Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Felaket Kurtarma

Kapsül Haber Ajansı - Felaket Kurtarma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Felaket Kurtarma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şirketlerde Yapay Zekâ Harcamaları 2,7 Trilyon Dolara Ulaşacak Haber

Şirketlerde Yapay Zekâ Harcamaları 2,7 Trilyon Dolara Ulaşacak

Kurumlarda devasa büyümenin yeni sorumluluklar getirdiğini belirten GBA Bilişim Kurucu Ortağı A. Barkın Gündoğdu, veriyi sadece saklamanın iş sürekliliği için yeterli olmadığını vurguladı. Veri güvenliğiyle iş sürekliliğinin birbirini tamamladığına dikkat çeken Gündoğdu, “Küresel araştırma şirketi Gartner'ın Temmuz ve Eylül 2026 raporları, veri merkezi harcamalarının 822 milyar dolara, yapay zekâ harcamalarının ise 2,7 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor. Rakamlardan da anlıyoruz ki; kurumlar için asıl mesele yalnızca veriyi korumak değil, olası bir kesinti sonrasında operasyonların ne kadar hızlı ve güvenli biçimde sürdürebileceğidir.” değerlendirmesini yaptı. “Kurumların yalnızca teknolojik kapasiteye değil, operasyonel gereksinimlere de odaklanması gerekiyor” Kamu ve özel sektörde 25 yılı aşan sektörel deneyime sahip olduğunu belirten Gündoğdu, özellikle son yıllarda kurumların veri güvenliği ve iş sürekliliğine yönelik yatırımlarında önemli bir dönüşüm yaşandığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Kurumların yedekleme, felaket kurtarma ve iş sürekliliği mimarilerini oluştururken yalnızca teknolojik kapasiteye değil, operasyonel gereksinimlere de odaklanması gerekiyor. İş sürekliliği planlamasında RPO ve RTO gibi kavramlar kritik önem taşıyor. Kurumun hangi noktadaki veriye geri dönebileceği ve sistemlerini ne kadar sürede yeniden çalıştırabileceği önceden belirlenmeli. Bu süreçlerin düzenli olarak test edilmesi, sürdürülebilir ve ölçülebilir hale getirilmesi gerekiyor. Çünkü yaşanan bir kesinti yalnızca teknik bir problem değil; mali kayıp, operasyonel aksama ve itibar riski anlamına da geliyor.” Yapay zekâ yatırımlarında altyapı ve yönetişim birlikte ele alınmalı Yapay zekâ yatırımlarının veri merkezi kapasitesi, enerji gereksinimleri ve kurumsal altyapılar üzerindeki etkisine dikkat çeken Gündoğdu, bu alandaki yatırımların bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte kurumların işlem kapasitesi, veri yönetimi ve entegrasyon ihtiyaçları da büyüyor. Ancak yalnızca daha güçlü sunuculara veya daha büyük modellere yatırım yapmak yeterli değil. Bu sistemlerin güvenli, erişilebilir, yönetilebilir ve kesintilere dayanıklı olması gerekiyor. Dolayısıyla yapay zekâ yatırımlarının başarısı, arkasındaki altyapının ve yönetişim mekanizmalarının olgunluğuyla doğrudan ilişkili.” Agentic AI ile bilgi, kontrollü aksiyona dönüşüyor Kurumsal yapay zekâ teknolojilerinin yeni bir aşamaya geçtiğini belirten Gündoğdu, özellikle Agentic AI yaklaşımının iş süreçlerinde önemli değişiklikler yaratacağını söyledi. “Bugüne kadar yapay zekâyı çoğunlukla sorulara yanıt veren, bilgiye erişimi kolaylaştıran veya içerik üreten sistemler olarak değerlendirdik. Agentic AI ile birlikte bu yaklaşım değişiyor. Artık sistemler yalnızca bilgi üretmekle kalmıyor; belirli hedefler doğrultusunda süreçleri analiz edebiliyor, farklı kurumsal uygulamalarla etkileşime geçebiliyor ve tanımlanan yetkiler çerçevesinde aksiyon başlatabiliyor.” Bu dönüşümde insan unsurunun önemini koruduğunu vurgulayan Gündoğdu, “İnsan unsuru bizim için son derece kıymetli. Yapay zekânın amacı insanı iş süreçlerinden çıkarmak değil, çalışanların zamanını daha yüksek katma değerli alanlara yönlendirmek olmalı. Tekrarlayan ve operasyonel yoğunluğu yüksek süreçlerde yapay zekâdan yararlanırken, kritik karar noktalarında insan gözetimini ve onay mekanizmalarını korumamız gerekiyor. Kurumsal dünyada gerçek değer yaratacak yaklaşımın kontrollü otonomi olduğuna inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Kurumsal yapay zekânın temelinde orkestrasyon bulunuyor Yapay zekâ sistemlerinin kurumsal yapılara entegrasyonunun yalnızca büyük dil modelleriyle çözülemeyeceğini belirten Gündoğdu, orkestrasyon katmanlarının önemine dikkat çekerek “Kurumsal yapılarda ERP, CRM, BT yönetim sistemleri, veri tabanları ve farklı uygulamalardan oluşan karmaşık teknoloji ekosistemleri bulunuyor. Yapay zekânın gerçek iş değeri üretebilmesi için bu sistemlerle güvenli biçimde etkileşime geçebilmesi gerekiyor. Asıl mesele farklı teknolojileri bir araya getirmekten çok, bunların doğru bir mimari içerisinde birlikte çalışmasını sağlamak. Veri kaynaklarını, kurumsal uygulamaları, yapay zekâ ajanlarını ve insan onay mekanizmalarını bir araya getiren orkestrasyon katmanları bu nedenle kritik önem taşıyor. Yetkilendirme, izlenebilirlik ve denetlenebilirlik bu mimarinin ayrılmaz parçaları olmalı” değerlendirmesinde bulundu. GBA Bilişim’in öncelikli pazar hedefi Birleşik Krallık GBA Bilişim’in gelecek hedeflerine ilişkin bilgiler paylaşan Gündoğdu, şunları söyledi: “Türkiye’de edindiğimiz kurumsal teknoloji ve entegrasyon deneyimini daha geniş bir coğrafyaya taşımayı hedefliyoruz. Özellikle Birleşik Krallık, uluslararası büyüme stratejimizde öncelikli değerlendirdiğimiz pazarlardan biri. Amacımız yalnızca yeni pazarlarda faaliyet göstermek değil, Türkiye'de geliştirdiğimiz teknik yetkinliği ve saha deneyimini uluslararası ölçekte değer üreten bir yapıya dönüştürmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KOSKİ, Altyapı Yönetiminde Kullandığı 68 Akıllı Uygulamayla Öncü Haber

KOSKİ, Altyapı Yönetiminde Kullandığı 68 Akıllı Uygulamayla Öncü

Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, su ve kanalizasyon hizmetlerinde teknolojinin sunduğu imkanlardan en etkin şekilde yararlanıyor. Şehrin altyapısını daha güvenli, hızlı ve verimli yönetmek amacıyla 68 akıllı şehir uygulamasını hayata geçiren KOSKİ, veri analizi, yapay zeka, saha yönetimi, bilgi güvenliği ve kurumsal entegrasyon alanlarında geliştirdiği sistemlerle Konya’nın geleceğin altyapısını bugünden inşa ediyor. KOSKİ Genel Müdürlüğü, gelişen teknolojileri altyapı hizmetlerine entegre ederek su ve kanalizasyon hizmetlerinde operasyonel verimliliği artırırken, karar alma süreçlerini de güncel ve doğru verilerle destekliyor. Akıllı şehir uygulamaları sayesinde sahadan elde edilen veriler anlık olarak takip edilebiliyor, kaynakların daha etkin kullanılması ve vatandaşlara sunulan hizmetlerin kalitesinin artırılması sağlanıyor. KOSKİ TEKNOLOJİYİ ALTYAPININ HER NOKTASINA TAŞIYOR Şehrin ihtiyaçlarına uygun olarak geliştirilen ve hizmete sunulan 68 akıllı şehir uygulaması; veri yönetiminden saha operasyonlarına, bilgi güvenliğinden araç ve personel takibine kadar KOSKİ'nin farklı çalışma alanlarını kapsıyor. KOSKİ'nin başlıca akıllı şehir teknolojileri arasında Ali Kuşçu Mobil Veri Merkezi, SUVERAN Su Veri Analiz Yazılımı, Sunucu İzleme Sistemleri, Akıllı Sağlık ve Konum Takip Sistemleri, Mobil EKS Dolum Uygulaması, Mobil PDKS, e-Taksit ve e-Çay uygulamaları yer alıyor. Bunun yanı sıra Yapay Zeka Destekli Uygulamalar ile teknolojinin sunduğu yeni imkanlardan yararlanılırken, Tek Çatı Sistemi sayesinde farklı hizmet ve sistemlerin daha bütünleşik, daha güvenli bir yapıda yönetilmesi sağlanıyor. SAHA OPERASYONLARI AKILLI SİSTEMLERLE YÖNETİLİYOR KOSKİ'nin akıllı şehir uygulamaları saha çalışmalarında da önemli kolaylıklar sağlıyor. Katodik Koruma Sistemleri, Online Yangın Hidrant Sistemi, Kartlı Tanker Dolum Sistemi, Pompa Test İstasyonu ve Vana Test İstasyonu gibi uygulamalarla altyapı tesislerinin kontrol, takip ve işletme süreçleri teknolojik imkanlarla destekleniyor. Araç Takip Merkezi ile hizmet araçlarının takibi sağlanırken, akıllı sağlık ve konum takip sistemleri sayesinde personelin sahadaki güvenliğinin ve operasyonel süreçlerin daha etkin şekilde yönetilmesine katkı sunuluyor. BİLGİ GÜVENLİĞİ VE VERİ SÜREKLİLİĞİ ÖNCELİKLİ Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, altyapı hizmetlerinin dijitalleşmesiyle birlikte bilgi güvenliğine ve sistemlerin kesintisiz çalışmasına da önem veriyor. Bu kapsamda ISO 27001:2023 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Sertifikasyonu ile bilgi güvenliği süreçleri güvence altına alınırken, Felaket Kurtarma Merkezi ile kritik sistemlerin sürekliliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalar yürütülüyor. Kurumlar Arası Entegrasyon Sistemi sayesinde farklı kurum ve sistemler arasındaki veri paylaşımı ve entegrasyon imkanları geliştirilirken, KOSKİ Teknoloji Müzesi ile kurumun teknolojik gelişim sürecinin gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ ile Bulutun Kuralları Yeniden Yazılıyor Haber

Yapay Zekâ ile Bulutun Kuralları Yeniden Yazılıyor

Yapay zekâ hizmetleri ve AI-optimize sunucular için önümüzdeki dönemde yüz milyarlarca dolarlık küresel bir yatırım dalgası bekleniyor. Bunun temel nedeni ise açık: Bulut, yapay zekâ, veri ve uygulama yaşam döngüsü, artık doğal ve vazgeçilmez işletim zemini hâline gelmiş durumda. Bu hızlı dönüşüm, yerel veri egemenliği, regülasyon uyumu ve sürdürülebilir altyapı ihtiyacını da hiç olmadığı kadar görünür kılıyor. Bu çerçevede, Türkiye’nin %100 yerli sermayeli bulut sağlayıcılarından vMind CEO’su Volkan Duman “Yapay zekânın veri ve uygulama yaşam döngüsünde doğal çalışma zemini olarak bulutu merkeze almayan hiçbir yaklaşım uzun vadede sürdürülebilir değil” diyor. Üretken Yapay Zekâ Çağında Kazananlar: Bulutu Doğru Konumlayanlar Olacak 2026 yılı itibarıyla yapay zekâ pazarı küresel ölçekte devasa bir ivme yakalamış olsa da iş dünyasında bu teknolojinin nasıl hayata geçirileceğine dair yön arayışı devam ediyor. Yapılan araştırmalar, kurumların %81’inin üretken yapay zekânın dönüştürücü gücüne tam bir güven duyduğunu; ancak bu değişime uyum sağlamakta zorlanan kesimin oranının %57 gibi kritik bir seviyede olduğunu gösteriyor. Şirketler bugün, yüksek yatırım iştahı ile risk algısı arasındaki ince çizgide bir denge kurmaya çalışıyor. Bu tabloyu değerlendiren vMind CEO’su Volkan Duman, yapay zekâ yatırımlarında başarının anahtarının "doğru zemin" seçimi olduğunu vurguluyor. Pazardaki geleneksel refleksi eleştiren Duman, değerlendirmesinde şu noktalara dikkat çekiyor; "Pazarda hâlâ ‘donanım al-kur’ yaklaşımının sürdüğünü görüyoruz. Oysa bugün asıl odaklanmamız gereken soru; yapay zekâyı nerede ve nasıl çalıştırdığımızdır. Hız, ölçeklenebilirlik, maliyet optimizasyonu ve regülasyon uyumu gibi kritik başlıklarda, bulut üzerinden tüketilen ve uçtan uca yönetilen bulut hizmetleri açık ara avantaj sağlıyor." Doğrudan sunucu ve altyapı yatırımı yapma eğiliminin yerini, daha esnek ve verimli modellerin alması gerektiğini belirten Volkan Duman; önümüzdeki dönemin kazananlarının "altyapı sahibi olmak" yerine, bu süreci uzman bir iş ortağıyla bulut üzerinden yönetenler olacağını ifade ediyor. Bu süreçteki yetkinliğini küresel bir başarıyla da taçlandıran vMind, "IDC MarketScape: Türkiye Public Cloud Infrastructure as a Service 2025 Vendor Assessment" raporunda “Major Player” (Önemli Oyuncu) olarak konumlandırıldı. Bu başarı, vMind’ın sadece yerel bir oyuncu olmadığını, aynı zamanda küresel standartlarda altyapı ve yönetilen hizmet sunma kapasitesine sahip olduğunu bir kez daha kanıtladı. “Tek Bir Bulut Sağlayıcısıyla Tüm Süreçleri Yönetmek Artık Gerçekçi Değil” Küresel ölçekte veri merkezlerine olan ilginin artmasıyla bu dönüşüm hızlanırken, 2032’ye kadar yapay zekâ pazarının; platformlar, modeller ve özellikle servis olarak sunulan AI çözümleriyle milyarlarca dolarlık bir hacme ulaşacağı öngörülüyor. Bu büyümenin en önemli itici gücünün, kurumların karmaşık yapıları kendi başına yönetmek yerine uzman bulut ve yönetilen hizmet sağlayıcılarla çalışmayı tercih etmesi olacağı ifade ediliyor. Türkiye’de de benzer bir eğilim öne çıkıyor. Kuruluşların yapay zekâyı; süreç otomasyonu, IT optimizasyonu, veri analitiği, kalite ve hata kontrolü gibi somut kullanım senaryoları üzerinden hayata geçirmesi bekleniyor. Ancak çoklu bulut mimarilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, bu yapıların etkin yönetilmesi başlı başına bir uzmanlık alanına dönüşüyor. Volkan Duman, yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, bulutu da kapsayan uçtan uca bir dijital dönüşüm yaklaşımıyla ele alan oyuncuların pazarda öne çıkacağını belirterek, "Multicloud yönetimi ve bulut üzerinden yönetilen hizmetler, önümüzdeki dönemde yapay zekâ yatırımlarının başarısını belirleyecek temel unsurlar olacak" dedi. portvMind ile Ölçeklenme ve Küresel Açılım Dönemi vMind, “Bulutta İşler Değişecek” mottosuyla 2025 yılında hayata geçirdiği portvMind Public Cloud platformuyla, küresel devlerin baskın olduğu alanda güçlü bir yerli alternatif oluşturdu. Yıldız Teknopark’ta Türk mühendisler tarafından geliştirilen bu platform; esnek mimarisi, dakika bazlı faturalandırma modeli ve yerel veri egemenliği odağıyla işletmelerin dijital dönüşümünü hızlandırırken, altyapı maliyetlerinde %30’a varan tasarruf sağlıyor. Şirket, 2026 yılını bir "ölçeklenme ve uluslararası açılım yılı" olarak konumlandırıyor. 2026 yatırım planı kapsamında vMind; işlem gücü, depolama ve ağ altyapısını iki katına çıkarmayı, yeni felaket kurtarma merkezleri açmayı ve Avrupa’da veri merkezi yatırımı için somut adımlar atmayı hedefliyor. EMEA ve META bölgeleri başta olmak üzere kanal ortaklıklarıyla büyümeyi planlayan şirket, teknik ekibini de %25 oranında büyüterek siber güvenlik ve AI alanındaki yetkinliğini derinleştirmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.