Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Estetik

Kapsül Haber Ajansı - Estetik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Estetik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Işık ve Derinlik Ekranda Hayat Buluyor Haber

Işık ve Derinlik Ekranda Hayat Buluyor

17 Eylül – 8 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleşen Artweeks Istanbul "Collectors" Edisyonu kapsamında Banu & Hakan Çarmıklı, Öner Kocabeyoğlu ve Tansa Mermerci’nin koleksiyonlarında yer alan değerli video ve dijital sanat eserleri de Samsung’un yenilikçi ekranlarında izleyiciyle buluşuyor. Bu eşsiz seçkide; Ferhat Özgür’ün “Köçek Şaban”, İz Öztat & Ann Antidote’un “Suspend / Askıda” ve İnci Eviner’in “Reenactment of Heaven / Cenneti Sahnelemek” adlı çalışmaları, Samsung teknolojisiyle yepyeni bir deneyime dönüşüyor. Ayrıca Samsung, "No More Black Screen" vizyonuyla 38 numaralı binada fotoğraf sanatçısı Ziya Tacir'in eserlerini de yepyeni bir estetikle izleyiciye sunuyor. Merkur Galeri ve Ziya Tacir ile Yenilikçi Bir Sergi Deneyimi Kültür, sanat ve fikir paylaşım merkezi olan Akaretler Sıraevler’in 38 numaralı binasında hayata geçirilen özel sergide ise Samsung, ART TV serisiyle video ve dijital sanat eserlerinin sergilenme deneyimine yenilikçi bir perspektif sunuyor. Samsung’un Art TV yaklaşımı doğrultusunda Neo QLED, OLED ve The Frame modellerinden oluşan ekranlar; ünlü fotoğraf sanatçısı Ziya Tacir’in eserlerini izleyici ile buluşturuyor. Merkur Galeri iş birliğiyle yürütülen bu özel projede, sergi süresince ekranlarda yer alan yapıtlar belirli aralıklarla değişerek, sanatçının farklı dönemlerine, monokrom çalışmalarına ve ikonik serilerine ait geniş bir seçkiye yer veriyor. Fotoğraf pratiğinde ışık, mekân, mimari detaylar, simetri ve derinlik katmanları üzerinden kendine özgü, monümantal bir görsel dil kuran Ziya Tacir; kadrajına aldığı anları ve anıtsal mekanları yeni bir estetik bakışla yorumluyor. Sanatçının zamansız pencereler açan bu yaklaşımı, izleyiciye de görüntünün büyüleyici evreninde kendi içsel hikayesini ve anlatısını kurabileceği özgür bir alan tanıyor. Geleneksel Ekran Algısını Yıkan Sınırsız Sanat Deneyimi Samsung’un “No More Black Screen” felsefesiyle birlikte geleneksel ekran algısı yıkılıyor. Samsung Art TV serisindeki ekranlar; yüksek görüntü kalitesi, renk doğruluğu, kontrast ve yansıma kontrolü gibi özellikleriyle eserlerin en gerçekçi biçimde aktarılmasına katkı sağlıyor. Böylece bu ekranlar; fotoğraf sanatının farklı dönemlerini ve felsefi arka planını mekanın ruhuyla harmanlayan, zaman içinde evrilen ve yaşayan bağımsız birer sergileme alanına dönüşüyor. Samsung Art TV deneyiminin önemli bir parçasını oluşturan Samsung Art Store ise bugün 5.000’den fazla sanat eseri, 800’den fazla sanatçı ve 80’den fazla global iş ortağını bir araya getiriyor. Tate, Art Basel, British Museum ve Louvre gibi dünyanın önde gelen sanat kurumlarının iş birliğiyle genişleyen koleksiyon, sanat eserlerini Samsung Art TV serisi aracılığıyla daha geniş kitlelerle buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mobilya Tasarımında Porselen Dönemi Haber

Mobilya Tasarımında Porselen Dönemi

Kaleseramik’in köklü ve yenilikçi markası Kalebodur, mobilya endüstrisinin en prestijli uluslararası buluşma noktalarından biri olan Furnishings & Design Istanbul 2026 (FDI) Fuarı’nda rafine dokuları, güçlü yüzey ifadeleri ve çağdaş tasarım diliyle yoğun ilgi gördü. Seramiği geleneksel kalıplardan çıkarıp mobilya sektörü için esnek, estetik ve sürdürülebilir bir malzeme olarak konumlandıran Kalebodur, vizyonunu küresel tasarımcılar ve üreticilerle paylaştı. FDI 2026’da yarattığı sektörler arası sinerjiyle Kalebodur, çeyrek asırlık inovasyon felsefesini geleceğin yaşam alanlarına taşımaya ve mobilya endüstrisine yön vermeye devam edeceğini bir kez daha tescillemiş oldu. 2 mm’den 20 mm’ye Uzanan Üretim Kabiliyeti Ziyaretçilerin Odak Noktası Oldu Fuar boyunca Kalebodur standının en çok dikkat çeken unsurlarından biri, markanın 2 mm’den 20 mm’ye kadar uzanan geniş üretim kabiliyeti ve mobilya tasarımını özgürleştiren esnek çözümleri oldu. Özellikle hafifliği ve kolay işlenebilirliğiyle öne çıkan 2 mm porselen plaka ürün grubu, mobilya üreticileri ve tasarımcıların beğenisini topladı. Geleneksel duvar ve zemin kaplamalarının ötesine geçen Kalebodur; masa tablaları, dolap kapakları ve özel mimari detaylarda seramiğin nasıl estetik ve işlevsel bir tasarım diline dönüştüğünü gözler önüne serdi. Translucent Işık Geçirgen Porselen Plaka Ziyaretçilerin Beğenisini Topladı Kalebodur’un ileri üretim standartları ve çağdaş estetiği bir araya getiren Translucent Işık Geçirgen Porselen Plaka Teknolojisi, fuarın en inovatif çözümlerinden biri olarak öne çıktı. 3 mm inceliğinde ve 100×300 cm ebatlarında üretilen ürünler; yarı saydam yapısıyla ışığı homojen bir şekilde yayarak mekânlara derinlik katması ve ışığı işlevsel bir ihtiyaçtan tasarımın aktif bir parçasına dönüştürmesiyle mimar ve tasarımcıların büyük beğenisini topladı. Standın girişinde ve TV ünitesi tasarımında ziyaretçilerle buluşan Translucent; otellerden konutlara, ticari alanlardan mobilya detaylarına kadar sunduğu zengin kullanım alanlarıyla profesyonellerin odak noktası haline geldi. V-Intech Teknolojisiyle Tasarımda Kesintisiz Kalebodur’un gelişmiş üretim teknolojisinin stand genelinde öne çıkan bir diğer güçlü çıktısı ise V-Intech oldu. Porselen plakanın damar yapısını yüzeyden gövdeye kesintisiz taşıyan bu teknoloji, detaylara önem veren iç mimar ve tasarımcılar tarafından ilgiyle incelendi. V-Intech; mutfak tezgâhlarından özel tasarım mobilya yüzeylerine kadar estetiğin ve detayların öne çıktığı alanlarda kusursuz bir tasarım bütünlüğü sunduğunu kanıtladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NG Kütahya Seramik Cersaie 2026’da Yenilikçi Koleksiyonlarını Tanıttı Haber

NG Kütahya Seramik Cersaie 2026’da Yenilikçi Koleksiyonlarını Tanıttı

İtalya’nın Bolonya kentinde 21-25 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenen Cersaie 2026; seramik ve mimari yüzey kaplamaları sektörünün yanı sıra mimarlar, iç mimarlar, tasarımcılar ve yapı profesyonellerini bir araya getirerek geleceğin yaşam alanlarını şekillendiren malzeme, tasarım ve teknoloji trendlerine ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin lider global seramik markalarından NG Kütahya Seramik de fuarda geniş ürün gamı ve farklı tasarım anlayışlarını yansıtan koleksiyonlarıyla yer aldı. Markanın standında; büyük ebatlı porselen seramik yüzeylerden ultra ince çözümlere, doğal taş estetiğini yorumlayan koleksiyonlardan farklı yüzey ve renk seçeneklerine kadar geniş bir ürün seçkisi, sektör profesyonelleriyle buluştu. Cersaie’nin mimari yüzeylerin geleceğine ışık tutan uluslararası atmosferinde NG Kütahya Seramik, ürünlerinin yanı sıra tasarım, üstün teknoloji, fonksiyonellik ve üretim gücünü bir araya getiren yaklaşımını da ortaya koydu. NG Stone: Doğal Taşa Çağdaş Bir Bakış Fuarda NG Kütahya Seramik’in öne çıkan markalarından NG Stone, porselen tezgâh kategorisinde farklı doğal taş karakterlerini ve yüzey estetiklerini mimari tasarımlara taşıyan koleksiyonlarıyla ziyaretçilerin dikkatini çekti. Rosso Cardinale, Essential, Pierre de Corton ve Luce koleksiyonlarının farklı renk ve yüzey seçenekleriyle yer aldığı fuarda, doğal malzemelerin karakteristik görünümü seramik yüzeylerin teknik avantajlarıyla buluşturuldu. Özellikle Rosso Cardinale ve Essential koleksiyonlarının yeni renk seçenekleri, markanın mevcut ürün gamına sunduğu tasarım alternatiflerini zenginleştirirken; Pierre de Corton ve Luce gibi koleksiyonlar da farklı mimari stillere hitap eden yüzey çözümleriyle NG Stone’un geniş tasarım dünyasını ortaya koydu. Büyük ebatlı porselen yüzey teknolojisindeki yetkinliğiyle öne çıkan NG Kütahya Seramik, NG Stone’un 163x323 cm ve 83x323 cm gibi büyük ölçülerdeki çözümleriyle mimarlara ve tasarımcılara geniş ve kesintisiz yüzeyler tasarlama imkânı sunuyor. Büyük ebatların sağladığı tasarım özgürlüğü; mutfak, banyo, mobilya ve farklı mimari uygulamalarda estetik ve fonksiyonelliği bir arada sunarken, seramiği mekânın tasarım dilini belirleyen önemli bir yüzey çözümüne dönüştürüyor. NG Slim: 3 mm’lik Ultra İnce Yapısıyla Tasarım Özgürlüğü Sunuyor NG Kütahya Seramik’in mimari yüzeylerde farklı kullanım ihtiyaçlarına cevap veren çözümleri arasında yer alan NG Slim de Cersaie 2026’daki ürün seçkisinin önemli parçalarından biri oldu. Markanın yenilikçi vizyonuyla estetik ve mühendisliği birleştirdiği bir ileri teknoloji ürünü olan NG Slim, yalnızca 3 mm’lik ultra ince yapısıyla güçlülük ve yüksek dayanıklılık özellikleriyle sektörde bir ilke imza attı. Dayanıklılığının yanında esnekliği, kolay işlenebilirliği ve mevcut yüzeylerin üzerine uygulanabilirliğiyle dönüşümün yeni temsilcisi olan NG Slim; 120x300 cm büyük ebatı ile özellikle dış cephe kaplamalarında tasarımcılara daha hafif ve zarif yüzey çözümleri geliştirme imkânı sunuyor. Yüzey Teknolojileri Tasarıma Derinlik Katıyor NG Kütahya Seramik’in ürün yaklaşımında tasarım kadar yüzey teknolojileri de önemli bir yer tutuyor. Markanın ürün geliştirme çalışmalarında öne çıkan DDG (Deep Digital Glaze), SHP Mat (Dijital Rölyef), BLT Mat (Büyük Ebat Rölyef Yüzeyler) ve Yüksek Efektli Lappato (HG Lappato) gibi teknolojiler; seramik yüzeylere daha güçlü doku, derinlik ve görsel karakter kazandırıyor. Cersaie 2026’da da bu teknoloji altyapısıyla şekillenen farklı yüzey seçenekleri, doğal malzemelerin estetik özelliklerini çağdaş üretim teknolojileriyle yeniden yorumlayan NG Kütahya Seramik’in tasarım anlayışını yansıttı. Markanın Cersaie 2026 katılımı, NG Kütahya Seramik’in tasarım, teknoloji ve üretim gücünü bir arada geliştiren global marka vizyonunun önemli yansımalarından biri oldu. Fuar boyunca farklı koleksiyonlar üzerinden mimarların ve tasarımcıların değişen beklentilerine cevap veren NG Kütahya Seramik, doğal taş ve mermer estetiğinden modern yüzey yorumlarına kadar geniş bir tasarım dünyasını aynı çatı altında sundu. Geniş koleksiyon çeşitliliğini ileri üretim teknolojileriyle destekleyen NG Kütahya Seramik, mimari yüzeyleri yalnızca bir kaplama unsuru olarak değil, yaşam alanlarının estetik ve işlevsel karakterini şekillendiren temel tasarım bileşenlerinden biri olarak ele alan yaklaşımını Cersaie 2026 Bolonya’da ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASAŞ, ZAK World of Façades Taşkent’te Yenilenen Naturalbond Ürün Grubunu Tanıttı Haber

ASAŞ, ZAK World of Façades Taşkent’te Yenilenen Naturalbond Ürün Grubunu Tanıttı

ASAŞ, cephe tasarımı ve mühendisliği alanında dünyanın önde gelen buluşmalarından ZAK World of Façades’ın Özbekistan edisyonunda sektör profesyonelleriyle bir araya geldi. Etkinlikte Naturalbond alüminyum kompozit panel ürün grubu altında sunduğu alüminyum kompozit panel ürünlerinin yenilenen yüzünü tanıtan ASAŞ, Skypanel | Ombrae dekoratif cephe kaplaması çözümünü de ziyaretçilerin beğenisine sundu. Cephe tasarımı, mühendisliği ve yapı teknolojileri alanındaki profesyonelleri bir araya getiren ZAK World of Façades’ın 228. edisyonu, 24 Eylül’de Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te gerçekleştirildi. ASAŞ, Özbekistan’da ilk kez katılım gösterdiği etkinlikte cephe kaplama çözümlerini uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Etkinlik kapsamında ASAŞ’ın alüminyum kompozit panel ürün grubu Naturalbond’un yenilenen yüzü ziyaretçilere tanıtıldı. Yenilenen kimliğiyle birlikte ürün kartelasına eklenen yeni renk ve desen seçenekleri de mimari trendleri yakından takip eden profesyonellerin beğenisine sunuldu. Naturalbond, farklı tasarım ihtiyaçlarına cevap veren renk ve yüzey alternatifleriyle cephe tasarımlarında estetik ve fonksiyonelliği bir arada sunuyor. ASAŞ’ın etkinlikte öne çıkardığı bir diğer çözüm ise Skypanel | Ombrae oldu. Dekoratif cephe kaplaması olarak tasarlanan ürün, mimari yüzeylere farklı bir estetik anlayış kazandırırken, cephe tasarımında özgün ve yaratıcı çözümler geliştirilmesine olanak sağlıyor. ASAŞ’ın Uluslararası Vizyonunda Yeni Bir Adım Özbekistan’da ilk kez ZAK World of Façades kapsamında yer alan ASAŞ, etkinlikle birlikte bölgedeki sektör profesyonelleriyle doğrudan temas kurarak cephe kaplama alanındaki ürün ve çözümlerini yeni pazarlara taşımayı hedefliyor. ASAŞ, mimari sistemlerden alüminyum kompozit panellere uzanan geniş ürün portföyüyle, farklı coğrafyalardaki mimari ihtiyaçları yakından takip ederek yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyor. ZAK World of Façades Taşkent katılımı da ASAŞ’ın uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirme ve yenilikçi mimari vizyonunu daha geniş bir coğrafyaya taşıma yolculuğunun önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşim Kozanlı İmzalı “XO Cape Arnna”  WAF Interiors Awards 2026’da Finalist Oldu! Haber

Yeşim Kozanlı İmzalı “XO Cape Arnna” WAF Interiors Awards 2026’da Finalist Oldu!

Proje, doğa, tarih ve duyusal deneyimi bir araya getiren özgün tasarım yaklaşımıyla uluslararası jüri tarafından değerlendirmeye layık bulundu. Akredite olduğu uluslararası otel zincirleri için 25 seneyi aşkın deneyimi ile dünyanın çok farklı destinasyonlarında konaklama mekanları tasarlayan Yeşim Kozanlı Mimarlık, tasarım anlayışını uluslararası arenada bir kez daha başarıyla temsil ediyor. Ofisin Fethiye’de hayata geçirdiği XO Cape Arnna projesi, dünyanın en saygın mimarlık etkinliklerinden World Architecture Festival (WAF) kapsamında düzenlenen Interiors 2026 ödüllerinin Interiors – Hotels kategorisinde shortlist’e seçildi. Fethiye’nin benzersiz doğasında, Arnna Burnu’nun en uç noktasında konumlanan XO Cape Arnna, yalnızca bir otel değil; doğa, tarih ve duyular arasında kurulan çok katmanlı bir deneyim dünyası olarak tasarlandı. Projenin ilham kaynağını, Anadolu’nun kadim uygarlıklarından Luviler’in ışıkla kurduğu simgesel ilişki oluştururken, geçmişin bilgeliği çağdaş estetik anlayışıyla yeniden yorumlanıyor. Yeşim Kozanlı Mimarlık’ın geliştirdiği "orchestrated design" yaklaşımı doğrultusunda kurgulanan proje, mimariyi adeta yaşayan bir sahneye dönüştürüyor. Görme, işitme, dokunma, koklama ve tat alma duyularını harekete geçiren mekanlar, bir senfoninin farklı enstrümanları gibi birbirini tamamlıyor. Bu yaklaşım sayesinde XO Cape Arnna, konuklarına yalnızca konforlu bir konaklama değil, bütüncül ve unutulmaz bir deneyim sunuyor. Doğal ışıkla şekillenen lobi alanı, mekansal yolculuğun ilk adımını oluştururken; otelin ana omurgası niteliğindeki "Kral Yolu" aksı, gastronomi alanlarından spa deneyimine, sosyal mekanlardan odalara kadar uzanan ritmik bir akış sunuyor. Ana restoranda yer alan zeytin ağacı, antik Arnna medeniyetine gönderme yapan güçlü bir simge olarak mekanın hikayesini desteklerken; doğal malzemeler, pastel tonlar ve ışık oyunlarıyla tasarlanan odalar ise dinginliği ve huzuru mimari bir dile dönüştürüyor. İsmini yıllanmışlık ve deneyimi ifade eden "XO" kavramından alan proje, 35 yıllık otelcilik birikimini çağdaş tasarım anlayışıyla buluşturarak geçmiş ile geleceği, doğa ile insanı ve mimari ile deneyimi aynı potada eritiyor. Zamansız tasarım yaklaşımıyla öne çıkan XO Cape Arnna'nın Interiors 2026’daki finalistlik başarısı, Yeşim Kozanlı Mimarlık'ın uluslararası ölçekte özgün ve nitelikli konaklama mekanları üretme vizyonunun önemli bir göstergesi olarak dikkat çekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Hat Sanatının İncelikleri Anlatıldı Haber

Türk Hat Sanatının İncelikleri Anlatıldı

Kapadokya Üniversitesi Ürgüp Fabrika Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen Hüsn-i Hat Atölyesi, katılımcılara Türk hat sanatının inceliklerini yakından tanıma ve uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı sundu. İslam medeniyetinin etkisiyle gelişen ve Osmanlı döneminde estetik bir üsluba kavuşan hüsn-i hat ile tanışan ziyaretçiler, hat sanatında kullanılan temel teknikleri öğrenerek kalem, mürekkep ve kağıtla yazının estetik bir forma dönüşme sürecini deneyimledi. Katılımcılar, harflerin ölçü, denge ve ahenk içinde oluşturduğu zarif kompozisyonları uygulayarak kendi hat çalışmalarını hazırladı. ÇÖMLEK YAPIM TEKNİKLERİ BİR KEZ DAHA FESTİVALDE YER ALDI Çömlekçilik Atölyesi, Kapadokya Üniversitesi Ürgüp Fabrika Yerleşkesi’nde üçüncü kez düzenlendi. Şehrin simge kültürel değerlerinden biri olan çömlekçilik geleneği katılımcılar tarafından deneyimlendi. Hammaddesi çamur olan ve Anadolu'da binlerce yıllık geçmişe sahip çömlekçilik sanatı, uygulamalı olarak tanıtılırken; katılımcılar çamura şekil verme, geleneksel çömlek yapım teknikleri ve çömlekçi çarkı kullanmayı uzman eğitmen eşliğinde öğrendi. Sanatseverler, kendi el becerileriyle çömlek üretmenin keyfini yaşadı. “KÜÇÜK KALEMLER, BÜYÜK HAYALLER” MİNİKLERLE BULUŞTU Nevşehir Paşa Konağı Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen “Küçük Kalemler, Büyük Hayaller” başlıklı interaktif söyleşide, yazar Osman Aytekin minik okurlarla bir araya geldi. Çocukların okuma kültürünü geliştirmek, yazarlık yolculuğuna dair meraklarını artırmak ve kendi hikayelerini oluşturma konusunda onları teşvik etmek amacıyla düzenlenen programda, minikler yazarla keyifli bir sohbet yaşadı. Soru-cevap bölümüyle interaktif bir atmosferde ilerleyen söyleşide çocuklar, kitap yazım süreci, hayal gücünün önemi ve bir hikayenin oluşma aşamaları hakkında bilgi edinme fırsatı buldu. Minik katılımcılar, yazarlık dünyasına dair ilham verici bir deneyimin parçası oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küçük Eczanelerde Alan Optimizasyonu Nasıl Yapılır? | Çağla Dizayn Haber

Küçük Eczanelerde Alan Optimizasyonu Nasıl Yapılır? | Çağla Dizayn

Sektörün dinamiklerini yakından takip eden eczacılar, dar alanların yarattığı kasvetli havayı dağıtmak ve hem şık hem de ferah bir çalışma ortamı yaratmak için profesyonel çözümlere ihtiyaç duyarlar. Bursa başta olmak üzere Türkiye'nin birçok noktasında gerçekleştirdiği yenilikçi projelerle tanınan Çağla Dizayn, kısıtlı alanları maksimum verimlilikle buluşturan vizyonu sayesinde "eczane tasarımı" denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olmayı başarıyor. Küçük bir eczaneyi dekore ederken yapılan en büyük hatalardan biri, alanı daha da daraltacak standart ve hantal mobilyalar tercih etmektir. Oysa modern iç mimari trendleri, modüler sistemler ve çok amaçlı gizli depolama çözümleri sayesinde en dar mekanları bile geniş ve davetkar birer yaşam alanına dönüştürebiliyor. Küçük metrekareli alanları verimli ve modern mekanlara dönüştürüyor Çağla Dizayn, projelendirme aşamasından anahtar teslim sürecine kadar her adımı titizlikle planlayarak, reçete bekleme alanlarından dermokozmetik stantlarına kadar her bölümü stratejik bir şekilde konumlandırıyor. Özellikle Bursa'da hizmet veren eczaneler için geliştirdiği fonksiyonel çözümlerle, küçük metrekareli alanları verimli ve modern mekanlara dönüştürüyor. Müşteri sirkülasyonunun tıkanmasını önleyen doğru yönlendirme şemaları ve gözü yormayan modern aydınlatma teknikleri sayesinde, küçük eczaneler dahi son derece ferah, kurumsal ve modern görünümlü eczaneler haline geliyor. Bu dönüşüm, sadece estetik bir başarı getirmekle kalmıyor, aynı zamanda eczane çalışanlarının ilaçlara ve OTC ürünlerine saniyeler içinde ulaşmasını sağlayarak iş yükünü de hafifletiyor. Bir iç mimarlık projesinin kâğıt üzerindeki kusursuzluğu, sahada hayat bulmadığı sürece ticari bir başarıya dönüşemez. Sektörde güvenilir bir eczane tasarım firması bulmanın zorlaştığı günümüzde, Çağla Dizayn’ı zirveye taşıyan en temel unsur projelerinde asla taviz vermediği kaliteli işçilik oluyor. İlaç bankolarının dayanıklılığından raf sistemlerinin keskin hatlarına, kullanılan ahşap ve metal detayların uyumundan laboratuvar alanlarının mevzuata uygunluğuna kadar her detay birinci sınıf malzeme ve kusursuz bir işçilikle üretiliyor. Dar alanlarda milimetrik hesaplamalarla üretilen özel mobilyalar, eczanenin kimliğine sanatsal bir değer katarken, uzun yıllar boyunca ilk günkü şıklığını ve sağlamlığını korumayı garanti ediyor. Eczane açma, taşıma veya mevcut mekânı modernize etme süreçleri, resmi mevzuatlar ve zaman kısıtlamaları sebebiyle oldukça stresli ve yönetilmesi zor dönemlerdir. Bu süreçte alanında uzmanlaşmış, sadece sağlık mekanlarına odaklanmış bir eczane tasarım firması Bursa ve çevresindeki eczacılar için en büyük şans haline geliyor. Geleceğin eczanelerini bugünden inşa ediyor Bu süreçte alanında uzmanlaşmış bir eczane tasarım firması, Bursa'daki eczacılar için önemli bir çözüm ortağı haline geliyor. Süreci baştan sona tek elden yöneterek tüm yükü eczacının omuzlarından alan Çağla Dizayn, küçük metrekareleri avantaja çeviren akıllı tasarımlarıyla geleceğin eczanelerini bugünden inşa ediyor. Siz de eczanenizde alan optimizasyonunu en doğru şekilde sağlamak, estetik ile fonksiyonelliği kaliteli işçilik çatısı altında buluşturmak istiyorsanız, Çağla Dizayn’ın uzman kadrosuyla hemen iletişime geçebilir ve mekanınızdaki büyük değişimi başlatabilirsiniz.

Şişecam Referans Projeler Serisi’nin 4. Kitabı Yayınlandı Haber

Şişecam Referans Projeler Serisi’nin 4. Kitabı Yayınlandı

Düz cam alanında dünyanın önde gelen üreticileri arasında yer alan Şişecam, globalde geniş bir coğrafyaya yayılan titiz bir çalışmanın ürünü olan Referans Projeler Kitabı ile mimarlık ve yapı sektörüne değer katmaya devam ediyor. Şişecam’ın inovatif mimari cam çözümleriyle hayata geçirilen projeleri bir araya getiren “Şişecam Inspiring Projects – Architectural Design 2026” kitabı, Şişecam’ın mimaride global ölçekte referans gücünü pekiştiren yayın serisinin önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor. Günümüzde mimaride cam seçimi; yalnızca cephede yaratılan görsel etkiyle sınırlı kalmayıp, güneş ve ısı kontrolü, emniyet ve güvenlik, gürültü kontrolü, gün ışığının kontrollü biçimde iç mekâna alınması, parlama ve kamaşma yönetimi gibi çok sayıda teknik ve çevresel parametreyi kapsayan kritik bir tasarım kararına dönüşmüş durumda. Yapı tipi, cephedeki cam oranı, iklim koşulları, cephe yönleri ve mekanik sistemlerle uyum, camın performansını belirleyen temel kriterler arasında yer alıyor. Uygulanmış referans projeler, mimarlar ve tasarımcılar için hem ilham verici hem de güçlü bir karar destek aracı niteliği taşıyor. Şişecam, mimari projelere özel sunduğu cam danışmanlığı kapsamında cam seçimini estetik, performans ve sürdürülebilirlik kriterleri çerçevesinde çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alıyor. Referans Projeler Kitap Serisi ise, günümüzün yakın dönem mimari cephelerini ve iç mekân uygulamalarını tek bir kaynakta toplayarak; yeni projelerde cam seçimlerinin daha bilinçli, karşılaştırılabilir ve kolay yapılabilmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Şişecam’ın düz cam ürünleriyle hazırladığı en kapsamlı referans projeler çalışması olan “Şişecam Inspiring Projects – Architectural Design 2026” kitabında; 37 farklı ürünün tercih edildiği toplam 184 proje yer alıyor. Bu projelerin 46’sı global ölçekte, 151’i mimari, 33’ü ise iç mekân projeleri kapsamında sunuluyor. Toplamda 38 farklı proje tipini içeren yayında, 44 yetkili üreticinin uygulamalarına da yer verilirken; Türkiye ve uluslararası pazarlardan seçilen projeler, Şişecam’ın global proje segmentindeki güçlü konumunu ortaya koymakta ve projelerde tercih edilen katma değerli düz cam ürün gamını kapsamlı biçimde yansıtıyor. Dekorasyon camlarının da kitaba dahil edilmesiyle birlikte, Şişecam’ın iç mekân segmentindeki güçlü konumu da vurgulanıyor. Bu yaklaşım, camın yalnızca cephe çözümlerinde değil; iç mekânda da estetik, fonksiyonel ve mekansal kaliteyi artıran bir tasarım elemanı olarak öne çıktığını gösteriyor. Şişecam web sitesi üzerinden de ulaşılabilen Referans Projeler Kitap Serisi’nin dördüncü kitabı olan Şişecam Inspiring Projects – Architectural Design 2026; mimarlar, tasarımcılar ve yapı profesyonelleri için yalnızca bir referans kaynağı değil, aynı zamanda camın mimarideki rolünü öne çıkaran ilham verici bir yayın olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İletişimin Yüzde 70’i Artık Görsel Olarak Gerçekleşiyor! Haber

İletişimin Yüzde 70’i Artık Görsel Olarak Gerçekleşiyor!

Seminerde konuşan Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. And Algül, günümüzde iletişimin büyük ölçüde görsel unsurlar üzerinden kurulduğunu ifade ederek, “Artık iletişimin yaklaşık yüzde 70’i görsel olarak gerçekleşiyor. Sosyal medya, reklam ve sivil toplum kampanyaları görsel iletişimin en yoğun kullanıldığı alanlar.” dedi. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonuyla düzenlenen Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerleri kapsamında gerçekleştirilen “Tasarım Okumaları: Görsel İletişim Alanında Vaka Analizleriyle Farkındalık Yaratmak” başlıklı çevrimiçi seminere yoğun katılım sağlandı. Seminerde konuşan Üsküdar Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. And Algül oldu. Görsel iletişimin günümüz toplumsal yaşamındaki belirleyici rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Algül, görsellerin yalnızca estetik bir unsur değil, aynı zamanda güçlü bir anlam üretim aracı olduğunu vurguladı. İletişimin Yüzde 70’i görseller üzerinden kuruluyor… Prof. Dr. Algül, günümüzde iletişimin büyük ölçüde görsel unsurlar üzerinden kurulduğunu ifade ederek, “Artık iletişimin yaklaşık yüzde 70’i görsel olarak gerçekleşiyor. Sosyal medya, reklam ve sivil toplum kampanyaları görsel iletişimin en yoğun kullanıldığı alanlar. Bu nedenle bireylerin yalnızca okuryazar değil, aynı zamanda görsel okuryazar olmaları gerekiyor.” dedi. Kuram ve vaka analizi birlikte ele alındı Seminerde görsel iletişimi; Roland Barthes, Marshall McLuhan ve Stuart Hall’un kuramsal yaklaşımları üzerinden değerlendiren Prof. Dr. Algül, bu üç ismi seçme nedenini şöyle açıkladı: “Barthes ve Stuart Hall daha eleştirel bir perspektif sunarken, McLuhan daha geleneksel medya yaklaşımını temsil ediyor. Amacım, görsel anlam üretimini hem geleneksel hem de dijital medya açısından birlikte gösterebilmek.” Dijital medyada “görünmez reklam” Dijital platformlarda reklamların artık klasik biçimde sunulmadığını belirten Prof. Dr. Algül, “Bir sosyal medya platformunda örneğin paylaşılan bir içecek, reklam gibi görünmez. Gündelik hayatın doğal bir parçasıymış gibi sunulur.” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Algül, aynı içeriğin farklı mecralarda bambaşka anlamlar üretebildiğini ifade ederek, “Aynı içecek markasını televizyonda görmekle dijital platformlarda görmek aynı şey değildir. Televizyonda pasif izleyici ve tek yönlü iletişim varken, sosyal medyada etkileşim ve yeniden üretim vardır. Bu nedenle mesaj da dönüşür.” ifadesinde bulundu. Aynı görselin herkes tarafından aynı şekilde okunmadığını da dile getiren Prof. Dr. Algül, “İzleyici, mesajı kendi kültürel ve toplumsal konumuna göre çözümler.” dedi. UNICEF ve WWF örnekleriyle toplumsal farkındalık UNICEF ve WWF kampanyalarını görsel iletişim açısından değerlendiren Prof. Dr. Algül, minimalist tasarım, görsel metafor, boşluk kullanımı ve sınırlı renk paleti gibi unsurların toplumsal mesajı güçlendirdiği vurgulandı. WWF’in panda logosu üzerinden konuşan Prof. Dr. Algül, “Düz anlamda siyah-beyaz bir panda görürüz. Yan anlamda masumiyet ve korunmaya muhtaçlık vardır. Mit düzeyinde ise doğayı korumanın insani bir sorumluluk olduğu fikri üretilir.” dedi. Görsel iletişim yalnızca estetik bir tercih değil Prof. Dr. Algül, “Görsel iletişim yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda etik ve toplumsal bir sorumluluktur. Tasarım, süslemekten çok fark ettirmek için vardır.” diye konuştu. Görsellerde kullanılan imgelerin yalnızca görünen anlamla sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Algül, şu ifadeleri kullandı: “Eriyen hayvan silüetleri, insan vücuduna dönüşen doğa imgeleri, yok olan ormanlar… Bunlar sadece düz anlam taşımıyor; yan anlam ve mit de üretiyor. Düz anlamda doğa masumiyeti simgelerken, insan tahrip edici güç olarak karşımıza çıkıyor. Tasarımda bu karşıtlıklar çok önemlidir. Bu zıtlıklar izleyicide suçluluk, sorumluluk ve empati duygularını tetikleyerek farkındalık yaratır.” Çevre temalı afiş ve kampanyalarda üretilen görsel mitler ne anlatıyor? Çevre temalı afiş ve kampanyalarda üretilen görsel mitlere dikkat çeken Prof. Dr. Algül, “Görsel mitler aracılığıyla çevresel yıkım, doğal bir süreç olmaktan çıkarılıp insan eliyle yaratılan bir kriz olarak sunuluyor. Doğa, kendi kendine yok olan bir unsur değil; insan müdahalesiyle tahrip edilen bir varlık olarak kodlanıyor.” dedi. Kodlama–kod çözümleme modeli üzerinden yapılan değerlendirmelerde ise görsel mesajların tek bir anlam üretmediği vurgulayan Prof. Dr. Algül, “Üretici tarafından ‘Orman kesilirse yaşam biter’ şeklinde kodlanan mesaj, izleyici tarafından farklı biçimlerde çözümlenebiliyor. Kimisi bunu bir tehdit, kimisi bir çağrı, kimisi ise ahlaki bir sorumluluk olarak algılıyor.” ifadesinde bulundu. Prof. Dr. Algül, bazı izleyicilerin mesajı bireysel sorumluluk yerine kurumsal bir sorun olarak gördüğünü ya da görselleri “abartılı ve duygusal” bulabildiğini belirterek, “Farkındalık tek yönlü bir süreç değil. Anlam, izleyicinin toplumsal ve kültürel konumuna göre değişkenlik gösteriyor.” şeklinde konuştu. Kampanyalar yalnızca içerikleriyle değil, kullanılan mecralarla da anlam üretiyor Aynı çevresel mesajın farklı mecralarda farklı etkiler ürettiğini vurgulayan Prof. Dr. And Algül, “Mesajın afiş formunda verilmesi kamu alanında doğrudan görünürlük sağlıyor. Aynı mesaj sosyal medyada paylaşıldığında ise hızlı ve küresel bir farkındalık dalgasına dönüşüyor. Kampanyalar yalnızca içerikleriyle değil, kullanılan mecralarla da anlam üretiyor.” dedi. Earth Hour gibi küresel katılıma dayalı etkinlikleri örnek gösteren Prof. Dr. Algül, “Mesaj, medyanın doğasıyla bütünleşerek izleyicinin gündelik yaşamına doğrudan müdahale ediyor. Çevresel mesajın etkisi, içeriğin kendisinden çok iletişim aracının deneyimsel gücüyle artıyor.” diye konuştu. Görsel iletişim dönüştürücü bir güç Genel bir değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Algül, görsel iletişimin yalnızca estetik bir üretim alanı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi ve “Görsel iletişim araçları, toplumsal sorunların anlaşılmasını, görünür kılınmasını ve bu sorunlara yönelik farkındalık oluşturulmasını sağlar. Vaka analizleriyle bireylerin eleştirel düşünme becerileri gelişir, toplumsal sorumluluk bilinci güçlenir.” dedi. Gelecekte artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik ve dijital aktivizmin farkındalık yaratmada daha büyük rol oynayacağını ifade eden Prof. Dr. Algül, “Görsel iletişim tasarımı; bilinçlendiren, dönüştüren ve etki yaratan güçlü bir iletişim aracıdır.” diyerek sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.