Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Etap

Kapsül Haber Ajansı - Etap haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Etap haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Schneider Electric’ten 800 VDC Veri Merkezlerinde Ark Parlaması Risk Araştırması Haber

Schneider Electric’ten 800 VDC Veri Merkezlerinde Ark Parlaması Risk Araştırması

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, 800 VDC güç mimarilerinde ark parlaması riskinin nasıl değerlendirilebileceği ve yönetilebileceğine ilişkin pratik bir yol haritası sunan, alanında ilk niteliğindeki analizini yayımladı. Hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerinin tasarım yaklaşımlarından hareketle oluşturulan kullanım senaryolarına dayanan çalışma, farklı konfigürasyonlara sahip, gelişmekte olan iki 800 VDC mimarisini karşılaştırıyor. Bulgular, ark parlamasının etkilerinin mimariye, kapasitörlerin yerleşimine ve arıza giderme davranışına önemli ölçüde bağlı olduğunu gösteriyor. Araştırmanın öne çıkan sonuçlarından biri, kapasitör etkisinin baskın olduğu en zorlu varsayımlarda dahi 800 VDC sistemlerde ark parlaması riskinin yönetilebilir olması. Çalışmaya göre risk seviyesi birçok durumda tipik AC sistemlerle karşılaştırılabilir düzeyde kalıyor. Gelişmiş yazılım ve dijital ikizlerden yararlanan daha kapsamlı modelleme yöntemleri de ark parlaması riskinin daha doğru biçimde ortaya konmasına yardımcı oluyor. Bulgular, yapay zekâ veri merkezlerinde daha yüksek güç yoğunluğuna sahip kabinleri desteklemek amacıyla 800 VDC mimarilerinin benimsenmeye başladığı kritik bir dönemde geliyor. NVIDIA’nın öncülüğünde, Schneider Electric gibi enerji teknolojileri şirketlerinin katkısıyla 800 VDC veri merkezi güç altyapısına geçiş, büyük ölçekli veri merkezleri ve AI Factory’lerin 400 kW ve üzerindeki IT kabinlerini desteklemesine olanak sağlayacak. Sektör daha yüksek güç yoğunluklarına doğru ilerlerken 800 VDC dağıtım, megawatt ölçeğindeki kabinlerin verimli biçimde enerjiyle beslenmesinde uygulanabilir bir çözüm olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte daha yüksek çalışma gerilimleri, arıza davranışının, koruma koordinasyonunun ve güvenli çalışma uygulamalarının daha iyi anlaşılmasını gerektiriyor. Schneider Electric Güvenli Güç ve Veri Merkezlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Manish Kumar, konuyla ilgili şunları söyledi: “800 VDC güç dağıtımı veri merkezi tasarımında önemli bir değişimi temsil ediyor ancak aynı zamanda kapsamlı biçimde incelenmesi gereken yeni güvenlik konularını da beraberinde getiriyor. Dünyanın önde gelen hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerinden bazılarıyla yürüttüğümüz çalışmalar, mühendislere ve güvenlik profesyonellerine ark parlaması risklerini değerlendirmek için ilk pratik çerçevelerden birini sunuyor. Bu yaklaşım arıza davranışını anlamak, güvenli çalışma uygulamalarını oluşturmak ve etkili koruma sistemleri tasarlamak için yapılandırılmış bir yöntem sağlıyor. Amacımız, sektörün daha yüksek gerilimli mimarilere güvenli ve emin adımlarla geçmesine yardımcı olmak.” Ark flaşı analizi AC veri merkezlerinde halihazırda standart bir uygulama olsa da dönüştürücü beslemeli 800 VDC sistemlerde çalışan personelin karşılaşabileceği elektriksel tehlikelerin yönetimine ilişkin sektör genelinde kabul edilmiş bir standart veya kılavuz henüz bulunmuyor. Bu nedenle yeni araştırma yalnızca ark parlaması tehlikelerinin değerlendirilmesi ve yönetilmesi açısından değil, 800 VDC sistemlerin mevcut güç sistemleriyle karşılaştırılabilir güvenlik seviyelerine ulaşmasını sağlamak açısından da önem taşıyor. Çalışma, mevcut standartların ark parlaması riskini olduğundan yüksek tahmin edebildiğini, Schneider Electric’in simülasyon analizlerinin ise gelişmiş yazılım ve dijital ikizlerin riski daha doğru modellediğini gösteriyor. İki farklı 800 VDC mimarisi değerlendirildi Schneider Electric’in çalışması, sektörde ortaya çıkan başlıca uygulama yaklaşımlarını temel alarak hem kabin hem de tesis seviyesindeki 800 VDC mimarilerine yönelik ilk pratik ark parlaması analizlerinden birini ortaya koyuyor. Analiz kapsamında standartlara dayalı yöntemler, geçici durum simülasyonları ve sistem seviyesinde modelleme değerlendirildi. Bulgular, mevcut ark parlaması analiz çerçevelerinin mimariyi ve zamana bağlı değişkenleri dikkate alacak şekilde kullanıldığında 800 VDC sistemlere uygulanabileceğini ve tasarım tercihlerinin sonuçlar üzerinde belirleyici olduğunu gösteriyor. Kabin seviyesindeki 800 VDC mimarileri: Muhafazakâr yöntem ve varsayımlarla gerçekleştirilen sidecar, diğer adıyla güç kabini, vaka çalışmasında, herhangi bir koruma cihazı bulunmadığı durumda dahi maruz kalınan enerji seviyesinin referans alınan 1,2 cal/cm² kişisel koruyucu ekipman eşiğinin oldukça altında kaldığı görüldü. Merkezi 800 VDC mimarileri: Tesis seviyesindeki vaka çalışması, yine muhafazakâr ve gerçek uygulamaları daha az yansıtan, aşırı akım korumasının bulunmadığı bir mimari ele alındığında maruz kalınan enerji seviyesinin kabin seviyesindeki tasarımlara kıyasla bir miktar daha yüksek olabileceğini gösteriyor. Analiz ayrıca sistem topolojisinin etkisini değerlendirerek ters akımı engelleyen diyotların hem yukarısında hem de aşağısında meydana gelen arızaların geri beslemeyi, tepe akımını ve ark parlaması sonuçlarını nasıl etkilediğini ortaya koyuyor. Arıza katkısının standart koruma cihazlarıyla zaman açısından sınırlandırılması durumunda ark parlaması enerjisi, çalışma ortamları için uygun seviyelere düşüyor ve genel olarak yaygın AC mimarilerindeki seviyelerle uyumlu hale geliyor. 800 VDC mimarilerinde ark parlaması riskinin azaltılmasında tasarım ve koruma stratejileri önemli rol oynuyor. Araştırma, genel riskin düşük kaldığını ve birçok durumda tipik AC dağıtım sistemleriyle karşılaştırılabilir olduğunu gösteriyor. Standart koruma cihazları kullanıldığında da maruz kalınan enerji önemli eşiklerin altında tutulabiliyor. Araştırmada ayrıca şu sonuçlara ulaşıldı: Geçici durum davranışı önem taşıyor: 800 VDC sistemlerde ark parlaması etkisini zamana bağlı arıza akımları belirliyor. Bir olayın ilk milisaniyelerinde kapasitör deşarjı baskın rol oynuyor. Simülasyon doğruluğu artırıyor: Geçici durum simülasyonu ve güç sistemi analiz araçları gibi yazılımlar, DC sistemlerde kullanılan basitleştirilmiş ark parlaması analiz yöntemlerinin kapasitör etkisinin baskın olduğu sistemlerde riski çoğu zaman olduğundan yüksek tahmin ettiğini gösteriyor. İşletmeciler, ETAP gibi gelişmiş yazılım ve dijital ikizlerden yararlanarak koruma stratejilerini daha doğru veriler üzerine kurabiliyor ve ark parlaması riskini önemli ölçüde azaltabiliyor. Tasarım tercihleri riski azaltıyor: Ark parlaması sonuçlarını yalnızca DC dağıtım kullanılması değil, mimari ve sistem konfigürasyonu da belirliyor. Kapasitörlerin yerleşimi, ters akımı engelleyen bileşenler ve milisaniye ölçeğinde devreye giren koruma sistemleri, 800 VDC altyapılarının güvenli biçimde uygulanmasında kritik rol oynuyor. ETAP CEO’su Tanuj Khandelwal ise şunları söyledi: “Endüstri standartları ark parlaması ve elektrik güvenliği açısından vazgeçilmez olmaya devam ediyor. Ancak geleneksel yöntemler, karmaşık DC sistemlerin çalışma biçimini tam olarak yansıtmadıkları için gereğinden fazla muhafazakâr sonuçlar verebiliyor. Gerçek riski anlayabilmek için mühendislerin sistem topolojisini, arıza davranışını, koruma koordinasyonunu, dönüştürücü tepkilerini, anahtarlama mantığını ve aktif koruma sistemlerini birlikte değerlendirmesi gerekiyor. ETAP, ekiplerin 800 VDC sistemleri gerçek çalışma koşullarına uygun biçimde modellemesini ve doğrulamasını sağlayarak muhafazakâr varsayımlardan daha doğru, yapay zekâ destekli ve fizik temelli güvenlik ve operasyon kararlarına geçişi destekliyor.” Bu çalışma, Schneider Electric’in ark parlaması güvenlik testleri alanındaki onlarca yıllık deneyimini temel alırken şirketin, yapay zekâ veri merkezlerinde kullanılan yeni nesil yüksek yoğunluklu kabin sistemleri açısından kritik öneme sahip 800 VDC güç mimarilerine geçişi destekleme taahhüdünü de güçlendiriyor. Schneider Electric ayrıca 800 VDC sistemlerde bakım çalışmalarının güvenli biçimde gerçekleştirilebilmesine yönelik, sistem çalışırken güç bileşenlerinin değiştirilebilmesini sağlayan “live swap” teknolojileri üzerinde kapsamlı testler gerçekleştirdi. Araştırmanın bulguları, “DC Arc Flash Analysis: A Practical Study on 800 VDC in Data Centers” başlıklı teknik dokümanda yayımlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kayseri'de 4,19 Milyar TL'lik Dev Dönüşüm Sürüyor Haber

Kayseri'de 4,19 Milyar TL'lik Dev Dönüşüm Sürüyor

4,19 milyar TL’lik dev yatırımla bölge; modern konutlar, ticari alanlar ve sosyal yaşam alanlarıyla Kayseri’nin yeni cazibe merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin şehir vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen ve Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yakından takip ettiği Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi’nde çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Kayseri’nin merkezinde yer alan ve şehrin çehresini değiştirecek en kapsamlı dönüşüm projelerinden biri olarak gösterilen Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi’nin 2’nci etap inşaat çalışmaları Ramazan ayında da planlanan takvim doğrultusunda aralıksız sürdürüldü. Yaklaşık 4,19 milyar TL yatırım bedeline sahip olan etap, tamamlandığında bölgeye modern konutlar, ticari alanlar ve sosyal donatılarıyla güçlü bir yaşam merkezi kazandıracak. Çalışmalar Ramazan Ayında da Sürdü Sahada görev yapan ekipler, Ramazan ayında da yoğun bir çalışma temposuyla projeyi ilerletti. Büyükşehir Belediyesi’nin koordinasyonunda sürdürülen çalışmalar kapsamında inşaat faaliyetleri planlanan program çerçevesinde kesintisiz şekilde yürütülüyor. Proje, güvenli, modern ve sosyal donatı alanlarıyla zenginleştirilmiş yeni bir yaşam alanı oluşturmayı hedefliyor. 13 Blok, 830 Bağımsız Bölüm Projenin 2’nci Uygulama Etabı kapsamında toplam 13 blok ve 830 bağımsız bölüm inşa edilecek. Etap içerisinde zemin üzeri yaklaşık 135 bin metrekare inşaat alanı bulunuyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile imzalanan protokol çerçevesinde yapım ihalesi Emlak Konut tarafından gerçekleştirilen projede, yüklenici firma olarak Ilgın Yapı süreci başlattı. İnşaat alanında yürütülen zemin iyileştirme çalışmalarında ise son aşamaya gelindi. Yükseklik 10 Katı Geçmeyecek Yeni hazırlanan proje kapsamında bölgedeki yapılaşmada insan ölçeğini gözeten bir mimari yaklaşım benimsendi. Projede zemin +6 kattan başlamak üzere en fazla 10 kat yüksekliğinde yapılar yer alacak. Bu planlama ile hem modern şehircilik anlayışı hem de bölgenin siluetine uyumlu bir yapılaşma hedefleniyor. Kayseri’nin Vizyon Projeleri Arasında Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi yalnızca fiziksel dönüşümü değil, bölgenin sosyal ve ekonomik yapısını da güçlendirmeyi amaçlıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Sahabiye, konut, ticaret ve sosyal yaşam alanlarının iç içe geçtiği modern bir şehir merkezi haline gelecek. Çalışmalar, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yakından takibiyle etap etap ilerlerken projenin planlanan takvim doğrultusunda tamamlanması hedefleniyor. Ulusal Ölçekte Ödül Kazandı Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi, 2019 yılında İstanbul’da düzenlenen 6’ncı Ulusal Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Kongresi’nde “En İyi Riskli Alan İlan Eden ve Uygulayan Belediye” ödülünü kazanarak ulusal ölçekte de önemli bir başarıya imza attı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu  Çeşme-Ankara rotasında 61.kez Türkiye yollarına çıkmaya hazır Haber

Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Çeşme-Ankara rotasında 61.kez Türkiye yollarına çıkmaya hazır

26 Nisan 2026 Pazar günü İzmir-Çeşme’den start alacak TUR 2026, 8 etap sonunda 3 Mayıs 2026 Pazar günü Başkent Ankara’da görkemli bir finalle sona erecek. İlk kez 1963 yılında “Marmara Turu” adıyla düzenlenen, 1965 yılında uluslararası statü kazanan ve 1966 yılında ise Cumhurbaşkanlığı himayelerine alınan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu; Türk bisikletinin gelişiminde öncü bir rol üstlenerek nice bisiklet sporcusunun yetişmesine ilham olurken, bugün dünya bisikletinin en saygın organizasyonları arasında yer alıyor. Uluslararası Bisiklet Birliği’nin (UCI) Avrupa Turları takviminde yer alan ve Türkiye’nin “ProSeries” kategorisindeki tek yol bisikleti yarışı olan TUR, 61. yılında da UCI WorldTeam, ProTeam ve Continental Team kategorilerinde dünya bisikletinin güçlü takımlarını ve yükselen yıldızlarını bir araya getirerek dünya bisikletinin önemli aktörlerini ülkemizde ağırlayacak. Ege’den Akdeniz’e, Anadolu’nun kalbine uzanan yolculuk T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 61.yılında Ege’nin incisi İzmir’in gözde ilçesi Çeşme’den başlayarak Türkiye’nin farklı coğrafyalarını birbirine bağlayan benzersiz bir rota sunuyor. Aydın, Marmaris, Fethiye, Kemer ve Antalya üzerinden ilerleyen yarış, Ege’nin tarih ve doğayla iç içe yollarından Akdeniz’in eşsiz kıyılarına ve nihayet 3 Mayıs günü İç Anadolu’nun ve Türkiye’nin kalbi Başkent Ankara’ya uzanıyor. Bu rota, yalnızca sportif bir parkur değil; Türkiye’nin doğal zenginliğini, kültürel mirasını ve coğrafi çeşitliliğini milyonlarca izleyiciye ve uluslararası yayınlarla tüm dünyaya taşıyan güçlü bir anlatı niteliği taşıyor. 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Rotası: Çeşme’den Ankara’ya 8 gün, 8 Etap, 1201 km 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 26 Nisan–3 Mayıs 2026 tarihleri arasında koşulacak parkuru; Çeşme, Aydın, Marmaris, Kıran, Fethiye, Patara, Kemer, Antalya, Feslikan ve Ankara start ve finiş noktalarıyla Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerini kapsıyor. Çeşme’den başlayan yarış; Ege ve Akdeniz’in eşsiz doğasında zorlu etaplarla ilerlerken, büyük finalini Ankara’da yaparak başkentte bisiklet heyecanını zirveye çıkmayı hedefliyor. 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Rotası: 1. Etap: 26 Nisan 2026 Çeşme-Aydın 203,1 km 2. Etap: 27 Nisan 2026 Aydın-Marmaris 158,0 km 3. Etap: 28 Nisan 2026 Marmaris-Kıran 129,2 km 4. Etap: 29 Nisan 2026 Marmaris-Fethiye 128,0 km 5. Etap: 30 Nisan 2026 Patara-Kemer 196,7 km 6. Etap: 1 Mayıs 2026 Antalya-Feslikan 130,0 km 7. Etap: 2 Mayıs 2026 Antalya-Antalya 149,5 km 8. Etap: 3 Mayıs 2026 Ankara-Ankara 105,1 km Başkent Ankara, Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu rotasında 2026 yılında Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 61 yıllık tarihinde uzun bir aradan sonra Başkent Ankara’yı yeniden rotasına dahil ederek anlamlı bir yolculuğa imza atıyor. Organizasyona adını veren Cumhurbaşkanlığı makamı ile Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun merkezinin bulunduğu Ankara, bu adımla birlikte TUR’un tarihsel ve kurumsal hafızasında özel bir konuma yerleşiyor. Avrupa Yol Bisikleti Şampiyonası’ndan, Gran Fondo organizasyonlarına, TBMM önünde sona eren kurtuluş yolu temalı bisiklet turlarına, ulusal ve uluslararası birçok bisiklet etkinliğine ev sahipliği yapan Ankara; Gençlik ve Spor Bakanlığı başta olmak üzere bisiklet stratejilerinin şekillendiği kurumlara ev sahipliği yapması ve güçlü altyapı yatırımlarıyla öne çıkıyor. Cumhuriyetin başkenti Ankara’nın TUR rotasına eklenmesi; Anıtkabir’den Birinci Meclis’e, Atatürk Orman Çiftliği’nden Cumhurbaşkanlığı’na başkentin tarihi ve modern kent dokusuna uzanan simgesel durakların, milyonlarca izleyiciye tanıtılması için güçlü bir fırsat sunuyor. Ankara etabı, TUR’un ulusal bütünlüğünü pekiştirirken, başkentin tarihi ve kültürel dokusunu küresel vitrine taşıyan stratejik bir adım olarak öne çıkıyor. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 60+1 Vizyonu İle Bisikletin Geleceğine Yatırım Yapıyor Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Ankara’da sona ermesi, yalnızca bir etap finali değil; Türk bisikletinin geçmişi ile geleceği arasında kurulan sembolik bir köprü niteliği taşıyor. Bu kapsamda 3 Mayıs 2026 Pazar günü Ankara’da, Türkiye Bisiklet Federasyonu altyapı gelişim programı olan Bisiklet Parkı ve Bisiklet Okulu projesinin tanıtımı yapılacak. Program; çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumun her kesimi için bisikletin tabana yayılmasını hedefleyen, geleceğin bisikletçilerine yatırım niteliği taşıyan kalıcı bir miras olarak hayata geçirilecek. Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun gelecek vizyonu; altyapıdan elit seviyeye uzanan, veriye dayalı yetenek taraması, uluslararası standartlarla uyumlu performans yönetimi ve sürdürülebilir sporcu gelişim modelleriyle şekilleniyor. Bu vizyonun en güçlü taşıyıcılarından biri olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, yalnızca bir yarış değil; geçtiği her etapta gençlere, çocuklara ve yerel bisiklet topluluklarına ilham veren, Türk bisikletinin tabana yayılmasını destekleyen stratejik bir gelişim platformu olarak konumlanıyor. Ege’den Akdeniz’e, oradan İç Anadolu’nun kalbine uzanan TUR rotası; okul temelli taramalardan Sporcu Eğitim Merkezleri’ne, Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezleri’nden UCI takımları yapılanmasına uzanan bütüncül sistemle birleşerek, geleceğin bisikletçilerinin keşfedilmesine ve yetiştirilmesine katkı sağlıyor. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun yarattığı bu görünürlük ve ilham etkisi, Türk bisikletinin uluslararası rekabet gücünü kalıcı biçimde artırmayı hedefleyen uzun vadeli bir yatırım niteliği taşıyor. 2025’te Tarihi Rekor: Küresel Yayın ve İletişim Gücü Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 60. Yılında yalnızca sportif başarılarıyla değil, Türkiye’nin uluslararası tanıtımına sağladığı güçlü katkıyla da tarihi bir rekora imza attı. TUR 2025; 190 ülke ve bölgede, 848 milyon haneye ulaşarak Türkiye’nin spor, kültür, turizm ve yaşam tarzı değerlerini dünya vitrinine taşıdı. Yarış boyunca ekrana yansıyan şehirler, doğal güzellikler ve kültürel miras, bisiklet sporu aracılığıyla Türkiye’nin çok katmanlı hikâyesini küresel izleyiciyle buluşturdu. TRT Spor ve Eurosport başta olmak üzere 65 televizyon kanalı, 28 dijital platform ve uluslararası ajanslar aracılığıyla yayınlanan organizasyon, 429 saatlik yayın süresiyle dünya ekranlarında yer aldı. 60.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, karasal ve dijital yayınların yanı sıra 30’a yakın havayolunun uçak içi eğlence sistemleri üzerinden de izleyicilerle buluşarak Türkiye’nin küresel görünürlüğünü daha da güçlendirdi. Sadece Bir Yarış Değil, Türkiye’nin Küresel Tanıtım Platformu Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, yalnızca bir spor organizasyonu değil; Türkiye’nin eşsiz doğal güzelliklerini, kültürel mirasını ve saklı hazinelerini dünyaya tanıtan güçlü bir platform olma özelliği taşıyor. Sprint ve zirve finişleriyle her etapta farklı sportif özelliklere sahip bisikletçilerin öne çıktığı rota, TUR’un geçtiği her şehirde festival coşkusu yaşatırken, etaplardaki izleyiciler ve ekran başındaki milyonlarca spor tutkununu ortak bir heyecanda buluşturuyor. Dev Organizasyonun Gücü: Sahadaki TUR Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, sahadaki organizasyon gücüyle de dikkat çekiyor. Takımlar, medya temsilcileri, UCI ve UCI komiserleri, hakemler, gönüllüler ve sağlık ekipleri dâhil olmak üzere 1.000’in üzerinde görevli organizasyonda yer alıyor. 400’e yakın takım ekibi, güvenlik ve sağlık unsurları, 350’ye yakın araçtan oluşan konvoy, 80 kişilik TV çekim ekibi, 2 helikopter ve 1 uçakla desteklenen canlı yayın altyapısı sayesinde TUR, 8 gün boyunca hem sahada hem de dünya ekranlarında kesintisiz olarak takip ediliyor. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 60.yılında unutulmaz yarış hikayelerine imza attı Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 60. yılında, Akdeniz’den Ege’ye uzanan zorlu ve efsaneleşen rotalar, dünya bisikletinin en güçlü isimlerini kıran kırana bir mücadelede buluşturdu. Deniz seviyesinden dağ zirvelerine uzanan etaplarda, yağmurlu hava koşulları, uzun tırmanışlar ve teknik finişler, genel klasman mücadelesini son güne kadar taşıdı. Bu yüksek tempolu yarışta Hollandalı yıldız Wout Poels (XDS Astana), deneyimi, tırmanış gücü ve stratejik aklıyla rakiplerine üstünlük kurarak TUR 2025 genel klasman şampiyonu oldu. Poels’un tur boyunca sergilediği istikrarlı performans, yalnızca turkuaz mayoyu değil, aynı zamanda tırmanış etaplarında gösterdiği hakimiyetle kırmızı mayoyu da beraberinde getirdi. Bu şampiyonluk; Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun, yalnızca görsel açıdan değil, sportif zorluk ve rekabet seviyesi bakımından da dünya bisikletinin en prestijli rotaları arasında yer aldığını bir kez daha ortaya koydu. TUR 2025’te yazılan bu hikaye hem sporcular hem de izleyiciler için unutulmaz bir yarış destanı olarak hafızalara kazındı. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu UCI Kategorileri ve ProSeries Bilgi Notu · 2006: Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, UCI takviminde 2.2 kategorisinde yer aldı. · 2008: Organizasyon, “Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu” adıyla UCI takviminde 2.1 kategorisinde düzenlendi. Aynı yıl TRT ve Eurosport başta olmak üzere önemli spor kanallarında ilk kez canlı yayınlandı. · 2010: TUR, UCI takviminde 2.HC (Hors Catégorie) seviyesine yükseldi. İstanbul zamana karşı etabıyla başlayan yarış, tüm etapları HD kalitesinde yayınlanan ilk TUR olma unvanını kazandı. · 2017 – 2019: Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, UCI WorldTour (2.UWT) kategorisinde düzenlendi. · 2020: Dünya genelinde yaşanan Covid-19 pandemisi nedeniyle yarış düzenlenemedi. · 2021 – 2022: UCI tarafından 2020 yılında hayata geçirilen ProSeries yapısı kapsamında TUR, ilk kez 2021 yılında UCI ProSeries (2.Pro) kategorisinde düzenlendi. · 2023: Organizasyon, UCI takviminde 2.1 kategorisinde yer aldı. · 2024 – 2025: Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, UCI ProSeries kategorisinde gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.