Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Farkındalık

Kapsül Haber Ajansı - Farkındalık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Farkındalık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sabancı Vakfı’nın 17. Sezon Fark Yaratanı Özlem Şivecan   Çölyaklı Bireylerin Mücadelesine Öncülük Ediyor Haber

Sabancı Vakfı’nın 17. Sezon Fark Yaratanı Özlem Şivecan Çölyaklı Bireylerin Mücadelesine Öncülük Ediyor

Sabancı Vakfı’nın 17. Sezon Fark Yaratanlarından Özlem Şivecan, çölyaklı birey ve yakınlarının yaşam kalitesini artırmak ve toplumda çölyak konusunda farkındalığı güçlendirmek amacıyla eşi Halim Şivecan ile birlikte Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği’ni kurdu. İlk olarak Türkiye genelindeki çölyak derneklerini ortak bir çalışma etrafında buluşturan Şivecan, çölyaklı bireylerin ihtiyaçlarına yönelik hazırlanan yasa önerileriyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde araştırma komisyonunun kurulmasına katkı sağladı. Sağlık Bakanlığı desteğiyle bilgilendirici dokümanların yaygınlaştırılması, glütensiz ürün yelpazesinin genişletilmesi, okul kantinlerinde glütensiz ürün bulundurulması ve ürün ambalajlarında glütensiz ibaresinin yer alması gibi düzenlemelerin hayata geçirilmesine öncülük etti. Sabancı Vakfı Fark Yaratanlar Programı'nın 17. Sezonunda Fark Yaratan seçilen Özlem Şivecan, çölyaklı bireyler için Manisa’da başlattığı dayanışma hareketini ulusal ölçekte bir savunuculuk hareketine dönüştürdü. Özlem Şivecan’ın hayatı, kızı Duru’ya 3 yaşındayken konulan çölyak teşhisiyle değişti. Çölyakla ilgili bilgi eksikliğinin yarattığı belirsizlikle uzun süre tek başına mücadele eden Şivecan, benzer süreçlerden geçen ailelerle bir araya gelerek deneyim paylaşımına dayalı bir dayanışma ortamı oluşturdu. Edindiği bilgi ve deneyimle 2016 yılında eşi Halim Şivecan ile birlikte Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği’ni kurdu. Türkiye genelindeki çölyak derneklerini bir araya getiren Şivecan, farklı illerde yürütülen çalışmaları ortak bir zeminde buluşturarak çölyaklı bireylerin ihtiyaçlarına yönelik ortak çözüm önerileri geliştirilmesini sağladı. Bu çalışmalar sonucunda hazırlanan yasa önerileri Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunuldu ve çölyak konusunda bir araştırma komisyonu kurulmasına katkıda bulundu. Komisyon çalışmalarına da katılan Şivecan, Sağlık Bakanlığı desteğiyle bilgilendirici dokümanların yaygınlaştırılması, glütensiz ürün ambalajlarında bunu belirten ibarelerin yer alması, okul kantinlerinde ve 200 metrekareden büyük marketlerde glütensiz ürün bulundurulmasının zorunlu hale getirilmesi gibi önemli düzenlemelerin hayata geçirilmesine öncülük etti. Özlem Şivecan, Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği çatısı altında düzenlenen eğitimler ve yerel restoran işletmecilerine yönelik bilgilendirme çalışmalarıyla farkındalığı artırırken, çölyaklı bireylerin sosyal hayata katılımını destekliyor. Eğitim programlarına çölyakların yakınlarını da dahil ederek çölyakla yaşam konusunda bütüncül bir farkındalık oluşturuyor. Paketli gıda üreticileriyle geliştirilen iş birlikleriyle glütensiz ürün çeşitliliğinin artmasına katkı sağlıyor. Özlem Şivecan ayrıca glütensiz gıdaya erişimdeki ekonomik kısıtları aşmak amacıyla kurduğu Mutlu Beslen Kooperatifi ile de uygun fiyatlı glütensiz ürün üretimini destekliyor. Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Özlem Şivecan, kendi yaşamında karşılaştığı zorluğu, çölyaklı bireylerin ve yakınlarının hayatına dokunan güçlü bir dayanışma modeline dönüştürdü. Bilgi paylaşımı, hak savunuculuğu ve toplumsal farkındalığı bir araya getiren yaklaşımıyla çölyaklı bireylerin yaşamını kolaylaştıran kalıcı çözümler üretti. Çölyaklı bireyler ve yakınlarının haklarının korunmasına yönelik yasal düzenlemelerin geliştirilmesine, uygun fiyatlı glütensiz gıdaya erişimin kolaylaşmasına ve toplumda çölyak konusunda farkındalığın güçlenmesine katkı sunan bu çalışmaları, Sabancı Vakfı olarak desteklemekten büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kontrolsüz Hayal Kurma Gerçek Yaşamdan Uzaklaştırabilir Haber

Kontrolsüz Hayal Kurma Gerçek Yaşamdan Uzaklaştırabilir

Hayal kurmanın sağlıklı bir zihinsel süreç olduğunu ancak sorunun hayal dünyasının kişinin gerçek yaşamının yerini almaya başlamasıyla ortaya çıktığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, “Sıradan hayal kurma genellikle kısa süreli ve işlevseldir. Ancak Maladaptive Daydreaming’de kişi saatlerini hayal dünyasında geçirebilir ve bu durum günlük işlevselliğini olumsuz etkileyebilir” açıklamasında bulundu. Travmatik yaşantılar, yalnızlık, duygusal ihmal, stres, kaygı, depresyon ve gerçek yaşamda karşılanamayan psikolojik ihtiyaçların, yoğun hayal kurma davranışı açısından önemli risk faktörleri arasında yer aldığını vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, “Bazı kişiler için hayal kurma, duygusal zorluklarla baş etmeye yardımcı olan bir mekanizmaya dönüşebilir. Ancak bu davranış yoğunlaştığında kişinin ders, iş ve sosyal ilişkilerindeki performansında düşüş görülebilir; sosyal geri çekilme, yalnızlaşma ve zaman yönetimi sorunları ortaya çıkabilir” dedi. Farklı psikolojik rahatsızlıklarla karıştırılabilir Yoğun hayal kurma davranışının; dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, obsesif kompulsif belirtiler, depresyon ve dissosiyatif belirtiler gibi farklı psikolojik durumlarla karıştırılabileceğine dikkat çeken Unutmaz, “Buradaki temel ayırt edici özellik, kişinin yoğun ve sürükleyici hayal dünyalarına dalmasıdır. Bu nedenle sürecin doğru değerlendirilmesi ve kişinin gerçek yaşamla bağını güçlendirecek adımlar atması önem taşır. Psikoterapi desteği almak, günlük bir rutin oluşturmak, farkındalık çalışmaları yapmak ve fiziksel aktiviteyi artırmak faydalı olabilir. Bununla birlikte hayal kurmayı tetikleyen durumların fark edilmesi ve sosyal ilişkilerin güçlendirilmesi de sürece katkı sağlar. Hayal kurma nedeniyle eğitim, iş, ilişkiler veya günlük yaşam belirgin biçimde etkilenmeye başladığında ve kişi bu durumu kontrol etmekte zorlandığını hissettiğinde, alışkanlığın ruhsal sağlık açısından riskli bir noktaya ulaştığı ve profesyonel bir desteğe ihtiyaç duyulduğu söylenebilir” dedi. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, Maladaptive Daydreaming’in en sık görülen belirtilerini şöyle sıraladı: Saatler sürebilen yoğun ve sürükleyici hayaller kurma Hayal dünyasına girmeyi tetikleyen müzik, yürüyüş veya tekrarlayan hareketler gibi ritüeller geliştirme Gerçek hayata, işe veya derse odaklanmakta güçlük yaşama Hayal kurmayı kontrol etmekte veya durdurmakta zorlanma Günlük görevleri ve sorumlulukları erteleme Hayal dünyasının gerçek yaşamdan daha çekici ve tatmin edici gelmesi Hayal kurarken zamanın nasıl geçtiğini fark etmeme Sosyal ilişkilerden ve günlük etkinliklerden geri çekilmeHayal kurmanın kesintiye uğraması durumunda huzursuzluk yaşama Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AXA Türkiye, İyilik Haftası’nı 38 Etkinlik ve 4.361 Saat Gönüllülükle Tamamladı Haber

AXA Türkiye, İyilik Haftası’nı 38 Etkinlik ve 4.361 Saat Gönüllülükle Tamamladı

AXA Grubu'nun dünya genelinde faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde her yıl düzenlediği AXA İyilik Haftası’nda AXA Türkiye çalışanları; kapsayıcı koruma, iklim ve biyoçeşitlilik ile acil ve insani yardım konuları başta olmak üzere toplamda 38 etkinlikte bir araya geldi. AXA Türkiye çalışanlarının %62’sinin en az bir etkinliğe katıldığı hafta boyunca toplam 4.361 saat gönüllülük çalışması gerçekleştirildi. AXA Türkiye, toplumsal fayda ve gönüllülük kültürünü güçlendirmek amacıyla AXA Grubu tarafından 8-12 Haziran tarihleri arasında hayata geçirilen İyilik Haftası’nı başarıyla tamamladı. Hafta kapsamında toplam 38 etkinlik gerçekleştirildi. Çalışanların %62’sinin en az bir etkinliğe dahil olduğu çalışmalarda toplam 4.361 saat gönüllülük katkısı sağlandı. Kapsayıcı koruma alanında 12, iklim ve biyoçeşitlilik alanında 7, acil ve insani yardım alanında ise 5 farklı etkinlik hayata geçirildi. Çalışanlar hafta boyunca deprem bölgesindeki ilkokul öğrencileri için karne hediyeleri hazırlanması, Bengisu Avcı’nın katılımıyla kıyı temizliği, orman temizliği, kent bahçeciliği, hayvan barınağı ziyaretleri, AFAD deprem simülasyon eğitimi, evsiz bireylere yönelik hijyen kitlerinin hazırlanması ve dağıtımı, huzurevi ziyaretleri, tekerlekli sandalye montajı, özel gereksinimli çocuklarla yaratıcı atölyeler gibi farklı gönüllülük çalışmalarına katıldı. Program, çalışan gönüllülüğünü tek seferlik desteklerle sınırlamadan; çeşitli alanlarda kalıcı farkındalık yaratmayı hedefledi. İyilik Haftası’nda Anlamlı Dayanışma: Depremde Kaybettiğimiz Voleybolcular Hatay’da Yaşatılıyor İyilik Haftası’nın dayanışma ruhuyla kesişen değer ortaklıkları kapsamında, AXA Türkiye ve Voleybolun Unutulmazları Derneği’nin özel bir projesi öne çıktı. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden 56 voleybol emekçisinin anısını yaşatmak amacıyla inşa edilen “Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları” Anıt Parkı, Hatay Samandağ’da açıldı. Park, anıt duvarı, voleybol sahaları, sosyal alanları ve çocuk parkıyla yalnızca bir anma mekânı değil, bölge halkı için sporun, umudun yeniden yeşerdiği bir yaşam alanı olarak konumlanıyor. AXA Türkiye, önümüzdeki dönemde de çalışan gönüllülüğünü, değer ortaklıklarını ve toplumsal fayda odaklı çalışmalarını güçlendirerek; daha kapsayıcı, dayanıklı ve sürdürülebilir bir geleceğe katkı sunmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer'de Başkan Şadi Özdemir, Çocuklar ve Ebeveynleri ile Kütüphane Buluştu Haber

Nilüfer'de Başkan Şadi Özdemir, Çocuklar ve Ebeveynleri ile Kütüphane Buluştu

Çocukların okula alışmaları ve okuma kültürünün erken yaşta kazandırılması hedeflenen projenin ilk gününde Başkan Şadi Özdemir, katılımcıların heyecanına ortak oldu. Nilüfer Belediyesi tarafından 6 yaş grubu çocukların okula alışmaları için bu yıl 15’incisini düzenlediği “Biz Bu Yaz Kütüphanedeyiz” projesi başladı. Temmuz ayı boyunca Üçevler, Özlüce, Demirci, Esentepe, Gümüştepe (Misi) ve Görükle Mahallesi’nden gelecek çocuk ve ebeveynler farklı atölyelere katılıyor. Atölyelerde çocukların okuma kültürünü erken yaşta kalıcı hale getirmesi ve okula alışmaları için; drama, ritim, yaratıcı okuma düzenleniyor. Projede sadece çocuklar değil, ebeveynler de yer alıyor. Çocuklar atölyelerde eğlenerek öğrenirken, eş zamanlı olarak ebeveynler için de tanışma ve farkındalık atölyeleri ile psikolog eşliğinde yeni nesil ebeveynlik becerileri söyleşileri gerçekleştiriliyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de bu kapsamda düzenlenen Üçevler Kütüphanesi’ndeki etkinliğe katıldı. Çocuklar ve ebeveynlerle buluşan Başkan Şadi Özdemir, “Okula başlayacak çocukların burada sürece hazırlanmalarını sağlıyoruz. Kütüphanelerdeki atölyelerimizde çocuklar kitapların kokusunu alıyor. Yaz mevsimini okula alışarak geçiriyor. Aynı zamanda ebeveynleri de farklı atölyelerle destekliyoruz” dedi. Ziyaretin sonunda Başkan Şadi Özdemir, drama atölyesinde çocuklarla da bir araya gelerek drama eğitmeni Mehmet Ali Dönmez’e emeklerinden dolayı teşekkür belgesi takdim etti. Proje 3 hafta boyunca Nilüfer Belediyesi’nin kütüphanelerinde sürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İşletmeler Dijital Ödeme Çözümlerine Hazır, Dönüşümün Anahtarı Güven Haber

İşletmeler Dijital Ödeme Çözümlerine Hazır, Dönüşümün Anahtarı Güven

Garanti BBVA'nın ödeme ve elektronik para kuruluşu Tami'nin, Ipsos Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirdiği araştırma, Türkiye'deki işletmelerin ödeme teknolojilerinde önemli bir dönüşüm potansiyeli taşıdığına işaret ediyor. Türkiye genelinde 1.207 işletmeyle gerçekleştirilen araştırmaya göre işletmelerin yüzde 80'i hâlâ yalnızca banka POS'larıyla çalışırken, yüzde 83'ü ödeme kuruluşlarıyla entegre herhangi bir ek çözüm kullanmıyor. Buna rağmen yeni nesil ödeme çözümlerini henüz kullanmayan işletmelerin yüzde 68'i bu çözümleri değerlendirmeye açık olduğunu ifade ediyor. Bulgular, işletmelerin teknolojiye kapalı olmadığını; ancak güven veren, kolay yönetilebilen ve işletmelerine somut fayda sağlayan çözümleri tercih ettiğini ortaya koyuyor. Ödeme sistemlerinde dönüşümün ön koşulu güven Araştırma, ödeme sistemlerinin artık yalnızca tahsilat süreçlerini yöneten araçlar olmaktan çıkarak müşteri deneyiminden operasyonel verimliliğe, nakit akışından büyüme performansına kadar işletmeler için stratejik bir rol üstlendiğini gösteriyor. İşletmeler ödeme yöntemi seçiminde müşteri beklentilerini ön planda tutarken, güvenilirlik de en önemli karar kriterlerinden biri olarak öne çıkıyor. İdeal bir ödeme platformundan beklentiler arasında hızlı ve kesintisiz ödeme deneyimi ile güçlü güvenlik altyapısı ilk sıralarda yer alıyor. Araştırmaya göre işletmeler yalnızca ödeme altyapısını değil, hizmeti sunan kurumun güvenilirliğini de değerlendiriyor. Güven; finansal sağlamlık, teknik süreklilik, güçlü güvenlik altyapısı ve ihtiyaç duyulduğunda kolayca ulaşılabilecek bir muhatap anlamına geliyor. Bulgular, ödeme teknolojilerinde ürün özelliklerinin yanı sıra, ürünün arkasındaki kurumun güvenilirliğinin de tercihleri doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. Araştırma aynı zamanda ödeme ve e-para kuruluşları kategorisinde farkındalığın hâlâ gelişime açık olduğuna da işaret ediyor. İşletmelerin yüzde 35'i ödeme ve e-para kuruluşları kategorisinde herhangi bir marka adı söyleyemezken, bu durum sektör açısından güven kadar farkındalık ve doğru bilgilendirmenin de önemini ortaya koyuyor. Sorunsuz ödeme deneyimi artık büyümenin de parçası Araştırmaya göre ödeme deneyimi, işletmeler açısından yalnızca operasyonel bir süreç değil; büyümeyi destekleyen stratejik bir unsur olarak görülüyor. İşletmelerin yüzde 72'si sorunsuz ödeme deneyiminin müşteri memnuniyetini artırdığını belirtirken, yüzde 59'u satış gelirlerine olumlu katkı sağladığını, yüzde 55'i ise müşteri sadakatini güçlendirdiğini ifade ediyor. Bulgular, ödeme süreçlerinin işletmeler için rekabet avantajı yaratan önemli bir alan haline geldiğini gösteriyor. Araştırmayı değerlendiren Tami Genel Müdürü Melda Çetin, şunları söyledi: "Araştırmamız bize işletmelerin teknolojiye değil, belirsizliğe mesafeli olduğunu gösteriyor. İşletmeler yeni nesil ödeme çözümlerine açık; ancak bu dönüşümün gerçekleşebilmesi için öncelikle güven duymaları, kesintisiz hizmet alacaklarını bilmeleri, kullanım kolaylığını deneyimlemeleri ve işletmelerine sağlayacağı somut faydayı görmeleri gerekiyor. Önümüzdeki dönemde sektörün en önemli sorumluluğu, gelişmiş teknolojileri işletmeler için daha anlaşılır, erişilebilir ve güven veren çözümlere dönüştürmek olacak." Çetin sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz de Tami olarak işletmelerin ihtiyaçlarından hareketle ödeme süreçlerini daha görünür, daha yönetilebilir ve daha verimli hale getiren çözümler geliştiriyoruz. Çoklu banka POS, CepPOS, linkle ödeme ve cüzdan gibi çözümlerimizle işletmelerin ödeme süreçlerini kolaylaştırırken, dijital dönüşüm yolculuklarında güvenilir bir iş ortağı olmayı hedefliyoruz. İşletmelerin ödeme teknolojilerindeki dönüşümünü hızlandıracak ürünler geliştirmeye, bunları işletmelere anlatmak ve öğretmek üzere aksiyonlar almaya, sektöre veri ve içgörü sunmaya ve işletmelerin daha güçlü büyümesine katkı sağlamaya devam edeceğiz." Araştırma ayrıca güçlü ve güvenilir bir finansal kurum tarafından desteklenen ödeme çözümlerinin işletmeler nezdinde güven algısını anlamlı ölçüde artırdığını ortaya koyuyor. Bulgular, ödeme sistemleri alanında yalnızca ürün ve hizmetlerin değil, bunları sunan kurumların deneyimi ve finansal gücünün de tercihleri etkileyen önemli faktörler arasında yer aldığını gösteriyor. Bu doğrultuda Garanti BBVA'nın finansal deneyimi ve güven altyapısı, Tami'nin işletmelere sunduğu ödeme çözümlerini destekleyen önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. ### Araştırma künyesi: Ipsos tarafından 18 Mart-16 Nisan 2026 tarihinde hedef kitle NUTS-1 12 bölge nüfus dağılımı dikkate alınarak 1207 işletme ile bilgisayar destekli CAPI yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Veriler kotalı örnekleme yöntem; %90’ı 1-9 çalışanı olan, %80’i çoklu POS entegrasyonunu kullanmayan ve %20’si ise çoklu POS entegrasyonunu kullanan ve market-gıda, hizmet, yemek, giyim ve aksesuar, elektronik eşya, bilgisayar vb. sektörlerde olup, %98’i B2C müşteriler için faaliyet gösteren işletmelerle görüşülmüş ve NUTS-1 12 bölge dağılımına göre kota takip edilmiştir. Sonuçlar, araştırmanın hedef kitlesini temsil etmek üzere tasarlanmış örneklem üzerinden elde edilmiştir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çerkezköy’de Yaz Tatili Dolu Dolu Başladı Haber

Çerkezköy’de Yaz Tatili Dolu Dolu Başladı

Yaz dönemine dolu dolu bir başlangıç yapılan etkinliklerde, haftanın dört günü çocuklara yönelik atölyeler düzenlenirken, anneler için de eş zamanlı eğitim ve farkındalık çalışmaları gerçekleştirildi. Yaz boyunca devam edecek programlarla çocuklar eğlenerek öğrenirken anneler de kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak programlarla bir araya gelecekler. YAZI EĞLENEREK VE ÖĞRENEREK GEÇİRİYORLAR Farklı yaş gruplarına yönelik hazırlanan atölyelerde çocuklar; sanat, müzik, hikâye, yaratıcı drama, kitap okuma, hareket ve ritim çalışmaları, dans ve eğitsel oyunlarla hem keyifli vakit geçirdiler hem de yeni beceriler kazandılar. HEM ANNELERE HEM ÇOCUKLARA ETKİNLİK Program kapsamında çocukların sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimlerinin desteklenmesi, yaz tatilini verimli ve eğlenceli bir şekilde değerlendirmeleri amaçlandı. Anneler ise çocukları atölyelere katılırken kendileri için hazırlanan eğitim ve etkinliklere katılarak kişisel gelişimlerine katkı sağlama fırsatı buldular. ÜRETİRKEN FARKINDALIK KAZANDILAR Haziran ayı boyunca düzenlenen atölyelerde kadınlar; örgüden yaka ve saç aksesuarı, gözlük kılıfı yapımı gibi el becerilerini geliştiren etkinliklere katılırken, güvenilir gıdalar ve sürdürülebilir beslenme konularında da bilgilendirildiler. Ayrıca Dünya Çevre Günü kapsamında anne ve çocukların birlikte yer aldığı farkındalık etkinliğinde geri dönüşüm, sıfır atık ve çevre bilinci üzerine çeşitli uygulamalı çalışmalar gerçekleştirildiler. Düzenlenen çalışmalarla kadınların yeni beceriler kazanmaları, sağlıklı yaşam, sürdürülebilirlik ve çevre bilinci konularında farkındalıklarının artırılması hedeflenirken, katılımcılar arasındaki bilgi paylaşımı ve dayanışma da güçlendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CK Enerji'nin “Enerji Okuryazarlığı” Projesi Tam Gaz Sürüyor Haber

CK Enerji'nin “Enerji Okuryazarlığı” Projesi Tam Gaz Sürüyor

Enerji kaynaklarının bilinçli ve verimli kullanımı konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlayan CK Enerji, 2018’den bu yana sürdürdüğü Enerji Okuryazarlığı Projesi ile gençleri aydınlatmaya devam ediyor. İl Milli Eğitim Müdürlükleri ile yapılan protokoller kapsamında 2025-2026 eğitim-öğretim dönemi boyunca İstanbul Avrupa Yakası, Antalya, Sivas, Tokat ve Yozgat’ta 97 okulda gerçekleştirilen eğitimler ile 16.574 öğrenciye ulaşıldı. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE KATKI SAĞLAYAN BİR FARKINDALIK HAREKETİNE DÖNÜŞTÜ CK Enerji’nin görevli tedarik şirketleri CK Enerji Boğaziçi Elektrik, CK Enerji Akdeniz Elektrik ve CK Enerji Çamlıbel Elektrik aracılığı ile gerçekleştirilen Enerji Okuryazarlığı Projesiyle; elektriğin nasıl üretildiği, güvenli kullanım yöntemleri ve enerji tasarrufu yolları gibi temel bilgiler interaktif yöntemlerle aktarılıyor. Projeyle 3. ve 4. sınıf öğrencilerine, “elektrik nedir, nasıl üretilir, güvenli elektrik kullanımı, enerji verimliliği, evde ve okulda enerji tasarrufu” gibi konuları kapsayan eğitimler veriliyor. Bu eğitimlerle özellikle ilkokul düzeyinde enerji tasarrufu bilincinin kazandırılması hedefleniyor. Her yıl daha fazla öğrenciye ulaşan proje, çocuklar aracılığıyla ailelere ve toplumun genel enerjiyi tüketme biçimine etki eden, sürdürülebilirliğe katkı sağlayan güçlü bir farkındalık hareketine dönüştü. EĞİTİMLER 2026-2027 SEZONUNDA DA DEVAM EDECEK 2025-2026 eğitim-öğretim yılında İstanbul Avrupa Yakası’nda 15 ilçede 40 okulda düzenlenen eğitimlere 6.845 öğrenci katıldı. Antalya’da 7 ilçeyi kapsayan programda yaklaşık 6.875 öğrenciye, Sivas, Tokat ve Yozgat’ta ise 13 ilçede gerçekleştirilen eğitimlerle 2.854 öğrenciye ulaşıldı. 2026-2027 eğitim-öğretim yılında da devam edecek proje ile 2018 yılından bu yana 80 bine yakın öğrenciye enerji konusunda farkındalık kazandırıldı. ENERJİNİN BİLİNÇLİ KULLANILMASI HEDEFİYLE FARKLI UYGULAMALAR HAYATA GEÇİRİLDİ “Enerji Okuryazarlığı” projesi kapsamında, enerjinin verimli ve bilinçli kullanılması hedefiyle, birçok aşamadan oluşan adımlar atıldı. Tüketicilerin elektrik faturasındaki kalemleri tek tek görmesine olanak sağlayan ‘şeffaf fatura’, elektrikli ev aletlerinin ne kadar elektrik tükettiğini gösteren ‘tüketim hesaplama butonu’ ve bilinçli elektrik kullanımını desteklemek üzere ‘tüketici kitapçığı” gibi çalışmalar gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bilim İnsanları Foça’da Körfezin Geleceğini Konuştu Haber

Bilim İnsanları Foça’da Körfezin Geleceğini Konuştu

Foça Belediyesi ile Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu iş birliğinde düzenlenen “Gediz, Deniz ve Dip Çamuru” Paneli, çevre bilimcileri, akademisyenler ve vatandaşları Foça’da bir araya getirdi. Beşkapılar Kalesi Amfi Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen panelde, Gediz Nehri’nin İzmir Körfezi üzerindeki etkileri, deniz ekosisteminin korunması ve dip çamuru konusu bilimsel veriler ışığında değerlendirildi. Panelin moderatörlüğünü Dr. Işıkhan Güler üstlenirken, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan, Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Levent Yurga ve Prof. Dr. Yusuf Kurucu bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Program kapsamında sualtı görüntüleme çalışmalarıyla tanınan Murat Kaptan da Gediz Nehri ve İzmir Körfezi'nde çektiği güncel görüntülerle deniz ekosisteminin mevcut durumuna ilişkin önemli gözlemlerini aktardı. Panelde, Gediz Havzası'ndan taşınan kirlilik yükünün deniz yaşamı üzerindeki etkileri, körfez ekosisteminde yaşanan değişimler, biyolojik çeşitliliğin korunması ve çevresel sürdürülebilirlik konuları farklı disiplinlerden uzmanların değerlendirmeleriyle ele alındı. Bilimsel veriler eşliğinde gerçekleştirilen sunumlar, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, çevrenin korunmasının yalnızca kurumların değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekerek, bilimsel bilgiye dayalı çalışmaların ve farkındalık etkinliklerinin önemine vurgu yaptı. Başkan Fıçı, Foça Belediyesi olarak doğal değerlerin korunmasına yönelik çalışmaları desteklemeye ve bu konuda kamuoyunu bilinçlendiren etkinlikleri sürdürmeye devam edeceklerini ifade etti. Yoğun katılımla gerçekleştirilen panel, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.