Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Evcil Hayvan

Kapsül Haber Ajansı - Evcil Hayvan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Evcil Hayvan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Moxy İzmir Kapılarını Açıyor Haber

Moxy İzmir Kapılarını Açıyor

8 Eylül 2026’da kapılarını açan Moxy İzmir, yalnızca yeni bir konaklama alternatifi değil; Neva Yalı ile başlayan ve bölgeyi yeni bir yaşam ve çekim merkezine dönüştüren büyük dönüşümün de önemli kilometre taşlarından biri olacak. Marriott International’ın genç ruhu, cesur tasarımı ve sosyal konaklama anlayışıyla öne çıkan markası Moxy Hotels, İzmir’deki ilk oteli Moxy İzmir ile 8 Eylül 2026 itibarıyla misafirlerini ağırlamaya başlıyor. Moxy İzmir, Bayraklı’da bağımsız bir otel yatırımının ötesinde, Rönesans Gayrimenkul Grubu bünyesinde REV imzasıyla geliştirilen Neva Yalı karma kullanım projesinin önemli bir parçası olarak konumlanıyor. İZMİR’İN YENİ KIYISINDA DÖNÜŞÜM “İzmir’in yeni kıyısı” vizyonuyla geliştirilen Neva Yalı; konut, ofis, otel, gastronomi, sosyal yaşam ve kültür-sanat fonksiyonlarını aynı bölgede buluşturuyor. Böylece uzun yıllar daha çok bir geçiş noktası olarak algılanan kıyı hattı; yaşanan, çalışılan, konaklanan ve sosyalleşilen yeni bir kent merkezine dönüşüyor. Tamamlanan konutları, deniz manzaralı ofisleri ve sosyal alanlarıyla Neva Yalı’da başlayan yaşam, Moxy İzmir’in açılmasıyla yeni bir aşamaya geçiyor. Bölgede Riva Yalı ile devam eden yatırımlar ve yapılması planlanan Performans Sanatları Merkezi de bu dönüşümün önümüzdeki dönemde daha da güçlenmesini hedefliyor. DÖNÜŞÜMÜN OTEL AYAĞI: MOXY İZMİR Moxy İzmir, Neva Yalı’nın günün farklı saatlerinde yaşayan bir kent merkezi oluşturma yaklaşımını konaklama ve sosyal yaşamla tamamlıyor. Otel; konut sakinlerini, ofis kullanıcılarını, iş dünyasını, İzmir’e gelen yerli ve yabancı ziyaretçileri ve kent sakinlerini aynı sosyal ortamda buluşturmayı hedefliyor. Ortak çalışma alanları, barı ve etkinlik mekanlarıyla Moxy İzmir, yalnızca konaklama için değil, çalışma ve sosyalleşme için de yeni bir buluşma noktası sunuyor. Neva Yalı’daki ofisler ile otelin aynı yaşam alanı içinde yer alması; çalışma, toplantı, konaklama, yeme-içme ve sosyal yaşam ihtiyaçlarının tek bir destinasyonda karşılanmasına da olanak sağlıyor. MOXY’NİN “PLAY ON” RUHU İZMİR’DE Moxy İzmir, klasik otel anlayışının dışına çıkarak şehre daha özgür ve sosyal bir konaklama deneyimi getiriyor. Otelin lobisi yalnızca bir bekleme alanı değil, gün boyu yaşayan bir sosyal merkez olarak tasarlandı. Ege’nin samimi atmosferini Moxy’nin global “Play On” felsefesiyle buluşturan otel; iş dünyasının profesyonellerinden İzmir’i keşfetmek isteyen gezginlere ve kent sakinlerine kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. 186 akıllı odaya sahip Moxy İzmir’de Ege Denizi manzaralı oda seçenekleri ve uzun konaklamalara uygun kitchenette’li süitler bulunuyor. Geleneksel resepsiyon yerine misafirleri karşılayan Moxy Bar, check-in deneyimini markanın sosyal yaklaşımının bir parçasına dönüştürüyor. Otelde ayrıca tamamı gün ışığı alan 318 metrekarelik toplantı ve etkinlik alanları, ortak çalışma mekanları, 24 saat açık yeme-içme alanı, fitness merkezi ve evcil hayvan dostu konaklama seçenekleri yer alıyor. YENİ BİR YAŞAM VE ÇEKİM MERKEZİNİN PARÇASI Neva Yalı ile başlayan yaşam ve Moxy İzmir’in açılışı, İzmir kıyısındaki uzun soluklu dönüşümün önemli adımlarını oluşturuyor. Konut, ofis, konaklama, gastronomi, kültür-sanat ve sosyal yaşamın aynı bölgede buluşmasıyla “İzmir’in yeni kıyısı”; yaşamak, çalışmak, konaklamak ve sosyalleşmek için yeni bir şehir destinasyonuna dönüşüyor. Moxy İzmir de Marriott International’ın global lifestyle otel deneyimini, Rönesans’ın Neva Yalı ile İzmir’e kazandırdığı yeni kıyı yaşamının enerjisiyle buluşturarak bu dönüşümün önemli parçalarından biri oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bodrum’da 'Hayvan Dostu' Tatil Anlayışı 30 Yıldır Sürüyor Haber

Bodrum’da 'Hayvan Dostu' Tatil Anlayışı 30 Yıldır Sürüyor

Evcil hayvan sahipleri için tatil planı artık yalnızca “Nereye gidelim?” sorusuyla sınırlı kalmıyor. “Can dostumla nerede konaklayabilirim?” sorusu da tatil kararlarının önemli başlıklarından biri haline geliyor. Özellikle ailelerin, kedi ve köpeklerini tatil süresince geride bırakmak istememesi, turizmde hayvan dostu konaklama anlayışını daha görünür hale getiriyor. Bodrum’da yaklaşık 30 yıldır faaliyet gösteren Club Dedeman Bodrum da bu anlayışı benimseyen tesisler arasında yer alıyor. Bitez ve Gümbet koyları arasında konumlanan tesis, kedi ve köpekleriyle seyahat eden misafirlerini belirlenen konaklama kuralları çerçevesinde ağırlıyor. Böylece aileler, tatillerini can dostlarından ayrı geçirmek zorunda kalmadan birlikte zaman geçirebiliyor. Yaşam alanlarımızı paylaşmamız gerektiğine inanıyoruz Hayvan dostu konaklama yaklaşımının uzun yıllardır tesisin benimsediği bir anlayış olduğunu belirten Club Dedeman Bodrum Halkla İlişkiler Müdürü Fatoş Yavuz, “Onlarla aynı dünyayı paylaşıyoruz. Yaşam alanlarımızı da paylaşmamız gerektiğine inanıyoruz. Can dostlarıyla seyahat eden misafirlerimizin kendilerini rahat hissetmeleri bizim için önemli. Bununla birlikte diğer misafirlerimizin konforunu korumak adına belirlenen kurallara uyulmasına da özen gösteriyoruz” dedi. Hayvan dostu yaklaşımın yalnızca konaklayan misafirlerin evcil hayvanlarıyla sınırlı olmadığını belirten Yavuz, tesisin özellikle kış döneminde sokak hayvanlarına da ev sahipliği yapmaya özen gösterdiğini ifade etti. Aile tatilinin bir parçası artık onlar da Evcil hayvanların ailelerin günlük yaşamındaki yerinin güçlenmesiyle birlikte tatil alışkanlıkları da değişiyor. Can dostlarını yanında götürmek isteyen aileler, seyahat öncesinde konaklama tesislerinin hayvan kabul politikalarını ve sunduğu olanakları araştırıyor. Club Dedeman Bodrum, yaklaşık 30 yıldır sürdürdüğü hayvan dostu konaklama yaklaşımıyla bu değişen ihtiyaca yanıt verirken, özellikle çocukları ve evcil hayvanlarıyla birlikte tatil yapmak isteyen aileler için alternatif oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Evcil Hayvanların Yaz Konforu için Güvenli ve Fonksiyonel Çözümler Öne Çıkıyor Haber

Evcil Hayvanların Yaz Konforu için Güvenli ve Fonksiyonel Çözümler Öne Çıkıyor

Uzun süreli ayrılıklarda alışkanlıkların korunması, sağlıklı beslenme alanlarının oluşturulması ve sıcak havalara uygun yaşam koşullarının sağlanması, can dostların huzurlu bir yaz geçirmesinde belirleyici rol oynuyor. Fonksiyonel, dayanıklı ve konfor odaklı ürünler ise evcil hayvanların günlük ihtiyaçlarını destekleyen pratik çözümler olarak öne çıkıyor. Tatil döneminde evcil hayvanlarını pet otellerine emanet edenlerin yanı sıra, aile bireyleri ya da profesyonel bakıcı desteğiyle kendi yaşam alanlarında kalmasını tercih edenlerin sayısı da her geçen yıl artıyor. Ancak bakım yöntemi ne olursa olsun, evcil hayvanların alışık oldukları yaşam düzeninin korunması; hijyenik beslenme alanlarının oluşturulması, güvenli dinlenme noktalarının sağlanması ve sıcak havalara uygun konforlu yaşam koşullarının sunulması büyük önem taşıyor. Evcil hayvanların değişen ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen ürünlerle dikkat çeken Gobypet ise yaz döneminde can dostların yaşam konforunu artırmaya yönelik çözümler sunuyor. Hijyen, dayanıklılık ve estetik tasarımı bir araya getiren ürünleriyle marka, evcil hayvanların günlük yaşamını kolaylaştırırken onların daha güvenli ve konforlu bir ortamda vakit geçirmesine katkı sağlıyor. Ağustos Sıcaklarında Beslenme Alanlarında Hijyen Ön Plana Çıkıyor Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte evcil hayvanların beslenme alanlarının hijyeni daha kritik hale geliyor. Mama ve su kaplarının kolay temizlenebilir olması, kullanılan malzemelerin dayanıklı ve sağlıklı yapıda bulunması, günlük bakım rutinlerinin önemli parçaları arasında yer alıyor. Son dönemde evcil hayvan sahipleri arasında paslanmaz çelik kaseler, kaymayı önleyen taban sistemleri ve ergonomik yükseklikte tasarlanan mama standlarına olan ilgi artıyor. Bu ürünler hem kullanım kolaylığı sağlıyor hem de beslenme alanlarının daha düzenli ve hijyenik tutulmasına yardımcı oluyor. Gobypet’in ahşap mama ve su kabı standları da bu ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirilen ürünler arasında yer alıyor. Kaliteli malzeme kullanımı, sağlam ahşap tasarım, kaymayı önleyen detaylar ve kullanım kolaylığı sunan özellikler, hem evcil hayvanların konforunu artırıyor hem de bakım süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Evcil Hayvanlara Özel Yaşam Alanları Yaz Döneminde Daha Fazla Tercih Ediliyor Ağustos ayında artan sıcaklıklarla birlikte evcil hayvanların serin, güvenli ve kendilerini rahat hissedebilecekleri alanlara duyduğu ihtiyaç da artıyor. Özellikle doğal malzemelerden üretilen, hava dolaşımını destekleyen ve ev ortamına uyum sağlayan yaşam alanları, pet sahiplerinin tercih ettiği ürün grupları arasında öne çıkıyor. Gobypet’in doğal ahşaptan üretilen dekoratif kedi evleri ve sallanan kedi beşikleri de bu yaklaşımı yansıtan ürünler arasında bulunuyor. Güvenli yapısı, konfor odaklı tasarımı ve yaşam alanlarına uyum sağlayan görünümüyle bu ürünler, kediler için özel dinlenme alanları oluşturuyor. Fonksiyonel Tasarımlar Evcil Hayvan Bakımını Kolaylaştırıyor Evcil hayvan ürünlerinde kullanıcı beklentileri de değişiyor. Günümüzde pet sahipleri yalnızca görsel olarak uyumlu değil; uzun ömürlü, kolay temizlenebilir ve hayvanların ihtiyaçlarına cevap veren ürünleri tercih ediyor. Paslanmaz çelik kaseler, dayanıklı ahşap gövdeler, kaymaz taban sistemleri ve pratik kullanım özellikleri, hem ürünlerin kullanım ömrünü artırıyor hem de günlük bakım süreçlerini kolaylaştırıyor. Gobypet’in mama ve su kapları, dinlenme alanları ve bakım ürünlerinden oluşan ürün gamı da bu anlayışla şekilleniyor. Özellikle yaz tatilinin yoğunlaştığı Ağustos döneminde evcil hayvanların düzenli yaşam rutinlerini korumaya yardımcı olan güvenli ve konforlu ürünler, can dostların yaşam kalitesini destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğru Robot Süpürge Seçmenin 5 Püf Noktası Haber

Doğru Robot Süpürge Seçmenin 5 Püf Noktası

Emiş gücünden navigasyona, paspaslama sistemlerinden otomatik bakım özelliklerine kadar doğru seçim yaparken bilinmesi gereken temel noktalar, birkaç başlık altında kolayca değerlendirilebiliyor. Roborock Türkiye, Ağustos 2026 — Robot süpürgeler artık yalnızca belirlenen bir rota üzerinde hareket eden cihazlar değil; yaşam alanını algılayabilen, farklı zemin koşullarına uyum sağlayabilen ve günlük bakım süreçlerinin önemli bir bölümünü otomatikleştirebilen akıllı ev teknolojilerine dönüşüyor. Ancak artan özelliklerle birlikte doğru modeli seçmek de daha karmaşık hale gelebiliyor. Peki robot süpürge seçerken gerçekten nelere dikkat etmek gerekiyor? 1. Emiş Gücü Önemli, Ancak Tek Başına Yeterli Değil Robot süpürgelerde Pa (Pascal) ile ifade edilen emiş gücü, cihazın oluşturabildiği vakum gücü hakkında önemli bir gösterge sunuyor. Özellikle halılar, ince tozlar, kırıntılar ve evcil hayvan tüyleri söz konusu olduğunda emiş performansı önemli bir seçim kriteri haline geliyor. Ancak yüksek Pa değeri tek başına bütün temizlik deneyimini belirlemiyor. Ana fırçanın yapısı, robotun zeminle teması, hareket kabiliyeti ve oluşturduğu temizlik rotası da günlük performans üzerinde etkili oluyor. Bu nedenle yalnızca rakamları karşılaştırmak yerine cihazın sunduğu teknolojileri bir bütün olarak değerlendirmek önem taşıyor. 2. Navigasyon Sistemi Robotun Evin İçinde Nasıl Hareket Ettiğini Belirliyor Robotun güçlü bir emiş sistemine sahip olması kadar, yaşam alanını doğru şekilde algılayabilmesi de önemli. Gelişmiş navigasyon ve engel tanıma sistemleri, robotun yaşam alanını haritalandırmasına, mobilyaların çevresinde hareket etmesine ve kablo ya da küçük eşyalar gibi günlük engelleri algılamasına yardımcı oluyor. Alçak mobilyaların yoğun olduğu evlerde ise robotun gövde yüksekliği ve dar alanlarda navigasyon kabiliyeti ayrıca değerlendirilmesi gereken kriterler arasında yer alıyor. 3. Her Paspaslama Teknolojisi Aynı İhtiyaca Yanıt Vermiyor Robot süpürgelerde paspaslama sistemleri de giderek çeşitleniyor. Döner paspaslar, sonik titreşimli sistemler ve silindir paspas teknolojileri farklı kullanım alışkanlıklarına yönelik avantajlar sunabiliyor. Düzenli ıslak temizliğin ön planda olduğu sert zeminli yaşam alanlarıyla daha yoğun lekelerin oluştuğu evlerin ihtiyaçları aynı olmayabiliyor. Bu nedenle “hangi paspas teknolojisi daha güçlü?” sorusundan önce “hangi paspas sistemi benim günlük ihtiyaçlarıma daha uygun?” sorusunu sormak daha doğru bir seçim yapılmasına yardımcı oluyor. 4. Saç ve Evcil Hayvan Tüyleri İçin Doğru Fırça Sistemi Önemli Uzun saçlar ve evcil hayvan tüyleri, robot süpürgelerin bakım ihtiyacını artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Fırçaların çevresinde biriken saç ve tüyler zaman içerisinde manuel müdahale gerektirebiliyor. Bu nedenle özellikle evcil hayvan bulunan veya uzun saçların yoğun olduğu yaşam alanlarında dolanma önleyici ana ve yan fırça sistemleri önemli bir seçim kriteri oluşturuyor. Bu teknolojiler bakım için harcanan zamanı azaltmaya yardımcı olurken robotun günlük kullanımını da daha pratik hale getirebiliyor. 5. Yalnızca Robota Değil, İstasyona da Bakın Yeni nesil robot süpürgelerde istasyon artık yalnızca cihazın şarj edildiği bir alan değil. Modele bağlı olarak otomatik toz boşaltma, paspas yıkama ve kurutma, temiz su doldurma gibi bakım süreçlerinin önemli bir bölümü istasyon tarafından gerçekleştirilebiliyor. Bu nedenle mümkün olduğunca az manuel müdahale isteyen kullanıcıların robotun özellikleri kadar istasyonun sunduğu fonksiyonları da değerlendirmesi gerekiyor. Özellikle robotu sık kullananlar için otomatik bakım özellikleri günlük kullanım deneyiminde önemli bir fark yaratabiliyor. Farklı Kullanım İhtiyaçlarına Yönelik Roborock Çözümleri Robot süpürge seçiminde tek bir teknik özelliğe odaklanmak yerine evin yapısını ve günlük kullanım alışkanlıklarını birlikte değerlendirmek gerekiyor. Bu nedenle yaşam alanının ihtiyaçlarına uygun teknolojileri bir araya getiren çözümleri tercih etmek en önemli seçim kriteri haline geliyor. Farklı yaşam alanları ve kullanım alışkanlıkları için geliştirdiği ürünlerle Roborock, bu teknolojileri farklı modellerinde bir araya getiriyor. Roborock Saros 20 Sonic, 36.000 Pa HyperForce® emiş gücü, gelişmiş navigasyon ve engel tanıma teknolojileri ile ultra ince tasarımıyla güçlü performans ve hareket kabiliyetini bir arada sunuyor. Düzenli ıslak temizliğin ön planda olduğu yaşam alanları için Roborock Qrevo Curv 2 Flow, kendi kendini temizleyen SpiraFlow™ silindir paspas sistemiyle farklı bir paspaslama yaklaşımı sunuyor. Saç ve evcil hayvan tüylerinin yoğun olduğu evlerde ise Roborock Qrevo 2 Pro, DuoDivide™ Ana Fırça ve İkili Dolanma Önleme Sistemi ile bakım ihtiyacını azaltmaya yardımcı olurken, çok fonksiyonlu istasyonu günlük bakım süreçlerinin önemli bir bölümünü otomatik olarak gerçekleştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Depremden Önce Kazanılacak 5 Saniye Bile Hayat Kurtarabilir! Haber

Depremden Önce Kazanılacak 5 Saniye Bile Hayat Kurtarabilir!

Dikey yapılaşmanın ve deprem toplanma alanlarının yapılaşmaya açılmasının önemli riskler oluşturduğuna dikkat çeken Dr. Uçan, “Ailemizin deprem anından sonra nerede toplanacağı, şehir dışına ortak kontak telefonu gibi hazırlıkların şimdiden yapılması gerekmektedir.” diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıldönümü dolayısıyla deprem hazırlıklarını değerlendirerek, erken uyarı sistemlerinin afet yönetimindeki önemine dikkat çekti. Dünyada deprem erken uyarı sistemleri Japonya, Meksika, Çin, ABD (Batı Yakası), Tayvan, Güney Kore ve Türkiye deprem riski yüksek ülkelerde ulusal veya bölgesel deprem erken uyarı sistemlerinin kullanıldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Marmara bölgesinde EDİS firması tarafından fay hattına yakın çeşitli noktalarda hassas cihazlarla merkezler kurulmuştur. Burada depremin ilk öncü P dalgası ölçülerek, değerlendirerek konumuna göre 5 saniye ile 60 saniye arasında önceden depremi tespit ederek, büyüklüğü ve başlangıç noktası bilgilerini hizmet verdiği firmalara göndermektedir. Bu bilgiyi alan firmalarda bunu yapay zeka uygulamaları ile işleyerek olası zararı küçültmektedirler.” dedi. 5 saniye bile doğru kullanılırsa kritik olabilir Dr. Uçan, “Bu firmaya veya başka bir kuruluşa, bütün Türkiye’de deprem uyarı cihazları fay hattı bölgelerine yerleştirilmelidir. Böylece 5-60 saniye önce depremden bilgilenecektir. Bu sürede elektrik kesilebilir, doğalgaz sistemleri kapatılabilir. Fabrikalarda yapay zekâ ve otomasyon sistemleriyle yüzlerce güvenlik hareketi aktive edilebilir. Bu sayede deprem sonrasında meydana gelebilecek can kayıplarının yanı sıra ekonomik ve çevresel zarar da azaltılabilir.” diye konuştu. Dikey yapılaşmadan vazgeçilmeli Türkiye’nin deprem gerçeğine rağmen yüksek katlı yapılaşmanın devam ettiğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Dikey yapılaşma ülkemizde hız kesmeden devam etmektedir. 1999 Depreminin üzerinden 27 yıl, 2023 depreminin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen yanlış yapılanma devam ettirilmektedir. Bu sadece İstanbul’da değil 50 bin nüfuslu şehirlerde de aynıdır. Almanya’da deprem bölgesi olmamasına rağmen yapılar genellikle 3 katlıdır. Bu sistemi bozmuyorlar. Bizde ise bu yüksek katlı binaların bazıları acil deprem toplanma bölgelerinde yapıldı. Acilen dikey yapılanmadan vazgeçilmelidir. Halen bulunan deprem toplanma alanlarının korunması sağlanmalıdır.” şeklinde konuştu. Ailenizin depremden sonra nerede buluşacağını belirleyin Depreme hazırlık için bireylerin ve ailelerin de kendi acil durum planlarını oluşturması gerektiğini dile getiren Dr. Uçan, “Ailemizin deprem anından sonra nerede toplanacağı, şehir dışına ortak kontak telefonu gibi hazırlıkların şimdiden yapılması gerekmektedir.” dedi. İlk 72 saat için hazırlıklı olun Afet ve acil durum çantasının deprem hazırlığının temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Dr. Uçan, “Büyük depremden sağ kurtulsanız bile ilk 72 saatte yardım ekiplerinin size ulaşması mümkün olmayabilir. Bu nedenle temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek bir afet ve acil durum çantasını kolayca ulaşabileceğimiz bir yerde hazır bulundurmalıyız.” dedi. Afet çantasının yalnızca deprem için düşünülmemesi gerektiğini belirten Dr. Uçan, “Deprem, su baskını ve yangın gibi afetlerde kişilerin temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayabilecek ürünleri ve ilk yardım malzemelerini içeren, kolay taşınabilir ve mümkünse su geçirmez bir çanta hazırlanmalı. Çantanın omuzda veya sırtta taşınabilmesi, afet sırasında hareket kabiliyeti açısından önemlidir.” ifadelerini kullandı. Deprem çantasında neler bulunmalı? Çantanın kişisel ve ailevi ihtiyaçlara göre hazırlanması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, bulunması gereken temel malzemeleri şöyle sıraladı: “El feneri, çok amaçlı katlanır çatal-kaşık seti, radyo, pil, plastik düdük, iş eldiveni, yağmurluk, su, korunma örtüsü, maske, sargı bezi, anında soğuk kompres, ikaz yeleği, polar battaniye, yedek anahtar (ev, işyeri, araç), termos veya matara, kuru gıda (kuruyemiş, çikolata, pestil gibi), konserve yiyecek ve bir miktar nakit para.” Önemli belgelerin de unutulmaması gerektiğini kaydeden Dr. Uçan, “Kimlik, ehliyet, pasaport, araç ruhsatı, tapu ve sigorta poliçeleri gibi önemli belgelerin fotokopileri çantada yer alabilir. Bu belgelerin dijital kopyalarının güvenli bir bulut ortamında saklanması da yararlı olacaktır.” dedi. İlaç listesini ve aile bireylerinin fotoğraflarını çantaya koyun Afet çantasındaki bazı malzemelerin kriz anında özel önem taşıdığını dile getiren Uçan, “Aile bireylerinin güncel fotoğrafları, düzenli kullanılan ilaçların listesi ve önemli tıbbi bilgiler mutlaka düşünülmeli. Yerel bir harita ile aile bireylerinin toplanma noktasını gösteren bir görsel de çantada bulunabilir.” diye konuştu. Dr. Uçan, çanta içindeki malzemelerin son kullanma tarihine dikkat edilmesi gerektiğinin de altını çizerek, "Malzemeler; kullanacak kişilerin (bebek, çocuk, yaşlı, engelli, hamile, hasta, evcil hayvan gibi) özelliklerine göre belirlenmeli, kolay kullanılabilecek ve birbirlerini olumsuz etkilemeyecek şekilde yerleştirilmeli. Deprem çantası, evde sığınma alanı olarak düşündüğümüz yerde bulundurulmalı." şeklinde konuştu. Hijyen malzemelerinin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Uçan, sabun veya dezenfektan, diş fırçası ve macunu, ıslak mendil, tuvalet kâğıdı ve hijyenik ped gibi temel ürünlerin ihtiyaçlara göre çantaya eklenebileceğini söyledi. Her deprem çantası aynı olmamalı Afet çantasının hazırlandıktan sonra bir köşeye bırakılmasının yeterli olmadığını vurgulayan Uçan, içindeki ürünlerin düzenli aralıklarla kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekti. “Malzemelerin son kullanma tarihleri mutlaka takip edilmeli.” diyen Uçan, “Çanta, kullanacak kişilerin özelliklerine göre hazırlanmalıdır. Evde bebek, çocuk, yaşlı, engelli, hamile veya kronik hastalığı bulunan biri varsa onların özel ihtiyaçları hesaba katılmalıdır. Evcil hayvanı bulunan aileler de hayvanlarının su, gıda ve diğer temel ihtiyaçlarını planlamalıdır.” ifadelerini kullandı. Dr. Uçan, afet çantasının evde kolay ulaşılabilecek ve güvenli olduğu düşünülen bir noktada bulunması gerektiğini, ayrıca iş yerlerinde ve okullarda da benzer hazırlıkların yapılmasının önemli olduğunu sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Divanev, Rahatlığı Sokaklara Taşıdı Haber

Divanev, Rahatlığı Sokaklara Taşıdı

Rahat ev Divanev stratejisi ile iletişim faaliyetlerine devam eden Divanev, şehir hayatının hareketli temposuna samimi ve sürprizlerle dolu bir alan açtı. Günlük koşturmaca içinde kısa bir nefes arayan tüketicilerin karşısına düzenlediği gerilla etkinliğiyle çıkan marka, evler için tasarladığı rahatlığı sokakta, sahilde ve kentin en canlı noktalarında ziyaretçilerine birebir deneyimletti. Caddebostan Sahil ve Kadıköy Bahariye Meydanı’na yolu düşenlerin aniden karşısına çıkan Divanev koltuğu, günün yoğunluğu içinde yorulan İstanbullular için keyifli bir durak oldu. Çocuklardan patili dostlara herkes bu rahatlığı çok sevdi Sokakta beklenmedik bir anda Divanev koltuğuyla karşılaşan sahil yürüyüşündeki veya alışveriş koşturmacasındaki ziyaretçiler, koltuğa oturarak anın tadını çıkardı. Çocukların neşeyle koşturduğu, patili dostların rahatça kurulduğu ve yoğun bir ilgiyle karşılanan bu sürpriz alanda olası lekeler de hiç dert edilmedi. Ziyaretçiler, tasarımın sunduğu fiziksel rahatlığı yaşarken leke tutmaz ve evcil hayvan dostu özel kumaş yapısını da hayatın tam içindeki bu doğal anlarda bizzat test etti. Bu keyifli anların polaroid fotoğraflarla hatıralara kaydedildiği ı buluşma, sokaklara renk katan canlı bir deneyime dönüştü. Divanev’in Rahat Ev Divanev çatısı altında yürüttüğü iletişimin bu ilk saha adımında etkinlik alanını ziyaret edenlerin ve projeye katılan içerik üreticilerinin #BenBöyleRahatlıyorum söylemiyle paylaştığı anlar, sosyal medyada da geniş bir etkileşim dalgası başlattı. Kampanya kapsamında marka, takipçilerini kendi rahatlama şekillerini paylaşmaya davet ediyor. Türkiye’nin farklı il ve ilçelerinde yolculuk devam edecek İstanbul’da gördüğü ilgiyle kent yaşamına tatlı bir mola ekleyen bu sürpriz etkinlik, ülkemizin farklı il ve ilçelerinde, özel versiyonlarıyla yolculuğuna devam edecek. Projeyi her bölgenin kendine özgü yaşam kültürüne ve rahatlama alışkanlıklarına uyum sağlayan içeriklerle ilerletecek olan Divanev, sahadaki gözlemlerin yanı sıra Türkiye genelinde kapsamlı bir “ rahatlama alışkanlıkları” araştırması yürütüyor. Marka, ülkenin rahatlama profilini ortaya koyacağı Türkiye Rahatlama Haritası'nı önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Evcil Hayvan Dostu İş Yerleri Değer Kazanıyor Haber

Evcil Hayvan Dostu İş Yerleri Değer Kazanıyor

“Hayvanlar İçin Daha İyi Bir Dünya” amacıyla faaliyet gösteren ve PEDIGREE®, WHISKAS®, gibi sevilen evcil hayvan mama markalarının üreticisi Mars Incorporated, tüm dünyada kutlanan “Köpeğini İşe Götür Haftası” vesilesiyle Avrupa ülkeleri genelinde 16,000 katılım gösterdiği bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma sonuçlarına göre, Avrupa’daki çalışanların yüzde 55’i evcil hayvanını işe getirebileceği bir iş yeri için iş değiştirmeyi düşünebileceğini belirtiyor. Çalışanların yüzde 81’i evcil hayvanların iş yerinde daha rahat bir atmosfer yarattığını ifade ederken, yüzde 36’sı evcil hayvan dostu politikaları geleneksel yan haklara göre daha öncelikli gördüğünü söylüyor. Mars’ın 2026 Evcil Hayvan Dostu İş Yerleri Avantajı araştırması (Pet-Friendly Advantage Workplace Report), evcil hayvan dostu politikaların Avrupa’da çalışan beklentileri açısından giderek daha güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu beklenti özellikle genç çalışanlar arasında daha da görünür hale geliyor. Araştırmaya göre 18-24 yaş aralığındaki çalışanların yüzde 41’i iş ararken evcil hayvan dostu politikalarının aktif olup olmadığını dikkate alıyor. Aynı yaş grubundaki çalışanların yüzde 42’si ise bu politikaları özel sağlık sigortası veya ebeveyn izni gibi gelişmiş yan hakların önünde konumlandırabiliyor. Bu veriler, evcil hayvan dostu uygulamalarının yalnızca çalışan mutluluğu açısından değil, yetenek çekimi, bağlılık ve işveren markası açısından da giderek daha stratejik bir konuya dönüştüğünü gösteriyor. Araştırma, evcil hayvan dostu politikaların ofise dönüş ve hibrit çalışma düzenleri bağlamında da anlamlı bir rol oynayabileceğine işaret ediyor. Avrupa’daki çalışanların yüzde 50’si, evcil hayvan dostu politikalara sahip şirketlerin çalışanların ofis ortamına geçişini daha iyi desteklediğini düşünürken, yüzde 33’ü iyi yönetilen resmi bir “ofiste evcil hayvan” politikasının, şirketin çalışan iyi olma halini önemsediğini gösterdiğini belirtiyor. Evcil Hayvan Dostu Ofisler İçin Mars Türkiye’den İlham Veren Yaklaşım Mars Orta Avrasya Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü Çağla Çavuşoğlu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Evcil hayvanların hayatımıza kattığı değerin yalnızca evlerimizle sınırlı olmadığına inanıyoruz. İnsanlarla evcil hayvanlar arasındaki güçlü bağ, doğru koşullar ve sorumlu uygulamalarla çalışma kültürünü olumlu yönde dönüştürüyor. Mars Türkiye olarak, yalnızca bir gün değil; yılın her günü çalışanlarımızın evcil hayvanlarını ofise getirebildikleri bir ortam sunabilmekten dolayı gurur duyuyoruz. Elbette böyle bir ortamı sunabilmek için, işletmelerin ortak sorumluluk, hijyen ve güvenlik standartları, çalışan ihtiyaçlarını gözeten bir ofis tasarımı gibi konularda net kurallar hazırlaması ve bunun iletişimini yapması gerekiyor.” Evcil hayvan dostu uygulamaların sürdürülebilir ve kapsayıcı bir şekilde hayata geçirilmesi amacıyla Mars Türkiye, globalde başarıyla yürütmekte olduğu BETTER CITIES FOR PETS™ programı kapsamında işletme ve ofisler için hazırlanan Hayvan Dostu Ofisler ve İşletmeler Rehberlerine dikkat çekiyor. Kedi veya köpeklere kapılarını açmak isteyen işletmelere pratik ve ilham verici bir yol haritası sunan rehberler; güvenlik ve hijyen standartlarından evcil hayvan kabul kurallarına, hayvanlara özel alanların tasarımından çalışan ve müşteri deneyimini kapsayıcı şekilde yönetmeye kadar birçok başlıkta yol gösteriyor. “Hayvanlar için Daha İyi Bir Dünya” amacı doğrultusunda Mars, evcil hayvanların insanlar, aileler ve topluluklar üzerindeki olumlu etkisini görünür kılmaya devam ediyor. Şirket, evcil hayvan bakımındaki uzmanlığını yalnızca ürünleriyle değil, aynı zamanda sahiplenme bilincinin artırılması, sorumlu evcil hayvan sahipliğinin teşvik edilmesi ve insanların evcil hayvanlarıyla daha sağlıklı ve mutlu ilişkiler kurmasına katkı sağlayan girişimleriyle de destekliyor. Mars, Incorporated Hakkında Mars, Incorporated olarak, yarınlarda istediğimiz dünyayı bugün yaptığımız işler aracılığıyla inşa ettiğimize inanıyoruz. 65 milyar doların üzerinde bir aile şirketi olarak, önde gelen evcil hayvan beslenme ürünleri ve veterinerlik hizmetlerinden oluşan çeşitli ve büyüyen portföyümüz ile dünyanın her yerindeki evcil hayvanları destekliyor; kaliteli atıştırmalık ve gıda ürünlerimiz ile her gün milyonlarca insana mutluluk katıyoruz. ROYAL CANIN®, PEDIGREE®, WHISKAS®, M&M’s®, SNICKERS®, TWIX® ve ORBIT® gibi dünyanın en sevilen markalarını üretiyoruz. Çalışmalarımızın merkezinde yer alan Beş Prensibimiz - Kalite, Sorumluluk, Karşılıklı Fayda, Verimlilik ve Özgürlük - yaklaşık 170.000 çalışanımıza her gün insanlar, evcil hayvanlar ve gezegenimiz için daha iyi bir dünya yaratma yolunda ilham veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Evcil Hayvan Bakımında Hayatı Kolaylaştıran Çözümler Haber

Evcil Hayvan Bakımında Hayatı Kolaylaştıran Çözümler

Türkiye’de her 10 haneden 4’ü bir evcil hayvanla aynı evi paylaşıyor. Versuni’nin geçtiğimiz yıl FikriMühim ile gerçekleştirdiği araştırmaya göre evcil hayvan sahiplerinin %60’ı kedi besliyor. Bu oranla kediler, Türkiye’de en yaygın evcil dostlar arasında ilk sırada yer alıyor. Philips, kedi sahiplerinin günlük yaşamını kolaylaştırmak için geliştirdiği Akıllı Mama Kabı ve Su Pınarı’nı Türkiye’deki kullanıcılarla buluşturuyor. Kedilerin doğal alışkanlıkları dikkate alınarak tasarlanan ürünler, hem onların konforunu hem de sahiplerinin iç rahatlığını destekliyor. Geniş ve ergonomik kap tasarımları sayesinde mama ve su tüketimi daha rahat hale gelirken, akıllı besleme planlama özellikleri ve sensör destekli taze su sistemi günlük bakım rutinlerinin kesintisiz sürdürülmesine yardımcı oluyor. Her an, her yerden bağlantıda Yeni ürünler, kedilerin gününün takip edilebildiği Philips Pet Series uygulamasıyla bağlantılı çalışıyor. Uygulama üzerinden öğünler planlanabiliyor, kameradan kediler canlı izlenebiliyor ve beslenme düzenleri ihtiyaçlarına göre ayarlanabiliyor. Böylece işte veya seyahatteyken de kedilerin beslenmesi ve gözetimi kontrol altında kalıyor. Araştırma sonuçları bunun neden önemli olduğunu da ortaya koyuyor. Evcil hayvan sahiplenmeyenlerin %19’u, iş yoğunluğu ve seyahat gibi nedenlerle yeterince zaman ayıramayacağını düşünüyor. Philips Akıllı Pet Serisi, kediye bakmanın önündeki bu engeli ortadan kaldırmak için tasarlandı. Mama derdine son: Philips Akıllı Mama Kabı Philips Akıllı Mama Kabı ile kedilerin öğünleri önceden ayarlanabiliyor, verilecek porsiyon gramına kadar belirlenebiliyor. Sabah erken saatlerde mama hazırlama ihtiyacını ortadan kaldıran cihaz, gün içinde evde olunmadığında da beslenme düzeninin aksamamasını sağlanıyor. Mama kabının geniş tasarımı, kedilerin yemek yerken bıyıklarının kaba sürtünmesini önleyerek daha konforlu bir kullanım sunuyor. Cihazın öne çıkan özelliklerinden biri ise HD kamera ve çift yönlü ses sistemi. Uzaktayken bile kediler canlı olarak görülebiliyor ve onlarla sesli iletişim kurulabiliyor. Sızdırmaz tasarımı ve tıkanmayı önleyen teknolojisi sayesinde mama 30 güne kadar taze kalırken, öğünlerin düzenli şekilde sunulmasına yardımcı oluyor. Doğal içme alışkanlıklarını destekleyen temiz su deneyimi: Philips Su Pınarı Philips Su Pınarı, kedilerin akan suya olan doğal ilgisinden ilham alarak daha fazla su tüketmelerini teşvik ediyor ve gün boyu zinde kalmalarına yardımcı oluyor. Akıllı sensörü sayesinde su yalnızca kedi yaklaştığında akmaya başlıyor; bu sayede su ve enerji boşa harcanmıyor. Su kabının geniş tasarımı, kedilerin su içerken bıyık yorgunluğu yaşamasını önlüyor. Su seviyesi kolayca takip edilip gerektiğinde tamamlanabiliyor. Çok katmanlı filtrasyon sistemi suyu temiz ve berrak tutarken, akıllı pompa su seviyesi düştüğünde kendini otomatik olarak kapatıyor. Bu özellik hem cihazın korunmasına hem de olası su taşmalarının önlenmesine yardımcı oluyor. Geniş kapasite ve kesintisiz çalışma Philips Akıllı Mama Kabının 4,5 litrelik geniş haznesi, 2 ila 12 milimetre arasındaki tane boyutları için 1 ile 20 porsiyon arası besleme imkânı sunuyor. 1080P çözünürlüklü kamerası gece görüş özelliğine ve çift yönlü ses desteğine sahip. Üründe elektrik kesintilerinde öğünlerin aksamaması için pil yedeği de bulunuyor. Philips Su Pınarı 2,2 litre kapasiteye sahip ve sessiz çalışıyor (38 dB’nin altında ses seviyesi). Aktif karbon ve iyon değişimi içeren 4 katmanlı filtresi suyu taze tutarken, bıyık dostu ve dökülmeyi önleyen tasarımıyla öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Sıcaklarında Evcil Hayvanların Su Tüketimi Hayati Önem Taşıyor Haber

Yaz Sıcaklarında Evcil Hayvanların Su Tüketimi Hayati Önem Taşıyor

Özellikle evcil kedilerin biyolojik doğaları gereği düşük su içme eğiliminde olmaları, yaz aylarında böbrek ve alt üriner sistem sağlığını doğrudan tehdit eden bir unsura dönüşüyor. Türkiye pazarında EVOFONE distribütörlüğü ile yer alan Petkit, evcil hayvanların su tüketimini artırmak ve onlara her an güvenilir su sunmak için geliştirdiği akıllı su pınarı serisiyle bu kritik soruna teknolojik bir çözüm getiriyor. Durgun Suyun Yarattığı Riskler ve Evrimsel İçgüdüler Kedilerin vahşi doğadaki atalarından miras kalan özellikleri, su ihtiyaçlarının büyük bir kısmını avlarından karşılamaya ayarlıdır. Günümüzde ağırlıklı olarak kuru mama ile beslenen evcil kedilerde bu içgüdü, yeterli su tüketilmemesine yol açar. Ayrıca kediler, doğada durgun suların bakteri barındırdığını içgüdüsel olarak bildikleri için standart kaplarda bekleyen suyu içmekten kaçınırlar. Yaz sıcaklarında hareketsiz bekleyen su, saatler içinde bakteri üreterek koku ve tat değişimine uğrar. Petkit akıllı su pınarları, doğadaki akarsuları simüle ederek suyu sürekli devir daim eder ve oksijenlendirilir. Suyun sürekli hareket halinde olması, evcil hayvanların görsel ve işitsel dikkatini çekerek su içme isteklerini doğal yollarla artırır. EVOFONE güvencesiyle sunulan Petkit ekosistemi, farklı ihtiyaçlara yönelik üç güçlü alternatif barındırıyor: Petkit Eversweet Solo SE Su Pınarı: Minimalist bir tasarıma sahip olan bu model, yenilikçi kablosuz pompa mimarisiyle öne çıkıyor. Ana gövde ile su tankını birbirinden ayıran bu donanım yapısı, suyun elektrik aksamıyla hiçbir şekilde temas etmemesini sağlayarak maksimum güvenlik sunuyor. Suyun içindeki tüy, toz ve ağır metalleri arındıran çok katmanlı filtre sistemi, evcil hayvanların her yudumda taze suya ulaşmasını garanti ediyor. Petkit Eversweet 5 Mini Su Pınarı: Özellikle dar alanlar için kompakt bir yapıda tasarlanan bu model, gövdesinde kullanılan yüksek kaliteli malzeme yapısıyla dikkat çekiyor. Plastik su kaplarının yüzeyindeki mikro çiziklerde biriken bakteriler, kedilerin çenesinde çeşitli cilt rahatsızlıklarına yol açar. Pürüzsüz ve antibakteriyel yapısı sayesinde Eversweet 5 Mini, bu tür dermatolojik sorunların önüne geçerek hijyen standartlarını yükseltir. Petkit Eversweet 3 Pro (UVC) Su Pınarı: Suyun biyolojik güvenliğini en üst düzeye çıkarmak isteyen ebeveynler için geliştirilen bu model, entegre UVC sterilizasyon teknolojisiyle çalışır. Cihaz, suyun içindeki bakterilerin %99'unu hücresel seviyede parçalayarak yok eder. Akıllı telefon uygulaması üzerinden su seviyesinin, filtre ömrünün ve sterilizasyon durumunun anlık olarak takip edilebilmesi, evden uzakta olunan tatil günlerinde bile eksiksiz bir sağlık takibi sağlar. EVOFONE Teknik Destek ve Servis Ağı Evcil hayvanların içtiği suyun kalitesi, doğrudan kullanılan donanımın ve filtrelerin güvenilirliğine bağlıdır. Petkit akıllı su pınarları, Türkiye pazarında EVOFONE distribütörlüğü ile kullanıcılarla buluşuyor. Orijinal yedek parça ve düzenli filtre temini güvencesi sunan EVOFONE'un geniş yetkili servis ağı, bu cihazların yıllar boyunca aynı hijyenik performansta çalışmasını sağlıyor. Petkit Hakkında Petkit, modern teknoloji ile evcil hayvan bakım standartlarını birleştiren global bir markadır. Sağlıklı beslenmeden otomatik hijyene kadar geniş bir yelpazede pratik ürünler sunan marka, uzun ömürlü ve kullanıcı dostu mühendislik yaklaşımıyla evcil hayvan sahiplerinin günlük hayatını kolaylaştırmayı misyon edinmiştir. EVOFONE Hakkında EVOFONE, Türkiye pazarında küresel teknoloji markalarının distribütörlüğünü yürüten, yetkili servis ağı ve teknik destek altyapısıyla faaliyet gösteren bir kurumdur. Kullanıcı odaklı satış sonrası hizmetleriyle güvenilir teknoloji donanımlarını yerel pazarla buluşturmaya odaklanmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.