Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eylem Planı

Kapsül Haber Ajansı - Eylem Planı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eylem Planı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dijital Dünyada Çocuklar İçin Yeni Dönem! Haber

Dijital Dünyada Çocuklar İçin Yeni Dönem!

Çocukların dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri risklerden korunması gerekliliğine vurgu yapan Çocuk Gelişimi Uzmanı Dr. Demet Gülaldı, “Ancak çözümün yalnızca yasaklama üzerinden kurgulanması, sosyal medyanın eğitim, yaratıcılık, sosyal bağ kurma ve kamusal katılım gibi olumlu yönlerini göz ardı etme riskini taşımaktadır.” dedi. Bu bağlamda daha sürdürülebilir bir yaklaşımın, “yasaklama” yerine “güvenli tasarım” ve “çocuk hakları temelli düzenleme” ilkelerini merkeze alan politikalar geliştirmek olduğunu dile getiren Dr. Gülaldı, “Amaç, gençleri dijital dünyadan izole etmek değil; onları bilinçli, eleştirel düşünebilen ve çevrim içi risklerle başa çıkabilecek dayanıklılığa sahip bireyler olarak güçlendirmektir.” diye konuştu. ABD’de oyun bağımlısı olduğu öne sürülen 11 yaşındaki bir çocuğun babasını öldürmesi ve geçtiğimiz günlerde Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, dijital bağımlılık konusunu “yasaklama mı, güçlendirme mi?” bağlamında ele aldı. Dijital okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, ülkemizde 3 Şubat 2026 tarihli resmî gazete yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile “Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı 2026-2030”nın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, “Bu eylem planının stratejik amaçları; Farkındalık ve Bilinçlendirme, Koruyucu ve Önleyici Mekanizmaların Geliştirilmesi, Dijital Risklere Karşı Müdahale ve Destek Mekanizmalarının Güçlendirilmesi ve Yasal ve Kurumsal Düzenlemelerin Güçlendirilmesi başlıklarında belirlenmiştir. Özellikle hem çocukların hem de ailelerin dijital okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesi, dijital platformlarda güvenli davranış biçimlerinin kazandırılması ve eleştirel düşünme, etik sorumluluk ve mahremiyet bilinci gibi becerilerin desteklenmesi hedeflenmektedir. Çocukların bilgiye erişim, çevrim içi öğrenme ve teknolojiyi etkin bir şekilde kullanmaları teşvik edilerek, dijital teknolojilerin yalnızca tüketim aracı değil aynı zamanda üretim ve gelişim alanı olarak görülmesi amaçlanmaktadır.” dedi. Avustralya öncü oldu 10 Aralık 2025 itibarıyla Avustralya’da 16 yaş altındaki çocuk ve ergenlerin TikTok, Instagram, YouTube, Snapchat, X ve Facebook gibi büyük sosyal medya platformlarında hesap açmaları ve mevcut hesaplarını sürdürmelerinin yasaklandığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “28 Kasım 2024’te kabul edilen ‘Online Safety Amendment (Social Media Minimum Age) Bill 2024’ ile sosyal medya kullanımında asgari yaş 16 olarak belirlenmiş; böylece bu kapsamda dünyada öncü bir düzenleme hayata geçirilmiştir. Yasa, yaptırımları çocuklara ya da ebeveynlere değil, doğrudan teknoloji şirketlerine yöneltmektedir. Düzenlemenin temel gerekçesi, çocuk ve ergenlerin ruh sağlığını, güvenliğini ve genel iyilik hâlini korumaktır. Siber zorbalık vakalarındaki artış, zararlı içeriklere maruz kalma, çevrim içi istismar riski, kötü niyetli yetişkinlerle temas olasılığı ve sürekli karşılaştırma kültürünün benlik saygısı üzerindeki olumsuz etkileri, yasanın dayanak noktaları arasında gösterilmektedir.” diye konuştu. Sosyal medya yasaklamaları küresel ölçekte hızlandı Avustralya’daki bu düzenlemenin, benzer tartışmaları küresel ölçekte hızlandırdığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Birleşik Krallık 16 yaş altına yönelik kısıtlamaları değerlendirmekte; Fransa’da 15 yaş altına sosyal medya yasağını öngören tasarı parlamentodan geçmiştir. Çin, ‘minor mode’ uygulamasıyla yaşa bağlı ekran süresi sınırlamaları getirmiştir. İspanya ve Danimarka’da da benzer düzenlemeler gündemdedir. Avrupa Parlamentosu ise bağlayıcı olmamakla birlikte 16 yaş sınırını öneren bir karar üzerinde uzlaşmıştır. Bu gelişmeler, sosyal medyanın çocuk gelişimi üzerindeki etkisinin pedagojik bir tartışmanın ötesine geçerek hukuki ve siyasal bir mesele hâline geldiğini göstermektedir.” ifadesinde bulundu. Yasaklama bir çözüm mü? 12–16 yaş aralığının kimlik gelişiminin hızlandığı, sosyal kabul ihtiyacının arttığı ve duygusal dalgalanmaların yoğunlaştığı kritik bir dönem olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Ergenlikte bireyin fiziksel değişimlere uyum sağlaması, kendilik algısını yapılandırması ve sosyal ilişkiler içinde konumunu belirlemesi beklenir. Ancak nörogelişimsel açıdan dürtü kontrolü ve uzun vadeli sonuçları değerlendirme kapasitesi henüz tam olarak olgunlaşmamıştır. Bu durum, sosyal medya ortamlarında karşılaşılan içeriklere karşı ergenleri daha kırılgan hâle getirebilmektedir.” şeklinde konuştu. Ergenlik kırılgan bir dönem Araştırmalar, sosyal medya platformlarında idealize edilmiş yaşam temsillerinin, mükemmel beden algısı ve popülerlik odaklı görünürlük kültürünün, ergenlerin benlik gelişimi üzerinde olumsuz etkiler yaratabildiğini ortaya koyduğunu da anlatan Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Özellikle sosyal karşılaştırma süreçleri, özsaygı ve beden algısı üzerinde belirleyici olabilmektedir. Bununla birlikte sosyal medya, ergenlerin kendilerini ifade edebildikleri, akran ilişkilerini sürdürebildikleri ve toplumsal meselelere dair farkındalık geliştirebildikleri bir alan olarak da işlev görmektedir. Dolayısıyla sosyal medya hem risk hem de fırsat barındıran çift yönlü bir dijital ekosistem sunmaktadır.” dedi. Gençleri 16 yaşına kadar dijital deneyimden bütünüyle uzak tutmanın da riski var Çocukların dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri risklerden korunması gerekliliğine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Ancak çözümün yalnızca yasaklama üzerinden kurgulanması, sosyal medyanın eğitim, yaratıcılık, sosyal bağ kurma ve kamusal katılım gibi olumlu yönlerini göz ardı etme riskini taşımaktadır. Ayrıca gençleri 16 yaşına kadar dijital deneyimden bütünüyle uzak tutmak, sonrasında ani ve denetimsiz bir geçişe yol açabilir. Bu durum, dijital okuryazarlık ve öz düzenleme becerilerinin kademeli olarak gelişmesini engelleyebilir.” diye konuştu. Dijital okuryazarlık eğitimleri temel olmalı Bu bağlamda daha sürdürülebilir bir yaklaşımın, “yasaklama” yerine “güvenli tasarım” ve “çocuk hakları temelli düzenleme” ilkelerini merkeze alan politikalar geliştirmek olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Algoritmik şeffaflık, yaşa uygun içerik tasarımı, veri koruma önlemleri, etkili denetim mekanizmaları ve dijital okuryazarlık eğitimleri bu yaklaşımın temel bileşenleri olmalıdır. Amaç, gençleri dijital dünyadan izole etmek değil; onları bilinçli, eleştirel düşünebilen ve çevrim içi risklerle başa çıkabilecek dayanıklılığa sahip bireyler olarak güçlendirmektir. 16 yaş altı sosyal medya yasağı yalnızca hukuki bir düzenleme değil; dijital çağda çocukluk ve ergenlik kavramlarının yeniden tanımlandığı bir kırılma noktasına işaret etmektedir. Bu kırılmanın nasıl yönetileceği ise yasaklardan çok, bilimsel veriye dayalı, çok paydaşlı ve çocuk merkezli politikaların geliştirilmesine bağlıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Modüler Aile Eğitim Programı 61 İlde Yaygınlaşıyor Haber

Modüler Aile Eğitim Programı 61 İlde Yaygınlaşıyor

Bakanlık tarafından “Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı” (2024-2028) hedefleri doğrultusunda hayata geçirilen program, anne babaların güçlü yönlerini keşfetmelerine, çocuklarıyla olan iletişimlerini güçlendirmelerine ve ebeveynlikle ilgili olumlu tutumlar geliştirmelerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Anne Babalar İçin 12 Kapsamlı Eğitim Modülü Toplam 12 modülden oluşan eğitimler, kendini tanıma, çocuk gelişimi, çocuk yetiştirme tutumları, aile içi iletişim, dijital medya kullanımı, okul hayatı, kariyer planlama, olumlu ebeveynlik becerileri, aile ve çocuk yılmazlığı, risk farkındalığı gibi pek çok alanda anne babalara rehberlik ediyor. Dijitalleşmenin ve bireyselleşmenin hızla ilerlediği ve aile yapısını etkilediği günümüzde program, ebeveynler ile çocuklar arasında daha güçlü ve samimi bağların kurulmasını, toplumsal dayanışmanın artırılmasını ve sürdürülebilir sosyal ilişkilerin geliştirilmesini hedefliyor. Pilot Uygulamalardan Olumlu Geri Bildirim 2024 yılında 19 ilde pilot olarak başlatılan ve katılımcılardan yoğun ilgi gören program ile yapılan etki analizi çalışmaları, programın sadece bilgi aktarımıyla sınırlı kalmadığını aynı zamanda bireylerin iç dünyalarına dokunan, farkındalık yaratan ve yaşamlarına yön veren bir deneyim sunduğunu ortaya koyuyor. Farklı öğrenme yöntem ve teknikleriyle zenginleştirilen program, küçük gruplarla gerçekleştirilen etkileşimli ve yapılandırılmış oturumlar sayesinde ailelerin sürece aktif katılımını sağlıyor. Böylece ebeveynler, öğrendiklerini gündelik yaşamlarına daha kolay uyarlama imkânı buluyor. Pilot uygulamanın başarısı üzerine 42 yeni ilde daha başlatılan eğitimlerle birlikte program bugün itibarıyla 61 ilde anne babalara ulaşıyor. 2025 Aile Yılı Vizyonu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, “2025 Aile Yılı” vizyonu çerçevesinde, aile kurumunun güçlendirilmesini, ebeveynlerin iyilik halinin artırılmasını ve Türkiye’nin dinamik nüfus yapısının korunmasını hedefliyor. Bu kapsamda Bakanlık tarafından Afyonkarahisar’dan Diyarbakır’a, Antalya’dan Rize’ye kadar geniş bir hizmet bölgesinde yetiştirilen yeni uygulayıcılar aracılığıyla, anne babaların yolculuğuna destek olunmaya devam edilecek.

30 Bin Çocuğa Hemzemin Geçit Eğitimi Verildi Haber

30 Bin Çocuğa Hemzemin Geçit Eğitimi Verildi

Bakan Uraloğlu, TCDD 2022-2030 Emniyet Strateji Belgesi ve 2022-2025 Eylem Planı çerçevesinde başlatılan proje ile özellikle demiryoluna yakın bölgelerde yaşayan öğrenci ve vatandaşların güvenli geçiş kurallarını öğrenmesinin amaçlandığını vurguladı. 30 BİNDEN FAZLA ÖĞRENCİYE ULAŞILDI 2022 yılında hayata geçirilen proje kapsamında şimdiye kadar İzmir, Aydın, Kırıkkale, Çankırı, Karabük, Batman, Diyarbakır gibi illerde yaklaşık 30 bin öğrenciye ulaşıldığını aktaran Uraloğlu, her eğitim-öğretim yılında 10 binden fazla çocuğun projeyle buluşturulmasının hedeflendiğini söyledi. Bakan Uraloğlu, “Ulaştırma projeleri ile yatırımları kadar eğitim ve trafik bilincini de çok önemsiyoruz. Bu kapsamda demiryolunun geçtiği bölgeler başta olmak üzere Türkiye genelinde öğrencilere hemzemin geçitlerden emniyetli geçiş için uygulamalı eğitim veriyoruz. Projenin başladığı günden itibaren 30 bin öğrencimize ulaşarak hemzemin geçitlerde uyulması gereken kuralları teorik olarak anlatıp uygulamasını birebir gösterdik. Her öğretim yılında 10 bin öğrenciye hemzemin geçitlerden emniyetli geçiş için uygulamalı eğitim vererek farkındalık oluşturacağız.” dedi. HEDEF: TÜM TÜRKİYE Bakan Uraloğlu, projenin amacının yalnızca öğrencilerde değil, onların ailelerinde de farkındalık oluşturmak olduğunu kaydederek, şunları söyledi: “Demiryolu emniyeti konusunda küçük yaşta kazanılan bilinç, hayat boyu sürecektir. Hemzemin geçitlerde güvenliği artırmak için çocuklarımızdan başlayarak toplumun tüm kesimlerinde farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. Nihai amacımız, ülke genelinde tüm ilkokul düzeyindeki öğrencilerimize ulaşmak ve kazaları en aza indirmektir. Ayrıca, yılın belli dönemlerinde periyotlar halinde, hemzemin geçitlerin yoğun olduğu bölgelerde vatandaşlarla birebir görüşmeler yapıp, broşür dağıtarak da bilgilendirme faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı. OYNAYARAK ÖĞRENİYORLAR Proje kapsamında ilkokullarda İl Millî Eğitim Müdürlükleriyle iş birliği içinde gerçekleştirilen etkinliklerde, yere oluşturulan hemzemin geçit görselleri üzerinde öğrencilerin tren ve otomobil maskeleriyle oyunlar oynadığını, şarkılar söylediğini belirten Uraloğlu, “Çocuklar hem eğleniyor hem de hemzemin geçitlerden güvenli geçişin önemini yaşayarak öğreniyor. Ayrıca etkinliklerde boyama kitapları, etkinlik setleri, kalem kutuları ve ‘Demiryolu Müfettişi’ rozetleri dağıtarak bilincin daha kalıcı olmasını sağlıyoruz.” diye konuştu. HEMZEMİN GEÇİTLERDEKİ KAZALARIN ÖNLENMESİNDE SÜRÜCÜ VE YAYALARIN DİKKATİ ÇOK ÖNEMLİ Bakan Uraloğlu, hemzemin geçitlerdeki kazaların önlenmesinde sürücü ve yayaların kurallara uymasının önemine dikkati çekti. Hem yolcu hem de yük trenlerin teknolojik donanım ve hızlarına bağlı olarak duruş mesafesinin 750 ila 1000 metre arasında değiştiğini belirten Uraloğlu, “Trenlerin, karayolu taşıtları gibi ani fren yapıp kısa mesafede durması gibi bir durum söz konusu değil. Ayrıca demiryolundan başka bir alana çıkması da mümkün değil. Bunun için hemzemin geçitleri kullanan sürücü ve yayalarımızın kurallara uyması ve dikkatli olmaları, olası kazaların önlenmesi için çok önemli.” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, hemzemin geçitlerde yaşanan kazalara ilişkin kamuoyundaki algının doğru yansıtılması gerektiğini vurguladı. Bakan Uraloğlu şöyle konuştu: “Basında ve medyada sık sık ‘Hemzemin geçitte tren araca çarptı’ şeklinde haberler görüyoruz. Ancak bu doğru bir tanım değil. Tren kendi hattında, kendi güzergâhında ilerleyen ve belirli bir mesafede durabilen bir ulaşım aracıdır. Doğrusu, ‘hemzemin geçitte araç kazaya sebep oldu’ olmalıdır; çünkü ihlali yapan ve bulunmaması gereken yerde duran karayolu aracıdır. Basın mensuplarımızın haberlerinde bu detaya özellikle dikkat etmelerini istirham ediyorum. Bu farkındalığın gelişmesine onların da katkısını bekliyoruz.” HEMZEMİN GEÇİTLER İÇİN 10.5 MİLYAR LİRA HARCANDI Demiryollarında yaşanan büyük değişim ve gelişime paralel olarak hemzemin geçitlerin de yenilenerek daha güvenli hale getirildiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu konuşmasını şöyle tamamladı: “Hemzemin geçitleri daha güvenli hale getirmek için 2004-2025 arası toplam 10,5 milyar TL harcama yaptık. Yapılan iyileştirmeler neticesinde 2002 yılından 2024 yılının sonuna kadar toplam 2 bin 234 adet geçit kapatılarak hemzemin geçit sayısı 4 bin 810 adetten 2576’ya düşürüldü.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.