Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Faaliyet Raporu

Kapsül Haber Ajansı - Faaliyet Raporu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Faaliyet Raporu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Projeler ilerliyor, basın odası 2025’te kaldı: Emlak Konut’un dijital vitrini neden güncellenmiyor? Haber

Projeler ilerliyor, basın odası 2025’te kaldı: Emlak Konut’un dijital vitrini neden güncellenmiyor?

Türkiye’nin en büyük gayrimenkul yatırım ortaklıklarından Emlak Konut GYO, konut projeleri ve finansman modelleriyle gündemdeki yerini korurken şirketin kurumsal internet sitesindeki “Basında Emlak Konut” bölümünde 2026 yılına ait içerik bulunmaması dikkat çekiyor. Halka açık bir şirketin dijital basın arşivinin yaklaşık 10 aydır güncellenmemesi, kurumsal iletişim açısından soru işaretleri oluşturuyor. Türkiye gayrimenkul sektörünün önde gelen kuruluşlarından Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ, yürüttüğü büyük ölçekli projeler, satış kampanyaları ve finansman çalışmalarıyla geniş bir paydaş kitlesine hitap ediyor. Şirket yalnızca konut alıcıları ve sektör profesyonelleri tarafından değil; yatırımcılar, medya kuruluşları, iş ortakları ve uluslararası finans çevreleri tarafından da yakından takip ediliyor. Buna karşın Emlak Konut’un kurumsal internet sitesindeki basın arşivinin güncelliği, şirketin sahadaki hareketliliğiyle aynı görüntüyü vermiyor. 4 Ağustos 2026 itibarıyla yapılan kontrolde, Emlak Konut’un “Basında Emlak Konut” başlığı altındaki dijital basın arşivinde görünen en yeni içeriklerin 14 Ekim 2025 tarihini taşıdığı belirlendi. Son kayıtlar, Emlak Konut Yeni Yuvam Modeli hakkında farklı basın kuruluşlarında yayımlanan haberlerden oluşuyor. (Emlak Konut Basın Odası) Emlak Konut’un basın arşivinde 2026 yılı görünmüyor Web sitesinin alt bölümünde 2026 yılı telif bilgisi yer almasına rağmen dijital basın arşivinde 2026 tarihli bir habere rastlanmıyor. Görsel basın bölümünde listelenen en güncel program ve haber kayıtlarının da 14 Ekim 2025 tarihine ait olduğu görülüyor. Bu durum, şirketin yaklaşık 10 aylık dönemde medyada yer almadığı anlamına gelmiyor. Aksine Emlak Konut; projeleri, finansman çalışmaları, satış sonuçları ve yatırımcı açıklamalarıyla 2026 yılında da gündemde kalmayı sürdürüyor. Dolayısıyla sorun, şirketin faaliyet üretmemesinden çok bu faaliyetlerin ve basına yansımalarının kurumsal web sitesindeki basın alanına düzenli biçimde aktarılmaması olarak öne çıkıyor. Yatırımcı ilişkileri güncel, basın iletişiminde boşluk var Emlak Konut’un yatırımcı ilişkileri tarafında 2026 yılına ait rapor ve açıklamaların yayımlanması, şirketin dijital kanallarının tamamen terk edilmediğini gösteriyor. Örneğin şirketin 2026 yılı ilk çeyrek faaliyet raporu yatırımcı ilişkileri sitesinde bulunuyor. Emlak Konut ayrıca nisan ayında Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden, yurt dışında toplam 650 milyon dolara kadar kira sertifikası ihracı için Sermaye Piyasası Kuruluna başvuru yapıldığını kamuoyuna açıkladı. Bu tablo, güncellik probleminin şirketin bütün dijital iletişim kanallarından ziyade özellikle kurumsal basın ve medya arşivinde yoğunlaştığını düşündürüyor. Basın odası yalnızca geçmiş haberlerin saklandığı alan değil Kurumsal internet sitelerindeki basın odaları artık yalnızca şirket hakkında yayımlanmış haberlerin sıralandığı arşivler olarak değerlendirilmiyor. Bu alanlar aynı zamanda gazeteciler, yatırımcılar ve araştırmacılar için şirketin resmî bilgi merkezi niteliğini taşıyor. Güncel ve işlevsel bir kurumsal basın odasında şu içeriklerin bulunması bekleniyor: Güncel basın bültenleri Yönetici açıklamaları ve konuşma metinleri Yüksek çözünürlüklü kurumsal fotoğraflar Logo ve kurumsal kimlik dosyaları Projelere ilişkin doğrulanmış bilgiler Basın iletişim sorumlusunun doğrudan irtibat bilgileri Medya yansımaları ve röportajlar Tarih ve konuya göre çalışan bir arşiv sistemi Bu yapının güncel tutulması, yanlış veya eski bilgilerin farklı internet sitelerinde yayılmasını da önleyebilir. Gazetecinin doğrulanmış bilgiye doğrudan şirketin sitesinden ulaşması, hem haber üretimini hızlandırır hem de kurumsal itibarın korunmasına katkı sağlar. Halka açık şirketlerde dijital güncellik daha önemli Emlak Konut, Borsa İstanbul’da işlem gören ve geniş bir yatırımcı kitlesine sahip halka açık bir şirket. Bu nedenle şirketin kurumsal web sitesinde yatırımcı ilişkilerinin yanında medya iletişiminin de güncel, erişilebilir ve düzenli olması önem taşıyor. KAP bildirimlerinin zamanında yapılması şirketin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından temel ölçüt. Ancak kurumsal iletişim bununla sınırlı değil. Paydaşların şirketin projelerine, toplumsal katkılarına ve yönetici açıklamalarına kolayca erişebilmesi de güven veren bir iletişim yapısının parçaları arasında bulunuyor. Türkiye’nin gayrimenkul alanındaki en önemli markalarından biri olan Emlak Konut’un dijital vitrininin, şirketin büyüklüğü ve sahadaki faaliyet yoğunluğuyla uyumlu olması bekleniyor. Emlak Konut’a küçük ama önemli bir güncelleme çağrısı Ortaya çıkan tablo büyük bir teknoloji yatırımı gerektiren karmaşık bir soruna işaret etmiyor. Basın odasına düzenli içerik akışının sağlanması, kategorilerin sadeleştirilmesi ve 2026 yılına ait medya yansımalarının sisteme aktarılması eksikliği kısa sürede giderebilir. Emlak Konut’un yatırımcı ilişkilerindeki güncel yaklaşımını basın odasına da taşıması; gazeteciler, yatırımcılar, müşteriler ve sektör temsilcileri açısından daha güçlü bir bilgi kaynağı oluşturacaktır. Kapsül Haber Ajansı olarak beklentimiz, Türkiye’nin önemli kurumlarının yalnızca projeleriyle değil, şeffaf, ulaşılabilir ve güncel dijital iletişimleriyle de örnek olmasıdır. Emlak Konut tarafından konuya ilişkin bir açıklama yapılması halinde kamuoyuyla paylaşmaya hazırız.

Yeni Rekabet Alanı Artık Değer Zinciri Haber

Yeni Rekabet Alanı Artık Değer Zinciri

Sürdürülebilirlik, şirketlerin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik bir gündem olmaktan çıkıp iş dünyasının rekabet stratejilerinden biri haline geliyor. Avrupa Birliği’nin giderek kapsamı genişleyen sürdürülebilirlik düzenlemeleri, küresel tedarik zincirlerinde artan kırılganlık, iklim kaynaklı riskler ve değişen tüketici beklentileri, şirketleri yeni bir anlayışa yönlendiriyor. Artık başarı; tek bir fabrikanın ya da şirketin dönüşümüyle değil, değer zincirinin tamamının birlikte hareket edebilmesiyle ölçülüyor. Bitki bazlı özel yağ teknolojileri alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden AAK’nın yayımladığı 2025 Faaliyet Raporu, bu dönüşümü “Plant to Brand” (Bitkiden Markaya) yaklaşımıyla tanımlıyor. Rapora göre sürdürülebilirlik artık yalnızca çevresel performansın değil; tedarik zinciri dayanıklılığının, inovasyonun ve uzun vadeli büyümenin de temel belirleyicisi konumunda. Böylece şirketler için yeni rekabet alanı, üretim tesislerinin sınırlarını aşarak değer zincirinin tamamına yayılıyor. “Türkiye bu dönüşümü rekabet avantajına çevirebilir” AAK Türkiye Genel Müdürü Ayça Akat Özyıldırım, sürdürülebilirlikte yeni dönemin en önemli değişiminin, şirketlerin tek başına hareket ederek başarıya ulaşmasının artık mümkün olmaması olduğunu söyledi. “Uzun yıllar sürdürülebilirlik, şirketlerin kendi operasyonlarına odaklandı. Bugün ise asıl belirleyici olan, aynı değer zincirindeki tüm paydaşların birlikte dönüşebilmesi. Tedarikçi farklı bir noktadaysa, üretici başka bir yerde ilerliyorsa, marka farklı hedeflerle hareket ediyorsa gerçek anlamda sürdürülebilir bir yapı kurmak mümkün olmuyor.” Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve gıda sanayisiyle bu dönüşüm için önemli bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çeken Özyıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, sürdürülebilirliği rekabet avantajına dönüştürebilecek güçlü bir üretim ekosistemine sahip. AAK olarak küresel deneyimimizi Türkiye’deki iş ortaklarımızla buluşturarak yalnızca ürün geliştirmeyi değil; gıda sektörünün sürdürülebilirlik yolculuğunu da desteklemeyi hedefliyoruz. Çünkü gelecekte rekabet eden yalnızca şirketler değil, değer zincirleri olacak.” Sürdürülebilirlik artık büyümenin de anahtarı AAK’nın raporu, sürdürülebilirliği maliyet yaratan bir yükümlülük olarak değil; inovasyonu hızlandıran, tedarik zincirlerini güçlendiren ve müşterilere yeni değer önerileri sunan stratejik bir büyüme alanı olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın temelinde yer alan “Plant to Brand” modeli, ham madde tedariğinden ürün geliştirmeye, üretimden müşterilere sunulan çözümlere kadar uzanan tüm süreci tek bir sürdürülebilirlik perspektifiyle değerlendiriyor. Raporda ayrıca bitki bazlı çözümlerin iklim üzerindeki potansiyel etkisine de dikkat çekiliyor. Buna göre, dünyadaki sığır eti üretiminin yalnızca yüzde 10’unun bitki bazlı alternatiflerle değiştirilmesi halinde yılda yaklaşık 425 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçilebileceği belirtiliyor. Bu miktar, İsveç’in yıllık karbon emisyonunun yaklaşık 12 katına karşılık geliyor. Yeni pusula beş stratejik öncelik belirliyor AAK’nın 2025 Faaliyet Raporu ile birlikte duyurduğu Sürdürülebilirlik Pusulası, şirketin çalışmalarını beş temel odak alanında topluyor: İklim Biyolojik çeşitlilik İnsan Yönetişim Çözümler Rapora göre bu alanlar yalnızca sürdürülebilirlik performansını değil; risk yönetimini, inovasyonu, tedarik zinciri dayanıklılığını ve uzun vadeli değer yaratımını da şekillendiriyor. Uluslararası platformlarda güçlü performans AAK’nın sürdürülebilirlik yaklaşımı, bağımsız uluslararası değerlendirmelerde de karşılık buldu. Şirket, dünyanın önde gelen kurumsal sürdürülebilirlik değerlendirme platformlarından EcoVadis tarafından Gümüş Madalya ile ödüllendirilerek değerlendirilen şirketler arasında ilk yüzde 12’lik dilimde yer aldı. Küresel çevresel raporlama platformu CDP’nin 2025 değerlendirmesinde ise AAK, Forests kategorisinde A-, Climate kategorisinde B notunu aldı. Aynı dönemde şirket, sera gazı emisyon yoğunluğunu azaltırken yenilenebilir enerji kullanımını da artırdı. İş birliği sürdürülebilir dönüşümün merkezinde AAK Sürdürülebilirlik Direktörü Caroline Westerik Sikking, sürdürülebilirliğin ancak ortak hareket edildiğinde kalıcı sonuçlar doğurabileceğini belirterek şunları söyledi: “İklim, biyolojik çeşitlilik, insan ve yönetişim alanlarındaki çalışmalarımızı güçlendirerek dayanıklılığımızı artırıyor ve müşterilerimizin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına destek oluyoruz.” AAK Başkanı ve CEO’su Johan Westman ise sürdürülebilir büyümenin müşterilerle kurulan güçlü iş birliklerinden geçtiğini vurgulayarak, bitki bazlı özel yağlar alanındaki uzmanlıklarını müşterileriyle birlikte daha sürdürülebilir gıda sistemleri oluşturmak için kullandıklarını ifade etti. Rakamlarla AAK’nın 2025 sürdürülebilirlik performansı EcoVadis Gümüş Madalya Değerlendirilen şirketler arasında ilk %12 CDP Forests: A- CDP Climate: B Sera gazı emisyon yoğunluğunda düşüş Yenilenebilir enerji kullanımında artış 60’tan fazla sürdürülebilirlik odaklı inovasyon projesi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Holding’den 5. Entegre Rapor: Net Sıfır Hedefi ve Stratejik Yatırımlar Öne Çıkıyor Haber

Borusan Holding’den 5. Entegre Rapor: Net Sıfır Hedefi ve Stratejik Yatırımlar Öne Çıkıyor

Borusan Holding, Türkiye’de holdingler arasında bir ilk olarak 2021 yılında yayımladığı entegre faaliyet raporunun beşincisini kamuoyuyla paylaştı. "Geleceğe Sözümüz Net" temasıyla yayımlanan 2025 Entegre Faaliyet Raporu, Grubun finansal başarılarının yanı sıra çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanlarındaki öncü adımlarını ve 2053 net sıfır hedefine uzanan uzun vadeli yol haritasını gözler önüne seriyor. Rapor, Borusan Grubu’nun faaliyet gösterdiği otomotiv, enerji, üretim, lojistik, makine ve güç sistemleri sektörlerindeki çalışmalarını ayrı ayrı ele alarak, her bir alandaki büyüme performansını, yenilikçi uygulamalarını ve üçüz dönüşüm yolculuğunu kapsamlı analizlerle ortaya koyuyor. Aynı zamanda Grubun sürdürülebilirlik, inovasyon ve insan odaklı yaklaşım gibi temel değerlerine olan bağlılığını gösteriyor. Finansal olmayan performans göstergelerine yönelik alınan bağımsız sınırlı güvence ise Grubun şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışını daha da güçlendiriyor. Özgür Günaydın: Borusan’ı 200 yıl ve ötesine taşıyacak bir gelecek hayal ediyoruz Borusan Grup CEO Özgür Günaydın, şu değerlendirmede bulundu: “Borusan, 82 yıldır ülkemizin sanayisine, ekonomisine ve toplumsal kalkınmasına yön veren çok kıymetli, son derece köklü bir miras. Biz, Borusan’ı 200 yıl ve ötesine taşıyacak bir gelecek hayal ediyoruz. Bu hayali gerçeğe dönüştürmek amacıyla yol haritamızı netleştirdik. ‘Önce İnsan, Öncü ve Güvenilir Borusan’ vizyonumuz doğrultusunda iklimi koruyan, doğa pozitif bir yaklaşımla ilerliyor, yüksek performanslı, toplumsal faydayı önceliklendiren insan kaynağımızla büyürken; yapay zekâ ve dijitalleşmeyi tüm süreçlerimize entegre ediyoruz. ‘Tüm paydaşlarımızla daha iyi bir gelecek için kuşaklar boyu birlikte değer üretmeyi’ amaçlayan yeni misyonumuzla, 200 yıl ve ötesine uzanan sürdürülebilir geleceğimizi iş birliği içinde inşa edeceğiz." 2025 yılı faaliyet sonuçlarını küresel standartlarla uyumlu bir şekilde paylaşan Borusan Grubu, sürdürülebilirlik yönetişimini daha da güçlendirdi. Grup genelinde ortak bir yön belirlemek ve uygulamalarda tutarlılığı sağlamak amacıyla Borusan Grubu Sürdürülebilirlik Politikası’nı yayımlayan holding; İklim, İnsan ve İnovasyon (i³) odaklarını korurken, ÇSY’nin yönetişim boyutunu da yeni hedefleriyle daha ileri bir seviyeye taşıdı. Grubun 2034, 2044 ve 2053 yıllarını kapsayan uzun vadeli sürdürülebilirlik yol haritası da bu raporda ilk kez detaylandırıldı. Dijital altyapısını da güçlendiren Borusan, ÇSY verilerinin Grup genelinde tek bir platformdan şeffaf bir şekilde yönetilmesini sağlayan Borusan Sürdürülebilirlik Platformu’nu (BSP) devreye aldı. İklim odaklı yatırımlarla yaklaşık 1 milyon ton emisyon önlendi İklim hedeflerini 2053 Net Sıfır Emisyon taahhüdü ile güçlendiren Borusan Holding, yeşil enerji yatırımlarıyla çevreye olan etkisini en aza indirmeyi sürdürdü. Enerji iş kolunda gerçekleştirilen kapasite artışıyla toplam kurulu gücünü 935 MW seviyesine taşıdı, çevre dostu enerji üretimiyle yaklaşık 1 milyon ton karbondioksit eşdeğeri emisyonun önüne geçti. Borusan Grubu, 2025 yılında 67 milyon TL’yi aşan çevre koruma yatırımı yaparken, döngüsel ekonomi alanında da önemli çıktılar elde etti; yıl boyunca 122.516 ton atığı ve 90,81 ton suyu geri dönüştürerek kaynak verimliliğini üst düzeye çıkardı. "ÇEK" yaklaşımı ile kapsayıcı kültür ve toplumsal değer Borusan Grubu, 2025’te insan odağında, 10 yılı aşkın süredir devam eden toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarının kapsamını genişleterek Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık (ÇEK) yaklaşımını hayata geçirdi. Borusan Grubu genelinde çalışan bağlılığı ve memnuniyet skoru %77 gibi güçlü bir noktada gerçekleşirken, üst yönetim kadrolarındaki kadın lider oranı %27 seviyesini korudu. Toplumsal kalkınmaya destek vizyonu kapsamında eğitim projelerine 60 milyon TL yatırım yapan Grup, çalışanlarına toplam 133 bin saatin üzerinde eğitim verdi. Gönüllülük projelerinde ise 1.579 Borusanlı aktif olarak yer aldı. İnovasyona 385 Milyon TL’lik destek Geleceğin iş dünyasına uyum sağlamak amacıyla Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarını hızlandıran Borusan, 2025 yılında 385 milyon TL’yi aşan bir Ar-Ge bütçesi yönetti. Sürdürülebilirlik ve teknoloji odaklı büyüme doğrultusunda, Grubun stratejik alanlarıyla uyumlu 3 girişime ve 2 girişim sermayesi fonuna yatırım yapıldı. Açık inovasyon yaklaşımını benimseyen Borusan, dönem boyunca 17 üniversite ve 35 start-up ile stratejik iş birliği gerçekleştirirken, 20 yeni patent başvurusunda bulundu. Küresel ölçekte sürdürülebilir değer ve güçlü finansal büyüme Borusan Grubu, 2025 yılında da dengeli büyüme stratejisini başarıyla uyguladı. Yılı 326 milyar lira konsolide ciroya ulaşarak %27 büyümeyle tamamladı. Bir önceki yıla göre %82 artışla 38 milyar lira FAVÖK elde etti. Faaliyet gösterdiği sektörlerde 15 milyar TL’nin üzerinde yatırım gerçekleştirdi. 82 yıllık köklü geçmişiyle, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda öncü bir güç olan Borusan Grubu bugün üç kıtada, 10 binin üzerinde çalışanıyla paydaşları için sürdürülebilir değer yaratmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Sigorta, ilk Entegre Faaliyet Raporu’nu Yayımladı Haber

QNB Sigorta, ilk Entegre Faaliyet Raporu’nu Yayımladı

Şirket’in “Bugün, Bugünü Yaşa” yaklaşımı doğrultusunda hazırlanan rapor, sürdürülebilirlikten finansal sonuçlara, yönetişimden toplumsal etkiye kadar geniş bir çerçevede değer yaratma modelini ortaya koyuyor. QNB Sigorta’nın kısa, orta ve uzun vadede paydaşları için oluşturduğu çok boyutlu değeri, uluslararası raporlama standartlarıyla uyumlu şekilde ortaya koyan rapor; şirketin entegre düşünme kültürünü yansıtan önemli bir kilometre taşı olma özelliği taşıyor. IIRC (Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi)’nin Entegre Raporlama Kılavuzu’na uygun olarak hazırlanan rapor ayrıca, Küresel Raporlama Girişimi (GRI) başta olmak üzere, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC) ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SDG) gibi referans çerçevelere de uyum sağlayarak şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri temelinde okuyucuya kapsamlı bir değerlendirme sunuyor. QNB Sigorta’nın 2025 yılında gerçekleştirdiği çalışmaları kapsayan ilk entegre faaliyet raporu; finansal, üretilmiş, fikri, sosyal ve ilişkisel, insan ve doğal sermaye başlıkları altında Şirket’in tüm değer yaratma sürecini kapsıyor. QNB Sigorta’nın bu yaklaşımı, sigortacılığın yalnızca risk gerçekleştiğinde devreye giren bir mekanizma olmanın ötesine geçtiği; bireylerin ve kurumların geleceğe daha güvenle bakmasını sağlayan stratejik bir alan haline geldiği anlayışını yansıtıyor. QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş, entegre raporlama süreciyle ilgili yaptığı açıklamada “İlk entegre faaliyet raporumuzu, QNB Sigorta’nın değer yaratma yaklaşımını tüm boyutlarıyla ortaya koymayı hedefleyerek hazırladık. Raporda, 2025 yılında elde ettiğimiz güçlü finansal sonuçları; sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve müşteri deneyimi alanlarındaki ilerlememizle birlikte bütüncül bir çerçevede ele alıyoruz. Bununla birlikte sürdürülebilirliği yalnızca bir sorumluluk alanı olarak değil, iş modelimizin merkezinde konumlandırıyor; çevresel, sosyal ve yönetişim odaklı yaklaşımımızla uzun vadeli değer üretmeye odaklanıyoruz. Bu doğrultuda hem operasyonlarımızda hem de ürün ve hizmetlerimizde daha kapsayıcı, daha verimli ve daha dayanıklı bir yapı inşa ediyoruz. Entegre raporlama yaklaşımımızla birlikte amacımız; paydaşlarımıza sadece bugünün performansını değil, geleceğe yönelik değer yaratma kapasitemizi de şeffaf bir şekilde sunmak. Önümüzdeki dönemde de ‘Bugün, Bugünü Yaşa’ yaklaşımımızla, müşterilerimizin bugününü güvence altına alırken yarınlarını da daha güçlü kılmaya devam ederken tüm yolculuğumuzu en şeffaf şekilde paylaşmayı sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şok Marketler 2026 Yılının İlk Çeyreğinde Büyümesini Sürdürdü Haber

Şok Marketler 2026 Yılının İlk Çeyreğinde Büyümesini Sürdürdü

ŞOK Marketler, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda açıkladı. Şirket, net satış gelirlerini yılın ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 artırdı. ŞOK Marketler, aynı dönemde enflasyondan arındırılmış olarak reel bazda da yüzde 7,5 büyüme kaydederek 76,3 milyar TL satış cirosuna ulaştı. Yaygın mağaza ağı, güçlü tedarik zinciri, verimlilik odaklı operasyonel yapısı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla büyümesini sürdüren ŞOK Marketler’in mağaza sayısı 11 bin 119’a ulaşırken, şirketin toplam istihdamı 51 bini aştı. Ramazan ayı kampanyalarıyla hane bütçesine destek ŞOK Marketler, 2026 yılı Ramazan ayı için hayata geçirdiği kampanyalarla müşterilerinin bütçesine destek olmaya devam etti. Şubat ayı boyunca uygulanan “100 Üründe Geçen Yılın Fiyatları” kampanyasıyla temel gıda ve temizlik ürünleri müşterilere avantajlı fiyatlarla sunuldu. Şirket, kampanyalar ve “Win” sadakat programına özel fırsatlarla müşterilerine uygun fiyatlı alışveriş imkânı sağlamayı sürdürdü. Gıda güvenliğinde pestisit analizi yatırımı ŞOK Marketler, 2025 yılı sonunda gıda güvenliğinde önemli bir adım atarak taze meyve-sebzeye yönelik pestisit analizlerini kendi bünyesinde gerçekleştirmeye başladı. Pestisit analizi uygulaması 2026 yılının ilk çeyreğinde de farklı ürün gruplarıyla genişleyerek devam etti. Antalya ve Adana’daki 3 meyve-sebze platformunda kurulan laboratuvarlarda domates ve biberlerin ardından portakal, mandalina ve greyfurt gibi narenciye ürünleri de analiz edilmeye başlandı. Uygulama kapsamında taze meyve ve sebzeler raflara ulaşmadan önce analiz ediliyor ve yalnızca uygun bulunan ürünler satışa sunuluyor. Bu sayede tedarik zincirinde izlenebilirlik artırılarak müşterilere daha güvenli ürünler ulaştırılıyor. Entegre faaliyet raporuyla şeffaflıkta yeni adım ŞOK Marketler, finansal performansını ve çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele aldığı TSRS Uyumlu Entegre Faaliyet Raporu’nu 2026 yılının mart ayında ilk kez yayınladı. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na uyumlu olarak hazırlanan rapor, şirketin uzun vadeli değer üretme yaklaşımını ortaya koyuyor. Uğur Demirel: “Verimlilik odaklı yaklaşımımız ve güçlü operasyonel yapımız sayesinde büyümemizi 2026 yılının ilk çeyreğinde de sürdürdük” ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel, 2026 yılı ilk çeyrek performansına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2026 yılının ilk üç ayında, verimlilik odaklı yaklaşımımız ve güçlü operasyonel yapımız sayesinde dengeli büyüme performansımızı sürdürdük. Ramazan ayında hayata geçirdiğimiz kampanyalarla müşterilerimizin bütçelerine katkı sağladık. Gıda güvenliği alanında pestisit analiz kapsamımızı genişleterek taze meyve-sebze kategorisinde kalite ve güven standartlarımızı daha da yukarı taşıdık. 2026 yılında ilk kez yayımladığımız Entegre Faaliyet Raporu’muz sürdürülebilirlik yaklaşımımız ile finansal dayanıklılığımızın birbirini tamamlayan iki temel güç olduğunu açık biçimde gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de uygun fiyat politikamızdan ödün vermeden operasyonel mükemmeliyet, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde büyümeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi Haber

Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi

Seçim gündemiyle Ankara'da toplanan TBB Meclisi, Birlik Başkanı, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyelerini seçti. Meclis Toplantısının Divan Başkanlığını, Meclis 1. Başkan Meclis 2. Başkan Vekili Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu üstlendi. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran da Divan'da Katip üye olarak görev aldı. Toplantıda gündem maddelerinin görüşülerek karara bağlanmasının ardından seçime geçildi. Birlik Başkanlığı için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel aday gösterildi. Birlik Meclisinde yapılan seçimlere göre 446 Meclis Üyesinin oyunu alan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ise 311 oy aldı. Toplantı, Seçer'in açılış konuşmasıyla başladı. Seçer, hem gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu hem de Birliğin işleyişine dair bilgiler paylaştı. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından Birlik yönetiminde yaşanan süreci anlatan Seçer, "Seçim sonrası yapılan oylamada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu Birlik Başkanı seçildi. 2025 yılı mart ayında yaşanan gelişmelerin ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Zeydan Karalar Meclis Başkan Vekili olarak seçildi. Daha sonra bu göreve layık görüldüm ve bugün bu sorumluluğu sürdürmeye çalışıyorum." ifadelerini kullandı. Seçer: "Siyasi makamlarda ülkemize, şehrimize ve milletimize hizmet etmeye çalışıyoruz" Halkın iradesiyle görev yapan yöneticiler olarak vatandaşla doğrudan iletişim halinde olduklarını belirten Seçer, vatandaşa karşı sorumluluklarının büyük olduğunu ifade etti. Konuşmasında hukuk devleti vurgusu yaparak, kamu görevinde bulunan herkesin hukuka bağlı hareket etmesi gerektiğini söyleyen Seçer, "Siyasi makamlarda ülkemize, şehrimize ve milletimize hizmet etmeye çalışıyoruz." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin demokrasi tarihinin zorlu süreçlerden geçtiğine dikkati çeken Seçer, bu çerçevede hukukun üstünlüğünün önemine işaret ederek, "Demokrasi emek ister; emekleme, büyüme ve olgunlaşma aşamalarından geçer. Toplum olarak darbelerden siyasi krizlere kadar birçok zorluğu yaşadık. Amacımız evrensel normlara uygun bir demokrasiyi kalıcı hale getirmektir." dedi. Seçer: "Geciken adalet, adalet değildir" Seçer, yerel yönetimlere yönelik yargı süreçlerine de değindi. Hukukun temel ilkelerine dikkati çeken Seçer, "Elbette herkes yargılanabilir ancak mümkünse tutuksuz yargılama esas olmalıdır. Geciken adalet, adalet değildir. Yargı süreçleri hızlı ve şeffaf şekilde tamamlanmalıdır." diye konuştu. Bazı belediye başkanlarının yargı süreçleri sonrasında görevlerine iade edilmemesinin kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu belirten Seçer, hukuka olan güvenin korunmasının önemine işaret etti. Belediye başkanlığının siyasi kimliğin ötesinde bir hizmet görevi olduğunu vurgulayan Seçer, "Bizler yalnızca partimizin değil, tüm vatandaşların oyuyla seçiliyoruz. Bu nedenle herkese eşit hizmet sunmak zorundayız." dedi. Seçer: "Ekonomik kriz parti ayrımı yapmadan herkesi etkiliyor" Belediyelerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara da ayrı bir parantez açan Seçer, "Ekonomik kriz parti ayrımı yapmadan herkesi etkiliyor. Genel bütçeden yapılan kesintiler, SGK ve vergi borçları nedeniyle belediyeler ciddi mali zorluklarla karşı karşıya." ifadelerini kullandı. Kamu bankaları ve finansmana erişimde eşitlik çağrısı yapan Seçer, tüm belediyelere ayrım gözetilmeksizin destek verilmesi gerektiğini belirtti. Yurt dışı finansman ve yatırım süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini ifade eden Seçer, merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki yetki dengesine de dikkati çekti. Küresel iklim değişikliğiyle mücadelede yerel yönetimlerin rolüne değinen Seçer, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) sürecine belediyelerin daha fazla dahil edilmesi gerektiğini söyledi. TBB'nin son iki yıllık çalışmalarına ilişkin bilgi veren Seçer, kurumsallaşma, şeffaflık ve sürdürülebilir yönetim anlayışını güçlendirdiklerini, belediyelere araç, ekipman ve finansal destek sağladıklarını ve eğitim faaliyetlerini artırdıklarını ifade etti. Genel Sekreter Yıldız 2025 Yılı Faaliyet Raporunu Sundu Gündem maddelerinin görüşülmesiyle devam eden toplantıda, TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, 2025 yılı Faaliyet Raporu'na ilişkin sunum yaptı. TBB'nin 2025 yılında yürüttüğü faaliyetlere ilişkin bilgi paylaşan Yıldız, bu çalışmaların şeffaflık, adalet ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi ilkeleri doğrultusunda sürdürüldüğünü vurguladı. Yıldız, belediyelere sağlanan desteklerin objektif kriterlere göre ve ayrım gözetilmeksizin dağıtıldığını belirtirken, karar alma süreçlerinde daha katılımcı ve sistematik bir yapının benimsendiğini ifade etti. Yıldız ayrıca, TBB'nin yeni döneminde de yerel yönetimler arasında dayanışmayı artırarak daha güçlü bir kurumsal yapı hedefiyle çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti. Toplantıda gündem maddelerinin görüşülerek karara bağlanmasının ardından seçime geçildi. Birlik Başkanlığına verilen önergeler ile Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel aday gösterildi. Seçer: "Türkiye'nin sorunlarını birlikte çözmek zorundayız" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, aday gösterildikten sonra yaptığı konuşmada belediye başkanlığının doğrudan halk iradesiyle şekillenen güçlü bir makam olduğunu vurgulayarak, "Belediye başkanlığı siyaset yapma makamı değildir ama milletin iradesinin tecelli ettiği en güçlü makamlardan biridir." ifadelerini kullandı. Siyasetin meclisler dışında farklı bir anlam taşıdığına dikkati çeken Seçer, "Varsa bir adaletsizlik, bir eşitsizlik bunu dile getirmek siyasetin ta kendisidir ve bunu yapmak zorundayız." dedi. TBB'nin faaliyetlerine değinen Seçer, Birliğin verdiği desteklerin belirli kriterlere göre dağıtıldığını belirterek, "Bir belediyenin kendi ekonomik durumu, hizmet ettiği toplumun sosyo-ekonomik durumu, nüfusu, bölgesi, özellikleri var. Biz desteği bütün bu özellikleri alarak belirli kriterler ile yapıyoruz. Bu bir hatır-gönül işi değildir." diye konuştu. Dağıtılan desteklere ilişkin rakamları da paylaşan Seçer, "826 adet aracı 688 belediyeye dağıtmış olacağız. Böylelikle yüzde 60'ı CHP'li belediyelere yani Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 65'inin yaşadığı şehirleri yöneten belediyelere, yüzde 40'ı da kalan yüzde 35 nüfusu yöneten diğer belediyelere dağıtılmıştır." ifadelerini kullandı. Geçmiş dönemle karşılaştırma da yapan Seçer, "2019-2024 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin aldığı destek oranı yüzde 14,55 civarındaydı." dedi. Seçer ayrıca, "Hiçbir belediye başkanını ayırmadım, talepte bulunan herkesle görüştüm ve yardımcı olmaya çalıştım." dedi. Konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik vurgusu yapan Seçer, "Bu ülke hepimizin. Farklı düşünsek de ortak noktamız var. Türkiye'nin sorunlarını birlikte çözmek zorundayız." ifadelerini kullandı. TBB yönetimine talip olduklarını yineleyen Seçer, "Yaptıklarımız yeterli değil, daha iyisini yapabiliriz. Sizlerin desteğiyle daha güzel işler başaracağımıza inanıyoruz." dedi. Ayrıca Seçer, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel'e de başarı dileklerini iletti. Görgel: "Bu salondaki farklı siyasi gelenekler bir ayrışma değil, bir berekettir" Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel de konuşmasında TBB'nin önemine dikkati çekerek, "TBB, yerel yönetimler arasındaki istişareyi güçlendiren, dayanışmayı sürdürülebilir hale getiren ve şehirlerimizde demokrasi kültürünü kurumsallaştırmayı hedefleyen bir kurumdur. Şehirlerimizin geleceğini ortak akılla şekillendirmek zorundayız." diye konuştu. Şehirlerin sürdürülebilirliğine işaret eden Görgel, "Şehirlerimizi sadece geleneksel hizmetlerle değil, yenilikçi yaklaşımlarla yönetmek zorundayız. Sosyal uyum, çevre, dijitalleşme gibi alanları merkeze alarak daha dirençli ve yaşanabilir şehirler inşa etmeliyiz." dedi. "Bu salondaki farklı siyasi gelenekler bir ayrışma değil, bir berekettir." diyen Görgel, konuşmasında "Önceliğimiz şehirlerimizde yaşayan her insana hizmet etmek olmalıdır." ifadelerine yer verdi. 6 Şubat depremlerine de değinen Görgel, "Depremde büyük acılar yaşadık. O zor günlerde tüm belediyelerimiz imkanlarını seferber etti. Dayanışma, şehirlerimizin yeniden ayağa kalkmasının en güçlü delili oldu." dedi. TBB için de benzer bir anlayışın mümkün olduğunu ifade eden Görgel, "Ayrışma değil uzlaşmayı, rekabet değil iş birliğini savunmalıyız. Geleceği planlamak için güçlü iş birlikleri geliştirmeliyiz." dedi. Konuşmasının sonunda birlik ve ortaklık vurgusu yapan Görgel sözlerini, "Bu kürsüden bir yarışın değil, bir ortaklığın çağrısını yapıyorum. Kazananın şehirlerimizin tamamı olmasını istiyorum." şeklinde tamamladı. TBB'nin Yeni Yönetimi Seçiliyor TBB Başkanlığına mahalli idareler seçiminden sonra oluşan TBB Meclisince 5 Haziran 2024 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu seçildi. 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve Birlik Tüzüğünün 16'ncı maddesi uyarınca İmamoğlu'nun iki yıllık görev süresinin sona ermesi nedeniyle Birlik Başkanlığı için seçim yapıldı. Bu kapsamda; TBB'nin yeni Başkanı Vahap Seçer seçildi. Seçer'in yanı sıra, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri de Meclis tarafından seçilecek. Yeni Yönetim Belli Oldu SEÇER: "HER ŞEY ŞEHİRLERİMİZ VE GÜZEL TÜRKİYE'MİZ İÇİN" Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) 2026 yılı Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı Ankara'da gerçekleştirildi. Toplantıda yapılan oylamada Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer en fazla oyu alarak Birlik Başkanı seçildi. Seçim gündemiyle Ankara'da toplanan TBB Meclisi, Birlik Başkanı, Encümen Üyeleri, Meclis Başkanlık Divanı ve İhtisas Komisyonu Üyelerini seçti. Birlik Başkanlığı için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel aday gösterildi. Birlik Meclisinde yapılan seçimlere göre 446 Meclis Üyesinin oyunu alan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ise 311 oy aldı. Seçer: "TBB bin 405 belediye başkanımızın her zaman yanında olacak" Seçimlerin ardından TBB Başkanı Vahap Seçer, teşekkür konuşmasını gerçekleştirdi. Yeni döneme ilişkin mesajlarını paylaşan Seçer, "Aldığımız kararlar ve seçimlerde elde ettiğimiz sonuçlar Birliğimize ve ülkemize hayırlı uğurlu olsun." dedi. Üç yıllık görev süresine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Seçer, "Bu görevi ben ve arkadaşlarım sizlere mahcup olmamak için adalet duygusunu ön plana alarak, hakkaniyeti ve yardımlaşmayı parti farkı gözetmeksizin esas alarak yürüteceğiz." ifadelerini kullandı. Önceki dönem çalışmalarına da değinen Seçer, "Sayın Ekrem İmamoğlu ile başlayan, Sayın Zeydan Karalar ile devam eden ve benimle nihayetlenen süreçte değerli işler yapıldı. Eksiklerimiz varsa onları da arkadaşlarımızla birlikte tamamlayacağız." diye konuştu. Destek veren belediye başkanlarına da teşekkür eden Seçer, "Desteğiniz çok değerliydi, çok önemliydi. Sizlerden beldelerinize, şehirlerinize ve vatandaşlarımıza selamlarımızı iletmenizi istiyorum." dedi. Türkiye genelindeki belediyelere destek mesajı veren Seçer, "Merak etmesinler, TBB bin 405 belediye başkanımızın her zaman yanında olacak ve onların destekçisi olacak. Her şey şehirlerimiz için, her şey güzel Türkiye'miz için." ifadelerini kullandı. TBB'nin Yeni Yönetimi Seçildi TBB Başkanlığına mahalli idareler seçiminden sonra oluşan TBB Meclisince 5 Haziran 2024 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu seçildi. 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve Birlik Tüzüğünün 16'ncı maddesi uyarınca İmamoğlu'nun iki yıllık görev süresinin sona ermesi nedeniyle Birlik Başkanlığı için seçim yapıldı. Bu kapsamda; TBB'nin yeni Başkanı Vahap Seçer seçildi. Toplantıda, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri de Meclis tarafından seçildi. Yapılan seçim sonucunda Meclis 1. Başkan Vekili Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Meclis 2. Başkan Vekili de Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal olarak belirlendi. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran da Katip üye olarak seçildi. Başkanlık Divanı seçimi sonrasında İhtisas Komisyonu Üyeleri belirlendi. Birliğin yeni Encümen Üyeleri ise şu şekilde sıralandı: "Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Ağrı Belediye Başkanı Hazal Aras, Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ve Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik." Seçimlerin ardından, TBB Encümeni Birlik Başkanı Vahap Seçer yönetiminde ilk toplantısını gerçekleştirdi. İmamoğlu'nun Meclis Toplantısına Gönderdiği Mektup Okundu Toplantının "Dilek ve temenniler" bölümünde söz alan İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, 2024 yılında Ekrem İmamoğlu'nun TBB Başkanı seçildiğini hatırlatarak, "Sayın İmamoğlu, çeşitli sebeplerle gözaltına alınıp tutuklanınca bu süreci önce Sayın Zeydan Karalar, daha sonra da Sayın Vahap Seçer başarıyla ve adaletle sürdürdüler. Bizim anlayışımızda kime oy verdiğiniz, hangi partiden olduğunuz önemli değil; eşit ve adaletli hizmet esastır." dedi. Aslan, Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Meclis Toplantısına gönderdiği mektubu okudu. İmamoğlu'nun mektubu şu şekilde: "Değerli belediye başkanlarımız, Türkiye Belediyeler Birliğinin değerli emekçileri, Kıymetli meclis üyeleri, sizleri, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Ülkemizin içinde bulunduğu zor koşullar altında, milletimizin çıkarları doğrultusunda, Birliğimizin, tüm varlığı ve azmiyle, yerel yönetimleri destekleyen çalışmalarını takdirle karşılıyor, sizlere bu çalışmaları devam ettirdiğiniz için teşekkürlerimi sunuyorum. İçinde bulunduğumuz olağanüstü dönemin olağanüstü koşullarında yapılan bu seçimin Birliğimiz ve milletimiz adına hayırlı olmasını temenni ediyorum. Demokratik bir ülkede, halkın oyu ve güveniyle iş başına gelmiş yöneticilerin tutuklu olarak yargılanması, yalnızca o kişiler için ağır bir hukuksuzluk örneği değildir. Aynı zamanda seçmen iradesine ve demokratik hukuk düzenine karşı işlenmiş, onarılması güç, son derece ağır bir hak ihlali ve hukuksuzluk da teşkil eder. Böylesi bir hukuksuzluğa karşı çıkmak, hangi siyasi partiden olursa olsun tüm yerel yöneticilerin görevi ve sorumluluğudur. Aynı sorumluluk, sadece hukuksuzluklara karşı durmakla sınırlı değildir; kamu kaynaklarının kullanımında adaleti, şeffaflığı ve hesap verebilirliği tesis etmek de yerel yönetim anlayışımızın temelini oluşturmalıdır. Önceki dönemde sizlerin kıymetli oylarıyla seçildiğim Türkiye Belediyeler Birliği başkanlığında "imtiyaz değil adalet, menfaat değil hakkaniyet" ilkesiyle hayata geçirdiğimiz uygulamalarla, uzun yıllar sonra ilk kez sistemli, ölçülebilir ve denetlenebilir bir dağıtım mekanizmasını hayata geçirdik. Yaklaşım ve vizyonumuz liyakati esas alan, hiçbir ayrıcalığa yer vermeyen, hakkaniyeti merkeze koyan bir yönetim anlayışının da somut ifadesidir. Yerel yönetimlerin tamamına eşit mesafede duran bu anlayışın, vatandaşlarımızın güvenini pekiştirecek en önemli zemin olduğuna inanıyorum. Aynı anlayış ve ilkelerle bayrak yarışını üstün başarıyla yürüten başkanlarımız Sayın Zeydan Karalar ve Sayın Vahap Seçer ile tüm encümen üyesi başkanlarına şükranlarımı sunuyorum. Bize yönelen tüm hukuksuz girişimlere rağmen bu anlayışla milletimize hizmet etmekten vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha dile getirmek isterim. Bugün yapılacak Meclis toplantısında, tutuklu bulunan tüm belediye başkanlarımızın ve belediye kadrolarımızın tutuksuz yargılanmasının; demokrasi ve milli egemenlik açısından taşıdığı önemi vurgulayan kararın oy birliğiyle alınmasını umut ediyorum. Atacağınız bu tarihi adım milletimizin demokrasiye, adalete ve huzura duyduğu hasret ve inancın da açık bir ifadesi olarak tarihe geçecektir. Türkiye Belediyeler Birliği Meclis Toplantısı'nın ülkemiz adına hayırlı, verimli çalışma ve kararlara vesile olmasını temenni ediyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum."

Anadolu Efes, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu “Derinleşen Etki” Odağında Yayımladı Haber

Anadolu Efes, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu “Derinleşen Etki” Odağında Yayımladı

Anadolu Efes, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu “Derinleşen Etki” temasıyla yayımladı. Rapor, şirketin sürdürülebilirliği iş modeline nasıl entegre ettiğini, yarattığı etkiyi nasıl yönettiğini ve uzun vadeli değere nasıl dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. 2010 yılından bu yana sürdürülebilirlik performansını şeffaf bir şekilde paylaşan şirket, ikinci entegre faaliyet raporunda stratejik hedeflerini, değer yaratma modelini ve sürdürülebilirlik vizyonunu bütüncül bir çerçevede aktarıyor; finansal sonuçlar ile çevresel ve sosyal performansın birbirini tamamlayan unsurlar olarak birlikte değerlendirildiği bir yaklaşım benimsiyor. Anadolu Efes, sürdürülebilirlik stratejisini; çevresel etkisini azaltma, sosyal etkisini güçlendirme ve fırsat eşitliğini yaygınlaştırma hedefleri doğrultusunda şekillendiriyor. Bu kapsamda su ve enerji yönetimi, yenilenebilir enerji kullanımı, döngüsellik ve atık yönetimi, onarıcı tarım, inovasyon, eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık ile toplumsal fayda odaklı yatırımlar öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Bira Grubu Başkanı ve Anadolu Efes CEO’su Onur Altürk “Anadolu Efes’te entegre düşünme kültürü, iş yapış şeklimizin merkezinde yer alıyor. İşimizin yalnızca sonuçlarına değil, bu sonuçları mümkün kılan yapıya, karar alma biçimlerimize ve değer yaratım modelimize bütüncül bir perspektifle bakıyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz tüm coğrafyalarda, finansal gücümüzü; inovasyon kabiliyetimiz, güçlü operasyonel yapımız ve sürdürülebilirlik odağımızla birlikte ele alıyoruz. Bu anlayışla, finansal performansımızı çevresel ve sosyal etkilerimizle birlikte değerlendiriyor; paydaşlarımız için uzun vadeli, dengeli ve kalıcı değer yaratmayı sürdürüyoruz” dedi. Anadolu Efes’in 2025 Entegre Faaliyet Raporu’na buradan ulaşabilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta’dan Raporlamada Yeni Dönem Haber

Anadolu Sigorta’dan Raporlamada Yeni Dönem

Bu yeni yaklaşım sayesinde şirket, paydaşlarına finansal performansının yanı sıra sürdürülebilirlik yaklaşımını, stratejik önceliklerini ve değer yaratma modelini tek bir çatı altında sunmayı amaçlıyor. Anadolu Sigorta’nın 2025 Entegre Faaliyet Raporu, şirketin ekonomik, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansını bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Raporda şirketin stratejik öncelikleri, sermaye öğeleri bazında oluşturduğu değer yaratma modelinin girdileri ve çıktıları, faaliyetlerinin paydaşlar üzerindeki etkileri ve gelecek hedefleri kapsamlı biçimde değerlendiriliyor. Aynı zamanda şirketin faaliyetleri kapsamında karşılaştığı risk ve fırsatlar da detaylı biçimde analiz ediliyor. Rapor, 1 Ocak 2025 – 31 Aralık 2025 döneminde Anadolu Sigorta’nın finansal ve finansal olmayan performans sonuçlarını, sürdürülebilirlik çalışmalarını, operasyonel gelişimini ve kurumsal yönetişim yaklaşımını da aynı çerçevede paydaşlara sunuyor. Sigortacılıkta dijital dönüşüm konusunda birçok yeniliğe art arda imza atan Türkiye’nin öncü sigorta şirketi Anadolu Sigorta, aynı zamanda Entegre Faaliyet Raporu’nun dijital tamamlayıcısı niteliğinde, sektörde bir ilk olarak Online Özet Entegre Faaliyet Raporu uygulamasını da hayata geçirdi. Rapor içindeki kritik bilgileri okuyucu deneyimini kolaylaştıracak şekilde kısa ve anlaşılır bir formatta dijital ortama taşıdı. Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı İdil Pamir, şirketin ikinci yüzyılına girerken şeffaflık, erişilebilirlik ve teknoloji odaklı iletişim anlayışını güçlendirdiklerini belirterek şunları söyledi: “Bu yıl ilk kez Entegre Faaliyet Raporu yayımladık ve bu kapsamda klasik PDF formatının ötesine geçen, dinamik, etkileşimli ve kullanıcı dostu bir Online Özet Entegre Faaliyet Raporu’nu hazırladık. Bu çalışma, sadece finansal ve operasyonel sonuçlarımızı aktaran bir belge değil; stratejimizi, sürdürülebilirlik yaklaşımımızı ve değer yaratma modelimizi bütüncül bir dijital deneyimle anlatan yeni bir platform. Online Özet Entegre Faaliyet Raporu ile yatırımcılarımızdan iş ortaklarımıza, çalışanlarımızdan kamuoyuna kadar tüm paydaşlarımız için daha şeffaf, daha erişilebilir ve daha anlaşılır bir iletişim modeli oluşturduk.” Uluslararası raporlama standartlarıyla uyum Hisse senetleri Borsa İstanbul’da işlem gören Anadolu Sigorta’nın 2025 Entegre Faaliyet Raporu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından belirlenen faaliyet raporlaması gereklilikleriyle uyumlu şekilde hazırlandı. Rapor aynı zamanda uluslararası raporlama standartları doğrultusunda oluşturuldu. Bu kapsamda çalışma, Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi’nin (IIRC) Entegre Raporlama Çerçevesi ( Framework) ve Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initiative - GRI) standartları temel alınarak hazırlandı. Bu yaklaşım, Anadolu Sigorta’nın finansal performansını ve sürdürülebilirlik çalışmalarını, uluslararası kabul gören metodolojiler doğrultusunda paylaşmasına olanak sağlıyor. Online Özet Rapor: Dijital ve erişilebilir bir deneyim Entegre faaliyet raporları genellikle kapsamlı ve uzun dokümanlar olduğu için şirket, rapor içindeki kritik bilgileri okuyucu deneyimini kolaylaştıracak şekilde kısa ve anlaşılır bir formatta dijital ortama taşıdı. Online Özet Entegre Faaliyet Raporu’nun en önemli başlıklarını içeren detaylı bir özet yapı sunuyor. Böylece okuyucular Anadolu Sigorta’nın finansal performansı, stratejik öncelikleri, 100 yıllık hikayesi, değer zinciri, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve öne çıkan performans göstergeleri gibi temel bilgilere kısa sürede ulaşabiliyor. Raporun tamamına ulaşmak isteyen kullanıcılar için ana rapora yönlendirme butonu da bulunuyor. Sürdürülebilirlik ve şeffaflık yaklaşımı Anadolu Sigorta, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını kamuoyuyla düzenli olarak paylaşan şirketler arasında yer alıyor. Şirket, 2018 yılından bu yana yayımladığı sürdürülebilirlik raporları aracılığıyla çevresel ve sosyal performansını şeffaf biçimde ortaya koyuyor. İklim değişikliği ve karbon emisyonlarına ilişkin stratejiler, riskler ve fırsatlar Karbon Saydamlık Projesi (Carbon Disclosure Project – CDP) çerçevesinde raporlanıyor. Bu yaklaşım, Anadolu Sigorta’nın çevresel etkilerini ve sürdürülebilirlik hedeflerini uluslararası platformlarda şeffaf biçimde paylaşmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.