenlik duvarı (firewall) hizmetleri devreye alınarak proaktif tehdit önleme sağlandı. Ağ yönetimi ve veri merkezi tarafında tüm cihazlar merkezi olarak izlenebilir hale gelirken, trafik anormalliklerinin anında tespit edilmesi mümkün oldu. Bu sayede ODAŞ’ın, operasyonları hem daha güvenli hem de daha verimli şekilde yönetebilir bir yapıya kavuştu. “Enerji sektörüne örnek olacak bir iş birliği gerçekleştirdik” İş birliğiyle ilgili bir açıklama yapan Vodafone İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu şu değerlendirmeyi yaptı: “ODAŞ, bu iş birliğiyle Türkiye’de enerji sektöründe Vodafone Business hizmetlerini kullanan şirketlerden biri haline geldi. Şirketin kendi fiziksel ortamında kurulu ve çalışıyor olduğu bir yapıdan hibrit bulut modeline geçiş, yalnızca teknik bir dönüşüme değil; enerji sektörünün ihtiyaçlarına özel kurguladığımız fiyatlandırma modelleri, güvenlik katmanları ve yönetimli hizmet yapısıyla sektörde örnek gösterilebilecek bir iş birliğine dönüştü. Vodafone Business olarak yarattığımız bu yeni nesil altyapının, ODAŞ’ın operasyonel verimliliğini ve dijital güvenlik seviyesini önemli ölçüde güçlendirdiğine inanıyoruz.” “Dijital güvenlik ve süreklilikte stratejik bir adım” ODAŞ COO’su Caner Demirayak iş birliğiyle ilgili şöyle konuştu: “Bu adımı yalnızca bir hizmet alımı değil, uzun vadeli bir teknoloji ortaklığı olarak görüyoruz. Bu iş birliği sayesinde teknoloji altyapımızın dijital güvenlik ve sürekliliğini güçlendirdik; operasyonlarımızı siber tehditlere karşı daha güvenli, daha verimli ve regülasyonlara uyumlu şekilde yönetiyoruz. Vodafone Business ile gerçekleştirdiğimiz bu kapsamlı dijital dönüşüm, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermekle kalmıyor, aynı zamanda yarının akıllı, güvenli ve sürdürülebilir enerji dünyasını da inşa etmemize olanak sağlıyor. Bu iş birliği sayesinde, operasyonel verimliliğimizi artırırken inovasyon odaklı bir altyapıyla sektörün dijitalleşme yolculuğuna öncülük ediyoruz.” dedi. ODAŞ’ın teknik altyapısı daha güçlendi ODAŞ, Vodafone Business ile yaptığı iş birliği kapsamında bulut çözümlerinin birleşimi olan hibrit bulut çözümlerini kullanmaya başladı. Böylelikle daha esnek, ölçeklenebilir ve operasyonel maliyetleri düşüren bir yapı oluşturmuş oldu. Hibrit Bulut çözümlerinde sistemlerin bir bölümü kendi fiziksel ortamlarında (on-prem), bir bölümü de bulut ortamında çalışarak esneklik ile güvenliği birleştiriyor.

İş Hayatında Kendini En Çok Soyutlanmış Hisseden Grup: Z Kuşağı Haber

İş Hayatında Kendini En Çok Soyutlanmış Hisseden Grup: Z Kuşağı

Buna rağmen “iş yeri”, çalışanların güçlü bir aidiyet hissi kurmak istedikleri bir alan olmaya devam ediyor. Aidiyet hissinde ev ortamı %76 ile ilk sırada yer alırken, katılımcıların %47’si, evden sonra en güçlü aidiyet hissini iş yerinde yaşadığını aktarıyor. Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, dünya genelinde farklı kurum ve sektörlerden 18–64 yaş arası 5.000’in üzerinde çalışanla gerçekleştirdiği Çalışan Aidiyet Barometresi’nin (EY Belonging Barometer) sonuçlarını açıkladı. Araştırma bulguları; ekonomik dalgalanma ve toplumsal gerilimler gibi olumsuzlukların iş yerinde bir paradoks oluşturduğunu ortaya koyuyor. Dünya giderek daha bağlantılı bir hale gelirken, diğer yandan çalışanlar kendilerini geçmiş yıllara göre daha kopuk hissettiğini belirtiyor. İş yerlerinde soyutlanma ve kopukluk hissi artıyor Barometre sonuçlarına göre; dünya genelinde çalışanların %85’i, iş yerinde artan bir yalnızlık ve soyutlanma hissi yaşadığını belirtiyor. 2023’e kıyasla yüzde 10 artan bu his, özellikle genç kuşaklarda daha yoğun görülüyor. Z kuşağının %92’si ve Y kuşağının %87’si bu duyguları paylaştığını belirtiyor. Buna rağmen, iş yeri hâlâ çalışanların en çok aidiyet hissi yaşadığı ikinci yer olmaya devam ediyor. Bu kapsamda ev ortamı %76 ile ilk sırada yer alırken katılımcıların %47’si, evden sonra en güçlü aidiyet hissini iş yerinde yaşadığını belirtiyor. Z ve Y kuşakları, iş yerinde artan izolasyonla karşı karşıya olduğunu düşünüyor Küresel çapta yapılan araştırmaya göre, genç katılımcıların %54’ü haftada en az bir kez, yüz yüze veya çevrim içi bir konuşma yapmadan tam bir iş gününü geçirdiklerini söylüyor. Bu oran Y kuşağında %50, X kuşağında %35, baby boomers kuşağında ise %27 seviyelerinde seyrediyor. Farkın uzaktan çalışanlarda daha belirgin olduğu görülüyor. Tamamen uzaktan çalışanların %63’ü, haftada en az bir kez gerçek zamanlı bir konuşma yapmadan tam bir iş günü geçirirken, tam zamanlı ofis çalışanlarında bu oran %35 yani neredeyse iki katı. Hibrit çalışanlarda ise %51’i buluyor. İş yerindeki yalnızlık duygusu, aidiyet hissini etkiliyor Katılımcılara göre; çalışanların aidiyet hissini etkileyen en önemli iki unsur başarılarının görülmemesi ve iş toplantılarına dahil edilmemeleri olarak öne çıkıyor. Bu durum, kendilerini dışlanmış ve yalnız hissetmelerine neden olabiliyor. Katılımcıların %58’i, kişisel yönlerini iş yerinde paylaşırken kendini rahat hissetmediğini belirtiyor. Özellikle Z kuşağı, bu konuda %71 oranıyla diğer kuşaklara göre neredeyse iki kat daha az rahat hissediyor. Barometreye göre, aidiyet hissini en çok güçlendiren unsurların başında %41 oranıyla psikolojik olarak güvende hissetme geliyor. Katılımcıların ruhsal olarak güvenliğinin azalmasına sebep olan ana faktörler ekonomik dalgalanmalar (%32) ve toplumsal olaylar (%25) olurken; psikolojik güvenliği artıran iki ana faktör ise hata kabul edebilme veya yardım isteme konusunda açık olma (%48) ve meslektaşlarıyla güçlü, güvene dayalı ilişkiler kurma (%47) olarak öne çıkıyor. Z ve Y kuşakları, ekonomik belirsizlik nedeniyle kendilerini baby boomers kuşağından iki kat fazla sıkışmış hissediyor. Z kuşağında bu oran %74, Y kuşağında %68, X kuşağında %52, baby boomers kuşağında %34’ü buluyor. Barometreye göre aidiyet hissini güçlendiren diğer unsurlar ise esneklik (%38), ruhsal iyilik hali (wellbeing, %37), gelişim odaklı geri bildirim almak (%31), düzenli olarak profesyonel ve kişisel olarak nasıl olduklarının kontrol edilmesi (%29) olarak sıralanıyor. Yapay zekâ ve teknoloji, aidiyeti artırıyor Katılımcıların %32’si, teknoloji ve yapay zekâ araçlarının artan kullanımının iş yerindeki aitlik hissini güçlendirdiğini söylüyor. Z kuşağı %40 ile bu düşünceyi domine ederken, baby boomers kuşağında bu oran %13 seviyesine düşüyor. Yalnızlık hissini yapay zekâ dolduruyor Katılımcıların %26’sı, kendini yalnız veya izole hissettiğinde bir yapay zekâ uygulamasına veya sohbet robotuna yöneleceğini belirtiyor. Ancak, araştırmaya göre iş gücündeki insan ilişkisi hâlâ kapsayıcılığın kritik bir unsuru olarak öne çıkıyor. Katılımcıların neredeyse yarısı (%48’i), farklı kuşaklardan meslektaşlarıyla çalışmanın kendilerini daha fazla ait hissettirdiğini söylüyor. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı Gökhan Gümüşlü, çalışan aidiyeti konusuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Teknolojinin gelişimiyle birlikte son yıllarda iş hayatında da ciddi bir değişim söz konusu. Bu değişim, pandemiye bağlı olarak tümüyle uzaktan çalışma ve hibrit modellerin hayatımıza girmesiyle hızlandı. Bu yeni iş modellerinin ise çalışanlar için soyutlanma, yalnızlık ve psikolojik güvenlik endişesi, işverenler için ise kapsayıcılık, çalışanları elde tutma gibi konuları beraberinde getiriyor. Bununla birlikte, giderek daha bağlantılı bir dünyada yaşamamıza rağmen çalışanlar kendilerini kopuk ve yalnız hissedebiliyor. Araştırmaya katılan çalışanlar, iş yerinde aidiyet hissini güçlendiren en önemli unsuru, fikirlerini paylaşabilmek ve endişelerini çekinmeden ifade edebilmek olarak tanımlıyor. Bu durum işverenler için; çalışan bağlılığı ve uzun vadede aidiyet hissini destekleyen daha kapsayıcı bir iş kültürü oluşturmak adına önemli bir fırsat sunuyor. Özellikle yeni nesil için bu koşulları sağlayabilen kurumların kazanan bir konumda olacağını söyleyebiliriz.”

Schneider Electric, Artan HPC ve Yapay Zeka Taleplerine Yeni Motivair CDU Serisiyle Yanıt Verdi Haber

Schneider Electric, Artan HPC ve Yapay Zeka Taleplerine Yeni Motivair CDU Serisiyle Yanıt Verdi

Yeni soğutma dağıtım üniteleri (CDU’lar), HPC, AI Factory ve veri merkezi ortamları için ölçeklenebilirlik ve verimlilik sağlıyor.Schneider Electric’in Motivair markası altında sunulan kapsamlı CDU portföyü; farklı uygulamalara kurulum için tasarlanırken, kompakt bir alanda yüksek soğutma kapasiteleri sunuyor.CDU'lar, enerji tüketimini azaltmak, çalışma süresini uzatmak ve işletme maliyetlerini düşürmek amacıyla soğutma tesislerinin sorunsuz bir şekilde optimize edilmesini sağlıyor. Dijital altyapılar için sıvı soğutma teknolojilerinde yenilikçi çözümleriyle öne çıkan Motivair by Schneider Electric, bugün HPC ve yapay zeka iş yüklerinin yükselen ısıl gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanan iki yeni Soğutma Dağıtım Ünitesini (CDU) tanıttı. Yeni modeller, altyapı koridorlarında optimize kuruluma yönelik şirketin amaca özel geliştirilen ilk CDU’ları olma özelliğini taşıyor. Bu sayede veri merkezi operatörlerine daha geniş dağıtım senaryolarında esneklik, performans ve entegrasyon avantajı sunuluyor. Yeni CDU’lar olan MCDU-45 ve MCDU-55, küresel ölçekte satışa sunuldu; üretimin 2026’nın başında kademeli olarak artırılması planlanıyor. Her iki model de daha geniş soğutma kapasitesi, özellik seti ve tasarım koşullarıyla öne çıkıyor. Bu yaklaşım, operatörlerin kurulum ve işletimi optimize etmek için daha geniş bir soğutulmuş su sıcaklık aralığından yararlanmasına imkan tanıyor. Motivair by Schneider Electric, bu yeni CDU’ları uçtan uca sıvı soğutma portföyüne ekleyerek; hiper ölçekli, yapay zeka, kolokasyon, edge ve retrofit ortamlarında gelişmiş soğutma stratejilerini desteklemek üzere ek yer tipi (floor mounted) CDU’lar ve kabin içi (in-rack) üniteler de sunuyor. MCDU-45 ve MCDU-55’in öne çıkan faydaları Yeni CDU’lar, sıvı soğutmanın evrimini yansıtacak ve yapay zeka çağında değişen altyapı dağıtım modelleriyle uyum sağlayacak şekilde tasarlandı. Müşteriler, CDU’ları giderek BT ekipmanlarının bulunduğu beyaz alan dışında kalan bölümlerde de konumlandırıyor. Geniş bir CDU yerleşim seçeneği sunulması, hesaplama yoğunlukları artmaya devam ederken; operatörlerin kendi yapay zeka altyapılarına, veri merkezi tasarımlarına ve iş yükü gereksinimlerine uygun soğutma stratejilerini uyarlayarak en iyi ısıl performansı ve operasyonel dayanıklılığı elde etmesini sağlıyor. MCDU-45 ve MCDU-55’in temel faydaları şöyle sıralanıyor: Alan optimizasyonu ve esneklik: Yeni ve mevcut CDU seçenekleriyle operatörler, kendi dağıtım hedeflerine en uygun modeli seçmekte daha fazla esneklik kazanıyor. Enerji tasarrufu: CDU’lar daha geniş işletim aralıklarıyla ısı atım sistemlerinin enerji verimliliğini artırmasına ve PUE’nin iyileştirilmesine destek oluyor. Basitleştirilmiş bakım ve erişilebilirlik: CDU’ların farklı noktalara yerleştirilebilmesi, yapay zeka iş yüklerini veya BT operasyonlarını aksatmadan servis erişiminde esneklik sağlıyor. Chiller tesisleriyle gelişmiş entegrasyon: MCDU-25’ten MCDU-60’a uzanan CDU ürün gamı; hassas debi kontrolü, gerçek zamanlı izleme ve uyarlanabilir yük dengeleme özellikleriyle gelişmiş ısıl yönetim stratejilerini destekliyor, tesis performansını optimize ediyor ve enerji tüketimini azaltıyor. Schneider Electric Soğutma İş Birimi Kıdemli Başkan Yardımcısı Andrew Bradner şunları söyledi: “Veri merkezlerinde sıvı soğutmada esneklik kritik önemde; müşteriler daha çeşitli ve daha geniş uçtan uca çözüm portföyü talep ediyor. Bugün duyurduğumuz yeni CDU’larımız, müşterilerin daha geniş bir hızlandırılmış hesaplama uygulama yelpazesinde dağıtım stratejilerini eşleştirmesine imkan tanırken, onlarca yıllık uzman soğutma deneyimimizle en iyi performans, güvenilirlik ve geleceğe hazırlık hedefini destekliyor.” Kanıtlanmış uzmanlık ve küresel erişim desteğiyle Motivair by Schneider Electric CDU’ları, Schneider Electric’in Motivair’i Şubat 2025’te satın almasının ardından duyurulan ilk yeni ürünler olma özelliğini taşıyor. Özellikle HPC, AI Factory ve veri merkezi ortamlarında yapay zeka uygulamalarının üstel büyümesinin etkisiyle bu CDU’lar; yüksek yoğunluklu hesaplamaya yönelik patlayıcı talebi verimli ve ölçeklenebilir sıvı soğutma çözümleriyle karşılamak üzere tasarlandı. Motivair CEO’su Rich Whitmore ise şunları kaydetti: “Motivair, ileri düzey sıvı soğutma çözümlerinde güvenilir bir iş ortağı. Yeni teknoloji yelpazemiz, veri merkezi operatörlerinin yapay zeka çağına güvenle ilerlemesine yardımcı oluyor. Schneider Electric ile birlikte hedefimiz; her tür HPC, yapay zeka veya ileri seviye veri merkezi kurulumuna uyum sağlayan, ihtiyaç duyulan anda sorunsuz ölçeklenebilirlik, performans ve güvenilirlik sunan yeni nesil soğutma çözümlerini hayata geçirmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanayinin Geleceğinde Oyunun Kuralları CC-Link IE TSN ile Değiştiriyor Haber

Sanayinin Geleceğinde Oyunun Kuralları CC-Link IE TSN ile Değiştiriyor

Bu dinamik ortamda endüstriyel haberleşme protokollerinin standardizasyonu, verimliliğin yanı sıra sürdürülebilir rekabet için de belirleyici hâle geliyor. Japonya merkezli CLPA (CC-Link Partner Association) ise yeni nesil otomasyon ihtiyaçlarına yanıt veren çözümleri ve dünya çapındaki güçlü iş ortaklığı yapısı ile bu dönüşümün merkezinde konumlanıyor. Endüstriyel CC-Link IE TSN ağ teknolojisini küresel ölçekte yaygınlaştırmayı sürdüren CLPA, işletmelerin dijital dönüşümde hız kazanmasına ve daha akıllı üretim modellerine geçiş yapmasına öncülük ediyor. Sanayide dijital dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte fabrikalardaki makinelerin, robotların ve üre tim hatlarının birbirleriyle kurduğu iletişim kritik bir rekabet unsuruna dönüşüyor. Tam da bu noktada CLPA, geliştirdiği CC-Link IE TSN ile endüstriyel iletişim alanındaki liderliğini güçlendirmeye devam ediyor. Günümüzün yüksek bant genişliği ihtiyacına ve karmaşık üretim süreçlerine yanıt verecek şekilde geliştirilen bu teknoloji şirketlerin hız, esneklik ve işlevsellik beklentilerini karşılayan bir altyapı sunuyor. CC-Link ailesinin en yeni üyesi olan CC-Link IE TSN, Zamana Duyarlı Ağ (TSN) teknolojisini temel alarak deterministik veri iletimini garanti ederken, aynı zamanda dünyanın TSN tabanlı ilk açık endüstriyel ağı olma özelliğini taşıyor. Bu sayede şirketlere, veri analitiği ve yapay zekâ uygulamalarının güçlendirdiği yeni nesil üretim modelleri için doğru ve anlık bilgi akışı sağlıyor. CC-Link IE TSN şirketleri Sanayi 5.0'a hazırlıyor BT sistemleri ile üretim saha sı arasındaki kesintisiz bağlantıyı mümkün kılan Ethernet tabanlı CC-Link IE TSN, fabrikalarda insan-makine iş birliğini artıran, veriye dayalı anlık karar alma süreçlerini destekleyen yeni bir üretim mimarisi sunuyor. Gerçek zamanlı performansı sayesinde üretim hatlarında esnekliği artıran teknoloji, yüksek hız gerektiren robotik uygulamalardan çok istasyonlu üretim süreçlerine kadar geniş bir kullanım alanı sağlıyor. Standart Ethernet ile uyumluluğu; farklı markaların cihazlarının sorunsuz entegrasyonunu mümkün kılarak bakım kolaylığı, düşük maliyet ve bütünleşik sistem yönetimi avantajı sunuyor. TCP/IP haberleşmesi ile gerçek zamanlı kontrol verilerinin aynı hatta çalışabilmesi sayesinde BT sistemlerine doğru, hızlı ve güvenli veri aktarımı yapılabiliyor. Bu yapı, yapay zekâ tabanlı kestirimci bakım uygulamalarını destekleyerek duruş sürelerini azaltıyor, otomotivden gıdaya, elektronikten paketlemeye k adar pek çok sektörde üretkenliği üst seviyeye taşıyor. Sanayinin geleceği CC-Link IE TSN teknolojisiyle güçleniyor CLPA Türkiye Müdürü Önder Şenol, endüstriyel haberleşme teknolojilerinde yaşanan dönüşümün şirketler için taşıdığı önemi şu ifadelerle vurguluyor: "Türkiye'de üretim yapan şirketlerin rekabetçiliklerini korumaları için esnek, ölçümlenebilir ve kestirilebilir bir üretim modeline sahip olmaları gerekiyor. CC-Link IE TSN, bu dönüşümün tam merkezinde yer alan bir teknoloji olarak işletmelere gerçek zamanlı kontrol, yüksek hız ve açık ağ yapısıyla büyük avantaj sağlıyor. CLPA olarak amacımız, üreticilerin bu teknolojilere en doğru şekilde erişmesini, entegrasyon süreçlerinde desteklenmesini ve global pazarlara uyumlu bir altyapı ile ilerlemesini mümkün kılmak. CLPA ekosistemi; üreticilerin, makine imalatçılarının ve sistem entegratörlerinin aynı ça tı altında buluştuğu, bilgi paylaşımı ve teknik destek açısından oldukça güçlü bir yapıya sahip. Türkiye'de hem sanayi şirketleri hem de çözüm ortakları ile gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla CC-Link IE TSN teknolojisinin yaygınlaşmasını sağlarken, aynı zamanda işletmelerin dijital dönüşüm yolculuklarında güvenilir bir rehber olmayı sürdürüyoruz. CLPA olarak Türkiye sanayisinin geleceğini güçlendirecek bu teknolojileri daha fazla fabrikayla buluşturmak için çalışıyoruz."

Garanti BBVA’ya “Türkiye’nin En İyi İşlem Bankası” Ödülü Haber

Garanti BBVA’ya “Türkiye’nin En İyi İşlem Bankası” Ödülü

Garanti BBVA, önde gelen finans yayın grubu Euromoney tarafından “Türkiye’nin En İyi İşlem Bankası” ödülüne layık görüldü. Garanti BBVA; teknolojiyi odağına alan inovatif yaklaşımı, müşterinin ihtiyaçlarına göre şekillenebilen esnek çözüm yapısı ve radikal müşteri perspektifi doğrultusunda sunduğu uçtan uca hizmet modeliyle bu ödülü almaya hak kazandı. 56 yıldır verilen Euromoney Awards; sektörel, ülke, bölge ve global ölçekte finans kuruluşlarının ürün, teknoloji, müşteri deneyimi ve inovasyon kabiliyetlerini değerlendirerek ödüllendiriyor. İşlem bankacılığı kategorisi ise firmaların günlük finansal operasyonlarını kolaylaştıran yenilikçi çözümlerden likidite yönetimine, nakit ve uluslararası ticaret işlemlerinden varlık yönetimi ürünlerine kadar geniş bir alanı kapsıyor. Garanti BBVA bugüne kadar Euromoney’den üç kez “Türkiye’nin En İyi Nakit Yönetimi Bankası” ödülü almıştı. Bu yıl kazanılan “Türkiye’nin En İyi İşlem Bankası” ödülü ise bankanın işlem bankacılığı alanındaki yetkinliğini uluslararası ölçekte farklı bir kategoriyle taçlandırdı. “Teknolojik dönüşümü müşterilerimize değer katan çözümlere dönüştürüyoruz.” Aldıkları ödülü değerlendiren Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige, “Euromoney’den aldığımız bu ödül, şirket müşterilerimizin ihtiyaçlarını derinlemesine anlayan, çevik ve teknoloji odaklı hizmet modelimizin güçlü bir yansıması. İş dünyasındaki hız, karmaşıklık ve global rekabet ortamında firmalara esneklik sağlayan kapsamlı işlem bankacılığı hizmetlerimizi, sürekli yenilenen bir vizyonla geliştiriyoruz. Müşterilerimizin operasyonel verimliliğini artıran, risklerini azaltan ve nakit akışlarını daha iyi yönetmelerine imkân tanıyan bir iş ortağı olmak en büyük önceliğimiz” dedi. “Her koşulda uzun vadeli iş ortaklığı yaklaşımıyla hareket ediyoruz.” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran ise “İşlem bankacılığı alanında aldığımız bu ödül, Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren ticari işletmelerin günlük operasyonlarına değer katan çözümler üretme konusundaki kararlılığımızı perçinliyor. Müşterilerimizin yeni ihtiyaçlarına hızla uyum sağlayan, onlara her durumda yanıt verebilen bir bankacılık yaklaşımı benimsiyoruz. Radikal müşteri perspektifi anlayışımız doğrultusunda, işletmelerin finansal yolculuklarında güvenilir ve uzun vadeli yol arkadaşı olmaya devam edeceğiz” dedi.

Düşük Riskli Varlıklar Yatırımcı için Cazip Kalmaya Devam Ediyor Haber

Düşük Riskli Varlıklar Yatırımcı için Cazip Kalmaya Devam Ediyor

TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında sürdürdüğü sıkı para politikası, yatırımcıların risk algısını ve portföy tercihlerini şekillendirmeye devam ediyor. Her ne kadar son dönemde sınırlı faiz indirimleri görülse de politika faizinin yüzde 39,5 seviyesinde, yıllık enflasyonun ise yüzde 32,87 düzeyinde olması, yatırımcıya halen pozitif reel getiri sunuyor. Bu durum, risksiz TL varlıklarını cazip hale getirirken, özellikle para piyasası fonları gibi likit enstrümanlarda yaşanan sermaye girişleri bu eğilimi destekliyor. Slayz Kurucusu John Nevzat Erdem düşük riskli araçların artık sadece güvenli liman değil, aynı zamanda stratejik bir getiri alternatifi haline geldiğini belirterek yatırımcı davranışlarındaki dönüşümü değerlendirdi. “Son dönemde özellikle para piyasası fonları ve kısa vadeli sabit getirili araçlarda ciddi bir sermaye girişi gözlemliyoruz. Bu eğilim, yatırımcıların volatilitenin yüksek olduğu bir ekonomik dönemde kazançtan çok sermaye koruma refleksiyle hareket ettiğini gösteriyor. Düşük riskli varlıklar artık yalnızca güvenli bir liman değil, aynı zamanda reel getiri sağlayabilen bir alternatif olarak öne çıkıyor. Özellikle kısa vadeli araçlar, yüksek likidite ve esneklik sunduğu için portföy yönetiminde kritik bir rol oynuyor. Enflasyonun beklentileri aşması, para politikasında temkinli adımların süreceğine işaret ediyor TCMB’nin sıkı duruşunu koruması, piyasalar açısından kısa vadede istikrar unsuru yaratıyor. Ancak eylül ve ekim aylarında açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin biraz üzerinde gelmesi, para politikasında temkinli adımların süreceğine işaret ediyor. Buna karşın, önümüzdeki dönemde enflasyonda kademeli bir düşüş yaşanması halinde merkez bankasının faiz indirimlerine daha cesur yaklaşabileceği, bunun da yatırımcıların risk iştahını artırabileceği bir senaryo mümkün. Böyle bir ortamda yatırımcılar, portföylerindeki risk dağılımını yeniden gözden geçirebilir ve dengeli stratejilere yönelebilir. Biz Slayz olarak bu dönüşümü yakından takip ediyor, yatırımcıların değişen piyasa koşullarında bilinçli ve stratejik kararlar almasını kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Küresel ve yerel piyasa dinamiklerini analiz ederek, yatırımcılara yalnızca güvenli getiri arayışında değil, aynı zamanda fırsat dönemlerinde de rehberlik edecek bütünsel bir yatırım deneyimi sunuyoruz.”

Edsis, Energy Storage Systems Summıt Europe 2025’te Türkiye’yi Temsil Etti Haber

Edsis, Energy Storage Systems Summıt Europe 2025’te Türkiye’yi Temsil Etti

Türkiye’de enerji depolama sistemlerinin gelişimini desteklemek ve sektörde farkındalık yaratmak amacıyla faaliyet gösteren EDSİS – Enerji Depolama Sistemleri Derneği, bu stratejik zirvede Türkiye’yi temsil ederek Avrupa’daki dönüşümün nabzını sahadan takip etti. Etkinlik süresince EDSİS heyeti, pazar dinamiklerini, yatırım eğilimlerini ve regülasyon vizyonlarını yerinde inceleyerek Türkiye’nin enerji depolama dönüşümüne yön verecek önemli kazanımlar elde etti… Enerji dönüşümünün merkezinde yer alan depolama teknolojileri artık yalnızca kapasite oluşturan sistemler olarak değil, esneklik, dengeleme ve sürdürülebilirlik stratejilerinin temel bileşeni olarak konumlanıyor. Bu kapsamda sürdürülebilir bir gelecek için kritik önem taşıyan enerji depolama sistemleri, Münih’te gerçekleştirilen zirvede teknoloji, yatırım eğilimleri ve politika vizyonları çerçevesinde kapsamlı biçimde değerlendirildi. AVRUPA ENERJİ DÖNÜŞÜM STRATEJİLERİ “UZUN SÜRELİ DEPOLAMA” ÜZERİNE KURULUYOR Zirveden elde edilen bulgularla ilgili değerlendirmelerde bulunan EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı, “Bu yıl Münih’te çok net bir tablo vardı; enerji depolama, Avrupa’nın enerji dönüşüm stratejisinin merkezine yerleşmiş durumda. Ülkeler, enerji sistemini yalnızca saatlik değil; günler ve haftalar düzeyinde dengeleyebilen çözümler için yatırımlarını artırıyor. Zirvede, depolama teknolojilerinin enerji güvenliği ve sürdürülebilirlik hedeflerindeki kritik rolü farklı oturumlarda kapsamlı şekilde ele alındı. Ayrıca enerji yönetiminde dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının giderek daha fazla önem kazandığı yönünde ortak bir görüş hâkimdi” dedi. TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK BİR DÖNÜŞÜM EŞİĞİ Türkiye açısından ortaya çıkan tabloyu değerlendiren Tutaşı, “Enerji depolama artık yalnızca bir teknoloji değil; enerji sistemlerinin kaderini belirleyen stratejik bir kapasite. Depolamaya yatırım yapan ülkeler dönüşümü yönetecek, yapmayanlar geride kalacak. Türkiye, doğru adımlar ve güçlü bir sanayi yapılanmasıyla bu dönüşümün yalnızca takipçisi değil, bölgesel lideri olabilir. EDSİS olarak hedefimiz Türkiye’nin depolama teknolojilerini sadece kullanan değil; geliştiren, üreten, ihraç eden ve bölgesine yön veren bir güç haline gelmesine katkı sağlamak. Münih’te elde ettiğimiz bilgi ve iş birlikleri, önümüzdeki on yılın yol haritası açısından büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri Ödülleri Sahiplerini Buldu

Törenin açılış konuşmalarını Slimstock Türkiye Ülke Müdürü Songül Sezer, LODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan ve LODER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tanyaşyaptı. "Tedarik zinciri artık şirketlerin geleceğini şekillendiriyor" Slimstock Türkiye Ülke Müdürü Songül Sezer, konuşmasında tedarik zincirinin ekonomik büyüme ve rekabet gücündeki stratejik rolünü vurgulayarak şunları söyledi: "Bugün burada yalnızca başarıları değil, aynı zamanda sürdürülebilirliği, dayanıklılığı ve stratejik vizyonu da ödüllendiriyoruz. Tedarik zinciri artık sadece bir operasyonel alan değil, kurumların geleceğini şekillendiren bir değer zinciridir. Pandemi, küresel krizler ve hızla değişen tüketici beklentileri, tedarik zinciri yönetiminin stratejik önemini tüm dünyada bir kez daha gösterdi. Artık sadece maliyet ve verimlilik odaklı süreçler değil, esneklik, dayanıklılık ve veri temelli karar alma becerileri de başarının ana unsuru haline geldi. Biz Slimstock olarak, tüm bu dönüşüm sürecinde işletmelere sadece bir yazılım çözümü değil; öngörü, strateji ve sürdürülebilir büyüme yolunda güçlü bir iş ortaklığı sunuyoruz. Bugün burada ödül alan her bir profesyonel, şirketlerinin rekabet gücünü artırırken aynı zamanda ülkemizin üretim ve lojistik gücünü de ileriye taşıyor. 11 yıldır bu ödül töreninde bir araya gelmek, sektörümüzde bilgi paylaşımını ve profesyonel dayanışmayı güçlendiren çok kıymetli bir gelenek haline geldi. Bu buluşmaların, geleceğin tedarik zinciri liderlerini daha da cesaretlendireceğine inanıyorum. Başarılarıyla sektöre yön veren tüm profesyonelleri gönülden kutluyorum." 2025 Yılı Türkiye'nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri Listesi Jürinin belirlediği bu yılki "Türkiye'nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri" listesi soy isme göre alfabetik sıralama ile açıklandı. Ödül alan şirket ve temsilcileri şu isimlerden oluştu: Ata AKICI (DOĞUŞ Hospitality&Retail Group- Grup Satınalma ve Tedarik Zinciri Direktörü) Damla AKSU (MEDIAMARKT- Tedarik Zinciri Direktörü) Banu AKYILDIZ (BAYER- Tedarik Zinciri Direktörü, Türkiye & İran) Umut AKYOL (TÜMAD- Tedarik Zinciri Müdürü) Dr. Murat ASLAN (ASELSAN- Tedarik Zinciri Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı) C. Helin BALLIKTAŞ (HILTI- Lojistik Direktörü) Nur BOZDURGUT TUNÇ (OTOKAR- Global Tedarik Zinciri Lideri) S. Rahmi ERGON (CMS JANT- Planlama ve Lojistik Direktörü) Akın ERGÜR (TEMSA- Satınalma ve Tedarik Zinciri Direktörü) Kenan Mehmet KARABULUT (REBUL KOZMETİK- COO) Altay KERMOOĞLU (DÜZEY- Tedarik Zinciri Direktörü) Nihan KURT (BOEHRINGER INGELHEIM TÜRKİYE- Tedarik Zinciri Direktörü) Canan MUTLU (KOTON- Global Lojistik Direktörü) Tarık OKUMUŞ (DIVERSEY- Tedarik Zinciri Operasyonları Direktörü) Gözde ÖZYANDI SİLİ (KALYON PV- Tedarik Zincirinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı) Onur SARIKAYA (FORD OTOSAN- Malzeme Planlama ve Lojistik Lideri) Alper SAYGINER (SIBUR INTERNATIONAL- Lojistik Direktörü) Erhan TOSUN (İLKO İLAÇ- Satınalma Direktörü) Burcu ÜNVAN (ESTÉE LAUDER- Tedarik Zinciri Direktörü) Aynur YAN ÖZDEMİR (CREAVIT- Tedarik Zinciri Direktörü) Yılın En İyi Projeleri Ödüllendirildi "Türkiye'nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri" listesinde yer alan adaylar, projeleriyle "En Sürdürülebilir", "En Teknolojik", "En Yenilikçi" ve "En Etkin / Etkili" kategorilerinde ödüller için yarıştı. "En Sürdürülebilir/Dirençli" proje ödülünü FORD OTOSAN Malzeme Planlama ve Lojistik Lideri Onur Sarıkaya kazandı. "En Teknolojik" proje ödülü, OTOKAR Global Tedarik Zinciri Lideri Nur Bozdurgut Tunç'a verildi. "En Yenilikçi" proje ödülünü ASELSAN Tedarik Zinciri Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Dr.Murat Aslan aldı. Son olarak,"En Etkin / Etkili" proje ödülünün sahibi ise DÜZEY Tedarik Zinciri Direktörü Altay Kermooğlu'nun oldu. ''YILIN PROJESİ'' ÖDÜLÜ ASELSAN'IN OLDU. Törende "Yılın Projesi" de ödüllendirildi. Proje, salondaki katılımcıların ve jürinin oylarıyla belirlendi. Yılın Proje ödülü ise '' Uçtan Uca Dijital Tedarik Zinciri Dönüşümü'' projesi ile katılan ASELSAN Tedarik Zinciri Yönetim Genel Müdür Yardımcısı Dr.Murat Aslan'nın oldu.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.