Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fed

Kapsül Haber Ajansı - Fed haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fed haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünya Piyasalarında Bugün Neler Bekleniyor? (5 Ağustos 2026 Sabah Analizi) Haber

Dünya Piyasalarında Bugün Neler Bekleniyor? (5 Ağustos 2026 Sabah Analizi)

ABD ADP özel sektör istihdam verisi ile ISM Hizmet PMI bulunurken, bu verilerin cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam (NFP) raporuna ilişkin beklentileri şekillendirmesi bekleniyor. Aynı zamanda Çin ve Avrupa'dan gelecek hizmet sektörü verileri de küresel büyüme görünümü açısından yakından takip edilecek. Asya piyasalarında gözler Çin'de Asya borsaları güne Çin hizmet PMI verisi ve Japonya Merkez Bankası'nın toplantı tutanakları eşliğinde başladı. Çin hizmet sektöründen gelecek veriler, ülke ekonomisindeki toparlanmanın gücü hakkında önemli sinyaller verecek. Beklentilerin üzerinde bir veri emtia fiyatlarını ve Asya hisselerini destekleyebilir. Avrupa'da hizmet sektörü verileri izlenecek Avrupa piyasalarında gün boyunca; İspanya, İtalya, Fransa, Almanya ve Euro Bölgesi Hizmet PMI verileri, Euro Bölgesi Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), İngiltere Hizmet PMI yakından takip edilecek. Verilerin Avrupa ekonomisindeki büyüme ivmesine ilişkin yeni ipuçları vermesi beklenirken, Avrupa Merkez Bankası'nın faiz patikasına yönelik beklentiler üzerinde de etkili olabileceği değerlendiriliyor. ABD'de günün ana gündemi ADP ve ISM Wall Street açısından günün en önemli gelişmeleri: ADP Özel Sektör İstihdam Raporu ISM Hizmet PMI ABD ham petrol stokları olacak. ADP verisi, cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam raporu öncesinde iş gücü piyasasının görünümüne ilişkin önemli bir öncü gösterge olarak kabul ediliyor. ISM Hizmet PMI ise ABD ekonomisinin en büyük bölümünü oluşturan hizmet sektöründeki faaliyet seviyesini ortaya koyacak. Güçlü veriler Fed'in faiz indirimi beklentilerini öteleyebilirken, zayıf veriler piyasalarda farklı fiyatlamalara neden olabilir. Teknoloji hisselerinde bilanço heyecanı ABD borsalarında bilanço sezonu hız kesmeden devam ediyor. Yapay zekâ ve teknoloji şirketlerinden gelen güçlü finansal sonuçlar küresel hisse senedi piyasalarını desteklemeyi sürdürürken, yatırımcılar özellikle AMD ve diğer büyük teknoloji şirketlerinin açıklamalarını yakından izliyor. Son günlerde Dow Jones rekor seviyelere yaklaşırken teknoloji hisseleri yükselişin lokomotifi olmayı sürdürüyor. Petrol ve jeopolitik gelişmeler Petrol fiyatları Orta Doğu kaynaklı haber akışına duyarlı hareket etmeyi sürdürüyor. Hürmüz Boğazı yakınlarında yaşanan güvenlik gelişmeleri enerji piyasalarında oynaklığı artırırken, yatırımcılar bölgeden gelecek yeni açıklamaları yakından takip ediyor. Petrol fiyatlarındaki olası sert hareketlerin enerji hisseleri ve enflasyon beklenteleri üzerinde etkili olması bekleniyor. Altın ve dolar cephesi Altın fiyatları, ABD tahvil faizleri ve dolar endeksindeki hareketlere bağlı olarak yön arayışını sürdürüyor. Bugün açıklanacak ABD verilerinin ardından Fed'in faiz beklentilerinde oluşabilecek değişimlerin hem dolar hem de değerli metaller üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Bugün izlenecek kritik başlıklarÇin Hizmet PMIAvrupa Hizmet PMI verileriEuro Bölgesi ÜFEABD ADP Özel Sektör İstihdamıABD ISM Hizmet PMIABD ham petrol stoklarıKüresel bilanço sezonundan yeni sonuçlarOrta Doğu kaynaklı jeopolitik gelişmelerGenel görünüm Küresel piyasalarda veri odaklı ve temkinli bir görünüm öne çıkıyor. Yatırımcılar cuma günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisi öncesinde bugün gelecek ADP ve ISM verilerini dikkatle izleyecek. Hizmet sektörüne ilişkin küresel veriler ile bilanço sezonundan gelecek haber akışı da gün boyunca piyasalarda volatiliteyi artırabilecek başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Bu genel bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi değildir.

Dünya Piyasalarında Bugün Neler Bekleniyor? (4 Ağustos 2026 Sabah Analizi) Haber

Dünya Piyasalarında Bugün Neler Bekleniyor? (4 Ağustos 2026 Sabah Analizi)

Petrol fiyatlarında yaşanan sert geri çekilme risk iştahını desteklerken, yatırımcıların odağı ABD'den gelecek istihdam verileri ve hafta sonunda açıklanacak tarım dışı istihdam (NFP) öncesindeki ekonomik göstergelere çevrilmiş durumda. Asya piyasalarında gözler ekonomik verilerde Asya seansında yatırımcılar Çin ekonomisinden gelecek sinyalleri ve bölgedeki büyüme görünümünü takip ediyor. Çin'de açıklanacak ekonomik göstergeler ile Japonya'dan gelecek verilerin, emtia fiyatları ve bölge borsalarının yönü üzerinde etkili olması bekleniyor. Hafta boyunca açıklanacak Çin hizmet PMI verisi ise küresel büyüme beklentileri açısından yakından izlenecek. Avrupa borsalarında temkinli başlangıç bekleniyor Avrupa piyasalarının güne dengeli başlaması öngörülüyor. Yatırımcılar hem şirket bilançolarını hem de ekonomik aktiviteye ilişkin verileri takip edecek. Son günlerde düşen tahvil faizleri hisse senedi piyasalarını desteklerken, enerji hisselerinde petrol fiyatlarındaki gerilemeye bağlı satış baskısı görülebilir. Wall Street'in odağında ABD istihdam verileri ABD piyasalarında bugün özellikle: JOLTS açık iş pozisyonları, Fabrika siparişleri, Dayanıklı mal siparişleri verileri yakından takip edilecek. Bu göstergeler, çarşamba günü açıklanacak ADP özel sektör istihdamı ve cuma günkü tarım dışı istihdam verisi öncesinde ABD ekonomisinin gücüne ilişkin önemli ipuçları verecek. Petrol fiyatları gündemin merkezinde Orta Doğu'da diplomatik temasların yeniden hız kazanması ve çatışma endişelerinin azalmasıyla Brent ve WTI petrol fiyatlarında sert düşüş yaşandı. Bu gelişme küresel enflasyon baskılarının hafiflemesine yönelik beklentileri güçlendirirken, ulaştırma ve sanayi sektörleri açısından olumlu değerlendiriliyor. Buna karşın enerji şirketleri üzerinde baskı oluşabileceği belirtiliyor. Altın ve tahvil piyasaları Jeopolitik risklerin azalmasıyla güvenli liman talebi zayıflasa da ABD tahvil faizlerindeki geri çekilme altın fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Dolar endeksi ise yatırımcıların Fed'in faiz patikasına ilişkin beklentilerine bağlı olarak ekonomik verilere duyarlı hareket etmeyi sürdürüyor. Bilanço sezonu devam ediyor Küresel piyasalarda bilanço sezonu hız kesmeden sürüyor. Bu hafta başta teknoloji, sağlık ve tüketim sektörlerinden gelecek finansal sonuçların, özellikle ABD endekslerinde oynaklığı artırması bekleniyor. Yatırımcılar büyük şirketlerin kârlılık performansı kadar gelecek dönem beklentilerine de odaklanıyor. Bugün izlenecek başlıca başlıklar ABD JOLTS açık iş pozisyonları ABD fabrika siparişleri Küresel bilanço sezonundan yeni sonuçlar Petrol fiyatlarındaki hareket Orta Doğu kaynaklı haber akışıT ahvil faizleri ve dolar endeksindeki değişim Genel görünüm Küresel piyasalarda güne temkinli iyimserlik hakim. Petrol fiyatlarındaki geri çekilme ve jeopolitik tansiyonun kısmen düşmesi risk iştahını desteklerken, yatırımcılar haftanın geri kalanında açıklanacak kritik ABD istihdam verileri öncesinde temkinli pozisyon almayı sürdürüyor. Bugün açıklanacak ekonomik verilerin, hafta boyunca küresel piyasalarda fiyatlamaların yönünü belirlemesi bekleniyor. Bu genel bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi değildir.

Yatırımcılar Yılın İlk Yarısında Güvenli Liman Arayışına Yöneldi Haber

Yatırımcılar Yılın İlk Yarısında Güvenli Liman Arayışına Yöneldi

2026 yılının ilk beş ayı, küresel finans piyasalarında belirsizliklerin ve risk algısının belirgin şekilde yükseldiği bir dönem olarak geride kaldı. Yılın başından itibaren küresel ekonomide büyüme görünümüne ilişkin soru işaretleri devam ederken, özellikle Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler ve İran eksenli jeopolitik gerilimler piyasalarda yön belirleyici unsurlar arasında yer aldı. Bölgedeki tansiyonun zaman zaman yükselmesi, enerji arzına yönelik endişeleri artırırken petrol fiyatlarında dalgalanmalara neden oldu. Bu durum, enflasyon beklentilerinin yeniden gündeme gelmesine ve yatırımcıların risk iştahında azalmaya yol açtı. Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra ABD Merkez Bankası'nda yaşanan yönetim değişimi ve Fed'in yeni dönemde izleyeceği politika da küresel piyasalarda yakından takip edildi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SAFEbit CEO'su Emrah Aktaş, yatırımcıların yılın ilk yarısında güvenlik ve likiditeyi ön planda tuttuğunu belirtti. “2026'nın ilk yarısına baktığımızda piyasalarda fiyatlamaları yönlendiren en önemli unsurun jeopolitik gelişmeler olduğunu görüyoruz. Özellikle İran çevresinde yaşanan gerilimler, enerji fiyatlarından altına, hisse senetlerinden kripto paralara kadar hemen her varlık sınıfında etkisini hissettirdi. Belirsizliğin arttığı dönemlerde yatırımcıların ilk tercihi yine güvenli limanlar oldu ve altın bu süreçte güçlü bir performans sergiledi. Savaşın etkisiyle tarihi seviyelere yaklaşan altın fiyatlarında daha sonra kâr satışları ve risklerin kısmen azalmasına bağlı olarak geri çekilmeler gördük. Böylece yılbaşından bu yana elde edilen getirinin önemli bir bölümü silinmiş oldu. Bunun temel nedeni yalnızca jeopolitik riskler değil. Aynı zamanda küresel ekonomide büyümeye ilişkin soru işaretleri ve merkez bankalarının gelecekte nasıl bir politika izleyeceğine yönelik beklentiler de yatırımcıları koruma amaçlı pozisyon almaya yöneltti.” Piyasalar Kevin Warsh döneminin ilk sinyallerini izliyor Yılın ilk yarısında yatırımcıların yakından takip ettiği başlıklardan birinin de ABD Merkez Bankası'ndaki yönetim değişimi olduğunu ifade eden Aktaş, para politikalarına ilişkin beklentilerin piyasalarda yön tayin etmeye devam ettiğini söyledi. “Fed'de Kevin Warsh döneminin başlamasıyla birlikte piyasalar yeni dönemde para politikasının nasıl şekilleneceğini anlamaya çalışıyor. Küresel sermaye akışlarının yönünü belirleyen en önemli faktörlerden biri hâlâ ABD faiz politikası. Warsh'ın enflasyonla mücadele konusunda kararlı olmakla birlikte ekonomik büyümeyi destekleyen bir yaklaşım benimseyip benimsemeyeceği yatırımcılar tarafından dikkatle izleniyor. Çünkü Fed'in atacağı her adım yalnızca hisse senedi piyasalarını değil, emtia ve kripto para piyasalarını da doğrudan etkiliyor. Özellikle faiz indirimlerine yönelik beklentilerin güçlenmesi ve daha güvercin bir para politikası görünümünün oluşması durumunda riskli varlıklara yönelik talebin yeniden artabileceğini düşünüyoruz.” Yılın ikinci yarısında risk iştahı yeniden yükselebilir Hazira ayıyla birlikte yılın ilk yarısının son ayına girildiğini hatırlatan Aktaş, önümüzdeki dönemde piyasalarda dalgalı görünümün sürebileceğini belirtti. “Yılın ikinci yarısına yaklaşırken yatırımcıların dikkatle izlemesi gereken üç temel başlık bulunuyor. Bunlar jeopolitik gelişmeler, Fed'in para politikası ve küresel ekonomik büyüme verileri olacak. Özellikle Orta Doğu'daki gelişmelerin seyri, enerji piyasaları üzerinden tüm finansal varlıkları etkileme potansiyeline sahip. Kripto para piyasaları açısından baktığımızda ise uzun vadeli hikâyenin güçlü kalmaya devam ettiğini düşünüyoruz. Eğer yılın geri kalanında jeopolitik tansiyonun düşmesi ve daha kalıcı bir barış ortamının oluşması mümkün olursa, küresel piyasalarda risk iştahı yeniden güçlenebilir. Buna ek olarak Fed Başkanı Kevin Warsh'ın daha güvercin bir para politikası yaklaşımı benimsemesi halinde, Bitcoin başta olmak üzere dijital varlıkların bu ortamdan olumlu etkilenebileceğini düşünüyoruz. Ancak kısa vadede küresel belirsizliklerin oluşturduğu volatilite yatırımcıları zaman zaman zorlamaya devam edebilir. Sonuç olarak, 2026'nın ilk yarısı yatırımcıların risk yönetimine her zamankinden daha fazla önem verdiği bir dönem olarak kayıtlara geçti. Yılın ikinci yarısında da piyasaların yönünü büyük ölçüde jeopolitik gelişmeler ve merkez bankalarının atacağı adımlar belirleyecek gibi görünüyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dolar ve Altında Kritik Hafta Başlıyor: 18-24 Mayıs’ta Piyasaların Yönünü Belirleyecek Gelişmeler Haber

Dolar ve Altında Kritik Hafta Başlıyor: 18-24 Mayıs’ta Piyasaların Yönünü Belirleyecek Gelişmeler

Özellikle ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasına ilişkin mesajlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın finansal görünüm raporları ve küresel risk iştahındaki değişimlerin döviz ve emtia piyasalarında sert hareketlilik yaratabileceği konuşuluyor. Son dönemde ABD’den gelen güçlü ekonomik veriler nedeniyle Fed’in faiz indirimlerinde acele etmeyeceği yönündeki beklentiler güç kazanırken, bu durum dolar endeksinde yukarı yönlü hareketi destekledi. Güçlenen dolar ise altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Yeni haftada açıklanacak ekonomik göstergelerin, piyasaların kısa vadeli yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Fed Mesajları Doların Seyrini Belirleyebilir ABD ekonomisine ilişkin son açıklanan enflasyon ve perakende satış verileri beklentilerin üzerinde gelmişti. Bu tablo, Fed’in mevcut sıkı para politikası duruşunu koruyabileceği yönündeki beklentileri artırdı. Piyasalarda özellikle Fed üyelerinden gelecek yeni açıklamalar yakından takip edilecek. Uzmanlara göre faiz indirimlerinin ötelenmesi ihtimali, dolar endeksinde yeni bir güçlenme dalgası yaratabilir. Küresel piyasalarda güvenli liman arayışının yeniden artması durumunda dolar talebinin yükselmesi bekleniyor. Bu durum gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde de baskı oluşturabilir. Türkiye’de ise dolar/TL kurunda Merkez Bankası’nın sıkı para politikası ve rezerv yönetimi belirleyici olmaya devam ediyor. Resmi verilere göre dolar kuru 45 lira seviyesinin üzerinde işlem görürken, yatırımcılar özellikle yabancı sermaye hareketleri ve Merkez Bankası’nın likidite adımlarını izliyor. Piyasa analistleri, küresel dolar talebinin artması halinde kur tarafında yukarı yönlü baskının güçlenebileceğini ancak mevcut ekonomi yönetiminin kontrollü kur politikası nedeniyle sert dalgalanmaların sınırlı kalabileceğini değerlendiriyor. Altın Fiyatlarında Fed Baskısı Devam Ediyor Altın piyasasında ise yön arayışı sürüyor. Son günlerde ons altın tarafında yaşanan geri çekilmelerde, ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ve doların güç kazanması etkili oldu. Güçlü makroekonomik veriler nedeniyle Fed’in faiz indirimlerini erteleme ihtimali, yatırımcıların altına olan iştahını zayıflatıyor. Piyasalarda özellikle ons altın tarafında kritik destek seviyeleri yakından izleniyor. Analistler, doların küresel ölçekte güçlenmeye devam etmesi halinde altın fiyatlarında kısa vadeli baskının sürebileceğini belirtiyor. Buna karşın jeopolitik risklerde olası artışlar ve küresel ekonomide büyüme endişelerinin yeniden gündeme gelmesi durumunda güvenli liman talebinin altına yönelme ihtimali bulunuyor. Gram altın fiyatları ise hem ons altındaki hareketlerden hem de dolar/TL kurundaki değişimlerden etkileniyor. Son fiyatlamalarda gram altının 6 bin 700 lira seviyesinin üzerinde kalmaya çalıştığı görülüyor. Ons altında yaşanabilecek sert hareketlerin iç piyasadaki fiyatlamalara da doğrudan yansıması bekleniyor. TCMB’nin Finansal İstikrar Mesajları Yakından İzlenecek Yeni haftada Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yayımlayacağı finansal istikrar raporu da piyasaların radarında yer alıyor. Özellikle enflasyonla mücadele, rezerv görünümü, kredi büyümesi ve döviz piyasalarına ilişkin değerlendirmelerin yatırımcı algısını etkileyebileceği belirtiliyor. Merkez Bankası’nın son dönemde sıkı para politikasını sürdürmesi, Türk lirasındaki oynaklığın kontrol altında tutulmasında etkili olmuştu. Ancak küresel piyasalarda yaşanabilecek olası sert hareketlerin gelişmekte olan ülke piyasalarını doğrudan etkileyebileceği ifade ediliyor. Ekonomistler, Merkez Bankası’nın vereceği mesajların özellikle yabancı yatırımcı açısından kritik olacağını vurguluyor. Finansal istikrarın korunmasına yönelik atılacak yeni adımların, döviz piyasalarında kısa vadeli fiyatlamaları etkileyebileceği belirtiliyor. Küresel Riskler Piyasaların Odağında Kalacak 18-24 Mayıs haftasında yalnızca merkez bankaları değil, küresel jeopolitik gelişmeler de piyasaların yönünü belirleyecek ana başlıklardan biri olacak. ABD-Çin ilişkileri, enerji fiyatlarındaki hareketlilik ve küresel büyüme beklentileri yatırımcı psikolojisini doğrudan etkiliyor. Özellikle petrol fiyatlarında yaşanabilecek yeni yükselişlerin enflasyon baskısını artırabileceği konuşulurken, bu durum merkez bankalarının faiz politikaları üzerinde de etkili olabilir. Faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisi ise hem dolar hem de altın tarafında volatilitenin sürmesine neden olabilir. Piyasalarda genel beklenti, yeni haftanın özellikle dolar ve altın yatırımcıları açısından oldukça hareketli geçeceği yönünde şekilleniyor. Ekonomik veri akışının yoğun olduğu süreçte, yatırımcıların merkez bankalarından gelecek mesajlara karşı daha temkinli pozisyon aldığı görülüyor.

ABD Merkez Bankası (Fed), faiz kararını açıkladı Haber

ABD Merkez Bankası (Fed), faiz kararını açıkladı

Açıklamaya göre Fed, politika faizini piyasa beklentilerine paralel şekilde yüzde 3,50 ile 3,75 aralığında sabit bırakma kararı aldı. Toplantı sonrası dikkat çeken en önemli detaylardan biri, karar sürecinde yaşanan görüş ayrılıkları oldu. 12 üyeden 11’i faiz oranının sabit tutulması yönünde oy kullanırken, bir üye faiz indirimi gerektiğini savundu. Ayrıca üç üye, açıklama metninde yer alan gevşeme sinyallerine karşı çıktı. Bu durum, Fed’in son yıllardaki en bölünmüş kararlarından biri olarak kayıtlara geçti. Uzmanlara göre, söz konusu ayrışma, para politikası konusunda belirsizliğin sürdüğüne işaret ediyor. Nitekim bu karar, 6 Ekim 1992’den bu yana en fazla görüş ayrılığının yaşandığı toplantı olarak öne çıktı. Toplantının ardından yayımlanan para politikası metninde ise önceki dönemde kullanılan ifadelerin büyük ölçüde korunduğu görüldü. Metinde, faiz oranlarının bir sonraki adımının aşağı yönlü olabileceğine dair beklentinin devam ettiği sinyali verildi. Fed Başkanı Jerome Powell da toplantı sonrasında düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Powell, başkanlık görev süresinin sona ermesinin ardından Fed Yönetim Kurulu’nda üye olarak kalmayı planladığını ifade etti. Bu kararın kurumun işleyişinde önemli bir değişikliğe yol açmasını beklemediğini belirten Powell, ekonomik görünümün dikkatle takip edildiğini vurguladı. Powell ayrıca, ABD ekonomisinin geleceğine ilişkin belirsizliklerin devam ettiğini ancak mevcut verilerin genel olarak dengeli bir tablo ortaya koyduğunu dile getirdi. Fed’in bu kararı, küresel piyasalarda yakından izlenirken, yatırımcılar önümüzdeki dönemde atılacak adımlara odaklanmış durumda. Özellikle faiz indirimi ihtimaline yönelik sinyaller, piyasalarda yön belirleyici olmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"2026 Kripto Piyasalarında Hız Değil Dayanıklılık Yılı Olacak" Haber

"2026 Kripto Piyasalarında Hız Değil Dayanıklılık Yılı Olacak"

SAFEbit CEO’su Emrah Aktaş, 2026’da piyasada spekülasyondan çok sürdürülebilir, regülasyon uyumlu ve gerçek kullanım alanı sunan projelerin öne çıkacağının altını çizdi. ABD Merkez Bankası’nın (FED) yılın ilk faiz kararının ardından küresel piyasalarda dengeler yeniden şekillenirken, gözler yüksek likiditeye duyarlılığıyla bilinen kripto varlıklara çevrildi. SAFEbit CEO’su Emrah Aktaş, mevcut para politikası ortamının kripto ekosistemi için bir yavaşlama değil, aksine bir olgunlaşma ve ayrışma süreci anlamına geldiğini ifade ediyor. “FED’in 2026 yılındaki ilk faiz kararı, yalnızca ABD para politikasına değil, küresel ölçekte tüm finansal varlıklara yönelik önemli sinyaller verdi. Üç faiz indiriminin ardından faizlerin sabit bırakılması, piyasalara dengeli ama net bir mesaj niteliği taşıyor. Likidite tamamen kapanmış değil, ancak artık kolay ve sınırsız para döneminde de değiliz. Bu tablo, risk iştahının tamamen ortadan kalkmadığı fakat daha kontrollü ve seçici bir yapıya evrildiği bir döneme işaret ediyor. Piyasa artık hikâyeleri değil, sağlamlığı sınar Bu tarz makro dönemlerde piyasa davranışları da değişir. Hisse senetlerinden emtialara, kripto varlıklardan diğer alternatif yatırım araçlarına kadar geniş bir yelpazede ‘Ne bulursam alayım’ yaklaşımı zayıflar. Bunun yerine finansal dayanıklılık, sürdürülebilir gelir, güçlü bilançolar ve etkin risk yönetimi gibi unsurlar daha belirleyici hâle gelir. Başka bir ifadeyle, piyasa artık hikâyeleri değil, sağlamlığı sınar. Kripto varlıklar da bu küresel iklimin dışında kalmıyor. Hatta likiditeye en hassas varlık gruplarından biri olduğu için FED’in yönlendirmelerini çok daha hızlı ve doğrudan fiyatlıyor. Faizlerin sabit kaldığı ve belirsizliklerin tam olarak dağılmadığı bir ortamda kripto piyasasında genel yükselişten ziyade projeler arası ayrışma öne çıkar. Bu süreçlerde Bitcoin’in görece güçlü duruş sergilemesi tesadüf değil. Çünkü belirsizlik dönemlerinde Bitcoin, kripto ekosisteminin doğal çekim merkezi gibi çalışır. Altcoin tarafında ise tablo daha seçici; temeli zayıf, sürdürülebilirliği olmayan projeler zaman içinde ilgi kaybeder. Bu nedenle 2026’yı kripto piyasaları açısından bir ivmelenme yılı olarak değil, daha çok bir eleme ve güçlenme dönemi olarak görmek gerekiyor. Ayakta kalacak projelerin bazı ortak özellikleri olacak. Sadece anlatı üreten değil, gerçek bir probleme çözüm sunan, ürün geliştiren ve kullanıcı bağlılığı yaratabilen yapılar öne çıkacak. Gelir modeli net olmayan ve varlığını yalnızca token fiyat performansına dayandıran projeler için ise şartlar daha zorlayıcı olacak. Burada belirleyici unsur süreklilik. Kısa süreli popülerlik değil, uzun vadeli varlık gösterebilme kapasitesi değer yaratacak. Önümüzdeki dönemde regülasyonlar da kripto piyasalarının yönünü belirleyen temel faktörlerden biri olmaya devam edecek. Regülasyon çoğu zaman kriptonun önünde bir engel gibi algılansa da gerçekte kurumsal sermayenin sisteme girişini mümkün kılan ana unsurlardan biri. Kuralların netleşmesi bazı oyuncular için kısa vadede zorlayıcı olabilir, ancak orta ve uzun vadede piyasa güvenilirliğini güçlendirir. Güven ortamı büyüdükçe kalıcı ve kurumsal sermaye de piyasaya daha rahat dahil olur. Bu nedenle 2026’da regülasyonla uyumlu hareket eden projeler ve platformlar belirgin bir avantaj sağlayacak. 2026’da regülasyona uyumlu projeler ve platformlar avantaj sağlayacak Ayrıca kripto ekosisteminde gündemin giderek daha fazla gerçek finansal ihtiyaçlara çözüm üreten alanlara kaydığını görüyoruz. Gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu, güçlü finansal altyapılar, güvenli saklama çözümleri ve mevzuata uyumlu ürünler daha fazla konuşulacak başlıklar arasında yer alacak. Piyasa olgunlaştıkça, spekülasyondan çok somut fayda üreten bu tür çözümler daha görünür ve değerli hâle gelecek. Özetle 2026 kripto piyasaları için bir son değil, ancak kolay kazanç dönemi de olmayacak. Bu yıl hızdan çok doğru konumlanmanın, agresif risk almaktan çok risk yönetiminin ve kısa vadeli fırsatlardan çok uzun vadeli dayanıklılığın ödüllendirildiği bir dönem olacak. Kripto ekosistemi büyümeyi sürdürecek fakat bu büyüme daha sessiz, daha seçici ve daha disiplinli bir karakter taşıyacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

14. TÜYİD Yatırımcı İlişkileri Zirvesi, İş Dünyasının Geniş Katılımıyla Düzenlendi Haber

14. TÜYİD Yatırımcı İlişkileri Zirvesi, İş Dünyasının Geniş Katılımıyla Düzenlendi

Yatırımcı İlişkileri Derneği’nin hayata geçirdiği TÜYİD Yatırımcı İlişkileri Zirvesi, bu yıl da sektörün önde gelen profesyonellerini bir araya getirerek katılımcılarına bilgi ve deneyim paylaşımı için güçlü bir buluşma zemini sundu. Zirvenin açılış konuşmaları, TÜYİD Başkanı Kerem Tezcan, Merkezi Kayıt Kuruluşu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ekrem Arıkan ile Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül tarafından gerçekleştirildi. TÜYİD Başkanı Kerem Tezcan, küresel ekonomik ve politik görünüm ile sermaye piyasalarındaki son gelişmelere dikkat çekerken: “2025 yılı; küresel ekonomide ABD’nin korumacı politikaları, Çin’deki yavaşlama ve Avrupa’daki zayıf büyüme görünümünün yanı sıra, artan jeopolitik risklerin belirleyici olduğu bir döneme işaret ediyor. Bu çerçevede, ABD Merkez Bankası FED’in temkinli faiz politikasına rağmen Amerikan ekonomisinin görece gücünü koruduğunu; Avrupa ve Çin ekonomilerinin ise hedeflenen büyüme ivmesini yakalamakta zorlandığını görüyoruz. Böylesi bir küresel konjonktürde Türkiye sermaye piyasalarına yönelik ilginin yeniden canlanması son derece dikkat çekici. Yabancı yatırımcılar, 2025 yılının ilk 2 çeyreğinde net alım gerçekleştirerek, 2020 yılından bu yana ilk kez anlamlı bir net girişe imza attı. Bu gelişme, piyasalara ilişkin beklentilerin güçlendiğini açıkça ortaya koyuyor. Nitekim şirketlerimizin finansman ihtiyacının sermaye piyasalarından karşılanma oranı, 2023 yılında yüzde 12 seviyesindeyken, 2025 yılının ilk dokuz ayında yüzde 30’a ulaşmış durumda. Sermaye piyasalarımızın önde gelen sivil toplum kuruluşlarından biri olan TÜYİD, bugün 133 üye kuruluşuyla Borsa İstanbul’un toplam piyasa değerinin yüzde 75’ini temsil ediyor. Bu güçlü temsil kabiliyetiyle, yatırımcı ilişkilerinin geleceğini birlikte şekillendirmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. Merkezi Kayıt Kuruluşu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ekrem Arıkan ise şöyle konuştu: “Yatırımcı hizmetlerinin etkinliğini artırmanın yolu; verinin doğru şekilde kaydedilmesi, işlenmesi ve analiz edilerek ilgili paydaşlarla zamanlı, şeffaf ve anlık biçimde paylaşılmasından geçiyor. Bu yaklaşım, yalnızca operasyonel verimlilik sağlamıyor; aynı zamanda sektörün genel zekâ seviyesini ve üretilen işlerin niteliğini de yukarı taşıyor. Bu dönüşüm sürecinde üzerimize düşen sorumlulukların farkındayız. Türkiye’de yatırımcı verisini hak sahibi nezdinde tutan ve yöneten kurum olarak, bu alanda dünyaya örnek teşkil eden bir yapıyı temsil ediyoruz. Mevcut ekonomik konjonktürde halka arz piyasasının bu yıl nispeten yatay bir seyir izlediğini görüyoruz; ancak önümüzdeki dönemde koşulların yeniden ivme kazanmasıyla birlikte, yatırım sayısında alışageldiğimiz yukarı yönlü hareketin tekrar başlayacağına inanıyoruz. Dünya genelinde şirketlerin ve fonların portföylerine dâhil ettiği, Türkiye’de ise regülasyonlarla birlikte yeni bir yatırımcı sınıfı yaratan önemli bir yatırım alanına dönüşmüş durumda. Tüm bu gelişmeler, yatırımcı ekosisteminin hızla evrildiğini ve veri odaklı, bütüncül bir yaklaşımın her zamankinden daha kritik hale geldiğini ortaya koyuyor.” Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise son dönemlerde yatırımcı beklentilerinin geçmiş yıllara kıyasla çok daha bilinçli, talepkâr ve kapsamlı bir yapıya evrildiğini vurgularken şöyle konuştu: “Sermaye Piyasası Kurulu olarak yatırımcının korunması adına elimizden geleni yapıyoruz; çünkü dünya hızla değişse de görev alanımızda değişmeyen temel öncelik yatırımcının korunmasıdır. Türkiye’de yatırımcılar artık yatırım kararlarını; enflasyon, faiz oranları ve makroekonomik göstergeler başta olmak üzere pek çok unsuru dikkatle analiz ederek veriyor. Bu çerçevede yatırımcıların en çok önem verdiği unsur; sunulan bilginin anlaşılır, güven veren, şeffaf ve doğru zamanlamayla paylaşılmasıdır. Yatırımcı tabanının genişlemesi, son yıllarda sermaye piyasalarımız adına en memnuniyet verici gelişmelerden biri oldu. Bu genişleme, yürüttüğümüz finansal okuryazarlık ve eğitim programlarıyla birlikte daha da derinleşiyor; daha bilinçli bireysel ve kurumsal yatırımcılarla birlikte bu tabanı kararlılıkla büyütmeye devam ediyoruz” görüşlerini bildirdi. Açılış konuşmalarının ardından program, moderasyonunu Aslı Selçuk Danışmanlık Kurucu CEO’su Aslı Selçuk’un üstlendiği “Liderler Gözünden” paneliyle devam etti. Panelde; Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, Armada Gıda, Akkim Kimya ve Yataş Grup Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Arzu Aslan Kesimer ile TAV CEO’su Serkan Kaptan görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Panelde Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, holdinglerde yatırımcılarla kurulan ilişkinin dönüşümüne dikkat çekerek, “Holdinglerde artık yatırımcıları müşterimiz olarak tanımlıyoruz. Bu bakış açısı, onları sürekli dinlemeyi ve beklentilerini işimizin merkezine almayı gerektiriyor. Yatırımcı ilişkileri ekiplerimiz de bu anlamda en kritik müşteri temsilcilerimiz konumunda. Topluluğumuzda 11 iştirakimiz var ve her birinde yatırımcı ilişkilerini temel bir yönetim prensibi olarak görüyoruz. Yönetim kurulu masasında yatırımcının sesi duyuluyorsa, doğru yolda ilerliyorsunuz demektir. Çünkü iletişimin olduğu her yerde yatırımcı ilişkileri de işin doğal bir parçasıdır” dedi. Program, öğleden sonra “Yatırımcı İlişkilerinde Küresel Eğilimler” sunumu, “Yatırımcı Gözünden” oturumu ve “Küresel Yatırımcı İlişkileri Devrimi” başlıklı konuşmayla devam edecek; gün, TÜYİD Yatırımcı İlişkileri Ödülleri ile devam edecek.

Kripto para borsası, piyasadaki son gelişmeleri değerlendirdi Haber

Kripto para borsası, piyasadaki son gelişmeleri değerlendirdi

Kripto para piyasalarında yükseliş beklentileriyle başlayan kasım ayı, Bitcoin'in nisan ayından bu yana ilk kez 90 bin doların altını test etmesiyle hayal kırıklığı yarattı. Bitcoin, makro koşullardaki sıkışmalar ve azalan ETF ilgisi gibi nedenlerle 17 Kasım haftasında 89 bin 300 dolara kadar geriledi. OKX TR, haftalık yayımlanan Alphas bülteninin yeni sayısında yer alan ve Bitcoin başta olmak üzere kripto para piyasalarında yaşanan son kayıplara dair değerlendirmelerini derledi. 1 milyar doların üzerinde tasfiye gerçekleşti Glassnode verileri, kısa vadeli Bitcoin yatırımcılarının halihazırda 2,8 milyon BTC’yi zararına tuttuğunu gösterdi. Bu rakam, Bitcoin’in 15 bin dolar civarında işlem gördüğü Kasım 2022’deki çöküşten bu yana en yüksek seviye olarak kaydedildi. CoinGlass verileri, 24 saat içinde 1 milyar doların üzerinde kripto pozisyonunun tasfiye olduğunu ve bu tasfiyesinin 723 milyon dolarının uzun pozisyonlardan oluştuğunu gösterdi. OKX TR analistlerine göre, ABD'de tarihin en uzun süren hükümet kapanması, bu durumun etkilediği eksik makro verilerle yeniden şekillenen faiz indirimi beklentileri, kripto tabanlı borsa yatırım fonlarına yönelik ilginin hafiflemesiyle birleşti. ETF varlıkları %3,6 geriledi Güncel veriler, Bitcoin’in nisan seviyelerine gerilediği bu dönemde Bitcoin ETF’lerde tutulan toplam varlık miktarının ekim zirvelerinden bu yana %3,6 gerilediğini ve 1,38 milyondan 1,33 milyona düştüğünü gösterdi. Analistler, bu verileri, satışların esas olarak uzun vadeli kripto yatırımcılarının kâr alma davranışı göstermesinden kaynaklandığı ve kurumsal geri çekilmelerin etkili olmadığı yönünde değerlendirdi. Öte yandan Bitcoin ve Ethereum ETF’leri, geçtiğimiz hafta 437 milyon dolarlık çıkış kaydetti. Bu rakam, ürünlerin piyasaya sürülmesinden bu yana ilk sürekli sermaye çekimi oldu. Bitcoin ETF’leri, yalnızca pazartesi günü 254,6 milyon dolarlık net kayıpla ekim sonlarında başlayan bir dizi geri çekilmeyi sürdürdü. Bu çekilmeler, BlackRock tarafından sunulan IBIT ETF’inin sadece 435 günde 100 milyar dolarlık toplam yönetilen varlığa çıkaran birikim trendinin hemen ardından geldi. Öte yandan Strategy gibi kurumsal hazine şirketleri, yalnızca kasım ayında 835 milyon doları aşan tutarda Bitcoin satın aldı. Fed’in kararına yönelik belirsizlik sürüyor Kripto para piyasaları, ABD merkez bankası Fed’in 9-10 Aralık’ta gerçekleştirdiği politika toplantısına odaklandı. CME FedWatch’a göre faiz indirimine ihtimal verenlerin oranı, faiz indirimi bekleyenlerle eşitlendi ve bu da Fed’in bir sonraki adımına yönelik belirsizliği artırdı. Piyasanın gözü, ABD’de uzun süredir açıklanacak ilk büyük veri olarak değerlendirilen tarım dışı istihdam verilerine çevrildi. Analistler, kasım ayına ilişkin işgücü piyasası verilerinin tahminlerden yüksek gelmesi durumunda, aralık ayı faiz indirimi olasılığının daha da düşeceğini paylaştı. Daha zayıf gelirse, Fed’in gevşemek için alanı olacak. OKX TR Alphas bülteninde, her iki durumun da oynaklığın fiyatlanmasına yol açtığına dikkat çeken OKX TR analistleri, kasım ayı tüketici fiyat endeksi ve kişisel tüketim harcamaları verilerinin de belirleyici olduğuna işaret etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Faiz Belirsizliği Kripto Piyasasını Baskılamaya Devam Ediyor Haber

Faiz Belirsizliği Kripto Piyasasını Baskılamaya Devam Ediyor

Kripto paralarda son 24 saatin öne çıkan gelişmeleri Kripto para piyasası, yıl sonuna yönelik faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması ve yatırımcıların kâr satışlarını hızlandırmasıyla düşüşe geçti. Hafta başında, ABD Senatosu’nun rekor kapanmanın ardından hükümeti yeniden faaliyete geçirmeyi öngören yasa tasarısını onaylaması kısa süreli bir iyimserlik yaratmış ve kripto varlıklarda sınırlı bir toparlanmaya yol açmıştı. Ancak bu iyimserlik uzun sürmedi. Yatırımcılar aralık ayında bir faiz indirimi umudunu korusa da FED Başkanı Jerome Powell son açıklamasında bu konuda net bir garanti vermedi. Powell, faiz kararları konusunda komite içindeki görüş ayrılıklarının sürdüğünü belirterek, para politikalarının artık “öncekine kıyasla çok daha veri odaklı” biçimde şekillendiğini vurguladı. Bu açıklamalar, piyasada faiz indirimine ilişkin belirsizliği artırırken, risk iştahının azalmasına ve kripto varlıklarda satış baskısının derinleşmesine yol açtı. Kripto para piyasasının toplam değeri 3,48 trilyon dolara gerilerken, Bitcoin, yeni güne 103.420 dolardan başladı. Bülten yazıldığı sırada Ethereum 3.445 dolardan işlem görürken, XRP 2,39 dolardan, Solana ise 156,13 dolardan fiyatlanıyordu. Dün Bitcoin ETF’leri toplam 524 milyon dolarlık giriş kaydederken, Ethereum ETF’lerinden 107 milyon dolarlık net çıkış gerçekleşti. DTCC, Bitwise’ın Chainlink ETF’sini aktif ve lansman öncesi kategorisine ekledi ABD’nin önde gelen takas, saklama ve bilgi hizmeti sağlayıcısı The Depository Trust and Clearing Corporation (DTCC), Bitwise’ın spot Chainlink borsa yatırım fonunu (ETF) “aktif ve lansman öncesi” kategorisinde listeledi. DTCC’nin resmi sitesinde CLNK koduyla yer alan Bitwise Chainlink ETF’si, henüz ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’ndan (SEC) onay almayı bekliyor. Ancak bu tür listeler, genellikle olası bir lansman için olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Bitwise, Chainlink ETF’si için ilk S-1 başvurusunu ağustos ayında yapmış ve böylece Chainlink için sunulan ilk ETF teklifi olmuştu. Eylül ayında ise Grayscale kendi Chainlink ETF başvurusunu gerçekleştirdi. Bitwise’ın fon planında LINK token’larının stake edilmesi öngörülmezken, Grayscale’in fonunda varlıkların bir kısmının stake edilmesi planlanıyor. Chainlink, blok zincirleri gerçek dünya verileriyle buluşturan merkeziyetsiz bir oracle ağı olarak biliniyor. LINK token’ı, ağdaki doğrulayıcılara güvenilir veri sağladıkları için ödeme yapılmasında ve ağ güvenliğinin sağlanmasında kullanılıyor. İlk ABD merkezli spot XRP ETF’si perşembe günü piyasaya sürülebilir ABD merkezli ilk XRP borsa yatırım fonu (ETF), kripto yatırım şirketi Canary Capital’ın fon için gerekli belgeleri sunmasının ardından en erken perşembe günü piyasaya sürülebilir. Bloomberg Kıdemli ETF Analisti Eric Balchunas, salı günü yaptığı açıklamada Canary’nin pazartesi gecesi ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) Form 8-A başvurusunu yaptığını belirtti. Bu belge, menkul kıymetlerin borsada işlem görmeden önce sunulması gereken zorunlu bir aşamayı temsil ediyor. Balchunas, başvurunun “yarın veya perşembe günü gerçekleşecek bir lansmana işaret ettiğini” belirterek, Hedera (HBAR) ETF’lerinin de aynı formun sunulmasından bir gün sonra piyasaya çıktığını hatırlattı. Balchunas, “Henüz kesinleşmiş değil, ancak tüm adımlar tamamlanıyor” ifadelerini kullandı. Kripto muhabiri Eleanor Terrett, Canary’nin başvurusunun “Nasdaq listelemeyi onayladıktan sonra çarşamba günü TSİ 00.30’da yürürlüğe girecek son adım” olduğunu söyledi. Terrett, “Bu gerçekleştiğinde son engel de aşılmış olacak ve ilk spot XRP ETF’si perşembe günü piyasa açılışında devreye girecek” diye ekledi. Daha önce ABD’de XRP’ye dolaylı yatırım sağlayan bazı ürünler işlem görse de Canary’nin ETF’si 1933 Menkul Kıymetler Yasası kapsamında sunulduğu için XRP’yi doğrudan tutma yetkisine sahip olacak. SoFi, kripto alım satım hizmetini resmen başlattı ABD merkezli banka SoFi Technologies, düzenleyici çerçevenin netleşmesiyle birlikte müşterilerine kripto alım satım hizmeti sunmaya başladı. Şirket, dün yaptığı duyuruda hizmetin Bitcoin (BTC) ve Ethereum (ETH) dahil olmak üzere onlarca kripto parayı kapsayacağını ve pazartesi günü kademeli olarak kullanıma sunulduğunu belirtti. SoFi, bu hizmete önümüzdeki haftalarda daha fazla müşterinin erişim sağlayabileceğini de belirtti. SoFi CEO’su Anthony Noto, CNBC’ye yaptığı açıklamada, SoFi’nin tüketicilere kripto alım satım imkanı sunan ilk ve tek ulusal lisanslı banka olduğunu söyledi. Noto, mart ayında Para Birimi Denetleme Ofisi’nin (OCC) bankaların kriptoyla etkileşimine yönelik tutumunu yumuşatmasının bu kararda etkili olduğunu belirtmişti. SoFi, 2023’te banka lisansı alabilmek için kripto faaliyetlerinden çekilmişti. Ancak Haziran 2025’te, itibari para ile kripto arasında dönüşüm ve blok zinciri üzerinden ödeme imkanı sunan uluslararası ödeme hizmetleriyle sektöre geri döndü. Banka, ayrıca SoFi USD adlı, bire bir dolar rezerviyle desteklenecek bir stablecoin çıkarmayı ve kriptoyu kredi ve ödeme altyapısına entegre etmeyi planlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.