Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ev Yapımı

Kapsül Haber Ajansı - Ev Yapımı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ev Yapımı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Açıkta Bekleyen Limonata Sağlık Riski Taşıyor!  Haber

Açıkta Bekleyen Limonata Sağlık Riski Taşıyor! 

Limonatanın oda sıcaklığında en fazla 1–2 saat güvenle kalabileceğine dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Süre uzadıkça özellikle yaz sıcaklarında mikroorganizma üreme riski artar. Dışarıda satılan limonatalarda en sık hijyen riski kullanılan su ve buzdan kaynaklanır.” dedi. Yüksek şeker içeriğinin de kan şekeri dalgalanmalarına ve uzun vadede kilo artışına zemin hazırlayabileceğini aktaran İspiroğlu, diyabetli bireylerin limonata tüketiminde daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, yaz aylarında sık tüketilen limonatanın hangi durumlarda riskli hangi durumlarda güvenli olduğu hakkında açıklamalarda bulundu. Açıkta bekleyen limon suyu sağlık açısından risk oluşturabilir! Limonun C vitamini açısından zengin, potasyum ve antioksidan bileşenler içeren bir meyve olduğunu hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Yaz aylarında serinletici etkisiyle limonata sık tercih edilir. Doğru hazırlandığında ve kontrollü tüketildiğinde sağlıklı bir seçenek olabilir; ancak hijyen ve şeker içeriği uygun değilse risk oluşturur.” dedi. Limonatanın oda sıcaklığında en fazla 1–2 saat güvenle kalabileceğine dikkat çeken İspiroğlu, “Sıcak yaz koşullarında bu süre 1 saate kadar düşebilir. Bu süre uzadıkça özellikle yaz sıcaklarında mikroorganizma üreme riski artar. Açıkta bekleyen limon suyu veya hazır karışımlar bu nedenle sağlık açısından risk oluşturabilir.” uyarısını yaptı. Limonatadaki en büyük hijyen riski: Buz ve kullanılan su! Dışarıda satılan limonatalarda en sık hijyen riskinin kullanılan su ve buzdan kaynaklandığını vurgulayan Hülya Yiğit İspiroğlu, “İçme suyu kalitesinde olmayan buzlar tüm içeceği riskli hale getirebilir.” dedi. Ayrıca yıkanmadan kullanılan veya kesildikten sonra bekletilen limonların mikroorganizma yükünün arttığını kaydeden İspiroğlu, şunları söyledi: “Kesilmiş limonların uzun süre bekletilmesi güvenli değildir. Taze sıkılmış limonata besin değeri açısından daha avantajlıdır. Hazır karışımlar ise genellikle daha fazla şeker içerir ve besin değeri daha düşüktür ayrıca gıda katkı maddeleri içerebilir.” Diyabetik bireyler limonata tüketiminde dikkatli olmalı! İyi bir limonatanın üç temel şartı olduğuna değinen İspiroğlu, “Hijyenik hazırlanmış olması, uzun süre bekletilmemiş olması ve şeker içeriğinin kontrollü olması gerekir. Bu üç koşul sağlanmadığında limonata masum bir içecek olmaktan çıkar ve sağlık açısından risk oluşturabilir.” dedi. Limonatanın çoğu zaman zararsız görülse de yüksek şeker içeriğinin kan şekeri dalgalanmalarına yol açabileceğine işaret eden İspiroğlu, “Daha çabuk acıktırabilir ve uzun vadede karın çevresi yağlanmasını artırabilir. Bu nedenle az şekerli hazırlanması önemlidir. Bal veya meyve dilimleri ile de tatlandırılabilir. Diyabetik bireylerde limonata şekersiz hazırlanmış olsa bile kontrollü tüketilmesi gerekir; çünkü içeriğine eklenen doğal veya ilave şeker kaynakları fark edilmeden karbonhidrat alımını artırabilir ve porsiyon kontrolü kolayca aşılabilir.” açıklamasını yaptı. Ev yapımı limonata hijyenik hazırlanır ve fazla şeker içermezse güvenli bir seçenek! Ev yapımı limonatanın genelde daha güvenli olduğunu dile getiren Hülya Yiğit İspiroğlu, “Ancak fazla şeker kullanılırsa veya hijyen kurallarına dikkat edilmezse bu avantaj ortadan kalkar.” dedi. Dışarıda limonata tercih edilecekse taze hazırlanmış olması, açıkta uzun süre beklememiş olması ve kullanılan buzun güvenilir olmasının önemli kriterler olduğunu yineleyen İspiroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Yaz aylarında serinlemek için en güvenli ve sağlıklı seçenekler su, ayran, sade maden suyu ve evde hazırlanmış şekersiz bitki çaylarıdır. Taze nane, limon dilimi veya meyve ile aromalandırılmış sular ise şeker eklemeden lezzet artırmak için iyi bir alternatiftir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ev Yapımı Çorba Sindirimi Rahatlatıyor!  Haber

Ev Yapımı Çorba Sindirimi Rahatlatıyor! 

Sebze, baklagil, tahıl ve yoğurt bazlı çorbaların vitamin, mineral ve lif açısından önemli katkı sağladığını aktaran Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sıvı ve ılık yapısı sayesinde çorbalar sindirimi destekler, mideyi yormadan bağırsak hareketlerine katkı sağlar.” dedi. Kış aylarında bağışıklık sistemine destek sunan çorbaların, sıvı ihtiyacının karşılanmasında da etkili rol oynadığını vurgulayan İspiroğlu, ev yapımı çorbaların içerik kontrolü ve katkı maddesi içermemesi nedeniyle daha sağlıklı bir alternatif oluşturduğunu aktardı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, özellikle iftar sofralarının vazgeçilmezi olan çorbanın faydaları hakkında açıklamalarda bulundu. Çorba, sindirimi desteklerken tokluk hissini artırıyor! Çorbanın, günlük beslenme düzeninde önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sebze, baklagil, tahıl, yoğurt ve et grubu besinlerin bir arada kullanılabilmesi sayesinde; karbonhidrat, protein, lif, vitamin ve mineral alımına katkı sağlar.” dedi. Özellikle sebze tüketiminin yetersiz olduğu bireylerde çorbanı, bu açığı kapatmanın pratik ve sürdürülebilir bir yolu olduğunu aktaran İspiroğlu, “Sıvı ve ılık yapısı sayesinde çorbalar sindirimi destekler, mideyi yormadan bağırsak hareketlerine katkı sağlar. Aynı zamanda çorba tüketimi yemek yeme süresini uzatır. Yemek süresinin uzaması, toklukla ilişkili hormonların salgılanmasını destekleyerek daha erken doyma ve daha uzun süre tok kalma hissine yardımcı olur.” şeklinde konuştu. Sebze ve yoğurt bazlı çorbalar, vitamin ve mineral desteğiyle bağışıklığa katkı sağlıyor! Kış aylarında çorba tüketiminin bağışıklık sistemi açısından da önem taşıdığına dikkat çeken Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sebze, et suyu veya yoğurt bazlı çorbalar; vitamin, mineral ve sıvı alımını destekleyerek vücudun savunma mekanizmalarına katkı sağlar.” dedi. Soğuk havalarda sıvı tüketiminin azaldığı dönemlerde çorbanın, bu ihtiyacın karşılanmasında da etkili bir rol üstlendiğini ifade eden İspiroğlu, “Kilo kontrolü açısından bakıldığında ise, çorbanın içeriği belirleyicidir. Sebze, baklagil ve yoğurt bazlı çorbalar; lif ve protein içeriği sayesinde enerji alımının dengelenmesine yardımcı olur. Fazla yağ ve unla hazırlanan çorbalar yerine, un miktarı sınırlı tutulan ve doğal içeriği öne çıkan çorbalar daha sağlıklı bir seçenek oluşturur.” açıklamasını yaptı. Ev yapımı çorbalar sağlıklı beslenmenin güvenilir bir parçası! Ev yapımı çorbaların, hazır çorbalara kıyasla içerik kontrolü açısından önemli bir avantaja sahip olduğuna vurgu yapan çeken Hülya Yiğit İspiroğlu, “Tuz miktarı ayarlanabilir, katkı maddeleri içermez ve besin çeşitliliği artırılabilir.” dedi. Bu avantajın çorbayı yalnızca doyurucu değil, aynı zamanda besleyici bir öğün haline getirdiğinin altını çizen İspiroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu yaklaşımın en iyi örneklerinden biri ise, geleneksel mutfağımızda uzun yıllardır özel bir yere sahip olan yayla çorbasıdır. Yoğurt çorbası olarak da bilinen yayla çorbası, Türkiye’de ‘hasta çorbası’ olarak anılan ve özellikle kış aylarında tercih edilen hafif ama besleyici bir seçenektir. Yoğurttan gelen protein ve kalsiyum, pirinç ya da arpa ile sağlanan enerji ve nane gibi baharatların sindirimi destekleyici etkisi, bu çorbayı dengeli bir öğün haline getirir. Günlük yaşamda şifa niyetiyle tüketilen yayla çorbasının dünyanın en iyi çorbaları arasında yer alması, geleneksel beslenme kültürümüzde iyi gelen olarak tanımlanan birçok uygulamanın evrensel düzeyde de karşılık bulduğunu gösteriyor. Ev yapımı çorbalar; sade içeriği, sindirimi destekleyen yapısı ve besleyici değeriyle, sağlıklı beslenmenin zamansız ve güvenilir bir parçasıdır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.