Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ey Türkiye

Kapsül Haber Ajansı - Ey Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ey Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EY Türkiye Güvence Bölümü Başkanlığına Can Altıntaş atandı  Haber

EY Türkiye Güvence Bölümü Başkanlığına Can Altıntaş atandı 

Uluslararası danışmanlık, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY Türkiye’nin üst yönetim kadrosunda önemli bir atama daha gerçekleştirildi. 1 Temmuz 2026 itibarıyla EY Türkiye Güvence Bölümü Başkanlığı görevine Can Altıntaş getirildi. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi Ekonomi Bölümünden 2005 yılında mezun olan Can Altıntaş, profesyonel kariyerine EY Türkiye bünyesinde adım attı. EY kariyeri boyunca önemli başarılara imza atan Altıntaş, 2017 yılında EY Türkiye Denetim Hizmetleri Şirket Ortaklığı görevine terfi etti. Yaklaşık 20 yıllık denetim tecrübesiyle, farklı sektörlerdeki çok sayıda stratejik ve yüksek profilli projeyi başarıyla yürüterek Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin denetim süreçlerinde kritik roller üstlendi. Hem yerel hem de uluslararası denetim ve muhasebe standartları konusunda teori ve uygulama konusunda uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan Can Altıntaş; 2019 yılından itibaren EY’ın Ankara ofisinde Güvence Hizmetleri’nden sorumlu lider olarak görev aldı. Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası üyesi olan Altıntaş, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir unvanına, bunun yanı sıra Kamu Gözetimi Kurumu Bağımsız Denetim Lisansı, Sürdürülebilirik Denetçiliği Lisansı ile Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey 3 ve Kurumsal Yönetim Derecelendirme Lisanslarına sahip. 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla Güvence Bölümü Başkalığı görevini EY Türkiye Ülke Başkanlığına atanan Damla Harman’dan devralacak olan Can Altıntaş; EY Güvence Hizmetleri altında yer alan Bağımsız Denetim, Finansal Muhasebe, Teknoloji Risk, Usulsüzlük İnceleme ve Uyum gibi alanları kapsayan profesyonel hizmetlere liderlik ederek, iş dünyasına yenilikçi çözümler sunmaya devam edecek. EY Hakkında Dünya çapında 150’den fazla ülkede danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi alanlarında çözümler sunan EY (Ernst & Young), sunduğu hizmet kalitesiyle finansal piyasalarda ve dünya genelinde faaliyet gösterdiği tüm ekonomilerde güven oluşturulmasına katkı sağlıyor. Profesyonel ekipleri, uzun yıllara dayanan deneyimi, sahip olduğu teknoloji, veri ve altyapı sayesinde şirketlerin gelişmesine ve dönüşmesine destek oluyor. Şirketler, çalışanlar ve toplum için uzun vadeli değer yaratmayı amaçlayan EY, aynı zamanda daha iyi bir çalışma dünyası oluşturmayı hedefliyor. Bağımsız denetim, güvence, danışmanlık, hukuk, kurumsal finansman, strateji, teknoloji ve vergi hizmetlerinin yanı sıra birçok sektörde iş dünyasının karşılaştığı finansal ve operasyonel verimsizliklere karşı yeni çözümler ve dönüşüm yolları bulmak adına en doğru soruları sorarak en doğru cevapları arıyor. EY adı küresel bir organizasyonu temsil eder ve Ernst&Young Global Limited’in, her biri ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olan bir veya daha fazla üye firmasını temsil edebilir. Sınırlı sorumlu bir Birleşik Krallık şirketi olan Ernst&Young Global Limited müşteri hizmeti sunmamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Lideri Füsun Patoğlu Cengiz Oldu Haber

EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Lideri Füsun Patoğlu Cengiz Oldu

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri firması EY Türkiye’nin Danışmanlık Bölümü Liderliği görevine Füsun Patoğlu Cengiz atandı. 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yeni görevine başlayacak olan Füsun Patoğlu Cengiz, EY Türkiye Danışmanlık Bölümü’nde; danışmanlık hizmet portföyünün ve uzun vadeli değer önerilerinin güçlendirilmesi, yenilikçi büyüme stratejilerinin geliştirilmesi gibi süreçlerde liderlik görevi üstlenecek. Aynı zamanda, stratejik öneme sahip projeler ve müşteri kazanımları aracılığıyla bölümün sürdürülebilir büyümesine katkıda bulunacak. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Füsun Patoğlu Cengiz, profesyonel kariyerine ilaç sektöründe önde gelen bir firmada finansal kontrol uzmanı olarak başladı. 1999-2001 yılları arasında Arthur Andersen Consulting bünyesinde çalışmalarını sürdürdü. Ardından 2001–2004 ve 2007–2012 yılları arasında Türkiye'deki uluslararası bir danışmanlık şirketinde üst düzey yöneticilik rolleri üstlendi. 2004–2007 yılları arasında, aynı şirketin Zürih ofisinde görev alan ve bu süreçte birçok küresel müşterinin finans dönüşüm süreçlerini yöneten ve uluslararası deneyimini pekiştirdi. Füsun Patoğlu Cengiz, 2012–2015 yılları arasında ise yine aynı şirketin İstanbul ofisinde ortak olarak görev alarak; SAP, finans ve risk yönetimi alanlarında liderlik görevini üstlendi. 2015 yılında EY Türkiye’ye Danışmanlık Hizmetleri Şirket Ortağı olarak katılan Füsun Patoğlu Cengiz; kariyer hayatı boyunca başta tüketici ürünleri, sanayi, mobilite, sağlık ve enerji sektörleri olmak üzere önde gelen yerel ve çok uluslu kuruluşlarla çalıştı. Füsun Patoğlu Cengiz, özellikle finans, teknoloji ve risk fonksiyonlarında büyük dönüşüm projelerinde uzmanlığını derinleştirdi. İş süreçleri, SAP ve GRC (yönetişim, risk ve uyum) süreçleri genelinde uçtan uca dönüşüm programlarını başarıyla yönetti. Ayrıca, şirket bünyesindeki birçok önemli müşteriye yönelik kritik projelerde öncülük sağladı. Füsun Patoğlu Cengiz’in SMMM (Sertifikalı Mali Müşavir), Sertifikalı SAP Danışmanı ve Sertifikalı Bilgi Sistemleri Denetçisi (CISA) unvanları bulunuyor. EY Türkiye, bu önemli atama ile Danışmanlık Hizmetleri alanındaki konumunu daha da güçlendirerek, iş dünyasına sunduğu yenilikçi ve uzun vadeli değer önerisini ileriye taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY’de Liderlik Yapısı Yenilendi: Eurasia Dönemi Başlıyor Haber

EY’de Liderlik Yapısı Yenilendi: Eurasia Dönemi Başlıyor

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY, All in stratejisi kapsamında Türkiye ve CCA (Kafkasya ve Orta Asya) İş Birimlerini ‘Eurasia’ adı altında tek bir yapılanma olarak birleştirdiğini açıkladı. Türkiye ve CCA’nın birleşmesi, bölgedeki ülkeler arasında daha yakın iş birliğinin sağlanması ve yeni iş biriminde güçlü büyümenin önünün açılması amacıyla planlandı. Bu birleşme ile birlikte üst yönetimde de önemli değişiklikler gerçekleştirildi. EY Türkiye Ülke Başkanı olarak görev yapan Metin Canoğulları, 1 Temmuz 2026’dan itibaren geçerli olmak üzere Eurasia Bölge Liderliği görevine getirilecek. Güvence Hizmetleri Başkanı Damla Harman ise EY Türkiye Ülke Başkanı olarak Metin Canoğulları’ndan bayrağı devralacak. EY Eurasia Bölge Lideri, Metin Canoğulları Profesyonel hizmetler alanında 35 yılı aşkın deneyime sahip olan Metin Canoğulları, lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği'nde, yüksek lisans eğitimini ise Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde tamamladı. Kariyerine Arthur Andersen'da başlayarak buradaki 12 yıllık deneyiminin ardından, 2002 yılında EY’a katıldı. EY Türkiye’de Denetim Hizmetleri Şirket Ortağı olarak görev aldığı süre boyunca Türkiye’deki finansal kuruluşların yanı sıra uluslararası ve yerel firmalara denetim ve danışmanlık hizmetleri sundu. Bankacılık, telekomünikasyon, tüketici ürünleri, perakende ve üretim gibi birçok sektörde uzmanlığı bulunan Canoğulları, Türkiye pazarının büyümesi, aile şirketlerinin gelişimi ve halka arz (IPO) faaliyetlerinde etkin rol oynadı. 2016 yılından bu yana EY Türkiye Ülke Başkanı olarak görev yapan Metin Canoğulları, 1 Temmuz 2026 itibarıyla EY Eurasia Lideri olarak, bölgedeki ülkelerde faaliyet gösteren EY ofislerinin çalışmalarına liderlik edecek; müşterilerin ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı çözümler sunmaya, büyümeyi hızlandırmaya, verimliliği artırmaya ve teknolojinin etkin kullanımını yaygınlaştırmaya odaklanacak. EY Türkiye Ülke Başkanı, Damla Harman Marmara Üniversitesi mezunu olan Damla Harman, 2001 yılında EY’da başladığı kariyerinde güvence hizmetleri alanında 25 yılı aşkın deneyim edindi. EY Türkiye’de Denetim Hizmetleri Şirket Ortağı olarak görev aldığı süre boyunca hem yerel hem de uluslararası finans ve finans dışı şirketlerin denetimini ve halka arzlarını gerçekleştiren Harman, finansal hizmetler, sermaye piyasaları, bağımsız denetim ve risk yönetimi alanlarında kritik liderlik rolleri üstlendi. Bu süreçte, bankacılık ve sigortacılık sektörü mevzuat projelerinin uygulanmasına liderlik etti. 2021’den bu yana EY Türkiye Güvence Bölümü’ne, 2025’ten itibaren ise EY’ın en büyük bölgelerinden biri olan Europe Central Bölgesi’nde Güvence Hizmetleri’ne liderlik etmektedir. Yeni görevinde Harman, EY Türkiye’nin tüm hizmet alanlarını ve pazar faaliyetlerini yönetecek; küresel All in önceliklerinin Türkiye organizasyonunda hayata geçirilmesine öncülük edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Yönetim Kurullarının Önceliği Finansal ve Operasyonel Süreçler Haber

Türkiye’de Yönetim Kurullarının Önceliği Finansal ve Operasyonel Süreçler

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY ve Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) iş birliğiyle çoğunlukla halka açık ve aile şirketlerinde görev alan yönetim kurulu üyeleri, üst düzey yöneticiler ve bağımsız yönetim kurulu profesyonellerinin katılımıyla gerçekleştirilen Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi araştırmasının sonuçları açıklandı. Bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen araştırmanın bulguları, yönetim kurulu gündemlerinde kısa vadeli finansal ve operasyonel konuların ağırlıkta olduğunu gösterirken, daha uzun vadeli risk ve dönüşüm başlıklarının ise henüz yeterince ele alınmadığını ortaya koyuyor. Bu yıl özellikle “kurumsal risk yönetimi” ve “yönetim kurulu kompozisyonu” temalarını odağına alan araştırma, küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler, siber güvenlik ve mevzuata uyum gibi önemli başlıklar için ayrılan zamanın görece sınırlı kaldığını ortaya koyuyor. Türkiye Yönetim Kurulu Etkinlik Skoru Araştırma kapsamında 1-5 aralığında yapılan değerlendirme sonucunda, Türkiye’deki Yönetim Kurulu Etkinlik Skoru 3,67 olarak belirlendi. Bu durum, skorun en son 2023 yılında gerçekleştirilen çalışma ile benzer seviyelerde kaldığına işaret ediyor. 2023 yılında gerçekleştirilen çalışmaya kıyasla 2025 yılında “değer yaratma” skorunun 4 seviyesinden 3.92 seviyesine geldiği, “yönetim kurulu yapısı” skorunun 4,1 seviyesinden 3,9 seviyesine geldiği, “yapılanma ve süreçler” skorunun 3,9 seviyesinden 3,86 seviyesine geldiği, “liderlik ve kültür” skorunun 3,7 seviyesinden 3,4 seviyesine geldiği ve “performans” skorunun 2,8 seviyesinden 3,1 seviyesine ulaştığı gözlemleniyor. ‘Finansal ve operasyonel performans’ yönetim kurullarının gündeminde ilk sırada yer alıyor Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi kapsamında katılımcıların en çok vakit ayırdıkları konu başlıkları sırasıyla “finansal ve operasyonel performans” (%93), “şirket misyon, vizyon ve stratejisi” (%75) ve “katma değerli projelerin ilerleyişi” (%70) olarak yer alıyor. Bu başlıkların, 2023 yılında gerçekleştirilen çalışmada olduğu gibi ilk üç sıradaki yerlerini korudukları görülüyor. Yönetim kurullarının en az vakit ayırdığı konular ise “siber güvenlik” (%25), “kriz yönetimi” (%34) ve “hissedar/yatırımcı ilişkileri” (%34) olarak sıralanıyor. 2023 yılında ise bu başlıkların sırasıyla “Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Karbon Vergisi” ve “yönetim kurulu çeşitliliği” olduğu görülüyor. Ekonomik ve jeopolitik belirsizlikler yönetim kurullarının odak noktasında yer alıyor Bu yıl kurumsal risk yönetimi temasına odaklanan araştırmanın sonucuna göre, en önemli riskler arasında, ilk 3 sırada “ekonomik risk”, “jeopolitik risk” ve “politik risk” yer alıyor. Bu risklerin 2023 yılında gerçekleştirilen çalışmada ilk üç sırada yer alan “iklim krizi ve sosyal riskler”, “finansman ve nakit yönetimi” ve “sektörel ve politik belirsizlikler” risklerine kıyasla farklılaştığı açıkça görülüyor. Yönetim kurullarının yetkinlikleri ise genel olarak güçlü görünürken, özellikle halefiyet planlaması, uzun vadeli vizyon oluşturma ve ölçülebilir performans hedefleri belirleme gibi alanlarda belirgin gelişim ihtiyaçları bulunduğu vurgulanıyor. Öte yandan katılımcıların %50’sinden fazlası, çalıştıkları kurumlarda yönetim kurulu seviyesinde risk yönetimine ayırdıkları sürelerin aylık 1 ila 10 saat arasında olduğunu ifade ediyor. Yönetim kurullarının sürdürülebilir başarıya ulaşmak için önceliklendirmesi gereken adımlar Araştırmaya göre, yönetim kurullarının sürdürülebilir başarıya ulaşması adına öneriler; yönetim kurulu kompozisyonu, şirketleri bekleyen riskler, yönetim kurulu gündemine yönelik olmak üzere 3 başlık etrafında şekilleniyor. Gerçekleştirilen anketin bulgularına göre; yönetim kurulu kompozisyonunun genel olarak olgun olarak değerlendirildiği, ancak bağımsız üye yapısının ve yetkinlik çeşitliliğin güçlendirilmesine, halefiyet planlamasının yapılmasına, orta ve uzun vadeli stratejik vizyonun netleştirilmesine, stratejinin daha ölçülebilir hale getirilmesine ilişkin gelişim alanları olduğu öne çıkıyor.Risk yönetiminin stratejik karar alma süreçlerine entegre edilmesi, risk ve performans metrikleri için gerçek zamanlı izleme ve değerlendirme kabiliyeti geliştirilerek, kurum genelinde veri odaklı ve proaktif bir risk kültürü oluşturulması bir diğer önemli başlık olarak ön plana çıkıyor.Mevcut durumda yönetim kurulu gündeminde kısa vadeli finansal ve operasyonel performans odaklı yapısının, uzun vadeli riskler ve dönüşüm başlıkları ile daha dengeli hale getirilmesi kritik önem taşıyor. Ayrıca, jeopolitik ve teknolojik risklere yönelik senaryo çalışmaları, düzenli risk değerlendirmeleri ve kriz/siber tatbikatları ile daha proaktif bir yaklaşım geliştirilmesi gerekiyor. Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) Başkanı Mehmet Sami şunları aktardı: “YÜD, bir kurumun kaderini belirleme yetkisine sahip yönetim kurullarının; kompozisyonu, gündemi, komite oluşturma ve çalıştırma yetkisi, risk veya fırsatları değerlendirme kapasitesi, hesap verebilmesi ve sürdürülebilir büyümesi için önemli başlıkları belirlemektedir. Bu kapsamda bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi bizim için yalnızca bir araştırma değil; yönetim kurullarının hangi riskleri gördüğünü, hangi alanlarda geride kaldığını ve nerede dönüşmesi gerektiğini gösteren bir yol haritasıdır. Türkiye’yi Global Network of Director Institutes’ta temsil eden tek sivil toplum kuruluşu olarak, bu araştırmayla yönetim kurullarının yeni risk gündemine ilişkin yol gösterici bir çerçeve sunuyoruz. Ülkemizdeki yönetim standartlarını yükseltmek, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını yerleştirmek için çalışmalarımıza ve projelerimize kararlılıkla devam edeceğiz.” Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) Başkan Yardımcısı Özlem Özyiğit ise şunları aktardı: “Barometre, yönetim kurullarının finansal performansa güçlü biçimde odaklandığını (%93); ancak siber güvenlik (%25), kriz yönetimi (%34) ve halefiyet planlaması (%43) gibi başlıklarda daha güçlü ve sistematik bir yönetişim ihtiyacı bulunduğunu açıkça gösteriyor. Raporda yer alan bir diğer önemli başlık olan sürdürülebilirliği bir imaj çalışmasından öteye taşıyarak ‘yönetişim’ maddesi haline getirmeliyiz. Karbon yönetişimi farkındalığının 3,61 seviyesine çıkması sevindirici; şimdi bu bilinci somut iş sonuçlarına dönüştürme vaktidir. Modern yönetişimde yönetim kurulları, sadece kararların onaylandığı yerler değil, farklı seslerin titizlikle değerlendirildiği birer strateji merkezi olmalıdır. Çeşitliliğin ve çok sesliliğin desteklenmesi, kurumlarımızı daha dirençli hale getirecektir. Anketi her yıl gerçekleştirerek yönetim kurullarının yapısının ve gündeminin gelişimini etkinlik skoruyla ölçümlemeye ve bunu baz alarak yol haritaları geliştirmeye devam edeceğiz.” EY Türkiye Şirket Ortağı ve Risk Danışmanlığı Hizmetleri Lideri Emre Beşli şu değerlendirmelerde bulundu: “Jeopolitik dalgalanmalar ve siber tehditlerin sıkça gündeme geldiği bu dönemde yönetim kurullarının çevik hareket edebilmesi ve dayanıklılıklarını güçlendirmeleri kritik önem taşıyor. Bu noktada, yönetim kurulu kompozisyonunun günümüz ihtiyaçlarına göre yetkinliklerle donatılması gerekiyor. Araştırmamızın bulgularına göre, yönetim kurullarında risk yönetimine ayrılan süre ya da payın arttırılması açısından önemli bir gelişim alanı bulunduğu söylenebilir. Araştırmada yer alan öne çıkan riskler arasından iklim değişikliği ve doğa, sürdürülebilirlik, yetenek yönetimi gibi alanlar, yönetim kurullarının uygulanan risk stratejilerine olan güveni açısından görece olarak bir miktar daha düşük değerlendirilmiş durumda. Ancak risk kategorilerinin tamamı için doğru ve yeterli risk stratejilerine olan ihtiyaç da vurgulanmış bulunuyor. Tüm bu değerlendirmeler, risk yönetiminin stratejik bir bakış açısıyla tekrar ele alınması, aynı zamanda risk yönetimi çalışmalarını simülasyon, senaryo planlama, stres testleri ve benzeri yaklaşımlarla desteklemesinin önemine işaret ediyor. Söz konusu risk dönüşümünün gerçekleşmesi açısından araştırmada ele alınan bir diğer konu olan yönetim kurulu kompozisyonu da oldukça önemli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Şirket Ortağı Serhat Akmeşe ise şunları belirtti: “Günümüzün hızla değişen iş dünyasında yönetim kurullarının karar alma süreçleri; küresel jeopolitik gelişmeler, ekonomik belirsizlikler, artan regülasyon baskısı, dönüşen risk ortamı ve teknolojik ilerlemelerin etkisiyle giderek daha karmaşık ve çok boyutlu bir yapıya evriliyor. Bu dinamik tablo, yönetim kurulu kompozisyonunun; yetkinlik çeşitliliği, güçlü bir bağımsız üye yapısı, stratejiyle entegre ve daha sistematik halefiyet planlaması, teknoloji, regülasyon ve jeopolitik alanlarında derin uzmanlık, veri temelli karar alma kabiliyeti ve yapay zekânın karar süreçlerine etkin entegrasyonu gibi başlıklar odağında yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor. Tüm bu gerekliliklerden yola çıkarak EY Türkiye olarak YÜD iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu araştırma, yönetim kurullarının öncelikli gündem maddelerine ışık tutmayı ve stratejik odak alanlarına ilişkin yol gösterici içgörüler sunmayı amaçlıyor. Bu raporun, yönetim kurullarının daha güçlü, çevik ve geleceğe hazır bir yönetişim modeli oluşturmasına katkı sağlayan değerli bir başvuru kaynağı olmasını umuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY Türkiye Vergi Maratonu 2026 Yarışması İçin Başvurular Açıldı Haber

EY Türkiye Vergi Maratonu 2026 Yarışması İçin Başvurular Açıldı

Uluslararası danışmanlık, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY Türkiye, gelecek nesil vergi profesyonellerinin yeteneklerini bugünden keşfetmek ve kariyer fırsatları sunmak amacıyla düzenlediği EY Türkiye Vergi Maratonu 2026 yarışmasının başvurularının açıldığını duyurdu. Türkiye’yi uluslararası alanda temsil ve kariyer fırsatları ile finalistlere para ödülünün de sunulduğu yarışmaya başvurular 9 Nisan tarihine kadar yapılabilecek. Yarışmaya, 3 ve 4. sınıf lisans, yüksek lisans öğrencileri veya lisans ve yüksek lisans eğitiminden 2024 - 2025 yıllarında mezun olmuş adaylar başvurabilecek. Yarışmanın birincisi, yurt dışında gerçekleşecek “EY Young Tax Professional of the Year" yarışmasında Türkiye’yi temsil etme fırsatı elde edecek. Yarışmada finale kalan adaylar, EY Türkiye’de staj imkânı için değerlendirilecek ve EY Türkiye'nin Vergi Bölümü profesyonelleriyle birebir çalışma fırsatı yakalayabilecek. Yarışmanın jüri üyeleri arasında; EY Türkiye Vergi Bölümü Başkanı Erkan Baykuş, EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı, Uluslararası Vergilendirme Hizmetleri Lideri Ateş Konca, EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Elif Akkaranfil’in yanı sıra Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden üst düzey yöneticiler ve vergi profesörleri yer alacak. Jürinin değerlendirmeleri sonrası belirlenecek finalistler, final sunumlarını yapmaya hak kazanacak. Mayıs ayında düzenlenecek ödül töreninde ise dereceye giren yarışmacılar ödüllerini alacak. EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı, Uluslararası Vergilendirme Hizmetleri Lideri Ateş Konca EY Türkiye Vergi Maratonu 2026 yarışmasıyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Bu yıl onuncusunu düzenleyeceğimiz EY Türkiye Vergi Maratonu yarışması vergi alanında kariyer hedefi olan gençlerimiz için oldukça değerli bir fırsat sunuyor. Bu yarışma ile vergi alanındaki genç yetenekleri keşfetmeyi ve bu yetenekleri vergi dünyasına kazandırmayı hedefliyoruz. EY Türkiye olarak, gençlerin kariyerine katkı sağlamak ve kariyer yolculuklarında onlara yol göstermek önceliklerimiz arasında yer alıyor. EY Türkiye Vergi Maratonu ile birlikte gençlere ülkemizi yurt dışında temsil etme fırsatı sunuyor, yarışma esnasında ve sonrasında ulaşacakları vergi uzmanları ile kariyerlerinde yeni bakış açılarına sahip olmalarına yardımcı oluyoruz. Öğrenci ya da yeni mezun fark etmeksizin vergi alanında kariyer sahibi olmak isteyen genç yetenekleri EY Türkiye Vergi Maratonu’nda aramızda görmekten memnuniyet duyacağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY, Yapay Zekâ Destekli Yeni Çözümleriyle Vergi Dönüşümünü Hızlandırıyor Haber

EY, Yapay Zekâ Destekli Yeni Çözümleriyle Vergi Dönüşümünü Hızlandırıyor

EY geliştirdiği bu çözümlerle vergi danışmanlığı ve uyum süreçlerini teknolojiyle entegre ederek daha hızlı içgörüler, daha net tahminler ve iş kararlarını destekleyen çıktılar sunmayı hedefliyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY, vergi danışmanlığı ve uyum hizmetlerini teknoloji, operasyon ve değer sunma süreçleriyle entegre etmek amacıyla yenilikçi veri ve yapay zekâ çözümleri EY.ai Tax Labs ve EY.ai Tax Agent Factory’i hizmete sundu. EY’ın güçlü iş birliği ekosisteminden yararlanan bu yeni çözümler, vergi fonksiyonunu veri odaklı ve stratejik bir yapıya dönüştürerek daha hızlı içgörüler, daha yüksek doğruluk ve geleceğe yönelik iş kararlarını destekleyen etkili sonuçlar sunmayı hedefliyor. EY.ai Tax Labs, veri odaklı sonuçlarla dönüşümü hızlandırıyor EY.ai Tax Labs, üretken ve ajan-tabanlı yapay zekâ teknolojilerinden yararlanarak, işletmelerin karmaşık vergi verilerini analiz etmelerine ve değişen regülasyonlara daha hızlı uyum sağlamalarına yardımcı oluyor. Bu platformla birlikte, EY profesyonelleri ve müşteriler birlikte çalışarak yapay zekâ destekli kuruma özgü vergi stratejileri geliştiriyor, bu stratejilerin etkili sonuçlar oluşturmasına odaklanıyor ve uygulamanın hayata geçmesine olanak tanıyor. EY.ai Tax Labs, vergi liderlerinin soyut konseptleri gerçek çözümlere dönüştürerek, stratejik önceliklerini ve liderlik kapasitelerini bir üst seviyeye taşımalarına yardımcı oluyor. EY.ai Tax Agent Factory ise bu stratejilerin ölçeklenmesini ve günlük vergi süreçlerine entegre edilmesini destekleyerek vergi fonksiyonunun dönüşümünü hızlandırıyor. Vergi alanında yapay zekâ destekli dönüşüm kaçınılmaz oluyor Yapay zekâ ajanları, çok aşamalı karmaşık vergi süreçlerini otomatikleştirerek, finansal verilerdeki anlamlı çıktıları belirliyor. Ajan-tabanlı yapay zekâdan yararlanan işletmeler, veri süreçlerini sadeleştirip manuel müdahaleyi en aza indirerek vergi profesyonellerinin öngörü, analiz ve muhakeme gerektiren stratejik ve yüksek katma değerli çalışmalara daha fazla odaklanmasına yardımcı oluyor. Bu yaklaşım, gerçek ihtiyaçlara dayanan, uygulanabilir sonuçlar üreten ve küresel ölçekte uyumlu çözümler sunan çapraz fonksiyonlu iş birliğini destekliyor. EY.ai Tax Agent Factory, vergi profesyonelleri ve müşterilerin yapay zekâ ajanlarını tasarlamasına, geliştirmesine, eğitmesine, devreye almasına ve ölçekli şekilde yönetmesine olanak tanıyan bütüncül bir metodoloji ve bir işletim modeli sunuyor. EY.ai Tax Labs ise yenilikçi vergi çözümlerinin birlikte tasarlandığı, prototiplerinin geliştirildiği ve test edildiği iş birliğine dayalı bir ortam sağlayarak bu dönüşümü destekliyor. EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı, Vergi Teknolojisi ve Dönüşümü Lideri Ersin Erdem, EY’ın vergi teknolojilerine yönelik yatırımları hakkında şunları söyledi: “EY araştırmalarına göre, vergi ve finans liderlerinin %86’sı veri, üretken yapay zekâ ve teknolojinin en önemli öncelikleri arasında olduğunu belirtiyor. Buna karşın %91’i vergi verilerinin silo yapılar içinde kalmasının, etkili yapay zekâ uygulamalarının önündeki büyük engellerden biri olarak görüyor. Vergi ve finans liderlerinin %80’i ise yapay zekâya hazır vergi verisinin yetersizliğini dönüşümün önündeki temel zorluklar arasında sıralıyor. Bu doğrultuda, EY olarak vergi ve finans alanlarında da teknolojiye yatırımlar yapıyor, müşterilerimizle birlikte çalışıyor, kurumsal ihtiyaçlarına özel ileriye dönük çözümler geliştiriyoruz. EY.ai Tax Labs ve EY.ai Tax Agent Factory ile müşterilerimizin dönüşümü hızlandırmalarına, vergi operasyonlarının etkinliğini artırmalarına ve stratejik değer elde etmelerine destek oluyoruz. Güvenilir ve yapay zekâya hazır veri sayesinde müşterilerimiz, daha hızlı içgörüler, daha doğru kararlar ve ölçeklenebilir sonuçlar elde edebiliyor.”

EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni Yayımladı Haber

EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni Yayımladı

Araştırmaya katılan şirketlerin sadece %12’sinin iklime yönelik yeni geçiş planları geliştirerek veya mevcut planlarını açıklayarak önemli bir ilerleme kaydettiği görülüyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY; işletmeleri iklim hedefleri doğrultusunda analiz ederek, ilerlemelerini araştırdığı EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni yayımladı. Araştırma; 50 ülke ve 13 sektörden, küresel çaptaki 850’den fazla şirketin katılımıyla yapıldı. Barometre; araştırmaya katılan işletmelerin %64’ünün “net sıfır” geçişi için bir plana sahip olduğunu gösterirken, sadece %12’sinin yeni geçiş planları geliştirerek veya mevcut planlarını açıklayarak önemli bir ilerleme kaydettiğinin altını çiziyor. Ancak barometrede, ilerlemeyi sekteye uğratma riski taşıyan eksikliklere de dikkat çekiliyor. Buna göre; dünyanın en büyük şirketlerinin önemli bir bölümünün geçiş planı hazır olsa da henüz, küresel sıcaklık artışlarını sınırlamaya yönelik çabaları destekleyecek güçte değil. Araştırmaya katılan şirketlerin %68’inin iklim değişikliğiyle bağlantılı, karbonsuzlaşma sürecinde karşılaşılan veya doğrudan iklim olaylarından kaynaklanan fiziksel ve geçiş risklerini değerlendirdiği belirtiliyor. Ancak, şirketlerin sadece %17’si önemli risklerin finansal etkilerini raporluyor. Bu da iklim değişikliğine fiziksel açıdan maruz kalma düzeylerinin henüz tam olarak net ve ölçülebilir olmadığını gösteriyor. Karbon kredisi kullanımı artıyor Net sıfır hedefi bulunan şirketlerin %63’ü karbon kredilerine bağımlı olduklarını belirtiyor. Bu durum emisyonları aktif olarak azaltmak yerine sadece dengelemeye yöneldiği anlamına geliyor. Araştırmada, karbon kredisi kullanım oranının özellikle finansal hizmetler (%78), ulaşım (%69) gibi karbonsuzlaşma sürecinde zorluk yaşayan sektörlerde yüksek olduğu gözlemleniyor. Diğer yandan, araştırmaya katılan şirketlerin %34’ünün azalan finansman veya regülasyon belirsizliği gibi etkenleri dikkate alarak iklim hedeflerini yeniden belirlediği vurgulanıyor. Bu revizyonlar genellikle hedeflerin zayıflatılmasıyla (%44) ya da hedef zamanların ertelenmesiyle sonuçlanıyor. İklim değişikliğiyle mücadeleyi zayıflatabilecek yönetişim eksiklikleri söz konusu olabilir Araştırmaya katılan şirketlerin %92’si; fiziksel risklerin operasyonları üzerindeki olası etkilerini tamamen analiz ettiklerini belirtiyor. Ancak bu şirketlerin yalnızca %44’ü, söz konusu riskleri yönetmeye ve uyum sağlamaya yardımcı olacak önlemleri henüz hayata geçirdiklerini ifade ediyor. Araştırma, birçok şirkette iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını zayıflatabilecek bir durum olan etkili yönetişim eksikliklerine de dikkat çekiyor. Araştırmaya katılan şirketlerin yalnızca %8’inde sermaye tahsisi, %21’inde hedef belirleme ve %41’inde ilerlemenin izlenmesine yönelik yönetim kurulu düzeyinde gözetim ekibi bulunuyor. Barometre bulgularıyla birlikte değerlendirilen başka bir EY analizi ise iklim risklerine karşı eylemsizliğin işletmeler açısından maliyetine dikkat çekiyor. İklim değişikliği risklerini ele almayan şirketlerin, yıllık gelirlerinin %15’ine kadarını kaybedebileceği vurgulanıyor. İklim eyleminde liderlik isteyen işletmelerin öncelikli atması gereken 5 adım 1. İşletmeler iddialı ancak ulaşılabilir hedefler belirlemeli ve sermayelerini iklimle bağlantılı yatırımlara yönlendirerek iklim hedeflerini temel stratejilerine entegre etmeli. 2. İşletmeler; yönetişim yapıları, Paris Anlaşması ile uyumlu emisyon azaltım hedefleri, karbonsuzlaşma stratejileri, sürdürülebilir ürün ve hizmetlere geçiş adımları, şeffaf finansman mekanizmaları ile bu planın dayandığı varsayımlar ve bağımlılıkları içeren kapsamlı ve uygulanabilir bir geçiş planı geliştirmeli ve kamuya açıklamalı. 3. İşletmeler, karbon kredilerine olan bağımlılığı en aza indirmeli ve gerçek emisyon azaltımlarını teşvik etmek için iç karbon fiyatlamasını (ICP) stratejik bir araç olarak kullanmaya odaklanmalı. 4. İşletmeler, Kapsam 3 emisyonları ve ötesindeki önemli zorlukları ele almak için tedarikçilerinin net-sıfır hedefler belirlemesini ve geçiş planları geliştirmesini teşvik ederek değer zincirleriyle aktif bir şekilde çalışmalı. 5. İşletmeler yapay zekâyı sorumlu bir şekilde benimsemeli. EY Türkiye Şirket Ortağı, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin EY Küresel İklim Eylem Barometresi araştırmasıyla ilgili şunları söyledi: “Artan iklimsel etkilerin gittikçe daha yıkıcı hale gelmesi, kurumsal iklim eylem planlarının aciliyetini her zamankinden daha fazla öne çıkarıyor. EY Küresel İklim Eylem Barometresi 2025’e göre, iklim eylemleri konusunda ilerlemenin sektör ve ülke bazında eşit dağılmadığını görüyoruz. Bazı bölgeler iklim raporlamasında ve geçiş stratejilerinde hızla ilerlerken, bazı bölgelerin direnç ortamı veya farklı öncelikler sebebiyle geride kaldığını söyleyebiliriz. Dünya ısınmaya devam ederken, iklim değişikliği hem insanlar hem de gezegen için yenileyici ve döngüsel bir ekonomi ihtiyacını da beraberinde getiriyor. İklim değişikliğinin küresel finansal istikrar için de tehdit oluşturduğu gerçeğinden hareketle; bugün iklim eylemlerini aksiyona dönüştüren şirketlerin, yarının liderleri olacağını ve rekabette öne çıkacaklarını ifade edebiliriz. Ayrıca, araştırma bulgularımız; şirketlerin iklim raporlamasında henüz sınırlı ilerleme kaydettiğini ve bunun somut uygulama süreçlerinde karşılaşılan yapısal zorluklar, iklim risk değerlendirmesi ile stres testlerinin olgunluk düzeyindeki yetersizlikler ve yönetişim yapılarındaki eksikliklerden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Bu çerçevede, EY olarak işletmelerin söz konusu dönüşüm sürecini stratejik bir fırsata dönüştürmeleri için karbonsuzlaşma sürecinden, finansal raporlamalarına ve iklim risklerini yönetmelerine kadar her alanda destek oluyoruz.”

EY, 2025 Küresel Gelirini 53,2 Milyar Dolar Olarak Açıkladı Haber

EY, 2025 Küresel Gelirini 53,2 Milyar Dolar Olarak Açıkladı

Küresel gelir artışını; yapay zekâ odaklı teknolojileriyle, çalışanlarının gelişimine yönelik yatırımlarıyla ve geniş iş ortaklıklarıyla da destekleyen EY, yapay zekâyla ilgili gelirlerini ise yıllık bazda %30 artırdığını açıkladı. Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri firması EY (Ernst&Young) 2025 için mali yıl sonuçlarını EY Value Realized raporuyla açıkladı. Şirketin küresel gelirleri bir önceki yıla kıyasla %4 artışla 53,2 milyar dolara taşınırken, 2020–2025 mali yılları arasındaki 5 yıllık bileşik yıllık büyüme oranı (CAGR) %8,2 olarak gerçekleşti. Yapay zekâ ve teknolojiyle dönüşüm sağlanıyor EY’ın 2025 mali yılında yapay zekâyla ilgili gelirleri %30 oranında arttı. Bu artış, kurumsal düzeyde yürütülen dönüşüm projelerinden, yapay zekânın yönetişim çerçevelerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Ayrıca, EY’ın yapay zekâ platformu EY.ai, teknoloji ve data odaklı dönüşüm yaklaşımıyla hem EY’ı hem de müşterilerinin operasyonlarını şekillendirmeye devam ediyor. Platform; strateji, operasyon, dönüşüm, risk, denetim ve vergi alanlarındaki uzmanlıkları bir araya getirerek iş dünyasına bütüncül bir değer sunuyor. Bunlara ek olarak EY, her yıl 1 milyar dolardan fazla yatırım yaparak “AI-first” yaklaşımıyla geliştirilen platformlar ve ürünler üzerinde çalışıyor. Bu kapsamda, yaklaşık 1.000 yapay zekâ temelli agent (asistan) ve 100’den fazla iç uygulama devreye alarak, müşterilere hem içgörü hem de otomasyon sağlayan çözümler sunuyor. EY, kısa bir süre önce Denetim Teknolojisi Yatırım Programı ile de sektörde öncü niteliğindeki yeni yetkinliklerini duyurmuştu. Değişen müşteri ihtiyaçlarına yanıt veriliyor Bu yıl ayrıca, EY-Parthenon hizmetleri genişletilerek kurumun Strateji ve Kurumsal Finansman hizmet birimi tek bir çatı altında toplandı. Bu adım, pazardaki kurumsal strateji, sermaye ve finansman, birleşme ve satın alma işlemleri gibi daha pek çok kapsamlı kurumsal dönüşüm alanlarında iş dünyasına uçtan uca hizmet sunmayı hedefleyen, güçlü ve özgün bir alt marka kimliğini temsil ediyor. Tek çatı altındaki yeni yapılanmayla EY Parthenon; derin sektörel bilgi, yenilikçi yapay zekâ destekli teknolojileri ve yatırımcı odaklı bakış açısıyla, geleceği güvenle şekillendirmek için CEO'ların, yönetim kurullarının, kamu kuruluşlarının, hükümetlerin ve özel sermaye şirketlerinin yatırım ve dönüşüm yolculuklarının her adımında stratejik danışmanları olarak destek sunmaya devam edecek. Ekosistemdeki iş birliklerini güçlendiriyor EY, müşterilerine hızlı ve ölçülebilir bir dönüşüm için gereken teknoloji, yetkinlik ve içgörüleri sunmak amacıyla stratejik ilişkilerden ve iş ortaklarından oluşan güçlü bir ekosistemle çalışıyor. Son on yılda EY, 100’ün üzerinde iş birliği ve ekosistem ortaklığı geliştirdi. Son beş yılda ise, iş birliği gelirleri yıllık bileşik %28 oranında artış gösterdi. Müşterilere sürdürülebilirlik konusunda rehberlik ediyor EY, sürdürülebilirlik alanındaki bilgi birikiminin yanı sıra İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri (CCaSS) ekiplerinin Vergi, Denetim, Finansal Hizmetler ve Danışmanlık ekiplerine entegre edilmesiyle birlikte, 2025 mali yılında yaklaşık 30.000 EY profesyoneli 25.000’i aşkın müşteride sürdürülebilirlik projesinde görev aldı. EY çalışanlarının yetkinliklerini geliştirmek ve müşterilere daha iyi hizmet sunmalarını sağlamak amacıyla yaklaşık 300.000 adet sürdürülebilirlik eğitimi tamamlandı. Profesyonel gelişime odaklanarak yetenekler destekleniyor EY bu yıl, çalışanlarına küresel çapta esneklik, mobilite ve kariyer fırsatları sunan Career Agility (Kariyer Çevikliği) programını hayata geçirdi. Geçtiğimiz yıl içinde 4.000’den fazla EY çalışanı, 1.200 farklı şehir kombinasyonunda uluslararası görevlerde ve projelerde yer aldı. Liderlik, yapay zekâ, teknoloji ve iş dünyası gibi gelecek odaklı alanlarda yetkinlikleri geliştirmeye yönelik 275’ten fazla sertifikalı eğitimi kapsayan EY Badges programı dahilinde EY profesyonellerine bugüne kadar 693.000’den fazla sertifika verildi. EY Ripples programı ile 253 milyondan fazla insanın yaşamına dokunuldu EY Ripples kurumsal sosyal sorumluluk programı aracılığıyla EY, bugüne kadar dünya genelinde 253 milyondan fazla insanın yaşamına dokundu ve pozitif etki sağladı. 2025 mali yılında EY çalışanları, toplum yararına yürütülen projelere yaklaşık 883.000 saat ayırdı. EY Türkiye Ülke Başkanı Metin Canoğulları şu değerlendirmelerde bulundu: “Jeopolitik konular ve teknolojik gelişmelerle şekillenen günümüz dünyasında EY olarak, küresel çapta geleceğe odaklanan yetkinliklere yatırım yaparak ortaya çıkabilecek zorluklar karşısında iş dünyasının geleceğe güvenle ulaşabilmesine olanak tanıyan çözümler geliştiriyoruz. 2025 mali yılı, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi EY’ın müşterilerinin yanı sıra çalışanlarına ve topluma yatırım yaptığı bir yıl oldu. Müşterilerimizin ve çalışanlarımızın geleceğe hazır olabilmesi adına, günümüz teknolojik gelişimin olmazsa olmazlarından olan yapay zekâ yatırımlarımızı çok daha ileri taşıdık. Birçok hizmetimizde işin içine yapay zekâyı çok daha fazla entegre ederek ve iş birliklerine odaklanarak, iş dünyasına yenilikçi ve hızlı yol haritaları sunacak projeler geliştirdik. Hizmet yelpazemizi ve hizmetlerimizin kalitesini artırmak adına profesyonellerimizin gelişimine daha fazla odaklandık. Sadece rakamsal değil, aynı zamanda amaç odaklı büyümeyi de hedefleyerek küresel çapta kurumsal sosyal sorumluluk projelerimizle hem topluma hem de doğaya pozitif etki sağladık. Hayata geçirdiğimiz tüm gelişmelerle birlikte 2025 mali yılını, küresel belirsizliklere ve zorlu ekonomilere rağmen geçen yılın üstünde bir gelirle kapatmayı başardık. Değişen jeopolitik ve küresel ticaret ortamında yol alırken, yapay zekânın yeniden şekillendirdiği bir dünyada dönüşümü desteklemeye devam ediyor; müşterilerimiz, çalışanlarımız ve iş ortaklarımız olmak üzere tüm paydaşlarımızla beraber geleceği hep birlikte güvenle şekillendiriyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY Küresel Çevre, Sağlık ve Güvenlik  2025 Araştırması Yayımlandı Haber

EY Küresel Çevre, Sağlık ve Güvenlik 2025 Araştırması Yayımlandı

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY (Ernst&Young) 34 ülkeden 24 farklı sektördeki 526 çevre, sağlık ve güvenlik (ÇSG) lideri ve üst düzey yöneticinin görüşleriyle hazırladığı EY Küresel ÇSG 2025 Araştırması’nı yayımladı. Araştırma; ÇSG yatırımlarının, şirketlere kazandıracağı itibar, dayanıklılık ve verimlilik gibi birçok avantajın yanı sıra ÇSG’yi önceliklendirerek nasıl somut faydalar elde edilebileceğini de ortaya koyuyor. Araştırma, ÇSG yatırımlarının; itibarı, dayanıklılığı ve verimliliği artırarak işletmelerin ticari değerini yükselttiğini ortaya koyarken, araştırmaya katılanların %78’i ÇSG’ye yönelik harcamalarını artırmayı hedefliyor. ÇSG liderleri, ÇSG girişimlerine yapılan yatırımların beklenmedik durumlar karşısında maliyetleri azalttığını (%73), kuruluşlarının ÇSG yaklaşımının operasyonel verimlilikte kayda değer iyileşmeler sağladığını söylüyor (%94). Genel olarak, ÇSG yatırımlarının, işletmelerinin ticari değerini artırmaya katkıda bulunduğunu ifade ediliyor (%81). Araştırma, ÇSG’yi daha geniş kurumsal stratejilerine entegre etmek isteyen kuruluşlar için bir yol haritası sunarken, yapılan yatırımların performans ve dayanıklılıkta nasıl katma değer sağlayacağını ortaya koyuyor. ÇSG yatırımı, artırdığı itibar ve operasyonel verimlilik sayesinde ticari değere katkı sağlıyor Proaktif ÇSG girişimleri; müşteriler, yatırımcılar ve düzenleyiciler dahil olmak üzere paydaşlar arasında güven inşa ederek müşteri sadakati ve kamu güveni oluşturuyor. Kamu sektöründen katılımcıların %68’i ÇSG performanslarının kuruluşlarının itibarını ve paydaşlar arasındaki güveni artırdığına inanıyor. Ayrıca, özel sektör katılımcılarının %77’si, ÇSG girişimlerine yaklaşımları nedeniyle yatırımcıların işletmelerine daha fazla ilgi gösterdiğini söylüyor. ÇSG’ye yatırımda öncü olan şirketler daha güçlü iş sonuçları elde ediyor Stratejik olarak ÇSG’ye yatırım yapan şirketler, reaktif yaklaşımlar benimseyen şirketlere göre daha güçlü iş sonuçları elde ediyor. Bu sonuçlar, stratejik odak ve liderlik, teknoloji, itibar ve operasyonel faydalar gibi alanlarda görülebiliyor. ÇSG yatırımında öncü olan şirketler, çalışan sağlığı ve güvenliğine yönelik girişimlerinin ticari değeri artırmaya katkıda bulunduğunu belirtiyor (%81). ÇSG, iş dayanıklılığını artırıyor Kapsamlı olarak ÇSG programlarına yatırım yapan şirketler, aksaklıklar sırasında çeviklik ve verimliliğin arttığını ve bu sayede, beklenmedik dalgalanmalara daha iyi uyum sağlama yeteneğine sahip olduklarını belirtiyor. Katılımcıların %67’si, işletmelerinin ÇSG girişimlerine yaklaşımının belirsiz zamanlarda çeviklik sağladığını ifade ederken, %12'si son zamanlarda yaşanan zorlu senaryolar karşısında işletmelerindeki kesinti sürelerinin azalmasına fayda sağladığını düşünüyor. ÇSG’de teknoloji yatırımlarının artması bekleniyor Dijital araçlar; olası riskleri azaltma, öngörü sağlama ve risk engelleme gibi yetkinlikleri güçlendirerek ÇSG işlevlerinin daha fazla değer oluşturmasını sağlarken, işletmeler; ÇSG platformları, gelişmiş analitik ve yapay zekâ (AI) dahil dijital sistemlere yatırımlarını artırmayı planlıyor. İşletmelerin %75’i, önümüzdeki üç yıl içinde ÇSG dijital sistemlerine yapılan yatırımı artırmayı öngörürken, %71’i ÇSG risklerini azaltmak amacıyla gelişmiş veri analitiği ve yapay zekâya yatırım yapmayı planlıyor. Araştırmaya katılan şirketler, teknolojinin ÇSG uygulamalarındaki zayıf noktaları belirlemelerine yardımcı olabileceği konusunda hemfikirken, dijital ÇSG araçlarını kullanan kuruluşların %81’i, bu araçların potansiyel sorun alanlarını etkili bir şekilde tanımlamalarını ve çözmelerini sağladığını belirtiyor. Buna rağmen, teknolojik araçlar gerçek zamanlı karar alma ve daha iyi risk düşüşü sağlasa da yalnızca %20’si tek bir ÇSG platformuna sahip. Ayrıca, ÇSG teknolojisine yapılan yatırım hâlâ birçok kuruluş için öncelik olarak görülmüyor. Katılımcıların yalnızca %27’si, son bir yılda şirketlerinin önemli üç önceliği arasında bu yatırımı gösteriyor. Bütçe kısıtlamaları ÇSG yatırımlarını engelliyor Bazı şirketler, strateji odaklı ve proaktif ÇSG yatırımlarını, bütçe ve düzenleyici gereklilikler gibi faktörler nedeniyle dengeleme zorluğu yaşıyor. Ayrıca, girişimlerinin etkinliğini destekleyecek ve analiz edecek yeterli teknolojik araçlardan yoksun olduklarını belirtiyor. EY Türkiye Şirket Ortağı, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin konuyla ilgili şunları belirtti: “Farklı sektörlerden ve bölgelerden üst düzey yöneticilerin görüşlerini bir araya getiren, EY Küresel Çevre, Sağlık ve Güvenlik 2025 Araştırması, stratejik ÇSG yatırımlarının nasıl bir değer sağlama aracı haline gelebileceğine dair kapsamlı bir bakış sunuyor. İşletmeler, itibarlarını güçlendiren, operasyonel verimlilik ve organizasyonel dayanıklılık sağlayan ÇSG girişimlerine yatırım yaparken; uygulamaların karmaşıklığı ve uyum gereklilikleri nedeniyle çeşitli zorluklarla karşılaşıyor. EY olarak, ÇSG uygulamalarında karşılaşılan zorlukları ele alarak verimlilik ve entegrasyonu teşvik eden, kritik risklere odaklanan kuruma özel tasarlanmış çözümler geliştiriyoruz. İşletmelerin modern ÇSG girişimlerine rehberlik ederek, dönüşümdeki bu zorlukların işletmeler için fırsata dönüştürülmesine katkı sağlıyoruz. Farklı sektörler, şirketler ve ÇSG liderleriyle uzun yıllar sürdürdüğümüz çalışmalarımız doğrultusunda geliştirdiğimiz çözümler ile işletmelerin ÇSG yatırım ve dönüşüm yolculuklarını çalışan, paydaş, uyum, çevre gibi birçok farklı alanda sürdürülebilir hale getiriyoruz. Strateji, paydaş katılımı, liderlik ve yönetişim başta olmak üzere ihtiyaçlara göre özelleştirilebilen çözümlerimizle değişen dünya ve çalışma hayatının ihtiyaçlarını karşılayarak işletmelerin daha güvenli ve daha dayanıklı bir geleceğe hazırlanmasına destek oluyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.