Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fikri Mülkiyet

Kapsül Haber Ajansı - Fikri Mülkiyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fikri Mülkiyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Girişimcilik Ekosistemleri Şehirler için Yeni Bir Büyüme Motoru Olabilir Haber

Girişimcilik Ekosistemleri Şehirler için Yeni Bir Büyüme Motoru Olabilir

BCG’nin yeni raporuna göre ekonomiye dinamizm kazandıran girişimciliğin hızlı büyümesi artık yalnızca birkaç küresel teknoloji merkezine özgü değil. Doğru koşulların oluşturulması halinde, girişimcilik ekosistemi sıralamasında 31–100 arasında yer alan şehirler de girişimciliği ve istihdamı artırarak ekonomik büyümeye önemli katkı sağlayabilir. BCG’nin tahminlerine göre, bu şehirlerde girişimcilik ekosistemlerinin güçlendirilmesi önümüzdeki on yılda küresel ekonomiye 700 milyar doların üzerinde ek GSYİH ve 12,5 milyondan fazla yeni istihdam kazandırabilir. Yalnızca ABD’de ikinci kademe girişimcilik merkezlerinin ekosistemlerinin güçlendirilmesiyle 2035’e kadar 250 milyar dolarlık ek GSYİH ve 1,5 milyon yeni istihdam yaratılabileceği öngörülüyor. 100 Şehirlik Girişimcilik Ekosistemi Listesinde İstanbul 50. Sırada 2017’den bu yana girişimcilik ekosistemi sıralamasında en az 20 basamak yükselen 16 şehir “hızlı yükselen şehirler” olarak öne çıkıyor. Son dönemde aralarında Haydarabad, Münih, Mexico City, Singapur ve Kopenhag'ın da bulunduğu 16 şehir, küresel girişimcilik sıralamasında hızla tırmandı. Bu şehirler, 2017–2025 yılları arasında %27 istihdam artışı ve %44 reel GSYİH büyümesi elde ederek dünya ortalamasının üzerine çıktı. StartUpBlink’in girişimcilik ekosistemine göre oluşturduğu 100 şehirlik listede İstanbul 50. sırada yer alıyor. Listenin ilk sıralarında ise sırasıyla San Francisco, New York, Londra, Los Angeles, Pekin, Boston, Şangay ve Paris bulunuyor. Yükselen Şehirlerin 5 Ortak Özelliği Büyüklük, refah düzeyi ve coğrafi farklılıklara rağmen en hızlı tırmanan şehirler beş temel unsuru paylaşıyor: fikri mülkiyet ve yetenek altyapısını geliştirmek, girişimlerin güçlü bir müşteri tabanına erişimini sağlamak, risk sermayesini büyütmek, girişimciliği destekleyen politikalar hayata geçirmek ve iş birliğine dayalı bir girişimcilik kültürü oluşturmak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Mimarın Yerini Alacak mı? Haber

Yapay Zekâ Mimarın Yerini Alacak mı?

Bugün için yanıt, mimarlığın yalnızca biçim üretmekten ibaret olmadığını hatırlamakta yatıyor. Mimarlık; bağlamı okumayı, kullanıcıyı anlamayı, teknik, ekonomik ve çevresel veriler arasında seçim yapmayı ve çoğu zaman birbiriyle çelişen koşulları bütüncül bir tasarım düşüncesine dönüştürmeyi gerektiriyor. Üstelik mimar yalnızca tasarlamıyor; aldığı kararların mesleki ve hukuki sorumluluğunu da üstleniyor. Tasarlamaktan Çok, Tasarım Süreci Değişiyor Yapay zekânın yakın dönemdeki en büyük etkisinin mimarı ortadan kaldırmaktan çok, mimarın çalışma biçimini değiştirmesi bekleniyor. Araştırma, alternatif üretimi, görselleştirme, şartname ve dokümantasyon gibi zaman alan süreçlerin bir bölümünün hızlanması, mimarın zamanını daha fazla tasarım düşüncesine, karar vermeye ve kullanıcıyla kurduğu ilişkiye ayırmasına olanak sağlayabilir. Ancak bunun başka bir sonucu daha var: Yapay zekâyı çalışma modeline doğru biçimde entegre eden mimarlık ofisleri ile geleneksel yöntemlerle çalışanlar arasındaki üretim hızı ve kapasite farkının giderek açılması mümkün görünüyor. Hatırlı Mimarlık’ın kurucu ortağı ve mimar Yeşim Hatırlı bu dönüşümü şöyle değerlendiriyor: “Kısa vadede yapay zekânın mimarın yerini alacağını düşünmüyorum. Ancak yapay zekâyı doğru kullanan mimarların ve onu çalışma biçiminin bir parçası haline getiren mimarlık ofislerinin öne çıkacağı açık. Asıl belirsizlik daha uzun vadede başlıyor.” Mimarın Rolü Yeniden Tanımlanabilir mi? Dönüşüm yalnızca üretim hızından ibaret değil. Bugün genç mimarların mesleği öğrenmesinde önemli yer tutan çizim, modelleme, dokümantasyon ve araştırma gibi işlerin bir bölümünün yapay zekâ tarafından üstlenilmesi, ofis içindeki görev dağılımını ve mimarın yetişme biçimini de değiştirebilir. Bu durumda geleceğin mimarı için teknik üretim kadar; doğru soruyu kurabilmek, seçenekler arasından seçim yapabilmek, bağlamı yorumlamak ve üretilen bilginin doğruluğunu sorgulamak önem kazanacak. Yapay zekânın ürettiği bir tasarımın kime ait olduğu, kullanılan verinin güvenilirliği, fikri mülkiyet, mahremiyet ve mesleki sorumluluk gibi konular da mimarlığın önündeki yeni tartışma alanları arasında. Yeşim Hatırlı’ya göre: “Bugün yapay zekâyı güçlü bir araç olarak görüyoruz. Ama teknolojinin gelişme hızı düşünüldüğünde, on ya da yirmi yıl sonra mimarın rolünün nerede başlayıp nerede biteceğini kesin olarak söylemek mümkün değil. Belki de önemli olan bu belirsizlikten korkmak değil; değişimi izlemek, öğrenmek ve mimari düşüncenin merkezindeki insanı kaybetmeden yeni çalışma biçimlerine açık olmak.” Bu nedenle asıl soru belki de “Yapay zekâ mimarın yerini alacak mı?” değil, “Yapay zekâ çağında mimarın işlevi nerede, ne zaman ve nasıl yeniden tanımlanacak?” sorusu olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GÜBRETAŞ’ın İki Mühendislik Çözümü TÜRKPATENT Tarafından Tescillendi Haber

GÜBRETAŞ’ın İki Mühendislik Çözümü TÜRKPATENT Tarafından Tescillendi

GÜBRETAŞ, Yarımca Tesisi’ndeki 25.000 ton kapasiteli kriyojenik sıvı amonyak depolama tankının güvenli ve etkin biçimde tahliye edilmesine yönelik geliştirdiği iki özgün mühendislik çözümü için Türk Patent ve Marka Kurumundan patent belgesi aldı. Sahada karşılaşılan operasyonel ihtiyaçlara GÜBRETAŞ mühendislerinin bilgi birikimi ve deneyimiyle geliştirilen çözümler, “Amonyak Tankında Tahliye Sistemi” ve “Çift Cidarlı Amonyak Tanklarında Soğuk Delme ile Tahliye Sistemi” başlıklarıyla şirketin fikri mülkiyet portföyüne kazandırıldı. Her iki buluş için de başvuru tarihlerinden itibaren 20 yıl süreyle korunmak üzere patent belgesi verildi. Güvenli operasyon ve etkin geri kazanım Geliştirilen ilk sistem, büyük kapasiteli kriyojenik depolama tankında pompa emiş seviyesinin altında kalan sıvı amonyağın kontrollü ve güvenli ve ekonomik biçimde tahliye edilmesine yönelik yenilikçi bir çözüm sunuyor. İkinci sistem ise çift cidarlı amonyak tanklarının iç ve dış cidarı arasında kalan (bulunan) sıvı amonyağın güvenli şekilde tahliye edilmesini sağlıyor. Sistemlerin uygulanmasıyla sıvı amonyağın güvenli şekilde geri kazanılması, amonyağın yakılmadan kaynak kaybının azaltılması, operasyonel güvenliğin güçlendirilmesi ve tankın periyodik kontrol hazırlıklarının daha etkin yürütülmesi yönünde önemli kazanımlar elde edildi. Üretimin sürekliliğine ve tarımsal değer zincirine katkı Amonyak, NPK gübre üretiminin temel azot hammaddelerinden biri olarak üretim süreçlerinde kritik önem taşıyor. Bu hammaddenin güvenli, kesintisiz ve ekonomik verimli şekilde yönetilmesi; tesis operasyonlarının sürekliliği kadar tarımsal üretimin ihtiyaç duyduğu girdilerin güvenilir biçimde sağlanması açısından da büyük önem taşıyor. GÜBRETAŞ, mühendislik yetkinliğini üretim sahasındaki gerçek ihtiyaçlarla buluşturarak operasyonel dayanıklılığını güçlendirirken tarımsal üretime değer katan şirket anlayışını da somut sonuçlara dönüştürüyor. Geliştirilen çözümler; iş güvenliği, kaynak verimliliği, sürdürülebilirlik ve üretim sürekliliğini aynı mühendislik yaklaşımında bir araya getiriyor. Kurumsal bilgi birikimi kalıcı değere dönüşüyor GÜBRETAŞ Genel Müdürü Musa Goral, patent başarısına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bu patentler, GÜBRETAŞ’ın sorun çözen mühendislik kültürü, güçlü saha deneyimi ve sürekli iyileştirme yaklaşımıyla da değer ürettiğini gösteriyor. Üretimin sürekliliğini sağlarken insanı, çevreyi ve kaynaklarımızı korumak, mühendislik anlayışımızın temelini oluşturuyor. Yarımca Tesisi ekibimizin geliştirdiği bu iki çözüm; teknik yetkinliğimizin, yenilikçilik kültürümüzün ve sürdürülebilir üretim yaklaşımımızın somut bir sonucudur. Kritik bir hammaddenin güvenli şekilde geri kazanılmasını sağlayan bu çalışmalarla teknik bilgi birikimimizi kalıcı bir kurumsal değere dönüştürürken şirketimize ve tarımsal üretimin değer zincirine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz.” Patentlerle koruma altına alınan iki mühendislik çözümü, GÜBRETAŞ’ın üretim sahalarındaki deneyimini yenilikçi uygulamalara dönüştürme kabiliyetini ortaya koyarken şirketin sürdürülebilir üretim, operasyonel mükemmellik ve sürekli gelişim hedeflerini de destekliyor. GÜBRETAŞ, güçlü mühendislik kültürü ve yenilikçi yaklaşımıyla üretimin sürekliliğini sağlayan, kaynakları koruyan ve tarımsal üretime kalıcı değer kazandıran çalışmalarını sürdürmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

World Medicine, Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması’nda 125 Markasıyla 3’üncü Sırada Haber

World Medicine, Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması’nda 125 Markasıyla 3’üncü Sırada

Türk iş dünyasının Ar-Ge performansını, yatırımlarını ve inovasyon ekosistemini 13 yıldır kapsamlı verilerle ortaya koyan Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması sonuçları açıklandı. Şirketlerin Ar-Ge harcamaları, istihdamı ve fikri mülkiyet performanslarının değerlendirildiği araştırmada, Türkiye ilaç sektörünün küresel ölçekteki en güçlü temsilcilerinden World Medicine, 125 tescilli markasıyla 3’üncü sırada yer alarak sektördeki öncü konumunu pekiştirdi. World Medicine aynı zamanda, yürüttüğü 611 projeyle en çok proje üreten şirketler arasında 2’nci sıraya yerleşti. Elde edilen bu sonuçlar, şirketin inovasyona, katma değerli üretime ve fikri mülkiyet stratejilerine verdiği önemi bir kez daha ortaya koydu. “Marka gücümüzün temelinde Ar-Ge ve inovasyon var” Elde edilen stratejik başarıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan World Medicine Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sohrab Mammadli, şirketin inovasyon ve marka odaklı büyüme stratejisine dikkat çekti: “World Medicine olarak Türkiye’yi yalnızca bir üretim merkezi değil, bölgesel ve küresel ölçekte bir Ar-Ge, inovasyon ve lojistik üssü yapma vizyonuyla hareket ediyoruz. Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması’nda 125 markamızla 3’üncü sırada yer almak, fikri mülkiyete ve inovatif ürün geliştirme süreçlerimize verdiğimiz stratejik önemin somut bir göstergesidir. Ciromuzun yaklaşık yüzde 5’ini Ar-Ge’ye ayırıyor, biyoteknoloji ve onkoloji yatırımlarımızla geleceğin sağlık çözümlerini inşa ediyoruz. Bilimsel gücümüzü, organizasyon kabiliyetimiz ve genişleyen ürün portföyümüzle birleştirerek dünya sağlık arenasında küresel bir referans marka olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.” Üretimden büyümeye World Medicine’ın güçlü performansı Sohrab Mammadli; “Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarımızı güçlü üretim altyapımızla birleştiriyoruz. Ulusal ve uluslararası bağımsız araştırmalardaki performansımız da Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşları arasındaki konumumuzu pekiştiriyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan "Türkiye'deki 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" araştırmasında da kararlı bir yükseliş sürdürdük ve 318. sıraya yerleştik. Bu sonuç, World Medicine’ın Türkiye ekonomisine sağladığı katkının da önemli bir göstergesi. Bunun yanı sıra şirketimiz, iş dünyasının önde gelen kurumları tarafından gerçekleştirilen ve Türkiye’nin en büyük özel şirketlerinin belirlendiği Capital 500 listesinde de 477’nci sırada yer alarak sürdürülebilir finansal gücünü bir kez daha kanıtladı” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması Açıklandı Haber

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması Açıklandı

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması, her yıl olduğu gibi bu dönemde de bir önceki yılın Türkiye ihracat sıralamasındaki ilk 500 şirket, Kamuoyu Aydınlatma Platformu’nda Ar-Ge datalarını açıklayan şirketler ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkezi olan şirketlere iletilen anketlere verilen yanıtlar ile hazırlandı. Şirketlerin 2025 yılında Ar-Ge harcamaları, 2026 yılı için planlanan Ar-Ge harcamaları, Ar-Ge personel sayısı, 2025 yılında Ar-Ge merkezlerinde alınan patent sayısı, faydalı model sayısı, tasarım tescil sayısı ve marka sayısı Ar-Ge 500 Araştırmasının temel datalarını oluşturdu. 500 şirketin verilerinin analiz edildiği araştırma, 2025 yılında Ar-Ge için harcanan toplam bütçenin 257 milyar 875 milyon 205 bin TL olduğunu ortaya koydu. Türkiye’nin en yüksek Ar-Ge harcaması yapan 500 firmasını ortaya koyan araştırma ayrıca Tasarım Merkezleri arasında en yüksek harcama yapan ilk 50 firmayı da ayrı bir sıralama olarak belirliyor. TUSAŞ, 65 milyar 207 milyon 978 bin 740 TL’lik Ar-Ge yatırımıyla liderliğini sürdürerek, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da zirvedeki yerini korudu. Senelerdir ilk üç sırada yer alan TUSAŞ, ASELSAN ve ROKETSAN bu yıl da geleneği bozmadı. Ekonomi ve İş Dünyası Portalı Turkishtime, bu yıl 13. kez imza attığı prestijli “Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması” ile ülkenin inovasyon haritasını gözler önüne sererken, Türk iş dünyasının geleceğine stratejik bir pusula olmaya devam ediyor. Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin Ar-Ge harcamaları, yenilikçi projeleri, teknolojik gelişim süreçleri ve fikri mülkiyet performanslarını analiz eden araştırma, sektör profesyonelleri için referans niteliği taşıyor. Bu yıl 13’üncüsü hazırlanan raporda, Ar-Ge yatırımları ve çalışmalarında yine savunma sanayinin yükseliş gösterdiği gözlendi. TUSAŞ 65 milyar 207 milyon 978 bin 740 TL’lik Ar-Ge harcamasıyla birincilik koltuğundaki yerini bu sene de bırakmadı. ASELSAN, 48 milyar 182 milyon 526 bin 55 TL’lik Ar-Ge harcamasıyla Türkiye’nin Ar-Ge ve yüksek teknoloji ekosistemindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koyarak ikinci sırada yer aldı. Üçüncülük koltuğunda ise yine savunma ve havacılık sanayiinin önemli oyuncularından ROKETSAN 21 milyar 409 milyon 818 bin 299 TL’lik harcaması ile yer aldı. Listenin dördüncü sırasında 9 milyar 540 milyon 715 bin 484 TL’lik harcama ile HAVELSAN bulunurken, beşinci sırasında 8 milyar 300 milyon 55 bin TL’lik Ar-Ge harcamasıyla otomotiv sektörünün önemli şirketlerinden Ford Otomotiv yer almayı başardı. Listenin ilk 5 sırasında yer alan şirketlerin toplam Ar-Ge harcaması, 2025 yılında 500 şirketin yaptığı toplam harcamanın yüzde 59,19’unu oluşturdu. AR-GE ARAŞTIRMASI HER SENE KAPSAMINI GENİŞLETİYOR Ekonomi ve iş dünyasına 13 yıldır ayna tutan “Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması”, geçtiğimiz yıl dahil edilen Tasarım Merkezleri odağını bu yıl daha da güçlendirerek sürdürüyor. Bu anlamda çalışma, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylı Tasarım Merkezlerini de markajına alıyor. Söz konusu merkezlerin harcama ve istihdam verilerini de kapsayarak tasarım temelli inovasyon süreçlerini ve ürün geliştirme yetkinliklerini gözler önüne seriyor. Bu sene ilk defa Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması kapsamında “Ar-Ge Ürünleriyle En Fazla İhracat Gerçekleştiren İlk 100” listesi hazırlandı. Şirketlerin Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirilen ürünlerinden 2023, 2024 ve 2025 yıllarında elde ettiklerini beyan ettikleri toplam ihracat tutarları esas alınarak listelendi. Araştırma bu yönüyle şirketlerin Ar-Ge faaliyetlerini ihracata ne ölçüde dönüştürebildiğini ortaya koyuyor. TÜRKİYE’NİN AR-GE YILDIZLARI KÜRESEL ARENADA FARK YARATIYOR Türkiye Ar-Ge 500 Araştırmasına katılan şirketler; Ar-Ge bütçelerinden uzman kadrolara, merkez yapılanmalarından fikri mülkiyet tescillerine kadar uzanan geniş veri havuzu sunarak, Türkiye’nin inovasyon ekosistemindeki yükselişini ve küresel rekabet gücünü somutlaştırıyor. Ülkemizin Ar-Ge görünürlüğünü uluslararası arenada pekiştiren bu kapsamlı rapor aynı zamanda katılımcı şirketlere kendi başarılarını dünya sahnesinde sergileme fırsatı sunuyor. Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan rapor, uluslararası basın ve küresel fikir liderleriyle paylaşılıyor. Bugüne kadar binlerce şirketin dahil olduğu araştırma, 13’üncü sayısı yayınlanırken “Türkiye’de Ar-Ge” bilincini oluşturan bir almanak niteliği taşıyor. ÜÇ YILDA AR-GE ÜRÜNLERİYLE YAPILAN 843,9 MİLYAR TL’LİK İHRACAT DİKKAT ÇEKİYOR Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması kapsamında bu sene ilk defa listede yer alan “Ar-Ge Ürünleriyle En Fazla İhracat Gerçekleştiren İlk 100” sıralamasında, şirketlerin 2023-2025 döneminde Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirilen ürünlerden elde ettikleri toplam ihracat 843,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Sıralamanın ilk sırasında 337,8 milyar TL ile Oyak Renault yer alıyor. Oyak Renault’u 154,2 milyar TL ile ASELSAN ve 58,9 milyar TL ile TUSAŞ izliyor. İlk üç şirketin toplamı 550,8 milyar TL’ye, ilk 100 içerisindeki payı ise yüzde 65,3’e ulaşıyor. Araştırmaya göre ilk 10 şirketin toplam Ar-Ge ürünleri kaynaklı ihracatı 653,4 milyar TL. Böylece ilk 10 şirket, ilk 100 toplamının yüzde 77,4’ünü oluşturuyor. İhracatın sektörel dağılımı incelendiğinde, otomotiv endüstrisi 404,2 milyar TL ile öne çıkarken, savunma ve havacılık sanayii 245,1 milyar TL ile ikinci sırada yer aldı. İki sektör, ilk 100’de yer alan şirketlerin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 76,9’unu oluşturuyor. EN ÇOK PATENT ALAN ŞİRKET MERCEDES-BENZ TÜRK OLDU 2025 yılı TÜRKPATENT tescilli kesin patent sayılarına göre Mercedes-Benz Türk 105 patentle ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 98 patentle Tırsan Treyler yer alırken onu 82 patentle ASELSAN izledi. Savunma ve havacılık şirketlerinden TUSAŞ 66 patentle listenin dördüncü sırasında yer alırken, beşinci sırada ise 42 patentle ROKETSAN boy gösterdi. Araştırmaya göre ilk 10 şirketin toplam tescilli patent sayısı 527. İLAÇ SEKTÖRÜ MARKALAŞMAYA AĞIRLIĞINI KOYUYOR Bu yılki ilk 500 şirketin marka sayısı incelendiğinde listenin ilk beş sırasında ilaç sektörünün ağırlığı görülüyor. Abdi İbrahim İlaç Sanayi 163 marka ile birinci sırada yer alırken, ASELSAN 128 marka ile ikinci, World Medicine 125 marka ile üçüncü, Sanovel 122 marka ile dördüncü ve Ali Raif İlaç 119 marka ile beşinci sıradaki yerini alıyor. Listede yer alan ilk 10 şirketin toplam 967 markasının yüzde 66,08’inin ilaç sektöründeki şirketlere ait olduğu ortaya çıkıyor. TASARIM TESCİLİNDE MOBİLYA SEKTÖRÜ VARLIĞINI HİSSETTİRİYOR 2025 yılında tasarımlarını tescil eden şirketler incelendiğinde ilk 10 şirketin toplam 1.341 tasarımını tescil ettiği görülüyor. İlk 10 şirket arasında yer alan Doğanlar Mobilya, Çilek Mobilya ve Yataş toplam 667 tasarım tesciline ulaşırken, bu üç mobilya şirketinin listenin ilk 10’unda yer alan şirketlerin toplam 1.341 tasarım tescilinin yüzde 49,74’ünü oluşturduğu gözleniyor. Doğanlar Mobilya 328 tasarım tesciliyle listenin ilk sırasında yer alırken, Çilek Mobilya 209 tescille ikinci sırada yer alıyor. FAYDALI MODELDE TUSAŞ LİDER Faydalı model tescillerinde otomotiv sektörü ağırlığını ortaya koydu. İlk 10’da yer alan şirketlerin 4’ü otomotiv sektöründen olurken, MAN Türkiye, Koluman Otomotiv, TürkTraktör ve Oyak Renault toplam 68 faydalı modelle ilk 10’daki 182 tescilin yüzde 37,36’sını gerçekleştirdi. Sıralamanın zirvesinde 43 faydalı modelle TUSAŞ yer alırken, onu 38 faydalı modelle MAN Türkiye ve 35 faydalı modelle ASELSAN takip etti. İlk üç şirketin toplam 116 faydalı modeli, ilk 10 şirketin toplam faydalı modellerinin yüzde 63,74’ünü oluşturdu. BİTKİ ISLAHÇI HAKKI TESCİLLERİNDE ZİRVENİN SAHİBİ MULTİ TOHUM Bitki Islahçı Hakkı tescillerinde zirvenin sahibi Multi Tohum Tarım Sanayi Ticaret A.Ş. oldu. Şirket, 2025 yılında gerçekleştirdiği 5 tescille ilk sırada yer aldı. Onu 4 tescille Anamas Tarım takip ederken, Antalya Tarım ve İstanbul Tarım 2’şer tescille sıralamada yer aldı. Söz konusu dört şirket, 2025 yılında toplam 13 Bitki Islahçı Hakkı tesciline imza attı. AR-GE İSTİHDAMINDA ASLAN PAYI SAVUNMA VE HAVACILIKTA 2025 yılında Ar-Ge merkezlerinde çalışan personel sayısında savunma ve havacılık sanayii şirketleri öne çıkıyor. ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI, 22 bin 71 kişilik Ar-Ge istihdamıyla ilk 10 şirketin toplam 25 bin 513 kişilik istihdamının yüzde 86,51’ini oluşturdu. Ar-Ge merkezlerinde çalışan toplam personel sayısında 9 bin 691 kişiyle ASELSAN ilk sırada yer alırken, TUSAŞ 5 bin 100, ROKETSAN 3 bin 390, HAVELSAN 2 bin 169 ve TEI 1.721 kişiyle ilk beşte yer almayı başardı. Kadın Ar-Ge istihdamında da yine savunma ve havacılık sanayii şirketlerinin ağırlığı dikkat çekiyor. İlk 10 şirketin Ar-Ge merkezlerindeki kadın çalışan sayısı toplam 6 bin 65 kişi olurken, listenin ilk beş sırasında 2 bin 121 kadın çalışanıyla ASELSAN birinci, 1.190 kadın çalışanla TUSAŞ ikinci ve ROKETSAN 722 kadın çalışanla üçüncü oldu. Listede HAVELSAN 535 kadın çalışanla ve TEI 305 kadın çalışanla yer aldı. İlk beş şirketin toplam kadın Ar-Ge istihdamı 4 bin 873 kişiye ulaşırken, bu sayı ilk 10 şirketin toplam kadın Ar-Ge istihdamının yaklaşık yüzde 80,35’ini oluşturuyor. PROJE LİDERİ ASELSAN Bu yılki araştırmada proje üretme sayıları incelendiğinde ASELSAN 1.253 proje ile liste başındaki yerini alıyor. İkinci sırada 611 proje ile World Medicine, 263 proje ile de Deva Holding üçüncü oldu. Listenin dördüncü sırasında 200 proje ile Arçelik yer alırken, beşinci sırasında Vem İlaç olduğu görülüyor. Listenin ilk 10 sırasında yer alan şirketlerin toplam Ar-Ge proje sayısı 3.235 olurken, ilk 10’da 5 ilaç şirketinin yer alması dikkat çekiyor. İlaç şirketlerinin toplam proje sayısı 1.308’e ulaşarak ilk 10’daki projelerin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. TASARIM MERKEZLERİ HARCAMALARINDA FLO İLK SIRADA Tasarım merkezi harcamalarında FLO Mağazacılık 434,8 milyon TL ile listenin zirvesinde yer aldı. Tasarım merkezi istihdamında da liderliğini sürdüren şirket, 173 çalışanla birinciliği kimseye kaptırmadı. Tasarım merkezlerinde hem harcama hem de istihdam sıralamalarında perakende, tekstil ve mobilya sektörlerinin ağırlığı dikkat çekti. Tasarım merkezleri harcamalarında moda ve perakende sektörünün güçlü temsili öne çıkarken, ilk beşte FLO Mağazacılık’ın yanı sıra BEYMEN, KOTON ve Ay Marka gibi Türkiye’nin önde gelen moda ve perakende markaları yer aldı. Tasarım harcamalarında ikinci sırada TUSAŞ Motor Sanayii 227,3 milyon TL ile yer alırken, BEYMEN 164,7 milyon TL ile üçüncü, KOTON 132,9 milyon TL ile dördüncü ve Ay Marka 123,2 milyon TL ile beşinci oldu. YÜKSELİŞE GEÇENLER Araştırma incelendiğinde dikkat çeken başlıklardan biri de sıçrama gösteren şirketler oldu. Bu anlamda Bimed Teknik Aletler 208 sıra, Trex Dijital 201, Mobiliva 188, Endüstriyel Elektrik Elektronik 173, Aymas Makina 168, Sun Chemical 153, IHI Dalgakıran Makina 139, Sirena Marine 137, Mamur Teknoloji 130 ve BVS Bülbüloğlu 128 basamak yükselerek dikkat çeken şirketler arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OPPO Dünya Çapında Güncel Patent Verilerini Paylaştı Haber

OPPO Dünya Çapında Güncel Patent Verilerini Paylaştı

Bunların 115.000'i faydalı model patentinden oluşuyor ve bu oran tüm OPPO patent başvurularının %92'sini oluşturuyor. OPPO, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü'nün (WIPO) yayımladığı 2025 PCT (Patent İş Birliği Antlaşması) uluslararası patent başvuruları sıralamasında OPPO dünya genelinde 18. sırada yer alıyor. Bugün dünya genelinde 40'ın üzerinde ülke ve bölgede patent portföyüne sahip olan OPPO, 2025 yılı istatistiklerine göre: Avrupa'da patent tescili alan Çinli patent sahipleri arasında 5. sırada,ABD'de patent tescili alan Çinli patent sahipleri arasında 6. sırada,Çin'de verilen buluş patentleri bakımından dünya genelinde ise 7. sırada yer alıyor. 5G patentlerinin öncülerinden… Bugüne kadar 5G standardına ilişkin temel patentlerini dünya çapında 40'ın üzerinde ülke ve bölgede kullanıma sunan şirket, Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü’ne (ETSI) de binlerce 5G standardı patent ailesini bildirdi. OPPO, küresel cep telefonu ağları için teknik standartlar ve protokoller geliştiren telekomünikasyon konsorsiyumu 3GPP'ye (3. Nesil Ortaklık Projesi) de 5G standardıyla ilgili teknik katkılarını sunmaya da devam ediyor. Şirket önde gelen bir patent istatistik platformu olan LexisNexis® IPlytics'in Ocak 2026'da yayınladığı Global 5G Standart Esas Patent Gücü Raporu'na göre kapsamlı 5G patent gücü açısından ilk 10 arasında yer alıyor. Yapay zekâ alanında OPPO, küresel patent portföyünü sürekli genişletiyor. Bu alanda şirket öncelikli olarak görüntü işleme, bilgisayarlı görü, ses/konuşma teknolojileri, doğal dil işleme ve makine öğrenmesi alanlarına odaklanıyor. OPPO'nun video standardı patentleri de, dünya çapında 40'ın üzerinde ülke ve bölgede sürekli olarak tescil ediliyor ve dünya çapında en üst sıralarda yer alıyor. Hızlı şarj teknolojilerinin kapsamını genişletiyor OPPO’nun yenilikçi teknolojilerinin en önemli örneklerinden biri hızlı şarj teknolojisi (VOOC). Şirket, hızlı şarj teknolojisine ilişkin patentlerini bugüne kadar tüketici elektroniği, ortak kullanımlı taşınabilir şarj cihazları ve araç içi şarj sistemleri gibi sektörlerden 60'ın üzerinde şirkete lisansladı. 2021 yılında çığır açan hızlı şarj teknolojisini akıllı telefonların ötesine taşıyarak otomobillere, kamusal alanlara ve farklı elektronik cihazlara yaymayı hedefleyen Flash Initiative adlı projesini başlattı. OPPO, otomotiv sektöründe otomobil üreticileri, çip üreticileri ve modül tedarikçileriyle yaptığı patent lisanslama iş birlikleri sayesinde araç içi hızlı şarj ekosistemini de geliştiriyor. Dünya genelinde bugün 25 milyonun üzerinde araç OPPO'nun hızlı şarj patent teknolojisini kullanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Spor, Teknoloji ve Yatırım Aynı Eksende Buluştu Haber

Spor, Teknoloji ve Yatırım Aynı Eksende Buluştu

Lazzoni Hotel’de gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmaları; Entertech İstanbul Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Kasapoğlu, İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ve Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Durak tarafından yapıldı. Konuşmalarda, akademik bilginin korunması, teknolojiye dönüştürülmesi ve girişimcilik ekosistemiyle buluşturulmasının önemi vurgulandı. Fikri Mülkiyet, Yatırım ve Büyümenin Merkezinde Entertech İstanbul Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Kasapoğlu, fikri mülkiyetin yalnızca bir koruma aracı olmadığını belirterek şunları söyledi: “Bugün artık bilgi üretmek tek başına yeterli değil; o bilgiyi koruyarak ekonomik değere dönüştürmek gerekiyor. Entertech İstanbul Teknokent olarak üniversitelerde üretilen bilgiyi girişimcilikle buluşturuyor, fikri mülkiyeti yatırım ve büyümenin merkezine yerleştiriyoruz. Yatırım yaptığımız firmalarımızın çoğu patent tabanlı, ticarileştirilmelerinin önünü açıyoruz.” İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın, üniversitelerin dönüşen rolüne dikkat çekerek: “Üretilen bilginin korunması ve ekonomik değere dönüştürülmesi, üniversitelerin sürdürülebilir bilimsel üretimi için kritik bir eşik haline gelmiştir. Fikri mülkiyet, bu dönüşümün en temel yapı taşlarından biridir.” İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ise fikri mülkiyetin stratejik boyutuna vurgu yaparak şunları söyledi: “Fikri mülkiyet artık teknik bir hukuk başlığı değil; bilginin stratejik bir varlığa dönüşmesini sağlayan temel mekanizmadır. Üniversitelerde üretilen bilginin gerçek değeri, korunup ticarileştirildiğinde ortaya çıkar.” Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Durak ise fikri mülkiyetin stratejik önemine dikkat çekerek: “Fikri mülkiyet, günümüzde yalnızca hukuki bir çerçeve değil; ülkelerin rekabet gücünü belirleyen stratejik bir unsurdur. Özellikle spor gibi hızla dönüşen alanlarda ortaya çıkan veri ve teknolojilerin korunması, sürdürülebilir ekonomik değer için kritik önem taşımaktadır.” Spor, teknoloji ve fikri mülkiyet aynı zeminde Etkinlik kapsamında düzenlenen “İnovasyon, IP ve Spor” panelinde, sporun değişen yapısı çok boyutlu olarak ele alındı. Panele konuşmacı olarak katılan Türk futbolunun modern oyun anlayışına yön veren, stratejik dehası ve elde ettiği başarılarla ekol oluşturmuş deneyimli teknik adamı Abdullah Avcı, sporun yalnızca fiziksel performansla sınırlı olmadığını belirtti: “Bugün spor yalnızca sahada oynanmıyor. Veriyle analiz edilen, teknolojiyle geliştirilen bir yapıya dönüştü. Bu süreçte ortaya çıkan bilginin korunması, kulüpler için kritik bir rekabet avantajı haline geliyor.” Panelde ayrıca spor teknolojileri, performans analitiği, veri temelli uygulamalar ve bu alanlarda ortaya çıkan fikri mülkiyetin ekonomik değeri ele alındı. Program kapsamında “Bir Yatırım Aracı Olarak Patent” başlıklı panelde fikri mülkiyetin finansal boyutu değerlendirilirken, BİGGİST Konsorsiyumu İmza Töreni de gerçekleştirildi. Teknopol İstanbul, Biruni Teknopark ve Entertech İstanbul Teknokent ile imzalanan bu yapı, teknoloji tabanlı girişimlerin desteklenmesine yönelik önemli bir adım olarak öne çıktı. Etkinlik; akademisyenler, girişimciler, yatırımcılar ve sektör temsilcilerinin katılımıyla tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Krafton 2026 Yılı İlk Çeyrek Gelir Sonuçlarını Açıkladı Haber

Krafton 2026 Yılı İlk Çeyrek Gelir Sonuçlarını Açıkladı

KRAFTON, Inc. bugün itibarıyla 2026 yılının ilk çeyrek gelirlerini açıkladı. Kore Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına (K-IFRS) uygun olarak hazırlanan konsolide finansal tablolara göre, KRAFTON 2026 yılının ilk çeyreğinde 1,3714 trilyon KRW (40,87 milyar TRY) gelir ve 561,6 milyar KRW (16,74 milyar TRY) işletme kârı elde ederek, her iki gösterge için de tek bir çeyrekte tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaştı. Gelirler yıllık bazda %56,9 artarken, işletme kârı %22,8 yükseldi. Sadece ilk çeyrek işletme kârı, KRAFTON'un 2025 yılı için belirlediği toplam faaliyet kârının %53'üne ulaştı. 2026 Yılının 1. Çeyreğine Ait Başlıca Performans Bulguları Segmentlere göre üç aylık gelirler aşağıdaki şekilde sıralandı: PC: 363,9 milyar KRW (10,84 milyar TRY)Mobil: 702,7 milyar KRW (20,94 milyar TRY)Konsol: 13,8 milyar KRW (411,2 milyon TRY)Diğer: 291,0 milyar KRW (8,67 milyar TRY) PUBG IP Franchise Stratejisi PUBG IP Franchise gelirleri yıllık bazda %24 artarak çeyreklik gelirde 1 trilyon KRW'yi (29,8 milyar TRY) aştı ve KRAFTON'un rekor kıran performansına önemli katkı sağladı. PC platformunda, PUBG: BATTLEGROUNDS etrafındaki yeni içerik ve güçlü canlı hizmet operasyonları gelir artışını destekledi. Oyunun dokuzuncu yıl dönümünü kutlamak için efsanevi İngiliz spor otomobil üreticisi Aston Martin, PUBG: BATTLEGROUNDS ile iş birliği kapsamında Mart 2026 mağaza güncellemesiyle geri döndü. Bu etkinlik, 2023'teki ilk etkinliğe kıyasla önemli bir gelir artışı sağladı ve kullanıcıların eski içeriklere yönelik talebini gözler önüne serdi. Mobil platformda, premium içerik ve fikri mülkiyet iş birlikleri, rekor çeyrek gelirine katkıda bulundu. Alman spor otomobil markası Apollo Automobil ile yapılan iş birliği, yüksek harcama yapan kullanıcılar arasında talebi artırdı. BATTLEGROUNDS MOBILE INDIA (BGMI), sunucu kapasitesi yatırımları ve daha geniş bir içerik yelpazesiyle kullanıcı erişilebilirliğini artırarak, ücretli kullanıcı sayısında yıllık %17'lik bir artış sağladı. BGMI turnuvası BATTLEGROUNDS MOBILE INDIA SERIES 2026 (BGIS 2026), şimdiye kadarki en yüksek izleyici sayısına ulaşarak, oyunun Hindistan'daki önemini bir kez daha teyit etti. Diğer gelirler, ADK Grubu'nun konsolideye dahil edilmesinin de etkisiyle, bir önceki yıla göre 285,9 milyar KRW (8,52 milyar TRY) artış gösterdi. PUBG IP'si, güçlü bir hayran kitlesi ve rekabetçi canlı hizmetle desteklenen, çeşitli oyun içerikleri ve oyun deneyimlerinden oluşan bir içerik platformuna dönüşmeye devam ediyor. Nisan ayında, yeni oyun modu Xeno Point, battle royale'in ötesinde yeni bir oyun türü sunarak kullanıcı trafiğini artırdı. IP'ye dayalı bir mod olan PAYDAY'in mayıs ayında piyasaya sürülmesi planlanıyor; bunu ek modlar ve kullanıcı tarafından oluşturulan içerik (UGC) genişletmeleri takip edecek. KRAFTON, gelişmekte olan pazarlardaki varlığını güçlendirerek ve dünya çapındaki oyunculara yönelik pazarlama stratejileri geliştirerek PUBG IP Franchise'ının büyümesini daha da hızlandırmayı planlıyor. inZOI Ölçeklendirmesi, Subnautica 2 Erken Erişim Lansmanı ve Oyunlar için Yapay Zekâ Girişimi Mart 2025'te Erken Erişim'de piyasaya sürülen KRAFTON'un yeni nesil yaşam simülasyon oyunu inZOI, uzun vadeli bir yaşam döngüsüne (PLC) sahip bir fikri mülkiyet haline gelmek üzere ölçeklendiriliyor. KRAFTON, içerik geliştirmeleriyle yaşam simülasyonu deneyimini iyileştirmeyi ve konsol sürümleri yoluyla da oyuncu erişilebilirliğini genişletmeyi planlıyor. Oyuncuların içeriklerini daha kolay oluşturmasını sağlamak için bir yapay zekâ modlama aracı üzerinde çalışılıyor. KRAFTON ayrıca, kullanıcıların kendi oluşturdukları içeriği paylaşmalarına ve birlikte oyun oynamanın keyfini çıkarmalarına olanak tanıyan çok oyunculu bir özellik ekleyerek inZOI'yi bir platform IP'sine dönüştürmeyi planlıyor. Açık dünya hayatta kalma oyunu Subnautica 2'nin Erken Erişim'de piyasaya sürülmesi bekleniyor. İşbirliği modu da dâhil olmak üzere yeni içerikler hem mevcut hayranlar hem de yeni oyuncular için yepyeni deneyimler sunacak. KRAFTON, yapay zekâyı kullanarak farklılaştırılmış oyun deneyimleri sunmaya odaklanan "Oyunlar için Yapay Zekâ" girişimini geliştirmeye devam edecek. Şirket, Nisan ayında piyasaya sürdüğü dört Raon çok modlu yapay zekâ modelini, her oyuna uyarlayarak yeni oyun deneyimleri sağlamayı planlıyor. KRAFTON ayrıca bu yıl PUBG: BATTLEGROUNDS Arcade modunda Birlikte Oynanabilir Karakter (CPC) PUBG Ally'yi beta sürümüyle oyuncularla buluşturacak ve yapay zekâ teknolojisini kullanarak benzersiz ve sürükleyici oyun içi deneyimler sunacak. Hissedar Getiri Programı Güncellemesi KRAFTON, şubat ayında duyurduğu Hissedar Getirisi Programı doğrultusunda, 2026 yılının ilk çeyreğinde 200 milyar KRW (5,96 milyar TRY) değerinde hisseyi geri satın aldı ve 99,6 milyar KRW (2,97 milyar TRY) tutarında temettü ödemesi gerçekleştirdi. Ayrıca 336,2 milyar KRW (10,02 milyar TRY) değerindeki devralınan hisseler de iptal edildi. KRAFTON, Hissedar Geri Dönüş Programını devam ettirme ve uzun vadeli hissedar değerini artırma konusundaki kararlılığını sürdürüyor.

Mitsubishi Electric, Clarivate Top 100 Küresel Yenilikçiler 2026 Listesine Girdi Haber

Mitsubishi Electric, Clarivate Top 100 Küresel Yenilikçiler 2026 Listesine Girdi

Mitsubishi Electric Corporation, Birleşik Krallık merkezli küresel bilgi hizmetleri şirketi Clarivate Plc tarafından hazırlanan Clarivate Top 100 Küresel Yenilikçiler 2026 listesine seçildiğini duyurdu. Mitsubishi Electric’in fikri mülkiyet (IP) alanındaki başarıları, şirketin 14. kez “Küresel Yenilikçi” olarak seçilmesiyle bir kez daha yüksek düzeyde takdir edildi. Şirket bu yıl genel sıralamada 17. sırada yer aldı. 2012 yılında başlatılan bu ödül programı, Clarivate tarafından toplanan patent verilerine dayanıyor. Adaylar; 2000 yılından bu yana en az 500 patent başvurusu yapmış ve 2020–2024 yılları arasındaki beş yıllık dönemde 100’den fazla buluşu patent olarak tescil edilmiş şirket ve kuruluşlar arasından seçiliyor. Her yıl dünya çapındaki en iyi 100 şirketi belirlemek için etki, başarı oranı, coğrafi yatırım ve özgünlük olmak üzere dört kriter değerlendiriliyor. Fikri mülkiyeti gelecekteki büyüme ve gelişimi için kritik bir iş kaynağı olarak stratejik biçimde konumlandıran Mitsubishi Electric, IP faaliyetlerini şirketin iş ve Ar-Ge stratejileriyle dikkatle uyumlu hale getiriyor. Şirket, Ekim 2021’de fikri mülkiyetten yararlanarak sürdürülebilir bir geleceğin gerçekleştirilmesine katkı sağlamak amacıyla dış iş birliklerini teşvik eden Open Technology Bank™ faaliyetlerini başlattı. Mitsubishi Electric Kurumsal Fikri Mülkiyet Bölümü Kıdemli Genel Müdürü Tomoko Ishii şunları söyledi: “Bu yıl da bu listeye seçilmekten büyük onur duyuyoruz. Fikri mülkiyet faaliyetlerimiz, sosyal sorunların çözümüne katkı sağlamak ve yeni pazarlar yaratmak amacıyla iş ve geliştirme stratejilerimizle yakın şekilde entegre yürütülmektedir. Standardizasyon girişimleriyle iş birliği içinde, küresel ölçekte daha yüksek nitelikli fikri mülkiyet hakları elde etmeye çalışıyoruz. Aynı zamanda fikri mülkiyet haklarımızı ortak yaratımın başlangıç noktası olarak kullanarak dış iş birliği girişimleri de geliştiriyoruz. Bundan sonra da modern dünyanın karşılaştığı sorunların çözümüne katkı sağlayan IP faaliyetlerini teşvik etmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.