Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eurobond

Kapsül Haber Ajansı - Eurobond haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eurobond haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vestel’de Kredi Notu Bir Kez Daha Düştü: Moody’s Kararı Borç Yapılandırma Sürecinde Neye İşaret Ediyor? Haber

Vestel’de Kredi Notu Bir Kez Daha Düştü: Moody’s Kararı Borç Yapılandırma Sürecinde Neye İşaret Ediyor?

Uzun vadeli şirket kredi notunun Caa2’den Caa3’e, temerrüt olasılığı notunun ise Caa2-PD’den Caa3-PD’ye indirilmesi, uluslararası piyasalarda Vestel’in finansal risk algısının belirgin biçimde yükseldiğini gösteriyor. Moody’s aynı zamanda Vestel Elektronik’in 2029 vadeli, 500 milyon dolar tutarındaki garantili kıdemli teminatsız tahvillerinin notunu da Caa3 seviyesine çekti. Not görünümünün “Negatif” olarak korunması ise mevcut seviyenin nihai bir taban olmadığına, finansal görünümde yeterli iyileşme sağlanamaması halinde yeni bir indirim ihtimalinin sürdüğüne işaret ediyor. Bu kararın önemi, yalnızca Moody’s ölçeğindeki bir basamak değişiminden kaynaklanmıyor. Vestel’in son aylarda attığı finansal adımlar, not indiriminin şirketin borç ödeme kapasitesi ve sermaye yapısı üzerindeki baskıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Caa3 Notu Vestel İçin Ne Anlama Geliyor? Moody’s derecelendirme sisteminde Caa kategorisi, yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından çok yüksek kredi riski taşıyan şirketleri ifade ediyor. Caa3 ise bu grubun en alt basamağında bulunuyor ve yatırım yapılabilir seviyenin oldukça altında yer alıyor. Bu not, Vestel’in kesin olarak temerrüde düştüğü anlamına gelmiyor. Ancak şirketin mevcut finansal yapısıyla borçlarını çevirebilme kapasitesine ilişkin ciddi belirsizlik bulunduğunu gösteriyor. Özellikle negatif görünümle birlikte değerlendirildiğinde Moody’s kararı, finansman koşullarının zorlaşabileceği, yeni borçlanma maliyetlerinin artabileceği ve mevcut yükümlülüklerin yeniden düzenlenmesine yönelik ihtiyacın güçlenebileceği mesajını veriyor. Temerrüt olasılığı notunun Caa3-PD seviyesine indirilmesi de dikkat çekici. Bu gösterge, şirketin yalnızca genel kredi kalitesini değil, borç yeniden yapılandırması veya ödeme koşullarının değiştirilmesi gibi kredi olayı ihtimallerini de yakından ilgilendiriyor. Not İndirimi Borç Yapılandırma Başvurusunun Ardından Geldi Moody’s kararını şirketin son haftalardaki gelişmelerinden bağımsız değerlendirmek mümkün değil. Vestel Elektronik, haziran ayında mevcut konsolide kredilerinin ödeme takvimi ile faaliyetlerinden yaratılan nakit akışını uyumlu hale getirmek amacıyla finansal yeniden yapılandırma başvurusu yaptığını açıklamıştı. Bu başvuru, şirketin operasyonlarını durdurduğu veya borçlarını ödeyemediği anlamına gelmiyor. Buna karşılık, mevcut vade yapısının ve ödeme takviminin şirketin nakit üretme kapasitesi üzerinde baskı oluşturduğunu gösteren önemli bir işaret olarak öne çıkıyor. Finansal yeniden yapılandırma sürecinde şirketler çoğunlukla banka kredilerinin vadelerini uzatmayı, kısa vadeli ödeme baskısını azaltmayı, faiz koşullarını yeniden müzakere etmeyi veya belirli dönemlerde anapara ödemelerini ertelemeyi hedefliyor. Vestel’in de kredilerin vade yapısını faaliyet nakit akışıyla uyumlu hale getirmeyi amaçladığını belirtmesi, temel meselenin varlık yetersizliğinden çok likidite ve borç servis kapasitesi üzerinde yoğunlaştığını düşündürüyor. Eurobond İçin Danışman Atanması Kritik Bir Eşik Vestel Elektronik’in 500 milyon dolarlık Eurobond’u için uluslararası yatırım bankası Houlihan Lokey’i finansal danışman olarak görevlendirmesi, sürecin bir başka önemli boyutunu oluşturuyor. Şirket, bu görevlendirmenin mevcut Eurobond’lara ilişkin stratejik alternatiflerin değerlendirilmesi ve sürdürülebilir bir sermaye yapısına ulaşılması amacıyla yapıldığını açıkladı. Finans piyasalarında “stratejik alternatifler” ifadesi geniş bir çerçeveyi kapsayabiliyor. Bunlar arasında tahvil vadelerinin uzatılması, kupon koşullarının değiştirilmesi, yeni bir borçlanma aracıyla refinansman sağlanması, yatırımcılardan geri alım yapılması veya tahvil sahipleriyle kapsamlı bir yeniden yapılandırma görüşmesi yürütülmesi bulunabiliyor. Henüz hangi yöntemin tercih edileceği açıklanmış değil. Ancak bağımsız bir finansal danışmanın görevlendirilmesi, şirketin Eurobond yatırımcılarıyla yürütülecek görüşmeleri daha kurumsal ve teknik bir zemine taşımaya hazırlandığını gösteriyor. Moody’s not indiriminin bu görevlendirmenin hemen ardından gelmesi, derecelendirme kuruluşunun Eurobond tarafındaki süreci potansiyel bir borç yeniden yapılandırma riski olarak değerlendirdiği şeklinde okunabilir. Fitch’in Kararı da Benzer Risklere İşaret Etmişti Vestel üzerindeki kredi baskısı yalnızca Moody’s değerlendirmesiyle sınırlı değil. Fitch Ratings de temmuz ayı başında şirketin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notlarını CCC+ seviyesinden CCC- seviyesine düşürdü. Fitch, 2029 vadeli 500 milyon dolarlık tahvilin notunu ise CCC’den CC’ye indirdi. İki büyük uluslararası derecelendirme kuruluşunun kısa aralıklarla benzer yönde adım atması, kredi riskindeki artışın tek bir kurumun yaklaşımından kaynaklanmadığını gösteriyor. Moody’s ve Fitch’in not sistemleri birebir aynı olmasa da her iki değerlendirme de Vestel’in sermaye yapısı, likiditesi ve borç ödeme takvimi konusunda yüksek risk gördüğünü ortaya koyuyor. Bu tablo, şirketin önümüzdeki dönemde yalnızca faaliyet kârlılığını artırmasının yeterli olmayabileceğini gösteriyor. Borç vadelerinin uzatılması, finansman maliyetlerinin kontrol altına alınması ve sürdürülebilir pozitif nakit akışının sağlanması kritik önem taşıyor. İlk Çeyrek Finansalları Baskının Kaynağını Gösteriyor Vestel Elektronik’in 2026 yılının ilk çeyreğine ait finansal sonuçları, derecelendirme kuruluşlarının neden temkinli davrandığını açıklayan önemli veriler içeriyor. Şirketin enflasyon muhasebesine göre düzeltilmiş satış gelirleri geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 49 azalarak yaklaşık 21 milyar liraya geriledi. Brüt kâr yüzde 65 düşerken, brüt kâr marjı yüzde 19,2’den yüzde 13 seviyesine indi. Faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı ifade eden FAVÖK, önceki yılın aynı dönemindeki pozitif seviyeden 1,3 milyar liralık zarara döndü. FAVÖK marjı da yüzde 3,7’den eksi yüzde 6,3’e geriledi. Bu durum, Vestel’in ana faaliyetlerinden borç servisini destekleyecek yeterli operasyonel nakit üretmekte zorlandığını gösteriyor. Şirket ilk çeyrekte 3,1 milyar lira net zarar açıkladı. Net zararın geçen yılın aynı dönemine göre azalması ilk bakışta olumlu görünse de bunun önemli bölümünde enflasyon muhasebesinden kaynaklanan parasal kazancın etkisi bulunuyor. Esas faaliyet performansında ise satış hacmi, marjlar ve operasyonel kârlılık açısından baskının devam ettiği görülüyor. Likidite Açısından En Dikkat Çekici Kalem Nakit Akışı Kredi notu açısından gelir tablosu kadar nakit akışı da belirleyici durumda. Vestel Elektronik, 2026 yılının ilk üç ayında faaliyetlerinden yaklaşık 5 milyar liralık nakit çıkışı yaşadı. Geçen yılın aynı döneminde faaliyetlerden pozitif nakit üretilmiş olması, mevcut dönemdeki bozulmayı daha görünür hale getiriyor. Mart sonu itibarıyla şirketin nakit ve nakit benzerleri yaklaşık 2 milyar lira seviyesindeyken, kısa vadeli finansal borçları 48,5 milyar liraya yaklaştı. Toplam kısa vadeli yükümlülükleri ise 107 milyar liranın üzerine çıktı. Burada yalnızca nakit ile kısa vadeli borçları karşılaştırmak yeterli değil. Ticari alacaklar, stoklar, kullanılmamış kredi limitleri ve grup içi finansman imkânları da likidite analizinde önem taşıyor. Bununla birlikte şirketin nakit pozisyonuyla kısa vadeli finansal yükümlülükleri arasındaki büyük fark, neden vade uzatımı ve yeniden yapılandırma arayışına girildiğini açıklıyor. Net finansal borç Mart 2026 sonunda yaklaşık 93 milyar lira seviyesinde bulunuyor. FAVÖK’ün negatif olması nedeniyle net borç/FAVÖK oranı anlamlı biçimde hesaplanamıyor. Bu durum, geleneksel borçluluk göstergelerinin işlevini kaybettiği ve değerlendirmenin daha çok likidite, varlık satışı, finansman erişimi ve yeniden yapılandırma başarısı üzerinden yapılacağı anlamına geliyor. Operasyonel Sorunlar Yalnızca Türkiye Pazarıyla Sınırlı Değil Vestel’in açıklamalarına göre satışlardaki düşüşün arkasında hem iç pazardaki hem de ihracat pazarlarındaki zayıflık bulunuyor. Beyaz eşya ve televizyon segmentinde artan rekabet, sevkiyat adetlerini aşağı çekerken, Avrupa pazarındaki Çinli üretici baskısı da fiyatlama gücünü sınırlıyor. Türk lirasındaki değer kaybının yurt içi enflasyonun altında kalması, ihracatçı şirketler açısından maliyet rekabetçiliğini olumsuz etkiliyor. İşçilik giderleri, ham madde maliyetleri ve lojistik harcamalarındaki yükseliş de marjları baskılıyor. Kızıldeniz’deki taşımacılık sorunları ve küresel tedarik zincirindeki aksamalar, teslimat sürelerinin uzamasına ve maliyetlerin yükselmesine yol açarken Vestel’in Avrupa’daki fiyat rekabetinde daha kırılgan hale gelmesine neden oluyor. Bu nedenle şirketin finansal toparlanması yalnızca borçların vadesini uzatmaya bağlı değil. Ana faaliyetlerde satış hacminin dengelenmesi, marjların yeniden pozitife dönmesi ve operasyonel giderlerin sürdürülebilir seviyeye çekilmesi gerekiyor. Moody’s Kararı Hisse Yatırımcısı Açısından Nasıl Okunmalı? Kredi notu doğrudan hisse senedi için verilmiş bir tavsiye değildir. Buna rağmen şirketin borçlanma maliyeti, nakit akışı ve sermaye yapısı üzerinde etkili olduğu için hisse yatırımcıları açısından önem taşır. Not indirimi sonrasında Vestel’in uluslararası piyasalardan yeni finansman sağlaması daha maliyetli hale gelebilir. Borç yapılandırma sürecinde Eurobond yatırımcılarına sunulacak koşullar, şirketin gelecekteki nakit akışını ve finansman giderlerini doğrudan etkileyebilir. Yapılandırmanın şirket lehine sonuçlanması, kısa vadeli ödeme baskısını azaltarak operasyonel dönüşüm için zaman kazandırabilir. Ancak tahvil sahipleriyle anlaşma sağlanamaması, bankalarla yürütülen görüşmelerin uzaması veya faaliyet performansının beklenen ölçüde toparlanmaması halinde risklerin daha da artması mümkün. Hisse yatırımcısının izlemesi gereken temel başlıklar, finansal yeniden yapılandırma başvurusunun sonucu, banka kredilerinin yeni vade yapısı, Eurobond yatırımcılarıyla yapılacak görüşmeler, olası varlık satışları, işletme sermayesi gelişmeleri ve çeyreklik faaliyet nakit akışı olacak. Vestel Açısından Belirleyici Dönem Başladı Moody’s tarafından açıklanan Caa3 notu, Vestel Elektronik’in finansal görünümünde ciddi bir risk artışına işaret ediyor. Buna rağmen söz konusu karar, şirketin faaliyetlerini sürdüremeyeceği veya kesin biçimde temerrüde düşeceği anlamına gelmiyor. Şirket bir yandan banka borçlarının yeniden yapılandırılması için resmi süreci yürütürken diğer yandan 500 milyon dolarlık Eurobond için uluslararası danışman eşliğinde alternatifleri değerlendiriyor. Haziran ayında bazı kısa vadeli borçlanma araçlarının anapara ve kupon ödemelerinin tamamlanmış olması da ödeme akışının tamamen durmadığını gösteriyor. Buna karşılık faaliyetlerden negatif nakit üretilmesi, FAVÖK’ün eksiye dönmesi, kısa vadeli finansal yükümlülüklerin büyüklüğü ve kredi notlarının peş peşe düşürülmesi, Vestel açısından zamanın kritik hale geldiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde asıl belirleyici unsur, şirketin borçlarını yalnızca yeniden vadelendirip vadelendiremeyeceği değil, bu süreçte ana faaliyetlerini yeniden pozitif nakit üreten bir yapıya dönüştürüp dönüştüremeyeceği olacak. Moody’s kararı, piyasalara tam olarak bu noktadaki belirsizliğin sürdüğü mesajını veriyor.

Gedik Yatırım Ailesi 35’inci yaşını kutladı Haber

Gedik Yatırım Ailesi 35’inci yaşını kutladı

Türkiye’nin lider yatırım kuruluşlarından biri olan Gedik Yatırım, kuruluşunun 35’inci yılını düzenlediği gala gecesiyle kutladı. Şirketin 1991 yılında başlayan yolculuğunda ulaştığı büyüklüğü, finansal performansını, iştirak ekosistemini ve gelecek dönem hedeflerini paylaştığı gala gecesine Inveo Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Topaç, Gedik Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Onur Topaç ile Gedik Yatırım yönetici ve çalışanları katıldı. Gecede Gedik Yatırım Kıdem ve Başarı Ödülleri de sahiplerini buldu. Sermaye piyasalarına yön veren şirket Inveo Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Topaç, Gedik Yatırım’ın 35 yıllık yolculuğunun yalnızca bir şirket hikâyesi değil, aynı zamanda Türkiye sermaye piyasalarının gelişim hikâyesi olduğunu vurguladı. 1991 yılında yola çıkarken hedeflerinin yalnızca başarılı bir aracı kurum olmak değil; yatırımcılarına güven veren, sermaye piyasalarına yön veren ve Türkiye sermaye piyasalarının gelişimine katkı sağlayan güçlü bir kurum inşa etmek olduğunu söyleyen Topaç, “Bugün bu hedeflerimize ulaştığımızı büyük bir gururla görüyoruz. Bu başarı hikâyesinin arkasında siz çalışanlarımızın emeği, inancı ve özverisi var. Çalışanlarıyla birlikte büyüyen bir kurum olarak, hem şirketimize hem de sektörümüze kazandırdığımız nitelikli insan kaynağıyla gurur duyuyoruz. Teknoloji yatırımlarımızla sektöre birçok ilki kazandırırken, yatırımcılarımıza daha iyi hizmet sunmak için sürekli yenilik üretmeye devam ettik. Sadece finansal başarılarımızla değil, eğitimden çevreye, spordan sosyal projelere kadar farklı alanlarda toplum ve insanlar için değer üretmeye çalıştık. Biz, ‘Yatırımda güvenin adresi’ olma anlayışımızdan hiç vazgeçmeden bugünlere geldik. Bundan sonra da aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı. “Finansal ekosistem yapısına ulaştık” Gedik Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Onur Topaç ise 35 yıl önce 50 bin TL özsermaye ile faaliyetlerine başlayan Gedik Yatırım’ın bugün 90 bin bakiyeli yatırımcıya, 108 milyar TL yatırımcı varlığına, 1,5 milyar TL net kara ve 5,1 milyar TL özsermaye büyüklüğüne ulaştığını söyledi. Gedik Yatırım’ın büyük bir başarı hikayesi yazdığı son 10 yılda, liderlik yolculuğundaki yükselişini sürdürdüğünü anlatan Topaç, “Özellikle son 5 yılda gerçekleştirdiğimiz atılım döneminde; bankacılık, girişim sermayesi, kripto varlık ve varlık kiralama gibi stratejik alanlara giriş yaparak faaliyet alanlarımızı genişlettik. Bugün geldiğimiz noktada yatırım bankacılığı, girişim sermayesi, kripto varlık ve varlık kiralama gibi alanlarda faaliyet gösteren iştiraklerimizle finansal bir ekosistem yapısına ulaştık” diye konuştu. Private Hizmet Modeli Gedik Yatırım’ın bugüne kadar gerçekleştirdiği teknoloji yatırımlarıyla sektörde pek çok ilki hayata geçirdiğini dile getiren Topaç, “Son olarak 2026 yılında devreye aldığımız Gedik Yatırım Mobil uygulamasıyla hisse senetleri, VİOP, yatırım fonları gibi farklı yatırım araçlarını dijital platformlarında daha entegre bir yapıyla sunuyoruz” diye konuştu. Gedik Yatırım’ın Türkiye’nin dört bir yanına yayılan geniş şube ağı ve güçlü dijital kanalları sayesinde yatırımcılarımıza her noktadan erişilebilir ve kesintisiz bir hizmet sunduğunu anlatan Onur Topaç, yine sektörde bir ilki gerçekleştirerek Private Hizmet Modeliyle özel yatırım şubelerini yatırımcıların hizmetine sunduklarını hatırlattı. ‘Çalışanlarıyla birlikte büyüyen’ bir kurum olma vizyonuyla hareket ettiklerini de kaydeden Onur Topaç, “2021-2025 döneminde çalışan sayımızda yüzde 52’nin üzerinde büyüme sağlarken, kadın çalışan oranımızı yüzde 40 seviyesinde korumayı başardık. Üst üste dört yıldır ‘Great Place to Work’ listesinde yer alarak işveren markası alanındaki başarımızı sürdürdük” dedi. “Sektöre ve topluma katkımız sürüyor” Spora ve topluma değer katan marka stratejisini kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Onur Topaç, şöyle devam etti: “Spora yatırım yapıyor, ülkemize #BuHisseOrtakOl diyoruz. Voleybol Milli Takımlarımızın ana sponsoru olmaktan onur duyarken, üç yıldır süren yolculuğumuzda Filenin Sultanları’nın 2023 CEV Avrupa Şampiyonu, 2023 FIVB Milletler Ligi Şampiyonu olması ve dünya sıralamasında 1. sıraya yükselmesi hepimiz için büyük gurur kaynağı oldu. Son 3 sezondur Fenerbahçe Futbol A Takımı’nın resmi sponsoru ve konç sponsoru olarak sporun yanında yer almaya devam ediyoruz. Öte yandan sosyal sorumluluk faaliyetlerimiz kapsamında hayata geçirdiğimiz Bir Kitap Bin Dünya projesi ile 8 ilde 8 kütüphane açtık.” Gedik Yatırım’ın Kurumsal Yatırımcı Zirveleri ile sektöre katkı sağlamayı sürdürdüğünü de vurgulayan Onur Topaç, “6 Aralık 2025’te üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz Gedik Yatırım Kurumsal Yatırım Zirvesi’nde, toplam piyasa değeri 1,6 trilyon TL olan 25 halka açık şirket ile portföy büyüklüğü 11,3 trilyon TL’ye ulaşan 48 portföy yönetim şirketini bir araya getirdik” ifadelerini kullandı. “Yeni yatırımlarla büyümeye devam edeceğiz” 35 yıllık yolculuğunu sürdürülebilir büyüme vizyonuyla geleceğe taşıyan Gedik Yatırım’ın sermaye piyasalarının her alanında öncü olma hedefi doğrultusunda yatırımlarına devam edeceğini kaydeden Onur Topaç, sözlerini söyle tamamladı: “Önümüzdeki dönemde kripto ürünler, yeni nesil yatırım araçları ve sukuk ihracı gibi alanlarda ürün çeşitliliğimizi artıracağız. Aracılık dışı gelirlerde yapısal büyüme sağlarken, grup genelinde entegre sinerji modeliyle yüksek kârlılık odağımızı sürdürüyoruz. Gedik Yatırım Mobil’i tüm ürün ve hizmetlerimizi kapsayacak şekilde geliştirmeye devam ederken; dövizli ürünler, eurobond, kripto varlık, sabit getirili menkul kıymetler ve yurt dışı borsalar gibi alanlarda ürün gamımızı genişletiyoruz. İşveren markamız kapsamında ise dört yıldır Türkiye’nin en iyi işverenleri arasında yer almanın gururunu taşırken, geri bildirim mekanizmaları, yeni mezun programları ve kariyer fırsatlarıyla çalışan deneyimini güçlendirmeyi sürdürüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Burgan Bank'tan Yılın İlk Çeyreğinde 500 Milyon TL Net Kâr Haber

Burgan Bank'tan Yılın İlk Çeyreğinde 500 Milyon TL Net Kâr

Aynı dönemde ülke ekonomisine konsolide bazda 153 milyar TL tutarında kredi desteği sunan banka, konsolide aktif büyüklüğünü ise 207,5 milyar TL seviyesine yükseltti. Burgan Bank Genel Müdürü Murat Dinç, yılın ilk çeyreğinde tüm iş kollarına yayılan bu büyümenin müşteri deneyimini geliştiren adımlar ve operasyonel verimliliği artıran uygulamalarla desteklendiğini ifade etti. Burgan Bank Genel Müdürü Murat Dinç, yılın ilk çeyreğinde tüm iş kollarına yayılan bu büyümenin müşteri deneyimini geliştiren adımlar ve operasyonel verimliliği artıran uygulamalarla desteklendiğini ifade etti. 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptıklarını söyleyen Burgan Bank Genel Müdürü Murat Dinç, “Burgan Bank olarak dengeli büyüme yaklaşımımız, etkin risk yönetimi anlayışımız ve dijitalleşme odağımız doğrultusunda yılın ilk çeyreğinde de güçlü performansımızı sürdürdük. Tüm iş kollarımıza yayılan büyümeyi, müşteri deneyimini geliştiren adımlarımız ve operasyonel verimliliği artıran uygulamalarımızla destekledik. Bu dönemde de yatırımlarımızın odağında teknolojik alt yapımızı geliştirecek ve markalarımızı ileri taşıyacak projeler yer aldı. Dinamik ve çevik yönetim anlayışımızla bilançomuzu etkin şekilde yönetirken, değişen müşteri ihtiyaçlarına hızlı uyum sağlayan yapımızı daha da pekiştirdik. Burgan Bank ve ON Dijital markalarımızı geleceğe taşıyacak yatırımlara kararlılıkla devam ediyor; hedeflerimize ulaşmak için hızlı, kararlı ve sürdürülebilir adımlar atıyoruz” dedi. ON Dijital tarafında büyüme ivmesinin sürdüğünü belirten Dinç, “Dijital kanallarımızda 1,6 milyondan fazla müşterimize hızlı, güvenli ve kesintisiz hizmet sunuyoruz. Masrafsız bankacılık işlemleri, avantajlı mevduat ve kredi oranları yanında zengin yatırım ürünlerimizle müşterilerimizin birikimlerine değer katmaya; farklı markalarla yaptığımız iş birlikleriyle onların hayatlarını kolaylaştırmaya devam ediyoruz. Bu alandaki yatırımlarımız ve çalışmalarımız yeni müşteri kazanımında da bizi ileri taşımayı sürdürüyor. Uzaktan müşteri ediniminde ilk çeyrekte pazar payımız yüzde 4 seviyesine ulaştı. 51 marka, 6.842 satış noktasındaki iş birliklerimizle geniş bir erişim ağı oluşturduk. BKM standartları doğrultusunda sunduğumuz açık bankacılık hizmetlerinde %99,5 kesintisiz hizmet performansımızla operasyonel gücümüzü pekiştirdik. Sigorta tarafında komisyon gelirlerimiz geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık üç kat artarak dijital iş modelimizin katkısını güçlendirdi” dedi. 2026 yılının ilk çeyreğinde Burgan Bank, Kurumsal ve Ticari Bankacılık alanında reel sektöre sağladığı finansman desteğini 122,1 milyar TL seviyesine taşıdı. Bu büyüklüğün 86,2 milyar TL’si nakdi, 35,9 milyar TL’si ise gayrinakdi kredilerden oluşurken, yılın ilk döneminde dengeli bir büyüme yapısı korundu. Nakit yönetimi, dış ticaret ve faktoring alanlarında geliştirilen dijital ve kişiselleştirilmiş çözümlerin işlem hacimlerine doğrudan katkı sağladığını vurgulayan Dinç, “Dış ticaret hacmimizi dolar bazında yüzde 40 büyüterek 1,2 milyar USD seviyesine ulaştırdık. Güçlenen satış yapılanmamızla, KOBİ segmentinde faktoring işlemlerinde işlem hacmimizi 8 kat artırdık” dedi. Birikim Yönetimi iş kolunda kat edilen gelişmeleri de değerlendiren Murat Dinç, şöyle devam etti: “Müşterilerimizin varlıklarını daha etkin değerlendirebilecekleri bir yapıyı güçlendirirken, yönetilen müşteri varlık büyüklüğümüzü mart sonu itibarıyla 69 milyar TL seviyesine taşıdık. Toplam fon büyüklüğümüz ise 26 milyar TL olarak gerçekleşti.” Burgan Yatırım tarafında ise Dinç, işlem hacmi ve komisyon gelirlerinde yüzde 33 büyüme kaydedildiğini ifade etti. Devam eden sıfır komisyon kampanyası ve ON Plus mevduat kampanyasının katkısıyla müşteri kazanımı ve aktivasyon süreçlerinde önemli bir ivme yakalandığını vurgulayan Dinç, hisse opsiyonları ve Eurobond işlemleriyle genişleyen ürün gamının da bu büyümeyi desteklediğini dile getirdi. Leasing ve filo kiralama tarafında 2026 yılının ilk çeyreğinde güçlü performansın sürdüğünü söyleyerek sözlerine devam eden Dinç, toplam işlem hacminde sektörde ilk 10, işlem adedi bazında ise ilk 5 arasında yer aldıklarını ifade etti. Bu dönemde aktif büyüklüğün 22 milyar TL seviyesine yükseldiğini vurgulayan Dinç, özkaynak kârlılığının yüzde 34 ve aktif kârlılığının yüzde 8 olarak gerçekleştiğini aktardı. Filo kiralama tarafında ise araç parkının toplam yatırım değerinin 9,5 milyar TL’ye ulaştığını söyledi. Dinç son olarak, “Elde edilen bu sonuçların temelinde güçlü ekip yapımız var. 2025 yılında ikinci kez Great Place To Work Sertifikası’nı aldıktan sonra, bu yıl ilk kez En İyi İşverenler Listesi’nde yer aldık. Harika Bir İş Yeri olarak Türkiye’nin En İyi İşverenleri arasında olmanın gururunu yaşıyoruz. Çalışan ve müşteri odaklı hizmet anlayışımızı ve teknolojik yatırımlara verdiğimiz önceliği önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam’ın 2026 İlk Çeyrek Net Satışları 57,5 Milyar TL Oldu Haber

Şişecam’ın 2026 İlk Çeyrek Net Satışları 57,5 Milyar TL Oldu

Bu dönemde Şişecam’ın toplam satışları içinde uluslararası satışlarının payı yüzde 61 seviyesinde gerçekleşirken; toplam yatırımları 5,7 milyar TL, ihracatı ise 228 milyon dolar oldu. Şişecam’ın aynı dönemdeki üretim performansı da güçlü seyrini sürdürdü. Şirket, ilk çeyrekte 1,3 milyon ton cam, 1,1 milyon ton soda külü ve 0,9 milyon ton endüstriyel hammadde üretimi gerçekleştirdi. “2026, dayanıklılığın test edildiği bir yıl” Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, ilk çeyrek sonuçlarını değerlendirirken küresel ekonomik görünüme dikkat çekti: “2026 yılı, jeopolitik gelişmelerin, enerji arzına ilişkin endişelerin ve süregelen enflasyon baskılarının etkisiyle başladı. Özellikle Orta Doğu’da artan gerilim, küresel ölçekte yeni bir maliyet baskısı ve enflasyon dalgası beklentisini güçlendirdi. Bu tablo, sıkı para politikalarının devamını desteklerken, şirketler açısından daha dayanıklı ve esnek yapılar kurma ihtiyacını da ön plana çıkardı. Bu ortamda Şişecam, küresel konumlanmasının avantajlarını kullanarak ve katma değerli ürün portföyünü geliştirerek risk odaklı yaklaşımı sürdürdü. 2025 boyunca uyguladığımız dengeli ve disiplinli yönetim anlayışını 2026 yılına da kesintisiz şekilde taşıyoruz. Teknoloji odaklı dönüşümümüze devam ederken, enerji verimliliği ve maliyet optimizasyonu programlarımızı hızlandırıyor; aynı zamanda tedarik zincirimizi daha da güçlendiriyoruz.” Yatırımlar büyümeyi destekliyor Yücel, Şişecam’ın 2026 yılına güçlü bir yatırım performansıyla başladığını vurgulayarak şunları söyledi: “Yıla, orta ve uzun vadede gelirlerimizi destekleyecek yatırımlarımızı devreye alarak başladık. Avrupa’daki ilk cam ambalaj yatırımımız olan Macaristan Kaposvár tesisimizde ilk fırınımızı test üretimi için devreye aldık. Bulgaristan ve İtalya’daki düz cam tesislerimizde devreye aldığımız iki yeni kaplamalı cam hattı ile Avrupa’daki kaplama kapasitemizi yaklaşık iki katına çıkararak katma değerli ürün portföyümüzü genişlettik. Tarsus’ta hayata geçirdiğimiz yeni yeşil saha düz cam yatırımımızda TR9 hattını devreye alarak yıllık 432 bin ton brüt üretim kapasitesi oluşturduk ve dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden birine ulaştık. Ayrıca Kuzey İtalya düz cam fabrikamızda planlı bakım ve soğuk tamir çalışmalarını tamamlayarak üretimi yeniden başlattık. Planlı duruş yönetimi sayesinde Avrupa’daki diğer tesislerimizin kapasite kullanım oranlarını dengeli şekilde optimize ederken, bu adım ile FVÖK seviyesindeki kârlılığımıza 25 milyon Euro olumlu katkı sağladık.” Finansman ve nakit yönetiminde güçlü adımlar Yücel, finansman tarafındaki gelişmelere de dikkat çekti: “2026 yılının başında İngiltere’deki bağlı ortaklığımız üzerinden 500 milyon ABD doları tutarında Eurobond ihracı gerçekleştirdik. 1,7 milyar ABD doları talep gören bu işlem, uluslararası yatırımcıların Şişecam’a duyduğu güveni bir kez daha teyit etti. Son bir yıl içinde sağladığımız uzun vadeli kaynaklarla birlikte bu işlem, küresel belirsizlikler karşısında likidite yönetimimizi güçlendirmemize önemli katkı sağladı.” Yılın geri kalanında odak: verimlilik ve değer yaratma 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmelerin ardından Yücel, yılın geri kalanıyla ilgili beklentilerini şöyle paylaştı: “İlk çeyrekte elde ettiğimiz performans güçlü bir zeminde ilerlediğimizi gösteriyor. Yılın geri kalanında da dengeli ve disiplinli yönetim anlayışımızı sürdürmeye; devreye giren yeni yatırımlarımızdan azami verim sağlamaya, şirket değerimizi artırmaya ve kârlılığı önceliklendirmeye devam edeceğiz. Bu doğrultuda portföyümüzü daha rasyonel ve katma değerli bir yapıya dönüştürürken, müşteri odaklı yaklaşımımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Güçlü finansal disiplinimiz, genişleyen katma değerli ürün portföyümüz, nitelikli müşteri yapımız ve Şişecam’ın 90 yıllık tecrübesi ile küresel rekabette fark yaratmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vakıfbank’ın Aktif Büyüklüğü Yüzde 32,5 Artışla 5,5 Trilyon TL’nin Üzerine Çıktı Haber

Vakıfbank’ın Aktif Büyüklüğü Yüzde 32,5 Artışla 5,5 Trilyon TL’nin Üzerine Çıktı

Türkiye’nin halka açık en büyük bankası olarak ekonomiye kesintisiz destek sunan VakıfBank, 2026 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Banka, aktif büyüklüğünü bir önceki yılın aynı dönemine göre, yüzde 32,5 artırarak 5,5 trilyon TL’nin üzerine taşıdı. Aynı dönemde nakdi kredilerde yaklaşık yüzde 38, gayri nakdi kredilerde ise yüzde 25 oranında artış kaydeden VakıfBank, reel sektöre sağladığı finansman desteğini de güçlü şekilde sürdürdü. Yılın ilk çeyreğinde kredi odaklı büyüme stratejisini koruyan Bankanın nakdi kredileri 3,1 trilyon TL’ye, gayri nakdi kredileri ise 937,6 milyar TL seviyesine ulaştı. Böylece VakıfBank’ın ekonomiye sağladığı toplam finansman desteği 4 trilyon TL seviyesini aştı. Bu dönemde VakıfBank’ın toplam mevduatı yıllık bazda yüzde 29,3 artışla 3,4 trilyon TL’ye yükselirken, Türk Lirası mevduat hacmi yüzde 22 artışla 2,3 trilyon TL’nin üzerine çıktı. Vergi öncesi kârı 20,8 milyar TL, net dönem kârı ise 15 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşti. Bankanın bilançosundaki vergi karşılığı ise yüzde 98’lik artışla 5 milyar 762 milyon TL oldu. Selektif kredi yaklaşımımızla dengeli büyümemizi sürdürüyoruz VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, 2026 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ekonomi yönetimimizin uyguladığı rasyonel politikalar ve Orta Vadeli Program çerçevesinde şekillenen öngörülebilirlik, bankacılık sektörünün sağlıklı büyümesine önemli katkı sağlıyor. Biz de VakıfBank olarak, bu çerçevede oluşturduğumuz stratejimizle kaynaklarımızı verimli alanlara yönlendirmeyi sürdürüyoruz. Yılın ilk çeyreğinde aktif büyüklüğümüzü, kredilerimizi ve mevduat tabanımızı dengeli biçimde büyütürken, reel sektöre sağladığımız finansman desteğini artırmaya devam ettik. Yılın geri kalanında da üretimi, ihracatı ve istihdamı destekleyen büyüme yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” Yurt dışı kaynak teminindeki güçlü performans sürdü VakıfBank’ın özkaynakları, 2026 yılı birinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 42,3 artışla 331,5 milyar TL seviyesine ulaşarak Bankanın güçlü sermaye yapısını desteklemeye devam etti. Bu dönemde özkaynaklar Bankanın sürdürülebilir büyüme stratejisi açısından önemli bir kaldıraç görevi gördü. Fonlama tarafında da dengeli bir görünüm sergileyen VakıfBank, mevduat tabanını genişletmeye devam etti. Toplam mevduatın yanı sıra Türk Lirası mevduattaki artış, Bankanın yerel para cinsinden kaynak yapısını güçlendirdi ve bilanço dayanıklılığına katkı sağladı. VakıfBank, 2026 yılının ilk çeyreğinde yurt dışı kaynak temininde de güçlü performansını sürdürdü. Özellikle, çok uluslu kalkınma bankaları ile artan iş birliği vizyonu çerçevesinde uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynak temini faaliyetlerine hız verdi. Bu kapsamda mart ayında, Dünya Bankası kısmi garantisi altında 1,5 milyar Euro tutarında 10 yıl vadeli taze kaynak temini sağlandı. Aynı dönemde ilaveten, Avusturya İhracat Kredi Kuruluşu OeKB garantörlüğünde Erste Group Bank AG’den 10 yıl vadeli 100 milyon Euro taze yurtdışı kaynak temin edildi. Bu işlemlere ek olarak gerçekleştirilen repo, post-finansman ve tahsisli eurobond ihraçları ile birlikte ilk çeyrekte toplamda elde edilen toplam yurtdışı kaynak tutarı 3 milyar dolara yaklaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.