Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fiba Grubu

Kapsül Haber Ajansı - Fiba Grubu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fiba Grubu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakım Eşitliği Şirketler Ağı Uygulama Dönemine Başlıyor Haber

Bakım Eşitliği Şirketler Ağı Uygulama Dönemine Başlıyor

Ağ kapsamında ayrıca bakım eşitliği alanındaki bilgi üretimini güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen Bakım Eşitliği Araştırma Destek Programı ile iki araştırmaya toplam 300 bin TL destek sağlanacak. Özyeğin Üniversitesi’nin bakım emeği ve zihinsel iş yükünün çalışma yaşamındaki etkilerini ortaya koyan Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, ilk üye şirketleriyle birlikte uygulama dönemine geçti. Ağ, bakım sorumluluklarının kadınların çalışma hayatında kalmaları, kariyerlerinde ilerlemeleri ve sahip oldukları potansiyeli ekonomik değere dönüştürmeleri üzerindeki etkisini şirketlerin kendi verileri ve deneyimleri üzerinden ele almayı hedefliyor. Yaklaşık 12 aya yayılan dönüşüm yolculuğunda şirketler mevcut politika ve çalışan ihtiyaçlarını değerlendirecek, elde edilen bulgular doğrultusunda kuruma özgü yol haritaları oluşturacak. Süreç; politika ve uygulama tasarımından eğitim ve atölyelere, çalışan ihtiyaçlarına yönelik pilot projelerden şirketler arası deneyim paylaşımına uzanacak. Yolculuğun sonunda şirketlerin kaydettiği ilerleme değerlendirilerek sonuçlar raporlanacak. Böylece araştırmayla görünür kılınan bakım eşitsizliğinin, şirketlerin kendi gerçekleri üzerinden somut ve kalıcı kurumsal uygulamalara dönüşmesi hedefleniyor. Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nın kurucu sponsorluğunu ise Fiba Grubu üstleniyor. İlk Üyeler Kendi Kurumlarının Bakım Eşitliği Profilini Çıkaracak Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nda her şirketin yolculuğu kendi ihtiyaçları doğrultusunda şekillenecek. İlk aşamada kurumların mevcut politika ve uygulamaları değerlendirilecek; çalışanların bakım emeği, zihinsel iş yükü, kariyer ve fırsat eşitliği deneyimleri ile kurum kültürüne ilişkin ihtiyaçları veri toplama araçlarıyla ortaya konacak. Kurum içi anonim ölçümler, mevcut veri ve politikaların analizi, atölyeler ve odak grupları bu sürecin araçları arasında yer alacak. İhtiyaç duyan şirketler Özyeğin Üniversitesi tarafından geliştirilen Bakım ve Zihin Yükü Analiz Aracı (Care & Mental Load – CML Kit) ölçüm mekanizması ile daha derin ve kuruma özgü bir analiz de gerçekleştirebilecek. Ağ’ın veri toplama modeli tek bir araca bağlı olarak değil; şirketlerin kendi risk ve fırsat alanlarını daha ayrıntılı biçimde belirlemelerine olanak sağlayan araçlardan biri olarak konumlanıyor. Elde edilen veriler doğrultusunda her şirket için öncelikli dönüşüm alanları belirlenecek. Kuruma özgü politikaların geliştirilmesi, yeni mekanizma ve projelerin tasarlanması, çalışan ve yöneticilere yönelik eğitim ve atölyeler ile iyi uygulamaların şirketler arasında paylaşılması bu yolculuğun parçalarını oluşturacak. Ağ’ın destek modeli veri toplama, politika tasarımı, proje danışmanlığı, eğitim ve şirketler arası öğrenmeyi birlikte ele alıyor. Akademik Bilgi ve İş Dünyası Deneyimi Aynı Masada Konuşmasında bakım eşitliğinin yalnızca sosyal politika alanı değil, çalışma hayatı ve rekabet gücü açısından da ele alınması gerektiğini vurgulayan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizdeki veriler, bakım sorumluluğunun daha çok kadınlar üzerinde olduğunu gösteriyor. TÜİK verilerine göre, hanesinde 3 yaşın altında çocuğu bulunan 25-49 yaş grubundaki erkeklerin yüzde 91’i istihdamda iken, bu oran kadınlarda yalnızca yüzde 27. Birçok kadın, eğitimli ve deneyimli olsa dahi, yeterli destek mekanizmaları olmadığı için çalışma hayatına hiç dahil olamıyor ya da çalışma hayatından erken kopuyor. Bakım eşitliği, kadınların ekonomik yaşama eşit katılımı için temel koşullardan biri. Son Orta Vadeli Program’da bakımın çalışma hayatını ve ekonomik kalkınmayı doğrudan etkileyen bir alan olarak ele alınmasını ve bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik planlanan adımları bu açıdan kıymetli görüyoruz. Çözüm tek bir aktörün sorumluluğunda değil. Bakım sorumluluğunun dengeli paylaşımı için kamunun nitelikli ve kurumsal bakım hizmetlerini güçlendirmesi, yerel yönetimlerin sahadaki veriden destek alarak erişilebilir hizmetleri yaygınlaştırması, iş dünyasının çalışanları için destek araçlarını devreye alması gerekli. Bakımın kadınların doğal sorumluluğu olduğu yönündeki toplumsal kalıpları ise hep birlikte dönüştürmeliyiz. Ağ, şirketlerin kendi durumlarını veriye dayalı biçimde görmesine, çalışanlarının ihtiyaçlarına uygun politikalar geliştirmesine ve farklı deneyimlerden öğrenmesine destek oluyor. Bu sebeple biz de Ağ’ı bakım eşitliğini kültüre dönüştüren bir yapı olarak görüyoruz. Özyeğin Üniversitesi’nin ölçüm ve araştırma birikimi ile TÜSİAD’ın iş dünyasında yaygınlaştırma ve politika önerisi geliştirme deneyimini bir araya getirerek bakım eşitliğini kurumsal uygulamalara dönüştürmeyi hedefliyoruz. Buradan iş dünyasını bu ağın bir parçası olmaya, kendi kurumlarında bakım eşitliğini ölçmeye ve somut adımlar atmaya davet ediyorum.” Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan, Ağ’ın ilk üyeleriyle uygulama dönemine geçmesinin akademik bilginin toplumsal etkiye dönüşmesi açısından önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bakım eşitliği, yalnızca kadınların çalışma hayatındaki konumuyla ya da çalışan deneyimiyle sınırlı bir konu değil; Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınma kapasitesini doğrudan ilgilendiren stratejik bir mesele. Bir kadının bakım sorumlulukları nedeniyle işinden ayrılması, yalnızca bireysel bir kariyer kaybı anlamına gelmiyor; kurumların yetişmiş insan kaynağını, Türkiye’nin ise eğitim ve deneyimle oluşturduğu insan sermayesinin önemli bir bölümünü kaybetmesi anlamına geliyor. Bu nedenle mesele yalnızca daha fazla kadının çalışma hayatına katılması değil, kadınların kariyerlerinin her aşamasında potansiyellerini ortaya koyabilmelerini ve bu potansiyelin ekonomik değere dönüşmesini sağlayabilmek. Özyeğin Üniversitesi olarak ‘Global Etkisi Yüksek Girişimci Araştırma Üniversitesi’ vizyonumuz doğrultusunda, bilimsel bilginin toplumsal ve ekonomik değere dönüşmesini temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nı da bu anlayışın somut bir örneği olarak değerlendiriyoruz. Akademik araştırmanın ve verinin, iş dünyasının deneyimi ve uygulama gücüyle buluştuğu bu yapı sayesinde, bakım eşitliği konusunda yalnızca farkındalık yaratmayı değil, şirketlerin kendi gerçeklerinden hareketle ölçülebilir ve sürdürülebilir dönüşümler yaratmasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu ağın asıl başarısını, kaç şirketin bir araya geldiğiyle değil; daha fazla kadının çalışma hayatında kalması, kariyerinde ilerlemesi, kurumların insan kaynağını daha etkin değerlendirmesi ve bakım sorumluluklarının daha adil paylaşılması için somut değişimlerin hayata geçirilmesiyle değerlendireceğiz. Akademi ile iş dünyasının aynı masada ürettiği bu deneyimin zaman içinde daha geniş bir dönüşüme öncülük etmesini ve Türkiye’nin insan kaynağının tamamından daha güçlü biçimde yararlanmasına katkı sağlamasını önemsiyoruz.” İlk Şirketlerin Deneyimi Ortak Bilgi Birikimine Dönüşecek Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nın önemli bileşenlerinden birini şirketler arası öğrenme oluşturuyor. Üye şirketler kendi kurumlarında geliştirdikleri uygulamaları, karşılaştıkları ihtiyaçları ve elde ettikleri deneyimleri Ağ içerisinde paylaşabilecek. Böylece farklı sektörlerden şirketlerin deneyimleri ortak bir bilgi havuzunda buluşacak; iyi uygulamaların çoğalması ve şirketlerin birbirlerinin deneyimlerinden öğrenmesi desteklenecek. Ağın ilk üyeleri arasında Boyner Grup, Coca-Cola İçecek, Fiba Grubu, Garanti BBVA ve TAV Havalimanları yer alıyor. İlk üyelerle uygulamaya geçen bu modelin yeni şirketlerin katılımıyla genişlemesi ve bakım eşitliği konusunda iş dünyasında ortak bir dönüşüm zemini yaratması hedefleniyor. Bakım Eşitliği Alanındaki Yeni Araştırmalara 300 Bin TL Destek Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, iş dünyasındaki dönüşümü desteklerken bakım emeği ve bakım eşitliği alanındaki veri ve araştırma açığının azaltılmasına da katkı sunmayı hedefliyor. Bu amaçla başlatılan Araştırma Destek Programı ile lisansüstü eğitimine devam eden ya da yüksek lisans veya doktora derecesini son beş yıl içinde tamamlamış erken kariyer araştırmacıların özgün çalışmalarına destek verilecek. Program kapsamında seçici kurul tarafından belirlenecek iki araştırmanın her birine 150 bin TL olmak üzere toplam 300 bin TL araştırma desteği sağlanacak. Araştırma önerileri; özgünlük ve alana katkı, kuramsal çerçeve ve yöntem, bakım emeği ve bakım eşitliğiyle ilişkisi, uygulanabilirlik ile etik kriterleri doğrultusunda değerlendirilecek. 11 Ekim 2026’da başlayacak başvurular 11 Aralık 2026 saat 23.59’a kadar devam edecek. Sonuçlar Şubat 2027’de düzenlenmesi planlanan Bakım Eşitliği Şirketler Ağı Zirvesi ve Bakım Eşitliği Konferansı’nda açıklanacak. Veriler Dönüşüm İhtiyacını Ortaya Koyuyor Ağ’ın bilimsel zeminini oluşturan Özyeğin Üniversitesi’nin “Bakım Emeği ve Zihinsel İş Yükünün Beyaz Yakalı Çalışanlar Üzerindeki Etkisi” araştırması, bakım sorumluluklarının çalışma yaşamı, kariyer sürekliliği ve insan kaynağının etkin kullanımı üzerindeki etkisine işaret ediyor. Araştırmaya göre kadınlar bakım emeğinin yüzde 57’sini, erkekler yüzde 33’ünü üstlenirken; zihinsel iş yükü kadınlarda yüzde 60, erkeklerde yüzde 35 seviyesinde. Evli ve çocuklu kadınların yüzde 15’i bakım sorumlulukları nedeniyle en az bir terfi teklifini reddettiğini, kadınların yüzde 31’i ve evli-çocuklu kadınların yüzde 37’si ise bakım nedeniyle işten ayrıldığını belirtiyor. Araştırmada katılımcıların yüzde 85’inin, bakım eşitliği politikaları sunan bir işvereni tercih etmeye daha yatkın olduğunu belirtmesi de konunun şirketlerin yetenek stratejileri açısından taşıdığı önemi ortaya koyuyor. İlk üyeleriyle uygulama dönemine geçen Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, yeni şirketlerin katılımıyla büyüyerek bakım eşitliği konusunda iş dünyasında ortak bir dönüşüm hareketi yaratmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fiba Grubu’ndan eşitsizliğe  ayna tutan farkındalık filmi Haber

Fiba Grubu’ndan eşitsizliğe ayna tutan farkındalık filmi

Kadınlar ve erkekler arasındaki bakım emeği ve zihinsel iş yükü paylaşımındaki eşitsizliğe dikkat çekmek üzere hayata geçirilen Yük Olmasın projesi kapsamında Fiba Grubu, 29 Şubat Eşit Bakım Emeği Günü ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü arasında şehrin farklı noktalarında dikkat çekici çalışmalar gerçekleştirdi. Kamusal alanda hayata geçirilen enstalasyonlar ve farkındalık uygulamalarıyla görünmeyen yükleri gündelik hayatın içine taşıyan Fiba Grubu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde izleyiciyle buluşturduğu çarpıcı farkındalık filmiyle de çağrısını geniş kitlelerle buluşturuyor. “Yükü fark et” çağrısı Kreatif fikri Mowo İstanbul’a, prodüksiyonu ise Gonzo Film’e ait olan film, kadınlar ve erkekler arasında adil paylaşılmayan zihinsel iş yüküne dikkat çekiyor. “Mesai bittiğinde, işler gerçekten bitiyor mu?” sorusundan hareketle kurgulanan film, iş hayatının ardından başlayan görünmeyen ikinci mesaiyi çarpıcı bir karşıtlık üzerinden anlatıyor. Filmde, bir kadın ve bir erkek iş sonrası aynı asansöre binerken; erkeğin kendisini bekleyen ek bir sorumluluk olmadığı için zihninin rahatlığı yansıtılırken, kadının telefonuna art arda gelen mesajlar ve sorularla zihinsel iş yükünün yoğunluğu görünür hale geliyor. Dış sesin “Bu yükü fark et. Paylaş ki #YükOlmasın!” çağrısıyla film, sorumlulukların adil paylaşımına yönelik güçlü bir farkındalık mesajı veriyor. Farkındalık çalışmaları İstanbul’un farklı noktalarına taşındı Fiba Grubu, proje kapsamında yalnızca dijital mecralarda değil, kamusal alanda da görünürlük yaratan çalışmalar gerçekleştirdi. 29 Şubat Eşit Bakım Emeği Günü vesilesiyle hayata geçirilen özel çalışmada, üzerindeki onlarca post-it ile Şehir Hatları vapuruna binen bir kadın, gündelik yaşamda kadınların üstlendiği görünmeyen sorumlulukları sessiz ama çarpıcı bir anlatımla görünür kıldı. Doktor randevularından alışverişe, iş takibinden ev içi planlamaya kadar uzanan bu hatırlatıcılar, fark edilmeyen bakım emeği ve zihinsel iş yükünü kamusal alana taşıdı. Kentin merkez noktalarında enstalasyonlar Öte yandan İstanbul’un farklı noktalarında kurgulanan deneyim alanlarıyla ziyaretçiler, bakım emeği ve zihinsel iş yükü üzerine düşünmeye davet edildi. Terminal İstanbul’da kurulan labirent, katılımcılara ne kadar sorumluluk üstlendiklerini ve ne kadarını partnerleriyle paylaştıklarını sorgulatırken; Mecidiyeköy Metro İstasyonu’ndaki enstalasyon, kadınların hayat içinde aynı anda taşımak zorunda kaldıkları farklı rolleri “Bir kadının kaç şapkası var?” sorusuyla görünür kıldı. Marks&Spencer Bağdat Caddesi mağazası önünde konumlandırılan çalışma ise gündelik hayatta üst üste binen işlerin nasıl görünmeyen bir yüke dönüştüğüne dikkat çekti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hatay Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi Eğitime Başladı Haber

Hatay Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi Eğitime Başladı

Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi adıyla eğitime başlayan okulun açılış töreninde konuşan Hüsnü M. Özyeğin Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Hüsnü Özyeğin; kentin iyileşme sürecine katkıda bulunmayı ve öğrencilerin nitelikli bir ortamda eğitimlerine devam etmelerini amaçladıklarını dile getirdi. 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde ağır hasar görmesi nedeniyle kontrollü olarak yıkılan Hatay Osman Ötken Anadolu Lisesi, öğrencilerine kavuştu. Hüsnü M. Özyeğin Vakfı tarafından Fiba Grubu şirketlerinden Gelecek Varlık Yönetimi’nin destekleriyle yeniden inşa edilen okul, eğitime Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi adıyla devam edecek. 24 derslikli olarak inşa edilen Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi, Hüsnü M. Özyeğin Vakfı tarafından yapımı tamamlanan 30’uncu okul oldu. Öğrencilerin çeşitli alanlarda gelişimlerini destekleme hedefiyle planlanan lise bünyesinde fizik–kimya–biyoloji ortak laboratuvarı, görsel sanatlar atölyesi, müzik atölyesi, kütüphane, çok amaçlı salon, açık basketbol sahası ve açık voleybol sahası bulunuyor. “Öğrencilerin nitelikli ve güvenli bir ortamda öğrenimlerini sürdürmelerini amaçladık” Okulun resmi açılış töreni Hatay Valiliği, il ve ilçe Milli Eğitim Müdürlükleri ve Belediye Başkanlıklarının yanı sıra Hüsnü M. Özyeğin Vakfı ve Gelecek Varlık Yönetimi’nden üst düzey yöneticilerin de katılımıyla gerçekleşti. Törende konuşan Hüsnü M. Özyeğin Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Hüsnü Özyeğin, “Hatay’da birçok başarılı öğrenci yetiştirmiş olan bu okulun deprem sonrasında yeniden inşasını üstlenirken amacımız, şehrin iyileşme sürecine katkıda bulunmak ve öğrencilerin nitelikli ve güvenli bir ortamda öğrenimlerini sürdürmeleriydi” ifadelerini kullandı. Özyeğin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her zaman önce insan faktörüne inandım ve en değerli yatırımın ülke insanının geleceğine yapılan yatırım olduğunu savundum. Çünkü bir ülkenin gelişimi, yetiştirdiği gençlerle doğrudan ilişkilidir. Fiziksel yapılar zamana yenilebilir ve zamanla da yenilenebilir. Asıl önemli olan, o yapıların içinde yetişen nesillerdir. Sevgili gençler, burada alacağınız eğitimin, gelecekte vereceğiniz kararlarda önemli bir rolü olacak. Çalışmaktan vazgeçmeyin ve karşılaştığınız zorluklar karşısında geri durmayın. İş hayatında 50 yılı geride bırakmış, Vakfımızın çatısı altında ülkemize pek çok okul ve yurt kazandırmış biri olarak, hala bir sürü yapmak istediğim şeyin ve hayallerimin olduğunu vurgulamak isterim. Her bir gencimizin de bu ülkeye ve kendilerine dair büyük hayaller kurması, o hayaller için durmadan çalışması en büyük dileklerimden biri.” “Bizim için yalnızca okul desteği değil, geleceğe inancımızın güçlü bir göstergesi” Gelecek Varlık Yönetimi Genel Müdürü Sezin Ünlüdoğan ise şu değerlendirmede bulundu; “Gelecek Varlık olarak bireylerin ve kurumların finansal özgürlüğe kavuşma yolculuğunda, ekonomik sisteme değer kazandırırken toplumsal faydayı da sorumluluğumuzun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu yönde Hatay’da Hüsnü M. Özyeğin Vakfı ile birlikte yeniden inşasını sağladığımız, yeni adıyla Hüsnü Özyeğin Anadolu Lisesi’nin açılışı, bizim için yalnızca bir okul desteğinden ibaret değil; geleceğe, eğitime ve gençlerimizin potansiyeline duyduğumuz inancın güçlü bir göstergesidir. Bu anlayışla, ülkemiz için kalıcı değerler üretmeye devam edeceğiz.” Hüsnü M. Özyeğin Vakfı’nın deprem bölgesi destekleri Fiba Grubu ve Hüsnü M. Özyeğin Vakfı, 6 Şubat depremlerinin ardından afet bölgesinde eğitim, sağlık, barınma ve gıda odak alanlarında çalışmalar yürüttü. Afetten etkilenen bölgelerde umudun yeniden yeşertilmesi için Adıyaman, Nurdağı-Gaziantep ve Defne-Hatay’da kurulan konteyner kentlerle 5 bin kişinin barınma ihtiyacı karşılandı. Nurdağı’nda 8, Defne’de 11 derslikli okullar eğitime kazandırıldı; çocukların fiziksel gelişimi için çok amaçlı spor sahaları inşa edildi. Adıyaman, Gaziantep ve Hatay’da açılan AÇEV Çocuk ve Aile Merkezleri’nde konteyner kentlerde kalan çocukların eğitimleri desteklendi, ailelere psiko-sosyal destek sunuldu. Çukurova Üniversitesi, ulusal ve uluslararası önemli tıp dernekleriyle birlikte depremde uzuv kaybı yaşayan çocukların ortez, protez ve rehabilitasyon ihtiyaçlarını karşılamak için Çocuk İyilik Merkezi hayata geçirildi. Bugüne kadar protez ve ortez desteği, psikolojik destek, eğitim bursu ve mesleki eğitimler ile toplam 155 çocuğa ulaştı. Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ve TOKTUT, afet koşullarına bağlı olarak çocukların karşılaştığı beslenme eksikliklerinin giderilmesine destek olmak için Hatay Valiliği’nin koordinasyonunda ve Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle “Sağlıklı Beslen Sevgiyle Büyü” Okul Beslenme Desteği Projesi'ni hayata geçirdi. Proje kapsamında, Antakya’daki konteyner kentlerde yer alan 25 anaokulundaki bin 350 çocuğa, 2024-25 eğitim öğretim yılı boyunca 200 bin adet beslenme paketi dağıtıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fiba Commercial Properties’ten Moldova’ya Stratejik Yatırım Haber

Fiba Commercial Properties’ten Moldova’ya Stratejik Yatırım

Marriott Moxy, Residence Inn by Marriott ve Medpark City Clinic’i kapsayan proje, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizminin yeni merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor. Yatırımın Fiba Grubu’nun bölgeye duyduğu uzun vadeli güvenin güçlü bir göstergesi olduğunu vurgulayan Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, “Bölgeyi çok iyi tanıyor, potansiyelini biliyoruz. Yatırımlarımızla hem grubumuza hem de ülkeye uzun vadeli katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi. Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürme hedefiyle çıktıkları yolda önemli adımlar attıklarını vurgulayan Fiba CP CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, “Bu projeyle, uluslararası standartlarda sağlık ve konaklama çözümleri sunarak bölgede önemli bir ihtiyaca yanıt vermeyi hedefliyoruz. Bu yatırım; sosyal, kültürel ve kentsel gelişimi destekleyen, bütüncül yaşam alanları oluşturma vizyonumuzun da somut bir yansıması” dedi. Fiba Commercial Properties ve Summa iş birliğiyle, Moldova’nın başkenti Kişinev’de uluslararası standartlarda iki otel ve yeni nesil sağlık altyapısını kapsayan karma kullanım projesinin temel atma töreni gerçekleştirildi. Marriott International bünyesindeki Moxy Hotels ve Residence Inn by Marriott markalarını aynı projede buluşturan bu önemli yatırım, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizmi merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Proje kapsamında ayrıca, yeni nesil sağlık hizmetleri sunacak Medpark City Clinic de yer alacak. Uluslararası Markalar, Yeni Nesil Konseptler Projede yer alan Moxy Hotels, genç ve dinamik yaşam tarzına hitap eden modern tasarımı ve teknoloji odaklı hizmet anlayışıyla öne çıkarken; Residence Inn by Marriott, uzun süreli konaklama ihtiyacına yönelik yeni bir konsepti Moldova pazarına taşıyacak. Kompleksin bir diğer önemli bileşeni olan Medpark City Clinic, Moldova’da JCI (Joint Commission International) akreditasyonuna sahip tek özel hastane olan Medpark International Hospital’ın altyapısıyla entegre çalışacak. Klinik; ileri tıp teknolojileri, uluslararası standartlar ve sertifikalı uzman kadrosuyla sağlık turizmine de katkı sağlamayı hedefliyor. Bölgesel Etki ve Uzun Vadeli Değer Toplam 40 milyon avro yatırım bedeline sahip olan projenin, 2028 yılının ilk yarısında tamamlanarak faaliyete geçmesi planlanıyor. Proje, Moldova’nın uluslararası yatırım cazibesini güçlendirirken; turizm, sağlık ve gayrimenkul alanlarında bölgesel ölçekte katma değer yaratmayı amaçlıyor. Fiba Commercial Properties, uluslararası portföyü ve geliştirdiği yüksek nitelikli projelerle, faaliyet gösterdiği pazarlarda sürdürülebilir büyüme, uzun vadeli değer yaratımı ve küresel standartlarda varlık yönetimi yaklaşımını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Murat Özyeğin: “Moldova’nın Potansiyeline Güveniyoruz” Törende konuşan Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, “Fiba Grubu olarak faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde yurt içi ve yurt dışındaki fırsatları değerlendirerek yatırımlarımızla derinleşmeyi önemsiyoruz. Gayrimenkul sektöründe Moldova Cumhuriyeti ve bu bölge önemli bir potansiyele sahip. Yatırımlarımızla hem grubumuza hem de ülkeye uzun vadeli katkı sunacağız. Bu projeyle birlikte, dünya standartlarında iki oteli ve örnek teşkil edecek bir sağlık kliniğini Moldova’ya kazandıracağımız için mutluyuz” dedi. Yurdaer Kahraman: “Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürmek için çalışıyoruz” Fiba Commercial Properties’in (Fiba CP) hem Türkiye’de hem de yurt dışında yenilikçi projelere imza atarak sektörde fark yaratmaya devam ettiğini belirten Fiba CP CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, “Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürme hedefiyle çıktığımız bu yolda önemli adımlar atıyoruz. Türkiye’nin yanı sıra Moldova, Romanya, Kosova ve Çin’de; alışveriş merkezlerinden rezidanslara, otellerden ofislere uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyoruz. Moldova’da da bu kapsamda hayata geçirdiğimiz önemli yatırımlarımızdan birinin temel atma törenini gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Marriott Moxy (kısa süreli konaklama), Marriott Residence Inn (uzun süreli konaklama) ve Medpark Tıp Merkezi’ni kapsayan 18.500 metrekarelik karma kullanım projesinin temelini attık. Bu projeyle, uluslararası standartlarda sağlık ve konaklama çözümleri sunarak bölgede önemli bir ihtiyaca yanıt vermeyi hedefliyoruz. Uzun yıllardır güvenle iş birliği yaptığımız SUMMA Grubu ile birlikte yürüttüğümüz bu yatırım, yalnızca ticari bir proje olmanın ötesinde; sosyal, kültürel ve kentsel gelişimi destekleyen, bütüncül yaşam alanları oluşturma vizyonumuzun da somut bir yansımasıdır” dedi.

Finberg Girişimlerini Bölgesel Liderliğe Taşıyacak Haber

Finberg Girişimlerini Bölgesel Liderliğe Taşıyacak

Türkiye’nin en aktif girişim sermayesi şirketlerinden Finberg, dördüncüsünü düzenlediği ‘Annual General Meeting’ (AGM) buluşmasında Fiba Grubu yöneticileri, Finberg portföy şirketleri ve iş ortaklarıyla bir araya geldi. Swissôtel The Bosphorus İstanbul’da “Lead the Region” mottosuyla düzenlenen AGM IV, Finberg’in son yıllarda bölgesel ölçekte büyümeyi odağına alan yatırım yaklaşımı doğrultusunda yenilenen yapısıyla, hem global sermaye akışlarının değişen yönünü hem de şirketlerin bu yeni döneme nasıl uyum sağlayabileceğini ele aldı. Finberg Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Elgin, açılış konuşmasında yatırım ortamının hızla dönüşmeye devam ettiğini ve bu koşullar altında şirketlerin finansal disiplin, sağlam yönetişim ve ölçeklenebilir iş modelleri ile ilerlemesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Elgin, yakın coğrafyada bölgesel liderlik açısından önemli bir fırsat penceresinin açıldığını, bu nedenle şirketleri sınır ötesine taşımak için belirli bir yetkinlik ve kas setine sahip olunması gerektiğini ifade etti. Bu çerçevede yalnızca finansal disiplin ve ölçek ekonomisinin değil, kültürün de bu büyümeyi ve genişlemeyi taşıyacak olgunlukta olması gerektiğini, ancak bu özelliklere sahip girişimlerin bölgesel liderlik için yarışabileceğini belirtti. Elgin ayrıca, Fiba Grubu’nun uzun vadeli bakış açısının Finberg’in bu stratejisini destekleyici şekilde ilerlediğini söyledi. Aynı zamanda portföyüyle ilgili güncel bilgileri de paylaşan Elgin, aktif portföylerinde 35 girişim ve 17 VC fon yatırımı bulunduğunu ve bu şirketlere $97.8m yatırım yaptıklarını da belirtti. Etkinlik kapsamında İhsan Elgin ile Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, Fiba Grubu’nun yurt dışı büyüme yolculuğu ve bu yolculuğun temelinde yer alan girişimcilik vizyonu üzerine sohbet etti. Murat Özyeğin farklı ülkelerde edinilen tecrübelerin organizasyonel dayanıklılığı güçlendirdiğini belirtirken bölgesel ölçeklenmenin ancak doğru zamanda alınan doğru kararlarla sürdürülebilir hale geldiği vurgulandı. Programda, UK merkezli Edenbase kurucularından Arian Alikhani, yatırım dünyasındaki teknolojik dönüşüm ve özellikle yeni Quantum fonlarına ilişkin kısa bir değerlendirme yaptı. Konuşmasında yapay zekâ ve veri temelli modellerin küresel ölçekte yatırım anlayışını yeniden tanımladığını belirtti. Etkinlik kapsamında, Pragma ve Core Finance’in katılımıyla girişimlerin M&A süreçlerine hazırlıkları ve bu süreçlerde karşılaşılan zorlukların nasıl aşılabileceğine yönelik bir panel de düzenlendi. AGM IV boyunca Finberg; yatırım yaptığı girişimler, fon yöneticileri ve Fiba Grubu liderleriyle birlikte 2025’in ekonomik görünümünü, değişen sermaye hareketlerini ve bölgesel büyümenin gerektirdiği yönetim anlayışını kapsamlı biçimde ele aldı. İhsan Elgin, Finberg’in hedefinin yalnızca yatırım yapmakla sınırlı olmadığını; “Lead the Region” vizyonu doğrultusunda bölgesel liderlik kapasitesini destekleyecek bilgi birikimi ve yönetim disiplinini şirketlerle birlikte geliştirmeyi amaçladığını vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.