Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ey

Kapsül Haber Ajansı - Ey haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ey haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EY, ‘Future of Audit. Now.’ ile denetim hizmetlerinde teknoloji destekli yeni bir yaklaşımı hayata geçiriyor Haber

EY, ‘Future of Audit. Now.’ ile denetim hizmetlerinde teknoloji destekli yeni bir yaklaşımı hayata geçiriyor

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY; denetim süreçlerini teknoloji ve yapay zekâ ile destekleyen yeni küresel denetim dönüşüm programı “Future of Audit. Now.” ile denetimdeki çalışma yaklaşımını ileri bir aşamaya taşıyor. EY’ın küresel “All in” stratejisi kapsamında yürütülen bu program, yılda yaklaşık 1,4 trilyon muhasebe kaydını işleyen EY Canvas platformuna doğrudan entegre şekilde çalışıyor. Bu entegrasyon, 150’den fazla ülkede görev yapan 130.000’den fazla denetim profesyonelinin denetim çalışmalarını kapsayan iş akışlarını modernize ederek denetim kalitesini destekliyor, süreçleri sadeleştiriyor ve risk değerlendirmelerinin daha dinamik şekilde ele alınmasına katkı sağlıyor. Bu yaklaşım, EY’ın denetim kalitesi, teknoloji kapasitesi ve insan kaynağına yönelik uzun vadeli yatırımlarının bir parçasını oluşturuyor. Daha kapsamlı analiz ve daha güçlü güvence EY’ın bu yeni yaklaşımı, denetim süreçlerinde modern teknolojilerin kullanımını temel alırken; denetimin merkezinde yer alan bağımsızlık, mesleki şüphecilik ve profesyonel değerlendirme ilkelerinin korunmasını esas alıyor. Yapay zekâ, denetimin ilgili aşamalarında denetçilerin analiz ve sorgulama süreçlerini destekleyen bir unsur olarak konumlandırılıyor ve nihai denetim muhakemesinin her zaman insan profesyoneller tarafından yapılması temel ilke olarak korunuyor. EY’ın güncellenmiş metodolojisi ve sorumlu yapay zekâ ilkeleriyle uyumlu olarak yürütülen bu dönüşüm, denetim sürecinde daha geniş veri setleri üzerinden değerlendirme yapılmasına olanak tanıyarak denetimin güvence değerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Şirketlerin dönüşüm süreçlerine yapılandırılmış destek Şirketlerin yapay zekânın potansiyelini değerlendirmeye çalıştığı bir dönemde güncellenen EY denetim metodolojisi ve çerçeveleri, yapay zekâya ilişkin yönetişim ve güvence uygulamalarının gelişmekte olduğu bir ortamda denetim süreçlerine daha fazla yapı ve tutarlılık kazandırmayı hedefliyor. EY, sunduğu yapay zekâyı tanımlama, yönetme, risk değerlendirmesi ve kontrolleri kapsayan güvence odaklı hizmet seti ile şirketlerin yapay zekâya yönelik risklerini anlamalarına, mevcut yönetişim yapıları içinde değerlendirmelerine ve modernleşme süreçlerini ölçülebilir ve hesap verebilir şekilde ele almalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. Microsoft ile gerçekleştirilen stratejik iş birliği ve kapsamlı test süreçleriyle desteklenen bu teknoloji yaklaşımı, aynı zamanda küresel ölçekte yürüttüğü eğitim programlarıyla denetim ve teknoloji risk ekiplerinin yapay zekâ yetkinliklerini güçlendirmeye devam ediyor. EY Europe Central Güvence Hizmetleri Bölüm Başkanı Damla Harman, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Teknolojnin gelişmesi, verinin hızla artması ve yapay zekâ kullanımının yaygınlaşması, şirketlerin iş yapış biçimlerini sürekli olarak gözden geçirmelerini gerektiriyor. EY olarak insan odaklı ve sorumlu yapay zekâ altyapılarına yatırım yapmayı sürdürüyoruz. Küresel dönüşüm sürecimizin bir parçası olarak hayata geçirdiğimiz Future of Audit. Now. programı ile denetimde teknolojiyi, insan uzmanlığını ve profesyonel muhakemeyi destekleyen bir araç olarak konumlandırıyoruz. Microsoft teknolojileriyle entegre çalışan bu yaklaşım, karmaşık denetim süreçlerini daha yapılandırılmış hale getirirken, denetçilerin sorgulama ve değerlendirme yetkinliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda hem denetim ekiplerimizin verimliliğini desteklemeyi hem de müşterilerimizin risk yönetimi ve karar alma süreçlerine daha tutarlı bir güvence perspektifi sunmayı hedefliyoruz. Yapay zekâyı, denetimde nihai sorumluluğun her zaman insan profesyonellerde olduğu bir çerçeve içinde; güven, şeffaflık ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen bir unsur olarak ele alıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY’de Liderlik Yapısı Yenilendi: Eurasia Dönemi Başlıyor Haber

EY’de Liderlik Yapısı Yenilendi: Eurasia Dönemi Başlıyor

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY, All in stratejisi kapsamında Türkiye ve CCA (Kafkasya ve Orta Asya) İş Birimlerini ‘Eurasia’ adı altında tek bir yapılanma olarak birleştirdiğini açıkladı. Türkiye ve CCA’nın birleşmesi, bölgedeki ülkeler arasında daha yakın iş birliğinin sağlanması ve yeni iş biriminde güçlü büyümenin önünün açılması amacıyla planlandı. Bu birleşme ile birlikte üst yönetimde de önemli değişiklikler gerçekleştirildi. EY Türkiye Ülke Başkanı olarak görev yapan Metin Canoğulları, 1 Temmuz 2026’dan itibaren geçerli olmak üzere Eurasia Bölge Liderliği görevine getirilecek. Güvence Hizmetleri Başkanı Damla Harman ise EY Türkiye Ülke Başkanı olarak Metin Canoğulları’ndan bayrağı devralacak. EY Eurasia Bölge Lideri, Metin Canoğulları Profesyonel hizmetler alanında 35 yılı aşkın deneyime sahip olan Metin Canoğulları, lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği'nde, yüksek lisans eğitimini ise Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde tamamladı. Kariyerine Arthur Andersen'da başlayarak buradaki 12 yıllık deneyiminin ardından, 2002 yılında EY’a katıldı. EY Türkiye’de Denetim Hizmetleri Şirket Ortağı olarak görev aldığı süre boyunca Türkiye’deki finansal kuruluşların yanı sıra uluslararası ve yerel firmalara denetim ve danışmanlık hizmetleri sundu. Bankacılık, telekomünikasyon, tüketici ürünleri, perakende ve üretim gibi birçok sektörde uzmanlığı bulunan Canoğulları, Türkiye pazarının büyümesi, aile şirketlerinin gelişimi ve halka arz (IPO) faaliyetlerinde etkin rol oynadı. 2016 yılından bu yana EY Türkiye Ülke Başkanı olarak görev yapan Metin Canoğulları, 1 Temmuz 2026 itibarıyla EY Eurasia Lideri olarak, bölgedeki ülkelerde faaliyet gösteren EY ofislerinin çalışmalarına liderlik edecek; müşterilerin ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı çözümler sunmaya, büyümeyi hızlandırmaya, verimliliği artırmaya ve teknolojinin etkin kullanımını yaygınlaştırmaya odaklanacak. EY Türkiye Ülke Başkanı, Damla Harman Marmara Üniversitesi mezunu olan Damla Harman, 2001 yılında EY’da başladığı kariyerinde güvence hizmetleri alanında 25 yılı aşkın deneyim edindi. EY Türkiye’de Denetim Hizmetleri Şirket Ortağı olarak görev aldığı süre boyunca hem yerel hem de uluslararası finans ve finans dışı şirketlerin denetimini ve halka arzlarını gerçekleştiren Harman, finansal hizmetler, sermaye piyasaları, bağımsız denetim ve risk yönetimi alanlarında kritik liderlik rolleri üstlendi. Bu süreçte, bankacılık ve sigortacılık sektörü mevzuat projelerinin uygulanmasına liderlik etti. 2021’den bu yana EY Türkiye Güvence Bölümü’ne, 2025’ten itibaren ise EY’ın en büyük bölgelerinden biri olan Europe Central Bölgesi’nde Güvence Hizmetleri’ne liderlik etmektedir. Yeni görevinde Harman, EY Türkiye’nin tüm hizmet alanlarını ve pazar faaliyetlerini yönetecek; küresel All in önceliklerinin Türkiye organizasyonunda hayata geçirilmesine öncülük edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Yapay Zekâ Kullanımı Güven Endişelerine Rağmen Yaygınlaşıyor Haber

 Yapay Zekâ Kullanımı Güven Endişelerine Rağmen Yaygınlaşıyor

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY’ın Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi (AI Sentiment Index) araştırmasının ikinci sayısı yayımlandı. Son altı aylık dönemde yapay zekânın günlük yaşamdaki yerini ve ne ölçüde kullanıldığını ortaya koymayı amaçlayan araştırma, kullanıcıların yapay zekâya yönelik tercihlerini incelerken, bu alanda güven inşa edilmesi için hangi adımların önem kazandığına da ışık tutuyor. Endeks sonuçları net bir tablo ortaya koyuyor: yapay zekânın benimsenme hızı, güven endişelerini geride bırakıyor. Yapay zekâ, yardımcı rolden karar süreçlerine doğru ilerliyor Araştırma, yapay zekânın hızlı benimsenmesinin artan güven düzeyinden çok, düşük riskli ve günlük kullanım alanlarında oluşan aşinalıkla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Yol tarifi, müşteri hizmetleri, seyahat planlama ve içerik önerileri gibi kullanım alanları artık günlük rutinin bir parçası haline gelirken, bu konfor alanı daha fazla yetki devrinin de zeminini hazırlıyor. Araştırmaya göre; katılımcıların %9’u otonom araç veya sürücüsüz taksi kullandığını, %10’u kendi adına ürün satın alan bir yapay zekâ uygulamasını deneyimlediğini, %11’i ise yapay zekânın alışveriş sepetini otomatik doldurmasına veya bankacılık işlemlerini yönetmesine izin verdiğini belirtiyor. Otonom yapay zekâyı henüz deneyimlememiş kişiler arasında da bu teknolojilere açık olma durumu dikkat çekiyor. Katılımcıların %36’sı indirimlerin otomatik uygulanmasını, %34’ü müşteri hizmetleri sorunlarının kendi müdahalesi olmadan çözülmesini, %30’u ev güvenliğinin ve %21’i de randevu planlamasının yapay zekâ tarafından yönetilmesini tercih edebileceğini ifade ediyor. Benimsenme artıyor, ancak güven aynı hızda ilerlemiyor Endeks sonuçlarına göre, yapay zekâ kullanımı hızla artarken, bu teknolojinin nasıl yönetildiğine ve kontrol edildiğine yönelik güven aynı hızda gelişmiyor. Kullanıcıların güvenlik, kontrol, hesap verebilirlik ve gerçeklik konularındaki endişeleri devam etse de bu kaygılar benimsenmeyi yavaşlatmıyor; daha çok, otonom yapay zekâ sistemlerinin nasıl tasarlanması ve sunulması gerektiğine ilişkin beklentileri şekillendiriyor. Araştırma bulgularına göre; katılımcıların %66’sı yapay zekâ sistemlerinin siber saldırıya uğramasından endişe ediyor, %66’sı insan denetiminin hâlâ gerekli olduğunu düşünüyor, %73’ü ise gerçek olanla yapay zekâ tarafından üretileni ayırt edememekten kaygı duyuyor. Öncü pazarlar daha erken sinyal veriyor Araştırma, yapay zekâ kullanımının daha yaygın, daha sık ve günlük yaşama daha derin entegre olduğu sekiz öncü pazarı ortaya koyuyor: Hindistan, Çin, Brezilya, Meksika, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Hong Kong ve Güney Kore. Bu pazarlarda yapay zekâ kullanım oranı %94’e, otonom yapay zekâyı deneyimleme oranı ise %24’e ulaşıyor. Diğer pazarlar ise daha yavaş ama artan benimsenmenin görüldüğü geçiş pazarları ile daha temkinli ve seçici kullanımın öne çıktığı geride kalan pazarlar olarak ayrışıyor. Bu pazarlar, öncü pazarlara kıyasla genel yapay zekâ kullanımında %12–15, otonom kullanımda ise %11–13 oranında daha geride seyrediyor. EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Yapay Zekâ Hizmetleri Lideri Reyzi Devrim Pamir konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “EY Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi araştırması önemli bir eşiğe işaret ediyor: yapay zekâya yönelik tam güven oluşmadan, kullanım ve yetki devri hızla artıyor. İnsanlar yapay zekâyı önce düşük riskli ve günlük işlerde benimsiyor; ancak bu aşinalık zamanla daha kritik karar alanlarına da taşınıyor. Kurumlar açısından asıl konu artık yapay zekâyı kullanıp kullanmamak değil; hangi görevlerin, hangi sınırlar içinde, nasıl bir insan denetimi ve hesap verebilirlik çerçevesiyle yapay zekâya devredileceğini tasarlamak. Bu nedenle güven, sonradan eklenecek bir unsur değil; en baştan sistemin mimarisine yerleştirilmesi gereken temel bir prensip. İş dünyasının, şeffaflığı, denetlenebilirliği ve sorumlu yapay zekâ yaklaşımını merkeze alan bir dönüşümü hızla hayata geçirmesi kritik önem taşıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY, ESG ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Alanında Bir Kez Daha Küresel Pazar Lideri Seçildi Haber

EY, ESG ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Alanında Bir Kez Daha Küresel Pazar Lideri Seçildi

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, Verdantix’in Green Quadrant ESG (Çevresel, Sosyal, Yönetişim) ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı 2026 Araştırması’nın sonuçlarına göre bir kez daha küresel lider olarak yerini aldı. Şirketlerin sürdürülebilirlik için uygulanabilir stratejiler tasarlama, çevresel- sosyal verileri yönetme ve hızla değişen ortamda sektörlere özgü operasyonel risk ve fırsatları yönetme çalışmalarını ortaya koyan araştırmada EY, bu alandaki liderliğini; teknoloji, yapay zekâ ve yetenek odaklı yaptığı yatırımlarıyla 2026 yılında da korudu. EY İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri ile şirketlerin iklim kriziyle mücadele ve döngüsel ekonomiye yönelen firmalara sunduğu çözüm ortaklığı anlayışıyla küresel alanda liderliğini sürdürmeye devam ediyor. Verdantix tarafından küresel olarak ESG ve sürdürülebilirlik danışmanlığı hizmeti veren 15 danışmanlık şirketinin değerlendirildiği araştırma kapsamında; canlı mülakatlar, müşteri görüşmeleri ve danışmanlık firmalarının 5 alanda ve 12 farklı kategoride 69 maddelik ankete verdiği yanıtlar değerlendirildi. EY Türkiye Şirket Ortağı, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin, şu açıklamalarda bulundu: “EY olarak, ESG ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı alanında bir kez daha küresel pazar lideri olmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyoruz. Bu başarımızın altında; sürdürülebilirlik alanında sunduğumuz hizmet çeşitliliğimiz, stratejiden uygulamaya kadar uzanan geniş yetkinliklerimizin yanı sıra alanında uzman ekiplerimiz ve farklı sektörlerde karmaşık dönüşüm süreçlerini yönetebilmeye olanak sağlayan teknoloji kapasitemiz yatıyor. Tüm bunlara ek olarak, sürdürülebilirliği sadece iklim, çevre ve yönetişim ile sınırlı tutmadan; değişen dünyanın gerekliliklerini ve iş hayatını sürecin içine dahil eden, içinde finanstan tedarik zincirine, teknolojiden yeteneğe kadar bütünsel anlayışla ele alan çözümlerimizin katkısının oldukça büyük olduğuna inanıyoruz. Hizmet verdiğimiz tüm kurumlara, sadece strateji belirleme ya da çözüm sunma ile yetinmeden tüm sürecin yönetimi ve dönüşümün içinde yer alıyoruz. Böylece stratejilerimiz uygulanabilir, çözümlerimiz yönetilebilir, çıktılarımız ise verilere dayalı gerçekler oluyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2025 Yılında Küresel Halka Arz Piyasasında Gelirlerde %39’luk Artış  Haber

2025 Yılında Küresel Halka Arz Piyasasında Gelirlerde %39’luk Artış 

EY’ın yayımladığı Küresel Halka Arz Trendleri Raporu’na göre, 2025 yılında 171,8 milyar dolar gelir ile toplam 1293 adet işlem gerçekleşti. 2024 yılına kıyasla, küresel işlem sayısı yaklaşık seviyelerde kalmasına rağmen, gelirlerde %39’luk kayda değer bir artış yaşandı. Bu artış, küresel çapta yatırımcı güveninin yeniden tesis edildiğini ve daha yüksek değerli halka arzlara doğru bir kayma olduğunu işaret ediyor. Uluslararası danışmanlık, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY, Küresel Halka Arz Trendleri 2025 Raporu’nu yayımladı. Rapora göre; 2025 yılında küresel piyasalarda, yapay zekâ (YZ) odaklı şirketler öne çıkarken, değerleme endişeleri de talepleri şekillendirdi. Küresel halka arz (IPO) piyasalarını son yıllarda şekillendiren makro belirsizliklere ve jeopolitik gerginliklere rağmen, 2025’te istikrar ve denge öne çıktı. Rapora göre; 2025 yılında küresel halka arz piyasalarında toplamda 1293 işlem, 171,8 milyar dolarlık gelir topladı; halka arz sayısı 2024’teki işlem sayısına göre büyük ölçüde aynı seviyelerde kalmasına rağmen, gelirlerde %39’luk kayda değer bir artış gerçekleşti. Bu toparlanma, yatırımcı güveninin yeniden tesis edildiğini, değerli ve daha yüksek kaliteli arzlara doğru bir kaymayı gösteriyor. Bunun yanı sıra, 2025’te halka arz ortamı, piyasa dinamiklerinin giderek karmaşıklaştığı, daha hızlı, oynak ve birbirine bağlı (NAVI) etkenler tarafından şekillendirildi. Önümüzdeki yıllar için, küresel halka arz piyasalarında temkinli bir iyimserlik hâkim ve işlemlerde istikrarlı bir artış potansiyeli söz konusu. Yapay zekâ şirketleri başı çekti Rapora göre; 2025’te küresel hisse senedi piyasaları dayanıklılık gösterdi; gelirlerde, ABD’deki büyük ölçekli teknoloji ve yapay zekâ şirketleri başı çekti. S&P 500 ve Nasdaq gibi büyük endeksler, önde gelen teknoloji şirketlerinin güçlü kârları ve nakit akışı üretimi ile, enflasyondaki olumlu gelişmelerden pozitif etkilendi. Oynaklık dönemsel olarak arttı; faiz beklentilerindeki değişimler, süregelen jeopolitik gerilimler, ticaret ve gümrük riskleri ile yapay zekâ değerlemelerine ilişkin tartışmalar bu oynaklığı tetikledi. Bu ortamda yatırımcılar; güçlü bilançolara, sürdürülebilir nakit akışlarına ve makro belirsizlik dönemlerinde yön bulma becerisini kanıtlamış şirketlere yöneldi. Türkiye’nin de içinde yer aldığı EMEIA Bölgesi işlem sayısında lider konumda Bölgesel performanslara bakıldığında, Türkiye’nin de içinde bulunduğu EMEIA Bölgesi (Avrupa, Ortadoğu, Hindistan ve Afrika), işlem sayısında küresel IPO aktivitelerine liderlik ederek toplamın %42’sini oluşturdu. Bölge, 2024’e kıyasla gelirlerde düşüş yaşasa da, işlem sayısında hem Amerika kıtasının hem de Asya-Pasifik’in önünde yer aldı. Avrupa bölgesi genelinde işlem sayısı 131’den 105’e düşerek %20 geriledi; getiriler ise %10 azalarak 17,3 milyar dolara indi. Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde ise Suudi Arabistan, hem işlem sayısı hem de getirilerde bölgenin lideri olmaya devam etti. Amerika kıtası, hem işlem sayısı hem de getirilerde EMEIA ve Asya-Pasifik’in gerisinde kalsa da ABD küresel ölçekte halka arzlarda aktif merkezlerden biri olmayı sürdürdü. Ülke bazında bakıldığında, işlem sayısında Hindistan liderliğe yükseldi; onu ABD ve Çin izledi. İşlem gelirleri açısından ise ABD ilk sırada yer alırken, onu Çin ve Hindistan takip etti. Küresel ölçekte 2025’te sanayi (endüstriyel) sektörü %22, teknoloji-medya-telekomünikasyon (TMT) ise %21 payla IPO gelirlerine göre öne çıkan sektörler oldu; ancak sektörel dağılım bölgelere göre farklılık gösterdi. ABD’de TMT, gelirlerin neredeyse %40’ını topladı; bunun büyük kısmı yapay zekâ altyapısını destekleyen şirketlerden geldi. Buna karşılık Avrupa’da sanayi, finansal hizmetler, gayrimenkul-konaklama ile tüketici sektörlerini içeren daha çeşitli bir dağılım görüldü. Asya-Pasifik’te ise robotik, mobilite ve endüstriyel alanlarda yapay zekâ sistemleri geliştiren büyük işlemler öne çıktı. Yapay zekânın dönüştürücü potansiyeli ve değerleme tartışması sürüyor Yapay zekânın dönüştürücü etkisi açık olsa da mevcut değerlemeler, “balon etkisine” girilip girilmediğine dair tartışmaları da tetikledi. Bu tartışma, özellikle yapay zekâ şirketlerinin hisse senedi performansını belirgin şekilde etkileyerek piyasa duyarlılığının merkezine yerleşti. ABD’de büyük teknoloji şirketleri, 2025’te S&P 500’ün kazançlarının yaklaşık yarısını oluşturdu; birkaç mega ölçekli yapay zekâ şirketi endeks artışının üçte birini oluşturdu. Bu yoğunlaşma yapay zekânın potansiyelini gösterirken, aynı zamanda hassasiyeti de artırıyor; sadece birkaç şirketin değerlemesindeki küçük değişimler bile geniş varlık sınıflarını etkileyebiliyor. Küresel IPO piyasasında 2026 için temkinli iyimserlik hâkim Önümüzdeki dönem için küresel IPO piyasalarında temkinli bir iyimserlik hâkim. Çeviklik ve hazırlığı önceliklendiren şirketler başarılı bir şekilde konumlanabilir. Daha öngörülebilir para politikaları, genişleyen yatırımcı talebi ve iyileşen makroekonomik göstergeler bu tabloyu destekleyebilir. Yapay zekâ ve teknoloji yatırımlarındaki ivmenin sürmesi bekleniyor; bu da ölçeklenebilir iş modellerine, güçlü temellere ve ticarileşme yol haritaları net olan şirketlere sermaye akışını artırabilir. Şirketlerin altyapı yatırımları, değerleme disiplini ve piyasa absorpsiyon kapasitesi gibi zorlukları yönetmesi gerekebilir. IPO adaylarının yönetişimi güçlendirme, finansal raporlamayı iyileştirme, iç kontrolleri sağlamlaştırma ve stratejik netliği artırma konusunda proaktif olması şart. EY Türkiye Ülke Başkanı Metin Canoğulları, halka arz piyasasına dair şu değerlendirmelerde bulundu: “2025, küresel halka arz piyasalarının uzun bir belirsizlik döneminin ardından yeniden denge bulduğu bir yıl oldu. ABD, Hindistan ve Çin halka arzlarda liderliklerini sürdürdü. Türkiye açısından baktığımızda ise, 2025 yılında toplam 18 halka arz gerçekleşti ve 45 milyar liralık gelir toplandı. 2024 yılında 30’dan fazla gerçekleşen halka arz sayısına göre 2025 yılında işlem sayısı ve gelirlerde gerileme görüldü. 2026’da ise küresel ölçekte temkinli bir iyimserlik hâkim. Güçlü iç talep, sağlam bankacılık sistemi ve dijitalleşme yatırımları sermaye piyasaları için önemli bir potansiyel oluşturuyor. Bu durum, önümüzdeki döneme dair umut verici sinyaller veriyor. Özellikle teknoloji, finansal hizmetler, enerji ve tüketici sektörlerinde halka arz ilgisinin artarak devam edeceğini öngörüyoruz. Türkiye’de de makroekonomik istikrarın güçlenmesi, enflasyonla mücadelede ilerleme ve yatırımcı güveninin artması hâlinde, halka arz piyasasının daha geniş bir ivme yakalaması mümkün. Hazırlığını erken yapan, hızlı değişimlere karşı çevik hareket eden, finansal raporlamasını güçlendiren, yönetişim standartlarını yükselten ve büyüme stratejisini netleştiren şirketler, bu yılın kazananları arasında yer alabilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ergun Temizkan, EY-Parthenon (EYP) Türkiye Şirket Ortağı olarak atandı Haber

Ergun Temizkan, EY-Parthenon (EYP) Türkiye Şirket Ortağı olarak atandı

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri firması EY (Ernst&Young) çatısı altında faaliyet gösteren EY-Parthenon’un Türkiye ofisine Ergun Temizkan Şirket Ortağı olarak atandı. Değerleme, finansal modelleme, birleşme ve satın alma alanlarında uzun yıllar tecrübesi bulunan; kariyeri boyunca dijital bankacılık, fintech, altyapı ve enerji gibi farklı sektörlerdeki projelerde başarılara imza atan Ergun Temizkan, kapsamlı mesleki birikimini EY-Parthenon (EYP) Türkiye bünyesinde farklı sektörlerde değer sunmak üzere kullanmaya devam edecek. Ergun Temizkan kimdir? Ergun Temizkan, kariyerine 2010 yılında uluslararası bir denetim ve danışmanlık şirketinde başladı. Denetim alanında edindiği deneyimin ardından, 2013 yılında aynı kurumun danışmanlık bölümüne geçerek Değerleme ve Finansal Modelleme alanında görev aldı. Bu süreçte farklı sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda yerli ve uluslararası kurumla çalışarak şirket değerlemesi, finansal modelleme ve birleşme-satın alma süreçlerinde deneyim kazandı. 2019 yılında aynı şirketin Belçika ofisinde Asistan Direktör olarak görev alarak bu dönemde de değerleme ve modelleme alanında uluslararası şirketlere hizmet sundu. Finansal hizmetler başta olmak üzere, birçok farklı sektörde çeşitli projelerde yer alan Temizkan, dijital bankacılık ve fintech alanında deneyim sahibi olmasının yanı sıra, büyük ölçekli ve karmaşık finansal modelleme çalışmalarıyla da öne çıktı. Temizkan, kariyeri boyunca dijital bankalar, fintech şirketleri ve büyük altyapı projeleri için değerleme ve modelleme görevlerini yönetmenin yanı sıra yüksek riskli anlaşmalarda C-level yöneticilere ve yönetim kurullarına danışmanlık yaptı. Aynı zamanda Chartered Financial Analyst (CFA) unvanına sahip olan Ergun Temizkan, EY-Parthenon Türkiye ofisinde Şirket Ortağı olarak iş dünyasına destek olmaya devam edecek.

EY, Yapay Zekâ Destekli Yeni Çözümleriyle Vergi Dönüşümünü Hızlandırıyor Haber

EY, Yapay Zekâ Destekli Yeni Çözümleriyle Vergi Dönüşümünü Hızlandırıyor

EY geliştirdiği bu çözümlerle vergi danışmanlığı ve uyum süreçlerini teknolojiyle entegre ederek daha hızlı içgörüler, daha net tahminler ve iş kararlarını destekleyen çıktılar sunmayı hedefliyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY, vergi danışmanlığı ve uyum hizmetlerini teknoloji, operasyon ve değer sunma süreçleriyle entegre etmek amacıyla yenilikçi veri ve yapay zekâ çözümleri EY.ai Tax Labs ve EY.ai Tax Agent Factory’i hizmete sundu. EY’ın güçlü iş birliği ekosisteminden yararlanan bu yeni çözümler, vergi fonksiyonunu veri odaklı ve stratejik bir yapıya dönüştürerek daha hızlı içgörüler, daha yüksek doğruluk ve geleceğe yönelik iş kararlarını destekleyen etkili sonuçlar sunmayı hedefliyor. EY.ai Tax Labs, veri odaklı sonuçlarla dönüşümü hızlandırıyor EY.ai Tax Labs, üretken ve ajan-tabanlı yapay zekâ teknolojilerinden yararlanarak, işletmelerin karmaşık vergi verilerini analiz etmelerine ve değişen regülasyonlara daha hızlı uyum sağlamalarına yardımcı oluyor. Bu platformla birlikte, EY profesyonelleri ve müşteriler birlikte çalışarak yapay zekâ destekli kuruma özgü vergi stratejileri geliştiriyor, bu stratejilerin etkili sonuçlar oluşturmasına odaklanıyor ve uygulamanın hayata geçmesine olanak tanıyor. EY.ai Tax Labs, vergi liderlerinin soyut konseptleri gerçek çözümlere dönüştürerek, stratejik önceliklerini ve liderlik kapasitelerini bir üst seviyeye taşımalarına yardımcı oluyor. EY.ai Tax Agent Factory ise bu stratejilerin ölçeklenmesini ve günlük vergi süreçlerine entegre edilmesini destekleyerek vergi fonksiyonunun dönüşümünü hızlandırıyor. Vergi alanında yapay zekâ destekli dönüşüm kaçınılmaz oluyor Yapay zekâ ajanları, çok aşamalı karmaşık vergi süreçlerini otomatikleştirerek, finansal verilerdeki anlamlı çıktıları belirliyor. Ajan-tabanlı yapay zekâdan yararlanan işletmeler, veri süreçlerini sadeleştirip manuel müdahaleyi en aza indirerek vergi profesyonellerinin öngörü, analiz ve muhakeme gerektiren stratejik ve yüksek katma değerli çalışmalara daha fazla odaklanmasına yardımcı oluyor. Bu yaklaşım, gerçek ihtiyaçlara dayanan, uygulanabilir sonuçlar üreten ve küresel ölçekte uyumlu çözümler sunan çapraz fonksiyonlu iş birliğini destekliyor. EY.ai Tax Agent Factory, vergi profesyonelleri ve müşterilerin yapay zekâ ajanlarını tasarlamasına, geliştirmesine, eğitmesine, devreye almasına ve ölçekli şekilde yönetmesine olanak tanıyan bütüncül bir metodoloji ve bir işletim modeli sunuyor. EY.ai Tax Labs ise yenilikçi vergi çözümlerinin birlikte tasarlandığı, prototiplerinin geliştirildiği ve test edildiği iş birliğine dayalı bir ortam sağlayarak bu dönüşümü destekliyor. EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı, Vergi Teknolojisi ve Dönüşümü Lideri Ersin Erdem, EY’ın vergi teknolojilerine yönelik yatırımları hakkında şunları söyledi: “EY araştırmalarına göre, vergi ve finans liderlerinin %86’sı veri, üretken yapay zekâ ve teknolojinin en önemli öncelikleri arasında olduğunu belirtiyor. Buna karşın %91’i vergi verilerinin silo yapılar içinde kalmasının, etkili yapay zekâ uygulamalarının önündeki büyük engellerden biri olarak görüyor. Vergi ve finans liderlerinin %80’i ise yapay zekâya hazır vergi verisinin yetersizliğini dönüşümün önündeki temel zorluklar arasında sıralıyor. Bu doğrultuda, EY olarak vergi ve finans alanlarında da teknolojiye yatırımlar yapıyor, müşterilerimizle birlikte çalışıyor, kurumsal ihtiyaçlarına özel ileriye dönük çözümler geliştiriyoruz. EY.ai Tax Labs ve EY.ai Tax Agent Factory ile müşterilerimizin dönüşümü hızlandırmalarına, vergi operasyonlarının etkinliğini artırmalarına ve stratejik değer elde etmelerine destek oluyoruz. Güvenilir ve yapay zekâya hazır veri sayesinde müşterilerimiz, daha hızlı içgörüler, daha doğru kararlar ve ölçeklenebilir sonuçlar elde edebiliyor.”

Dijital Çözümler ve Yaşlanan Nüfus ile Evde Bakım Talebi Artıyor Haber

Dijital Çözümler ve Yaşlanan Nüfus ile Evde Bakım Talebi Artıyor

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY (Ernst &Young), Küresel Tüketici Sağlığı Araştırması’nı yayımladı. Küresel çapta 50 yaş ve üzeri 4 bin 500 tüketici, 30’dan fazla sağlık yöneticisi ve yaşlı bakım uzmanı ile yapılan görüşmelere dayanan araştırma, yaşlanmanın geleceğini ve sağlık sektörünün bu alandaki ihtiyaçlarını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre; katılımcıların %60’ı yaşlı bakım sistemini “orta” ile “zayıf” arasında derecelendiriyor. Bu oran, genel sağlık sistemi ve ruh sağlığı hizmetlerine kıyasla yaşlı bakım sistemine karşı daha olumsuz bir algıya işaret ediyor. Aynı zamanda evde, dijital destekle bakıma olan talep artarken bakım sağlayan kişilerde tükenmişlik riskinin yükseldiği görülüyor. Katılımcıların %75’i akıllı evlerde yaşamayı tercih ediyor Katılımcıların %75’i, sensörler ve teknolojik cihazlarla donatılmış, olası acil durumlarda sağlık ekibi ve ailesini uyaran akıllı evlerde yaşamayı tercih edeceğini belirtiyor. Katılımcılar, yaşlanma sürecine destek sağlayan dijital araçları kullanmaya açık olduklarını belirterek, sağlık ve yaşam tarzı ihtiyaçlarını destekleyen dijital çözümleri kullanmaya isteklerinin arttığını söylüyor. Bu dijital çözümlerle birlikte ise özel ve ortak yaşam alanlarına, erişilebilir imkânlara sahip olarak bağımsız yaşamak istedikleri ortaya çıkıyor. Sağlık ve bakımda teknoloji kullanımı yükseliyor Katılımcıların %67’si, tansiyon gibi sağlık verilerini toplayarak sağlık ekibine ileten dijital teknolojileri kullanmaya orta düzeyden çok yüksek düzeye kadar istekli olduğunu belirtirken, %64’ü hem sanal hem yüz yüze seçenekler sunan dijital destekli sağlık hizmetlerine açık olduğunu söylüyor. Sağlık verilerini analiz ederek yaşlandıkça artması beklenen sağlık risklerini belirleyen ve uygun tedaviler öneren yapay zekâ teknolojilerini kullanmaya olumlu yaklaşanların oranı %49’u bulurken, 50 ila 59 yaş aralığındaki katılımcılar, daha ileri yaş gruplarına kıyasla evde hasta bakım programları, giyilebilir teknolojiler, sanal bakım, sesli asistanlar ve yapay zekâ gibi teknolojilerin sağlıkta farklı alanlarda kullanılmasına daha yüksek ilgi gösteriyor. Öte yandan bakım ihtiyacı, teknoloji kullanımını aşan derecede arttığında, tüketicilerin %70’i evde hastane programlarını değerlendirebileceğini ifade ediyor. Bu programlar için en yüksek beklentiler ise günlük aktivitelerin tamamlanabilmesi için destek sağlanması, ilaç yönetimi, hemşirelik hizmetleri ve ev içi güvenlik ekipmanlarının kurulumu olarak sıralanıyor. Bakım sağlayan kişilerde tükenmişlik artıyor Araştırma, mevcut sistemlerin büyük ölçüde bakım sağlayan kişilerin karşılıksız emeğine dayandığını ortaya koyuyor. Bakım sağlayan katılımcıların %20’si, yaşlanan bir yakınının bakımına haftada 31 saatten fazla zaman ayırdığını belirtirken %80’i ise haftada en az beş saatini hasta bakımı için harcadığını söylüyor. Bakım sağlayan katılımcıların neredeyse yarısı (%48), bakım sistemi içinde yer almanın çok zor olduğunu değerlendirirken, durumu zor olarak nitelendiren kadınların oranının erkeklere kıyasla daha yüksek olduğu gözlemleniyor. Sağlık yöneticileri, önceliği sağlıklı yaşam olan bir modele geçiş çağrısı yapıyor Sağlık yöneticileri küresel sağlık sistemlerindeki mevcut tedavi odaklı modelden, önceliği sağlıklı yaşam olan bir modele geçiş çağrısı yapıyor. Bulgular; sağlıklı yaşlanmada beslenme, sosyalleşme, fiziksel aktivite ve bilişsel faaliyetlerin önemine işaret ediyor. Bunlarla birlikte, bazı uzmanlar bilişsel taramaların birinci basamak sağlık hizmetlerinin rutin bir parçası haline gelmesi gerektiğini destekliyor. Buna karşın araştırma, katılımcıların yalnızca %25’inin sosyal kulüplere katıldığını, %26’sının kişiselleştirilmiş beslenme programı uyguladığını, %43’ünün bir egzersiz planını takip ettiğini ve %50’sinin bilişsel faaliyetlerde bulunduğunu ortaya koyuyor. Bu sonuçlar sağlıklı yaşlanmayı etkileyen konularda sağlık kurumları için gelişim fırsatlarına işaret ediyor. EY Türkiye Sağlık ve Yaşam Bilimleri Sektör Lideri ve Şirket Ortağı Av. Ahmet Sağlı, EY Tüketici Sağlığı Araştırması hakkında şu değerlendirmelerde bulundu: “Araştırma sonuçları; artık hayatın pek çok alanında dijital deneyimlere alışkın olan tüketicilerin, dijitalleşmeyi hasta bakım alanında ve sağlık hizmetlerinde daha fazla görmek istediğini ortaya koyuyor. Günümüzde akıllı sağlık teknolojileri, süreçleri dönüştürerek sağlık ve hasta bakım deneyimini optimize etmeye yardımcı oluyor. Bu da sağlık sektörü için uzun vadeli gelecek açısından önemli bir fark ve değer sunarak, yeni fırsatlar doğuruyor. Buna ek olarak, giyilebilir teknolojik cihazlardan sosyal ve ekonomik göstergelere kadar mevcut kaynakların zenginliğinden elde edilen verileri birleştirmek ve analiz etmek; sağlık hizmetlerinin daha kişisel, daha etkili ve daha verimli hale getirebilir. Bu doğrultuda sağlık hizmetleri; hızla gelişen teknoloji, yaşlanan nüfus ve büyük veri ekosistemiyle giderek daha iyi yönetilmesi gereken bir yapıya evrilirken, sağlık sektöründeki şirketler dönüşen sağlık ekosisteminde daha etkili deneyimler sağlamak adına yeni bir stratejik vizyon belirleyerek ve geleceğe yönelik uygulamaları hayata geçirerek öne çıkabilir. Teknoloji, stratejik planlama, organizasyonel tasarım ve süreç dönüşümünü bir arada değerlendiren kuruluşlar, hasta bakım süreçlerinin geleceğine önemli bir rol oynayabilir. ” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.