Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fidan Bağışı

Kapsül Haber Ajansı - Fidan Bağışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fidan Bağışı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bluefarm’dan Yunanistan’da 70 Bin, Türkiye’de 150 Bin Fidan Hedefi    Haber

Bluefarm’dan Yunanistan’da 70 Bin, Türkiye’de 150 Bin Fidan Hedefi   

Şirket, Edirne İpsala'da hayata geçirdiği Bluefarm Tarım yatırımıyla ise yaklaşık 150 bin fidanlık üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. Bu yatırımlarla Avrupa'nın en büyük yaban mersini üretici ve ihracatçıları arasına girmeyi amaçladıklarını ifade eden DCT Trading Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet, "İhracat pazarındaki gücümüzü artırırken bölgenin tarım ekonomisine katkı sunan, kadın istihdamını ve girişimciliğini destekleyen, teknoloji tabanlı sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturmak istiyoruz" dedi. Yunanistan’da bağlı ortaklığı Bluefarm IKE ile yaban mersini ve kiraz üretimi gerçekleştiren, ürünlerini başta Avrupa olmak üzere farklı ülkelere de ihraç eden DCT Trading, yeni fidan yatırımlarıyla Avrupa’nın en büyük yaban mersini üretici ve ihracatçıları arasına girmeyi hedefliyor. DCT Trading ile Bluefarm IKE ve Bluefarm Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet, Gümülcine’deki Yaka bölgesinde 6 bin fidanla başladıkları üretim yolculuğunun bugün 45 bin fidana ulaştığını belirterek, Bluefarm IKE’nin Yunanistan’ın en büyük yaban mersini üreticisi konumuna yükseldiğini söyledi. Hasat sezonunun da bekledikleri şekilde verimli geçtiğini belirten Sadık Ahmet, yılsonuna kadar hayata geçirecekleri yeni yatırımlarla Yunanistan’daki fidan sayısını 70 bine çıkarmayı planladıklarını ifade ederek, “Hedefimiz, Avrupa’nın da en büyük yaban mersini üretici ve ihracatçıları arasında yer almak” dedi. Ürünlerini dünyanın dört bir yanına ulaştırıyor Bluefarm IKE’nin satın alınan ve uzun süreli kiralanan toplam 200 dönüm arazi üzerinde ağırlıklı olarak saksıda yaban mersini ve yanı sıra 2 bin 200 ağaçla kiraz üretimi gerçekleştirdiğini kaydeden Levent Sadık Ahmet, “Ürünlerimizi başta Avrupa’daki süpermarket zincirleri olmak üzere farklı coğrafyalara ulaştırıyoruz. Bu geniş ihracat pazarında güçlü bir konuma sahibiz” dedi. DCT Trading olarak yine Yaka bölgesinde uluslararası standartlarda, modern bir paketleme tesisine sahip olduklarını kaydeden Sadık Ahmet, “Bağlı ortaklığımız YAKA IKE çatısı altında faaliyet gösteren bu tesisimiz, uluslararası paketleme kabiliyetiyle ihracat pazarında bizi öne çıkaran en önemli avantajlarımızdan biri” diye konuştu. Önümüzdeki dönemde Bluefarm’ın ihracat pazarındaki konumunu daha da güçlendirmek amacıyla, kiraz üretiminde başarıyla uyguladıkları anlaşmalı tarım modelini yaban mersini üretiminde de yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirten Sadık Ahmet, şunları söyledi: Anlaşmalı tarım modeliyle bölge ekonomisine ve kadın istihdamına katkı “Kiraz yetiştiriciliğinde 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan Yaka bölgesinde bugün 200’ün üzerinde üreticiyle iş birliği içinde çalışıyoruz. Elde ettiğimiz bu başarılı modeli şimdi yaban mersini üretimine de taşıyarak hem pazardaki gücümüzü artırmayı hem de bölge ekonomisine sağladığımız katkıyı daha ileri bir seviyeye taşımayı amaçlıyoruz. Anlaşmalı tarım modeli sayesinde çiftçilerimize yüksek katma değerli alternatif bir ürün sunarken, özellikle Batı Trakya’da tarımla uğraşan soydaşlarımız başta olmak üzere bölgedeki üreticilerle modern tarım teknikleri, verimlilik odaklı uygulamalar ve yeni nesil tarım teknolojilerine ilişkin bilgi ve deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Böylece yalnızca üretimi artırmayı değil, bölgedeki tarımsal dönüşüme de katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu modelin bir diğer önemli çıktısı ise kadın girişimciliği ve kadın istihdamına sağladığı katkı. Anlaşmalı tarım ağımızı büyütürken kadın girişimciler tarafından kurulan işletmelere ve kadın kooperatiflerine öncelik vermeyi planlıyoruz. Hâlihazırda Yaka bölgesindeki faaliyetlerimizde, özellikle hasat dönemlerinde sayıları artan çalışanlarımızın yaklaşık yüzde 90’ını kadınlar oluşturuyor. Anlaşmalı tarım modelimizle kadınların ekonomik hayata katılımını daha da artırmayı ve kadın istihdamını ve girişimciliğini destekleyen sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturmayı hedefliyoruz.” İpsala’da 4,5 milyon Euro’luk yatırım Levent Sadık Ahmet, Bluefarm’ın üretim ve ihracat gücünü daha da ileri taşıyacak bir diğer önemli yatırımlarının Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş. Karma Strateji Fonu ortaklığıyla Edirne İpsala’da hayata geçirilen Bluefarm Tarım Yaban Mersini Çiftliği olduğunu vurguladı. Yaklaşık 4,5 milyon Euro yatırımla geliştirilen Bluefarm Tarım Yaban Mersini Çiftliği, 265 dönümlük alanda kuruluyor. Yaklaşık 150 bin fidan kapasitesine ulaşması hedeflenen yatırımda üretim tamamen saksılarda ve otomasyon tabanlı sistemlerle gerçekleştirilecek. Sulamadan gübrelemeye, bitki sağlığından iklim kontrolüne kadar tüm süreçlerin dijital olarak yönetileceği proje, Bluefarm'ın Yunanistan'da geliştirdiği üretim modelini Türkiye'ye taşıyan stratejik büyüme adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Yunanistan’daki tecrübesini Türkiye’ye taşıyor Bluefarm IKE ve YAKA IKE, Bluefarm Tarım’ın uluslararası pazarlara açılmasında stratejik bir rol üstleneceğini ifade eden Sadık Ahmet, “Yunanistan’dan başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok noktasına gerçekleştirdiğimiz ihracat sayesinde edindiğimiz bilgi birikimi, sektör deneyimi ve ticari ağları Bluefarm Tarım’a aktaracağız. Ayrıca lojistik altyapımızla da bu süreci destekleyerek Türkiye’deki üretimimizi küresel pazarlara daha güçlü şekilde taşıyacağız” dedi. Bluefarm IKE ve Yaka IKE ile Bluefarm Tarım arasındaki iş birliği ve sinerjinin yalnızca ihracat ve pazarlama alanlarıyla sınırlı olmayacağını belirten Sadık Ahmet, sözlerini şöyle sürdürdü: “2021 yılında kurduğumuz Bluefarm IKE’de yüksek kalite ve verimlilik standartlarını yakalayabilmek amacıyla yaklaşık iki yıl süren kapsamlı bir Ar-Ge süreci yürüttük. En uygun fidan, saksı ve substrat (torf) seçiminden bakım ve üretim programlarının oluşturulmasına kadar birçok alanda yoğun çalışmalar gerçekleştirdik. Bugün ulaştığımız başarı, bu bilimsel ve sistematik yaklaşımın bir sonucu. Bluefarm IKE’de elde ettiğimiz tüm bu bilgi birikimi ve tecrübeyi şimdi Bluefarm Tarım aracılığıyla Türkiye’ye taşıyoruz. Bununla birlikte, Yaka bölgesinde başarıyla uyguladığımız anlaşmalı tarım modelini Edirne İpsala ve çevresinde de hayata geçirerek bölge çiftçilerine yüksek katma değerli alternatif bir ürün seçeneği sunmayı hedefliyoruz. Yunanistan’da edindiğimiz modern tarım uygulamalarına ilişkin deneyimlerimizi üreticilerimizle paylaşırken, özellikle kadın istihdamını destekleyen bir üretim modeli oluşturmaya ve bölgesel kalkınmaya katkımızı en üst seviyeye çıkarmaya devam edeceğiz.” YAKA IKE Avrupa ‘nın önde gelen perakende zincirlerine tedarik sağlıyor DCT Trading’in bağlı ortaklığı YAKA IKE’nin faaliyetleri hakkında da bilgi veren Levent Sadık Ahmet, bölgemiz başta olmak üzere Yunanistan’ın farklı bölgelerindeki üretici ve kooperatiflerden kiraz tedarik eden şirketin sahip olduğu teknolojik donanım sayesinde bu ürünleri kalite ve boyut açısından en verimli şekilde sınıflandırabildiğini anlattı. Bu avantajın YAKA IKE’ye ürünleri farklı paketleme seçenekleri, kalite segmentleri ve hizmet modelleriyle Avrupa’daki süpermarket zincirlerine doğrudan ulaştırma imkânı sağladığına dikkat çeken Sadık Ahmet, “Bununla birlikte Yunanistan’da BRC’de en yüksek derece olan AA+, IFS’de ise yüzde 100 notuna sahibiz. Ayrıca EN ISO 22000, GRASP ve GLOBALG.A.P. gibi gerekli tüm sertifikalarımızla uluslararası standartlarda faaliyet gösteriyoruz. Ürünlerimizi frigo tır ve hava kargo yöntemleriyle başta Avrupa olmak üzere farklı coğrafyalara ihraç ediyor; Avrupa’nın önde gelen perakende zincirlerine tedarik sağlıyoruz. Burada lojistik avantajımızı da dikkate aldığımızda önceliğimiz AB pazarı oluyor” şeklinde konuştu. YAKA IKE’nin de tıpkı Bluefarm gibi üreticilere değer katmaya önem veren bir yapı olduğunu vurgulayan Levent Sadık Ahmet, “Üreticilere sertifikasyon süreçlerinde destek sağlıyor, tarımsal bakım programlarının takibi ve kontrolü gibi konularda yıl boyunca danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Bu kapsamda yaklaşık 12 kişilik bir ekiple üreticilerimizin yanında yer alıyoruz” açıklamasında bulundu. Sezonda perakende satış noktalarıyla tüketiciyle doğrudan buluşuyor Levent Sadık Ahmet, YAKA IKE’nin yalnızca ihracat pazarlarında değil, sezon döneminde yerel pazarda da tüketiciyle doğrudan buluştuğunu belirtti. Birkaç yıldır yaz sezonu boyunca İskeçe ve Gümülcine şehirlerinde kiraz ve yaban mersininin perakende satışına yönelik mağazalar açtıklarını ifade eden Sadık Ahmet, bu satış noktalarının bölge halkı ve ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Bu yıl perakende satış ağını daha da genişlettiklerini kaydeden Levent Sadık Ahmet, özellikle Türkiye’den çok sayıda ziyaretçinin tercih ettiği Dedeağaç’ta da merkezi bir konumda yeni bir mağazayı faaliyete geçirdiklerini vurguladı. Sadık Ahmet, “Böylece hem bölge halkını hem de ülkemizden gelen ziyaretçileri doğal, taze ve lezzetli kiraz ve yaban mersiniyle buluşturuyoruz. Sezon boyunca açtığımız bu satış noktaları, ürünlerimizin tarladan sofraya uzanan kalite yolculuğunu doğrudan tüketiciyle paylaşmamıza imkân sağlıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerya Enerji Hatırayı Doğaya Sürdürülebilirliği Geleceğe Taşıyor Haber

Enerya Enerji Hatırayı Doğaya Sürdürülebilirliği Geleceğe Taşıyor

Enerya Enerji yeni başlattığı “Geçmişe Saygı, Geleceğe Nefes” projesiyle, ülkemizde erozyonla mücadele ve orman varlığının artırılması kapsamında ülke genelinde dikeceği fidanlarla vefat eden abonelerinin anısını hatıra ormanları ile yaşatmayı hedefliyor. Enerya Enerji A.Ş. ile Orman Genel Müdürlüğü (OGM), çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamak, Türkiye’nin orman varlığını artırmak ve abonelerinin anılarını yaşatmak amacıyla 16.06.2026 tarihinde 10 bin fidanlık hatıra ormanı için iş birliği protokolü imzaladı. Protokol kapsamında Denizli’de “Enerya Enerji A.Ş. Hatıra Ormanı” tesis edilerek doğanın korunmasına ve sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkı sağlanacak. Protokol kapsamında oluşturulacak hatıra ormanı; çevresel değerlerin korunmasının yanı sıra, toplumsal hafızada yer ederek, doğayla bütünleşen kalıcı bir değer oluşturmayı hedefliyor. Enerya Enerji, bu proje ile sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca enerji faaliyetleriyle sınırlı tutmayarak, doğal varlıkların korunmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik somut bir adımla güçlendiriyor. Ahlatcı Holding çatısı altında, Ahlatcı Doğal Gaz Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Enerya Enerji, müşteri odaklı hizmet anlayışını toplumsal sorumluluk ve sürdürülebilirlik vizyonuyla birleştirerek “Geçmişe Saygı, Geleceğe Nefes” temasıyla hatıra ormanını hayata geçiriyor. Proje kapsamında, 01.06.2026 tarihinden itibaren hayatını kaybeden abonelerin yakınları tarafından gerçekleştirilen abonelik devir işlemleri sırasında, hayatını kaybeden her bir abonenin anısını yaşatmak amacıyla adlarına fidan bağışı yapılacak bu sayede hatıra ormanlarında toprakla buluşan fidanlarla hem doğaya katkı sağlanacak hem de abonelerin hatırası geleceğe taşınmış olacak. ENERYA-OGM İŞ BİRLİĞİ 5 YILLIK DOĞAL SERMAYE YATIRIMINI GÜÇLENDİRİYOR Enerya Enerji’nin Orman Genel Müdürlüğü ile imzaladığı 5 yıllık Ağaçlandırma İş Birliği Protokolü kapsamında sürdürülebilirlik yaklaşımı daha geniş ve stratejik bir çerçeveye taşınıyor. Protokol doğrultusunda ilk etapta Denizli’de en az 10 bin fidanlık bir hatıra ormanı oluşturulması planlandı. İş birliği aynı zamanda yeni orman alanlarının oluşturulmasını ve yanan orman sahalarının yeniden ağaçlandırılmasını destekleyerek, doğal varlıkların korunmasına ve ekosistemlerin güçlendirilmesine katkı sunuyor. Doğal sermaye ve iklim risk yönetimi perspektifiyle ele alınan protokol, enerji sektöründe sürdürülebilirliğin yalnızca finansal performansla değil, çevresel etkilerin yönetimi ve doğal kaynakların artırılmasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bu çalışmalar, daha yeşil bir gelecek için kalıcı değer üretme hedefini güçlendirerek sürdürülebilirlik vizyonunu ileriye taşıyor. FİNANSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTEN ÇEVRESEL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE Ahlatcı Holding Gaz Grup Başkanı Kasım Kahraman yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı: “Bu proje sayesinde vefat eden abonelerimizin anısı yaşatılırken, gelecek nesiller için kalıcı bir değer oluşturma hedefiyle dikilecek her fidan yeni bir hayata nefes olacak. Bizim için temiz enerji doğal gazın vatandaşlarımızla buluşması yalnızca bir hizmet değil, aynı zamanda yaşamın her anına dokunan bir sorumluluk alanıdır. Geçmişimize saygı göstermek, geleceğimize sahip çıkmak amacıyla hayata geçirdiğimiz hatıra ormanı projesi ile vefatları nedeniyle aramızdan ayrılan abonelerimizin anılarını yaşatırken, OGM ile yürüttüğümüz iş birliği sayesinde doğaya kalıcı bir değer kazandırmış olacağız. Bu projede dikilecek her fidan, öncelikle Enerya’nın aboneleriyle olan duygusal bağını pekiştirecek ve anılarını yaşatacak. Bu sayede fidanlar, hem bir hatırayı hem de geleceğe bırakılan yeşil bir mirası temsil edecek. Bu yaklaşımla, sürdürülebilirlik vizyonumuz insan, doğa ve ekonomi ekseninde bütüncül bir yapıya taşınmış olacak. ” 2,4 MİLYON ABONEYLE SOSYAL ETKİ MODELİNİ GENİŞLETİYOR Ahlatcı Holding bünyesinde faaliyet gösteren ve Ağustos 2023’den itibaren hisseleri Borsa İstanbul’da işlem gören Türkiye’nin önde gelen doğal gaz dağıtım şirketi Enerya Enerji A.Ş., 25 bin kilometre güçlü iletim hattı ve bini aşkın çalışanıyla 10 şehirde 2,4 milyonun üzerinde aboneye temiz enerji doğal gazı güvenle ulaştırıyor. Şirket, geliştirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle yalnızca enerji arz güvenliğine değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma, çevresel sürdürülebilirlik ve doğal sermaye yönetimi alanlarında da kalıcı değer üretmeyi hedefliyor. Enerya Enerji, enerji sektöründeki faaliyetlerini çevresel sorumluluk anlayışıyla desteklemeye, doğal sermayenin korunmasına yönelik projeler geliştirmeye ve sürdürülebilir bir gelecek için değer yaratmaya devam edecek. AĞAÇLANDIRMA VE FİDAN DİKİM TAKVİMİ SONBAHAHARDA DENİZLİ’DE BAŞLIYOR Yüzölçümünün yüzde 47’si ormanlarla kaplı Denizli’de, yangından etkilenen orman alanlarının yenilenmesi, mevcut ormanların güçlendirilmesi ve erozyonun önlenmesine katkı sağlanması amacıyla, Denizli - Uşak Karayolu’nun 4. kilometresinde bulunan 15 hektarlık alanda Kasım 2026 ayından itibaren fidan dikim çalışmalarına başlanacak. Proje kapsamında 15 Aralık 2026 tarihine kadar 10 bin fidanın toprakla buluşturulması planlanıyor. Taraflar, bu projeyle gerçekleştirilecek ağaçlandırma çalışmalarını kamuoyuyla paylaşarak çevre bilincinin artırılmasına ve toplumun farklı kesimlerinin doğanın korunmasına yönelik çalışmalara katılımının teşvik edilmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Balparmak’tan Dünya Arı Günü’nde Kritik Çağrı Haber

Balparmak’tan Dünya Arı Günü’nde Kritik Çağrı

Mayıs ayı, dünya genelinde arıların ve doğadaki kritik rollerinin en çok konuşulduğu dönem olarak öne çıkıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 20 Aralık 2017 tarihinde oy birliğiyle alınan kararla, her yıl 20 Mayıs tarihi “Dünya Arı Günü” olarak kutlanıyor. Bu özel gün, modern arıcılığın öncüsü kabul edilen Slovenyalı arıcı Anton Janša’nın doğum gününe ithafen belirlenirken aynı zamanda arıların ekosistem, biyolojik çeşitlilik ve yaşamın sürdürülebilirliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekmeyi amaçlıyor. Arılar, yeryüzündeki en eski canlı türleri arasında yer alıyor ve yaklaşık 100 milyon yıldır doğanın dengesinin korunmasında kritik bir rol üstleniyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre dünya genelindeki gıda ürünlerinin yaklaşık yüzde 75’i, kısmen tozlaşmaya bağlı olarak üretiliyor. Bu durum, arıların yalnızca doğal yaşam için değil, insanlığın geleceği için de vazgeçilmez olduğunu ortaya koyuyor. Ancak hızlı şehirleşme, yanlış tarım uygulamaları, iklim krizi, biyolojik çeşitliliğin azalması ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi nedenler arı popülasyonlarını ciddi biçimde tehdit ediyor. Dünya Arı Günü ise arılar ve yaşam arasındaki güçlü bağı hatırlatmak, toplumsal farkındalığı artırmak ve ekosistemin korunmasına yönelik ortak sorumluluğa dikkat çekmek açısından önemli bir fırsat sunuyor. Arıyı korumak ortak sorumluluğumuz. Çünkü “Arılar Varsa Gelecek Var.” Her yıl mayıs ayı boyunca Dünya Arı Günü kapsamında önemli farkındalık projeleri hayata geçiren Türkiye’nin lider bal markası* Balparmak, arıların yaşamın devamlılığına sağladığı katkıya vurgu yaparak, arıların doğal yaşam alanlarının ve sürdürülebilir arıcılığın desteklenmesi için tüm paydaşlara ortak hareket etme çağrısında bulundu. Migros’un Dünya Arı Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte, moderatörlüğünü şair, yazar, müzeci ve usta hikâye anlatıcısı Sunay Akın’ın üstlendiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” özel oturumunda konuşan Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, “Bugün burada verdiğimiz mesaj çok net: Arılar Varsa Gelecek Var. Biz arıları sadece bal ürettikleri için değil, yaşamın devamlılığı için taşıdıkları kritik rol nedeniyle önemsiyoruz. Arıların korunması; doğa, tarım ve gıda güvenliği açısından tüm toplumun ortak sorumluluğudur” dedi. Balparmak’ın, arı ürünleri markası olmanın ötesinde; Türkiye’de arı ürünleri sektörünün gelişimine öncülük eden, bilim temelli yaklaşımıyla güven inşa etmeyi odağına alan bir kurum olma vizyonuyla hareket ettiğini vurgulayan Altıparmak, şöyle devam etti: “Bugün biliyoruz ki arılar; gıda üretiminden biyolojik çeşitliliğe kadar yaşam döngüsünün merkezinde yer alıyor. Ancak iklim krizi, çevre kirliliği ve yaşam alanlarının azalması nedeniyle tüm canlılar gibi arılar da ciddi tehditlerle karşı karşıya. Bu nedenle biz de yıllardır yalnızca bugünü değil, geleceği de düşünerek hareket ediyor, Balparmak Arıcılık Akademisi ile sürdürülebilir arıcılığı desteklemeye devam ediyoruz. Bu yaklaşımın en önemli parçalarından biri de kalite politikamız ve bilimsel çalışmalarımızdır. Balparmak Ar-Ge Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren APİLAB, arı ürünleri alanında Avrupa’nın en kapsamlı ihtisas laboratuvarları arasında bulunuyor. Burada Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen arı ürünlerini detaylı analizlerden geçiriyor, sadece doğallığından emin olduğumuz ürünleri sofralara sunuyoruz. Çünkü tüketici güveninin ancak bilimsel yaklaşım, yüksek kalite anlayışı ve şeffaflıkla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle bilgi birikimi, uzmanlığı ve bilimsel altyapısıyla sektöre katkı sunan bir bilir kurum olmayı önemsiyoruz. Balparmak Arıcılık Akademisi ile binlerce arıcıya ulaşılıyor Oturumda Balparmak’ın bilimsel yaklaşımı, Ar-Ge çalışmaları ve arıcılık ekosistemine katkıları hakkında bilgi veren Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı ise sürdürülebilir arıcılığın ancak bilimsel yaklaşım, eğitim ve kalite odaklı çalışmalarla mümkün olabileceğini belirtti. Damarlı, şöyle devam etti: “Balparmak olarak bilimi, kaliteyi ve izlenebilirliği arıcılık ekosisteminin merkezine koyuyoruz. Ar-Ge merkezimizde yürüttüğümüz çalışmalarla tüketicilerimize doğal ve güvenilir ürünler sunarken, Balparmak Arıcılık Akademisi ile arıcılarımızın mesleki gelişimine katkı sağlıyoruz. Akademiyle temel hedefimiz; yaş ortalaması giderek yükselen arıcılık mesleğini gençleştirmek, kadınları ve gençleri sektöre kazandırmak ve bilimle desteklenmiş kaliteli arı ürünleri üretimini yaygınlaştırmak.” Damarlı, 2018 yılında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) katkılarıyla hayata geçirilen Balparmak Arıcılık Akademisi kapsamında arıcı adaylarına ve aktif arıcılara; uzaktan eğitim, gezici araç eğitimi ve uygulamalı sınıf eğitimi olmak üzere farklı modellerde eğitimler sunulduğunu aktardı. Akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan programlarla teorik bilginin sahadaki uygulamalarla birleştirildiğini belirten Damarlı, bugüne kadar binlerce arıcıya ulaştıklarını ifade etti. “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” projesi ikinci yılında Balparmak’ın Migros ve TEMA Vakfı iş birliğiyle hayata geçirdiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” projesi oturumun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. 46 yıldır balın ve arıların sürdürülebilirliği için pek çok projeye imza atan Balparmak’ın, çocukların doğaya ve arılara yönelik farkındalığını artırmak amacıyla hayata geçirdiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” resim projesinin ikincisi 23 Nisan’da başladı. Balparmak’ın Migros ve TEMA Vakfı iş birliğiyle yürüttüğü projede bu yıl çocuklara “Çevreci arı olsaydın, dünya için ne yapardın?” sorusu yöneltiliyor. Çocuklardan bu soruya hayallerini resme dökerek yanıt vermeleri bekleniyor. Çizdikleri resimleri 23 Nisan – 31 Mayıs 2026 tarihleri arasında www.dunyaarigunu.com adresine yükleyen her çocuk için TEMA Vakfı’na fidan bağışı yapılacak. Bu yıl da 10 bin fidanlık bir hatıra ormanı oluşturulması hedefleniyor. Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Emel Damarlı, şunları söyledi: “Çocuklar, hayata geçirdiğimiz projelerde doğa için sorumluluk alan birer doğa elçisine dönüşüyor. Bu nedenle çocuklara yönelik çalışmalarımızı hiçbir zaman bir yarışma formatında kurgulamıyoruz. Çünkü bizim için her katılım çok değerli. ‘Doğa İçin Arı Gibi Düşün’ projemiz ile çocukların hayal güçlerini doğa sevgisiyle buluştururken, arıların yaşam için taşıdığı önemi yeni nesillere aktarmayı hedefliyoruz. Projeye katılan tüm çocukların eserleri www.dunyaarigunu.com sayfamızda sergileniyor. Ayrıca çocukların tamamına içinde çeşitli hediyelerin yer aldığı paketler ulaştırıyoruz. Bu projeye katılarak doğaya sevgiyle dokunan, yaptıkları resimlerle arıların ve yaşamın önemini hissettiren tüm çocuklarımıza gönülden teşekkür ediyoruz.” Balparmak Kampüs’te binlerce çocuğa arının önemi anlatılıyor Son yıllarda Balparmak Kampüs’te binlerce çocuğu ağırladıklarını belirten Damarlı, şu bilgileri paylaştı: “Balparmak Kampüs’te son 4 yılda yaklaşık 9 bin çocuğu ağırladık. Pedagog eşliğinde gerçekleştirdiğimiz buluşmalarda, arının yaşamın sürdürülebilirliği açısından ne kadar önemli olduğunu anlatıyoruz. Çünkü arının ve doğanın izinden gitmek, bizim için bir sorumluluk.” *Türkiye pazarı toplam bal kategorisi 2025 Nielsen raporuna göre ciro (TL) bazında Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

12 Bin Fidan Toprakla Buluştu  Haber

12 Bin Fidan Toprakla Buluştu 

‘Değerli Olanı Birlikte Koruyoruz’ mottosuyla sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarını sürdüren Aksigorta, acenteleri adına anlamlı bir çevre projesini daha hayata geçirdi. Geçtiğimiz yıl eylül ayından itibaren kesilen her işyeri, yangın ve mini konut poliçesi için bir fidan bağışı gerçekleştiren Aksigorta, Ege Orman Vakfı iş birliğiyle Sakarya’nın Hendek ilçesinde toplam 12.631 fidan ile “Aksigorta Acenteleri Hatıra Ormanı”nı oluşturdu. Aksigorta, sürdürülebilirlik yaklaşımı doğrultusunda hayata geçirdiği projelerle çevresel sorumluluğu iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Ege Orman Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen bu anlamlı bağış, şirketin doğayı koruma ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefinin önemli bir yansıması olarak öne çıkıyor. Aksigorta Hakkında: 1960 yılından bu yana müşteri odaklı ve yenilikçi yaklaşımıyla Türkiye sigortacılık sektörünün gelişimine öncülük eden Aksigorta, bugün 10 bölge müdürlüğü, yaklaşık 1.000 çalışanı, 3.600’ün üzerinde bağımsız acentesi, 693 Akbank şubesi, 146 broker ve 6 bine yakın anlaşmalı kurumu ile sigortalılarına 'bambaşka' bir sigortacılık deneyimi sunuyor. Sürdürülebilir bir yaşam için yeni nesil çözümler sunarak değerli olanı koruma amacıyla hareket eden Aksigorta, elementer branşlardaki geniş ürün ve hizmet yelpazesiyle müşterilerinin hayat boyu risk yoldaşı olmayı sürdürüyor. Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) kriterlerini iş stratejisinin merkezine alarak sürdürülebilir bir geleceği destekleyen Aksigorta, aynı zamanda teknoloji ve dijitalleşme yatırımlarıyla sigortacılığı daha erişilebilir, yalın ve hızlı hale getiriyor. Ana hissedarları %36 oranla H.Ö. Sabancı Holding ve %36 oranla Ageas Insurance International N.V. olan şirket, Borsa İstanbul’da AKGRT sembolüyle işlem görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fuzul’den 2025 Çalışanı Adına Çanakkale ve Şanlıurfa’ya 2025 Fidan Bağışı Haber

Fuzul’den 2025 Çalışanı Adına Çanakkale ve Şanlıurfa’ya 2025 Fidan Bağışı

Tasarruf finansman sektörünün öncü markalarından Fuzul, büyüme yolculuğunda önemli bir eşiği geride bıraktı. Şirket, 2025 yılı itibarıyla çalışan sayısını 2025’e çıkararak kuruluşundan bu yana en geniş insan kaynağı yapısına ulaştı. Fuzul, güçlenen kadrosuyla Türkiye genelinde daha hızlı, daha kapsayıcı ve daha yenilikçi hizmetler sunmayı hedefliyor. Güçlü kadro, güçlü Fuzul Her bir çalışanı büyüme yolculuğunun stratejik bir parçası olarak konumlandıran Fuzul, 2025 boyunca benimsediği sürdürülebilir ve yenilikçi finans yaklaşımını, güçlenen kadrosuyla 2026’da da kararlılıkla sürdürmeyi hedefliyor. Şirket, özellikle müşteri deneyimini iyileştirme, tasarruf finansman modellerinde yenilikçilik ve dijitalleşme gibi başlıklarda sektör standartlarını yukarıya taşımaya hazırlanıyor. Her bir çalışan için bir fidan yeşerecek Bu önemli dönüm noktasını daha anlamlı hâle getirmek isteyen Fuzul, her bir çalışanı adına Çanakkale ve Şanlıurfa’daki sahalara fidan bağışında bulundu. Fidan bağışı, Çevre Kuruluşları Dayanışma Derneği (ÇEKUD) iş birliğiyle gerçekleştirildi. Bu iş birliği kapsamında, Çanakkale’de ormanlaştırma çalışmaları yürütülürken; Şanlıurfa’da ise “Çiftçiye Hayat Olsun Projesi” kapsamında çiftçilerle birlikte meyve fidanları dikildi. Böylece yeni yeşil alanlar oluşturulurken çiftçilere gelir getirici fidan desteği sağlanacak. Fuzul Tasarruf Finansman AŞ İnsan Kaynakları Direktörü Cemal Karayormuk, 2.025 kişilik büyük bir aileye dönüşmüş olmanın mutluluk ve gururunu yaşadıklarını belirterek, “Bu büyümemizi yalnızca iş süreçlerimize değil, topluma ve doğaya da değer katacak adımlarla pekiştirmek istedik. Çalışanlarımızın her biri adına dikilecek fidanlarla, hem gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı hem de sürdürülebilirlik bilincinin altını çizmeyi amaçlıyoruz.” dedi. Fuzul Holding, daha önce de Antalya’da çıkan orman yangınları nedeniyle zarar gören bölgelerin tekrar ağaçlandırılması amacıyla tüm çalışanları ve müşterileri adına Fuzul Holding Ormanı’nı kurmuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.