Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Favök

Kapsül Haber Ajansı - Favök haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Favök haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İSO “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” Araştırmasının Sonuçlarını Açıkladı Haber

İSO “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” Araştırmasının Sonuçlarını Açıkladı

İSO İkinci 500 araştırması, her yıl olduğu gibi bu yıl da söz konusu kuruluşların karşı karşıya kaldığı ekonomik ve finansal koşulların yanı sıra ihracat, AR-GE ve teknoloji faaliyetleri açısından performanslarına ilişkin önemli sonuçlar ortaya koydu. Hiç kuşkusuz bu sonuçları değerlendirirken dezenflasyon süreci ve zorlu küresel koşulların sanayi kuruluşlarımıza etkilerini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Zira 2025, sanayi firmalarının artan finansman maliyetleri, zayıflayan iç talep, kur ve maliyet dengesi, yatırım iştahındaki yavaşlama ve rekabet gücünü koruma ihtiyacı arasında zorlu bir denge kurmaya çalıştıkları bir yıl olarak tarihe geçti. İSO İkinci 500’ün sıralama kriteri olan üretimden satışlar, 2024 yılında 1 trilyon 393 milyar lira iken 2025’te yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 750 milyar liraya yükseldi. Söz konusu artış; 2020 sonrasındaki en düşük oran olarak dikkat çekti. Buna karşılık 2025’te yüzde 25,4 olan yıllık ortalama Yurt İçi Üretici Fiyatları Endeksi (Yİ-ÜFE) ile arındırıldığında; üretimden satışların reel olarak binde 2 ile çok sınırlı bir artış kaydettiği görülüyor. Böylece 2022’de yüzde 10,4; 2023’te yüzde 5,2 ve 2024’te binde 1 olan üretimden satışlardaki reel düşüş eğilimi, İSO 500’de olduğu gibi İSO ikinci 500’de de üç yılın ardından çok ılımlı düzeyde de olsa artışa dönmüş bulunuyor. İSO İkinci 500’ün en büyük üç şirketi Üretimden satışlar baz alınarak yapılan 2025 yılı İSO İkinci 500 sıralamasına göre Teksan Jeneratör 5 milyar 317 milyon TL ile ilk sırayı aldı. Onu 5 milyar 308 milyon TL ile Norm Salihli Vida ve Cıvata takip ederken, Biska Tekstil 5 milyar 306 milyon TL ile üçüncü oldu. 2025 yılı İSO İkinci 500 sıralamasına üretimden satışları 5 milyar 317 milyon TL ile 2 milyar 220 milyon TL arasında kalan şirketler girebildi. İSO İkinci 500’ün 2024 yılı listesinde yer alan şirketlerin üretimden satışları 4 milyar 186 milyon TL ile 1 milyar 821 milyon TL bandında gerçekleşmişti. 2025 yılında 69 yeni kuruluş İSO İkinci 500 sıralamasında yer alma başarısı gösterdi. 26 kuruluş, 2024 araştırmasında İSO 500’de iken 2025’te İSO İkinci 500’e geriledi. 405 kuruluş ise son iki yılda da İSO İkinci 500 sıralamasında yer aldı. Zorlu küresel talep koşullarına rağmen Türkiye’nin ihracatı 2025 yılında yüzde 4,4 artışla 273,2 milyar dolara yükselmiş; sanayi malları ihracatı ise yüzde 4,5 artarak 263,4 milyar dolara ulaşmıştı. 2025 yılında İSO 500’ün ihracatı yüzde 8,4 artışla 104,7 milyar dolara çıkarken, İSO İkinci 500’ün ihracatı yüzde 0,3 düşüş gösterdi ve 15,9 milyar dolar bandını aşamadı. Bu durum, İSO İkinci 500’ün yoğunlaşan küresel rekabet ortamında pazar payını korumakta ve genişletmekte zorlandığına işaret etti. Bu gelişmeler sonucunda İSO İkinci 500’ün Türkiye sanayi ihracatı içindeki payı 2025 yılında 0,3 puan azalarak yüzde 6’ya geriledi. 2025 yılında uygulanan dezenflasyon politikaları ve dış pazarlardaki durgunluk satış gelirleri üzerinde baskı yaratırken, yüksek faiz oranları ve artan finansman yükleri, karlılık göstergelerini sınırlamaya devam etti. Buna karşılık, şirketlerin maliyet yönetiminde sağladığı göreli başarı, karlılığın ılımlı düzeyde de olsa korunmasında etkili oldu. İSO 500’e benzer şekilde İSO İkinci 500’de de sanayi kuruluşlarının karları, 2024 yılındaki sert düşüşlerin ardından 2025’te güçlü nominal artışlar kaydetti. Ancak bu iyileşmede, 2024 yılı karlılık büyüklüklerinin oldukça düşük seviyelerde gerçekleşmesinin yarattığı baz etkisi belirleyici oldu. Bununla birlikte, 2025 yılında tüm karlılık rasyoları 2015-2024 ortalamasının altında kaldı. 2024’ten 2025’e İSO İkinci 500’ün faaliyet karı yüzde 35,4 oranında artarak 118 milyar liradan 160 milyar liraya yükseldi. Buna paralel olarak faaliyet karlılığı oranı da yüzde 7,3’ten yüzde 7,7’ye çıktı. Yine de söz konusu oran, son 10 yıl ortalaması olan yüzde 10,9’un oldukça altında kaldı. Aynı dönemde İSO İkinci 500’ün vergi öncesi kar ve zarar toplamı yüzde 34 artışla 34 milyar liradan 46 milyar liraya çıktı. Vergi öncesi dönem karlılığı yüzde 2,1’den yüzde 2,2’ye çok sınırlı bir artış gösterirken, bu oran da 2015-2024 ortalaması olan yüzde 6,6’ya göre çok daha düşük gerçekleşti. Bir diğer önemli karlılık göstergesi olan faiz, amortisman ve vergi öncesi kar/zarar toplamı ise yüzde 28,8’lik artışla 205 milyar liradan 264 milyar liraya yükseldi. Buna karşılık FAVÖK karlılığı oranı 0,1 puan artışla yüzde 12,7’den yüzde 12,8’e yatay seyretti. Söz konusu oran da son 10 yıl ortalaması olan yüzde 14’ün altında seyretti. 2025’te karlardaki güçlü nominal artışlara rağmen İSO 500’de olduğu gibi İSO İkinci 500’de de zarar eden kuruluş sayısı yüksek kalmaya devam etti. İSO İkinci 500’de vergi öncesi dönem karı/zararı büyüklüğüne göre; 2024’te 159 ile rekor seviyesine ulaşan zarar eden kuruluş sayısı, 2025’te ılımlı bir düşüşle 155’e geriledi. Ancak yine de bu sayı, 2008 küresel kriz yılından bu yana ikinci en yüksek değer olarak dikkat çekti. Diğer taraftan, operasyonel karlılığı gösteren faiz, amortisman ve vergi öncesi kar/zarar büyüklüğünde ise zarar eden firma sayısı 3 adet azalarak 27’ye indi. Ancak bu rakam da 2013 sonrasındaki dönemin en yüksek ikinci seviyesinde gerçekleşti. İSO İkinci 500’de karlılığın üretim faaliyeti dışı gelir ve giderlerden nasıl etkilendiğini yansıtan bu tablo incelendiğinde; 2023 ve 2024’ün ardından 2025 yılında da net kambiyo zararının oluştuğu görüldü. Net kambiyo zararı geçen yıla göre 4 kat artarak 26 milyar TL’ye yükselirken, kambiyo zararı dışındaki diğer faaliyetlerden elde edilen net kar 55 milyar TL düzeyine çıktı. Sonuçta 28 milyar TL’lik üretim faaliyeti dışı net gelir elde edilirken, bu rakamın net satışlara oranı da yüzde 0,9’dan yüzde 1,4’e yükseldi. Üretim faaliyeti dışı gelir ve giderler içerisinde faiz, temettü, iştirak gelirleri, menkul kıymet ve duran varlık satışları, komisyon vb. gibi birçok kalem yer alıyor. Finansman giderleri geçmiş yıllarda olduğu gibi 2025’te de hem İSO 500’de hem de İSO İkinci 500’de sanayi kuruluşlarının karlılıklarında temel belirleyicilerden biri olmayı sürdürdü. İSO İkinci 500’ün finansman giderleri yüzde 45,2 oranında artarak 138 milyar TL’ye yükseldi. Aynı yılda faaliyet karı ise yüzde 35,4 artışla 160 milyar TL’ye yaklaştı. Böylece finansman giderlerinin faaliyet karına oranı 5,8 puan daha artarak yüzde 86,7’ye yükseldi. Bu oranın 2015-2024 ortalamasının yüzde 47,3 olduğu düşünüldüğünde, yıllardan beri hep işaret edildiği üzere sanayiciler ana faaliyetlerinden elde ettiği karın çok büyük bir bölümünü finansman giderlerin ayırma gerçeğinden uzaklaşamadı. Bilindiği üzere, yaklaşık 20 yıl aradan sonra uygulanan enflasyon muhasebesi nedeniyle 2023 yılında özkaynaklar ve aktifler başta olmak üzere bilanço göstergeleri önemli artışlar kaydederken, 2024 yılında bu etki çok daha sınırlı gerçekleşmişti. 2025’te ise karlılığın düşük seyrini koruması ve enflasyon muhasebesinin uygulanmamasının da etkisiyle özkaynaklardaki artışın sınırlı kaldığı görülüyor. Verilere bakıldığında; İSO İkinci 500’de aktif tarafta dönen varlıklar yüzde 36,8; duran varlıklar yüzde 22,6 oranında büyüdü. Böylece aktif toplamındaki artış yüzde 29,9 olarak gerçekleşti. Pasif tarafta ise özkaynaklar yüzde 13,3 ile sınırlı bir artış gösterirken, toplam borçlardaki artış yüzde 50,2 ile çok daha yüksek seyretti. İSO İkinci 500 borç ve özkaynakların dağılımı açısından da çarpıcı veriler sunuyor. Hatırlatmak gerekirse, 2023’te uygulanan enflasyon düzeltmesi, İSO İkinci 500’ün kaynak yapısını esas itibarıyla özkaynaklar üzerinden etkilemiş ve kaynak dağılımını iyileştirici rol oynamıştı. 2024’te de özkaynakların payı hafif bir artış göstermişti. 2025’te ise durum tersine dönmüş ve borçların aktifler içindeki payı 7 puanlık artışla yüzde 51,8’e yükselirken, özkaynakların payı yüzde 48,2’ye gerilemiş bulunuyor. Zayıf seyreden karlılık performansı özkaynak artışını sınırlarken, hızlı borçlanma eğiliminin sürmesi nedeniyle kaynak yapısı yeniden hafif borç ağırlıklı hale gelmiş gözüküyor. İSO İkinci 500’de 2024 yılında yüzde 32,2 artan toplam borçlar, 2025’te yüzde 50,2 ile daha hızlı büyüdü. Alt kalemler incelendiğinde; 2024 yılında yüzde 45,1 olan mali borçlardaki artış, 2025 yılında yüzde 52,1’e yükseldi. Diğer borçlar ise 2024 yılındaki yüzde 20,6’lık sınırlı artışın ardından 2025’te yüzde 48,2 ile daha hızlı bir artış gösterdi. Böylece 2021-2023 döneminin aksine, 2024 ve 2025 yıllarında mali borçlar diğer borçların üzerinde büyüdü. 2025’te tüm borçlanma türlerinde artışın hızlanması, kredi maliyetlerindeki yükselişe rağmen nispeten daha küçük ve orta ölçekli kuruluşların finansal ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla borçlanmak zorunda kaldığına işaret etti. Borçların vadelerine göre gelişiminde ise uzun vadeli mali borçların kısa vadelilere göre daha hızlı artmasının etkisiyle kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payı üst üste üçüncü yıl azalarak 2025’te yüzde 54’e geriledi. Buna rağmen, İSO İkinci 500’ün borç stoku kısa vade ağırlıklı yapısını korudu ve kısa vadeli mali borçların payı 2022 öncesine göre yüksek kalmaya devam etti. Sanayicilerin uzun yıllardır dile getirdiği ve makul bir çözüm bulunması noktasında çeşitli öneriler sunduğu devreden KDV alacakları sorunu, gerek İSO 500’de gerekse İSO İkinci 500’de hala devam ediyor. Hatırlanacağı üzere devreden KDV yükü, İSO 500 için 2025 yılında yüzde 42,1 artışla 120 milyar TL’nin üzerine çıkmıştı. İSO İkinci 500’de de devreden KDV bir önceki yıla göre yüzde 25,2 oranında artarak 22 milyar TL’ye yaklaşmış durumda. Sanayiciler bu döngüyü uzun zamandır devlete sıfır faiz ve sonsuz vade ile borç verilmesi olarak nitelendiriyor. Özellikle finansmana erişimin zorlaştığı, finansman maliyetlerinin yüksek seyrettiği ve firmaların işletme sermayesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu mevcut ekonomik koşullarda, sanayiciler açısından önemli bir kaynağın devreden KDV yoluyla sistem içinde kilitli kalmaya devam ettiği görülüyor. Sanayimizin rekabet gücünü desteklemek ve işletmelerimizin finansman imkanlarını güçlendirmek için devreden KDV yükünün azaltılmasına yönelik somut ve kalıcı adımların hayata geçirilmesi gerekiyor. İSO İkinci 500’ün dikkat çeken bir başka göstergesi de teknoloji yoğunluklarına göre yaratılan katma değer dağılımı. Bu verilere bakıldığında, 2013’ten bu yana olduğu gibi 2025 yılında da yaratılan katma değer itibarıyla en yüksek payın yüzde 40,8 ile düşük teknoloji yoğunluklu sanayilere ait olduğu görülüyor. Ancak bu grubun payı geçen yıla göre 0,2 puan düşüş gösterdi. Aynı yılda orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı 0,6 puan azalışla yüzde 27,1’e; orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı ise 0,8 puan azalışla yüzde 27,2’ye gerilemiş durumda. Buna karşılık yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise yüzde 3,3’ten yüzde 4,9’a çıkmış ve 2015 sonrasındaki en yüksek düzeyine ulaşmış bulunuyor. Bu veriler, özellikle orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin toplam payının 2024’te yüzde 31,3 iken, 2025’te 0,8 puan daha artarak yüzde 32,1 ile rekor seviyesine çıktığına işaret ediyor. Öte yandan, küresel rekabetin geleceğine dijitalleşme ve yeşil dönüşümün damga vuracağı gerçeği göz önüne alındığında, ulaşılan noktanın yeterli olmadığı ve sanayi sektörünün bu alana daha fazla odaklanması gerektiği görülüyor. Sanayi kesiminin rekabetçiliği için AR-GE faaliyetleri hayati önemini korusa da İSO İkinci 500’de 2024’teki yükselişin ardından 2025’te AR-GE harcaması yapan kuruluş sayısı 238’den 229’a gerilemiş bulunuyor. İSO İkinci 500’ün 2024 yılında 8,6 milyar TL olan toplam AR-GE harcamalarının ise 2025’te yüzde 16’lık sınırlı bir artışla 10 milyar TL’ye yükseldiği görülüyor. Buna paralel olarak, AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranı da yüzde 0,62’den yüzde 0,57’ye gerileyerek hafif bir ivme kaybına işaret ediyor. Söz konusu veriler, İSO İkinci 500’ün bu alana kaynak ayırmakta zorlandığını gösteriyor. Bu durum, üretim kapasitesini korumanın tek başına yeterli olmadığını, uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artıracak, verimliliği yükseltecek ve yüksek katma değer yaratacak dönüşüm adımlarının desteklenmesinin önemini bir kez daha teyit ediyor. 2025 yılında İSO İkinci 500 istihdamının yüzde 2,2 düşüşle 285 bin kişiye gerilediği görülüyor. İstihdamdaki düşüş, hem özel hem de kamu kuruluşlarında gerçekleşmiş bulunuyor. Aynı yılda tam istihkak olarak ödenen brüt maaş ve ücretler yüzde 37,3 oranında artarken, bu artış yüzde 2,2’lik istihdam düşüşü ile birlikte değerlendirildiğinde, çalışan başına ödenen brüt maaş ve ücretlerdeki artış yüzde 40,4’e çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vestel’de Kredi Notu Bir Kez Daha Düştü: Moody’s Kararı Borç Yapılandırma Sürecinde Neye İşaret Ediyor? Haber

Vestel’de Kredi Notu Bir Kez Daha Düştü: Moody’s Kararı Borç Yapılandırma Sürecinde Neye İşaret Ediyor?

Uzun vadeli şirket kredi notunun Caa2’den Caa3’e, temerrüt olasılığı notunun ise Caa2-PD’den Caa3-PD’ye indirilmesi, uluslararası piyasalarda Vestel’in finansal risk algısının belirgin biçimde yükseldiğini gösteriyor. Moody’s aynı zamanda Vestel Elektronik’in 2029 vadeli, 500 milyon dolar tutarındaki garantili kıdemli teminatsız tahvillerinin notunu da Caa3 seviyesine çekti. Not görünümünün “Negatif” olarak korunması ise mevcut seviyenin nihai bir taban olmadığına, finansal görünümde yeterli iyileşme sağlanamaması halinde yeni bir indirim ihtimalinin sürdüğüne işaret ediyor. Bu kararın önemi, yalnızca Moody’s ölçeğindeki bir basamak değişiminden kaynaklanmıyor. Vestel’in son aylarda attığı finansal adımlar, not indiriminin şirketin borç ödeme kapasitesi ve sermaye yapısı üzerindeki baskıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Caa3 Notu Vestel İçin Ne Anlama Geliyor? Moody’s derecelendirme sisteminde Caa kategorisi, yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından çok yüksek kredi riski taşıyan şirketleri ifade ediyor. Caa3 ise bu grubun en alt basamağında bulunuyor ve yatırım yapılabilir seviyenin oldukça altında yer alıyor. Bu not, Vestel’in kesin olarak temerrüde düştüğü anlamına gelmiyor. Ancak şirketin mevcut finansal yapısıyla borçlarını çevirebilme kapasitesine ilişkin ciddi belirsizlik bulunduğunu gösteriyor. Özellikle negatif görünümle birlikte değerlendirildiğinde Moody’s kararı, finansman koşullarının zorlaşabileceği, yeni borçlanma maliyetlerinin artabileceği ve mevcut yükümlülüklerin yeniden düzenlenmesine yönelik ihtiyacın güçlenebileceği mesajını veriyor. Temerrüt olasılığı notunun Caa3-PD seviyesine indirilmesi de dikkat çekici. Bu gösterge, şirketin yalnızca genel kredi kalitesini değil, borç yeniden yapılandırması veya ödeme koşullarının değiştirilmesi gibi kredi olayı ihtimallerini de yakından ilgilendiriyor. Not İndirimi Borç Yapılandırma Başvurusunun Ardından Geldi Moody’s kararını şirketin son haftalardaki gelişmelerinden bağımsız değerlendirmek mümkün değil. Vestel Elektronik, haziran ayında mevcut konsolide kredilerinin ödeme takvimi ile faaliyetlerinden yaratılan nakit akışını uyumlu hale getirmek amacıyla finansal yeniden yapılandırma başvurusu yaptığını açıklamıştı. Bu başvuru, şirketin operasyonlarını durdurduğu veya borçlarını ödeyemediği anlamına gelmiyor. Buna karşılık, mevcut vade yapısının ve ödeme takviminin şirketin nakit üretme kapasitesi üzerinde baskı oluşturduğunu gösteren önemli bir işaret olarak öne çıkıyor. Finansal yeniden yapılandırma sürecinde şirketler çoğunlukla banka kredilerinin vadelerini uzatmayı, kısa vadeli ödeme baskısını azaltmayı, faiz koşullarını yeniden müzakere etmeyi veya belirli dönemlerde anapara ödemelerini ertelemeyi hedefliyor. Vestel’in de kredilerin vade yapısını faaliyet nakit akışıyla uyumlu hale getirmeyi amaçladığını belirtmesi, temel meselenin varlık yetersizliğinden çok likidite ve borç servis kapasitesi üzerinde yoğunlaştığını düşündürüyor. Eurobond İçin Danışman Atanması Kritik Bir Eşik Vestel Elektronik’in 500 milyon dolarlık Eurobond’u için uluslararası yatırım bankası Houlihan Lokey’i finansal danışman olarak görevlendirmesi, sürecin bir başka önemli boyutunu oluşturuyor. Şirket, bu görevlendirmenin mevcut Eurobond’lara ilişkin stratejik alternatiflerin değerlendirilmesi ve sürdürülebilir bir sermaye yapısına ulaşılması amacıyla yapıldığını açıkladı. Finans piyasalarında “stratejik alternatifler” ifadesi geniş bir çerçeveyi kapsayabiliyor. Bunlar arasında tahvil vadelerinin uzatılması, kupon koşullarının değiştirilmesi, yeni bir borçlanma aracıyla refinansman sağlanması, yatırımcılardan geri alım yapılması veya tahvil sahipleriyle kapsamlı bir yeniden yapılandırma görüşmesi yürütülmesi bulunabiliyor. Henüz hangi yöntemin tercih edileceği açıklanmış değil. Ancak bağımsız bir finansal danışmanın görevlendirilmesi, şirketin Eurobond yatırımcılarıyla yürütülecek görüşmeleri daha kurumsal ve teknik bir zemine taşımaya hazırlandığını gösteriyor. Moody’s not indiriminin bu görevlendirmenin hemen ardından gelmesi, derecelendirme kuruluşunun Eurobond tarafındaki süreci potansiyel bir borç yeniden yapılandırma riski olarak değerlendirdiği şeklinde okunabilir. Fitch’in Kararı da Benzer Risklere İşaret Etmişti Vestel üzerindeki kredi baskısı yalnızca Moody’s değerlendirmesiyle sınırlı değil. Fitch Ratings de temmuz ayı başında şirketin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notlarını CCC+ seviyesinden CCC- seviyesine düşürdü. Fitch, 2029 vadeli 500 milyon dolarlık tahvilin notunu ise CCC’den CC’ye indirdi. İki büyük uluslararası derecelendirme kuruluşunun kısa aralıklarla benzer yönde adım atması, kredi riskindeki artışın tek bir kurumun yaklaşımından kaynaklanmadığını gösteriyor. Moody’s ve Fitch’in not sistemleri birebir aynı olmasa da her iki değerlendirme de Vestel’in sermaye yapısı, likiditesi ve borç ödeme takvimi konusunda yüksek risk gördüğünü ortaya koyuyor. Bu tablo, şirketin önümüzdeki dönemde yalnızca faaliyet kârlılığını artırmasının yeterli olmayabileceğini gösteriyor. Borç vadelerinin uzatılması, finansman maliyetlerinin kontrol altına alınması ve sürdürülebilir pozitif nakit akışının sağlanması kritik önem taşıyor. İlk Çeyrek Finansalları Baskının Kaynağını Gösteriyor Vestel Elektronik’in 2026 yılının ilk çeyreğine ait finansal sonuçları, derecelendirme kuruluşlarının neden temkinli davrandığını açıklayan önemli veriler içeriyor. Şirketin enflasyon muhasebesine göre düzeltilmiş satış gelirleri geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 49 azalarak yaklaşık 21 milyar liraya geriledi. Brüt kâr yüzde 65 düşerken, brüt kâr marjı yüzde 19,2’den yüzde 13 seviyesine indi. Faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı ifade eden FAVÖK, önceki yılın aynı dönemindeki pozitif seviyeden 1,3 milyar liralık zarara döndü. FAVÖK marjı da yüzde 3,7’den eksi yüzde 6,3’e geriledi. Bu durum, Vestel’in ana faaliyetlerinden borç servisini destekleyecek yeterli operasyonel nakit üretmekte zorlandığını gösteriyor. Şirket ilk çeyrekte 3,1 milyar lira net zarar açıkladı. Net zararın geçen yılın aynı dönemine göre azalması ilk bakışta olumlu görünse de bunun önemli bölümünde enflasyon muhasebesinden kaynaklanan parasal kazancın etkisi bulunuyor. Esas faaliyet performansında ise satış hacmi, marjlar ve operasyonel kârlılık açısından baskının devam ettiği görülüyor. Likidite Açısından En Dikkat Çekici Kalem Nakit Akışı Kredi notu açısından gelir tablosu kadar nakit akışı da belirleyici durumda. Vestel Elektronik, 2026 yılının ilk üç ayında faaliyetlerinden yaklaşık 5 milyar liralık nakit çıkışı yaşadı. Geçen yılın aynı döneminde faaliyetlerden pozitif nakit üretilmiş olması, mevcut dönemdeki bozulmayı daha görünür hale getiriyor. Mart sonu itibarıyla şirketin nakit ve nakit benzerleri yaklaşık 2 milyar lira seviyesindeyken, kısa vadeli finansal borçları 48,5 milyar liraya yaklaştı. Toplam kısa vadeli yükümlülükleri ise 107 milyar liranın üzerine çıktı. Burada yalnızca nakit ile kısa vadeli borçları karşılaştırmak yeterli değil. Ticari alacaklar, stoklar, kullanılmamış kredi limitleri ve grup içi finansman imkânları da likidite analizinde önem taşıyor. Bununla birlikte şirketin nakit pozisyonuyla kısa vadeli finansal yükümlülükleri arasındaki büyük fark, neden vade uzatımı ve yeniden yapılandırma arayışına girildiğini açıklıyor. Net finansal borç Mart 2026 sonunda yaklaşık 93 milyar lira seviyesinde bulunuyor. FAVÖK’ün negatif olması nedeniyle net borç/FAVÖK oranı anlamlı biçimde hesaplanamıyor. Bu durum, geleneksel borçluluk göstergelerinin işlevini kaybettiği ve değerlendirmenin daha çok likidite, varlık satışı, finansman erişimi ve yeniden yapılandırma başarısı üzerinden yapılacağı anlamına geliyor. Operasyonel Sorunlar Yalnızca Türkiye Pazarıyla Sınırlı Değil Vestel’in açıklamalarına göre satışlardaki düşüşün arkasında hem iç pazardaki hem de ihracat pazarlarındaki zayıflık bulunuyor. Beyaz eşya ve televizyon segmentinde artan rekabet, sevkiyat adetlerini aşağı çekerken, Avrupa pazarındaki Çinli üretici baskısı da fiyatlama gücünü sınırlıyor. Türk lirasındaki değer kaybının yurt içi enflasyonun altında kalması, ihracatçı şirketler açısından maliyet rekabetçiliğini olumsuz etkiliyor. İşçilik giderleri, ham madde maliyetleri ve lojistik harcamalarındaki yükseliş de marjları baskılıyor. Kızıldeniz’deki taşımacılık sorunları ve küresel tedarik zincirindeki aksamalar, teslimat sürelerinin uzamasına ve maliyetlerin yükselmesine yol açarken Vestel’in Avrupa’daki fiyat rekabetinde daha kırılgan hale gelmesine neden oluyor. Bu nedenle şirketin finansal toparlanması yalnızca borçların vadesini uzatmaya bağlı değil. Ana faaliyetlerde satış hacminin dengelenmesi, marjların yeniden pozitife dönmesi ve operasyonel giderlerin sürdürülebilir seviyeye çekilmesi gerekiyor. Moody’s Kararı Hisse Yatırımcısı Açısından Nasıl Okunmalı? Kredi notu doğrudan hisse senedi için verilmiş bir tavsiye değildir. Buna rağmen şirketin borçlanma maliyeti, nakit akışı ve sermaye yapısı üzerinde etkili olduğu için hisse yatırımcıları açısından önem taşır. Not indirimi sonrasında Vestel’in uluslararası piyasalardan yeni finansman sağlaması daha maliyetli hale gelebilir. Borç yapılandırma sürecinde Eurobond yatırımcılarına sunulacak koşullar, şirketin gelecekteki nakit akışını ve finansman giderlerini doğrudan etkileyebilir. Yapılandırmanın şirket lehine sonuçlanması, kısa vadeli ödeme baskısını azaltarak operasyonel dönüşüm için zaman kazandırabilir. Ancak tahvil sahipleriyle anlaşma sağlanamaması, bankalarla yürütülen görüşmelerin uzaması veya faaliyet performansının beklenen ölçüde toparlanmaması halinde risklerin daha da artması mümkün. Hisse yatırımcısının izlemesi gereken temel başlıklar, finansal yeniden yapılandırma başvurusunun sonucu, banka kredilerinin yeni vade yapısı, Eurobond yatırımcılarıyla yapılacak görüşmeler, olası varlık satışları, işletme sermayesi gelişmeleri ve çeyreklik faaliyet nakit akışı olacak. Vestel Açısından Belirleyici Dönem Başladı Moody’s tarafından açıklanan Caa3 notu, Vestel Elektronik’in finansal görünümünde ciddi bir risk artışına işaret ediyor. Buna rağmen söz konusu karar, şirketin faaliyetlerini sürdüremeyeceği veya kesin biçimde temerrüde düşeceği anlamına gelmiyor. Şirket bir yandan banka borçlarının yeniden yapılandırılması için resmi süreci yürütürken diğer yandan 500 milyon dolarlık Eurobond için uluslararası danışman eşliğinde alternatifleri değerlendiriyor. Haziran ayında bazı kısa vadeli borçlanma araçlarının anapara ve kupon ödemelerinin tamamlanmış olması da ödeme akışının tamamen durmadığını gösteriyor. Buna karşılık faaliyetlerden negatif nakit üretilmesi, FAVÖK’ün eksiye dönmesi, kısa vadeli finansal yükümlülüklerin büyüklüğü ve kredi notlarının peş peşe düşürülmesi, Vestel açısından zamanın kritik hale geldiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde asıl belirleyici unsur, şirketin borçlarını yalnızca yeniden vadelendirip vadelendiremeyeceği değil, bu süreçte ana faaliyetlerini yeniden pozitif nakit üreten bir yapıya dönüştürüp dönüştüremeyeceği olacak. Moody’s kararı, piyasalara tam olarak bu noktadaki belirsizliğin sürdüğü mesajını veriyor.

Saat ve Saat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Halka Arzı Başarı İle Sonuçlandı Haber

Saat ve Saat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Halka Arzı Başarı İle Sonuçlandı

Dünyaca ünlü 30’dan fazla portföyünde barındıran Türkiye’nin önde gelen saatçilerinden Saat ve Saat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ("Saat&Saat" ya da “Şirket”)‘in talep toplama süreci başarıyla tamamlandı. ’Türkiye’nin Saatçisi’ Saat&Saat’in halka arzında 709.776’sı bireysel yatırımcı olmak üzere toplam 709.901 yatırımcıdan talep geldi. Halk Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ("Halk Yatırım") ile Garanti Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş. ("Garanti BBVA Yatırım") liderliğinde oluşturulan konsorsiyum aracılığı ile 6-7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde pay başına 56 TL’den talep toplayan Şirket'in halka açıklık oranı yüzde 10,14 ve halka arz büyüklüğü ise 3.748.917.480 TL oldu. Halka arzda yurt içi bireysel yatırımcılardan 1,78 kat ve yurt içi kurumsal yatırımcılardan ise 1,22 kat talep toplandı. Halka arz edilen şirket payları, Borsa İstanbul’da “SSAAT” kodu ile 16 Temmuz’da gerçekleşecek gong töreni sonrası işlem görmeye başlayacak. Hem yurt içinde hem yurt dışında büyümeyi hızlandırmayı hedefliyor Saat&Saat Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kaya, "Halka arzımıza ilgi gösteren ve bize güvenerek gücümüze güç katan bütün yatırımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Talep toplama sürecimizi başarıyla tamamladık. Bireysel yatırımcılardan 1,78 kat, kurumsal yatırımcılardan da 1,22 kat talep geldi. Elde edeceğimiz gelirin büyük bölümünü işletme sermayemizi güçlendirmek amacıyla değerlendireceğiz. Yatırımcılarımızın bize duyduğu güven, Saat&Saat'in asırlık bir şirket olma yolculuğunda attığı bu önemli adımın en büyük gücü oldu.” dedi. RAKAMLARLA SAAT&SAAT VE BAĞLI ORTAKLIKLARI (31 Mart 2026) 12 aylık düzeltilmiş FAVÖK marjı 32,412 aylık yaklaşık 13,4 milyar TL ciro185 mağaza, franchise, shop-in-shop 603 toptan satış noktası1.150 çalışan Türkiye dahil 45 ülkede dağıtım ağı30 yılı aşkın perakende deneyimi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uluslararası Bir Analist Kuruluşu Daha Martı’yı Takibe Aldı Haber

Uluslararası Bir Analist Kuruluşu Daha Martı’yı Takibe Aldı

Raporda, şirketin son iki yılda sergilediği operasyonel performans, finansal görünümündeki iyileşme ve önümüzdeki döneme ilişkin büyüme beklentileri görünümü desteklediği ifade edildi. Analistler, New York Borsası'na (NYSE) kote Türkiye’nin teknoloji şirketi Martı’nın sürücü ve yolcu ağını genişletmeye devam etmesinin ve yeni şehirlerde hizmetlerini yaygınlaştırmasının şirketin büyümesini destekleyecek temel unsurlar arasında yer aldığını belirtti. Raporda Türkiye'de paylaşımlı yolculuk pazarının önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığına dikkat çekilirken, Martı’nın 4 milyondan fazla tekil kullanıcıya ve 500 binden fazla kayıtlı sürücüye ulaşarak pazardaki lider konumunu güçlendirdiği ifade edildi. 2026 ve 2027 için güçlü büyüme beklentisi Rapora göre Martı’nın 2026 yılında yaklaşık 70 milyon dolar net gelir ve 1 milyon dolar düzeltilmiş FAVÖK hedefi doğrultusunda ilerlediği öngörüldü. 2027 yılında ise şirket gelirinin 104,1 milyon dolara, düzeltilmiş FAVÖK’ünün ise 21,3 milyon dolara yükselmesinin beklendiği belirtildi. Bu beklentinin, platformdaki yolcu ve sürücü sayısıyla birlikte artan toplam yolculuk sayısı ile destekleneceği ifade edildi. Raporda ayrıca, Martı’nın devam eden 2,5 milyon dolarlık hisse geri alım programına dikkat çekildi. Program kapsamında bugüne kadar 274 bin adet hissenin ortalama 2,25 dolar fiyattan geri alındığı belirtilirken, hisse geri alım programının şirketin uzun vadeli yatırım hikâyesini ve hisse görünümünü güçlendiren unsurlar arasında yer aldığı ifade edildi. Analist sayısı altıya yükseldi AGP’nin Martı’yı “AL” tavsiyesiyle araştırma kapsamına almasıyla birlikte şirketi düzenli olarak takip eden analist sayısı altıya yükseldi. Böylece Martı, uluslararası yatırım kuruluşlarının düzenli olarak takip ettiği Türk teknoloji şirketleri arasındaki yerini daha da güçlendirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Saat ve Saat Sanayi ve Ticaret A.Ş. Halka Arzında Talep Toplama Dönemi Başlıyor Haber

Saat ve Saat Sanayi ve Ticaret A.Ş. Halka Arzında Talep Toplama Dönemi Başlıyor

Saat&Saat, halka arz gelirlerinin yaklaşık %80'ini işletme sermayesi, yaklaşık %20'sini ise finansal borçların ödenmesi alanlarında değerlendirmeyi amaçlıyor. Saat&Saat’in halka arzı, aynı zamanda Türkiye'de saatçilik sektörünün ilk halka arzı olması açısından da dikkat çekiyor. 6-7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde talep toplanacak halka arzda, pay başına fiyat 56 TL olarak belirlendi. Halka arz sonrasında Saat&Saat’in halka açıklık oranının ek satış dahil %12,16 (ek satış hariç %10,14) olması planlanıyor. Halka arzın konsorsiyum liderliğini ise Halk Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ("Halk Yatırım") ile Garanti Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş. ("Garanti BBVA Yatırım") üstlendi. Saat&Saat ve bağlı ortaklıkları, 31 Mart 2026 tarihi itibarıyla yurt içi ve yurt dışındaki 185 mağaza, 603 toptan satış noktası ve Türkiye dahil 45 ülkedeki yurt dışı dağıtım ağıyla ürünlerini müşterilere sunuyor. Halihazırda Maurice Lacroix, Raymond Weil, Ebel, Universe Constant, Versace, Ferragamo, Jacques Philippe, Boss, Emporio Armani, Guess, Michael Kors, Welder, Fossil, Philipp Plein, Gc, Calvin Klein, U.S Polo Assn., Tory Burch, Tommy Hilfiger, Lacoste, Diesel, Adidas, Wesse gibi dünya çapında ün kazanmış 30’dan fazla markayı portföyünde barındıran Saat&Saat ve bağlı ortaklıkları, son olarak Timex ve Plein Sport markalarını da portföyüne kattı. Saat&Saat, kuruluşundan bugüne kadar geçen yaklaşık 30 yıllık süreçte; müşterilerin değişen ihtiyaçlarına ve trendlere uyum sağlayan güçlü iş modeliyle saatçilik sektöründe öncü şirketler arasında yer aldı. Yaklaşık 650 m2’lik Tam Kapsamlı Teknik Servis Alanı Sektöre örnek olabilecek çalışmalarla adından söz ettiren Saat&Saat, bağlı ortaklığı Saat ve Saat Teknik Servis Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.'nin faaliyet gösterdiği yaklaşık 650 m2 alanda kurulu “Tam Kapsamlı Teknik Servis”iyle de alanında ayrışıyor. Teknik servis alanında, yarısı usta statüsünde olan 36 çalışanıyla tamir, bakım ve onarım hizmetleri veriliyor. Teknik servis alanında hayata geçirilen uygulamalarla; ürünlerin ve parçaların uzun ömürlü kullanımının sağlanması ve döngüsel ekonomiye katkıda bulunulması hedefleniyor. Kullanım ömrünü tamamlamış orijinal saatlerin parçaları, teknik servis parça depolama alanlarında kategorize edilerek saklanıyor ve atık olmadan önce parça tedariği mümkün olmayan orijinal ürünlerin tamirinde kullanılmak üzere değerlendiriliyor. Bu sayede yeni parça üretiminden oluşacak kaynak kullanımının önüne geçilerek var olan parça değerlendiriliyor ve döngüye geri kazandırılıyor. Kadın saat usta sayısını artırıyor Ayrıca Saat&Saat’te onarım ve bakım kültürünün ayrılmaz bir parçası olan, ince bir zanaat gerektiren saat ustalığı desteklenerek, saat tamir ustalarının, bilgilerini genç nesillere aktarmalarına olanak sağlanıyor. Böylece teknik servis çalışanlarını kendi içinden yetiştirerek, ustalık seviyesine çıkarıyor ve mesleğin sürdürülmesine olanak tanıyor. Saat&Saat, kadın ustaların sayısını artırarak saat ustalığını geleceğe taşıyor. Her yıla ödülle giriyor Saat&Saat ve bağlı ortaklıkları bünyesinde 31 Mart 2026 tarihi itibarıyla 1.150 personel çalışmakta olup Saat&Saat; 2021, 2022 ve 2023 ve 2024 yıllarında Great Place to Work değerlendirmesinde “En İyi İşveren”, “Perakende de En İyi İşveren”,” Millennials için En İyi İşyeri”, “Avrupa’nın En İyi 100 İşvereni 2024” ve “İnovasyon Ödülü” almaya hak kazandı. Sektördeki konumunu güçlendirecek 2026 yılının ilk 3 ayında, önceki yılın aynı dönemine göre adet bazında yaklaşık %20,9 oranında büyüme sağlayan Saat&Saat ve bağlı ortaklıklarının 31 Mart 2026 itibarıyla yurt içi ve yurt dışı faaliyetleriyle geriye dönük 12 aylık cirosu yaklaşık 13,4 milyar TL olarak gerçekleşti[1]. Aynı dönem itibarıyla geriye dönük 12 aylık Düzeltilmiş FAVÖK marjı ise yaklaşık %32,4 olarak gerçekleşti[2]. Şirket paylarının halka arzı kapsamında ek satış dahil toplam 80.333.946 adet B grubu payın satışa sunulması hedefleniyor. Şirket, halka arzdan elde edilecek gelirin yaklaşık %20’sini finansal borçlarının ödenmesinde, yaklaşık %80'ini ise işletme sermayesinde kullanmayı planlıyor. RAKAMLARLA SAAT&SAAT VE BAĞLI ORTAKLIKLARI (31 Mart 2026) 185 mağaza, franchise, shop-in-shop Türkiye dahil 45 ülkede satış30 yılı aşkın perakende deneyimi 1.150 çalışan geriye dönük 12 aylık yaklaşık 13,4 milyar TL ciro HALKA ARZ KÜNYESİ Halka arz öncesi sermaye: 620.222.018 TL Sermaye artırımı: 40.166.973 TLHalka arz sonrası sermaye: 660.388.991 TLHalka Arz Satışa Sunulan Pay Adedi: Ek satış dahil 80.333.946 adet B grubu pay (ek satış hariç 66.944.955 adet B grubu pay) Birim pay fiyatı: 56 TLHalka Arz Büyüklüğü (Tüm Payların Satılması Durumunda) Ek Satış Hariç: 3.748.917.480 TL Ek Satış Dahil: 4.498.700.976 TL Halka açıklık oranı (Tüm Payların Satılması Durumunda) Ek Satış Hariç: %10,14 Ek Satış Dahil: %12,16 Konsorsiyum Liderleri: Garanti BBVA Yatırım ve Halk Yatırım Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Saat ve Saat Sanayi ve Ticaret A.Ş. Halka Arz Oluyor Haber

Saat ve Saat Sanayi ve Ticaret A.Ş. Halka Arz Oluyor

1994 yılında kurulan Saat&Saat, sektördeki 30 yılı aşkın deneyimiyle Türkiye’nin Saatçisi konumuna geldi. Kuruluşunun ardından Adidas ve DKNY markalarının distribütörlüğünü alarak büyüme trendine giren Saat&Saat, 2005 yılında fiziksel şubeleşmeye gitti ve ilk mağazasını İstanbul Cevahir AVM’de açarak perakende sektörüne giriş yaptı. Halihazırda Maurice Lacroix, Raymond Weil, Ebel, Universe Constant, Versace, Ferragamo, Jacques Philippe, Boss, Emporio Armani, Guess, Michael Kors, Welder, Fossil, Philipp Plein, Gc, Calvin Klein, U.S Polo Assn., Tory Burch, Tommy Hilfiger, Lacoste, Diesel, Adidas, Wesse gibi dünya çapında ün kazanmış 30’dan fazla markayı portföyünde barındıran Saat&Saat, yakın zamanda Timex ve Plein Sport markalarını da portföyüne kattı. Kuruluşundan bugüne, müşterilerin değişen ihtiyaçlarına ve trendlere uyum sağlayarak saat sektöründe önde gelen oyuncular arasında yer alıyor. Halka Arz Şirket finansal yapısını güçlendirerek, yeni büyüme hedeflerine ulaşmak amacıyla halka açılıyor. Halka arza ilişkin onaylı izahname Saat&Saat’in www.saatvesaat.com adresinde, konsorsiyum liderleri olan Garanti Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş. ("Garanti BBVA Yatırım") www.garantibbvayatirim.com.tr ile Halk Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ("Halk Yatırım") www.halkyatirim.com.tr adresli internet sitelerinde ve Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (kap.org.tr) yayımlandı. Halka arzda satış “Sabit Fiyat ile Talep Toplama” ve “En İyi Gayret Aracılığı” yöntemiyle gerçekleştirilecek. Şirket paylarının halka arzında talepte bulunacak yatırımcı grupları, “Yurt İçi Bireysel Yatırımcılar” ve “Yurt İçi Kurumsal Yatırımcılar” olacaktır. 2026 yılının ilk 3 ayında, önceki yılın aynı dönemine göre adet bazında yaklaşık %20,9 oranında büyüme sağlayan Saat&Saat ve bağlı ortaklıklarının 31 Mart 2026 itibarıyla yurt içi ve yurt dışı faaliyetleriyle geriye dönük 12 aylık cirosu yaklaşık 13,4 milyar TL olarak gerçekleşti. Aynı dönem itibarıyla geriye dönük 12 aylık Düzeltilmiş FAVÖK marjı ise yaklaşık %32,4 olarak gerçekleşti. Saat&Saat, 31 Mart 2026 itibarıyla yurt içi ve yurt dışındaki 185 mağazası, 603 toptan satış noktası, www.saatvesaat.com.tr, pazaryerleri ve Türkiye dahil 45 ülkedeki yurt dışı dağıtım ağıyla ürünlerini müşterilere sunuyor. Şirket paylarının halka arzı kapsamında ek satış dahil toplam 80.333.946 adet B grubu pay satışa sunulacak. Buna göre Şirket'in halka açıklık oranının ise ek satış dahil %12,16 (ek satış hariç %10,14) olması planlanıyor. Halka arzdan elde edilecek gelirin yaklaşık %20’sinin finansal borçların ödenmesinde, yaklaşık %80'inin ise işletme sermayesinde kullanılması planlanıyor. Böylece Şirket'in ekonomik ve finansal açıdan güçlenmesi hedefleniyor. HALKA ARZ KÜNYESİ Halka arz öncesi sermaye: 620.222.018 TL Sermaye artırımı: 40.166.973 TLHalka arz sonrası sermaye: 660.388.991 TLHalka Arz Satışa Sunulan Pay Adedi: Ek satış dahil 80.333.946 adet B grubu pay (ek satış hariç 66.944.955 adet B grubu pay) Birim pay fiyatı: 56 TLHalka Arz Büyüklüğü (Tüm Payların Satılması Durumunda) Ek Satış Hariç: 3.748.917.480 TL Ek Satış Dahil: 4.498.700.976 TL Halka açıklık oranı (Tüm Payların Satılması Durumunda) Ek Satış Hariç: %10,14 Ek Satış Dahil: %12,16 Konsorsiyum Liderleri: Garanti BBVA Yatırım ve Halk Yatırım Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Martı’nın Güçlü İlk Çeyrek Sonuçları Analist Beklentilerini Yukarı Taşıdı Haber

Martı’nın Güçlü İlk Çeyrek Sonuçları Analist Beklentilerini Yukarı Taşıdı

New York Borsası’na (NYSE) kote Türkiye’nin tek teknoloji şirketi Martı, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıklamasının ardından analist güncellemelerini almaya başladı. Şirketi takip eden beş analistten üçü raporlarını revize ederken, yapılan tüm güncellemeler yukarı yönlü gerçekleşti. Martı Kurucusu Oğuz Alper Öktem, ilk çeyrekte gelirlerini yüzde 156 artırarak 15,4 milyon dolara çıkardıklarını belirtti. Öktem, “Ölçeklenebilir iş modelimiz ve verimlilik odaklı yaklaşımımız sayesinde büyümemizi sürdürürken, kullanıcılarımız ve hissedarlarımız için uzun vadeli değer yaratmaya devam edeceğiz” dedi. Martı aynı zamanda raporlama sıklığını artırdığını açıkladı. Şirket bundan böyle finansal sonuçlarını altı aylık dönemler yerine her çeyrek sonunda kamuoyuyla paylaşacak. Litchfield Hills Research 6 dolarlık hedef fiyatını korudu 6 dolarlık hedef fiyat ve “Al” tavsiyesi korundu. Raporda Martı hisselerinin benzer büyüme profiline sahip teknoloji şirketlerine kıyasla %90’ın üzerinde, benzer şirketlere göre ise yaklaşık %36 iskontolu işlem gördüğü vurgulandı. Benchmark güçlü marj ve büyüme potansiyeline dikkat çekerek 5 dolarlık hedef fiyat belirtti 5 dolarlık hedef fiyat ve “Al” tavsiyesi korundu. Raporda Martı’nın Türkiye’deki ölçeklenmiş tek mobilite platformu olduğu belirtilirken, yüzde 70–80 sürdürülebilir brüt kâr marjı potansiyeline dikkat çekildi. Şirketin marj yapısının küresel benzerlerine göre Türkiye'deki yapısal nedenlerin etkisiyle daha güçlü olduğu belirtildi. Cantor Fitzgerald hedef fiyatını yukarı revize etti Hedef fiyat 2,15 dolardan 2,40 dolara yükseltildi. 2027 düzeltilmiş FAVÖK beklentisi 5 milyon dolar artırılarak 21,5 milyon dolara çıkarılırken, 2027 gelir tahmini de 123,6 milyon dolardan 124,4 milyon dolara yükseltildi. Güncellenen raporlar, Martı’nın güçlü gelir büyümesini sürdürdüğüne, platform ekonomisinin marjları hızla iyileştirdiğine ve Şirket’in pozitif düzeltilmiş FAVÖK hedefine yaklaştığına işaret etti. Analistlerin ilk kez 2027 projeksiyonlarını paylaşmaya başlaması ise şirketin uzun vadeli kârlılık görünümünün giderek netleştiğini ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kron Teknoloji’den Başarılı İlk Çeyrek Haber

Kron Teknoloji’den Başarılı İlk Çeyrek

Kron Teknoloji’nin 2026 yılı ilk çeyrek UFRS konsolide gelirleri, geçen yılın aynı dönemine göre %13 artarak 137,3 milyon TL’ye ulaştı. Şirketin açıkladığı sonuçlar, yıl geneli için öngörülen %10-14 bandındaki büyüme beklentisiyle uyumlu bir performansa işaret etti. Şirketin faturalandırılan gelirleri dolar bazında %16 büyüyerek 4,2 milyon dolar seviyesine yükselirken, uluslararası pazarlardaki ivme dikkat çekti. Toplam gelirler içerisinde yurt dışı operasyonlarının katkısı artmaya devam ederken, yurt dışı gelirlerinde kaydedilen %30’luk büyüme, Kron Teknoloji’nin küresel pazarlardaki etkinliğini daha da güçlendirdi. Beklentilerin Üzerinde Kârlılık ve Sürdürülebilir Gelir Modeli Operasyonel kârlılık tarafında da güçlü performansını sürdüren Kron Teknoloji, 2026 yılının ilk çeyreğinde %53 FAVÖK marjına ulaştı. Böylece şirket, yıl geneli için öngördüğü %44-48 seviyesindeki FAVÖK marjı beklentisinin üzerine çıkarak 72,1 milyon TL FAVÖK elde etti. Tekrarlayan gelir modelindeki büyümesini sürdüren şirketin Toplam ARR (Yıllık Yinelenen Gelir) büyüklüğü ise 7,8 milyon dolar seviyesine ulaştı. ARR büyümesi yıllık bazda %30 olarak gerçekleşirken, şirket bu alandaki sürdürülebilir gelir yapısını güçlendirmeye devam etti. Siber güvenlik alanındaki yenilikçi çözümleriyle öne çıkan Kron Teknoloji; finans, telekomünikasyon, enerji, kamu ve sağlık gibi kritik sektörlerde faaliyet gösteren kurumların dijital güvenlik dönüşümüne katkı sunmayı sürdürüyor. Özellikle küresel pazarlarda büyümesini hızlandıran şirket, yüksek teknoloji ürün geliştirme yatırımları ve uluslararası müşteri ağındaki genişleme ile sürdürülebilir büyüme stratejisini desteklemeye devam ediyor Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.